satırdan | |
|
| Satırdan sadıra yol gider | Samanyolu Haber | 04.02.2012 16:43 |  | | Hüsn-i hat, günümüzde çoğu kişi tarafından bir görsel sanat olarak algılanıyo... Mehmet Demircinin kaleme aldığı 40 Levha 40 Yorum kitabı ise hat levhalarının nasıl anlanması gerektiği konusunda 40 güzel örnek sunuyor.
Eski dergâhlarda Muharrem ayında aşure pişirilirken mablak denilen ahşap kürek dervişler tarafından evrad... | | Samanyolu Haber Son Dakika 04.02.2012 | | | SatırdansadırayolgiderSatırdan sadıra yol gider |
|
| Satırdan sadıra yol gider | Zaman | 04.02.2012 02:05 |  | | Hüsn-i hat, günümüzde çoğu kişi tarafından bir görsel sanat olarak algılanıyor. Mehmet Demircinin kaleme aldığı 40 Levha 40 Yorum kitabı ise hat levhalarının nasıl anlanması gerektiği konusunda 40 güzel örnek sunuyor. | | Zaman Kültür 04.02.2012 | | | SatırdansadırayolgiderSatırdan sadıra yol gider |
|
| Konya'da gördüğü rüyanın peşinde | Samanyolu Haber | 17.12.2010 10:29 |  | | Gönlümüzdeki Mevlana söyleşisine katılan Athena Grubunun solisti Gökhan samimi açıklamalarda bulundu. Hafız bir dede ve beş vakit namaz kılan bir babanın yanında yetişmelerine rağmen dövme yaptıran ve değişik bir müzikle uğraşan gençler olarak yetiştiklerini anlatan Özoğuz, hayatının bir konser yolculuğu sırasında değiştiğini belirtti.
Özoğuz, şunları anlattı: Mevlanayı anladığımı söyleyemem. Hz. Piri anlayabilmek çaba istiyor. Satırdan değil Sadırdan okumak lazım. 1998 yılında ilk albümümüz çıktığında her yeri dolaşmaya başladık. Yine bir turne için otobüsle gidiyoruz. Sabaha karşı otobüste uyuyorum. İçimden bir sıcak su aktı. Uyandım nerede olduğumuzu sordum. Konyada olduğumuzu söylediler. Hayatımda böyle bir duyguyu hiç yaşamamıştım. Ne olduysa ondan sonra oldu. Sonra ben bu rüyanın peşine düştüm. Hz. Pirin ne olduğunu ve ne hizmette bulunduğunu araştırmaya itti bu rüya beni. Okuyorum ama daha yolun başındayım. Çocukluğundan beri Ben neyim? Kimim? arayışında olduğunu kaydeden Özoğuz, insanların garip etiketlerle ayrıştırıldığına dikkat çekti. Özoğuz, Dinci diye bir kavram var. Ben bunu anlamıyorum. Dinci ne demek? Manavda satılan bir şey mi bu. Hz. Piri Peygamberimizden ve Kurandan ayrı tutamayız. Hz. Pir, Kurandan da, Hz. Peygamberden de gayrı görmek onun da söylediği gibi şikâyet vesilesidir. dedi.
Selçuk Üniversitesi Süleyman Demirel Konferans Salonunda yapılan söyleşinin açılış konuşmasını yapan ünlü sanatçı Ahmet Özhan da, Mevlanayı anlamak için onun hayatına, Kurana ve Hz. Peygamberin sünnetine iyi bakmanın gerektiğini dile getirdi. Ünlü sanatçı Emel Sayın ise hayattaki en önemli yolculuğun insanın iç dünyasına yaptığı yolculuk olduğunu söyledi. | | Samanyolu Haber Son Dakika 17.12.2010 | | | KonyadagördüğürüyanınpeşindeKonyada gördüğü rüyanın peşinde |
|
| Atalay'dan Kılıçdaroğlu'na jet cevap | Samanyolu Haber | 16.12.2010 12:46 |  | | Atalay, Kılıçdaroğlunun bugünkü açıklamalarına ne dedi? İçişleri Bakanı Beşir Atalay, İstanbula hareketinden önce Esenboğa Havalimanında gazetecilere yaptığı açıklamada, Kılıçdaroğlunun konuyla ilgili sabah saatlerinde açıklama yaptığını hatırlatarak, Şimdi yine ifade ediyorum dünkü gibi ya Sayın Genel Başkan bile bile yalan söylüyor veyahut da kendisini yanlış yönlendiriyorlar dedi.
Dün yaptığı basın toplantısında bütün konuyla ilgili belge ve bilgiler ile yaşanan süreci kamuoyuyla paylaştığını dile getiren Atalay, şunları söyledi:
Vali vekilinin yazısını da orada anlattım. Vali vekilinin bir raporu yok. Vali vekilinin bir araştırması yok, bir dosyası yok. Vali vekilinin yazı ekinde gönderdiği Cumhuriyet Başsavcılığının talebi var. Zaten vali vekilinin o yazısını kendileri sitelerine koydular. Vali vekili o konuda 4-5 satırdan oluşan bir yazı yazmıştır Bakanlığımıza. Ve o yazı da Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. Vali vekilinin orada söylediği şu: Bu, rüşvetle ilgili olduğu için bizim yapacağımız bir işlem yok. Cumhuriyet Başsavcılığı kendisi işlem yapacak. Yazı budur. Başkaca vali vekilinin herhangi bir hazırlattığı rapor, herhangi yazdığı bir yazı yoktur.
Bütün dosyayı dün açıkladıklarını ifade eden Atalay, Birkaç belgeyi zaten kendileri siteye koyduğu için belki onlar basına verilmemiştir ama bu konuda hem Cumhuriyet Başsavcılığının hem valiliğin yazdığı şeyleri, vali vekilinin yazılarını dün açıkladık. Burada açık olmayan, şeffaf olmayan hiçbir şey yok dedi.
CHP liderinin, konuyu TBMMdeki bütçe görüşmesinde gündeme getirdiğini hatırlatan Bakan Atalay, Tamamen kurgu, tamamen yalan. Şimdi batağa gömüldü. O bataktan çıkamıyorlar. Onun için de böyle vatandaşın kafasını karıştıracak şeyler söylüyorlar dedi.
Kılıçdaroğlunun, İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Osman Güneşe ilişkin açıklamalarına da değinen Atalay, Müsteşarımız orada valiydi. Müsteşarlığa atandı ve geldi. Dün de ifade ettim, ömrü memurlukla geçen bir genel başkan bir görevden ayrılmanın ne demek olduğunu gayet iyi bilir. O görevden, o kararname çıktıktan sonra ayrılmanın usulünü bilir. Valilerimiz oradan ayrılana kadar oradaki görevlerini yaparlar diye konuştu.
Atalay, bugün bazı basın yayın organlarında Güneşin, Kayseriden ayrıldığı gün Ankarada paraf attığı yönündeki haberlerle ilgili ise Bunlar yalan. Onu da ifade edeyim. Burada o paraf olayı veya benim olurum 12-13 Aralıktadır. Sayın müsteşarın Kayseriden ayrılması 4 Aralıktır ifadesini kullandı.
Kılıçdaroğlunun bugünkü açıklamasının Hiçbir noktasının doğru olmadığını belirten Atalay, Ben yine istenirse yine basın toplantısı yapıp o belgenin hepsini tekrar dosyasıyla sıra, sıra, sıra bütün tarihiyle an an verebilirim. Doğrusu tekrar bugün sabahın erken saatinde yalanlarla, yanlışlarla dolu bir genel başkanın açıklama yapmasını da esefle karşılıyorum dedi. | | Samanyolu Haber Son Dakika 16.12.2010 | | | AtalaydanKılıçdaroğlunajetcevapAtalaydan Kılıçdaroğluna jet cevap |
|
| 13’üncü dev adam - Yılmaz ÖZDİL | Hürriyet | 02.09.2010 02:01 |  | | Çok güzel insandı.
Güleryüzlü. Babacan. Ölene kadar cüzdanında küçücük bi kâğıt parçasını taşıdı, muska gibi... Gazeteden kesmişti. Sadece dokuz satırdan oluşan, tek sütun bi haberin kupürü... Başlığı “müjde”ydi. Yakalandığı kanser türünün çok yakında tarih olacağını, mucize ilacın en geç altı ay içinde piyasaya çıkacağını “müjde”liyordu o küçücük kupür.
 | | Hürriyet Köşe Yazıları 02.09.2010 | | | 13’üncüdevadam-YılmazÖZDİL13’üncü dev adam - Yılmaz ÖZDİL |
|
| İnsan-ı kâmil olmanın yolu aşktan ve şefkatten geçiyor | Zaman | 31.08.2010 02:04 |  | | |
| Yenikapıda 13 satırlık gizemli yazı | Son Sayfa | 27.05.2010 09:49 |  | | |
| 1300 yıl sonra ortaya çıktı | Samanyolu Haber | 27.05.2010 08:53 |  | | Marmaray projesi kapsamında Yenikapıda devam eden arkeolojik kazılarda 13 satırdan oluşan Arapça metin bulundu. Avrupa ile Asyayı birbirine bağlayacak Marmaray projesi kapsamında Yenikapıda yürütülen arkelojik kazılar hızla devam ediyor. İstanbulun 8 bin yıllık tarihine ışık tutan kazılarda insan ve hayvan kemiklerinin yanı sıra ilaç şişeleri, 35 gemi kalıntısı ve çok sayıda mimari parça bulunmuştu.
YAZIDA 4 İSİM GEÇİYOR
Önceki günkü kazılarda ise bir hayvanın kürek kemiği üzerine yazılmış ve 8inci yüzyıla ait olduğu düşünülen 13 satırlık Arapça metin gün ışığına çıkarıldı. Tılsım ya da mektup olduğu henüz belirlenemeyen bu dikkat çekici metni İstanbul Arkeoloji Müzeler Müdürlüğü adına Osmanlıca yazı uzmanı Günay Paksoy inceledi. Siyah bir mürekkeple yazıldığı belirlenen metin için Paksoy şunları söyledi: İçinde Ahmet, Muhammet, Emir ve Mevali diye 4 isim geçiyor. Besmele ile başlayan yazının ilk 3 satırını okumak mümkün. Mesela bir yerde ?Lailahe illahu? (ondan başka tanrı yoktur) diye yazarken bir başka satırda ise Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil- aliyyil-azîm (Güç ve kuvvet ancak şânı yüce Allahtandır) kelimesi açıklıkla okunuyor. Tılsım veya mektup olduğu düşünülen metnin, İstanbulu fethetmeye gelen Emevilere ait olabileceği belirtildi. Aynı bölgede buna benzer iki buluntuya daha rastlanıldığı ancak yazılarının bu örneğe göre okunmasının pek mümkün olmayacağı öğrenildi.
BUGÜN | | Samanyolu Haber Son Dakika 27.05.2010 | | | 1300yılsonraortayaçıktı1300 yıl sonra ortaya çıktı |
|
| Yenikapıda 13 satırlık gizemli yazı | Son Sayfa | 27.05.2010 08:11 |  | | |
| Yenikapı'da gizemli bulgu | Bugün | 27.05.2010 00:57 |  | | |
| Gelin şunu birlikte okuyalım | Radikal | 19.12.2009 02:29 |  | | | Arşivde «Kürt meselesinde açılım» başlıklı klasörleri çoğaltmak gerekiyor. Çoğu okuyup işaretlediğim haberler. Ama dün bu konuda okuduğum haber yabancı kaynaklıydı ve 25 satırdan ibaretti. - HAKKI DEVRİM | | Radikal Köşe Yazıları 19.12.2009 | | | Gelinşunubirlikteokuyalım Gelin şunu birlikte okuyalım |
|
| FKM'de Kur'an ziyafeti | Samanyolu Haber | 10.05.2009 09:11 |  | | Kuran sempozyumu İslam alimlerini İstanbulda buluşturdu. Yeni Ümit Dergisi ile Akademik Araştırmalar ve İnternet Vakfının organize ettiği Kuranın Mucizevi Korunması başlıklı sempozyum yerli ve yabancı ilim adamlarını bir araya getirdi.
Çemberlitaş Fırat Kültür Merkezindeki (FKM) açılış oturumunda söz alan akademisyenler, 14 asır önce inen Yüce Kitapın bir harfi bile tahrif olmadan günümüze kadar aktarıldığına dikkat çekti. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, Kuran hem korunmuş hem de bizi korumuştur. Biz ondört asırdır onun etrafında derlendik toplandık. dedi. Dımaşk Üniversitesinden Prof. Dr. M. Said Ramazan el-Bûtî ise Kuran-ı Kerimin Hz. Peygamberin dudaklarından çıktıktan sonra yazıldığını ve ezberlenerek günümüze kadar noksansız ulaştırıldığını vurguladı.
Türkiye ve yurtdışından çok sayıda ilim adamının katıldığı sempozyum, Beyazıt Camii imamı Suat Göztokun Kuran-ı Kerim tilaveti ile başladı. Ardından konuşmalara geçildi. Sahasında otorite isimler tek tek söz alarak çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Dünyanın en ücra köşesinde yaşayan bir Müslümanın elindeki Kuran-ı Kerim ile en eski nüshalar arasında hiçbir fark bulunmadığına dikkat çeken ilim adamları, Zamana meydan okuyan Kuran-ı Kerim, Allahın koruması altındadır. İlelebet de böyle kalacaktır. fikrinde birleşti. Sadece Türkiyede 90 bin hafız bulunduğunu anlatan Diyanet İşleri Başkanı Bardakoğlu, korumanın sadece yazıyla değil nakille de devam edeceğini belirtti.
Sempozyuma verilen arada basın mensuplarının sorularını cevaplayan Bardakoğlu, Kuranın Orta Asya coğrafyasına, Türk cumhuriyetlerine, Balkanlara ve komşu ülkelerin dillerine en güzel tercümesini yapmak için çalışma yürüttüklerini söyledi. Kuranı Kürtçeye de çevirecek misiniz? sorusuna ise şu karşılığı verdi: Bizim amacımız İlahi mesajı herkese ulaştırmak. Şu an için böyle muşahhas bir çalışma yok ama ileride bu tür çalışmalar da yapılacaktır.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu: Bize düşen, istikameti korumak
İnsanlar maalesef vahyin kıymetini bilemedi. Hz. Musa ve İsaya indirilen mushaf, özelikle din erbabı tarafından tahrif edildi. Onun için Kuran gönderildi. Kuran hem korundu hem korudu. Peygamberimizin bizden ne istediği bellidir. Bize düşen, istikametimizi korumak ve anlamaya çalışarak Yüce Kitabımızı hayatımıza rehber edinmektir.
Prof. Dr. Raşit Küçük (Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı): Onu anlamak her şeyden önemli
Kuran, hem okunan hem dinlenen bir kitaptır. Allahın elçisi onun nasıl okunacağını ashabına hem öğretmiş hem de onlardan dinlemiştir. Dilini hiç bilmeyen insanlara da ne kadar etki ettiği bilinen bir gerçektir. Onu anlamak ve hayat kitabı haline getirmek her şeyden önemlidir. Alemlerin Rabbinin insanlığa gönderdiği son mesajdır. Zamanları aşan bu özelliklerini insanlığa tanıtmak gibi bir görevimiz vardır.
Prof. Dr. Ömer Dumlu (Dokuz Eylül İlahiyat Fakültesi Dekanı): Tahrif olmayan yegâne kitap
Hz. Âdem ve Havva ile başlayan insanlık serüveni önemli yolculuklar kat etti. Müsteşriklerden biri, Çok ülke gezdim, her ülkede Kuranın aynı okunduğuna şahit oldum. Demek ki Kuran günümüze kadar tahrif olmadan gelen yegâne kitap. demişti. Kuran mesajı, günümüze kadar dağınık çalışmalarla ortaya konulmaya çalışmıştı. Ancak bugünkü kapsamlı toplantı ile bu gerçeğin daha güzel aktarılacağını umuyorum.
Prof. Dr. Nesimi Yazıcı (Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı): Her harfi korunmuştur
Kuran, nasıl indiyse Peygamberimizin vefatından sonra bütün ayetler eksiksiz bir biçimde toplanmış ve sadırdan sadıra, satırdan satıra nakil ile günümüze gelmiştir. Hafızlarımız sayesinde Kuranın harfine kadar nasıl korunduğunu bilmek bizim için yabancı bir durum değildir. Günümüzde de sayıları 25i bulan ilahiyatlarda, camilerde, imam hatip liselerinde bu hizmet devam etmektedir.
Ahmet Ali el- İmam (Sudan Diyanet İşleri Müsteşarı): İlerlemek Kuranı anlamakla mümkün
Kuran, bir hidayet kitabıdır. Geçmişin, günümüzün ve geleceğin kitabı. Sizin bunda büyük emeğiniz var. Çok güzel yazdınız ve yaşattınız. Bizim de ümmet olarak daha ileriye yürümemiz bu kitabı anlamak ile mümkün. Şayet bunu iyi anlayabilir ve anlatabilirsek. Kuran bütün beyanı, üslubu ile bir mucizedir.
Prof. Dr. Muhammed Said Ramazan el-Bûtî (Dımaşk Üniversitesi Öğretim Üyesi): İlahi Kitapı koruyan Allahtır
İlahi Kitabımız, berrak bir semada ışıl ışıl parlayan muhteşem bir güneş gibi yolumuzu aydınlatıyor. Bu kitabın çağları aşarak büyük bir ihtimam ile günümüze kadar gelmesi büyük bir mucize. Tahrif etmeye çalışanlar bunu başaramadı. Çünkü Kuranı Allah indirdi, onu koruyacak olan da O dur.
İSAM Başkanı Prof. Dr. Mehmet Akif Aydın: Okunma lehçelerinde bile disiplin var
Müslümanlar Kuranın korunmasında büyük itina göstermişlerdi | | Samanyolu Haber Son Dakika 10.05.2009 | | | FKMdeKuranziyafetiFKMde Kuran ziyafeti |
|
|
| |