Habergec.Com Aranan Kelimeler:son söz başbakanın Değerlendirme: 10 / 10 531767
habergec.com
03.09.2014 Çarşamba
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

son söz başbakanın

Mustafa Ünal - Yeni değil kısmî revizyon veya rötuş
Zaman
31.08.2014
02:10
Ankara, ağustos sıcağına, yaz rehavetine rağmen baş döndürücü bir hafta yaşadı. AK Parti kongresi, Çankaya’da devir teslim töreni ve yeni hükümet... Zafer Bayramı’nı ilave edebilirsiniz. Etkinliklere siyasetin gölgesi düştü. Önümüzdeki hafta da hız kesmeyecek, hükümet programı, güvenoyu ve CHP kurultayı.Davutoğlu en çok ‘gensoruya’ muhatap bakanlardan biriydi. Şimdi güvenoyu için milletvekillerinin karşısına çıkacak. CHP kongresiyle çakıştı. O gün CHP’lileri yorucu bir tempo bekliyor. Meclis’te AK Parti ezici çoğunluğa sahip. Güvenoylamasında sorun yok. Daha çok Davutoğlu’nun muhalefetin eleştiri oklarını ‘başbakan’ sıfatıyla konuşacağı kürsüde nasıl savuşturacağı ve liderlik performansı merak konusu.Yeni kabineyi nasıl okumak lazım? AK Parti hükümetlerinde bakan değişiminin ciddi sonuçlar doğurduğunu hatırlatmak isterim. Yeni bakanlar muhalif bir partiden koltuğu devralmış gibi köklü kadro ve politika değişikliğine gidiyor. Örnek mi? Milli Eğitim, Gençlik ve Spor, İçişleri’ndeki halef ve selef bakanları hatırlayın.Yeni kabine haftanın önemli olayı. Millete memlekete hayırlı olsun. Bol senaryo üretildi. Gidecekler ve kalacaklar üzerine tahminler yürütüldü, isim toto oynandı. Parti değişmedi ama başbakan değişti. Bizde hükümetler sayı ve başbakanın ismiyle kayda geçer. Süreç hızlı işledi. Çankaya’dan yetkiyi alan Davutoğlu listeyi Erdoğan’ın onayına sundu. İlk dikkat çeken büyük çaplı değişikliğin yaşanmadığı...Yepyeni bir hükümet değil. ‘Kısmî revizyon’ veya ‘rötuş’ denebilir. Başkanlık sisteminin provası olarak dışarıdan fazla bakan senaryoları da tutmadı. Hükümete partinin ağır ismi Numan Kurtulmuş girdi. Efkan Ala ile dışarıdan bakan sayısı ikiye çıktı. Dışarıdan kasıt ‘milletvekili olmayan’ demek. Parti veya siyaset dışından değil. Kurtulmuş tepkisi yersiz. Ekonomi yönetimine dokunulmaması en çarpıcı gelişme. Kaptan yine Ali Babacan. Maliye Bakanı Şimşek koltuğunu korudu. Her iki bakanlığın da altını oyan çok taliplisi vardı. Ekonomi kırılgan ve en hassas alan. Bir süredir olumsuz sinyaller geliyor. Bakan değişikliği negatif işaretleri sıkıntıya dönüştürebilirdi.Büyük sürpriz Emrullah İşler’in kabine dışı kalması oldu. Bir ara adı ‘başbakan adayları’ arasında geçti. Yeni bakan olmuştu, üç dönem engeli de yoktu. Şahindi, Erdoğan’ın izinden yürüyordu. Kendini göstermek için her fırsatı değerlendirdi. Neden dışarıda kaldı? Erdoğan’dan ziyade Davutoğlu’nun etkisi olmalı.Beşir Atalay yeni hükümette yer bulamadı. 2002’den bu yana kesintisiz bakandı. Hükümet politikalarında etkiliydi. Özellikle son dönemde hükümet daha doğrusu Erdoğan tamamen onun çizgisine geldi. Paralel ve cemaat eksenini kastediyorum. Kendisi dışarıda ama fikriyatı iktidarda. Yokluğu hissedilmeyecek yani.Atalay boşta kalmadı. Partiye kaydı. Genel Başkan Yardımcısı oldu. Medya ile ilişkilerden sorumlu. Hüseyin Çelik’in yerine. Hükümetteki pozisyonunu partiye taşıyacak. Belki partide boşluk vardı. Çelik’le halef selef olması manidar. Görüntü bile başlı başına mesaj.Numan Kurtulmuş kabineye girdi. Kurtulmuş iddia sahibi bir siyasetçi. AK Parti’nin geleceğinde daha etkili görevlere talip. Bir ara kulislerde ‘genel başkan’ adayı olarak ismi dolaştı. Ancak milletvekili olmadığı için değerlendirmeye alınmadı. Ekonomiye de yakıştırıldı. Babacan sonrasının en güçlü adaylarından olduğu muhakkak. Dışişleri gibi forsu yüksek koltuğa oturabilirdi. Başbakan Yardımcısı sıfatı da önemli. O koltukta iddiasını ve ağırlığını hissettirecek. Yakından izlenmesi gereken isimlerden biri olarak not edilmeli.Davutoğlu’nun farkını ve üslubunu yansıtacağı kabine değil. Çankaya’nın vesayeti söz konusu. Devletin gölgesinde siyaset yeşermeyeceği çok geçmeden görülecek. Uzaktan kumandayla ne parti yönetilebilir ne de hükümet. 10 ay sonra Davutoğlu’nun kaderini belirleyecek seçim var. Kabine yorgun. Siyaset zayıf. Büroktatik yaklaşımlar politikanın önüne geçti. Efkan Ala gibi. Kanaatim bu kabine Davutoğlu’na ayak uydurmakta zorlanacak.
Zaman
Köşe Yazıları
31.08.2014
MustafaÜnal-YenideğilkısmîrevizyonveyarötuşMustafa Ünal - Yeni değil kısmî revizyon veya rötuş
Mustafa Ünal - Yeni değil kısmî revizyon veya rötuş
Zaman
31.08.2014
02:05
Ankara, ağustos sıcağına, yaz rehavetine rağmen baş döndürücü bir hafta yaşadı. AK Parti kongresi, Çankaya’da devir teslim töreni ve yeni hükümet... Zafer Bayramı’nı ilave edebilirsiniz. Etkinliklere siyasetin gölgesi düştü. Önümüzdeki hafta da hız kesmeyecek, hükümet programı, güvenoyu ve CHP kurultayı.Davutoğlu en çok ‘gensoruya’ muhatap bakanlardan biriydi. Şimdi güvenoyu için milletvekillerinin karşısına çıkacak. CHP kongresiyle çakıştı. O gün CHP’lileri yorucu bir tempo bekliyor. Meclis’te AK Parti ezici çoğunluğa sahip. Güvenoylamasında sorun yok. Daha çok Davutoğlu’nun muhalefetin eleştiri oklarını ‘başbakan’ sıfatıyla konuşacağı kürsüde nasıl savuşturacağı ve liderlik performansı merak konusu.Yeni kabineyi nasıl okumak lazım? AK Parti hükümetlerinde bakan değişiminin ciddi sonuçlar doğurduğunu hatırlatmak isterim. Yeni bakanlar muhalif bir partiden koltuğu devralmış gibi köklü kadro ve politika değişikliğine gidiyor. Örnek mi? Milli Eğitim, Gençlik ve Spor, İçişleri’ndeki halef ve selef bakanları hatırlayın.Yeni kabine haftanın önemli olayı. Millete memlekete hayırlı olsun. Bol senaryo üretildi. Gidecekler ve kalacaklar üzerine tahminler yürütüldü, isim toto oynandı. Parti değişmedi ama başbakan değişti. Bizde hükümetler sayı ve başbakanın ismiyle kayda geçer. Süreç hızlı işledi. Çankaya’dan yetkiyi alan Davutoğlu listeyi Erdoğan’ın onayına sundu. İlk dikkat çeken büyük çaplı değişikliğin yaşanmadığı...Yepyeni bir hükümet değil. ‘Kısmî revizyon’ veya ‘rötuş’ denebilir. Başkanlık sisteminin provası olarak dışarıdan fazla bakan senaryoları da tutmadı. Hükümete partinin ağır ismi Numan Kurtulmuş girdi. Efkan Ala ile dışarıdan bakan sayısı ikiye çıktı. Dışarıdan kasıt ‘milletvekili olmayan’ demek. Parti veya siyaset dışından değil. Kurtulmuş tepkisi yersiz. Ekonomi yönetimine dokunulmaması en çarpıcı gelişme. Kaptan yine Ali Babacan. Maliye Bakanı Şimşek koltuğunu korudu. Her iki bakanlığın da altını oyan çok taliplisi vardı. Ekonomi kırılgan ve en hassas alan. Bir süredir olumsuz sinyaller geliyor. Bakan değişikliği negatif işaretleri sıkıntıya dönüştürebilirdi.Büyük sürpriz Emrullah İşler’in kabine dışı kalması oldu. Bir ara adı ‘başbakan adayları’ arasında geçti. Yeni bakan olmuştu, üç dönem engeli de yoktu. Şahindi, Erdoğan’ın izinden yürüyordu. Kendini göstermek için her fırsatı değerlendirdi. Neden dışarıda kaldı? Erdoğan’dan ziyade Davutoğlu’nun etkisi olmalı.Beşir Atalay yeni hükümette yer bulamadı. 2002’den bu yana kesintisiz bakandı. Hükümet politikalarında etkiliydi. Özellikle son dönemde hükümet daha doğrusu Erdoğan tamamen onun çizgisine geldi. Paralel ve cemaat eksenini kastediyorum. Kendisi dışarıda ama fikriyatı iktidarda. Yokluğu hissedilmeyecek yani.Atalay boşta kalmadı. Partiye kaydı. Genel Başkan Yardımcısı oldu. Medya ile ilişkilerden sorumlu. Hüseyin Çelik’in yerine. Hükümetteki pozisyonunu partiye taşıyacak. Belki partide boşluk vardı. Çelik’le halef selef olması manidar. Görüntü bile başlı başına mesaj.Numan Kurtulmuş kabineye girdi. Kurtulmuş iddia sahibi bir siyasetçi. AK Parti’nin geleceğinde daha etkili görevlere talip. Bir ara kulislerde ‘genel başkan’ adayı olarak ismi dolaştı. Ancak milletvekili olmadığı için değerlendirmeye alınmadı. Ekonomiye de yakıştırıldı. Babacan sonrasının en güçlü adaylarından olduğu muhakkak. Dışişleri gibi forsu yüksek koltuğa oturabilirdi. Başbakan Yardımcısı sıfatı da önemli. O koltukta iddiasını ve ağırlığını hissettirecek. Yakından izlenmesi gereken isimlerden biri olarak not edilmeli.Davutoğlu’nun farkını ve üslubunu yansıtacağı kabine değil. Çankaya’nın vesayeti söz konusu. Devletin gölgesinde siyaset yeşermeyeceği çok geçmeden görülecek. Uzaktan kumandayla ne parti yönetilebilir ne de hükümet. 10 ay sonra Davutoğlu’nun kaderini belirleyecek seçim var. Kabine yorgun. Siyaset zayıf. Büroktatik yaklaşımlar politikanın önüne geçti. Efkan Ala gibi. Kanaatim bu kabine Davutoğlu’na ayak uydurmakta zorlanacak.
Zaman
Ana Sayfa
31.08.2014
MustafaÜnal-YenideğilkısmîrevizyonveyarötuşMustafa Ünal - Yeni değil kısmî revizyon veya rötuş
AK Parti 1. Olağanüstü Büyük Kongresi ne Doğru
Haberler.com
26.08.2014
19:12
Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik : (2) Sayın Başbakanın adaylığı söz konusu olduğu zaman, ?kesinlikle cumhurbaşkanı olmamalıdır, Recep Tayyip Erdoğan, asla cumhurbaşkanı olamaz.? Sayın Bahçeli?nin sözlerini hatırlıyor sunuz değil mi? ?Kesinlikle cumhurbaşkanı olamaz? dedi.
Haberler.com
Son Dakika
26.08.2014
AKParti1OlağanüstüBüyükKongresineDoğruAK Parti 1 Olağanüstü Büyük Kongresi ne Doğru
Murat Özçelik: Irak'ta seyirciyiz
Zaman
19.08.2014
02:29
2007- 2011 yılları arasında Türkiyenin Irak özel temsilciliği ve Bağdat Büyükelçiliğini yapan Murat Özçelik, Türkiyenin dış politikasında son dönemde yaşananlar hakkında önemli açıklamalarda bulundu. IŞİDin 49 Türk rehineyi müzakereler sonucu bırakmasının mümkün olmadığını söyleyen Özçelik, Bugün Bağdat’ta hükümet kuruluyor. Kimse ‘Gel şurada pozitif katkına ihtiyacımız var’ demiyor. Kerry her gün konuşuyor değil mi Davutoğlu ile. Neyi konuşuyor? Efendim, IŞİD’in içinden bilmem neyi koparabilir miyiz. Halbuki Türkiye’nin düzgün aktörlerle ilişki kurulmasında bir etkisi olsun değil mi? şeklinde konuştu.Hürriyetten Cansu Çamlıbele konuşan Bağdat eski büyükelçisi Murat Özçelik Irakta yaşanan gelişmeleri ve Türkiyenin Irak konusundaki yaklaşımını değerlendirdi. Türkiyenin Irakta seyirci kaldığını belirten Özçelik, sözlerine şöyle devam etti: Türkiye 2005’ten 2010’a kadar bölgesinde her türlü inisiyatifi alıp, arkasına Batı’yı da toplayabilen, İslam ülkelerini de toplayabilen gerçekten ciddi bir aktördü. Bunu kimse yadsıyamaz. Eğer hükümet o dönemde bunu yapamadı dersem ben yalan söylemiş olurum. Ben neden bugün ıstırap çekiyorum? Ondan sonra yapılan yanlışlar işi felaket noktaya getirdi. Kerry bugün her gün konuşuyor değil mi Davutoğlu ile. Neyi konuşuyor? Efendim, IŞİD’in içinden bilmem neyi koparabilir miyiz. Halbuki Türkiye’nin düzgün aktörlerle ilişki kurulmasında bir etkisi olsun değil mi? Bugün Bağdat’ta hükümet kuruluyor. Kimse ‘Gel şurada pozitif katkına ihtiyacımız var’ demiyor. Üzücü olan taraf bu. Amerika geliyor Kürt bölgesine yardım ediyor, Bağdat’ta yeni başbakanın atanmasına yardımcı oluyor. Biz bölgenin en önemli ülkesi olarak oturmuş ne olduğunu seyreder vaziyete geldik. Bu bizim hak ettiğimiz bir olay değil.IŞİD 49 rehineyi müzakerelerle bırakmazIŞİDin 49 Türk rehineyi müzakereler sonucu serbest bırakabileceği konusuna da değinen Özçelik, Ben bunun söz konusu olmadığına inanıyorum. Bir defa ABD de hava saldırılarına başladıktan sonra öyle bir yere gelindi ki ben maalesef arkadaşlarımızın oradan müzakere ile çıkarılması imkânının giderek azaldığını görüyorum. Bunu da içim acıyarak söylüyorum. dedi. Özçelik, Benim kamu güvenliği müsteşarlığım sırasında da başlatılmasını uygun gördüğüm şekilde MİT’in zaman içinde o kapasiteye ulaştığını tahmin ediyorum. Ama tabii en büyük korku öyle bir operasyon başarıya ulaşıncaya kadar o insanların öldürülüp öldürülmeyeceği. Başlangıçta belki daha kolay olabilirdi bunlar. Ama geldiğimiz noktadan itibaren giderek daha zorlaştı. Allah göstermesin son dakikada bir şey patlatmaları gibi şeylerden endişe ediliyor. Eğer hükümet şu anda bir şey yapamıyorsa bu tehdit değerlendirmesi üzerine düşünüyordur sanırım. Bu tür hataları baştan yapmayacak hale gelmemiz lazım. şeklinde konuştu.Dış politikada 2010 ideolojik kırılmaSisteme yeni Osmanlıcılık düşüncesiyle girdiklerinde benim gibi profesyonellerin ilk başta gözlediğimiz hadise şuydu. Türkiye’nin İslam dünyasında bir ağırlığı var. Doğrudur. Dolayısıyla o hinterland’da sizin ekonomik, siyasi, sosyal etkinizi daha fazla arttırıp Türkiye’nin çıkarına daha uygun politikalar izlemeniz mümkündür. Bizim de laik düzene inanan diplomatlar olarak bakışımız şuydu; biz mezhep ya da taraf tutmadan bu ilişkileri geliştirebilirsek çağdaş kavramlar altında Osmanlı’nın eski gücüne ulaşabiliriz. Bu ideolojik yaklaşım 2010-2011’den önce böyle değildi. O zamana kadar Başbakan Erdoğan ne zaman Irak’a geldiyse hep ne derdi biliyor musunuz? ‘Yapmayın gözünüzü seveyim, biz Müslümanız, ben ne Sünniyim ne Şiiyim’ derdi. Aşure zamanı Şiilere güzel mesajlar gönderdi. Ama insanlar artık şöyle diyor; ‘Öyle lafügüzaf yok’. Artık kimse yemiyor. Bundan emin olunuz. Siz ‘IŞİD’le şununla bununla ilişki kurmuş’ imajını yarattıysanız dışarıda, aynı insanlar görevde olduğu takdirde ‘Ben bunu yapmıyorum’ diye konuştuğunuzda buna inandırmanız zor.
Zaman
Ana Sayfa
19.08.2014
MuratÖzçelikIraktaseyirciyizMurat Özçelik Irakta seyirciyiz
Toplam "4" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti