Habergec.Com Aranan Kelimeler:torba Değerlendirme: 10 / 10 046080
habergec.com
07.02.2016 Pazar
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

torba

Yasak kalktı, Risale-i Nurlar 24 saat basılıyor
Zaman
07.02.2016
02:23

Risale-i Nur basımında iki yıla yakındır devam eden bandrol engeli kalktı ve ilk bandrol alındı. “Risale-i Nur, Kuranın ve umumun malıdır” diyen Yeni Asya Satış ve Pazarlama Müdürü Cesim Aydın, “Eserler, 666 gündür basılamıyordu. Büyük bir boşluk oldu. Gece gündüz çalışarak bunu doldurmaya çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Torba yasa ile basımı devlet tekeline alınan ve 666 gündür basılamayan Risale-i Nurlarla ilgili önemli bir gelişme yaşandı. Kültür Bakanlığı, yasal vârislerin muvafakatnamesini getiren bütün yayınevlerine Risale basımı için bandrol vermeye başladı ve ilk bandrol alındı. Yeni Asya Satış ve Pazarlama Müdürü Cesim Aydın, devlet tekeli düzenlemesinin Anayasa Mahkemesinde (AYM), yetkiyi Diyanete veren kararnamenin de Danıştayda iptalinden sonra Risalelerin basımına başladıklarını söyledi. Matbaanın kapılarını Cihan Haber Ajansına (Cihan) açan ve gelişmelerle ilgili bilgi veren Cesim Aydın, ilk olarak Sözler adlı eseri basmaya başladıklarını ve matbaanın 24 saat çalıştığını kaydetti.

Aydın, “Risale-i Nurlar, birtakım siyasi mülahazalarla ‘koruma altına alalım, tekelleştirelim, devletin yetkisine verelim diye bir torba yasa adeta bir zorba yasa yapılarak devlet tekeline alındı. Bu süreçte büyük bir mücadele verdik.” dedi.

‘Risale-i Nur yasak olmaz. Risale-i Nur, Kuranın ve umumun malıdır

4 Nisan 2014te alınan kararı hatırlatan Aydın, şöyle devam etti: “Siz eser sahibinin sözleşme hakkına sahip olmadığınız ve vekalet de bulunmadığı için basamazsınız. gerekçesiyle bizim ve diğer yayınevlerinin önüne böyle bir gerekçe sürdüler. Uzun bir zaman bandrol alınamadığı için basılamadı. Daha sonra yasa ile tekelleştirilerek önce Kültür ve Turizm Bakanlığına, gelen tepkiler üzerine Diyanet İşleri Başkanlığına verildi.” Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Danıştay süreçlerinden sonra kararın bozulduğunu söyleyen Aydın, “Yeni Asya başta olmak üzere herkesin bandrol alması gerekirken bu yine verilmedi. Hukuk müşavirlerimiz Bediüzzamanın hayattaki vârisleriyle telif sözleşmesi yaparak hak sahibi oldu. Diğer kuruluşlar Yeni Asya basmasın diye mücadele verirken, Yeni Asya bu hak sahipleriyle yaptığı sözleşmeye, ‘Orijinaline bağlı kalmak suretiyle herkes Risale-i Nurları bassın, dağıtsın şeklinde şerh koydurarak herkese açmış oldu.” ifadelerini kullandı.

Said Nursinin, ‘Kardeşlerim korkmayınız. Risale-i Nur yasak olmaz. Risale-i Nur Kuranın ve umumun malıdır. sözünü hatırlatan Aydın, yaklaşık 2 yıl aradan sonra 28 Ocakta bandrolü yeniden aldıklarını söyledi. Aydın, “666 gün Risale basılamadı. 666. gününde kurban keserek ‘Vesvese Bahsi cep kitapçığına bandrol alarak piyasaya sürdük. İlk gün stoklarımız bitti. 24 saat matbaada Risale basılıyor.” diye konuştu.

Zaman
Güncel
07.02.2016
YasakkalktıRisale-iNurlar24saatbasılıyorYasak kalktı Risale-i Nurlar 24 saat basılıyor
Yasak kalktı, Risale-i Nurlar 24 saat basılıyor
Zaman
07.02.2016
02:23

Risale-i Nur basımında iki yıla yakındır devam eden bandrol engeli kalktı ve ilk bandrol alındı. “Risale-i Nur, Kuranın ve umumun malıdır” diyen Yeni Asya Satış ve Pazarlama Müdürü Cesim Aydın, “Eserler, 666 gündür basılamıyordu. Büyük bir boşluk oldu. Gece gündüz çalışarak bunu doldurmaya çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Torba yasa ile basımı devlet tekeline alınan ve 666 gündür basılamayan Risale-i Nurlarla ilgili önemli bir gelişme yaşandı. Kültür Bakanlığı, yasal vârislerin muvafakatnamesini getiren bütün yayınevlerine Risale basımı için bandrol vermeye başladı ve ilk bandrol alındı. Yeni Asya Satış ve Pazarlama Müdürü Cesim Aydın, devlet tekeli düzenlemesinin Anayasa Mahkemesinde (AYM), yetkiyi Diyanete veren kararnamenin de Danıştayda iptalinden sonra Risalelerin basımına başladıklarını söyledi. Matbaanın kapılarını Cihan Haber Ajansına (Cihan) açan ve gelişmelerle ilgili bilgi veren Cesim Aydın, ilk olarak Sözler adlı eseri basmaya başladıklarını ve matbaanın 24 saat çalıştığını kaydetti.

Aydın, “Risale-i Nurlar, birtakım siyasi mülahazalarla ‘koruma altına alalım, tekelleştirelim, devletin yetkisine verelim diye bir torba yasa adeta bir zorba yasa yapılarak devlet tekeline alındı. Bu süreçte büyük bir mücadele verdik.” dedi.

‘Risale-i Nur yasak olmaz. Risale-i Nur, Kuranın ve umumun malıdır

4 Nisan 2014te alınan kararı hatırlatan Aydın, şöyle devam etti: “Siz eser sahibinin sözleşme hakkına sahip olmadığınız ve vekalet de bulunmadığı için basamazsınız. gerekçesiyle bizim ve diğer yayınevlerinin önüne böyle bir gerekçe sürdüler. Uzun bir zaman bandrol alınamadığı için basılamadı. Daha sonra yasa ile tekelleştirilerek önce Kültür ve Turizm Bakanlığına, gelen tepkiler üzerine Diyanet İşleri Başkanlığına verildi.” Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Danıştay süreçlerinden sonra kararın bozulduğunu söyleyen Aydın, “Yeni Asya başta olmak üzere herkesin bandrol alması gerekirken bu yine verilmedi. Hukuk müşavirlerimiz Bediüzzamanın hayattaki vârisleriyle telif sözleşmesi yaparak hak sahibi oldu. Diğer kuruluşlar Yeni Asya basmasın diye mücadele verirken, Yeni Asya bu hak sahipleriyle yaptığı sözleşmeye, ‘Orijinaline bağlı kalmak suretiyle herkes Risale-i Nurları bassın, dağıtsın şeklinde şerh koydurarak herkese açmış oldu.” ifadelerini kullandı.

Said Nursinin, ‘Kardeşlerim korkmayınız. Risale-i Nur yasak olmaz. Risale-i Nur Kuranın ve umumun malıdır. sözünü hatırlatan Aydın, yaklaşık 2 yıl aradan sonra 28 Ocakta bandrolü yeniden aldıklarını söyledi. Aydın, “666 gün Risale basılamadı. 666. gününde kurban keserek ‘Vesvese Bahsi cep kitapçığına bandrol alarak piyasaya sürdük. İlk gün stoklarımız bitti. 24 saat matbaada Risale basılıyor.” diye konuştu.

Zaman
Ana Sayfa
07.02.2016
YasakkalktıRisale-iNurlar24saatbasılıyorYasak kalktı Risale-i Nurlar 24 saat basılıyor
Rutubet gitsin, ferahlık gelsin
Zaman
07.02.2016
02:23

“Pencereleri açsam, evin sıcağı gidiyor. Açmasam havasızlıktan boğuluyoruz.” diyenlerden misiniz? Merak etmeyin, doğru havalandırmayla ferah-feza bir havaya kavuşmanız mümkün.

Kışın dondurucu soğuktan evimize sığındığımızda, bizi belki sıcak ama genelde havasız bir ortam karşılıyor. Hele de karlı, puslu, ayaz vuran havalarda pencere açmaya korktuğumuzdan olsa gerek, “Varsın havasız olsun, evim evim sıcak evim” demekten kendimizi alamıyoruz. Fakat evimiz biraz rutubetliyse bu kez nem sorunu baş gösteriyor. Bir de mutfakta güzel kokan yemekler yapıyorsak ve aspiratörümüz yoksa tam şenlik! Endişelenmeye mahal vermeyelim, rutubetten kurtulmak da sıcak evi soğutmadan havalandırmak da mümkün.

Normalde bir evde günlük ortalama 10-20 litre su buharı oluşuyor. Oluşan buharlar evin soğuk duvarlarında nemlenmeye yol açıyor. Binanızın ısı yalıtımı mükemmel değilse, işe ağır mobilyalarınızı dış duvarların önüne koymamakla başlayabilirsiniz. Zira havasızlığın etkisiyle buharın yoğun olduğu mutfak ve banyo fayanslarının aralarında küf mantarları üreyebilir. Görüntüsü bir yana, bu mantarlar hem sağlığımızı etkiler hem de evin daha zor ısınmasına neden olur.

NASıl havalandırmalıyız?

Rutubet kaynaklı küflerden kurtulmanın, rahat nefes alabilmenin yolu, evi günde iki üç defa havalandırmaktan geçiyor. Bu işlem özellikle yemek yaptıktan, duş aldıktan sonra ihmal edilmemeli. Doğru havalandırma karşılıklı iki pencereyi cereyan yapacak şekilde açarak yapılıyor. Bu şekilde nemi ve kirli havayı dışarı alırken, camı kapattığımız andan itibaren kısa sürede evimizi aynı sıcaklıkta korumuş oluyoruz. Ev soğuyacak korkusuyla tek pencere açarsak içeride kalan nem evi soğutmaya devam ediyor.

Püf noktası: Pencereleri karşılıklı açıp uzun süre beklersek içerideki sıcaklığı kaybedebiliriz. Özellikle soğuk havada açılan camın dış tarafı hemen puslanır. Bu puslanmanın kaybolduğunu gördüğümüzde, kirli ve nemli hava evimizi terk etmiş demektir.

Kışın ferah ve sıcak bir ev için…

Gün içinde evde olmasanız da perdelerinizi açın. Böylelikle evi aydınlık ve ferah tutmanın yanında, odalarınızın sıcaklığına da katkıda bulunmuş olursunuz.

Kalorifer peteklerinin önünde ya da üstünde ağır eşyalar bulundurmayın. Bu, rutubeti önler ve sıcaklığı maksimuma çıkarır.

Peteklerin içindeki havayı ara sıra alın ki ısıtmayan radyatörlere fatura ödemeyin. Nalburda bulabileceğiniz minik bir aletle bunu kendiniz yapabilirsiniz.

Kokudan korkup balık kızartamıyorsanız, tavadaki balıkların arasına dizeceğiniz birkaç defne yaprağı veya kızartma yağına ekleyeceğiniz birkaç dal maydanoz endişenizi giderebilir. Yine de bu kokuya karşı çok hassassanız bir çay bardağı suyla iki yemek kaşığı sirkeyi kaynatmayı deneyin.

Evi havalandırsanız da kapalı bir dolapta rutubetten etkilenen bakliyatınızı daha uzun süre korumak için, bulundukları yere küçük bir bez torba içinde kireç koyun. Kireç, ortamdaki nemi üzerine çekecektir.

Zaman
Ana Sayfa
07.02.2016
RutubetgitsinferahlıkgelsinRutubet gitsin ferahlık gelsin
Bodrum Fırtına Yat Batırdı
Haberler.com
06.02.2016
21:00
Bodrum fırtınaya teslim (ek) FIRTINA YAT BATIRDI Muğlanın Bodrum İlçesinde saatteki hızı 80 kilometreye ulaşan fırtına, Torba Koyundaki balıkçı barınağına demirli motoryatın batmasına yol açtı.
Haberler.com
Güncel
06.02.2016
Bodrum/">BodrumFırtınaYatBatırdıBodrum-Fırtına-Yat-Batırdı/">Bodrum Fırtına Yat Batırdı
Bodrum Fırtına Yat Batırdı
Haberler.com
06.02.2016
20:59
Bodrum fırtınaya teslim (ek) FIRTINA YAT BATIRDI Muğlanın Bodrum İlçesinde saatteki hızı 80 kilometreye ulaşan fırtına, Torba Koyundaki balıkçı barınağına demirli motoryatın batmasına yol açtı./
Haberler.com
Son Dakika
06.02.2016
Bodrum/">BodrumFırtınaYatBatırdıBodrum-Fırtına-Yat-Batırdı/">Bodrum Fırtına Yat Batırdı
Bodrum Fırtınaya Teslim (2)
Haberler.com
06.02.2016
20:09
Fırtına YAT BATIRDI Muğlanın Bodrum İlçesinde saatteki hızı 80 kilometreye ulaşan fırtına, Torba Koyundaki balıkçı barınağına demirli motoryatın batmasına yol açtı.
Haberler.com
Güncel
06.02.2016
Bodrum/">BodrumFırtınayaTeslim(2)Bodrum-Fırtınaya-Teslim-(2)/">Bodrum Fırtınaya Teslim (2)
Bodrum Fırtınaya Teslim (2)
Haberler.com
06.02.2016
20:08
Fırtına YAT BATIRDI Muğlanın Bodrum İlçesinde saatteki hızı 80 kilometreye ulaşan fırtına, Torba Koyundaki balıkçı barınağına demirli motoryatın batmasına yol açtı./
Haberler.com
Son Dakika
06.02.2016
Bodrum/">BodrumFırtınayaTeslim(2)Bodrum-Fırtınaya-Teslim-(2)/">Bodrum Fırtınaya Teslim (2)
Bodrum Fırtınaya Teslim (2)
Haber3
06.02.2016
19:43
<aBodrum Fırtınaya Teslim (2) border=1 width=200 />Bodrum Fırtınaya Teslim (2)
Muğlanın Bodrum İlçesinde saatteki hızı 80 kilometreye ulaşan fırtına, Torba Koyundaki balıkçı barınağına demirli motoryatın batmasına yol açtı.
Haber3
Son Dakika
06.02.2016
Bodrum/">BodrumFırtınayaTeslim(2)Bodrum-Fırtınaya-Teslim-(2)/">Bodrum Fırtınaya Teslim (2)
Risale-i Nur'a bandrol yasağı kalktı, matbaa 24 saat durmuyor
Zaman
06.02.2016
11:10

Nisan 2014ten itibaren bandrol engeliyle devlet tekeline alınan Risale-İ Nurun basımı yeniden başladı. 666 gündür basılamadığı için piyasada açık olduğunu ifade eden Yeni Asya Satış ve Pazarlama Müdürü Cesim Aydın, İlk olarak sözler risalesiyle başladık. Matbaa 24 saat çalışıyor. Piyasadaki açıkları bu şekilde kapatacağız. dedi.

Devlet tekeli düzenlemesinin Anayasa Mahkemesinde, yetkiyi Diyanete veren kararnamenin de Danıştayda iptalinden sonra risaleler için başlayan yeni süreci Cesim Aydın anlattı. Matbaanın kapılarını Cihan Haber Ajansına (Cihan) açan ve bu konuda bilgi veren Aydın, Risale-i Nurlar, bir takım siyasi mülahazalarla koruma altına alalım, tekelleştirelim, devletin yetkisine verelim diye bir torba yasa adeta bir zorba yasa yapılarak devlet tekeline alındı. Bu süreçte büyük bir mücadele verdik. Sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere parti gözetmeksizin yetkililere ve milletvekillerine ulaşıldı. Risale-i Nurun tekelleştirilemeyeceğini, bunun topluma mal olduğunu, 22 yayın evinin bunları basıp dağıtarak bir hizmete vesile olunduğu ifade edildiyse de maalesef adeta gözlerini, kulaklarını kapayıp bu süreci içinde çıkılmaz hale getirdiler. şeklinde konuştu.

/

4 Nisan 2014te alınan kararı hatırlatan Aydın, şöyle devam etti: Siz eser sahibinin sözleşme hakkına sahip olmadığınız ve vekalet de bulunmadığı için basamazsınız gerekçesiyle bizim ve diğer yayınevlerinin önüne böyle bir gerekçe sürdüler. Uzun bir zaman bandrol alınamadığı için basılamadı. Dada sonra yasa ile tekelleştirilerek önce Kültür ve Turizm Bakanlığına, gelen tepkiler üzerine Diyanet İşleri Başkanlığına verildi.

Anayasa Mahkemesi ve Danıştay süreçlerinden sonra kararın bozulduğunu söyleyen Aydın, Yeni Asya başta olmak üzere herkesin bandrol alması gerekirken bu yine verilmedi. Hukuk müşavirlerimiz Bediüzzaman Hazretlerinin hayattaki varisleriyle telif sözleşmesi yaparak hak sahibi oldu. Diğer kuruluşlar Yeni Asya basmasın diye mücadele verirken, Yeni Asya bu hak sahipleriyle yaptığı sözleşmeye, Orijinaline bağlı kalmak suretiyle herkes Risale-i Nurları bassın, dağıtsın şeklinde şerh koydurarak herkese açmış oldu. ifadelerini kullandı.

Yaklaşık 2 yıl aradan sonra 28 Ocakta bandrolü yeniden aldıklarını söyleyen Aydın, 666 gün risale basılamadı. 666. gününde kurban keserek Vesvese Bahsi cep kitapçığına bandrol alarak piyasaya sürdük. Çok büyük bir talep olduğu için ilk gün stoklarımız bitti. Yeni bir planlamayla gece gündüz 24 saat çalışarak matbaada risale basılıyor. diye konuştu.

İlk olarak Sözler risalesiyle basıma başladıklarını anlatan Aydın, İlk etapta bütün kitapları asgari 5er bin adet basacağız. Uzun zamandır bir boşluk yaşandı. Geceli gündüzlü çalışarak bunu doldurmaya çalışıyoruz. dedi.

Aydın son olarak, Bediüzzaman Said Nursinin, Kardeşlerim korkmayınız. Risale-i Nur yasak olmaz. Risale-i Nur Kuranın ve umumun malıdır sözünü hatırlattı.

Zaman
Güncel
06.02.2016
Risale-iNurabandrolyasağıkalktımatbaa24saatdurmuyorRisale-i Nura bandrol yasağı kalktı matbaa 24 saat durmuyor
Risale-i Nur'a bandrol yasağı kalktı, matbaa 24 saat durmuyor
Zaman
06.02.2016
11:10

Nisan 2014ten itibaren bandrol engeliyle devlet tekeline alınan Risale-İ Nurun basımı yeniden başladı. 666 gündür basılamadığı için piyasada açık olduğunu ifade eden Yeni Asya Satış ve Pazarlama Müdürü Cesim Aydın, İlk olarak sözler risalesiyle başladık. Matbaa 24 saat çalışıyor. Piyasadaki açıkları bu şekilde kapatacağız. dedi.

Devlet tekeli düzenlemesinin Anayasa Mahkemesinde, yetkiyi Diyanete veren kararnamenin de Danıştayda iptalinden sonra risaleler için başlayan yeni süreci Cesim Aydın anlattı. Matbaanın kapılarını Cihan Haber Ajansına (Cihan) açan ve bu konuda bilgi veren Aydın, Risale-i Nurlar, bir takım siyasi mülahazalarla koruma altına alalım, tekelleştirelim, devletin yetkisine verelim diye bir torba yasa adeta bir zorba yasa yapılarak devlet tekeline alındı. Bu süreçte büyük bir mücadele verdik. Sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere parti gözetmeksizin yetkililere ve milletvekillerine ulaşıldı. Risale-i Nurun tekelleştirilemeyeceğini, bunun topluma mal olduğunu, 22 yayın evinin bunları basıp dağıtarak bir hizmete vesile olunduğu ifade edildiyse de maalesef adeta gözlerini, kulaklarını kapayıp bu süreci içinde çıkılmaz hale getirdiler. şeklinde konuştu.

/

4 Nisan 2014te alınan kararı hatırlatan Aydın, şöyle devam etti: Siz eser sahibinin sözleşme hakkına sahip olmadığınız ve vekalet de bulunmadığı için basamazsınız gerekçesiyle bizim ve diğer yayınevlerinin önüne böyle bir gerekçe sürdüler. Uzun bir zaman bandrol alınamadığı için basılamadı. Dada sonra yasa ile tekelleştirilerek önce Kültür ve Turizm Bakanlığına, gelen tepkiler üzerine Diyanet İşleri Başkanlığına verildi.

Anayasa Mahkemesi ve Danıştay süreçlerinden sonra kararın bozulduğunu söyleyen Aydın, Yeni Asya başta olmak üzere herkesin bandrol alması gerekirken bu yine verilmedi. Hukuk müşavirlerimiz Bediüzzaman Hazretlerinin hayattaki varisleriyle telif sözleşmesi yaparak hak sahibi oldu. Diğer kuruluşlar Yeni Asya basmasın diye mücadele verirken, Yeni Asya bu hak sahipleriyle yaptığı sözleşmeye, Orijinaline bağlı kalmak suretiyle herkes Risale-i Nurları bassın, dağıtsın şeklinde şerh koydurarak herkese açmış oldu. ifadelerini kullandı.

Yaklaşık 2 yıl aradan sonra 28 Ocakta bandrolü yeniden aldıklarını söyleyen Aydın, 666 gün risale basılamadı. 666. gününde kurban keserek Vesvese Bahsi cep kitapçığına bandrol alarak piyasaya sürdük. Çok büyük bir talep olduğu için ilk gün stoklarımız bitti. Yeni bir planlamayla gece gündüz 24 saat çalışarak matbaada risale basılıyor. diye konuştu.

İlk olarak Sözler risalesiyle basıma başladıklarını anlatan Aydın, İlk etapta bütün kitapları asgari 5er bin adet basacağız. Uzun zamandır bir boşluk yaşandı. Geceli gündüzlü çalışarak bunu doldurmaya çalışıyoruz. dedi.

Aydın son olarak, Bediüzzaman Said Nursinin, Kardeşlerim korkmayınız. Risale-i Nur yasak olmaz. Risale-i Nur Kuranın ve umumun malıdır sözünü hatırlattı.

Zaman
Ana Sayfa
06.02.2016
Risale-iNurabandrolyasağıkalktımatbaa24saatdurmuyorRisale-i Nura bandrol yasağı kalktı matbaa 24 saat durmuyor
Kucaklaşmanın tam vaktidir
Sabah
05.02.2016
06:01
Haber bültenlerinde sırtlarına yükledikleri yataklar ve ellerine aldıkları birkaç torba eşya ile Diyarbakırın Sur ilçesini terk eden vatandaşlarımızın halini görüp de içi yanmayan var mı? Yüreğinde azıcık...Devamı için tıklayınız
Sabah
Ek
05.02.2016
KucaklaşmanıntamvaktidirKucaklaşmanın tam vaktidir
Seçim döneminde geçici işçi sayısı ikiye katlandı
Zaman
05.02.2016
02:51

Okul temizliği, ağaç dikimi gibi geçici işlerde çalışanların sayısında seçim yılı 2015te büyük artış oldu. Maaşları, İşsizlik Fonundan ödenen işçilerin sayısı önceki yıla göre iki kattan fazla arttı. Aynı yıl mesleki kurs programlarına katılanların sayısı da 200 binden 370 bine çıktı. Kursiyerlerin günlük 20 lira olan harçlıkları için de kaynak İşsizlik Fonu oldu.

Türkiye İş Kurumu (İşkur) verilerine göre Toplum Yaranına Programlar (TYP) olarak bilinen proje kapsamında geçici istihdam edilenlerin sayısı geçen yıl 523 bin kişiye ulaştı. Bir önceki yıl ise bu sayı 216 bindi. Seçim yılında benzer bir tablo meslek kurslarında da görülüyor. Bir önceki yıl 200 bin kişi olan kursiyer sayısı 2015 yılında 370 bin kişiye ulaştı. Meslek kurslarına katılanlara ise günlük 20 lira cep harçlığı veriliyor.

Ödemelerin İşsizlik Fonundan karşılandığı iki projede 2 seçimin peş peşe yaşandığı 2015teki büyük artış dikkat çekiyor. Bu kapsamda 470 bin kişilik doğrudan istihdam oluşturuldu. İşe alınacak ve meslek kurslarına gidecek kişiler, Çalışma ve İş Kurumu il müdürlükleri tarafından belirleniyor. Muhalefet, işe alınacak kişilerin listesinin AKPnin il ve ilçe başkanlıkları tarafından belirlendiğini ileri sürüyor. Bu kapsamda İşsizlik Fonundan yapılan harcamanın 3 milyarı aşacağı tahmin ediliyor. 2009 yılında ekonomik kriz sürecinde işsizliğe çare olması için devreye sokulan TYP projesi, İşsizlik Fonu için önemli bir harcama kalemi oldu.

Meslek kursları da büyük ilgi görüyor. Kursiyerlere günlük 20 lira cep harçlığı verilirken sağlık primleri de devlet tarafından üstleniliyor. Harcamaların İşsizlik Fonundan karşılandığı bu kurslar, firmalar için de iş kapısı oldu. Pek çok firma, Türkiye İş Kurumuna başvurup kurs düzenliyor. 2003 ile 2014 yılları arasında meslek kurslarında 985 bin kişi eğitim gördü. Fondan harcanan para da 1,4 milyar lira oldu. Bu kişilerin kaçının iş sahibi olduğu ise belirsiz.

KAYNAK HEP İŞSİZLİK FONU

Hükümet, son dönemde yaptığı pek çok harcamayı İşsizlik Fonundan karşılıyor. Fondan GAPa yaklaşık 10 milyar aktarılırken son çıkarılan torba yasa ile hayata geçirilecek düzenlemeler de Fondan karşılanacak. Torba yasa ile kadınlara doğum sonrası yarı çalışma imkanı getirilirken maliyetler için Fon devreye sokuldu. Yine ‘işbaşı eğitimi olarak adlandırılan istihdam teşviki için İşsizlik Fonundan harcama yapılacak. Bu iki düzenleme ile İşsizlik Fonundan 4 milyar TLnin üzerinde bir kaynak harcanacak. Toplum yararına çalışma ve meslek kurslarının giderleri de Fondan karşılanıyor. Bu tablo, İşsizlik Fonunun amaç dışı kullanımına ilişkin eleştirilerin artmasına yol açıyor.

/

Zaman
Ana Sayfa
05.02.2016
SeçimdönemindegeçiciişçisayısıikiyekatlandıSeçim döneminde geçici işçi sayısı ikiye katlandı
Seçim döneminde geçici işçi sayısı ikiye katlandı
Zaman
05.02.2016
02:20

Okul temizliği, ağaç dikimi gibi geçici işlerde çalışanların sayısında seçim yılı 2015te büyük artış oldu. Maaşları, İşsizlik Fonundan ödenen işçilerin sayısı önceki yıla göre iki kattan fazla arttı. Aynı yıl mesleki kurs programlarına katılanların sayısı da 200 binden 370 bine çıktı. Kursiyerlerin günlük 20 lira olan harçlıkları için de kaynak İşsizlik Fonu oldu.

Türkiye İş Kurumu (İşkur) verilerine göre Toplum Yaranına Programlar (TYP) olarak bilinen proje kapsamında geçici istihdam edilenlerin sayısı geçen yıl 523 bin kişiye ulaştı. Bir önceki yıl ise bu sayı 216 bindi. Seçim yılında benzer bir tablo meslek kurslarında da görülüyor. Bir önceki yıl 200 bin kişi olan kursiyer sayısı 2015 yılında 370 bin kişiye ulaştı. Meslek kurslarına katılanlara ise günlük 20 lira cep harçlığı veriliyor.

Ödemelerin İşsizlik Fonundan karşılandığı iki projede 2 seçimin peş peşe yaşandığı 2015teki büyük artış dikkat çekiyor. Bu kapsamda 470 bin kişilik doğrudan istihdam oluşturuldu. İşe alınacak ve meslek kurslarına gidecek kişiler, Çalışma ve İş Kurumu il müdürlükleri tarafından belirleniyor. Muhalefet, işe alınacak kişilerin listesinin AKPnin il ve ilçe başkanlıkları tarafından belirlendiğini ileri sürüyor. Bu kapsamda İşsizlik Fonundan yapılan harcamanın 3 milyarı aşacağı tahmin ediliyor. 2009 yılında ekonomik kriz sürecinde işsizliğe çare olması için devreye sokulan TYP projesi, İşsizlik Fonu için önemli bir harcama kalemi oldu.

Meslek kursları da büyük ilgi görüyor. Kursiyerlere günlük 20 lira cep harçlığı verilirken sağlık primleri de devlet tarafından üstleniliyor. Harcamaların İşsizlik Fonundan karşılandığı bu kurslar, firmalar için de iş kapısı oldu. Pek çok firma, Türkiye İş Kurumuna başvurup kurs düzenliyor. 2003 ile 2014 yılları arasında meslek kurslarında 985 bin kişi eğitim gördü. Fondan harcanan para da 1,4 milyar lira oldu. Bu kişilerin kaçının iş sahibi olduğu ise belirsiz.

KAYNAK HEP İŞSİZLİK FONU

Hükümet, son dönemde yaptığı pek çok harcamayı İşsizlik Fonundan karşılıyor. Fondan GAPa yaklaşık 10 milyar aktarılırken son çıkarılan torba yasa ile hayata geçirilecek düzenlemeler de Fondan karşılanacak. Torba yasa ile kadınlara doğum sonrası yarı çalışma imkanı getirilirken maliyetler için Fon devreye sokuldu. Yine ‘işbaşı eğitimi olarak adlandırılan istihdam teşviki için İşsizlik Fonundan harcama yapılacak. Bu iki düzenleme ile İşsizlik Fonundan 4 milyar TLnin üzerinde bir kaynak harcanacak. Toplum yararına çalışma ve meslek kurslarının giderleri de Fondan karşılanıyor. Bu tablo, İşsizlik Fonunun amaç dışı kullanımına ilişkin eleştirilerin artmasına yol açıyor.

/

Zaman
Ekonomi
05.02.2016
SeçimdönemindegeçiciişçisayısıikiyekatlandıSeçim döneminde geçici işçi sayısı ikiye katlandı
22 Temmuz'a kadar terörle mücadele ettim, şimdi işsizim
Zaman
04.02.2016
02:00

Selam Tevhit terör örgütü soruşturmasında görev yaptıkları için 18 aydır tutuklu bulunan sanıklardan 10u dün tahliye oldu. Bunlar arasında yer alan eski emniyet müdürü Serdar Bayraktutanın duruşmadaki sözleri, yaşanan haksızlığı gözler önüne serdi. Hakimin mesleğini sorduğu Bayraktutan, tutuklandığı tarihe kadar terörle mücadele ettiğinin altını çizdi.

Bir sahur vakti çalındı kapıları. Yıllarca terörle mücadele eden eşlerini bileklerinde kelepçelerle uğurladılar, ne zaman döneceklerini bilmeden. İşkencenin her türlüsüyle dolu 18 ayın ardından eşleri, oğulları geçtiğimiz pazartesi günü ilk kez hakim karşısına çıktı. Polisler mahkemedeki kimlik tespiti için soruları buruk tebessümlerle cevapladı. Önce katibe ikamet adreslerini düzelttirdiler, yeni evleri artık Silivri Cezaevi olmuştu. Yıllarını terörle mücadeleye veren polisler, meslekleri sorulduğunda işsiz oldukları söyledi. Van Terörle Mücadele Şubesi eski Müdürü Serdar Bayraktutan, “22 Temmuza kadar terörle mücadele ediyordum, şimdi işsizim.” diyerek cevapladı hakimin sorusunu. Maaşları sorulduğunda birçoğu geliri olmadığını söyledi, tutuklu askerlerin de yargılandığı salondakilerin toplam geliri bir bakanın saatine denk gelmiyordu.

/

Görevini yapan polisi, askeri, MİT TIRlarını haber yapan gazetecilerin iddianameye eklenerek yargılandığı Selam Torba davası geçen Pazartesi Çağlayanda görülmeye başlandı. Duruşmadaki kimlik tespiti ise oldukça ironik diyaloglara sahne oldu. Salondakilerin hiçbirinin sabıkası yoktu, en az 4 yıllık fakülte diplomaları vardı. Yüksek lisans mezunu Osman Özgür Açıkgöz, işinin olmadığını ve kendisine eşinin baktığını söyledi. Doktora mezunu Kürşat Durmuş ise mesleği sorulduğunda, “Adli bilimler uzmanı. Ceza adalet sistemi üzerine araştırma yapmak için Silivri Cezaevinde bulunuyorum.” deyince salonda tebessümler buruktu.

Tahliye kararına sevinemediler

Gece ilerlediğinde savcının tahliye talepleri duyuldu. Salon boşaltıldı, aileler ve avukatlar koridorda beklemeye başladı. Yeniden bir umut ışığı belirdi gözlerde, bir kişi bile ailesine kavuşsa hepsinin özlemini dindirecekti sanki. Bir tarafta heyecanla bekleyen anne yürekleri, bir tarafta acaba biz de bu gece evimize eşimizle dönebilir miyiz umudu yaşayan eşler. Uzun bekleyişin ardın gece 02.00 sularında tahliye edilen isimler açıklandı. Koridorda bir dalgalanma, sevinç ve üzüntü gözyaşları yan yana geldi. Tahliye kararı alan aileler diğerlerinin yanında sevinemiyor bile. Bir gün bile çalışmadığı dosyadan dolayı 19 aydır tutuklu bulunan Serdar Bayraktutan da tahliye edilenler arasındaydı.

Dışarıdakilerden daha özgürler

Büyük sabır gösteren polis eşleri yaşadıkları tüm zorluklara rağmen eşlerinin arkasında durduğunu söylüyor. Osman Özgür Açıkgözün eşi Özlem Açıkgöz, umudunu kaybetmediğini belirtirken duygularını şöyle özetliyor: “Ümitliyim ama mevcut adalet sisteminin bize adalet verebileceğine inanmıyorum. Çünkü taraflı hâkimler, mahkemenin sonuçlarının hazır olduğuna eminim. Sadece rol yapılıyor, hepimiz de bunun farkındayız. Ben buraya mahkemeyi izlemekten çok eşimi görmeye geldim. Onu kelepçeli, hakimlerin karşısında casusluktan sanık olarak görürsem çok üzülürüm diye düşündüm ama geldiğimiz zaman eşimin çok mutlu olduğunu gördüm.”

19 ay sonra sahur vakti gözaltına alınmasına neden olan suçlamadan dolayı hakim karşına çıkan Yurt Atayünün kızı Elif Atayün de, “Biz inançlıyız. Elbet bir gün her şey açığa çıkacak. Kim vatanperver kim vatan haini ortaya çıkacak. Babam ve arkadaşları içeride ama dışarıdaki bağımlılardan daha özgür.” diyor.

Zaman
Güncel
04.02.2016
22Temmuzakadarterörlemücadeleettimşimdiişsizim22 Temmuza kadar terörle mücadele ettim şimdi işsizim
22 Temmuz'a kadar terörle mücadele ettim, şimdi işsizim
Zaman
04.02.2016
02:00

Selam Tevhit terör örgütü soruşturmasında görev yaptıkları için 18 aydır tutuklu bulunan sanıklardan 10u dün tahliye oldu. Bunlar arasında yer alan eski emniyet müdürü Serdar Bayraktutanın duruşmadaki sözleri, yaşanan haksızlığı gözler önüne serdi. Hakimin mesleğini sorduğu Bayraktutan, tutuklandığı tarihe kadar terörle mücadele ettiğinin altını çizdi.

Bir sahur vakti çalındı kapıları. Yıllarca terörle mücadele eden eşlerini bileklerinde kelepçelerle uğurladılar, ne zaman döneceklerini bilmeden. İşkencenin her türlüsüyle dolu 18 ayın ardından eşleri, oğulları geçtiğimiz pazartesi günü ilk kez hakim karşısına çıktı. Polisler mahkemedeki kimlik tespiti için soruları buruk tebessümlerle cevapladı. Önce katibe ikamet adreslerini düzelttirdiler, yeni evleri artık Silivri Cezaevi olmuştu. Yıllarını terörle mücadeleye veren polisler, meslekleri sorulduğunda işsiz oldukları söyledi. Van Terörle Mücadele Şubesi eski Müdürü Serdar Bayraktutan, “22 Temmuza kadar terörle mücadele ediyordum, şimdi işsizim.” diyerek cevapladı hakimin sorusunu. Maaşları sorulduğunda birçoğu geliri olmadığını söyledi, tutuklu askerlerin de yargılandığı salondakilerin toplam geliri bir bakanın saatine denk gelmiyordu.

/

Görevini yapan polisi, askeri, MİT TIRlarını haber yapan gazetecilerin iddianameye eklenerek yargılandığı Selam Torba davası geçen Pazartesi Çağlayanda görülmeye başlandı. Duruşmadaki kimlik tespiti ise oldukça ironik diyaloglara sahne oldu. Salondakilerin hiçbirinin sabıkası yoktu, en az 4 yıllık fakülte diplomaları vardı. Yüksek lisans mezunu Osman Özgür Açıkgöz, işinin olmadığını ve kendisine eşinin baktığını söyledi. Doktora mezunu Kürşat Durmuş ise mesleği sorulduğunda, “Adli bilimler uzmanı. Ceza adalet sistemi üzerine araştırma yapmak için Silivri Cezaevinde bulunuyorum.” deyince salonda tebessümler buruktu.

Tahliye kararına sevinemediler

Gece ilerlediğinde savcının tahliye talepleri duyuldu. Salon boşaltıldı, aileler ve avukatlar koridorda beklemeye başladı. Yeniden bir umut ışığı belirdi gözlerde, bir kişi bile ailesine kavuşsa hepsinin özlemini dindirecekti sanki. Bir tarafta heyecanla bekleyen anne yürekleri, bir tarafta acaba biz de bu gece evimize eşimizle dönebilir miyiz umudu yaşayan eşler. Uzun bekleyişin ardın gece 02.00 sularında tahliye edilen isimler açıklandı. Koridorda bir dalgalanma, sevinç ve üzüntü gözyaşları yan yana geldi. Tahliye kararı alan aileler diğerlerinin yanında sevinemiyor bile. Bir gün bile çalışmadığı dosyadan dolayı 19 aydır tutuklu bulunan Serdar Bayraktutan da tahliye edilenler arasındaydı.

Dışarıdakilerden daha özgürler

Büyük sabır gösteren polis eşleri yaşadıkları tüm zorluklara rağmen eşlerinin arkasında durduğunu söylüyor. Osman Özgür Açıkgözün eşi Özlem Açıkgöz, umudunu kaybetmediğini belirtirken duygularını şöyle özetliyor: “Ümitliyim ama mevcut adalet sisteminin bize adalet verebileceğine inanmıyorum. Çünkü taraflı hâkimler, mahkemenin sonuçlarının hazır olduğuna eminim. Sadece rol yapılıyor, hepimiz de bunun farkındayız. Ben buraya mahkemeyi izlemekten çok eşimi görmeye geldim. Onu kelepçeli, hakimlerin karşısında casusluktan sanık olarak görürsem çok üzülürüm diye düşündüm ama geldiğimiz zaman eşimin çok mutlu olduğunu gördüm.”

19 ay sonra sahur vakti gözaltına alınmasına neden olan suçlamadan dolayı hakim karşına çıkan Yurt Atayünün kızı Elif Atayün de, “Biz inançlıyız. Elbet bir gün her şey açığa çıkacak. Kim vatanperver kim vatan haini ortaya çıkacak. Babam ve arkadaşları içeride ama dışarıdaki bağımlılardan daha özgür.” diyor.

Zaman
Ana Sayfa
04.02.2016
22Temmuzakadarterörlemücadeleettimşimdiişsizim22 Temmuza kadar terörle mücadele ettim şimdi işsizim
Genç patrona 50 bin lira sermaye desteği
Sabah
04.02.2016
00:47
Genç
Torba Yasa yeni iş kuracaklara büyük avantajlar getirdi. 3 yıl vergi istisnasının yanı sıra 50 bin lira karşılıksız kredi gelecek. Şirketinde genç işçi çalıştırana bir yıl maaş desteği verilecek. İşte...Devamı için tıklayınız
Sabah
Ekonomi
04.02.2016
Gençpatrona50binlirasermayedesteğiGenç patrona 50 bin lira sermaye desteği
Tutuklu binbaşıya acı soru: Ölsem de gelmeyecek misin baba?
Zaman
03.02.2016
02:29

Uğur Mumcu ve Ahmet Taner Kışlalı gibi aydın cinayetlerinden sorumlu Selam Tevhit terör örgütü soruşturmasını yapan polisler, MİT TIRlarını durduran askerler ile gazetecilerin yargılandığı davanın ikinci duruşması dün görüldü.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde Selam torba davasında yargılanan 57 tutuklu isim hazır bulundu. Mahkeme Başkanı Canel Rüzgar, reddihakim ve tahliye taleplerine ilişkin söz vereceğini, kısa ve öz konuşma yapılmasını aksi halde konuşmayı yarıda keseceğini söyledi. Bunun üzerine Yurt Atayünün avukatlarından Ömer Kavili, savunmanın beyanlarının kesilemeyeceğini ve mahkemenin böyle bir yetkisinin olmadığını kaydetti.

12 EYLÜL VE 28 ŞUBAT DAHA ADİLDİ

Emniyet müdürleri Ömer Özüyılmaz ve Serdar Bayraktutanın avukatı İrfan Sönmez, duruşmada yaptığı konuşmada 12 Eylül darbe dönemini hatırlattı. 10 yıl hapis yatıp idamla yargılandığı anlatan Sönmez, “Vallahi de billahi de 12 Eylül de 28 Şubat da daha adildi.” dedi. Ayrıca, soruşturmayı yürüten polislerin dosyasında sanıkların bir kısmına ‘PKKlıları neden dinlediniz? şeklinde bir suçlama olduğunu belirterek, “Eğer bu doğru ise, gerçekten PKKlıları dinledilerse bu insanlar alınlarından öpülür. Bu ülkede ilk dinlenecek örgüt PKKdır.” ifadelerini kullandı. Avukatı Sönmezden sonra söz alan Serdar Bayrakatutan ise görev yapmadığı büronun dosyasından tutuklu olduğunu söyledi. BayraktuTan, “17 yıl İstanbulda görev yaptım, sol büroda görev yaptım hep. Bir saat bile görev yapmadığım bir büronun dosyasından dolayı tutukluyum şu anda.” diye konuştu.

Evrakta 5 imza var, tek ben tutukluyum

Emniyet Müdürü Onur Çobanoğlu da, “Tek bir evraka paraf attım. Aynı evrakta 5 imza var. Bir tek ben beş aydır tutukluyum.” dedi. Duruşmada kendisinin sağlık personeli olduğunu belirten sanık asker Sezai Akyüz ise şunları kaydetti: “İstihbaratçı değil, sağlık personeliyim. Olay yerine ilk yardım için gittim. Ama yine de tutuklandım.”

Selam Tevhit soruşturması kapsamında binlerce kişinin dinlendiği algısının oluşturulduğuna dikkat çeken Avukat Ömer Turanlı, mahkeme heyetine “Bu dosyada kaç kişi dinlendi hakim bey. Dosya önünüzde?” sorusunu yöneltti. Heyet cevap veremeyince Turanlı, soruyu kendisi cevapladı: “232 kişi dinlenmiş ve izlenmiş. Bunların 50 kişisi İranlı. Bu dosya asrın casusluk dosyası, bunun sonuna kadar arkasındayız.”

SAVCI, MİTÇİLERİN BİLGİLERİNİ İFŞA ETTİ

Asker avukatları duruşmada tahliye talebinde bulundu. Avukat Ali Gayıranal, devlet sırrı niteliğinde olan MİT personeline ait evrakların bizzat Savcı İrfan Fidan tarafından ifşa edildiğine dikkat çekti. Savcı Fidanın askerlere isnat ettiği suçu kendisinin işlediğini kaydeden Gayıranal, içerisinde MİT görevlilerinin bilgileri olan ve savcı tarafından ifşa edilen belgeleri dosya olarak mahkemeye sundu.


Tutuklu binbaşıya kızından acı soru: Ölsem de mi gelemeyeceksin

Selam torba davasının ikinci duruşmasında, avukatlardan sonra MİT TIRları sanıklarından Jandarma Kriminal Daire Başkanlığında görevli Binbaşı Baycan Görücü söz aldı. Tutuklu olduğu için 9 aydır ailesinden ayrı kaldığını söyleyen Binbaşı Görücü, kızıyla arasında geçen bir diyaloğu anlatınca salonda duygulu anlar yaşandı. Tutuksuz yargılanmak istediğini belirten binbaşı özetle şunları kaydetti: “10 yaşındaki kızım bana, ‘Ölsem de gelemeyecek misin baba? diyor. ‘Görevdeyim kızım. diyebiliyorum. Hiç değilse çocuklarımızın başında tutuksuz yargılanalım. Biz bilirkişiyiz. 14 yıldır Kriminal Dairedeyim, doktora yapıyorum. Bir örgütle alakamız yoktur. Savcı yap demiştir, idari amirlerim yap demiştir, bu nedenle rapor hazırladık. Kimse devlet sırrı olduğunu söylememiştir. Şerefim, namusum üzerine söylerim ki yasal olmayan bir şey yapmadım.”

Zaman
Güncel
03.02.2016
TutuklubinbaşıyaacısoruÖlsemdegelmeyecekmisinbaba?Tutuklu binbaşıya acı soru Ölsem de gelmeyecek misin baba?
Selam-torba davasında 7 polis ve 3 askere tahliye
Zaman
03.02.2016
02:29

Selam Tevhit terör örgütünü soruşturdukları için tutuklanan polislerin yargılandığı davada 3 asker ile 7 polis tahliye oldu. Mahkeme, avukatların reddi hakim taleplerini reddetti.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada ara karar açıklandı. Duruşma savcısı Ali Kaya, 26 tutuklu askerden 22sinin tutuklu bulundukları süre, suç vasfının değişme ihtimali ve mükerrer yargılama sebebiyle tahliyesini istemişti. MİT TIRlarının durdurulması ile ilgili askerler, Adanada devam eden yargılamada da sanık olarak bulunuyor. Bu sebeple aynı suçlamalarla alakalı iki ayrı yargılama olamayacağı için tahliye istendiği belirtilmişti. Mahkeme, verdiği ara kararında savcının talebini değerlendirdi. 3 asker ile 7 polisin tahliye edilmesine karar verildi.

Tahliye olan isimler ise şöyle: Ankara İl Jandarma İstihbarat Komutanı Yarbay Erdal Turna, Jandarma Üsteğmen Mesut Çelik, Astsubay Halil Alp, Terörle Mücadelede görevli eski Emniyet Müdürü Serdar Bayraktutan, komiser Serhat Taner Doğan, polisler Bekir Enes Arı, Murat Çobanoğlu, Yusuf Yolcu, Mücahit Gökoğlu, Aytekin Koçak. Tahliye olan sanıklara adli kontrol tedbirleri uygulanmak suretiyle yurt dışı çıkış yasağı getirildi.

Mahkeme, ara kararında bir kısım sanıklar müdafilerince hakimin ve heyetin reddine yönelik talebi reddetti. Ancak, dava dosyası ret talebinin değerlendirilmesi için İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilecek. Tutuklu emniyet mensupları için kuvvetli suç şüphesinin devam ettiği belirtilen kararda, istenen cezaların yüksek olması nedeniyle sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verildi.

BASINDA ÇIKAN HABERLER, SİYASİLERİN AÇIKLAMALARI KUVVETLİ SUÇ ŞÜPHESİNİN VARLIĞINA İŞARET

Mahkeme, silah yüklü TIRların durdurulması nedeniyle tutuklu bulunan jandarma personeli için ise, duruşma savcısının suç vasfının değişebileceği yorumu ve tahliye talebinin aksine, kuvvetli suç şüphesinin devam ettiğini ileri sürdü. Kararda jandarmayla ilgili savunmalar, sanıkların düzenlediği raporlar, basında çıkan haberler ve siyasilerin açıklamalarının kuvvetli suç şüphesinin varlığına işaret ettiği belirtildi. Mahkeme, duruşmayı Mart ayına erteledi.

Selam-torba davasında heyeti susturan soru: Dosya önünüzde hakim bey, kaç kişi dinlenilmiş?

Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve Ahmet Taner Kışlalı gibi aydın cinayetlerinden sorumlu Selam Tevhit terör örgütüne soruşturma yapan polislerin yargılandığı davanın ikinci duruşmasına avukatların hakim heyetine yönelttiği sorular damgasını vurdu.

Avukat İrfan Sönmez: 12 Eylülde idamla yargılandım, böyle adaletsizlik görmedim

Polis Serdar Bayraktutanın avukatı İrfan Sönmez: Müvekkilim 100 küsur kişiyi dağa çıkaran PKKlıyı yakalıyor. MİT Bu benim elemanım diyerek alıyor. Bunu sorgulayamayacak mıyız? Müvekkilim Serdar Bayraktutan dosyada hiç çalışmadı, burada ağırlaştırılmış müebbetle yargılanıyor. Ülkücü davada 10 yıl hapis yattım. İdamla yargılandım. Ama vallahi de billahi de 12 Eylül de 28 Şubat da daha adildi.

Serdar Bayraktutan: Bir gün bile çalışmadığım dosyada tutukluyum

Avukatın ardından söz alan Serdar Bayraktutan şunları söyledi: 17 sene İstanbul Terörde çalıştım. Hep sol büroda çalıştım. Bir gün bile çalışmadığım dosyada tutukluyum.

Çobanoğlu: 5 imzanın sahipleri değil, paraf atan ben tutukluyum

Emniyet Müdürü Onur Çobanoğlunun ifadesi ise şöyle oldu: Tek bir evrağa paraf attım. Aynı evrakta 5 imza var. Bir tek ben beş aydır tutukluyum.

Avukat Ömer Turanlının sorusuna mahkeme heyeti cevap veremedi

Avukat Ömer Turanlının, “Bu dosyada binlerce kişi dinlenilmiş gibi algı oluşturuldu. Dosya önünüzde hakim bey. Kaç kişi dinlenilmiş?” sorusuna mahkeme heyetine cevap veremedi.

Turanlınin bir diğer sorusu, “Bu dosyada 50den fazla (soruşturma deşifre edilince yurt dışına kaçan) İran ajanı vardı. Hani nerede avukatları bu davada?” oldu.

REDDİ HAKİM GEREKÇELERİNİ ANLATTILAR

Yurt Atayünün aralarında bulunduğu sanıkların avukatı Mehmet Sami Selçuk, Reddi hakim gerekçelerimi anlatırken dün sözüm kesilmiştir. Yaşanan tartışma nedeniyle beyanlarıma devam etmek istiyorum. Ayrıca duruşma inzibatını bozan şahısla ilgili mahkemenizin işlem yapmasını talep ediyorum dedi. Bu sırada müşteki avukatlarıyla, sanık avukatlarından Ömer Turanlı arasında dünkü tartışma nedeniyle atışma yaşandı. Mahkeme Başkanının uyarısı üzerine taraflar sakinleşti.

ASKERLERİN AVUKATLARI TAHLİYE TALEP ETTİ

Asker sanıklar Baycan Görücü, Vedat Sadak ve Yemliha Kalenin avukatı olan Ramazan Bulut, müvekkillerinin jandarma krimi

Zaman
Son Dakika
03.02.2016
Selam-torbadavasında7polisve3askeretahliyeSelam-torba davasında 7 polis ve 3 askere tahliye
Tutuklu binbaşıya acı soru: Ölsem de gelmeyecek misin baba?
Zaman
03.02.2016
02:29

Uğur Mumcu ve Ahmet Taner Kışlalı gibi aydın cinayetlerinden sorumlu Selam Tevhit terör örgütü soruşturmasını yapan polisler, MİT TIRlarını durduran askerler ile gazetecilerin yargılandığı davanın ikinci duruşması dün görüldü.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde Selam torba davasında yargılanan 57 tutuklu isim hazır bulundu. Mahkeme Başkanı Canel Rüzgar, reddihakim ve tahliye taleplerine ilişkin söz vereceğini, kısa ve öz konuşma yapılmasını aksi halde konuşmayı yarıda keseceğini söyledi. Bunun üzerine Yurt Atayünün avukatlarından Ömer Kavili, savunmanın beyanlarının kesilemeyeceğini ve mahkemenin böyle bir yetkisinin olmadığını kaydetti.

12 EYLÜL VE 28 ŞUBAT DAHA ADİLDİ

Emniyet müdürleri Ömer Özüyılmaz ve Serdar Bayraktutanın avukatı İrfan Sönmez, duruşmada yaptığı konuşmada 12 Eylül darbe dönemini hatırlattı. 10 yıl hapis yatıp idamla yargılandığı anlatan Sönmez, “Vallahi de billahi de 12 Eylül de 28 Şubat da daha adildi.” dedi. Ayrıca, soruşturmayı yürüten polislerin dosyasında sanıkların bir kısmına ‘PKKlıları neden dinlediniz? şeklinde bir suçlama olduğunu belirterek, “Eğer bu doğru ise, gerçekten PKKlıları dinledilerse bu insanlar alınlarından öpülür. Bu ülkede ilk dinlenecek örgüt PKKdır.” ifadelerini kullandı. Avukatı Sönmezden sonra söz alan Serdar Bayrakatutan ise görev yapmadığı büronun dosyasından tutuklu olduğunu söyledi. BayraktuTan, “17 yıl İstanbulda görev yaptım, sol büroda görev yaptım hep. Bir saat bile görev yapmadığım bir büronun dosyasından dolayı tutukluyum şu anda.” diye konuştu.

Evrakta 5 imza var, tek ben tutukluyum

Emniyet Müdürü Onur Çobanoğlu da, “Tek bir evraka paraf attım. Aynı evrakta 5 imza var. Bir tek ben beş aydır tutukluyum.” dedi. Duruşmada kendisinin sağlık personeli olduğunu belirten sanık asker Sezai Akyüz ise şunları kaydetti: “İstihbaratçı değil, sağlık personeliyim. Olay yerine ilk yardım için gittim. Ama yine de tutuklandım.”

Selam Tevhit soruşturması kapsamında binlerce kişinin dinlendiği algısının oluşturulduğuna dikkat çeken Avukat Ömer Turanlı, mahkeme heyetine “Bu dosyada kaç kişi dinlendi hakim bey. Dosya önünüzde?” sorusunu yöneltti. Heyet cevap veremeyince Turanlı, soruyu kendisi cevapladı: “232 kişi dinlenmiş ve izlenmiş. Bunların 50 kişisi İranlı. Bu dosya asrın casusluk dosyası, bunun sonuna kadar arkasındayız.”

SAVCI, MİTÇİLERİN BİLGİLERİNİ İFŞA ETTİ

Asker avukatları duruşmada tahliye talebinde bulundu. Avukat Ali Gayıranal, devlet sırrı niteliğinde olan MİT personeline ait evrakların bizzat Savcı İrfan Fidan tarafından ifşa edildiğine dikkat çekti. Savcı Fidanın askerlere isnat ettiği suçu kendisinin işlediğini kaydeden Gayıranal, içerisinde MİT görevlilerinin bilgileri olan ve savcı tarafından ifşa edilen belgeleri dosya olarak mahkemeye sundu.


Tutuklu binbaşıya kızından acı soru: Ölsem de mi gelemeyeceksin

Selam torba davasının ikinci duruşmasında, avukatlardan sonra MİT TIRları sanıklarından Jandarma Kriminal Daire Başkanlığında görevli Binbaşı Baycan Görücü söz aldı. Tutuklu olduğu için 9 aydır ailesinden ayrı kaldığını söyleyen Binbaşı Görücü, kızıyla arasında geçen bir diyaloğu anlatınca salonda duygulu anlar yaşandı. Tutuksuz yargılanmak istediğini belirten binbaşı özetle şunları kaydetti: “10 yaşındaki kızım bana, ‘Ölsem de gelemeyecek misin baba? diyor. ‘Görevdeyim kızım. diyebiliyorum. Hiç değilse çocuklarımızın başında tutuksuz yargılanalım. Biz bilirkişiyiz. 14 yıldır Kriminal Dairedeyim, doktora yapıyorum. Bir örgütle alakamız yoktur. Savcı yap demiştir, idari amirlerim yap demiştir, bu nedenle rapor hazırladık. Kimse devlet sırrı olduğunu söylememiştir. Şerefim, namusum üzerine söylerim ki yasal olmayan bir şey yapmadım.”

Zaman
Ana Sayfa
03.02.2016
TutuklubinbaşıyaacısoruÖlsemdegelmeyecekmisinbaba?Tutuklu binbaşıya acı soru Ölsem de gelmeyecek misin baba?
Selam-torba davasında 7 polis ve 3 askere tahliye
Zaman
03.02.2016
02:29

Selam Tevhit terör örgütünü soruşturdukları için tutuklanan polislerin yargılandığı davada 3 asker ile 7 polis tahliye oldu. Mahkeme, avukatların reddi hakim taleplerini reddetti.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada ara karar açıklandı. Duruşma savcısı Ali Kaya, 26 tutuklu askerden 22sinin tutuklu bulundukları süre, suç vasfının değişme ihtimali ve mükerrer yargılama sebebiyle tahliyesini istemişti. MİT TIRlarının durdurulması ile ilgili askerler, Adanada devam eden yargılamada da sanık olarak bulunuyor. Bu sebeple aynı suçlamalarla alakalı iki ayrı yargılama olamayacağı için tahliye istendiği belirtilmişti. Mahkeme, verdiği ara kararında savcının talebini değerlendirdi. 3 asker ile 7 polisin tahliye edilmesine karar verildi.

Tahliye olan isimler ise şöyle: Ankara İl Jandarma İstihbarat Komutanı Yarbay Erdal Turna, Jandarma Üsteğmen Mesut Çelik, Astsubay Halil Alp, Terörle Mücadelede görevli eski Emniyet Müdürü Serdar Bayraktutan, komiser Serhat Taner Doğan, polisler Bekir Enes Arı, Murat Çobanoğlu, Yusuf Yolcu, Mücahit Gökoğlu, Aytekin Koçak. Tahliye olan sanıklara adli kontrol tedbirleri uygulanmak suretiyle yurt dışı çıkış yasağı getirildi.

Mahkeme, ara kararında bir kısım sanıklar müdafilerince hakimin ve heyetin reddine yönelik talebi reddetti. Ancak, dava dosyası ret talebinin değerlendirilmesi için İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilecek. Tutuklu emniyet mensupları için kuvvetli suç şüphesinin devam ettiği belirtilen kararda, istenen cezaların yüksek olması nedeniyle sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verildi.

BASINDA ÇIKAN HABERLER, SİYASİLERİN AÇIKLAMALARI KUVVETLİ SUÇ ŞÜPHESİNİN VARLIĞINA İŞARET

Mahkeme, silah yüklü TIRların durdurulması nedeniyle tutuklu bulunan jandarma personeli için ise, duruşma savcısının suç vasfının değişebileceği yorumu ve tahliye talebinin aksine, kuvvetli suç şüphesinin devam ettiğini ileri sürdü. Kararda jandarmayla ilgili savunmalar, sanıkların düzenlediği raporlar, basında çıkan haberler ve siyasilerin açıklamalarının kuvvetli suç şüphesinin varlığına işaret ettiği belirtildi. Mahkeme, duruşmayı Mart ayına erteledi.

Selam-torba davasında heyeti susturan soru: Dosya önünüzde hakim bey, kaç kişi dinlenilmiş?

Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve Ahmet Taner Kışlalı gibi aydın cinayetlerinden sorumlu Selam Tevhit terör örgütüne soruşturma yapan polislerin yargılandığı davanın ikinci duruşmasına avukatların hakim heyetine yönelttiği sorular damgasını vurdu.

Avukat İrfan Sönmez: 12 Eylülde idamla yargılandım, böyle adaletsizlik görmedim

Polis Serdar Bayraktutanın avukatı İrfan Sönmez: Müvekkilim 100 küsur kişiyi dağa çıkaran PKKlıyı yakalıyor. MİT Bu benim elemanım diyerek alıyor. Bunu sorgulayamayacak mıyız? Müvekkilim Serdar Bayraktutan dosyada hiç çalışmadı, burada ağırlaştırılmış müebbetle yargılanıyor. Ülkücü davada 10 yıl hapis yattım. İdamla yargılandım. Ama vallahi de billahi de 12 Eylül de 28 Şubat da daha adildi.

Serdar Bayraktutan: Bir gün bile çalışmadığım dosyada tutukluyum

Avukatın ardından söz alan Serdar Bayraktutan şunları söyledi: 17 sene İstanbul Terörde çalıştım. Hep sol büroda çalıştım. Bir gün bile çalışmadığım dosyada tutukluyum.

Çobanoğlu: 5 imzanın sahipleri değil, paraf atan ben tutukluyum

Emniyet Müdürü Onur Çobanoğlunun ifadesi ise şöyle oldu: Tek bir evrağa paraf attım. Aynı evrakta 5 imza var. Bir tek ben beş aydır tutukluyum.

Avukat Ömer Turanlının sorusuna mahkeme heyeti cevap veremedi

Avukat Ömer Turanlının, “Bu dosyada binlerce kişi dinlenilmiş gibi algı oluşturuldu. Dosya önünüzde hakim bey. Kaç kişi dinlenilmiş?” sorusuna mahkeme heyetine cevap veremedi.

Turanlınin bir diğer sorusu, “Bu dosyada 50den fazla (soruşturma deşifre edilince yurt dışına kaçan) İran ajanı vardı. Hani nerede avukatları bu davada?” oldu.

REDDİ HAKİM GEREKÇELERİNİ ANLATTILAR

Yurt Atayünün aralarında bulunduğu sanıkların avukatı Mehmet Sami Selçuk, Reddi hakim gerekçelerimi anlatırken dün sözüm kesilmiştir. Yaşanan tartışma nedeniyle beyanlarıma devam etmek istiyorum. Ayrıca duruşma inzibatını bozan şahısla ilgili mahkemenizin işlem yapmasını talep ediyorum dedi. Bu sırada müşteki avukatlarıyla, sanık avukatlarından Ömer Turanlı arasında dünkü tartışma nedeniyle atışma yaşandı. Mahkeme Başkanının uyarısı üzerine taraflar sakinleşti.

ASKERLERİN AVUKATLARI TAHLİYE TALEP ETTİ

Asker sanıklar Baycan Görücü, Vedat Sadak ve Yemliha Kalenin avukatı olan Ramazan Bulut, müvekkillerinin jandarma krimi

Zaman
Ana Sayfa
03.02.2016
Selam-torbadavasında7polisve3askeretahliyeSelam-torba davasında 7 polis ve 3 askere tahliye
Selam-torba davasında savcı 24 sanığa tahliye talep etti, 10 kişiye tahliye kararı
Zaman
03.02.2016
01:31

Selam-torba davasında Savcı Ali Kaya, tutuklu polisler Serdar Bayraktutan, Oğuzhan Ceylan ve Murat Çobanlı ile birlikte 21 askerin tahliyesini talep etti. Mahkeme, 10 kişi hakkında tahliye kararı verdi.

Tahliye kararı verilen isimlerden 3ü asker 7si ise polis.

İŞTE TAHLİYE KARARI VERİLEN İSİMLER:

Bekir Enes Arı

Murat Çobanoğlu

Yusuf Yolcu

Erdal Turna

Mesut Çelik

Mücahit Gökoğlu

Serdar Bayraktutan

Serhat Taner Doğan

Aytekin Koçak

Halil Alp

Duruşma savcısı Ali Kaya, dün açıkladığı mütalaasında 26 tutuklu askerden 22sinin tutuklu bulundukları süre, suç vasfının değişme ihtimali ve mükerrer yargılama sebebiyle tahliyesini istemişti. MİT TIRlarının durdurulmasi ile ilgili askerler, Adanada devam eden yargılamada da sanık olarak bulunuyor. Bu sebeple aynı suçlamalarla alakalı iki ayrı yargılama olamayacağı için tahliye istendiği belirtilmişti. Mahkeme, verdiği ara kararında savcının talebini değerlendirdi. 3 asker ile 7 polisin tahliye edilmesine karar verildi.

Selam-torba davasında heyeti susturan soru: Dosya önünüzde hakim bey, kaç kişi dinlenilmiş?

Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve Ahmet Taner Kışlalı gibi aydın cinayetlerinden sorumlu Selam Tevhit terör örgütüne soruşturma yapan polislerin yargılandığı davanın ikinci duruşmasına avukatların hakim heyetine yönelttiği sorular damgasını vurdu.

Avukat İrfan Sönmez: 12 Eylülde idamla yargılandım, böyle adaletsizlik görmedim

Polis Serdar Bayraktutanın avukatı İrfan Sönmez: Müvekkilim 100 küsur kişiyi dağa çıkaran PKKlıyı yakalıyor. MİT Bu benim elemanım diyerek alıyor. Bunu sorgulayamayacak mıyız? Müvekkilim Serdar Bayraktutan dosyada hiç çalışmadı, burada ağırlaştırılmış müebbetle yargılanıyor. Ülkücü davada 10 yıl hapis yattım. İdamla yargılandım. Ama vallahi de billahi de 12 Eylül de 28 Şubat da daha adildi.

Serdar Bayraktutan: Bir gün bile çalışmadığım dosyada tutukluyum

Avukatın ardından söz alan Serdar Bayraktutan şunları söyledi: 17 sene İstanbul Terörde çalıştım. Hep sol büroda çalıştım. Bir gün bile çalışmadığım dosyada tutukluyum.

Çobanoğlu: 5 imzanın sahipleri değil, paraf atan ben tutukluyum

Emniyet Müdürü Onur Çobanoğlunun ifadesi ise şöyle oldu: Tek bir evrağa paraf attım. Aynı evrakta 5 imza var. Bir tek ben beş aydır tutukluyum.

Avukat Ömer Turanlının sorusuna mahkeme heyeti cevap veremedi

Avukat Ömer Turanlının, “Bu dosyada binlerce kişi dinlenilmiş gibi algı oluşturuldu. Dosya önünüzde hakim bey. Kaç kişi dinlenilmiş?” sorusuna mahkeme heyetine cevap veremedi.

Turanlınin bir diğer sorusu, “Bu dosyada 50den fazla (soruşturma deşifre edilince yurt dışına kaçan) İran ajanı vardı. Hani nerede avukatları bu davada?” oldu.

REDDİ HAKİM GEREKÇELERİNİ ANLATTILAR

Yurt Atayünün aralarında bulunduğu sanıkların avukatı Mehmet Sami Selçuk, Reddi hakim gerekçelerimi anlatırken dün sözüm kesilmiştir. Yaşanan tartışma nedeniyle beyanlarıma devam etmek istiyorum. Ayrıca duruşma inzibatını bozan şahısla ilgili mahkemenizin işlem yapmasını talep ediyorum dedi. Bu sırada müşteki avukatlarıyla, sanık avukatlarından Ömer Turanlı arasında dünkü tartışma nedeniyle atışma yaşandı. Mahkeme Başkanının uyarısı üzerine taraflar sakinleşti.

ASKERLERİN AVUKATLARI TAHLİYE TALEP ETTİ

Asker sanıklar Baycan Görücü, Vedat Sadak ve Yemliha Kalenin avukatı olan Ramazan Bulut, müvekkillerinin jandarma kriminal dairede görev yaptıklarını ve sadece iki materyal üzerinde yaptıkları inceleme yüzünden tutuklu bulunduklarını belirtti. Avukat Bulut, müvekkillerinin söz konusu materyallerle ilgili raporu 2 günde tamamlamaları yüzünden şüpheli yapıldıklarını belirterek tahliye talebinde bulundu. Yine asker sanıkların avukatlarından Durgut Can da müvekkillerinin savcının talimatı üzerine rapor hazırladıklarını belirterek Ellerinde hiçbir iş yok. İki günde raporlarını hazırlıyorlar. MİT TIRlarıyla ilgili bir emir gelmediği gibi şifai dahi söylenmiyor. Tesadüfen yaptıkları iş yüzünden şu anda tutuklu bulunuyorlar. Bu dosyayla ilgileri yoktur. Dosyanın tefrik edilmesini ya da Yargıtaydan gelecek cevaba göre, Yargıtaydaki dosyayla birleştirilmesini talep ediyorum dedi.

Avukat Murat Kabakçı ise müvekkillerinin 8 aydır tutuklu olduklarını ifade ederek Sadece resmi bilirkişilik yaptıkları için şu an tutuklu bulunuyorlar. Halen materyal diyoruz, çünkü bizim tarafımızdan yapılmış bir ifşa yok. Niye burdayız, anlamış değiliz diye konuştu.

ÖRGÜTLE ALAKAMIZ YOK

Tutuklu sanıklardan Binbaşı

Zaman
Son Dakika
03.02.2016
Selam-torbadavasındasavcı24sanığatahliyetalepetti10kişiyetahliyekararıSelam-torba davasında savcı 24 sanığa tahliye talep etti 10 kişiye tahliye kararı
Selam-torba davasında savcı 24 sanığa tahliye talep etti, 10 kişiye tahliye kararı
Zaman
03.02.2016
01:31

Selam-torba davasında Savcı Ali Kaya, tutuklu polisler Serdar Bayraktutan, Oğuzhan Ceylan ve Murat Çobanlı ile birlikte 21 askerin tahliyesini talep etti. Mahkeme, 10 kişi hakkında tahliye kararı verdi.

Tahliye kararı verilen isimlerden 3ü asker 7si ise polis.

İŞTE TAHLİYE KARARI VERİLEN İSİMLER:

Bekir Enes Arı

Murat Çobanoğlu

Yusuf Yolcu

Erdal Turna

Mesut Çelik

Mücahit Gökoğlu

Serdar Bayraktutan

Serhat Taner Doğan

Aytekin Koçak

Halil Alp

Duruşma savcısı Ali Kaya, dün açıkladığı mütalaasında 26 tutuklu askerden 22sinin tutuklu bulundukları süre, suç vasfının değişme ihtimali ve mükerrer yargılama sebebiyle tahliyesini istemişti. MİT TIRlarının durdurulmasi ile ilgili askerler, Adanada devam eden yargılamada da sanık olarak bulunuyor. Bu sebeple aynı suçlamalarla alakalı iki ayrı yargılama olamayacağı için tahliye istendiği belirtilmişti. Mahkeme, verdiği ara kararında savcının talebini değerlendirdi. 3 asker ile 7 polisin tahliye edilmesine karar verildi.

Selam-torba davasında heyeti susturan soru: Dosya önünüzde hakim bey, kaç kişi dinlenilmiş?

Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve Ahmet Taner Kışlalı gibi aydın cinayetlerinden sorumlu Selam Tevhit terör örgütüne soruşturma yapan polislerin yargılandığı davanın ikinci duruşmasına avukatların hakim heyetine yönelttiği sorular damgasını vurdu.

Avukat İrfan Sönmez: 12 Eylülde idamla yargılandım, böyle adaletsizlik görmedim

Polis Serdar Bayraktutanın avukatı İrfan Sönmez: Müvekkilim 100 küsur kişiyi dağa çıkaran PKKlıyı yakalıyor. MİT Bu benim elemanım diyerek alıyor. Bunu sorgulayamayacak mıyız? Müvekkilim Serdar Bayraktutan dosyada hiç çalışmadı, burada ağırlaştırılmış müebbetle yargılanıyor. Ülkücü davada 10 yıl hapis yattım. İdamla yargılandım. Ama vallahi de billahi de 12 Eylül de 28 Şubat da daha adildi.

Serdar Bayraktutan: Bir gün bile çalışmadığım dosyada tutukluyum

Avukatın ardından söz alan Serdar Bayraktutan şunları söyledi: 17 sene İstanbul Terörde çalıştım. Hep sol büroda çalıştım. Bir gün bile çalışmadığım dosyada tutukluyum.

Çobanoğlu: 5 imzanın sahipleri değil, paraf atan ben tutukluyum

Emniyet Müdürü Onur Çobanoğlunun ifadesi ise şöyle oldu: Tek bir evrağa paraf attım. Aynı evrakta 5 imza var. Bir tek ben beş aydır tutukluyum.

Avukat Ömer Turanlının sorusuna mahkeme heyeti cevap veremedi

Avukat Ömer Turanlının, “Bu dosyada binlerce kişi dinlenilmiş gibi algı oluşturuldu. Dosya önünüzde hakim bey. Kaç kişi dinlenilmiş?” sorusuna mahkeme heyetine cevap veremedi.

Turanlınin bir diğer sorusu, “Bu dosyada 50den fazla (soruşturma deşifre edilince yurt dışına kaçan) İran ajanı vardı. Hani nerede avukatları bu davada?” oldu.

REDDİ HAKİM GEREKÇELERİNİ ANLATTILAR

Yurt Atayünün aralarında bulunduğu sanıkların avukatı Mehmet Sami Selçuk, Reddi hakim gerekçelerimi anlatırken dün sözüm kesilmiştir. Yaşanan tartışma nedeniyle beyanlarıma devam etmek istiyorum. Ayrıca duruşma inzibatını bozan şahısla ilgili mahkemenizin işlem yapmasını talep ediyorum dedi. Bu sırada müşteki avukatlarıyla, sanık avukatlarından Ömer Turanlı arasında dünkü tartışma nedeniyle atışma yaşandı. Mahkeme Başkanının uyarısı üzerine taraflar sakinleşti.

ASKERLERİN AVUKATLARI TAHLİYE TALEP ETTİ

Asker sanıklar Baycan Görücü, Vedat Sadak ve Yemliha Kalenin avukatı olan Ramazan Bulut, müvekkillerinin jandarma kriminal dairede görev yaptıklarını ve sadece iki materyal üzerinde yaptıkları inceleme yüzünden tutuklu bulunduklarını belirtti. Avukat Bulut, müvekkillerinin söz konusu materyallerle ilgili raporu 2 günde tamamlamaları yüzünden şüpheli yapıldıklarını belirterek tahliye talebinde bulundu. Yine asker sanıkların avukatlarından Durgut Can da müvekkillerinin savcının talimatı üzerine rapor hazırladıklarını belirterek Ellerinde hiçbir iş yok. İki günde raporlarını hazırlıyorlar. MİT TIRlarıyla ilgili bir emir gelmediği gibi şifai dahi söylenmiyor. Tesadüfen yaptıkları iş yüzünden şu anda tutuklu bulunuyorlar. Bu dosyayla ilgileri yoktur. Dosyanın tefrik edilmesini ya da Yargıtaydan gelecek cevaba göre, Yargıtaydaki dosyayla birleştirilmesini talep ediyorum dedi.

Avukat Murat Kabakçı ise müvekkillerinin 8 aydır tutuklu olduklarını ifade ederek Sadece resmi bilirkişilik yaptıkları için şu an tutuklu bulunuyorlar. Halen materyal diyoruz, çünkü bizim tarafımızdan yapılmış bir ifşa yok. Niye burdayız, anlamış değiliz diye konuştu.

ÖRGÜTLE ALAKAMIZ YOK

Tutuklu sanıklardan Binbaşı

Zaman
Ana Sayfa
03.02.2016
Selam-torbadavasındasavcı24sanığatahliyetalepetti10kişiyetahliyekararıSelam-torba davasında savcı 24 sanığa tahliye talep etti 10 kişiye tahliye kararı
Selam-torba davasında savcı 24 sanığa tahliye talep etti
Zaman
02.02.2016
23:29

Selam-torba davasında Savcı Ali Kaya, tutuklu polisler Serdar Bayraktutan, Oğuzhan Ceylan ve Murat Çobanlı ile birlikte 21 askerin tahliyesini talep etti. Mahkeme, verdiği ara kararında savcının talebini değerlendirecek.

Selam-torba davasında savcı 24 sanığa tahliye talep etti. Duruşma savcısı Ali Kaya gün sonunda açıkladığı mütalaasında 26 tutuklu askerden 21inin tutuklu bulundukları süre, suç vasfının değişme ihtimali ve mekerrer yargılama sebebiyle tahliyesini istedi.

MİT TIRları dosyasında yer alan askerler Adanada devam eden yargılamada da sanık oldukları için Savcı Kaya, aynı suçlamalarla alakalı iki ayrı yargılama olamaz hükmü gereği tahliye talebinde bulundu.

Savcı ayrıca, 31 tutuklu polisten Serdar Bayraktutan, Oğuzhan Ceylan ve Murat Çobanoğlu hakkında da tutuklu bulundukları süre ve suç vasfının değişme ihtimali sebebiyle tahliye talebinde bulundu.

Selam-torba davasında heyeti susturan soru: Dosya önünüzde hakim bey, kaç kişi dinlenilmiş?

Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve Ahmet Taner Kışlalı gibi aydın cinayetlerinden sorumlu Selam Tevhit terör örgütüne soruşturma yapan polislerin yargılandığı davanın ikinci duruşmasına avukatların hakim heyetine yönelttiği sorular damgasını vurdu.

Avukat İrfan Sönmez: 12 Eylülde idamla yargılandım, böyle adaletsizlik görmedim

Polis Serdar Bayraktutanın avukatı İrfan Sönmez: Müvekkilim 100 küsur kişiyi dağa çıkaran PKKlıyı yakalıyor. MİT Bu benim elemanım diyerek alıyor. Bunu sorgulayamayacak mıyız? Müvekkilim Serdar Bayraktutan dosyada hiç çalışmadı, burada ağırlaştırılmış müebbetle yargılanıyor. Ülkücü davada 10 yıl hapis yattım. İdamla yargılandım. Ama vallahi de billahi de 12 Eylül de 28 Şubat da daha adildi.

Serdar Bayraktutan: Bir gün bile çalışmadığım dosyada tutukluyum

Avukatın ardından söz alan Serdar Bayraktutan şunları söyledi: 17 sene İstanbul Terörde çalıştım. Hep sol büroda çalıştım. Bir gün bile çalışmadığım dosyada tutukluyum.

Çobanoğlu: 5 imzanın sahipleri değil, paraf atan ben tutukluyum

Emniyet Müdürü Onur Çobanoğlunun ifadesi ise şöyle oldu: Tek bir evrağa paraf attım. Aynı evrakta 5 imza var. Bir tek ben beş aydır tutukluyum.

Avukat Ömer Turanlının sorusuna mahkeme heyeti cevap veremedi

Avukat Ömer Turanlının, “Bu dosyada binlerce kişi dinlenilmiş gibi algı oluşturuldu. Dosya önünüzde hakim bey. Kaç kişi dinlenilmiş?” sorusuna mahkeme heyetine cevap veremedi.

Turanlınin bir diğer sorusu, “Bu dosyada 50den fazla (soruşturma deşifre edilince yurt dışına kaçan) İran ajanı vardı. Hani nerede avukatları bu davada?” oldu.

REDDİ HAKİM GEREKÇELERİNİ ANLATTILAR

Yurt Atayünün aralarında bulunduğu sanıkların avukatı Mehmet Sami Selçuk, Reddi hakim gerekçelerimi anlatırken dün sözüm kesilmiştir. Yaşanan tartışma nedeniyle beyanlarıma devam etmek istiyorum. Ayrıca duruşma inzibatını bozan şahısla ilgili mahkemenizin işlem yapmasını talep ediyorum dedi. Bu sırada müşteki avukatlarıyla, sanık avukatlarından Ömer Turanlı arasında dünkü tartışma nedeniyle atışma yaşandı. Mahkeme Başkanının uyarısı üzerine taraflar sakinleşti.

ASKERLERİN AVUKATLARI TAHLİYE TALEP ETTİ

Asker sanıklar Baycan Görücü, Vedat Sadak ve Yemliha Kalenin avukatı olan Ramazan Bulut, müvekkillerinin jandarma kriminal dairede görev yaptıklarını ve sadece iki materyal üzerinde yaptıkları inceleme yüzünden tutuklu bulunduklarını belirtti. Avukat Bulut, müvekkillerinin söz konusu materyallerle ilgili raporu 2 günde tamamlamaları yüzünden şüpheli yapıldıklarını belirterek tahliye talebinde bulundu. Yine asker sanıkların avukatlarından Durgut Can da müvekkillerinin savcının talimatı üzerine rapor hazırladıklarını belirterek Ellerinde hiçbir iş yok. İki günde raporlarını hazırlıyorlar. MİT TIRlarıyla ilgili bir emir gelmediği gibi şifai dahi söylenmiyor. Tesadüfen yaptıkları iş yüzünden şu anda tutuklu bulunuyorlar. Bu dosyayla ilgileri yoktur. Dosyanın tefrik edilmesini ya da Yargıtaydan gelecek cevaba göre, Yargıtaydaki dosyayla birleştirilmesini talep ediyorum dedi.

Avukat Murat Kabakçı ise müvekkillerinin 8 aydır tutuklu olduklarını ifade ederek Sadece resmi bilirkişilik yaptıkları için şu an tutuklu bulunuyorlar. Halen materyal diyoruz, çünkü bizim tarafımızdan yapılmış bir ifşa yok. Niye burdayız, anlamış değiliz diye konuştu.

ÖRGÜTLE ALAKAMIZ YOK

Tutuklu sanıklardan Binbaşı Baycan Görücü, Dairemizde görev verilmesi materyalin cinsine bağlıdır. Materyalde sarı kapak olduğu için bizim birimimiz inceledi. Eğer parmak izi sorulsaydı başka bir birim inceleme yapacaktı. B

Zaman
Son Dakika
02.02.2016
Selam-torbadavasındasavcı24sanığatahliyetalepettiSelam-torba davasında savcı 24 sanığa tahliye talep etti
Selam-torba davasında savcı 24 sanığa tahliye talep etti
Zaman
02.02.2016
23:29

Selam-torba davasında Savcı Ali Kaya, tutuklu polisler Serdar Bayraktutan, Oğuzhan Ceylan ve Murat Çobanlı ile birlikte 21 askerin tahliyesini talep etti. Mahkeme, verdiği ara kararında savcının talebini değerlendirecek.

Selam-torba davasında savcı 24 sanığa tahliye talep etti. Duruşma savcısı Ali Kaya gün sonunda açıkladığı mütalaasında 26 tutuklu askerden 21inin tutuklu bulundukları süre, suç vasfının değişme ihtimali ve mekerrer yargılama sebebiyle tahliyesini istedi.

MİT TIRları dosyasında yer alan askerler Adanada devam eden yargılamada da sanık oldukları için Savcı Kaya, aynı suçlamalarla alakalı iki ayrı yargılama olamaz hükmü gereği tahliye talebinde bulundu.

Savcı ayrıca, 31 tutuklu polisten Serdar Bayraktutan, Oğuzhan Ceylan ve Murat Çobanoğlu hakkında da tutuklu bulundukları süre ve suç vasfının değişme ihtimali sebebiyle tahliye talebinde bulundu.

Selam-torba davasında heyeti susturan soru: Dosya önünüzde hakim bey, kaç kişi dinlenilmiş?

Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve Ahmet Taner Kışlalı gibi aydın cinayetlerinden sorumlu Selam Tevhit terör örgütüne soruşturma yapan polislerin yargılandığı davanın ikinci duruşmasına avukatların hakim heyetine yönelttiği sorular damgasını vurdu.

Avukat İrfan Sönmez: 12 Eylülde idamla yargılandım, böyle adaletsizlik görmedim

Polis Serdar Bayraktutanın avukatı İrfan Sönmez: Müvekkilim 100 küsur kişiyi dağa çıkaran PKKlıyı yakalıyor. MİT Bu benim elemanım diyerek alıyor. Bunu sorgulayamayacak mıyız? Müvekkilim Serdar Bayraktutan dosyada hiç çalışmadı, burada ağırlaştırılmış müebbetle yargılanıyor. Ülkücü davada 10 yıl hapis yattım. İdamla yargılandım. Ama vallahi de billahi de 12 Eylül de 28 Şubat da daha adildi.

Serdar Bayraktutan: Bir gün bile çalışmadığım dosyada tutukluyum

Avukatın ardından söz alan Serdar Bayraktutan şunları söyledi: 17 sene İstanbul Terörde çalıştım. Hep sol büroda çalıştım. Bir gün bile çalışmadığım dosyada tutukluyum.

Çobanoğlu: 5 imzanın sahipleri değil, paraf atan ben tutukluyum

Emniyet Müdürü Onur Çobanoğlunun ifadesi ise şöyle oldu: Tek bir evrağa paraf attım. Aynı evrakta 5 imza var. Bir tek ben beş aydır tutukluyum.

Avukat Ömer Turanlının sorusuna mahkeme heyeti cevap veremedi

Avukat Ömer Turanlının, “Bu dosyada binlerce kişi dinlenilmiş gibi algı oluşturuldu. Dosya önünüzde hakim bey. Kaç kişi dinlenilmiş?” sorusuna mahkeme heyetine cevap veremedi.

Turanlınin bir diğer sorusu, “Bu dosyada 50den fazla (soruşturma deşifre edilince yurt dışına kaçan) İran ajanı vardı. Hani nerede avukatları bu davada?” oldu.

REDDİ HAKİM GEREKÇELERİNİ ANLATTILAR

Yurt Atayünün aralarında bulunduğu sanıkların avukatı Mehmet Sami Selçuk, Reddi hakim gerekçelerimi anlatırken dün sözüm kesilmiştir. Yaşanan tartışma nedeniyle beyanlarıma devam etmek istiyorum. Ayrıca duruşma inzibatını bozan şahısla ilgili mahkemenizin işlem yapmasını talep ediyorum dedi. Bu sırada müşteki avukatlarıyla, sanık avukatlarından Ömer Turanlı arasında dünkü tartışma nedeniyle atışma yaşandı. Mahkeme Başkanının uyarısı üzerine taraflar sakinleşti.

ASKERLERİN AVUKATLARI TAHLİYE TALEP ETTİ

Asker sanıklar Baycan Görücü, Vedat Sadak ve Yemliha Kalenin avukatı olan Ramazan Bulut, müvekkillerinin jandarma kriminal dairede görev yaptıklarını ve sadece iki materyal üzerinde yaptıkları inceleme yüzünden tutuklu bulunduklarını belirtti. Avukat Bulut, müvekkillerinin söz konusu materyallerle ilgili raporu 2 günde tamamlamaları yüzünden şüpheli yapıldıklarını belirterek tahliye talebinde bulundu. Yine asker sanıkların avukatlarından Durgut Can da müvekkillerinin savcının talimatı üzerine rapor hazırladıklarını belirterek Ellerinde hiçbir iş yok. İki günde raporlarını hazırlıyorlar. MİT TIRlarıyla ilgili bir emir gelmediği gibi şifai dahi söylenmiyor. Tesadüfen yaptıkları iş yüzünden şu anda tutuklu bulunuyorlar. Bu dosyayla ilgileri yoktur. Dosyanın tefrik edilmesini ya da Yargıtaydan gelecek cevaba göre, Yargıtaydaki dosyayla birleştirilmesini talep ediyorum dedi.

Avukat Murat Kabakçı ise müvekkillerinin 8 aydır tutuklu olduklarını ifade ederek Sadece resmi bilirkişilik yaptıkları için şu an tutuklu bulunuyorlar. Halen materyal diyoruz, çünkü bizim tarafımızdan yapılmış bir ifşa yok. Niye burdayız, anlamış değiliz diye konuştu.

ÖRGÜTLE ALAKAMIZ YOK

Tutuklu sanıklardan Binbaşı Baycan Görücü, Dairemizde görev verilmesi materyalin cinsine bağlıdır. Materyalde sarı kapak olduğu için bizim birimimiz inceledi. Eğer parmak izi sorulsaydı başka bir birim inceleme yapacaktı. B

Zaman
Ana Sayfa
02.02.2016
Selam-torbadavasındasavcı24sanığatahliyetalepettiSelam-torba davasında savcı 24 sanığa tahliye talep etti
Selam-torba davasında savcı 25 sanığa tahliye talep etti
Zaman
02.02.2016
22:59

Selam-torba davasında Savcı Ali Kaya, tutuklu polisler Serdar Bayraktutan, Oğuzhan Ceylan ve Murat Çobanlı ile birlikte 22 askerin tahliyesini talep etti. Mahkeme, verdiği ara kararında savcının talebini değerlendirecek.

Selam-torba davasında savcı 25 sanığa tahliye talep etti. Duruşma savcısı Ali Kaya gün sonunda açıkladığı mütalaasında 26 tutuklu askerden 22sinin tutuklu bulundukları süre, suç vasfının değişme ihtimali ve mekerrer yargılama sebebiyle tahliyesini istedi.

MİT TIRları dosyasında yer alan askerler Adanada devam eden yargılamada da sanık oldukları için Savcı Kaya, aynı suçlamalarla alakalı iki ayrı yargılama olamaz hükmü gereği tahliye talebinde bulundu.

Savcı ayrıca, 31 tutuklu polisten Serdar Bayraktutan, Oğuzhan Ceylan ve Murat Çobanoğlu hakkında da tutuklu bulundukları süre ve suç vasfının değişme ihtimali sebebiyle tahliye talebinde bulundu.

Selam-torba davasında heyeti susturan soru: Dosya önünüzde hakim bey, kaç kişi dinlenilmiş?

Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve Ahmet Taner Kışlalı gibi aydın cinayetlerinden sorumlu Selam Tevhit terör örgütüne soruşturma yapan polislerin yargılandığı davanın ikinci duruşmasına avukatların hakim heyetine yönelttiği sorular damgasını vurdu.

Avukat İrfan Sönmez: 12 Eylülde idamla yargılandım, böyle adaletsizlik görmedim

Polis Serdar Bayraktutanın avukatı İrfan Sönmez: Müvekkilim 100 küsur kişiyi dağa çıkaran PKKlıyı yakalıyor. MİT Bu benim elemanım diyerek alıyor. Bunu sorgulayamayacak mıyız? Müvekkilim Serdar Bayraktutan dosyada hiç çalışmadı, burada ağırlaştırılmış müebbetle yargılanıyor. Ülkücü davada 10 yıl hapis yattım. İdamla yargılandım. Ama vallahi de billahi de 12 Eylül de 28 Şubat da daha adildi.

Serdar Bayraktutan: Bir gün bile çalışmadığım dosyada tutukluyum

Avukatın ardından söz alan Serdar Bayraktutan şunları söyledi: 17 sene İstanbul Terörde çalıştım. Hep sol büroda çalıştım. Bir gün bile çalışmadığım dosyada tutukluyum.

Çobanoğlu: 5 imzanın sahipleri değil, paraf atan ben tutukluyum

Emniyet Müdürü Onur Çobanoğlunun ifadesi ise şöyle oldu: Tek bir evrağa paraf attım. Aynı evrakta 5 imza var. Bir tek ben beş aydır tutukluyum.

Avukat Ömer Turanlının sorusuna mahkeme heyeti cevap veremedi

Avukat Ömer Turanlının, “Bu dosyada binlerce kişi dinlenilmiş gibi algı oluşturuldu. Dosya önünüzde hakim bey. Kaç kişi dinlenilmiş?” sorusuna mahkeme heyetine cevap veremedi.

Turanlınin bir diğer sorusu, “Bu dosyada 50den fazla (soruşturma deşifre edilince yurt dışına kaçan) İran ajanı vardı. Hani nerede avukatları bu davada?” oldu.

REDDİ HAKİM GEREKÇELERİNİ ANLATTILAR

Yurt Atayünün aralarında bulunduğu sanıkların avukatı Mehmet Sami Selçuk, Reddi hakim gerekçelerimi anlatırken dün sözüm kesilmiştir. Yaşanan tartışma nedeniyle beyanlarıma devam etmek istiyorum. Ayrıca duruşma inzibatını bozan şahısla ilgili mahkemenizin işlem yapmasını talep ediyorum dedi. Bu sırada müşteki avukatlarıyla, sanık avukatlarından Ömer Turanlı arasında dünkü tartışma nedeniyle atışma yaşandı. Mahkeme Başkanının uyarısı üzerine taraflar sakinleşti.

ASKERLERİN AVUKATLARI TAHLİYE TALEP ETTİ

Asker sanıklar Baycan Görücü, Vedat Sadak ve Yemliha Kalenin avukatı olan Ramazan Bulut, müvekkillerinin jandarma kriminal dairede görev yaptıklarını ve sadece iki materyal üzerinde yaptıkları inceleme yüzünden tutuklu bulunduklarını belirtti. Avukat Bulut, müvekkillerinin söz konusu materyallerle ilgili raporu 2 günde tamamlamaları yüzünden şüpheli yapıldıklarını belirterek tahliye talebinde bulundu. Yine asker sanıkların avukatlarından Durgut Can da müvekkillerinin savcının talimatı üzerine rapor hazırladıklarını belirterek Ellerinde hiçbir iş yok. İki günde raporlarını hazırlıyorlar. MİT TIRlarıyla ilgili bir emir gelmediği gibi şifai dahi söylenmiyor. Tesadüfen yaptıkları iş yüzünden şu anda tutuklu bulunuyorlar. Bu dosyayla ilgileri yoktur. Dosyanın tefrik edilmesini ya da Yargıtaydan gelecek cevaba göre, Yargıtaydaki dosyayla birleştirilmesini talep ediyorum dedi.

Avukat Murat Kabakçı ise müvekkillerinin 8 aydır tutuklu olduklarını ifade ederek Sadece resmi bilirkişilik yaptıkları için şu an tutuklu bulunuyorlar. Halen materyal diyoruz, çünkü bizim tarafımızdan yapılmış bir ifşa yok. Niye burdayız, anlamış değiliz diye konuştu.

ÖRGÜTLE ALAKAMIZ YOK

Tutuklu sanıklardan Binbaşı Baycan Görücü, Dairemizde görev verilmesi materyalin cinsine bağlıdır. Materyalde sarı kapak olduğu için bizim birimimiz inceledi. Eğer parmak izi sorulsaydı başka bir birim inceleme yapacaktı.

Zaman
Son Dakika
02.02.2016
Selam-torbadavasındasavcı25sanığatahliyetalepettiSelam-torba davasında savcı 25 sanığa tahliye talep etti
Selam-torba davasında savcı 25 sanığa tahliye talep etti
Zaman
02.02.2016
22:59

Selam-torba davasında Savcı Ali Kaya, tutuklu polisler Serdar Bayraktutan, Oğuzhan Ceylan ve Murat Çobanlı ile birlikte 22 askerin tahliyesini talep etti. Mahkeme, verdiği ara kararında savcının talebini değerlendirecek.

Selam-torba davasında savcı 25 sanığa tahliye talep etti. Duruşma savcısı Ali Kaya gün sonunda açıkladığı mütalaasında 26 tutuklu askerden 22sinin tutuklu bulundukları süre, suç vasfının değişme ihtimali ve mekerrer yargılama sebebiyle tahliyesini istedi.

MİT TIRları dosyasında yer alan askerler Adanada devam eden yargılamada da sanık oldukları için Savcı Kaya, aynı suçlamalarla alakalı iki ayrı yargılama olamaz hükmü gereği tahliye talebinde bulundu.

Savcı ayrıca, 31 tutuklu polisten Serdar Bayraktutan, Oğuzhan Ceylan ve Murat Çobanoğlu hakkında da tutuklu bulundukları süre ve suç vasfının değişme ihtimali sebebiyle tahliye talebinde bulundu.

Selam-torba davasında heyeti susturan soru: Dosya önünüzde hakim bey, kaç kişi dinlenilmiş?

Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve Ahmet Taner Kışlalı gibi aydın cinayetlerinden sorumlu Selam Tevhit terör örgütüne soruşturma yapan polislerin yargılandığı davanın ikinci duruşmasına avukatların hakim heyetine yönelttiği sorular damgasını vurdu.

Avukat İrfan Sönmez: 12 Eylülde idamla yargılandım, böyle adaletsizlik görmedim

Polis Serdar Bayraktutanın avukatı İrfan Sönmez: Müvekkilim 100 küsur kişiyi dağa çıkaran PKKlıyı yakalıyor. MİT Bu benim elemanım diyerek alıyor. Bunu sorgulayamayacak mıyız? Müvekkilim Serdar Bayraktutan dosyada hiç çalışmadı, burada ağırlaştırılmış müebbetle yargılanıyor. Ülkücü davada 10 yıl hapis yattım. İdamla yargılandım. Ama vallahi de billahi de 12 Eylül de 28 Şubat da daha adildi.

Serdar Bayraktutan: Bir gün bile çalışmadığım dosyada tutukluyum

Avukatın ardından söz alan Serdar Bayraktutan şunları söyledi: 17 sene İstanbul Terörde çalıştım. Hep sol büroda çalıştım. Bir gün bile çalışmadığım dosyada tutukluyum.

Çobanoğlu: 5 imzanın sahipleri değil, paraf atan ben tutukluyum

Emniyet Müdürü Onur Çobanoğlunun ifadesi ise şöyle oldu: Tek bir evrağa paraf attım. Aynı evrakta 5 imza var. Bir tek ben beş aydır tutukluyum.

Avukat Ömer Turanlının sorusuna mahkeme heyeti cevap veremedi

Avukat Ömer Turanlının, “Bu dosyada binlerce kişi dinlenilmiş gibi algı oluşturuldu. Dosya önünüzde hakim bey. Kaç kişi dinlenilmiş?” sorusuna mahkeme heyetine cevap veremedi.

Turanlınin bir diğer sorusu, “Bu dosyada 50den fazla (soruşturma deşifre edilince yurt dışına kaçan) İran ajanı vardı. Hani nerede avukatları bu davada?” oldu.

REDDİ HAKİM GEREKÇELERİNİ ANLATTILAR

Yurt Atayünün aralarında bulunduğu sanıkların avukatı Mehmet Sami Selçuk, Reddi hakim gerekçelerimi anlatırken dün sözüm kesilmiştir. Yaşanan tartışma nedeniyle beyanlarıma devam etmek istiyorum. Ayrıca duruşma inzibatını bozan şahısla ilgili mahkemenizin işlem yapmasını talep ediyorum dedi. Bu sırada müşteki avukatlarıyla, sanık avukatlarından Ömer Turanlı arasında dünkü tartışma nedeniyle atışma yaşandı. Mahkeme Başkanının uyarısı üzerine taraflar sakinleşti.

ASKERLERİN AVUKATLARI TAHLİYE TALEP ETTİ

Asker sanıklar Baycan Görücü, Vedat Sadak ve Yemliha Kalenin avukatı olan Ramazan Bulut, müvekkillerinin jandarma kriminal dairede görev yaptıklarını ve sadece iki materyal üzerinde yaptıkları inceleme yüzünden tutuklu bulunduklarını belirtti. Avukat Bulut, müvekkillerinin söz konusu materyallerle ilgili raporu 2 günde tamamlamaları yüzünden şüpheli yapıldıklarını belirterek tahliye talebinde bulundu. Yine asker sanıkların avukatlarından Durgut Can da müvekkillerinin savcının talimatı üzerine rapor hazırladıklarını belirterek Ellerinde hiçbir iş yok. İki günde raporlarını hazırlıyorlar. MİT TIRlarıyla ilgili bir emir gelmediği gibi şifai dahi söylenmiyor. Tesadüfen yaptıkları iş yüzünden şu anda tutuklu bulunuyorlar. Bu dosyayla ilgileri yoktur. Dosyanın tefrik edilmesini ya da Yargıtaydan gelecek cevaba göre, Yargıtaydaki dosyayla birleştirilmesini talep ediyorum dedi.

Avukat Murat Kabakçı ise müvekkillerinin 8 aydır tutuklu olduklarını ifade ederek Sadece resmi bilirkişilik yaptıkları için şu an tutuklu bulunuyorlar. Halen materyal diyoruz, çünkü bizim tarafımızdan yapılmış bir ifşa yok. Niye burdayız, anlamış değiliz diye konuştu.

ÖRGÜTLE ALAKAMIZ YOK

Tutuklu sanıklardan Binbaşı Baycan Görücü, Dairemizde görev verilmesi materyalin cinsine bağlıdır. Materyalde sarı kapak olduğu için bizim birimimiz inceledi. Eğer parmak izi sorulsaydı başka bir birim inceleme yapacaktı.

Zaman
Ana Sayfa
02.02.2016
Selam-torbadavasındasavcı25sanığatahliyetalepettiSelam-torba davasında savcı 25 sanığa tahliye talep etti
'Selam-torba' davasında heyeti susturan soru: Dosya önünüzde hakim bey, kaç kişi dinlenilmiş?
Zaman
02.02.2016
20:01

Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve Ahmet Taner Kışlalı gibi aydın cinayetlerinden sorumlu Selam Tevhit terör örgütüne soruşturma yapan polislerin yargılandığı davanın ikinci duruşmasına avukatların hakim heyetine yönelttiği sorular damgasını vurdu.

Avukat İrfan Sönmez: 12 Eylülde idamla yargılandım, böyle adaletsizlik görmedim

Polis Serdar Bayraktutanın avukatı İrfan Sönmez: Müvekkilim 100 küsur kişiyi dağa çıkaran PKKlıyı yakalıyor. MİT Bu benim elemanım diyerek alıyor. Bunu sorgulayamayacak mıyız? Müvekkilim Serdar Bayraktutan dosyada hiç çalışmadı, burada ağırlaştırılmış müebbetle yargılanıyor. Ülkücü davada 10 yıl hapis yattım. İdamla yargılandım. Ama vallahi de billahi de 12 Eylül de 28 Şubat da daha adildi.

Serdar Bayraktutan: Bir gün bile çalışmadığım dosyada tutukluyum

Avukatın ardından söz alan Serdar Bayraktutan şunları söyledi: 17 sene İstanbul Terörde çalıştım. Hep sol büroda çalıştım. Bir gün bile çalışmadığım dosyada tutukluyum.

Çobanoğlu: 5 imzanın sahipleri değil, paraf atan ben tutukluyum

Emniyet Müdürü Onur Çobanoğlunun ifadesi ise şöyle oldu: Tek bir evrağa paraf attım. Aynı evrakta 5 imza var. Bir tek ben beş aydır tutukluyum.

Avukat Ömer Turanlının sorusuna mahkeme heyeti cevap veremedi

Avukat Ömer Turanlının, “Bu dosyada binlerce kişi dinlenilmiş gibi algı oluşturuldu. Dosya önünüzde hakim bey. Kaç kişi dinlenilmiş?” sorusuna mahkeme heyetine cevap veremedi.

Turanlınin bir diğer sorusu, “Bu dosyada 50den fazla (soruşturma deşifre edilince yurt dışına kaçan) İran ajanı vardı. Hani nerede avukatları bu davada?” oldu.

REDDİ HAKİM GEREKÇELERİNİ ANLATTILAR

Yurt Atayünün aralarında bulunduğu sanıkların avukatı Mehmet Sami Selçuk, Reddi hakim gerekçelerimi anlatırken dün sözüm kesilmiştir. Yaşanan tartışma nedeniyle beyanlarıma devam etmek istiyorum. Ayrıca duruşma inzibatını bozan şahısla ilgili mahkemenizin işlem yapmasını talep ediyorum dedi. Bu sırada müşteki avukatlarıyla, sanık avukatlarından Ömer Turanlı arasında dünkü tartışma nedeniyle atışma yaşandı. Mahkeme Başkanının uyarısı üzerine taraflar sakinleşti.

ASKERLERİN AVUKATLARI TAHLİYE TALEP ETTİ

Asker sanıklar Baycan Görücü, Vedat Sadak ve Yemliha Kalenin avukatı olan Ramazan Bulut, müvekkillerinin jandarma kriminal dairede görev yaptıklarını ve sadece iki materyal üzerinde yaptıkları inceleme yüzünden tutuklu bulunduklarını belirtti. Avukat Bulut, müvekkillerinin söz konusu materyallerle ilgili raporu 2 günde tamamlamaları yüzünden şüpheli yapıldıklarını belirterek tahliye talebinde bulundu. Yine asker sanıkların avukatlarından Durgut Can da müvekkillerinin savcının talimatı üzerine rapor hazırladıklarını belirterek Ellerinde hiçbir iş yok. İki günde raporlarını hazırlıyorlar. MİT TIRlarıyla ilgili bir emir gelmediği gibi şifai dahi söylenmiyor. Tesadüfen yaptıkları iş yüzünden şu anda tutuklu bulunuyorlar. Bu dosyayla ilgileri yoktur. Dosyanın tefrik edilmesini ya da Yargıtaydan gelecek cevaba göre, Yargıtaydaki dosyayla birleştirilmesini talep ediyorum dedi.

Avukat Murat Kabakçı ise müvekkillerinin 8 aydır tutuklu olduklarını ifade ederek Sadece resmi bilirkişilik yaptıkları için şu an tutuklu bulunuyorlar. Halen materyal diyoruz, çünkü bizim tarafımızdan yapılmış bir ifşa yok. Niye burdayız, anlamış değiliz diye konuştu.

ÖRGÜTLE ALAKAMIZ YOK

Tutuklu sanıklardan Binbaşı Baycan Görücü, Dairemizde görev verilmesi materyalin cinsine bağlıdır. Materyalde sarı kapak olduğu için bizim birimimiz inceledi. Eğer parmak izi sorulsaydı başka bir birim inceleme yapacaktı. Biz bilirkişiyiz. 14 yıldır kriminal dairedeyim, doktora yapıyorum. Ben sahada görev yapmıyorum ki sahada olanları bileyim? Örgütle alakamız yoktur. Savcı yap demiştir, idari amirlerim yap demiştir, bu nedenle rapor hazırladık. Kimse devlet sırrı olduğunu söylememiştir. Şerefim, namusum üzerine söylerim ki yasal olmayan bir şey yapmadım. 10 yaşındaki kızımın kahramanıyım. Bana Ölsem de gelemeyecek misin diyor. Görevde olduğumu söylüyorum. Yüzde bir de olsa masum olma şansımız varsa elimizi, kolumuzu bantlayın da hiç değilse çocuklarımızın başında olalım diyerek tahliyesini istedi.

SELAM-TORBA DAVASINDA İKİNCİ GÜN

İran ajanları soruşturması, MİT tırları dosyası, köşe yazarlarının terörist ilan edilerek torba dava haline getirilen İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin yürüttüğü davada 2sı başka iddialardan olmak üzere 57 tutuklu isim duruşma salonunda hazır bulundu. Tutuklu sanıkların 26 asker, 31i ise polis. Ayrıca 7 tutuksuz sanık da duruşmaya katıldı. Mahkeme Başkanı Cansel Rüzgar, dünkü celse de yarım kalan red

Zaman
Son Dakika
02.02.2016
Selam-torbadavasındaheyetisusturansoruDosyaönünüzdehakimbeykaçkişidinlenilmiş?Selam-torba davasında heyeti susturan soru Dosya önünüzde hakim bey kaç kişi dinlenilmiş?
'Selam-torba' davasında heyeti susturan soru: Dosya önünüzde hakim bey, kaç kişi dinlenilmiş?
Zaman
02.02.2016
20:01

Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve Ahmet Taner Kışlalı gibi aydın cinayetlerinden sorumlu Selam Tevhit terör örgütüne soruşturma yapan polislerin yargılandığı davanın ikinci duruşmasına avukatların hakim heyetine yönelttiği sorular damgasını vurdu.

Avukat İrfan Sönmez: 12 Eylülde idamla yargılandım, böyle adaletsizlik görmedim

Polis Serdar Bayraktutanın avukatı İrfan Sönmez: Müvekkilim 100 küsur kişiyi dağa çıkaran PKKlıyı yakalıyor. MİT Bu benim elemanım diyerek alıyor. Bunu sorgulayamayacak mıyız? Müvekkilim Serdar Bayraktutan dosyada hiç çalışmadı, burada ağırlaştırılmış müebbetle yargılanıyor. Ülkücü davada 10 yıl hapis yattım. İdamla yargılandım. Ama vallahi de billahi de 12 Eylül de 28 Şubat da daha adildi.

Serdar Bayraktutan: Bir gün bile çalışmadığım dosyada tutukluyum

Avukatın ardından söz alan Serdar Bayraktutan şunları söyledi: 17 sene İstanbul Terörde çalıştım. Hep sol büroda çalıştım. Bir gün bile çalışmadığım dosyada tutukluyum.

Çobanoğlu: 5 imzanın sahipleri değil, paraf atan ben tutukluyum

Emniyet Müdürü Onur Çobanoğlunun ifadesi ise şöyle oldu: Tek bir evrağa paraf attım. Aynı evrakta 5 imza var. Bir tek ben beş aydır tutukluyum.

Avukat Ömer Turanlının sorusuna mahkeme heyeti cevap veremedi

Avukat Ömer Turanlının, “Bu dosyada binlerce kişi dinlenilmiş gibi algı oluşturuldu. Dosya önünüzde hakim bey. Kaç kişi dinlenilmiş?” sorusuna mahkeme heyetine cevap veremedi.

Turanlınin bir diğer sorusu, “Bu dosyada 50den fazla (soruşturma deşifre edilince yurt dışına kaçan) İran ajanı vardı. Hani nerede avukatları bu davada?” oldu.

REDDİ HAKİM GEREKÇELERİNİ ANLATTILAR

Yurt Atayünün aralarında bulunduğu sanıkların avukatı Mehmet Sami Selçuk, Reddi hakim gerekçelerimi anlatırken dün sözüm kesilmiştir. Yaşanan tartışma nedeniyle beyanlarıma devam etmek istiyorum. Ayrıca duruşma inzibatını bozan şahısla ilgili mahkemenizin işlem yapmasını talep ediyorum dedi. Bu sırada müşteki avukatlarıyla, sanık avukatlarından Ömer Turanlı arasında dünkü tartışma nedeniyle atışma yaşandı. Mahkeme Başkanının uyarısı üzerine taraflar sakinleşti.

ASKERLERİN AVUKATLARI TAHLİYE TALEP ETTİ

Asker sanıklar Baycan Görücü, Vedat Sadak ve Yemliha Kalenin avukatı olan Ramazan Bulut, müvekkillerinin jandarma kriminal dairede görev yaptıklarını ve sadece iki materyal üzerinde yaptıkları inceleme yüzünden tutuklu bulunduklarını belirtti. Avukat Bulut, müvekkillerinin söz konusu materyallerle ilgili raporu 2 günde tamamlamaları yüzünden şüpheli yapıldıklarını belirterek tahliye talebinde bulundu. Yine asker sanıkların avukatlarından Durgut Can da müvekkillerinin savcının talimatı üzerine rapor hazırladıklarını belirterek Ellerinde hiçbir iş yok. İki günde raporlarını hazırlıyorlar. MİT TIRlarıyla ilgili bir emir gelmediği gibi şifai dahi söylenmiyor. Tesadüfen yaptıkları iş yüzünden şu anda tutuklu bulunuyorlar. Bu dosyayla ilgileri yoktur. Dosyanın tefrik edilmesini ya da Yargıtaydan gelecek cevaba göre, Yargıtaydaki dosyayla birleştirilmesini talep ediyorum dedi.

Avukat Murat Kabakçı ise müvekkillerinin 8 aydır tutuklu olduklarını ifade ederek Sadece resmi bilirkişilik yaptıkları için şu an tutuklu bulunuyorlar. Halen materyal diyoruz, çünkü bizim tarafımızdan yapılmış bir ifşa yok. Niye burdayız, anlamış değiliz diye konuştu.

ÖRGÜTLE ALAKAMIZ YOK

Tutuklu sanıklardan Binbaşı Baycan Görücü, Dairemizde görev verilmesi materyalin cinsine bağlıdır. Materyalde sarı kapak olduğu için bizim birimimiz inceledi. Eğer parmak izi sorulsaydı başka bir birim inceleme yapacaktı. Biz bilirkişiyiz. 14 yıldır kriminal dairedeyim, doktora yapıyorum. Ben sahada görev yapmıyorum ki sahada olanları bileyim? Örgütle alakamız yoktur. Savcı yap demiştir, idari amirlerim yap demiştir, bu nedenle rapor hazırladık. Kimse devlet sırrı olduğunu söylememiştir. Şerefim, namusum üzerine söylerim ki yasal olmayan bir şey yapmadım. 10 yaşındaki kızımın kahramanıyım. Bana Ölsem de gelemeyecek misin diyor. Görevde olduğumu söylüyorum. Yüzde bir de olsa masum olma şansımız varsa elimizi, kolumuzu bantlayın da hiç değilse çocuklarımızın başında olalım diyerek tahliyesini istedi.

SELAM-TORBA DAVASINDA İKİNCİ GÜN

İran ajanları soruşturması, MİT tırları dosyası, köşe yazarlarının terörist ilan edilerek torba dava haline getirilen İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin yürüttüğü davada 2sı başka iddialardan olmak üzere 57 tutuklu isim duruşma salonunda hazır bulundu. Tutuklu sanıkların 26 asker, 31i ise polis. Ayrıca 7 tutuksuz sanık da duruşmaya katıldı. Mahkeme Başkanı Cansel Rüzgar, dünkü celse de yarım kalan red

Zaman
Ana Sayfa
02.02.2016
Selam-torbadavasındaheyetisusturansoruDosyaönünüzdehakimbeykaçkişidinlenilmiş?Selam-torba davasında heyeti susturan soru Dosya önünüzde hakim bey kaç kişi dinlenilmiş?
'Selam-torba' davasında ikinci gün
Zaman
02.02.2016
13:22

Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve Ahmet Taner Kışlalı gibi aydın cinayetlerinden sorumlu Selam Tevhit terör örgütüne soruşturma yapan polislerin yargılandığı davanın ikinci duruşması başladı.

İran ajanları soruşturması, MİT tırları dosyası, köşe yazarlarının terörist ilan edilerek torba dava haline getirilen İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin yürüttüğü davada 2sı başka iddialardan olmak üzere 57 tutuklu isim duruşma salonunda hazır bulundu. Tutuklu sanıkların 26 asker, 31i ise polis. Ayrıca 7 tutuksuz sanık da duruşmaya katıldı. Mahkeme Başkanı Cansel Rüzgar, dünkü celse de yarım kalan reddi hakim ve tahliye taleplerine ilişkin avukatlara söz verileceğini açıkladı. Davada çok sayıda sanık ve müdahil talebi bulunan avukat olduğunun altını çizen Rüzgar, söz olan isimlerin kısa ve öz konuşmasını aksi takdirde beyanları kesebileceklerini ilan etti. Bunun üzerine Yurt Atayün müdafii Ömer Kavili, savunma makamının beyanlarının kesilemeyeceğini vurguladı. Mahkemenin savunma hakkını kısıtlama gibi yetkisinin bulunmadığını dile getiren Kavili, bu durumun yasalara aykırı olduğunu söyledi. Dünkü duruşmada konuşması yarım kalan avukat Mehmet Sami Selçuk, sözlerine önceki celsede duruşmada küfreden avukatla ilgili neden işlem yapılmadığı şeklindeki sorusuyla başladı. Taciz, cinayet davalarının sanıklarına dahi küfredildiğinde mahkeme başkanının duruşma disiplinini bozan kişiler hakkında işlem yapacağını ifade eden Selçuk, “Ancak yargılanan kişilerin kimlikleri nedeniyle bu mahkemede hakaretlere işlem yapılmıyor” dedi. Konuşma sırasında müdahil talebi bulunan avukatlar Selçuka laf atmaya başlayınca duruşma salonu birden gerildi. Avukat Ömer Turanlı ayağa kalkarak “Siz hangi sıfatla konuşuyorsunuz. Daha müdahillik talebiniz bile kabul edilmedi. Burası köy kahvesi mi içeriye gelen sanıklara çete diyecek küfredecek” şeklinde konuştu. Turanlının sözlerine şikayetçi taraf avukatlarından Cüneyt Toraman, “Sanıklar neyle çete suçlamasıyla yargılanıyor. Yapmayacaktınız” şeklinde karşılık verdi. Toramanın sözleri üzerine duruşma salonu iyice karıştı. Mahkeme Başkanı Rüzgar, tarafları susturmada zorluk çekti. Turanlı, Başkana “ Bu avukatların müdahilliği ile ilgili bir karar verin” dedi.

Mahkeme avukatların talep konuşmaları ile devam ediyor.

Zaman
Son Dakika
02.02.2016
Selam-torbadavasındaikincigünSelam-torba davasında ikinci gün
'Selam-torba' davasında ikinci gün
Zaman
02.02.2016
13:22

Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy ve Ahmet Taner Kışlalı gibi aydın cinayetlerinden sorumlu Selam Tevhit terör örgütüne soruşturma yapan polislerin yargılandığı davanın ikinci duruşması başladı.

İran ajanları soruşturması, MİT tırları dosyası, köşe yazarlarının terörist ilan edilerek torba dava haline getirilen İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin yürüttüğü davada 2sı başka iddialardan olmak üzere 57 tutuklu isim duruşma salonunda hazır bulundu. Tutuklu sanıkların 26 asker, 31i ise polis. Ayrıca 7 tutuksuz sanık da duruşmaya katıldı. Mahkeme Başkanı Cansel Rüzgar, dünkü celse de yarım kalan reddi hakim ve tahliye taleplerine ilişkin avukatlara söz verileceğini açıkladı. Davada çok sayıda sanık ve müdahil talebi bulunan avukat olduğunun altını çizen Rüzgar, söz olan isimlerin kısa ve öz konuşmasını aksi takdirde beyanları kesebileceklerini ilan etti. Bunun üzerine Yurt Atayün müdafii Ömer Kavili, savunma makamının beyanlarının kesilemeyeceğini vurguladı. Mahkemenin savunma hakkını kısıtlama gibi yetkisinin bulunmadığını dile getiren Kavili, bu durumun yasalara aykırı olduğunu söyledi. Dünkü duruşmada konuşması yarım kalan avukat Mehmet Sami Selçuk, sözlerine önceki celsede duruşmada küfreden avukatla ilgili neden işlem yapılmadığı şeklindeki sorusuyla başladı. Taciz, cinayet davalarının sanıklarına dahi küfredildiğinde mahkeme başkanının duruşma disiplinini bozan kişiler hakkında işlem yapacağını ifade eden Selçuk, “Ancak yargılanan kişilerin kimlikleri nedeniyle bu mahkemede hakaretlere işlem yapılmıyor” dedi. Konuşma sırasında müdahil talebi bulunan avukatlar Selçuka laf atmaya başlayınca duruşma salonu birden gerildi. Avukat Ömer Turanlı ayağa kalkarak “Siz hangi sıfatla konuşuyorsunuz. Daha müdahillik talebiniz bile kabul edilmedi. Burası köy kahvesi mi içeriye gelen sanıklara çete diyecek küfredecek” şeklinde konuştu. Turanlının sözlerine şikayetçi taraf avukatlarından Cüneyt Toraman, “Sanıklar neyle çete suçlamasıyla yargılanıyor. Yapmayacaktınız” şeklinde karşılık verdi. Toramanın sözleri üzerine duruşma salonu iyice karıştı. Mahkeme Başkanı Rüzgar, tarafları susturmada zorluk çekti. Turanlı, Başkana “ Bu avukatların müdahilliği ile ilgili bir karar verin” dedi.

Mahkeme avukatların talep konuşmaları ile devam ediyor.

Zaman
Ana Sayfa
02.02.2016
Selam-torbadavasındaikincigünSelam-torba davasında ikinci gün
Selam-torba davası başladı: Zarrab bile müşteki olmak istedi
Zaman
02.02.2016
01:59

Asker, polis ve gazetecilerin yargılandığı Selam torba davasının ilk duruşması dün görüldü. 122 sanıklı davada avukatlar reddihâkim talebinde bulundu. 17 Aralık yolsuzluk soruşturmasında tutuklanan Reza Zarrabın dosyayla ilgisi olmamasına rağmen şikâyetçi olması dikkat çekti.

Kamuoyunda ‘Kaç İsmail kaç davası olarak bilinen Selam Tevhit soruşturmasını yürüten polisler ile silah taşıyan TIRlara yasal işlem yapan askerlerin yargılandığı davanın ilk duruşması yapıldı. TIRları durduran askerler ve Selam Tevhit Kudüs Ordusu terör örgütüne yönelik soruşturmayı yürüten polisler, torba haline getirilen dava kapsamında width=150ilk defa hakim karşısına çıktı. 26sı asker olmak üzere eski İstanbul Terör Şube müdürleri Yurt Atayün, Ömer Köseyle birlikte başka suç isnatlarıyla tutuklanan 6 kişi dahil 66 isim duruşma salonunda hazır bulundu. Duruşmaya tutuksuz sanıklarla beraber çok sayıda izleyici de katıldı. Ayrıca CHP milletvekilleri Zeynel Emre, Onursal Adıgüzel, Nihat Yeşil ve Oğuz Kaan Salıcı davayı izlemek için adliyeye geldi.

Çağlayanda bulunan İstanbul Adalet Sarayındaki duruşma saat 11.46da mahkeme heyetinin gelmesiyle başladı. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin yürüttüğü davada ilk olarak sanıkların yoklaması yapıldı. TIRları durduran askerlerden Albay Selahattin Özenlinin avukatının Serdar Öztürk olması dikkat çekti. Ergenekon davası sanığı olan Öztürkün ofisinde yapılan aramada “İrtica İle Mücadele Eylem Planı” belgesi bulunmuştu. Duruşmanın başında Mahkeme Başkanı Canel Rüzgar, Fethullah Gülenin avukatı Nurullah Albayrakın reddihâkim dilekçesi verdiğini duyurdu. Başkan Rüzgar, reddihâkim talebinin bulunması nedeniyle duruşmada sadece acil işler diye tanımlanan tutuk incelemesinin yapılabileceğini açıkladı. Ardından başkan duruşma öncesinde dosyaya gelen birtakım evrakları okudu. Bu sırada Yurt Atayünün avukatı Ömer Kavili itirazda bulundu. Gelen evrakların içeriğinin de okunmasını isteyen Kavili, aksi takdirde tutanaklara ‘Evrak görüldü şeklinde ifadenin geçirilmesini istedi. Hakim ile Kavili arasında kısa süreli bir tartışma yaşandı. Bunun üzerine Başkan Rüzgar, “Kime isterseniz oraya şikayet edin.” diyerek olayı geçiştirdi.

Duruşmada polislerin yanı sıra Suriyeye silah taşıyan TIRların durdurulmasında görev aldıkları için tutuklanan farklı rütbelerdeki 26 asker de yer aldı. Mesleği sorulan bir subay “Türk Silahlı Kuvvetleri Örgütünde subayım.” dedi. Dava dosyasına gelen evrakların okunması sırasında ilginç anlar yaşandı. Zabıt katibi, gelen bir yazıyı okurken “MİTe ait TIRlar ifadesini kullandı. Bunun üzerine mahkeme başkanı, “MİTe ait olduğu iddia edilen şeklinde değiştirelim.” diye müdahale etti.

17 Aralık yolsuzluk soruşturmasının şüphelilerinden Reza Zarrabın da aralarında olduğu isimler müşteki olma talebinde bulundu. Zarrab, avukatı Şeyma Yıldırım aracılığıyla mahkemeye sunduğu dilekçede müşteki olma talebini iletti. Selam Tevhit soruşturmasına şüpheli olmayan çok sayıda ismin müşteki olma talebinde bulunması dikkat çekti. İddianamede müşteki olarak gösterilen 2 kişi şikayetçi olmaktan vazgeçti.

Duruşma çıkışında açıklama yapan CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı “Askeri personel savcının talimatına uymasaydı suç işlemiş olacaktı. Şu andaki dava 10 bin 500 sayfalık bir iddianameye dayanıyor. Bu iddianamenin içine 22 sayfalık bir makaleden alıntı aynen davanın içine yerleştirilmiş durumda. Ortada neresinden baksanız hilkat garibesi bir dava var.” dedi. CHPli vekil Zeynel Emre de “Geçmiş dönemdeki uygulamaların benzerini burada yaşıyoruz. Senaryo farklı, mağdurlar farklı, oynanan oyun benzer.” diye konuştu.

Hâkimden MİT TIRları müdahalesi

Kimlik tespiti sırasında Avukat Kemal Şimşek, sanık polislerin birçok terör operasyonunda görev aldıkları ve örgütlerin hedefinde oldukları için valilik tarafından hâlâ koruma tedbirine tabi olduklarını hatırlattı. Avukat Şimşek, CMKya göre sanık polislerin gizli tutulması gerektiği halde açık kimlik ve adreslerinin kullanılmasına itiraz etti. Heyet, itirazı reddetti.

Eşlerini yalnız bırakmadılar

Selam torba davasında 22 Temmuz sahur baskınıyla tutuklanan emniyet mensupları, 18 ay sonra hakim karşısına çıktı. Polisleri, adliyedeki ilk gününde anneleri, eşleri ve kızları yalnız bırakmad

Zaman
Güncel
02.02.2016
Selam-torbadavasıbaşladıZarrabbilemüştekiolmakistediSelam-torba davası başladı Zarrab bile müşteki olmak istedi
Can Dündar iddianamesinde skandal
Zaman
02.02.2016
01:59

Selam torba davasıyla birleştirilmeye çalışılan Can Dündar iddianamesinde yeni skandallar ortaya çıktı.

Zaman Gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlının yurtdışındaki kızıyla yaptığı telefon görüşmeleri, iddianamede darbe suçu olarak gösterildi. Twitter hesabından buna sert tepki gösteren Ekrem Dumanlı, “Bir hukuk adamı telefonlar kime ait diye araştırmaz mı?” diye sordu. Dumanlının açıklamaları özetle şöyle: “Sadece gazetecilik yaptığı için Silivride tutuklu bulunan ve haklarında müebbet hapis cezası istenen meslektaşlarım Can Dündar ve Erdem Gül için hazırlanan iddianameden adımın geçtiği bölümü okudum. İlk izlenimim, okuduğum metin bir iddianameden daha çok üçüncü sınıf bir film senaryosuna benziyor. Buna imza atan savcının bir an önce mesleğini bırakması gerekiyor.

Bana isnat edilen ‘olmayan bir terör örgütünün yöneticiliği suçlamasına delil olarak sayın savcının iddianameye dahil ettiği haber ve yazılar tamamıyla bir gazetecilik faaliyetinden ibarettir. Bu yazıları kimseden talimat almadan yazdım ve bugün de yazdıklarımın arkasındayım. Meslektaşım Can Dündarın ifadesiyle ‘savcı talimatla yazdığımı iddia ederek kendisiyle karıştırmış.

Savcının 14 Kasım 2013 tarihli manşet, yazı ve haberlerden sonra iktidar çevresinden birtakım kişilerin teknik takibe uğradığı iddiası kocaman bir yalandır. Üstelik bu iddiasına delil ortaya koyamamıştır. İddianamenin bana ait telefon HTS kayıtlarının yer aldığı bölümü tam bir komedi. Savcının ‘dış mihraklarla olan karanlık ilişkilerime (!) delil olarak iddianameye dâhil ettiği görüşmeler, halen görevde bulunan Zaman Gazetesinin Washington, Brüksel ve Londra temsilcileriyle yaptığım rutin görüşmelerden ibarettir. Bir hukuk adamı böylesine ağır bir suçlamayı yapmadan önce “Bu telefonlar kime ait?” diye araştırmaz mı?

Daha da vahim bir iddiada bulunuyor savcı bey: O dönemde ABDde öğrenci olarak bulunan kızımla yaptığım telefon görüşmeleri de aynı ‘karanlık ilişkiler kontenjanından iddianameye dahil ediyor. Ayıp değil mi, günah değil mi? Hakkımda açılan onca soruşturma ve davada bir tanecik olsun somut bir suçlama ve delil ortaya konamadı.

Zaman
Güncel
02.02.2016
CanDündariddianamesindeskandalCan Dündar iddianamesinde skandal
Can Dündar iddianamesinde skandal
Zaman
02.02.2016
01:59

Selam torba davasıyla birleştirilmeye çalışılan Can Dündar iddianamesinde yeni skandallar ortaya çıktı.

Zaman Gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlının yurtdışındaki kızıyla yaptığı telefon görüşmeleri, iddianamede darbe suçu olarak gösterildi. Twitter hesabından buna sert tepki gösteren Ekrem Dumanlı, “Bir hukuk adamı telefonlar kime ait diye araştırmaz mı?” diye sordu. Dumanlının açıklamaları özetle şöyle: “Sadece gazetecilik yaptığı için Silivride tutuklu bulunan ve haklarında müebbet hapis cezası istenen meslektaşlarım Can Dündar ve Erdem Gül için hazırlanan iddianameden adımın geçtiği bölümü okudum. İlk izlenimim, okuduğum metin bir iddianameden daha çok üçüncü sınıf bir film senaryosuna benziyor. Buna imza atan savcının bir an önce mesleğini bırakması gerekiyor.

Bana isnat edilen ‘olmayan bir terör örgütünün yöneticiliği suçlamasına delil olarak sayın savcının iddianameye dahil ettiği haber ve yazılar tamamıyla bir gazetecilik faaliyetinden ibarettir. Bu yazıları kimseden talimat almadan yazdım ve bugün de yazdıklarımın arkasındayım. Meslektaşım Can Dündarın ifadesiyle ‘savcı talimatla yazdığımı iddia ederek kendisiyle karıştırmış.

Savcının 14 Kasım 2013 tarihli manşet, yazı ve haberlerden sonra iktidar çevresinden birtakım kişilerin teknik takibe uğradığı iddiası kocaman bir yalandır. Üstelik bu iddiasına delil ortaya koyamamıştır. İddianamenin bana ait telefon HTS kayıtlarının yer aldığı bölümü tam bir komedi. Savcının ‘dış mihraklarla olan karanlık ilişkilerime (!) delil olarak iddianameye dâhil ettiği görüşmeler, halen görevde bulunan Zaman Gazetesinin Washington, Brüksel ve Londra temsilcileriyle yaptığım rutin görüşmelerden ibarettir. Bir hukuk adamı böylesine ağır bir suçlamayı yapmadan önce “Bu telefonlar kime ait?” diye araştırmaz mı?

Daha da vahim bir iddiada bulunuyor savcı bey: O dönemde ABDde öğrenci olarak bulunan kızımla yaptığım telefon görüşmeleri de aynı ‘karanlık ilişkiler kontenjanından iddianameye dahil ediyor. Ayıp değil mi, günah değil mi? Hakkımda açılan onca soruşturma ve davada bir tanecik olsun somut bir suçlama ve delil ortaya konamadı.

Zaman
Ana Sayfa
02.02.2016
CanDündariddianamesindeskandalCan Dündar iddianamesinde skandal
Selam-torba davası başladı: Zarrab bile müşteki olmak istedi
Zaman
02.02.2016
01:59

Asker, polis ve gazetecilerin yargılandığı Selam torba davasının ilk duruşması dün görüldü. 122 sanıklı davada avukatlar reddihâkim talebinde bulundu. 17 Aralık yolsuzluk soruşturmasında tutuklanan Reza Zarrabın dosyayla ilgisi olmamasına rağmen şikâyetçi olması dikkat çekti.

Kamuoyunda ‘Kaç İsmail kaç davası olarak bilinen Selam Tevhit soruşturmasını yürüten polisler ile silah taşıyan TIRlara yasal işlem yapan askerlerin yargılandığı davanın ilk duruşması yapıldı. TIRları durduran askerler ve Selam Tevhit Kudüs Ordusu terör örgütüne yönelik soruşturmayı yürüten polisler, torba haline getirilen dava kapsamında width=150ilk defa hakim karşısına çıktı. 26sı asker olmak üzere eski İstanbul Terör Şube müdürleri Yurt Atayün, Ömer Köseyle birlikte başka suç isnatlarıyla tutuklanan 6 kişi dahil 66 isim duruşma salonunda hazır bulundu. Duruşmaya tutuksuz sanıklarla beraber çok sayıda izleyici de katıldı. Ayrıca CHP milletvekilleri Zeynel Emre, Onursal Adıgüzel, Nihat Yeşil ve Oğuz Kaan Salıcı davayı izlemek için adliyeye geldi.

Çağlayanda bulunan İstanbul Adalet Sarayındaki duruşma saat 11.46da mahkeme heyetinin gelmesiyle başladı. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin yürüttüğü davada ilk olarak sanıkların yoklaması yapıldı. TIRları durduran askerlerden Albay Selahattin Özenlinin avukatının Serdar Öztürk olması dikkat çekti. Ergenekon davası sanığı olan Öztürkün ofisinde yapılan aramada “İrtica İle Mücadele Eylem Planı” belgesi bulunmuştu. Duruşmanın başında Mahkeme Başkanı Canel Rüzgar, Fethullah Gülenin avukatı Nurullah Albayrakın reddihâkim dilekçesi verdiğini duyurdu. Başkan Rüzgar, reddihâkim talebinin bulunması nedeniyle duruşmada sadece acil işler diye tanımlanan tutuk incelemesinin yapılabileceğini açıkladı. Ardından başkan duruşma öncesinde dosyaya gelen birtakım evrakları okudu. Bu sırada Yurt Atayünün avukatı Ömer Kavili itirazda bulundu. Gelen evrakların içeriğinin de okunmasını isteyen Kavili, aksi takdirde tutanaklara ‘Evrak görüldü şeklinde ifadenin geçirilmesini istedi. Hakim ile Kavili arasında kısa süreli bir tartışma yaşandı. Bunun üzerine Başkan Rüzgar, “Kime isterseniz oraya şikayet edin.” diyerek olayı geçiştirdi.

Duruşmada polislerin yanı sıra Suriyeye silah taşıyan TIRların durdurulmasında görev aldıkları için tutuklanan farklı rütbelerdeki 26 asker de yer aldı. Mesleği sorulan bir subay “Türk Silahlı Kuvvetleri Örgütünde subayım.” dedi. Dava dosyasına gelen evrakların okunması sırasında ilginç anlar yaşandı. Zabıt katibi, gelen bir yazıyı okurken “MİTe ait TIRlar ifadesini kullandı. Bunun üzerine mahkeme başkanı, “MİTe ait olduğu iddia edilen şeklinde değiştirelim.” diye müdahale etti.

17 Aralık yolsuzluk soruşturmasının şüphelilerinden Reza Zarrabın da aralarında olduğu isimler müşteki olma talebinde bulundu. Zarrab, avukatı Şeyma Yıldırım aracılığıyla mahkemeye sunduğu dilekçede müşteki olma talebini iletti. Selam Tevhit soruşturmasına şüpheli olmayan çok sayıda ismin müşteki olma talebinde bulunması dikkat çekti. İddianamede müşteki olarak gösterilen 2 kişi şikayetçi olmaktan vazgeçti.

Duruşma çıkışında açıklama yapan CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı “Askeri personel savcının talimatına uymasaydı suç işlemiş olacaktı. Şu andaki dava 10 bin 500 sayfalık bir iddianameye dayanıyor. Bu iddianamenin içine 22 sayfalık bir makaleden alıntı aynen davanın içine yerleştirilmiş durumda. Ortada neresinden baksanız hilkat garibesi bir dava var.” dedi. CHPli vekil Zeynel Emre de “Geçmiş dönemdeki uygulamaların benzerini burada yaşıyoruz. Senaryo farklı, mağdurlar farklı, oynanan oyun benzer.” diye konuştu.

Hâkimden MİT TIRları müdahalesi

Kimlik tespiti sırasında Avukat Kemal Şimşek, sanık polislerin birçok terör operasyonunda görev aldıkları ve örgütlerin hedefinde oldukları için valilik tarafından hâlâ koruma tedbirine tabi olduklarını hatırlattı. Avukat Şimşek, CMKya göre sanık polislerin gizli tutulması gerektiği halde açık kimlik ve adreslerinin kullanılmasına itiraz etti. Heyet, itirazı reddetti.

Eşlerini yalnız bırakmadılar

Selam torba davasında 22 Temmuz sahur baskınıyla tutuklanan emniyet mensupları, 18 ay sonra hakim karşısına çıktı. Polisleri, adliyedeki ilk gününde anneleri, eşleri ve kızları yalnız bırakmad

Zaman
Ana Sayfa
02.02.2016
Selam-torbadavasıbaşladıZarrabbilemüştekiolmakistediSelam-torba davası başladı Zarrab bile müşteki olmak istedi
Gençlerin 1 yıllık maaşı devletten!
Sabah
01.02.2016
22:18
Gençlerin
Torba yasayla toplumun çeşitli kesimlerine sağlanacak avantajların devlete maliyeti 10 milyar liraya ulaşıyor.Devamı için tıklayınız
Sabah
Ekonomi
01.02.2016
Gençlerin1yıllıkmaaşıdevlettenGençlerin 1 yıllık maaşı devletten
'Selam-torba' davası başladı
Zaman
01.02.2016
15:32

Selam Tevhid terör örgütünü soruşturdukları için tutuklu bulunan emniyet mensupları, 18 ay sonra İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıktı. Çok sayıda farklı davalar tek dosyada birleştirilerek dava torba davaya dönüştü

SAAT: 15:30 - DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Kimlik tespitleri tamamlandı.16.30a kadar ara verildi.

SAAT: 14:10 - SUBAY: TSK ÖRGÜTÜNDE SUBAYIM

Suriyeye silah taşıyan MİT TIRlarının durdurulmasında görev aldıkları için tutuklanan sanık askerlerin kimlik tespitleri yapılıyor. Mesleği sorulan bir subay: Türk Silahlı Kuvvetleri Örgütünde subayım. dedi.

SAAT: 14:00 - AVUKATLAR AÇIK KİMLİK TESPİTİNE İTİRAZ ETTİ

Avukat Ömer Kavili, usul itirazlarına geçilmeden Sesli ve Görüntülü Kayıt Sisteminin açılmasını talep etti. Kayıt sistemi açıldı. Av Kavili, sistem açılmadan önce yaptığı itirazları kamera kaydında tekrarladı. Avukat Kemal Şimşek, polislerin terör operasyonlarında görev aldıkları ve örgütlerin hedefinde olduklarından devletçe korunduklarını hatırlattı. Av Şimşek, CMKya göre sanık polislerin gizli tutulması gerektiği halde açık kimlik ve adreslerinin kullanılmasına itiraz etti. Heyet, açık kimlik ve adres usulsüzlüğünün iddianamede de yapılmasını gerekçe göstererek itirazı reddetti.

SAAT: 13:40 - REZA ZARRAB DA ŞİKAYETÇİ OLMUŞ

Selam Tevhit torba davasında, eski 17 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Soruşturması şüphelisi Reza Zarrab da şikayetçi olmuş.

SAAT: 13:00 - OKUNDU YERİNE GÖRÜLDÜ

Hakim, dosyaya gelen ek evrakları tutanağa okundu olarak kaydettrimek istedi. Av Ömer Kavili: Okumadığınız evrakları okundu diye yazdırmayın Av Ömer Kavilinin itirazı üzerine gelen evraklar okundu yerine görüldü şeklinde tutanağa geçirildi.

SAAT: 12:30 - MAHKEME SALONU YETERSİZ KALDI

Mahkeme salonu yetersiz. Yalnızca tutuklu sanıkların ailelerinden birer kişinin salona girişine izin verildi. Yer kalmadığı için duruşmayı ayakta takip edenler mevcut. Müştekiler ile tutuksuz sanıklar ve sanık yakınları yanyana oturuyor.

SAAT: 12:00 -DAVALAR BİRLEŞTİRİLSİN TALEBİ

Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül için de aynı torba davayla birleştirme talebi var.

SAAT: 11:42 - SELAM TEVHİD DAVASI BAŞLADI

Avukatlar, sanık yakınları ve basın mensupları salonda yerini aldı. Mahkeme heyeti de salonda hazır oldu. Selam tevhit soruşturmasına baktıkları için tutuklanan polislerin kimlik tespiti yapıldı. Mahkeme Başkanı, sonrasında gizlilik, reddi hakim ve tahliye taleplerinin değerlendirileceğini söyledi. 26sı asker 55 kişi ile toplam 122 kişinin kimlik yoklaması yapılıyor.

SAAT: 11:40 - 18 AY SONRA HAKİM KARŞISINA ÇIKTILAR

22 Temmuz 2014te yapılan operasyon sırasında bir dizi hukuksuzluk yaşanmıştı. Polisler 9 gün gözaltında kalmış gözaltı süreleri sona ermesiyle birlikte adliyeden çıkarken polis tarafından çembere alınmıştı.

MİTe ait olduğu iddia edilen TIRları durduran askerler de Adanada haklarında devam eden bir dava olmasına rağmen tutuklanarak bu davaya dahil edildi.

Sonra Gazeteci Gültekin Avcı, Zaman Gazetesi eski Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı ve son olarak Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül eklendi.

Selam Tevhid terör örgütünü soruşturdukları için tutuklanan emniyet mensupları, 18 ay sonra hakim karşısına

Zaman
Son Dakika
01.02.2016
Selam-torbadavasıbaşladıSelam-torba davası başladı
'Selam-torba' davası başladı
Zaman
01.02.2016
15:32

Selam Tevhid terör örgütünü soruşturdukları için tutuklu bulunan emniyet mensupları, 18 ay sonra İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıktı. Çok sayıda farklı davalar tek dosyada birleştirilerek dava torba davaya dönüştü

SAAT: 15:30 - DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Kimlik tespitleri tamamlandı.16.30a kadar ara verildi.

SAAT: 14:10 - SUBAY: TSK ÖRGÜTÜNDE SUBAYIM

Suriyeye silah taşıyan MİT TIRlarının durdurulmasında görev aldıkları için tutuklanan sanık askerlerin kimlik tespitleri yapılıyor. Mesleği sorulan bir subay: Türk Silahlı Kuvvetleri Örgütünde subayım. dedi.

SAAT: 14:00 - AVUKATLAR AÇIK KİMLİK TESPİTİNE İTİRAZ ETTİ

Avukat Ömer Kavili, usul itirazlarına geçilmeden Sesli ve Görüntülü Kayıt Sisteminin açılmasını talep etti. Kayıt sistemi açıldı. Av Kavili, sistem açılmadan önce yaptığı itirazları kamera kaydında tekrarladı. Avukat Kemal Şimşek, polislerin terör operasyonlarında görev aldıkları ve örgütlerin hedefinde olduklarından devletçe korunduklarını hatırlattı. Av Şimşek, CMKya göre sanık polislerin gizli tutulması gerektiği halde açık kimlik ve adreslerinin kullanılmasına itiraz etti. Heyet, açık kimlik ve adres usulsüzlüğünün iddianamede de yapılmasını gerekçe göstererek itirazı reddetti.

SAAT: 13:40 - REZA ZARRAB DA ŞİKAYETÇİ OLMUŞ

Selam Tevhit torba davasında, eski 17 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Soruşturması şüphelisi Reza Zarrab da şikayetçi olmuş.

SAAT: 13:00 - OKUNDU YERİNE GÖRÜLDÜ

Hakim, dosyaya gelen ek evrakları tutanağa okundu olarak kaydettrimek istedi. Av Ömer Kavili: Okumadığınız evrakları okundu diye yazdırmayın Av Ömer Kavilinin itirazı üzerine gelen evraklar okundu yerine görüldü şeklinde tutanağa geçirildi.

SAAT: 12:30 - MAHKEME SALONU YETERSİZ KALDI

Mahkeme salonu yetersiz. Yalnızca tutuklu sanıkların ailelerinden birer kişinin salona girişine izin verildi. Yer kalmadığı için duruşmayı ayakta takip edenler mevcut. Müştekiler ile tutuksuz sanıklar ve sanık yakınları yanyana oturuyor.

SAAT: 12:00 -DAVALAR BİRLEŞTİRİLSİN TALEBİ

Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül için de aynı torba davayla birleştirme talebi var.

SAAT: 11:42 - SELAM TEVHİD DAVASI BAŞLADI

Avukatlar, sanık yakınları ve basın mensupları salonda yerini aldı. Mahkeme heyeti de salonda hazır oldu. Selam tevhit soruşturmasına baktıkları için tutuklanan polislerin kimlik tespiti yapıldı. Mahkeme Başkanı, sonrasında gizlilik, reddi hakim ve tahliye taleplerinin değerlendirileceğini söyledi. 26sı asker 55 kişi ile toplam 122 kişinin kimlik yoklaması yapılıyor.

SAAT: 11:40 - 18 AY SONRA HAKİM KARŞISINA ÇIKTILAR

22 Temmuz 2014te yapılan operasyon sırasında bir dizi hukuksuzluk yaşanmıştı. Polisler 9 gün gözaltında kalmış gözaltı süreleri sona ermesiyle birlikte adliyeden çıkarken polis tarafından çembere alınmıştı.

MİTe ait olduğu iddia edilen TIRları durduran askerler de Adanada haklarında devam eden bir dava olmasına rağmen tutuklanarak bu davaya dahil edildi.

Sonra Gazeteci Gültekin Avcı, Zaman Gazetesi eski Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı ve son olarak Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül eklendi.

Selam Tevhid terör örgütünü soruşturdukları için tutuklanan emniyet mensupları, 18 ay sonra hakim karşısına

Zaman
Ana Sayfa
01.02.2016
Selam-torbadavasıbaşladıSelam-torba davası başladı
Selam-Tevhid duruşması başladı
Zaman
01.02.2016
14:39

Selam Tevhid terör örgütünü soruşturdukları için tutuklu bulunan emniyet mensupları, 18 ay sonra İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıktı.

SAAT: 14:10 - SUBAY: TSK ÖRGÜTÜNDE SUBAYIM

Suriyeye silah taşıyan MİT TIRlarının durdurulmasında görev aldıkları için tutuklanan sanık askerlerin kimlik tespitleri yapılıyor. Mesleği sorulan bir subay: Türk Silahlı Kuvvetleri Örgütünde subayım. dedi.

SAAT: 14:00 - AVUKATLAR AÇIK KİMLİK TESPİTİNE İTİRAZ ETTİ

Avukat Ömer Kavili, usul itirazlarına geçilmeden Sesli ve Görüntülü Kayıt Sisteminin açılmasını talep etti. Kayıt sistemi açıldı. Av Kavili, sistem açılmadan önce yaptığı itirazları kamera kaydında tekrarladı. Avukat Kemal Şimşek, polislerin terör operasyonlarında görev aldıkları ve örgütlerin hedefinde olduklarından devletçe korunduklarını hatırlattı. Av Şimşek, CMKya göre sanık polislerin gizli tutulması gerektiği halde açık kimlik ve adreslerinin kullanılmasına itiraz etti. Heyet, açık kimlik ve adres usulsüzlüğünün iddianamede de yapılmasını gerekçe göstererek itirazı reddetti.

SAAT: 13:40 - REZA ZARRAB DA ŞİKAYETÇİ OLMUŞ

Selam Tevhit torba davasında, eski 17 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Soruşturması şüphelisi Reza Zarrab da şikayetçi olmuş.

SAAT: 13:00 - OKUNDU YERİNE GÖRÜLDÜ

Hakim, dosyaya gelen ek evrakları tutanağa okundu olarak kaydettrimek istedi. Av Ömer Kavili: Okumadığınız evrakları okundu diye yazdırmayın Av Ömer Kavilinin itirazı üzerine gelen evraklar okundu yerine görüldü şeklinde tutanağa geçirildi.

SAAT: 12:30 - MAHKEME SALONU YETERSİZ KALDI

Mahkeme salonu yetersiz. Yalnızca tutuklu sanıkların ailelerinden birer kişinin salona girişine izin verildi. Yer kalmadığı için duruşmayı ayakta takip edenler mevcut. Müştekiler ile tutuksuz sanıklar ve sanık yakınları yanyana oturuyor.

SAAT: 12:00 -DAVALAR BİRLEŞTİRİLSİN TALEBİ

Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül için de aynı torba davayla birleştirme talebi var.

SAAT: 11:42 - SELAM TEVHİD DAVASI BAŞLADI

Avukatlar, sanık yakınları ve basın mensupları salonda yerini aldı. Mahkeme heyeti de salonda hazır oldu. Selam tevhit soruşturmasına baktıkları için tutuklanan polislerin kimlik tespiti yapıldı. Mahkeme Başkanı, sonrasında gizlilik, reddi hakim ve tahliye taleplerinin değerlendirileceğini söyledi. 26sı asker 55 kişi ile toplam 122 kişinin kimlik yoklaması yapılıyor.

SAAT: 11:40 - 18 AY SONRA HAKİM KARŞISINA ÇIKTILAR

22 Temmuz 2014te yapılan operasyon sırasında bir dizi hukuksuzluk yaşanmıştı. Polisler 9 gün gözaltında kalmış gözaltı süreleri sona ermesiyle birlikte adliyeden çıkarken polis tarafından çembere alınmıştı.

MİTe ait olduğu iddia edilen TIRları durduran askerler de Adanada haklarında devam eden bir dava olmasına rağmen tutuklanarak bu davaya dahil edildi.

Sonra Gazeteci Gültekin Avcı, Zaman Gazetesi eski Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı ve son olarak Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül eklendi.

Selam Tevhid terör örgütünü soruşturdukları için tutuklanan emniyet mensupları, 18 ay sonra hakim karşısına çıktı.

Aralarında eski İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürleri Yurt Atayün ve Ömer Kösenin de bulunduğu çok sayıda emniyet mensubu ile MİT TIRları soruşturmasından tutuklanan 26 asker de duruşmada yer alıyor.

YARGITAYDAN 2 KEZ TERÖR ÖRGÜTÜ DİYE KARAR ÇIKTI

Yargıtay tarafından 2 defa terör örgütü olduğu yönünde karar çıkan ve Bahriye Üçok, Uğur Mumcu ile Muammer Aydın gibi aydınların öldürülmesinden sor

Zaman
Son Dakika
01.02.2016
Selam-TevhidduruşmasıbaşladıSelam-Tevhid duruşması başladı
Selam-Tevhid duruşması başladı
Zaman
01.02.2016
14:38

Selam Tevhid terör örgütünü soruşturdukları için tutuklu bulunan emniyet mensupları, 18 ay sonra İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde hakim karşısına çıktı.

SAAT: 14:10 - SUBAY: TSK ÖRGÜTÜNDE SUBAYIM

Suriyeye silah taşıyan MİT TIRlarının durdurulmasında görev aldıkları için tutuklanan sanık askerlerin kimlik tespitleri yapılıyor. Mesleği sorulan bir subay: Türk Silahlı Kuvvetleri Örgütünde subayım. dedi.

SAAT: 14:00 - AVUKATLAR AÇIK KİMLİK TESPİTİNE İTİRAZ ETTİ

Avukat Ömer Kavili, usul itirazlarına geçilmeden Sesli ve Görüntülü Kayıt Sisteminin açılmasını talep etti. Kayıt sistemi açıldı. Av Kavili, sistem açılmadan önce yaptığı itirazları kamera kaydında tekrarladı. Avukat Kemal Şimşek, polislerin terör operasyonlarında görev aldıkları ve örgütlerin hedefinde olduklarından devletçe korunduklarını hatırlattı. Av Şimşek, CMKya göre sanık polislerin gizli tutulması gerektiği halde açık kimlik ve adreslerinin kullanılmasına itiraz etti. Heyet, açık kimlik ve adres usulsüzlüğünün iddianamede de yapılmasını gerekçe göstererek itirazı reddetti.

SAAT: 13:40 - REZA ZARRAB DA ŞİKAYETÇİ OLMUŞ

Selam Tevhit torba davasında, eski 17 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Soruşturması şüphelisi Reza Zarrab da şikayetçi olmuş.

SAAT: 13:00 - OKUNDU YERİNE GÖRÜLDÜ

Hakim, dosyaya gelen ek evrakları tutanağa okundu olarak kaydettrimek istedi. Av Ömer Kavili: Okumadığınız evrakları okundu diye yazdırmayın Av Ömer Kavilinin itirazı üzerine gelen evraklar okundu yerine görüldü şeklinde tutanağa geçirildi.

SAAT: 12:30 - MAHKEME SALONU YETERSİZ KALDI

Mahkeme salonu yetersiz. Yalnızca tutuklu sanıkların ailelerinden birer kişinin salona girişine izin verildi. Yer kalmadığı için duruşmayı ayakta takip edenler mevcut. Müştekiler ile tutuksuz sanıklar ve sanık yakınları yanyana oturuyor.

SAAT: 12:00 -DAVALAR BİRLEŞTİRİLSİN TALEBİ

Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül için de aynı torba davayla birleştirme talebi var.

SAAT: 11:42 - SELAM TEVHİD DAVASI BAŞLADI

Avukatlar, sanık yakınları ve basın mensupları salonda yerini aldı. Mahkeme heyeti de salonda hazır oldu. Selam tevhit soruşturmasına baktıkları için tutuklanan polislerin kimlik tespiti yapıldı. Mahkeme Başkanı, sonrasında gizlilik, reddi hakim ve tahliye taleplerinin değerlendirileceğini söyledi. 26sı asker 55 kişi ile toplam 122 kişinin kimlik yoklaması yapılıyor.

SAAT: 11:40 - 18 AY SONRA HAKİM KARŞISINA ÇIKTILAR

22 Temmuz 2014te yapılan operasyon sırasında bir dizi hukuksuzluk yaşanmıştı. Polisler 9 gün gözaltında kalmış gözaltı süreleri sona ermesiyle birlikte adliyeden çıkarken polis tarafından çembere alınmıştı.

MİTe ait olduğu iddia edilen TIRları durduran askerler de Adanada haklarında devam eden bir dava olmasına rağmen tutuklanarak bu davaya dahil edildi.

Sonra Gazeteci Gültekin Avcı, Zaman Gazetesi eski Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı ve son olarak Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül eklendi.

Selam Tevhid terör örgütünü soruşturdukları için tutuklanan emniyet mensupları, 18 ay sonra hakim karşısına çıktı.

Aralarında eski İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürleri Yurt Atayün ve Ömer Kösenin de bulunduğu çok sayıda emniyet mensubu ile MİT TIRları soruşturmasından tutuklanan 26 asker de duruşmada yer alıyor.

YARGITAYDAN 2 KEZ TERÖR ÖRGÜTÜ DİYE KARAR ÇIKTI

Yargıtay tarafından 2 defa terör örgütü olduğu yönünde karar çıkan ve Bahriye Üçok, Uğur Mumcu ile Muammer Aydın gibi aydınların öldürülmesinden sor

Zaman
Ana Sayfa
01.02.2016
Selam-TevhidduruşmasıbaşladıSelam-Tevhid duruşması başladı
Gençler 1 yıllık maaşını devletten alacak
En Son Haber
01.02.2016
11:43
Torba yasayla toplumun çeşitli kesimlerine sağlanacak avantajların devlete maliyeti 10 milyar liraya ulaşıyor.
En Son Haber
Son Dakika
01.02.2016
Gençler1yıllıkmaaşınıdevlettenalacakGençler 1 yıllık maaşını devletten alacak
1 yıllık maaş devletten
Türkiye Gazetesi
01.02.2016
10:23
Torba yasayla toplumun çeşitli kesimlerine sağlanacak avantajların devlete maliyeti 10 milyar liraya ulaşıyor.
Türkiye Gazetesi
Son Dakika
01.02.2016
1yıllıkmaaşdevletten1 yıllık maaş devletten
Maaşlar 1 yıl devletten!
Milliyet
01.02.2016
10:20
TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen ve Cumhurbaşkanı Tayyip Eroğan’ın onayının ardından Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girecek torba yasayla toplumun çeşitli kesimlerine sağlanacak avantajların devlete maliyeti 10 milyar liraya ulaşıyor. Düzenlemeler arasında işbaşında eğitim ...
Milliyet
Ekonomi
01.02.2016
Maaşlar1yıldevletten Maaşlar 1 yıl devletten
Maaşlar 1 yıl devletten!
Milliyet
01.02.2016
10:20
TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen ve Cumhurbaşkanı Tayyip Eroğan’ın onayının ardından Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girecek torba yasayla toplumun çeşitli kesimlerine sağlanacak avantajların devlete maliyeti 10 milyar liraya ulaşıyor. Düzenlemeler arasında işbaşında eğitim ...
Milliyet
Son Dakika
01.02.2016
Maaşlar1yıldevletten Maaşlar 1 yıl devletten
Gençlerin 1 yıllık maaşı devletten!
Haber7
01.02.2016
07:32

Torba yasayla toplumun çeşitli kesimlerine sağlanacak avantajların devlete maliyeti 10 milyar liraya ulaşıyor.

Haber7
Son Dakika
01.02.2016
Gençlerin1yıllıkmaaşıdevlettenGençlerin 1 yıllık maaşı devletten
Büşra Erdal - AVM'ye dönüşmeyen bir Hyde Park; Abant
Zaman
01.02.2016
02:03

Abant Platformu, iktidar baskısıyla ya da menfaat için AVMye dönüşmeyen Türkiyenin ‘Hyde Parkı bir nevi.

Yıllardır demokrasiye katkı amacıyla çabalayan Abant, bu kez de baskılara, sindirme ve itibarsızlaştırma girişimlerine rağmen, farklı düşünce gruplarından 100den fazla katılımcı ile 34üncü toplantısını Boluda gerçekleştirdi. ‘Demokrasinin Türkiye Sorunu başlıklı toplantı, ilk günkü tartışma ve görüş açıklamalardan sonra ikinci gün genel değerlendirme ve sonuç bildirgesinin açıklanması ile sona erdi.

/Bu iki günlük toplantıda dahiyane, hiç duymadığımız, Türkiyeyi bir gecede düze çıkaracak bir görüş, çözüm sunulmasını kimse beklemiyordu zaten. Amaç, toplumun medya, akademisyen, iş dünyası vs tümden susturulmak istendiği, bunun için yargı ve polisin devreye sokulduğu bir noktada sözü çoğaltmak idi. Nitekim bu hasıl oldu. Söz ve umut çoğaltıldı. Konuştukça, tartıştıkça hele Kürt meselesi gibi çetrefilli bir konuda çıkış yolu bir kez daha dile getirildi. Aklın yolu bir; öncelikle ölümleri durduracak bir çözüm. Şiddete başvurarak Erdoğanın başkanlık stratejisine destek olan PKKnın koşulsuz ateşkes ilan etmesi, iktidarın da sivil halkın mağdur olduğu, evlerini, yurtlarını terk ettiği bir ortamda operasyonları durdurması görüşleri dile getirildi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğanın oldu bittiye getirmeye çalıştığı başkanlık tartışması ve beraberinde yeni anayasa tartışmalarına karşı çıkıldı. Demokrasinin olmazsa olmaz şartı ‘hukuk devletinin yeniden inşası için sulh ceza hakimliklerinin kaldırılması gerektiği sonuç bildirgesinde yerini aldı. Son olarak da “ille de demokrasi, ille de hukuk devleti” denildi tek ses. Demokrasi deyince sadece sandığı kriter alan (ama son zamanlarda artık sandık bile fazlalık görülüyor neredeyse), ‘hukuk deyince karanlıkta ışık görmüş baykuş gibi kaçan bir güruha karşı ille de demokrasi ille de hukuk denildi.

Abantın zemini işte bu. Bu ülkede haklı olduğu için güçlüler tarafından ötekileştirilenlerin buluştuğu, söz söylediği, yol gösterdiği bir demokrasi zemini.

Öz hakiki kumpas torbası yapmışlar

Bugün, Selam Tevhid ile ilgili dava başlıyor. Ama öyle bir ‘kumpas torbası ki anlayan beri gelsin. Başta İstanbul Başsavcılığınca yürütülen Selam Tevhid soruşturmasında görev almış polislere operasyon yapıldı. İran adına ajanlık soruşturması ‘darbe teşebbüsü olarak gösterilip polisler tutuklandı ama soruşturma burada kalmadı. Arkasından Adanada ‘MİT TIRları olarak lanse edilen ama MİT tarafından görevlendirme yazısı olmayan silah dolu TIRların durdurulması olayı da polislerin tutuklandığı Selam Tevhid dosyasına bağlandı. TIRları durduran askerler de Selam Tevhid kumpası isimli dosyadan hapse atıldı.

Ama durun daha bitmedi. Sonra Cumhuriyet Gazetesinden gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül hakkında da ‘MİT TIRlarına dair haber yaparak Selam Tevhid kumpasına dahil oldukları iddiasıyla iddianame hazırlandı. Gazeteciler, müebbet hapis istemiyle sanık yapılıyorlar. Tabii ki bu nasıl bir örgüt, aradaki bağ nedir anlamadınız. Bu dosyaları okuyan, anlamaya gayret eden gerçek gazeteci ve gerçek hukukçular da anlayamadı. Değil hukukun, aklın ve mantığın sınırlarını zorlayan komedi bir dosya. Tam bir naylon torba dava, tam bir kumpasla paralel örgüt çıkarma girişimi. İktidar güdümündeki yargı, olmayan bir örgüt yapmaya çalışmış ama olmamış, yapamamış. Yani ‘kumpas var diyenler kumpas yapıyor.

Zaman
Köşe Yazıları
01.02.2016
BüşraErdal-AVMyedönüşmeyenbirHydePark;AbantBüşra Erdal - AVMye dönüşmeyen bir Hyde Park; Abant
‘Kaç İsmail kaç' davası başlıyor
Zaman
01.02.2016
02:03

Sulh ceza hakimi İslam Çiçekin odasındaki ‘Kaç İsmail kaç skandalıyla gündeme gelen gazeteci, asker ve Selam Tevhit terör örgütü soruşturmasını yürüten polislerin dahil edildiği torba dava bugün başlıyor.

26sı asker 55 tutuklunun olduğu davada toplam 122 kişi yargılanacak. Gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül hakkındaki iddianame de bu dosyayla birleştirilmek üzere davaya bakan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmişti. 22 Temmuz sahur vaktinde gözaltına alınan Ömer Köse, Yurt Atayün ve Kazım Aksoyun da aralarında olduğu emniyet mensupları 1,5 yıl sonra mahkemeye çıkacak.

Selam Tevhit soruşturmasının ilk işaret fişeği 24 Şubat 2014te yandaş medya tarafından atıldı. Yeni Şafak 3 bin, Star ise 7 bin kişinin dinlendiğini iddia etti. Sabah sayıyı 20 bine yükseltti. İstanbul Başsavcısı Hadi Salihoğlu bir gün sonra 2 bin 280 rakamını ortaya attı. Ancak Selam Tevhit dosyasına bakan Savcı Adem Özcan, 33 aylık soruşturma sürecinde dinlenen kişi sayısını açıkladı: 230. Dört ay sonra Başsavcı Salihoğlu “Yanlış sayılıyor demek ki.” itirafında bulundu.

Nefret operasyonu, 22 Temmuz 2014 tarihinde sahur vakti başladı. Bu süreçte ve sonrasında birçok hukuksuzluk yaşandı. Uğur Mumcu, Muammer Aydın gibi aydınların katledilmesinden sorumlu tutulan Selam Tevhit terör örgütü hakkında soruşturma yürüten polisler güneş doğmadan gözaltına alındı. 4 günlük gözaltı süresine rağmen polisler tam 9 gün adliye nezarethanesinde zorla tutuldu. Sorguyu yapan Sulh Ceza Hakimi İslam Çiçek, ifadeleri tutanağa geçirmeyip “Paşa gönlün bilir” sözleriyle gündeme geldi. Sorguya verilen arada İstanbul Barosu Avukat Hakları Merkezi Kurucu Başkanı Avukat Ömer Kavili, hakimin odasında şüpheli bir kişiyi tespit etti. Bunun üzerine Hakim Çiçek, “Kaç İsmail kaç” diye seslendi. 9 günde bitmeyen sorguda 12 kişi tutuklandı.

HSYK, Selam Tevhit soruşturmasında bir imzası olan hakim-savcıları meslekten ihraç ederken, 154 imzası olan ve polislere yönelik soruşturmalara bakan sulh ceza hakimi Bekir Altuna dokunmadı. Adanadaki MİT TIRları durduran tüm jandarma personeli, Selam Tevhit kapsamında İstanbulda tutuklandı. Üstelik aynı suçlamalarla Adanada yargılanmalarına rağmen. İddianame Savcı İrfan Fidan tarafından 15 ayda tamamlanabildi. 14. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen ve köşe yazısı, kitap alıntısından oluşan iddianame 10 bin 529 sayfaydı. Ek klasörleriyle dosya 170 bin sayfayı buluyordu. İddianamede, Cumhurbaşkanlığından gelen yazının savcılığın kasasında olduğu belirtilirken mahkemenin bu delili henüz istemediği ortaya çıktı. Bu durum, mahkemenin delilleri görmeden iddianameyi kabul ettiği tartışmasına yol açtı. Torba dosyaya dönen Selam Tevhite son olarak MİT TIRlarındaki mühimmat görüntülerini yayınlayan gazeteciler Can Dündar ile Erdem Gül dahil edildi.

Zaman
Güncel
01.02.2016
‘Kaçİsmailkaçdavasıbaşlıyor‘Kaç İsmail kaç davası başlıyor
Büşra Erdal - AVM'ye dönüşmeyen bir Hyde Park; Abant
Zaman
01.02.2016
02:03

Abant Platformu, iktidar baskısıyla ya da menfaat için AVMye dönüşmeyen Türkiyenin ‘Hyde Parkı bir nevi.

Yıllardır demokrasiye katkı amacıyla çabalayan Abant, bu kez de baskılara, sindirme ve itibarsızlaştırma girişimlerine rağmen, farklı düşünce gruplarından 100den fazla katılımcı ile 34üncü toplantısını Boluda gerçekleştirdi. ‘Demokrasinin Türkiye Sorunu başlıklı toplantı, ilk günkü tartışma ve görüş açıklamalardan sonra ikinci gün genel değerlendirme ve sonuç bildirgesinin açıklanması ile sona erdi.

/Bu iki günlük toplantıda dahiyane, hiç duymadığımız, Türkiyeyi bir gecede düze çıkaracak bir görüş, çözüm sunulmasını kimse beklemiyordu zaten. Amaç, toplumun medya, akademisyen, iş dünyası vs tümden susturulmak istendiği, bunun için yargı ve polisin devreye sokulduğu bir noktada sözü çoğaltmak idi. Nitekim bu hasıl oldu. Söz ve umut çoğaltıldı. Konuştukça, tartıştıkça hele Kürt meselesi gibi çetrefilli bir konuda çıkış yolu bir kez daha dile getirildi. Aklın yolu bir; öncelikle ölümleri durduracak bir çözüm. Şiddete başvurarak Erdoğanın başkanlık stratejisine destek olan PKKnın koşulsuz ateşkes ilan etmesi, iktidarın da sivil halkın mağdur olduğu, evlerini, yurtlarını terk ettiği bir ortamda operasyonları durdurması görüşleri dile getirildi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğanın oldu bittiye getirmeye çalıştığı başkanlık tartışması ve beraberinde yeni anayasa tartışmalarına karşı çıkıldı. Demokrasinin olmazsa olmaz şartı ‘hukuk devletinin yeniden inşası için sulh ceza hakimliklerinin kaldırılması gerektiği sonuç bildirgesinde yerini aldı. Son olarak da “ille de demokrasi, ille de hukuk devleti” denildi tek ses. Demokrasi deyince sadece sandığı kriter alan (ama son zamanlarda artık sandık bile fazlalık görülüyor neredeyse), ‘hukuk deyince karanlıkta ışık görmüş baykuş gibi kaçan bir güruha karşı ille de demokrasi ille de hukuk denildi.

Abantın zemini işte bu. Bu ülkede haklı olduğu için güçlüler tarafından ötekileştirilenlerin buluştuğu, söz söylediği, yol gösterdiği bir demokrasi zemini.

Öz hakiki kumpas torbası yapmışlar

Bugün, Selam Tevhid ile ilgili dava başlıyor. Ama öyle bir ‘kumpas torbası ki anlayan beri gelsin. Başta İstanbul Başsavcılığınca yürütülen Selam Tevhid soruşturmasında görev almış polislere operasyon yapıldı. İran adına ajanlık soruşturması ‘darbe teşebbüsü olarak gösterilip polisler tutuklandı ama soruşturma burada kalmadı. Arkasından Adanada ‘MİT TIRları olarak lanse edilen ama MİT tarafından görevlendirme yazısı olmayan silah dolu TIRların durdurulması olayı da polislerin tutuklandığı Selam Tevhid dosyasına bağlandı. TIRları durduran askerler de Selam Tevhid kumpası isimli dosyadan hapse atıldı.

Ama durun daha bitmedi. Sonra Cumhuriyet Gazetesinden gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül hakkında da ‘MİT TIRlarına dair haber yaparak Selam Tevhid kumpasına dahil oldukları iddiasıyla iddianame hazırlandı. Gazeteciler, müebbet hapis istemiyle sanık yapılıyorlar. Tabii ki bu nasıl bir örgüt, aradaki bağ nedir anlamadınız. Bu dosyaları okuyan, anlamaya gayret eden gerçek gazeteci ve gerçek hukukçular da anlayamadı. Değil hukukun, aklın ve mantığın sınırlarını zorlayan komedi bir dosya. Tam bir naylon torba dava, tam bir kumpasla paralel örgüt çıkarma girişimi. İktidar güdümündeki yargı, olmayan bir örgüt yapmaya çalışmış ama olmamış, yapamamış. Yani ‘kumpas var diyenler kumpas yapıyor.

Zaman
Ana Sayfa
01.02.2016
BüşraErdal-AVMyedönüşmeyenbirHydePark;AbantBüşra Erdal - AVMye dönüşmeyen bir Hyde Park; Abant
Toplam "47" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti