Habergec.Com Aranan Kelimeler:türk savunma sanayiinde bir ilk Değerlendirme: 10 / 10 988940
habergec.com
26.10.2014 Pazar
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

türk savunma sanayiinde bir ilk

Savunma sanayiinde dev bir adım daha
Haber7
27.06.2014
16:15
Kayseri 2’nci Ana Bakım Merkezi’nde M60 T tank projesiyle ilk kez bir Türk tankına reaktif zırh koruma kabiliyeti kazandırıldı
Haber7
Son Dakika
27.06.2014
SavunmasanayiindedevbiradımdahaSavunma sanayiinde dev bir adım daha
F-35’lerin motor parçaları İzmir’de üretilecek
Zaman
07.06.2014
02:02
Kale Grubunun, Pratt&Whitney ortaklığıyla kurduğu Kale Pratt&Whitney Uçak Motor Sanayii AŞ fabrikası, 75 milyon dolarlık yatırımla hayata geçti. İzmir Sanayi Bölgesi’nde savaş uçağı F-35’lere F-135 uçak motoru parçası üretecek olan fabrikada 5 yıl içinde 700 kişinin istihdam edilmesi planlanıyor.En gelişmiş savaş uçağı F-35’lerin F-135 olarak adlandırılan gelişmiş motorunun kritik parçaları üretmek için Kale Grubu ve Pratt & Whitney ortaklığıyla kurulan Kale Pratt & Whitney Uçak Motor Sanayii tesisleri, 75 milyon dolarlık yatırımla hayata geçti. İzmir serbest bölgede kurulan fabrika dün Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün katılımıyla faaliyetine başladı. Yıllık 100 milyon dolarlık ciro ile F-35 uçak motoru parçası üretecek fabrikada önümüzdeki 5 yıl içinde 700 kişinin istihdam edilmesi planlanıyor. F-35, tüm zamanların en yüksek bütçeli savunma sanayii projesi olarak kabul edilen yatırım, bugüne kadar geliştirilen tek 5’inci nesil uçak projesi olarak gösteriliyor. Fabrika açılışı öncesinde basına bilgi veren ve soruları yanıtlayan Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay, Türkiye’nin gelişmiş ülke hedefinin bulunduğunu hatırlatarak, “Grup olarak önemli sanayicilik kültürümüz ve vizyonumuz bulunuyor. Türkiye’nin dünyadaki başarısında sanayi üretiminin önemli olduğuna inanıyoruz, Kale Grubu olarak bu hedefe katkı sağlayacak projelere öncülük etmekten gurur duyuyoruz.” dedi. Grubun üretime topraktan başladığının, şimdi ise gökyüzüne çıktığının altını çizen Okyay, “Bu işbirliği ile bütün ortaklıklarımızda olduğu gibi uzun soluklu yatırım hedefiyle yola çıkıyoruz. Uzun vadede sivil savunma ve havacılık sanayiinde derinleşmemizi sağlayacak bir yatırım olarak görüyoruz.” dedi. Ürettikleri motor parçalarının kilogram değerinin 177 dolar olduğunu ifade eden Bodur, “Tam kapasite üretim yaptığımızda yıllık 564 ton üretebileceğiz. Bu da yıllık 100 milyon dolarlık ciroya tekabül ediyor.” dedi. Okyay, grubun yıllık cirosunun 1,3 milyar lira olduğunu belirterek bunun yüzde 2,2’sinin Ar-Ge’ye ayrıldığını ifade etti. Toplantıda konuşan Kale Grubu Teknik Bölüm Başkanı Osman Okyay ise, “Havacılık sanayiinde, Boeing, Lockheed Martin, Airbus gibi dünyanın en büyük havacılık firmalarının, birinci seviye, kritik gövde ve kanat parçaları üreticisi konumundayız. Tüm bu faaliyetler, Kale Grubu olarak, bizim bu sektöre ne kadar stratejik baktığımızı göstermektedir.” açıklamasında bulundu. Okyay, yine bu sektörde, şu ana kadar Türk Silahlı Kuvvetleri’nin envanterine girmiş ilk milli insansız hava araçlarını ürettiklerini ve Milli Piyade Tüfeği’nde seri üretim aşamasına geldiklerini kaydetti. Yüzde 51 Kale Grubu, yüzde 49 Pratt&Whitney ortaklığıyla kurulan Kale Pratt&Whitney Uçak Motor Sanayi AŞ fabrikasının temeli 2011 yılı Mayıs ayında, yine Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından atılmıştı. F-135 motorunun üretim aşamasını geliştirmeye hazırlanırken Kale Grubu gibi uygun maliyetle yüksek kalitede parçalar sağlayabilecek bir iş ortağını gerçekleştirdiklerini belirten Pratt&Whitney Askeri Motorlar Grup Başkanı Bennett M. Croswell, “Kale-P&W işbirliği olarak, müşterilerimiz için dünya standartlarında en iyi fiyata askeri uçak motor parçaları üretme imkanı sağlayan bir tesisi kuruyoruz.” dedi. MEHMET ALİ YILDIRIMTÜRK, ŞABAN GÜNDÜZ İZMİR
Zaman
Ekonomi
07.06.2014
F-35’lerinmotorparçalarıİzmir’de/">İzmir’deüretilecekİzmir’de-üretilecek/">F-35’lerin motor parçaları İzmir’de üretilecek
F-35’lerin motor parçaları İzmir’de üretilecek
Zaman
07.06.2014
02:02
Kale Grubunun, Pratt&Whitney ortaklığıyla kurduğu Kale Pratt&Whitney Uçak Motor Sanayii AŞ fabrikası, 75 milyon dolarlık yatırımla hayata geçti. İzmir Sanayi Bölgesi’nde savaş uçağı F-35’lere F-135 uçak motoru parçası üretecek olan fabrikada 5 yıl içinde 700 kişinin istihdam edilmesi planlanıyor.En gelişmiş savaş uçağı F-35’lerin F-135 olarak adlandırılan gelişmiş motorunun kritik parçaları üretmek için Kale Grubu ve Pratt & Whitney ortaklığıyla kurulan Kale Pratt & Whitney Uçak Motor Sanayii tesisleri, 75 milyon dolarlık yatırımla hayata geçti. İzmir serbest bölgede kurulan fabrika dün Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün katılımıyla faaliyetine başladı. Yıllık 100 milyon dolarlık ciro ile F-35 uçak motoru parçası üretecek fabrikada önümüzdeki 5 yıl içinde 700 kişinin istihdam edilmesi planlanıyor. F-35, tüm zamanların en yüksek bütçeli savunma sanayii projesi olarak kabul edilen yatırım, bugüne kadar geliştirilen tek 5’inci nesil uçak projesi olarak gösteriliyor. Fabrika açılışı öncesinde basına bilgi veren ve soruları yanıtlayan Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay, Türkiye’nin gelişmiş ülke hedefinin bulunduğunu hatırlatarak, “Grup olarak önemli sanayicilik kültürümüz ve vizyonumuz bulunuyor. Türkiye’nin dünyadaki başarısında sanayi üretiminin önemli olduğuna inanıyoruz, Kale Grubu olarak bu hedefe katkı sağlayacak projelere öncülük etmekten gurur duyuyoruz.” dedi. Grubun üretime topraktan başladığının, şimdi ise gökyüzüne çıktığının altını çizen Okyay, “Bu işbirliği ile bütün ortaklıklarımızda olduğu gibi uzun soluklu yatırım hedefiyle yola çıkıyoruz. Uzun vadede sivil savunma ve havacılık sanayiinde derinleşmemizi sağlayacak bir yatırım olarak görüyoruz.” dedi. Ürettikleri motor parçalarının kilogram değerinin 177 dolar olduğunu ifade eden Bodur, “Tam kapasite üretim yaptığımızda yıllık 564 ton üretebileceğiz. Bu da yıllık 100 milyon dolarlık ciroya tekabül ediyor.” dedi. Okyay, grubun yıllık cirosunun 1,3 milyar lira olduğunu belirterek bunun yüzde 2,2’sinin Ar-Ge’ye ayrıldığını ifade etti. Toplantıda konuşan Kale Grubu Teknik Bölüm Başkanı Osman Okyay ise, “Havacılık sanayiinde, Boeing, Lockheed Martin, Airbus gibi dünyanın en büyük havacılık firmalarının, birinci seviye, kritik gövde ve kanat parçaları üreticisi konumundayız. Tüm bu faaliyetler, Kale Grubu olarak, bizim bu sektöre ne kadar stratejik baktığımızı göstermektedir.” açıklamasında bulundu. Okyay, yine bu sektörde, şu ana kadar Türk Silahlı Kuvvetleri’nin envanterine girmiş ilk milli insansız hava araçlarını ürettiklerini ve Milli Piyade Tüfeği’nde seri üretim aşamasına geldiklerini kaydetti. Yüzde 51 Kale Grubu, yüzde 49 Pratt&Whitney ortaklığıyla kurulan Kale Pratt&Whitney Uçak Motor Sanayi AŞ fabrikasının temeli 2011 yılı Mayıs ayında, yine Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından atılmıştı. F-135 motorunun üretim aşamasını geliştirmeye hazırlanırken Kale Grubu gibi uygun maliyetle yüksek kalitede parçalar sağlayabilecek bir iş ortağını gerçekleştirdiklerini belirten Pratt&Whitney Askeri Motorlar Grup Başkanı Bennett M. Croswell, “Kale-P&W işbirliği olarak, müşterilerimiz için dünya standartlarında en iyi fiyata askeri uçak motor parçaları üretme imkanı sağlayan bir tesisi kuruyoruz.” dedi. MEHMET ALİ YILDIRIMTÜRK, ŞABAN GÜNDÜZ İZMİR
Zaman
Ana Sayfa
07.06.2014
F-35’lerinmotorparçalarıİzmir’de/">İzmir’deüretilecekİzmir’de-üretilecek/">F-35’lerin motor parçaları İzmir’de üretilecek
Barış Kartalı göreve başladı
Zaman
22.02.2014
03:18
Barış Kartalı olarak bilinen, ilk Havadan İhbar ve Kontrol Uçağı (HİK) AWACS, tam 7 yıl gecikmenin ardından nihayet Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girdi.Hava Kuvvetleri’nin ‘gökyüzündeki gözü’ olarak nitelendirilen uçak için Konya 3. Ana Jet Üssü’nde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de katıldığı tören düzenlendi. Uçağın teslim töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye’nin savunma sanayiinde birçok kritik eşiği aştığını söyledi. Envantere alınan AWACS’lar ile TSK’nın gücünü daha da yükselttiğini vurgulayan Gül, bu uçakların çok sınırlı sayıda ülke tarafından kullanıldığına dikkat çekti. Söz konusu uçakların Avrupa’nın güney kanadının güvenliğinde de büyük rol oynayacağını kaydetti. Cumhurbaşkanı, AWACS’larla birlikte Türkiye’nin müttefikleri arasında da ayrıcalıklı bir konum elde ettiğini dile getirdi.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da 2023’te savunma sanayiinde dışa bağımlılığın ortadan kalkacağını söyledi. Erdoğan ayrıca Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyada savunma gereksinimlerinin her zamankinden daha fazla önem kazandığını belirtti. Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Akın Öztürk ise TSK envanterine giren HİK’in dünyanın en gelişmiş radarlarına sahip olduğunu söyledi. Törenin ardından Cumhurbaşkanı Gül ve beraberindekiler, teslim alınan ilk uçakta incelemelerde bulundu. Uçak aynı anda bin 500 hedefi tespit edebiliyor. Havada yakıt ikmali yaparak gerektiğinde 24 saat uçabiliyor. 41 bin feet yüksekliğe kadar tırmanabilen uçaklar sayesinde arazi engeli arkasında kalan karanlık noktalar da görülebiliyor.
Zaman
Ana Sayfa
22.02.2014
BarışKartalıgörevebaşladıBarış Kartalı göreve başladı
Barış Kartalı göreve başladı
Zaman
22.02.2014
02:06
Barış Kartalı olarak bilinen, ilk Havadan İhbar ve Kontrol Uçağı (HİK) AWACS, tam 7 yıl gecikmenin ardından nihayet Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterine girdi.Hava Kuvvetleri’nin ‘gökyüzündeki gözü’ olarak nitelendirilen uçak için Konya 3. Ana Jet Üssü’nde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de katıldığı tören düzenlendi. Uçağın teslim töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye’nin savunma sanayiinde birçok kritik eşiği aştığını söyledi. Envantere alınan AWACS’lar ile TSK’nın gücünü daha da yükselttiğini vurgulayan Gül, bu uçakların çok sınırlı sayıda ülke tarafından kullanıldığına dikkat çekti. Söz konusu uçakların Avrupa’nın güney kanadının güvenliğinde de büyük rol oynayacağını kaydetti. Cumhurbaşkanı, AWACS’larla birlikte Türkiye’nin müttefikleri arasında da ayrıcalıklı bir konum elde ettiğini dile getirdi.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da 2023’te savunma sanayiinde dışa bağımlılığın ortadan kalkacağını söyledi. Erdoğan ayrıca Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyada savunma gereksinimlerinin her zamankinden daha fazla önem kazandığını belirtti. Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Akın Öztürk ise TSK envanterine giren HİK’in dünyanın en gelişmiş radarlarına sahip olduğunu söyledi. Törenin ardından Cumhurbaşkanı Gül ve beraberindekiler, teslim alınan ilk uçakta incelemelerde bulundu. Uçak aynı anda bin 500 hedefi tespit edebiliyor. Havada yakıt ikmali yaparak gerektiğinde 24 saat uçabiliyor. 41 bin feet yüksekliğe kadar tırmanabilen uçaklar sayesinde arazi engeli arkasında kalan karanlık noktalar da görülebiliyor.
Zaman
Güncel
22.02.2014
BarışKartalıgörevebaşladıBarış Kartalı göreve başladı
Barış Kartalı, yedi yıl gecikmenin ardından nihayet envanterde
Zaman
21.02.2014
16:40
Tam 7 yıl gecikmenin ardından TSK envanterine giren ilk Havadan İhbar ve Kontrol Uçağı(HİK) Awacs için Cumhurbaşkanı Abdullah Gülün de katıldığı tören düzenlendi.Hava Kuvvetlerinin gökyüzündeki gözü olarak nitelendirilen ve Barış Kartalı olarak da isimlendirilen Awacs, havada yakıt ikmali yaparak gerektiğinde 24 saat uçabiliyor. 41.000 feet yüksekliğe kadar tırmanabilen uçaklar sayesinde arazi engeli arkasında kalan karanlık noktalar da görülebiliyor. Konya 3. Ana Jet Üssünde düzenlenen törene Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel ve ABDnin Ankara Büyükeçisi Francis Ricciardone katıldı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan törende yaptığı konuşmada, 2023te savunma sanayiinde dışa bağımlılığın ortadan kalkacağını söyledi. Erdoğan ayrıca Türkiyenin içinde bulunduğu coğrafyada savunma gereksinimlerinin her zamankinden daha fazla önem kazandığını dile getirdi. Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Akın Öztürk ise TSK envanterine giren HİKin dünyanın en gelişmiş radarlarına sahip olduğunu söyledi.İlk uçağın teslim alınması nedeniyle düzenlenen törende konuşan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ise Türkiyenin savunma sanayiinde birçok kritik eşiği açtığını söyledi. Envantere alınan Awacslar ile Türk Hava Kuvvetlerinin gücünü daha da yükseğe çıktığını vurgulayan Gül, Awacsların çok sınırlı sayıda ülke tarafından kullanıldığına dikkat çekti. Gül, söz konusu uçakların Avrupanın güney kanadının güvenliğinde de büyük rol oynayacağını vurguladı. Gül, Awacslarla birlikte Türkiyenin müttefikleri arasında da ayrıcalıklı bir konum elde ettiğini belirtti. Törenin ardından Cumhurbaşkanı Gül ve beraberindekiler teslim alınan ilk uçakta incelemelerde bulundu. Erdoğan ve Gül kokpitte birlikte oturdu.ABD BÜYÜKELÇİSİNE ISRARLI FOTOĞRAF ÇEKİMİ DAVETİAwacs, aynı anda 1500 hedefi tespit edebiliyor. 2002 yılında başlayan proje, Boeing firmasının yaşadığı teknik sorunlar ve İsrailli firmanın elektronik harp ekipmanlarını geç teslim etmesi nedeniyle yıllarca beklemek zorunda kalmıştı. Proje kapsamında toplam 4 uçak teslim alınacak. Maliyet ise 1 milyar 385 milyon dolar. Törene TBMM Başkanı Cemil Çiçek ve Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel de katıldı.Törende ABDnin Ankara Büyükeçisi Francis Ricciardone de hazır bulundu. Tören sonrası fotoğraf çektirilirken, Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, sahneye çıkmayan ABD Büyükelçisini elleriyle işaret ederek çağırdı. Büyükelçi daha sonra sahneye çıkarak fotoğraf karesine girdi.(CİHAN)
Zaman
Son Dakika
21.02.2014
BarışKartalıyediyılgecikmeninardındannihayetenvanterdeBarış Kartalı yedi yıl gecikmenin ardından nihayet envanterde
Barış Kartalı, yedi yıl gecikmenin ardından nihayet envanterde
Zaman
21.02.2014
16:40
Tam 7 yıl gecikmenin ardından TSK envanterine giren ilk Havadan İhbar ve Kontrol Uçağı(HİK) Awacs için Cumhurbaşkanı Abdullah Gülün de katıldığı tören düzenlendi.Hava Kuvvetlerinin gökyüzündeki gözü olarak nitelendirilen ve Barış Kartalı olarak da isimlendirilen Awacs, havada yakıt ikmali yaparak gerektiğinde 24 saat uçabiliyor. 41.000 feet yüksekliğe kadar tırmanabilen uçaklar sayesinde arazi engeli arkasında kalan karanlık noktalar da görülebiliyor. Konya 3. Ana Jet Üssünde düzenlenen törene Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel ve ABDnin Ankara Büyükeçisi Francis Ricciardone katıldı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan törende yaptığı konuşmada, 2023te savunma sanayiinde dışa bağımlılığın ortadan kalkacağını söyledi. Erdoğan ayrıca Türkiyenin içinde bulunduğu coğrafyada savunma gereksinimlerinin her zamankinden daha fazla önem kazandığını dile getirdi. Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Akın Öztürk ise TSK envanterine giren HİKin dünyanın en gelişmiş radarlarına sahip olduğunu söyledi.İlk uçağın teslim alınması nedeniyle düzenlenen törende konuşan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ise Türkiyenin savunma sanayiinde birçok kritik eşiği açtığını söyledi. Envantere alınan Awacslar ile Türk Hava Kuvvetlerinin gücünü daha da yükseğe çıktığını vurgulayan Gül, Awacsların çok sınırlı sayıda ülke tarafından kullanıldığına dikkat çekti. Gül, söz konusu uçakların Avrupanın güney kanadının güvenliğinde de büyük rol oynayacağını vurguladı. Gül, Awacslarla birlikte Türkiyenin müttefikleri arasında da ayrıcalıklı bir konum elde ettiğini belirtti. Törenin ardından Cumhurbaşkanı Gül ve beraberindekiler teslim alınan ilk uçakta incelemelerde bulundu. Erdoğan ve Gül kokpitte birlikte oturdu.ABD BÜYÜKELÇİSİNE ISRARLI FOTOĞRAF ÇEKİMİ DAVETİAwacs, aynı anda 1500 hedefi tespit edebiliyor. 2002 yılında başlayan proje, Boeing firmasının yaşadığı teknik sorunlar ve İsrailli firmanın elektronik harp ekipmanlarını geç teslim etmesi nedeniyle yıllarca beklemek zorunda kalmıştı. Proje kapsamında toplam 4 uçak teslim alınacak. Maliyet ise 1 milyar 385 milyon dolar. Törene TBMM Başkanı Cemil Çiçek ve Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel de katıldı.Törende ABDnin Ankara Büyükeçisi Francis Ricciardone de hazır bulundu. Tören sonrası fotoğraf çektirilirken, Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, sahneye çıkmayan ABD Büyükelçisini elleriyle işaret ederek çağırdı. Büyükelçi daha sonra sahneye çıkarak fotoğraf karesine girdi.(CİHAN)
Zaman
Ana Sayfa
21.02.2014
BarışKartalıyediyılgecikmeninardındannihayetenvanterdeBarış Kartalı yedi yıl gecikmenin ardından nihayet envanterde
Murat Yülek - Türkiye paslanmaz çelik üretmiyor
Zaman
05.01.2014
02:06
Paslanmaz çelik üretemiyoruz. Aksine önemli miktarlarda ithal ediyoruz. Oysa paslanmaz çeliğin en önemli girdisi olan kromit cevheri Türkiye’de üretiliyor ve yurtdışına büyük ölçüde katma değersiz halde ihraç ediliyor. Bu konuyu bu köşeden Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’mıza ve özel sektörümüze bir kez de biz duyuralım.KromKrom; metalürji, kimya, refrakter, döküm gibi alanlarda kullanılan önemli bir metal. Krom en ekonomik olarak kromit mineralinden elde edilebiliyor. Dünyada üretilen kromit cevherinin yüzde 90’dan fazlası metalürji sanayiinde ferrokrom üretiminde ve yine üretilen ferrokromun da yaklaşık yüzde 90’ı paslanmaz çelik üretiminde kullanılıyor. Ege İhracatçılar Birliği’nin uluslararası kaynaklardan aktardığı bilgilere göre dünyada yaklaşık 4 milyar ton civarı kromit rezervi olduğu düşünülüyor; yani, teknik açıdan kesinleşmiş kaynak bu kadar. Bunun yüzde 80’i Güney Afrika’da bulunuyor. Türkiye’nin ise MTA resmi rakamlarına göre yaklaşık 100 milyon tonluk rezerve sahip olduğu biliniyor. Ancak bunun çok daha üzerinde rezerv olabileceği de düşünülüyor. Buna karşılık dünyada yılda yaklaşık 20-25 milyon ton kromit üretimi var. Türkiye yılda 2-2,5 milyon ton kromit ile dünya üretiminin yüzde 6’sını üreterek dünyada ilk dört ülke arasında yer alıyor. (Türkiye’de gayri resmi rakamlara bakılırsa üretimin daha yüksek olduğu da söyleniyor.) Diğer ülkeler Güney Afrika, Hindistan ve Kazakistan. Bunların dışında İran, Arnavutluk ve bazı Afrika ülkeleri de dahil 20’nin üzerinde ülkede az miktarlarda krom cevheri üretiliyor. Kromit cevherinde krom ile demir genellikle birbirine karışık yer alıyor doğada. Türkiye’de çıkarılan krom cevherinin kalitesi oldukça yüksek. Kromit cevherinde alüminyum ve magnezyum da çeşitli oranlarda yer alabiliyor. Yani Türkiye’de çıkarılan cevherin içinde yüksek oranda krom bulunuyor. Metalürji mühendisi Veli Gün’e göre Türkiye kromitleri alüminyum içeriğinin nispeten yüksek, toz oranının düşük ve bu özelliği Türk kromitinin aranır hale gelmesini sağlıyor.FerrokromKrom cevherinden ferrokrom üretebilmek için çok büyük ark ocaklarına ve yüksek miktarda enerjiye ihtiyaç duyuluyor. Bir ton ferrokrom üretebilmek için 4300 kWh enerjiye ihtiyaç duyuluyor. Bu da ülkemizde ferrokrom üretimi için en büyük sorunu oluşturuyor. Çin, Hindistan, Güney Afrika gibi üretim yapan diğer ülkelerde ferrokrom tesisleri Türkiye’nin neredeyse dörtte bir fiyatına enerji kullanabiliyor. Enerji fiyatları, ülkemizin ferrokrom üretiminde rekabet etme gücünü düşürüyor. Ancak daha önemlisi paslanmaz çelik üretimimizi de zorlaştırıyor. Türkiye, Avrupa Birliği’ne paralel olarak ferro alaşım, kömür ve hurda desteklerini ortadan kaldırmıştı. Ancak AB yakın zamanda bu destekleri yeniden devreye soktu. Bu da AB’ye bağımlı olan Türkiye’nin de bu destekleri yeniden devreye sokmasına ortam oluşturuyor. Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan döneminde başlayan bir çalışma EPDK’nın izniyle bu desteklerin yeniden oluşturulmasını hedefliyordu. Yeni Bakanımız Nihat Zeybekci döneminde bu çalışmanın hızla tamamlanması gerekiyor. Dünyanın en büyük krom cevheri ve ferrokrom üreticisi olan Güney Afrika, enerji krizinden dolayı üretim kapasitesini son dönemde yüzde 10 civarında düşürdü. Çin ise ferrokrom üretimini sürekli artırarak dünyada sayılı üreticiler arasına girdi. Cevher üretimi çok az olan Çin, ferrokrom üretimini artırmak için dış piyasalardan yaptığı ithalatı artırdı. 2013 yılının ilk yarısında ülkemizden Çin’e 1 milyon ton cevher ihraç edildiği biliniyor. Enerji maliyetlerinden dolayı Türkiye elindeki cevheri bu şekilde değerlendirmek zorunda kalıyor. Bu arada ülkemizde yüksek karbonlu ferrokrom üreten Eti Krom AŞ, enerji fiyatlarındaki yükseklikten ve dalgalanmalardan dolayı satın aldığı, İsveç’te faaliyet gösteren Vargön Alloys firması eliyle İsveç’te ferrokrom üretimi yapmakta. Yani bu firma mevcut şartlardan dolayı, ferrokrom üretimini enerji fiyatlarından dolayı yurtdışına kaydırmak zorunda kalmıştır. Bazı diğer şirketlerimiz destekler gelirse Türkiye’de ferrokrom üretimi yapmak istemektedir.Paslanmaz çelikFerrokromdan daha önemlisi paslanmaz çelik. Yukarıda da söyledik; paslanmaz çelik günümüzün olmazsa olmaz malzemelerinden ve birçok alanda kritik girdi durumunda. Başta Savunma Sanayii olmak üzere makine sanayii, gıda sanayii ve büyük binalardaki inşaat malzemelerinde ihtiyaç duyulan paslanmaz çeliğin olmazsa olmazı da ferrokromdur. Yukarıda da söyledik; ülkemiz geçen sene tonu 200 dolardan kromit cevheri ihraç etti; bundan üretilen paslanmaz çeliği ise tonu 3.500 dolardan ithal ettik. Ülkemizde Adana-Aladağ, Osmaniye, Kayseri-Pınarbaşı, Sivas-Ulaş Tecerdağı eteklerinde, Erzincan Kop dağı gibi mahallerde çıkarılan krom cevher
Zaman
Köşe Yazıları
05.01.2014
MuratYülek-TürkiyepaslanmazçeliküretmiyorMurat Yülek - Türkiye paslanmaz çelik üretmiyor
Türkiye ile Pakistan, ortak askerî gemi inşa ediyor
Zaman
28.11.2013
02:25
Pakistan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın ihtiyacı olan ve tasarım-ekipman ihalesini Türkiye’nin kazandığı denizde ikmal tankerinin ilk saç kesim töreni Karaçi’de yapıldı.Geminin inşası, Türk mühendisler tarafından Pakistan’ın Karaçi Tersanesi’nde gerçekleştirilecek. Törende konuşan Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar, iki ülkenin şimdiye kadar birçok ortak projeye imza attığını söyledi. Bayar, hem Türkiye hem Pakistan’ın savunma alanında dışa bağımlılığa son vermek için önemli mesafeler kat ettiğini vurguladı. Bayar, ayrıca inşa edilecek geminin Pakistan ordusunun operasyonel kabiliyetlerine de büyük katkı yapacağını dile getirdi. Pakistan Savunma ve Üretim Bakanı Rana Tenvir ise iki ülke arasındaki dostluk ve işbirliğinin altını çizdi. İnşa edilecek geminin önemine dikkat çeken Tenvir, savunma sanayiinde ortak projelere devam etmek istediklerini belirtti. Öte yandan törende Pak-Türk okulları öğrencileri de törende hazır bulundu. Pakistan Savunma Üretim Bakanlığı ile Savunma Teknolojileri Mühendislik AŞ (STM) arasında imzalanan sözleşme geminin tasarım paketi, malzeme, ekipman, ELD, yedek parça, test ve tecrübelerinin yapılması, tersane ve kullanıcı eğitimleri ile danışmanlık hizmetlerinin verilmesini kapsıyor. Askerî gemi inşası konusunda Pakistan ile Türkiye arasında bir ilk olan bu sözleşme ile savunma ve gemi inşa sanayii alanında özgün bir işbirliği projesi başlatılmış oldu. Denizde İkmal Tankeri Projesi; STM’nin MİLGEM Projesi ile kazandığı tecrübe ve bilgi birikimi ile hayata geçirilecek. Söz konusu geminin inşası ve donanımı Türk mühendis ve uzmanların kontrol ve gözetiminde Pakistan Karaçi Tersanesi tarafından yapılacak. Proje kapsamında Pakistan Deniz Kuvvetleri için dizayn edilen 15.600 tonluk tanker yaklaşık 155 metre boyunda. Tanker, denizde ikmal sistemi (RAS/FAS) ile helikopter iniş/kalkış imkanına sahip olacak ve 20 deniz mili sürat yapabilecek. Proje dört senede tamamlanacak.
Zaman
Ana Sayfa
28.11.2013
TürkiyeilePakistanortakaskerîgemiinşaediyorTürkiye ile Pakistan ortak askerî gemi inşa ediyor
Türkiye ile Pakistan, ortak askerî gemi inşa ediyor
Zaman
28.11.2013
01:54
Pakistan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın ihtiyacı olan ve tasarım-ekipman ihalesini Türkiye’nin kazandığı denizde ikmal tankerinin ilk saç kesim töreni Karaçi’de yapıldı.Geminin inşası, Türk mühendisler tarafından Pakistan’ın Karaçi Tersanesi’nde gerçekleştirilecek. Törende konuşan Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar, iki ülkenin şimdiye kadar birçok ortak projeye imza attığını söyledi. Bayar, hem Türkiye hem Pakistan’ın savunma alanında dışa bağımlılığa son vermek için önemli mesafeler kat ettiğini vurguladı. Bayar, ayrıca inşa edilecek geminin Pakistan ordusunun operasyonel kabiliyetlerine de büyük katkı yapacağını dile getirdi. Pakistan Savunma ve Üretim Bakanı Rana Tenvir ise iki ülke arasındaki dostluk ve işbirliğinin altını çizdi. İnşa edilecek geminin önemine dikkat çeken Tenvir, savunma sanayiinde ortak projelere devam etmek istediklerini belirtti. Öte yandan törende Pak-Türk okulları öğrencileri de törende hazır bulundu. Pakistan Savunma Üretim Bakanlığı ile Savunma Teknolojileri Mühendislik AŞ (STM) arasında imzalanan sözleşme geminin tasarım paketi, malzeme, ekipman, ELD, yedek parça, test ve tecrübelerinin yapılması, tersane ve kullanıcı eğitimleri ile danışmanlık hizmetlerinin verilmesini kapsıyor. Askerî gemi inşası konusunda Pakistan ile Türkiye arasında bir ilk olan bu sözleşme ile savunma ve gemi inşa sanayii alanında özgün bir işbirliği projesi başlatılmış oldu. Denizde İkmal Tankeri Projesi; STM’nin MİLGEM Projesi ile kazandığı tecrübe ve bilgi birikimi ile hayata geçirilecek. Söz konusu geminin inşası ve donanımı Türk mühendis ve uzmanların kontrol ve gözetiminde Pakistan Karaçi Tersanesi tarafından yapılacak. Proje kapsamında Pakistan Deniz Kuvvetleri için dizayn edilen 15.600 tonluk tanker yaklaşık 155 metre boyunda. Tanker, denizde ikmal sistemi (RAS/FAS) ile helikopter iniş/kalkış imkanına sahip olacak ve 20 deniz mili sürat yapabilecek. Proje dört senede tamamlanacak.
Zaman
Ekonomi
28.11.2013
TürkiyeilePakistanortakaskerîgemiinşaediyorTürkiye ile Pakistan ortak askerî gemi inşa ediyor
238 bin adaya üniversite için ikinci şans
Zaman
26.09.2013
02:35
Üniversitelere ek yerleştirme dönemi başladı. Bu yıl açık öğretim dahil, boş kontenjan sayısı 238 bin 217. Türk dilinde 3 bin, hemşirelikte 931, okulöncesinde 807, ilahiyatta 653, hukukta 328 ve psikolojik danışmanlıkta 368 adaya üniversiteli olma şansı var.Üniversite hayalini ilk tercihte yakalayamayan adaylar için ikinci bir şans olan ek yerleştirme dönemi başladı. Kazandığı fakülteye kayıt yaptırmayan öğrenciler, yeni açılan bölümler ve açık öğretim programlarıyla birlikte boş kontenjan sayısı bu yıl 238 bin 217 oldu. Ek yerleştirme işlemleri 30 Eylül’de son bulacak. Adaylar 30 tercihte bulunabilecek.İlk yerleştirmenin ardından üniversitelerde 109 bin 189 kontenjan boş kalmıştı. Kazandığı bölüme kayıt yaptırmayan 74 bin 667 öğrenci ve üniversitelerde yeni açılan 17 bin 128 kişilik bölümlerle beraber 238 bin 217 aday için yeniden üniversiteli olma umudu doğdu. Boş kontenjan kılavuzu, geçtiğimiz günlerde Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından yayımlandı. Buna göre tıp fakültelerinde 57, hukukta 328, ilahiyatta ise 653 kontenjan açığı bulunuyor. Ek yerleştirmeden, bu yıl hiçbir üniversiteye kayıt hakkı kazanamamış veya açık öğretimin kontenjansız programlarına yerleştirilmiş adaylar başvurabilecek. İlk yerleştirmelere göre 4 yıllık fakülteler ya da 2 yıllık meslek yüksekokullarından herhangi bir yeri kazananlar, kayıt yaptırsın ya da yaptırmasın yararlanamayacak. Ancak açık öğretim fakültesinin kontenjan sınırı olmayan bölümünü kazananlar ve özel yetenek sınavı ile yerleşenler isterlerse ek yerleştirmeden faydalanabilecek.Ek yerleştirmede bilinçsiz tercih yapmaktan kaçınmak gerektiği uyarısı yapan FEM Yayın Merkezi Rehberlik Koordinatörü Faruk Ardıç öğrencilere şu tavsiyelerde bulundu: “Adaylar kesinlikle okumayacakları, bilgi sahibi olmadıkları yerleri tercih etmemeli. Danışmanlarından bilgi alarak tercih yapmalı. Liste hazırlamadan önce her aday kendisine, ‘bu bölümü kazansam okur muyum?’ sorusunu sormalı. Gitmeyecekleri bölümleri yazmamalı. Bir de tercih ettiği bölümün özel şartlarını taşımayan adaylar, ÖSYM tarafından yerleştirilse dahi kayıt yaptıramayacak. Bu yüzden programların özel şartları muhakkak okunmalı.”30 Eylül Pazartesi saat 23.59’a kadar sürecek olan ek yerleştirme başvuruları, internet üzerinden veya başvuru merkezleri aracılığıyla yapılabilecek. Başvuru merkezleri, resmi iş günü ve saatleri içinde 3 lira karşılığında hizmet verecek. İnternet üzerinden işlem yapmak isteyenler ise https://ais.osym.gov.tr/ adresinden forma ulaşabilecek.Tercih yapacak öğrencinin puanının istediği programın taban puanına eşit veya fazla olması gerekiyor. Taban puanı oluşmamış bölümler için öğrencinin ilgili puan türünde baraj puanı almış olması yeterli. Merkezi yerleştirmede örgün bir lisans programına giren ve açık öğretim fakültelerinde kontenjan sınırlaması olan bölümlere yerleşenler, kontenjan sınırlaması olmayan ön lisans programlarını tercih edebilecek. Özel yetenek sınavı ile bir yükseköğretim programına yerleştirilmiş olanlar, ek yerleştirme için tercih yapabilecek.Yeni bölümler umut vaat ediyorÇok tercih edilen üniversitelerden Boğaziçi’nde 22, Koç’ta 42, Sabancı’da 16 ve Galatasaray’da ise 11 boş kontenjan var. Türkiye’de ilk kez bu yıl Gaziantep Üniversitesi’nde açılan optik ve akustik mühendisliği bölümü 31 kişi alacak. Bu bölümden mezun olanlar, teknolojik cihazların üretildiği fabrikalarda, iletişimle ilgili şirketlerde, emniyet ve savunma sanayiinde çalışabilecek. Yeni açılan bölümlerden biri de Acıbadem Üniversitesi’nde. Beslenme ve diyetetik bölümüne 40 öğrenci alınacak. Bahçeşehir de bu yıl 30 kişilik çocuk gelişimi bölümü açtı. Fatih Üniversitesi’nin yeni bölümü mimarlıkta ise 55 adaya yer var. Bazı devlet üniversitelerindeki kontenjan sayıları şöyle:Bingöl Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği: 206Aksaray Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri: 84Bülent Ecevit Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık: 82Afyon Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı: 62Uşak Üniversitesi Nanoteknoloji Mühendisliği: 31Düzce Üniversitesi Çerkez Dili ve Edebiyatı: 21
Zaman
En Çok Okunan
26.09.2013
238binadayaüniversiteiçinikincişans238 bin adaya üniversite için ikinci şans
238 bin adaya üniversite için ikinci şans
Zaman
26.09.2013
01:52
Üniversitelere ek yerleştirme dönemi başladı. Bu yıl açık öğretim dahil, boş kontenjan sayısı 238 bin 217. Türk dilinde 3 bin, hemşirelikte 931, okulöncesinde 807, ilahiyatta 653, hukukta 328 ve psikolojik danışmanlıkta 368 adaya üniversiteli olma şansı var.Üniversite hayalini ilk tercihte yakalayamayan adaylar için ikinci bir şans olan ek yerleştirme dönemi başladı. Kazandığı fakülteye kayıt yaptırmayan öğrenciler, yeni açılan bölümler ve açık öğretim programlarıyla birlikte boş kontenjan sayısı bu yıl 238 bin 217 oldu. Ek yerleştirme işlemleri 30 Eylül’de son bulacak. Adaylar 30 tercihte bulunabilecek.İlk yerleştirmenin ardından üniversitelerde 109 bin 189 kontenjan boş kalmıştı. Kazandığı bölüme kayıt yaptırmayan 74 bin 667 öğrenci ve üniversitelerde yeni açılan 17 bin 128 kişilik bölümlerle beraber 238 bin 217 aday için yeniden üniversiteli olma umudu doğdu. Boş kontenjan kılavuzu, geçtiğimiz günlerde Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından yayımlandı. Buna göre tıp fakültelerinde 57, hukukta 328, ilahiyatta ise 653 kontenjan açığı bulunuyor. Ek yerleştirmeden, bu yıl hiçbir üniversiteye kayıt hakkı kazanamamış veya açık öğretimin kontenjansız programlarına yerleştirilmiş adaylar başvurabilecek. İlk yerleştirmelere göre 4 yıllık fakülteler ya da 2 yıllık meslek yüksekokullarından herhangi bir yeri kazananlar, kayıt yaptırsın ya da yaptırmasın yararlanamayacak. Ancak açık öğretim fakültesinin kontenjan sınırı olmayan bölümünü kazananlar ve özel yetenek sınavı ile yerleşenler isterlerse ek yerleştirmeden faydalanabilecek.Ek yerleştirmede bilinçsiz tercih yapmaktan kaçınmak gerektiği uyarısı yapan FEM Yayın Merkezi Rehberlik Koordinatörü Faruk Ardıç öğrencilere şu tavsiyelerde bulundu: “Adaylar kesinlikle okumayacakları, bilgi sahibi olmadıkları yerleri tercih etmemeli. Danışmanlarından bilgi alarak tercih yapmalı. Liste hazırlamadan önce her aday kendisine, ‘bu bölümü kazansam okur muyum?’ sorusunu sormalı. Gitmeyecekleri bölümleri yazmamalı. Bir de tercih ettiği bölümün özel şartlarını taşımayan adaylar, ÖSYM tarafından yerleştirilse dahi kayıt yaptıramayacak. Bu yüzden programların özel şartları muhakkak okunmalı.”30 Eylül Pazartesi saat 23.59’a kadar sürecek olan ek yerleştirme başvuruları, internet üzerinden veya başvuru merkezleri aracılığıyla yapılabilecek. Başvuru merkezleri, resmi iş günü ve saatleri içinde 3 lira karşılığında hizmet verecek. İnternet üzerinden işlem yapmak isteyenler ise https://ais.osym.gov.tr/ adresinden forma ulaşabilecek.Tercih yapacak öğrencinin puanının istediği programın taban puanına eşit veya fazla olması gerekiyor. Taban puanı oluşmamış bölümler için öğrencinin ilgili puan türünde baraj puanı almış olması yeterli. Merkezi yerleştirmede örgün bir lisans programına giren ve açık öğretim fakültelerinde kontenjan sınırlaması olan bölümlere yerleşenler, kontenjan sınırlaması olmayan ön lisans programlarını tercih edebilecek. Özel yetenek sınavı ile bir yükseköğretim programına yerleştirilmiş olanlar, ek yerleştirme için tercih yapabilecek.Yeni bölümler umut vaat ediyorÇok tercih edilen üniversitelerden Boğaziçi’nde 22, Koç’ta 42, Sabancı’da 16 ve Galatasaray’da ise 11 boş kontenjan var. Türkiye’de ilk kez bu yıl Gaziantep Üniversitesi’nde açılan optik ve akustik mühendisliği bölümü 31 kişi alacak. Bu bölümden mezun olanlar, teknolojik cihazların üretildiği fabrikalarda, iletişimle ilgili şirketlerde, emniyet ve savunma sanayiinde çalışabilecek. Yeni açılan bölümlerden biri de Acıbadem Üniversitesi’nde. Beslenme ve diyetetik bölümüne 40 öğrenci alınacak. Bahçeşehir de bu yıl 30 kişilik çocuk gelişimi bölümü açtı. Fatih Üniversitesi’nin yeni bölümü mimarlıkta ise 55 adaya yer var. Bazı devlet üniversitelerindeki kontenjan sayıları şöyle:Bingöl Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği: 206Aksaray Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri: 84Bülent Ecevit Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık: 82Afyon Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı: 62Uşak Üniversitesi Nanoteknoloji Mühendisliği: 31Düzce Üniversitesi Çerkez Dili ve Edebiyatı: 21
Zaman
Ana Sayfa
26.09.2013
238binadayaüniversiteiçinikincişans238 bin adaya üniversite için ikinci şans
238 bin adaya üniversite için ikinci şans
Zaman
26.09.2013
01:51
Üniversitelere ek yerleştirme dönemi başladı. Bu yıl açık öğretim dahil, boş kontenjan sayısı 238 bin 217. Türk dilinde 3 bin, hemşirelikte 931, okulöncesinde 807, ilahiyatta 653, hukukta 328 ve psikolojik danışmanlıkta 368 adaya üniversiteli olma şansı var.Üniversite hayalini ilk tercihte yakalayamayan adaylar için ikinci bir şans olan ek yerleştirme dönemi başladı. Kazandığı fakülteye kayıt yaptırmayan öğrenciler, yeni açılan bölümler ve açık öğretim programlarıyla birlikte boş kontenjan sayısı bu yıl 238 bin 217 oldu. Ek yerleştirme işlemleri 30 Eylül’de son bulacak. Adaylar 30 tercihte bulunabilecek.İlk yerleştirmenin ardından üniversitelerde 109 bin 189 kontenjan boş kalmıştı. Kazandığı bölüme kayıt yaptırmayan 74 bin 667 öğrenci ve üniversitelerde yeni açılan 17 bin 128 kişilik bölümlerle beraber 238 bin 217 aday için yeniden üniversiteli olma umudu doğdu. Boş kontenjan kılavuzu, geçtiğimiz günlerde Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından yayımlandı. Buna göre tıp fakültelerinde 57, hukukta 328, ilahiyatta ise 653 kontenjan açığı bulunuyor. Ek yerleştirmeden, bu yıl hiçbir üniversiteye kayıt hakkı kazanamamış veya açık öğretimin kontenjansız programlarına yerleştirilmiş adaylar başvurabilecek. İlk yerleştirmelere göre 4 yıllık fakülteler ya da 2 yıllık meslek yüksekokullarından herhangi bir yeri kazananlar, kayıt yaptırsın ya da yaptırmasın yararlanamayacak. Ancak açık öğretim fakültesinin kontenjan sınırı olmayan bölümünü kazananlar ve özel yetenek sınavı ile yerleşenler isterlerse ek yerleştirmeden faydalanabilecek.Ek yerleştirmede bilinçsiz tercih yapmaktan kaçınmak gerektiği uyarısı yapan FEM Yayın Merkezi Rehberlik Koordinatörü Faruk Ardıç öğrencilere şu tavsiyelerde bulundu: “Adaylar kesinlikle okumayacakları, bilgi sahibi olmadıkları yerleri tercih etmemeli. Danışmanlarından bilgi alarak tercih yapmalı. Liste hazırlamadan önce her aday kendisine, ‘bu bölümü kazansam okur muyum?’ sorusunu sormalı. Gitmeyecekleri bölümleri yazmamalı. Bir de tercih ettiği bölümün özel şartlarını taşımayan adaylar, ÖSYM tarafından yerleştirilse dahi kayıt yaptıramayacak. Bu yüzden programların özel şartları muhakkak okunmalı.”30 Eylül Pazartesi saat 23.59’a kadar sürecek olan ek yerleştirme başvuruları, internet üzerinden veya başvuru merkezleri aracılığıyla yapılabilecek. Başvuru merkezleri, resmi iş günü ve saatleri içinde 3 lira karşılığında hizmet verecek. İnternet üzerinden işlem yapmak isteyenler ise https://ais.osym.gov.tr/ adresinden forma ulaşabilecek.Tercih yapacak öğrencinin puanının istediği programın taban puanına eşit veya fazla olması gerekiyor. Taban puanı oluşmamış bölümler için öğrencinin ilgili puan türünde baraj puanı almış olması yeterli. Merkezi yerleştirmede örgün bir lisans programına giren ve açık öğretim fakültelerinde kontenjan sınırlaması olan bölümlere yerleşenler, kontenjan sınırlaması olmayan ön lisans programlarını tercih edebilecek. Özel yetenek sınavı ile bir yükseköğretim programına yerleştirilmiş olanlar, ek yerleştirme için tercih yapabilecek.Yeni bölümler umut vaat ediyorÇok tercih edilen üniversitelerden Boğaziçi’nde 22, Koç’ta 42, Sabancı’da 16 ve Galatasaray’da ise 11 boş kontenjan var. Türkiye’de ilk kez bu yıl Gaziantep Üniversitesi’nde açılan optik ve akustik mühendisliği bölümü 31 kişi alacak. Bu bölümden mezun olanlar, teknolojik cihazların üretildiği fabrikalarda, iletişimle ilgili şirketlerde, emniyet ve savunma sanayiinde çalışabilecek. Yeni açılan bölümlerden biri de Acıbadem Üniversitesi’nde. Beslenme ve diyetetik bölümüne 40 öğrenci alınacak. Bahçeşehir de bu yıl 30 kişilik çocuk gelişimi bölümü açtı. Fatih Üniversitesi’nin yeni bölümü mimarlıkta ise 55 adaya yer var. Bazı devlet üniversitelerindeki kontenjan sayıları şöyle:Bingöl Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği: 206Aksaray Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri: 84Bülent Ecevit Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık: 82Afyon Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı: 62Uşak Üniversitesi Nanoteknoloji Mühendisliği: 31Düzce Üniversitesi Çerkez Dili ve Edebiyatı: 21
Zaman
Güncel
26.09.2013
238binadayaüniversiteiçinikincişans238 bin adaya üniversite için ikinci şans
TSK artık yerli firmaları tercih ediyor
Zaman
24.08.2013
04:27
Savunma sanayii ihracatçıları, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin silah alımında yerli firmaları tercih etmesinin kendileri için önemli bir referans olduğunu ifade ediyor. Savunma ve Havacılık Sanayii İhracatçıları Birliği Başkanı Latif Aral Aliş, ihracatı artırmak için tanıtım grubu kuracaklarını söyledi.Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) ihtiyaca dönük satın alımlarında yerli oranı yabancıya geçti. Yabancı ülkelerden aldığı ağır sanayi ürünleriyle hep eleştiri konusu olan Silahlı Kuvvetler’de artık yerli ürünlerin ağır bastığını söyleyen Savunma ve Havacılık Sanayii İhracatçıları Birliği (SSI) Başkanı Latif Aral Aliş, “TSK satın almalarında yerli oranı yüzde 54 oldu.” dedi.Latif Aral Aliş, Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı’nın (NATO) ABD’den sonra en büyük ikinci ordusu TSK’ya ürün satmanın yurtdışında önemli bir prestij olduğunu kaydetti. Aliş, “Savunma sanayiinde genelde devletlerle çalışıldığı için, TSK önemli bir referans. Bunu devlet, bir teşvik mekanizmasına çevirebilirse, yani Silahlı Kuvvetler ihtiyacı olmasa da alıp envanterine koyarsa, Türk ihracatçıları yurtdışında daha etkili mal satımı gerçekleştirecektir.” dedi. Aslında sektörün bu yıl ilk 7 ayına ait veriler dikkate alındığında etki gözlemlenebiliyor. Nitekim sektörün 2008 yılında toplam ihracatı 600 milyon dolardı. TSK’daki yerli satın almalar da yüzde 50’nin altındaydı. Bu sebeple ihracat 2011’de yavaş bir ilerleme ile 883 milyon dolara ulaşmıştı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin referansı ile birlikte geçen yıl toplamında ihracatı 1,26 milyar dolara ulaştırdıklarını ifade eden Aliş, bu yıl ilk 7 ayda da 781 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiklerini açıkladı. Yıl sonunda rakamı 1,5 milyar dolara, 2016 sonunda ise 4 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini söyleyen Aliş, “2023’te ise 25 milyar dolar ihracat hedefliyoruz.” diye konuştu. Sektörün hedef doğrultusunda ilerlediği gözleniyor. 1,5 yıl önce 65 şirket ile savunma sanayii ihracatını artırmak için kurulan SSI’da üye sayısı 195’e ulaştı. Bu rakamın gelecek yıl sonunda 400’ü bulacağı bilgisini veren Aliş, “Savunma sanayii ülke duruşunu ve prestijini etkiliyor. Bu sebeple artışı hızlandırmak için Savunma Sanayii Havacılık Tanıtma Grubu kuracağız.” açıklamasında bulundu. Bu grup, ihracatçı üye firmaların cirosundan binde 5 oranında alınacak bütçe ile çalışma yapacak. Aliş, Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın çeşitli ülkelerde açtığı ve açacağı ofisleri de kullanacaklarını söyledi. Dünya savunma sanayii ticaretinin yüzde 75’ini ABD, İngiltere, Çin, Almanya, Fransa, Rusya ve İtalya olmak üzere 7 ülke gerçekleştiriyor. Yüzde 20’yi ise geri kalan 205 ülkenin paylaştığını kaydeden Aliş, Türkiye’nin bu alandaki etkinliğini artıracaklarını kaydetti. Mevcut verilere göre savunma sanayii ihracat artış oranı Türkiye ortalamasının 3 kat üzerinde. Ayrıca Türkiye’de ticari malların ihracatında ortalama kilogram fiyat 1,5 dolarken, bu rakam savunma sanayiinde 26 dolar. Havelsan Genel Müdürü Sadık Yamaç’ın önceki hafta “9 milyon dolara bir CD sattık.” açıklaması sektör ihracatında kilogram fiyatı yüksekliğini örnekliyor. Bu alana yoğunlaşılması gerektiğini söyleyen Birlik Başkanı Aliş, Ar-Ge çalışmalarında devlet desteğinin iyi durumda olduğunu söyledi. Savunma sanayiinin Türkiye’deki Ar-Ge harcamaları 772 milyon dolara ulaştı. Bunun 550 milyon doları devlet desteğiyle gerçekleştiriliyor. Sektörde ise devlet şirketleri daha çok havacılıkta etkili iken, özel sektör kara taşıtları, denizcilik ve hafif silahlar satışında öne çıkıyor.Aşırı değerli doların savunma sanayii ihracatını olumsuz etkilemeyeceğini kaydeden Birlik Başkanı Aliş, “Çünkü dolarla alıp dolarla satıyoruz. Ayrıca ürünlerimizdeki yerlilik oranı yüzde 54 oldu. Bizim üzerinde çalıştığımız projeler 3 ya da 6 aylık değil 2, 4 veya 10 yıllık projeler.” dedi. Latif Aral Aliş, ‘Merdiven altı üretim sektörde mevcut mu? Ayrıca yurtdışına silah kaçakçılığı yapılıyor mu?’ sorularına, “Mümkün değil. Silah kaçırılma olamaz çünkü bu sektörde şirketlerin ziyaretçileri bile bakanlığa bildirilmek zorunda. Kaçırılan silahlar da dikkat edin hep oyuncak.” dedi. Yurtiçine giren silahlar hakkında ise bilgi sahibi olmadığını kaydeden Aliş, sektörde merdiven altı üretimin ise bulunmadığını ifade etti.
Zaman
En Çok Okunan
24.08.2013
TSKartıkyerlifirmalarıtercihediyorTSK artık yerli firmaları tercih ediyor
TSK artık yerli firmaları tercih ediyor
Zaman
24.08.2013
01:53
Savunma sanayii ihracatçıları, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin silah alımında yerli firmaları tercih etmesinin kendileri için önemli bir referans olduğunu ifade ediyor. Savunma ve Havacılık Sanayii İhracatçıları Birliği Başkanı Latif Aral Aliş, ihracatı artırmak için tanıtım grubu kuracaklarını söyledi.Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) ihtiyaca dönük satın alımlarında yerli oranı yabancıya geçti. Yabancı ülkelerden aldığı ağır sanayi ürünleriyle hep eleştiri konusu olan Silahlı Kuvvetler’de artık yerli ürünlerin ağır bastığını söyleyen Savunma ve Havacılık Sanayii İhracatçıları Birliği (SSI) Başkanı Latif Aral Aliş, “TSK satın almalarında yerli oranı yüzde 54 oldu.” dedi.Latif Aral Aliş, Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı’nın (NATO) ABD’den sonra en büyük ikinci ordusu TSK’ya ürün satmanın yurtdışında önemli bir prestij olduğunu kaydetti. Aliş, “Savunma sanayiinde genelde devletlerle çalışıldığı için, TSK önemli bir referans. Bunu devlet, bir teşvik mekanizmasına çevirebilirse, yani Silahlı Kuvvetler ihtiyacı olmasa da alıp envanterine koyarsa, Türk ihracatçıları yurtdışında daha etkili mal satımı gerçekleştirecektir.” dedi. Aslında sektörün bu yıl ilk 7 ayına ait veriler dikkate alındığında etki gözlemlenebiliyor. Nitekim sektörün 2008 yılında toplam ihracatı 600 milyon dolardı. TSK’daki yerli satın almalar da yüzde 50’nin altındaydı. Bu sebeple ihracat 2011’de yavaş bir ilerleme ile 883 milyon dolara ulaşmıştı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin referansı ile birlikte geçen yıl toplamında ihracatı 1,26 milyar dolara ulaştırdıklarını ifade eden Aliş, bu yıl ilk 7 ayda da 781 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiklerini açıkladı. Yıl sonunda rakamı 1,5 milyar dolara, 2016 sonunda ise 4 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini söyleyen Aliş, “2023’te ise 25 milyar dolar ihracat hedefliyoruz.” diye konuştu. Sektörün hedef doğrultusunda ilerlediği gözleniyor. 1,5 yıl önce 65 şirket ile savunma sanayii ihracatını artırmak için kurulan SSI’da üye sayısı 195’e ulaştı. Bu rakamın gelecek yıl sonunda 400’ü bulacağı bilgisini veren Aliş, “Savunma sanayii ülke duruşunu ve prestijini etkiliyor. Bu sebeple artışı hızlandırmak için Savunma Sanayii Havacılık Tanıtma Grubu kuracağız.” açıklamasında bulundu. Bu grup, ihracatçı üye firmaların cirosundan binde 5 oranında alınacak bütçe ile çalışma yapacak. Aliş, Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın çeşitli ülkelerde açtığı ve açacağı ofisleri de kullanacaklarını söyledi. Dünya savunma sanayii ticaretinin yüzde 75’ini ABD, İngiltere, Çin, Almanya, Fransa, Rusya ve İtalya olmak üzere 7 ülke gerçekleştiriyor. Yüzde 20’yi ise geri kalan 205 ülkenin paylaştığını kaydeden Aliş, Türkiye’nin bu alandaki etkinliğini artıracaklarını kaydetti. Mevcut verilere göre savunma sanayii ihracat artış oranı Türkiye ortalamasının 3 kat üzerinde. Ayrıca Türkiye’de ticari malların ihracatında ortalama kilogram fiyat 1,5 dolarken, bu rakam savunma sanayiinde 26 dolar. Havelsan Genel Müdürü Sadık Yamaç’ın önceki hafta “9 milyon dolara bir CD sattık.” açıklaması sektör ihracatında kilogram fiyatı yüksekliğini örnekliyor. Bu alana yoğunlaşılması gerektiğini söyleyen Birlik Başkanı Aliş, Ar-Ge çalışmalarında devlet desteğinin iyi durumda olduğunu söyledi. Savunma sanayiinin Türkiye’deki Ar-Ge harcamaları 772 milyon dolara ulaştı. Bunun 550 milyon doları devlet desteğiyle gerçekleştiriliyor. Sektörde ise devlet şirketleri daha çok havacılıkta etkili iken, özel sektör kara taşıtları, denizcilik ve hafif silahlar satışında öne çıkıyor.Aşırı değerli doların savunma sanayii ihracatını olumsuz etkilemeyeceğini kaydeden Birlik Başkanı Aliş, “Çünkü dolarla alıp dolarla satıyoruz. Ayrıca ürünlerimizdeki yerlilik oranı yüzde 54 oldu. Bizim üzerinde çalıştığımız projeler 3 ya da 6 aylık değil 2, 4 veya 10 yıllık projeler.” dedi. Latif Aral Aliş, ‘Merdiven altı üretim sektörde mevcut mu? Ayrıca yurtdışına silah kaçakçılığı yapılıyor mu?’ sorularına, “Mümkün değil. Silah kaçırılma olamaz çünkü bu sektörde şirketlerin ziyaretçileri bile bakanlığa bildirilmek zorunda. Kaçırılan silahlar da dikkat edin hep oyuncak.” dedi. Yurtiçine giren silahlar hakkında ise bilgi sahibi olmadığını kaydeden Aliş, sektörde merdiven altı üretimin ise bulunmadığını ifade etti.
Zaman
Ekonomi
24.08.2013
TSKartıkyerlifirmalarıtercihediyorTSK artık yerli firmaları tercih ediyor
TSK artık yerli firmaları tercih ediyor
Zaman
24.08.2013
01:53
Savunma sanayii ihracatçıları, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin silah alımında yerli firmaları tercih etmesinin kendileri için önemli bir referans olduğunu ifade ediyor. Savunma ve Havacılık Sanayii İhracatçıları Birliği Başkanı Latif Aral Aliş, ihracatı artırmak için tanıtım grubu kuracaklarını söyledi.Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) ihtiyaca dönük satın alımlarında yerli oranı yabancıya geçti. Yabancı ülkelerden aldığı ağır sanayi ürünleriyle hep eleştiri konusu olan Silahlı Kuvvetler’de artık yerli ürünlerin ağır bastığını söyleyen Savunma ve Havacılık Sanayii İhracatçıları Birliği (SSI) Başkanı Latif Aral Aliş, “TSK satın almalarında yerli oranı yüzde 54 oldu.” dedi.Latif Aral Aliş, Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı’nın (NATO) ABD’den sonra en büyük ikinci ordusu TSK’ya ürün satmanın yurtdışında önemli bir prestij olduğunu kaydetti. Aliş, “Savunma sanayiinde genelde devletlerle çalışıldığı için, TSK önemli bir referans. Bunu devlet, bir teşvik mekanizmasına çevirebilirse, yani Silahlı Kuvvetler ihtiyacı olmasa da alıp envanterine koyarsa, Türk ihracatçıları yurtdışında daha etkili mal satımı gerçekleştirecektir.” dedi. Aslında sektörün bu yıl ilk 7 ayına ait veriler dikkate alındığında etki gözlemlenebiliyor. Nitekim sektörün 2008 yılında toplam ihracatı 600 milyon dolardı. TSK’daki yerli satın almalar da yüzde 50’nin altındaydı. Bu sebeple ihracat 2011’de yavaş bir ilerleme ile 883 milyon dolara ulaşmıştı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin referansı ile birlikte geçen yıl toplamında ihracatı 1,26 milyar dolara ulaştırdıklarını ifade eden Aliş, bu yıl ilk 7 ayda da 781 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiklerini açıkladı. Yıl sonunda rakamı 1,5 milyar dolara, 2016 sonunda ise 4 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini söyleyen Aliş, “2023’te ise 25 milyar dolar ihracat hedefliyoruz.” diye konuştu. Sektörün hedef doğrultusunda ilerlediği gözleniyor. 1,5 yıl önce 65 şirket ile savunma sanayii ihracatını artırmak için kurulan SSI’da üye sayısı 195’e ulaştı. Bu rakamın gelecek yıl sonunda 400’ü bulacağı bilgisini veren Aliş, “Savunma sanayii ülke duruşunu ve prestijini etkiliyor. Bu sebeple artışı hızlandırmak için Savunma Sanayii Havacılık Tanıtma Grubu kuracağız.” açıklamasında bulundu. Bu grup, ihracatçı üye firmaların cirosundan binde 5 oranında alınacak bütçe ile çalışma yapacak. Aliş, Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın çeşitli ülkelerde açtığı ve açacağı ofisleri de kullanacaklarını söyledi. Dünya savunma sanayii ticaretinin yüzde 75’ini ABD, İngiltere, Çin, Almanya, Fransa, Rusya ve İtalya olmak üzere 7 ülke gerçekleştiriyor. Yüzde 20’yi ise geri kalan 205 ülkenin paylaştığını kaydeden Aliş, Türkiye’nin bu alandaki etkinliğini artıracaklarını kaydetti. Mevcut verilere göre savunma sanayii ihracat artış oranı Türkiye ortalamasının 3 kat üzerinde. Ayrıca Türkiye’de ticari malların ihracatında ortalama kilogram fiyat 1,5 dolarken, bu rakam savunma sanayiinde 26 dolar. Havelsan Genel Müdürü Sadık Yamaç’ın önceki hafta “9 milyon dolara bir CD sattık.” açıklaması sektör ihracatında kilogram fiyatı yüksekliğini örnekliyor. Bu alana yoğunlaşılması gerektiğini söyleyen Birlik Başkanı Aliş, Ar-Ge çalışmalarında devlet desteğinin iyi durumda olduğunu söyledi. Savunma sanayiinin Türkiye’deki Ar-Ge harcamaları 772 milyon dolara ulaştı. Bunun 550 milyon doları devlet desteğiyle gerçekleştiriliyor. Sektörde ise devlet şirketleri daha çok havacılıkta etkili iken, özel sektör kara taşıtları, denizcilik ve hafif silahlar satışında öne çıkıyor.Aşırı değerli doların savunma sanayii ihracatını olumsuz etkilemeyeceğini kaydeden Birlik Başkanı Aliş, “Çünkü dolarla alıp dolarla satıyoruz. Ayrıca ürünlerimizdeki yerlilik oranı yüzde 54 oldu. Bizim üzerinde çalıştığımız projeler 3 ya da 6 aylık değil 2, 4 veya 10 yıllık projeler.” dedi. Latif Aral Aliş, ‘Merdiven altı üretim sektörde mevcut mu? Ayrıca yurtdışına silah kaçakçılığı yapılıyor mu?’ sorularına, “Mümkün değil. Silah kaçırılma olamaz çünkü bu sektörde şirketlerin ziyaretçileri bile bakanlığa bildirilmek zorunda. Kaçırılan silahlar da dikkat edin hep oyuncak.” dedi. Yurtiçine giren silahlar hakkında ise bilgi sahibi olmadığını kaydeden Aliş, sektörde merdiven altı üretimin ise bulunmadığını ifade etti.
Zaman
Ana Sayfa
24.08.2013
TSKartıkyerlifirmalarıtercihediyorTSK artık yerli firmaları tercih ediyor
Savunma sanayiinde bir ilk yaşanıyor
En Son Haber
06.06.2012
03:01
Türk tersaneleri, 1.5 milyar dolarlık ihale için yarışıyor.
En Son Haber
Son Dakika
06.06.2012
SavunmasanayiindebirilkyaşanıyorSavunma sanayiinde bir ilk yaşanıyor
Bu uçaklar Türkiye'de üretildi - Foto
Samanyolu Haber
15.05.2011
13:48
Türkiye hayalet uçakların ilk örneğini 1948de üretilmiş. Sonra neler olmuş derseniz;

Türkiyenin kendi savaş uçağını ve kendi uçak gemisini yapmasının tartışıldığı 2000li yıllarda, bundan 70 yıl önce Türk savunma sanayiinde neler yapabildiği dikkat çekiyor. Türkiyenin tam 70 yıl önce kendi uçağını yaptığını hatta üretilen bu uçakların bir kısmının yurtdışına satıldığını muhtemelen duymuşsunuzdur. Bugün terörle mücadelede en etkin yöntemlerden olan hayalet uçağın ilk örneği de daha sonra geliştirilmek üzere 1940lı yıllarda üretilmiş. Türkiye 1927 ile 1952 yılları arasında 13 farklı modelde toplam 351 adet uçak üretmiş. Hatta üretilen bu uçaklardan Danimarka ve Hollandaya ihraç bile etmişiz. Türkiye hayalet uçakların ilk örneğini de yine o yıllarda üretmiş. Bugünkü hayalet uçakların benzeri olan uçak modeli 1948de üretilmiş. Sadece 1 adet üretilen uçak daha sonra kullanışsız ve uçmaya elverişli değil denilerek üretim durdurulmuş. Yine Türkiyede ilk yolcu uçağı modeli 1944de üretilmiş. MKE tarafından üretilen uçaktan 25 adet üretim planlanmış 6 adet üretildikten sonra durdurulmuş. Türkiyenin güçlenmesini ve kendi savunma sanayiini kurmasını istemeyen dış güçler ve içerdeki uzantıları o derin eli devreye sokarak bütün bu üretimlerin durdurulmasını sağlamışlar. Bundan 70-80 yıl önce ilk uçaklarımızın üretildiği uçak fabrikası ne olmuş dersiniz ? Düdüklü tencere fabrikasına dönüştürülmüş. Evet; uçak fabrikası tencere fabrikası haline getirilmiş. Türkiye kendisine kaybettirilen en az 70-80 yıllık bu sürede maalesef dışa bağımlı hale getirilmiş. İşte bu maketler Türkiyenin ürettiği uçakların birer kopyası. Bu gerçek insanın içini acıtıyor değil mi ?
Samanyolu Haber
Son Dakika
15.05.2011
BuuçaklarTürkiyedeüretildi-FotoBu uçaklar Türkiyede üretildi - Foto
Anadolu Pars'ı Dubai'de üretilecek
Samanyolu Haber
24.02.2011
10:37
Malezya ile 600 milyon $lık anlaşma yapan FNSS, Dubaide kurulacak fabrikada bölge için zırhlı araç üretecek.

Son yıllarda atak yapan Türk savunma sanayisi ilk kez yurtdışı üretime geçecek Önceki gün Malezya Hükümeti ile Ankarada imzaladığı ihracat anlaşmasıyla, 600 milyon dolarlık sipariş alarak Türk savunma sanayiinde bir rekora imza atan FNSS Savunma Sistemleri yeni bir atağa daha hazırlanıyor. Birleşik Arap Emirliklerinin Başkenti Abu Dabide düzenlenen Uluslararası Savunma Fuarında (IDEX) Dubaili Al Jaber ile ön mutabakat anlaşması imzalayan FNSS, savunma sanayisinde milyar dolarlık iş bağlarken, yurtdışından üretimin kapılarını da açtı. Yen işbirliği anlaşmasıyla Dubaide fabrika kuracaklarını belirten FNSS Savunma Sanayi Genel Müdürü Nail Kurt, Bu işbirliği üretime geçtiğinde en büyük proje unvanını kazanacak dedi. Nail Kurt, söz konusu anlaşmasıyla Dubaide 400 adedi bulan ve değeri 1 milyar doları bulan Pars zırhlısı üretimi gerçekleştireceklerini söyledi. Üretim gelen talebe göre daha sonraki yıllarda artabilecek. Kurt, aracının bazı parçalarının da Türkiyeden gönderileceğini belirtti. İşbirliği aynı zamanda bugüne kadar dünyanın en büyük savunma sanayii ithalatçıları arasında yer alan Türkiyenin aynı sektörde teknoloji satan üretici bir ülke haline gelmesi nedeniyle de büyük önem taşıyor. BATI TAKLİT EDER Anadoluda gücü temsil ettiği için Pars adını verdikleri aracın 4X4, 6X6 ve 8X8 olmak üzere 3 farklı modelde üretildiğini kaydeden Kurt, 8X8, dünyada bu alandaki en son teknolojik özelliğe sahip bir araç. Pars 8X8 Batının taklit edeceği bir ürün dedi. Kurt, son dönemde devletten iş bağlantısı ve tanıtım konusunda ciddi destek aldıklarını kaydetti. Hızı otomobille yarışıyor Türk mühendislerince tasarlanan taktik tekerlekli zırhlı personel taşıyıcı olan Pars, 500-600 beygir gücünde, dizel motorlu, saatte 120 kilometre hız yapabiliyor. Suda da ilerleyebilen 12 kişi kapasiteli Pars, yüzde 70 meyilli yerlere tırmanabiliyor. 8 metre uzunluğunda 2.7 metre genişliğinde ve 2.17 metre yüksekliğinde olan araç, 8.3 ton yük taşıma kapasitesine sahip. Üretim artabilir 2012de hayata geçecek olan proje ile 400 araçlık Pars 8X8 üretimi planlanıyor. Aracın bazı parçaları Türkiyede üretilecek, Birleşik Arap Emirliklerine gönderilecek ve orada hattan çıkacak. Kurt, projenin fizibilite çalışmasında 400 araçlık olan üretim miktarının ise gelecek yıllarda daha da artabileceğini söyledi. SABAH
Samanyolu Haber
Son Dakika
24.02.2011
AnadoluParsıDubaideüretilecekAnadolu Parsı Dubaide üretilecek
Dışa bağımlılığı bitiren anlaşma
Samanyolu Haber
04.01.2011
17:22
Vestel Savunma ile Savunma Sanayi Müsteşarlığı arasında Taktik İnsansız Hava Aracı Geliştirme Projesi Sözleşmesi imzalandı.

Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Mini insansız hava araçları, Taktik İHAlar ve ANKA uçaklarımız ile birlikte insansız hava araçları alanındaki dışa bağımlılığımız tamamen sona erdirilmiş bulunmaktadır dedi. Vestel Savunma ile Savunma Sanayi Müsteşarlığı arasında Taktik İnsansız Hava Aracı Geliştirme Projesi Sözleşmesi imzalandı. Bakan Gönül, törende yaptığı konuşmada, savunma sanayiinde havacılık alanında yürütülen çalışmaların artık belirli bir olgunluğa erişmeye başladığını belirtti. T-38 Jet Eğitim Uçağı Modernizasyon Projesi kapsamında Türk mühendisler tarafından geliştirilen görev bilgisayarı ile ilk uçuşun geçtiğimiz günlerde yapıldığını, uçuş testlerinin başarıyla devam ettiğini anlatan Gönül, yine modernizasyonu tamamen Türk savunma sanayisi tarafından gerçekleştirilen C-130 uçaklarının uçuş testlerine de yakında başlanacağını kaydetti. İnsansız hava araçları alanında ise TAI tarafından geliştirilen ANKA uçağının, geçen hafta perşembe günü ilk uçuşunu gerçekleştirdiğini ifade eden Gönül, ilk ANKA uçağına katılacak ikinci ve üçüncü prototiplerin de tamamlanması ile kapsamlı bir uçuş test programını 2011 yılı içinde yapacaklarını belirtti. -168 ADET MİNİ İHA, OPERASYONEL OLARAK KULLANILIYOR- İnsansız hava araçlarının dünya ordularının harekat konseptlerini değiştirmeye başladığını kaydeden Gönül, bu uçakların Türk silahlı Kuvvetleri envanterinde de 20 yıla yakın bir süredir kullanıldığını söyledi. Bakan Gönül, halihazırda 168 adet mini İHAnın operasyonel olarak kullanıldığını bildirdi. Yaklaşık 20 bin feet irtifada 10 saat kadar havada kalması beklenen Taktik İHA sistemleri alanında ise Kalebaykar ve Vestel Savunma şirketlerinin kendi öz kaynaklarıyla prototip uçaklar geliştirdiğini ve 2009 yılında bu uçakların uçuş testlerinin yapıldığını anlatan Gönül, Savunma Sanayi İcra Komitesi tarafından her iki firma ile de seri üretim sözleşmelerinin imzalanmasının kararlaştırıldığını anımsattı. Vestelin bu alanda yaptığı yatırıma büyük önem verdiklerini belirten Gönül, İnanıyorum ki Vestel bu yatırımları sonucunda sivil ve askeri alandaki teknolojiler arasındaki sinerjiyi başarı ile yakalayabilecektir diye konuştu. Savunma Sanayi alanındaki çalışmalara son 10 yılda hız verildiğini ifade eden Gönül, şöyle konuştu: Mutlulukla ifade edebilirim ki Mini İHAlar, Taktik İHAlar ve ANKA uçaklarımız ile birlikte insansız hava araçları alanındaki dışa bağımlılığımız tamamen sona erdirilmiş bulunmaktadır. Somut bir strateji çerçevesinde gerçekleştirilen çalışmalar neticesinde ulaşılan bu sonuçtan dolayı ülke sanayini kutluyorum. -MÜSTEŞAR BAYAR- Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar da söz konusu sözleşmenin kendileri için diğer proje sözleşmelerinden farklı olduğunu belirtti. Daha önce sözleşmeleri imzalayıp ürün için bir kaç yıl beklemeleri gerektiğini ifade eden Bayar, bu projede ise ürünün hazır olduğunu dile getirdi. İki şirketin yarıştığı bir prototip yarışması gerçekleştiğini anlatan Bayar, Vestel, bu projede, daha anlaşma yapılmadan 25 milyon dolar yatırım yaptı. Büyük bir kararlılıkla bu çalışmayı yürüttüler. Bu ürün bizim ihtiyaçlarımızı karşılayabilen bir ürün, ancak daha da geliştirilecek dedi. Önümüzdeki dönemde bunları Türk Silahlı Kuvvetlerine takdim edeceklerini anlatan Bayar, bunun dışında Vestelin üzerinde çalıştığı mini insansız hava araçları projesinin bulunduğunu ve bu araçların TSKya verildiğini hatırlattı. Bayar 24 saat havada kalabilen ANKA projesinde de ilk uçuşun perşembe günü gerçekleştirdiğini bildirdi. Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Zorlu ise Zorlu Holdingin faaliyet gösteren her sektörde fark yaratmayı başaran bir grup olduğunu söyledi. Bunun Ar-Geye verdikleri önemden kaynaklandığını anlatan Zorlu, savunma sanayinin de son yıllarda üzerinde durmaya başladıkları ve iddialı oldukları bir alan olduğunu kaydetti. Üretilen Taktik İnsansız Hava Aracı Karayelin, Vestelin Ar-Ge üretiminin savunma sanayine bir yansıması olduğu dile getiren Zorlu, şöyle konuştu: Vestel Savunma 2005ten bu yana kendi öz kaynağıyla sürdürdüğü çalışmalarda, Mini, Eğitim ve Taktik olmak üzere üç farklı grupta insansız hava aracı sistemi geliştirdi. Bu sistemlerin geliştirilmesinde tamamen yerli insan kaynağına yer veren Vestel Savunma, şimdiye kadar 20 milyon doları aşkın yatırımı kendi öz kaynağından karşıladı. İnsansız hava araçları alanında Türk savunma ve havacılık sektöründe özel sektöre öncülük etmekten ve Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyaçlarının yurt içinden karşılanmasına katkıda bulunmaktan gurur duyuyoruz. Zorlu Grubu olarak, teknolojiye ve yaptığımız yatırımlar
Samanyolu Haber
Son Dakika
04.01.2011
DışabağımlılığıbitirenanlaşmaDışa bağımlılığı bitiren anlaşma
Yerli savaş uçağı için altyapı hazır
Samanyolu Haber
20.12.2010
09:36
1930 ve 40larda kısa süreli de olsa uçak imal eden ve halen yabancılarla ortak üretimi sürdüren Türkiye, yerli savaş uçağı için düğmeye bastı.

Geçen haftaki Savunma Sanayi İcra Komitesi toplantısında 2016da imalata başlanması kararlaştırıldı. Yetkililer, Türkiyenin kendi uçağını üretmek için gerekli teknik altyapı ve tecrübeye sahip olduğuna dikkat çekiyor. Türkiyenin 74 yıl önce başlayan yerli uçak üretme projesi birçok sefer teşebbüs edilmesine rağmen çeşitli gerekçelerle rafa kaldırıldı. Geçen hafta yapılan Savunma Sanayi İcra Komitesi (SSİK) toplantısında gelecek 10 yılda savaş uçağı üretimine başlanması kararı alındı. Projenin ilk etabı olan kavramsal tasarıma 20 milyon liralık kaynak ayrılacak. 2016da seri üretime başlanırken, cumhuriyetin 100. yılı 2023te de ihracata başlanacak. Türkiye, 1930lu yıllarda Almanlar, Polonyalılar ve İngilizlerle lisans anlaşması yaparak uçak üretti. Bu projelerden vazgeçse de sonraki yıllarda çalışmalara devam ederek uçak mühendisliği konusunda tecrübesi oluştu. Ayrıca, çok uluslu F-35 üretimi projesinde Amerika, İngiltere, Hollanda ve İtalya gibi ülkelerle beraber çalışıyor. Savunma kaynakları, Türkiyenin kendi savaş uçağını üretebilecek teknolojiye sahip olduğunu, gerekli yatırımların da yapılmasıyla birlikte projenin başarıyla sonuçlanacağını kaydediyor. İlk Türk savaş uçağının hayata geçirilmesi için siyasi istikrarın da önemine dikkat çeken yetkililer, hükümetin verdiği desteğin önemine dikkat çekiyor. Diğer taraftan, alternatif işbirlikleri de gündemde. Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Güney Kore ile işbirliği seçeneğinin de masada olacağını açıklamıştı. Edinilen bilgilere göre, Güney Koreden üst düzey yetkililer bizzat Başbakan Erdoğanla görüşerek işbirliği teklifinde bulundu. Türkiyenin 2020li yıllarda, ABDden alacağı 100 adet F-35 ile birlikte kendi üreteceği avcı savaş uçaklarını kullanmak istediği ifade ediliyor. Şu anda Hava Kuvvetlerinde bulunan F-4ler ise zamanla envanterden çıkarılacak. İlk yerli savaş uçağının tasarım ve imalatı aşamalarında, Tusaş-Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TAI) ve Tusaş Motor Sanayii AŞ (TEI) öncü kuruluşlar olacak. 2015 yılından itibaren uçak motorları tasarlamayı ve üretmeyi hedefleyen TEI, dünya standartlarında tasarım imkânına sahip TAI ile milli uçak tasarımına yoğunlaşacak. TAInin ve TEInin, aldıkları uluslararası ihalelerle, havacılık sanayiinde bir dünya şirketi olduğunu belirten uzmanlar, bugün birçok sivil ve askerî uçak aksamında her iki kuruluşun da parçalarının bulunduğunu vurguluyor. TEI, 33 farklı tipteki askerî ve ticari motor programları için yaklaşık 600 farklı parça üretimi yapıyor. 25 yıl önce F-16 uçaklarının F-110 motorları için bir proje şirketi niteliğinde kurulan TEI, 2015ten itibaren uçak motorları tasarlamayı ve üretmeyi, 2020den itibaren de yılda 1,5-2 milyar dolarlık satış yapmayı hedefliyor. Yerli uçak geliştirme projesi için TAI ve TEInin de içinde bulunacağı ayrı bir şirket kurulabileceği de konuşuluyor. Ayrı bir bütçe ve fon ayrılacak olan yeni şirkete, TAI ve TEInin yanı sıra Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı içindeki savunma sanayii şirketlerinin yanı sıra özel sektörde bu konuda tecrübe kazanmış şirketler de dâhil edilebilir. İlk fabrika maaş farkı tartışması yüzünden kapatıldı Cumhuriyetin ilk yıllarında havacılık sanayiinin kurulması için çalışmalar başlatıldı. Türk Tayyare Cemiyeti ile Alman uçak üreticisi Junkers Flugzeugwerke A.G. arasında 15 Ağustos 1925te yapılan anlaşma gereğince, Türkiyede uçak ve motorlarını imal etmek amacıyla Tayyare ve Motor Türk AŞ (TOMTAŞ) kuruldu. Ancak 6 Ekim 1926da Kayseride açılan tesis, fabrikada çalışan Almanlara verilen yüksek ücretlerin bakım ve onarım maliyetlerini artırması, Alman ve Türk personel arasında huzursuzluğa yol açan ücret farkı, anlaşma gereği yükümlülüklerinden bazılarının yerine getirilmemesi gibi sebeplerden dolayı 28 Haziran 1928de kapatıldı. Daha sonraki yıllarda devreye sokulan üretim girişimleri de kısa süreli oldu. ZAMAN
Samanyolu Haber
Son Dakika
20.12.2010
YerlisavaşuçağıiçinaltyapıhazırYerli savaş uçağı için altyapı hazır
Büyük hayal gerçek oluyor
Samanyolu Haber
19.12.2010
11:23
Türkiyenin, tamamıyla yerli savaş uçağı üretme hayali en sonunda gerçekleşiyor.

Türkiyenin, tamamıyla yerli savaş uçağı üretme hayali, Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısının ardından yapılan açıklamayla, gerçekleşme sürecine girdi. En son Komite toplantısında, Hava Kuvvetleri Komutanlığının 2020li yıllardan sonraki jet eğitim uçağı ve muharip uçak ihtiyacının karşılanması amacıyla, ilk Türk savaş uçağının kavramsal tasarım yapılması ve bu çerçevede, Tusaş-Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ ile sözleşme görüşmelerine başlanması kararlaştırıldı. Toplantının ardından yapılan açıklamada, Türkiyede ilk defa bir savaş uçağının projelendirilmesi talimatı verildiği belirtilerek, Uçak, yeni nesil olacak. F4 uçaklarının görev sürelerinin bitişini karşılayacak şekilde F16 ve F35lerle beraber görev yapabilecek bir harp uçağı olacak ifadesi yer aldı. AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Türkiyenin ilk yerli savaş uçağının tasarım ve imalatı aşamalarında, Tusaş-Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TAI) ve Tusaş Motor Sanayii A.Ş (TEI) öncü kuruluşlar olacak. 2015 yılından itibaren uçak motorları tasarlamayı ve üretmeyi hedefleyen TEI, dünya standartlarında tasarım imkanına sahip TAI ile milli uçak tasarımına yoğunlaşacak. TAInin ve TEInin, aldıkları uluslararası ihalelerle, havacılık sanayiinde bir dünya şirketi olduğunu belirten uzmanlar, bugün, birçok sivil ve askeri uçak aksamında her iki kuruluşun da parçalarının bulunduğunu vurguluyorlar. Son 10 yıllık süreçte ise özgün ürün yelpazesi genişleyen Türk Savunma Sanayiinde, yerli trendi yeniden ivme kazandı. Tusaş Motor Sanayii A.Ş TEInin bugün 33 farklı tipteki askeri ve ticari motor programları için yaklaşık 600 farklı parça üretimi yaptığını ifade eden uzmanlar, Bindiğiniz her uçağın motorunda TEI fabrikalarında üretilen bir ya da bir kaç parça bulunuyor vurgusuyla TEInin uçak motoru imalatı kabiliyetine dikkat çekiyorlar. TEI, 2015 yılından itibaren uçak motorları tasarlamayı ve üretmeyi, 2020den itibaren de yılda 1,5-2 milyar dolarlık satış yapmayı hedefliyor. 25 yıl önce F-16 uçaklarının F-110 motorlarına için bir proje şirketi niteliğinde kurulan TEI, bugün üretimi, kalitesi, müşteri beklentilerini karşılayan teknolojik yapısının rekabetçi ürün ve hizmetleriyle dünyanın önde gelen üreticileriyle rekabet eden bir şirket konumuna geldi. Yüksek teknoloji ürünü makine ve teçhizatla donatılmış olan TAI, parça imalatından uçak montajı, uçuş testleri ve teslimine kadar son derece geniş üretim kabiliyetlerine sahip bir havacılık şirketi olarak, tasarımda da en son teknolojiyi kullanıyor. TAInin ana faaliyet alanları arasında Türkiye ve bölgedeki diğer ülkelerin envanterinde bulunan sabit ve döner kanatlı askeri ve ticari hava platformlarının modernizasyon, modifikasyon ve sistem entegrasyonu programları ile satış sonrası hizmetleri de bulunuyor. TAI, F-16ların elektronik harp ve yapısal tadilatları, S-2E Tracker Deniz Karakol Uçaklarının Yangın Söndürme Uçağına dönüştürülmesi, CN-235 uçağı ve Black Hawk Helikopterinin Özel Kuvvetler için modifikasyonları, Cougar AS-532 helikopterinin modernizasyonu, S-70 helikopterinin dijital kokpit modifikasyonu, CN-235 platformlarının Dz.K.K. ve S.G.Knın Deniz Karakol/Gözetleme görevleri için modifikasyonu ile B737-700 uçağının Havadan Erken İhbar ve Kontrol Uçağına (HİK) dönüştürülmesindeki tüm yapısal tadilatları ile sistem entegrasyon faaliyetleri bulunuyor. TAI ayrıca, Milli Sanayi Kuruluşu olarak Airbus Military S.L.ye ortak olup, Airbus (Fransa, Almanya, İspanya ve İngiltere), EADS CASA (İspanya) ve FLABEL (Belçika) havacılık firmalarıyla birlikte A400M uçağının tasarım ve geliştirme faaliyetlerine katılıyor. ATAK Taarruz/Taktik Keşif Helikopteri Programı nın ana yüklenicisi olan TAI, T-129 ATAK Helikopterinin kullanıcı ihtiyaçları doğrultusunda özgünleştirilmesi, üretilmesi ve entegre lojistik desteğinin sağlanması faaliyetlerini de gerçekleştiriyor. TAIde, 1200ü mühendis olmak üzere toplam 3000 kaliteli ve deneyimli personel çalışıyor. TAI, 1984 yılında serüvenine çok az kişiyle başladı, askeri projelerden kazandığı deneyimleri ticari projelere aktararak, bugün 1700 kalifiye çalışanı ve 50ye yakın farklı projesi ile bir Dünya Şirketi olma hedefine ulaştı. TAI ve TEInin, yerli savaş uçağı projesi tasarım sürecinde, tasarım mühendisi istihdamını enaz iki kat artırmak zorunda kalacağı belirtiliyor. Yerli uçak geliştirme projesi için TAI ve TEInin de içinde bulunacağı ayrı bir şirket kurulabileceği belirtiliyor. Ayrı bir bütçe ve fon ayrılacak olan yeni şirkete, TAI ve TEInin yanı sıra Türk Silahlı Kuvvetlerini Güç
Samanyolu Haber
Son Dakika
19.12.2010
BüyükhayalgerçekoluyorBüyük hayal gerçek oluyor
Türkiye kendi helikopter simülatörünü üretti
Zaman
14.12.2010
01:54
Türk savunma sanayiinde son dönemde yaşanan olumlu gelişmelere bir yenisi daha eklendi. Türkiye ilk kez kendi helikopter simülatörünü üretti.
Zaman
Güncel
14.12.2010
TürkiyekendihelikoptersimülatörünüürettiTürkiye kendi helikopter simülatörünü üretti
Başbakan Erdoğan müjdeyi verdi!
Samanyolu Haber
02.10.2010
13:17
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, son yıllarda yapılan yatırımlarla savunma sanayinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarının yerli kaynaklarla karşılanma oranının yüzde 25den yüzde 46ya çıktığını söyledi.

2010 sonunda bu oranın yüzde 50 olmasını hedeflediklerini belirten Erdoğan, askeri gemi inşaasında ise dışa bağımlılığın tamamen ortadan kalktığını vurguladı. A.D.İ.K Tersanesinde yapılan Ç151 Süratli Amfibi Gemisi düzenlenen törenle denize indirildi. Törene; Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın yanı sıra Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Erdal Ceylanoğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Ormiral Eşref Uğur Yiğit, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Aksay, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Hayri Kıvrıkoğlu, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Metin Ataç katıldı. Törende konuşan Başbakan Erdoğan, Süratli Amfibi Gemi Projesinin Deniz Kuvvetleri Komutanlığının etkinliğini ve caydırıcılığını artırmak için gerçekleştirildiğini dile getirdi. Proje kapsamında inşası tamamlanan ilk geminin bu gün suya indirildiğini anlatan Başbakan Erdoğan, gemilerin tamamen Türk mühendisleri tarafından tasarlanmasını dikkat çekti. Gemilerin silah atış kontrol sistemlerin de Milli Savunma Sanayi kuruluşlarından ASELSAN tarafından geliştirildiğine işaret eden Başbakan Erdoğan, Bütün bunlar askeri gemi inşa sanayimizde gelinen başarı seviyesini ortaya koyması bakımından gözler önüne sermesi bakımından gerçekten çok anlamlı. Diye konuştu. Süratli Amfibi Gemi Projesi kapsamında hedefin yüzde 75e varan katkı oranının hedeflendiğini aktaran Erdoğan, bunun da Türkiyenin artık savunma sanayinde çok farklı bir konuma geldiğini gösterdiğini aktardı. Denize indirme töreni yapılan geminin Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının ihtiyaçlarına yerli çözümler üreterek kaynakları Türkiyede kalmasını sağlayan bir yaklaşımın ürünü olduğunu belirten Erdoğan, Ülkemiz sanayine, mühendis ve teknisyenlerine duyduğumuz güvenen karşılıksız olmadığını bu gün karşımızdaki eserle görüyoruz. Dedi. Süratli Amfibi gemiler gibi Türk Savunma Sanayinin ihtiyaç duyduğu ileri teknoloji ürünü çok sayıda teçhizatın artık milli tasarım ve üretim projeleriyle tedarik edilebildiğinin altını çizen Erdoğan, savunma sanayi ürenlerinin de artık uluslar arası alanda rekabet edebilir seviyelere ulaştığını aktardı. Savunma sanayinin 2002 yılında TSKnın ihtiyacının sadece yüzde 25ini karşılayabildiğini hatırlatan Erdoğan, 2009 sonunda bu oranın yüzde 46ya çıkarıldığını, 2010 sonundaki hedefin ise savunma ihtiyaçlarının yüzde 50sinin Türkiyedeki firmalardan karşılanması olduğunu aktardı. Savunma sanayinin cirosu ve ihracat durumuna de değinen Erdoğan, Savunma sanayimizin cirosu 2002 yılında 1 milyar dolardı. 2009 sonunda 2,4 milyar doları yakaladı. 2010 sonunda da 3 milyar doları hedefine doğru koşuyoruz. Savunma sanayinde ihracatımız da büyük bir ivme kazanmaya başladı. 240 milyon dolardan 832 milyon dolara çıktı. 2011de hedef 1 milyar dolar. Diye konuştu. Özellikle askeri gemilerin ülkemizde inşası konusunda dışa bağımlılığın artık tamamen ortadan kalktığını belirten Başbakan Erdoğan, bugün suya indirilen süratli amfibi gemisinin donanma, savunma sanayine, Türkiye ve Türk milletine hayırlı olmasını diledi. Deniz Kuvvetleri Komutanı Eşref Uğur Yiğit de, Bir ülkenin gerçek gücü para ile satın alınmış silahlarla değil, bilim ve teknolojiyle bütünleşmiş ulusal üretim kapasitesine dayanır. Kıbrıs barış harekatının ardından ülkemize uygulanan ambargo, yurt dışına bağımlı bir harp sanayiinin ülkenin bekası için ne kadar acı sonuçlar doğuracağını bizlere yaşayarak öğretmiştir. Bu acı tecrübeyle Deniz Kuvetleri olarak savunma sanayiinde ulusal payımızı artıracak ciddi ve önemli adımlar attık. ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Başbakan Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner, bakanlar ve kuvvet komutanlarına plaket verildi. Daha sonra Ç151 Süratli Amfibi Gemisi törenle denize indirildi. Erdoğan, geminin denize indirilmesi sırasında alkışlarıyla destek verdi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
02.10.2010
BaşbakanErdoğanmüjdeyiverdiBaşbakan Erdoğan müjdeyi verdi
Türk yapımı 150 Heron gökyüzünde
Samanyolu Haber
29.07.2010
14:54
Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, tamamen Türk yapımı olan 150 dolayındaki küçük insansız hava aracının gökyüzünde dolaştığını söyledi.

Bakan Gönül, İzmirde Ege İhracatçı Birliklerini ziyaret etti. Birlik Koordinatör Başkanı Mustafa Türkmenoğlu ve birlik başkanları ile biraraya gelen Gönül, basına kapalı gerçekleşen toplantı öncesi açıklamalarda bulundu. Milli Savunma Bakanlığının, ülke ihracatına yaptığı katkıdan örnekler veren Vecdi Gönül, ihracatta en önemli hususlardan birinin savunma sanayii ihracatı olduğunu dile getirdi. Gönül, Bu, iki bakımdan önemlidir. Birincisi savunma sanayii ihracatıyla büyük rakamları elde etmek mümkündür. İkincisi ise savunma sanayii karakteri icabı ileri teknoloji ürünü mallar elde edilebilirse dışarı satılabilir. Burada çok büyük uluslararası bir rekabet var. Türkiye, savunma sanayiinde, elektronikte olsun, bilgisayar sistemlerinde olsun, makinada olsun önemli bir yere geldi. dedi. Bakan Gönül, ihracatta çok önemli bir rol oynayan ama Türkiyede önemi yeterince anlaşılamayan offset sistemini İzmirde de uygulamak istediklerini söyledi. Offset, pek çok ülkede milli ekonomilerin geliştirilmesi amacıyla uygulanan karşılıklı ticaret anlamına geliyor. Bu sistemde yapılan ihalelerde üretimin bir kısmı yerli olarak yapıldığı için teknoloji ülkeye geliyor. Bu sayede Aselsan, dünya sanayi devleri arasında 86. sıraya, ülke içinde büyük firmalar arasında ise 40. sıraya yükseldi. Bakan Gönül, sözleşmeyi yaparken yüzde 50 offseti şart koştuklarını belirterek, Temel kuralımız bu. Buna karşılık teminat alıyoruz. Offseti yerine getiremezse aldığımız teminat mektubunu paraya çeviriyoruz. Ki bugüne kadar offsetin yerine getirilmediği haller pek nadirdir. Offset sayesinde yepyeni sanayiler, belli sanayi kabiliyetleri kazanmıştır. diye konuştu. Mesela Alp Havacılık, TAYda sivil uçak parçalarının üretilmesi gibi offset örnekleri veren Bakan, Aselsanda TMS olarak isimlendirilen tenger sistemlerin üretilmesinin bunun bir örneği olduğunu söyledi. Böylece, Türkiyenin ileri teknolojide mesafe alabildiğini anlatan Bakan Gönül, Mesela Aselsan dünya savunma şirketleri arasında 86., ülkemizdeki şirketler arasında büyüklük bakımından 40. sıraya yükseldi. Makine Kimya 82. sıraya yükseldi. Burada bir gelişme var, bunun ihracat yönünü de hem kalitesiyle hem offset aracılığı ile geliştirmenin gayreti içindeyiz. Bugün bu işin uzmanı olan bir teşkilatta, bir grupta bulunuyoruz. dedi. Gönül, ihracatçılarla hem işbirliği hem yol göstericilik konusunda faydalı birgörüşme yapacaklarını kaydetti. Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, İzmirin savunma sanayiinde kan kaybettiğini, bu durumu değiştirmek için fırsatları değerlendirmeye çalıştıklarını anlattı. Kale Kalıpla uçak motor parçaları üretimi için anlaşma imzalayan Amerikan savunma devi Fred Whitneyi İzmir serbest bölgeye getirmeye çalıştıklarını anlatan Bakan, bunun İzmir için önemli bir gelişme olduğunu bildirdi. Bakan Gönül, şunları söyledi: Fırsat geldikçe devamını gönülden arzu ediyoruz. Diğer bir konu da bildiğiniz gibi BMCyi taktik zırhlı araçlar için merkez haline getirdik. 600 milyonluk bir ihale verdik, bunun 120 milyonunu piyasaya verme şartını da koyduk. Bu, yalnız Türkiyede değil, dünyada da çok az ülkenin üretebildiği ürünleri ihtiva ediyor. Nitekim ürünler teslim alınmaya başladı. Böylece İzmir, serbest bölge havacılık bakımından bir merkez olurken, BMCde zırhlı taktik araçlar bakımından bir merkez olur. İzmir savunma sanayinde bir hayli mesafe kaybetmişti, o mesafeyi kazanmış oluruz. Türkiyede bugün savunma sanayinde elektronikte olsun, bilgisayar sistemlerinde olsun, makinada olsun, uçakta olsun çok önemli bir yere geldiğini de kaydeden Bakan Gönül, daha evvel uçak sanayiinde hiç iddiası olmayan bir Türkiyenin bugün Avacsları, Heronları beraber üretmesi sebebiyle iddia sahibi olduğunu kaydetti. Ayrıca, Anka adı verilen ilk en büyük insansız hava aracının tamamen Türk malı olarak üretildiğini hatırlatan Bakan Gönül, Zaten mini olanlarda 150nin üzerinde şu anda semalarda pilotsuz uçaklar uçabilmektedir. Bunun yanında uçak modernizasyonu, gemi imalatı ve inşaası, korvet inşaatı, yeni tank inşaatı, hovetser imalatı bunlar iddialı olduğumuz hususlardır. Nitekim yine sekiz sene evveline bakarsak ihracatımız 200 milyon dolarlar civarındayken geçen sene savunma sanayi ve havacılıktaki ihracatımız 860 milyon doları buldu. Önümüzdeki sene çok daha iyi bir noktaya geleceğine inanıyoruz. dedi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
29.07.2010
Türkyapımı150HerongökyüzündeTürk yapımı 150 Heron gökyüzünde
Emekli subaylar lokantacılığa başladı
Samanyolu Haber
01.09.2009
05:15
İstanbulda anaokulu açan Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD), Konyada lokantacılığa soyundu. TESUD Alaaddin Şubesinin altındaki lokantanın adı Yıldız Sofrası.

Müşterilere verilen fişte TESUD Savunma, İnşaat, Turizm, Reklam, Eğitim, Ticaret, Sanayi AŞ yazıyor. İşletme, Ramazan nedeniyle iftarda da açık. Çevredeki esnafa paket servisi yapan emekli subaylar ilgiden memnun. TESUD ayrıca emekli personellerinin tecrübelerinden yararlanmak amacıyla Savunma Sanayi Danışmanlık Şirketi kurdu. TESUD, üyelerine maddi destek ve istihdam sağlamak amacı ile 25 Nisan 2008de TESUD Savunma İnşaat Turizm Reklam Gıda Eğitim Petrol Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketini faaliyete geçirdi. Türk Silahlı Kuvvetlerinin değişik kuvvet ve sınıflarından emekli olmuş yaklaşık 42 bin personel potansiyeli bulunan TESUD AŞnin ilginç projelerinden biri de 2010da faaliyete geçmesi beklenen Mehmetçik Üniversitesi. Bu üniversitede emekli subayların öğretim üyesi olarak görev yapacağı kaydedildi. TESUD, İstanbul Vatan Caddesinde ise TESUD Anaokulunu açmıştı. TESUD son olarak savunma sanayiinin ihtiyaçlarını dikkate alarak Savunma Sanayi Danışmanlık Şirketi kurdu. Savunma sanayiinde üreticiler, tedarikçiler ve ihtiyaç sahipleri arasında köprü oluşturmayı hedefleyen TESUD yetkilileri, TESUD AŞnin savunma sektörünün bütün kesimlerinde ilişkileri ve bilgisi mevcuttur. Kuvvetli ticari deneyimleri ve gerek idare ve gerekse sanayinin stratejik değişimleri yönlendirebilecek birikim imkânları nedenleriyle özel bir konumdadır. Böylelikle, oldukça etkili ortaklık ilişkileri tesis edilmesi noktasında çok sayıda girişimlerimiz bulunmaktadır. Diğer taraftan, müşterek hareket etme ilkesi sadece bir işlem veya bir defalık eylem değildir. Gerçek bir müşterek hareket etme, ilk tesis edildiği adımdan çok uzaklara ulaşan bir ilişkiler yumağıdır. Müşterek hareket etme, şayet işbirliğinin dinamik değişikliklere cevap vermesi ve işbirliğinin devam etmesi isteniyorsa, bütün süreç boyunca sürekli çabalamayı gerektirir. şeklinde konuşuyor.
Samanyolu Haber
Son Dakika
01.09.2009
EmeklisubaylarlokantacılığabaşladıEmekli subaylar lokantacılığa başladı
Toplam "26" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti