Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kırgızistan ile Türkiye arasında vize uygulamasının yıl sonunda kalkalacağını açıkladı. Kırgızistanın başkenti Bişkekteki Türk-Kırgız İş Forumuna katılan Başbakan Erdoğan, vizelerin yıl sonuna kadar kalkmasını öngören anlaşmanın bugün imzalandığını söyledi. Erdoğan, İnşallah bu yeni süreçte özel sektörün önü açılacak ve farklı bir işbirliği sürecini başlatacağız dedi.
Konuşmasında Kırgız demokrasisine vurgu yapan Erdoğan, Kırgızistandaki parlamentor sistemin bölge ülkelerine örnek teşkil ettiğini belirterek, Türkiye tecrübesine dayanarak şunu katiyetle ifade edebilirim, parlamenter sistemi ekonomik kalkınmaya çok büyük katkı sağlar. Ülke demokratikleştikçe, ekonomik kalkanma da istikrarlı bir şekilde büyür. Demokrasi ile ekonomik gelişme at başıdır. Biz bunun tecrübesini ülkemizde yaşadık. Bunun için son Anayasa referandumunda dedik ki, ileri demokrasi; dedik ki özgürlükler; dedik ki temel hak ve özgürlükler diye konuştu.
Kırgız meslektaşı Atambayevanın da katıldığı İş Forumu toplantısı öncesinde Kırgız Meclisinde bir konuşma yapan Erdoğan, Açıkçası bu ziyaretin Türk-Kırgız ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı olmasını yürekten temenni ediyorum dedi.
Erdoğan, Her vesileyle ifade ettim, Türkiye, Kırgızistanın bağımsızlığına en az Kırgız kardeşleri kadar sevinmiş, en az onlar kadar bağımsızlığın heyecanını yüreğinde hissetmiştir. Aynı şeklide yaşanan sıkıntılar, zorluklar da en az Kırgız kardeşlerimiz kadar Türkiyenin de sıkıntısı, kendisi üzüntüsü olarak görülmüştür ifadelerini kullandı.
Her alan da Kırgızistanla dost olmaktan öte, kardeş bir ülke olarak Kırgızistana gereken desteği vereceğimizi ifade etmek isterim diyen Başbakan Erdoğan, Geçen yıl Kırgızistana 10 milyon dolarlık nakit hibe yardımı yaptık. Bu yıl ise yine 10 milyon dolarlık hibe yardımda bulunduk. Ayrıca TİKA vasıtasıyla, ağırlıklı olarak hastane ve okulların restorasyonuna yönelik 15 milyon dolarlık yatırımlar oldu dedi.
KIRGIZİSTANLA TİCARET HACMİ 160 MİLYON DOLAR
Kırgızistanın içinde bulunduğu çeşitli sıkıntılar sebebiyle ikili ekonomik ve ticari ilişkilerin bugüne kadar arzu edilen seviyeye ulaşamadığının altını çizen Başbakan Erdoğan, 2002den bu yana 2010 itibariyle ticaret hacminin 4 kat artarak 160 milyon dolara ulaştığını söyledi.
Kırgızistanda faaliyet gösteren 300 civarında Türk firması vasıtasıyla ülkeye 450 milyon dolarlık doğrudan yatırım yapıldığını kaydeden Erdoğan, Biz Türkiye olarak işadamlarımızı Kırgızistana daha fazla yatırım yapmaya teşvik ediyoruz. 8 yıl önce başbakanlığa gelmeden önce kullandığım bir ifade vardı. O da şudur: Ekonomide sıçramanın iki sır kelimesi vardır. Bir, güvendir. İki, istikrardır. Türkiye güveni sağlarsa, ardından istikrarı sağlarsa ekonomik sıçramayı yapacaktır. Bunun için mafya ile çetelerle çok ciddibir mücadelemiz oldu. Yolsuzluklarla çok ciddi mücadelemiz oldu. Bunun neticesinde Türkiye hamd olsun, dünyada 26. büyük ekonomiyken, 17. büyük ekonomi oldu. Eğer bunları başaramasaydık olduğumuz yerde sayar veya daha geri giderdik şeklinde konuştu.
Kırgızistanın da mafya ve çetelere karşı, yolsuzluk ve rüşvete mücadele başlatması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, Kırgızistan güveni sağlarsa, sadece Türk işadamı gelmez, Batılı işadamı da gelir, Ortadoğulu işadamı da gelir. Kırgızistanın alt yapısı buna müsaittir. Bunlar geldiğinde Kırgızistan sıçrama yapacaktır. Büyüme kendini hissettirmeye başlayacak. Bizler büyümüde 2010da dünyada 3. olduk, Avrupada birinci. Kırgızistan niye olmasın, o da olacak dedi.
Erdoğan konuşmasının devamında şunları söyledi:
Ama yapacağımız şey şu: Diyeceğiz ki, bir defa biz bu işi başaracağız. Benim mafyam iyidir demeyeceğiz. Benim hırsızım iyidir demeyeceğiz. Ya? Tepesine tepesine bineceğiz. Çünkü bu zulümdür. Bunlara fırsat vermeyeceğiz. Zulüm ile abad olunmaz. Çünkü bizim önceliğimiz insanı yücelt ki, devlet yücelsin.
YABANCI YATIRIMCIYI ÇEKMEK İÇİN İLGİLİ DÜZENLEMELER YAPILMALI
AK Parti hükümetinin, 2002 yılı sonunda iktidara geldiğinde uluslararası yatırımcıları çekmek için yoğun bir gayret gösterdiğini söyleyen Erdoğan, Önce ilgili yasayı değiştirdik. Yatırımlarda yabancı, yerli ayrımını kaldırdık. Hatta yabancı ifadesini kullanmayacağız dedik. Uluslararası sermaye diyeceğiz veya küresel sermaye diyeceğiz. Çünkü yabancı ifadesi bana itici geliyro. Kucaklayıcı olacağız. Yatırım ortamını iyileştirmek, ilgili tüm taraların katılımıyla bunu başarabilmek için bu ifadeyi kullanmamız lazım dedim. Yoğun çalışmalar yaptık, her yıl dünyanın en büyük uluslararası şirketlerinin yöneticilerini İstanbulda topladık, topluyoruz. Tam bir gün, karşılıklı olarak şöyle bir düşünce jimnastiği yapıyoruz. Fikir alışverişi yapıyoruz. Bizzat benim de katıldığım toplantılarda Türkiyenin yatırım ortamını konuştuk. Neler olursa, neler değişirse yatırımcı Türkiyeye gelir, bunu değerlendirdik. TİKAyı kurduk. Bu ajans bizzat bana bağlı | | Samanyolu Haber Son Dakika 02.02.2011 | |