Habergec.Com Aranan Kelimeler:yeni bir konut projesi daha Değerlendirme: 10 / 10 985109
habergec.com
25.10.2014 Cumartesi
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

yeni bir konut projesi daha

Belediye'ye 'Yüzde 70 oy verdik, yüzde 100 kazık yedik' baskını
Zaman
01.10.2014
17:58
Erzurumda AKPli Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmenin, yerel seçimler sonrasında yapımını durdurduğu 2 bin 300 daireli New City konut sakinleri, Büyükşehir Belediyesini bastı. Mağdur vatandaşlar, Yüzde 70 oy verdik, yüzde 100 kazık yedik yazılı dövizi Büyükşehir Belediyesi önündeki çam ağacına astı.New City mağdurlarının AKPli Büyükşehir Belediyesini protestoları devam ediyor. Erzurumda bir inşaat firması tarafından Palandöken ilçesi Yenişehir semtinde 2012de, dönemin AKPli Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler tarafından yapımına başlanan New City konut projesi, 30 Mart seçimlerinde göreve yeni seçilen Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen tarafından, ruhsatsız olduğu ve kentsel dönüşüm alanına girmediği gerekçesiyle durdurulmuştu. Öğle saatlerinde Büyükşehir Belediye binası önünde toplanan mağdur vatandaşlar, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmeni, mevcut soruna çözüm üretmediği gerekçesiyle protesto etti. Hac farizası için kutsal topraklarda bulunan Sekmeni yuhalayarak istifaya davet eden hak sahipleri, Problemimizi çözmeden, helallik almadan nasıl hacca gider? Hakkımızı helal etmiyoruz. şeklinde tepki gösterdi. Bazı mağdur hak sahipleri; Yüzde 70 oy verdik, yüzde 100 kazık yedik, Hacca giderken bize sordun mu, Büyükşehir Belediyesinde büyük yolsuzluk, Erzurum, Erzurum olalı böyle zulüm görmedi şeklinde dövizler taşıdı. Büyükşehir Belediyesine girmeye çalışan mağdur vatandaşlara, bu sırada Belediye giriş kapısı önünde bekleyen Güvenlik Şubesi Müdürlüğü ekipleri izin vermeyince kısa süreli arbede yaşandı.Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Eyüp Tavlaşoğlu, hak sahiplerini ikna ederek, Meclis Salonuna davet etti. Meclis Salonundaki sıralara oturup ellerindeki dövizleri yukarı kaldıran hak sahiplerine, Büyükşehir Protokol Müdürü Mahmut Bektaş, küfürlü konuşmamaları için uyarıda bulunmak istedi. Ancak bu sırada bir grup Bektaşın üzerine yürüdü. Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Tavlaşoğlu, Bektaşı salondan dışarı çıkartarak gerilimi azalttı. Tavlaşoğlu, kısa bir konuşma yaptıktan sonra toplantı basına kapalı olarak devam etti. Daha sonra hak sahipleri adına basın bildirisi okuyan Adem Yıldırım, Büyükşehir Belediyesi ve inşaat firması tarafından mağduriyetlerinin giderilmesini beklediklerini kaydetti.
Zaman
Güncel
01.10.2014
BelediyeyeYüzde70oyverdikyüzde100kazıkyedikbaskınıBelediyeye Yüzde 70 oy verdik yüzde 100 kazık yedik baskını
Belediye'ye 'Yüzde 70 oy verdik, yüzde 100 kazık yedik' baskını
Zaman
01.10.2014
17:58
Erzurumda AK Partili Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmenin, yerel seçimler sonrasında yapımını durdurduğu 2 bin 300 daireli New City konut sakinleri, Büyükşehir Belediyesini bastı. Mağdur vatandaşlar, Yüzde 70 oy verdik, yüzde 100 kazık yedik yazılı dövizi Büyükşehir Belediyesi önündeki çam ağacına astı.New City mağdurlarının AK Partili Büyükşehir Belediyesini protestoları devam ediyor. Erzurumda bir inşaat firması tarafından Palandöken ilçesi Yenişehir semtinde 2012de, dönemin AK Partili Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler tarafından yapımına başlanan New City konut projesi, 30 Mart seçimlerinde göreve yeni seçilen Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen tarafından, ruhsatsız olduğu ve kentsel dönüşüm alanına girmediği gerekçesiyle durdurulmuştu. Öğle saatlerinde Büyükşehir Belediye binası önünde toplanan mağdur vatandaşlar, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmeni, mevcut soruna çözüm üretmediği gerekçesiyle protesto etti. Hac farizası için kutsal topraklarda bulunan Sekmeni yuhalayarak istifaya davet eden hak sahipleri, Problemimizi çözmeden, helallik almadan nasıl hacca gider? Hakkımızı helal etmiyoruz. şeklinde tepki gösterdi. Bazı mağdur hak sahipleri; Yüzde 70 oy verdik, yüzde 100 kazık yedik, Hacca giderken bize sordun mu, Büyükşehir Belediyesinde büyük yolsuzluk, Erzurum, Erzurum olalı böyle zulüm görmedi şeklinde dövizler taşıdı. Büyükşehir Belediyesine girmeye çalışan mağdur vatandaşlara, bu sırada Belediye giriş kapısı önünde bekleyen Güvenlik Şubesi Müdürlüğü ekipleri izin vermeyince kısa süreli arbede yaşandı.Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Eyüp Tavlaşoğlu, hak sahiplerini ikna ederek, Meclis Salonuna davet etti. Meclis Salonundaki sıralara oturup ellerindeki dövizleri yukarı kaldıran hak sahiplerine, Büyükşehir Protokol Müdürü Mahmut Bektaş, küfürlü konuşmamaları için uyarıda bulunmak istedi. Ancak bu sırada bir grup Bektaşın üzerine yürüdü. Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Tavlaşoğlu, Bektaşı salondan dışarı çıkartarak gerilimi azalttı. Tavlaşoğlu, kısa bir konuşma yaptıktan sonra toplantı basına kapalı olarak devam etti. Daha sonra hak sahipleri adına basın bildirisi okuyan Adem Yıldırım, Büyükşehir Belediyesi ve inşaat firması tarafından mağduriyetlerinin giderilmesini beklediklerini kaydetti.(CİHAN)
Zaman
Ana Sayfa
01.10.2014
BelediyeyeYüzde70oyverdikyüzde100kazıkyedikbaskınıBelediyeye Yüzde 70 oy verdik yüzde 100 kazık yedik baskını
Günseli Ö. Ocakoğlu - Satın alsınlar diye dayatmayın, insanlara ihtiyacını verin
Zaman
18.09.2014
02:15
Sarı kafalı küçücük bir oğlan yanımızdan geçerken peltek bir dille, “Parka gidiyorum!” diyor.Sadece bildiriyor, onay istemiyor. Bir başına, yokuş yukarı ayaklarıyla güç verdiği plastik bisikletine binmiş. Aman diyorum, ana-babası nerede? Belli ki bahçe katında oturuyorlar, oynarken kafasına esmiş, parka gidiyor. Gidebileceği bir park var. Ne mutlu ona! İstanbul’u ve giderek artan suç oranını, karmaşayı düşünmeden edemiyorum. Çocukların açık havada oynayabileceği çok az yer kaldı. Batışehir gibi okul, sağlık birimi, spor ve sosyalleşme alanları, alışveriş caddesi, otel ve cami gibi ihtiyaçları aynı alanda karşılayan uydu kasabalar İstanbul’un aradığı konsept çözüm olabilir mi? Kaldı ki İstanbul trafiğinde insanlar artık hareket etmek bile istemiyor. Mahmutbey gişelerine yaklaşırken yükseliyor Batışehir. Eve gidiş yolumun üstünde. Otoyolun kenarında hızla yükselişine hatta bitişine her gün tanıklık ediyorum. Emlak Konut GYO’nun Ege Yapı ile kâr paylaşımı esasına göre yaptığı projelerden biri Batışehir. Yaklaşık 2 yıl önce Ege Yapı Yönetim Kurulu Başkanı İnanç Kabadayı ile Batışehir’i konuşmuştuk. Neredeyse bitmek üzere, demek ki konuşmanın zamanı geldi. Eylül sayısında Forbes dergisi “İstanbul’un getiri potansiyeli en yüksek 50 konut projesi” değerlendirmesi yapmış. İlk sırada Ege Yapı’nın Batışehir projesi yer alıyor. İnanç Kabadayı, “Haberimiz yoktu. Biz de değerlendirmeyi ilk kez dergide gördük.” diyor. Peki, hangi kriterler değerlendirilmiş? Ortalama metrekare satış fiyatı, bulunduğu bölgedeki diğer fiyatlara göre durumu, satılmış konut oranı ve sosyal donatı kriterleriyle yeşil alanları. Batışehir’i diğer barınma odaklı sitelerden ayıran özelliği bir yaşam standardı sunuyor olması. Batışehir sakinleri istemezlerse kendi alanları dışına çıkmadan her türlü ihtiyaçlarını görebilecekleri olanaklara sahip. Eylül sonu açık artırmayla satılacak alışveriş caddesinde 123 dükkan var. Bin girişimci daha şimdiden talip olmuş. Okul en önemli tercih nedeni. Geçtiğimiz yıl eğitime başlayan Doğa Koleji, kreşten üniversiteye kadar öğrenci kabul ediyor. Alanda sağlık birimi, farklı lokasyonlarda 4 restoran, spor kompleksleri ve yüzme havuzları ile bir de camisi var. Artık moda değil, tüm yapılar çevreci olmak zorundaİnanç Kabadayı’ya Batışehir sakinlerinin profilini soruyorum, “Yatırım için satın alanlar olduysa da en çok çalışan beyaz yakalılar ve kendi işini yapan girişimciler oturuyor. Üst segmente hizmet veren rezidansımız yoğun iş temposundakilere 24 saat hizmet sunuyor ki site yönetimini kat maliklerine teslim edene kadar biz sürdüreceğiz. Havalimanına yakınlığımız nedeniyle bir de otelimiz var. İlk kez bizimle Türkiye’ye giren iş otelleri zinciri Sheraton 4 Points hizmet sunacak. Bölgedeki ofis ihtiyacını karşılayacak alanımız da var. Batışehir tamamıyla 2015 sonunda planlanandan önce tüm etaplarıyla bitmiş olacak.” diye cevaplıyor. 3 bin 300 konutluk projenin bitmiş etapların yüzde 97’si satılmış. Şu an 600’e yakın aile Batışehir’de yaşıyor. Projenin devam eden iki etabı daha var. Dışarıdan bakınca sadece binalardan örülmüş duvarlar görülüyor ancak içine girince 240 bin metrekarelik alanın 100 bin metrekaresinin yeşil alan olduğu, soluklanmak için küçük meydanlar, oyun parkları olduğu görülüyor. Ayrıca güneş enerjisinden de faydalanılıyor, yeşil bina sertifikası alabilecek rezidanslar yapılıyor. Yağmur suları telef edilmiyor ve atık yağlar da toplanıyor. Elektrikli otomobiller için şarj istasyonları belki de İstanbul için bir ilk. ‘Batışehir içinde en uygun ulaşım bisikletle.’ diyen İnanç Kabadayı, alan içinde bisiklet istasyonları kurmuş. Bu bir nevi spor da olacak.İnşaatlar durmasın ama insanlar da ölmesin!İnşaat sektörü içinde 150 bin kadar şirket olduğu kayıtlarda gözüküyor. Boşuna ‘ülke ekonomisinin dinamosu inşaat’ denmiyor. Ancak diğer yandan işler yavaşladı, daireler satılmıyor haberleri de yayılıyor. İnşaatçıların hayallerindeki tasarımla, yüksek bedellerle kârlı inşaatlar yapmayı istemelerini anlıyorum ama vatandaşa illa bunları alın diye dayatmak yerine, orta sınıfın alım gücüne uygun, yaşam kalitesini artıran projeler yapılması gerektiği görülüyor. Batışehir, şehirleşmenin yeni parametrelerini dikkate alan bir proje olarak talebini de kendi oluşturmuş. Ege Yapı’nın ofis, otel ve iş alanları olmak üzere farklı lokasyonlarda 1 milyon 200 bin metrekarelik devam eden inşaatı var. İnanç Kabadayı’ya son günlerde ölümle sonuçlanan inşaat kazalarına ilişkin görüşünü soruyorum. “İş güvenliği kolektif bir şuurdur. İşveren, iş gören ve kanun koyucu beraber hareket etmeli. İnşaatlarda bireysel dikkatsizlikten kaynaklanan kazalar oluyor ancak çok sayıda ölüme neden olan asansör kaz
Zaman
Köşe Yazıları
18.09.2014
GünseliÖOcakoğlu-SatınalsınlardiyedayatmayıninsanlaraihtiyacınıverinGünseli Ö Ocakoğlu - Satın alsınlar diye dayatmayın insanlara ihtiyacını verin
EPDK’ya ‘dinamitleme kurumu’ dedi, üyelerini mahkemeye verdi
Zaman
10.09.2014
02:20
Önceki ay Enerji Piyasası Denetleme Kurumu’nun (EPDK) 30 şirketin elektrik üretim projesini iptal etmesi ile ilgili açıklama yapan Ağaoğlu Şirketler Grubu Başkanı Ali Ağaoğlu, EPDK’nın ‘enerji piyasası dinamitleme kurumu’na dönüştüğünü söyleyerek, “Benim 2009’da Seferihisar’da aldığım rüzgar santrali projemi de iptal etmişler. Gerekçe gecikme. Kardeşim ben mi geciktirdim? İki senede izin çıktı, iki senede imar planı uygulanmadı. Hâlâ onaylanmadı. Evet zaman geçti, ama devlet kurumlarından dolayı.” dedi.Bütün edimleri yerine getirdiğini söyleyen Ağaoğlu, “Hatalarını anladılar pardon dediler ama dün itibarıyla EPDK’nın 9 kişilik yönetim kurulu üyesi hakkında ceza, iptal davaları açtım. Hem de görevi kötüye kullanmak ve suiistimalden şahsi davalar açtım. Bırakın yabancı yatırımcıyı yerli yatırımcının önünü kesiyorlar.” dedi. Boğaz’daki Amcazade Yalıları ve Yeniköy’deki projesi hakkında 2009’dan bu yana belediyelerin ve bürokrasinin çıkardığı engellerden dolayı ‘beni küstürdüler’ diyen Ağaoğlu, “Türkiye’de bürokratik oligarşi var. 2009’da tasdik olan projelerimin ruhsatı hâlâ çıkmadı. Böyle eziyet olur mu? Kimse kendi kafasına göre imar vermez. Bir yere 50 katı kendi kafana göre yapmıyorsun ki. Rant varsa rantı dağıtan belediyedir. Siz gidin ona sorun.” dedi.Sancaktepe’de 2003’te yaptığı bir site için 10 sene sonra belediyenin yeni plan yaptığını açıklayan Ağaoğlu, “İnşaat bitmiş, ruhsatı almışım, iskanını almışım kat irtifakı tapularını kurmuşum, insanlar 10 senedir evlerde oturuyor. Adama ‘belediye başkanı’ demeyeceğim, başka şey diyeceğim; ‘soytarı ya’ açık söylüyorum ‘soytarı’. Dava açsın. Ora ile ilgili plan yapıyor. Orada ev 1,75 idi, ben 0,50 emsal kullandım, üçte birini bile kullanmadım. Villalardan ve konutlardan teşekkül eden bir proje yaptım. 10 senedir oturuyor insanlar. Bu binalar 100 sene daha yıkılmaz, şu an oraya yeşil alan koyuyor. Nasıl olsa o binalar 100 sene yıkılmaz. Emsali oradan alıyor, başka yerde rant yaratmak için başka yere transfer ediyor. ‘Soytarı’ sen kimsin? Sen belediye başkanı mısın?” dedi. 70 metre yükseklikte inşa edilecek olan Bakırköy 46 projesinin mühürlenmesi ile ilgili olarak ise Ali Ağaoğlu, “Proje için Kadir Topbaş’a bilgi vermiştim. İmara açarım demişti. Açmadı, ben de Başbakan Erdoğan’a şikayet ettim. Şimdi projenin durumuna bakanlık karar verecek.” dedi.SİLÜETİN HESABINI RUHSATA İMZA ATANA SORUNAli Ağaoğlu, Bakırköy 46 projesi ile ilgili yükseklik tartışmalarına da açıklık getirdi. Hiçbir projede emsalin dışına çıkmadığını savunan Ağaoğlu, “Mesela Zeytinburnu’ndaki 16-9 projesini Mesut Toprak’ın kendisi mi dikti oraya? Ruhsatını aldı, binasını yaptı. O hesabı ruhsata imza atandan soracaksınız. Ben kendi projelerimde belirlenen emsalin dışına çıkmadım. Kamu tarafı belirledi, biz de yaptık.” şeklinde konuştu. Sektörde düşük gelirliler için konut üretilmemesi hakkında da açıklama yapan Ağaoğlu, “Maalesef İstanbul’da arsa maliyetleri ateş pahası. Düşük gelirli için konut üretmek İstanbul’da zor.” değerlendirmesinde bulundu.
Zaman
Ekonomi
10.09.2014
EPDK’ya‘dinamitlemekurumu’dediüyelerinimahkemeyeverdiEPDK’ya ‘dinamitleme kurumu’ dedi üyelerini mahkemeye verdi
EPDK’ya ‘dinamitleme kurumu’ dedi, üyelerini mahkemeye verdi
Zaman
10.09.2014
02:06
Önceki ay Enerji Piyasası Denetleme Kurumu’nun (EPDK) 30 şirketin elektrik üretim projesini iptal etmesi ile ilgili açıklama yapan Ağaoğlu Şirketler Grubu Başkanı Ali Ağaoğlu, EPDK’nın ‘enerji piyasası dinamitleme kurumu’na dönüştüğünü söyleyerek, “Benim 2009’da Seferihisar’da aldığım rüzgar santrali projemi de iptal etmişler. Gerekçe gecikme. Kardeşim ben mi geciktirdim? İki senede izin çıktı, iki senede imar planı uygulanmadı. Hâlâ onaylanmadı. Evet zaman geçti, ama devlet kurumlarından dolayı.” dedi.Bütün edimleri yerine getirdiğini söyleyen Ağaoğlu, “Hatalarını anladılar pardon dediler ama dün itibarıyla EPDK’nın 9 kişilik yönetim kurulu üyesi hakkında ceza, iptal davaları açtım. Hem de görevi kötüye kullanmak ve suiistimalden şahsi davalar açtım. Bırakın yabancı yatırımcıyı yerli yatırımcının önünü kesiyorlar.” dedi. Boğaz’daki Amcazade Yalıları ve Yeniköy’deki projesi hakkında 2009’dan bu yana belediyelerin ve bürokrasinin çıkardığı engellerden dolayı ‘beni küstürdüler’ diyen Ağaoğlu, “Türkiye’de bürokratik oligarşi var. 2009’da tasdik olan projelerimin ruhsatı hâlâ çıkmadı. Böyle eziyet olur mu? Kimse kendi kafasına göre imar vermez. Bir yere 50 katı kendi kafana göre yapmıyorsun ki. Rant varsa rantı dağıtan belediyedir. Siz gidin ona sorun.” dedi.Sancaktepe’de 2003’te yaptığı bir site için 10 sene sonra belediyenin yeni plan yaptığını açıklayan Ağaoğlu, “İnşaat bitmiş, ruhsatı almışım, iskanını almışım kat irtifakı tapularını kurmuşum, insanlar 10 senedir evlerde oturuyor. Adama ‘belediye başkanı’ demeyeceğim, başka şey diyeceğim; ‘soytarı ya’ açık söylüyorum ‘soytarı’. Dava açsın. Ora ile ilgili plan yapıyor. Orada ev 1,75 idi, ben 0,50 emsal kullandım, üçte birini bile kullanmadım. Villalardan ve konutlardan teşekkül eden bir proje yaptım. 10 senedir oturuyor insanlar. Bu binalar 100 sene daha yıkılmaz, şu an oraya yeşil alan koyuyor. Nasıl olsa o binalar 100 sene yıkılmaz. Emsali oradan alıyor, başka yerde rant yaratmak için başka yere transfer ediyor. ‘Soytarı’ sen kimsin? Sen belediye başkanı mısın?” dedi. 70 metre yükseklikte inşa edilecek olan Bakırköy 46 projesinin mühürlenmesi ile ilgili olarak ise Ali Ağaoğlu, “Proje için Kadir Topbaş’a bilgi vermiştim. İmara açarım demişti. Açmadı, ben de Başbakan Erdoğan’a şikayet ettim. Şimdi projenin durumuna bakanlık karar verecek.” dedi.SİLÜETİN HESABINI RUHSATA İMZA ATANA SORUNAli Ağaoğlu, Bakırköy 46 projesi ile ilgili yükseklik tartışmalarına da açıklık getirdi. Hiçbir projede emsalin dışına çıkmadığını savunan Ağaoğlu, “Mesela Zeytinburnu’ndaki 16-9 projesini Mesut Toprak’ın kendisi mi dikti oraya? Ruhsatını aldı, binasını yaptı. O hesabı ruhsata imza atandan soracaksınız. Ben kendi projelerimde belirlenen emsalin dışına çıkmadım. Kamu tarafı belirledi, biz de yaptık.” şeklinde konuştu. Sektörde düşük gelirliler için konut üretilmemesi hakkında da açıklama yapan Ağaoğlu, “Maalesef İstanbul’da arsa maliyetleri ateş pahası. Düşük gelirli için konut üretmek İstanbul’da zor.” değerlendirmesinde bulundu.
Zaman
Ana Sayfa
10.09.2014
EPDK’ya‘dinamitlemekurumu’dediüyelerinimahkemeyeverdiEPDK’ya ‘dinamitleme kurumu’ dedi üyelerini mahkemeye verdi
Kademe cezası alan memurun görevine son verilecek
Zaman
06.07.2014
03:15
TBMM Plan Bütçe Komisyonu’nda görüşmeleri süren ‘torba yasa tasarısı’ içinde yer alan ve memurun iş güvencesine daraltarak son veren maddenin komisyondan geçmesinin ardından, torbaya eklenmek üzere hazırlanan AKP önergelerinde memurları ilgilendiren yeni bir düzenleme yer aldı.Buna göre; aday memurken aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alan memurun görevine son verilecek. Aday memurken uyarma ve kınama cezası alanlar ise memuriyetten atılmayacak.2011 yılında, Devlet Memurları Kanunu’nda aday memurlara ilişkin yapılan düzenlemeyle “Adaylık süresi içinde disiplin cezası almış olanların disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişikleri kesilir” hükmü getirilmişti. Açılan dava sonucunda Anayasa Mahkemesi 2013’te hükmü iptal etmişti. Önergeye göre; aday memurken aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alan memurun görevine son verilecek. Aday memurken uyarma ve kınama cezası alanlar, memuriyetten atılmayacak. Anayasa Mahkemesi kararı geriye yürümediğinden 2011’den bu yana tesis edilen işlemler iptal olmayacak. Sadece dava açanlar ve davası devam edenler, bu karardan yararlanabilecek. Öte yandan, Soma’da yakınlarını kaybedenlere 301 konut yapılasına ilişkin önerge kabul edildi. Konutların önce bağışlarla yapılması öngörülüyor. Eğer bağışlarla konut ihtiyacı karşılanamazsa kamu tarafından konutlar tamamlanarak hak sahiplerine bedelsiz olarak teslim edilecek. Kabul edilerek tasarıya eklenmesi beklenen önergeler özetle şu düzenlemeleri içeriyor.Bakanlar Kurulu’nca kentsel dönüşüm ilan edilen yer, mera kışlak alanın dışına çıkacak. Düzenlemeyle, kentsel dönüşüm ve değişim projesi kapsamında kalan mera yaylak ve kışlak gibi yerlerin kamu yatırımları için gerekli bulunan yerlerden sayılarak tahsis edilmesi öngörülüyor. Anayasa Mahkemesi daha önce, mera ve kışlakların imara açılması düzenlemeleri iptal etmişti. Maden Kanunu’na geçici bir madde eklenerek, yeraltı işlerinde faaliyet gösteren kamu kurum ve kuruluşlarının yeraltı işlerine ilişkin rödevans sözleşmelerinde meyana gelebilecek maliyet artışlarının fiyat farkı olarak Türkiye Kömür İşletmeleri tarafından ödenecek. Diğer mahkemelere göre iş yoğunluğu fazla olan mahkemelerde görev yapan memurlar ile sözleşmeli personele ayda 50 ve her bir personel için yılda 300 saati geçmemek kaydıyla fazla çalışma ücreti ödenecek.
Zaman
En Çok Okunan
06.07.2014
KademecezasıalanmemurungörevinesonverilecekKademe cezası alan memurun görevine son verilecek
Kademe cezası alan memurun görevine son verilecek
Zaman
06.07.2014
02:07
TBMM Plan Bütçe Komisyonu’nda görüşmeleri süren ‘torba yasa tasarısı’ içinde yer alan ve memurun iş güvencesine daraltarak son veren maddenin komisyondan geçmesinin ardından, torbaya eklenmek üzere hazırlanan AKP önergelerinde memurları ilgilendiren yeni bir düzenleme yer aldı.Buna göre; aday memurken aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alan memurun görevine son verilecek. Aday memurken uyarma ve kınama cezası alanlar ise memuriyetten atılmayacak.2011 yılında, Devlet Memurları Kanunu’nda aday memurlara ilişkin yapılan düzenlemeyle “Adaylık süresi içinde disiplin cezası almış olanların disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişikleri kesilir” hükmü getirilmişti. Açılan dava sonucunda Anayasa Mahkemesi 2013’te hükmü iptal etmişti. Önergeye göre; aday memurken aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alan memurun görevine son verilecek. Aday memurken uyarma ve kınama cezası alanlar, memuriyetten atılmayacak. Anayasa Mahkemesi kararı geriye yürümediğinden 2011’den bu yana tesis edilen işlemler iptal olmayacak. Sadece dava açanlar ve davası devam edenler, bu karardan yararlanabilecek. Öte yandan, Soma’da yakınlarını kaybedenlere 301 konut yapılasına ilişkin önerge kabul edildi. Konutların önce bağışlarla yapılması öngörülüyor. Eğer bağışlarla konut ihtiyacı karşılanamazsa kamu tarafından konutlar tamamlanarak hak sahiplerine bedelsiz olarak teslim edilecek. Kabul edilerek tasarıya eklenmesi beklenen önergeler özetle şu düzenlemeleri içeriyor.Bakanlar Kurulu’nca kentsel dönüşüm ilan edilen yer, mera kışlak alanın dışına çıkacak. Düzenlemeyle, kentsel dönüşüm ve değişim projesi kapsamında kalan mera yaylak ve kışlak gibi yerlerin kamu yatırımları için gerekli bulunan yerlerden sayılarak tahsis edilmesi öngörülüyor. Anayasa Mahkemesi daha önce, mera ve kışlakların imara açılması düzenlemeleri iptal etmişti. Maden Kanunu’na geçici bir madde eklenerek, yeraltı işlerinde faaliyet gösteren kamu kurum ve kuruluşlarının yeraltı işlerine ilişkin rödevans sözleşmelerinde meyana gelebilecek maliyet artışlarının fiyat farkı olarak Türkiye Kömür İşletmeleri tarafından ödenecek. Diğer mahkemelere göre iş yoğunluğu fazla olan mahkemelerde görev yapan memurlar ile sözleşmeli personele ayda 50 ve her bir personel için yılda 300 saati geçmemek kaydıyla fazla çalışma ücreti ödenecek.
Zaman
Ekonomi
06.07.2014
KademecezasıalanmemurungörevinesonverilecekKademe cezası alan memurun görevine son verilecek
Kademe cezası alan memurun görevine son verilecek
Zaman
06.07.2014
02:07
TBMM Plan Bütçe Komisyonu’nda görüşmeleri süren ‘torba yasa tasarısı’ içinde yer alan ve memurun iş güvencesine daraltarak son veren maddenin komisyondan geçmesinin ardından, torbaya eklenmek üzere hazırlanan AKP önergelerinde memurları ilgilendiren yeni bir düzenleme yer aldı.Buna göre; aday memurken aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alan memurun görevine son verilecek. Aday memurken uyarma ve kınama cezası alanlar ise memuriyetten atılmayacak.2011 yılında, Devlet Memurları Kanunu’nda aday memurlara ilişkin yapılan düzenlemeyle “Adaylık süresi içinde disiplin cezası almış olanların disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişikleri kesilir” hükmü getirilmişti. Açılan dava sonucunda Anayasa Mahkemesi 2013’te hükmü iptal etmişti. Önergeye göre; aday memurken aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alan memurun görevine son verilecek. Aday memurken uyarma ve kınama cezası alanlar, memuriyetten atılmayacak. Anayasa Mahkemesi kararı geriye yürümediğinden 2011’den bu yana tesis edilen işlemler iptal olmayacak. Sadece dava açanlar ve davası devam edenler, bu karardan yararlanabilecek. Öte yandan, Soma’da yakınlarını kaybedenlere 301 konut yapılasına ilişkin önerge kabul edildi. Konutların önce bağışlarla yapılması öngörülüyor. Eğer bağışlarla konut ihtiyacı karşılanamazsa kamu tarafından konutlar tamamlanarak hak sahiplerine bedelsiz olarak teslim edilecek. Kabul edilerek tasarıya eklenmesi beklenen önergeler özetle şu düzenlemeleri içeriyor.Bakanlar Kurulu’nca kentsel dönüşüm ilan edilen yer, mera kışlak alanın dışına çıkacak. Düzenlemeyle, kentsel dönüşüm ve değişim projesi kapsamında kalan mera yaylak ve kışlak gibi yerlerin kamu yatırımları için gerekli bulunan yerlerden sayılarak tahsis edilmesi öngörülüyor. Anayasa Mahkemesi daha önce, mera ve kışlakların imara açılması düzenlemeleri iptal etmişti. Maden Kanunu’na geçici bir madde eklenerek, yeraltı işlerinde faaliyet gösteren kamu kurum ve kuruluşlarının yeraltı işlerine ilişkin rödevans sözleşmelerinde meyana gelebilecek maliyet artışlarının fiyat farkı olarak Türkiye Kömür İşletmeleri tarafından ödenecek. Diğer mahkemelere göre iş yoğunluğu fazla olan mahkemelerde görev yapan memurlar ile sözleşmeli personele ayda 50 ve her bir personel için yılda 300 saati geçmemek kaydıyla fazla çalışma ücreti ödenecek.
Zaman
Ana Sayfa
06.07.2014
KademecezasıalanmemurungörevinesonverilecekKademe cezası alan memurun görevine son verilecek
Şehir merkezinden uzak eve talep artıyor
Zaman
19.06.2014
02:05
Nüfus yoğunluğu yüksek şehirlerde artan göçle beraber yaşam alanları gitgide daralıyor.Bu durum şehrin sakinlerini şehir merkezinden uzakta ancak ulaşım imkanı iyi olan bölgelerde ev almaya yönlendiriyor. Konut üreticisi ACK Grup kurucu ortağı Kerim Ersayın, “İstanbul hâlâ ciddi bir göç alıyor ve zaman geçtikçe nüfusun kent merkezinden daha uzak alanlara yayıldığını görüyoruz.” dedi. İnsanların artık trafik ve yoğunluktan dolayı ulaşım imkanı rahat alanları tercih ettiğini belirten Ersayın, “Nitekim bu dışsal alanlar devlet yatırımlarıyla desteklendiği için şehir merkezi trafiğine oranla ulaşıma çok daha elverişli hale geliyor. Konut talebi de rahat ulaşım ve daha az nüfus yoğunluğu gibi şartlara göre şekilleniyor.” ifadesini kullandı.Yeni bir inşaat projesini tanıtmak için düzenlediği basın toplantısında konuşan Kerim Ersayın, talep doğrultusunda merkezden uzakta bir proje geliştirdiklerini anlattı. Ersayın, “Bütün bu tablo içinde Sancaktepe’de ACK Grup güvencesi ile inşa edilen, dört blok, bir rezidans ve alışveriş merkezinden oluşan Gate of Anatolia projesi, tüketicinin ihtiyacını karşılamak üzere yola çıktı. Kendi arsamız üzerine inşa ettiğimiz bu projemize arsa değeri hariç yaklaşık 40 milyon TL’lik yatırım yaptık satışlarımızın ise yüzde 40’ını gerçekleştirdik.” dedi. Yeni yatırımlar konusunda teklifler aldıklarının altını çizen Ersayın, “Biz öncelikle bu projemizi tamamlamaya odaklandık.” diye konuştu.16 bin metrekareyi aşkın bir alanda kurulan ve yüzde 78’i peyzaja ayrılan Gate of Anatolia, tamamı balkonlu 377 daireden oluşuyor. Bir rezidans ve dört blokta yer alan dairelerin büyüklüğü 75 ile 162 metrekare arasında değişiyor. 2010 yılında kurulan ACK Grup’un CFO’su Azmi Yaşar ise banka kredisine uygun olarak satışa çıkardıkları konutlarda yüzde bir KDV avantajının bulunduğunu söyledi. Yaşar, “Biz Gate of Anatolia’da aynı zamanda toprak sahibi olduğumuz için, konutlar benzerlerinden çok daha uygun fiyatlarda satışa çıkıyor. Dairelerin yanı sıra Gate of Çarşı ve Gate of Anatolia Alışveriş Merkezi içinde dükkan ve ofis alanları da satışa sunuluyor. Ticari alanlarda uygulanan KDV oranı ise yüzde 18 olacak. Projede tapular 2014 yılı içinde, anahtar teslimatları ise 2015 Aralık ayında gerçekleştirilecek.” dedi. Gate of Anatolia projesi, Kuzey Marmara otoyolu Paşaköy Kavşağı’na 1 kilometre mesafede ve metro istasyonlarına yürüme mesafesinde yer alıyor.
Zaman
Ekonomi
19.06.2014
ŞehirmerkezindenuzakevetalepartıyorŞehir merkezinden uzak eve talep artıyor
Yeni Tüketici Yasası, konut alanlara yüzde iki harç yükü getirecek
Zaman
07.06.2014
02:03
Yönetmelikleri yayınlanmadığı için işlerlik kazanamayan yeni Tüketici Yasası, konut satın almak isteyenlere yüzde 2’ye yakın noter harcı ve ücreti henüz netleşmeyen iş bitirme sigortası yükü getirecek.Bu, 200 bin liralık bir konut için ekstradan 4 bin lira maliyet anlamına geliyor. “Noter harcını yasa, müteahhide yüklüyor. Ancak biz de bunu tüketiciden alacağız.” diyen 216 Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Bilent Dündar, deprem gerçeği olan bir şehirde konuta gelen her yükün yeni binalara taşınmayı yavaşlatacağını söyledi. İzolasyon maliyetlerinde de KDV oranının yüzde 18 olduğuna dikkat çeken Bilent Dündar, “Oysaki izolasyon maliyetlerini düşürmek sektörü canlandıracağı gibi doğalgaz bağımlılığını da düşürecektir. Bu sebeple izolasyon bence bir devlet politikası haline getirilmelidir.” değerlendirmesinde bulundu. 216 Yapı’nın Çekmeköy’deki 123 konutluk rezidans projesinin tanıtım toplantısında konuşan Dündar, aidat için de ortak alanların enerji maliyetlerini güneş enerjisi ile karşılayarak yükünü düşüreceklerini kaydetti. “Asıl önemlisi kiralanabilir üniteler projeye ait satılamaz alan olarak kaydedildi. Buraların kirası ile sitede çalışanların maaşlarına katkı sağlayacağız. Böylece 100 metrekare rezidansın aidatını 200 liraya çekmiş olacağız. Yüzde 35 daha ekonomik aidat olacak.” dedi. Dündar, Türkiye’de kira öder gibi aidat ödemeyi eleştirdi ve şirketlerin buna kolaylıkla çözüm bulabileceğini kaydetti.216 Yapı’nın İstanbul’daki 3. projesi 216 Rezidans Çekmeköy’de 1+1 konutu 212 bin liraya satacaklarını açıkladı. 123 daireli projede 20 daireyi tanıtıma özel yüzde 20 indirimle satacaklarını belirten Dündar, projenin metroya yakın olduğunu ifade etti. Moğolistan’da 3 bin konutluk kentsel dönüşüm projesine de yüzde 50 ortak olduklarını açıklayan Dündar, projenin ilk etabını 18 ay içinde bitireceklerini söyledi.Kentsel dönüşüme Moğolistan’da başladıklarını, bunda Türkiye’deki yasanın oturmamış olmasının etkisi bulunduğunu aktaran Dündar, “Ancak yavaş yavaş anlaşmalara başladık. Çekmeköy’de 300 ve 150 konutluk iki ayrı anlaşma yaptık.” dedi. Bu planlarını sürekli hale getireceklerini belirtti.
Zaman
Ekonomi
07.06.2014
YeniTüketiciYasasıkonutalanlarayüzdeikiharçyükügetirecekYeni Tüketici Yasası konut alanlara yüzde iki harç yükü getirecek
Silueti bozan kulelerin yanına yenileri dikilecek
Zaman
09.05.2014
18:26
İstanbulun siluetini bozduğu için Başbakan Erdoğanın Sahibiyle konuştum. Tıraşlayın dedim. Ama hiçbir şey yapmadılar. O yüzden çok kırıldım, 5 yıldır konuşmuyorum sözleriyle tepkisini çeken ve mahkeme tarafından yıkımına karar verilen 16:9 kulelerinin bulunduğu sahile 67 metre yüksekliğinde (22 kat) 10 adet yüksek bina daha geliyor. Bakırköyde Veliefendi Hipodromunun önünde bulunan eski Sümerbank arazisinde Bizans dönemine ait Adalet Binası ve Sayfiye Sarayı kalıntıları yer alıyor.İstanbulun tarihi silüete giren 16:9 kulelerinin yakınında bulunan Bakırköydeki eski Sümerbank arazisinde 22 katlı 10 adet blokun yapımına başlandı. İBB Başkanı Kadir Topbaşın Veliefendi Hipodromunun bulunduğu alanda yapılacağını açıkladığı Çırpıcı Şehir Parkının yanında yer alacak 62 dönümlük araziye Doğa Mimarlık tarafından Pruva 34 projesi adı altında 7si rezidans, 3ü otel olarak kullanılacak 10 blok inşa edilecek. İnşaat çalışmalarının başladığı arazide Bizans dönemine ait Adalet Binası (Hebdomon Tribünalis) ile Sayfiye Sarayı (Hebdomon lucundianea) antik yapı kalıntıları bulunuyor. Arazinin bir kısmında yüzeye çıkan ve İstanbul 1 Nolu Koruma Kurulu tarafından tescillenen kalıntılar Bizans yerleşiminin bilinen az örneklerinden olması nedeniyle önem taşıyor. SİLUET TARTIŞMALARINDAN DERS ÇIKARILMADI Başbakan Erdoğanın şehrin silüetini bozduğu için traşlayın talimatı verdiği 16:9 kulelerinin bulunduğu sahil şeridinde yer alan Pruva 34 projesinin aynı olumsuz etkiyi göstereceğini söyleyen Mimarlar Odası İstanbul Şubesi Genel Sekreteri Ali Hacıalioğlu, “Bu tartışmalardan adeta hiç ders çıkarmamış gibi çok yakınında yeni imar kararlarının da bu şekilde verilmesi samimiyetsizliği gösteriyorö dedi. Tarihi yarımadaya yakınlığı nedeniyle 16:9 projesinin siluete daha fazla etki yaptığını belirten Hacıalioğlu “Sultanahmet Camisine olan izdüşümü 16:9 kadar olmayabilir. Ancak farklı bir açıdan baktığınızda aynı olumsuz etkiyi gösterecektir. Bazı açılardan algılanamayabilir ancak bazı açılardan çok ciddi şekilde siluet dengesini bozacak bir görünümü olacaktırö şeklinde konuştu. DEPREM AÇISINDAN SAĞLIKLI DEĞİL Sahil şeridinde ve Çırpıcı Deresinin hemen yanıbaşında bulunan arazide yapılaşma yoğunluğu turizm tesisleri için 2,5 emsal, turizm ticaret alanı için 2 emsal, ticaret ve konut alanı için 1 emsal olarak belirlenmiş. Yaklaşık 2 emsal inşaat izninin yerin 12 metre derinliğinde 3-4 kat bodrum katı anlamına geleceğinin altını çizen Hacıalioğlu “Altyapı dengesi yoğunluğunu bozucu yoğunlukta. (Yapılaşmanın) deniz ve dere kenarında olması nedeniyle aşırı düzeyde bodrum katı da inilerek depremsellik ve korozyon açısından çok sağlıklı olduğu söylenemezö dedi. Hacıalioğlu, yüksek yoğunluklu imarın bölgeye ciddi bir nüfus yoğunluğu getireceğini söyleyerek projenin nüfusun ihtiyaç duyacağı kamusal alanlara yer ayırmadığını da ekledi. BİZANS KALINTILARININ KORUNMASI MÜMKÜN GÖZÜKMÜYOR Özelleştirme sürecinde yıkılan Sümerbank fabrikasının bulunduğu arazide Bizans dönemine ait Adalet Binası (Hebdomon Tribünalis) ile Sayfiye Sarayı (Hebdomon lucundianea) antik yapı kalıntıları bulunuyor. İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü yüzeyde görülen bazı duvar kalıntıları ve buluntular üzerine kazı çalışması yaptı. Kazılarda çıkan buluntuların M.S. 6-13 yya ait olduğu, Bizans dönemi yerleşiminin bilinen az örneklerinden olduğu I Nolu Koruma Kurulu tarafından tescillendi. Arkeolojik kalıntıların kültür varlığı niteliği taşıdığının belirtildiği kararda komşu parsellerde de kültür varlığı niteliği taşıyabilecek buluntuların olabileceği belirtildi. KORUMA KURULU TARİHİ KALINTILAR ZARAR GÖRMESİN DEDİ Öte yandan Kültür Bakanlığı İstanbul 1 Numaralı Koruma Kurulu inşaat sırasında kalıntıların zarar görmesini önleyici koruma tedbirlerinin alınmasına, kalıntılara ilişkin uygulama tamamlanmadan iskan izni verilmemesi gerektiğine karar verildi. Araziye bu kalıntıların korunması karşılığında inşaat yapma izni verildiğine dikkat çeken Hacıalioğlu “Siz deniz kenarında, dere yatağında bütünüyle aşağıya iniyorsunuz. Yüzeyde temel izleri gözüken Bizans kalıntıların korunması pek mümkün gözükmüyorö ifadelerini kullandı. NEDEN TARLA FİYATINA SATTINIZ Eski Sümerbank fabrikasının bulunduğu arazi 2004 yılında Doğa Madencilike 44 milyon dolara satıldı. Arazi satışından kaynaklı bir kamu zararı olduğunu savunan Hacialioğlu “Madem ki kamu eliyle bu kadar yüksek yoğunluklu bir yer olarak düzenleyecektiniz, neden neredeyse bir tarla fiyatına sattınız. Çünkü imar verildikten sonra arsanın değeri bugün 1 milyar dolardır. Burada satıştan kaynaklanan bir kamu zararından bahsetmek mümkünö diye konuştu.(DHA)
Zaman
Güncel
09.05.2014
SiluetibozankulelerinyanınayenileridikilecekSilueti bozan kulelerin yanına yenileri dikilecek
Silueti bozan kulelerin yanına yenileri dikilecek
Zaman
09.05.2014
18:26
İstanbulun siluetini bozduğu için Başbakan Erdoğanın Sahibiyle konuştum. Tıraşlayın dedim. Ama hiçbir şey yapmadılar. O yüzden çok kırıldım, 5 yıldır konuşmuyorum sözleriyle tepkisini çeken ve mahkeme tarafından yıkımına karar verilen 16:9 kulelerinin bulunduğu sahile 67 metre yüksekliğinde (22 kat) 10 adet yüksek bina daha geliyor. Bakırköyde Veliefendi Hipodromunun önünde bulunan eski Sümerbank arazisinde Bizans dönemine ait Adalet Binası ve Sayfiye Sarayı kalıntıları yer alıyor.İstanbulun tarihi silüete giren 16:9 kulelerinin yakınında bulunan Bakırköydeki eski Sümerbank arazisinde 22 katlı 10 adet blokun yapımına başlandı. İBB Başkanı Kadir Topbaşın Veliefendi Hipodromunun bulunduğu alanda yapılacağını açıkladığı Çırpıcı Şehir Parkının yanında yer alacak 62 dönümlük araziye Doğa Mimarlık tarafından Pruva 34 projesi adı altında 7si rezidans, 3ü otel olarak kullanılacak 10 blok inşa edilecek. İnşaat çalışmalarının başladığı arazide Bizans dönemine ait Adalet Binası (Hebdomon Tribünalis) ile Sayfiye Sarayı (Hebdomon lucundianea) antik yapı kalıntıları bulunuyor. Arazinin bir kısmında yüzeye çıkan ve İstanbul 1 Nolu Koruma Kurulu tarafından tescillenen kalıntılar Bizans yerleşiminin bilinen az örneklerinden olması nedeniyle önem taşıyor.SİLUET TARTIŞMALARINDAN DERS ÇIKARILMADIBaşbakan Erdoğanın şehrin silüetini bozduğu için traşlayın talimatı verdiği 16:9 kulelerinin bulunduğu sahil şeridinde yer alan Pruva 34 projesinin aynı olumsuz etkiyi göstereceğini söyleyen Mimarlar Odası İstanbul Şubesi Genel Sekreteri Ali Hacıalioğlu, “Bu tartışmalardan adeta hiç ders çıkarmamış gibi çok yakınında yeni imar kararlarının da bu şekilde verilmesi samimiyetsizliği gösteriyorö dedi. Tarihi yarımadaya yakınlığı nedeniyle 16:9 projesinin siluete daha fazla etki yaptığını belirten Hacıalioğlu “Sultanahmet Camisine olan izdüşümü 16:9 kadar olmayabilir. Ancak farklı bir açıdan baktığınızda aynı olumsuz etkiyi gösterecektir. Bazı açılardan algılanamayabilir ancak bazı açılardan çok ciddi şekilde siluet dengesini bozacak bir görünümü olacaktırö şeklinde konuştu.DEPREM AÇISINDAN SAĞLIKLI DEĞİLSahil şeridinde ve Çırpıcı Deresinin hemen yanıbaşında bulunan arazide yapılaşma yoğunluğu turizm tesisleri için 2,5 emsal, turizm ticaret alanı için 2 emsal, ticaret ve konut alanı için 1 emsal olarak belirlenmiş. Yaklaşık 2 emsal inşaat izninin yerin 12 metre derinliğinde 3-4 kat bodrum katı anlamına geleceğinin altını çizen Hacıalioğlu “Altyapı dengesi yoğunluğunu bozucu yoğunlukta. (Yapılaşmanın) deniz ve dere kenarında olması nedeniyle aşırı düzeyde bodrum katı da inilerek depremsellik ve korozyon açısından çok sağlıklı olduğu söylenemezö dedi. Hacıalioğlu, yüksek yoğunluklu imarın bölgeye ciddi bir nüfus yoğunluğu getireceğini söyleyerek projenin nüfusun ihtiyaç duyacağı kamusal alanlara yer ayırmadığını da ekledi.BİZANS KALINTILARININ KORUNMASI MÜMKÜN GÖZÜKMÜYORÖzelleştirme sürecinde yıkılan Sümerbank fabrikasının bulunduğu arazide Bizans dönemine ait Adalet Binası (Hebdomon Tribünalis) ile Sayfiye Sarayı (Hebdomon lucundianea) antik yapı kalıntıları bulunuyor. İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü yüzeyde görülen bazı duvar kalıntıları ve buluntular üzerine kazı çalışması yaptı. Kazılarda çıkan buluntuların M.S. 6-13 yya ait olduğu, Bizans dönemi yerleşiminin bilinen az örneklerinden olduğu I Nolu Koruma Kurulu tarafından tescillendi. Arkeolojik kalıntıların kültür varlığı niteliği taşıdığının belirtildiği kararda komşu parsellerde de kültür varlığı niteliği taşıyabilecek buluntuların olabileceği belirtildi.KORUMA KURULU TARİHİ KALINTILAR ZARAR GÖRMESİN DEDİÖte yandan Kültür Bakanlığı İstanbul 1 Numaralı Koruma Kurulu inşaat sırasında kalıntıların zarar görmesini önleyici koruma tedbirlerinin alınmasına, kalıntılara ilişkin uygulama tamamlanmadan iskan izni verilmemesi gerektiğine karar verildi. Araziye bu kalıntıların korunması karşılığında inşaat yapma izni verildiğine dikkat çeken Hacıalioğlu “Siz deniz kenarında, dere yatağında bütünüyle aşağıya iniyorsunuz. Yüzeyde temel izleri gözüken Bizans kalıntıların korunması pek mümkün gözükmüyorö ifadelerini kullandı.NEDEN TARLA FİYATINA SATTINIZEski Sümerbank fabrikasının bulunduğu arazi 2004 yılında Doğa Madencilike 44 milyon dolara satıldı. Arazi satışından kaynaklı bir kamu zararı olduğunu savunan Hacialioğlu “Madem ki kamu eliyle bu kadar yüksek yoğunluklu bir yer olarak düzenleyecektiniz, neden neredeyse bir tarla fiyatına sattınız. Çünkü imar verildikten sonra arsanın değeri bugün 1 milyar dolardır. Burada satıştan kaynaklanan bir kamu zararından bahsetmek mümkünö diye konuştu.(DHA)
Zaman
Ana Sayfa
09.05.2014
SiluetibozankulelerinyanınayenileridikilecekSilueti bozan kulelerin yanına yenileri dikilecek
İnşaatçı vergi iadesinden şikâyetçi
Zaman
06.05.2014
02:50
İnşaat sektöründen vergi iadesi ile ilgili şikâyet geldi. Sektörün önemli isimlerinden Özyurtlar Şirketler Grubu Başkanı Tamer Özyurt, “Sektör olarak yüzde 18 vergi ile mal alıp yüzde 1 ile satış yapmamız toplumun duymayı temenni ettiği bir şey.Buna rağbet var. Biz, yüzde 18 vergi ile alan, yüzde 1 ile satan ender şirketlerdeniz, ender sektörlerdeniz. Burada vergi açığı doğuyor. Bunu devlet sübvanse ediyor. Yani yüzde 17’yi devlet, vergi iadesi adı altında vereceğini beyan ediyor. Biz, şu ana kadar ciddi anlamda vergi iadesi almadık. Mahsuplaşma olabiliyor ama devlet, vergi iadesini kolay kolay vermiyor. Bu da yük olarak bize geri dönüyor.” dedi.Devletin vergi iadelerini hızlandırma adına çalışmalarının bulunduğuna işaret eden Özyurt, “Evet, şirket olarak ciddi anlamda yük taşıyoruz. Bizler, 300 milyon lira, 300 milyon dolar tutarında proje açıklıyoruz. Bu da yüzde 17 vergi alacakları doğuruyor. Sigortalarla, ufak tefek vergi ve kârlarla bunun küçük bölümünü mahsup edebiliyoruz; ama tamamını edebiliyor muyuz? Şirket olarak daha vergi iadesi de almadık. Belki bu ay içinde alırız. Temelinde hükümetin vergi iadelerini hızlandırması sektöre ivme katar, sektörü büyütür.” ifadelerini kullandı.Özyurtlar Şirketler Grubu’nun yeni projesi Nlogo İstanbul’un tanıtım toplantısında gazetecilerin siyasi gerilimlerin inşaat sektörüne etkileri ile ilgili sorularını da cevaplayan Özyurt, şunları kaydetti: “Son siyasi konjonktürde tabii önemli bir seçim gördük. Yerel yönetimler ile ilgili seçimler inşaat sektörünü etkiler. Cumhurbaşkanlığı ile ilgili seçimler çok etkilemez. Realitede bizim gibi firmalar, yerel yönetimlerle çok yakından irtibatlıdır. Bu geçen dönem bizi ciddi etkiledi. Tabii siyasi konjonktürün bu kadar irdelenmesi yabancı satışlarımızı ciddi oranda geriletti. Şu an bunu toparlamaya çalışıyoruz. Tabii siyasi birtakım çalkantılar oldukça sektör bunun bedelini ödüyor. Biz de fuarlara Suudi Arabistan’a fiilen gidiyoruz. Yitirdiğimiz değerleri toparlamaya çalışıyoruz.”Esenyurt’ta konutlara ilgi olup olmadığı sorusuna ise Özyurt, “Esenyurt ile ilgili kötü bir algı vardı. Bu nedenle 2 senede pek çok firma güç dönemden geçti. Hatta Esenyurt’ta çok firma kalmadı. Çoğu firma imar sorunundan dolayı yok oldu. Ama müşteri algılarına baktığımızda ‘Esenyurt’tan mal ve daire alınmaz.’ diyen yok. Bu fiyata tek Esenyurt’ta daire var, başka yerde yok.” karşılığını verdi. Özyurtlar’ın Esenyurt’ta 350 milyon dolar yatırımla devreye aldığı Nlogo İstanbul’da 2 bin 519 konut, 59 dükkân bulunuyor. Projede 1+0, 1+1, 2+1, 3+1 daire seçenekleri yer alıyor. 1+0 daireler 79 bin liradan, 1+1 daireler 119 bin liradan satışa sunuluyor. Temeli bu ay atılacak olan konut alanı, 2 sene içinde tamamlanacak.
Zaman
Ana Sayfa
06.05.2014
İnşaatçıvergiiadesindenşikâyetçiİnşaatçı vergi iadesinden şikâyetçi
İnşaatçı vergi iadesinden şikâyetçi
Zaman
06.05.2014
02:00
İnşaat sektöründen vergi iadesi ile ilgili şikâyet geldi. Sektörün önemli isimlerinden Özyurtlar Şirketler Grubu Başkanı Tamer Özyurt, “Sektör olarak yüzde 18 vergi ile mal alıp yüzde 1 ile satış yapmamız toplumun duymayı temenni ettiği bir şey.Buna rağbet var. Biz, yüzde 18 vergi ile alan, yüzde 1 ile satan ender şirketlerdeniz, ender sektörlerdeniz. Burada vergi açığı doğuyor. Bunu devlet sübvanse ediyor. Yani yüzde 17’yi devlet, vergi iadesi adı altında vereceğini beyan ediyor. Biz, şu ana kadar ciddi anlamda vergi iadesi almadık. Mahsuplaşma olabiliyor ama devlet, vergi iadesini kolay kolay vermiyor. Bu da yük olarak bize geri dönüyor.” dedi.Devletin vergi iadelerini hızlandırma adına çalışmalarının bulunduğuna işaret eden Özyurt, “Evet, şirket olarak ciddi anlamda yük taşıyoruz. Bizler, 300 milyon lira, 300 milyon dolar tutarında proje açıklıyoruz. Bu da yüzde 17 vergi alacakları doğuruyor. Sigortalarla, ufak tefek vergi ve kârlarla bunun küçük bölümünü mahsup edebiliyoruz; ama tamamını edebiliyor muyuz? Şirket olarak daha vergi iadesi de almadık. Belki bu ay içinde alırız. Temelinde hükümetin vergi iadelerini hızlandırması sektöre ivme katar, sektörü büyütür.” ifadelerini kullandı.Özyurtlar Şirketler Grubu’nun yeni projesi Nlogo İstanbul’un tanıtım toplantısında gazetecilerin siyasi gerilimlerin inşaat sektörüne etkileri ile ilgili sorularını da cevaplayan Özyurt, şunları kaydetti: “Son siyasi konjonktürde tabii önemli bir seçim gördük. Yerel yönetimler ile ilgili seçimler inşaat sektörünü etkiler. Cumhurbaşkanlığı ile ilgili seçimler çok etkilemez. Realitede bizim gibi firmalar, yerel yönetimlerle çok yakından irtibatlıdır. Bu geçen dönem bizi ciddi etkiledi. Tabii siyasi konjonktürün bu kadar irdelenmesi yabancı satışlarımızı ciddi oranda geriletti. Şu an bunu toparlamaya çalışıyoruz. Tabii siyasi birtakım çalkantılar oldukça sektör bunun bedelini ödüyor. Biz de fuarlara Suudi Arabistan’a fiilen gidiyoruz. Yitirdiğimiz değerleri toparlamaya çalışıyoruz.”Esenyurt’ta konutlara ilgi olup olmadığı sorusuna ise Özyurt, “Esenyurt ile ilgili kötü bir algı vardı. Bu nedenle 2 senede pek çok firma güç dönemden geçti. Hatta Esenyurt’ta çok firma kalmadı. Çoğu firma imar sorunundan dolayı yok oldu. Ama müşteri algılarına baktığımızda ‘Esenyurt’tan mal ve daire alınmaz.’ diyen yok. Bu fiyata tek Esenyurt’ta daire var, başka yerde yok.” karşılığını verdi. Özyurtlar’ın Esenyurt’ta 350 milyon dolar yatırımla devreye aldığı Nlogo İstanbul’da 2 bin 519 konut, 59 dükkân bulunuyor. Projede 1+0, 1+1, 2+1, 3+1 daire seçenekleri yer alıyor. 1+0 daireler 79 bin liradan, 1+1 daireler 119 bin liradan satışa sunuluyor. Temeli bu ay atılacak olan konut alanı, 2 sene içinde tamamlanacak.
Zaman
Ekonomi
06.05.2014
İnşaatçıvergiiadesindenşikâyetçiİnşaatçı vergi iadesinden şikâyetçi
Konut talebi şaşırtıcı
Zaman
26.04.2014
02:05
Timur Gayrimenkul’ün İstanbul Ataköy’de hayata geçirdiği Nef Ataköy 22’nin tanıtım toplantısında konuşan Nef Yönetim Kurulu Üyesi Erden Timur, son dönemde dolar ve kurdaki artışın yanı sıra genel ekonomik gündemin satışlarına olumsuz yansımasını beklediklerini ancak tam aksine yoğun talep gördüklerini ve bunun kendilerini de şaşırttığını kaydetti.Satış öncesi bilgilendirme toplantısını yoğun talep sebebiyle öne çektiklerini belirten Timur, bu derece yoğun talep görmelerinin tüketicinin kendilerine duyduğu güvenin göstergesi olduğunu kaydetti.Timur, son 8 günde 420 müşterinin satış ofislerine gelip yer ayırttığını ve internet üzerinden 5 binin üzerinde kişinin ön talep formu doldurduğunu söyledi. Nef Ataköy 22’nin şimdiye kadar geliştirdikleri en kapsamlı proje olduğunu ifade eden Timur, “Bu projede diğer alışılmış projelere kıyasla daha farklı fonksiyonlarda yaşam alanları ve yeni hizmetler sunacağız. Nef olarak kentsel dönüşümden merkezi iş akslarına kadar farklı yelpazelerdeki arsa yatırımları ile çok geniş bir kitleye ulaşmayı hedefliyoruz.” dedi. Mayıs ayı içinde Foldlife adlı yeni buluşlarının lansmanını yapacaklarını belirten Timur, “Şimdiye kadar foldhome sistemimiz ile evlerin içini katlıyorduk, yeni keşfimiz ile artık Nef Ataköy 22 projemizde hayatı da katlamaya başlıyoruz.” ifadesini kullandı.Nef Ataköy 22 projesi hakkında bilgi veren Nef Satış ve Pazarlama Direktörü Selçuk Çelik ise, “Nef Ataköy 22; 1 ofis, 1 rezidans, 3 konut ve 1 otel bloku olmak üzere toplam 6 bloktan oluşuyor. Projede home-office, konut ve rezidansların yanı sıra luxury apartments olarak adlandırdığımız deniz manzaralı büyük metrekareli daireler de yer alıyor.” şeklinde konuştu.Toplam maliyeti 420 milyon TL’yi bulan projede dairelerin satışı 20 Mayıs’ta başlıyor. 6 bloktan oluşan Nef Ataköy 22’de bloklardan üçünde konutlar, birinde ofisler, birinde rezidanslar ve birinde otel daireleri bulunuyor. Mayıs 2017’de yapımı tamamlanacak olan projede toplam 1.269 daire bulunuyor. Nef Ataköy 22’de ofislerin metrekare fiyatı 3 bin 500 dolar, konutların metrekare fiyatı ise 3 bin doları buluyor. Kata ve konuma göre değişiklik gösteren 1+1 dairelerin fiyatları 150 bin dolardan başlarken projeden 500 milyon TL kâr elde edilmesi bekleniyor.
Zaman
Ekonomi
26.04.2014
KonuttalebişaşırtıcıKonut talebi şaşırtıcı
Konut satışı durmaz açık çok fazla
Zaman
26.04.2014
02:05
Akfen İnşaat, Ankara’da konut sektörüne yeni bir proje ile giriş yaptı. Artık site hayatının tercih edildiğini belirten Akfen’in patronu Hamdi Akın, “Şimdiden projenin yüzde 10’u satıldı. Sonradan düşürmek yerine ucuz fiyatla başladık.” dedi.Üstyapı, altyapı, çevre koruma ve havaalanı inşaatlarında tecrübeli olan Akfen İnşaat, konut sektörüne yeni bir projeyle giriş yapıyor. Akfen İnşaat’ın konut markası Loft, “İncek Loft” projesinin dünkü tanıtım toplantısında konuşan Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın, projeyi Ankara’nın alım gücünü düşünerek fiyatlandırdıklarını belirtti. Ankara’da hayata geçirecekleri projeyi anlatırken konut sektörüne de değinen Akın, 2014’ün ilk üç ayında seçimlerden dolayı satışlarda bir gerileme olduğunu, fakat daha sonra satışların normale döndüğünü söyledi. Faizlerin biraz daha düşmesi durumunda satışların artacağını kaydeden Akın, “Çünkü aylık yüzde 1’in altında olduğu zaman çok daha çabuk satılıyor. Önemli olan onu tüketicilere aylık yüzde birin altına gelebilecek şekilde tüketicilere yansıtabilmek. Yansıtıldığı takdirde çok daha hızlı satılacağını düşünüyorum. Türkiye’de konut satışı durmaz çünkü çok açık var.” dedi. Artık insanların sitelerde yaşamayı tercih ettiklerini belirten Akın, projede şimdiden yüzde 10 satış yapıldığını ve 600-700 milyon TL’lik satış beklediklerini kaydetti. “Bugünden teslim fiyatını açıklayarak işe başladık. ‘Bugün paramı yatırsam ne kadar kazanacağım’ modelini kurduk.” diyen Akın, bu şekilde daireleri tüketiciye yatırım amaçlı da sunduklarını söyledi. Ankara’nın yeni cazibe merkezi İncek’in en büyük konut projesi “İncek Loft”, toplam 1135 konuttan oluşuyor. Brüt metrekare fiyatları ortalama 3 bin TL olan projede daire fiyatları ise 218 bin TL’den başlayacak. Havaalanı inşaatlarından denizyolu yatırımlarına, enerjiden gayrimenkule kadar geniş bir yelpazede yatırımlarının bulunduğunu ifade eden Hamdi Akın, “Türkiye’ye değer katan pek çok projede imzamız var. Akfen Holding, 2013 sonu itibarıyla 5,4 milyar TL aktif büyüklüğe ulaştı.” dedi.Proje hakkında detaylı bilgileri aktaran Akfen Gayrimenkul Geliştirme Genel Müdürü Barış Barçak, “İncek Loft, kazançlı, kazançlı olduğu kadar estetik bir proje. Bu kazancı benzersiz bir fiyatlama modeli ile ilk kez ilk günden açıklıyoruz. 3+1 odalı bir konut tipi 2016 Nisan tesliminde 594 bin TL, 2015 Haziran’a kadar 525 bin TL, 8 Haziran 2014’e kadar 450 bin TL.” şeklinde konuştu. Dairelerin lansmana özel, yüzde 1 KDV fırsatı ve yüzde 10 peşinat ya da 50 aya kadar vade farksız ödeme planları ile sunulduğunu belirten Barçak, “Akfen bünyesinde 24 aydan 50 aya kadar vade farksız ödeme seçeneği sunuyoruz. Banka kredisi kullanımında da 120 aya kadar vade ve toplam tutarın yüzde 75’ine kadar kredi kullanımı imkanı bulunuyor.” dedi. Barçak, Nisan 2016 itibarıyla daire teslimlerinin başlayacağını vurguladı.Yüksek Evler, Ankara Evleri ve Teras Evler’den oluşan İncek Loft, her aile tipine ve bütçeye göre farklı daire seçeneklerinden oluşan tercih imkanları sunuyor. 1+1’den 6,5+1’e kadar 71 m² ile 562 m² arasında farklı tip ve büyüklükte daireler yer alıyor. 1135 konuttan oluşan projede dairelerin ortalama brüt metrekare fiyatları 3 bin TL’den, daire fiyatları ise 218 bin TL’den başlıyor. Ayrıca 2 km uzunluğunda yürüyüş parkuru, kapalı yüzme havuzu, fitness merkezi, tenis kortu, basketbol ve voleybol sahaları gibi geniş spor alanları, Ankara’da bir ilk olan profesyonel gözlemevi, cep sineması, parti evi, hobi atölyesi, çocuk oyun parkı gibi sosyal donatı alanları bulunuyor.
Zaman
Ekonomi
26.04.2014
KonutsatışıdurmazaçıkçokfazlaKonut satışı durmaz açık çok fazla
Konut talebi şaşırtıcı
Zaman
26.04.2014
02:05
Timur Gayrimenkul’ün İstanbul Ataköy’de hayata geçirdiği Nef Ataköy 22’nin tanıtım toplantısında konuşan Nef Yönetim Kurulu Üyesi Erden Timur, son dönemde dolar ve kurdaki artışın yanı sıra genel ekonomik gündemin satışlarına olumsuz yansımasını beklediklerini ancak tam aksine yoğun talep gördüklerini ve bunun kendilerini de şaşırttığını kaydetti.Satış öncesi bilgilendirme toplantısını yoğun talep sebebiyle öne çektiklerini belirten Timur, bu derece yoğun talep görmelerinin tüketicinin kendilerine duyduğu güvenin göstergesi olduğunu kaydetti.Timur, son 8 günde 420 müşterinin satış ofislerine gelip yer ayırttığını ve internet üzerinden 5 binin üzerinde kişinin ön talep formu doldurduğunu söyledi. Nef Ataköy 22’nin şimdiye kadar geliştirdikleri en kapsamlı proje olduğunu ifade eden Timur, “Bu projede diğer alışılmış projelere kıyasla daha farklı fonksiyonlarda yaşam alanları ve yeni hizmetler sunacağız. Nef olarak kentsel dönüşümden merkezi iş akslarına kadar farklı yelpazelerdeki arsa yatırımları ile çok geniş bir kitleye ulaşmayı hedefliyoruz.” dedi. Mayıs ayı içinde Foldlife adlı yeni buluşlarının lansmanını yapacaklarını belirten Timur, “Şimdiye kadar foldhome sistemimiz ile evlerin içini katlıyorduk, yeni keşfimiz ile artık Nef Ataköy 22 projemizde hayatı da katlamaya başlıyoruz.” ifadesini kullandı.Nef Ataköy 22 projesi hakkında bilgi veren Nef Satış ve Pazarlama Direktörü Selçuk Çelik ise, “Nef Ataköy 22; 1 ofis, 1 rezidans, 3 konut ve 1 otel bloku olmak üzere toplam 6 bloktan oluşuyor. Projede home-office, konut ve rezidansların yanı sıra luxury apartments olarak adlandırdığımız deniz manzaralı büyük metrekareli daireler de yer alıyor.” şeklinde konuştu.Toplam maliyeti 420 milyon TL’yi bulan projede dairelerin satışı 20 Mayıs’ta başlıyor. 6 bloktan oluşan Nef Ataköy 22’de bloklardan üçünde konutlar, birinde ofisler, birinde rezidanslar ve birinde otel daireleri bulunuyor. Mayıs 2017’de yapımı tamamlanacak olan projede toplam 1.269 daire bulunuyor. Nef Ataköy 22’de ofislerin metrekare fiyatı 3 bin 500 dolar, konutların metrekare fiyatı ise 3 bin doları buluyor. Kata ve konuma göre değişiklik gösteren 1+1 dairelerin fiyatları 150 bin dolardan başlarken projeden 500 milyon TL kâr elde edilmesi bekleniyor.
Zaman
Ana Sayfa
26.04.2014
KonuttalebişaşırtıcıKonut talebi şaşırtıcı
Fikirtepe’deki ilk proje satışa çıktı
Zaman
05.03.2014
02:07
Üç yılı aşkın süredir durumu muallakta olan Fikirtepe’de ilk önemli projenin satışı başladı.İnşaat sektörü oyuncularından Teknik Yapı, Kadıköy Fikirtepe’deki ilk imar adasındaki bin 173 rezidans daireden oluşan Concord İstanbul’u satışa çıkardı. 307 bin 400 liradan başlayan konutlar, 30 ayda teslim edilecek.Projenin tanıtım toplantısını gerçekleştiren Teknik Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım, “İstanbul’un ilk yerleşim merkezi ve geçmişte Kalkhedon adıyla bilinen Fikirtepe’de yaklaşık 50 bin konutluk yeni bir yerleşim merkezi doğuyor. 30 milyar lira tahmin edilen toplam yatırımın ardından burada konut fiyatları Bağdat Caddesi ile eşdeğere gelecek.” dedi. Fikirtepe’de inşaat ruhsatı alan Teknik Yapı’nın buradaki ilk projesi Concord İstanbul, E- 100 otobanına paralel bir şekilde yükselecek. Yaklaşık 21,5 dönüm arsa üzerindeki iki imarlı adadan oluşan projede bin 173 rezidans daire bulunacak. Bu konutların 630’a yakını o arazide daha önce evi bulunan hak sahiplerine verilecek. İlk etapta toplam 622 rezidans bulunacak. Çekirdek aileler ve çalışan çiftlere uygun olarak tasarlanan Concord İstanbul 1. Etap projesinde ağırlıkta 1+1 olmak üzere stüdyo, 2+1 ve 3+1 tipi daireler yer alacak. Büyüklüğü 48 ile 133 metrekare arasında değişen dairelerin tiplerine göre dağılımı ise 46 adet stüdyo, 348 adet 1+1, 182 adet 2+1 ve 41 adet 3+1 olarak gerçekleşecek. İkinci etabın satışı ise 2 ay sonra başlayacak. Projeden elde edilecek gelir ise toplamda 650 milyon lira olarak hedefleniyor. Yüzde 1 KDV ile alındığı için fiyatların makul olduğunu bildiren Nazmi Durbakayım, “Bağdat Caddesi kalitesini yansıtacak proje için bankalarla özel bir anlaşma yaptık. Concord İstanbul’daki rezidans daireleri 60 ay vadeye kadar kredi kullanarak almak isteyen müşterilere yüzde 0,90, 120 ay vadeye kadar kredi kullanmak isteyenlere ise yüzde 0,99 seviyesinde faiz oranı uygulanacak.” dedi. Projenin ilk etabında satışa sunulacak 1+1 tipi rezidans daireler 307 bin 400 liradan başlıyor. 2+1 tipi rezidans daireler 553 bin 100 liradan, 3+1 tipi rezidans daireler ise 759 bin 800 liradan satışa çıktı. Durbakayım, iki ayrı ada üzerinde de projeye yakında başlayacaklarını açıkladı. Fikirtepe’de yer alan diğer imar adalarından görüşme teklifi geldiğini belirtti. Bu adalardan sadece kendi aralarında en az yüzde 80 oranında fikir birliği yapmış olanlarla anlaşma masasına oturulduğunu ifade etti. Teknikyapı, ürettiği her projeyi satışa çıkarmadan bir gün önce kendi sadık müşterilerine özel bilgilendirmede bulunuyor. Şirketin Başkan Yardımcısı Umut Durbakayım, bir gecede 70 küsur kaparo yatırıldığını söyledi.
Zaman
Ekonomi
05.03.2014
Fikirtepe’dekiilkprojesatışaçıktıFikirtepe’deki ilk proje satışa çıktı
Somali halkı yardımlarınızı unutmayacak
Zaman
15.02.2014
02:02
Terör ve açlığın pençesindeki Somali’de yardım faaliyetleri yürüten Kimse Yok mu, muhtaç insanlara sıcak yemek, ilaç ve giysi gibi yardımlarda bulunurken, açtığı kuyularla su ihtiyacına çare bulmaya çalışıyor. Mogadişu’da kurulan okul ve verilen eğitim bursları ile de ülkenin geleceğine katkı sağlıyor.Sabah gazetesinin 2012 yılından bu yana Somali’ye yardım ulaştırmadığını iddia ettiği Kimse Yok mu Derneği, terör tehdidine rağmen son üç yıldır ülkede verdiği hizmetlerle halkın takdirini kazandı. Ülke genelinde 7 kampta gıda, sağlık ve eğitim gibi alanlarda hizmet götüren Kimse Yok mu, Somali’yi adeta yardım üssüne dönüştürmüş. Sabah’ın, yardım götürülmediğini iddia ettiği başkent Mogadişu’daki kapatılan 7 numaralı kampın eski sorumlusu İbrahim Abdinur Muhammed, “Bize günlük sıcak yemek ve aylık gıda yardımı yaptılar. Somali halkı yaptığınız yardımları unutmayacak.” diyor. Somali Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Abdi Dirshe de gazetenin iftira haberlerine dayanak gösterdiği Kamil Kemal Güller’in kendileriyle çalışmadığını açıkladı. Kimse Yok mu’nun, Mogadişu’da bulunan Seyidka, Sonikey, Hıdaya, Bermuda, Aana ve Dikfer kamplarına düzenli olarak yardımları devam ediyor. Dernek bu kamplara sağlık, eğitim, gıda, elbise, sıcak yemek dağıtımı gibi birçok alanda yardım yapıyor. Kimse Yok mu Yetim Projesi Koordinatörü Orhan Erdoğan, faaliyetlerini, “Sıcak yemek pişirip bunları kamplarda dağıtıyoruz. Kapanmadan önce yedi No’lu kampa da aş götürdük. Tuvaletleri ve banyolar yoktu. İçme suyu yoktu. İnsanlar çok perişan halindeydi. Yemek ve sağlık hizmetleri sunmak amacıyla aşevi ve sağlık merkezi kurduk.” sözleriyle anlatıyor.SOMALİ’DE TAM TEŞEKKÜLLÜ BİR TÜRK HASTANESİDernek, Mogadişu’da inşaatı geçen yıl tamamlanan ve maliyeti yaklaşık 15 milyon TL’yi bulan bir kompleks içinde tam teşekküllü bir hastaneyi, okul, yurt, aşevi, 12 daire ve 3 konut ile birlikte Somalili yardıma muhtaç insanların hizmetine sundu. Yaklaşık 2 ay önce hizmete açılan Deva Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde günde yüzlerce hasta muayene ediliyor. Hastane Başhekimi Dr. İbrahim Gök, hastanenin çok yeni olmasına rağmen çok fazla rağbet gördüğünü belirterek, yakın zamanda tam kapasiteli çalışarak daha fazla insana hizmet edeceklerini söylüyor. Türkiye’de iken Somalililerin durumuna çok üzüldüğünü kaydeden Gök, “İlk fırsatta yurtdışı talebinde bulunarak buraya geldim, çok mutluyum.” diyor. Kompleksin içinde yaklaşık bin 500 kişilik aşevinde yardıma muhtaç insanlara belirli günlerde yemek veriliyor. Aşevinde yılda en az 60 bin kişiye yemek ulaştırılacak. Kimse Yok mu, Ağustos 2011’den bu yana Somali’ye 8 bin 590 ton yardım malzemesi gönderdi. Yardımlar, 7 No’lu kampta da düzenli olarak dağıtıldı. Yüz binden fazla mağdura sağlık ve ilaç yardımında bulunulurken, 495 Somalili öğrencinin eğitim masrafı üstlenildi. Bu amaçla Şubat 2014’e kadar 8 milyon 159 bin TL harcandı. Somali Cumhurbaşkanı Şeyh Şerif Ahmet, 2011’de başkent Mogadişu’daki Kimse Yok mu’nun kurban kesim merkezini ziyaret ederken, derneği üstün hizmet madalyasıyla ödüllendirdi.AÇILAN KUYULARLA 90 BİN KİŞİNİN SU İHTİYACI KARŞILANIYORÜlkede Türkiye’den hayırseverlerin eliyle gönderilen yardımlar su kuyularına da dönüştü. Mogadişu’daki 5 kampa su taşıyan sistemlerle birlikte 42 kuyu açılırken 90 bin kişinin su ihtiyacı karşılandı. Kimse Yok mu gönüllüleri, 100 binden fazla insana poliklinik hizmeti verdi, çok geniş kapsamlı sağlık taramasına imza atıldı. Küçük ve orta dereceli cerrahi müdahaleler, sünnet organizasyonlarının yanı sıra bulaşıcı hastalıklara yönelik de aşılama ve tarama çalışmaları gerçekleştirildi. Yüz binden fazla mağdura ilaç yardımı ulaştırıldı. 4 binden fazla sünnet yapıldı.Somali yardımlarınızı unutmayacakSabah’ın Kimse Yok mu’ya ait olduğunu ve yardım götürülmediğini iddia ettiği başkent Mogadişu’daki 7 No’lu kamp, Birleşmiş Milletler tarafından güvenlik gerekçesiyle 7 ay önce kapatılmış. Kamp içerisinde şimdi sadece boş çadırlardan başka bir şey bulunmuyor. Kampın eski sorumlusu İbrahim Abdinur Muhammed, derneğin o dönem kamp içinde yaklaşık 450 aileye yardım ulaştırdığını açıkladı. Zaman muhabirinin 7 numaralı kampta görüştüğü Muhammed, “Somali halkı yaptığınız yardımları unutmayacak. Bize günlük sıcak yemek ve aylık gıda yardımı yaptılar. Kimse Yok mu’nun getirdiği doktorlar çocuklarımızı tedavi ve sünnet ettiler. İlaç yardımı aldık, kamp içinde tuvalet ve çeşme yaptırdılar. Allah onlardan razı olsun.” diyerek teşekkürlerini iletti.
Zaman
En Çok Okunan
15.02.2014
SomalihalkıyardımlarınızıunutmayacakSomali halkı yardımlarınızı unutmayacak
Somali halkı yardımlarınızı unutmayacak
Zaman
15.02.2014
02:01
Terör ve açlığın pençesindeki Somali’de yardım faaliyetleri yürüten Kimse Yok mu, muhtaç insanlara sıcak yemek, ilaç ve giysi gibi yardımlarda bulunurken, açtığı kuyularla su ihtiyacına çare bulmaya çalışıyor. Mogadişu’da kurulan okul ve verilen eğitim bursları ile de ülkenin geleceğine katkı sağlıyor.Sabah gazetesinin 2012 yılından bu yana Somali’ye yardım ulaştırmadığını iddia ettiği Kimse Yok mu Derneği, terör tehdidine rağmen son üç yıldır ülkede verdiği hizmetlerle halkın takdirini kazandı. Ülke genelinde 7 kampta gıda, sağlık ve eğitim gibi alanlarda hizmet götüren Kimse Yok mu, Somali’yi adeta yardım üssüne dönüştürmüş. Sabah’ın, yardım götürülmediğini iddia ettiği başkent Mogadişu’daki kapatılan 7 numaralı kampın eski sorumlusu İbrahim Abdinur Muhammed, “Bize günlük sıcak yemek ve aylık gıda yardımı yaptılar. Somali halkı yaptığınız yardımları unutmayacak.” diyor. Somali Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Abdi Dirshe de gazetenin iftira haberlerine dayanak gösterdiği Kamil Kemal Güller’in kendileriyle çalışmadığını açıkladı. Kimse Yok mu’nun, Mogadişu’da bulunan Seyidka, Sonikey, Hıdaya, Bermuda, Aana ve Dikfer kamplarına düzenli olarak yardımları devam ediyor. Dernek bu kamplara sağlık, eğitim, gıda, elbise, sıcak yemek dağıtımı gibi birçok alanda yardım yapıyor. Kimse Yok mu Yetim Projesi Koordinatörü Orhan Erdoğan, faaliyetlerini, “Sıcak yemek pişirip bunları kamplarda dağıtıyoruz. Kapanmadan önce yedi No’lu kampa da aş götürdük. Tuvaletleri ve banyolar yoktu. İçme suyu yoktu. İnsanlar çok perişan halindeydi. Yemek ve sağlık hizmetleri sunmak amacıyla aşevi ve sağlık merkezi kurduk.” sözleriyle anlatıyor.SOMALİ’DE TAM TEŞEKKÜLLÜ BİR TÜRK HASTANESİDernek, Mogadişu’da inşaatı geçen yıl tamamlanan ve maliyeti yaklaşık 15 milyon TL’yi bulan bir kompleks içinde tam teşekküllü bir hastaneyi, okul, yurt, aşevi, 12 daire ve 3 konut ile birlikte Somalili yardıma muhtaç insanların hizmetine sundu. Yaklaşık 2 ay önce hizmete açılan Deva Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde günde yüzlerce hasta muayene ediliyor. Hastane Başhekimi Dr. İbrahim Gök, hastanenin çok yeni olmasına rağmen çok fazla rağbet gördüğünü belirterek, yakın zamanda tam kapasiteli çalışarak daha fazla insana hizmet edeceklerini söylüyor. Türkiye’de iken Somalililerin durumuna çok üzüldüğünü kaydeden Gök, “İlk fırsatta yurtdışı talebinde bulunarak buraya geldim, çok mutluyum.” diyor. Kompleksin içinde yaklaşık bin 500 kişilik aşevinde yardıma muhtaç insanlara belirli günlerde yemek veriliyor. Aşevinde yılda en az 60 bin kişiye yemek ulaştırılacak. Kimse Yok mu, Ağustos 2011’den bu yana Somali’ye 8 bin 590 ton yardım malzemesi gönderdi. Yardımlar, 7 No’lu kampta da düzenli olarak dağıtıldı. Yüz binden fazla mağdura sağlık ve ilaç yardımında bulunulurken, 495 Somalili öğrencinin eğitim masrafı üstlenildi. Bu amaçla Şubat 2014’e kadar 8 milyon 159 bin TL harcandı. Somali Cumhurbaşkanı Şeyh Şerif Ahmet, 2011’de başkent Mogadişu’daki Kimse Yok mu’nun kurban kesim merkezini ziyaret ederken, derneği üstün hizmet madalyasıyla ödüllendirdi.AÇILAN KUYULARLA 90 BİN KİŞİNİN SU İHTİYACI KARŞILANIYORÜlkede Türkiye’den hayırseverlerin eliyle gönderilen yardımlar su kuyularına da dönüştü. Mogadişu’daki 5 kampa su taşıyan sistemlerle birlikte 42 kuyu açılırken 90 bin kişinin su ihtiyacı karşılandı. Kimse Yok mu gönüllüleri, 100 binden fazla insana poliklinik hizmeti verdi, çok geniş kapsamlı sağlık taramasına imza atıldı. Küçük ve orta dereceli cerrahi müdahaleler, sünnet organizasyonlarının yanı sıra bulaşıcı hastalıklara yönelik de aşılama ve tarama çalışmaları gerçekleştirildi. Yüz binden fazla mağdura ilaç yardımı ulaştırıldı. 4 binden fazla sünnet yapıldı.Somali yardımlarınızı unutmayacakSabah’ın Kimse Yok mu’ya ait olduğunu ve yardım götürülmediğini iddia ettiği başkent Mogadişu’daki 7 No’lu kamp, Birleşmiş Milletler tarafından güvenlik gerekçesiyle 7 ay önce kapatılmış. Kamp içerisinde şimdi sadece boş çadırlardan başka bir şey bulunmuyor. Kampın eski sorumlusu İbrahim Abdinur Muhammed, derneğin o dönem kamp içinde yaklaşık 450 aileye yardım ulaştırdığını açıkladı. Zaman muhabirinin 7 numaralı kampta görüştüğü Muhammed, “Somali halkı yaptığınız yardımları unutmayacak. Bize günlük sıcak yemek ve aylık gıda yardımı yaptılar. Kimse Yok mu’nun getirdiği doktorlar çocuklarımızı tedavi ve sünnet ettiler. İlaç yardımı aldık, kamp içinde tuvalet ve çeşme yaptırdılar. Allah onlardan razı olsun.” diyerek teşekkürlerini iletti.
Zaman
Dünya
15.02.2014
SomalihalkıyardımlarınızıunutmayacakSomali halkı yardımlarınızı unutmayacak
Somali halkı yardımlarınızı unutmayacak
Zaman
15.02.2014
02:01
Terör ve açlığın pençesindeki Somali’de yardım faaliyetleri yürüten Kimse Yok mu, muhtaç insanlara sıcak yemek, ilaç ve giysi gibi yardımlarda bulunurken, açtığı kuyularla su ihtiyacına çare bulmaya çalışıyor. Mogadişu’da kurulan okul ve verilen eğitim bursları ile de ülkenin geleceğine katkı sağlıyor.Sabah gazetesinin 2012 yılından bu yana Somali’ye yardım ulaştırmadığını iddia ettiği Kimse Yok mu Derneği, terör tehdidine rağmen son üç yıldır ülkede verdiği hizmetlerle halkın takdirini kazandı. Ülke genelinde 7 kampta gıda, sağlık ve eğitim gibi alanlarda hizmet götüren Kimse Yok mu, Somali’yi adeta yardım üssüne dönüştürmüş. Sabah’ın, yardım götürülmediğini iddia ettiği başkent Mogadişu’daki kapatılan 7 numaralı kampın eski sorumlusu İbrahim Abdinur Muhammed, “Bize günlük sıcak yemek ve aylık gıda yardımı yaptılar. Somali halkı yaptığınız yardımları unutmayacak.” diyor. Somali Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Abdi Dirshe de gazetenin iftira haberlerine dayanak gösterdiği Kamil Kemal Güller’in kendileriyle çalışmadığını açıkladı. Kimse Yok mu’nun, Mogadişu’da bulunan Seyidka, Sonikey, Hıdaya, Bermuda, Aana ve Dikfer kamplarına düzenli olarak yardımları devam ediyor. Dernek bu kamplara sağlık, eğitim, gıda, elbise, sıcak yemek dağıtımı gibi birçok alanda yardım yapıyor. Kimse Yok mu Yetim Projesi Koordinatörü Orhan Erdoğan, faaliyetlerini, “Sıcak yemek pişirip bunları kamplarda dağıtıyoruz. Kapanmadan önce yedi No’lu kampa da aş götürdük. Tuvaletleri ve banyolar yoktu. İçme suyu yoktu. İnsanlar çok perişan halindeydi. Yemek ve sağlık hizmetleri sunmak amacıyla aşevi ve sağlık merkezi kurduk.” sözleriyle anlatıyor.SOMALİ’DE TAM TEŞEKKÜLLÜ BİR TÜRK HASTANESİDernek, Mogadişu’da inşaatı geçen yıl tamamlanan ve maliyeti yaklaşık 15 milyon TL’yi bulan bir kompleks içinde tam teşekküllü bir hastaneyi, okul, yurt, aşevi, 12 daire ve 3 konut ile birlikte Somalili yardıma muhtaç insanların hizmetine sundu. Yaklaşık 2 ay önce hizmete açılan Deva Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde günde yüzlerce hasta muayene ediliyor. Hastane Başhekimi Dr. İbrahim Gök, hastanenin çok yeni olmasına rağmen çok fazla rağbet gördüğünü belirterek, yakın zamanda tam kapasiteli çalışarak daha fazla insana hizmet edeceklerini söylüyor. Türkiye’de iken Somalililerin durumuna çok üzüldüğünü kaydeden Gök, “İlk fırsatta yurtdışı talebinde bulunarak buraya geldim, çok mutluyum.” diyor. Kompleksin içinde yaklaşık bin 500 kişilik aşevinde yardıma muhtaç insanlara belirli günlerde yemek veriliyor. Aşevinde yılda en az 60 bin kişiye yemek ulaştırılacak. Kimse Yok mu, Ağustos 2011’den bu yana Somali’ye 8 bin 590 ton yardım malzemesi gönderdi. Yardımlar, 7 No’lu kampta da düzenli olarak dağıtıldı. Yüz binden fazla mağdura sağlık ve ilaç yardımında bulunulurken, 495 Somalili öğrencinin eğitim masrafı üstlenildi. Bu amaçla Şubat 2014’e kadar 8 milyon 159 bin TL harcandı. Somali Cumhurbaşkanı Şeyh Şerif Ahmet, 2011’de başkent Mogadişu’daki Kimse Yok mu’nun kurban kesim merkezini ziyaret ederken, derneği üstün hizmet madalyasıyla ödüllendirdi.AÇILAN KUYULARLA 90 BİN KİŞİNİN SU İHTİYACI KARŞILANIYORÜlkede Türkiye’den hayırseverlerin eliyle gönderilen yardımlar su kuyularına da dönüştü. Mogadişu’daki 5 kampa su taşıyan sistemlerle birlikte 42 kuyu açılırken 90 bin kişinin su ihtiyacı karşılandı. Kimse Yok mu gönüllüleri, 100 binden fazla insana poliklinik hizmeti verdi, çok geniş kapsamlı sağlık taramasına imza atıldı. Küçük ve orta dereceli cerrahi müdahaleler, sünnet organizasyonlarının yanı sıra bulaşıcı hastalıklara yönelik de aşılama ve tarama çalışmaları gerçekleştirildi. Yüz binden fazla mağdura ilaç yardımı ulaştırıldı. 4 binden fazla sünnet yapıldı.Somali yardımlarınızı unutmayacakSabah’ın Kimse Yok mu’ya ait olduğunu ve yardım götürülmediğini iddia ettiği başkent Mogadişu’daki 7 No’lu kamp, Birleşmiş Milletler tarafından güvenlik gerekçesiyle 7 ay önce kapatılmış. Kamp içerisinde şimdi sadece boş çadırlardan başka bir şey bulunmuyor. Kampın eski sorumlusu İbrahim Abdinur Muhammed, derneğin o dönem kamp içinde yaklaşık 450 aileye yardım ulaştırdığını açıkladı. Zaman muhabirinin 7 numaralı kampta görüştüğü Muhammed, “Somali halkı yaptığınız yardımları unutmayacak. Bize günlük sıcak yemek ve aylık gıda yardımı yaptılar. Kimse Yok mu’nun getirdiği doktorlar çocuklarımızı tedavi ve sünnet ettiler. İlaç yardımı aldık, kamp içinde tuvalet ve çeşme yaptırdılar. Allah onlardan razı olsun.” diyerek teşekkürlerini iletti.
Zaman
Ana Sayfa
15.02.2014
SomalihalkıyardımlarınızıunutmayacakSomali halkı yardımlarınızı unutmayacak
Yaparım, Roma'ya da yaparım
Zaman
09.02.2014
02:08
Bahis konusu olan şey alışveriş merkezlerinin yapılmasıdır. (AVM) Cumhurbaşkanımızın Roma gezisinden sonra akla kazınan söylemi şuydu: Şehrin yüzlerce yıllık ihtişamlı binaları, meydanları, sokakları öyle korunmuş ki ne bir gökdelen ne de bir AVM var. Akabinde bazı yazarlar imar faaliyetlerindeki tüm yanlışları Cumhurbaşkanının gördüğünü ve ses çıkarmadığını ima ettiler. Fakat en büyük eksiğimiz olan “planlama” kavramının Cumhurbaşkanının önüne kararlar gelmeden verildiği unutulmuş gibi.İşbu satırları yazan kişi, bazı uluslararası ödüllere sahip, TC Abdullah Gül Üniversitesinin mimari projesinin elde edilmesi ve planlaması hususunda Cumhurbaşkanına danışmanlık yapmıştır. Sadece yeni kampüs değil, Sümerbank Bez Fabrikasının AGÜ kampüsüne dönüştürülmesi işi de bu projelere dahildir. Proje aşamasında ayda 2-3 kez beraber Gül ile çalışma olanağı bulmuştur.Cumhurbaşkanı, partiler üstüdür ve hükümetin yaptıklarını onaylar ya da onaylamaz. İmar faaliyetlerini etkileyen yurt çapındaki kanunların ve İstanbul için verilen yanlış kararların iç yapısını bilmesi her zaman mümkün olmayabilir. İşbu yazı, Roma örneğini de irdeleyerek, kendisini yeniden tam yetkili olarak donatıp, -sözünün dinlendiğini varsayarak- kendisini Cumhurbaşkanı danışmanı ilan eden bir yazarın düşüncelerini içerir.Geçen sene Yunanistanı görmüş ve geçen hafta tüm Kuzey İtalyayı bir kere daha mimari açıdan gezmek durumunda kalmış aynı yazar, Avrupada bize benzeyen milletler arasında Yunanistan ve İtalyanın geldiğini iddia edebilir. Milano, Torino gibi yüksek yapılaşması da olan hatta Cenova gibi yapılaşmaya uygun yeri olmayan (bu yüzden bazı yerleri Karaköye, bazı çarşıları Kadıköye ve hatta Trabzon Çömlekçiye benzetilebilir) hali ile oldukça kendine özgüdür İtalya. Venedik tabii ki ayrı bir yerleşimdir. Fakat en nezih yerler, Verona, (Sirmione dâhil) ve Milanonun kuzeyinde Como Gölü çevresidir.Roma ve Floransa ise tarihi merkezlerdir. Daha da güneye inildiğinde şehirleşme hali farklılaşır. Roma ile Napoli arasında bile çok fark vardır. Güneybatı sahili Amalfi Kıyıları ve Pompei kenti turizm merkezleridir. Daha da güneye inildikçe İtalyada gezilecek yerler de azalır, ekonomi ve şehircilik de farklı hale gelir. Hatta otomobillerin park edilme şekli, kaportalarındaki ezik sayısı bile değişir.Yani İtalyanın kuzeyine gidildikçe, pizzaların hamuru incelir, üzerindeki malzeme artar, güneye gittikçe, hamur şişer, malzeme azalır. Artık klasik olmuş bu ironiyi kenara bırakırsak, Kuzey, ekonomik yönden ve sanatsal açıdan güneyi taşır demek daha doğru. İtalya son günlerde ekonomik konularda zor sınavlar veriyor. Yazarın Kuzey İtalyada ve aynı anda Cumhurbaşkanı Gülün Romada olduğu sırada, emlak vergilerinin ikinci taksitinin ödenip ödenmemesi konusunda büyük tartışmalar, toplantılar yapılıyordu. Onların da dertleri ayrı ayrı, cins cins ve sonu gelmiyor.Romaya gelelim... 2,75 milyon nüfusu ile Roma İstanbuldan 6-7 kat daha tenhadır. İstanbula yaklaşık 10 milyon turist gelirken, (Londraya 20 milyon) Romaya 8-9 milyon arası turist gelir yılda. Kısaca İstanbul ve Roma yaklaşık aynı sayıda turist ağırlar. Peki, Romada gerçekten AVM yok mu?Var, hem de büyük sayılabilecek beş adet AVM var. (Bir tanesinde İtalyanın en büyük sinema salonları var hatta) İstanbulda en son, seksen adet AVM sayısına ulaşıldığı biliniyor. Kural şudur: Yerli nüfusu 500.000e bölersek, gerekli AVM sayısını buluruz. Yani Romada beş adet AVM vardır ama sayı uygundur yani bir şekilde planlıdır. İstanbulda bu kuralı uygulasak, otuz AVM yeterli gelir diyecekken seksen olunca, artık bu tür binalara bir tepki doğması olağan sayılmalı.Cumhurbaşkanı, Romanın tarihi yerlerini gezmiştir. Gezdiği yerler (programını kesin şekilde bilmiyor olsak da) İstanbulun tarihi yarımadası kadar bir bölgedir. Tarihi yarımadada büyük AVM var mıdır? Vardır tabii. Hem de dünyanın egzotik en büyük AVMsi olan Kapalıçarşı.Cumhurbaşkanının bahsettiği AVM türü, Kapalıçarşı değil tabii ki. Uzun lafın kısası İstanbula da İtalya başkanı gelse, o da AVM göremeyebilirdi. Peki Roma ile İstanbul bir mi? Yani Cumhurbaşkanının orayı farklı görmesi bütünüyle yanlış mı? Değil. İstanbul kalabalık. Planlı değil. Hâlâ doğru dürüst bir planı yok. İMP isimli planlama bürosu kapanmıştır. Üçüncü köprü, havalimanı kent planlamasına uygun olup olmadığı bilinmiyor. İstanbulda 250.000den fazla kullanılabilir konut var. Bu yıl 30.000 boş konutun eklenmesi bekleniyor. İspanyada 800.000den fazla konutu olduğundan krize girdi. Krizden kurtulmak için bu yepyeni konutları yıkılması konusu tartışılıyor.Peki tarihi bölgelerde yani şehrin göbeğinde de AVM yapılabilir mi? Haliç Tersanesi ihalesi sonrası akıbetinin ne olacağı tam bilinmiyor. Taksimin tek yeşil alanı, Topçu Kışlası niyetine AVM projesi olarak hayata geçecektir. Belediyeden onanan ve yapı
Zaman
Yorum
09.02.2014
YaparımRomayadayaparımYaparım Romaya da yaparım
Haber Turu
Zaman
23.01.2014
02:06
Deri ceketleri tescillendiTasarımlarında son teknolojiyi kullanarak üretim yapan ve inovatif ürünlere de yatırım yapan DESA, geliştirdiği çift taraflı deri ceket ile Türk Patent Enstitüsü’nden tescil belgesi aldı. Geçtiğimiz yıl en son teknoloji kullanarak yarattığı Super-Thin model deri ceketleri Türk Patent Enstitüsü tarafından tescillenen DESA, bu yıl da çift taraflı deri ceketleri ile aynı belgenin sahibi oldu.Kitapseverlerin mevsimi başladıNT kitapseverlerin daha fazla kitapla buluşmasını amaçladıkları kampanyada 3 kitap alana 1’ini hediye ediyor. 4 yıldan bu yana düzenleyerek geleneksel hale getirilen 3 al 2 öde kampanyası Türkiye’de 67 ilde bulunan NT mağazalarında şubat ayı sonuna kadar devam edecek. Kampanya kültür kitapları, sınavlara hazırlık kitapları, yardımcı ders kitapları ve yabancı dil öğrenim kitaplarını kapsıyor. NT Genel Müdürü Murat Kara, kampanyayı tatilde kitap okumak isteyenler için güzel bir fırsat olarak değerlendiriyor.Tatil hediyesi için seçenek sunacakE-ticaret platformlarından kliksa.com, yarıyılın yaklaşmasıyla tatil fırsatları hazırladı. Kliksa.com’da akıllı telefon, tablet, PC, televizyon, konsol, gitar, bisiklet gibi pek çok ürün indirimli fiyatlarla sunulacak. Ayrıca kliksa.com’un yeni hayata geçirdiği “Hemen Gelsin” hizmetiyle, bazı ürünler belirli bir ücret karşılığında en kısa sürede teslim alınabilecek.Ulaşım kolaylığı dikkat çekiyorSelimoğlu Group imzasıyla İstanbul Kartal’ın yeni projesi Residence Eagle projesinin, inşasına devam ediliyor. Residence Eagle, 20 milyon TL’lik yatırım değeriyle dikkat çekiyor. 17 bin 365 metrekare inşaat alanına sahip proje, 134 konut ve 10 ticari üniteden oluşuyor. 4.193 metrekare arsa üzerinde yükselen Residence Eagle’ın 2.700 metrekaresi peyzaja ayrıldı. Residence Eagle Marmaray ve Sabiha Gökçen Havaalanı’na yakınlığı açısından dikkat çekici bir noktada bulunuyor.Kartal’da 155 bin liraya daireKartal’daki yeni projelerden Residence Eagle, satışa çıktı. Selimoğlu Group’un, 20 milyon liraya yaptığı projede 134 konut ve 10 ticari ünite bulunacak. 52 ile 130 metrekare arasında değişen daireler şu günlerde tanıtıma özel 155 bin liradan başlayan fiyatlarla satışa sunuldu. 2014’ün sonunda Marmaray’ın devamı niteliğinde oluşturulacak Ayrılık Çeşme–Pendik hattı istasyonuna 2 dakika mesafede konumlanan proje, Sabiha Gökçen Havaalanı’na 10 dakika uzaklıkta.
Zaman
Ekonomi
23.01.2014
HaberTuruHaber Turu
PLANSIZ BÜYÜME İSTANBUL'U KİLİTLEDİ
Zaman
19.01.2014
02:16
Nüfusu 13 milyonu aşan İstanbul’da trafik karmaşası her geçen gün büyüyor. Uzmanlar zaman zaman durma noktasına gelen trafiği, engellenemeyen plansız yapılaşmaya bağlıyor.Özellikle ulaşımın iki önemli aksı TEM Otoyolu ile D-100 (E-5) Karayolu’nun çevresinde yükselen çok katlı konut, işyeri projeleri, alışveriş merkezleri, üniversite ve hastaneler milyonları bu iki yolun etrafına kilitliyor. İstanbul’daki 95 km’lik E-5 Karayolu üzerinde 80’in üzerinde büyük konut projesi ve AVM bulunuyor. TEM çevresinde, 2008’den sonra ilçe olan Esenyurt, Başakşehir, Sultangazi, Sarıgazi, Ataşehir’de nüfusun artmasına paralel olarak konut projelerinde de patlama yaşanıyor. Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Semih Tezcan, İstanbul’da plansız yapılaşma çılgınlığı yaşandığını söylüyor ve her boş görülen arsaya yüksek katlı bina yapılmasının İstanbul’u çıkmazın, keşmekeşin içine ittiğini ifade ediyor. Mimar Korhan Gümüş ise “Avrupa’nın birçok bölgesinde trafik sıkışıklığı yok. Buraların nüfus yoğunluğu İstanbul’dan daha fazla. Mesele nüfus yoğunluğu değil. Önemli olan, kentin içindeki dengenin sağlanması ve planlı yerleşimin olması.” ifadelerini kullanıyor.Dünyanın önde gelen navigasyon şirketlerinden TomTom’un araştırmasına göre 2012 trafik sıkışıklığı endeksinde yüzde 66’yla Moskova birinci olurken, İstanbul yüzde 55’le ikinci sırayı aldı. İstanbullular günde 30 dakikalık yolculuk için bir yılda toplam 118 saat zaman kaybediyor; normalde 1 saatlik mesafeyi trafik sıkışıklığı dolayısıyla ortalama 2 saat 4 dakikada alabiliyor. Uzmanlar, bu duruma gerekçe olarak, İstanbul’da nüfus artış hızıyla ulaşım altyapısının aynı oranda artmamasına dikkat çekiyor ve şehrin artık plansız bir şekilde büyümemesi gerektiğini belirtiyor. Rakamlar da İstanbul’un son on yıldaki plansız büyümesini gözler önüne seriyor.2000 yılında 10 milyon olan İstanbul’un nüfusu 2012 yılı sonu itibarıyla resmi verilere göre 13 milyon 854 bine çıktı. Resmi olmayan rakamlara göre ise İstanbul’un nüfusu 15 milyonu aşıyor. Son on yılda ivme kazanan konut projeleri, bazı ilçelerin nüfuslarının orantısız bir şekilde artmasına sebep oldu. Ulaşım altyapısı da yetersiz kalınca trafik sorununu beraberinde getirdi. Beylikdüzü, Avcılar, Başakşehir, Sultangazi, Sarıgazi, Ataşehir, Ümraniye ve Pendik kontrolsüz yapılaşmaya bağlı olarak trafiğin arttığı ilçelerin başında geliyor. İstanbul’un yeni ilçelerinden Beylikdüzü’ndeki nüfus son 20 yılda neredeyse 10 kat arttı. 1990’lı yıllarda sadece 2 bin kişinin yaşadığı bölgedeki nüfus bugün 233 bine ulaştı. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde Beylikdüzü E-5 güzergahındaki trafikte ciddi sıkışmalar yaşanıyor. 2008’de ilçe olan Başakşehir’de de konut projeleri hızla artarken, nüfus da aynı paralellikte yukarı yönlü seyrediyor. Bölgede sayıları her geçen gün artan toplu konut projeleri trafiğe yoğunluk olarak yansıyor. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı 1 milyonluk şehrin de Başakşehir-Kayaşehir bölgesine kurulacak olması buradaki trafik yükünü ikiye katlayacak. Aynı şekilde Avcılar’da da mantar gibi çoğalan konut projeleriyle birlikte 2000 yılında 233 bin olan nüfus 2012’de 395 bine çıktı. Metrobüsle 15 dakika süren Avcılar-Bahçelievler arası yolculuk özel araçla sabah ve akşam saatlerinde 1 saati geçiyor. 2008’de ilçe olan Esenyurt’ta da durum farklı değil. Konut projeleri hız kesmeden artmaya devam ediyor. 2011’de 446 bin olan ilçe nüfusu 2012’de 553 bine ulaştı.İstanbul’un Anadolu yakasında da durum farksız. Çok sayıda gayrimenkul firmasının konut projelerine ev sahipliği yapan Ataşehir, İstanbul Finans Merkezi projesiyle popülaritesini en üst noktalara taşıyacak ilçelerden biri. Birçok prestijli projenin yapıldığı Ataşehir’in nüfusu 2012’de 387 bin 502’ye kadar ulaştı. 2000’li yılların başında nüfusu 37 bin olan Çekmeköy’ün de 2011 yılındaki nüfusu 183 bini buldu. Pendik’in nüfusu da 2000’de 383 bin kişiyken 2012’de 625 bini aştı.TEM trafiğini çok katlı yapılaşmalar sıkıştırıyorFatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden Bahçeşehir’e uzanan TEM otoyolu üzerinde 20’nin üzerinde büyük gayrimenkul projesi hızla ilerliyor. Yol kenarındaki bu projelerin bitmesiyle bölgeye 100 bin nüfus eklenecek. Daha içteki projelerle bu rakam 500 bin kişiyi bulacak. Kanal İstanbul ve 3. havalimanı projeleriyle birlikte yeni kurulması planlanan bir milyonluk şehir de eklendiğinde bölgede ciddi bir nüfus artışı olacak. Durma noktasına gelen TEM trafiğine yeni yükler binmek üzere.E-5 karayolu üzerinde 80’in üzerinde AVM ve büyük konut projeleri varİstanbul’un ana ulaşım ağı olan E-5 Karayolu üzerinde hızla yüksel
Zaman
En Çok Okunan
19.01.2014
PLANSIZBÜYÜMEİSTANBULUKİLİTLEDİPLANSIZ BÜYÜME İSTANBULU KİLİTLEDİ
PLANSIZ BÜYÜME İSTANBUL'U KİLİTLEDİ
Zaman
19.01.2014
02:10
Nüfusu 13 milyonu aşan İstanbul’da trafik karmaşası her geçen gün büyüyor. Uzmanlar zaman zaman durma noktasına gelen trafiği, engellenemeyen plansız yapılaşmaya bağlıyor.Özellikle ulaşımın iki önemli aksı TEM Otoyolu ile D-100 (E-5) Karayolu’nun çevresinde yükselen çok katlı konut, işyeri projeleri, alışveriş merkezleri, üniversite ve hastaneler milyonları bu iki yolun etrafına kilitliyor. İstanbul’daki 95 km’lik E-5 Karayolu üzerinde 80’in üzerinde büyük konut projesi ve AVM bulunuyor. TEM çevresinde, 2008’den sonra ilçe olan Esenyurt, Başakşehir, Sultangazi, Sarıgazi, Ataşehir’de nüfusun artmasına paralel olarak konut projelerinde de patlama yaşanıyor. Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Semih Tezcan, İstanbul’da plansız yapılaşma çılgınlığı yaşandığını söylüyor ve her boş görülen arsaya yüksek katlı bina yapılmasının İstanbul’u çıkmazın, keşmekeşin içine ittiğini ifade ediyor. Mimar Korhan Gümüş ise “Avrupa’nın birçok bölgesinde trafik sıkışıklığı yok. Buraların nüfus yoğunluğu İstanbul’dan daha fazla. Mesele nüfus yoğunluğu değil. Önemli olan, kentin içindeki dengenin sağlanması ve planlı yerleşimin olması.” ifadelerini kullanıyor.Dünyanın önde gelen navigasyon şirketlerinden TomTom’un araştırmasına göre 2012 trafik sıkışıklığı endeksinde yüzde 66’yla Moskova birinci olurken, İstanbul yüzde 55’le ikinci sırayı aldı. İstanbullular günde 30 dakikalık yolculuk için bir yılda toplam 118 saat zaman kaybediyor; normalde 1 saatlik mesafeyi trafik sıkışıklığı dolayısıyla ortalama 2 saat 4 dakikada alabiliyor. Uzmanlar, bu duruma gerekçe olarak, İstanbul’da nüfus artış hızıyla ulaşım altyapısının aynı oranda artmamasına dikkat çekiyor ve şehrin artık plansız bir şekilde büyümemesi gerektiğini belirtiyor. Rakamlar da İstanbul’un son on yıldaki plansız büyümesini gözler önüne seriyor.2000 yılında 10 milyon olan İstanbul’un nüfusu 2012 yılı sonu itibarıyla resmi verilere göre 13 milyon 854 bine çıktı. Resmi olmayan rakamlara göre ise İstanbul’un nüfusu 15 milyonu aşıyor. Son on yılda ivme kazanan konut projeleri, bazı ilçelerin nüfuslarının orantısız bir şekilde artmasına sebep oldu. Ulaşım altyapısı da yetersiz kalınca trafik sorununu beraberinde getirdi. Beylikdüzü, Avcılar, Başakşehir, Sultangazi, Sarıgazi, Ataşehir, Ümraniye ve Pendik kontrolsüz yapılaşmaya bağlı olarak trafiğin arttığı ilçelerin başında geliyor. İstanbul’un yeni ilçelerinden Beylikdüzü’ndeki nüfus son 20 yılda neredeyse 10 kat arttı. 1990’lı yıllarda sadece 2 bin kişinin yaşadığı bölgedeki nüfus bugün 233 bine ulaştı. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde Beylikdüzü E-5 güzergahındaki trafikte ciddi sıkışmalar yaşanıyor. 2008’de ilçe olan Başakşehir’de de konut projeleri hızla artarken, nüfus da aynı paralellikte yukarı yönlü seyrediyor. Bölgede sayıları her geçen gün artan toplu konut projeleri trafiğe yoğunluk olarak yansıyor. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı 1 milyonluk şehrin de Başakşehir-Kayaşehir bölgesine kurulacak olması buradaki trafik yükünü ikiye katlayacak. Aynı şekilde Avcılar’da da mantar gibi çoğalan konut projeleriyle birlikte 2000 yılında 233 bin olan nüfus 2012’de 395 bine çıktı. Metrobüsle 15 dakika süren Avcılar-Bahçelievler arası yolculuk özel araçla sabah ve akşam saatlerinde 1 saati geçiyor. 2008’de ilçe olan Esenyurt’ta da durum farklı değil. Konut projeleri hız kesmeden artmaya devam ediyor. 2011’de 446 bin olan ilçe nüfusu 2012’de 553 bine ulaştı.İstanbul’un Anadolu yakasında da durum farksız. Çok sayıda gayrimenkul firmasının konut projelerine ev sahipliği yapan Ataşehir, İstanbul Finans Merkezi projesiyle popülaritesini en üst noktalara taşıyacak ilçelerden biri. Birçok prestijli projenin yapıldığı Ataşehir’in nüfusu 2012’de 387 bin 502’ye kadar ulaştı. 2000’li yılların başında nüfusu 37 bin olan Çekmeköy’ün de 2011 yılındaki nüfusu 183 bini buldu. Pendik’in nüfusu da 2000’de 383 bin kişiyken 2012’de 625 bini aştı.TEM trafiğini çok katlı yapılaşmalar sıkıştırıyorFatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden Bahçeşehir’e uzanan TEM otoyolu üzerinde 20’nin üzerinde büyük gayrimenkul projesi hızla ilerliyor. Yol kenarındaki bu projelerin bitmesiyle bölgeye 100 bin nüfus eklenecek. Daha içteki projelerle bu rakam 500 bin kişiyi bulacak. Kanal İstanbul ve 3. havalimanı projeleriyle birlikte yeni kurulması planlanan bir milyonluk şehir de eklendiğinde bölgede ciddi bir nüfus artışı olacak. Durma noktasına gelen TEM trafiğine yeni yükler binmek üzere.E-5 karayolu üzerinde 80’in üzerinde AVM ve büyük konut projeleri varİstanbul’un ana ulaşım ağı olan E-5 Karayolu üzerinde hızla yüksel
Zaman
Güncel
19.01.2014
PLANSIZBÜYÜMEİSTANBULUKİLİTLEDİPLANSIZ BÜYÜME İSTANBULU KİLİTLEDİ
PLANSIZ BÜYÜME İSTANBUL'U KİLİTLEDİ
Zaman
19.01.2014
02:10
Nüfusu 13 milyonu aşan İstanbul’da trafik karmaşası her geçen gün büyüyor. Uzmanlar zaman zaman durma noktasına gelen trafiği, engellenemeyen plansız yapılaşmaya bağlıyor.Özellikle ulaşımın iki önemli aksı TEM Otoyolu ile D-100 (E-5) Karayolu’nun çevresinde yükselen çok katlı konut, işyeri projeleri, alışveriş merkezleri, üniversite ve hastaneler milyonları bu iki yolun etrafına kilitliyor. İstanbul’daki 95 km’lik E-5 Karayolu üzerinde 80’in üzerinde büyük konut projesi ve AVM bulunuyor. TEM çevresinde, 2008’den sonra ilçe olan Esenyurt, Başakşehir, Sultangazi, Sarıgazi, Ataşehir’de nüfusun artmasına paralel olarak konut projelerinde de patlama yaşanıyor. Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Semih Tezcan, İstanbul’da plansız yapılaşma çılgınlığı yaşandığını söylüyor ve her boş görülen arsaya yüksek katlı bina yapılmasının İstanbul’u çıkmazın, keşmekeşin içine ittiğini ifade ediyor. Mimar Korhan Gümüş ise “Avrupa’nın birçok bölgesinde trafik sıkışıklığı yok. Buraların nüfus yoğunluğu İstanbul’dan daha fazla. Mesele nüfus yoğunluğu değil. Önemli olan, kentin içindeki dengenin sağlanması ve planlı yerleşimin olması.” ifadelerini kullanıyor.Dünyanın önde gelen navigasyon şirketlerinden TomTom’un araştırmasına göre 2012 trafik sıkışıklığı endeksinde yüzde 66’yla Moskova birinci olurken, İstanbul yüzde 55’le ikinci sırayı aldı. İstanbullular günde 30 dakikalık yolculuk için bir yılda toplam 118 saat zaman kaybediyor; normalde 1 saatlik mesafeyi trafik sıkışıklığı dolayısıyla ortalama 2 saat 4 dakikada alabiliyor. Uzmanlar, bu duruma gerekçe olarak, İstanbul’da nüfus artış hızıyla ulaşım altyapısının aynı oranda artmamasına dikkat çekiyor ve şehrin artık plansız bir şekilde büyümemesi gerektiğini belirtiyor. Rakamlar da İstanbul’un son on yıldaki plansız büyümesini gözler önüne seriyor.2000 yılında 10 milyon olan İstanbul’un nüfusu 2012 yılı sonu itibarıyla resmi verilere göre 13 milyon 854 bine çıktı. Resmi olmayan rakamlara göre ise İstanbul’un nüfusu 15 milyonu aşıyor. Son on yılda ivme kazanan konut projeleri, bazı ilçelerin nüfuslarının orantısız bir şekilde artmasına sebep oldu. Ulaşım altyapısı da yetersiz kalınca trafik sorununu beraberinde getirdi. Beylikdüzü, Avcılar, Başakşehir, Sultangazi, Sarıgazi, Ataşehir, Ümraniye ve Pendik kontrolsüz yapılaşmaya bağlı olarak trafiğin arttığı ilçelerin başında geliyor. İstanbul’un yeni ilçelerinden Beylikdüzü’ndeki nüfus son 20 yılda neredeyse 10 kat arttı. 1990’lı yıllarda sadece 2 bin kişinin yaşadığı bölgedeki nüfus bugün 233 bine ulaştı. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde Beylikdüzü E-5 güzergahındaki trafikte ciddi sıkışmalar yaşanıyor. 2008’de ilçe olan Başakşehir’de de konut projeleri hızla artarken, nüfus da aynı paralellikte yukarı yönlü seyrediyor. Bölgede sayıları her geçen gün artan toplu konut projeleri trafiğe yoğunluk olarak yansıyor. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı 1 milyonluk şehrin de Başakşehir-Kayaşehir bölgesine kurulacak olması buradaki trafik yükünü ikiye katlayacak. Aynı şekilde Avcılar’da da mantar gibi çoğalan konut projeleriyle birlikte 2000 yılında 233 bin olan nüfus 2012’de 395 bine çıktı. Metrobüsle 15 dakika süren Avcılar-Bahçelievler arası yolculuk özel araçla sabah ve akşam saatlerinde 1 saati geçiyor. 2008’de ilçe olan Esenyurt’ta da durum farklı değil. Konut projeleri hız kesmeden artmaya devam ediyor. 2011’de 446 bin olan ilçe nüfusu 2012’de 553 bine ulaştı.İstanbul’un Anadolu yakasında da durum farksız. Çok sayıda gayrimenkul firmasının konut projelerine ev sahipliği yapan Ataşehir, İstanbul Finans Merkezi projesiyle popülaritesini en üst noktalara taşıyacak ilçelerden biri. Birçok prestijli projenin yapıldığı Ataşehir’in nüfusu 2012’de 387 bin 502’ye kadar ulaştı. 2000’li yılların başında nüfusu 37 bin olan Çekmeköy’ün de 2011 yılındaki nüfusu 183 bini buldu. Pendik’in nüfusu da 2000’de 383 bin kişiyken 2012’de 625 bini aştı.TEM trafiğini çok katlı yapılaşmalar sıkıştırıyorFatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden Bahçeşehir’e uzanan TEM otoyolu üzerinde 20’nin üzerinde büyük gayrimenkul projesi hızla ilerliyor. Yol kenarındaki bu projelerin bitmesiyle bölgeye 100 bin nüfus eklenecek. Daha içteki projelerle bu rakam 500 bin kişiyi bulacak. Kanal İstanbul ve 3. havalimanı projeleriyle birlikte yeni kurulması planlanan bir milyonluk şehir de eklendiğinde bölgede ciddi bir nüfus artışı olacak. Durma noktasına gelen TEM trafiğine yeni yükler binmek üzere.E-5 karayolu üzerinde 80’in üzerinde AVM ve büyük konut projeleri varİstanbul’un ana ulaşım ağı olan E-5 Karayolu üzerinde hızla yüksel
Zaman
Ana Sayfa
19.01.2014
PLANSIZBÜYÜMEİSTANBULUKİLİTLEDİPLANSIZ BÜYÜME İSTANBULU KİLİTLEDİ
Bugün gündemde neler var?
Zaman
03.01.2014
09:45
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Libya Başbakanı Ali Zeydan ve heyetini Çankaya Köşkünde kabul edecek. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslamı kabul edecek olan Gül, daha sonra özel bir televizyonun canlı yayınına konuk olacak. (10.45-14.00-20.00-Ankara)-Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Libya Başbakanı Ali Zidan ile Dolmabahçe ofiste bir araya gelecek ve ardından ortak basın toplantısı düzenlenecek. Erdoğan, Zidan onuruna akşam yemeği verecek. (16.00/18.00/18.30-İstanbul)-TBMM Başkanı Cemil Çiçek, basın temsilcileri ile Mecliste kahvaltı yapacak. (10.00-Ankara)POLİTİKA-Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Başbakanlık muhabirleriyle TRT Genel Müdürlüğünde kahvaltılı toplantı yapacak. (10.00-Ankara) -Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Tekirdağdaki ziyaret ardından Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği Bölgesel Sanayi Toplantısına katılacak. (10.30-14.00-Tekirdağ)-Millî Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Millî Eğitim Bakanlığı ile Türkiye Yeşilay Cemiyeti arasında düzenlenen Bağımlılıkla Mücadele Eğitimi Projesi uygulama protokolü imza törenine katılacak. (10.30-İstanbul) -CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bartın Spor Salonunda CHP adaylarını tanıtacak ve Bartın Merkez Seçim Lokalinin açılış törenine katılacak. (14.00-15.30-Bartın) -CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, BDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani, TBMMde basın toplantısı düzenleyecek. (11.30-13.00-Ankara) -BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Memur Sen Konfederasyonuna bağlı Ulaştırma Memur Sen Genel Başkanı Fatih Korukoğlu ve heyetini, genel merkezdeki makamında kabul edecek. (14.00-Ankara)-Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Kayseride başkan adaylarının tanıtım toplantısına katılacak. Kamalak, Kayseri Ticaret Odası, Kayseri Barosunu ziyaret edecek, basın mensuplarıyla yemekte bir araya gelecek ve aday tanıtım programına katılacak. (14.00-18.00-Kayseri)DÜNYA-Pakistanın eski Genelkurmay ve Devlet Başkanı Pervez Müşerrefin, kalp krizi geçirdiği ve durumunun ciddiyetini koruduğu belirtiliyor. Gelişmeler takip edilcek. (İslamabad)-Mısırda, Müslüman Kardeşler Teşkilatının üyeleri hakkındaki gözaltı ve yargılamalar ile darbe karşıtı gösteriler takip ediliyor. (Kahire) GÜNCEL-Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, baronun Balgattaki merkezinde Ergenekon ve Balyoz davalarının yeniden görüşülmesi ve gündemdeki konuları değerlendiren basın toplantısı düzenleyecek.(11.00-Ankara)-KESK, DİSK, TMMOB yolsuzluk operasyonunu protesto için Setbaşında toplanıp Heykele yürüyecek. (19.00-Bursa)-Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformu, 17 Aralık operasyonu ve sonrasında yaşanan süreçle ilgili Cuma namazı çıkışında basın açıklaması yapacak. (13.00-Bursa)-Bankanın yönlendirmesiyle konut kredisini Japon yeni üzerinden kullanan İsa Yaşanın 670 TL aylık taksidi, dövizdeki dalgalanmayla bin 435 TLye çıktı. TÜDEFin açtığı 2 yıl süren Uyarlama Davasının sonucuyla ilgili açıklama yapılacak. (11.30-Bursa)SPOR-Trabzonspor Teknik Direktörü Mustafa Reşit Akçay, Mehmet Ali Yılmaz Tesislerinde basın toplantısı düzenleyecek. (10.00-Trabzon)(CİHAN)
Zaman
Son Dakika
03.01.2014
Bugüngündemdenelervar?Bugün gündemde neler var?
Bugün gündemde neler var?
Zaman
03.01.2014
09:45
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Libya Başbakanı Ali Zeydan ve heyetini Çankaya Köşkünde kabul edecek. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslamı kabul edecek olan Gül, daha sonra özel bir televizyonun canlı yayınına konuk olacak. (10.45-14.00-20.00-Ankara)-Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Libya Başbakanı Ali Zidan ile Dolmabahçe ofiste bir araya gelecek ve ardından ortak basın toplantısı düzenlenecek. Erdoğan, Zidan onuruna akşam yemeği verecek. (16.00/18.00/18.30-İstanbul)-TBMM Başkanı Cemil Çiçek, basın temsilcileri ile Mecliste kahvaltı yapacak. (10.00-Ankara)POLİTİKA-Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Başbakanlık muhabirleriyle TRT Genel Müdürlüğünde kahvaltılı toplantı yapacak. (10.00-Ankara) -Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Tekirdağdaki ziyaret ardından Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği Bölgesel Sanayi Toplantısına katılacak. (10.30-14.00-Tekirdağ)-Millî Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Millî Eğitim Bakanlığı ile Türkiye Yeşilay Cemiyeti arasında düzenlenen Bağımlılıkla Mücadele Eğitimi Projesi uygulama protokolü imza törenine katılacak. (10.30-İstanbul) -CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bartın Spor Salonunda CHP adaylarını tanıtacak ve Bartın Merkez Seçim Lokalinin açılış törenine katılacak. (14.00-15.30-Bartın) -CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, BDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani, TBMMde basın toplantısı düzenleyecek. (11.30-13.00-Ankara) -BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Memur Sen Konfederasyonuna bağlı Ulaştırma Memur Sen Genel Başkanı Fatih Korukoğlu ve heyetini, genel merkezdeki makamında kabul edecek. (14.00-Ankara)-Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Kayseride başkan adaylarının tanıtım toplantısına katılacak. Kamalak, Kayseri Ticaret Odası, Kayseri Barosunu ziyaret edecek, basın mensuplarıyla yemekte bir araya gelecek ve aday tanıtım programına katılacak. (14.00-18.00-Kayseri)DÜNYA-Pakistanın eski Genelkurmay ve Devlet Başkanı Pervez Müşerrefin, kalp krizi geçirdiği ve durumunun ciddiyetini koruduğu belirtiliyor. Gelişmeler takip edilcek. (İslamabad)-Mısırda, Müslüman Kardeşler Teşkilatının üyeleri hakkındaki gözaltı ve yargılamalar ile darbe karşıtı gösteriler takip ediliyor. (Kahire) GÜNCEL-Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, baronun Balgattaki merkezinde Ergenekon ve Balyoz davalarının yeniden görüşülmesi ve gündemdeki konuları değerlendiren basın toplantısı düzenleyecek.(11.00-Ankara)-KESK, DİSK, TMMOB yolsuzluk operasyonunu protesto için Setbaşında toplanıp Heykele yürüyecek. (19.00-Bursa)-Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformu, 17 Aralık operasyonu ve sonrasında yaşanan süreçle ilgili Cuma namazı çıkışında basın açıklaması yapacak. (13.00-Bursa)-Bankanın yönlendirmesiyle konut kredisini Japon yeni üzerinden kullanan İsa Yaşanın 670 TL aylık taksidi, dövizdeki dalgalanmayla bin 435 TLye çıktı. TÜDEFin açtığı 2 yıl süren Uyarlama Davasının sonucuyla ilgili açıklama yapılacak. (11.30-Bursa)SPOR-Trabzonspor Teknik Direktörü Mustafa Reşit Akçay, Mehmet Ali Yılmaz Tesislerinde basın toplantısı düzenleyecek. (10.00-Trabzon)(CİHAN)
Zaman
Ana Sayfa
03.01.2014
Bugüngündemdenelervar?Bugün gündemde neler var?
Yeni yolsuzluk dosyasının ekonomik boyutu 100 milyar dolar
Zaman
27.12.2013
02:02
Gündeme bomba gibi düşen yeni rüşvet, yolsuzluk ve ihaleye fesat karıştırma soruşturmasına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Turan Çolakkadı müdahale etti.Aralarında ünlü işadamları, üst düzey bürokratlar ve Başbakan Erdoğan’ın yakınlarının da bulunduğu ileri sürülen 30 kişi hakkında mahkemede gözaltı kararı çıkaran TMK 10. madde ile yetkili savcı Muammer Akkaş, 2012 Mart ayından beri yürüttüğü soruşturmadan el çektirildi. Dosyada yaklaşık 100 milyar liralık yolsuzluk tespit edildiği ileri sürülmüştü. Akkaş’ın el çektirildiği soruşturma dosyasının, TMK Savcısı İdris Kurt’a verileceği ileri sürüldü. Öte yandan soruşturmadan alınan Muammer Akkaş’ın 30 kişi hakkında çıkardığı gözaltı kararı polis tarafından halen işleme konulmadı. Savcı adli amiri olmasına karşın kolluk kuvveti olan polis, 2 gündür kendisine verilen emri yerine getirmiyor.İŞTE İDDİALARDAN BAZILARIİstanbul Etiler’de değeri 1 milyar doları bulan Polis Okulu arazisi 460 milyon dolara bir şirkete ihalesiz satıldı. Araziye yapılacak konut ile zararın birkaç milyar doları bulacağı hesaplandı.Söz konusu şirket, Orman Bakanlığı’nın maden için izin vermediği İstanbul Sultanbeyli Paşaköy orman sahasında bulunan maden arazisine bir ayda işletme izni aldı. 10 milyar dolarlık maden işletme izni karşılığında işletme sahibine ödeme yapılmadan yüzde 50 hisse ile ortak olundu. Daha sonra ise işletme sahibi ortaklıktan çıkarıldı ve şirket, işletmeye tamamen el koydu.Bir medya grubunun elinde bulunan yazılı ve görsel medya organlarının satın alınması için bazı işadamlarından 100’er milyon dolar para toplandı.Pendik Üçağaç mevkii civarında bulunan 249 parseldeki arazinin Kadıköy 3. İcra İflas Müdürlüğü’nden pazarlık sureti ile satışı gerçekleştirildi. İhaleye çıkmadan önce fason şirketler kuruldu ve ihaleye bunlar girdi.İzmir Urla Zeytineli dolaylarındaki bir arazi tamamen usulsüz şekilde 1. derece sit alanından 3. derece sit alanı haline getirildi. Arazi henüz imara açılmadan bina yapılmaya başlandı.Mecidiyeköy-Mahmutbey Metro Hattı ihalesine fesat karıştırıldı. İhale tarihinden birkaç gün önce bazı şirketlerin yöneticileri bir araya gelerek ihalede verilecek teklifleri birlikte kararlaştırdı.Planlanan 14 termik santral, özelleştirme kapsamından çıkarıldı ve yenilenmesi için bir şirkete ihale edildi.İmar sorunu yaşayan işadamlarına rüşvet karşılığında yardımcı olundu.Bir vakfa usulsüz şekilde ve siyasi nüfuz kullanılarak kamu arazileri devredildi. Bunlar arasında İGDAŞ ve İETT’ye ait araziler de yer aldı. Vakfa devredilen bir başka kamu arazisine otel yapılmak istenmesi üzerine, araziye sınır özel bir arazi tehditle satın alınmak istendi.TCDD tarafından Marmaray projesi dahilinde olan Yenikapı istasyonunda yapılacak ‘Büfe-Büvet-Cafe’ işletmelerinin ihaleyle kiralanmasına fesat karıştırıldı. Bu sırada savcılık takibine dair şüpheler TİB üzerinden doğrulatıldı ve faaliyetlere ara verildi.Ankara-İstanbul Hızlı Treni ile ilgili bir ihalede gizli kalması gereken bilgilere ulaşıldı ve ihaleye fesat karıştırıldı.
Zaman
Güncel
27.12.2013
Yeniyolsuzlukdosyasınınekonomikboyutu100milyardolarYeni yolsuzluk dosyasının ekonomik boyutu 100 milyar dolar
Yeni yolsuzluk dosyasının ekonomik boyutu 100 milyar dolar
Zaman
27.12.2013
01:52
Gündeme bomba gibi düşen yeni rüşvet, yolsuzluk ve ihaleye fesat karıştırma soruşturmasına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Turan Çolakkadı müdahale etti.Aralarında ünlü işadamları, üst düzey bürokratlar ve Başbakan Erdoğan’ın yakınlarının da bulunduğu ileri sürülen 30 kişi hakkında mahkemede gözaltı kararı çıkaran TMK 10. madde ile yetkili savcı Muammer Akkaş, 2012 Mart ayından beri yürüttüğü soruşturmadan el çektirildi. Dosyada yaklaşık 100 milyar liralık yolsuzluk tespit edildiği ileri sürülmüştü. Akkaş’ın el çektirildiği soruşturma dosyasının, TMK Savcısı İdris Kurt’a verileceği ileri sürüldü. Öte yandan soruşturmadan alınan Muammer Akkaş’ın 30 kişi hakkında çıkardığı gözaltı kararı polis tarafından halen işleme konulmadı. Savcı adli amiri olmasına karşın kolluk kuvveti olan polis, 2 gündür kendisine verilen emri yerine getirmiyor.İŞTE İDDİALARDAN BAZILARIİstanbul Etiler’de değeri 1 milyar doları bulan Polis Okulu arazisi 460 milyon dolara bir şirkete ihalesiz satıldı. Araziye yapılacak konut ile zararın birkaç milyar doları bulacağı hesaplandı.Söz konusu şirket, Orman Bakanlığı’nın maden için izin vermediği İstanbul Sultanbeyli Paşaköy orman sahasında bulunan maden arazisine bir ayda işletme izni aldı. 10 milyar dolarlık maden işletme izni karşılığında işletme sahibine ödeme yapılmadan yüzde 50 hisse ile ortak olundu. Daha sonra ise işletme sahibi ortaklıktan çıkarıldı ve şirket, işletmeye tamamen el koydu.Bir medya grubunun elinde bulunan yazılı ve görsel medya organlarının satın alınması için bazı işadamlarından 100’er milyon dolar para toplandı.Pendik Üçağaç mevkii civarında bulunan 249 parseldeki arazinin Kadıköy 3. İcra İflas Müdürlüğü’nden pazarlık sureti ile satışı gerçekleştirildi. İhaleye çıkmadan önce fason şirketler kuruldu ve ihaleye bunlar girdi.İzmir Urla Zeytineli dolaylarındaki bir arazi tamamen usulsüz şekilde 1. derece sit alanından 3. derece sit alanı haline getirildi. Arazi henüz imara açılmadan bina yapılmaya başlandı.Mecidiyeköy-Mahmutbey Metro Hattı ihalesine fesat karıştırıldı. İhale tarihinden birkaç gün önce bazı şirketlerin yöneticileri bir araya gelerek ihalede verilecek teklifleri birlikte kararlaştırdı.Planlanan 14 termik santral, özelleştirme kapsamından çıkarıldı ve yenilenmesi için bir şirkete ihale edildi.İmar sorunu yaşayan işadamlarına rüşvet karşılığında yardımcı olundu.Bir vakfa usulsüz şekilde ve siyasi nüfuz kullanılarak kamu arazileri devredildi. Bunlar arasında İGDAŞ ve İETT’ye ait araziler de yer aldı. Vakfa devredilen bir başka kamu arazisine otel yapılmak istenmesi üzerine, araziye sınır özel bir arazi tehditle satın alınmak istendi.TCDD tarafından Marmaray projesi dahilinde olan Yenikapı istasyonunda yapılacak ‘Büfe-Büvet-Cafe’ işletmelerinin ihaleyle kiralanmasına fesat karıştırıldı. Bu sırada savcılık takibine dair şüpheler TİB üzerinden doğrulatıldı ve faaliyetlere ara verildi.Ankara-İstanbul Hızlı Treni ile ilgili bir ihalede gizli kalması gereken bilgilere ulaşıldı ve ihaleye fesat karıştırıldı.
Zaman
Ana Sayfa
27.12.2013
Yeniyolsuzlukdosyasınınekonomikboyutu100milyardolarYeni yolsuzluk dosyasının ekonomik boyutu 100 milyar dolar
Somuncu Grup Zirvepark 18 Aralık'ta görücüye çıkıyor! Yeni proje!
Emlak Kulisi
17.12.2013
20:16
Gayrimenkul sektörüne kazandırdığı vizyoner kimliğiyle tanınan Somuncu Grup, Konya’da ayrıcalıklı bir yaşamın kapılarını açacak konut projelerine bir yenisini daha ekliyor. Uzun süredir konuşulan Zirvepark projesi 18 Aralık’ta görücüye çıkıyor...
Emlak Kulisi
Emlak
17.12.2013
SomuncuGrupZirvepark18AralıktagörücüyeçıkıyorYeniprojeSomuncu Grup Zirvepark 18 Aralıkta görücüye çıkıyor Yeni proje
İzmir'de bisiklet kullanımı toplu ulaşıma entegre edilecek
Zaman
12.12.2013
11:01
Sağlıklı ve çevreci ulaşım aracı bisikletin şehiriçi kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen “Bisiklet Kenti İzmir” projesinde sona gelindi. 2014 Ocak ayından itibaren Mavişehir ile İnciraltı Öğrenci Yurtları arasındaki güzergâhta 311 bisiklet, 29 bisiklet kiralama istasyonu ve 439 özel kilitli park yeri hizmet vermeye başlıyor. Sahil şeridinde oluşturulan bisiklet yolları, dikey bağlantı hatlarıyla desteklenerek kullanıcıların toplu ulaşıma entegrasyonu kolaylaştırılacak. Liman viyadüklerinin kullanımı konusunda Karayolları’ndan beklenen izin geldiğinde bisikletseverler, 40 kilometrelik sahil şeridi boyunca kesintisiz ulaşıma kavuşacak. Kiralama noktalarında bulunan kiosklardaki POS cihazlarından kredi kartıyla ve park yerlerinden de üyelik kartıyla bisiklet kiralanabilecek. Daha sonra herhangi bir istasyona iade edildiğinde, kullanım süresi üzerinden belirlenecek bedel kredi kartından tahsil edilecek. Sisteme üye olan kullanıcılar, bir defa kredi kartıyla kiraladıktan sonra diğer kullanımlarında şifreyle kiralama yapabilecek. Bilgilendirme panoları sayesinde de hangi istasyonda uygun bisiklet ve boş park yeri olduğu bilgisine ulaşılabilecek. Toplu ulaşıma entegrasyon çerçevesinde şehir merkezindeki konut, işyeri, sosyal ve kültürel mekanlar, vapur iskeleleri, metro istasyonları, terminaller, sosyal ve turizm alanları, alışveriş merkezleri, üniversite kampüs alanları, pazaryerleri gibi mekanlara bisikletle erişimi sağlamak amacıyla ilave güzergâhlar ve park alanları düzenlenecek. Hizmete girecek yeni gemilerde, bisiklet park alanı bulunacak. Metro istasyonlarına ise bisiklet rampaları yapılacak. İlçe merkezlerinden kıyı şeridi bisiklet yolu ana arterine ve şehir merkezine ulaşımı sağlayacak muhtemel güzergâhlar, coğrafi konumlarına göre kuzey hattı 34,2 km., doğu hattı 25,7 km., güneydoğu hattı 20,4 km. ve güney hattı 54,3 km. olarak dört bölümde planlandı. Projelendirilen 40 kilometrelik iç körfez kıyı şeridi bisiklet yolları, Sasalı Doğal Yaşam Parkı’ndan Mavişehir Balıkçı Barınağı’na kadar mevcut bisiklet yolunu takip ederek, buradan Karşıyaka Sahili Rekreasyon Alanı içinde rehabilite edilip Alaybey Tersanesi’ne ulaşacak. Tersaneden Bayraklı’ya kadar banliyö hattıyla Altınyol arasında devam eden güzergâh, Bayraklı Nikâh Dairesinden önce tekrar kıyı şeridi rekreasyon alanına inecek. Bayraklı Vapur İskelesi ve Turgut Özal Rekreasyon Alanı’nı katederek, Alsancak Limanı’ndan sonra Kordon’a çıkıp buradan Mustafa Kemal Sahil Bulvarı’nı takip eden kesintisiz parkurla Fahrettin Altay Vapur İskelesi’ne ve Bakü Bulvarı üzerinden İnciraltı Kent Ormanı ve Rekreasyon Alanı’na ulaşacak. Kesintisiz bisiklet kullanımı için Alsancak Garı ile Meles Rekreasyon Alanı arasında kalan liman viyadüklerinin kullanılması kaçınılmaz olduğundan ilgili bütün standart ve yönetmeliklere uygun hazırlanan, taşıt trafiğinden ayrılmış bisiklet yolu projesi için Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü’nden uygulama izni bekleniyor. CİHAN
Zaman
Son Dakika
12.12.2013
İzmirde/">İzmirdebisikletkullanımıtopluulaşımaentegreedilecekİzmirde-bisiklet-kullanımı-toplu-ulaşıma-entegre-edilecek/">İzmirde bisiklet kullanımı toplu ulaşıma entegre edilecek
Veysel Karani Türbesi gecekondulardan arınacak
Zaman
11.12.2013
12:05
Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), yılda yaklaşık 200 bin kişinin ziyaret ettiği Siirt’te bulunan Hz. Veysel Karani Türbesi ile Tillo’daki Mücahit Camii ve Şifa Kuyusu’nun etrafını çarpık yapılardan arındırarak yeni bir çevre düzenlemesi yapacak. Veysel Karani’nin türbesinin etrafının çirkin yapılardan temizlenmesi için TOKİ, Siirt Valiliği ve Veysel Karani Belediyesi işbirliğinde uygulanacak kentsel dönüşüm projesi ile türbenin etrafını saran yaklaşık 90 iş yeri ile 80 konut yıkılacak. Bunun için acele kamulaştırma kararı alan TOKİ, burada yeni bir çevre düzenlemesine gidecek ve 92 iş yeri ile 100 araç kapasiteli otoparkın da bulunduğu yeni bir proje uygulayacak. Projenin tasarımına ilişkin çalışmaların bitirilmesinden sonra ihaleye çıkılacak ve proje kapsamında üretilecek dükkânlar öncelikle hak sahibi olan vatandaşlara satılacak.Projenin tamamlanmasıyla yılda yaklaşık 200 bin kişinin ziyaret ettiği beldeye gelen turist sayısının artması bekleniyor. TOKİ, ayrıca, proje alanına yakın bir bölgede konutu yıkılan vatandaşlara da yeni konutlar inşa etmeyi planlıyor.MÜCAHİT CAMİİ ÇARPIK YAPILARDAN KURTARILACAKTOKİ, ikinci bir proje olarak da Osmanlı döneminde doğunun önemli ilim ve kültür merkezlerinden olan Tillo ilçesindeki tarihi Mücahit Camii ile Şifa Kuyusu’nun çevresini de çarpık yapılardan kurtararak yeni bir çevre düzenlemesi ile hizmete açacak. TOKİ, Siirt Valiliği ve Tillo Belediyesi arasında imzalanan protokol kapsamında, tarihi binaları saran çarpık yapılar yıkılarak yeni bir çevre düzenlemesine gidilecek. Bunun için de yine bölgede acele kamulaştırma kararı alan TOKİ, çevre düzenlemesi için tasarım çalışmalarına başladı. AYASOFYA MÜZESİ’NİN ÇEVRESİ TEMİZLENDİTOKİ, daha önce de 800 yıllık tarihe sahip Trabzon’daki Ayasofya Müzesinin çevresini saran ve çirkin bir görüntüye neden olan gecekondulardan arındırmış, müzenin görünürlüğünü engelleyen 44 gecekondu, hak sahipleri ile varılan anlaşmalar neticesinde yıkılmıştı. TOKİ, Ayasofya Müzesi’nin etrafında tarihi dokuya uygun olarak park ve yeşil alan çalışması gerçekleştirecek. Müzeyi ziyarete gelenlerin her türlü ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri sosyal tesisler de yine TOKİ tarafından inşa edilecek. Böylelikle şehrin çok önemli kültürel hazinesi olan Ayasofya Müzesi turizme kazandırılacak. CİHAN
Zaman
Son Dakika
11.12.2013
VeyselKaraniTürbesigecekondulardanarınacakVeysel Karani Türbesi gecekondulardan arınacak
Pirî Reis tekrar ihale edilecek
Zaman
23.11.2013
10:19
Karaman’ın en büyük projesi olan Pirî Reis Vadisi inşaatı ihalesi TOKİ tarafından yeniden ihale edilecek. Birinci ihalede dosya satın alan 9 firmadan sadece bir tanesinin dosyası geçerli sayılınca, rekabet ortamı gerçekleşmedi. Bunun üzerine TOKİ, Pirî Reis’i ikinci ihaleye çıkarma kararı verdi.Belediye Başkanı Kâmil Uğurlu, uygulamanın teamüle uygun olduğunu, rekabet ortamının oluşmadığı durumlarda ihalenin tekrar edildiğini ve normal olduğunu bildirdi. Başkan Uğurlu, “Yeni inşaat sezonunun da başlangıcı olan yeni yılbaşında inşaallah daha iyi ve uygun fiyatlarla bu ihale gerçekleşecektir.” dedi.Pirî Reis Vadisinin bu birinci etabında 460 nitelikli konut ile bu bölgenin peyzajı, havuzları ve yeşillendirilmesi, Pirî Reis’in kadırgası ihale kapsamında bulunuyor. CİHAN
Zaman
Son Dakika
23.11.2013
PirîReistekrarihaleedilecekPirî Reis tekrar ihale edilecek
Haber turu
Zaman
22.11.2013
01:52
GCM’ye ‘En İyi Aracı Kurum’ ÖdülüGCM Menkul Kıymetler, dünyanın saygın iş ve finans dergilerinden International Finance tarafından Türkiye’nin En İyi Forex Aracı Kurumu ödülüne layık görüldü. Ödül, en iyi piyasa şartlarını sunma çabası, müşteri ilişkileri yönetimi, sürdürülebilir büyüme performansı ve yenilikçi hizmet anlayışı kriterlerine göre veriliyor. GCM Menkul Kıymetler, geçen temmuzda da ‘Global Banking and Finance Review’ tarafından Türkiye’nin en iyi yeni aracı kurumu seçilmişti.Akdeniz Güvenlik, 41 havalimanındaAkdeniz Güvenlik, Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nin (DHMİ) ihalesini 59 milyon lira bedelle aldı. Şirket ihale ile Türkiye’de 41 havalimanını koruma hakkı elde edecek, 2 bin 148 eleman alacak. 1 Ocak itibarıyla başlayıp bir sene geçerli olacak ihale, Akdeniz Güvenlik’in eleman adedini yüzde 25 artıracak. Şirket, havalimanlarının yanı sıra seyrüsefer yardımcı istasyonları ve DHMİ Genel Müdürlük Hizmet Binası’nın güvenliğinden de sorumlu olacak.100 daire özel fiyatla satılacakK Yapı ve Solid İnşaat işbirliği ile Ataşehir’de hayata geçirilen Trendist Ataşehir projesi satışa çıktı. Konut ve ticarî alanların yer alacağı proje, yaklaşık 2 bin 500 kişiye ev sahipliği yapacak. Projede 3 adet 33 katlı, 13 adet 8 katlı olmak üzere 16 blok bulunuyor. Trendist Ataşehir’in finanstan sorumlu üst yöneticisi Ufuk Orcan, tanıtıma özel 100 dairenin özel fiyatlarla satılacağını söyledi. Projenin reklam yüzü sanatça Mazhar Alanson, reklam için kamera karşısına geçti.YHT fiyatları için anket yapılacakDevlet Demiryolları Genel Müdürü Süleyman Karaman, Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren (YHT) biletlerinde uçaklardaki gibi promosyonlar olacağını söyledi. Önceden alınan biletler daha ucuz olacak. Bilet tarihi yaklaştıkça fiyatlar yükselecek. Fiyatları belirlemek için ocak ayında anket yapılması planlanıyor. Karaman, 2 yıl önce yapılan anketlere katılanların yüzde 80’inin ‘Bilet fiyatları 50 dolardan aşağıda olursa YHT’yi tercih ederim’ dediklerini söyledi.4 şehir daha 4G’ye ulaştıTurkcell, 4G hızını değişik illerde denemeye devam ediyor. Temmuzda gerçekleştirdiği 4G hız gösteriminde 900 Mbps’e varan hıza ulaşan şirket, bu kez 4G hızını İstanbul, Samsun, İzmir ve Şanlıurfa’ya taşıdı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) verdiği izin çerçevesinde, 4 Ekim-13 Kasım tarihleri arasında 150 Mbps’e varan Long Term Evolution (LTE) ve 300 Mbps’e varan LTE-Advanced hızları, Türkiye’de ilk kez son kullanıcının deneyimine açıldı.‘Data, Everywhere!’ Anadolu’daVodafone Türkiye bünyesinde üniversite öğrencilerine eğitim veren Red Academy’nin sertifikasyon programı ‘Data, Everywhere!’, İstanbul’dan sonra Anadolu’ya açılıyor. Program Çukurova Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü öğrencileriyle buluştu. Üniversitede açılışı ve ilk ders modülleri yapılan program, 5 hafta devam edecek. Programa 100’den fazla öğrenci katıldı.
Zaman
Ekonomi
22.11.2013
HaberturuHaber turu
Köylerde de kentsel dönüşüm yapılacak
Zaman
20.11.2013
12:23
Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, kentsel dönüşüm çerçevesinde depreme dayanıklı ve yöresel mimariye uygun köyler inşa edilmesi için ilk olarak Karadeniz Bölgesinde başlattıkları proje çalışmasının tamamlandığını söyledi.Bakan Bayraktar, yaptığı yazılı değerlendirmede, kentsel dönüşüm seferberliği kapsamında kırsal alanları da unutmadıklarını belirtti.Kırsal alanlardaki kaçak, denetimsiz yapılaşma ve modern malzemelerin bilinçsiz kullanımı nedeniyle yüzyıllardır süregelen ve ülkenin her ilinde farklı zenginlikler barındıran yöresel mimari geleneğinin tehdit altında bulunduğuna dikkati çeken Bayraktar, aynı zamanda mühendislik ve mimarlık hizmetinden yoksun bu yapıların doğal afetlerden kolayca etkilendiğini dile getirdi.Bakan Bayraktar, kırsal yerleşmelerde yeni yapılacak yapıların, yöresel yerleşim dokusunu, bölgenin doğal şartlarını ve arazi formunu dikkate alan, bölge halkının kültürel özelliklerine, yaşam koşullarına ve alışkanlıklarına uygun, günümüz ihtiyaçlarına cevap verebilen, afete duyarlı, güvenli, fen ve sağlık kurallarına uygun inşa edilmesini amaçladıklarını anlattı.VAN DEPREMİ ÖRNEĞİVanda 23 Ekim 2011de meydana gelen deprem felaketinde can ve mal kayıplarının yaşandığını, bazı köylerde ciddi hasarlar oluştuğunu anımsatan Bakan Bayraktar, Vanda yaşadığımız deprem felaketinde olduğu gibi can ve mal kaybı yanında bazı köylerin tamamı da haritadan silinebilmektedir. Buna bir daha izin vermeyeceğiz dedi. Bakan Bayraktar, yöresel mimari zenginliklerin ön plana çıkması için çalışmaları hızlandırdıklarını ifade ederek, şöyle konuştu:Bakanlığımızca ülke genelinde yöresel yerleşim dokusu ve yaşam şartları, yöresel mimari cephe özellikleri, kullanılan yerel malzemeler tespit edilerek örnek mimari yapı projeleri üretilmektedir. Konut standartlarına uygun planlamalar yapılmaktadır. Günümüz malzemeleri ve değişen sosyal ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak yöresel yapıları hayata geçirmek amaçlanmaktadır.YÖREYE ÖZGÜ KÖY KONAKLARIBu doğrultuda, 2010da Balıkesir ve çevresinde, 2011de Kayseri çevresinde yapılan analiz çalışmaları çerçevesinde tipoloji bilgilerinin hazırlandığını belirten Bayraktar, Orta ve Doğu Karadenize özgü evlerin yanında ambar olarak kullanılan serenderler gibi yöreye özgü yapılar ve köy konaklarının tasarlandığını bildirdi.Bakan Bayraktar, 2 artı 1, 3 artı 1 ve 4 artı 1 olarak, 80 ila 200 metrekare büyüklüklerinde değişen, tek ya da 2 katlı planlanan projelerinin tüm konut ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlandığına işaret ederek, mutfak ve banyo ünitelerinin de günümüz şartlarına uygun dizayn edildiğini kaydetti.PROJE 2017’DE BİTECEKAmasya, Karabük ve Rizede 15şer, Trabzonda ise 12 tip yöresel mimariye uygun konut projesi hazırlandığını ifade eden Bakan Bayraktar, Karadeniz Bölgesine ait çalışmalar tamamlandı. Proje kapsamında Marmara Bölgesinde Edirne, Balıkesir ve Bursa illerinde yürüttüğümüz yöresel mimariye uygun çalışmalar sürüyor. Evini yenilemek isteyen köylüye bedava bölgeye uygun konut projesi vermek için hazırladığımız çalışma ülke genelinde 2017ye kadar tamamlanacak. şeklinde konuştu.YÖRESEL DÖNÜŞÜME 10 BİN TL DESTEKBakanlık, kentsel dönüşüm kapsamında evini yıktırıp yöresel tarzda yeniden yaptıranlara 10 bin lira teşvik verecek. Şehir merkezlerinin yanı sıra köylerde de yöresel mimariyle ev yapanlar aynı teşvikten yararlanabilecek. CİHAN
Zaman
Son Dakika
20.11.2013
KöylerdedekentseldönüşümyapılacakKöylerde de kentsel dönüşüm yapılacak
Esila Kent Esenyurt'ta konut fiyatları 89 bin liradan başlıyor!
Emlak Kulisi
15.11.2013
07:52
ESENYURT bölgesinde yeni bir konut projesi daha satışa çıktı. Bu güne kadar İstanbul'da bin 717, Kars'ta 327 konut inşa eden Turgut Reis Group'un 407 konutluk yeni projesi Esila Kent'in lansmanı bu ay içinde yapılacak...
Emlak Kulisi
Emlak
15.11.2013
EsilaKentEsenyurttakonutfiyatları89binliradanbaşlıyorEsila Kent Esenyurtta konut fiyatları 89 bin liradan başlıyor
Esenyurt’ta lansmanı yapmadan yarısını sattı
Milliyet
13.11.2013
23:05
Bir dönem inşaatta teslimat sorunlarıyla gündeme gelen Esenyurt bölgesinde bugünlerde yeni bir konut projesi satışa çıktı. Daha önce İstanbul’da...
Milliyet
Ekonomi
13.11.2013
Esenyurt’talansmanıyapmadanyarısınısattı Esenyurt’ta lansmanı yapmadan yarısını sattı
Konut, 4 yılda altından 2,5 kat daha fazla kazandırdı
Zaman
06.11.2013
01:53
Gelirin artması ile insanların artan ev talebi, yakın geçmişte İstanbul’daki merkezi yerleşim sayısını artırdı.Bu gelişim sürecinde İstanbul’da en dikkat çeken bölge Beylikdüzü’ydü. Yeni yapılan bir araştırma, bu bölgedeki konutların son 4 yılda altından 2,5 kat daha fazla kazandırdığını ortaya koydu. Araştırmaya göre 2009 ile 2013 arasında yatırımcısına dolar yüzde 35 kazandırırken, altın yüzde 66, konut yüzde 80 ile yüzde 150 arasında sahibine kazanç sağladı. Bu bölgedeki projeleri ile dikkat çeken Demir İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Hamit Demir, Türkiye’de 2015’e kadar konut alan herkesin kazanacağını, sonrasında bir sosyal konutu insanların metrekaresi ortalama bin dolardan alacağını söyledi. “Bir nevi bu iki yıl, köprüden önceki son çıkış.” dedi. Borsa, altın, döviz gibi alanlarda tecrübesiz olan yatırımcıların hep kaybettiğini hatırlatan Hamit Demir, “Ama gayrimenkul hiç öyle olmadı. Güvenilir firmaların hepsi bugüne kadar hep kazandırdı.” dedi. Konutun neden kazandırmaya devam edeceği ile ilgili olarak, “Avrupa’nın en sessiz şehirlerinde bile metrekare fiyatlarının Türkiye’nin en hareketli yerlerinden değerli çünkü. Bu denge iki üç yıl içerisinde oturacak.” dedi. Konuttaki değer artışında, çimento ve demir fiyatlarının artacak olmasının da etkisi bulunacağını kaydeden Demir, “Ne zaman Kanal İstanbul, üçüncü havalimanı gibi dev projeler yapılmaya başlanırsa inşaat malzemesi kıt olan İstanbul’da demir ve çimento değerlenir. Geçmişte olduğu gibi bu iki yıl içinde inşaat malzemeleri de değerlenecek. Bu da kuşkusuz, konut fiyatlarına yansıyacak.” dedi. Demir İnşaat’ın Beylikdüzü’ndeki son projesi Demir Romance’de sona yaklaşılıyor. 776 konut, 59 ticari birim ve 28 villadan oluşan projenin yüzde 60’ını sattıklarını açıklayan Hamit Demir, inşaatın da yüzde 40’ını tamamladıklarını söyledi. 10 ay önce başlanan projede konut fiyatları 205 bin liradan başlıyor. Şirket ödeme ile ilgili olarak da iki seçenek sunuyor. Bunlardan ilki yüzde 5 peşin ödeme, yüzde 15 birinci yıl sonunda ödeme, yüzde 15 teslimde ödeme şeklinde. Bu seçenekte ödemenin geri kalanı taksitlendiriliyor. İkinci seçenek ise yüzde 40 peşin ödeme, yüzde 60’lık kısmı 24 ay taksitle ödeme şeklinde.
Zaman
Ekonomi
06.11.2013
Konut4yıldaaltından25katdahafazlakazandırdıKonut 4 yılda altından 25 kat daha fazla kazandırdı
Meclis Başkanı Çiçek: Tutuklu milletvekilleri konusunda çok çaba sarfettim
Zaman
04.11.2013
22:02
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Cemil Çiçek, tutuklu milletvekilleri konusunda çok mesai harcadığını söyledi. Çiçek, Bu iş için çok çaba sarfettim. Gitmemem gereken yere bile gece kalkıp gitmişimdir. dedi. TBMM Plan ve Bütçe görüşmeleri başladı. Soruları cevaplayan Meclis Başkanı Çiçek, uydu yayın sistemiyle ilgili yeni binada bunun mevcut olduğunu kaydetti. 14 Temmuz 2013 tarihinde binanın teslim edilmesi gerektiğini belirten Çiçek, 2012de bitsin diye uğraştıklarını ama olmadığını kaydetti. Şimdi geçici kabulün başladığını dile getiren Çiçek, diğer tarihlerin müteahhidin verdiği sözler olduğunu ifade etti. Binanın yarışma projesi olduğunu ve ona göre ihaleye çıkıldığını anlatan Çiçek, en kısa sürede bitmesi için uğraştığını ve herhangi bir yolsuzluk olmadığını vurguladı. Tutanaklarda bilinmeyen dil ifadesi kullanılmadığını dile getiren Çiçek, Türkçe dışında bir dil ifadesinin kullanıldığını ve bunun Kürtçeye has olmadığını söyledi. Soru önergeleri konusunda bir düzenleme yapmak istediklerini belirten Çiçek, bunun için bir de sempozyum yaptıklarını hatırlattı. Sözlü soru önergelerinde yüzde 90 artış olduğunu kaydeden Çiçek, sorulara cevap verilmesi konusunda ise zaman zaman şifai ve yazılı ikazlar yapıldığını vurguladı. Çiçek, ses sistemine 85 bin lira harcandığını açıkladı. Tutuklu milletvekilleri konusunda ise, Meclis Başkanı olduğu günden bu yana en çok mesai harcadığı konuların başında bunun geldiğini ifade etti. Çiçek, Bu iş için çok çaba sarfettim. Gitmemem gereken yere bile gece kalkıp gitmişimdir. dedi. Beyanatın, konuyu çözmediğini, aksine daha çözülmez hale getirdiğini vurguladı. 10 milletvekilini ilgilendiren bir konu olduğuna dikkat çekti. Bunların 5 tanesinin tutuklu, 1 tanesinin hükümlü tutuklu, 3 tanesinin hükümlü serbest, 1 tanesinin ise kesinleşmiş hükümlü olduğunu kaydetti. Sorunun çözümü için de Anayasanın 83, 84, 76 ve 14. maddelerinde değişiklik yapılması gerektiğini belirtti.Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen, gezilere katılacak isimler konusunda grupların belirlediğini, kendilerinin belirlemediğini söyledi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gülün Hac ibadeti konusunda İsen, koruma ve protokole eşlik eden katılımcılara harcırah verildiğini ifade etti. Kaç kişi katılmışsa onların harcırahlarının ödendiğini bunun dışında birşey ödenmediğini vurguladı. Cumhurbaşkanının yurt dışı gezilerine ise harcırah ödenmediğini kaydetti. Cumhurbaşkanlığının verdiği ödüller konusunda ise İsen, sanatçının sadece o yıl yaptığı faaliyetlere ödül verilmediğine dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Abdullah Gülün eşi Hayrünnisa Gülün Köşkün birkaç kapısı var. Resmi törenler, resmi karşılamalar A kapıdan yapılır. Eğer konuk Cumhurbaşkanı, eşiyle birlikte gelmişse bizim Cumhurbaşkanımız ve eşi beraber karşılar. Bize kadar hep böyle olmuş. Fakat benim, eşimin yanında misafirleri A kapıda karşılamam ilk günden engellendi. Misafirimi karşılama yapılan kapının arkasında kalan C kapıda karşılıyor, tören sonunda eşli fotoğraf çekimi için A kapıya geçiyorduk. açıklamasıyla ilgili ise İsen, açıklamanın doğru olduğunu ancak konut tercihiyle ilgisi olmadığını kaydetti.Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanlığı, Meclis, Sayıştay, Kamu Denetçiliğinin bütçeleri oylamaya sunuldu ve kabul edildi. CİHAN
Zaman
Son Dakika
04.11.2013
MeclisBaşkanıÇiçekTutuklumilletvekillerikonusundaçokçabasarfettimMeclis Başkanı Çiçek Tutuklu milletvekilleri konusunda çok çaba sarfettim
Kentsel dönüşümle mantolama malzemelerine talep artacak
Zaman
16.10.2013
13:40
KYK Yapı Kimyasalları Yönetim Kurulu Başkanı Onur Sürmeli, Kentsel Dönüşüm ile birlikte 18 milyon konut stokunun üçte birisinin yenileneceğini belirterek, bu süreçte mantolama malzemelerine olan talebin çok artacağını duyurdu. Kentsel Dönüşüm Süreci devam ederken, Binalarda Isı Yalıtımı Yönetmeliğine göre, 2000 yılından bu yana yeni yapılar için ısı yalıtımı yaptırma zorunluluğu bulunuyor. Bu yönetmelik dahilinde yeni yapılan tüm binalar, ısı yalıtımlı olarak inşa ediliyor. Diğer yandan binalarda Enerji Performansı Yönetmeliğinde, yeni yapılara Enerji Kimlik Belgesi alma zorunluluğu getirilirken, 2017 tarihine kadar mevcut tüm yapılar için de söz konusu belgeyi alma zorunluluğu bulunuyor. Binalarda Isı Yalıtımı Yönetmeliğine göre yeni yapılar için mantolama uygulaması zorunluluğu bulunuyor. Kentsel Dönüşüm Süreci kapsamında yeni yapılan tüm binalar, bu yönetmelik uyarınca ısı yalıtımlı olarak inşa edilmek zorunda. Kentsel Dönüşüm Projesi ile birlikte ülke genelindeki 18 milyon konut stoğunun yaklaşık üçte birinin yeniden inşa edilmesi bekleniyor. Bu durumda projenin inşaat sektörüne ve dolayısıyla da bir alt sektör olan yapı kimyasalları sektörüne büyüme yönünde katkısı tartışılmaz. Tabi Kentsel Dönüşüm uzun soluklu bir proje. Şu an yüzde 2 civarında olan büyüme rakamının yıllar içerisinde Kentsel Dönüşüm Projesi’nin etkisiyle daha da artacağı bekleniyor. Kentsel dönüşüm, yapıların dayanımı ve kalitesine çok büyük katkı sağlayacak. Yeni yapılacak olan konutların tümünün yasalar gereği ısı yalıtımlı olarak yapılması zorunluluğu bulunuyor. Bu uygulamanın inşaat sektörünün bir alt kolu olan ısı yalıtım sektörüne de büyük ivme kazandırması bekleniyor. Diğer taraftan yeni binalarda deprem dayanımı sağlamak üzere daha nitelikli ürünler kullanılacak. Bunların hepsinin inşaat sektörü ve alt sektörlerinde büyümeyi, Türkiyedeki konutların nitelik ve güvenlik açısından gelişmesini beraberinde getirmesi bekleniyor. KYK Yapı Kimyasalları Yönetim Kurulu Başkanı Onur Sürmeli, enerji ihtiyacının artışı karşısında, binalara getirilen mantolama zorunluluğunun büyük önem taşıdığını vurguladı. Sürmeli, “Isı yalıtımı konusu, kamuoyunun ilgi gösterdiğinden daha büyük önem taşıyor. Çünkü ısı yalıtımı sayesinde önemli oranda enerji tasarrufu sağlanarak dış borç açığının da azaltılmasına katkıda bulunulacak.” diye konuştu. Onur Sürmeli ayrıca, mantolama zorunluluğunun Kentsel Dönüşüm Süreci kapsamında deprem riskine karşı da önemli bir tedbir olduğunu belirtti. Denetimsiz yapılaşma sonucu binaların şu anda “tam anlamıyla saatli bomba durumunda olduğunu” ifade eden Sürmeli, “Kentsel Dönüşüm Projesi ile birlikte 18 milyon yapı stokunun yaklaşık üçte birinin yeniden yapılması söz konusu olacak. Mantolama malzemeleri de bu süreçte talebin artacağı ve niteliği önem kazanacak ürünler arasında bulunuyor. Diğer taraftan yeni binalarda deprem dayanımı sağlamak üzere daha nitelikli ürünler kullanılacak. Bunların hepsinin inşaat sektörü ve alt sektörlerinde büyümeyi, ülkemizdeki konutların nitelik ve güvenlik açısından gelişmesini beraberinde getirmesi bekleniyor.” diye konuştu. CİHAN
Zaman
Son Dakika
16.10.2013
KentseldönüşümlemantolamamalzemelerinetalepartacakKentsel dönüşümle mantolama malzemelerine talep artacak
Üç saatte 300 ev sattı
Zaman
27.09.2013
01:54
Markalı konut projeleri arasında müşterisine sağladığı yüksek prim oranlarıyla dikkat çeken Artaş Grubu, beklenen projesi Avrupa Konutları TEM 2’yi satışa sundu.Satışı dün gerçekleştirilen Avrupa Konutları TEM 2 ile kısa sürede yaptığı satışla rekor kırdı. Yüzlerce kişinin satış ofisini doldurduğu ilk gün, 3 saat içinde 300 konut sahiplerini buldu. Emlak Konut Gayri Menkul Yatırım Ortaklığı projeleri arasında birçok kez satış rekorlarına imza atan Avrupa Konutları markalı konut projeleri, şimdi de Avrupa Konutları TEM 2 projesiyle rekor kırdı. 18 ayda 3 bin 100 konutun teslimiyle, 1 haftada bin 300 konutun satışı gibi birçok rekora imza atan Avrupa Konutları, şimdi de Avrupa Konutları TEM 2 ile 3 saatte 300 dairenin satışını gerçekleştirerek bir rekor daha kırdı. 414 konuttan oluşan Avrupa Konutları TEM 2 için toplam 3 bin 400’ün üzerinde talep gelmişti. Artaş Grubu’nun 2009 yılında erken teslimle tamamladığı 3 bin 100 konutluk TEM projesinin ardından şimdi de TEM 2 projesini aynı bölgede hayata geçiriyor. 3 blokta 414 konuttan ve 34 ticari üniteden oluşan Avrupa Konutları TEM 2, TOKİ iştiraki Emlak Konut Gayri Menkul Yatırım Ortaklığı ile hasılat paylaşımı prensibine göre inşa ediliyor. 17 bin metrekare arsa üzerinde konumlandırılan Avrupa Konutları TEM 2’de 1+1, 2+1, 3+1 ve 4+1 daire tipleri yer alıyor. Avrupa Konutları markasının ayrıcalıkları arasında yer alan geniş sosyal yaşam alanları, TEM 2 projesinde birçok imkan sunuyor. Alıcıların ilgi gösterdiği konutlarda yüzme havuzundan fitness merkezine, oyun sahalarına, koşu ve yürüyüş parkurlarına ve çocuklar için oyun parklarına kadar sosyal yaşamı destekleyici unsurlar yer alıyor. Her daireye kat erişimli otopark sistemi de sunulan proje, ayrıcalıklarıyla müşterilerinin dikkatini çekiyor.Fiyatlar 343 bin TL’den başlıyorFiyatların 343 bin TL’den başladığı Avrupa Konuları TEM 2 projesinde 120 aya kadar yüzde 0,85 faiz oranıyla kredi kullanılabiliyor. İnşa çalışmalarının hızla başladığı Avrupa Konutları TEM 2’de teslimlerin 2014’ün sonunda gerçekleştirileceği belirtiliyor. Bugüne dek inşa ettiği 11 bin konutun ardından yeni projesi Avrupa Konutları TEM 2’nin startını veren Artaş Grubu, sektördeki yatırımlarını devam ettirmeyi hedefliyor. EKONOMİ SERVİSİ
Zaman
Ekonomi
27.09.2013
Üçsaatte300evsattıÜç saatte 300 ev sattı
Bizim Evler 6 projesi 5 Ekim'de ön satışa çıkıyor!
Emlak Kulisi
26.09.2013
16:48
13.000 konutu erken teslimlerle tamamlayan İhlas Yapı, Ispartakule’de hayata geçirdiği Bizim Evler markalı konut projelerine, Bizim Evler 6 ile bir yenisini daha ekliyor. Bölgeye yeni bir heyecan geliyor.
Emlak Kulisi
Emlak
26.09.2013
BizimEvler6projesi5EkimdeönsatışaçıkıyorBizim Evler 6 projesi 5 Ekimde ön satışa çıkıyor
Malatya'da Esenlik 184 konut inşa edecek
Zaman
19.09.2013
18:41
Malatya Belediyesi iştirakleri arasında yer alan Esenlik İmar İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi tarafından İnönü Mahallesi’ndeki kömür tevzi tesisleri arazisine 184 konut inşa edilecek. Esenlik Genel Müdürü Hulusi Boyraz, Yeşilevler ile Yeşilkent Konutları’nın ardından yeni bir konut projesini hayata geçirmeye hazırlandıklarını belirtti. 14 bin 328 metrekarelik alanda 184 konut inşa edeceklerini söyleyen Boyraz, şöyle dedi: İnşaat, güven isteyen bir faaliyet alanıdır. Esenlik, konut alanında yaptığı Yeşilevler ve Yeşilkent Konutları ile halkımız arasında bir güven kazandı. Diğer faaliyet alanlarında halkımızdan kazandığımız teveccüh bizi daha fazla çalışmaya itmekte ve inşaat alanında müşterilerimizin gösterdiği ilgiye karşılık, konut sektöründe projelerine yeni bir yatırım ile hız kesmeden devam kararı aldırdı. Konum olarak, Malatya Belediye hizmet binası, Malatya Devlet Hastanesi, Abdullah Gül Parkı, Malatya Park AVM gibi yerlere çok yakın kömür tevzi alanında satın aldığımız 14 bin 328 metrekare büyüklüğündeki alana toplamda 184 daire yapacağız. Esenlik Genel Müdürü Hulusi Boyraz, yeni ve farklı bir mimari çizgiye sahip olan bu projede bütün ayrıntıların düşünüldüğünü ifade ederek, Toplam 45 bin metrekare inşaat alanında yapılacak 184 daire depreme karşı dayanıklı ve ısı yalıtımlı olacak. Ayrıca, 180 araçlık kapalı otoparkı, fitness salonu, çocuk oyun alanı, 200 kişilik toplantı salonu, güvenliği ve merkezi ısıtma sistemi ile Malatyada bir mimari eser yükselecek. şeklinde konuştu.Proje yeni duyurulmasına rağmen konutlara yoğun ilgi olduğunu anlatan Boyraz, “Çok yakında satışa sunulacak konutlar ile ilgili ayrıntılı bilgi edinmek isteyen vatandaşlarımız, 444 96 44 müşteri hizmet hattımızdan ve 0422 336 3030 nolu telefonun yanı sıra www.esenlik.com.trden ulaşabilirler.” dedi. Yaklaşık maliyeti 28 milyon 711 bin 155 TL olarak belirlenen konut projesi için yapılan ihaleye 6 firma katıldı. İhalede sunulan teklifler şöyle:Özpol Mühendislik Müşavirlik İnşaat Ve Taahhüt NakliyeSanayi Ve Ticaret Limited Şirketi: 22.423.000,00 TLOrhan Günerigök: 22.595.000,00 TLYıldızlar İnşaat İhracat İthalat Tic.Ve San.Ltd.Şti.: 23.082.000,00 TLÇetin İnşaat Tekstil Turizm Üretim San.Tic. Ltd. Şti.: 23.123.000,00 TLSerhat Özbek İnş.Taah.Mimarlık Mühendislik Tic.Ltd.Şti: 24.412.000,00 TLYusuf Özbek İnşaat.Taahhüt Ticaret Ltd. Şti.: 24.760.000,00 TL CİHAN
Zaman
Son Dakika
19.09.2013
MalatyadaEsenlik184konutinşaedecekMalatyada Esenlik 184 konut inşa edecek
Kentsel dönüşümde şehirlerin kimliği korunmalı
Zaman
03.09.2013
02:43
İstanbul’daki Sulukule ile Bursa şehir merkezinde inşa edilen binalar şehrin dokusuna uygun olmadığı gerekçesiyle tartışma konusu olmaya devam ediyor. Şehircilik uzmanları ise bundan sonraki kentsel dönüşümlerde mağdur olabilecek tarihi dokulara dikkat çekiyor. Özellikle İstanbul, Bursa, Mardin, Diyarbakır, Gaziantep gibi kimlik sahibi şehirlerde, dönüşümün tarihi ve sosyal dokuya, geleneksel kent mimarisine uygun olması gerektiği vurgulanıyor. Mimar ve kent bilimci Ahmet Vefik Alp “Mimariyi sadece yağmurdan, soğuktan koruyan bir örtü değil bir kültür olarak görmek lazım.” diyor.Kentsel dönüşümde İstanbul Sulukule, Tarihi Yarımada’nın siluetini bozan kuleler ve Bursa’daki dönüşüm alanlarında tarihî mekânları da kapsayan projeler tartışılmaya devam ediliyor. En son Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın TOKİ tarafından gerçekleştirilen Bursa Yıldırım Kentsel Dönüşüm Projesi’nde kat sınırını 5 olarak belirlemesiyle, daha önce 8-10 kat planlanan yapıların maliyet ve projelerin tamamen elden geçirilmesi gündeme geldi. Tarihi alanları kapsayan kentsel dönüşümün mağduru olabilecek onlarca bölge bulunuyor. Uzmanlar ise tarihî dokuyla iç içe yaşanan bölgelerde gerçekleşecek kentsel dönüşüme özel hassasiyet gösterilmesi uyarısında bulunuyor. İstanbul, Mardin, Bursa, Diyarbakır, Gaziantep gibi tarihî kimliği olan yerleşimlerde dönüşüm projelerinin tarihi ve sosyal dokuya, geleneksel kent mimarisine uygun olması gerektiği vurgulanıyor. Aksi halde, Bursa, İstanbul Sulukule örneklerinde olduğu gibi tarihi dokuyu ortadan kaldıran, ihtiyacı karşılamayan ve dönüşümün olduğu bölgelerde vatandaşları mağdur eden kötü örneklerin görüleceği, yeni krizlerin yaşanacağı öngörülüyor. İstanbul’un Suriçi bölgesinde yapılacak yenileme çalışmaları, tarihi kentlerin dönüşümüne örnek olması açısından büyük önem taşıyor. Kentin UNESCO Dünya Mirası listesinde yer almasının sebebi olan Tarihi Yarımada’nın korunması için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bizzat talimat verdiği biliniyor. Eminönü Belediyesi’nin Fatih Belediyesi’ne katılmasıyla birlikte Tarihi Yarımada’nın tek elden yönetilmesi de koruma adına olumlu bir gelişme olarak görülüyor. Buna rağmen bölgede yapılan kentsel dönüşüm çalışmaları istenen seviyede başarılı olamadı. Sulukule’de yaşayan mülk sahipleri yeni evlerinin borç yükünden kurtulmak için çoğunlukla bölgeden ayrıldı. Süleymaniye’de ise mülk sahipleriyle anlaşma olmayınca yapılacak projeler durduruldu. Fener-Balat bölgesinde kamu yararı olmadığı gerekçesiyle mahkeme kararıyla iptal edilen yenileme projesi hâlâ bekliyor. Tarihi Yarımada’da bölgesel bir yenileme projesi yapmak yerine tek tek bina restorasyonları ve sokak iyileştirme çalışmaları yapılıyor. Özellikle bu bölgede yer alan işyerleri ve binlerce atölyenin ne olacağı ise belirsizliğini koruyor. Bu hareketli yapının tarihî bölgede oluşturduğu ulaşım sıkıntısı da her geçen gün artıyor. Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Kentsel Koruma ve Planlama Uzmanı Prof. Dr. Zekai Görgülü’ye göre tarihi kentler zaman içinde çeşitli sebeplerle dönüşüme ihtiyaç duyuyorlar. Yerli halkın sosyal, ekonomik ve kültürel durumu değiştikçe şehrin zaman içinde yeniden şekillenmesi kaçınılmaz oluyor. Bu süreçte kentin ulaşım aksları, ticari merkezleri, konut bölgeleri yeniden şekillenip kimi zaman yer değiştiriyor. Görgülü tarihi kentlerde yapılacak yenileme çalışmaları hakkında “Yenileme kavramı yıkıp yeniden yapmak olarak ele alındığında, hiçbir zaman imar haklarını artıran yap-sat yöntemini çağrıştırmamalıdır. Bahis konusu olan, kültür varlığı yapılara, dokulara, sokaklara ve alan bütününe saygılı, onları yıpratmayan ve yeninin de izlerini taşıyabilen bir “yenileme” anlayışıdır.” ifadelerini kullanıyor. Her yörenin kendine has özellikleri, sanat ve mimari üslubu olduğunu vurgulayan mimar ve kent bilimci Ahmet Vefik Alp ise “Mimariyi insanları sadece yağmurdan, soğuktan koruyan bir örtü değil bir kültür olarak görmek lazım. İklim, coğrafya, bitki örtüsü, topoğrafya, tarih ve mimari miras birikimi dikkate alınarak binalar yapılır.” ifadelerini kullandı. Alp, kentsel dönüşüm çalışmaları bu anlayışla yapılmazsa özgün karakteri olmayan, kimliksiz, birbirine benzeyen binalar ve yerleşimlerin ortaya çıkacağının altını çizdi.
Zaman
En Çok Okunan
03.09.2013
KentseldönüşümdeşehirlerinkimliğikorunmalıKentsel dönüşümde şehirlerin kimliği korunmalı
Kentsel dönüşümde şehirlerin kimliği korunmalı
Zaman
03.09.2013
01:54
İstanbul’daki Sulukule ile Bursa şehir merkezinde inşa edilen binalar şehrin dokusuna uygun olmadığı gerekçesiyle tartışma konusu olmaya devam ediyor. Şehircilik uzmanları ise bundan sonraki kentsel dönüşümlerde mağdur olabilecek tarihi dokulara dikkat çekiyor. Özellikle İstanbul, Bursa, Mardin, Diyarbakır, Gaziantep gibi kimlik sahibi şehirlerde, dönüşümün tarihi ve sosyal dokuya, geleneksel kent mimarisine uygun olması gerektiği vurgulanıyor. Mimar ve kent bilimci Ahmet Vefik Alp “Mimariyi sadece yağmurdan, soğuktan koruyan bir örtü değil bir kültür olarak görmek lazım.” diyor.Kentsel dönüşümde İstanbul Sulukule, Tarihi Yarımada’nın siluetini bozan kuleler ve Bursa’daki dönüşüm alanlarında tarihî mekânları da kapsayan projeler tartışılmaya devam ediliyor. En son Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın TOKİ tarafından gerçekleştirilen Bursa Yıldırım Kentsel Dönüşüm Projesi’nde kat sınırını 5 olarak belirlemesiyle, daha önce 8-10 kat planlanan yapıların maliyet ve projelerin tamamen elden geçirilmesi gündeme geldi. Tarihi alanları kapsayan kentsel dönüşümün mağduru olabilecek onlarca bölge bulunuyor. Uzmanlar ise tarihî dokuyla iç içe yaşanan bölgelerde gerçekleşecek kentsel dönüşüme özel hassasiyet gösterilmesi uyarısında bulunuyor. İstanbul, Mardin, Bursa, Diyarbakır, Gaziantep gibi tarihî kimliği olan yerleşimlerde dönüşüm projelerinin tarihi ve sosyal dokuya, geleneksel kent mimarisine uygun olması gerektiği vurgulanıyor. Aksi halde, Bursa, İstanbul Sulukule örneklerinde olduğu gibi tarihi dokuyu ortadan kaldıran, ihtiyacı karşılamayan ve dönüşümün olduğu bölgelerde vatandaşları mağdur eden kötü örneklerin görüleceği, yeni krizlerin yaşanacağı öngörülüyor. İstanbul’un Suriçi bölgesinde yapılacak yenileme çalışmaları, tarihi kentlerin dönüşümüne örnek olması açısından büyük önem taşıyor. Kentin UNESCO Dünya Mirası listesinde yer almasının sebebi olan Tarihi Yarımada’nın korunması için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bizzat talimat verdiği biliniyor. Eminönü Belediyesi’nin Fatih Belediyesi’ne katılmasıyla birlikte Tarihi Yarımada’nın tek elden yönetilmesi de koruma adına olumlu bir gelişme olarak görülüyor. Buna rağmen bölgede yapılan kentsel dönüşüm çalışmaları istenen seviyede başarılı olamadı. Sulukule’de yaşayan mülk sahipleri yeni evlerinin borç yükünden kurtulmak için çoğunlukla bölgeden ayrıldı. Süleymaniye’de ise mülk sahipleriyle anlaşma olmayınca yapılacak projeler durduruldu. Fener-Balat bölgesinde kamu yararı olmadığı gerekçesiyle mahkeme kararıyla iptal edilen yenileme projesi hâlâ bekliyor. Tarihi Yarımada’da bölgesel bir yenileme projesi yapmak yerine tek tek bina restorasyonları ve sokak iyileştirme çalışmaları yapılıyor. Özellikle bu bölgede yer alan işyerleri ve binlerce atölyenin ne olacağı ise belirsizliğini koruyor. Bu hareketli yapının tarihî bölgede oluşturduğu ulaşım sıkıntısı da her geçen gün artıyor. Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Kentsel Koruma ve Planlama Uzmanı Prof. Dr. Zekai Görgülü’ye göre tarihi kentler zaman içinde çeşitli sebeplerle dönüşüme ihtiyaç duyuyorlar. Yerli halkın sosyal, ekonomik ve kültürel durumu değiştikçe şehrin zaman içinde yeniden şekillenmesi kaçınılmaz oluyor. Bu süreçte kentin ulaşım aksları, ticari merkezleri, konut bölgeleri yeniden şekillenip kimi zaman yer değiştiriyor. Görgülü tarihi kentlerde yapılacak yenileme çalışmaları hakkında “Yenileme kavramı yıkıp yeniden yapmak olarak ele alındığında, hiçbir zaman imar haklarını artıran yap-sat yöntemini çağrıştırmamalıdır. Bahis konusu olan, kültür varlığı yapılara, dokulara, sokaklara ve alan bütününe saygılı, onları yıpratmayan ve yeninin de izlerini taşıyabilen bir “yenileme” anlayışıdır.” ifadelerini kullanıyor. Her yörenin kendine has özellikleri, sanat ve mimari üslubu olduğunu vurgulayan mimar ve kent bilimci Ahmet Vefik Alp ise “Mimariyi insanları sadece yağmurdan, soğuktan koruyan bir örtü değil bir kültür olarak görmek lazım. İklim, coğrafya, bitki örtüsü, topoğrafya, tarih ve mimari miras birikimi dikkate alınarak binalar yapılır.” ifadelerini kullandı. Alp, kentsel dönüşüm çalışmaları bu anlayışla yapılmazsa özgün karakteri olmayan, kimliksiz, birbirine benzeyen binalar ve yerleşimlerin ortaya çıkacağının altını çizdi.
Zaman
Ana Sayfa
03.09.2013
KentseldönüşümdeşehirlerinkimliğikorunmalıKentsel dönüşümde şehirlerin kimliği korunmalı
Kentsel dönüşümde şehirlerin kimliği korunmalı
Zaman
03.09.2013
01:53
İstanbul’daki Sulukule ile Bursa şehir merkezinde inşa edilen binalar şehrin dokusuna uygun olmadığı gerekçesiyle tartışma konusu olmaya devam ediyor. Şehircilik uzmanları ise bundan sonraki kentsel dönüşümlerde mağdur olabilecek tarihi dokulara dikkat çekiyor. Özellikle İstanbul, Bursa, Mardin, Diyarbakır, Gaziantep gibi kimlik sahibi şehirlerde, dönüşümün tarihi ve sosyal dokuya, geleneksel kent mimarisine uygun olması gerektiği vurgulanıyor. Mimar ve kent bilimci Ahmet Vefik Alp “Mimariyi sadece yağmurdan, soğuktan koruyan bir örtü değil bir kültür olarak görmek lazım.” diyor.Kentsel dönüşümde İstanbul Sulukule, Tarihi Yarımada’nın siluetini bozan kuleler ve Bursa’daki dönüşüm alanlarında tarihî mekânları da kapsayan projeler tartışılmaya devam ediliyor. En son Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın TOKİ tarafından gerçekleştirilen Bursa Yıldırım Kentsel Dönüşüm Projesi’nde kat sınırını 5 olarak belirlemesiyle, daha önce 8-10 kat planlanan yapıların maliyet ve projelerin tamamen elden geçirilmesi gündeme geldi. Tarihi alanları kapsayan kentsel dönüşümün mağduru olabilecek onlarca bölge bulunuyor. Uzmanlar ise tarihî dokuyla iç içe yaşanan bölgelerde gerçekleşecek kentsel dönüşüme özel hassasiyet gösterilmesi uyarısında bulunuyor. İstanbul, Mardin, Bursa, Diyarbakır, Gaziantep gibi tarihî kimliği olan yerleşimlerde dönüşüm projelerinin tarihi ve sosyal dokuya, geleneksel kent mimarisine uygun olması gerektiği vurgulanıyor. Aksi halde, Bursa, İstanbul Sulukule örneklerinde olduğu gibi tarihi dokuyu ortadan kaldıran, ihtiyacı karşılamayan ve dönüşümün olduğu bölgelerde vatandaşları mağdur eden kötü örneklerin görüleceği, yeni krizlerin yaşanacağı öngörülüyor. İstanbul’un Suriçi bölgesinde yapılacak yenileme çalışmaları, tarihi kentlerin dönüşümüne örnek olması açısından büyük önem taşıyor. Kentin UNESCO Dünya Mirası listesinde yer almasının sebebi olan Tarihi Yarımada’nın korunması için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bizzat talimat verdiği biliniyor. Eminönü Belediyesi’nin Fatih Belediyesi’ne katılmasıyla birlikte Tarihi Yarımada’nın tek elden yönetilmesi de koruma adına olumlu bir gelişme olarak görülüyor. Buna rağmen bölgede yapılan kentsel dönüşüm çalışmaları istenen seviyede başarılı olamadı. Sulukule’de yaşayan mülk sahipleri yeni evlerinin borç yükünden kurtulmak için çoğunlukla bölgeden ayrıldı. Süleymaniye’de ise mülk sahipleriyle anlaşma olmayınca yapılacak projeler durduruldu. Fener-Balat bölgesinde kamu yararı olmadığı gerekçesiyle mahkeme kararıyla iptal edilen yenileme projesi hâlâ bekliyor. Tarihi Yarımada’da bölgesel bir yenileme projesi yapmak yerine tek tek bina restorasyonları ve sokak iyileştirme çalışmaları yapılıyor. Özellikle bu bölgede yer alan işyerleri ve binlerce atölyenin ne olacağı ise belirsizliğini koruyor. Bu hareketli yapının tarihî bölgede oluşturduğu ulaşım sıkıntısı da her geçen gün artıyor. Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Kentsel Koruma ve Planlama Uzmanı Prof. Dr. Zekai Görgülü’ye göre tarihi kentler zaman içinde çeşitli sebeplerle dönüşüme ihtiyaç duyuyorlar. Yerli halkın sosyal, ekonomik ve kültürel durumu değiştikçe şehrin zaman içinde yeniden şekillenmesi kaçınılmaz oluyor. Bu süreçte kentin ulaşım aksları, ticari merkezleri, konut bölgeleri yeniden şekillenip kimi zaman yer değiştiriyor. Görgülü tarihi kentlerde yapılacak yenileme çalışmaları hakkında “Yenileme kavramı yıkıp yeniden yapmak olarak ele alındığında, hiçbir zaman imar haklarını artıran yap-sat yöntemini çağrıştırmamalıdır. Bahis konusu olan, kültür varlığı yapılara, dokulara, sokaklara ve alan bütününe saygılı, onları yıpratmayan ve yeninin de izlerini taşıyabilen bir “yenileme” anlayışıdır.” ifadelerini kullanıyor. Her yörenin kendine has özellikleri, sanat ve mimari üslubu olduğunu vurgulayan mimar ve kent bilimci Ahmet Vefik Alp ise “Mimariyi insanları sadece yağmurdan, soğuktan koruyan bir örtü değil bir kültür olarak görmek lazım. İklim, coğrafya, bitki örtüsü, topoğrafya, tarih ve mimari miras birikimi dikkate alınarak binalar yapılır.” ifadelerini kullandı. Alp, kentsel dönüşüm çalışmaları bu anlayışla yapılmazsa özgün karakteri olmayan, kimliksiz, birbirine benzeyen binalar ve yerleşimlerin ortaya çıkacağının altını çizdi.
Zaman
Ekonomi
03.09.2013
KentseldönüşümdeşehirlerinkimliğikorunmalıKentsel dönüşümde şehirlerin kimliği korunmalı
Ege-Koop Başkanı Aslan'dan şehir içi ulaşımı rahatlatacak 4 proje
Zaman
27.08.2013
14:01
EgeKoop Başkanı Hüseyin Aslan, kent içi ulaşımı kolaylaştıracak üç yeni projeyi açıkladı. EgeKoop proje merkezinde, İzmir’e iki yeni ‘metro hattı’, hem karada hem denizde seyahat imkanı sunan ‘amfibi otobüs’, ‘3 boyutlu tünel otobüs’ ve İzmir’i turizmde de ön plana çıkaracak ‘hava treni’ projelerini açıklayan Aslan, “Bunlar yeni nesil ulaşım sistemlerinden sadece dört tanesi. Hayal et, inan, güven, çalış ve başar. İlkelerimiz bunlar.” dedi. Aslan, düzenlediği basın toplantısında, Ege-Koop’un konut üretimindeki öncülüğünü, kent ve ülke sorunlarına çözümler üreten projelerle de sürdürdüğünü belirtti. Aslan, proje merkezinin daha önce hazırladığı Sağlık Serbest Bölgesi, Atayol ve EGEM35 projelerinin ilgi gördüğünü söyledi. İzmir’in en önemli sorununu trafik olarak nitelendiren ve 15 yıllık sürede bunun değişmediğini kaydeden Aslan, halkın toplu ulaşıma özendirilmesi için dünya kentleriyle paralel yönde çalışmalar yapılması gerektiğini vurguladı. Klasörler dolusu ulaşım projesini masaya yatırdıklarını ifade eden Aslan, “Başta İzmir olmak üzere bütün bölgeyi şekillendirecek, ufkumuzu genişletecek olan yeni nesil ulaşım sistemlerinden dört tanesini kamuoyuyla paylaşmaya karar verdik. Bunlar yeni ve bağımsız metro hatları, tünel otobüsü, amfibi otobüs ve hava trenidir.” dedi. Aslan, özellikle ‘hava treni projesi’nin İzmir’e küresel kent kimliği kazandıracağını, turizmi geliştireceğini ve İzmir’i ilgi odağı haline getireceğini söyledi. Aslan, hava treni projesi için başvuru yapılması gerektiğine dikkat çekerek, “Büyükşehir Belediyesi, 2013 sonuna kadar başvuru yapmalı, aksi halde tarihi bir fırsatı kaçırırız.” ifadelerini kullandı. CİHAN
Zaman
Son Dakika
27.08.2013
Ege-KoopBaşkanıAslandanşehiriçiulaşımırahatlatacak4projeEge-Koop Başkanı Aslandan şehir içi ulaşımı rahatlatacak 4 proje
Bayraktar: Kentsel dönüşümde 45 ilde daha yenilenme çalışması başlatacağız
Zaman
13.08.2013
17:06
Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, 17 Ağustos depreminin 14üncü yılında Bursada Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın katılımıyla 45 ilde daha kentsel dönüşüm projesi başlatacaklarını ifade etti.Bakan Erdoğan Bayraktar, Gaziantepte Şahinbey Belediyesi tarafından yapılan Yeşilvadi Projesi ve Kentsel Dönüşüm Projelerini yerinde inceledi. Buradaki temaslarının ardından Şahinbey Belediyesini ziyaret eden Bakan Bayraktar, kentsel dönüşüm projesi hakkında açıklamalarda bulundu. Belediyelerin kentsel dönüşüm yaparak oylarının düşeceği yönünde korkuya kapılmalarını bir zafiyet olarak nitelendiren Bakan Bayraktar, bilinçli insanları artık kentsel dönüşümü benimsediğini, insanlarda büyük bir beklenti oluştuğunu kaydetti. İnsanlar artık sağlıklı bir evde oturmak istediğini belirten Bayraktar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak kentsel dönüşümde şu anda Türkiyede kaçak evleri, afete dayanıksız evleri de yıkarak yeniliyoruz. Türkiyede 65 bin evin yenilenmesine başladık. 17 Ağustosta büyük Marmara Depreminin 14. yılında Bursa Yıldırımda, yine 45 vilayette başbakanımızın teşrifleriyle yeni bir yenileme harekatı başlatacağız. dedi.Şahinbey Belediyesinin kentsel dönüşümde yaptığı çalışmaları Türkiyeye örnek gösterdiklerini vurgulayan Bayraktar, Biz burada Gaziantepin atmış olduğu bu adımları da Tüm Türkiyeye tanıtmak istiyoruz. Tüm Türkiye bunları görsün, yani bunun oy kaybettirme olmadığını, aksine çok daha oy getirme olduğunu görsün. 3 veya 5 olumsuz kişinin sesini duyurmasından ziyade orada yüzde 80 vatandaşın talebini daha çok önemsemek lazım. İnsanlarımız kentsel dönüşümü istiyor. İstemeyen 3-5 kişi ya bundan başka bir kafası bozuk veya siyaset yapmak istiyor. diye konuştu. Kentsel dönüşümü milli bir mesele olarak gördüklerine dikkat çeken Bayraktar, şunları kaydetti: Kentsel dönüşül seferberlik meselesidir, siyaset üstüdür, siyaset dışıdır, tüm siyasi partilerimizin buna sahip çıkması lazım. Bizde başarılı olan, vatandaşımızın memnuniyetini kazanan, vatandaşımızın nabzını tutan, vatandaşımızın gönlünü edene yardım ettik ve yardım etmeye de devam ediyoruz. Biz hep Şahinbey Belediyesinin yanında olduk, bundan sonra da yanında olmaya devam edeceğiz. 6 milyon 500 bin konutu 20 yıl içerisinde yenileyeceklerini söyleyen Bakan Bayraktar, bu sayede birçok sektörün de kalkınacağını sözlerine ekledi. Ziyaret sırasında proje hakkındı bilgi veren Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, havaalanı yolu üzerinde bulunan 50 bin metrekarelik alanın kamulaştırıldığını ve konut yapımı için yıkımını gerçekleştirdiklerini belirtti. Başkan Tahmazoğlu, Şahinbey ilçesinin yüzde 80inin çarpık yapılaşmadan oluştuğuna işaret ederek, Bu nedenle 5 bölgede kentsel dönüşüm başlattık. İnsanımıza daha modern yaşam alanları sunabilmek amacıyla kentsel dönüşüm kapsamında kamulaştırma ve konut yapımına dev bütçe ayırdık. 4,5 yılda 266 milyon TLlik kamulaştırma yaptık. Kimseyi üzmeden ve üzülmeden, gönül rızası gözeterek kamulaştırmasını yaptığımız 2 bin 610 evin yıkımlarını gerçekleştirdik. şeklinde açıklamalara yer verdi. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktara Gaziantep Vali Vekili Mevlüt Kurban, AK Parti Gaziantep milletvekilleri Derya Bakbak, Mehmet Sarı, Halil Mazıcıoğlu, AK Parti Gaziantep İl Başkanı Ahmet Uzer, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Emniyet Müdürü Ömer Aydın, daire amirleri ve kurum müdürleri eşlik etti. (CİHAN)
Zaman
Son Dakika
13.08.2013
BayraktarKentseldönüşümde45ildedahayenilenmeçalışmasıbaşlatacağızBayraktar Kentsel dönüşümde 45 ilde daha yenilenme çalışması başlatacağız
Çağlayan: Durmak yok, inşaata, ihaleye devam
Zaman
04.08.2013
10:22
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Türk müteahhitlik sektörünün Temmuz ayında da yoluna dolu dizgin devam ettiğini, Temmuz ayında 2,3 milyar dolar bedelli 40 adet proje üstlenildiğini bildirdi.Bakan Çağlayan, konuyla ilgili yaptığı yazılı değerlendirmede, 7 ayda üstlenilen proje bedelinin 14 milyar dolara ulaştığını vurguladı, Durmak yok, inşaata, ihaleye devam. çağrısı yaptı. Müteahhitlik sektörünün dünyayı inşa etmeye devam ettiğini vurgulayan Çağlayan, Temmuz ayında 27 ülkede 2,3 milyar dolar değerinde 40 adet proje üstlenildi… Müteahhitlik sektörümüzün Ocak-Temmuz döneminde yurt dışında üstlendikleri 154 projenin tutarı 14 milyar dolara dayandı. Temmuz ayında üstlenilen yeni projeler arasında Türkmenistanda 545 milyon dolar tutarında 2 enerji santrali, Arnavutlukta 256 milyon dolar tutarında 2 HES projesi, Kazakistanda 370 milyon dolar tutarında konut projesi, Azerbaycan ve Kazakistanda üstlenilen toplam 217 milyon dolar tutarında 3 adet yol projesi ön planda bulunuyor. Müteahhitlik sektörümüz gösterdiği performansla dolu dizgin yolunda devam ediyor. 2013 yılı Ocak-Temmuz döneminde yurt dışında üstlenilen 154 projenin tutarı 14 milyar dolara dayandı. dedi.TÜRK MÜTEAHHİTLİK FİRMALARININ YURT DIŞI PROJE DEĞERİ 253 MİLYAR DOLAR Çağlayan, 2013 yılının ilk 7 ayında müteahhitlik sektörünün en fazla proje üstlendiği ülkelerin başında Türkmenistanın ilk sırada yer aldığını belirterek şöyle devam etti:Türkmenistanda yılın 7 ayında üstlenilen 33 projenin toplam bedeli 5,6 milyar dolara ulaştı. Türkmenistanı 1,4 milyar dolarlık 19 projeyle Rusya Federasyonu, 1,4 milyar dolarlık 5 projeyle Azerbaycan, 1,3 milyar dolar tutarında 9 projeyle Kazakistan ve 1 milyar dolar tutarında 31 proje ile Irak takip ediyor. Temmuz ayında üstlenilen projelerle birlikte, Türk firmalarının bugüne kadar yurt dışında üstlendiği 7 bin 181 projenin değerinin de 253 milyar dolar olduğuna vurgu yapan Bakan Zafer Çağlayan, şu verileri paylaştı: Bunun çok büyük bölümünün 2002 sonrasında alındığının da altını çizerek vurgulamak istiyorum. Verilere bakıldığında bu net bir şekilde görülmektedir. Müteahhitlik sektörünün Temmuz ayında üstlendiği 40 projenin toplam bedeli 2.3 milyar dolar. Bu rakam 2001 yılında üstlenilen 110 projenin toplam bedeline neredeyse eşit. 2001 yılında üstlenilen 110 projenin toplam bedeli 2,4 milyar dolar. 2002 yılında üstlenilen 131 projenin toplam bedeli 2.5 milyar dolar. Bir ayda üstlenilen projelerin toplam bedeli, 2001 ve 2002 yıllarında üstlenilen projelerin toplam bedeline yakın. Aynı şekilde, Ocak-Temmuz döneminde üstlenilen projelerin toplam bedeli, 14 milyar dolar. Bu rakam, 2001 yılında üstlenilen proje bedellerinin 6 katına yakın. 2005 yılının tamamında üstlenilen projelerin toplam bedelinden daha fazla. 2005 yılında sektörün üstlendiği 408 projenin toplam bedeli 12.3 milyar dolar. 1972 yılından 2002 yılına kadar geçen 30 yılda tüm dünyada toplam 44 milyar dolarlık iş alınabilmişken partimizin işbaşına geldiği 2002 sonundan bu güne kadar geçen 10 yılda ise geçmiş 30 yılın tam 7 katı olan 209 milyar dolarlık iş alınmıştır. Bu başta Sayın Başbakanımızın yoğun gayretlerinin ve desteklerinin bir sonucu olurken diğer yandan sektörden sorumlu olan bakanlığımızın ve yüz akımız olan müteahhitlik sektörümüzün bir başarısıdır. BAŞARILARINA BAŞARI KATIYORÇağlayan, Türk müteahhitlik sektörünün her geçen gün başarılarına başarı kattığını tekrarladı, ortalama proje bedellerinin de bunu net bir şekilde gösterdiğini ifade etti. Çağlayan, sektörle ilgili değerlendirmelerini şöyle devam ettirdi: 2002 yılında ortalama proje bedeli 22 milyon 305 bin dolar civarındayken, 2012 yılında 59 milyon dolar civarında. 2013 yılının ilk 7 ayında üstlenilen projelerde ortalama proje bedeli 90 milyon dolar civarında. Bu da müteahhitlik sektörümüzün her geçen gün ortalama proje bedellerini yükselttiğini gösteriyor. Durmak yok, dünyayı inşa etmeye devam. Hizmet ihracatı başımızın tacı. 2012de 43.5 milyar dolar olan hizmet ihracatımız içinde turizm ön planda olsa da taşımacılık, inşaat ve finansal hizmetler de önemli kalemler arasında. Hizmet ticaretinden sorumlu kurum olarak Ekonomi Bakanlığı çeşitli başlıklar altında ihracatı desteklemeye devam ediyor. Bu yıl 48 milyar doları asmayı hedefliyoruz. 2023 hedefi ise 150 milyar dolar. İnşaat hizmetleri de bu yoldaki önemli ihraç kalemlerimizden biri. Ayrıca mal ihracatını da desteklediği için bizim için ayrı bir önemi var. Bakanlık olarak müteahhitlik sektörünün yurt dışında daha fazla proje üstlenmesini temin etmek ve başka ülkelerin firmalarıyla ortak iş yapmalarını teşvik etmek için bir dizi etkinlik gerçekleştirdiklerini kaydeden Çağlayan, Bunlardan ilki 2012 yılında gerçekleştirdiğimiz Irak pazarında Türk-Japon firmalarının işbirliği olanaklarının masaya yatırıldığı forumdu. Bu forumun ikincisini bu Ağustos ayının sonlarına doğ
Zaman
Son Dakika
04.08.2013
ÇağlayanDurmakyokinşaataihaleyedevamÇağlayan Durmak yok inşaata ihaleye devam
Toplam "143" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti