tasavvufu | |
|
| İmamı Rabbanîye Kâfir Diyenin Kendisi Kâfir Olur | Milli Gazete | 27.04.2012 11:13 |  | | |
| Çölden kalbe yolculuk | Zaman | 07.04.2012 02:15 |  | | |
| "Oğlum İbni Arabî'ye İbram Abi diyor" | Zaman | 01.01.2012 01:53 |  | | İstanbul Üniversitesi Öğretim üyesi Doç Dr. Ekrem Demirli, İbnül Arabî ve Sadreddin Konaevî uzmanı, tasavvufu en iyi bilen akademisyenlerin başında geliyor. Daha Önce Yazarlar Birliğinin çeviri ödülünü kazanan Demirli, bu yıl TASAM stratejik vizyon ödülü layık görüldü. Tasavvufu bir olgunlaşma metodu olarak benimseyişim, kendisine aykırı sualler yöneltmemi engellemedi. Üç saatlik konuşmamızın temel ekseni, ilahi tecrübelerin kişiye özel olup olmadığıydı... | | Zaman En Çok Okunan 01.01.2012 | | | OğlumİbniArabîyeİbramAbidiyorOğlum İbni Arabîye İbram Abi diyor |
|
| Nuriye Akman - "Oğlum İbni Arabî'ye İbram Abi diyor" | Zaman | 01.01.2012 01:53 |  | | İstanbul Üniversitesi Öğretim üyesi Doç Dr. Ekrem Demirli, İbnül Arabî ve Sadreddin Konaevî uzmanı, tasavvufu en iyi bilen akademisyenlerin başında geliyor. Daha Önce Yazarlar Birliğinin çeviri ödülünü kazanan Demirli, bu yıl TASAM stratejik vizyon ödülü layık görüldü. Tasavvufu bir olgunlaşma metodu olarak benimseyişim, kendisine aykırı sualler yöneltmemi engellemedi. Üç saatlik konuşmamızın temel ekseni, ilahi tecrübelerin kişiye özel olup olmadığıydı... | | Zaman En Çok Okunan 01.01.2012 | | | NuriyeAkman-OğlumİbniArabîyeİbramAbidiyorNuriye Akman - Oğlum İbni Arabîye İbram Abi diyor |
|
| Nuriye Akman - "Oğlum İbni Arabî'ye İbram Abi diyor" | Zaman | 01.01.2012 01:53 |  | | İstanbul Üniversitesi Öğretim üyesi Doç Dr. Ekrem Demirli, İbnül Arabî ve Sadreddin Konaevî uzmanı, tasavvufu en iyi bilen akademisyenlerin başında geliyor. Daha Önce Yazarlar Birliğinin çeviri ödülünü kazanan Demirli, bu yıl TASAM stratejik vizyon ödülü layık görüldü. Tasavvufu bir olgunlaşma metodu olarak benimseyişim, kendisine aykırı sualler yöneltmemi engellemedi. Üç saatlik konuşmamızın temel ekseni, ilahi tecrübelerin kişiye özel olup olmadığıydı... | | Zaman Köşe Yazıları 01.01.2012 | | | NuriyeAkman-OğlumİbniArabîyeİbramAbidiyorNuriye Akman - Oğlum İbni Arabîye İbram Abi diyor |
|
| Kimyanın simyası | Milli Gazete | 19.12.2011 02:41 |  | | | Sufilerin kendilerine has meslekleri var. Kendilerine has bilgi sistemleri var. Onun ötesinde başkalarına kapalı zevk meslekleri var. Tasavvufa has bilgi ve zevk, daima şeriata bağımlı olup olmama veya kalıp kalmama noktasında tartışmalı olmuştur. Lakin sufilerin meşrep zevki kesinlikle hedonizm anlamında yani dünyevi anlamda değildir. Onların zevki maddi değil, manevidir. Bundan dolayı sufiler şöyle söylemişlerdir: Ehl-i dünya ve makam sahipleri içinde bulunduğumuz nimeti ( zevk halini) bilselerdi bunu ele geçirmek için bizimle savaşırlardı... Bu hal veya makam ehl-i dünyanın tattığı bir zevk olmasa gerek. Bundan dolayı men lem yezuk la yarif demişlerdir. Tatmayan bilmez. Sufi bilgisi (artı, ilave) keşfe ve mükaşefeye dayalıdır. Bunun kaynağı da lutf-u ilahidir. Gazali tasavvufu tek hakikat meşrebi olarak görür. Bunun nedeni dinde ihlasa ve samimiyete dayanmasıdır. Fudayl İbni İyaz bunu şöyle dile getirir: Amel halis de olsa müstakim değilse kabul edilmez. Keza amel müstakim de olsa samimi değilse yine kabul edilmez. Hem doğru hem de samimi olmalıdır. Halis, Allah için olandır. Mustakim ve doğru olan ise sünnet üzerine kaim olandır. Lakin Gazali gibilerin (ameli) keşfi ile felsefeye meyyal olan işrakilerin veya zahit filozofların keşfiyatı aynı değildir. Zahit filozoflar sünnete bağlı değillerdir.
Tasavvuf aynı zamanda bir aşk mesleğidir. Ulema muhabbetullah yerine ilahi aşk denilip denilmeyeceğini tartışmıştır. Mesele nihai olarak tartışmalı kalmıştır. Lakin sufiler tecevvüz babından (mücazefe tarikiyle) bunu kabul etmişlerdir. Bu hususta müstakil çalışmalar yapılmıştır. Bunlardan birisi de son yıllarda kitaplarıyla ülkemizde tanınmaya başlayan William C. Chittick olup; The Sufi Path of Love: The Spiritual Teachings of Rumi (1983) adlı kitabında Mevlana üzerinden sufi aşkını tahlil etmektedir. Merhum Ahmet Behçet de bu bağlamda Bihar el hub indes sufiyye adıyla bir eser kaleme almıştır. Burada önemli bir tartışmaya temas ediyor. Tasavvuf İslam içi mi yoksa İslam dışı mıdır? Selefilerin bazı kısımları tasavvufu toptan İslam dışında görme eğilimindedir.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 19.12.2011 | | | KimyanınsimyasıKimyanın simyası |
|
| Yusuf'un gömleği | Milli Gazete | 17.12.2011 01:02 |  | | | Tarihte iki kahraman kanlı gömlek ile anılmaktadır. Gömlekleri darb-i mesel olmuştur. Bunlardan birisi Hazreti Yusuf (Aleyhisselam)dur. İkinci kanlı gömleğin sahibi ise Hazreti Osman (R.A.)dır. Araplar bazıları için kurt gibi Hazreti Yusufun kanından beridir deyimini kullanırlar. Demek isterler ki, bazı insanlar vardır ki kurtlar yanında koyun kalır. İnsanın yaptığı kurtluğu hiçbir kurt yapamaz. Ahirzamanda bazı insanların koyun bedenli ve uysal görüneceği lakin kalplerinin kurttan beter olacağı ifade edilmektedir. Böylece ahirzamanda görünüm ile gerçek arasındaki farka işaret edilir. Deccalın cennetinin cehennem cehenneminin cennet olması gibi. Bu makam,içi seni dışı beni yakar temsiline denk düşer. Merhum Ahmet Behçetin kaleme aldığı kitaplardan birisi de Yusufun Gömleği kitabıdır. Enbiyaullah gibi kitaplarında Behçet peygamberlerin hayatını anlatmıştır. Bunlar arasında Kuran-ı Kerimin tabiriyle ahsenul kasas yani kıssaların en güzeli olan Hazreti Yusuf kıssasına özel önem atfetmesi ve yer vermesi tabiidir. Ne yazık ki İslam fırkalarından bazıları Hazreti Yusuf kıssasını Kuran haricine ve İslam dışına çıkarmıştır. Ahmet Behçetin de ifade ettiği gibi bazıları yine aynı minvalde hareket ederek tasavvufu İslam dışı bir alan olarak değerlendirmiştir.
Doğrudan ilgi alanına girerek Ahmet Behçetin şahsiyetini geri plana ittik. Ramazan ayında ayağı kayarak başında ve vücudunda kırıklıklar hasıl olmuş ve bunun üzerine Mukavilunel Arap Hastanesine kaldırılmış, lakin yapılan ameliyatlarda kırıkları tedavi edilememiş, kemikleri kaynamamış ve hastalıkla boğuşurken ruhunu Rabbine teslim etmiştir. Pazar günü vefat etmiş ve pazartesi (11-12 Aralık 2011) günü de defnedilmiştir. Safinaz Kazım gibi tiyatro eleştirmeni olan eşi Sina Fethullahı daha önce ebedi aleme yolcu etmişti. İki oğlundan Muhammed Behçet şair yönüyle biliniyor. Diğer oğlu Halit Behçet ise yapımcı. Oğlu Halit bir yönüyle Halit İbni Velidin adını ikinci yönüyle de mihmandar-ı Resulullah Halit İbni Zeydin (Ebu Eyyüb el Ensari) adını taşımaktadır.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 17.12.2011 | | | YusufungömleğiYusufun gömleği |
|
| Leyla İpekçi - Bir medeniyet rüyası | Zaman | 03.12.2011 01:59 |  | | Sinemanın imkânları üzerine düşünürken insanın yeryüzü halifesi olmak için yaratılmasının manalarında gezinen bir yazar Enver Gülşen. Sinemanın Hakikati (Külliyat yayınları, 2011) adlı kitabında sinema, edebiyat, felsefe ve tasavvufu birbiriyle ilişkilendirerek okura görmeye ve göstermeye çalışıyor. | | Zaman En Çok Okunan 03.12.2011 | | | Leylaİpekçi-BirmedeniyetrüyasıLeyla İpekçi - Bir medeniyet rüyası |
|
| Leyla İpekçi - Bir medeniyet rüyası | Zaman | 03.12.2011 01:59 |  | | Sinemanın imkânları üzerine düşünürken insanın yeryüzü halifesi olmak için yaratılmasının manalarında gezinen bir yazar Enver Gülşen. Sinemanın Hakikati (Külliyat yayınları, 2011) adlı kitabında sinema, edebiyat, felsefe ve tasavvufu birbiriyle ilişkilendirerek okura görmeye ve göstermeye çalışıyor. | | Zaman Köşe Yazıları 03.12.2011 | | | Leylaİpekçi-BirmedeniyetrüyasıLeyla İpekçi - Bir medeniyet rüyası |
|
| Önemli olan kalbin akordu | Radikal | 09.11.2011 02:56 |  | | |
| Önemli olan kalbin akordu | Radikal | 09.11.2011 02:56 |  | | |
| Aslında herkes görüyor! | Zaman | 06.11.2011 01:58 |  | | Tunuslu yönetmen Nacer Khemir imzalı BabAziz tasavvufu masalsı bir üslupla aktarıyor. Parviz Shaminkhou ve Meryem Hamidin rol aldığı filmde, her 30 yılda bir sufilerin çölün ortasında gerçekleştirdikleri toplantı yerini bulmaya çalışan kör bir derviş olan yaşlı BabAziz ve torunu İştar çölde bir fırtınaya yakalanır. | | Zaman Televizyon 06.11.2011 | | | AslındaherkesgörüyorAslında herkes görüyor |
|
| Bilen söylemez söyleyen bilmez | Türkiye Gazetesi | 27.08.2011 02:42 |  | | | Sırrı eminine VERİRLER İslâm âlimleri tasavvufu şöyle tarif etmişler: Tasavvuf, kalbi kötü huylardan temizlemek ve iyi huylarla doldurmaktır. Tasavvuf, sünnet-i seniyyeye yapışmak, bid’atlerden kaçmaktır. Tasavvuf, fâniden yüz çevirip, baki olana bağlanmaktır. Tasavvuf, ölmeden önce ölmektir. Emeli bırakıp amele devamdır.Tasavvuf, Hak teâlâya kayıtsız şartsız teslimiyettir. Baştan başa edeptir, haddini bilmektir. Tasavvuf, namaz, oruç ve gece ibadeti değildir. Bunlar kulluk vazifesidir. Tasavvuf, insanları incitmemektir. Tasavvuf, nefsinin ayıplarını, kusurlarını anlamaktır. Dine kolaylıkla uymak, gizli şirkten, küfürden kurtulmaktır.Tasavvufun yedi yüzden fazla tarifi yapılmıştır. Hepsinin özü “ehemmi mühimme tercihtir” ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 27.08.2011 | | | BilensöylemezsöyleyenbilmezBilen söylemez söyleyen bilmez |
|
| Baba Aziz film fragmanı | Haber7 | 07.08.2011 11:04 |  | | |
| Ölüm bir son değil | Zaman | 07.08.2011 02:00 |  | | Tunuslu yönetmen Nacer Khemirin çektiği 2005 yapımı Bab Aziz tasavvufu masalsı bir üslupla aktarıyor seyirciye. | | Zaman Televizyon 07.08.2011 | | | ÖlümbirsondeğilÖlüm bir son değil |
|
| Tokatlıoğlu İnşaat, Cumbalı Evler Projesi'nin temelini attı | Samanyolu Haber | 19.02.2011 16:46 |  | | Samsunun Atakum ilçesinde inşa ettikleri Rezidans Evleri ile tanınan Tokatlıoğlu İnşaat, Samsunda ikinci projesi olan Cumbalı Evler inşaatının temelini attı.
Atakum ilçesi Yeni Mahallede bir artı bir ve iki artı bir olarak toplam 218 dairenin inşa edileceği Rezidans Cumbalı Evlerin temeli, Bahar Tasavvufu Müziği Grubu tarafından okunan Kuran-ı Kerim ve ilahilerle atıldı. İnşaatının kazasız belasız bir şekilde tamamlanması için dua edilirken, açılış sırasında ise kurban kesildi. Temel atma töreninde bir konuşma yapan Tokatlıoğlu İnşaat Genel Koordinatörü İrfan Kaya, Tokatlıoğlu Grubun gerek Çarşamba ilçesinde, gerekse Antalya ili ve çevresinde bin 500 civarı konut ve proje yapmış olan 25 yıllık bir şirket olduğunu söyledi.
Bilgi ve birikimlerini Samsunda farklı projelerle hayata geçirdiklerini belirten İrfan Kaya, Bu tip projeler şehirlere değer katmakta. Dışarından gelecek yatırımcılar içinde referans olmaktadır. Projelerdeki temel amacımız, sadece konut yapmak değil bir yaşam merkezi sunmayı hedeflemektedir. dedi. Kaya, Samsunun en gözde bölgesi olan Atakumda, Cumbalı Evlerin keyifli bir yaşam sunacağını vurgulayarak, Size huzurlu ve konforlu bir yaşam vaad ediyoruz. 12 ay açık yüzme havuzu, kapalı otopark ve çok yönlü sosyal tesisleri ile benzersiz bir yaşam sunacağız. açıklamasında bulundu.
Program sonunda, getirilen tekbirlerle butona basılarak temel atma töreni gerçekleştirildi.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 19.02.2011 | | | TokatlıoğluİnşaatCumbalıEvlerProjesinintemeliniattıTokatlıoğlu İnşaat Cumbalı Evler Projesinin temelini attı |
|
| Tasavvufu bilmeden İstanbul'u anlayamazsınız | Zaman | 13.02.2011 13:30 |  | | Dünyanın en büyük şehri, içimizdeki şehrin yanında bir mahalle kalır ancak. Antonina Turizm-Doğan Kitap işbirliğiyle gerçekleştirilen yazarlarla edebiyat turlarının sonuncusunda bir kez daha anladım bunu. Mario Levinin İstanbul fotoğraflarını paylaşmak için bir grup edebiyatseverle Beyoğlunda yürüdük. Onun hayatında iz yapan mekânlarda, hüznün tebessümle harmanlandığı anılarını dinlemedik sadece. Eksilmeler ve kayboluşlar bir azınlık mensubunda nasıl yaralar açar ve kök saldığı çoğunluk toprağı o yaralara nasıl merhem olur, bunları da hissettik. | | Zaman Ana Sayfa 13.02.2011 | | | TasavvufubilmedenİstanbuluanlayamazsınızTasavvufu bilmeden İstanbulu anlayamazsınız |
|
| Tasavvufu bilmeden İstanbul'u anlayamazsınız | Zaman | 13.02.2011 01:56 |  | | |
| Osmanlı Sultanları Ve Halifeleri | Milli Gazete | 09.02.2011 18:29 |  | | | Bazı İslamcılar; Osmanlıyı, Osmanlı Padişahlarını, Osmanlı Halifelerini sevmezler. Onlarda İranî tesirler, esintiler vardır.
Vehhabîler, Osmanlıdan nefret ederler. Osmanlıları Müslüman bile saymazlar. Osmanlı Şeriat ile tasavvufu ve tarikatı birlikte yaşamış bir sistem kurmuştur. Vehhabilere göre, tarikat, tasavvuf şirktir, küfürdür; tarikat evliyası evliyauşşeytandır.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 09.02.2011 | | | OsmanlıSultanlarıVeHalifeleriOsmanlı Sultanları Ve Halifeleri |
|
| 'Laik' yazardan çok tartışılacak çıkış! | Haber7 | 27.01.2011 13:01 |  | | |
| 'Laik' yazardan çok konuşulacak çıkış! | Haber7 | 27.01.2011 12:57 |  | | |
| 'Tasavvuf her çağda varlığını sürdürür' | Milli Gazete | 10.01.2011 12:23 |  | | | İki ayda bir yayınlanan Edebiyat Ortamı 17. sayısında Cihan Okuyucu ile Mevlana ve Mesnevi üzerine bir söyleşi gerçekleştiriyor.
Yılmaz Yılmazın konuşturduğu Prof. Dr. Cihan Okuyucu, Klasik kalıpları içinde olmasa bile zannımca tasavvuf her çağda varlığını sürdürmeye devam edecek. Çünkü tasavvufun insan ruhunda çok esaslı karşılıkları olduğunu düşünüyorum. Her inanç sisteminin bir formel tarafı bir de ruhu var. İslam tasavvufu da bu dinin kalbi ve ruhu. Ruhunu kaybeden sistemler zamanla bir âdet ve seremoni yığınına dönüşürler tespitlerini okurla paylaşıyor.... devamı | | Milli Gazete Son Dakika 10.01.2011 | | | TasavvufherçağdavarlığınısürdürürTasavvuf her çağda varlığını sürdürür |
|
| Karagöz, perdede tasavvufu anlatacak | Zaman | 02.12.2010 02:05 |  | | |
| Kâinatın Zikri: Karıncanın Aşkı | Milli Gazete | 09.10.2010 15:04 |  | | | Ahmet Taşgetiren Avatar filmiyle alakalı yazdığı köşe yazısında (5 Ocak 2010 Salı) filmde görülen kuşları, tarihlere Fil vakası olarak geçen hadisedeki ebabil kuşlarına benzetir. Pandora dünyasında inançlı ve mutlu bir halk olan Naviler, inançlarının sembolize olduğu, kutsal ağaçları ve zikri andıran ritüellerinin bulunduğu gök insanlarıdır. Beyaz adam, Pandorada bulunan çok kıymetli madene gözünü dikerek, her şeyi göze almıştır. Kutsal ağacın altında bulunan maden, Naviler için çok önemlidir. Önemi, manevi boyutundan kaynaklanır. Beyaz adamın hırsına kapılıp Pandoraya göz dikmesiyle olaylar gelişir, savaş başlar. Filmin Kâbe ve Ebabil kuşlarını çağrıştırdığını söyleyen Ahmet Taşgetiren, Ebrehe Ordusu ile Beyaz Adamı da benzetiyor ve filmi şöyle yorumluyor: Avatar, Kuranda geçen kıssaların manevi muhtevasının, çağımız insanına, olağanüstü güzellikte taşınabileceğini örnekleyen muhteşem bir sinema eseri. Taşgetiren, yazısının sonunda bizler açısından bakıldığında gerekli olan şeyin, Kurandaki kıssalarla çağımız arasında ilişki kurabilecek bir zihin grafiği ve orada üretilenleri perdeye taşıyacak sanat performansının üretilmesi olduğunu belirtiyor.
İslam medeniyetinde klasikler, genellikle tasavvufu ve dini kültürü hikâyelerle anlatan eserlerdir. Kuran kıssalarından yola çıkılarak bir hayat perspektifi sunulur okuyucuya. Kuran kıssaları, günümüz dünyasında insanlığa fikir verecek, çığır açtıracak, ufuk zenginleştirip genişletecek sırlar ihtiva eder. Tıpkı Avatar filminde olduğu gibi, birçok filmde yönetmenlerin İslam medeniyetinin birikiminden ve tasavvuftan ciddi bir etkilenmelerinin söz konusunun olduğu rahatlıkla söylenebilir. Hz. Musa ile Hz. Hızırın ilişkisinden Hz. Süleyman Hz Davut arasındaki ilişkiye kadar tüm kıssalara bu gözle bakılabilir. Tarih boyunca mutasavvıf ve şairler, kıssadan hisse anlayışıyla birçok düşünceyi hikâyelerle anlatma, zenginleştirme yoluna gitmişlerdir. Feridüddin Attarın İlahinâme adlı eseri de bu klasiklerdendir. İlahinâme dışında Muhtarname, Bülbülname, Pendname, Tezküretül Evliya, Cümcümename, Üştürname, Cevahir Ezzat, Haylaçname, Lisanil Gayp, Heft Vadi, Kenzül Hakayık, Kenzül Esrar ve daha pek çok eser Attara isnat edilir. Fakat pek çoğunu Attarın yazmadığına dair rivayetler mevcuttur. İslam ansiklopedisindeki makalesinde Prof. Hellmut Ritter, Attarın hayatını üç devreye ayırır: Birinci devrede hikâyecidir. İkinci devrede heyecanı belli eden ve uzun uzadıya sürüp giden tekrirler başlar. Üçüncü devre ihtiyarlık devresidir. Bu devrede Hz. Aliye ve ehlibeyte hudutsuz bir sevgi kendini gösterir demiştir.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 09.10.2010 | | | KâinatınZikriKarıncanınAşkı Kâinatın Zikri Karıncanın Aşkı |
|
| İslâm Tasavvufu | Milli Gazete | 28.04.2010 01:12 |  | | | Tasavvuf isminin kaynağının ne olduğu ve hangi mastardan türediği konusu tartışmalıdır. Bu hususta pek çok iddia öne sürülmüştür. En meşhuru Biruniye ait olan eski Yunancada bilim, hikmet ve düşünce anlamına gelen sufi kelimesine dayandığı şeklindeki tarif de geçerli sayılamaz. Abdulkerim Kuşeyri, Risaletül-Kuşeyriyye isimli eserinde tasavvuf tabirinin nereden türediğine ait öne sürülen fakat hiçbirinin doğruluğuna emin olunmadığı dört farklı görüşü şöyle açıklar: Birincisi, hırka giymek anlamına gelen suf kelimesinde türediğidir. İkincisi, sufilerin, Hz. Peygamberin mescidinin sufasına (mescidin yanındaki oturma yerine) nispet edilerek bu adı aldığı görüşüdür. Üçüncü görüşe göre ise saflık, arınmışlık anlamına gelen safa kelimesinden gelmektedir. Dördüncüsü ise, yanyana dizilmiş insanlar grubu anlamına gelen safdan türediğidir. Fakat bütün bu görüşler, gerek dil, gerekse mantık açısından doğruluğu ispatlanamamış ihtimaller olarak kalmıştır.
İsim olarak kökeninin belirsiz olduğu tasavvuf genel anlamda Tanrı, evren ve insan ilişkisini bütünlük içerisinde açıklamayı amaçlayan, insanın Tanrının sıfatlarına ve fiillerine benzemeyi hedeflediği dini bir düşünce sistemidir. Tasavvuf ilmi, kalple yapılması ve sakınılması gereken şeyleri ve kalbin, ruhun temizlenmesi yollarını öğretir. Buna ahlâk ilmi de denir. Tasavvufun kendi içerisinde ehilleri tarafından çeşitli tanımları vardır. Bir sistem olmasına rağmen, tarif edilebilir bir yöntemi olmamasından dolayı aslında bir hâl ilmidir. Bu bakımdan pek çok şekilde tarif edilebilir. Dinin yasaklarından kaçınıp emirlerine sıkı sıkıya uyarak nefsi kötü huylardan temizlemek, Hz. Peygamberin sünnetine uyarak İslam ahlâkı ile süslenmek, kadere rıza, Hakka tam teslimiyet ve sürekli açık ya da gizli zikir yoluyla fani olandan, bâki olana bağlanmak demektir tasavvuf.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 28.04.2010 | | | İslâmTasavvufuİslâm Tasavvufu |
|
| Ahmet Ümit: Ben hâlâ solcuyum | Haber7 | 22.07.2009 12:54 |  | | | Hala solcuyum... Eleştiriye kapalı biri değilim... Bu ülke de tabular var. Devlet tabudur, din tabudur, aile tabudur..Bunlara bir de aşkı eklediler... Tasavvufu buldum, aydınlandım diye bir şey yok. | | Haber7 Son Dakika 22.07.2009 | | | AhmetÜmitBenhâlâsolcuyumAhmet Ümit Ben hâlâ solcuyum |
|
| BİN YIL DÜŞÜNSEYDİNİZ AKLINIZA GELİR MİYDİ? | Samanyolu Haber | 09.06.2009 08:25 |  | | Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkayanın o malum sözlerinden bahsediyorum. Sözü birçok köşede okudunuz ama o müthiş vecizeyi bir de benim sütunumda okumanızda mahzur yok. O paragraf şöyle:
Muhafazakâr partiler öne çıktıkça, artan radikalleşmeyle birlikte, ekonomik büyüme ve modernizasyona daha çok vurgu yapılmak suretiyle, Batı tipi demokrasilerin ayrılmaz parçası olan laikliğin gündemden düşürüldüğü ve tanımının değiştirilmeye çalışıldığı görülmektedir.
Cümlede tam ne denmek istendiğini kavradığınızdan çok emin değilim.
Çünkü ben de koordinatları tam tespit edemedim.
Sayın Başsavcı, muhafazakar partilerle radikalleşmeyi bir araya getirmeye çalışmış, oradan ekonomik büyüme ve modernizasyona uçmuş, oradan laikliğin gündemden düşürülmesi hesabına gelmiş ve oradan da, laikliğin tanımının değiştirilmesi tehlikesini üretmiş.
Burada düşünsel bir çorbalama var hiç kuşkusuz.
Ama bizler de artık Sayın Başsavcı dünyasının düşünce mekaniğini okuyabiliyoruz. Buna göre herhalde, makul bulun - bulmayın, düşünce insicamı var - yok aramayın, demek istediği şu:
-Muhafazakar partilerle birlikte radikalleşme artıyor. Oradan ekonomik büyüme ve modernizasyona daha çok vurguya geçiliyor, oradan da laikliğin gündemden düşürülmesi ve tanımının değiştirilmesi hesaplanıyor.
Komplo müthiş.
Bunu planlayabilen, yapabilen bir örgüt varsa Türkiyede şapka çıkarılır ona.
Hem muhafazakar ol.
Hem radikalleşmeyi artır.
Hem ekonomiyi büyüt.
Hem modernizasyona daha çok vurgu yap.
Ve nihayet laikliğin canına oku!
Sayın Başsavcı bunları yazarken, okurken kendi kendine hiç soru sormuş mudur bilmem.
Muhafazakarlık ne?
Muhafazakarlar radikalleşmeyi mi getirir?
Muhafazakarlıkla modernitenin ilişkisi birbirini besleyen bir ilişki midir?
Muhafazakarların ekonomiyi büyütme hesapları, üstelik dünyanın krizler yaşadığı, üstelik Türkiye ekonomisinin kronik sancılarının bulunduğu bir zamanda tik-tak olabilecek bir şey midir?
Ve bütün bunları böyle planlayınca, laiklik gündemden düşürülmüş mü olur?
Bu işler olurken, laik vatandaşlarımızın akılları-duyarlılıkları hepten dumura mı uğrar?
Toplumlar böylesine kurgulanır bir varlık mıdır?
Ve son soru:
Laiklikle ilgili şu korkulan sonuca varmamak için, ekonomiyi gündemden düşürmek mi gerekiyor?
Bu soruları sorduğumda, cevabının, Sayın Başsavcı tarafından bile, zatına ait o cümleyi kurmaya imkan vermeyeceğini düşünüyorum.
Ama o cümle, cümle alemin önünde, halktan yüzde 47 oy almış bir iktidar partisinin kapatılması davasını açan bir Başsavcı tarafından okunmuştur.
Öyleyse anlamsız değildir.
Peki anlamı nedir o zaman?
Acaba şu mudur?
-Bu ülkede, Laiklik tehlikede yaklaşımı, Yağmur yağacak sözünden, Bana ördek demek istedin anlamı çıkaracak ölçüde karinelerle üretilebilir. Birileri, laikliği gündemden düşürmeyi hesaplasa bile, onunla ilgili en uzak ihtimalleri bile hesaba katan uyanık bekçiler vardır. Gözümüz laikliğe karşı kumpas kuranların üzerindedir.
Tabii bu cümlenin muhtemelen bir mesajı daha vardır:
Bizi ekonomi ve modernizasyon ile uyutmaya kalkmayın. Bizim için laiklik, ekonomiden de modernizasyondan da daha hayatidir.
Ekmek mi laiklik mi sorusunun tek bir cevabı vardır:
Tabii ki laiklik!
Sağ olsunlar, yüksek yargıçlarımız, hiç ihmal etmeyip, memleketin başına vururcasına Türkiye gerçeklerini ortaya koyuyorlar.
Absürtlük tartışmalarına zerre itibar etmeden!
Muhteşem!
ŞEYHLİK İDDİASI:
Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, pazar günkü yazısında Bunları biliyor musunuz? başlığı altındaki bölümde, altıncı madde olarak İslami kesimin önemli isimlerinden köşe yazarı Ahmet Taşgetirenin bir tarikatın şeyhi olduğunu... cümlesini kurmuş. Benim Tarikat şeyhi olmadığımı bilmesi gerekir. O zaman neden böyle bir iddiada bulunma gereği duydu? En sona sıkıştırılmış o cümle kime ne mesaj verme amacı taşıyor? Bilmiyorum. Zamanla öğreneceğiz.
Kalbi eğitim açısından tasavvufu önemsiyorum. Tasavvufi hassasiyetle 24 yıldır yayınlanmakta olan Altınoluk dergisinin yayın yönetmeniyim. Gönül bağlarım var. Hepsi bu kadar. Şeyhlik ise Mürşidi kamil olmak anlamında, tasavvufta çok farklı bir donanımı gerektiriyor. | | Samanyolu Haber Son Dakika 09.06.2009 | | | BİNYILDÜŞÜNSEYDİNİZAKLINIZAGELİRMİYDİ?BİN YIL DÜŞÜNSEYDİNİZ AKLINIZA GELİR MİYDİ? |
|
| Süleyman Uludağ, ilk mutasavvıfları anlatıyor | Zaman | 26.03.2009 01:58 |  | | |
| Deniz Baykal:'Mevlana herkesi barışa çağırıyordu' | Zaman | 18.12.2008 02:36 |  | | |
| Tasavvufu sevdirmek için pop yaptı! | Haber7 | 03.10.2008 15:38 |  | | |
| Hikem-i Ataiyye'in ilK Türkçe şerhi | Haber7 | 15.08.2008 12:47 |  | | |
| ELİF ŞAFAK - Bir Batılı tasavvufu | Zaman | 27.05.2008 02:09 |  | | | Bir okurum, şöyle bir soru sormuş: Batı toplumlarında son derece önemli tasavvuf araştırmacıları olduğunu, hatta başta Mevlânâ olmak üzere önemli mutasavvıfların eserlerinin bizden çok oralarda okunduğunu söylüyorsunuz. Ama bu araştırmacılar kim, isim isim bahsetseniz. Bir de şunu merak ediyorum. İslam çalışan Batılılar Müslüman mı oluyor sonradan? Olmuyorlarsa ne kadar anlayabilirler ki bu konuları? | | Zaman En Çok Okunan 27.05.2008 | | | ELİFŞAFAK-BirBatılıtasavvufuELİF ŞAFAK - Bir Batılı tasavvufu |
|
| ELİF ŞAFAK - Bir Batılı tasavvufu | Zaman | 27.05.2008 02:06 |  | | | Bir okurum, şöyle bir soru sormuş: Batı toplumlarında son derece önemli tasavvuf araştırmacıları olduğunu, hatta başta Mevlânâ olmak üzere önemli mutasavvıfların eserlerinin bizden çok oralarda okunduğunu söylüyorsunuz. Ama bu araştırmacılar kim, isim isim bahsetseniz. Bir de şunu merak ediyorum. İslam çalışan Batılılar Müslüman mı oluyor sonradan? Olmuyorlarsa ne kadar anlayabilirler ki bu konuları? | | Zaman Köşe Yazıları 27.05.2008 | | | ELİFŞAFAK-BirBatılıtasavvufuELİF ŞAFAK - Bir Batılı tasavvufu |
|
|
| |