Habergec.Com Aranan Kelimeler:sol dine mesafe koyduğu için halka ulaşamadı Değerlendirme: 10 / 10 385107
habergec.com
29.05.2012 Salı
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler

:: Gruplar
 

sol dine mesafe koyduğu için halka ulaşamadı

Samimi itiraf
Samanyolu Haber
31.10.2010
13:03
Sol dine mesafe koyduğu için halka ulaşamadı.

Taraf Gazetesi yazarı Nabi Yağcının eski sıfatı TKP genel sekreterliği. Partideki ismiyle Haydar Kutlu olarak da tanıdığımız Yağcı,1989da Berlin Duvarının çökmesiyle başlayan süreçte, cezaevinde yargılanmayı beklerken başka türlü okumalar yaptı, kendini, ülkesini ve dünyayı yeniden anlamlandırmaya çalıştı. Özgürlüğüne kavuştuktan sonra derinleşen bu arayışı onu tasavvuf kültürüne götürdü. Şimdi üzerine yeni sıfatlar eklemeden farkındalığını gazetedeki köşesinin dışında bir kitaba dönüştürme aşamasında. Eminim siz de benim gibi Dünyayı değiştirmeden önce kendini değiştir diyen Yağcının samimiyetine, açıklığına, abartısız ve dürüst üslubuna hayran kalacaksınız. -Bir kitap yazdığınızı biliyorum. Hayatınızın muhasebesini mi çıkarıyorsunuz? -Öyle klasik anlamda bir tarih ya da özgeçmiş anlatımı değil. İnsan benim yaşıma gelince herhalde daha çok çocukluk dönemine yöneliyor. Günlük hayatta koştururken bellek geriye doğru çalışmıyor. Biraz durunca geriye doğru daha çok çalışıyor. Sovyetler çöktükten sonra herkesin sorduğu niye böyle oldu sorusu benim de sorumdu. Geriye doğru şiddetli bir sarsıntıyla düşünmeye başladığınızda kendinizi, ailenizi, tarihi, kültürünüzü yeniden keşfetmeye yöneliyorsunuz. Yaklaşık 15 yıldır Anadolu düşünce tarzını, tasavvuf öğrenmeye çalışıyorum. En çok ilgimi çeken Anadolu Selçukluları oluyor. Hani denir ya Anadolu mozaiktir. Ben diyorum ki, hayır değildir, ebrudur. Anadoludaki büyük uygarlıkların biri öbürlerini asimile edememiştir. -Çünkü mozaikte her biri kendisi olarak yan yanadır. Kaynaşma yoktur. -Evet. Geçişler yoktur. Sınırlar keskindir. Özellikle Anadolu Selçuklu dönemiyle başlayan bir ebrulaşma var diyorum ve o tema üzerinde gidiyorum. Bu tabii beni hem o dönemin arkeolojisine, mimarisine, sanatına hem din öğretilerine götürüyor. Tabii resmi İslam yorumu dışındaki yorumlar ilgimi çekiyor. İşte oradan da tasavvufa gidiyoruz. -Solun dine mesafe koyması bir kayıp mıydı onun için? -Hem de çok büyük bir kayıp. Bu mesafe yüzünden halkı kaybetti. Kaybetti demek doğru değil. Bulmadı ki kaybetsin. Oraya ulaşamadı bile. İnançlar bir kimlik oluşturuyorsa, halkla temas kurmak o kimliği bilmeden mümkün olmaz. Ama din afyondur dediğin andan itibaren bu teması kuramıyorsun. Üstelikte din sadece Allaha inanmak meselesi değil, edebiyata kadar uzanan bir kültür. Aynı zamanda toplumun bir harcı da. Sen bu kültüre vâkıf olamazsan bir defa dilin kopuk oluyor halktan. Mesela ben dün kullanmadığım sözcükleri bugün kullanıyorum. Adalet, hakkaniyet gibi. -Adalet ve hakkaniyet kelimeleri solun literatüründe yok mu gerçekten? - Genellikle yok. Bunların yerine eşitlik var. Daha çok ekonomik temelin dili hakim. Yani manevi taraf yok ya da zayıf. Çünkü kapitalizm sömürü ve eşitsizlik getiriyor, dolayısıyla bizim esas meselemiz eşitlikti. Eşitlik sağlanınca diğerleri de çözülür diye düşünülürdü. Adalet onun ürünü olabilirdi. Ama gerçekte eşitlikte bile adaletsizlik mümkündü. -Hatta bazen eşitliğin kendisi adaletsizlik getirebilir. -Tabii, yeri geldiğinde eşitsizliğin kendisi de bir adaletsizlik getirebilir. Sovyetlerde bunu gördüm. Ne bileyim bir işçi daha fazla alıyordu, bir aydın, profesör çok daha az alıyordu. Bu adil bir şey değildi. -Kadınların ağır işlerde çalıştırılması da öyle... - Ayrıca insan makine değil. Manevi değerleri, inançları var. İşte adalet duygusu bir bakıma bir vicdan hareketi olarak ortaya çıkıyor. Buralara inebilmek için de vicdan diye bir kategorinizin olması gerekir ki onunla da insana, hayata bakasınız. Mesela vicdan sözcüğü de bizim için kullanırlığı olan bir kavram değildi. -Bugün vicdanı nasıl tanımlıyorsunuz? -Vicdani duyarlılık, inandığın ideolojileri, inançları, önyargıları aşarak, bazen de onlarla çatışma pahasına doğru gördüğün şeyin yanında olmaktır. Hümanist olmaktır aynı zamanda. Vicdanın sesi insanlığın derin sesidir. Halkın vicdanına ulaşabilmek önemli. Yani sadece bilinç dediğiniz bir kategori solda dile ve düşünce tarzına hâkimdir. Halk bilinçsiz ve siz ona bilinç taşıyacaksınız, misyon bu. İnsanın bugünkü acılarını gelecekteki kurtuluşu adına görmezden geliyorsunuz, görmüyorsunuz. Ama halkın vicdanını yakalayamazsanız eğer, o bilinç taşımak dediğiniz şeyin aslında saçmalık olduğunu da göremezsiniz. İşte bu tipik elitist düşünceye götürüyor. Yani halkı halka rağmen kurtarmak gibi -Hem dil hem ruh olarak halktan kopuk olmak, solda sahte kahramanlar da yarattı diyebilir miyiz? -Sahte kahramanlar da vardı kuşkusuz ama burada sözünü ettiğim samimi kahramanlık duygusudur. Devrim uğruna canını verenler az değildi ama yalnız kahramanlarla sonuç alınamazdı ki. Solda yaratılan kahramanlık edebiyatı 12 Eylülde polis sorgulamalarında kötü sonuçlar da verdi. İnsan işkenceye dayanamayabilir, dayanamayan hain değildir ama sonra hainlik suçlaması çok yapıldı. İşte bu dediğim vicdani bir sorgulamadır. Kahramanlar elbette olabilir ama herkes kahraman olamaz. Kahraman ol
Samanyolu Haber
Son Dakika
31.10.2010
SamimiitirafSamimi itiraf
Sol dine mesafe koyduğu için halka ulaşamadı
Zaman
31.10.2010
02:22
Taraf Gazetesi yazarı Nabi Yağcının eski sıfatı TKP genel sekreterliği. Partideki ismiyle Haydar Kutlu olarak da tanıdığımız Yağcı,1989da Berlin Duvarının çökmesiyle başlayan süreçte, cezaevinde yargılanmayı beklerken başka türlü okumalar yaptı, kendini, ülkesini ve dünyayı yeniden anlamlandırmaya çalıştı.
Zaman
En Çok Okunan
31.10.2010
SoldinemesafekoyduğuiçinhalkaulaşamadıSol dine mesafe koyduğu için halka ulaşamadı
Sol dine mesafe koyduğu için halka ulaşamadı
Zaman
31.10.2010
02:01
Taraf Gazetesi yazarı Nabi Yağcının eski sıfatı TKP genel sekreterliği. Partideki ismiyle Haydar Kutlu olarak da tanıdığımız Yağcı,1989da Berlin Duvarının çökmesiyle başlayan süreçte, cezaevinde yargılanmayı beklerken başka türlü okumalar yaptı, kendini, ülkesini ve dünyayı yeniden anlamlandırmaya çalıştı.
Zaman
Röportaj
31.10.2010
SoldinemesafekoyduğuiçinhalkaulaşamadıSol dine mesafe koyduğu için halka ulaşamadı
Sol dine mesafe koyduğu için halka ulaşamadı
Zaman
31.10.2010
02:00
Taraf Gazetesi yazarı Nabi Yağcının eski sıfatı TKP genel sekreterliği. Partideki ismiyle Haydar Kutlu olarak da tanıdığımız Yağcı,1989da Berlin Duvarının çökmesiyle başlayan süreçte, cezaevinde yargılanmayı beklerken başka türlü okumalar yaptı, kendini, ülkesini ve dünyayı yeniden anlamlandırmaya çalıştı.
Zaman
Ana Sayfa
31.10.2010
SoldinemesafekoyduğuiçinhalkaulaşamadıSol dine mesafe koyduğu için halka ulaşamadı
Toplam "4" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti