Habergec.Com Aranan Kelimeler:türkiye esad meşru değil Değerlendirme: 10 / 10 385693
habergec.com
29.05.2012 Salı
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler

:: Gruplar
 

türkiye esad meşru değil

Türkiye: Esad meşru değil
Hürriyet
05.02.2012
02:55
Suriye halkına yönelik baskılar kabul edilemez
Milli Gazete
07.10.2011
14:22
ANKARA - Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, 32. Gün programında Mehmet Ali Birandın sorularını yanıtladı. Birandın Suriye ile savaşa mı gidiyoruz? sorusu üzerine halkın talepleri doğrultusunda Türkiyenin Suriye halkının yanında yer aldığını ifade eden Davutoğlu, Biz Suriye halkına yönelik baskıların artık kabul edilemez aşamaya geldiğini düşünüyoruz dedi.Bakan Davutoğlu, Ne yapabiliriz? şeklindeki soru üzerine, Bu konuda esas yapılabilecek olanı Suriye halkı yapacak. Ama bizim yapacağımız Suriyenin komşusu olarak, Suriye halkı ile en yoğun ilişkileri yaşamış bir halk olarak atabileceğimiz çok adım var ve bunu da herkes biliyor diye konuştu.Asker var mı bunun içinde? diye soran Biranda Davutoğlu, Bizim için bir güvenlik sorunu olduğunda tabii ki. Biz Irakta Saddam, Kürt halkına baskıyı arttırdığında bir gecede 500 bin insan Türkiye sınırındaydı. Tabii o bölgeyi denetlemek için asker de dahil her türlü yöntem yani bir güvenlik sorunu haline dönüştüğünde bütün gerekli tedbirler alınır. Önemli olan şu aşamada Suriye gibi dost ve kardeş bir ülkenin böyle bir güvenlik sorunu haline dönüşmeden reformları gerçekleştirmesi, akan kanın derhal durdurulması. Önemli olan bu dedi.Bakan Davutoğlu, Birandın Herhangi bir olası göç durumunda tampon bölge peşindeyiz biz şeklindeki yorumu üzerine şunları söyledi:Hiçbir dönemde bizden tampon bölge kuracağımıza dair bir açıklama gelmedi ancak düşünün ki nisan-mayıs ayında olaylar arttığında on binlerce insan bizim sınıra doğru hareket etti. Biz tabii tedbirimizi almak durumundayız. İnsanlara bir duvar örüp burası benim sınırım buraya girmeyin diyemeyiz. Bir ara sayı 15 bine kadar çıktı, şimdi 7 bin 600 civarında. Yarın diyelim sayı tekrar arttı, bilemeyiz. Bütün bu risklere karşı da Türkiye zayıfa kucak açan ve kendisinden eman dileyene eman veren devlet geleneğimiz içinde bu kardeş Suriye halkına o desteği vermek durumundayız. Ama bu bir tampon bölge şeklinde algılanmaması gereken bir husus. Önemli olan bu aşamalara gelmeden bu meselenin çözülmesiydi. Ama olmadı maalesefReformların güvenlikle birlikte uygulanıp talepleri karşılandığında Suriye halkının tünelin sonunu görebileceği için alandan çekileceğini ancak bunu şimdi görmediğini belirten Davutoğlu, Türkiyenin Suriyeye askeri müdahalesi söz konusu olamaz olsa olsa kendi topraklarına bir göç olursa önlem alır diyebilir miyiz? şeklindeki soru üzerine, Bu sizin çıkarımlarınız. Ben şunu söylüyorum; Suriyedeki her iç gerilim Türkiyeyi, Irakı, Lübnanı, İsrail-Filistini, Ürdünü etkiler. Bütün bölgeyi etkiler. Bu anlamda bölgede şu anda Suriyeden daha önemli ülke yok, aynı anda bir çok krize müdahil durumda. Dolayısıyla Suriyenin bir iç kargaşaya girmesi Türkiyeye de bir risk oluşturduğunda tabii ki tedbir alınır diye konuştu.Davutoğlu, Ne tür tedbirler alınabilir? şeklindeki soruyu, bunu şimdiden söyleyemeyeceğini ifade ederek, Devlet olmak her türlü senaryoya hazır olmaktır ama daha olmamış bir senaryoyu da tetiklememektir diye yanıtladı.Reformlar için Beşşar Esada her türlü teknik desteği verdiklerini anlatan Davutoğlu, Esad ne zaman gider? şeklindeki soruyu Beşşar Esadın durumunun Mübarek ve Kaddafinin durumunu gibi olmadığını belirterek şöyle yanıtladı:Çok karmaşık bir sosyolojik yapı var orada. Bu zor bir süreç ama şu an itibariyle halktan meşruiyet desteğini büyük ölçüde yitirmiştir, yakın çevresi dışında görünen tablo böyle. Yitirmemiş olsaydı hemen seçimlere gitme kararını kendi de alırdı, ümidi zamanla düzelir ama uyguladığı yöntemler düzelmekten çok öte. Eğer bu yöntemi devam ettirirse halkıyla çatışan bir rejimin ayakta kalması mümkün değil.-Uluslararası sularda hiç bir gemimize kimse müdahalede bulunamazİsraile yaptırımlar sonrası dikkati çeken seyrüsefer serbestisinin anımsatılması üzerine, Türkiyenin orada iki mesajı olduğunu belirten Davutoğlu, şunları söyledi:Dünyanın neresinde olursa olsun bundan sonra Türk vatandaşlarına kimse dokunamaz, Latin Amerika açıklarında da olabilir, başka yerde de. Bunun hesabını sormak Türkiye Cumhuriyeti devletinin hem hakkı hem sorumluluğudur. Uluslararası sularda seyrüsefer serbestliği dünyanın her yerinde olduğu gibi Doğu Akdenizde de uygulanacak. Eğer bu olmazsa yani Palmer ve Uribenin tek taraflı yazdığı raporla İsrail Gazze deniz blokajını meşru görürse, bu demektir ki İsrail açıklarında bile yani uluslararası sularda birisi Gazzeye geliyorsa İsrail müdahale edebilir. İspanya veya Antalya önlerinde bile müdahale edebilir. Eğer böyle birşey meşru kılınırsa Akdeniz herkesin kendi alanını tayin ettiği ve uygun gördüğü gemiye müdahale ettiği bir yer haline gelir. Doğu Akdeniz bizim doğal havzamızdır.İsrailin uluslararası sularda Türk gemilerine müdahalesi bundan sonra Türk donanması tarafından engellenecek mi diye soran Biranda Davutoğlu Evet çünkü uluslararası sularda bayrak Türk bayrağıysa ve gemi Türk kontrolündeyse o gemi Türk toprağı sayılır. O egemenlik alanı içinde görülür. Bizim seyrüsefer serbestisinden kastett
Milli Gazete
Güncel
07.10.2011
SuriyehalkınayönelikbaskılarkabuledilemezSuriye halkına yönelik baskılar kabul edilemez
Suriye halkına yönelik baskılar kabul edilemez
Milli Gazete
07.10.2011
14:18
ANKARA - Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, 32. Gün programında Mehmet Ali Birandın sorularını yanıtladı. Birandın Suriye ile savaşa mı gidiyoruz? sorusu üzerine halkın talepleri doğrultusunda Türkiyenin Suriye halkının yanında yer aldığını ifade eden Davutoğlu, Biz Suriye halkına yönelik baskıların artık kabul edilemez aşamaya geldiğini düşünüyoruz dedi.Bakan Davutoğlu, Ne yapabiliriz? şeklindeki soru üzerine, Bu konuda esas yapılabilecek olanı Suriye halkı yapacak. Ama bizim yapacağımız Suriyenin komşusu olarak, Suriye halkı ile en yoğun ilişkileri yaşamış bir halk olarak atabileceğimiz çok adım var ve bunu da herkes biliyor diye konuştu.Asker var mı bunun içinde? diye soran Biranda Davutoğlu, Bizim için bir güvenlik sorunu olduğunda tabii ki. Biz Irakta Saddam, Kürt halkına baskıyı arttırdığında bir gecede 500 bin insan Türkiye sınırındaydı. Tabii o bölgeyi denetlemek için asker de dahil her türlü yöntem yani bir güvenlik sorunu haline dönüştüğünde bütün gerekli tedbirler alınır. Önemli olan şu aşamada Suriye gibi dost ve kardeş bir ülkenin böyle bir güvenlik sorunu haline dönüşmeden reformları gerçekleştirmesi, akan kanın derhal durdurulması. Önemli olan bu dedi.Bakan Davutoğlu, Birandın Herhangi bir olası göç durumunda tampon bölge peşindeyiz biz şeklindeki yorumu üzerine şunları söyledi:Hiçbir dönemde bizden tampon bölge kuracağımıza dair bir açıklama gelmedi ancak düşünün ki nisan-mayıs ayında olaylar arttığında on binlerce insan bizim sınıra doğru hareket etti. Biz tabii tedbirimizi almak durumundayız. İnsanlara bir duvar örüp burası benim sınırım buraya girmeyin diyemeyiz. Bir ara sayı 15 bine kadar çıktı, şimdi 7 bin 600 civarında. Yarın diyelim sayı tekrar arttı, bilemeyiz. Bütün bu risklere karşı da Türkiye zayıfa kucak açan ve kendisinden eman dileyene eman veren devlet geleneğimiz içinde bu kardeş Suriye halkına o desteği vermek durumundayız. Ama bu bir tampon bölge şeklinde algılanmaması gereken bir husus. Önemli olan bu aşamalara gelmeden bu meselenin çözülmesiydi. Ama olmadı maalesefReformların güvenlikle birlikte uygulanıp talepleri karşılandığında Suriye halkının tünelin sonunu görebileceği için alandan çekileceğini ancak bunu şimdi görmediğini belirten Davutoğlu, Türkiyenin Suriyeye askeri müdahalesi söz konusu olamaz olsa olsa kendi topraklarına bir göç olursa önlem alır diyebilir miyiz? şeklindeki soru üzerine, Bu sizin çıkarımlarınız. Ben şunu söylüyorum; Suriyedeki her iç gerilim Türkiyeyi, Irakı, Lübnanı, İsrail-Filistini, Ürdünü etkiler. Bütün bölgeyi etkiler. Bu anlamda bölgede şu anda Suriyeden daha önemli ülke yok, aynı anda bir çok krize müdahil durumda. Dolayısıyla Suriyenin bir iç kargaşaya girmesi Türkiyeye de bir risk oluşturduğunda tabii ki tedbir alınır diye konuştu.Davutoğlu, Ne tür tedbirler alınabilir? şeklindeki soruyu, bunu şimdiden söyleyemeyeceğini ifade ederek, Devlet olmak her türlü senaryoya hazır olmaktır ama daha olmamış bir senaryoyu da tetiklememektir diye yanıtladı.Reformlar için Beşşar Esada her türlü teknik desteği verdiklerini anlatan Davutoğlu, Esad ne zaman gider? şeklindeki soruyu Beşşar Esadın durumunun Mübarek ve Kaddafinin durumunu gibi olmadığını belirterek şöyle yanıtladı:Çok karmaşık bir sosyolojik yapı var orada. Bu zor bir süreç ama şu an itibariyle halktan meşruiyet desteğini büyük ölçüde yitirmiştir, yakın çevresi dışında görünen tablo böyle. Yitirmemiş olsaydı hemen seçimlere gitme kararını kendi de alırdı, ümidi zamanla düzelir ama uyguladığı yöntemler düzelmekten çok öte. Eğer bu yöntemi devam ettirirse halkıyla çatışan bir rejimin ayakta kalması mümkün değil.-Uluslararası sularda hiç bir gemimize kimse müdahalede bulunamazİsraile yaptırımlar sonrası dikkati çeken seyrüsefer serbestisinin anımsatılması üzerine, Türkiyenin orada iki mesajı olduğunu belirten Davutoğlu, şunları söyledi:Dünyanın neresinde olursa olsun bundan sonra Türk vatandaşlarına kimse dokunamaz, Latin Amerika açıklarında da olabilir, başka yerde de. Bunun hesabını sormak Türkiye Cumhuriyeti devletinin hem hakkı hem sorumluluğudur. Uluslararası sularda seyrüsefer serbestliği dünyanın her yerinde olduğu gibi Doğu Akdenizde de uygulanacak. Eğer bu olmazsa yani Palmer ve Uribenin tek taraflı yazdığı raporla İsrail Gazze deniz blokajını meşru görürse, bu demektir ki İsrail açıklarında bile yani uluslararası sularda birisi Gazzeye geliyorsa İsrail müdahale edebilir. İspanya veya Antalya önlerinde bile müdahale edebilir. Eğer böyle birşey meşru kılınırsa Akdeniz herkesin kendi alanını tayin ettiği ve uygun gördüğü gemiye müdahale ettiği bir yer haline gelir. Doğu Akdeniz bizim doğal havzamızdır.İsrailin uluslararası sularda Türk gemilerine müdahalesi bundan sonra Türk donanması tarafından engellenecek mi diye soran Biranda Davutoğlu Evet çünkü uluslararası sularda bayrak Türk bayrağıysa ve gemi Türk kontrolündeyse o gemi Türk toprağı sayılır. O egemenlik alanı içinde görülür. Bizim seyrüsefer serbestisinden kastett
Milli Gazete
Son Dakika
07.10.2011
SuriyehalkınayönelikbaskılarkabuledilemezSuriye halkına yönelik baskılar kabul edilemez
Toplam "3" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti