Habergec.Com Aranan Kelimeler:yerel mi genel mi? Değerlendirme: 10 / 10 963575
habergec.com
23.10.2014 Perşembe
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

yerel mi genel mi?

Burada lojman yapılacaksa inşaat hakkı neden artırıldı?
Zaman
18.10.2014
02:05
Bakanlar Kurulu kararıyla kapatılan Etiler Polis Meslek Yüksekokulu’nun bulunduğu arazide basın açıklaması yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Ağbaba, 25 Aralık soruşturmasında geçen arazinin 460 milyon dolar bedelle Yasin el Kadı’ya verildiği iddiasını hatırlattı. Ardından sordu: “Bu arazide polis lojmanı yapılacaksa inşaat hakkı neden 100 bin metrekareye çıkarıldı?”Etiler Polis Meslek Yüksekokulu’nun bulunduğu arazinin rant alanına çevrileceğini öne süren CHP yerel yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba ve aralarında milletvekillerinin de olduğu bir grup CHP’li, dün okul önünde toplandı. Veli Ağbaba, burada yaptığı açıklamada, söz konusu arazinin İstanbul’un en değerli yerlerinden biri olduğunu hatırlattı. Değeri bir milyar dolara ulaşan araziyle ilgili bugüne kadar yaşananları özetledi. Ağbaba, “Okul önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmiştir. Sonra planlama yetkisi Çevre Bakanlığı’na bırakılmış, Çevre Bakanlığı buraya ticaret merkezi yapmak için bir plan uygulamıştır. Planda emsal değişiklikleri ile milyonlarca dolarlık rant yaratılmış, TMMOB tarafından bu plana dava açılmıştır. Sonra ne olmuştur; Mimarlar Odası’nın davasını engellemek için yine bakanlıkça 2009’da deprem için güçlendirme yapılan okul, riskli alan ilan edilmiştir. En sonunda geçtiğimiz günlerde de okulun kapatılması kararı verilmiştir.” diye konuştu. Veli Ağbaba, daha sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’a seslendi: “Sayın Topbaş’a sesleniyorum. 1 sene önce tapusu bende diyordunuz. Bu arazinin tapusu hâlâ Büyükşehir’de mi? Yoksa tapular çoktan El Kadı’ya geçti ve bu arazide polis lojmanı yerine Boğaziçi 360 ismiyle bir rant alanı kurulacak mı? Ortadaki iddia büyük. Bu arazide polis lojmanı yapılacaksa inşaat hakkı neden 100 bin metrekareye çıkarıldı ve yükseklik sınırı neden kaldırıldı? Bu arazide afet riski yoksa neden afet riski altındaki alanlar kapsamına aldınız? Bu arazi neden imar ve koruma yasalarından muaf? Bu arazide polis lojmanı yapılacaksa, yeni imar planında rezidans AVM, otel, restoran izni neden verildi? Bunun için El Kadı ile AVM ve rezidans pazarlığına girildi mi? Bu araziyi Yasin el Kadı’nın şirketine 460 milyon dolar bedelle ihalesiz verdiniz mi?” ARAZİYLE İLGİLİ İDDİALAR MECLİS’E TAŞINDIBu arada, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Başbakan Davutoğlu tarafından yazılı olarak cevaplandırılması istemiyle Meclis Başkanlığına Etiler Polis Okulu arazisiyle ilgili 4 adet soru önergesi verdi. Tanrıkulu, Davutoğlu’na, “Arazinin gerçek piyasa değeri ne kadardır? Bahsi geçen araziye 360 Bosphorus adında bir proje yapılacağı iddiası doğru mudur? Doğru ise bu projeyi hangi firma yapacaktır? İnşaat İzinlerini kim vermiştir? Değeri 1 Milyar dolar olan Etiler Polis Arazisi 460 Milyon dolara hangi şirkete satılmıştır? Bu şirketin ismi nedir? Yönetim Kurulu Üyeleri kimlerdir? Bu şirketin ortakları arasında Yasin El kadı ile oğlu Muaz El Kadı’nın da bulunduğu iddiaları doğru mudur?” gibi sorular soruldu.
Zaman
Politika
18.10.2014
Buradalojmanyapılacaksainşaathakkınedenartırıldı?Burada lojman yapılacaksa inşaat hakkı neden artırıldı?
Burada lojman yapılacaksa inşaat hakkı neden artırıldı?
Zaman
18.10.2014
02:05
Bakanlar Kurulu kararıyla kapatılan Etiler Polis Meslek Yüksekokulu’nun bulunduğu arazide basın açıklaması yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Ağbaba, 25 Aralık soruşturmasında geçen arazinin 460 milyon dolar bedelle Yasin el Kadı’ya verildiği iddiasını hatırlattı. Ardından sordu: “Bu arazide polis lojmanı yapılacaksa inşaat hakkı neden 100 bin metrekareye çıkarıldı?”Etiler Polis Meslek Yüksekokulu’nun bulunduğu arazinin rant alanına çevrileceğini öne süren CHP yerel yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba ve aralarında milletvekillerinin de olduğu bir grup CHP’li, dün okul önünde toplandı. Veli Ağbaba, burada yaptığı açıklamada, söz konusu arazinin İstanbul’un en değerli yerlerinden biri olduğunu hatırlattı. Değeri bir milyar dolara ulaşan araziyle ilgili bugüne kadar yaşananları özetledi. Ağbaba, “Okul önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmiştir. Sonra planlama yetkisi Çevre Bakanlığı’na bırakılmış, Çevre Bakanlığı buraya ticaret merkezi yapmak için bir plan uygulamıştır. Planda emsal değişiklikleri ile milyonlarca dolarlık rant yaratılmış, TMMOB tarafından bu plana dava açılmıştır. Sonra ne olmuştur; Mimarlar Odası’nın davasını engellemek için yine bakanlıkça 2009’da deprem için güçlendirme yapılan okul, riskli alan ilan edilmiştir. En sonunda geçtiğimiz günlerde de okulun kapatılması kararı verilmiştir.” diye konuştu. Veli Ağbaba, daha sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’a seslendi: “Sayın Topbaş’a sesleniyorum. 1 sene önce tapusu bende diyordunuz. Bu arazinin tapusu hâlâ Büyükşehir’de mi? Yoksa tapular çoktan El Kadı’ya geçti ve bu arazide polis lojmanı yerine Boğaziçi 360 ismiyle bir rant alanı kurulacak mı? Ortadaki iddia büyük. Bu arazide polis lojmanı yapılacaksa inşaat hakkı neden 100 bin metrekareye çıkarıldı ve yükseklik sınırı neden kaldırıldı? Bu arazide afet riski yoksa neden afet riski altındaki alanlar kapsamına aldınız? Bu arazi neden imar ve koruma yasalarından muaf? Bu arazide polis lojmanı yapılacaksa, yeni imar planında rezidans AVM, otel, restoran izni neden verildi? Bunun için El Kadı ile AVM ve rezidans pazarlığına girildi mi? Bu araziyi Yasin el Kadı’nın şirketine 460 milyon dolar bedelle ihalesiz verdiniz mi?” ARAZİYLE İLGİLİ İDDİALAR MECLİS’E TAŞINDIBu arada, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Başbakan Davutoğlu tarafından yazılı olarak cevaplandırılması istemiyle Meclis Başkanlığına Etiler Polis Okulu arazisiyle ilgili 4 adet soru önergesi verdi. Tanrıkulu, Davutoğlu’na, “Arazinin gerçek piyasa değeri ne kadardır? Bahsi geçen araziye 360 Bosphorus adında bir proje yapılacağı iddiası doğru mudur? Doğru ise bu projeyi hangi firma yapacaktır? İnşaat İzinlerini kim vermiştir? Değeri 1 Milyar dolar olan Etiler Polis Arazisi 460 Milyon dolara hangi şirkete satılmıştır? Bu şirketin ismi nedir? Yönetim Kurulu Üyeleri kimlerdir? Bu şirketin ortakları arasında Yasin El kadı ile oğlu Muaz El Kadı’nın da bulunduğu iddiaları doğru mudur?” gibi sorular soruldu.
Zaman
Ana Sayfa
18.10.2014
Buradalojmanyapılacaksainşaathakkınedenartırıldı?Burada lojman yapılacaksa inşaat hakkı neden artırıldı?
Şahin Alpay - Sınırötesi maceralara 'hayır!'
Zaman
04.10.2014
02:39
Irak ve Suriye’den kaynaklanan terör tehditlerine karşı TSK’nın yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunması ve geçişi konusunda hükümete bir yıl yetki veren tezkere, 2 Ekim günü TBMM’de kabul edildi.Görüşmeler devam ederken, “Eğer TBMM üyesi olsaydım nasıl oy kullanırdım?” diye düşündüm. Cevabım netti: Kesinlikle “Hayır!” derdim. Niye?Her şeyden önce, TSK’nın yalnızca ve yalnızca savunma amacıyla görevlendirilmesinden yanayım. Bu tezkerenin içeriği ve kabul edildiği ortam, TSK’ya ulusal savunma amacının ötesinde görevler yüklenmesi tehlikesini içeriyor. İkinci olarak, Tayyip Erdoğan’ın başında olduğu yönetime zerre kadar güvenmiyorum. Erdoğan’ın Suriye’de kurmak istediği “güvenli bölge”, kurulabilse bile, Türkiye için güvensizliğin güvencesi haline gelir. Bizi Suriye ile savaşa sürüklemesi, IŞİD’in de doğrudan hedefi haline getirmesi kaçınılmaz olur. Bu, iki cephede savaşın Türkiye’ye vereceği maddî ve manevî zararların boyutlarını düşünmek dahi istemem.Türkiye hem Beşar Esad rejimi, hem IŞİD, hem de PKK ile üç cephede birden mücadele edemez. Tehditlerin bir öncelik sıralamasının yapılması gerekir. Hükümetin “çözüm süreci” olarak andığı süreç, içeriden kaynaklanan, dolayısıyla en yaşamsal olan tehdidi, PKK tehdidinin sona erdirilmesi imkânını gündeme soktu. Müzakere yoluyla Kürtlerin meşru ve demokratik ortak taleplerinin karşılanması karşılığında PKK’nın Türkiye’ye ve Kürtlere karşı silah kullanmaya son vermesinin sağlanması, her zaman yazıp söylediğim gibi, Türkiye’nin güvenliğinin birinci gereği. Kendi Kürtleriyle barışması yanında öteki Kürtlerle dostluk ilişkileri kurması, Türkiye’nin güvenliğinin vazgeçilmez şartı. Irak ve Suriye’de büyüyen kargaşa, yükselen IŞİD tehdidi bu gerçeği yeterince açıklıkla göstermedi mi? PKK ile barış ve Kürtlerle dostluk politikası, yurttaşlarımızın soydaşları Rojava Kürtleriyle dayanışma halinde olmayı ve kendilerini savunmalarına her yoldan yardımcı olmayı emrediyor.Beşar Esad rejimi mi, IŞİD mi öncelikle tehdittir sorusuna gelince, bugünkü koşullarda ikincisinin öncelik kazandığı ortada. Esad rejiminin dayanıklılığı konusunda yapılan yanlış değerlendirmeler, Esad’ın devrilmesine Amerikalılar yanaşmayınca ona karşı savaşan radikal İslamcılara (en azından göz yumularak) verilen destek, Iraklı Ezidiler ve Kobanili Kürtlerin de eklenmesiyle başımıza 1,5 milyonu aşan sığınmacı sorununu açtı. Bırakın Suriye’de (kurulabilirliği şüpheli) “güvenli bölge”yi, (bugün için uzak bir olasılık olarak görünen) Esad rejiminin çökmesinin de bu soruna kolay çözüm getireceği düşünülemez. Uzun süreli ve belki kısmen kalıcı olacak bu göçün hazmedilmesi, sığınmacıların entegre edilmesi sorunları üzerine kafa yormak zorundayız. Uluslararası toplumdan daha geniş çapta yardım istiyorsak, bu yardımların kullanılmasında “parayı verin gerisine karışmayın” tavrını terk edip şeffaflık sağlamalıyız.IŞİD tehdidine gelince: Ne yazık ki şunu kabul etmek zorundayız. IŞİD dış güçlerin ne havadan bombardımanı, ne de karadan operasyonuyla yok edilebilir. Bu tür dışarıdan yapılan müdahaleler, dolaylı olarak yerel sivil halka da zarar vererek, sorunu daha da içinden çıkılmaz hale getirebilir. ABD’nin ve genel olarak Batı’nın tecrübelerinden çıkan dersler yeterince açık değil mi? ABD Vietnam’da yenilmedi mi? Afganistan’da Taliban yenilebildi mi? Irak’ta, Libya’da, Nijerya’da, Somali’de ve başka yerlerde El Kaide bağlantılı şiddet örgütleri dize getirilebildi mi? Dışarıdan müdahaleler çok ender olarak barış ve istikrar getirebiliyor. Halklar kendi sorunlarını ancak kendileri çözebiliyor. Tehditlere karşı kendimizi savunmaya yönelik önlemlerin ötesine gidilmesi başımıza altından kalkamayacağımız dertler açabilir. Tüm okurlarıma iyi bayramlar diliyorum. s.alpay@zaman.com.tr
Zaman
En Çok Okunan
04.10.2014
ŞahinAlpay-SınırötesimaceralarahayırŞahin Alpay - Sınırötesi maceralara hayır
Şahin Alpay - Sınırötesi maceralara 'hayır!'
Zaman
04.10.2014
02:03
Irak ve Suriye’den kaynaklanan terör tehditlerine karşı TSK’nın yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunması ve geçişi konusunda hükümete bir yıl yetki veren tezkere, 2 Ekim günü TBMM’de kabul edildi.Görüşmeler devam ederken, “Eğer TBMM üyesi olsaydım nasıl oy kullanırdım?” diye düşündüm. Cevabım netti: Kesinlikle “Hayır!” derdim. Niye?Her şeyden önce, TSK’nın yalnızca ve yalnızca savunma amacıyla görevlendirilmesinden yanayım. Bu tezkerenin içeriği ve kabul edildiği ortam, TSK’ya ulusal savunma amacının ötesinde görevler yüklenmesi tehlikesini içeriyor. İkinci olarak, Tayyip Erdoğan’ın başında olduğu yönetime zerre kadar güvenmiyorum. Erdoğan’ın Suriye’de kurmak istediği “güvenli bölge”, kurulabilse bile, Türkiye için güvensizliğin güvencesi haline gelir. Bizi Suriye ile savaşa sürüklemesi, IŞİD’in de doğrudan hedefi haline getirmesi kaçınılmaz olur. Bu, iki cephede savaşın Türkiye’ye vereceği maddî ve manevî zararların boyutlarını düşünmek dahi istemem.Türkiye hem Beşar Esad rejimi, hem IŞİD, hem de PKK ile üç cephede birden mücadele edemez. Tehditlerin bir öncelik sıralamasının yapılması gerekir. Hükümetin “çözüm süreci” olarak andığı süreç, içeriden kaynaklanan, dolayısıyla en yaşamsal olan tehdidi, PKK tehdidinin sona erdirilmesi imkânını gündeme soktu. Müzakere yoluyla Kürtlerin meşru ve demokratik ortak taleplerinin karşılanması karşılığında PKK’nın Türkiye’ye ve Kürtlere karşı silah kullanmaya son vermesinin sağlanması, her zaman yazıp söylediğim gibi, Türkiye’nin güvenliğinin birinci gereği. Kendi Kürtleriyle barışması yanında öteki Kürtlerle dostluk ilişkileri kurması, Türkiye’nin güvenliğinin vazgeçilmez şartı. Irak ve Suriye’de büyüyen kargaşa, yükselen IŞİD tehdidi bu gerçeği yeterince açıklıkla göstermedi mi? PKK ile barış ve Kürtlerle dostluk politikası, yurttaşlarımızın soydaşları Rojava Kürtleriyle dayanışma halinde olmayı ve kendilerini savunmalarına her yoldan yardımcı olmayı emrediyor.Beşar Esad rejimi mi, IŞİD mi öncelikle tehdittir sorusuna gelince, bugünkü koşullarda ikincisinin öncelik kazandığı ortada. Esad rejiminin dayanıklılığı konusunda yapılan yanlış değerlendirmeler, Esad’ın devrilmesine Amerikalılar yanaşmayınca ona karşı savaşan radikal İslamcılara (en azından göz yumularak) verilen destek, Iraklı Ezidiler ve Kobanili Kürtlerin de eklenmesiyle başımıza 1,5 milyonu aşan sığınmacı sorununu açtı. Bırakın Suriye’de (kurulabilirliği şüpheli) “güvenli bölge”yi, (bugün için uzak bir olasılık olarak görünen) Esad rejiminin çökmesinin de bu soruna kolay çözüm getireceği düşünülemez. Uzun süreli ve belki kısmen kalıcı olacak bu göçün hazmedilmesi, sığınmacıların entegre edilmesi sorunları üzerine kafa yormak zorundayız. Uluslararası toplumdan daha geniş çapta yardım istiyorsak, bu yardımların kullanılmasında “parayı verin gerisine karışmayın” tavrını terk edip şeffaflık sağlamalıyız.IŞİD tehdidine gelince: Ne yazık ki şunu kabul etmek zorundayız. IŞİD dış güçlerin ne havadan bombardımanı, ne de karadan operasyonuyla yok edilebilir. Bu tür dışarıdan yapılan müdahaleler, dolaylı olarak yerel sivil halka da zarar vererek, sorunu daha da içinden çıkılmaz hale getirebilir. ABD’nin ve genel olarak Batı’nın tecrübelerinden çıkan dersler yeterince açık değil mi? ABD Vietnam’da yenilmedi mi? Afganistan’da Taliban yenilebildi mi? Irak’ta, Libya’da, Nijerya’da, Somali’de ve başka yerlerde El Kaide bağlantılı şiddet örgütleri dize getirilebildi mi? Dışarıdan müdahaleler çok ender olarak barış ve istikrar getirebiliyor. Halklar kendi sorunlarını ancak kendileri çözebiliyor. Tehditlere karşı kendimizi savunmaya yönelik önlemlerin ötesine gidilmesi başımıza altından kalkamayacağımız dertler açabilir. Tüm okurlarıma iyi bayramlar diliyorum. s.alpay@zaman.com.tr
Zaman
Köşe Yazıları
04.10.2014
ŞahinAlpay-SınırötesimaceralarahayırŞahin Alpay - Sınırötesi maceralara hayır
Şahin Alpay - Sınırötesi maceralara 'hayır!'
Zaman
04.10.2014
02:03
Irak ve Suriye’den kaynaklanan terör tehditlerine karşı TSK’nın yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunması ve geçişi konusunda hükümete bir yıl yetki veren tezkere, 2 Ekim günü TBMM’de kabul edildi.Görüşmeler devam ederken, “Eğer TBMM üyesi olsaydım nasıl oy kullanırdım?” diye düşündüm. Cevabım netti: Kesinlikle “Hayır!” derdim. Niye?Her şeyden önce, TSK’nın yalnızca ve yalnızca savunma amacıyla görevlendirilmesinden yanayım. Bu tezkerenin içeriği ve kabul edildiği ortam, TSK’ya ulusal savunma amacının ötesinde görevler yüklenmesi tehlikesini içeriyor. İkinci olarak, Tayyip Erdoğan’ın başında olduğu yönetime zerre kadar güvenmiyorum. Erdoğan’ın Suriye’de kurmak istediği “güvenli bölge”, kurulabilse bile, Türkiye için güvensizliğin güvencesi haline gelir. Bizi Suriye ile savaşa sürüklemesi, IŞİD’in de doğrudan hedefi haline getirmesi kaçınılmaz olur. Bu, iki cephede savaşın Türkiye’ye vereceği maddî ve manevî zararların boyutlarını düşünmek dahi istemem.Türkiye hem Beşar Esad rejimi, hem IŞİD, hem de PKK ile üç cephede birden mücadele edemez. Tehditlerin bir öncelik sıralamasının yapılması gerekir. Hükümetin “çözüm süreci” olarak andığı süreç, içeriden kaynaklanan, dolayısıyla en yaşamsal olan tehdidi, PKK tehdidinin sona erdirilmesi imkânını gündeme soktu. Müzakere yoluyla Kürtlerin meşru ve demokratik ortak taleplerinin karşılanması karşılığında PKK’nın Türkiye’ye ve Kürtlere karşı silah kullanmaya son vermesinin sağlanması, her zaman yazıp söylediğim gibi, Türkiye’nin güvenliğinin birinci gereği. Kendi Kürtleriyle barışması yanında öteki Kürtlerle dostluk ilişkileri kurması, Türkiye’nin güvenliğinin vazgeçilmez şartı. Irak ve Suriye’de büyüyen kargaşa, yükselen IŞİD tehdidi bu gerçeği yeterince açıklıkla göstermedi mi? PKK ile barış ve Kürtlerle dostluk politikası, yurttaşlarımızın soydaşları Rojava Kürtleriyle dayanışma halinde olmayı ve kendilerini savunmalarına her yoldan yardımcı olmayı emrediyor.Beşar Esad rejimi mi, IŞİD mi öncelikle tehdittir sorusuna gelince, bugünkü koşullarda ikincisinin öncelik kazandığı ortada. Esad rejiminin dayanıklılığı konusunda yapılan yanlış değerlendirmeler, Esad’ın devrilmesine Amerikalılar yanaşmayınca ona karşı savaşan radikal İslamcılara (en azından göz yumularak) verilen destek, Iraklı Ezidiler ve Kobanili Kürtlerin de eklenmesiyle başımıza 1,5 milyonu aşan sığınmacı sorununu açtı. Bırakın Suriye’de (kurulabilirliği şüpheli) “güvenli bölge”yi, (bugün için uzak bir olasılık olarak görünen) Esad rejiminin çökmesinin de bu soruna kolay çözüm getireceği düşünülemez. Uzun süreli ve belki kısmen kalıcı olacak bu göçün hazmedilmesi, sığınmacıların entegre edilmesi sorunları üzerine kafa yormak zorundayız. Uluslararası toplumdan daha geniş çapta yardım istiyorsak, bu yardımların kullanılmasında “parayı verin gerisine karışmayın” tavrını terk edip şeffaflık sağlamalıyız.IŞİD tehdidine gelince: Ne yazık ki şunu kabul etmek zorundayız. IŞİD dış güçlerin ne havadan bombardımanı, ne de karadan operasyonuyla yok edilebilir. Bu tür dışarıdan yapılan müdahaleler, dolaylı olarak yerel sivil halka da zarar vererek, sorunu daha da içinden çıkılmaz hale getirebilir. ABD’nin ve genel olarak Batı’nın tecrübelerinden çıkan dersler yeterince açık değil mi? ABD Vietnam’da yenilmedi mi? Afganistan’da Taliban yenilebildi mi? Irak’ta, Libya’da, Nijerya’da, Somali’de ve başka yerlerde El Kaide bağlantılı şiddet örgütleri dize getirilebildi mi? Dışarıdan müdahaleler çok ender olarak barış ve istikrar getirebiliyor. Halklar kendi sorunlarını ancak kendileri çözebiliyor. Tehditlere karşı kendimizi savunmaya yönelik önlemlerin ötesine gidilmesi başımıza altından kalkamayacağımız dertler açabilir. Tüm okurlarıma iyi bayramlar diliyorum. s.alpay@zaman.com.tr
Zaman
Ana Sayfa
04.10.2014
ŞahinAlpay-SınırötesimaceralarahayırŞahin Alpay - Sınırötesi maceralara hayır
Şahin Alpay - Hukuk devletine veda mı?
Zaman
02.10.2014
02:13
Geçen Kurban Bayramı’nda Brezilya’daydım. Orada karşılaştıklarım arasında beni en çok şaşırtan şeylerden biri “Kimse Yok mu?” Derneği’nin, halklar ve inançlar arasındaki kardeşlik ve dayanışmayı vurgulamak amacıyla ve yerel yönetimlerle işbirliği yaparak, Sao Paulo, Rio de Janeiro, Brasilia ve Arakaju kentleri yoksullarına Anadolu halkının bağışladığı kurban etinin dağıtımını yapmasıydı.Sonradan öğrendiğime göre, dünyanın öbür ucunda sayılabilecek Brezilya, derneğin geçen yıl kurban eti dağıttığı 68 ülkeden sadece biriydi.Genel Başkanı İsmail Cingöz’ün verdiği bilgilere göre, 2002 yılında kurulan “Kimse Yok mu?” bugüne kadar Türkiye’de 200 bin, 7 kıtaya yayılan 113 ülkede yüzbinlerce ihtiyaç sahibine çeşitli yardımlar ulaştırdı. Böylelikle Türkiye’nin “yumuşak gücüne” dünya halkları tarafından sempati ve saygıyla anılmasına katkıda bulundu. AKP hükümeti son olarak, 2008’de TBMM Üstün Hizmet Ödülü’nü kazanan kuruluşu hedef almış bulunuyor; kamu yararına çalışan dernek statüsüyle “izinsiz yardım toplama yetkisi”ni iptal ederek çalışamaz hale getirmek istiyor.Bu, AKP hükümetinin “Cemaat” mensubu emniyet ve yargı mensuplarından oluşan “paralel yapı”nın 17 – 25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonlarıyla “milli iradeye darbe” düzenlediği gibi, akla mantığa sığmaz bir iddiayla Hizmet Hareketi’ne karşı başlattığı kolektif cezalandırma hamlelerinin son halkası. Emniyet, yargı ve tüm bürokrasi cadı avına tabi tutuluyor. Binlerce işyeri “cemaat”le ilişkili olduğu için malî baskı altına alınıyor. Cumhurbaşkanı seçilen Tayyip Erdoğan, ilgili bütün yasaları çiğneyerek, bünyesi en sağlam bankalardan biri olan Bank Asya’yı “batık” ilan etti. Şimdi de sıra “Kimse Yok mu?”ya geldi.Tüm veriler 17 – 25 Aralık büyük rüşvet ve yolsuzluk soruşturmalarının, kanunları uygulamaktan başka bir amacı olmayan, çok farklı kimliklerden emniyet ve yargı mensupları tarafından uygulandığını gösteriyor. O sıra başbakan olan Tayyip Erdoğan’ın, MİT tarafından 8 ay öncesinden çeşitli bakanların Rıza Sarraf ile hukuk dışı ilişkilerinden dolayı sıkıntıya düşüleceğine dair uyarıldığı biliniyor. Yolsuzluk soruşturması yüzünden dört bakanın istifa etmek zorunda kaldıkları, haklarındaki fezlekenin TBMM’de hâlâ görüşülmeyi beklediği de herkesçe bilinmekte.Bütün bunları bir an için unutalım. Başkasının değil, Yargıtay eski Başkanı Prof. Dr. Sami Selçuk’un tekrar tekrar belirttiği üzere “paralel yapı” iddiasının yargı önünde kanıtlanmadığı sürece bir safsatadan ibaret olduğunu da bir an için bir kenara bırakalım. Farzedelim ki 17-25 Aralık operasyonları gerçekten “Cemaat”e mensup emniyet ve yargı mensupları tarafından hükümete darbe amacıyla düzenlenmiştir. Bu bile inanç temelli bir sivil toplum hareketini topluca mahkûm etmek ve topluca cezalandırmanın gerekçesi olabilir mi? Türkiye bir hukuk devleti olma iddiasında değil mi? Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri suçun ve cezanın şahsiliği değil mi? Bu ilke, içlerinden bir veya birkaçının suç işlediği iddiasıyla, suçun ve cezanın bütün bir topluluğa mal edilemeyeceği anlamına gelmez mi? Kolektif cezalandırma uygarlık dışı bir uygulama değil midir?Yargıtay eski Başkanı Prof. Dr. Sami Selçuk yolsuzlukların üzerine giden emniyet mensuplarının yargılanması için kurulan sulh ceza hâkimliklerinin, tıpkı 27 Mayıs darbesi sonrasında kurulan Yassıada mahkemeleri gibi, suç sonrasında oluşturulan, dolayısıyla hukuk devletinin doğal yargıç ilkesine tümüyle ters olduğunun altını çiziyor. Nereden baksanız AKP iktidarı “paralel yapı” safsatasıyla tüm iktidarı tek elde, tek kişide toplamakla yetinmiyor, hukuk devletini de yıkmakla meşgul. Selçuk uyarıyor: “Sonuna dek gitmez bu böyle. Gücü yetmez kimsenin buna. Tarih bunlara tanıktır. Bir yerde patlama olur. İktidar mensupları kaybeder.” (Aksiyon, 29.09.2014)
Zaman
Köşe Yazıları
02.10.2014
ŞahinAlpay-Hukukdevletinevedamı?Şahin Alpay - Hukuk devletine veda mı?
Şahin Alpay - Hukuk devletine veda mı?
Zaman
02.10.2014
02:13
Geçen Kurban Bayramı’nda Brezilya’daydım. Orada karşılaştıklarım arasında beni en çok şaşırtan şeylerden biri “Kimse Yok mu?” Derneği’nin, halklar ve inançlar arasındaki kardeşlik ve dayanışmayı vurgulamak amacıyla ve yerel yönetimlerle işbirliği yaparak, Sao Paulo, Rio de Janeiro, Brasilia ve Arakaju kentleri yoksullarına Anadolu halkının bağışladığı kurban etinin dağıtımını yapmasıydı.Sonradan öğrendiğime göre, dünyanın öbür ucunda sayılabilecek Brezilya, derneğin geçen yıl kurban eti dağıttığı 68 ülkeden sadece biriydi.Genel Başkanı İsmail Cingöz’ün verdiği bilgilere göre, 2002 yılında kurulan “Kimse Yok mu?” bugüne kadar Türkiye’de 200 bin, 7 kıtaya yayılan 113 ülkede yüzbinlerce ihtiyaç sahibine çeşitli yardımlar ulaştırdı. Böylelikle Türkiye’nin “yumuşak gücüne” dünya halkları tarafından sempati ve saygıyla anılmasına katkıda bulundu. AKP hükümeti son olarak, 2008’de TBMM Üstün Hizmet Ödülü’nü kazanan kuruluşu hedef almış bulunuyor; kamu yararına çalışan dernek statüsüyle “izinsiz yardım toplama yetkisi”ni iptal ederek çalışamaz hale getirmek istiyor.Bu, AKP hükümetinin “Cemaat” mensubu emniyet ve yargı mensuplarından oluşan “paralel yapı”nın 17 – 25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonlarıyla “milli iradeye darbe” düzenlediği gibi, akla mantığa sığmaz bir iddiayla Hizmet Hareketi’ne karşı başlattığı kolektif cezalandırma hamlelerinin son halkası. Emniyet, yargı ve tüm bürokrasi cadı avına tabi tutuluyor. Binlerce işyeri “cemaat”le ilişkili olduğu için malî baskı altına alınıyor. Cumhurbaşkanı seçilen Tayyip Erdoğan, ilgili bütün yasaları çiğneyerek, bünyesi en sağlam bankalardan biri olan Bank Asya’yı “batık” ilan etti. Şimdi de sıra “Kimse Yok mu?”ya geldi.Tüm veriler 17 – 25 Aralık büyük rüşvet ve yolsuzluk soruşturmalarının, kanunları uygulamaktan başka bir amacı olmayan, çok farklı kimliklerden emniyet ve yargı mensupları tarafından uygulandığını gösteriyor. O sıra başbakan olan Tayyip Erdoğan’ın, MİT tarafından 8 ay öncesinden çeşitli bakanların Rıza Sarraf ile hukuk dışı ilişkilerinden dolayı sıkıntıya düşüleceğine dair uyarıldığı biliniyor. Yolsuzluk soruşturması yüzünden dört bakanın istifa etmek zorunda kaldıkları, haklarındaki fezlekenin TBMM’de hâlâ görüşülmeyi beklediği de herkesçe bilinmekte.Bütün bunları bir an için unutalım. Başkasının değil, Yargıtay eski Başkanı Prof. Dr. Sami Selçuk’un tekrar tekrar belirttiği üzere “paralel yapı” iddiasının yargı önünde kanıtlanmadığı sürece bir safsatadan ibaret olduğunu da bir an için bir kenara bırakalım. Farzedelim ki 17-25 Aralık operasyonları gerçekten “Cemaat”e mensup emniyet ve yargı mensupları tarafından hükümete darbe amacıyla düzenlenmiştir. Bu bile inanç temelli bir sivil toplum hareketini topluca mahkûm etmek ve topluca cezalandırmanın gerekçesi olabilir mi? Türkiye bir hukuk devleti olma iddiasında değil mi? Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri suçun ve cezanın şahsiliği değil mi? Bu ilke, içlerinden bir veya birkaçının suç işlediği iddiasıyla, suçun ve cezanın bütün bir topluluğa mal edilemeyeceği anlamına gelmez mi? Kolektif cezalandırma uygarlık dışı bir uygulama değil midir?Yargıtay eski Başkanı Prof. Dr. Sami Selçuk yolsuzlukların üzerine giden emniyet mensuplarının yargılanması için kurulan sulh ceza hâkimliklerinin, tıpkı 27 Mayıs darbesi sonrasında kurulan Yassıada mahkemeleri gibi, suç sonrasında oluşturulan, dolayısıyla hukuk devletinin doğal yargıç ilkesine tümüyle ters olduğunun altını çiziyor. Nereden baksanız AKP iktidarı “paralel yapı” safsatasıyla tüm iktidarı tek elde, tek kişide toplamakla yetinmiyor, hukuk devletini de yıkmakla meşgul. Selçuk uyarıyor: “Sonuna dek gitmez bu böyle. Gücü yetmez kimsenin buna. Tarih bunlara tanıktır. Bir yerde patlama olur. İktidar mensupları kaybeder.” (Aksiyon, 29.09.2014)
Zaman
Ana Sayfa
02.10.2014
ŞahinAlpay-Hukukdevletinevedamı?Şahin Alpay - Hukuk devletine veda mı?
Bugün gündemde neler var?
Zaman
24.09.2014
09:39
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, HDP Grup Başkanvekilleri İdris Baluken ile Pervin Buldan ve HDP Genel Başkan Yardımcısı Sırrı Süreyya Önderi kabul edecek. (16.30- Ankara)POLİTİKA-Millî Eğitim Bakanı Nabi Avcı ile Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Gençlik Parkı Ankara Büyükşehir Belediyesi Kabul Salonunda düzenlenen AK Parti Yerel Yönetimlerde Gençlik ve Eğitim Destek Politikaları Çalıştayına katılacak. (10.00 - Ankara)- Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, Irak Ticaret Odaları Federasyonu Başkanı ve heyetini bakanlıkta kabul edecek. Canikli ardından Kredi Kefalet Kooperatifleri alacaklarının yapılandırılması ile ilgili basın toplantısı düzenleyecek. (10.00 - 11.00 - Ankara)- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) 2014-2015 Akademik Yılı açılışına katılacak. (10.00 - Ankara)-HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Suriyenin Kobani kentindekilerle dayanışma amacıyla otobüslerle Şanlıurfaya gidecek grubu uğurlayacak. (13.00 - İstanbul) -MHP Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan, İstanbul Bilumum Madeni Eşya Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliğinin düzenlediği 27. Ahilik Haftası kutlama programına katılacak. (10.30 - İstanbul) CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal İstanbul Çağlayan Adliyesi önünde Torunlar Center inşaatındaki işçi ölümleri, sorumluları ve hukuki sürece ilişkin gelişmeleri aktaracağı bir basın açıklaması yapacak. (10.45 - İstanbul) - Eski İçişleri Bakanı Ordu Bağımsız Milletvekili İdris Naim Şahin, Kütahya Bağımsız Milletvekili İdris Bal, BBP Genel Başkan Yardımcısı Bayram Karacan, 21.Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Ümit Özdağ, Barcelo Altınel Otelde Çözüm Süreci mi Bölünme Süreci mi? konulu panele katılacak. (10.00 - Ankara)DÜNYA-ABD ile koalisyon güçleri Suriyede IŞİDin hakim olduğu bölgelere hava saldırısı düzenledi. Gelişmeler takip edilecek. - BM Genel Kurulu 69. dönem üst düzey genel toplantıları takip ediliyor.Genel Kurulda devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla yapılacak genel oturumlar 1 Ekime kadar devam edecek. (New York) -Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Kurulu 69. dönem genel görüşmelerinin ilk gününde Genel Kurula konuşacak. (New York) GÜNCEL-Türk Eğitim SEN İstanbul Teşkilatı, Milli Eğitimde yapılan haksızlıkları protesto amacıyla 1 günlük iş bırakarak Aksaray Metro İstasyonundan İstanbul Valiliğine yürüyecek. (11.00 -İstanbul)-Aktif Eğitimciler Sendikası Bursa Şubesi eğitim sorunlarını ele alan basın açıklama yapacak. (11.00 - Bursa)-Türk Sanat Müziğinin unutulmaz ismi Zeki Müren, Güzel sanatlar lisesinde ve mezarı başında anılacak. (12.00 - Bursa)-Gölcük Tersane Komutanlığını tanıtmak, imkan ve kabiliyetlerini kamuoyuna duyurmak amacıyla basın turu gerçekleştirilecek (09.00 - 17.30 - Kocaeli/ Gölcük)-Türk Eğitim Sen, Eğitim Sen, Eğitim İş; eğitim de yaşanan sorunlara dikkat çekmek için iş bırakıp yürüyecek. (12.30 - Bursa)-Bursanın ilk vakıf üniversitesi olan Bursa Orhangazi Üniversitesi öğrenci toplulukları sertifika ve spor ödüller töreni düzenleyecek. (13.00 - Bursa)-Deniz Kuvvetleri Komutanlığının Atmosferik Dalış Sisteminin tanıtımı Akdenizin Mersin açıklarında yapılacak. (08.30 - Mersin)-TÜYAP Adana Fuarcılık Anonim Şirketi tarafından, hazırlanan Adana Mobilya Dekorasyon Fuarı, Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezinde açılacak. (12.00 - Adana)-Fransız işgalcilere karşı savaşırken 20 Ağustos 1920de Sülüklüpınarda (Çukurova Belediyesinin bulunduğu alan) şehit düşen Üsteğmen Selahaddin Bey için Çukurova Belediyesi tarafından özel bir tören düzenlenecek. (11.00 - Adana)SPOR-Süper Ligin 4. Haftasında Eskişehirsporu konuk edecek olan Beşiktaş bu maçın hazırlıklarına yapacağı antrenman ile devam edecek. (18.00-İstanbul)-Galatasaray Liv Hospital, Euroleague Medya Günü için Euroleague yetkililerini Abdi İpekçi Spor Salonunda konuk edecek. (12.30-İstanbul)-Kadın Voleybol Milli Takımı, İtalyada devam eden Dünya Şampiyonasındaki B Grubu ikinci maçında Kanada ile karşı karşıya gelecek. (11.30-İtalya)-Süper Lig takımlarının 4. Hafta maçlarıyla ilgili hazırlıkları takip edilecek.(CİHAN)
Zaman
Ana Sayfa
24.09.2014
Bugüngündemdenelervar?Bugün gündemde neler var?
Bugün gündemde neler var?
Zaman
24.09.2014
09:29
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, HDP Grup Başkanvekilleri İdris Baluken ile Pervin Buldan ve HDP Genel Başkan Yardımcısı Sırrı Süreyya Önderi kabul edecek. (16.30- Ankara)POLİTİKA-Millî Eğitim Bakanı Nabi Avcı ile Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Gençlik Parkı Ankara Büyükşehir Belediyesi Kabul Salonunda düzenlenen AK Parti Yerel Yönetimlerde Gençlik ve Eğitim Destek Politikaları Çalıştayına katılacak. (10.00 - Ankara)- Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, Irak Ticaret Odaları Federasyonu Başkanı ve heyetini bakanlıkta kabul edecek. Canikli ardından Kredi Kefalet Kooperatifleri alacaklarının yapılandırılması ile ilgili basın toplantısı düzenleyecek. (10.00 - 11.00 - Ankara)- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) 2014-2015 Akademik Yılı açılışına katılacak. (10.00 - Ankara)-HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Suriyenin Kobani kentindekilerle dayanışma amacıyla otobüslerle Şanlıurfaya gidecek grubu uğurlayacak. (13.00 - İstanbul) -MHP Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan, İstanbul Bilumum Madeni Eşya Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliğinin düzenlediği 27. Ahilik Haftası kutlama programına katılacak. (10.30 - İstanbul) CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal İstanbul Çağlayan Adliyesi önünde Torunlar Center inşaatındaki işçi ölümleri, sorumluları ve hukuki sürece ilişkin gelişmeleri aktaracağı bir basın açıklaması yapacak. (10.45 - İstanbul) - Eski İçişleri Bakanı Ordu Bağımsız Milletvekili İdris Naim Şahin, Kütahya Bağımsız Milletvekili İdris Bal, BBP Genel Başkan Yardımcısı Bayram Karacan, 21.Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Ümit Özdağ, Barcelo Altınel Otelde Çözüm Süreci mi Bölünme Süreci mi? konulu panele katılacak. (10.00 - Ankara)DÜNYA-ABD ile koalisyon güçleri Suriyede IŞİDin hakim olduğu bölgelere hava saldırısı düzenledi. Gelişmeler takip edilecek. - BM Genel Kurulu 69. dönem üst düzey genel toplantıları takip ediliyor.Genel Kurulda devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla yapılacak genel oturumlar 1 Ekime kadar devam edecek. (New York) -Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Kurulu 69. dönem genel görüşmelerinin ilk gününde Genel Kurula konuşacak. (New York) GÜNCEL-Türk Eğitim SEN İstanbul Teşkilatı, Milli Eğitimde yapılan haksızlıkları protesto amacıyla 1 günlük iş bırakarak Aksaray Metro İstasyonundan İstanbul Valiliğine yürüyecek. (11.00 -İstanbul)-Aktif Eğitimciler Sendikası Bursa Şubesi eğitim sorunlarını ele alan basın açıklama yapacak. (11.00 - Bursa)-Türk Sanat Müziğinin unutulmaz ismi Zeki Müren, Güzel sanatlar lisesinde ve mezarı başında anılacak. (12.00 - Bursa)-Gölcük Tersane Komutanlığını tanıtmak, imkan ve kabiliyetlerini kamuoyuna duyurmak amacıyla basın turu gerçekleştirilecek (09.00 - 17.30 - Kocaeli/ Gölcük)-Türk Eğitim Sen, Eğitim Sen, Eğitim İş; eğitim de yaşanan sorunlara dikkat çekmek için iş bırakıp yürüyecek. (12.30 - Bursa)-Bursanın ilk vakıf üniversitesi olan Bursa Orhangazi Üniversitesi öğrenci toplulukları sertifika ve spor ödüller töreni düzenleyecek. (13.00 - Bursa)-Deniz Kuvvetleri Komutanlığının Atmosferik Dalış Sisteminin tanıtımı Akdenizin Mersin açıklarında yapılacak. (08.30 - Mersin)-TÜYAP Adana Fuarcılık Anonim Şirketi tarafından, hazırlanan Adana Mobilya Dekorasyon Fuarı, Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezinde açılacak. (12.00 - Adana)-Fransız işgalcilere karşı savaşırken 20 Ağustos 1920de Sülüklüpınarda (Çukurova Belediyesinin bulunduğu alan) şehit düşen Üsteğmen Selahaddin Bey için Çukurova Belediyesi tarafından özel bir tören düzenlenecek. (11.00 - Adana)SPOR-Süper Ligin 4. Haftasında Eskişehirsporu konuk edecek olan Beşiktaş bu maçın hazırlıklarına yapacağı antrenman ile devam edecek. (18.00-İstanbul)-Galatasaray Liv Hospital, Euroleague Medya Günü için Euroleague yetkililerini Abdi İpekçi Spor Salonunda konuk edecek. (12.30-İstanbul)-Kadın Voleybol Milli Takımı, İtalyada devam eden Dünya Şampiyonasındaki B Grubu ikinci maçında Kanada ile karşı karşıya gelecek. (11.30-İtalya)-Süper Lig takımlarının 4. Hafta maçlarıyla ilgili hazırlıkları takip edilecek.(CİHAN)
Zaman
Son Dakika
24.09.2014
Bugüngündemdenelervar?Bugün gündemde neler var?
Toplam "9" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti