utanmak | |
|
| Gözyaşlarından utanmak olmaz | Radikal | 14.02.2012 03:18 |  | | |
| UTANÇ/SHAME: Utanmak iyidir | Zaman | 03.02.2012 02:11 |  | | |
| Utanma duygusu zayıflıyor | Milli Gazete | 08.01.2012 12:09 |  | | | Günümüz gençleri, rol modellerini ekranlarda gördükleri kimselerden seçtiklerinden gittikçe kendilerinden uzaklaşıyorlar. Kendine, yaşadığı topluma, inandığı dine ve geleneklerine tamamen yabancı bir nesil doğuyor... Ve bu nesilin haya duygusu zayıflıyor... Yol kenarlarında, sokakta caddede toplumun kültürüne ve yaşam tarzına aykırı davranan ve haya duygusundan tamamen uzak bir tutum içinde olan gençleri görürsünüz. Size duyarsızca bakarlar, utanma duyguları kaybolmuştur, kendilerine ne yapıyorum, ne haldeyim sorusunu ise hiçbir şekilde sormayı düşünmezler. Dürtülerinin kendilerini götürdüğü yere giderler ve hiçbir şekilde yaşamlarını sorgulamazlar. İmam-ı Maverdi hayayı üç kısma ayırır:
1- Allahtan utanmak, 2- İnsanlardan utanmak, 3- Kişinin kendi nefsinden utanması.Hayatımızı güzelleştiren bazı iksirler vardır, haya bu iksirler arasında önemli bir yere sahiptir. Çünkü hayasızlık, insanı değerinden düşürür, aşağılara doğru sürükler. Hazreti Peygamber bir gün ashabına, Allahtan gerektiği gibi haya ediniz demiştir. Onlar da Ya Resulullah Allaha hamd olsun haya ediyoruz. Deyince Efendimiz, gerçek haya o değildir. Fakat, gerçek anlamda Hakka haya eden başını ve başın içindekini korusun,karnını ve karnının ihtiva ettiğini kontrol etsin, ölümü ve musibetleri hatırlasın, ahreti isteyen dünya hayatının süsünü terk etsin, böyle yapanlar hakkıyla haya etmiş olurlar buyurmuştur.... devamı | | Milli Gazete Toplum Yaşam 08.01.2012 | | | UtanmaduygusuzayıflıyorUtanma duygusu zayıflıyor |
|
| DEPREM ÖLDÜRMÜYOR RÜŞVET ÖLDÜRÜYOR | Oda TV | 25.10.2011 08:47 |  | | |
| Utanmak erdemdir
| Radikal | 09.10.2011 03:15 |  | | | Utanmaz adam dinler görünür dinlemez, ilgilenir görünür ilgilenmez; gururludur - DR. ALPER HASANOĞLU | | Radikal Köşe Yazıları 09.10.2011 | | | Utanmakerdemdir
Utanmak erdemdir
|
|
| Utanmak erdemdir
| Radikal | 09.10.2011 03:09 |  | | |
| Verem değil hastalıktan utanmak öldürüyor | Star | 13.06.2011 03:44 |  | | |
| Gazeteci Olmaktan Utanmak!.. | Haber3 | 02.06.2011 09:58 |  | | |
| En değerli vakit ilim yolunda harcanan vakittir | Milli Gazete | 29.04.2011 18:36 |  | | |
| Bu yazı paylaşım rekoru kırıyor | Posta | 09.03.2011 11:15 |  | | Ergenekon operasyonu kapsamında gazeteciler Nedim Şener ve Ahmet Şıkın tutuklanmasına medyadan en sert tepki Habertürk yazarı Ece Temelkurandan geldi. İşte dostlarının, meslektaşlarının haksızlığa u
METRİSin önünde durdum / Hasretin yerlere vurdum / Ben dağlarda uçan kuştum, uçan kuştum... Vakit geldi, gürültü yapmanın zamanıdır. Sokaklara alışmak gerekecek, artık belli oldu.
Belli oldu vicdan yok, utanmak yok, şirazesi patlamış bir hınçla geliyorlar üzerimize. Son düşünce kırıntısını yok edinceye, hepimiz boş gözlerle ve dilimiz dışarıda onların emirlerini bekler hale gelinceye kadar...
Önümüze attıkları ekmek için tüm kalbimizle şükredinceye kadar...
Gözlerinin içine bakmaktan korkup boynumuzu bükerek durana kadar...
Onurumuz, gururumuz, haysiyetimiz, omurgamız... | | Posta Ana Sayfa 09.03.2011 | | | BuyazıpaylaşımrekorukırıyorBu yazı paylaşım rekoru kırıyor |
|
| Bu yazı paylaşım rekoru kırıyor | Posta | 09.03.2011 10:57 |  | | Ergenekon operasyonu kapsamında gazeteciler Nedim Şener ve Ahmet Şıkın tutuklanmasına medyadan en sert tepki Habertürk yazarı Ece Temelkurandan geldi. İşte dostlarının, meslektaşlarının haksızlığa u
METRİSin önünde durdum / Hasretin yerlere vurdum / Ben dağlarda uçan kuştum, uçan kuştum... Vakit geldi, gürültü yapmanın zamanıdır. Sokaklara alışmak gerekecek, artık belli oldu.
Belli oldu vicdan yok, utanmak yok, şirazesi patlamış bir hınçla geliyorlar üzerimize. Son düşünce kırıntısını yok edinceye, hepimiz boş gözlerle ve dilimiz dışarıda onların emirlerini bekler hale gelinceye kadar...
Önümüze attıkları ekmek için tüm kalbimizle şükredinceye kadar...
Gözlerinin içine bakmaktan korkup boynumuzu bükerek durana kadar...
Onurumuz, gururumuz, haysiyetimiz, omurgamız... | | Posta Son Dakika 09.03.2011 | | | BuyazıpaylaşımrekorukırıyorBu yazı paylaşım rekoru kırıyor |
|
| Adını klişe koydum! | Posta | 16.01.2011 05:17 |  | |
Adını Feriha Koydum (Show TV) hayatımıza giren en yeni dizi olarak cuma gecesi ekrandaydı...
İlk bölümün günahı olmaz ama dizi en büyük günahı sırtını baştan aşağı Yeşilçam klişelerine yaslayarak işledi...
Feriha çalışkan ama fakir bir kız olarak girdiği üniversite hayatında ezik ve zenginliğe odaklanmış bir karakter olarak çıktı karşımıza... Hep aynı hikaye, fakirlikten ve uzantılarından utanmak ve yalanla kendine yeni bir dünya yaratmak. Bir süre sonra her şeyin ortaya çıkması ve işin o ezber ettiğimiz zengin ve fakir ayrımında şişirilmesi...
Ha, tutar mı bu hikaye; elbette tutar... | | Posta Köşe Yazıları 16.01.2011 | | | AdınıklişekoydumAdını klişe koydum |
|
| Adını klişe koydum! | Posta | 16.01.2011 04:57 |  | |
Adını Feriha Koydum (Show TV) hayatımıza giren en yeni dizi olarak cuma gecesi ekrandaydı...
İlk bölümün günahı olmaz ama dizi en büyük günahı sırtını baştan aşağı Yeşilçam klişelerine yaslayarak işledi...
Feriha çalışkan ama fakir bir kız olarak girdiği üniversite hayatında ezik ve zenginliğe odaklanmış bir karakter olarak çıktı karşımıza... Hep aynı hikaye, fakirlikten ve uzantılarından utanmak ve yalanla kendine yeni bir dünya yaratmak. Bir süre sonra her şeyin ortaya çıkması ve işin o ezber ettiğimiz zengin ve fakir ayrımında şişirilmesi...
Ha, tutar mı bu hikaye; elbette tutar... | | Posta Son Dakika 16.01.2011 | | | AdınıklişekoydumAdını klişe koydum |
|
| Başbakan Erdoğan: Yargıyı birilerinin arka bahçesi olmaktan çıkaracağız | Samanyolu Haber | 14.01.2011 16:50 |  | | Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Hizbullah örgütü üyelerinin tahliyeleriyle farklı bir organizasyon sözkonusu olduğunu belirterek, Yargıtayın iş yükünün fazla olduğunun farkındayız. Yargıyı birilerinin arka bahçesi olmaktan çıkaracağız. dedi.
Başbakan Erdoğan, AK Parti İl Başkanları Toplantısında Hizbullah örgütü üyelerinin tahliye olmasıyla ilgili olarak konuştu. Erdoğan, şunları söyledi: Bu tahliye kararlarını Hükumet mi verdi. Yargı verdi. Bakın aynı yargı benimle ilgili dosyayı 24 saatte Ankaraya getirebildi. Aynı yargı 5 gün içinde sayın Erbakanla (Necmettin Erbakan) ilgili kararı verebildi. İşlerine geldiği zaman verebiliyorlar. Biliyorsunuz meşhur Erzincan dosyası süratle yürütülebildi. Ankarada Sincan gayet başarılı çalıştı oradan da bir çok dosya çabucak çıktı. Bu öncelikleriniz içinde bu kararları niye verdiniz. Bunu 1 ay önce de verebilirdiniz. Dedik ya burada da farklı bir organizasyon sözkonusu. Yargıtayın iş yükünün fazla olduğunun farkındayız. Yargıyı birilerinin arka bahçesi olmaktan çıkaracağız. Onama mı istersin bozma mı? diyerek, birilerin istediğine göre karar veren bir yargıdan çıkaracağız. Vicdanıyla karar veren yargıya geçeceğiz.
O TARİHİ ESERLERİN OLDUĞU YERDE BÖYLE BİR OLAYIN YAŞANMASINA SESSİZ KALAMAM
Karstaki İnsanlık Anıtı ile ilgili değerlendirmeler yapan Erdoğan, Sadece bunlar estetikten anlar. Zerafet sadece bunların malı. Müzikten resim ve heykelden sadece bunlar anlar. Bunlara göre entelektüellik kazanılan bir şey değildir babadan oğla dededen toruna geçer. Bunlar mürebbidir mürebbiyedir. Bunlar allame-i cihandır. Her türlü özgürlüğü savunurlar ama bir o kadar da entelektüel despotturlar.Ucube derken aynı zaman da kralın çıplak olduğuna işaret ettim. Gözüyle birlikte izanı olan herkes, estetikle ucubeyi birbirinden ayırmayı bilir. Bunun için hiç de asil bir aileden gelmiş olmaya sırça saraylarda büyümüş olmaya gerek yok. Milletin, estetik anlayışını da aşağılamayı, ona hakaret etmesi alışkanlık haline getirmişler. diye konuştu.
Kendisinin defalarca heykelin dikildiği alana gittiğini anlatan Erdoğan, O heykel başlamadan belediye başkanına ki kendisi partimizdendi bunu yapmamasını söyledim. Fakat kararlıydı. O zaman Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, bunun olamayacağına karar verdi. Bu defada izin almak suretiyle yapılabileceğine dair yeni bir karar çıkarttılar. Dikildiği yer öyle bir yüksek noktadaki Seyyid tepenin altında kalıyor. Orada tarihi bataryalar var. Bir tarihi eser var diye yıllardır Tarih Tabiat Varlıkları Kurulu bizim raylı sistemi Unkapanıda durdurdu. 10 yıl kaybettik. Burada da rahatlıkla bunu yapıyor. Çevredeki eserler adeta onun gölgesinde kalıyor. Ben istanbulda belediye başkanlığı yaptım. İlla güzel Sanatlar Fakültesini bitirmek zorunda değilim ki bişeyler öğrendik biz bu işin pratiğini öğrendik. diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, heykele Karşıyaka Belediyesinin talip olduğuna işaret ederek, şunları söyledi: Karşıkaya belediyesi talip olmuş gelsin alsın Karşıyakada diksin. Eyvallah yapsınlar. Kaldı ki ben bu heykeltıraşı eleştiren biri değilim. Ona saygı duyarım. Ben o tarihi eserlerin olduğu yerde böyle bir olayın yaşanmasına üstelik de Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun kararına rağmen bunun oraya dikilmesine sorumluluk mevkiinde olan biri olarak sessiz kalamam.
PARTİNİN ROZETİNİ TAKACAKSIN ONDAN SONRA DA BU ÜLKEDE ÖZGÜRLÜK YOK DİYECEKSİN
Kendisine ve Bakanlar hakkında ağır şekilde eleştiride bulunduğu için gazete yazarlığına son verilen Oktay Ekşinin CHPye katılmasını da eleştiren Erdoğan, Partinin rozetini takacaksın ondan sonra da bu ülkede özgürlük yok diyeceksin. Ondan sonra nezaketten, edepten bahsedeceksin. Yandaş medyanın bütün mensuplarını partine davet edip aday yapmaya hazırlanacaksın. Sevsinler seni. Yolsuzlukla itham ettiğin, yargılanması gerekir diye altına imza attığın kişiyi İstanbula il başkanı yapacaksın. dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlunun RTÜKle ilgili eleştirilerine ise Erdoğan, RTÜK Kanununu diline dolamış en ağır hakaretleri savuruyor. Neyle itham ettiğine bakmaz mı? 1994/te RTÜK yasası CHPnin iktidar olduğu dönemde çıkarıldı. O yasanın 25inci maddesinde de Başbakan veya bakanlara gerektiğinde yayın durdurma yetkisi vermiş. Şimdiki CHP Genel Başkanı bunu bilmiyor belli ki kimse de uyarmamış bize hakaret ediyor. Yüzün kızarması edeptendir. Atalarımız güzel söylemiş utanmak edeptendir. Edebin rafa kaldırıldığı bir muhalefetle karşı karşıyayız. Artık sivil muhalefetin de edebi terk ettiği bir süreçten geçiyoruz. Birileri yıllarca bu toplumun bu kesimine tepeden baktılar. Küçümsediler tahkir ettiler. dedi.
TARİHİ ŞAHSİYETLERİN MANEVİ DEĞERLERİ BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİDİR
RTÜKün bir televizyon kanalını uyarmasıyla ilgili olarak Erdoğan, Bizimle ilgili bir kampanyaya dönüştürme gayreti içindeler. Bu son tartışmalar doğal akışı içinde giden tartışmalar değil. Açık açık yürütülen bir kampanyadır. Üstelik hükumet aleyhine yürütüle | | Samanyolu Haber Son Dakika 14.01.2011 | | | BaşbakanErdoğanYargıyıbirilerininarkabahçesiolmaktançıkaracağızBaşbakan Erdoğan Yargıyı birilerinin arka bahçesi olmaktan çıkaracağız |
|
| Erdoğan'dan 'içki ve ucube' cevabı | Samanyolu Haber | 14.01.2011 15:08 |  | | Başbakan Tayyip Erdoğan gündemdeki konularla ilgili olarak açıklamalar yaptı. İşte Erdoğanın açıklamaları,
Alkol yasası yüzünden çıkan tartışmalara tepki gösteren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 8 yıldır kimsenin ne içtiğine ne yaptığına takılmadıklarını anlattı.
Seçimler yaklaştıkça bir kara propaganda tezgaha sürülüyor. Hükümet aleyhine dönüştürülen meselleri önceki seçim döneleriyle karşılaştırın tamamının aynı olduğunu göreceksiniz.
Son zamanlarda, heykel, alkol yasası ve RTÜKün uygulamaları üzerinden bizi ağır bir dille eleştiriyorlar. Yönlendiren manşetler atıyorlar....
Herkesin yaşam tarzına saygılıyız. Kimsenin giyim kuşamına, yeme-içmesine, inancına, ibadetine kısıtlama getirmeyen, tam tersine bu noktada en geniş özgürlükleri savunan ve bunun gereklerini yerine getiren bir partiyiz.
Ak Parti muhafazakar ve demokrat partidir. Bizim için aile, tarih ve tarihi şahsiyetler son derece önemlidir. Köksüz bir devlet değiliz.
Marjinal meseleler resim sorunu haline getiriliyor. 8 yıldır hangi özgürlüğü kısıtladık. Herkes istediği gibi eğleniyor. İçiyor. Kim ne kadar şarap içiyormuş, viski tüketiyor, bir içiyor kime ne? Afedersiniz aksırıncaya, tıksırıncaya kadar içiyorlar.
Sen bu ülkenin başbakanına, bakanlarına köşesinden en ağır hakaretleri, küfürleri eden adama partinin rozetini takacaksın, sonra da özgürlüklerden bahsedeceksin.
Yandaş medya diyeceksin, candaş medyanın tüm mensuplarını partine davet edeceksin. Sevsinler seni...
Başbakanlara, bakanlara yayınları durdurma cezası 1994 yılında CHPnin düzenlemesi ile getirildi. Sayın Genel Başkan kendi partisinin getirdiği yasadan habersiz.
Yüzün kızarması edeptendir Utanmak edeptendir. Edebin rafa kaldırıldığı bir muhalefetle karşı karşıyayız. Artık sivil muhalefetinde edebi kaybettiği bir dönemdeyiz. Birileri bu topluma yıllarca tepeden baktılar. Tarihi bunlar bilirler, bilim bunların tekelindedir. Birtek bunlar incelikten, müzikten, mimariden, heykel ve resimden birtek bunlar anlar. | | Samanyolu Haber Son Dakika 14.01.2011 | | | ErdoğandaniçkiveucubecevabıErdoğandan içki ve ucube cevabı |
|
| Erdoğan Yargıtay'a yüklendi | Samanyolu Haber | 14.01.2011 15:02 |  | | Başbakan Tayyip Erdoğan önemli açıklamalarda bulundu Seçimler yaklaştıkça bir kara propaganda tezgaha sürülüyor. Hükümet aleyhine dönüştürülen meselleri önceki seçim döneleriyle karşılaştırın tamamının aynı olduğunu göreceksiniz.
Son zamanlarda, heykel, alkol yasası ve RTÜKün uygulamaları üzerinden bizi ağır bir dille eleştiriyorlar. Yönlendiren manşetler atıyorlar....
Herkesin yaşam tarzına saygılıyız. Kimsenin giyim kuşamına, yeme-içmesine, inancına, ibadetine kısıtlama getirmeyen, tam tersine bu noktada en geniş özgürlükleri savunan ve bunun gereklerini yerine getiren bir partiyiz.
Ak Parti muhafazakar ve demokrat partidir. Bizim için aile, tarih ve tarihi şahsiyetler son derece önemlidir. Köksüz bir devlet değiliz.
Marjinal meseleler resim sorunu haline getiriliyor. 8 yıldır hangi özgürlüğü kısıtladık. Herkes istediği gibi eğleniyor. İçiyor. Kim ne kadar şarap içiyormuş, viski tüketiyor, bir içiyor kime ne? Afedersiniz aksırıncaya, tıksırıncaya kadar içiyorlar.
Sen bu ülkenin başbakanına, bakanlarına köşesinden en ağır hakaretleri, küfürleri eden adama partinin rozetini takacaksın, sonra da özgürlüklerden bahsedeceksin.
Yandaş medya diyeceksin, candaş medyanın tüm mensuplarını partine davet edeceksin. Sevsinler seni...
Başbakanlara, bakanlara yayınları durdurma cezası 1994 yılında CHPnin düzenlemesi ile getirildi. Sayın Genel Başkan kendi partisinin getirdiği yasadan habersiz.
Yüzün kızarması edeptendir Utanmak edeptendir. Edebin rafa kaldırıldığı bir muhalefetle karşı karşıyayız. Artık sivil muhalefetinde edebi kaybettiği bir dönemdeyiz. Birileri bu topluma yıllarca tepeden baktılar. Tarihi bunlar bilirler, bilim bunların tekelindedir. Birtek bunlar incelikten, müzikten, mimariden, heykel ve resimden birtek bunlar anlar. | | Samanyolu Haber Son Dakika 14.01.2011 | | | ErdoğanYargıtayayüklendiErdoğan Yargıtaya yüklendi |
|
| Kimse Roman olduğu için utanmayacak | Star | 05.01.2011 01:51 |  | | |
| Kimse Roman olduğu için utanmayacak | Star | 05.01.2011 01:50 |  | | |
| Bakan Çelik: Kimse Roman olduğu için utanmayacak | Zaman | 04.01.2011 11:47 |  | | |
| Dayanışma zamanı! | Evrensel | 03.01.2011 09:09 |  | | | “Artık hiçbir şeyin aynı olamayacağını bilerek yaşamak. Evinden, ailenden uzakta yaşamak zorunda kalmak. Uyuyabilmek için ilaç almak. Ya da kendi bedenine kadın olmaya yabancılaşmak. Utanmak... | | Evrensel Güncel 03.01.2011 | | | DayanışmazamanıDayanışma zamanı |
|
| Utanmak öğrenmeye engel midir? | Bugün | 24.12.2010 00:15 |  | | |
| Mevlâna'dan utanmak | Haber7 | 18.12.2010 07:24 |  | | | Bugün Mevlânanın sevgi çağrısı dünyanın dört bir yanında yankılanıyor. Halbuki on üçüncü asrın dağdağalı atmosferinden olumsuz etkilenenler, o gün Müjdeleyin (sevdirin), nefret ettirmeyin... hükmüne kulak tıkamışlardı. | | Haber7 Son Dakika 18.12.2010 | | | MevlânadanutanmakMevlânadan utanmak |
|
| Ekrem Dumanlı - Mevlâna'dan utanmak | Zaman | 18.12.2010 02:05 |  | | -Şeb-i Arus kutlamaları yapılıyor. Mevlânanın, Mevlâsına yürüdüğü vuslat gecesinin üzerinden 737 yıl geçti. O büyük buluşma vesilesiyle hayatı, ölümü; var olmanın sebeb-i hikmetini konuşuyoruz. Ve Mevlânayı büyük bir hürmetle, hasretle yâd ediyoruz. | | Zaman En Çok Okunan 18.12.2010 | | | EkremDumanlı-MevlânadanutanmakEkrem Dumanlı - Mevlânadan utanmak |
|
| Ekrem Dumanlı - Mevlâna'dan utanmak | Zaman | 18.12.2010 02:05 |  | | -Şeb-i Arus kutlamaları yapılıyor. Mevlânanın, Mevlâsına yürüdüğü vuslat gecesinin üzerinden 737 yıl geçti. O büyük buluşma vesilesiyle hayatı, ölümü; var olmanın sebeb-i hikmetini konuşuyoruz. Ve Mevlânayı büyük bir hürmetle, hasretle yâd ediyoruz. | | Zaman Köşe Yazıları 18.12.2010 | | | EkremDumanlı-MevlânadanutanmakEkrem Dumanlı - Mevlânadan utanmak |
|
| Ekrem Dumanlı - Mevlâna'dan utanmak | Zaman | 18.12.2010 01:55 |  | | -Şeb-i Arus kutlamaları yapılıyor. Mevlânanın, Mevlâsına yürüdüğü vuslat gecesinin üzerinden 737 yıl geçti. O büyük buluşma vesilesiyle hayatı, ölümü; var olmanın sebeb-i hikmetini konuşuyoruz. Ve Mevlânayı büyük bir hürmetle, hasretle yâd ediyoruz. | | Zaman Ana Sayfa 18.12.2010 | | | EkremDumanlı-MevlânadanutanmakEkrem Dumanlı - Mevlânadan utanmak |
|
| Rasim Ozan Kütahyalı - ÖZGÜRLÜĞÜN ÇARPINTISI | Taraf Gazetesi | 30.10.2010 15:09 |  | | |
| Rasim Ozan Kütahyalı - ÖZGÜRLÜĞÜN ÇARPINTISI | Taraf Gazetesi | 30.10.2010 00:14 |  | | |
| Önce utanmak, sonra unutmamak için | Haber Türk | 25.05.2010 11:29 |  | | |
| Utanmak, onurlu davranıştır!.. | İnternet Haber | 06.05.2010 00:37 |  | | |
| Osman Can'dan çarpıcı açıklama | Samanyolu Haber | 29.04.2010 07:46 |  | | Muşta düzenlenen panelde konuşan Demokratik Yargı Derneği Eşbaşkanı Doç. Dr. Osman Can, şimdiye kadar yapılan anayasaların halk tarafından benimsenmediğini savundu. Doç. Dr. Can, 27 Nisan muhtırası bir anayasal suç. Bu muhtıra hala idari birimin internet sitesinden çıkarılmış değil. TCKya göre anayasal düzeni ve anayasal düzenin işleyişini engelleme, bunları ortadan kaldırma suçu. Müebbetlik suç dedi.
Alparslan Üniversitesi tarafından düzenlenen `Mevcut anayasa ve anayasa gereksinimi konulu panele konuşmacı olarak Demokrat Yargı Eşbaşkanı Doç. Dr. Osman Can, gazeteci Gülay Göktürk ile Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Erdoğan katıldı. Halkın temsilcileri tarafından değil, devlet tarafından yönetildiğini söyleyen Doç. Dr. Osman Can, 27 Nisan muhtırasını nasıl yaşadığımızı çok iyi biliyoruz. Bu muhtıra aynı zamanda yargıya verilmişti. Bu muhtıra bir anayasal suç. Bu muhtıra hala idari birimin internet sitesinden çıkarılmış değil. TCKya göre anayasal düzeni ve anayasal düzenin işleyişini engelleme, bunları ortadan kaldırma suçu. Müebbetlik suç. İkinci olarak askeri ceza yasası açısından bir suç. Türk Silahlı Kuvvetleri İçhizmet Kanunu ki bu kanun bir darbe kanunudur. Orada bir siyasal beyanat ve yazı yazmak vs. suç. 27 Nisan bildirisi birçok boyutu ile suç diye konuştu.
Yasama, yürütme ve yargı erkini bir şekilde halka bağlamak gerektiğine dikkati çeken Doç. Dr. Osman Can, Yasamanın seçimle göreve geldiğini, yürütme organının da bir şekilde halka dayandığını bildirdi. Ancak üçüncü erk olan yargının halkla bağlantısının kurulmadığına işaret eden Doç. Dr. Can, şunları söyledi:
Halk adına yetki kullanan hükümetlerin yargı erki karşısında hiçbir yetkisi yok. Anayasa mahkemesi, ordu vesaire bunların hiçbirinde halk yok. Bunlara da ayrılıklar ilkesi diyemeyiz. Bu devlet içerisinde devlet yaratmadır. Başka bir şey daha vardır o da hukuk devleti daha önce kanun devletiydi. Yani insanın yüzü kızarır. Bütün darbelerin ardından aynı şey söylendi. Hukuk devletinden söz edebilmek için Hukuk devleti dediğimiz iskeletin ulusal idareye dayanması lazım. Hukuk normunun aramızdaki uyuşmalıkları çözmek için yine bizim tarafımızdan üretilen bir norm olmalı ki hem adaleti sağlasın hemde özgürlüklerimizin garantisi olsun. Bizim irademize dayanmadığı müddetçe adaleti sağlama imkanı yoktur. Özgürlüklerimizin garantisi olma imkanı da yoktur. Böyle bir durumda hukuk devletinden bahsedebilmek için biraz utanmak gerekir.
TBMMde görüşülen anayasa taslağında generaller yüce divanda yargılanabileceklerini kaydeden Doç. Dr. Can, daha önceleri bir general ya da genelkurmay başkanını yargılama yetkisine sahip olunmadığını bildirdi.
DHA | | Samanyolu Haber Son Dakika 29.04.2010 | | | OsmanCandançarpıcıaçıklamaOsman Candan çarpıcı açıklama |
|
| Baykal'dan tuhaf benzetme | Samanyolu Haber | 26.01.2010 15:19 |  | | CHP Genel Başkanı Deniz Baykal partisinin grup toplantısında konuşuyor. Baykal, gündemdeki bir çok konuyla ilgili açıklamalarda bulundu ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınça suikast iddiasını Aşk-ı Memnu dizisine benzetti.
Çiftçi esnaf ezilmiştir, öğrenciler işsiz bırakılmıştır. Millet yoksullaştırılmıştır. Bunun haklı bir nedeni yoktur. Türkiye tüm tarihi boyunca borçlandığından daha fazla borçlanmıştır.
Türkiye?nin en itibarlı sanayicileri intihar eder hale gelmiştir. Ekonominin hali bu. Bu mağduriyetlere iktidarın çare aradığını söylemek zor.
KURUMLAR BİRBİRİYLE ÇATIŞIYOR
Bu yüzden iktidar oy kaybediyor. O yüzden yapay gündemler yaratıldı. Durduk yerde tartışmalar yaratıldı. Devlet kurumları birbiriyle çatışır hale geldi. İktidar oy kaybediyor. Yapay ve ülkeye çok zarar verecek yaklaşımların içine giriyorlar.
Çare dürüstlüktür. Ekonomik sorunlara sahip çıkmaktır. Oysa Türkiye?nin gündemi hükümetin çabasıyla her an her şey olacakmış gibi bir noktaya sürükleniyor. 8 yılı bulan bu AKP iktidarının ülkeyi getirdiği noktada artık yeni bir arayışın kaçınılmaz hale geldiği yeni bir noktadayız.
Yeni bir başlangıç mutlaka gerekiyor. Türkiye?de yarın seçimden sonra işbaşına bu hedeflerin önemini kavramış bir iktidar gelmelidir.
YENİ EKONOMİ POLİTİKASI LAZIM
Yeni bir ekonomi politikasına ihtiyaç var. Türkiye sadece dışarıdan kredi almayı en öncelikli politika tercihi olarak kabul eden bir ekonomi anlayışından çıkmalıdır.
Anlayış borçlanmayı arttırmaya değil borçlanmayı azaltıp ekonomik büyümeyi arttırmaya, ihracatı arttırmaya yönelik daha kolay rekabet edecek tedbirleri her alanda uygulayarak makul bir süre içinde borca mahkum olmaktan çıkarıp kendi ayakları üzerinde durmak olmalıdır.
Arabayı atın önünden alıp arkasına koymalıyız. Türkiye?nin en değerli iktisatçıları. Kriz döneminde deneyim kazanmış insanları bu doğrultuda Türkiye?ye yeni bir ekonomi politikasını kazandıracaklardır.
TARIMA DESTEK İKİ KAT ARTMALI
Bir diğer konu tarımdır. Tarımı bugünkü haliyle kaderine terk edemeyiz. Bugünkü desteğin iki katı destek olmadan tarımın sorunlarını düzeltemeyiz. Tarıma ve hayvancılığa yeni iktidar döneminde özel önem verilmesi zorunludur. Şu anda Türkiye?de çok temel sosyal sorunlar birikmiştir.
EMEKLİYE VERİLEN DESTEK TOPLUMUN TEMELİNİ DESTEKLER
Ele alınması gereken kesimlerin başında emekliler geliyor. Türkiye yeni iktidar döneminde emeklilerine görülmemiş bir anlayışla sahip çıkmak zorundadır. Türkiye bir aileler toplumudur. Bizim toplumumuzun atomu bireyin ötesinde ailedir. Ailelerin dertleri ortaktır. Ailede işini kaybeden birinin sorunu sadece o kişinin değil bütün ailenin sorunudur.
Hiçbir emekli insan parasını sadece kendisi için harcamaz. Eğer işten atılmışsa oğlunun ve boynu bükük çocuğu için de harcar. Eğer emekliyi destekliyorsanız bilin ki o destek toplumun en temeline kadar gider. Emekliler konusu yeni iktidar döneminde büyük önem taşımaktadır.
ÖĞRETMENLERE SAHİP ÇIKILMALIDIR
Hiçbir unsur olmada da eğitimin yapılmasını sağlayan en temel unsur öğretmendir.
O yüzden öğretmenlere çok ciddi sahip çıkmak gerekir. Sözleşmeli, yarım zamanlı gibi sorumsuzluklardan çıkaracak en etkili şekilde görev yapmasını sağlayacak bir eğitim politikasına ihtiyaç vardır.
4C SONA ERECEK
Türkiye?de esnek çalışma şartları yaratacağız diye karmakarışık bir tablo yaratılmıştır. CHP iktidarında sürekli çalışan işçilerimizin hiçbiri 4C?ye mahkum edilmeyecektir. 4C uygulaması sona erecektir. Çünkü o sosyal devletin çalışma şartlarına yönelik şartların inkarı anlamına gelmektedir.
Yoksulluk haritası çıkarılacaktır. Yardıma ihtiyaç duyulan aileler tespit edilecektir.
Aileye yardım kadınlar üzerinden yapılacaktır. Kadınlar devletin yardımında işbirliği yapacağı unsur olacaktır.
Her ailede mutlaka iş sahibi olmasını gerçekleştirmek için devlet her imkanı kullanmaya yönlendirilecektir.
DOKUNULMAZLIKLAR KALDIRILACAKTIR
Yolsuzluklarla mücadele yeni iktidarın temel hedeflerinden biri olacaktır. Bunun en temel adımı ise milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması olacaktır. Artık milletvekili olmak hukukun üzerinde olmak anlamına gelmeyecektir.
Bunun üzerinde durmayı imtiyazlı olmayı övünmek için değil utanmak için bir gerekçe sayacağız.
DARBE SİYASETİ, YOK DA DARBE TİCARETİ VAR
Bir süreden beri Türkiye?de bir darbe tartışması yaşanıyor. Herkes bunu konuşuyor. Dün Genelkurmay Başkanı neredeyse mahcubiyet içinde darbe kelimesini ağzına almak zorunda kaldı.
Türkiye askeri müdahaleyi en son 12 Eylül 1980?de yaşadı. Son günlere kadar Türkiye?de bir darbe tartışması yaşanmadı. Bugünkü iktidar 8. yılını yaşıyor. Ortada bir darbe yok ama bir darbe söylemi var.
Darbe kelimesi ortada bir darbe girişimi olduğu için mi yoksa başka hesaplar için mi gündeme geliyor? Gerçekte var mı böyle bir şey. Böyle bir şey | | Samanyolu Haber Son Dakika 26.01.2010 | | | BaykaldantuhafbenzetmeBaykaldan tuhaf benzetme |
|
| Kendi ordusundan utanmak! | GazetePort | 02.12.2009 02:35 |  | | |
| 'Utanmak lazım' | Takvim | 05.10.2009 14:13 |  | | |
| 'Utanmak lazım' | Takvim | 05.10.2009 14:10 |  | | |
| İşsizin yapması gereken 10 şey | Samanyolu Haber | 05.06.2009 09:52 |  | | İşte işinizi kaybetmeyle başa çıkmanız için bazı tavsiyeler... İşinizi kaybetmeyi, kendinizi yeniden keşfetmek için elinize geçen bir fırsat gibi görebilirsiniz. İşinizi kaybettiğinizde ilk bir ay şüphesiz korku, endişe ve tahammülsüzlük gibi duygularla boğuşacaksınız.
Kendinizi gözden geçirmenin önemi, tanıdığınız kişilerin iş ilişkileri ve hatta her zaman denemek istediğiniz hobilerinize başlama konusunda ilgili uzmanların görüşlerini dinleyebilirsiniz.
Readers and Digest dergisinde yer alan haberde, İlk 30 Gün: Kolayca Değişiklik Yapma Rehberiniz isimli kitabın yazarı Ariane de Bonvoisin, işinizi kaybetmeyle başa çıkmanız için bazı tavsiyeleri sizlerle paylaşıyor:
1. Bir sonraki adımınızı hesaplamak için kendinize biraz zaman verin. Bu birkaç saat değil, haftalar anlamına geliyor. İşten çıkınca biraz şaşıracaksınız. Ancak, bununla başa çıkmak için biraz bekleyin. Hazır olduğunuzda, opsiyonlarınızı açık tutun. Bu her zaman denemek istediğiniz yeni bir sahayı keşfetmek için iyi bir zamanlama olabilir.
2. Bir sonraki işiniz geçici olabilir. İster tam, ister yarı zamanlı olsun, işinizi sevin. Her deneyim değerlidir ve bunun nerede yol göstereceğini bilemezsiniz. Kalıcı olarak yeni bir pozisyon bulana kadar, bütçenize nakit akışı sağlamak için serbest ya da yarı zamanlı bir işte çalışabilirsiniz.
3. İş değil, şirketleri araştırın, başvuru şeklinizi değiştirin. Misyonu ve değerleri olan şirketler bulun. İş verenler, şirket için tutkusu olan adaylarla daha çok ilgileniyorlar. Özgeçmişinizin ve kapak yazınızın tek olmadığını hatırlayın. Tek bir pozisyon için rekabet eden çok fazla insan bulunuyor. Özgeçmişinizde ve sosyal ağ sayfalarınızda, yeni yetenekler ve kendinizi pazarlama yolları bulmalısınız. Çeşitli sosyal paylaşım sitelerindeki profiliniz sizi aranan kişi haline getirmeli, ayrıca kendiniz için Googlea da bakmayı unutmayın.
4. Belki bir tatile gidebilirsiniz. Son çalıştığınız yerde, muhtemelen tatil için zamanınız yoktu. Farklı bakış açıları elde etmek için işsizlik size bir şans olarak verilmiş olabilir. Boş zamanlarda kitap okuyun, uyuyun, daha önce yapmadığınız şeyleri yapın. İşe girince bu zamanları özleyeceksiniz.
5. Halen varken sağlık sigortanızı kullanın. Check uptan geçin, dişhekimine gidin. Rüyalarınızın işini bulmak için bol enerjiye ihtiyacınız olacak. Yemeklerinizi güzelce yiyin, spor yapın.
6. İş kaybının yol açtığı iyi şeylerin de farkına varın. Bunları bir kağıda yazın. Sonunda, muhtemelen iş kaybının iyi bir şey olduğu ortaya çıkacak.
7. İş kaybınızı yeniden tartışmayın, bunun için birini ya da bir şeyleri sorumlu tutmayın, bunu karşınızdakini bıktırana kadar herkese anlatmayın. Suçlamak, asla başarıya ulaştırmaz. Her başarılı insan bazı dönemlerde işini kaybedebilir. Utanmak, gurur meselesi yapmak yerine, yaşamınızdaki bu değişiklik sizi daha güçlü yapmalı.
8. Her zaman olanları pozitif tasarlayın ve hep olumlu şeyler düşünün. İyimser insanlar, her zaman bu değişikliği diğerlerinden daha iyi kullanır.
9. İşsizliğe tahammül etmek daha çok acı verebilir. Bazen, niçin çıkarıldığını bilirsin, bazen ise bilemezsin. Bunu anlamak için vaktini harcama. Hissettiğin herşey için olgun davran. Gerçek ve hayal arasındaki farkı gör (gerçek işini kaybettin, hayal asla başka bir iş bulamayacaksın). İç sesine bir dakika kulak ve ne dediğini dinle. En iyi fikirler yeterince sakinleştiğinde ortaya çıkacaktır.
10. İş aramak şimdiki yeni işiniz. Yeni bir iş bulmak düşündüğünüzden daha uzun sürebilir. Birçok insanın yeni bir iş bulması 6 ay veya daha fazla sürebiliyor. Siz bu süreyi daha az olarak düşünün. Bazı işler piyasadan kalkabilir, asla geri gelmez ve bu gerçekle yüzleşebilirsiniz. Bu sizin cesaretinizi kırmasın. Hatta en kötü ekonomide bile, iyi insanlar için her zaman iş olduğunu hatırlayın.
İş aramanın 5 sırrı
İş ararken size yol göstermek için pratik, faydalı bazı tavsiyeler:
1. İş ilişkisi kurduğunuz tüm kişileri bir yere not edin ve dağınık olan tüm kartvizitlerinizi bir araya getirin. Hepsine e-posta gönderin. Asla bilemezsiniz. Bazı şeyler bir fikri harekete geçirebilir.
2. İnternette, iş bulma sitelerine adınızı, e-postanızı ve iletişim bilgilerinizi yazın.
3. Statü ve maaşınıza bakmadan işsizlik avantajlarını kontrol edin. İş için gerekli nitelikleri olmayan birçok insan işe kabul edilebiliyor.
4. Patronunuza ve meslektaşlarınıza kendileriyle çalışmaktan çok hoşlandığınızı belirten teşekkür notu gönderin. Bu şekilde başka boş pozisyonlar için akılda kalan ilk isim olabilirsiniz.
5. Ne için iş aradığınızı, niyetinizin ne olduğunu yazın, listenizi oluşturun. Bunu her gün okuyun. Niyet çok güçlü bir enerjidir.
STAR | | Samanyolu Haber Son Dakika 05.06.2009 | | | İşsizinyapmasıgereken10şeyİşsizin yapması gereken 10 şey |
|
| Kendi tarihinden utanmak | Haber7 | 01.04.2009 10:51 |  | | |
| AHMET ÇAKIR - Utanmak diye bir kavram vardır arkadaşlar! | Zaman | 28.12.2008 06:27 |  | | |
| AHMET ÇAKIR - Utanmak diye bir kavram vardır arkadaşlar! | Zaman | 28.12.2008 02:13 |  | | |
| Yunanistan?a bakıp utanmak da yok mu? | Vatan Gazetesi | 12.12.2008 05:03 |  | | |
| Türk medyasından utanmak | Son Sayfa | 26.11.2008 14:47 |  | | |
| TÜRK MEDYASINDAN UTANMAK | Samanyolu Haber | 26.11.2008 11:34 |  | | |
| Türk medyasından utanmak | Haber7 | 26.11.2008 10:50 |  | | | Geçenlerde bir konferans için Washington’daki Georgetown üniversitesindeydim. Bir ara kampüsün orta yerindeki kafeteryada duran bilgisayarlara gidip biraz internete bakayım dedim. | | Haber7 Son Dakika 26.11.2008 | | | TürkmedyasındanutanmakTürk medyasından utanmak |
|
| İnsana dair - Cüneyt ÜLSEVER | Hürriyet | 23.11.2008 01:17 |  | | | HÜRRİYET Gazetesi’nin İnsan Kaynakları Eki’ndeki yazılarıma ilk önce teknik yazılar yazarak başladım. Bir gün bu yazılardan sıkıldım ve duyguları yazmaya başladım. Okurlar olağanüstü ilgi gösterdiler. Bazen bana yazdıkları mektuplar birer makale değerinde oluyordu. Başta aşk, sevgi olmak üzere üzüntü, sevinç, hüzün, utanmak, sıkılmak vb. gibi duygu kelimesi etrafında aklınıza ne geliyorsa bunların bir gazetede işlenmesi, tartışılması insanların muazzam ilgisini çekti. Bazen insanlar beni yolda durdurup insana dair yazdığım bir yazıyı tartışmaya açıyorlardı. İK’da yazdıklarımı kitaplaştırmamı isteyen bir sürü talep geldi. | | Hürriyet Köşe Yazıları 23.11.2008 | | | İnsanadair-CüneytÜLSEVERİnsana dair - Cüneyt ÜLSEVER |
|
| En büyük korkusu utanmak | Sabah | 18.10.2008 01:59 |  | | |
| Utanmak... Sıkılmak... Ar damarı çatlamak... | Vatan Gazetesi | 15.09.2008 05:12 |  | | |
| Utanmak için çok geç | Hürriyet | 07.05.2008 12:28 |  | | |
| Utanmak... | Hürriyet | 27.03.2008 02:00 |  | | | BU devirde parti kapatmak utanılacak bir şey diyorlar. | | Hürriyet Köşe Yazıları 27.03.2008 | | | UtanmakUtanmak |
|
|
| |