Habergec.Com Aranan Kelimeler:yeni transfer var mı? Değerlendirme: 10 / 10 395394
habergec.com
24.04.2014 Perşembe
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

yeni transfer var mı?

Ünal Aysal: Transferde ahlak ve karakter öncelikli tercihimiz
Zaman
16.04.2014
16:15
Bu sezon yaptığı birçok takviyeye rağmen Süper Lig’de ve Avrupa’da umduğunu bulamayan Galatasaray’da Başkan Ünal Aysal, yeni transfer politikaları hakkında ipuçları verdi. Arena’da Anafen İlkokulu öğrencilerini ağırlayan Aysal, yıldız isim yerine takım için ter döken oyuncu alacaklarını ima etti. 2016 yılında başkanlık koltuğunu bırakacağını söyledi.Didier Drogba ve Weslej Sneijder gibi dünyaca ünlü yıldızlara Sarı-Kırmızılı formayı giydiren Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, yeni transfer politikasının ipuçlarını verdi. Halkalı Atakent Anafen İlkokulu talebelerini Türk Telekom Arena’da ağırlayan Başkan Aysal, öğrencilerin kendisine yönelttiği soruları samimiyetle cevapladı. Oldukça sıcak geçen toplantıda Başkan Aysal, gündeme dair açıklamaları dikkat çekti. Öncelikle 2016’da yeniden başkan adayı olmayacağını duyurmasıyla ilgili olarak konuşan Aysal, “Planımda Galatasaray iki sene daha var. Eğer 40 yaşında olsaydım, ‘tekrar düşüneyim’ derdim. Ama artık ikinci bir düşünme şansımın olduğunu zannetmiyorum.” dedi. Başkan Aysal, kadın basketbolda elde edilen başarının yanında Rusya’daki final maçında yaşanan olaylarla ilgili soruya ise “İki Türk takımının bir Avrupa kupasında final oynaması Türkiye’nin başarısı. O finalde kupayı Galatasaray Odeabank aldı ama bana göre o final maçının iki kazananı oldu. Çünkü finali oynayan her iki takım da Türk takımı. Bu çok büyük bir başarı ve ülkemiz adına gurur vesilesi.” ifadelerini kullandı.Futbol takımı ve transferlerle ilgili de düşüncelerini aktaran Aysal, ‘Önümüzdeki yıl yeni çilekler getirecek misiniz?’ şeklindeki sorusuna ise “Çilekleri kiraza dönüştürmek gerekir, pastanın üstüne kiraz da konur. Zaten transfer mevsimi mayıs ayında başlıyor, değerlendirmeleri de o zaman yapacağız. Ama bir futbolcuyu transfer ederken maliyetinin yanında ahlak ve karakteri öncelikli tercihimiz olacak.” cevabını verdi. Sorularla adeta ablukaya alınan Başkan Aysal da bir öğrenciye ‘En çok hangi futbolcuyu seviyorsun?’ diyerek karşı atağa geçti. Öğrencinin Wesley Sneijder cevabını vermesi üzerine ise Aysal, “Senle ortak noktamız var, çünkü ben de Wesley Sneijder’i çok beğeniyorum.” sözlerini kullandı. Sarı-Kırmızılı başkan, ‘Transferinden dolayı pişmanlık duyduğunuz bir futbolcu var mı?’ sorusuna ise “Var ama isim olarak söyleyemeyeceğim. O bende kalsın.” yorumunu yapı.Başarılı talebelere Galatasaray Lisesi hakkında tavsiyelerde de bulunan deneyimli yönetici, üniversiteyi yurt dışında okumanın okuyana ayrı bir ufuk kattığından da bahsetti. Aysal, sosyal sorumluluk projesi çerçevesinde edinmiş olduğu birikimleri Galatasaray’a aktarabilmek için bu kulübe geldiğini de ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı: “Kurumsallığa ciddi manada önem veriyorum. Başarının kurumsallıktan geçtiğini, kurumsallıkta otokontrol sisteminin çok iyi yerleştirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Kurumsallığın temelinin iş dağılımında olduğuna inanıyorum.”Cim Bom, kupada final peşindeGalatasaray, Türkiye Kupası yarı final ilk maçında 2-2 kaldığı Bursaspor’la bugün deplasmanda karşılaşacak. Rövanşı kazanmak isteyen Sarı-Kırmızılıların finale çıkması için galip gelmesi veya 3-3 ve üzeri skorlu beraberlik elde etmesi gerekiyor. Karşılaşma 1-1 ve 0-0 beraberlikle ya da Bursaspor’un galibiyetiyle sona ermesi halinde Yeşil-Beyazlı takım finale çıkacak. 2-2 beraberlik durumunda 15’er dakikalık iki uzatma devresi oynanacak. Eşitlik bozulmazsa finalist, penaltı atışlarıyla belli olacak.MUHTEMEL KADROLARBURSASPOR: Frey, Ozan, Civelli, İbrahim, Taiwo, Şener, Yasin, Şamil, Ferhat, Caja, FernandaoGALATASARAY: Muslera, Veysel, Semih, Koray, Telles, Yekta, Melo, Selçuk, Sneijder, Burak, Umut BulutSAAT: 20.00 STAT:Bursa AtatürkHAKEM: İlker Meral YAYIN:AtvCanlı Anlatım: zaman.com.tr
Zaman
Ana Sayfa
16.04.2014
ÜnalAysalTransferdeahlakvekarakterönceliklitercihimizÜnal Aysal Transferde ahlak ve karakter öncelikli tercihimiz
Ünal Aysal: Transferde ahlak ve karakter öncelikli tercihimiz
Zaman
16.04.2014
02:04
Bu sezon yaptığı birçok takviyeye rağmen Süper Lig’de ve Avrupa’da umduğunu bulamayan Galatasaray’da Başkan Ünal Aysal, yeni transfer politikaları hakkında ipuçları verdi. Arena’da Anafen İlkokulu öğrencilerini ağırlayan Aysal, yıldız isim yerine takım için ter döken oyuncu alacaklarını ima etti. 2016 yılında başkanlık koltuğunu bırakacağını söyledi.Didier Drogba ve Weslej Sneijder gibi dünyaca ünlü yıldızlara Sarı-Kırmızılı formayı giydiren Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, yeni transfer politikasının ipuçlarını verdi. Halkalı Atakent Anafen İlkokulu talebelerini Türk Telekom Arena’da ağırlayan Başkan Aysal, öğrencilerin kendisine yönelttiği soruları samimiyetle cevapladı. Oldukça sıcak geçen toplantıda Başkan Aysal, gündeme dair açıklamaları dikkat çekti. Öncelikle 2016’da yeniden başkan adayı olmayacağını duyurmasıyla ilgili olarak konuşan Aysal, “Planımda Galatasaray iki sene daha var. Eğer 40 yaşında olsaydım, ‘tekrar düşüneyim’ derdim. Ama artık ikinci bir düşünme şansımın olduğunu zannetmiyorum.” dedi. Başkan Aysal, kadın basketbolda elde edilen başarının yanında Rusya’daki final maçında yaşanan olaylarla ilgili soruya ise “İki Türk takımının bir Avrupa kupasında final oynaması Türkiye’nin başarısı. O finalde kupayı Galatasaray Odeabank aldı ama bana göre o final maçının iki kazananı oldu. Çünkü finali oynayan her iki takım da Türk takımı. Bu çok büyük bir başarı ve ülkemiz adına gurur vesilesi.” ifadelerini kullandı.Futbol takımı ve transferlerle ilgili de düşüncelerini aktaran Aysal, ‘Önümüzdeki yıl yeni çilekler getirecek misiniz?’ şeklindeki sorusuna ise “Çilekleri kiraza dönüştürmek gerekir, pastanın üstüne kiraz da konur. Zaten transfer mevsimi mayıs ayında başlıyor, değerlendirmeleri de o zaman yapacağız. Ama bir futbolcuyu transfer ederken maliyetinin yanında ahlak ve karakteri öncelikli tercihimiz olacak.” cevabını verdi. Sorularla adeta ablukaya alınan Başkan Aysal da bir öğrenciye ‘En çok hangi futbolcuyu seviyorsun?’ diyerek karşı atağa geçti. Öğrencinin Wesley Sneijder cevabını vermesi üzerine ise Aysal, “Senle ortak noktamız var, çünkü ben de Wesley Sneijder’i çok beğeniyorum.” sözlerini kullandı. Sarı-Kırmızılı başkan, ‘Transferinden dolayı pişmanlık duyduğunuz bir futbolcu var mı?’ sorusuna ise “Var ama isim olarak söyleyemeyeceğim. O bende kalsın.” yorumunu yapı.Başarılı talebelere Galatasaray Lisesi hakkında tavsiyelerde de bulunan deneyimli yönetici, üniversiteyi yurt dışında okumanın okuyana ayrı bir ufuk kattığından da bahsetti. Aysal, sosyal sorumluluk projesi çerçevesinde edinmiş olduğu birikimleri Galatasaray’a aktarabilmek için bu kulübe geldiğini de ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı: “Kurumsallığa ciddi manada önem veriyorum. Başarının kurumsallıktan geçtiğini, kurumsallıkta otokontrol sisteminin çok iyi yerleştirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Kurumsallığın temelinin iş dağılımında olduğuna inanıyorum.”Cim Bom, kupada final peşindeGalatasaray, Türkiye Kupası yarı final ilk maçında 2-2 kaldığı Bursaspor’la bugün deplasmanda karşılaşacak. Rövanşı kazanmak isteyen Sarı-Kırmızılıların finale çıkması için galip gelmesi veya 3-3 ve üzeri skorlu beraberlik elde etmesi gerekiyor. Karşılaşma 1-1 ve 0-0 beraberlikle ya da Bursaspor’un galibiyetiyle sona ermesi halinde Yeşil-Beyazlı takım finale çıkacak. 2-2 beraberlik durumunda 15’er dakikalık iki uzatma devresi oynanacak. Eşitlik bozulmazsa finalist, penaltı atışlarıyla belli olacak.MUHTEMEL KADROLARBURSASPOR: Frey, Ozan, Civelli, İbrahim, Taiwo, Şener, Yasin, Şamil, Ferhat, Caja, FernandaoGALATASARAY: Muslera, Veysel, Semih, Koray, Telles, Yekta, Melo, Selçuk, Sneijder, Burak, Umut BulutSAAT: 20.00 STAT:Bursa AtatürkHAKEM: İlker Meral YAYIN:AtvCanlı Anlatım: zaman.com.tr
Zaman
Spor
16.04.2014
ÜnalAysalTransferdeahlakvekarakterönceliklitercihimizÜnal Aysal Transferde ahlak ve karakter öncelikli tercihimiz
Hacıosmanoğlu: Yunus Yıldırım'ı telefonla aradım
Zaman
15.02.2014
14:51
Trabzonspor Kulüp Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Beşiktaş ile oynadıkları karşılaşma sonrası hata yapan hakem Yunus Yıldırımı telefonla arayarak Hocam nasıl görmedin, yardımcılarının hatası mı? diye sorduğunu Yunus Yıldırımın ise Hata benim izledikten sonra anladım. cevabını verdiğini söyledi. Bordo - mavili kulüp Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Radyosporda Kuzeyin Sesi programına telefonla bağlanarak çarpıcı açıklamalar yaptı. Hacısomanoğlu, hoca arayışından forvet transferine, hakem hatalarından şike sürecine kadar değerlendirmelerde bulundu. İlk olarak Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırımın bir televizyon kanalında söylediği sözleri değerlendiren Başkan Hacıosmanoğlu, Fenerbahçe Başkanının TVdeki konuşmalarının bazı bölümlerini takip ettim. Yeni bir şey çıktı, gerçeklerden farklı bir algı oluşturma durumu. İnsanlar var olanı yok saymak için çabalıyorlar, topluma kendi yalanlarını gerçek gibi kabul ettirmeye çalışıyorlar. Ancak ne yaparsanız yapın gerçeklerin üzerini kapatamazsınız. Bazılarının söylediği gibi, bizim gerçekten de kelime dağarcığımız kısıtlı. Adalet diyoruz, namus diyoruz. Bu Türk futbolunu kirleten şebekelerden arınmak, kurtulmak gerekir diyoruz. Aksi halde normalleşme olmaz. Kimse boşuna rüya görmesin. Bazıları hep masal anlattı, anlatmaya da devam ediyor. Biz ise gerçeklerden bahsediyoruz, o da insanların zoruna gidiyor. Pazartesi günü aynı programda konuk olacağız, hukukçularımızla birlikte bir kez daha gerçekleri anlatacağız. Türk halkını, futbol kamuoyunu da masal dinlemeye değil, gerçeklerle yüzleşmeye bekliyoruz. diye konuştu.YUNUS YILDIRIMI ARADIMFenerbahçenin Sivasspora yenildiği karşılaşma sonrasında hakem Yunus Yıldırımın topa tutulduğunu belirten İbrahim Hacıosmanoğlu, Federasyon, Fenerbahçe maçında hata yaptı diye Yunus Yıldırımın hakemliğini bitirmek üzere. Yani bu hakem sanki ilk kez hata yapıyor. Beşiktaş maçımızda oyunun dengesini bozacak bariz kırmızı kartı vermedi. Aradım kendisini, nasıl görmedin ya da yardımcılarının hatası mı, diye sordum. Hata benim. İzledikten sonra anladım dedi. O da bariz hataydı ama ses çıkmadı. Kime hizmet eder federasyon? Bu nasıl düzen? Biz bu düzeni bozmak için mücadele ediyoruz. şeklinde konuştu.TRANSFERDE KENDİMİ DÜŞÜNSEM ALIRDIMDevre arasında transfer yapmadığı için çok eleştirildiğini kaydeden Hacıosmanoğlu, Tribünler bağırıyor, yazılıp çiziliyor. Şunu çok net söyleyeyim ki, kendimi düşünsem transfer yapar, görüştüğümüz forvetlerden birini alır gelirdim. Ancak ihtiyacımızın aciliyeti de bilindiği için rakamlar öyle yerlere çıktı ki, o sözleşmelerin altına imza atmak istemedim. Çünkü biz bugün mevcut tabloyu görüyoruz, isyan ediyoruz. Öyle sözleşmeler yapılmış ki anlatamam. O nedenle de Trabzonspor ekonomisini düşündük, geri adım attık. ifadelerini kullandı.BU KEZ ŞAMPİYONLUĞU ÇALDIRMAYACAĞIMTeknik direktörlük konusunda Şenol Güneş ile görüştüğünü ama hocanın pek sıcak bakmadığını belirten Hacıosmanoğlu, şöyle konuştu: Teknik direktör konusu da şimdi golcü transferi işine benzedi. Alakamız olan olmayan sayısız isim yazıldı zamanında. Sonra da biz beceriksiz ilan edildik o kadar futbolcuyla görüşüp birini almayı beceremedik diye düşünüldü. Aslında yok öyle bir şey. Hoca konusu da bizim için net. Şenol hocayla (Güneş) görüştüm. Çalışma fikrine pek sıcak değil şu an için. Bizim için yakın çevresine övgü dolu sözler söylediğini biliyorum. Ben de kendisine, 3 kez şampiyonluğun çalındı. Sen futbolu iyi yönettin ama yönetimlerin senin ve takımının hakkını koruyamadı. Gel bu kez beraber başaralım dedim. Düşünecek, olmazsa böyle de devam edebiliriz. Takımın başında hoca yok diye bir tedirginliğim söz konusu değil. Takımın efsane ismi Hami Mandıralı orada. Kendisine güveniyorum. Kimse anasının karnından antrenör doğmuyor. Bakarsın Karabük maçında istediğimiz futbol ortaya konur, sonra kritik birkaç maçımız daha var. Onlarda da işler istediğimiz gibi giderse devam ederiz.TRANSFERDE BEŞİKTAŞ MODELİTransfer konusunda Beşiktaşın izlediği modeli izleyebileceklerini vurgulayan başkan, Transferdeki ihtiyaçlarımız malum. Bunların çözümü için bu kez farklı bir yol izleyebiliriz. Yani Beşiktaşın yaptığı gibi. Sezon bitmeden ihtiyaç duyduğumuz, görüştüğümüz, anlaştığımız oyuncuları açıklayabiliriz. Transfer dönemi bitmiş olabilir ama Trabzonsporda çalışma etabı bitmemiştir. dedi.YALANLARI ORTAYA ÇIKTIMustafa Reşit Akçayı takımdan kendilerinin göndermediğini, kendisinin istifa ettiğini belirten İbrahim Hacıosmanoğlu, Bir defa şunu net şekilde ortaya koyalım; Mustafa hocayı biz göndermedik. Kendisi bıraktı. Devre arasından önce de böyle bir kararı vardı, ikna ettik o zaman. Ancak Akhisar maçından sonra bize bıraktığı haberini gönderdi. Saygı duyduk. Kendisi namuslu, temiz bir insan. Biz devamlılık için onunla olmak isterdik, olmadı. Devre arasından önce yine bazı İrlandalılar, yönet
Zaman
Son Dakika
15.02.2014
HacıosmanoğluYunusYıldırımıtelefonlaaradımHacıosmanoğlu Yunus Yıldırımı telefonla aradım
Transfere devam edeceğiz
Zaman
19.01.2014
02:10
Galatasaray Teknik Direktörü Roberto Mancini, Antalya kampının verimli geçtiğini, bunun da ikinci yarıdaki karşılaşmalara olumlu yansıyacağını söyledi. Bruma’nın sakatlanıp sezonu kapatmasına üzüldüğünü belirten İtalyan teknik adam, Brezilyalı Alex Telles’in çok büyük transfer olduğunu kaydetti. Başarılı çalıştırıcı, kadroya takviyelerinin süreceğini de açıkladı.Galatasaray Teknik Direktörü Roberto Mancini, Antalya kampında önemli açıklamalarda bulundu. Yeni transfer Telles’i uzun zamandır takip ettiğini belirten İtalyan teknik adam, Sarı-Kırmızılı takımda dünya çapında çok önemli oyuncularla çalıştığını söyledi. Lig TV’ye açıklamalarda bulunan başarılı çalıştırıcı, transferde hareketli günlerin devam edebileceğinin de sinyallerini verdi. Futbolcuları tanımak adına kampın çok önemli olduğunu anlatan Mancini, “Kamp dönemi bizim için çok önemliydi. Daha geçireceğimiz bir periyot var. Önemli olan, takımın daha iyi duruma gelmesiydi. Bakıldığı zaman bir takımla sezon başı kampına geçirmek daha önemlidir. Daha fazla çalışma şansınız olabiliyor. Yine de 2 haftanın da kötü olduğunu düşünmüyorum. Bu, maçlara da yansıyacaktır.” dedi.Tokatspor’la oynanan kupa maçında sakatlanan Bruma’ya çok üzüldüklerini ifade eden deneyimli hoca, genç oyuncudan övgü dolu sözlerle bahsetti. Roberto Mancini, “Tabii ki çok üzüldük. Bruma bizim çok şey beklediğimiz, gelecek vaat eden bir oyuncu. Hızlı, süratli, becerikli bir oyuncu. Umarım iyi bir tedavi süreci geçirecek. En kısa zamanda aramıza dönmesini istiyoruz.” diye konuştu.Transfer döneminde birçok genç yeteneği kadrolarına kattıklarını da aktaran Sarı-Kırmızılıların taktisyeni, “Başkanımızla konuşmalarımızda amacımız kadroyu gençleştirmekti. Bu isimler de hep genç isimler. Hem kaliteli hem genç oyuncular. Hepsinin çalışmaya ihtiyacı olacaktır. Başka aramıza katılacak oyuncular var mı diye sorarsanız, belki bir tecrübeli isim defans bölgesine olabilir. Melo, Selçuk, Burak, Didier gibi tecrübeli oyuncularımız vardı. Bunların arasına genç isimler katmamız gerekiyordu. Böylesi daha iyi olacaktır.” sözlerini kullandı.‘Telles çok ÖNEMLİ VE büyük bir transfer’Brezilya’nın Gremio ekibinden uzun uğraşlar sonucu alınan Alex Telles’i 3-4 aydır takip ettiklerini açıklayan ünlü isim şöyle devam etti: “Telles’in çok büyük bir transfer olduğunu düşünüyorum. 3-4 aydır takip ediyoruz. Ben daha önceden de biliyordum. Asıl mevki sol bek, sol ayağını çok iyi kullandığını söyleyebilirim. Bakıldığı zaman Telles genç bir oyuncu ama onun dışında bir süredir Gremio’da oynuyor. Gremio iyi bir takım Brezilya Ligi’nde. Hem ligi hem arkadaşları tanıma açısından bir zamana ihtiyacı olacaktır, ama o bölge için kesinlikle çok çok iyi olduğunu düşünüyorum.”Lider Fenerbahçe’yle aralarındaki puan farkının kapanması için defansın daha iyi işler çıkarması gerektiğini düşünen Roberto Mancini, “Geliştirmemiz gereken bir şey var. Galatasaray’ın gol yememesi gerekiyor. Defansif anlamda kendimizi geliştirmemiz gerekiyor. İkinci yarı bizi zorlu maçlar bekliyor. Son maçlarda iyiydik. O maçlardaki gibi devam ederek 8 puanlık farkı kapatabileceğimizi düşünüyorum.” dedi.A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Fatih Terim ile Süper Lig’deki teknik direktörler olarak verimli bir toplantı yaptıklarını anlatan tecrübeli teknik direktör, Terim hakkında ise şöyle konuştu: “Türk halkı, Fatih Terim gibi bir teknik adama sahip olduğu için çok şanslı. Kulüp ve Milli Takım bazında büyük başarıları var. Türk Milli Takımı’nı çok iyi yerlere getirebilir. Yaptığımız toplantı ise çok verimli geçti. Milli Takım’ı, ligi ve yabancı oyuncu konularıyla ilgili konuştuk.” SPOR SERVİSİKupada Aslanın rakibi AntalyasporGalatasaray, Ziraat Türkiye Kupası B Grubu ikinci maçında Medical Park Antalyaspor ile karşılaşacak. Akdeniz Üniversitesi Stadındaki mücadele saat 20.00de başlayacak. Sarı-Kırmızılılar, grubundaki ilk müsabakasında Tokatsporla karşılaşmış ve maçtan 2-0 galip ayrılmıştı. Akdeniz temsilcisiyse çıktığı Elazığspor deplasmanında rakibiyle 1-1 berabere kalmıştı. Abdulkadir Bitigenin yöneteceği randevu atvden naklen yayınlanacak.Alex Tellesten Brumaya ziyaretGalatasarayın transfer görüşmelerine başladığını duyurduğu ve önceki gece İstanbula gelen Brezilyalı futbolcu Alex Telles, sağlık kontrolünden geçti. Liv Hospitala gelen Brezilyalı oyuncu, burada bir dizi sağlık kontrolüne tabi tutuldu. Efor testi sırasında medya mensuplarına görüntü de veren Tellesin neşeli olduğu görüldü. Bu arada Brezilyalı oyuncu, çapraz bağları kopan Brumaya jest yaptı. Telles, Portekizli oyuncuyu hastane odasında ziyaret ederek, geçmiş olsun dileklerini iletti.
Zaman
Spor
19.01.2014
TransferedevamedeceğizTransfere devam edeceğiz
Hilmi Yavuz - CHP ve 'ithal' adaylar
Zaman
22.12.2013
01:53
Ortalığın iyice karıştığı, toz ve dumandan göz gözü görmediği bu günlerde, belki biraz kenara çekilmek, hayata gülerek bakabilmek iyi gelebilir.‘Yeni’ Cumhuriyet Halk Partisi’nin içinde, gündemi heyecanlı yolsuzluk iddiaları belirlerken, yerel seçimler için aday göstereceği kişiler konusunda eğlenceli şeyler oluyor. İki büyük şehir, İstanbul ve Ankara Büyükşehir belediye başkan adayları, CHP’nin ‘yeni’ CHP oluşunun ne demeye geldiğini örneklemek bakımından önemli: Ankara için, bundan önceki yerel seçimlerde MHP adayı olan Mansur Yavaş’ı, İstanbul için de, sekiz yıllık bir aradan sonra CHP’ye transfer olan Mustafa Sarıgül’ü aday göstermeye hazırlanıyor. CHP ‘yeni’leşiyor kısacası;- ithal [şimdi ‘dış alım’ deniyor!] yoluyla ‘yeni’leşme!Şu CHP’nin şu eğlenceli hâl-i pür melâline bakınız! Bir partinin, kendi içinde bir aday çıkaramamak, parti dışından aday aramak derekesinde acze düşmesi neyin göstergesidir Allah aşkına? Parti olarak seçimi kazanamayacağını, ancak Mansur Yavaş ya da Mustafa Sarıgül gibi popüler adaylarla seçime girdiğinde başarılı olabileceğini zannetmek! Söyler misiniz bana, bu bir partinin acze düşmüş olmasından başka ne anlama gelebilir ki? Bir genel başkan, Kemal Kılıçdaroğlu, hem kendi partisine hem de kendi partisinin içindeki ‘eski’ partililere güvenmeme anlamına gelen bu tercih ile, olsa olsa bir Pirus Zaferi kazanabileceğinin farkında değil! Pirus Zaferi ya da kazanan kaybediyor!Şunu demek istiyorum: Farz-ı muhal, İstanbul’da Sarıgül, Ankara’da Yavaş, seçimleri kazansalar bile, bu CHP’nin zaferi değil, Sarıgül’ün ve Yavaş’ın zaferi olacaktır. Sarıgül’ün ve Yavaş’ın zaferleri ise CHP’nin, şeksiz ve şüphesiz mağlubiyeti demektir;- başka bir şey değil!Kılıçdaroğlu’nun, Taha Kıvanç’ın ifâdesiyle, GDO’lu adaylarla seçime girmeye karar verişinde, partinin yetkili organlarının tercihlerinden çok, yine ‘dışardan’ kendisine yapılan tavsiyelerle hareket ettiğini öne sürenler de var. İşin bu yanını ‘Kulis’ haberleridir, diye kaale almayabiliriz, ama bilinen ve unutulmayan gerçekler söz konusu. Bundan iki yıl önce Mansur Yavaş’ın CHP’yi ‘elitist ve tepeden bakan bir parti’ olarak nitelediğini hatırlayan gazeteciler, Allah uzun ömür versin, hâlâ yaşıyorlar! Eski partisi MHP’yi CHP’lileşmekle eleştiren de Mansur Yavaş değil miydi? Geçelim: Öyle görünüyor ki CHP’nin ‘yeni’ sloganı şu: ‘Dün dündür, bugünse bugün!’ Bu slogan size tanıdık gelmiyor mu? Bana geliyor!Mansur Yavaş, bundan önceki yerel seçimlerde MHP’nin Ankara Büyükşehir adayı olarak yüzde 26,9 oy alıp, Hasan Celâl Güzel’in tabiriyle, MHP oylarını ‘neredeyse üçe katlamış’tı! Ama şimdi acaba, CHP adayı olarak nasıl bir başarı ummaktadır;- bilemiyoruz. Yavaş’ın siyasi görüşlerine fevkalâde yakın duran Hasan Celâl Güzel’e göre, ‘bu adaylık Melih Gökçek’in oylarını azaltmayacak, ‘bilakis artırıcı tesir icrâ’ edecektir!Aslında Yavaş’ın CHP adaylığı ile seçim, Ankaralı için ikisi ‘eski’ üç MHP’li arasında geçeceğe benziyor: AK Parti adayı Melih Gökçek eski MHP’lidir; CHP adayı Mansur Yavaş ‘eski’ MHP’lidir; ve MHP’nin şimdiki adayı! Öyle görünüyor ki, Ankara’da MHP’li seçmenler durumu belirleyecekler: Gökçek’e mi, Yavaş’a mı, yoksa MHP’nin adayına mı oy verecekler? Bakalım, göreceğiz…
Zaman
Köşe Yazıları
22.12.2013
HilmiYavuz-CHPveithaladaylarHilmi Yavuz - CHP ve ithal adaylar
Mancini'den İtalyanlara Arena cevabı
Zaman
15.12.2013
01:59
Galatasaray’ın Juventus’u yenerek Şampiyonlar Ligi’nde bir üst tura çıkmasının yankıları sürüyor. Kar yağışı sebebiyle iki günde tamamlanabilen kritik maçta Türk Telekom Arena’nın zemininin bilinçli olarak bozulduğuna ilişkin iddialara Roberto Mancini cevap verdi: “Kesinlikle böyle bir şey yok. O sahada Juventus oynayamazdı.”Galatasaray’ın, Sneijder’in tek golüyle Juventus’u Şampiyonlar Ligi’nden eleyip gruptan çıkmasının yankıları sürüyor. Kar sebebiyle hakem tarafından bir gün sonraya ertelenip oynanan kritik maçta Türk Telekom Arena’nın saha zemininin bilinçli olarak bozulduğuna ilişkin iddialara Sarı-Kırmızılı ekibin teknik direktörü Roberto Mancini cevap verdi. Özellikle İtalyan medyası tarafından gündemde tutulan konuyla alakalı konuşan başarılı hoca, polemiklerin yersiz olduğunu söyledi.Deneyimli çalıştırıcı, ülkesi İtalya’da yayın yapan bir radyoya yaptığı açıklamada, “Juventus’un oynadığı yarı sahayı berbat mı etmişiz? Hayır, kesinlikle böyle bir şey olmadı. Bence o sahada oynayamazdınız. Bunu UEFA delegesine de söyledim. Zeminle ilgilenen çalışanların hızlı bir şekilde sahadaki karı küremeleri gerekiyordu. Bu da hiç kolay bir şey değil.’’ dedi.Devre arası transfer çalışmaları hakkında da bilgi veren Mancini, ismi geçen iki oyuncu için net ifadeler kullandı. Oyuncu almak için önce mevcut kadrodakilerden birkaçını satmaları gerektiğinin altını çizen ünlü çalıştırıcı, adı Galatasaray ile anılan Astori ve Biabiany için şöyle konuştu: “Çok fazla şey söyleniyor. Ancak kesinlikle doğru değil. Burada garip kurallar var. Oyuncu alabilmemiz için satmamız gerekiyor.”Devler Ligi’nde son 16’ya kalan ve Cim Bom’un muhtemel rakiplerini de değerlendiren Galatasaray’ın hocası, rakip olarak kimi arzu ettiğine dair takım ismi söylemezken, “Burada çok güçlü 7 takım var. Şu an United iyi gitmiyor ama şubatta her şey değişebilir. Belki transfer yapacaklar. Ve daha sonra rakipler için Old Trafford’da kazanmak hiç kolay olmayacak.” diye konuştu.Aslan, kupa maçında Olimpiyat’taUEFA Şampiyonlar Ligi’nde oynanan Galatasaray-Juventus maçında kar temizleme çalışmaları sonucunda zemini bozulan Türk Telekom Arena’da çalışmalar sürüyor. Çimlerin köklerinde kopma yaşanmadığı, bu yüzden de yeni çim serilmeyeceği, sadece dinlendirilerek besleneceği açıklandı. Sarı-Kırmızılı ekibin, çarşamba günü Ziraat Türkiye Kupası’nda Balıkesirspor ile oynayacağı maç için Futbol Federasyonu’na yaptığı Atatürk Olimpiyat Stadı talebi kabul edildi. Selçuk ve Chedjou ceza sınırındaGalatasaray, Süper Lig’de bugün oynayacağı Gençlerbirliği maçında mutlak galibiyet hedefliyor. Lider Fenerbahçe ile arasındaki 9 puanlık farkın daha fazla açılmasını istemeyen Sarı-Kırmızılı ekip, Ankara 19 Mayıs Stadı’na Şampiyonlar Ligi’nde son 16 takım arasına kalmanın moraliyle çıkacak. Saat 15.30 başlayacak mücadeleyi Yunus Yıldırım yönetecek. Cim Bom’da, Selçuk İnan ve Aurelien Chedjou, Gençlerbirliği maçında sarı kart görmeleri halinde cezalı duruma düşecek.
Zaman
Spor
15.12.2013
MancinidenİtalyanlaraArenacevabıManciniden İtalyanlara Arena cevabı
Semih Kaya: Fatih Terim formayı verdi; Galatasaray hayatımız başladı
Zaman
03.12.2013
19:18
Galatasarayın genç savunma oyuncusu Semih Kaya, eski teknik direktörü Fatih Terimin kendisine güvenerek formayı verdiğini belirterek, tecrübeli teknik adamın yüzünü kara çıkarmadığını söyledi. Semih Kaya, Terimin kendisine forma vermesiyle de Galatasaray hayatının başladığını belirtti.Semih Kaya, Galatasaray Dergisinde spor yazarlarının sorularını cevapladı. Tarık Ünlütürkün derlediği röportajın tamamı şöyle:AHMET ÇAKIR Sakatlıklardan çok çektin ve çekmeye de devam ediyorsun. Bu sakatlıklardaki sorumluluk kimde? Şanssızlık olarak mı açıklıyorsun, yoksa kendini sakınmıyor musun? Futbolcuların iyi beslenmemeleri, dayanıklılık durumunu etkileyebiliyor. Kısacası yaşadığın sakatlıklarla ilgili yorumun nedir? Yaşadığım sakatlıklar, hani bir futbolcunun başına gelebilecek sakatlıklar değil. Beyin travması geçirmiştim 16 yaşımda. Beyin ameliyatı oldum. Ondan sonra sekiz aylık bir sakatlığım oldu, ön çapraz bağlarım ve iç yan bağımı koparmıştım. Onu atlattım daha sonra bir yıl yine ayrı kaldım futboldan, ön çapraz bağımı ve iç menüsküsümü yırttım. Şimdi de bel sakatlığım var… Arada ufak tefek sakatlıklar da oldu. Bilek kırığı falan olsun, onları büyük saymıyorum. Sonuçta ben stoper oynadığım için sakınmıyorum kendimi. Genlerimizde de var, Makedon göçmeniyiz canla başla oynarız. Ve bu şekilde oynamaya da devam etmek zorundayız. Çünkü Galatasaray’da oynuyoruz, kendimizi vermediğimiz takdirde formanın elimizden kaçacağını biliyoruz. Futbolcunun kendine bakmaması gibi bir şey olmaz. Ben kendime çok iyi bakıyorum. İki yıldır ailemle yaşıyorum, İstanbul’da oynamaya başladığım zamandan beri kendimi daha da geliştirdiğimi düşünüyorum. Ailemle olmak da avantaj… Hani nasıl diyelim; alnımıza yazılı bir şey sakatlık. Bunun önüne geçemiyoruz. Ne kadar iyi baksan da, ne kadar iyi beslensen de vücuduna ne kadar sahip çıksan da futbol oynadığın sürece ister istemez sakatlıklar oluyor.BÜLENT KORKMAZ Semih Kaya kendini çok geliştirdi. Oyuncu olarak inanılmaz bir çaba harcadı. Altyapıdan çıktıktan sonra Kartalspor’a transfer oldu. Bu tercihi neden yaptığını hiçbir zaman anlayamadım. Galatasaray’a dönmesi ve A takımda forma giymeye başlaması onun için bir dönüm noktası oldu. Bülent Hoca’nın söylediği çok güzel bir şey var. Ben onu açıklayayım. Bu anlatacaklarımı daha önce hiç açıklamamıştım. Ben sakatlandığımda ön çapraz bağım ve menüsküsümü yırttığımda Adnan abi (Adnan Sezgin) beni kiralık satın alma opsiyonu ile Gaziantepspor’a gönderdi. O zamanlar kiralık olduğum ve sakatlıktan çıktığım için forma şansı bulma fazla olası değildi. Zaten Türkiye’de kiralık gittiğin takımlarda forma şansı bulamıyorsun. Kendi oyuncularına değer veriyorlar. Orada hiç forma yüzü göremedim, nitekim Galatasaray’a dönmek istedim. Daha sonra Denizlispor’dan Çağlar Birinci transfer ediliyordu. O transfer için bu kez beni Denizli’ye göndermek istediler, Erhan Şentürk ve Murat Akça ile birlikte… Bonservisimiz de veriyorlardı. Tabi ki biz buna karşı çıktık. Sonuçta Galatasaray’dan kopmak istemiyorduk. Öyle olunca sözleşmemi fesih ettiler. Karşılıklı olarak daha doğrusu... Fesih edilince boşta kalacaktım. Menajerim “Süper Lig’de oynamayan bir futbolcuyu hiçbir takım almak istemez” dedi. Bank Asya’dan Kartalspor’u bulduk ve Kartalspor’a gittik, hani giderken de bonservisimle verilmek istendim, yine karşı çıktık buna… Galatasaray’dan kopmamak için kiralık olarak sözleşme imzaladık. Öncesinde Galatasaray’la yeni bir sözleşme imzaladım, kiralık olarak gidebilmek için... Kartal’a gitmem böyle oldu. Bana hiçbir maddi yarar sağlamayacaktı, sonuç olarak Galatasaray’la yeni anlaşma imzaladığımda hiçbir ücret yoktu alacağım. Sadece Galatasaray’ın sözleşmeli futbolcusuydun. Galatasaray’dan kopmamak için onların dediğini yapmak zorundaydım. Belki de futbolu bırakacaktım. Ondan sonrada Fatih Hoca geldi. Fatih Hoca’nın ilk döneminde 8. hafta maçında Servet abi kırmızı kart gördü. Gökhan abi de sakatlanınca bana şans geldi. Ondan sonra da aldık yürüdük.EMRE AŞIK Semih kardeşim Avrupa’da futbol oynamayı düşünüyor musun? Eğer böyle bir hedefin varsa kendinde geliştirmen gereken bir yön var mı? Çünkü artık savunma oyuncularından topla daha çok oynamaları yönünde bir beklenti var, oyun savunma oyuncularından başlıyor ve onların bu konudaki yetenekleri çok önemli. Bu konuda kendini geliştirmek için özel antrenmanlar yapıyor musun?Emre ağabey demek ki benim eksiklerimi görmüş ki böyle bir soru sormuş. Tabi ki benim eksiğim var, topla o kadar haşır neşir değilim. Stoper olduğumdan dolayı aldığım topu ister istemez en yakındakine vermek zorundayım. Nitekim maçlarda da öyle davranıyorum. Hemen en yakındaki arkadaşıma veriyorum topu. Önümde Melo var, Selçuk ağabey oynuyor, onlar topla daha haşır neşir oldukları için onlara vermek durumunda kalıyoruz. Mesela korner olduğunda yan toplarda, baya bir eksiğim var. Onu geliştirmeye çalışıyorum,
Zaman
Son Dakika
03.12.2013
SemihKayaFatihTerimformayıverdi;GalatasarayhayatımızbaşladıSemih Kaya Fatih Terim formayı verdi; Galatasaray hayatımız başladı
Cláudio Taffarel: Mancini, Türkiye'deki atmosferi zamanla öğrenecek
Zaman
03.12.2013
19:18
Galatasarayın kaleci antrenörü Cláudio André Mergen Taffarel, eski teknik direktörleri Fatih Terimin ayrılışını kimsenin beklemediğini söyledi. Taffarel, yeni teknik direktörleri Robeto Manciniye ilgli de Robeto Mancini bu ülkedeki futbol atmosferini çok iyi bilmesini bekleyemezsiniz. Bunu zamanla öğrenecektir. dedi.Taffarelin Galatasaray Dergisinde Tarık Ünlütürkle gerçekleştirdiği söyleşinin tamamı şöyle: - Yıllar öncesine dönerek başlayalım, 1998 Dünya Kupası transferi sonrası Galatasaray’a transfer oldun. Türkiye’deki geleceğinin bu kadar uzun olacağını öngörüyor muydun?Dünya Kupası’nda sonra Türk futbolu ve Türkiye ile ilgili bu kadar detaylı bir bilgim yoktu. O yüzden burada bu kadar uzun bir gelecek öngöremezdim. Ama sonrasında buraya o kadar alıştım ki ilk geldiğim günden en son bulunduğum güne kadar kendi evimde gibiydim. Sonra bir dönem biliyorsun, Türkiye’den uzak kaldım. Ama tekrar Türkiye’ye çalışmaya döndüğümde sanki buradan hiç ayrılmamış gibiydim. - Futbolu bıraktıktan sonra restoran açmayı düşündüğünü biliyoruz, fakat futbol seni bir türlü bırakmıyor, halen var mı böyle bir proje?Evet, futboldan sonra restoran açmak istiyordum. Kaleci antrenörlüğü ya da futbolla ilgili başka bir şey yapmayı düşünmedim açıkçası. Bir gün evde oturmuş ne yapmam gerektiğini düşünüyordum ve Fatih Terim’in telefonu geldi. Beni tekrar Galatasaray’a çağırdı. O telefon konuşmasında kendisine kaleci antrenörlüğü konusunda tecrübemin olmadığını söyledim. Ama Fatih Hoca bana Galatasaray’da bu tecrübeyi kazanabileceğimi ve iyi bir kaleci antrenörü olabileceğimi söyledi. Ve o büyük davet gerçekleşti, bu yüzden restoran fikri rafa kalktı diyebilirim. Ama bir gün tekrar gündeme gelecektir. Kafamın bir yerinde duruyor. - Çok iyi bir kaleci olarak anıldın dünyada, finaller oynadın ama karakterin yeteneklerinden her zaman birkaç adım önündeydi. Çok iyi kaleci olarak anılmak biraz arkadan geliyordu. Kesinlikle bu beni rahatsız etmedi, tam tersine mutlu oldum. Futbol değişik bir oyun… Sahaya çıkıyor çok iyi bir maç oynuyorsunuz ama bir dahaki maçta ise aynı performansı sergileyemeyebilirsiniz. Futbol dışındaki hayatta ise ya iyi insan olursunuz ya da kötü insan. Bu fazla değişmez. İnsanlık anlamında, karakter anlamında iyi anılmam, iyi bir aile babası olarak bilinmem beni daha fazla mutlu ediyor. Bir futbolcunun saha içinde gösterdiği performans tabii ki çok önemli ama özel hayatındaki insanlara yaklaşımı, insanların bakış açısı daha önemli. Bunlar insanlardaki karakteri oluşturuyor. Saha içinden önce saha dışında anılmak beni hiçbir zaman mutsuz etmedi. Sonradan olabilecek bir özellik değil. Bunun herhangi bir okulu yok, galiba yanınızda doğuştan getirmeniz gerekiyor. Sonuç olarak iyi insan olarak anılmak, iyi bir futbolcu olarak anılmaktan daha önemli benim için. - Ailende baba tarafında askerlik mesleğini yapanlar varmış. Askerler ciddi görünmek için fazla gülmezler. Seni ise genelde neşeli görüyoruz. Baba tarafına biraz da uzaksın galiba.Bütün çocuklar ailenden bir eğitim alırlar, ben de aynı şekilde anneden babadan bir eğitim aldım. Ama büyüdükçe hayatın farklı yönleriyle karşılaşıyorsunuz. Ben başıma gelen her durum sonucunda şükreden bir insanım, bu tabii bir karakter. Hayat size her gün farklı şeyler getirebilir… Bir gün basit şeyler yersiniz, başka bir gün çok güzel şeyler gelir önünüze. Söylemek isteğim her şeye hazırlıklı olarak yaşamak ve mutlu olmak lazım. Doğa da böyle bazen yağmur yağar bazen güneş açar. Bu tamamen hayata bakışınız ile ilgili. - Saha içinden devam edelim. Genelde kaleci figürü göz önüne getirilince topa atlayan bir adam hayal edilir. Sen için çok geçerli değil, toplar daha çok üstüne mi geliyordu?Gençliğimden bu yana aldığım eğitimde bana hep kalecinin pozisyon almasının ne kadar önemli olduğu öğretildi. Pozisyona göre iyi durursanız, vücut şekliniz iyi olursa sağ ya da sol çok fazla sıçramanıza gerek kalmaz. Kendinizi topun konumuna göre doğru ayarlarsınız bu konuda birkaç adım atmış olursunuz. Aldığım eğitimle ilgili tamamen. - 1996-2000 ruhundan çok bahsedilir. O takım sana neler hatırlatıyor.Aslında bu ruh sadece 1996-2000 yılları arasında olan bir enerjiden ibaret değil. Galatasaray’ın kuruluşundan itibaren bu kulüpte o ruh var. Bu sadece benim düşüncem değil, buraya gelen bütün yabancılar bunun kısa sürede böyle olduğunu anlıyor. Türk oyuncular da kesinlikle böyle düşünüyorlar. Galatasaray’da çalışmak, bu camianın başarısı için mücadele etmek çok önemli. Florya güzel bir atmosfer var. İşinize severek geliyorsunuz, herkes size yardımcı oluyor, arkadaşlık üst seviyede… Bu sadece bana karşı gösterilen özel bir durum değil. Buraya gelen herkes bunu hissediyor ve yaşıyor. İşte bu yüzden bu enerjiyi ya da ruhu her zaman burada hissedebilirsiniz. Bir de şu açıdan değerlendirmek lazım. Futbolda bazen işler kötü gider ve birileri suçlanır, bahanel
Zaman
Son Dakika
03.12.2013
CláudioTaffarelManciniTürkiyedekiatmosferizamanlaöğrenecekCláudio Taffarel Mancini Türkiyedeki atmosferi zamanla öğrenecek
[Röportaj] Drogba ile kim oynamak istemez ki?
Zaman
17.11.2013
01:55
Milli Takım’ımızın önceki gün Kuzey İrlanda ile yaptığı hazırlık maçındaki tek golü atan Mevlüt Erdinç, Süper Lig’in dört büyük kulübünden birinde oynamaya hazır olduğunu söyledi. Fransa’nın St. Etienne takımında forma giyen gurbetçi oyuncu, “Drogba ile kim oynamak istemez. Drogba’nın Galatasaray’a gelişi Türk futbolu için de yararlı oldu. Genç oyuncular ondan mutlaka faydalanmalı.” dedi.Kuzey İrlanda ile önceki gün oynanan hazırlık maçında attığı golle A Milli Takım’ı galibiyete taşıyan Mevlüt Erdinç, Adana’dan 4 büyüklere yeşil ışık yaktı. Futbola Fransa’da başlayan ve halen St. Etienne’de top koşturan gurbetçi oyuncu, daha önce soğuk baktığı Süper Lig’de ter dökmeye hazır olduğunu söyledi. Zaman’a özel açıklamalar yapan gurbetçi oyuncu, Türkiye’den kendisine teklif gelmesi durumunda bunu değerlendirebileceğini belirtti. 26 yaşındaki yıldız, “Süper Lig artık Avrupa’daki ligleri aratmayacak kadar kaliteli. Eskiden sadece 4 büyük takım söz sahibiydi. Şimdi her takım neredeyse eşit düzeyde. Herkes herkesi yenebiliyor. Rekabet arttı. Fransa veya Avrupa’nın diğer liglerinden hiçbir farkı kalmadı.” dedi.2014 Dünya Kupası’na neden gidemedik?Rakiplerimiz bize karşı iyi bilenmişlerdi. Herkes bizi Hollanda ile birlikte favori görüyordu. Sonuçta elemelere kötü başladık. İçerideki maçlarda çok kolay puanlar kaybettik. Özellikle İstanbul’da Romanya’ya yenilmemiz bizi demoralize etti. Yine öne geçmemize rağmen kaybettiğimiz Macaristan karşılaşması gruptaki işimizi zorlaştırmıştı. Fatih hocanın gelişiyle toparlandık fakat iş işten geçmişti.Bizim yerimize play-off’a Romanya yükseldi ve Yunanistan ile eşleşti. Biz çıksaydık Yunanlıları eler miydik?Romanya’nın yerinde olmayı çok istiyorduk. Aslına bakarsanız bizim hakkımızdı. Çünkü onları kendi evlerinde 2-0 gibi net bir skorla yenmiştik. Ancak dediğim gibi ilk etapta çok gereksiz puanlar kaybettik.Fatih Terim’in 7 yıllık sözleşme imzalaması seni şaşırttı mı?Biz hocamızın devam edeceğini biliyorduk. İyi ki kaldı. Bana göre Fatih Terim, Milli Takım için en ideal hoca. Beni ilk kez o çağırmıştı. İnşallah Fransa’da düzenlenecek Euro 2016 finallerine bizi götürür. Ben de doğup büyüdüğüm ülke olan Fransa’da Ay-Yıldızlı formayı giymenin gururunu yaşarım.Abdullah Avcı ile de çalıştın. Terim’le arasındaki fark nedir?Abdullah hoca da değerli bir teknik direktör. Kendisiyle 2005 yılında iken tanışmıştım. O zaman Fransa U18 Milli Takımı ile Kuşadası’na gelmiştim. Onun sayesinde Türk Milli Takımı’nı tercih ettiğimi söyleyebilirim.Fransa yerine A Milli Takım’ı seçerken tereddüt ettin mi?Hayır etmedim. Çok çabuk karar verdim. Ailemin bile haberi yoktu. Zaten onlar da Ay Yıldızlı takımda oynamamı istiyordu.Milli Takım’a yeni katılan oyuncular için neler söylersin?Antrenmanlarda gördüğüm kadarı ile oldukça yetenekliler. Gelecekte Milli Takım’a faydalı olabilecek genç isimler. Hatta tecrübe kazanırlarsa Avrupa’da bile oynayabilirler bence. Örneğin Salih Uçan’ı çok beğeniyorum. Adem Büyük ve Gökhan Töre’nin de geleceği parlak.Başka bir ülkeye transfer olmayı düşünüyor musun?Evet kafamda transfer var. Hedefim La Liga veya Premier Lig’de oynamak. Fakat Türkiye de olabilir. Gelmeyi gerçekten düşünüyorum. Önceden hiç düşünmüyordum. Fakat şimdi çok istiyorum.Türkiye konusunda neden fikrin değişti?Çünkü bugün Süper Lig, Fransa ile aynı seviyede. Anadolu’daki takımlarda bile artık iyi oyuncular var. Sivasspor’daki Aitif gibi. Onu Fransa’dan tanıyorum. Önceden sadece 4 büyüklerde kaliteli oyuncular vardı. Şimdi ise her takımda kaliteli futbolcuları görmek mümkün. Rekabet ortamı arttı.Gençliğim Hakan Şükür’ü izlemekle geçtiSon yıllarda Arda Turan’dan başka Avrupa’da oynayan oyuncumuzun olmayışını neye bağlıyorsun?Milli Takım’dan kaynaklanıyor. Türkiye, eskisi gibi uluslararası turnuvalarda başarılı olursa lejyonerlerin sayısı da artar diye tahmin ediyorum.Hakan Şükür’den sonra istikrarlı bir golcü çıkmadı. Onun boşluğu dolmadı hâlâ. Bunun sebebi nedir?Evet doğru haklısın. Onun gibi ben de iyi bir golcü olmak isterdim. Onun için çalışıyorum. Ama zor işte (gülerek). Hakan abinin hayranıyım zaten. Gençlik yıllarım onu izlemekle geçti.İdolün Drogba’nın G.Saray’a gidişi senin için sürpriz mi?Drogba her yönüyle komple bir oyuncu. Sahadaki duruşu, çalışkanlığı ve disiplini ile örnek bir oyuncu bana göre. Kendisiyle de Fransa’da oynarken tanışmıştım. Galatasaray’a gideceğinden de haberim vardı. Fırsat buldukça telefonda görüşüyoruz. Galatasaray’da ve Türkiye’de çok mutlu olduğunu söylüyor.Onunla birlikte oynamak ister miydin?Drogba ile kim oynamak istemez ki. Didi
Zaman
Spor
17.11.2013
[Röportaj]Drogbailekimoynamakistemezki?[Röportaj] Drogba ile kim oynamak istemez ki?
Kasımpaşalı Ezequiel Oscar Scarione'nin idolü babası
Zaman
01.11.2013
12:00
Futbol oynamayı her Güney Amerikalı çocuk gibi çok sevdiğini belirten Ezequiel Oscar Scarione, ailesine de bundan dolayı her zaman futbol oynaması için destek verdiklerinden dolayı teşükker etti.Boca Juniorsta başlayan futbol hayatı, Ekvatordaki kısa süreli macerası, İsviçrede geçirdiği ve son sezonunda gol krallığı yaşadığı 7 yılın ardından bu sezon Kasımpaşa formasıyla Spor Toto Süper Ligde boy gösteren Ezequiel Oscar Scarione, futbola başlamasındaki en büyük etken olarak gösterdiği ve idolü olarak gördüğü babasını ayrı bir yere koyduğunu söyledi. Ezequiel Oscar Scarione, bugüne kadar yaşadıklarını Futbol Federasyonu Basın Departmanı tarafından hazırlanan TamSaha Dergisinden Aydın Güvenire anlattı. Ezequiel Oscar Scarionenin TamSaha Dergisine verdiği röportajın detayları şöyle:Futbola profesyonel olarak Arjantinde Boca Juniorsta başladığını biliyoruz. Bundan önceki dönemi bize anlatır mısın? Futbolla tanışmanda en çok kim etkili oldu?Futbol oynamayı her Güney Amerikalı çocuk gibi çok seviyordum. Ailem de bundan dolayı her zaman futbol oynamam için bana destek olmuştur. Ancak küçükken futbol oynamak benim için bir o kadar zor ve yorucuydu. Çünkü Arjantinde doğduğum ve büyüdüğüm yer olan Jose Clemente Pazdaki evimden Bocanın antrenman tesislerine her gün en az 1 saat yol gidip geliyordum. Sabah çok erken kalkıp idmana gidiyordum. Ardından okula geçip sonra tekrardan idmanlara devam ediyordum. Bu yüzden akşam eve döndüğümde de yorgun oluyordum. O yaşta bir çocuk, dışarı çıkıp arkadaşlarıyla oyun oynamak ister. Ama bu yoğun programımdan ötürü buna fırsat bulamıyordum. Bunun da nedeni dediğim gibi futbola olan sevgimdi. İşte bu dönemde ailem, özellikle de babam futbola devam etmem için bana hep destek olmuştur. Futbola başlayıp profesyonel olduğun Boca Juniorsta oynarken Arjantinli dünya yıldızlarından hangileriyle aynı kadroda yer almıştın? O dönemde de şimdi oynadığın mevkide mi görev yapıyordun?Boca Juniorsta amatör ve profesyonel olarak toplam 5 sezon mücadele ettim. Takımın taktiksel planına göre şimdikinden farklı olarak hem sağ hem de sol kanatta görev yapıyordum. Aynı dönemde forma giydiğim isimlerden en önemlisi daha sonra Real Madride transfer olan Fernando Gagoydu. Takımda daha sonradan en meşhur olan isim oydu.Boca Juniorsta futboluna katkı yapan ve unutamadığım bir teknik direktör var mıydı?Bugünkü yeteneklerimi tamamen anne ve babama borçluyum diyebilirim. Çok küçükken babamla futbol oynamaya başlamıştım zaten evin içinde. Bu durum benim futbola bağlanmamda çok etkili olmuştu. Babam futbolcu olmadığı halde benimle sürekli top oynardı. Tabii ki özellikle Bocanın altyapısında oynarken A takıma yükselmemi sağlayan antrenörler de vardı ama futboluma katkı yapan ismi sorduğunuzda öncelikli olarak söyleyeceğim isim kendisi futbol dışında olsa bile babamdır.İSVİÇRENİN KATI KURALLARI...Bocadan sonra Ekvatordaki Deportivo Cuenca takımına, oradan da İsviçrenin Thun ekibine transfer olarak Avrupaya ayak bastın. Avrupaya ilk geldiğinde uyum sorunu yaşadın mı? Arjantin daha teknik bir lig. Fiziksel performans açısından zorlandığın dönemler oldu mu?Deportivo Cuencada sadece 6 ay forma giydim. Oradan da dediğiniz gibi Thuna transfer olarak ilk kez Avrupaya ayak bastım. İsviçreye ilk geldiğimde beni en çok zorlayan şey, Güney Amerikadan çok farklı bir kültür ve yaşam tarzına sahip bir ülkede yaşamak oldu. En çok bu konuda zorlandım diyebilirim. Çünkü o güne kadar bu kadar katı kuralların olduğu bir ülkede yaşamamıştım. İsviçreye transfer olduğumda 21 yaşındaydım ve o yaşta bu kadar kuralla karşı karşıya kalmak beni pek mutlu etmedi açıkçası. Tabii ki gittiğim takımın hangisi olduğu da burada önemli. Sonuçta hiçbir futbolcu Avrupada Thun gibi ya da o tarzda bir takımda oynamak için hayal kurmaz. Daha büyük yerlerde olmak ister. Futbol açısından ise adapte olmakta çok sıkıntı yaşamadım. Düzenli antrenmanlar sonrası Avrupa futboluna çabuk uyum sağladığımı düşünüyorum.Peki futbol dışındaki hayattan ötürü zorluklar yaşadığın İsviçreden ayrılıp yaşam tarzına alışık olduğun ülkene dönmek aklından hiç geçti mi? Kariyerine baktığımız zaman İsviçrede 7 yıl forma giydiğini görüyoruz. Anladığım kadarıyla bu yaşam tarzına alışmak için azmetmişsin…Her insan yeni gittiği bir yerde başarılı olmak ve iyi anılmak ister. Ben de şartlar ne olursa olsun geldiğim bu yeni ortamda başarılı olmak istedim ve bunun için çaba sarf ettim. Sonuçta çok bağlı olduğum ailemin yanından ayrılmak da benim için oldukça zordu ancak dediğim gibi insanın başarılı olması için her ortama ayak uydurması gerekiyor. İsviçredeki kariyerine genel olarak bakınca bu anlamda da başarılı olduğunu görüyoruz. Zira her sezon attığın gollerin sayısı ile birlikte artan bir performansın var. Bu açıdan İsviçredeki 7 yılını nasıl değerlendirirsin?Oynadığım her maçta gol atmak isterim, önce b
Zaman
Son Dakika
01.11.2013
KasımpaşalıEzequielOscarScarioneninidolübabasıKasımpaşalı Ezequiel Oscar Scarionenin idolü babası
Salih Dursun: Sert futbol karakterim
Zaman
01.10.2013
11:59
Fatih Terimin Millî Takım kadrosunda yer verdiği sürpriz isimlerden biri, Kayserisporun genç jokeri Salih Dursun, sert futbol oynamanın kendi karakteri olduğunu söyledi.Geçtiğimiz sezonun sarı kart rekortmeni 22 yaşındaki oyuncu, futbola başladığı günden bu yana agresif ve sert bir yapısı olduğunu, bu yapının dışına çıktığında kendisi olamayacağını anlattı. Öğrenmeye ve gelişmeye aç kişiliğiyle her tecrübeden bir ders çıkarmaya çalışması, ona parlak bir gelecek hazırlayacağını belirten Salih Dursun, Futbol Federasyonu Basın Departmanı tarafından hazırlanan TamSaha Dergisinden Mazlum Uluça konuşan Salih Dursunun röportajının detayları şöyle:Futbola nasıl başladın, seni futbolcu olmaya yönelten etkenler nelerdi?Pek çok çocuk gibi ben de futbola mahalle arasında arkadaşlarımla başladım. Arkadaşlarımın bir kısmı kulüplere kaydolmuştu ve ben de onlar gibi bir kulüp çatısı altında futbol oynamak istiyordum. 10 yaşındayken kendi başıma mahallemizdeki Garajlar Taçspora gittim ve takımın başındaki İlhan Hocaya Ben de sizin takımınızda oynamak istiyorum dedim. 1 yıl orada oynadım. Sonra bir turnuvada beni izleyip beğenen Sakaryaspora geçtim. Orada yükselmeye başladım. O süreçte Murat Balaban Hocam bana çok yardımcı oldu. Bir olaydan ötürü kadro dışı kalmıştım. Haklı olduğumu bilen Murat Hocam beni takımdan ayrı olarak tek başıma çalıştırdı. Sezon sonunda haklı olduğum ortaya çıkınca da direkt Süper Genç Takıma alındım. Türkiye Şampiyonasında son iki maçta oynadım ve gerçekten de iyi bir performans gösterdim. Bu sayede A takıma alındım. O süreçte Sakaryasporun transfer yasağı olması çok işime yaradı. Bu sayede genç oyuncular forma şansı bulunca ben de A takımda oynamaya başladım.Başlangıçta tak başına gidip bir kulübe yazıldığını söyledin. Ailen bu kararını nasıl karşıladı?Ailem çok destek oldu. En büyük destekçim de babamdı. Her maçıma gelirdi. Üzerimdeki emeği büyüktür.Bize biraz ailenden söz eder misin? Ailende futbolla ilgilenen birileri var mı?Üç kardeşiz, bir abim bir de ablam var. Ailemde futbol oynayan başka biri yok. Babam Sakaryada çiftçilik yapıyor.Futbola başladığın dönemde gelecekle ilgili nasıl hayaller kuruyordun? Kendini bir gün Millî Takım forması altında görmeyi hayal ediyor muydun mesela?Elbette her genç oyuncunun hayallerinde bugünleri görmek vardır. Ben de bu hayalleri besliyor ama dışa vurmuyordum. Bir Süper Lig takımında oynamak, ay-yıldızlı formayı giymek bir futbolcu için dünyanın en büyük onurudur. Millî Takım kadrosuna seçilmek benim için harika bir sürpriz oldu. Böyle bir davet alacağımdan habersizdim. Takım arkadaşlarım Sefa, Bilal ve Ertuğrulla televizyon izliyorduk. O sırada Millî Takım kadrosu altyazı olarak ekrandan geçiyordu. Kendi ismimi görünce gözlerime inanmadım. Televizyon iyice yaklaştım ve içimden Çok büyüksün Fatih Terim dedim (gülüyor). Hiç unutamayacağım böyle bir hatıram var.Sakaryasporun zor günler geçirdiği bir dönemde o kulüpte forma giydin. Nasıl tecrübeler yaşadığından söz eder misin bize? O zorluklar sana neler kattı? O zaman üzerimizde bir rahatlık vardı. Çünkü transfer açılmamıştı ve bizim oynamamız kesindi. Çok da kaliteli bir gruptuk. Levent Demiray, Mesut Morgül gibi takımda kalan abilerimizin tecrübesiyle bizim dinamizmimizi birleştirdik. Sakaryasporda küme düşmemeye de şampiyonluğa da oynadık, play-offta da mücadele verdik. Bunlar benim için çok önemli tecrübelerdi. Geriye dönüp bakıyorum, başlangıçtaki futbol anlayışımla bugünkü arasında dağlar kadar fark var. Hatta bir hafta önceki futbol anlayışımla Fatih Hocayı dinledikten, onunla antrenmana çıktıktan sonraki futbol anlayışım arasında bile ciddi bir fark var. Biz genç futbolcular her şeyi öğrenmek için çabalıyoruz. Algılarımız sürekli açık. Fatih Hocayla çıktığım antrenmanlarda bir bek oyuncusunun neler yapması gerektiği konusunda yeni şeyler öğrendim. Millî Takım kampında bulunmak benim yeni şeyler öğrenmem açısından çok önemli. Burada Gökhan Gönül abiden, stoper ve orta sahada oynayan abilerimden de çok şey öğreniyorum ve bu da benim gelişimime büyük katkı sağlıyor. Futbola başladığın dönemde idollerin var mıydı? Aslında daha da önce futbola başladığında hangi mevkide oynadığını sormak gerek. Başlangıçta defansif orta saha oynuyordum. Ama Sakaryasporda yaşanan zor günlerde stoper de oynadım. Aslına bakarsanız nerede eksik varsa orada oynuyordum. Joker oyuncuydum. Sağ bek de oynadım, Yılmaz Vural döneminde hocanın Gol atamıyoruz, seni santrfor oynatacağım demesi üzerine dört maçta santrfor oynadım ve dört gol attım. O sezonu 9 golle tamamlamıştım. İdollerime gelince, başlangıçta Popescu vardı. Sonrasında Denizlisporda oynadığı dönemden itibaren Servet Çetin abi çok beğendiğim oyuncular arasına girdi. Beni de ona benzetirlerdi. Ön libero oynamaya başlayınca Mehmet Topal, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnanı daha yakından izlemeye başladım.İzley
Zaman
Son Dakika
01.10.2013
SalihDursunSertfutbolkarakterimSalih Dursun Sert futbol karakterim
Hakan Şükür: Sebepler ortaya çıkarıldı ve yaratıldı
Zaman
30.09.2013
17:26
Eski Milli futbolcu ve AK Parti Milletvekili olan Hakan Şükür, Fatih Terimin kapının önüne konulan birisi olmadığını söyledi. Hakan Şükür, Fatih Terim’in bu zamanda gönderiliş biçiminin yanlış olduğunu düşünüyorsak, bizim de gönderilişimizin irdelenmesi lazım. Bununla ilgili kitap yazabilecek bir bilgiye sahibim. ifadelerini kullandı. Fatih Terim’in Galatasaray’dan bu şekilde gönderilmesinin doğru bir yaklaşım olmadığını belirten Hakan Şükür, Maraton.com.tr Genel Müdürü Burak Özkaya’nın sorularını cevaplandırdığı röportajında, Sebepler ortaya çıkarıldı ve yaratıldı. Arkasından da Galatasaray tarihinde önemli bir kişinin gönderme biçimi hoş olmadı. Yakışmadı. ifadelerini kullandı.Sarı - kırmızılı kulübün efsane oyuncularından Hakan Şükürün röportajının detayları şöyle: Fatih Terim’in takımdan ayrılması futbolcuları etkilemiş midir?Bizim dönemimize nazaran çok profesyonel bir dünya var. Böyle bir şey olduğu için, insani olarak etkilenen isimler vardır; fakat oranın içinde oldukları için bunu çok rahat ifade edemezler. Bence oyuncular profesyonelliklerini devam ettirirler. Galatasaray’da efsane olmuş isimler siz, Bülent Korkmaz ve Fatih Terim’in bu şekilde takımdan ayrılması doğru mu?Bu saydığınız 3 isimde Galatasaray’ın en önemli isimleri. Bülent Korkmaz, Fatih Terim, Hakan Şükür. Bu kişiler Efsane kelimesini hak eden oyuncular olmuştu. Geçmişe bakarsak, Galatasaray’da efsane olmuş çok önemli isimler vardır. Biz miladımız doldurduk, sıkıntılar çektik. Onun yorumunu kamuoyu yapacaktır. Fatih Terim’in bu zamanda gönderiliş biçiminin yanlış olduğunu düşünüyorsak, bizim de gönderilişimizin irdelenmesi lazım. Bununla ilgili kitap yazabilecek bir bilgiye sahibim… Peki, böyle bir kitap yazmayı düşünüyor musunuz?Kendimle ilgili bir kitap olduğu için hayatımın çok büyük bir bölümünü Galatasaray’da geçirdim. Yurtdışı var, gittim geldim. Onun dışında mutlaka okuyanlar kendilerine bir şey çıkaracaklardır. Galatasaray Başkanı Ünal Aysal’ın geldiği günden beri kurumsal yapı şablonu var. Fatih Terim’in gönderilmesi bu kurumsal yapıya uyuyor mu?Başkanın farklı bir yoğurt yiyiş biçimi var. Geldiği günden beriki söylemlerinde bunu görüyorum. Kurumsallaşma derken doğru bir anlayış. Son ana kadar Fatih Terim ve Ünal Aysal’ın aralarında kötü bir şey yoktur algısını kamuoyunda takip ettim. Kurumsallaşma derken ne yaparsanız yapın, bunu bir insanla yapıyoruz. Fatih hoca Galatasaray’ın iyi gününde de oldu, kötü gününde de. Başarısı yaşadığı kötü şeylerden daha fazla olan bir insan. Ayrılma biçimi bana göre yanlış. Tabi ki, bir kulüp başkanı çalışmak istediği bir kişiyi seçme hakkında sahiptir. Ama Fatih hoca bütün bu düşüncenin dışarındaki biridir. Sadece kurumsallık konuşabilecekse, başkan antrenörler içinde konuşabilir. Kol kırılır yen içinde kalır. Çok devam etmek istediğiniz bir kendi aranızda çözersiniz. Bu kadar hizmet etmiş birinin, buradan böyle gönderiliş biçimini doğru bulmuyorum. Yoksa hepimiz gönderildik. Ama göndermek isterken sebep arıyorsanız, karşısında da bunu yaşıyorsanız bu üzücü bir şey. Kurumsallık yöneten kulüplere baktığımızda çok önemli örnekler görüyorum. Bayern Münih, Real Madrid, Barcelona, Manchester United gibi kulüplerin yönetim şeklinin örnek alınması önemli bir şey. Bizim ülkemizin değer yargıları farklı. Ama biz de kendimize göre model geliştirip Avrupa’yı örnek alabiliriz.FATİH HOCA KAPININ ÖNÜNE KONULAN BİRİ DEĞİL Fatih Terim’in 2 yıllık sözleşmeyi kabul etmeyişi, Ünal Aysalın yeni teknik direktör arayışı mı?Valla bir takım çalıştırırken dışarıdaki bütün aktörlerin bilmediği şeyleri o takımın hocası bilir. Bir de tahmin ederiz, çok yakınımızdaki insanlardan öğreniriz. Fatih Hoca içerde konuşulan bütün şeylerin dışarı çıkmamasını sağladı. Bence bu çok ahlaklı bir davranış. Şu durumları yaşıyorsunuz, bir yandan da geleceğinizi düşünmek zorundasınız. Kurumsal yapıda ilerleyen bir kulübün başarılı olduğunun söylediği bir insanın çok daha uzun soluklu çalışma planını önceden çıkarması lazımdı. 2 senelik bir kontrat, başarılı bir süreç. Şimdi Milli Takım’da 4 senelik bir teklif var, onu da kabul etmiyorsunuz. Galatasaray’da çalışsın sadece diyorsunuz. Milli Takım tabi rütbe olarak da yukarı çıkmak demek. Antrenör bunu kendi içinde değerlendirmiştir. 2 senelik teklifin samimi olmadığını düşünmüştür. Daha fazla kontratın olduğu yeri tercih etmiş olabilir. Ve ondan sonraki ilişkilerinde de bunu böyle değerlendirtmiştir. Fatih hocanın 3 senelik kontrat yaptığı dönemde, Refik Arkan’a Bunu bir seneye indirelim başarıya göre devam edelim dediğini biliyoruz. Bütün bu olaylarda herkesin işine gelen şeyler olmuştur. Türk futbol tarihinde ve dünyada örneği az olabilecek bir transfer dönemi geçirdi. Fatih hoca kapının önüne konulan biri değil. Şu anda başarılarından dolayı Milli Takım’da olması istenen bir kişi. Galatasaray Kulübü’nün Fatih Terim’le
Zaman
Son Dakika
30.09.2013
HakanŞükürSebeplerortayaçıkarıldıveyaratıldıHakan Şükür Sebepler ortaya çıkarıldı ve yaratıldı
Çelik: 'Dünyada insanlık var mı yok mu?' sorusunun cevabını bulmamız gerekiyor
Zaman
25.09.2013
12:22
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, çoluk çocuk demeden katliamların yapıldığı bir dönemde yaşandığına dikkat çekerek, dünyanın katliamları değil, katliamların yöntemlerini tartıştığına vurgu yaptı. Çelik, “ ‘Mars’ta hayat var mı, yok mu?’ sorusundan önce ‘dünyada insanlık var mı, yok mu?’ sorusunun cevabını bulmamız gerekiyor.” dedi. Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü’nün (TODAİE) Yüksek lisans programları mezunlarının diploma töreni ve 2013-2014 akademik yılı öğretiminin açılışı gerçekleşti. TODAİE’nin konferans salonunda gerçekleşen törene Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik ve Sayıştay Başkanı Recai Akyel de katıldı. Törende bir konuşma yapan Bakan Çelik, 1 ay sonra cumhuriyetin 90. yılına girileceğini hatırlatarak, güçlü devlet olmak için dünyadaki gelişmelere ayak uydurabilmenin önemine dikkat çekti. Nitelikli insanın yetişmesi gerektiğini aktaran Çelik, bunu başarabilmenin yolu da eğitimden geçtiğini belirterek Cumhuriyetimizin ilk yıllarında 1 üniversite ve 307 öğretim elemanımız varken, bugün üniversite sayımız 175’e, öğretim elemanı sayımız ise 130 bine ulaşmıştır. Sadece 11 yılda yaptığımız derslik sayısının 400 bin olduğu dikkate alınırsa cumhuriyetimizin eğitim alanında katettiği mesafeyi görmek mümkün olur. Teknolojiyi transfer eden değil, ihraç edebilmek için beyin gücümüzü daha da geliştirebilmeli ve yaşam boyu eğitim anlayışını bir kültür haline getirmeliyiz. diye konuştu. DÜNYADA İNSANLIK KALMAMIŞİnsanlık tarihinin savaşlarla acılarla, ölümlerle dolu 20. yüzyılı geride bıraktığını kaydeden Çelik, 21. Yüzyıla yeni umutlarla girildiğini fakat tam aksine 20. yüzyılı aratacak hale geldiğini ifade etti. Yaşanan son gelişmelere bakıldığında insanoğlunun bırak geçmişten ders çıkarmayı, geçmişi yeniden yaşamanın gayreti içerisinde olduğunu anlatan Çelik, şöyle konuştu: Çoluk çocuk demeden katliamların yapıldığı bir dönemde yaşıyoruz. Dünyanın katliamları değil, katliamların yöntemlerini tartışıyor. Bir tarafta dünyanın en zenginler listesi yayınlanırken, diğer taraftan insanlar bir dilim ekmek bulamadıkları için hayatlarını kaybediyorlar. Bütün bunları ister alt altta, ister yan yana koyup göreceğiz ki, dünya aslında marstan farklı bir yer değil. Çünkü orada da insanlık yok, burada da insanlık kalmamış. İnsanoğlu silaha yaptığı yatırımın binde birini barışa ve huzura harcasa dünya daha yaşanabilir olabilirdi. Onun için ‘Mars’ta hayat var mı, yok mu?’ sorusundan önce ‘dünyada insanlık var mı, yok mu?’ sorusunun cevabını bulmamız gerekiyor.DEMOKRATİKLEŞME PAKETİ İLE KARDEŞLİĞİMİZ PEKİŞECEKTürkiye’de son 11 yılda hemen her alanda önemli gelişmeler yaşandığına değinen Faruk Çelik, son olarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanacak olan Demokratikleşme Paketi’nin demokrasi çıtamızı daha da yükselteceğini söyledi. Bakan Çelik, paketin coğrafyamızdaki kardeşliğe önemli katkılar sağlayacağını, daha da pekiştireceğini bildirdi.34 KURUMDAN BİN 17 PERSONELE YÖNETİCİLİK EĞİTİMİTODAİE’nin önemli hizmetlerde bulunduğunu dile getiren Çelik, önümüzdeki günlerde Devlet Personel Başkanlığı ile TODAİE’nin ortaklaşa yürüteceği eğitim programı kapsamında 34 kurumdan bin 17 personele yönetici sekreterliği eğitimi verileceğini belirtti. Mezun olanları tebrik eden Çelik, yeni öğrencilere başarılar diledi. Çelik, konuşmasının ardından yüksek lisans programında dereceye giren mezunlara diplomalarını ve plaket takdim etti.TODAİE Genel Müdürü Prof. Dr. Eyüp İsbir de enstitünün çalışmalarına katkılarından dolayı devletin zirvesine teşekkür etti. İsbir, TODAİE’nin çalışmalarına da değinerek, uluslararası ölçekte çeşitli üniversitelerle yapılan işbirliklerinden bahsetti. CİHAN
Zaman
Son Dakika
25.09.2013
ÇelikDünyadainsanlıkvaryokmu?sorusununcevabınıbulmamızgerekiyorÇelik Dünyada insanlık var mı yok mu? sorusunun cevabını bulmamız gerekiyor
Okay Karacan - Arda Turan'ı artık sadece kiralayabiliriz
Zaman
20.09.2013
01:57
Arda Turan’ın sözleşmesini 2017’ye kadar uzatıp serbest kalma bedelinin 41 milyon Euro’ya yükselmesinin tek bir “açık” anlamı var. Yirmialtı yaşındaki yıldız futbolcunun Galatasaray ya da herhangi bir Türk takımına transferinin yolu tamamen kapanmıştır.Herhangi bir Türk takımı bütçesinin bu rakamı karşılama imkanı kalmadı. Dolayısıyla Arda Turan kariyerinin sonuna kadar bir sakatlık sorunu yaşamadığı takdirde Avrupa futbol borsasının yüksek değerli isimlerinden biri olarak orada kalacak. Tabii Türk futbolu kazandığı büyük gelirleri doğru harcayıp ileri adım atan kulüpler yaratmaya başlarsa işler değişebilir. Ne yazık ki bu şimdilik imkansız görünüyor. Atletico’nun birkaç yıldır ekonomik sorunlarını gidermek için izlediği ekonomik fiyata alıp parlatıp satma politikası malum. Son büyük icraatları Porto’dan 40 milyon Euro’ya aldıkları Falcao’yu 60 milyon Euro’ya Monaco’ya göndermeleriydi. Arda Turan’ın Atletico’ya transfer yaşı ile Falcao’nunki hemen hemen aynı. Mevkileri farklı olsa da takımda esas adama dönüşme modelleri de birbirine benziyor. Dolayısıyla bu sözleşme yenileme işleminden çıkacak ikincil “açık” yorum Atletico’nun bir süre sonra Arda Turan’a gelecek tekliflere hazırlık yapıyor olması. İki kanat, forvet arkası, sahte 9 numara oynayabilme kapasitesi, hızı ve mental diriliğiyle Arda Turan, dünya futbolunda özel bir karakteri temsil ediyor. İspanya’ya zamanında gitti ve gelişimi durmak üzereyken Simeone tarafından limitlerini sonuna kadar kullanma şansı yakaladı. Muhtemelen Türkiye’de kalsaydı zaten yüzde 60’la oynaması bile yeteceğinden hiçbir zaman bugün olduğu gibi yüzde 90’lara çıkamayacaktı. Arda Galatasaray’a sadece 12 milyon Euro kazandırmış olabilir ama hem kendisine hem Türk futboluna büyük iyilik etmiş gibi görünüyor. Dün kendi ifadesiyle belirttiği gibi Türk oyuncuların Avrupa’da boy gösteriyor olması ülkenin futbol imajı için hayati değer taşıyor. Nihat Kahveci’nin ardından Avrupa’da başarılı, oraya adapte olabilen ikinci bir adam daha yetiştirmenin gururu bize kalsın mı demeliyiz yoksa yeni Arda peşinde mi koşmalıyız? Bizim için sorulacak soru artık budur.
Zaman
Köşe Yazıları
20.09.2013
OkayKaracan-ArdaTuranıartıksadecekiralayabilirizOkay Karacan - Arda Turanı artık sadece kiralayabiliriz
Ahmet Çakır - O gerçek bir Kral'dı
Zaman
15.09.2013
01:53
Türk futbolunun gelmiş geçmiş en büyük golcülerinden biri olarak gösterilen ve Taçsız Kral olarak anılan Metin Oktay’ı, 22 yıl önce 12 Eylül’ü 13’e bağlayan geceyarısı, bir trafik kazası sonucunda kaybetmiştik. Attığı gollerin yanı sıra centilmenliğiyle de sadece Galatasaraylıların değil bütün Türkiye’nin sevgilisi olan Metin Oktay, sarı kırmızılı kulübün taraftarının artmasında da çok büyük rol oynamıştı.Türk futbol tarihine adını altın harflerle yazdırmış biri Metin Oktay. Galatasaray ve Milli Takım’da attığı gollerle milyonların sevgilisi olmuş bir kral... Golcülüğünün yanısıra efendiliğiyle de sadece Galatasaraylıların değil bütün Türkiye’nin sevgilisi olmuş bir adamdı. Aynı zamanda tam bir erkek güzeliydi ve Yeşilçam bunu değerlendirebilmek için ‘Taçsız Kral’ adlı bir film yaptı. Atıf Yılmaz’ın yönettiği film, anlaşılabilir nedenlerden dolayı pek başarılı sayılmazdı ama bizlere Metin Oktay’dan birşeyler kalmasını sağladığı için gönlümüzdeki yeri ayrıdır.Aramızdaki bağ, okumayı yeni öğrendiğim zamanlarda, gazetelerde onun attığı gollerle ilgili haber ve fotoğrafları görmemle başlar. 1958 yılında Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde başlayan ilintimiz, 18 Aralık 1960’ta İstanbul’un Halıcıoğlu semtinde oturduğumuz sırada onun için yediğim bir sopayla güçlenmiş sayılır mı? O gün Galatasaray ezeli rakibi Fenerbahçe’yi 5-0 yenerken, Metin Oktay sakat çıktığı maçta tam 4 gol atmıştı. Ben de bu golleri anlatan radyonun sesini sonuna kadar açıp mahalleyi rahatsız etmiştim. Sopanın nedeni buydu.Tabii bundan önce ağları yırtan gol olayı var ki, bugün Türkiye’de futbolla uzak yakın ilgisi olup da bundan habersiz biri bulunabileceğini pek aklım almaz… Türkiye 1. Ligi’nin ilk yılının finalindeki birinci maçta Galatasaray ezeli rakibini 1-0 yenerken, Metin Oktay’ın Özcan Arkoç’un kalesine attığı golün ağları yırtması bugün hâlâ konuşulan bir konudur.İtalya dönüşü 1962-63 sezonundan itibaren onu sürekli seyredebildim. O yaşlarda maçlara girecek param yoktu ama ne gam! İkinci yarıda kapılar açılır ve o kadarı da bize yeterdi. Bugün insana rüya gibi gelen pek çok maçı ve o dönemin büyük yıldızlarını beş kuruş ödemeden izleyebilmiştim…Metin Oktay’ın İzmirspor’dan Galatasaray’a gelişi son derece ilginçtir. Teknik direktör Gündüz Kılıç yanındakilerle birlikte onu izlemeye gider ve maçın daha 20. dakikasında “Bu mu o kadar övdüğünüz çocuk!” diye öfkeli biçimde stadı terkeder. O dönemlerde teknik adamlar böyle numaralar da yapmak zorundaymış demek ki… Gerçekte Baba Gündüz. uzun yıllar birlikte çalışacağı Metin’i çok beğenmiş ve hemen transfer edilmesini istemiştir.‘Bizi sevenleri üzmeyelim baba’ Sarı Kırmızılı takımda attığı gollerle ülkenin en tanınmış kişilerinden biri olan Metin Oktay’ın 27 Mayıs darbesi sonrasında, askerliğini eksik yaptığı gerekçesiyle hapse girmiş olması çok ilginç bir olaydır. Hesapça Kral, 8 gün eksik askerlik yapmıştır ve bunun için 45 gün hapis yatması gerekecektir. Bunu, askeri yönetimin bir güç gösterisi olarak değerlendirenler yanılmıyor olsa gerek… Hapisten çıkışının ertesi günü oynadığı Karagümrük maçında 2 gol atması da Metin Oktay efsanesinin kilometre taşlarından biri olacaktır.Kral’ın futbol hayatındaki ilginç olaylardan biri ilk eşi Oya Sarı’nın ısrarla İzmir’e dönme isteğidir. Bunun için İzmirspor kulübü önemli miktarda parayla kendisine teklifte bulunur. Kral, gönülsüzdür. Sonunda iş o kadar büyür ki Oya Hanım, “Ya ben ya Galatasaray!” deme noktasına gelir. Kral’ın seçimi Sarı Kırmızılı forma olur. Arada Galatasaray taraftarlarının onun gitmemesi için para toplamaları gibisinden müthiş gelişmeler yaşanır.Kuşkusuz ki Fenerbahçe de onu almak istemiştir ve bununla ilgili kendisine yapılan astronomik öneri karşısında Sarı Lacivertli kulübün efsanevi yöneticilerinden Müslim Bağcılar’a yanıtı bugün pek çok taraftar platformunda dolaşan bir slogandır: “Bizi sevenleri üzmeyelim baba!”Adının Galatasaray’la bütünleşmesinde ve adının bugün hâlâ tribünlerde bir bayrak gibi dalgalanmasında buna benzer durumların önemli bir payı vardır. Teknik adamlık ve yöneticilik dönemlerinde geleceğin efsane isimlerini Cim Bom’a kazandırmaya çalışır. Başardığı Fatih Terim’dir ama Cemil Turan’ı elinden kaçırmış, akrabası Fethi Heper’in de Eskişehirspor’da kalma isteğine saygı göstermiştir.Gollerin ve rekorların adamı 1961-62 sezonunda rekor ücretle gittiği Palermo’da mutlu olamayıp kısa sayılabilecek sürede geri dönmesi, onun futbol hayatının buruk bir sayfasıdır. Ancak dönüşte fırtına gibi esecektir. 1962-63’te oynadığı 26 maçta attığı 38 golle tam 25 y
Zaman
Köşe Yazıları
15.09.2013
AhmetÇakır-OgerçekbirKraldıAhmet Çakır - O gerçek bir Kraldı
O gerçek bir Kral’dı
Zaman
15.09.2013
01:53
Türk futbolunun gelmiş geçmiş en büyük golcülerinden biri olarak gösterilen ve Taçsız Kral olarak anılan Metin Oktay’ı, 22 yıl önce 12 Eylül’ü 13’e bağlayan geceyarısı, bir trafik kazası sonucunda kaybetmiştik. Attığı gollerin yanı sıra centilmenliğiyle de sadece Galatasaraylıların değil bütün Türkiye’nin sevgilisi olan Metin Oktay, sarı kırmızılı kulübün taraftarının artmasında da çok büyük rol oynamıştı.Türk futbol tarihine adını altın harflerle yazdırmış biri Metin Oktay. Galatasaray ve Milli Takım’da attığı gollerle milyonların sevgilisi olmuş bir kral... Golcülüğünün yanısıra efendiliğiyle de sadece Galatasaraylıların değil bütün Türkiye’nin sevgilisi olmuş bir adamdı. Aynı zamanda tam bir erkek güzeliydi ve Yeşilçam bunu değerlendirebilmek için ‘Taçsız Kral’ adlı bir film yaptı. Atıf Yılmaz’ın yönettiği film, anlaşılabilir nedenlerden dolayı pek başarılı sayılmazdı ama bizlere Metin Oktay’dan birşeyler kalmasını sağladığı için gönlümüzdeki yeri ayrıdır.Aramızdaki bağ, okumayı yeni öğrendiğim zamanlarda, gazetelerde onun attığı gollerle ilgili haber ve fotoğrafları görmemle başlar. 1958 yılında Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde başlayan ilintimiz, 18 Aralık 1960’ta İstanbul’un Halıcıoğlu semtinde oturduğumuz sırada onun için yediğim bir sopayla güçlenmiş sayılır mı? O gün Galatasaray ezeli rakibi Fenerbahçe’yi 5-0 yenerken, Metin Oktay sakat çıktığı maçta tam 4 gol atmıştı. Ben de bu golleri anlatan radyonun sesini sonuna kadar açıp mahalleyi rahatsız etmiştim. Sopanın nedeni buydu.Tabii bundan önce ağları yırtan gol olayı var ki, bugün Türkiye’de futbolla uzak yakın ilgisi olup da bundan habersiz biri bulunabileceğini pek aklım almaz… Türkiye 1. Ligi’nin ilk yılının finalindeki birinci maçta Galatasaray ezeli rakibini 1-0 yenerken, Metin Oktay’ın Özcan Arkoç’un kalesine attığı golün ağları yırtması bugün hâlâ konuşulan bir konudur.İtalya dönüşü 1962-63 sezonundan itibaren onu sürekli seyredebildim. O yaşlarda maçlara girecek param yoktu ama ne gam! İkinci yarıda kapılar açılır ve o kadarı da bize yeterdi. Bugün insana rüya gibi gelen pek çok maçı ve o dönemin büyük yıldızlarını beş kuruş ödemeden izleyebilmiştim…Metin Oktay’ın İzmirspor’dan Galatasaray’a gelişi son derece ilginçtir. Teknik direktör Gündüz Kılıç yanındakilerle birlikte onu izlemeye gider ve maçın daha 20. dakikasında “Bu mu o kadar övdüğünüz çocuk!” diye öfkeli biçimde stadı terkeder. O dönemlerde teknik adamlar böyle numaralar da yapmak zorundaymış demek ki… Gerçekte Baba Gündüz. uzun yıllar birlikte çalışacağı Metin’i çok beğenmiş ve hemen transfer edilmesini istemiştir.‘Bizi sevenleri üzmeyelim baba’ Sarı Kırmızılı takımda attığı gollerle ülkenin en tanınmış kişilerinden biri olan Metin Oktay’ın 27 Mayıs darbesi sonrasında, askerliğini eksik yaptığı gerekçesiyle hapse girmiş olması çok ilginç bir olaydır. Hesapça Kral, 8 gün eksik askerlik yapmıştır ve bunun için 45 gün hapis yatması gerekecektir. Bunu, askeri yönetimin bir güç gösterisi olarak değerlendirenler yanılmıyor olsa gerek… Hapisten çıkışının ertesi günü oynadığı Karagümrük maçında 2 gol atması da Metin Oktay efsanesinin kilometre taşlarından biri olacaktır.Kral’ın futbol hayatındaki ilginç olaylardan biri ilk eşi Oya Sarı’nın ısrarla İzmir’e dönme isteğidir. Bunun için İzmirspor kulübü önemli miktarda parayla kendisine teklifte bulunur. Kral, gönülsüzdür. Sonunda iş o kadar büyür ki Oya Hanım, “Ya ben ya Galatasaray!” deme noktasına gelir. Kral’ın seçimi Sarı Kırmızılı forma olur. Arada Galatasaray taraftarlarının onun gitmemesi için para toplamaları gibisinden müthiş gelişmeler yaşanır.Kuşkusuz ki Fenerbahçe de onu almak istemiştir ve bununla ilgili kendisine yapılan astronomik öneri karşısında Sarı Lacivertli kulübün efsanevi yöneticilerinden Müslim Bağcılar’a yanıtı bugün pek çok taraftar platformunda dolaşan bir slogandır: “Bizi sevenleri üzmeyelim baba!”Adının Galatasaray’la bütünleşmesinde ve adının bugün hâlâ tribünlerde bir bayrak gibi dalgalanmasında buna benzer durumların önemli bir payı vardır. Teknik adamlık ve yöneticilik dönemlerinde geleceğin efsane isimlerini Cim Bom’a kazandırmaya çalışır. Başardığı Fatih Terim’dir ama Cemil Turan’ı elinden kaçırmış, akrabası Fethi Heper’in de Eskişehirspor’da kalma isteğine saygı göstermiştir.Gollerin ve rekorların adamı 1961-62 sezonunda rekor ücretle gittiği Palermo’da mutlu olamayıp kısa sayılabilecek sürede geri dönmesi, onun futbol hayatının buruk bir sayfasıdır. Ancak dönüşte fırtına gibi esecektir. 1962-63’te oynadığı 26 maçta attığı 38 golle tam 25 yıl kırılamayan
Zaman
Ana Sayfa
15.09.2013
OgerçekbirKral’dıO gerçek bir Kral’dı
Shota Arveladze, Avrupa kupalarına gitmek istediklerini yineledi
Zaman
29.08.2013
11:08
Kasımpaşa Teknik Direktörü Shota Arveladze, bu sene de kulüp olarak hedeflerinin Avrupa kupalarına gidebilmek olduğunu söyledi.Cihan Haber Ajansına açıklamalarda bulunan Shota Arveladze, daha ligin başında olduklarını kaydederek, Daha iyi olacağız kesinlikle. Çünkü lig biliyorsunuz yavaş yavaş başlıyor. Herşey çok güzel olacak öyle hissediyorum. İki ay gibi uzun bir zamanda takımı kurduk ve çalışmalar da yaptık. Takıma yeni katılan oyuncuarımızda yavaş yavaş takıma alışmaya başladılar. Dil işine de çözünce daha iyi olacaklar diye düşünüyorum. dedi.Tecrübeli teknik adam, geçtiğimiz sezon Avrupa kupalarına katılamayan Kasımpaşanın bu sene kesinlikle Avrupa kupalarını hedeflediğini ve her sene orada daha güçlü olarak kalıcı olmayı istediklerini ifade etti. Uzun zamandır sahalarda olmayan golcü oyuncu Kalu Uchenin son durumuyla ilgili açıklamalarda da bulunan başarılı teknik adam, Uche bir enfeksiyon yaşadı ve bir hafta hastanede kaldı. Ama yavaş yavaş düzeldi dün antrenmanlara çıktı ilk defa. şeklinde konuştu.Uchenin kadroda yer bulup bulamayacağı sorusuna ise Shota Arveladze, Gol atan, iyi oynayan herkes takımda olur ve Kasımpaşanın 24 oyuncusu var sadece Uche değil. İyi olan, çok çalışan takımda oynayabilir. ifadesini kullandı. SÜPER LİGDE KOLAY MAÇ MI VAR?Kalu Ucheye gelen herhangi bir transfer teklifinin olup olmadığı sorusuna ise Arveladze, Olabilir ama benim bildiğim öyle ciddi resmi bir şey yok. diye cevap verdi.Yarın Torku Konyaspor ile deplasmanda zorlu bir müsabakaya çıkacaklarının hatırlatılması üzerine ise Shota, Kolay maç mı var ligde? Ben görmedim, yaşamadım onun için çok net bir mesaj veriyoruz herkese. Burası gırgır yapılacak yer değil. Fitness salonu da değil ki gel, eğlen terini at, sağlıklı ol değil. Burası büyük bir yarış yeri, heyecanı olan ve büyük bir iş yapıyoruz. Onun için güçlü olan kazanır. diyerek sözlerini tamamladı. CİHAN
Zaman
Son Dakika
29.08.2013
ShotaArveladzeAvrupakupalarınagitmekistedikleriniyinelediShota Arveladze Avrupa kupalarına gitmek istediklerini yineledi
Shota Arveladze, Avrupa kupalarına gitmek istediklerini yineledi (Özel)
Zaman
29.08.2013
11:06
Kasımpaşa Teknik Direktörü Shota Arveladze, bu sene de kulüp olarak hedeflerinin Avrupa kupalarına gidebilmek olduğunu söyledi.Cihan Haber Ajansına açıklamalarda bulunan Shota Arveladze, daha ligin başında olduklarını kaydederek, Daha iyi olacağız kesinlikle. Çünkü lig biliyorsunuz yavaş yavaş başlıyor. Herşey çok güzel olacak öyle hissediyorum. İki ay gibi uzun bir zamanda takımı kurduk ve çalışmalar da yaptık. Takıma yeni katılan oyuncuarımızda yavaş yavaş takıma alışmaya başladılar. Dil işine de çözünce daha iyi olacaklar diye düşünüyorum. dedi.Tecrübeli teknik adam, geçtiğimiz sezon Avrupa kupalarına katılamayan Kasımpaşanın bu sene kesinlikle Avrupa kupalarını hedeflediğini ve her sene orada daha güçlü olarak kalıcı olmayı istediklerini ifade etti. Uzun zamandır sahalarda olmayan golcü oyuncu Kalu Uchenin son durumuyla ilgili açıklamalarda da bulunan başarılı teknik adam, Uche bir enfeksiyon yaşadı ve bir hafta hastanede kaldı. Ama yavaş yavaş düzeldi dün antrenmanlara çıktı ilk defa. şeklinde konuştu.Uchenin kadroda yer bulup bulamayacağı sorusuna ise Shota Arveladze, Gol atan, iyi oynayan herkes takımda olur ve Kasımpaşanın 24 oyuncusu var sadece Uche değil. İyi olan, çok çalışan takımda oynayabilir. ifadesini kullandı. SÜPER LİGDE KOLAY MAÇ MI VAR?Kalu Ucheye gelen herhangi bir transfer teklifinin olup olmadığı sorusuna ise Arveladze, Olabilir ama benim bildiğim öyle ciddi resmi bir şey yok. diye cevap verdi.Yarın Torku Konyaspor ile deplasmanda zorlu bir müsabakaya çıkacaklarının hatırlatılması üzerine ise Shota, Kolay maç mı var ligde? Ben görmedim, yaşamadım onun için çok net bir mesaj veriyoruz herkese. Burası gırgır yapılacak yer değil. Fitness salonu da değil ki gel, eğlen terini at, sağlıklı ol değil. Burası büyük bir yarış yeri, heyecanı olan ve büyük bir iş yapıyoruz. Onun için güçlü olan kazanır. diyerek sözlerini tamamladı. CİHAN
Zaman
Son Dakika
29.08.2013
ShotaArveladzeAvrupakupalarınagitmekistedikleriniyineledi(Özel)Shota Arveladze Avrupa kupalarına gitmek istediklerini yineledi (Özel)
Hikmet Karaman: Ders çıkarmak gerekiyor
Zaman
10.08.2013
16:06
BURSASPORda yönetimin yolları ayırma kararı aldığı Teknik Direktör Hikmet Karaman, taraftarın protestosunda haklı olduğunu belirterek, Buradan ders çıkarmak gerekir. Biz kendi payımıza düşen dersi çıkardık dedi. Bursasporun UEFA Avrupa Ligi 3üncü ön eleme turu rövanşında Vojvodinaya yenilerek tura veda etmesi ardından yönetim, teknik direktör Hikmet Karamanla yola devam etmeme kararı aldı. Karaman, ortada turu geçememenin sıkıntısının olduğunu ve bir başarısızlık olduğunu anlatırken, Camiaya söz vermiştim. Turu atlayamayınca da maçtan sonra sorumluluğu üstlendim. Camiaya, takıma zarar verici konuşma yapmak şu an son derece yanlış. Bazı hadiselerin dedikodularla değil de benim ve yönetimin ağzından duyulmasında da fayda var. Taraftar transferlerden memnun değil. Futbolcular çok kariyerli olmalarına rağmen fizik ve kondisyon olarak zamana ihtiyaçları var dedi.ORTADA BİR YANLIŞ VARTaraftarın protestosunda haklı olduğunu anlatan Karaman, DHA muhabirine şunları söyledi:Transferi teknik direktörmü yaptı, yoksa yapmadı mı? Birinde kendimi savunacağım, diğerinde yönetimi suçlayacağım. Ortada bir yanlış var, bu bir gerçek. Taraftar protestosunda bana da yönetime de haklı. Bence buradan ders çıkarmak gerekiyor. Biz kendi payımıza düşen dersi çıkardık. Bu ders belki de kampta yaşanılanlardan sonra bırakıp gelmekti, ama bunu yapmak istemedik.BENİMLE KONUŞULACAKTIKaraman, yönetimin kendisiyle bu konuyu konuşması gerektiğini ifade ederken, Ben onlara; Taraftara söz verdik, sözümüzde duramadık, siz yeni yapılanmaya gidin derdim. Bu kararı alıp, bizi suçlu olarak gösteriyorsanız yukarıda Allah var. Ben de, onlar da eve gidip yastığa başını koyunca gerçeklerle başbaşa kalacaklar. Camiaya söz söylettirmek istemiyoruz. Ama mutlaka yönetenler gerçeğin ne olduğunu biliyorlar. Umarım bundan sonra hatayı başka yerde aramadan takımın başarısına katkı yaparlar diye konuştu.TAZMİNATIMIZ YOKSözleşmesinde tazminat maddesi olmadığını, bu konuda bazı dedikodular duyduğunu anlatan Hikmet Karaman, şöyle devam etti:Tazminatımız yok. Başarı primi, peşinat almadık. Kulübe ekonomik anlamda zarar vermedik. Güvene dayalı sözleşme yaptık. Sözleşmemiz sadece bir kağıt parçasıydı. Kulübü ekonomik sıkıntıya sokacak en ufak bir şey yoktu. Böyle bir kararı açıkçası beklemiyordum. Biz bırakalım, size de yardımcı olalım, takımın nelere ihtiyacı var söyleyelim derdik. Bir santrafor alabilsek ilk maçta farklı olurdu. Bu takımın iyi bir santrafora ihtiyacı var. O bölgede adam yok. Bu geçen seneden beri biliniyor. Ben gittikten sonra transfer olacaksa bu işte bir yanlışlık var.Karaman, Eğer Semihi alırsak Enes, Okan gibi gençlerimizin önünü kaparız. Alacaksak tabanca gibi birisini alalım sözlerinin hatırlatılması üzerine şöyle dedi:Başkanımızla konuştuk. Semihin çok pahalı olduğunu söyledi. Ben de, Şu maçı oynayalım öyle durumu görelim o zaman dedim. O an başka bir açıklama yapsam Pintoya, Enese, Okana, Sestaka karşı güvensiz olduğumuzu ortaya koymuş olurduk. İlk maçı oynadık, durumu görüp geldik. Santrafor almamız gerektiğini tekrar söyledim.(DHA)
Zaman
Son Dakika
10.08.2013
HikmetKaramanDersçıkarmakgerekiyorHikmet Karaman Ders çıkarmak gerekiyor
Wederson görüşmeye geliyor, Trabzonspor ve Fenerbahçe'den oyuncu alınacak
Zaman
01.08.2013
14:04
Medical Park Antalyaspor Başkanı Gültekin Gencer, Fenerbahçeden Holmeni istediklerini, ancak Ersun Yanalın izin vermediğini kaydetti. Trabzonspor ve Fenerbahçeden oyuncu almayı planladıklarını belirten Gencer, Wedorsonla bugün Antalyada görüşeceklerini kaydetti.Medical Park Antalyaspor Başkanı Gültekin Gencer, Türkiye Spor Yazarları Derneğinde (TSYD) düzenlenen basın toplantısına katıldı. Gencer toplantıda, transferle ilgili bilgiler verdi. Göreve başlayalı 1.5 ay olduğunu belirten Gencer, hemen hoca arayışına girdiklerini ve isabetli bir tercihle Samet Aybaba ile anlaştıklarını hatırlattı. Göreve geldiği günden bu yana 6 milyon lira borç ödediklerini belirten Gencer, şuanda kasalarında 3 milyon lira olduğunu, bu ay futbolcuların gelecek dönem için 11 milyon lira peşin ödeme yapılacağını kaydetti. Gencer, mali açıdan bir sıkıntılarının olmadığını söyledi. Transfer konusunda değinen Gencer, şuan 2 stoper, 1 ön libero için görüşme yaptıklarını söyledi. Joseph Boum ile görüştüklerini, ancak daha önce anlaşamadıklarını, şuanda önceki tekliflerini kabul ettiğini belirten Gencer, henüz karar vermediklerini söyledi. Gencer, transferi tamamlanan Anton Ferdinandın eşinin doğum yapması nedeniyle hafta sonuna kadar takıma katılacağını söyledi.WEDERSON ANYALYASPORA GELİYORFerdinand dışında 1 stoper veya orta saha oyuncusu alacaklarını belirten Gencer, Hocanın talebi doğrultusunda bir oyuncu daha alırız. Fenerbahçe ve Trabzonspordan ayrılacak oyuncular var. Hocanın talebi doğrultusunda daha önce iki ayrı takımda şampiyonluk yaşamış bir oyuncu ile bugün görüşeceğiz. Bugün gelecek. dedi. Gencerin ismini vermediği oyuncunun Melih Gökçek Wederson olduğu gündeme geldi. Wederson ismi daha öncede Antalya ile anılmıştı. Wedersonun bugün Antalyaya gelmesi ve transfer detaylarının görüşülmesi bekleniyor.İKİ OYUNCU GÖNDERİLİYOR, FENERBAHÇEDEN YABANCI OYUNCU ALINACAKBaşkan Gültekin Gencer, takımdaki yabancı oyuncu fazlalığından dolayı Petr Janda ve Nikola Ziziçin, Ankarada yapılacak üçüncü etap kamp kadrosunda yer almayacağını açıkladı. Oyuncuların menajerlerine bilgi verildiğini belirten Gencer, iki oyuncunun Ankara kampına götürülmeyeceğini kaydetti. Gencer, oyuncuların bonservisiyle ya da kiralık olarak verileceğini ifade etti. Takıma yeni yabancı oyuncular alınacağını belirten Gencer, bunların Fenerbahçeden geleceğini söyledi. Gencer, Fenerbahçeden Holmeni istediklerini ancak lisansı olmamasına rağmen Ersun Yanalın oyuncuyu göndermediğini söyledi. Gencer, Fenerbahçenin kendilerine birkaç yabancıyı önerdiklerini kaydetti.Fenerbahçe ve Trabzonspordan ayrılacak oyuncuların olduğunu belirten Gencer, Fenerbahçeden bize önerilen yabancılar var. Bu isimler arasında Holmen yok. Ancak, bu futbolcuların yıllık aldıkları ücretlerini karşılamamız zor. Fenerbahçe ve Trabzonsporun Avrupa kupaları maçlarından sonra görüşeceğiz. Cuma günü olgunlaşır. dedi.ATİBAYLA ANLAŞMADIK DEDİLER, BİLİCİN ÜZERİNE ATTILARBaşkan Gültekin Gencer, yılan hikayesine dönen Atiba Hutchinson transferinin detaylarını da anlattı. Atiba için Beşiktaşın as başkanını nezaketen aradığını belirten Gencer, İlgilenip ilgilenmediğini sorduk. Kesinlikle transferin olmadığını söylediler. Onlardan bilgi aldım, yardım istedim. Maliyeti yüksek olmasın diye görüşmelerini sordum. diyerek şöyle konuştu:Bu doğrultuda görüşmeler başladı. İlk açıkladığımız zaman 550 bin Euroya anlaştık ondan sonra oyalamaya girildi. Türkiyeyi istemiyor dendi. İki Yunanistan takımı, Az Alkmar, Sevilla ve Premier Ligden bir takım denmişti. Ama o Premier Ligdeki takım Beşiktaşmış. Fiyat yükseldi. En son ne vereceğimizi söyledik. Belli bir noktaya geldik akşam 10a kadar süre istedi.Beşiktaştan şüphelendim onları aradım. Atiba ile bugün bitiriyoruz sizin bir ilginiz var mı? diye sordum. Kesinlikle yok dediler. Biz Ronaldinho ile ilgiliniyoruz, Atiba bizim gündemimizde kesin yok dediler. Biz de Yunan takımları ile çekiştiğimizi sanıyorduk. Atiba Antalyaspora gelmiyor, başka kulüple anlaştı denince, Atibanın İngilterede oynayan arkadaşına sorduk. Atiba kimle anlaştı? diye sorduk Beşiktaşın ismini aldık. Gece 01.00de yeniden Beşiktaş kulübünü aradık. Haberimiz yok. dediler. Ama Bilic yapmış olabilir. dediler.Gencer, Eneramo transferinden vazgeçmelerinin sebebinin de Beşiktaş olduğunu kaydetti.Medical Park Antalyasporun forma reklamı için dünya çapında 3 büyük firmayla görüştüklerini de belirten Gencer, Forma ve isim sponsorluğu ile ilgili görüşme halindeyiz. Çok büyük rakamlar konuşuyoruz. Abu Dabiden bir firma ile görüşüyoruz. Stadyum isim sponsorluğu da dahil. dedi.(CİHAN)
Zaman
Son Dakika
01.08.2013
WedersongörüşmeyegeliyorTrabzonspor/">TrabzonsporveFenerbahçedenoyuncualınacakTrabzonspor-ve-Fenerbahçeden-oyuncu-alınacak/">Wederson görüşmeye geliyor Trabzonspor ve Fenerbahçeden oyuncu alınacak
Roberto Carlos'dan iddialı açıklamalar
Zaman
15.07.2013
14:18
Sivassporun yeni teknik direktörü Roberto Carlos, Sivasa neden geldiğini anlatırken, Herkes düşünüyor ki Türkiyenin 3 büyük kulübü var. Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş. Ben bunu değiştirmek için geldim. dedi.Çalıştığın şehrin çok büyük bir öneminin olmadığını, Sivası tanımaya gelmediğini ve kendisinin bir işinin olduğunu söyleyen Roberto Carlos, Ben sadece işimi yapıp başarılı olmak istiyorum. Bulunduğum şehirden ve takımdan gayet memnunum. Hayatımda her zaman yaptığım gibi burada da başarılı olmak için çalışacağım ve çabalayacağım. Buna da inancım tam. Bir de taraftarlarımıza bize her zaman destek olmalarını söyleyebilirim. diye konuştu.Sivassporun yeni teknik direktörü Roberto Carlos, skyturk360a özel açıklamalarda bulundu. Eski bir spor muhabiri ve ünlü televizyoncu Acun Ilıcalının gündeme getirdiği Alex de Souzanın jübilesi ve Fenerbahçeden Alexin ayrılışını da anlatan Roberto Carlosun röportajının detayı şöyle:Fenerbahçeden ayrılmanla ilgili neler söylemek istersin?Çok önemli güzel anılarım oldu Fenerbahçede. Çok güzel arkadaşlıklar edindim. Hep iyi şeyler hatırlıyorum ve zamanı geldi sona erdi.Dünya yıldızları alındıklarında ve daha sonra yollandıklarında bu biraz kalp kırıcı olabiliyor. Bu neden Türkiyede böyle oluyor?Tabiki böyle oyuncular kulüpleriyle çok fazla özdeşleşiyor. Taraftarlar da bunları özdeşleştiriyor hatta. Ayrıldıklarını kabul edemiyorlar ama şu var ki iki taraf birbiriyle anlaşamadığı zaman ve mecburen bunun sonlanması gerekiyor. Dünyada da böyle oluyor bu. Evet bazen üzücü ve istenmeyen şekilde olabiliyor ama yapabilecek bir şey yok.Peki Alexin gitmesiyle ilgili neler söylemek istersin, doğru bir karar mı ?Bilemiyorum. Muhtemelen aralarında bir problem olmuştur.Fenerbahçede teknik direktör değişikliği oldu. Aykut Kocaman Fenerbahçeden gitti yerine Ersun Yanal geldi. Bunu nasıl değerlendirirsin? Nasıl bir Fenerbahçe izleyeceğiz? Krasic ve Yobonun gitmesi bekleniyor Fenerbahçeden. Teknik direktör gözüyle Fenerbahçeyi yorumlar mısın?İki senedir çok önemli şeylerle uğraşıyorlar. Haklarında bir çok şey söyleniyor. Umarım bunlar bir an önce çözüme kavuşur. Fenerbahçe benim için önemli bir yere sahip her zaman. Onların başarılı olmasını isterim çünkü orada hala arkadaşlarım var. Bu sene de başarılı olacaklarını tahmin ediyorum.Dünyaca ünlü bir yıldızsın. Rijkaard da dünyaca ünlü bir yıldızdı ve Rijkaard teknik direktör olduğu zaman pek başarılı olamadı. Bununla ilgili neler söyleyeceksin?Tabi ki bununla alakalı yorum yapanların fikirlerine saygım sonsuz ama bunu bizim değiştirmemiz gerekiyor. İyi çalışmayla aslında bunun birbiriyle alakası olmadığını her iki şekilde de ben olabileceğini düşünüyorum. İyi bir futbolcu iyi bir teknik direktör olabilir. Ben bunu göstermek için buradayım.Sivasspora gelecek olursak hedefin nedir ve sana ayrılan bütçe nedir ? Hangi mevkiilere transfer yapmak istiyorsun? Ne gibi bilgi aldın, hangi oyuncuları gönderecek ve nasıl bir sistemle oynayacaksın ?Güzel bir gelecek planımız var Sivasspor ile ilgili. Hedefimiz hep yukarlar olacak. Bunun yerine hangi oyuncu hangi mevkii demektense iki tane yeni transfer gerçekleştirdik. Muhtemelen iki oyuncu daha gelecek ki bu oyuncuların katılımıyla birlikte takımımız daha da güçlenecek ve yukarıyı hedefleyen bir takım oluşturmak istiyorum.Bir kaç yenilgiden sonra taraftarlar tepki göstermeye başlıyor günümüzde. Bu tür tepkilere hazır mısın ve çabuk pes eder misin ?Futbolun beşiği olan bir ülkeden geliyorum ve bu baskı futbolun içinde her zaman olur. Benim hayatımda da oldu. O yüzden buna alışığım diyebilirim. Her zaman kazanan biri oldum ve bunu da burada devam ettirmek istiyorum.Neden Sivasspor ? Kim ikna etti, neden Sivassporda karar kıldın? Çünkü İstanbulda yaşamıştın, Sivasta yaşamak zor olamayacak mı?Ben buraya şehir tanımaya gelmedim, çalışmaya geldim. Herkes düşünüyor ki Türkiyenin 3 büyük kulübü var. Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş. Ben bunu değiştirmek için geldim. Buna inandığım için burdayım. Dolasıyla şehrin çok büyük bir önemi yok. Ben sadece işimi yapıp başarılı olmak istiyorum. Bulunduğum şehirden ve takımdan gayet memnunum. Hayatımda her zaman yaptığım gibi burada da başarılı olmak için çalışacağım ve çabalayacağım. Buna da inancım tam. Bir de taraftarlarımıza bize her zaman destek olmalarını söyleyebilirim.(CİHAN)
Zaman
Son Dakika
15.07.2013
RobertoCarlosdaniddialıaçıklamalarRoberto Carlosdan iddialı açıklamalar
Roberto Carlos'dan iddialı açıklamalar
Zaman
15.07.2013
14:18
Sivassporun yeni teknik direktörü Roberto Carlos, Sivasa neden geldiğini anlatırken, Herkes düşünüyor ki Türkiyenin 3 büyük kulübü var. Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş. Ben bunu değiştirmek için geldim. dedi.Çalıştığın şehrin çok büyük bir öneminin olmadığını, Sivası tanımaya gelmediğini ve kendisinin bir işinin olduğunu söyleyen Roberto Carlos, Ben sadece işimi yapıp başarılı olmak istiyorum. Bulunduğum şehirden ve takımdan gayet memnunum. Hayatımda her zaman yaptığım gibi burada da başarılı olmak için çalışacağım ve çabalayacağım. Buna da inancım tam. Bir de taraftarlarımıza bize her zaman destek olmalarını söyleyebilirim. diye konuştu.Sivassporun yeni teknik direktörü Roberto Carlos, skyturk360a özel açıklamalarda bulundu. Eski bir spor muhabiri ve ünlü televizyoncu Acun Ilıcalının gündeme getirdiği Alex de Souzanın jübilesi ve Fenerbahçeden Alexin ayrılışını da anlatan Roberto Carlosun röportajının detayı şöyle:Fenerbahçeden ayrılmanla ilgili neler söylemek istersin?Çok önemli güzel anılarım oldu Fenerbahçede. Çok güzel arkadaşlıklar edindim. Hep iyi şeyler hatırlıyorum ve zamanı geldi sona erdi.Dünya yıldızları alındıklarında ve daha sonra yollandıklarında bu biraz kalp kırıcı olabiliyor. Bu neden Türkiyede böyle oluyor?Tabiki böyle oyuncular kulüpleriyle çok fazla özdeşleşiyor. Taraftarlar da bunları özdeşleştiriyor hatta. Ayrıldıklarını kabul edemiyorlar ama şu var ki iki taraf birbiriyle anlaşamadığı zaman ve mecburen bunun sonlanması gerekiyor. Dünyada da böyle oluyor bu. Evet bazen üzücü ve istenmeyen şekilde olabiliyor ama yapabilecek bir şey yok.Peki Alexin gitmesiyle ilgili neler söylemek istersin, doğru bir karar mı ?Bilemiyorum. Muhtemelen aralarında bir problem olmuştur.Fenerbahçede teknik direktör değişikliği oldu. Aykut Kocaman Fenerbahçeden gitti yerine Ersun Yanal geldi. Bunu nasıl değerlendirirsin? Nasıl bir Fenerbahçe izleyeceğiz? Krasic ve Yobonun gitmesi bekleniyor Fenerbahçeden. Teknik direktör gözüyle Fenerbahçeyi yorumlar mısın?İki senedir çok önemli şeylerle uğraşıyorlar. Haklarında bir çok şey söyleniyor. Umarım bunlar bir an önce çözüme kavuşur. Fenerbahçe benim için önemli bir yere sahip her zaman. Onların başarılı olmasını isterim çünkü orada hala arkadaşlarım var. Bu sene de başarılı olacaklarını tahmin ediyorum.Dünyaca ünlü bir yıldızsın. Rijkaard da dünyaca ünlü bir yıldızdı ve Rijkaard teknik direktör olduğu zaman pek başarılı olamadı. Bununla ilgili neler söyleyeceksin?Tabi ki bununla alakalı yorum yapanların fikirlerine saygım sonsuz ama bunu bizim değiştirmemiz gerekiyor. İyi çalışmayla aslında bunun birbiriyle alakası olmadığını her iki şekilde de ben olabileceğini düşünüyorum. İyi bir futbolcu iyi bir teknik direktör olabilir. Ben bunu göstermek için buradayım.Sivasspora gelecek olursak hedefin nedir ve sana ayrılan bütçe nedir ? Hangi mevkiilere transfer yapmak istiyorsun? Ne gibi bilgi aldın, hangi oyuncuları gönderecek ve nasıl bir sistemle oynayacaksın ?Güzel bir gelecek planımız var Sivasspor ile ilgili. Hedefimiz hep yukarlar olacak. Bunun yerine hangi oyuncu hangi mevkii demektense iki tane yeni transfer gerçekleştirdik. Muhtemelen iki oyuncu daha gelecek ki bu oyuncuların katılımıyla birlikte takımımız daha da güçlenecek ve yukarıyı hedefleyen bir takım oluşturmak istiyorum.Bir kaç yenilgiden sonra taraftarlar tepki göstermeye başlıyor günümüzde. Bu tür tepkilere hazır mısın ve çabuk pes eder misin ?Futbolun beşiği olan bir ülkeden geliyorum ve bu baskı futbolun içinde her zaman olur. Benim hayatımda da oldu. O yüzden buna alışığım diyebilirim. Her zaman kazanan biri oldum ve bunu da burada devam ettirmek istiyorum.Neden Sivasspor ? Kim ikna etti, neden Sivassporda karar kıldın? Çünkü İstanbulda yaşamıştın, Sivasta yaşamak zor olamayacak mı?Ben buraya şehir tanımaya gelmedim, çalışmaya geldim. Herkes düşünüyor ki Türkiyenin 3 büyük kulübü var. Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş. Ben bunu değiştirmek için geldim. Buna inandığım için burdayım. Dolasıyla şehrin çok büyük bir önemi yok. Ben sadece işimi yapıp başarılı olmak istiyorum. Bulunduğum şehirden ve takımdan gayet memnunum. Hayatımda her zaman yaptığım gibi burada da başarılı olmak için çalışacağım ve çabalayacağım. Buna da inancım tam. Bir de taraftarlarımıza bize her zaman destek olmalarını söyleyebilirim.(CİHAN)
Zaman
Ana Sayfa
15.07.2013
RobertoCarlosdaniddialıaçıklamalarRoberto Carlosdan iddialı açıklamalar
Roberto Carlos: Türkiye'nin 3 büyük kulübünü değiştirmek için geldim
Zaman
15.07.2013
13:51
Sivassporun yeni teknik direktörü Roberto Carlos, Sivasa neden geldiğini anlatırken, Herkes düşünüyor ki Türkiyenin 3 büyük kulübü var. Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş. Ben bunu değiştirmek için geldim. dedi.Çalıştığın şehrin çok büyük bir öneminin olmadığını, Sivası tanımaya gelmediğini ve kendisinin bir işinin olduğunu söyleyen Roberto Carlos, Ben sadece işimi yapıp başarılı olmak istiyorum. Bulunduğum şehirden ve takımdan gayet memnunum. Hayatımda her zaman yaptığım gibi burada da başarılı olmak için çalışacağım ve çabalayacağım. Buna da inancım tam. Bir de taraftarlarımıza bize her zaman destek olmalarını söyleyebilirim. diye konuştu.Sivassporun yeni teknik direktörü Roberto Carlos, skyturk360a özel açıklamalarda bulundu. Eski bir spor muhabiri ve ünlü televizyoncu Acun Ilıcalının gündeme getirdiği Alex de Souzanın jübilesi ve Fenerbahçeden Alexin ayrılışını da anlatan Roberto Carlosun röportajının detayı şöyle:Fenerbahçeden ayrılmanla ilgili neler söylemek istersin?Çok önemli güzel anılarım oldu Fenerbahçede. Çok güzel arkadaşlıklar edindim. Hep iyi şeyler hatırlıyorum ve zamanı geldi sona erdi.Dünya yıldızları alındıklarında ve daha sonra yollandıklarında bu biraz kalp kırıcı olabiliyor. Bu neden Türkiyede böyle oluyor?Tabiki böyle oyuncular kulüpleriyle çok fazla özdeşleşiyor. Taraftarlar da bunları özdeşleştiriyor hatta. Ayrıldıklarını kabul edemiyorlar ama şu var ki iki taraf birbiriyle anlaşamadığı zaman ve mecburen bunun sonlanması gerekiyor. Dünyada da böyle oluyor bu. Evet bazen üzücü ve istenmeyen şekilde olabiliyor ama yapabilecek bir şey yok.Peki Alexin gitmesiyle ilgili neler söylemek istersin, doğru bir karar mı ?Bilemiyorum. Muhtemelen aralarında bir problem olmuştur.Fenerbahçede teknik direktör değişikliği oldu. Aykut Kocaman Fenerbahçeden gitti yerine Ersun Yanal geldi. Bunu nasıl değerlendirirsin? Nasıl bir Fenerbahçe izleyeceğiz? Krasic ve Yobonun gitmesi bekleniyor Fenerbahçeden. Teknik direktör gözüyle Fenerbahçeyi yorumlar mısın?İki senedir çok önemli şeylerle uğraşıyorlar. Haklarında bir çok şey söyleniyor. Umarım bunlar bir an önce çözüme kavuşur. Fenerbahçe benim için önemli bir yere sahip her zaman. Onların başarılı olmasını isterim çünkü orada hala arkadaşlarım var. Bu sene de başarılı olacaklarını tahmin ediyorum.Dünyaca ünlü bir yıldızsın. Rijkaard da dünyaca ünlü bir yıldızdı ve Rijkaard teknik direktör olduğu zaman pek başarılı olamadı. Bununla ilgili neler söyleyeceksin?Tabi ki bununla alakalı yorum yapanların fikirlerine saygım sonsuz ama bunu bizim değiştirmemiz gerekiyor. İyi çalışmayla aslında bunun birbiriyle alakası olmadığını her iki şekilde de ben olabileceğini düşünüyorum. İyi bir futbolcu iyi bir teknik direktör olabilir. Ben bunu göstermek için buradayım.Sivasspora gelecek olursak hedefin nedir ve sana ayrılan bütçe nedir ? Hangi mevkiilere transfer yapmak istiyorsun? Ne gibi bilgi aldın, hangi oyuncuları gönderecek ve nasıl bir sistemle oynayacaksın ?Güzel bir gelecek planımız var Sivasspor ile ilgili. Hedefimiz hep yukarlar olacak. Bunun yerine hangi oyuncu hangi mevkii demektense iki tane yeni transfer gerçekleştirdik. Muhtemelen iki oyuncu daha gelecek ki bu oyuncuların katılımıyla birlikte takımımız daha da güçlenecek ve yukarıyı hedefleyen bir takım oluşturmak istiyorum.Bir kaç yenilgiden sonra taraftarlar tepki göstermeye başlıyor günümüzde. Bu tür tepkilere hazır mısın ve çabuk pes eder misin ?Futbolun beşiği olan bir ülkeden geliyorum ve bu baskı futbolun içinde her zaman olur. Benim hayatımda da oldu. O yüzden buna alışığım diyebilirim. Her zaman kazanan biri oldum ve bunu da burada devam ettirmek istiyorum.Neden Sivasspor ? Kim ikna etti, neden Sivassporda karar kıldın? Çünkü İstanbulda yaşamıştın, Sivasta yaşamak zor olamayacak mı?Ben buraya şehir tanımaya gelmedim, çalışmaya geldim. Herkes düşünüyor ki Türkiyenin 3 büyük kulübü var. Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş. Ben bunu değiştirmek için geldim. Buna inandığım için burdayım. Dolasıyla şehrin çok büyük bir önemi yok. Ben sadece işimi yapıp başarılı olmak istiyorum. Bulunduğum şehirden ve takımdan gayet memnunum. Hayatımda her zaman yaptığım gibi burada da başarılı olmak için çalışacağım ve çabalayacağım. Buna da inancım tam. Bir de taraftarlarımıza bize her zaman destek olmalarını söyleyebilirim.(CİHAN)
Zaman
Son Dakika
15.07.2013
RobertoCarlosTürkiyenin3büyükkulübünüdeğiştirmekiçingeldimRoberto Carlos Türkiyenin 3 büyük kulübünü değiştirmek için geldim
Günseli Ö. Ocakoğlu - Tüketici en çok neden şikâyet ediyor?
Zaman
15.07.2013
01:52
Hâlâ cihazlarla konuşmaya alışamayanlardanım ben. Kanlı canlı adam istiyorum karşımda. Belki de bu isteğim talebimin milyonlarca şikâyet arasında kaybolacağı endişesinden.Ama öyle değil diyor Çağrı Merkezleri Derneği Başkanı ve Callpex Genel Müdürü Metin Tarakçı. Konuşmalarımız dahil her şeyin kayıt altına alındığı çağrı sektöründe rakamlar şöyle;2,4 milyar TL’lik bir büyüklüğe sahip.2013 sonunda merkezlerde 80 bin kişi çalışıyor olacak, 2015’te ise 100 bin sayısına ulaşılacak.Bu yıl yüzde 20’ye yakın büyüme öngörülüyor.Bu yıl çoğu Doğu Anadolu’da olmak üzere yaklaşık 4 bin kişiye daha yeni iş imkânı sağlanmış olacak. Çalışanların yüzde 46’sı yüksekokul ve üniversite mezunu.Yıllık 1 milyar 200 milyon arama yapılıyor ve yapılan araştırmalar gösteriyor ki ne ürün iadesi, ne servis talebi ne de yüksek fiyat en çok şikâyeti alıyor. Satıcının umursamaz ve saygısız tavrı tüketiciyi çileden çıkarıyor.Bundan sonra işleri zorAncak pek çok sektörde yavaşlama hatta durma noktasına gelinmişken son teşvik düzenlemeleriyle çift haneli büyüyen çağrı merkezi sektöründe durum kritik. ÇMD Başkanı Metin Tarakçı, sektör gelişiminin önünde üç engel olduğunu söylüyor;1- Prim teşvikini düzenleyen 5084 sayılı kanunun kaldırılması, teşvik verilen il sayısının 15’e indirilmesi.2- ÇM temsilciliğinin tehlikeli işler kapsamına alınması.3- İzinli pazarlama konusu.Başkan Tarakçı, 2012 sonu itibarıyla sektörün insan kaynağına verilen devlet teşvikinin 41 ilden 15 ile düşürüldüğünü söylüyor. Bu daha önce o illere yatırım yapan şirketleri finansal anlamda zora sokuyor çünkü teşviklerden doğan avantaj doğrudan müşterilere yansıtılıyordu. Gelinen son durumda ise bu fark müşterilerden alınamıyor. Diğer yandan kapsam dahilinde olan 15 ilde sadece yeni yatırımlara teşvik uygulanıyor. Daha önce o şehirlere yatırım yapanlar teşviklerden faydalanamıyor. Mesela Metin Tarakçı’nın genel müdürü olduğu Callpex’in Bingöl’deki 450 kişilik yatırımı ilde yeni bir çağrı merkezi açıldığında fiyatlarıyla rekabet edemeyecek.“Bu durum sektördeki taşların yerinden oynamasına neden olacak. Bir süre sonra, sektör içinde birleşmeler ve satın almalar olacaktır. Bu da işin belli gruplar elinde toplanıyor olması anlamına geliyor ki müşteri lehine fiyat rekabetini ortadan kaldıracak.” diyor Metin Tarakçı.Sanırım bu işte düzenleyicinin gördüğü, bizim görmediğimiz bir durum var. Yoksa büyümesini sürdüren alanlardan biri olarak yaklaşık 100 bin gence istihdam imkânı sağlayacak bir sektörün önü neden kesilsin ki!Genç yaşta işin başına geçti, şimdi Sabancı ile ortak inşaat yapıyor“Elime koca bir tomar para verip, o günün şartlarında bile hiç de küçük sayılmayacak bir arazinin alımı için toprak sahiplerinin karşısına yalnız başıma çıkardığında yaşım 19’du. Karar aşamasına gelince dışarı çıktım ve babamı aradım. Defalarca aramış olmama rağmen açmadı telefonunu. Şimdi anlıyorum ki o kararı benim vermemi istemişti. Bu olaydan 6 yıl sonra babamı bir trafik kazasında genç yaşta kaybettik. Beş kardeşin en büyüğüydüm, 25 yaşında işin başına geçtim. Şimdi sanki yanımdaymışçasına adeta onunla konuşuyorum. Hatta sabah biraz geciktiğimde “Zafer kalk” diyen sesini bile duyuyorum.” diyor Toya Gayrimenkul AŞ’nin Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Topaloğlu. “İşin başına geçtiğinizde çok gençtiniz, zor olmadı mı?” diye sorduğumda da, “Babam sanki erken gideceğini bilirmişçesine işin içine erken çekti beni.” diye cevaplıyor.Soyadından da anlaşılacağı üzere Topaloğlu ailesi kuzeyden, Of’tan. Asıl işleri madencilik ancak beraberinde turizm yatırımları da var. “Başka işler yapsa da her Karadenizlinin bir işi de inşaattır.” diyor Zafer Topaloğlu. Şirket 1970 yılında kurulmuş. 43 yıllık geçmişte pek çok konut projesi var. 2008’de yeniden yapılanan şirket, sahip olduğu arazilerde farklı projeler yapma kararını vermiş ve gayrimenkul alanında önde gelen şirket olma vizyonunu koymuş. Zafer Topaloğlu şimdilerde bitirmek üzere olduğu 21 dairelik Qent İstinye lüks rezidanslarını yapıyor. Bu, daha büyük ikinci etabın da bir prototipi.Artık hizmette de sınır yokQent İstinye’de bir Sakıp Sabancı Holding iştiraki olan Dilek Gayrimenkul Yatırım ve Turizm AŞ ile birlikte çalışılıyor. Projeyi Tabanlıoğlu Mimarlık tasarlamış. İç mimariyi ise Porsche Design Studio. Qent evleri Türkiye’de çok az örneği olan yeşil bina sertifikası Leed for Homes’a da sahip. Ancak 21 dairelik bu lüks konutun bir diğer önemli özelliği daha var. Concierge hizmeti veriyor. Bu ne demek; rezervasyon, şoför kiralama, sigorta, transfer hizmetleri, yurtdışı etkinliklerinde bilet temini, vale, araç servisi, depo dolumu, araç yıkama, danışma, emanet/vestiyer, tanıtım, paket taşıma, not
Zaman
Köşe Yazıları
15.07.2013
GünseliÖOcakoğlu-Tüketiciençoknedenşikâyetediyor?Günseli Ö Ocakoğlu - Tüketici en çok neden şikâyet ediyor?
Okay Karacan - Temmuz sıcağı futbolu yakıyor!
Zaman
08.07.2013
19:00
Ligin başlamasına 7 hafta kala yeni bir sayfanın açılması gerekirken aksine Türkiye’de futbolun tansiyonu yükseliyor.Önce yabancı kararıyla başlayalım, Yıldırım Demirören’in 6+0+4 eksenli geniş spektrumlu açıklamalarının ardından olağanüstü genel kurul fısıltıları başladı. Federasyon 13 ay önce alınan kararı değiştirmeyerek kulüplere ilk kez futbolu biz yönetiriz mesajı verdi. Kulüpler ise ‘dün dündür, bugün bugündür’ siyasal pişkinlik söyleminin şemsiyesiyle güneş’ten korunmaya çalışıyorlar.On üç ayda neler değişmiş olabilir? O günlerde ekonomik sorunları zirve yapan kulüplerimiz aman dilerken bir yıl içerisinde kârlılıklarını artırdılar da dünya kulübü olma yoluna baş mı koydular?Bu nedenle Federasyon’un kulüplerin anlık ruh hallerine göre değil, aldığı kararların ardında prensiplerle durması son derece normal. Federasyonun yanlışları olmuştur, eleştiriler de çoğu zaman haklıdır ama bu duruş kurumsal karakteri korumak adına doğrudur.Yabancı kısıtlaması kararı ilkel bir uygulama, rekabeti bitiren bir eski çağ teorisi olmaktan öteye gidemez. Ne var ki bu bir ekonomik karardır, ithalatı kısıtlama, iç üretimi teşvik yasasıdır.Uygulama için 13 ay önce karar verenlerin tornistan yapması aslında federasyon diye bir şey yoktur, biz istediğimiz zaman istediğimiz kararı alırız, günlük çıkarlarımıza göre futbolu biz yönetiriz cüretidir.Bu nedenle alınacak olağanüstü seçim kararı ile yeni bir federasyon tesis etmek, sonra karar ve prensip değişiklikleri dikte ettirmek Türk futbolunu federasyonunun değil kulüplerin yönettiği resmini çıkarır.Durup dururken alınmış bir karara muhalefeti evet herkes yapsın! Ama 13 ay önce alınmış bir kararı bozmadığı için Federasyon’u yıkmayı bir kez daha denemek Türk futboluyla alay etmektir.Yine de yabancı sınırlamasıyla iç üretim kapasitesi olmayan Türk kulüplerinin fırsat zengini olma şansı yok değil!TAHKİM’DE İNDİRİM ZOR, CAS’TA BERAAT MÜMKÜNÜlkenin 30 milyonluk genç potansiyelini değerlendirmek için Milan mı devreye girecek! Üretime ilk başlayan kulüp öne geçemez mi?Öte yandan iç piyasadaki fiyat istikrarını sağlamak için yapacağınız bir yanlışla Almanya kökenli gençlerin fiyatlarını yükseltebilirsiniz. Muhtemelen de öyle olacaktır.Kulüplerin yakın gelecekte kendi kendine uygulanmaz olduğu görülecek bu kısıtlamaya attıkları imzaya saygı ve Türk futbolunun kurumsal çatısına sahip çıkmak adına seçim kararı almadan işlerine bakması gerekir. Haftanın tansiyonu yükseltecek esas meselesi çarşamba günü UEFA Tahkim Kurulu’nun iki takımımızın savunmalarını aldıktan sonra verecekleri karar.İç uygulamalarda PFDK’nın verdiği kararlara ıskonto yapan Tahkim Kurulu aklımızda öyle bir yer edinmiş ki herkes 10 Temmuz günü indirim kararı umudu taşıyor.UEFA disiplin kurulu kararlarının tahkim tarafından indirime ya da kaldırıma gitmesi ihtimali geçmişteki emsal kararlar uyarınca güçlü bir olasılık değil! Yapılacak savunmaların mucizevi ikna gücü olması gerekiyor. Muhtemelen kararlar onanacak ve CAS yoluna gidilecek. CAS’ın geçmişte Porto ve Milan için verdiği kaldırma kararlarına benzer bir irade koyma ihtimali ise yüksek görünüyor. Tabii bu süreç sezonun başlamasına doğru geri sayım sürerken en doğru transfer kararlarını almak, sezon programlarını yapmak için sıkıntılarla dolu. En doğru yol en kötü senaryoya göre hareket etmek olacak. TFF’nin UEFA’ya gönderdiği tavsiye mektubu içeriği neyse bu doğrultuda yabancı kararındaki tutarlı duruşunun aynısını gösterip ekstra çaba sarf etmesi savunmaları güçlendirecektir.Türk futbolu içine kapanmayla dışa açılma arasında ince bir ip üzerinde yürüyor. Yabancı sınırlamasıyla Avrupa kupalarında başarı neredeyse imkansız! Yerli üretimi artıracak altyapıya yönelme ihtimali de pek olası görünmüyor. Öyle olsa bugün bu yönde atılmış adımları görürdük.Dolayısıyla bu karar milli takımın kendine gelmesini sağlayacak bir önlem olmaktan çok uzak. Almanya altyapısıyla beslenmeye başlayan milli takımlar futbolunun ligin karakterini değiştirerek kalkınmasını beklemek için saf olmak gerekir.Mesele seyircinin Türk futboluna güvenini artırmak için tutarlı ve tarafsız bir yapılanmayı başarmasıdır.Bilinmeli ki şike, teşvik söylentileri, iddiaları bile artık UEFA ve FIFA üstünde başka dinamiklerin karşısında durduğu olgular ve güvensizliğin ortadan kaldırılması konusu futbolun birinci gündem maddesi.Milli takım taraftarlığı bitme noktasına gelmiş, kulüpler kazandıkları büyük paraları fütursuzca savurup borç batağına girmiş, futbolun sahadaki rekabeti saha dışında düşmanlığa çevrilmiş, altyapılar bilimsellikten uzak, angarya haline gelmişse bunun sorumlusu kendini yönetecek organı kişisel politik güç savaşlarına alet edip cepheler açarak itibarsızlaştıranlardır.MİLLİ TAKIM FUTBOLCUNUN MESELESİ OLMALIKulüpler kükreyip güç gösterisi yaptık
Zaman
Köşe Yazıları
08.07.2013
OkayKaracan-TemmuzsıcağıfutboluyakıyorOkay Karacan - Temmuz sıcağı futbolu yakıyor
Okay Karacan - Temmuz sıcağı futbolu yakıyor!
Zaman
08.07.2013
18:51
Ligin başlamasına 7 hafta kala yeni bir sayfanın açılması gerekirken aksine Türkiye’de futbolun tansiyonu yükseliyor.Önce yabancı kararıyla başlayalım, Yıldırım Demirören’in 6+0+4 eksenli geniş spektrumlu açıklamalarının ardından olağanüstü genel kurul fısıltıları başladı. Federasyon 13 ay önce alınan kararı değiştirmeyerek kulüplere ilk kez futbolu biz yönetiriz mesajı verdi. Kulüpler ise ‘dün dündür, bugün bugündür’ siyasal pişkinlik söyleminin şemsiyesiyle güneş’ten korunmaya çalışıyorlar.On üç ayda neler değişmiş olabilir? O günlerde ekonomik sorunları zirve yapan kulüplerimiz aman dilerken bir yıl içerisinde kârlılıklarını artırdılar da dünya kulübü olma yoluna baş mı koydular?Bu nedenle Federasyon’un kulüplerin anlık ruh hallerine göre değil, aldığı kararların ardında prensiplerle durması son derece normal. Federasyonun yanlışları olmuştur, eleştiriler de çoğu zaman haklıdır ama bu duruş kurumsal karakteri korumak adına doğrudur.Yabancı kısıtlaması kararı ilkel bir uygulama, rekabeti bitiren bir eski çağ teorisi olmaktan öteye gidemez. Ne var ki bu bir ekonomik karardır, ithalatı kısıtlama, iç üretimi teşvik yasasıdır.Uygulama için 13 ay önce karar verenlerin tornistan yapması aslında federasyon diye bir şey yoktur, biz istediğimiz zaman istediğimiz kararı alırız, günlük çıkarlarımıza göre futbolu biz yönetiriz cüretidir.Bu nedenle alınacak olağanüstü seçim kararı ile yeni bir federasyon tesis etmek, sonra karar ve prensip değişiklikleri dikte ettirmek Türk futbolunu federasyonunun değil kulüplerin yönettiği resmini çıkarır.Durup dururken alınmış bir karara muhalefeti evet herkes yapsın! Ama 13 ay önce alınmış bir kararı bozmadığı için Federasyon’u yıkmayı bir kez daha denemek Türk futboluyla alay etmektir.Yine de yabancı sınırlamasıyla iç üretim kapasitesi olmayan Türk kulüplerinin fırsat zengini olma şansı yok değil!TAHKİM’DE İNDİRİM ZOR, CAS’TA BERAAT MÜMKÜNÜlkenin 30 milyonluk genç potansiyelini değerlendirmek için Milan mı devreye girecek! Üretime ilk başlayan kulüp öne geçemez mi?Öte yandan iç piyasadaki fiyat istikrarını sağlamak için yapacağınız bir yanlışla Almanya kökenli gençlerin fiyatlarını yükseltebilirsiniz. Muhtemelen de öyle olacaktır.Kulüplerin yakın gelecekte kendi kendine uygulanmaz olduğu görülecek bu kısıtlamaya attıkları imzaya saygı ve Türk futbolunun kurumsal çatısına sahip çıkmak adına seçim kararı almadan işlerine bakması gerekir. Haftanın tansiyonu yükseltecek esas meselesi çarşamba günü UEFA Tahkim Kurulu’nun iki takımımızın savunmalarını aldıktan sonra verecekleri karar.İç uygulamalarda PFDK’nın verdiği kararlara ıskonto yapan Tahkim Kurulu aklımızda öyle bir yer edinmiş ki herkes 10 Temmuz günü indirim kararı umudu taşıyor.UEFA disiplin kurulu kararlarının tahkim tarafından indirime ya da kaldırıma gitmesi ihtimali geçmişteki emsal kararlar uyarınca güçlü bir olasılık değil! Yapılacak savunmaların mucizevi ikna gücü olması gerekiyor. Muhtemelen kararlar onanacak ve CAS yoluna gidilecek. CAS’ın geçmişte Porto ve Milan için verdiği kaldırma kararlarına benzer bir irade koyma ihtimali ise yüksek görünüyor. Tabii bu süreç sezonun başlamasına doğru geri sayım sürerken en doğru transfer kararlarını almak, sezon programlarını yapmak için sıkıntılarla dolu. En doğru yol en kötü senaryoya göre hareket etmek olacak. TFF’nin UEFA’ya gönderdiği tavsiye mektubu içeriği neyse bu doğrultuda yabancı kararındaki tutarlı duruşunun aynısını gösterip ekstra çaba sarf etmesi savunmaları güçlendirecektir.Türk futbolu içine kapanmayla dışa açılma arasında ince bir ip üzerinde yürüyor. Yabancı sınırlamasıyla Avrupa kupalarında başarı neredeyse imkansız! Yerli üretimi artıracak altyapıya yönelme ihtimali de pek olası görünmüyor. Öyle olsa bugün bu yönde atılmış adımları görürdük.Dolayısıyla bu karar milli takımın kendine gelmesini sağlayacak bir önlem olmaktan çok uzak. Almanya altyapısıyla beslenmeye başlayan milli takımlar futbolunun ligin karakterini değiştirerek kalkınmasını beklemek için saf olmak gerekir.Mesele seyircinin Türk futboluna güvenini artırmak için tutarlı ve tarafsız bir yapılanmayı başarmasıdır.Bilinmeli ki şike, teşvik söylentileri, iddiaları bile artık UEFA ve FIFA üstünde başka dinamiklerin karşısında durduğu olgular ve güvensizliğin ortadan kaldırılması konusu futbolun birinci gündem maddesi.Milli takım taraftarlığı bitme noktasına gelmiş, kulüpler kazandıkları büyük paraları fütursuzca savurup borç batağına girmiş, futbolun sahadaki rekabeti saha dışında düşmanlığa çevrilmiş, altyapılar bilimsellikten uzak, angarya haline gelmişse bunun sorumlusu kendini yönetecek organı kişisel politik güç savaşlarına alet edip cepheler açarak itibarsızlaştıranlardır.MİLLİ TAKIM FUTBOLCUNUN MESELESİ OLMALIKulüpler kükreyip güç gösterisi yaptık
Zaman
Ana Sayfa
08.07.2013
OkayKaracan-TemmuzsıcağıfutboluyakıyorOkay Karacan - Temmuz sıcağı futbolu yakıyor
Okay Karacan - Temmuz sıcağı futbolu yakıyor!
Zaman
08.07.2013
02:01
Ligin başlamasına 7 hafta kala yeni bir sayfanın açılması gerekirken aksine Türkiye’de futbolun tansiyonu yükseliyor.Önce yabancı kararıyla başlayalım, Yıldırım Demirören’in 6+0+4 eksenli geniş spektrumlu açıklamalarının ardından olağanüstü genel kurul fısıltıları başladı. Federasyon 13 ay önce alınan kararı değiştirmeyerek kulüplere ilk kez futbolu biz yönetiriz mesajı verdi. Kulüpler ise ‘dün dündür, bugün bugündür’ siyasal pişkinlik söyleminin şemsiyesiyle güneş’ten korunmaya çalışıyorlar.On üç ayda neler değişmiş olabilir? O günlerde ekonomik sorunları zirve yapan kulüplerimiz aman dilerken bir yıl içerisinde kârlılıklarını artırdılar da dünya kulübü olma yoluna baş mı koydular?Bu nedenle Federasyon’un kulüplerin anlık ruh hallerine göre değil, aldığı kararların ardında prensiplerle durması son derece normal. Federasyonun yanlışları olmuştur, eleştiriler de çoğu zaman haklıdır ama bu duruş kurumsal karakteri korumak adına doğrudur.Yabancı kısıtlaması kararı ilkel bir uygulama, rekabeti bitiren bir eski çağ teorisi olmaktan öteye gidemez. Ne var ki bu bir ekonomik karardır, ithalatı kısıtlama, iç üretimi teşvik yasasıdır.Uygulama için 13 ay önce karar verenlerin tornistan yapması aslında federasyon diye bir şey yoktur, biz istediğimiz zaman istediğimiz kararı alırız, günlük çıkarlarımıza göre futbolu biz yönetiriz cüretidir.Bu nedenle alınacak olağanüstü seçim kararı ile yeni bir federasyon tesis etmek, sonra karar ve prensip değişiklikleri dikte ettirmek Türk futbolunu federasyonunun değil kulüplerin yönettiği resmini çıkarır.Durup dururken alınmış bir karara muhalefeti evet herkes yapsın! Ama 13 ay önce alınmış bir kararı bozmadığı için Federasyon’u yıkmayı bir kez daha denemek Türk futboluyla alay etmektir.Yine de yabancı sınırlamasıyla iç üretim kapasitesi olmayan Türk kulüplerinin fırsat zengini olma şansı yok değil!TAHKİM’DE İNDİRİM ZOR, CAS’TA BERAAT MÜMKÜNÜlkenin 30 milyonluk genç potansiyelini değerlendirmek için Milan mı devreye girecek! Üretime ilk başlayan kulüp öne geçemez mi?Öte yandan iç piyasadaki fiyat istikrarını sağlamak için yapacağınız bir yanlışla Almanya kökenli gençlerin fiyatlarını yükseltebilirsiniz. Muhtemelen de öyle olacaktır.Kulüplerin yakın gelecekte kendi kendine uygulanmaz olduğu görülecek bu kısıtlamaya attıkları imzaya saygı ve Türk futbolunun kurumsal çatısına sahip çıkmak adına seçim kararı almadan işlerine bakması gerekir. Haftanın tansiyonu yükseltecek esas meselesi çarşamba günü UEFA Tahkim Kurulu’nun iki takımımızın savunmalarını aldıktan sonra verecekleri karar.İç uygulamalarda PFDK’nın verdiği kararlara ıskonto yapan Tahkim Kurulu aklımızda öyle bir yer edinmiş ki herkes 10 Temmuz günü indirim kararı umudu taşıyor.UEFA disiplin kurulu kararlarının tahkim tarafından indirime ya da kaldırıma gitmesi ihtimali geçmişteki emsal kararlar uyarınca güçlü bir olasılık değil! Yapılacak savunmaların mucizevi ikna gücü olması gerekiyor. Muhtemelen kararlar onanacak ve CAS yoluna gidilecek. CAS’ın geçmişte Porto ve Milan için verdiği kaldırma kararlarına benzer bir irade koyma ihtimali ise yüksek görünüyor. Tabii bu süreç sezonun başlamasına doğru geri sayım sürerken en doğru transfer kararlarını almak, sezon programlarını yapmak için sıkıntılarla dolu. En doğru yol en kötü senaryoya göre hareket etmek olacak. TFF’nin UEFA’ya gönderdiği tavsiye mektubu içeriği neyse bu doğrultuda yabancı kararındaki tutarlı duruşunun aynısını gösterip ekstra çaba sarf etmesi savunmaları güçlendirecektir.Türk futbolu içine kapanmayla dışa açılma arasında ince bir ip üzerinde yürüyor. Yabancı sınırlamasıyla Avrupa kupalarında başarı neredeyse imkansız! Yerli üretimi artıracak altyapıya yönelme ihtimali de pek olası görünmüyor. Öyle olsa bugün bu yönde atılmış adımları görürdük.Dolayısıyla bu karar milli takımın kendine gelmesini sağlayacak bir önlem olmaktan çok uzak. Almanya altyapısıyla beslenmeye başlayan milli takımlar futbolunun ligin karakterini değiştirerek kalkınmasını beklemek için saf olmak gerekir.Mesele seyircinin Türk futboluna güvenini artırmak için tutarlı ve tarafsız bir yapılanmayı başarmasıdır.Bilinmeli ki şike, teşvik söylentileri, iddiaları bile artık UEFA ve FIFA üstünde başka dinamiklerin karşısında durduğu olgular ve güvensizliğin ortadan kaldırılması konusu futbolun birinci gündem maddesi.Milli takım taraftarlığı bitme noktasına gelmiş, kulüpler kazandıkları büyük paraları fütursuzca savurup borç batağına girmiş, futbolun sahadaki rekabeti saha dışında düşmanlığa çevrilmiş, altyapılar bilimsellikten uzak, angarya haline gelmişse bunun sorumlusu kendini yönetecek organı kişisel politik güç savaşlarına alet edip cepheler açarak itibarsızlaştıranlardır.MİLLİ TAKIM FUTBOLCUNUN MESELESİ OLMALIKulüpler kükreyip güç gösterisi yaptık
Zaman
Köşe Yazıları
08.07.2013
OkayKaracan-TemmuzsıcağıfutboluyakıyorOkay Karacan - Temmuz sıcağı futbolu yakıyor
Okay Karacan - Temmuz sıcağı futbolu yakıyor!
Zaman
08.07.2013
01:53
Ligin başlamasına 7 hafta kala yeni bir sayfanın açılması gerekirken aksine Türkiye’de futbolun tansiyonu yükseliyor.Önce yabancı kararıyla başlayalım, Yıldırım Demirören’in 6+0+4 eksenli geniş spektrumlu açıklamalarının ardından olağanüstü genel kurul fısıltıları başladı. Federasyon 13 ay önce alınan kararı değiştirmeyerek kulüplere ilk kez futbolu biz yönetiriz mesajı verdi. Kulüpler ise ‘dün dündür, bugün bugündür’ siyasal pişkinlik söyleminin şemsiyesiyle güneş’ten korunmaya çalışıyorlar.On üç ayda neler değişmiş olabilir? O günlerde ekonomik sorunları zirve yapan kulüplerimiz aman dilerken bir yıl içerisinde kârlılıklarını artırdılar da dünya kulübü olma yoluna baş mı koydular?Bu nedenle Federasyon’un kulüplerin anlık ruh hallerine göre değil, aldığı kararların ardında prensiplerle durması son derece normal. Federasyonun yanlışları olmuştur, eleştiriler de çoğu zaman haklıdır ama bu duruş kurumsal karakteri korumak adına doğrudur.Yabancı kısıtlaması kararı ilkel bir uygulama, rekabeti bitiren bir eski çağ teorisi olmaktan öteye gidemez. Ne var ki bu bir ekonomik karardır, ithalatı kısıtlama, iç üretimi teşvik yasasıdır.Uygulama için 13 ay önce karar verenlerin tornistan yapması aslında federasyon diye bir şey yoktur, biz istediğimiz zaman istediğimiz kararı alırız, günlük çıkarlarımıza göre futbolu biz yönetiriz cüretidir.Bu nedenle alınacak olağanüstü seçim kararı ile yeni bir federasyon tesis etmek, sonra karar ve prensip değişiklikleri dikte ettirmek Türk futbolunu federasyonunun değil kulüplerin yönettiği resmini çıkarır.Durup dururken alınmış bir karara muhalefeti evet herkes yapsın! Ama 13 ay önce alınmış bir kararı bozmadığı için Federasyon’u yıkmayı bir kez daha denemek Türk futboluyla alay etmektir.Yine de yabancı sınırlamasıyla iç üretim kapasitesi olmayan Türk kulüplerinin fırsat zengini olma şansı yok değil!TAHKİM’DE İNDİRİM ZOR, CAS’TA BERAAT MÜMKÜNÜlkenin 30 milyonluk genç potansiyelini değerlendirmek için Milan mı devreye girecek! Üretime ilk başlayan kulüp öne geçemez mi?Öte yandan iç piyasadaki fiyat istikrarını sağlamak için yapacağınız bir yanlışla Almanya kökenli gençlerin fiyatlarını yükseltebilirsiniz. Muhtemelen de öyle olacaktır.Kulüplerin yakın gelecekte kendi kendine uygulanmaz olduğu görülecek bu kısıtlamaya attıkları imzaya saygı ve Türk futbolunun kurumsal çatısına sahip çıkmak adına seçim kararı almadan işlerine bakması gerekir. Haftanın tansiyonu yükseltecek esas meselesi çarşamba günü UEFA Tahkim Kurulu’nun iki takımımızın savunmalarını aldıktan sonra verecekleri karar.İç uygulamalarda PFDK’nın verdiği kararlara ıskonto yapan Tahkim Kurulu aklımızda öyle bir yer edinmiş ki herkes 10 Temmuz günü indirim kararı umudu taşıyor.UEFA disiplin kurulu kararlarının tahkim tarafından indirime ya da kaldırıma gitmesi ihtimali geçmişteki emsal kararlar uyarınca güçlü bir olasılık değil! Yapılacak savunmaların mucizevi ikna gücü olması gerekiyor. Muhtemelen kararlar onanacak ve CAS yoluna gidilecek. CAS’ın geçmişte Porto ve Milan için verdiği kaldırma kararlarına benzer bir irade koyma ihtimali ise yüksek görünüyor. Tabii bu süreç sezonun başlamasına doğru geri sayım sürerken en doğru transfer kararlarını almak, sezon programlarını yapmak için sıkıntılarla dolu. En doğru yol en kötü senaryoya göre hareket etmek olacak. TFF’nin UEFA’ya gönderdiği tavsiye mektubu içeriği neyse bu doğrultuda yabancı kararındaki tutarlı duruşunun aynısını gösterip ekstra çaba sarf etmesi savunmaları güçlendirecektir.Türk futbolu içine kapanmayla dışa açılma arasında ince bir ip üzerinde yürüyor. Yabancı sınırlamasıyla Avrupa kupalarında başarı neredeyse imkansız! Yerli üretimi artıracak altyapıya yönelme ihtimali de pek olası görünmüyor. Öyle olsa bugün bu yönde atılmış adımları görürdük.Dolayısıyla bu karar milli takımın kendine gelmesini sağlayacak bir önlem olmaktan çok uzak. Almanya altyapısıyla beslenmeye başlayan milli takımlar futbolunun ligin karakterini değiştirerek kalkınmasını beklemek için saf olmak gerekir.Mesele seyircinin Türk futboluna güvenini artırmak için tutarlı ve tarafsız bir yapılanmayı başarmasıdır.Bilinmeli ki şike, teşvik söylentileri, iddiaları bile artık UEFA ve FIFA üstünde başka dinamiklerin karşısında durduğu olgular ve güvensizliğin ortadan kaldırılması konusu futbolun birinci gündem maddesi.Milli takım taraftarlığı bitme noktasına gelmiş, kulüpler kazandıkları büyük paraları fütursuzca savurup borç batağına girmiş, futbolun sahadaki rekabeti saha dışında düşmanlığa çevrilmiş, altyapılar bilimsellikten uzak, angarya haline gelmişse bunun sorumlusu kendini yönetecek organı kişisel politik güç savaşlarına alet edip cepheler açarak itibarsızlaştıranlardır.MİLLİ TAKIM FUTBOLCUNUN MESELESİ OLMALIKulüpler kükreyip güç gösterisi yaptık
Zaman
Ana Sayfa
08.07.2013
OkayKaracan-TemmuzsıcağıfutboluyakıyorOkay Karacan - Temmuz sıcağı futbolu yakıyor
Ünal Aysal: Transferde önceliğimiz Melo'nun bölgesi
Zaman
25.06.2013
16:09
Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal, transferde önceliklerinin Melonun pozisyonu olduğunu söyledi.Türk Telekom Arena Stadında düzenlenen törenle mazbatasını alan Başkan Ünal Aysal, sonrasında basın mensuplarının gündemle ilgili sorularını cevapladı. Türkiye Futbol Federasyonunun gelecek yıl yabancı sayısında uygulayacağı 6+0+4 konusunda Başkan Ünal Aysal, Yabancı kontenjanı Türk sporunun lehine neyse o Türk sporu içinse o önemlidir. Her türlü çabamız Türk sporunun iyileşmesi yücelmesi yurt dışındaki başarılarının artmasıdır. diyerek şunları söyledi:Yurt dışı rekabetimiz için yabancı oyuncu sayısı son derece önemlidir. Dünyanın ve Avrupanın bir parçasıysak onlarla aynı silahlarla mücadele etmemiz gerekiyor. Türkiyenin hiçbir kurumu, federasyonumuzda Türk sporuna zarar verecek birşey düşünmez. Biz bu konuda Futbol Federasyonundan ters bir karar beklemiyoruz. Beklentimiz bir uzlaşı içinde doğru ve faydalının bulunmasıdır. Önümüzdeki günlerde bir çözüm ortaya çıkacaktır. Kimsenin endişesi olmasın.Takıma yapılacak transferler konusunda da değerlendirmelerde bulunan başkan, Bugünden sonra artık yetkim var. Arkadaşlarımızla hazırlıklarımızı yapmıştık, artık uygulamaya koyabiliriz. Seçim sürecinden dolayı biraz geciktik. Açıkçası kampa gidene kadar transferleri bitirmek istiyoruz. 15 gün içinde ciddi ilerlemeler olacaktır. Ancak zaten bizim oturmuş bir kadromuz var. Öyle büyük değişiklikler olmayacaktır. Zaten bizim üst üste iki senedir başarılı bir ekip var. Yaz çiz sistemi uygulamayacağız. Başarılı sistemi de bozmak istemiyoruz. Nokta atışları transferler yapabiliriz. Bir sürü oyuncu almak gündemde değil. İki üç tane pozisyonunun doldurlması lazım. İki veya üç tane transfer bekleyebiliriz. diye konuştu.ÖNCELİĞİMİZ MELONUN POZİSYONU TRANSFERİ Bir gazetecinin Carlinhos ve Gökhan İnler isimleri gündemde mi ? sorusuna ise Başkan Aysal, şu cevabı verdi: Bizim önceliğimiz stoperdi onu hallettik. Önceliğimiz Melonun oynadığı pozisyondur. Diğer pozisyonlar ise yurt dışındaki başarıyı arttırmaya yönelik pozisyonlar içindir. Bizim olmazsa olmaz pozisyonumuz Melonun pozisyonudur. Sol bek dahi ikinci derece önemlidir. Bizden alacağınız ilk haber Melonun pozisyonu konusunda olacaktır. Başka bir gazetecinin Transferde Arda, Nani ve Farfan isimleri yer alıyor. Bu oyuncularla görüşmeler var mı? sorusuna ise Başkan Ünal Aysal, Arda için devamlı talep var. Arda aklımızda olan oyuncu. Gittiği yerde kendi kulübü de tutmak istediği sürece iyi niyet gösterisinde bulunmamız yeterli oluyor. Şu anda Ardanın transferi için ne kendisi hazır ne de kulübü hazır. cevabını verdi.Öte yandan Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Başkanlığı konusunda da Ünal Aysal, şunları ifade etti: Şu anda Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı var. Bu konuda bir takım çalışmalar olabilir. Galatasarayda benim yüklü mesaim var. Bunu uygulamam lazım. Burada başarılı olmak zorundayım. Ek görevi kabul etmem zor gözüküyor. Kulüpler Birliğinde yeni seçim varsa bu kurgunun değişmesi için ısrar edeceğim. Kulüpler Birliğnin bir görevi fonksiyonu olması lazım. Şu andaki içi boş sistem. Sanki bir iş yapıyormuş gibi göstermek sakıncalıdır. TEK DİLEĞİMİZ TÜRK TAKIMLARININ BİR LEKE ALMADAN KURTULMASIBu arada UEFA Disiplin Kurulunun Fenerbahçe ve Beşiktaş hakkında olumsuz karar vermesi durumundaki görüşlerinin sorulması üzerine Başkan Ünal Aysal, Galatasaray bu sistemin dışındadır. Biz katiyetle ilgilenmiyoruz. Tek isteğimiz Türk kulüplerinin dışarda böyle bir leke almadan kurtulmalarıdır. Sorun yaşamadan yollarına devma etmesidir. Dost camialar aynı sorunları beraber yaşıyoruz. Beraber savunmada olmamız lazım. Galatasarayın başka bir şekilde davranmasını beklemeyin. diye cevap verdi.Beşiktaşın yeni sezonda Türk Telekom Arenada oynama isteğinin hatırlatılması üzerine ise Başkan Ünal Aysal, Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman seçimden önce dost yemeği sırasında bu konuda temennisini bildirdi. Önümüze resmi talep gelmedi. Beşiktaş başkanı 7 maç Telekomda 7 maç Kadıköyde oynamak istiyoruz. Buna nasıl bakarsınız demişti. Beşiktaş dost camia biz bunlara da dostlukla yaklaşırız. Ancak bu konuda da ciddi teknik sorunlar var. Şu anda gönül bağı ile evet dersek bile ilerde başka sorunlar olabilir. Bu konunun iyi çalışılması lazım. Gerçekten hiç kimseye zarar vermeyecek durumu olursa iyi olur. dedi.Bu arada bir gazetede Adnan Öztürkün Şişli Belediyesine her maç 500 bilet veriliyordu şeklindeki açıklamalarına ise Ünal Aysal, Bir ay öncesine kadar Adnan Öztürk bu kulüpte başkan yardımcısıydı. İkinci başkanın bilgisi dahilinde hiçbir işlem olmaz. Galatasarayda yanlış işlem yapılmaz. Bilet konusuna gelecek olursak 2011 yılında stadımızın yukarı kısmı boş kalıyordu. Oraya da bilet satamıyorduk. Bu durum üzerine Şişli Belediyesinden bir öneri geldi. Böyle yaparsak hem boş durmasına mani oluruz hem biz de muayy
Zaman
Son Dakika
25.06.2013
ÜnalAysalTransferdeönceliğimizMelonunbölgesiÜnal Aysal Transferde önceliğimiz Melonun bölgesi
Beşiktaş kimsenin hocasını ayartmaz!
Zaman
20.06.2013
01:54
Beşiktaş’ın, Kayserispor’un Hırvat hocası Robert Prosinecki için nabız yoklaması, iki kulüp arasındaki ipleri gerdi. Sarı-Kırmızılıların başkanı Recep Mamur’un teknik direktörlerini ayartmakla suçladığı Siyah-Beyazlıların başkanı Fikret Orman sert çıktı. Transfer adımlarına açıklık getiren Orman’ın gündemi hayli yoğundu.Beşiktaş ile Kayserispor arasındaki Robert Prosinecki polemiğine Siyah-Beyazlıların başkanı Fikret Orman nokta koydu. “Beşiktaş’ın duruşu, kamp dönemine 10 gün kala Kayseri teknik patronu Prosenicki’yi ayartmak mı?” diyen Sarı-Kırmızılıların başkanı Recep Mamur’a cevap veren Orman, “Bize ithaf edilen ‘hoca ayartma’ gibi bir şey söz konusu değil. Bu saatten sonra da Prosinecki girişimimiz olmaz.” ifadesini kullandı. Akaretler’deki kulüp binasında gazetecilerin karşısına çıkan Fikret Orman, öncelikle Hırvat antrenörle görüşen Futbol Direktörü Zafer Önder Özen’in beyanatları üzerinde durdu. Kendisine sunulan raporda 44 yaşındaki taktisyenin isminin yer aldığını doğrulayan Orman, geçtiğimiz pazar günkü kongre bitmeden hiçbir temas gerçekleştirmediklerini vurguladı. Orman, Recep Mamur’un şahsına gönderdiğini dile getirdiği, “Etik olmuyor.” şeklindeki başlayan telefon mesajından hareketle Mamur’a yüklendi: “Geçen yıl iki Beşiktaşlı Ertuğrul Sağlam ve Mehmet Özdilek’e takımları olduğu için teklif götürmedik. Görmediğim mesajı basına göndermek etik değil. Recep Mamur başkanın şekerle alakalı bir durumu var! Bu konu kapanmıştır.” Orman, yeni hocaya dair acele karar vermek istemediklerinin altını çizdi; ancak önceki gün yurtdışında bir teknik direktörle masaya oturulduğunu açıklayan Önder Özen’in tarifi, 1961 doğumlu Alman Thomas Schaaf’ı işaretledi. Rus Lokomotiv Moskova’dan ayrılan Hırvat Slaven Biliç iddialarını yalanlayan Orman, gerçekten uzak haberler hakkında yasal işlemlere başvuracaklarını aktardı.UEFA’YA SAVUNMA BELGELERİNİ GÖNDERDİKUEFA’nın Beşiktaş’ı, Avrupa’dan kupalarından bir yıl ihraç talebiyle Disiplin Kurulu’na sevk etmesine ayrı bir paragraf açan Başkan Fikret Orman, 21 Haziran’daki duruşma öncesi savunmalarına dönük belgeleri gönderdiklerini bildirdi. ‘Şike’ kelimesini ağzına almaktan kaçınan ve Beşiktaş’ın isminin bu gibi konularla anılmasından mutsuz olduğuna dikkati çeken Orman şunları kaydetti: “Gönlümüz rahat. Beşiktaş TFF’nin kurumlarınca da suçsuz bulundu.” Aziz Yıldırım’la telefonda irtibata geçtiklerini anlatan Orman, Fenerbahçe’nin hukuk departmanlarının farklı olduğunu hatırlattı. Orman, 6+0+4 yani 10 yabancı futbolcuyla sözleşme imzalanıp sadece 6’sının kadroya girebilmesine izin veren Futbol Federasyonu’nu da eleştirdi: “Bunun mantığı yok. Bu adamlara para verip tribünde oturtmak günah.” Fikret Orman, genel kuruldaki rakibi Serdal Adalı’nın seçim dönemindeki vaatlerine ilişkin ironik cümleler kurdu: “Kredi, transfer, Emirates’le mukavele ve basketbol şubesine iki sponsorla ilgili şeyleri arkadaşlarımızdan bekliyoruz. Gelse de gelmese de bunları paylaşacağız.” Futbol takımı ve yeniden yapılan İnönü Stadı’nın isim sponsorluğu için Vodafone Türkiye’yle iyi niyet anlaşmasının en geç 20 Tem-muz’da resmiyet kazanacağını yineleyen Orman, stadyumun inşası sırasında gelirleri gözeteceklerini, bu sebeple İstanbul’da oynayacaklarını tekrarladı.Siyasi bir kurum değilizGezi Parkı eylemlerine değinen Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, bireylerini suçlarının kendilerini bağlayacağını dile getirdi. Siyasi bir kurum olmadıklarının altını çizen deneyimli yönetici, “Elbette Çarşı sempatik bir grup. Taraftar ve kongre üyelerimize faydamız olacaksa yardım ederiz. Kendi hukukçumdan bilgi alıyorum.” dedi. Devlet ve hükümetle ilişkilerinin iyi olduğunu vurgulayan Orman, “Sayın Başbakan stada dair bize çok büyük destek verdi, biz de ona minnettar olduğumuzu söyledik.” ifadelerini kullandı.Ronaldinho’da kafa karışıklığıBrezilyalı yıldız Ronaldinho’ya teklif götürdüklerini doğrulayan Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, transferi pazarlama stratejisine göre yapmayacaklarını söyledi. Takıma katkıyı ön planda tuttuklarını vurgulayan Orman, A.Mineiro’da forma giyen Sambacı’nın gelişinin ücret yapılanmasına bağlı olduğunu anlattı. Başkan, kaptan İbrahim Toraman’la devam edeceklerini bildirdi. Ronaldinho’nun kardeşi ve aynı zamanda menajeri olan Roberto Assis ise teklif almadıklarını iddia etti. Assis, “Şaka gibi. Saçma bir düşünceden bahsediliyor.” şeklinde konuştu.Kartal, Tolga Zengin’de ısrarcıSüper Lig’de, 2012-13 sezonunda 49 gol yiyerek tarihindeki en kötü istatistiğe ulaşan Beşiktaş, b
Zaman
Spor
20.06.2013
BeşiktaşkimseninhocasınıayartmazBeşiktaş kimsenin hocasını ayartmaz
Beşiktaş kimsenin hocasını ayartmaz!
Zaman
20.06.2013
01:52
Beşiktaş’ın, Kayserispor’un Hırvat hocası Robert Prosinecki için nabız yoklaması, iki kulüp arasındaki ipleri gerdi. Sarı-Kırmızılıların başkanı Recep Mamur’un teknik direktörlerini ayartmakla suçladığı Siyah-Beyazlıların başkanı Fikret Orman sert çıktı. Transfer adımlarına açıklık getiren Orman’ın gündemi hayli yoğundu.Beşiktaş ile Kayserispor arasındaki Robert Prosinecki polemiğine Siyah-Beyazlıların başkanı Fikret Orman nokta koydu. “Beşiktaş’ın duruşu, kamp dönemine 10 gün kala Kayseri teknik patronu Prosenicki’yi ayartmak mı?” diyen Sarı-Kırmızılıların başkanı Recep Mamur’a cevap veren Orman, “Bize ithaf edilen ‘hoca ayartma’ gibi bir şey söz konusu değil. Bu saatten sonra da Prosinecki girişimimiz olmaz.” ifadesini kullandı. Akaretler’deki kulüp binasında gazetecilerin karşısına çıkan Fikret Orman, öncelikle Hırvat antrenörle görüşen Futbol Direktörü Zafer Önder Özen’in beyanatları üzerinde durdu. Kendisine sunulan raporda 44 yaşındaki taktisyenin isminin yer aldığını doğrulayan Orman, geçtiğimiz pazar günkü kongre bitmeden hiçbir temas gerçekleştirmediklerini vurguladı. Orman, Recep Mamur’un şahsına gönderdiğini dile getirdiği, “Etik olmuyor.” şeklindeki başlayan telefon mesajından hareketle Mamur’a yüklendi: “Geçen yıl iki Beşiktaşlı Ertuğrul Sağlam ve Mehmet Özdilek’e takımları olduğu için teklif götürmedik. Görmediğim mesajı basına göndermek etik değil. Recep Mamur başkanın şekerle alakalı bir durumu var! Bu konu kapanmıştır.” Orman, yeni hocaya dair acele karar vermek istemediklerinin altını çizdi; ancak önceki gün yurtdışında bir teknik direktörle masaya oturulduğunu açıklayan Önder Özen’in tarifi, 1961 doğumlu Alman Thomas Schaaf’ı işaretledi. Rus Lokomotiv Moskova’dan ayrılan Hırvat Slaven Biliç iddialarını yalanlayan Orman, gerçekten uzak haberler hakkında yasal işlemlere başvuracaklarını aktardı.UEFA’YA SAVUNMA BELGELERİNİ GÖNDERDİKUEFA’nın Beşiktaş’ı, Avrupa’dan kupalarından bir yıl ihraç talebiyle Disiplin Kurulu’na sevk etmesine ayrı bir paragraf açan Başkan Fikret Orman, 21 Haziran’daki duruşma öncesi savunmalarına dönük belgeleri gönderdiklerini bildirdi. ‘Şike’ kelimesini ağzına almaktan kaçınan ve Beşiktaş’ın isminin bu gibi konularla anılmasından mutsuz olduğuna dikkati çeken Orman şunları kaydetti: “Gönlümüz rahat. Beşiktaş TFF’nin kurumlarınca da suçsuz bulundu.” Aziz Yıldırım’la telefonda irtibata geçtiklerini anlatan Orman, Fenerbahçe’nin hukuk departmanlarının farklı olduğunu hatırlattı. Orman, 6+0+4 yani 10 yabancı futbolcuyla sözleşme imzalanıp sadece 6’sının kadroya girebilmesine izin veren Futbol Federasyonu’nu da eleştirdi: “Bunun mantığı yok. Bu adamlara para verip tribünde oturtmak günah.” Fikret Orman, genel kuruldaki rakibi Serdal Adalı’nın seçim dönemindeki vaatlerine ilişkin ironik cümleler kurdu: “Kredi, transfer, Emirates’le mukavele ve basketbol şubesine iki sponsorla ilgili şeyleri arkadaşlarımızdan bekliyoruz. Gelse de gelmese de bunları paylaşacağız.” Futbol takımı ve yeniden yapılan İnönü Stadı’nın isim sponsorluğu için Vodafone Türkiye’yle iyi niyet anlaşmasının en geç 20 Tem-muz’da resmiyet kazanacağını yineleyen Orman, stadyumun inşası sırasında gelirleri gözeteceklerini, bu sebeple İstanbul’da oynayacaklarını tekrarladı.Siyasi bir kurum değilizGezi Parkı eylemlerine değinen Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, bireylerini suçlarının kendilerini bağlayacağını dile getirdi. Siyasi bir kurum olmadıklarının altını çizen deneyimli yönetici, “Elbette Çarşı sempatik bir grup. Taraftar ve kongre üyelerimize faydamız olacaksa yardım ederiz. Kendi hukukçumdan bilgi alıyorum.” dedi. Devlet ve hükümetle ilişkilerinin iyi olduğunu vurgulayan Orman, “Sayın Başbakan stada dair bize çok büyük destek verdi, biz de ona minnettar olduğumuzu söyledik.” ifadelerini kullandı.Ronaldinho’da kafa karışıklığıBrezilyalı yıldız Ronaldinho’ya teklif götürdüklerini doğrulayan Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, transferi pazarlama stratejisine göre yapmayacaklarını söyledi. Takıma katkıyı ön planda tuttuklarını vurgulayan Orman, A.Mineiro’da forma giyen Sambacı’nın gelişinin ücret yapılanmasına bağlı olduğunu anlattı. Başkan, kaptan İbrahim Toraman’la devam edeceklerini bildirdi. Ronaldinho’nun kardeşi ve aynı zamanda menajeri olan Roberto Assis ise teklif almadıklarını iddia etti. Assis, “Şaka gibi. Saçma bir düşünceden bahsediliyor.” şeklinde konuştu.Kartal, Tolga Zengin’de ısrarcıSüper Lig’de, 2012-13 sezonunda 49 gol yiyerek tarihindeki en kötü istatistiğe ulaşan Beşiktaş, b
Zaman
Ana Sayfa
20.06.2013
BeşiktaşkimseninhocasınıayartmazBeşiktaş kimsenin hocasını ayartmaz
Körüstan: Teknik direktörlük için hak Hikmet Karaman'ındır
Zaman
18.06.2013
15:01
Bursasporda dün akşam yapılan ve gece geç saatlerde sona eren Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında başkanlığa seçilen Erkan Körüstan, Özlüce Tesislerinde düzenlenen törenle görevi devraldı. Teknik Direktör Hikmet Karaman ile devam edip etmeyeceği merak konusu olan Körüstan, İlk önce hak Hikmet Karamanındır, çünkü takımı Avrupaya taşımıştır. Biz hedeflerimizin uyuşacağını tahmin ediyoruz. dedi.Erkan Körüstan, yeşil-beyazlı kulübün 49. Genel Kurul toplantısında kazandığı başkanlığın ardından tesislerde düzenlenen törenle başkanlığı eski yönetim kurulu başkan yardımcısı Recep Bölükbaşıdan devraldı. Körüstan, törende yaptığı açıklamada, Başkanımız Yazıcıyı rahmetle anıyorum. Keşke yanımızda olsaydı, ona da teşekkür etseydik. Tarihi bir kongre oldu. Bursaspora yakışır bir kongre oldu. Kaybedenin kazananı tebrik etmesi çok güzel bir örnek oldu. Bundan sonra birlik beraberlik olma zamanı. Bursada bütünlüğün sağlanması lazım. Bütünlük sağlanmazsa başarı da gelmiyor, bunun kesinlikle sağlanması lazım. Bursasporun yakaladığı bir ivme var. Bu ivmeyi kalıcı hale getirmek tek hedefimiz olacaktır. Kurumsallaşma adına da çok ciddi çalışmalarımız olacak. Allah yar ve yardımcımız olsun. ifadelerini kullandı.Teknik direktör Hikmet Karaman ile devam edip etmeyecekleri konusunda ise Körüstan, Yönetim kurulu toplantımız bittikten sonra hocamızla görüşeceğiz. Transfer konusunu da hocamızla görüştükten sonra açıklayacağız. şeklinde konuştu. Körüstan, teknik direktör konusunda B planları olup olmadığı yönündeki soruya ise Bursasporun her zaman B planı vardır. Ama ilk önce hak Hikmet Karamanındır, çünkü takımı Avrupaya taşımıştır. Biz hedeflerimizin uyuşacağını tahmin ediyoruz. Tabi o bizle çalışmak istermi, biz onunla çalışmak istermiyiz, hedeflerimiz uyar mı bugün belli olur. şeklinde cevap verdi. Yönetim anlayışlarının farklı olacağını ifade eden Körüstan, Bizim yönetim anlaşımız eskisi gibi değil. As başkanlık, basın sözcüsü yok, hepsini profesyonel arkadaşlarımıza vereceğiz. diye konuştu. Recep Bölükbaşı ise Bursasporda çatıya çok yukarılara çıkarttıklarını ve kasada hatırı sayılır para bıraktıklarını dile getirdi. Vakıfköy ve Özlüce Tesislerinin çok iyi bir konuma getirildiğini belirten Bölükbaşı, Bursaspor TV, Bursaspor Vakfını kurduklarını hatırlattı. Bölükbaşı, şöyle devam etti:İnşallah bundan sonra da daha iyi yerlerde olacağımızı düşünüyoz. Yeni yönetimde başarılar diliyorum. Ben ve arkadaşlarım her ne kadar Bursasporun dışındar kalacak olsak bile başkanımız ne zaman isterse yönetimin yanında olduğumuzu belirtmek istiyorum. Divan Kurulu Başkanı Kadir Şankaya da yapılan genel kurulun ardından başkanlığa seçilen Erkan Körüstana başarı diledi.(CİHAN)
Zaman
Son Dakika
18.06.2013
KörüstanTeknikdirektörlükiçinhakHikmetKaramanındırKörüstan Teknik direktörlük için hak Hikmet Karamanındır
Alman disipliniyle başarıyı hedefliyor
Zaman
05.06.2013
02:01
Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, 22 Haziran’da tek aday olarak gireceği seçim öncesi yönetim kurulunda yer alan isimlerle tanıtım toplantısı düzenledi.Seçim kararını, mevcut yönetimle devam edemeyeceğini anladığı için riske girerek aldığını belirten Aysal, bundan sonra muhalif isimlerin daha da çoğaldığını söyledi. Geçmiş dönemde sadece Adnan Polat ve ekibinin eleştirilerine cevap verirken buna bir de Ali Dürüst ve Adnan Öztürk’ün eklendiğini kaydetti. Sarı-Kırmızılıların başkanı, “Daha sert bir muhalefet ile karşı karşıya olacağız. Ben seçim kararı almakla işimi zorlaştırdım ama bunu yapmam gerekiyordu. Eğer başarılı olamazsam bayrağı hemen başkasına devretmeyi bilirim. Yönetimim içinde her türlü muhalefeti yapacak insanlar da var. İdealimdeki ekibi oluşturdum.” dedi.Önümüzdeki dönemde çok yalnız kalacağının bilincinde olduğunu vurgulayan Galatasaray başkanı, “Keşke Galatasaray’ın geleneklerine, ananelerine uygun olarak daha fazla aday çıksaydı da bu yarış daha keyifli olsaydı. Ama görülüyor ki bu yarışta yalnız başımıza çıkacağız.” ifadesini kullandı. Gençleşmiş kadro ile kendisini daha güçlü hissettiğine dikkati çeken Aysal, “Yapmak istediğim en önemli şey kurumsallaşmaydı. Bununla ilgili gerekli yapıyı oluşturduk ama 22 Haziran’dan sonra kurumsal kadronun ve bir Alman ordusu nizamında yürümesi dönemine giriyoruz. Önceliğimiz dünyanın ilk 10 kulübü arasına girmek. Onlar gibi olmak zorundayız. İkincisi ise kurumsallığın ötesinde mali yapının elden geçirilmesi. 14 yıldır artan borcumuz düştü. Üçüncü önemli konu ise sportif başarı. Kurumsal ve mali yapımız sağlam olduğu takdirde başarıyı yakalayamamak mümkün değil. Bizim hedefimiz Türkiye şampiyonluğu değil dışarıda çıtayı yükseğe koymak.” açıklamasında bulundu.‘Gezi parkı eylemleri, beni de derinden yaraladı’Yeni sezonda maçların gündüz oynanması projesi hakkında görüş belirtmeyen başarılı başkan, birkaç gündür sokaklarda devam eden Gezi Parkı eyleminin her Türk gibi kendisini de derinden yaraladığını söyledi. Konu hakkında çok fazla konuşmak istemediğini dile getiren Aysal, “Bu olaylar bizi Türk vatandaşı olarak derinden etkilemiştir. Ama iştigal olduğumuz konular dışında yorum yapmamız yanlış ve kulüplerin sonu olur.” demekle yetindi. Kendisini şanslı biri olarak lanse eden Ünal Aysal sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz de artık Avrupa’da ilk 4 içine girmek istiyoruz. Ben şanslı bir insanım. Benim şansımı sizler de paylaşacaksınız. İçiniz rahat olsun. Bu seçim süresi 3 yıllıktır. Aksarsak camiamızın bize verdiği işareti beklemeden biletimizi keser seçime gideriz.” Camiaya ‘huzuru, sükutu ve dostluğu’ getireceğinin sözünü veren Sarı-Kırmızılıların başkanı, sözlerini transfer açıklamasıyla noktaladı.Kulüp içindeki işleyişin aksamadan yürüdüğüne işaret eden Başkan Aysal, “Transferler gerçekleşiyor. Zaten güzel bir takım kurduk. Bir kaç eksiğimiz var. Eksiklerimizi biliyoruz. Bütçemiz doğrultusunda hedefe gideceğiz. Hocamız kampa girdiği vakit beklediği ve istediği oyuncularkadroda olacak. Ben son gün başkan adaylığımı açıkladım. Ali Dürüst’e bu görevi önerdim. Yönetim ve diğer kurulları benden çabuk oluşturabilirdi. Son güne kadar başka bir aday çıkar mı diye bekledim. Başka aday çıksa onu destekleyip, aday olmayacaktım. Tek adam olmak gibi bir düşüncem yok. Tek başına karar almam. Demokratik kurallara ve konsensüse inanırım. Son iki senede yönetimin hayır dediği hiçbir şeye evet demedim.” diye konuştu.
Zaman
En Çok Okunan
05.06.2013
AlmandisipliniylebaşarıyıhedefliyorAlman disipliniyle başarıyı hedefliyor
Alman disipliniyle başarıyı hedefliyor
Zaman
05.06.2013
01:54
Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, 22 Haziran’da tek aday olarak gireceği seçim öncesi yönetim kurulunda yer alan isimlerle tanıtım toplantısı düzenledi.Seçim kararını, mevcut yönetimle devam edemeyeceğini anladığı için riske girerek aldığını belirten Aysal, bundan sonra muhalif isimlerin daha da çoğaldığını söyledi. Geçmiş dönemde sadece Adnan Polat ve ekibinin eleştirilerine cevap verirken buna bir de Ali Dürüst ve Adnan Öztürk’ün eklendiğini kaydetti. Sarı-Kırmızılıların başkanı, “Daha sert bir muhalefet ile karşı karşıya olacağız. Ben seçim kararı almakla işimi zorlaştırdım ama bunu yapmam gerekiyordu. Eğer başarılı olamazsam bayrağı hemen başkasına devretmeyi bilirim. Yönetimim içinde her türlü muhalefeti yapacak insanlar da var. İdealimdeki ekibi oluşturdum.” dedi.Önümüzdeki dönemde çok yalnız kalacağının bilincinde olduğunu vurgulayan Galatasaray başkanı, “Keşke Galatasaray’ın geleneklerine, ananelerine uygun olarak daha fazla aday çıksaydı da bu yarış daha keyifli olsaydı. Ama görülüyor ki bu yarışta yalnız başımıza çıkacağız.” ifadesini kullandı. Gençleşmiş kadro ile kendisini daha güçlü hissettiğine dikkati çeken Aysal, “Yapmak istediğim en önemli şey kurumsallaşmaydı. Bununla ilgili gerekli yapıyı oluşturduk ama 22 Haziran’dan sonra kurumsal kadronun ve bir Alman ordusu nizamında yürümesi dönemine giriyoruz. Önceliğimiz dünyanın ilk 10 kulübü arasına girmek. Onlar gibi olmak zorundayız. İkincisi ise kurumsallığın ötesinde mali yapının elden geçirilmesi. 14 yıldır artan borcumuz düştü. Üçüncü önemli konu ise sportif başarı. Kurumsal ve mali yapımız sağlam olduğu takdirde başarıyı yakalayamamak mümkün değil. Bizim hedefimiz Türkiye şampiyonluğu değil dışarıda çıtayı yükseğe koymak.” açıklamasında bulundu.‘Gezi parkı eylemleri, beni de derinden yaraladı’Yeni sezonda maçların gündüz oynanması projesi hakkında görüş belirtmeyen başarılı başkan, birkaç gündür sokaklarda devam eden Gezi Parkı eyleminin her Türk gibi kendisini de derinden yaraladığını söyledi. Konu hakkında çok fazla konuşmak istemediğini dile getiren Aysal, “Bu olaylar bizi Türk vatandaşı olarak derinden etkilemiştir. Ama iştigal olduğumuz konular dışında yorum yapmamız yanlış ve kulüplerin sonu olur.” demekle yetindi. Kendisini şanslı biri olarak lanse eden Ünal Aysal sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz de artık Avrupa’da ilk 4 içine girmek istiyoruz. Ben şanslı bir insanım. Benim şansımı sizler de paylaşacaksınız. İçiniz rahat olsun. Bu seçim süresi 3 yıllıktır. Aksarsak camiamızın bize verdiği işareti beklemeden biletimizi keser seçime gideriz.” Camiaya ‘huzuru, sükutu ve dostluğu’ getireceğinin sözünü veren Sarı-Kırmızılıların başkanı, sözlerini transfer açıklamasıyla noktaladı.Kulüp içindeki işleyişin aksamadan yürüdüğüne işaret eden Başkan Aysal, “Transferler gerçekleşiyor. Zaten güzel bir takım kurduk. Bir kaç eksiğimiz var. Eksiklerimizi biliyoruz. Bütçemiz doğrultusunda hedefe gideceğiz. Hocamız kampa girdiği vakit beklediği ve istediği oyuncularkadroda olacak. Ben son gün başkan adaylığımı açıkladım. Ali Dürüst’e bu görevi önerdim. Yönetim ve diğer kurulları benden çabuk oluşturabilirdi. Son güne kadar başka bir aday çıkar mı diye bekledim. Başka aday çıksa onu destekleyip, aday olmayacaktım. Tek adam olmak gibi bir düşüncem yok. Tek başına karar almam. Demokratik kurallara ve konsensüse inanırım. Son iki senede yönetimin hayır dediği hiçbir şeye evet demedim.” diye konuştu.
Zaman
Spor
05.06.2013
AlmandisipliniylebaşarıyıhedefliyorAlman disipliniyle başarıyı hedefliyor
Alman disipliniyle başarıyı hedefliyor
Zaman
05.06.2013
01:51
Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, 22 Haziran’da tek aday olarak gireceği seçim öncesi yönetim kurulunda yer alan isimlerle tanıtım toplantısı düzenledi.Seçim kararını, mevcut yönetimle devam edemeyeceğini anladığı için riske girerek aldığını belirten Aysal, bundan sonra muhalif isimlerin daha da çoğaldığını söyledi. Geçmiş dönemde sadece Adnan Polat ve ekibinin eleştirilerine cevap verirken buna bir de Ali Dürüst ve Adnan Öztürk’ün eklendiğini kaydetti. Sarı-Kırmızılıların başkanı, “Daha sert bir muhalefet ile karşı karşıya olacağız. Ben seçim kararı almakla işimi zorlaştırdım ama bunu yapmam gerekiyordu. Eğer başarılı olamazsam bayrağı hemen başkasına devretmeyi bilirim. Yönetimim içinde her türlü muhalefeti yapacak insanlar da var. İdealimdeki ekibi oluşturdum.” dedi.Önümüzdeki dönemde çok yalnız kalacağının bilincinde olduğunu vurgulayan Galatasaray başkanı, “Keşke Galatasaray’ın geleneklerine, ananelerine uygun olarak daha fazla aday çıksaydı da bu yarış daha keyifli olsaydı. Ama görülüyor ki bu yarışta yalnız başımıza çıkacağız.” ifadesini kullandı. Gençleşmiş kadro ile kendisini daha güçlü hissettiğine dikkati çeken Aysal, “Yapmak istediğim en önemli şey kurumsallaşmaydı. Bununla ilgili gerekli yapıyı oluşturduk ama 22 Haziran’dan sonra kurumsal kadronun ve bir Alman ordusu nizamında yürümesi dönemine giriyoruz. Önceliğimiz dünyanın ilk 10 kulübü arasına girmek. Onlar gibi olmak zorundayız. İkincisi ise kurumsallığın ötesinde mali yapının elden geçirilmesi. 14 yıldır artan borcumuz düştü. Üçüncü önemli konu ise sportif başarı. Kurumsal ve mali yapımız sağlam olduğu takdirde başarıyı yakalayamamak mümkün değil. Bizim hedefimiz Türkiye şampiyonluğu değil dışarıda çıtayı yükseğe koymak.” açıklamasında bulundu.‘Gezi parkı eylemleri, beni de derinden yaraladı’Yeni sezonda maçların gündüz oynanması projesi hakkında görüş belirtmeyen başarılı başkan, birkaç gündür sokaklarda devam eden Gezi Parkı eyleminin her Türk gibi kendisini de derinden yaraladığını söyledi. Konu hakkında çok fazla konuşmak istemediğini dile getiren Aysal, “Bu olaylar bizi Türk vatandaşı olarak derinden etkilemiştir. Ama iştigal olduğumuz konular dışında yorum yapmamız yanlış ve kulüplerin sonu olur.” demekle yetindi. Kendisini şanslı biri olarak lanse eden Ünal Aysal sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz de artık Avrupa’da ilk 4 içine girmek istiyoruz. Ben şanslı bir insanım. Benim şansımı sizler de paylaşacaksınız. İçiniz rahat olsun. Bu seçim süresi 3 yıllıktır. Aksarsak camiamızın bize verdiği işareti beklemeden biletimizi keser seçime gideriz.” Camiaya ‘huzuru, sükutu ve dostluğu’ getireceğinin sözünü veren Sarı-Kırmızılıların başkanı, sözlerini transfer açıklamasıyla noktaladı.Kulüp içindeki işleyişin aksamadan yürüdüğüne işaret eden Başkan Aysal, “Transferler gerçekleşiyor. Zaten güzel bir takım kurduk. Bir kaç eksiğimiz var. Eksiklerimizi biliyoruz. Bütçemiz doğrultusunda hedefe gideceğiz. Hocamız kampa girdiği vakit beklediği ve istediği oyuncularkadroda olacak. Ben son gün başkan adaylığımı açıkladım. Ali Dürüst’e bu görevi önerdim. Yönetim ve diğer kurulları benden çabuk oluşturabilirdi. Son güne kadar başka bir aday çıkar mı diye bekledim. Başka aday çıksa onu destekleyip, aday olmayacaktım. Tek adam olmak gibi bir düşüncem yok. Tek başına karar almam. Demokratik kurallara ve konsensüse inanırım. Son iki senede yönetimin hayır dediği hiçbir şeye evet demedim.” diye konuştu.
Zaman
Ana Sayfa
05.06.2013
AlmandisipliniylebaşarıyıhedefliyorAlman disipliniyle başarıyı hedefliyor
Okay Karacan - Yaprak dökümü
Zaman
02.06.2013
01:53
1995-1996 sezonu İngiltere Premier Ligi’nde Manchester United, ilk maçını Aston Villa’ya karşı oynuyordu.Sir Alex Ferguson’un maç kadrosunda Peter Schmeichel, Paul Parker, Denis Joseph Irwin, Gary Pallister, Brian Mcclair gibi tecrübeli isimlerin yanı sıra o tarihte henüz 20’sine yeni basmış Nicky Butt, Gary Neville, David Beckham; 21 yaşındaki Paul Scholes, John O’Kane ve sadece 18 yaşındaki Phil Neville vardı. Bir de 24 yaşındaki Roy Keane…O Manchester United, Aston Villa karşısında daha henüz 37. dakikada 3-0 yenik duruma düştü ve maçı 3-1 kaybetti. Liverpool efsanelerinden Alan Hansen, maç sonrası BBC mikrofonlarından şu yorumu yapacaktı: “Çocuklarla hiçbir şey kazanamazsın.”İngiltere futbol tarihinin en unutulmaz yanılgılarından birine imza attığının farkında bile değildi o anda… Çünkü sezon sonunda, “Ferguson’un Çaylakları” adı takılan bu takım, hem Premier Lig şampiyonluğuna hem de kupaya uzanacaktı…Manchester United’ın iki kupalı zaferinin üzerinden 17 yıl geçti. Kırmızı Şeytanlar’ın kadrosunda onlarca büyük yıldız esti… Kimi henüz “çaylak”tı ilk geldiğinde, kimi kendisini kanıtlamış büyük isimlerdi. Kendileri için doğru zamanın geldiğine inanan isimler bir bir United formalarını üzerlerinden çıkardılar. Kimi başka kulüplere transfer oldu, kimi ise futbol hayatına nokta koydu.Manchester United’ın dirilişine ve Avrupa futboluna hükmetmeye başladığı ilk günleri yaşayanlar bugün bir devrin kapanmasına tanıklık ediyorlar.2006’da Roy Keane, 2010’da Nicky Butt, 2011’de Gary Neville emekliliğini açıklamıştı. Onlar dökülen ilk yapraklardı. Daha büyük bir fırtına, bu dev çınardan daha çok yaprak alacaktı.2013 Mayıs’ında önce Alex Ferguson’un emeklilik haberi geldi ki sezonun en büyük şokuydu. Manchester United’ın başında ölümsüz olduğuna inanılan adam, asla bırakmayacağı düşünülen Sir Alex, koltuğuna veda edecekti. Ferguson’un, futbol kural kitapçığında bir madde olduğuna inanmış bir nesil, onsuz bir Avrupa futboluna tanıklık etmeye kendisini hazırlamak zorunda kalıyordu. Bu, öyle kolay atlatılacak bir şok değildi.Birkaç gün sonra ise Paul Scholes’un futbolu bıraktığı haberi duyuldu.Futbolu bıraktı da reklamı bırakacak mı?İlk kez 2011’de futbola veda etmişti, ancak Manchester United sakatlıklar yüzünden kadro sıkıntısına düşünce, Sir Alex Ferguson’un bir telefonu ile formasını yeniden giymekten çekinmemişti. 1991’de altyapıdan başladığı Manchester United kariyerine bu kez, kaldırılmayacak gibi görünen bir nokta koyuyordu.Hemen ardından bu kez Beckham’dan ayrılık haberi geldi. Hem yeşil sahalarda hem de magazin dünyasında unutulmaz bir etki bırakan İngilizlerin süper starı, futbolu bıraktığını açıkladı. Müthiş serbest vuruşları, harika top tekniği ile Beckham, reklam dünyasının vazgeçemeyeceği ikonlardan biriydi ve futbolu bıraksa da reklam dünyasının onu bırakabilmesi pek mümkün görünmüyor. Bu arada Beckham’ın yeni kariyerinde sinemaya Hollywood bulvarından giriş yapacağına kesin gözüyle bakanlar da var... Bir başka deyişle, futbol David Beckham’sız kalsa da o hayatın bir başka köşesinde parlamaya devam edecektir. Aston Villa’ya 3-1 yenilen takımdan geriye tek bir “çaylak” kaldı; o da o maçta sadece 18 yaşında olan Phil Neville… 2005’te Manchester United’dan ayrılıp Everton’a transfer olan, Gary Neville’in küçük kardeşi Phil’in 2012-2013 sezon sonu itibarıyla sözleşmesi sonra eriyor. Bugün artık 36 yaşında ve birkaç sezon daha futbol oynamak niyetinde… Elbette öncelikle kendisine kulüp bulması gerekiyor. Aksi takdirde 1995’ten kalan son adam da futbola zorunlu bir nokta koyma mecburiyetinde kalabilir…İngiltere futbolunda yaprak dökümü M.United kadrosuyla sınırlı da kalmadı…Jamie Carragher’ın futbolu bıraktığı haberi Liverpool’u adeta yıktı. Taraftarların “bir sezon daha” kalması yönünde yaptığı baskı Carra’yı kararından döndüremediler. Kramponlarını çıkartıp assa da, Liverpool forması Jamie Carragher’ın omuzlarında yaşamaya devam edecek. Ne de olsa o, tarihin gördüğü en sıkı Liverpool taraftarından biri...Emekliliğini açıklayan bir başka isim, Michael Owen, Liverpool’da başladığı futbol kariyerini Real Madrid, Newcastle United ve Manchester United’da sürdürdü ve son durağı Stoke City oldu. Büyük bir futbolcu, müthiş bir yetenek, gerçek bir gol makinesi… Elbette bu sıfatlarının arasına bir de “bitmeyen sakatlıkları” eklemek zorundayız… 17 yıllık futbol kariyerinin 2 yıl ve 3 aylık bölümünü sakat olarak geçirmiş olması, yalnızca Owen’ın değil, dünyanın her yerindeki futbolseverlerin en büyük talih
Zaman
Köşe Yazıları
02.06.2013
OkayKaracan-YaprakdökümüOkay Karacan - Yaprak dökümü
10:43 - Ünal Aysal golcüyü açıkladı
Takvim
11.07.2012
13:07
Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, Aziz Yıldırımın tahliyesinden, yabancı transferlere kadar Hürriyete açıklamalar yaptı.

Geride bıraktığımız sezonun ve şampiyonluğun yorgunluğunu Yunan sevgilisi ve 3 aylık bebeği ile tatilde atan ve yeni sezona hazırlanan Aysala yöneltilen ilk soru Şampiyonlar Ligii öncesi yapılacak transferlerle ilgiliydi.

G.Saray taraftarı Hamit sonrası gelecek transferleri bekliyor...


Biliyorum ama transfer için sakin kafa lazım. Onun için yurt dışına çıktım. Bizim geçen yıl şampiyon olan iyi bir takımımız var. Birkaç takviye daha yapmamız gerekiyor. Ama bu takviyeler çok iyi düşünülmesi gereken isimler olmalı. Bizim listemizde 1. sınıf oyuncular var. Dolayısıyla o oyunculara da çok talip var.

10 GÜN İÇİNDE İSİMLERİ AÇIKLARIZ

Transfer için taraftara verdiğiniz süre için ne diyeceksiniz?

Transfer kolay değil. Oyuncularla, menajerlerle uğraşıyorsunuz. Dolayısıyla yavaş işleyen bir süreç. 1 hafta 10 gün içinde açıklarız diğer transferlerimizi.

Ama taraftar diğer transferleri bekliyor.

Ben kendi ekibime hedef olarak 25 Haziran tarihini vermiştim. Ancak, hiç hesapta olmayan rakipler çıkıyor. yüksek fiyatlar söz konusu. Ödemelerimizi ona göre ayarlamalıyız. Bizim amacımız her zaman için en doğru tercihi yapabilmektir. Bu bahsettiğim gerçekten ciddi konular. Eğer biz bu ciddi ödemeleri düşünmesek transferlerimiz çok daha erken tarihte biterdi.

KULÜPLERLE ARAMIZI BOZMAMALIYIZ

Fatih Terim ile konuşuyor musunuz?

Elbette. Sürekli görüşüyoruz. Transferin iki yönü var. Birincisi mali yanı. Bu noktada biz üzerimize düşeni yapıyoruz. İkincisi ise teknik açı. Fatih Terimin bu konudaki görüşü bizim için önemli. Nokta atışı yapmamız lazım. Öbür türlü sorumluluğu ben almış olurum ki bu doğru değil.

Kayserispor Amrabat için 15 milyon Euro isteyince sert bir çıkışınız olmuştu. Bu defter yeniden açılabilir mi?

Kulüpler arasındaki ilişkiler uzun vadelidir. Biz başkanların görevi de bu ilişkileri iyi tutmaktır, bozmak değil. Biz Galatasaray olarak bir oyuncu için hiçbir kulüple aramızı bozmak istemiyoruz. Galatasaray olarak düşmanlık istemiyoruz. Herkesle iyi olmanın peşindeyiz. Başkanların görevi ilişkileri iyi tutmaktır, bozmak değil. Kayserispor ile de ilişkilerimiz iyi olmalı. Diğer kulüplerle de aynı şekilde.

BURAKI ALMIŞTIK AMA...

Son anda Ruslar ortaya çıktı. Yoksa, Burakın işi bitmişti. Biz 2.5, onlar 4.5 milyon Euro verdi.

Burak transferini sorsak. Herkes Galatasarayda gözü ile bakıyordu.

Bitirmiştik Burak Yılmazın transferini. Son dakikada Ruslar çıktı. Biz 2.5 milyon Euro vermiştik onlar 4.5 milyon Euro verdiler. Onlarla rekabet etmek gerçekten çok zor.

Peki, transfer konusunda yönetim içinde ikilik olduğu ve Floryanın işine karışıldığı söyleniyor. Bu yüzden de transferlerin geciktiği ifade ediliyor. Yorumunuz nedir?

Galatasaray nokta atışı yapıyor şu anda. Bizim şampiyon olmuş bir takımımız var. Futbolcu seçiminde de hassas davranıyoruz. Galatasarayın gücüne artı koyacak isimlerle görüşüyoruz. Ve elbette bu noktada farklı görüşler olacak.

TARAFTARLARIMIZ BİZE İNANSINLAR

Digitürkün 8 takımlı bir kupa önerisi vardı. Buna nasıl bakıyorsunuz?


Müspet yaklaşıyoruz. Ancak takımlara ne getirecek (maddi olarak) bunun iyi tespit edilmesi lazım.

Taraftara söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Gazetelerde yazılanların tümü günü geçiştirmek için çıkan haberler. Taraftarlarımız bize inansınlar. Mesajım bu.

3 YABANCI OYUNCU TRANSFER EDECEĞİZ

Kaç yabancı oyuncu transfer edeceksiniz?

3 yabancı oyuncu transfer edeceğiz.

Melo da bu sayının içinde mi?

Evet Felipe Melo da transfer edeceğimizi söylediğim 3 oyuncunun içinde.

İsim istesek.

Peki size bir isim vereyim. Paris Saint Germain forması giyen Nene başta olmak üzere. Ciddi bir şekilde uğraşıyoruz. Başka isim yok.

AZİZ BEYİN KENDİNE GELMESİNİ BEKLEYELİM

Aziz Bey sizin mektubunuza yanıt verdi mi?

Hayır vermedi. Doğrusu bende yanıt vermesini beklemiyorum. Çünkü bir yanıt versin diye yazmadım mektubu. Çok zor bir dönem ve büyük bir travma geçirdi. Şu anda dinleniyor. Hep birlikte onun kendisine gelmesini beklemeliyiz.
Takvim
Son Dakika
11.07.2012
1043-ÜnalAysalgolcüyüaçıkladı1043 - Ünal Aysal golcüyü açıkladı
19:50 - Ünal Aysal'dan transfer müjdesi
Takvim
19.06.2012
22:25
2014 yılında hizmete girmesi planlanan doğalgaz çevrim santralı inşaatında incelemelerde bulunan Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal, burada soruları cevaplandırdı. Aysal, Taraftarlar büyük bir merakla transferleri bekliyor. Yeni gelişmeler var mı? şeklindeki soruya şu cevabı verdi:

Transferler bu sezonun en büyük atraksiyonu. Bunun için ciddi bir çalışma yapılıyor. Bütün kulüpler gibi biz de yapıyoruz. Tahmin ediyorum ki bu ay sonuna kadar da programımızı tam olarak tatbik edip taraftarlarımıza iyi haberler vereceğiz. Biraz ince eleyip sık dokuyoruz. İlk gördüğümüze de koşup da hemen alalım demiyoruz. Galatasarayın eksiklikleri belli ve çok iyi bir takımımız var. Bu eksikliklere biz nokta atışı yapmak durumundayız. Her pozisyonda bir eleman öbüründen daha iyiyse öbürünü kovuyor. Bunun için zamanımız vardı, biz de bu zamanı en iyi şekilde kullanmaya çalışıyoruz.

SAĞ VE SOL AÇIK İLE ORTA SAHA

Ünal Aysa, transfer düşünülen mevkilerle ilgili olarak da şunları söyledi:

Bizim takımımızın genel olarak herkes biliyor, bir derinliği yoktu geçen sene. Ama malesef her pozisyonda bir kişi veya iki kişi ile götürdük. Ama şimdi bir de Avrupa hedefimiz var. Bunu yerine getirmemiz için bizim sağ ve sol açıklara, bir de orta sahaya bir takviyeye ihtiyaçımız var. Defanstaki eksiğimizi kapattık gibi görünüyor şu anda. Fazla yok aşağı yukarı 4-5 kişilik güzel bir takviyeyle bu takım bu seneyi güzel bir şekilde göğüsler. İsim veremem. Ama bu ay sonuna doğru bütün isimleri birarada açıklayacağız. Öyle bir planlama ve program yaptık.

BAZI KULÜPLERİN SIKINTILARI OLACAK

Ünal Aysal, Türk takımlarının Avrupa kupalarından men edilip edilmeyecekleriyle ilgili bir soru üzerine de Türk futbolunun başı UEFA ile dertte değil. Dertte olabilirdi ama UEFA bunun mesajını geçtiğimiz günlerde verdi. Galatasaray ve Trabzonu davet ederek Türk futbolu adına iyi bir işaret vermiş oldu. Türk futbolunun başı dertte değil ama bazı klüplerle sıkıntılar olacak gibi gözüküyor. İnşallah onlar da asgaride olur. Biz Türkiyenin dışarıda en iyi şekilde ve en fazla sayıda kulüple temsil edilmesini istiyoruz. Bu isteğimizde de samimiyiz dedi.

AVRUPADA HEDEF

Galatasarayın Avrupadaki hedefiyle ilgili soruyu ise şöyle cevaplandırdı:

Avrupada Galatasarayın hedefini bütün konuşmalarımda belirtiyorum. Taraftarlarımızı da yüreklendirmeye çalışıyorum ve gerçekten de isteğim bu. Galatasarayın yeri Avrupa. Bizim Avrupada bir sonraki sene daha iyisini yapmamız gibi bir gelişim tablosu çizdik. Bu tablonun getirdiklerine bakmak lazım. Ama hedefimiz önümüzdeki 3-4 yıl içersinde Avrupada gerçekten arzuladığımız ve hakettiğimiz yeri almak.

Takvim
Son Dakika
19.06.2012
1950-ÜnalAysaldantransfermüjdesi1950 - Ünal Aysaldan transfer müjdesi
"Cristian Baroni'ye teklif var"
Milli Gazete
01.01.2012
12:28
Fenerbahçe Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Temelli son günlerde aktif olarak kullandığı mikro blog sitesi twitter üzerinden sarı-lacivertli taraftarların sorularına cevap vermeye devam ediyor. Temellinin son sürprizi; Cristian Baroniye teklif var. Fenerbahçe Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Temelli, mirko blog sitesi twitter aracılığıyla sarı-lacivertli taraftarların sorularını cevaplamaya devam ediyor. Dün akşam saatlerinde Alper Potukun transferinde pürüz çıktığını ancak bu durumun çözülebileceğine inandığını belirten Temelli, bugün de Brezilyalı orta saha oyuncusu Cristian Baroni için kulübe ulaşan bir teklifin olduğunu söyledi. Temelli bir taraftarın, Cristian için kulübe gelen teklif var mı? şeklinde sorusuna Evet diyerek cevap verirken; sarı-lacivertli taraftarların bir süredir gündeminde olan Lyonlu Gomisin ise Fenerbahçeye gelme olasılığının sıfır olduğunu dile getirdi. Alper Potuk transfer süreci hakkında kendisine yöneltilen soruları bir kez daha cevaplayan Temelli, twitter üzerinden bu konuda gelen sorulara Umarın kısa sürede çözülür. Alper Potuk olmazsa başka transfer düşünmüyoruz ifadelerini kullandı.Fenerbahçenin yeni transferi Özgür Çekin kısa bir süre içerisinde antrenmanlara başlayacağını da duyuran Ömer Temelli, sarı-lacivertli bir taraftarın Fenerbahçe Arenayı ne zaman açacaksınız şeklindeki sorusuna; Başkanımız gelince açılışı yapacağız ifadeleri ile cevap verdi.... devamı
Milli Gazete
Spor
01.01.2012
CristianBaroniyeteklifvarCristian Baroniye teklif var
Alex: Hata yapma lüksümüz yok
Samanyolu Haber
26.03.2011
23:54
Fenerbahçe kaptanı Alex De Souza, Şu anda şampiyonluk yarışında hata yapma lüksümüz yok dedi.

Fenerbahçe futbol takımı kaptanı Alex De Souza, bu sezonun, şampiyonluğu son maçta kaybettikleri geçen sezondan farklı olduğunu belirterek, Şu anda şampiyonluk yarışında hata yapma lüksümüz yok dedi. Brezilyalı futbolcu, şampiyonluk yarışında her maçı ayrı düşünmek gerektiğini, artık kolay maçın olmadığını söyledi. Geçen sezon ile bu sezon arasında ligin gidişatı açısından farklar olduğunu anlatan Alex, şöyle konuştu: Geçen sene biz son maçta şampiyonluğu kaybetsek de aslında Şubat ayında kendi sahamızda Bursaspor ve Diyarbakırspor maçlarında kaybettik. Bu sezon aynı periyoda denk gelen Kasımpaşa ve Konyaspor maçlarını kazandık. Farkı yaratan dönemler bu maçlardır. Elbette son maça bırakmamak gerekiyor. Fakat şu anda biz de Trabzonspor da her maçı kazanabilir, böyle olursa son maça kalacak. Geçen sene lige iyi giriş yaptık, sonra düşüşe geçtik. Bu sene çalkantılı başladık, çıkışa geçtik ve şu an onu korumaya çalışıyoruz. Şu an hata yapma lüksümüz yok. Çünkü yarış devam ediyor. Alex, kupada Yeni Malatyaspora yenildiklerinde durumlarının çok kötü olduğunu kaydederek, Bizim takımımız iyi ve kaliteli. Bunun biraz farkına varmamız gerekiyordu. Ligin ilk yarısında kafamızda hep geçen sezon son Trabzonspor maçıyla yaşadık. Malatyaspor maçı kafalarda ışıkların yandığı maç oldu. Işıkları yakmamız gerektiğini oyuncu grubu olarak fark ettik. Kendi aramızda çözümler aradık, hocamızla paylaştık hocamız da bizimle paylaştı ve olumlu sonuçlar geldi şeklinde konuştu. -EN İYİ YERLİ SELÇUK İNAN, YABANCI JAJA- Alex, şampiyonluk yarışındaki rakipleri Trabzonsporun oyuncularından Selçuk İnan ve Jajayı, Türkiyedeki en iyi yerli ve yabancı oyuncu olarak gösterdi. Brezilyalı futbolcu, kendisi için gelmiş geçmiş en iyi futbolcunun Zico olduğunu vurgulayarak, Zico hala benim idolum. Şu an Ziconun olduğunun yüzde 10uyum ve inanılmaz mutluyum dedi. Hayat felsefesinin Mutluluk ve yaşamak olduğunu kaydeden Alex, çok kitap okuduğunu söyledi. -ARDA KENDİNE İYİ BAKSIN- Alex, Galatasaraylı futbolcu Arda Turanın çok iyi ve büyük bir futbolcu olduğunu söyledi. Ardanın şu anda fubis sakatlığı sıkıntısı çektiğini belirten Brezilyalı futbolcu, Tavsiyem kendine iyi baksın. Fiziksel özeliklerinden dolayı sıkıntı çekebilir. Fakat büyük oyuncu dedi. -KOCAMAN İLE DAHA İYİ ANLAŞIYORUZ- Alex, teknik direktör Aykut Kocaman ile şu anda daha iyi anlaştıklarını ifade etti. Kocaman ile 1-2 senedir beraber zaman geçirdiklerini belirten Alex, İlk başlarda birbirimizi daha az tanıyorduk. Fakat bu kadar süre geçtikten sonra artık birbirimizin düşüncesini, anlayışını daha net bir şekilde biliyoruz. Şu anda daha iyi anlaşıyoruz ifadelerini kullandı. Alex, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırımın ise her anını sarı-lacivertli kulüp için yaşadığını dile getirerek, Bazen onun düşündüğü benim düşündüğüm, benim düşündüğüm onun düşündüğüyle uyuşmayabilir. Fakat Fenerbahçeye verecekleri halen bitmemiş bir insan. Zaten Fenerbahçenin böyle bir insana ihtiyacı var dedi. Ronaldo mu Messi mi? sorusuna Messi diye cevap veren Alex, Brezilyalı Ronaldo-Portekizli Ronaldo ve Brezilyalı Ronaldo-Messi karşılaştırmasında ise Brezilyalı Ronaldo diyerek, seçimini vatandaşından yana yaptı. -2 SENE SONRA BIRAKIRIM- Türkiyeye geldiğinde bu noktalara erişeceğini düşünmediğini belirten Alex, futbolu bıraktıktan sonra Türkiyede mi kalacağı, yoksa Brezilyaya mı döneceği konusunda kafasında net bir şey olmadığını söyledi. Fenerbahçede 2 yıllık sözleşmesi sona erince futbolu bırakmayı düşündüğünü açıklayan Brezilyalı futbolcu, Muhtemelen 2 sene sonra futbolu bırakırım. Bırakınca teknik adam olmam konusunda eşimden, beni çalıştıran hocalarımdan çok fazla baskı var. Ancak kafamda net olurum diye bir düşünce yok. Teknik direktörlük, konuşması, yorum yapması, bilgelendirmesi zor diye konuştu. -BREZİLYALI OYUNCULAR, GELMEDEN BENİ ARIYOR- Alex, Türkiyeden herhangi bir takımdan transfer teklifi alan Brezilyalı oyuncuların ve menajerlerinin kendisini arayıp, bilgi aldığını söyledi. Kendisini arayanlara olumlu şeyler söylediğini anlatan Brezilyalı futbolcu, Fakat parantez açıp söylediğim şeyler de var. Kültürün ve futbol kültürünün farklı olduğunu söylüyorum. Buraya gelmeden önce hocayla konuş, senden isteklerini öğren öyle gel diyorum. Çünkü o kadar kaliteli oyuncu var ki geliyorlar, kalitelerini gösteremeden gidiyorlar şeklinde konuştu. -SİSTEMDE KENDİME YER YARATTIM-
Samanyolu Haber
Son Dakika
26.03.2011
AlexHatayapmalüksümüzyokAlex Hata yapma lüksümüz yok
Derbi 11'e 11 tamamlansaydı...
Samanyolu Haber
23.02.2011
15:24
Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman, Beşiktaş ile yaptıkları derbi maçta Ferrarinin kırmızı kart görerek oyun dışında kalmasının tamamen sonucu belirlediğini söylemenin yanlış olduğunu dile getirerek, 11e 11 iken ilk yarıda maç 4-0 olurdu dedi.

Fenerbahçe Can Bartu Tesislerinde, antrenman sonrası basın mensuplarıyla sohbet eden Kocaman, takımın durumuyla ilgili soruları yanıtladı. Kocaman, Derbi 11e 11 tamamlansaydı, Fenerbahçe kazanabilir miydi? Daha çok Ferrarinin atılmasına endekslendiği şeklinde yorumlanıyor biçimindeki soruya şöyle yanıt verdi: Tabii ki oyundan atılmasının oyunun gidişatıyla mutlaka ilintisi oldu. Bunun tersini söylemek biraz fazla iyimserlik veya akılsızlık olur. Böyle bir şey demiyorum. Ama oraya gelene kadar da onlarca bizim lehimize şey vardı. 60. dakikadan sonra Ferrarinin oyunda olmaması tabii ki lehimize olan bir şey. Young Boys maçlarında çok uzun süre 10 kişi oynadık. Futbolun doğasında olan bir şey, yapacak bir şey yok. 10 kişi kaldıktan sonra 2-2 idi durum. 10 kişilik kazanılmış, berabere bitmiş maçlar da var, rakip tarafından söylüyorum. Tamamen etken olduğunu söylüyorum ama tamamen bu demek yanlış. 11e 11 iken ilk yarıda maç 4-0 olurdu. YAKALADIĞIMIZ FORM GRAFİĞİNDEN BAŞKA ELDE ETTİĞİMİZ BİR ŞEY YOK Kocaman, Alex ile yeniden anlaşmaları ve Andre Santos ve Cristianın performanslarının yükselişi anlamında geri dönüşleriyle ilgili soruya verdiği yanıtta, şöyle konuştu: Bunlar kulübün uygulamaları, kulübün bu konudaki tasarrufunu öne çıkarmak daha doğru. Ortak verdiğimiz karardı. Bu oyuncuların hepsi çapı yüksek oyuncular. Takımın içine dönmüş olmaları, fiziksel ve zihinsel olarak hem kendileri hem bizim için kazanç. Esas olan bunu koruyabilmek. Henüz elde ettiğimiz bir şey yok, yakaladığımız güzel form grafiğinden başka. Sezon sonuna kadar bu form grafiğini koruyabilmek en büyük hedefimiz. Hem bu 3 oyuncu hem de diğer oyuncular için. BASKI AZALMADI, AZALMAYACAK DA Aykut Kocaman, Yeni Malatyaspor karşısında alınan yenilgi sonrası istifayı ima ettiği hatırlatılarak yöneltilen Şu anda puan farkının azalmasıyla sizin ve takımınız üzerindeki baskı azaldı mı şeklindeki soruya şöyle yanıt verdi: Azalmadı, azalmayacak da. Fenerbahçedeki baskı azalmaz. Azalmamalı da zaten, bu makamın özelliği bu. Puan farkının azalması baskıyı azaltmıyor. Tam tersi bir orantı da yaratabiliyor. Aksine baskıyı artırabiliyor. Fenerbahçe teknik direktörlüğü böyle bir yer. Buradaki baskı yaz ayında da oluyor. Devre arasında da oluyor, maç oynanırken de oynanmadan da oluyor. Burayı baskısız olarak düşünmemek lazım. GUİZANIN DURUMU Güizanın son durumuyla ilgili yöneltilen bir soru üzerine de Aykut Kocaman, ekibinin 6-8 aydır çalışan bir grup olduğunu, 1 haftalık bir çalışmanın ardından görev beklemesinin yanlış olacağını kaydetti. İspanyol futbolcunun son iki antrenmanda son derece istekli çalıştığını, ancak bu isteğin ne kadar olacağının önemli olduğunu kaydeden Kocaman, şunları ifade etti: Güiza kendisiyle de konuştuğumuz gibi şunu biraz daha anlayabilse çok kolay olacak. 6-8 aydır çalışan bir futbolcu grubu var burada. Onu bir gerçekten özümsese işler biraz daha kolay olacak. Bir hafta 10 gün antrenman yaptım, artık hazırım gibi düşünüyor. Belki onda İspanyada ya da Fenerbahçede önceki yıllarında böyle olmuş olabilir ama şunu bir anlayabilse antrenmanlarımı sıklaştırdığım sürece alternatiflerden birisi olabileceğini izleyebilse düşünse işi biraz daha kolaylaşacak, bizim de işimiz kolaylaşır gibi görünüyor. Antrenmanlara devam edecek, ben onu gözlemleyeceğim, yükseldiğini gördüğüm anda takımda ihtiyaç varsa o zaman yararlanmaya alışacağız. Her oyuncudan olduğu gibi. Bilicanın daha çok yabancı kontenjanı nedeniyle kadronun dışında kaldığını anlatan Kocaman, Stochda bir hayal kırıklığı yaşamadığını anlatarak, Stoch ile ilgili hayal kırıklığım yok. Ancak takım sert ligde iyi gidiyor. Her oyuncudan faydalanma, her oyuncuyu kurtarma, koruma şansımız maalesef yok. Stoch ile ilgili hayal kırıklığım yok ama beklentilerim var. Yetenekli bir futbolcu, kuşkum yok. Türkiye Ligi sert bir lig. Buna uygun biraz daha bir eşik atlayabilirse bizim için önemli oyunculardan birisi olur şeklinde konuştu. MEHMET TOPUZ HER YERE LAYIK Mehmet Topuzun milli takımı hak ettiğini düşünüp düşünmediği sorusu üzerine Kocaman, Her yere layık olduğunu düşünüyorum dedi. Bu konuda polemik yaratmak istemediğini bildiren Kocaman, Mehmet Topuza ne kadar değer verdiğim, ne kadar değerli bulduğum uygulamalarımdan görünüyordur her halde. Her yere layık olduğunu düşünüyorum diye konuştu. EN BÜYÜK TRANSFER CAMİANIN TAKIMA DUYDUĞU GÜVEN Aykut Kocaman, transfer yapmamaları ile ilgili soruya verdiği yanıtta özetle şunları kaydetti: Transfere ihtiyacımız vardı. Çünkü bazı oyuncu tiplerimiz biraz takımın dışında görünüyordu. Ama çapı yüksek oyunculardı. Bunlar çapında bakmamız lazımdı. Tekrar takıma yüksek konsantra
Samanyolu Haber
Son Dakika
23.02.2011
Derbi11e11tamamlansaydıDerbi 11e 11 tamamlansaydı
Carlos, yeni takımı Anzhi ile Antalya'da - Foto
Samanyolu Haber
20.02.2011
13:48
Brezilyanın Corinthians ekibiyle sözleşmesini feshettikten sonra Rusya Ligi ekiplerinden Anzhi Makhachkala ile 2.5 yıllık sözleşme imzalayan Fenerbahçenin eski futbolcularından Roberto Carlos (37), takımı ile ilk antrenmanına çıktı.

Roberto Carlos, takımının Antalyanın Serik ilçesine bağlı Belek beldesinde bulunan Spice Oteldeki kampına katıldı. Teknik direktör Gadzhi Gadzhiev ve medya sorumlusu Alexander Udaltsev ile basın toplantısı düzenleyen Carlos, tecrübesini yeni takımına taşımak istediğini söyledi. Anzhi forması ile çok fazla gol atmaya çalışacağını anlatan Carlos, bir çok takımdan teklif aldığını ancak Anzhi forması giyeceği için mutlu olduğunu ifade etti. Futbol hayatını 41 yaşına kadar sürdürmeyi hedeflediğini kaydeden Carlos, jübilesini yaptıktan sonra Brezilya Milli Takımında görev almak istediğini vurguladı. Rus gazetecilerin, Ronaldo jübile yaptı ancak siz onun iyi arkadaşısınız. Onu ikna edip Anzhide birlikte forma giymek ister misiniz? sorusuna Carlos, Ronaldo ile Anzhide forma giymeyi umuyorum. Bir gün birlikte bu takımın başarısı için top koşturmak isterim. Ronaldo ile konuştum. Bir gösteri maçına gelecek yanıtını verdi. Roberto Carlos, Beşiktaş-Fenerbahçe maçında sarı-lacivertli takımı destekleyeceğini belirterek, Fenerbahçenin sahadan 2-0 galip ayrılacağını düşünüyorum. Fenerbahçe ile duygusal anlamda çok büyük bağlarım var. Fenerbahçe kulübünde çok yakın dostlarım var dedi. Fenerbahçeyi her zaman takip ettiğini anlatan Carlos, gazetecilerin şampiyonluk adayını sormaları üzerine, Fenerbahçenin şampiyon olmasını istiyorum. Ama lig bu sene çok denk geçiyor. Kimin şampiyon olacağı belirsiz diye konuştu. Sarı-lacivertli Can Arat, Bilica ve Andre Santos ile görüştüğünü ifade eden Carlos, Anzhiye transfer olmasının Türkiyedeki arkadaşlarını da mutlu ettiğini dile getirdi. Bir gazetecinin, Ziconun gönderilmesini hata olarak gördün. Takımın başında şuan Kocaman var. Aykut Kocaman ile Fenerbahçenin başarılı olacağını düşünüyor musun? şeklindeki sorusuna Carlos, Aykut hoca Fenerbahçe ile Türkiye ve Avrupada çok başarılı olacak. Hatadan bahsetmek bana düşmez. O başkanın kararıdır. Aykut hoca Türk futbolu adına çok değerli bir kişi diye yanıt verdi. Carlos, bir gazetecinin, Genellikle Brezilyalı oyuncular Fenerbahçeden ayrıldıktan sonra eleştirel anlamda basında görüşleri çıkıyor. Söyleyemediklerini ayrıldıktan sonra mı söylüyorlar? Bir baskı mı var? sorusuna ise şöyle yanıt verdi: Ben hiçbir zaman Fenerbahçe takımıyla ya da taraftarı ile ilgili eleştiride bulunmadım. Sadece Bazen kötü sonuçlar geldiğinde suçlu oyuncu gösteriliyor ve oyuncular gönderiliyor dedim. Tek suçlu oyuncular değil ve bu bir ekip oyunu. Başarısızlıkta bir çok etken oluyor. Fenerbahçe, Real Madrid ve Inter ile eş bir takım. Türkiyede en çok Fenerbahçe taraftarını, kebabı ve arkadaşlarını özlediğini söyleyen Carlos, Türkiyeye yakın bir bölgeye transfer olduğu için sık sık gelerek kebap yiyebileceğini kaydetti. Carlos, basın toplantısının ardından yeni takımı ile ilk antrenmanına çıktı. Takım arkadaşları ile tanışan Carlosun antrenmanda oldukça neşeli olduğu görüldü. AA
Samanyolu Haber
Son Dakika
20.02.2011
CarlosyenitakımıAnzhiileAntalyada/">Antalyada-FotoAntalyada---Foto/">Carlos yeni takımı Anzhi ile Antalyada - Foto
Gökçek sert konuştu
Samanyolu Haber
03.02.2011
14:13
Tv8?de Ankara Temsilcisi Erkan Tan?ın hazırlayıp sunduğu Erkan Tan ile Başkent?ten programına bugün Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek konuk oldu.

Kendisine Kılıçdaroğlu ve CHP uzmanı olduğunu ifade eden Gökçek, muhalefete yönelik sert açıklamalarda bulundu. Gökçek: ?Sayın Baykal?ın ayağını bir komployla kaydırdılar. Bu kişinin CHP içinde şu anda çok önemli bi konumda olduğu da ayyuka çıktı. Yerine Kılıçdaroğlu geldi. Kılıçdaroğlu onun yerini dolduruyor mu? Onun karizması çizilmiş. Kendi kendine çizdi, fıkralara konu oldu. Havaalanında Erzurum diye Batman uçağına binerken geri döndürmediler mi? Yanında o kadar danışmanı var, Milletvekilleri var. Şimdi bu fıkra mı değil mi? Mesela anlatıyorlar, doğru mu değil mi bilemiyorsunuz. Geçenlerde bir havaalanında yürüyen merdivenlerdeyken elektrik kesiliyor, beş dakika beklemiş diyorlar. Bir tarafa Baykal?ı koyacaksın, bir tarafa Kılıçdaroğlu?nu; Baykal ağır basar. Kılıçdaroğlu hangi neticeyi alırsa alsın, maksimum altı ay sonra seçimde güle güle. O geçici bir genel başkan. Seçim mağlubiyetinin faturasını Kılıçdaroğlu?na çıkaracaklar. Bana göre Gürsel Tekin?in gelmesi lazım. Ama Ergenekoncular Süheyl Batum istiyor. Gürsel Tekin ulusalcılara uzak olduğu, anadolu politikası yapmaya çalştığı için, İstanbul?da baronlar Gürsel?i yerler. Hangi konuda yalan söylemişim? Ben Kılıçdaroğlu?nun yalanını herkesin önünde söyledim. Bana yalancı deseler ben mahkemeye veririm. Niye vermiyor? Kimin mağlup olduğu ortada değil mi? Uğur Dündar ile bize bir tezgah hazırladılar. Belgeler elimde. İçeride nasıl çalıştılar karar aldılar hepsini göstereceğim. Bu işin peşine düştüm. Bana konulacak kameraya, lambaya kadar konuşmaları var. Oturup taktik bulmak için konuşuyorlar. Referandum boyunca Kılıçdaroğlu?na onlarca soru sordum, bir tanesine cevap verebildi mi? Hadi şimdi versin, 81 vilayette sergisini açarım. ?Borçları bitirmek lazım dedik. Cemal Aydın, 10 trilyon borcu var dedi, 40 trilyon çıktı. Bunların hepsi ödendi. Transfer yapılacak dedik, şu anki transferler Galatasaraydaki Beşiktaştaki gibi transferler. Ankaragücünün tarihinde böyle bir takım gördünüz mü? En büyük tesisi Ankaragücü?ne kazandıracağız dedik, kazandırdık. Bunlar sonucunda huzur lazım. Ama arkadaki yöneticiler ve bir ufak grup buna engel oluyor. Bu ufak grup tribünlerden temizlenecek. Kimsenin kimseye sövme hakkı yoktur. Herkes gelecek, edebiyle maç izleyecek. Sporda şiddet yasası çıktıktan sonra bu pisliklerin hepsi temizlenecek.? ?Yargı eskiden kimindi de bugün biz ele geçirdik?? Gökçek: ?Eskiden başkalarının mıydı da bugün biz ele geçirdik? Bunun cevabı verilse sorun çözülür. Adli yargıda bi sorunum yok; fakat İdari Mahkeme?de, özellikle Çankaya Belediyesi, CHP?liler ve onlarla beraber hareket eden odalar bizm hakkımızdaki dava açma meselesini alşkanlık haline getirmişler. Yüzlerce binlerce dava açıyorlar. CHP?liler İdari Mahkeme?de açtıkları davaların 98%?ini kazanıyorlar. Demek ki bizim yaptığımız her şey yanlış. Aynı konuda Eskişehir?de, İzmir?de dava açılınca Belediye kazanıyor. Bunun takdiri de millete kalmıştır. Bu alışkanlığın yeni anayasa değişikliğiyle düzeleceğine inanıyorum. Yerindelik kararı Yargı?nın, idarenin yerine kendisini koyarak karar vermesidir. Anayasa da yasa da bunu kesinlikle engelliyor.? diye konuştu. ?CHP?lilerden kalanları aldığınız için ideolojik davrandığınız düşünülebilir mi?? sorusuna: ?Diyelim ki ideolojik davrandım, kendim çalışacağım ekibi seçme hakkına sahip değil miyim? Diyelim ki tercihim bu, kime hesap vereceğim? Millete. Benim zıttıma çalışan bir daire başkanıyla beni çalışmaya mahkum edersen o hizmet verir mi ? Ankara?nın faydası için mi çalışır zararı için mi? Ben başarısız olayım ki o başarılı olsun. Beni bu insanla çalışmaya niye mahkum ediyorsun? Hangi yasa sana bu hakkı veriyor. İnşallah bu adalet meselesi de yeni anayasa düzenlemesiyle yola girecek.? yanıtını verdi. ?Bazı yazarlar gazeteyi şahsi menfaatleri için kullanıyor? ?Bazı yazarlar var. Mesela Hürriyet?te Meriç Enercan. Bu arkadaş Ankaragücü?nün Teknik Direktörü ile zamanında takışmış. Şahsi kinini köşede sunuyor, gazete de bunu engellemiyor. Daha önce çalıştığı yerden atıldı diye de Gökçek ailesine de düşman, sanki biz atmışız gibi. Bu yüzden gazeteyi şahsi menfaatleri için kullanıyor. Ayıp değil mi? Türk medyasında bunun önleminin alınması lazım. O yazıların bir çoğu, bazı insanları tahrik ediyor. Yarın bir şey olsa azmettirici olarak ifade verir.? ?EXPO Ankara?ya gelsin derken bu İzmir düşmanlığı mı yoksa dostluğu mu düşnmek lazım. İzmir, benim sayemde zehir içmekten kurtuldu. EXPO bir kent için son derece prestijli bir etkinlik. İzmir bu hakkını kullandı. Birlik beraberlik içinde olmadılar. Böyle büyük bir fırsatı kaçırdılar. Biz de şimdi yarışıyoruz, adayız. Avantajlarımızı sunacağız.? Gökçek: ?Kazanılan paraları nereye harcıyoruz biliyor musunuz? CHP?nin son seçiminde aday olan Murat Karayalçın?ın bundan 17 yıl önce bıraktığı 2 milyar
Samanyolu Haber
Son Dakika
03.02.2011
GökçeksertkonuştuGökçek sert konuştu
Avrupa'da final oynarız
Samanyolu Haber
18.01.2011
16:16
Beşiktaş Kaptanı İbrahim Üzülmez, Avrupa Liginde hedeflerinin final olduğunu söylerken, Ciddiyetimizi sahaya yansıtırsak bu kaliteli kadroyla finale kadar gidebiliriz. Türkiyeye çok güzel şeyler yaşatmak istiyoruz dedi.

İbrahim Üzülmez, Özel Çamlıca Coşkun İlköğretim Okulunda katıldığı panelde öğrencilerin sorularını yanıtladı. UEFA Avrupa Ligindeki şansları ile ilgili bir soru üzerine İbrahim Üzülmez, Zor rakipler var. Ama kimse (Beşiktaş finale gidemez) diyemez. Hedefimiz final. Tek tek maçları değerlendirmek gerekiyor. Dinamo Kiev çok tecrübeli bir takım. Herkes Manchester Cityyi düşünüyor. Ciddiye almazsanız Dinamo Kieve elenebiliriz. Ciddiyetimizi sahaya yansıtırsak bu kaliteli kadroyla finale kadar gidebiliriz. Türkiyeye çok güzel şeyler yaşatmak istiyoruz ifadelerini kullandı. HER ŞEYDEN ÖNEMLİSİ SAHA İÇİNDE TAKIM OLMALIYIZ Deneyimli futbolcu, şampiyonluk şansları ile ilgili bir soru üzerine de şunları söyledi: 14 puanlık fark az değil. Sadece Trabzonspor değil, önümüzde Bursaspor ve Fenerbahçe var. Futbolda kimse ikinci yarıda rakiplerimizin puan kaybetmeyeceğini düşünemez. Belki onlar da puan kaybedebilir. İyi kadromuz var ve iyi oyuncular takıma katıldı. İstikrar yakalamazsak, seri galibiyetler alamazsak işimiz zor olur. İlk yarıda herkes bizi favori görüyordu ama puan kayıpları yaşadık. Rakiplerimiz de yaşayabilir. Ligin ikinci yarısından umutlu olduğunu kaydeden İbrahim, Ama her şeyden önemlisi saha içinde takım olmalıyız. Bunu yaparsak ikinci yarı çok iyi şeyler olacaktır dedi. Q7 VE ÇETESİ Yeni transferlerle ilgili görüşlerinin sorulması üzerine Q7 ve çetesini mi soruyorsunuz diye espri yapan İbrahim Üzülmez, Futbolculukta yetenek önemli ama karakterin de iyi olması gerekiyor. Yeni gelenler karakter olarak da düzgün arkadaşlarımız. Sakatlığım nedeniyle takımla çalışamadığım için onlarla yemekler dışında çok fazla beraber olamadım ama ilk izlenimlerim iyi. Çok iyi oyuncular ve karakterleri de çok iyi ifadelerini kullandı. İbrahim Üzülmez, ligin ilk yarısındaki puan kayıpları nedeniyle hayal kırıklığı yaşadığını söyledi. İlk yarıda Beşiktaş gibi bir takımın bu kadar puan kaybı yaşamaması gerekiyordu diyen İbrahim, Bu nedenle hayal kırıklığı yaşadım ama ikinci yarı için umudumu koruyorum dedi. TRABZONSPOR ÇOK İSTİKRARLI Şampiyonluk yolundaki rakiplerini de değerlendiren İbrahim Üzülmez, şöyle devam etti: Trabzonspor çok istikrarlı. Şenol hocadan sonra büyük bir çıkış yaşadılar. Oyuncular arasındaki disiplin sahada görülüyor. Bu çok önemli. Yetenekli olmak önemli ama takım olmak daha önemli. Trazonspor bunu yaşadı. Tabii Bursaspor ve Fenerbahçeyi unutmamak gerekiyor. Bursaspor geçen sezon büyük bir başarı yakaladı. Onları tebrik ediyorum. Bursaspor da yarışın içinde olacak ve Fenerbahçe ile biz onları zorlayacağız diye düşünüyorum. DEL BOSQUE ÇOK SEVECEN VE BABACANDI İbrahim Üzülmez, çalıştığı teknik direktörler içinde en beğendiğinin hangisi olduğu sorusunu şöyle yanıtladı: Çok değerli teknik adamlarla çalıştım. Çok fazla ayrım yapmak istemiyorum ama Del Bosqueye çok büyük bir sevgimiz vardı. Hepsine saygı duyuyorum ama Del Bosque çok sevecen ve babacandı. Yenildiğimiz maçlarda bile gelip bize sarılıyordu. Onu İspanya Milli Takımında gördükçe eski günlere gidiyorum. Ondan çok şey öğrendim, bende büyük bir yeri var. İYİ NİYETLE MÜCADELE EDİYORUM Beşiktaş taraftarlarınca bu kadar sevilmesinin nedeninin ne olduğunu sorusuna İbrahim, İyi niyetimle mücadele ediyorum. Beşiktaş taraftarı çok büyük taraftar. Mücadele eden, istekli, agresif olan oyuncuyu seviyor. 11 yıldır Beşiktaştayım. Birçok arkadaşım geldi gitti. Saha içinde o hırsı, mücadeleyi taraftar görüyor. Beni sevmelerinin nedeni, o hırsı ve mücadeleyi sahada yansıtmam olduğunu düşünüyorum. Saha içinde mücadele edemeyeceğimi düşündüğüm zaman futbolu bırakırım şeklinde konuştu. İbrahim, diğer takım taraftarlarının da kendisini sevdiklerinin hatırlatılması üzerine, Saha dışındaki yaklaşım çok önemli. Saha dışındaki yaşantımıza dikkat edersek hangi takım taraftarı olursa olsun size saygı gösteriyor. Hiçbir kötü olaya mahal vermemek için dikkat ediyorum dedi. BEŞİKTAŞTA BIRAKACAĞIM Beşiktaştan başka bir takımda oynayıp oynamayacağı sorusuna, 37 yaşında mı? Yok ben Beşiktaşta çok mutluyum. Sevdiğim bir camia. Bu büyük camiada kaptanlık onurunu yaşadım. Sevdiğim bu camiada futbolu noktalamak istiyorum yanıtını verdi. İbrahim, futbola başladığı dönemle ilgili bir soru üzerine, Amatörde oynarken profesyonel takımdan teklif almıştım. Beni Gönenspor çağırmıştı. Çok heyecanlandım, gideceğim otobüsü karıştırdım. Ağabeyim sayesinde çok iyi Beşiktaşlı oldum. Maddi olarak sıkıntılar yaşasak da zaman zaman Kocaeliden maçlara geliyordum. Böylesine büyük bir takımda kaptanlık yapmak onuruna da ulaştım diye konuştu. Forvete çok transfer yapıldığının belirtilip, savunma için neden yapılmadığının sorulması üzerine İbrahim,
Samanyolu Haber
Son Dakika
18.01.2011
AvrupadafinaloynarızAvrupada final oynarız
Parayı değil, Beşiktaş'ı seçtim
Samanyolu Haber
16.01.2011
13:53
Beşiktaşın İspanyanın Atletico Madrid takımından transfer ettiği Simao Sabrosa, Siyah-Beyazlı takımın taraftarına, tesislerin ve ekip içindeki arkadaşlık ortamına övgüde bulundu.

Recorda konuşan Portekizli yıldıza, Portekiz spor gazetesi 3 tam sayfa ayırdı. Beşiktaşa şampiyonluk yaşamak için geldiğini vurgulayan Simao Sabrosa, Beklediğimden daha iyi bir takıma geldim. Beşiktaşa para için transfer olduğumu düşünüyorlar; ancak bu, benim için ilk sırada gelen bir şey değildi. Beşiktaşın bana sunduğu proje çok cazipti. Bunu para olarak kastetmiyorum. Benim önüme getirilen proje çok parlak ve yeni kapılar açacak bir projeydi. Para için olsaydı Beşiktaşa gelmezdim. ifadelerini kullandı. İspanyol temsilcisi Atletico Madride giderken kendine yazık ediyor dediklerini hatırlatan Simao şöyle devam etti: Atletico ile de çok önemli başarılara imza attım. 3 büyük kupa kaldırdım. Beşiktaş da bana yeni kapılar açacak ve başarılar getirecek. Para için olsa Beşiktaşa gelmezdim. BEŞİKTAŞIN ORGANİZE BİR TARAFTARI VAR Beşiktaşla sadece iki haftadır çalışmalara katıldığına değinen tecrübeli oyuncu, ilk izlenimlerini ise şöyle aktardı: Beşiktaşın çok güzel ve organize taraftarı var. Takımın çalışma ortamı ve tesisler tek kelimeyle mükemmel. Futbolcuların çalışmaları için her şey düşünülmüş. Maça hazır hale gelmeleri için rahat bir ortam oluşturulmuş. Türkiyeye gelmeden önce Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasarayın isimlerini bildiğini ancak Beşiktaşın bu kadar düzenli ve organize olabileceğini tahmin edemediğine dikkat çeken deneyimli isim, Çalışma alanları çok güzel. Yemek uzmanından tutun da sizin için her türlü detay düşünülmüş. En dikkat çekici durum ise takım içindeki ilişkilerin düzgün olması. şeklinde konuştu. Portekizde futbolculara 30una gelince yaşlı gözüyle bakıldığını anlatan Simao, Ben 39-40 yaşına kadar oynamak istiyorum. Futbolu bırakırsam Portekizde bırakmak istiyorum. Hangi takım olacağını bilemem ama en son Benfica beni istemişti. Benficada başkanla, yönetimle, herkesle aram çok iyi. Gelebilecek durumda olmama rağmen bir teklif gelmedi. değerlendirmesinde bulundu. Dünyanın önemli yıldızlarıyla beraber oynadığını, bunların en iyilerinin Messi ve Cristiano Ronaldo olduğuna işaret eden Simao, Barcelona mı, Real Madrid mi? sorusuna, İkisi birden. cevabını verdi. Başarılı oyuncu, İstanbulu çok sevdiğini de sözlerine ekledi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
16.01.2011
ParayıdeğilBeşiktaşıseçtimParayı değil Beşiktaşı seçtim
Gökçek'ten 23 Nisan espirisi
Samanyolu Haber
13.01.2011
10:03
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, twitterda vatandaşla buluşmaya devam ediyor.

Gece yarılarına kadar bilgisayar başında vatandaşlarla irtibat kuran Gökçek, onların sorularına cevap verirken, bazılarıyla da telefonda görüşüyor. Gece 01.00de bilgisayar başında Herkese iyi geceler, sohbete hazırım. Mesajlarınızı bekliyorum yazıyısıyla twitter kullanıcılarının karşısına çıkan Gökçek, 4 saat süren twitter kullanımının sonunda Bu gecelik bu kadar. Yarın erkenden ayakta olmamız lazım. En güzel geceler sizinle olsun. dedi. Gökçek, twitter kullanıcılarından 20 erkek ve 20 bayan ile yemekli sohbet için bir araya gelecek. Twitter kullanıcıları, Ankara Büyükşehir Belediyesinin özel kalemine isim ve iletişim bilgilerini bırakarak, pazar günü öğleden sonra yemekte bir araya gelecek. Gökçek, twitter hesabından cumartesi günü söz konusu 40 kişiye özel kalemin ulaşacağını ve yemeğin yenileceği yeri bildireceğini duyurdu. Öte yandan Gökçek, Bursa İnegöle bağlı Yenice beldesinde yaşayan Güler ailesinin yanlış iğne sonucu sağlık sorunları yaşayan 17 yaşındaki kızlarına da yardım edecek. Söz konusu kişinin kız kardeşiyle twitter üzerinden görüşen Gökçek, daha sonra telefon ile aile bireyleriyle görüşerek, hastane masraflarının karşılanması noktasında yarımcı olacağının sözünü verdi. - Hizmetler bu dönem yavaşladı mı? Bir sonraki dönem aday mısınız? Çelik gibisiniz ama metal yorgunluğu diye birşey var. Yavaşlar mı? 2011de size inanılmaz sürprizlerimiz var... Ankara 7. aydan itibaren bir başka olacak inşallah. Saygılar... - Hep övgüleri RT yapiyorsunuz. Ya eleştiriler? Direk mahkemeye mi? :) Ben eleştirilerimi genellikle televizyondan yaparım... Mahkemeye ancak bana hakaret ve iftira atanları veririm... -Sizle aynı dönem belediye başkanı olanlar başbakan oldu, cumhurbaşkanı oldu, siz de başbakan olmak istiyor musunuz? Allah izin verirse bir dönem daha belediye başkanlığı yapmak istiyorum... - Başkanım, Adliye ile Cumhurbaşkanlığı Senfonu Orkestrası arasında kalan boş alana tarihi bir yapı, belediye başkanlğı binası hayal ediyorum. Ben oraya çok büyük bir yeşil alan hayal ettim. Ancak Sayın Demirelin başkanlık yaptığı Milli Komite ısrarla oraya senfoni orkestra binası istedi. - Başkanım saygılar, Ankaragücü meselesi ne oldu, Mehmet Çakırı da kaptırdık Trabzona, ne oluyor başkanım yaa.. Bugün GSdan Serdar Özkanı transfer ettiler... Bir bomba da duyduğuma göre yarın patlatacaklarmış.. Ankaragüçlüler yeni ismi duyunca inanılmaz sevinecekler... - Sayın başkan, belediyenin futbola ayırdığı bütçe ile atletizm (veya güzel sanatlara) ayırdığı bütce arasındaki fark ne kadar? Belediyemizin üç takımı var. Büyükşehir Belediye Spor, ASKİ Spor, EGO Spor... 20 ayrı branşta 2 bin amatör oyuncu var. Futbola bir kuruş harcanmıyor. Diğer branşlarda yüzlerce dünya, avrupa ve Türkiye şampiyonumuz var... - Egemen Bey, Melih Beyi takip ediyor musunuz? Bir tlf uzakta. Sizden de halka daha yakın olmanızı bekliyoruz. @Egemen_Bagis @06melihgokcek @senolozcakici @Egemen_Bagis Egemen, bakanlarımız arasında en sosyal olanlardan biridir..Lütfen Egemene haksızlık etmeyelim...Saygılar... - @06melihgokcek radyoda değil de şöyle bir gün yüzyüze konuşalım istiyorum ya topla sen sizinkileri ben de bizimkileri ? Bizimkileri biliyorum da sizinkiler kim? :) - Geçinmenin mümkün olmadığı bugünler geçici mi? Hayat geçici, yıllar geçici...Değil ki günler geçici olmasın...Saygılar... - Başkanım ne zaman süper güç olacağız. Çok yakında inşallah...AK Parti ülkeyi süper güç yapma yolunda büyük adımlar atıyor.. Muhalifler bu sözlerime kızsa da gerçek bu... - Sayın İ.Melih; CHP Gençlik Kolları her seferinde esprili bir şekilde canınızı yakıyor gibi @06melihgokcek GOKCEK bu neee? Tam tersi..Yaptıklarını hep yüzlerine gözlerine bulaştırıyorlar...En son duvarları kirletirken suç üstü yakalandılar... - Biri Melih Gökçeki durdursun Niye? Ne oldu? Sohbetimize katılması için kimseyi zorlamıyoruz ki. Ama inanıyorum ki bir süre sonra sen de bu sohbete müptela olacaksın. - Burası siyasi platformunuz değil Sayın Gökçek! Başkan olarak halkı dinlemek için burda değil misiniz öyle demiştiniz? Sevgili Engin hem dinliyor, hem sohbet ediyor, bazen de siyasi yorum yapıyoruz...İstersen okuma...Saygılar - Takipçilerinizin yarısı Kılıçdaroğlu seçmeni biliyorsunuz değil mi ? Elbette olacak. Diyalog kuracağız. Birbirimizi daha yakından tanıyacağız. Zaman zaman tartışacağız. Ama bir süre sonra Kılıçdaroğlunu benden dinledikçe yanlış yaptıklarını anlayıp kanaatlerini değiştirecekler. Buna yürekten inanıyorum. Saygılarımla.
Samanyolu Haber
Son Dakika
13.01.2011
Gökçekten23NisanespirisiGökçekten 23 Nisan espirisi
Gökçek, Twitter'ı sevdi
Samanyolu Haber
13.01.2011
10:03
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, sosyal paylaşım ortamlarından twitterla vatandaşla buluşmaya ve onlarla yazışmaya devam ediyor.

Gece yarılarına kadar bilgisayar başında vatandaşlarla irtibat kuran Gökçek, onların sorularına cevap verirken, bazılarıyla da telefonda görüşüyor. Gece 01.00de bilgisayar başında Herkese iyi geceler, sohbete hazırım. Mesajlarınızı bekliyorum yazıyısıyla twitter kullanıcılarının karşısına çıkan Gökçek, 4 saat süren twitter kullanımının sonunda Bu gecelik bu kadar. Yarın erkenden ayakta olmamız lazım. En güzel geceler sizinle olsun. dedi. Gökçek, twitter kullanıcılarından 20 erkek ve 20 bayan ile yemekli sohbet için bir araya gelecek. Twitter kullanıcıları, Ankara Büyükşehir Belediyesinin özel kalemine isim ve iletişim bilgilerini bırakarak, pazar günü öğleden sonra yemekte bir araya gelecek. Gökçek, twitter hesabından cumartesi günü söz konusu 40 kişiye özel kalemin ulaşacağını ve yemeğin yenileceği yeri bildireceğini duyurdu. Öte yandan Gökçek, Bursa İnegöle bağlı Yenice beldesinde yaşayan Güler ailesinin yanlış iğne sonucu sağlık sorunları yaşayan 17 yaşındaki kızlarına da yardım edecek. Söz konusu kişinin kız kardeşiyle twitter üzerinden görüşen Gökçek, daha sonra telefon ile aile bireyleriyle görüşerek, hastane masraflarının karşılanması noktasında yarımcı olacağının sözünü verdi. GÖKÇEKİN TWİTTERDAKİ İKİNCİ GÜN SOHBETLERİ - Hizmetler bu dönem yavaşladı mı? Bir sonraki dönem aday mısınız? Çelik gibisiniz ama metal yorgunluğu diye birşey var. Yavaşlar mı? 2011de size inanılmaz sürprizlerimiz var... Ankara 7. aydan itibaren bir başka olacak inşallah. Saygılar... - Hep övgüleri RT yapiyorsunuz. Ya eleştiriler? Direk mahkemeye mi? :) Ben eleştirilerimi genellikle televizyondan yaparım... Mahkemeye ancak bana hakaret ve iftira atanları veririm... -Sizle aynı dönem belediye başkanı olanlar başbakan oldu, cumhurbaşkanı oldu, siz de başbakan olmak istiyor musunuz? Allah izin verirse bir dönem daha belediye başkanlığı yapmak istiyorum... - Başkanım, Adliye ile Cumhurbaşkanlığı Senfonu Orkestrası arasında kalan boş alana tarihi bir yapı, belediye başkanlğı binası hayal ediyorum. Ben oraya çok büyük bir yeşil alan hayal ettim. Ancak Sayın Demirelin başkanlık yaptığı Milli Komite ısrarla oraya senfoni orkestra binası istedi. - Başkanım saygılar, Ankaragücü meselesi ne oldu, Mehmet Çakırı da kaptırdık Trabzona, ne oluyor başkanım yaa.. Bugün GSdan Serdar Özkanı transfer ettiler... Bir bomba da duyduğuma göre yarın patlatacaklarmış.. Ankaragüçlüler yeni ismi duyunca inanılmaz sevinecekler... - Sayın başkan, belediyenin futbola ayırdığı bütçe ile atletizm (veya güzel sanatlara) ayırdığı bütce arasındaki fark ne kadar? Belediyemizin üç takımı var. Büyükşehir Belediye Spor, ASKİ Spor, EGO Spor... 20 ayrı branşta 2 bin amatör oyuncu var. Futbola bir kuruş harcanmıyor. Diğer branşlarda yüzlerce dünya, avrupa ve Türkiye şampiyonumuz var... - Egemen Bey, Melih Beyi takip ediyor musunuz? Bir tlf uzakta. Sizden de halka daha yakın olmanızı bekliyoruz. @Egemen_Bagis @06melihgokcek @senolozcakici @Egemen_Bagis Egemen, bakanlarımız arasında en sosyal olanlardan biridir..Lütfen Egemene haksızlık etmeyelim...Saygılar... - @06melihgokcek radyoda değil de şöyle bir gün yüzyüze konuşalım istiyorum ya topla sen sizinkileri ben de bizimkileri ? Bizimkileri biliyorum da sizinkiler kim? :) - Geçinmenin mümkün olmadığı bugünler geçici mi? Hayat geçici, yıllar geçici...Değil ki günler geçici olmasın...Saygılar... - Başkanım ne zaman süper güç olacağız. Çok yakında inşallah...AK Parti ülkeyi süper güç yapma yolunda büyük adımlar atıyor.. Muhalifler bu sözlerime kızsa da gerçek bu... - Sayın İ.Melih; CHP Gençlik Kolları her seferinde esprili bir şekilde canınızı yakıyor gibi @06melihgokcek GOKCEK bu neee? Tam tersi..Yaptıklarını hep yüzlerine gözlerine bulaştırıyorlar...En son duvarları kirletirken suç üstü yakalandılar... - Biri Melih Gökçeki durdursun Niye? Ne oldu? Sohbetimize katılması için kimseyi zorlamıyoruz ki. Ama inanıyorum ki bir süre sonra sen de bu sohbete müptela olacaksın. - Başbakan olsaydınız Kemal Kılıçdaroğlunu yardımcınız yapar mıydınız :)) Belki birileri kızacak ama 23 Nisan bayramında bile 5 dakikalığına koltuğu ona vermezdim... - Burası siyasi platformunuz değil Sayın Gökçek! Başkan olarak halkı dinlemek için burda değil misiniz öyle demiştiniz? Sevgili Engin hem dinliyor, hem sohbet ediyor, bazen de siyasi yorum yapıyoruz...İstersen okuma...Saygılar - Takipçilerinizin yarısı Kılıçdaroğlu seçmeni biliyorsunuz değil mi ? Elbette olacak. Diyalog kuracağız. Birbirimizi daha yakından tanıyacağız. Zaman zaman tartışacağız. Ama bir süre sonra Kılıçdaroğlunu benden dinledikçe yanlış yaptıklarını anlayıp kanaatlerini değiştirecekler. Buna yürekten inanıyorum. Saygılarımla.
Samanyolu Haber
Son Dakika
13.01.2011
GökçekTwitterısevdiGökçek Twitterı sevdi
Gökçek, twitter'ı sevdi
Samanyolu Haber
13.01.2011
09:56


Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, sosyal paylaşım ortamlarından twitterla vatandaşla buluşmaya ve onlarla yazışmaya devam ediyor. Gece yarılarına kadar bilgisayar başında vatandaşlarla irtibat kuran Gökçek, onların sorularına cevap verirken, bazılarıyla da telefonda görüşüyor. Gece 01.00de bilgisayar başında Herkese iyi geceler, sohbete hazırım. Mesajlarınızı bekliyorum yazıyısıyla twitter kullanıcılarının karşısına çıkan Gökçek, 4 saat süren twitter kullanımının sonunda Bu gecelik bu kadar. Yarın erkenden ayakta olmamız lazım. En güzel geceler sizinle olsun. dedi. Gökçek, twitter kullanıcılarından 20 erkek ve 20 bayan ile yemekli sohbet için bir araya gelecek. Twitter kullanıcıları, Ankara Büyükşehir Belediyesinin özel kalemine isim ve iletişim bilgilerini bırakarak, pazar günü öğleden sonra yemekte bir araya gelecek. Gökçek, twitter hesabından cumartesi günü söz konusu 40 kişiye özel kalemin ulaşacağını ve yemeğin yenileceği yeri bildireceğini duyurdu. Öte yandan Gökçek, Bursa İnegöle bağlı Yenice beldesinde yaşayan Güler ailesinin yanlış iğne sonucu sağlık sorunları yaşayan 17 yaşındaki kızlarına da yardım edecek. Söz konusu kişinin kız kardeşiyle twitter üzerinden görüşen Gökçek, daha sonra telefon ile aile bireyleriyle görüşerek, hastane masraflarının karşılanması noktasında yarımcı olacağının sözünü verdi. GÖKÇEKİN TWİTTERDAKİ İKİNCİ GÜN SOHBETLERİ - Hizmetler bu dönem yavaşladı mı? Bir sonraki dönem aday mısınız? Çelik gibisiniz ama metal yorgunluğu diye birşey var. Yavaşlar mı? 2011de size inanılmaz sürprizlerimiz var... Ankara 7. aydan itibaren bir başka olacak inşallah. Saygılar... - Hep övgüleri RT yapiyorsunuz. Ya eleştiriler? Direk mahkemeye mi? :) Ben eleştirilerimi genellikle televizyondan yaparım... Mahkemeye ancak bana hakaret ve iftira atanları veririm... -Sizle aynı dönem belediye başkanı olanlar başbakan oldu, cumhurbaşkanı oldu, siz de başbakan olmak istiyor musunuz? Allah izin verirse bir dönem daha belediye başkanlığı yapmak istiyorum... - Başkanım, Adliye ile Cumhurbaşkanlığı Senfonu Orkestrası arasında kalan boş alana tarihi bir yapı, belediye başkanlğı binası hayal ediyorum. Ben oraya çok büyük bir yeşil alan hayal ettim. Ancak Sayın Demirelin başkanlık yaptığı Milli Komite ısrarla oraya senfoni orkestra binası istedi. - Başkanım saygılar, Ankaragücü meselesi ne oldu, Mehmet Çakırı da kaptırdık Trabzona, ne oluyor başkanım yaa.. Bugün GSdan Serdar Özkanı transfer ettiler... Bir bomba da duyduğuma göre yarın patlatacaklarmış.. Ankaragüçlüler yeni ismi duyunca inanılmaz sevinecekler... - Sayın başkan, belediyenin futbola ayırdığı bütçe ile atletizm (veya güzel sanatlara) ayırdığı bütce arasındaki fark ne kadar? Belediyemizin üç takımı var. Büyükşehir Belediye Spor, ASKİ Spor, EGO Spor... 20 ayrı branşta 2 bin amatör oyuncu var. Futbola bir kuruş harcanmıyor. Diğer branşlarda yüzlerce dünya, avrupa ve Türkiye şampiyonumuz var... - Egemen Bey, Melih Beyi takip ediyor musunuz? Bir tlf uzakta. Sizden de halka daha yakın olmanızı bekliyoruz. @Egemen_Bagis @06melihgokcek @senolozcakici @Egemen_Bagis Egemen, bakanlarımız arasında en sosyal olanlardan biridir..Lütfen Egemene haksızlık etmeyelim...Saygılar... - @06melihgokcek radyoda değil de şöyle bir gün yüzyüze konuşalım istiyorum ya topla sen sizinkileri ben de bizimkileri ? Bizimkileri biliyorum da sizinkiler kim? :) - Geçinmenin mümkün olmadığı bugünler geçici mi? Hayat geçici, yıllar geçici...Değil ki günler geçici olmasın...Saygılar... - Başkanım ne zaman süper güç olacağız. Çok yakında inşallah...AK Parti ülkeyi süper güç yapma yolunda büyük adımlar atıyor.. Muhalifler bu sözlerime kızsa da gerçek bu... - Sayın İ.Melih; CHP Gençlik Kolları her seferinde esprili bir şekilde canınızı yakıyor gibi @06melihgokcek GOKCEK bu neee? Tam tersi..Yaptıklarını hep yüzlerine gözlerine bulaştırıyorlar...En son duvarları kirletirken suç üstü yakalandılar... - Biri Melih Gökçeki durdursun Niye? Ne oldu? Sohbetimize katılması için kimseyi zorlamıyoruz ki. Ama inanıyorum ki bir süre sonra sen de bu sohbete müptela olacaksın. - Başbakan olsaydınız Kemal Kılıçdaroğlunu yardımcınız yapar mıydınız :)) Belki birileri kızacak ama 23 Nisan bayramında bile 5 dakikalığına koltuğu ona vermezdim... - Burası siyasi platformunuz değil Sayın Gökçek! Başkan olarak halkı dinlemek için burda değil misiniz öyle demiştiniz? Sevgili Engin hem dinliyor, hem sohbet ediyor, bazen de siyasi yorum yapıyoruz...İstersen okuma...Saygılar - Takipçilerinizin yarısı Kılıçdaroğlu seçmeni biliyorsunuz değil mi ? Elbette olacak. Diyalog kuracağız. Birbirimizi daha yakından tanıyacağız. Zaman zaman tartışacağız. Ama bir süre sonra Kılıçdaroğlunu benden dinledikçe yanlış yaptıklarını anlayıp kanaatlerini değiştirecekler. Buna yürekten inanıyorum. Saygılarımla.
Samanyolu Haber
Son Dakika
13.01.2011
GökçektwitterısevdiGökçek twitterı sevdi
Necati Galatasaray'a gidecek mi?
Samanyolu Haber
11.01.2011
13:38
Antalyaspor Teknik Direktörü Mehmet Özdilek, Necati Ateşin Galatasaraya transferi konusunda açıklama yaptı.

Medicalpark Antalyaspor Teknik Direktörü Mehmet Özdilek, Necati Ateşin Galatasaraya transferinin bir hafta önce kapandığını, bundan sonra Necatiyi verme şanslarının bulunmadığını söyledi. Mehmet Özdilek, yaptığı açıklamada, Necati Ateşin Galatasaraya transferinin artık söz konusu olmadığını bildirdi. Necatinin artık sarı-kırmızılı ekibe gitmeyeceğini belirten Özdilek, Necatinin transfer defteri kapanalı bir hafta oldu. Bundan sonra Necatiyi verme şansımız yok. Necati bizim için önemli bir oyuncu dedi. Özdilek, Erhan Güvenin transferi konusunun da Beşiktaş kulübünün herhangi bir atakta bulunmaması yüzünden askıda kaldığını söyledi. Takıma yeni katılan 3 oyuncunun hem kişilikleri, hem oyuncu yapılarıyla Antalyaspora katkı sağlayacağına değinen Özdilek, Ali Turan, Mehmet Yılmaz ve İbrahim Dağaşan, bu ligin önemli futbolcularıdır. Fiziksel anlamda ufak tefek sıkıntıları var, ama zaman içinde hallolacak bir şey. 3 futbolcu takıma yararlı olacaktır. Takip ettiğimiz çok oyuncu var. Ama devre arası 3 futbolcu yeterli. Ara transferimiz bitti, 3 oyuncu transferi yeterli diye konuştu. Bünyelerinde 18 futbolcu bulunduğunu anlatan Özdilek, ikinci yarı zor geçeceği için bütün oyunculara ihtiyaç duyduğunu, oyunculara teklif geldiğinin söylendiğini, ama hiçbir futbolcunun ayrılmasından yana olmadığını kaydetti. Süper Lige Fenerbahçe maçı mağlubiyeti ile başladıklarını hatırlatan Özdilek, şunları söyledi: Futbolda her şey var. Hiçbir işin garantisi yok. Bizim felsefemiz hazırlık maçı da lig maçı da kupa maçı da olsa hep kazanmaktır. Ama ikinci yarı yoğun bir sürece gireceğiz. 18inde Galatasaray ile kupa, 22sinde Fenerbahçe ile lig, çarşamba Denizli, sonra Sivasspor ve Trabzonspor maçları var. Yoğun bir periyota giriyoruz. O periyotu kaldıracak oyuncu kadrosuna sahibiz. Lige Fenerbahçe mağlubiyeti ile başladık. Ziraat Türkiye Kupasında yenildik. Kupada yenilgi olabilir. Bu tür sonuçları sadece biz yaşamıyoruz. Bu ligin önemli takımlarından biri olan Gaziantepspora 10 kişi kalarak kaybettik. Kupada iki maç var, Galatasaray ve Denizlispor. Önce bu maçları kazanmak istiyoruz. Ligde de bu ligin önemli takımlarından biri olan Fenerbahçe maçı ile başlayacağız. Biz felsefede, düşüncede, yapıda bir fark uygulamayacağız. Her maç, her müsabaka kazanılmalı. Dolayısıyla maça o düşünce ile çıkacağız. Kolay mı, hiçbir maç kolay değil. Rakip kim olursa olsun, önemli olan sizin saha içindeki performansınızdır, oyunu ne kadar elinde tuttuğundur. Antalya Cupta ciddi rakiplere karşı oynadıklarına işaret eden Özdilek, bu maçlara hazırlık maçı olarak baktıklarını, oyuncuları görme açısından devre arası maçların önemli olduğunu ifade etti. Özdilek, Antalya Cupta başarılı bir oyun sergileyen Hüseyinin gelecek vaat eden bir oyuncu olduğunu, ancak Hüseyinin genç oluşunun ona farklı bakmalarını gerektirmediğini, kadroda düşündükleri yetenekli oyunculardan biri ve hem kişilik hem yetenek olarak bu seviyede kalabilecek bir oyuncu olduğunu sözlerine ekledi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
11.01.2011
NecatiGalatasarayagidecekmi?Necati Galatasaraya gidecek mi?
Bursa'yı Barça gibi yapacağım
Samanyolu Haber
11.01.2011
10:32
Trabzonsporun açtığı yoldan yürüyerek Bursasporu şampiyon yapan Ertuğrul Sağlam, Türk futbolunda yeni bör döneme imza attı..

Mütevazı bütçeli takımını zorlu bir yarışın ardından Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş gibi dev bütçeli ekiplerin önünde zirveye taşıyarak adını tarihe altın harflerle yazdırdı. Adım adım ilerlediği teknik adamlık döneminde kazandığı başarılarla Türk antrenörlerine güven aşıladı. Bugün ligde 18 kulüpten 16sını Türk hocalarının çalıştırmasında onun payı çok büyük. Yetenekli taktisyenle Antalya kampında hedeflerini, Bursanın bugününü ve geleceğini konuştuk... Birçok kulüp devre arasında yeniden takım oluşturmak için çalışıyor. Peki Bursasporun durumu nedir? Geçen yıl şampiyon olan kadromuzu aynen koruduk. Bu yüzden oturmuş bir oyuncu kadromuz var. Şu anda tamamen ligin ikinci yarısının hazırlıklarını yapıyoruz. Bütün oyuncularımız izinden vaktinde döndü. Bu da disiplin açısından ne kadar iyi bir takım olduğumuzu gösteriyor. Sakat oyuncumuz Ali Tandoğan da yakında takımla birlikte çalışacak. İnşallah iyi bir hazırlık devresi geçirip Spor Toto Süper Lig ve Ziraat Türkiye Kupası maçlarına hazır hale geleceğiz. Bu sezon Süper Ligde ve Şampiyonlar Liginde farklı bir görüntü çizmenizin sebebi nedir? Açıkçası sezon başında Şampiyonlar Ligi gruplarından çıkacak bir planlama yapamadık. Maalesef transferlerimizi Devler Ligi için değil, Türkiye için gerçekleştirebildik. Buna rağmen Avrupada çok iyi mücadele etmek istedik. Aslında Glasgow Rangers ve Manchester United maçlarında kötü oynamadık. Savunmada iyi değildik; ancak ofansif anlamda etkili olduk. Bu yüzden Şampiyonlar Liginin çok kötü geçtiğini söyleyemem. Devler arenasına mütevazı bir bütçe ile takım kurduk. Bu açıdan baktığımızda ortaya çıkan sonuç kötü değil. Şampiyonlar Liginde golcü sıkıntısı yaşadınız mı? Şampiyonlar Ligi zor bir arena. İyi oynadığımız maçlarda kolay gol pozisyonlarını değerlendiremedik. Aslında iyi bir golcü ile farklı sonuçlar elde edebilirdik. Geçen yıl gol krallığı listesinde hiç oyuncumuz yoktu. Gol yükü bütün takıma dağıldı. Hatta kalecimiz bile bu yükü omuzladı. Bu, takım için çok avantajlı oldu. Çünkü bir oyuncuya gol sorumluluğu yüklemek sıkıntılı olabiliyor. Ama bazen de çok yetenekli bir golcü, işimizi daha da kolaylaştırabilir. Valencia maçından sonra istifayla ilgili polemik oldu. Sanırım bu, oyuncular üzerinde bir taktikti... Aslında ben Şampiyonlar Ligindeki kötü sonuçları üzerime alarak oyuncularımızı baskıdan kurtarmaya çalıştım. Bunu yaparken gerekirse istifa ederdim. İnanın o anda şartlar onu gerektirseydi hiç düşünmeden yapardım. Beşiktaş gibi bir takımdan istifa ederken hiç çekinmedim. Ben takımın lideriyim ve lider olarak da o sorumluluğu üzerime aldım. Bu sözlerin ardından hem halkımızda hem de taraftarlar arasında inanılmaz bir bütünlük oluştu ve bu takıma olumlu yansıdı. Vizyonu olan bir teknik adamsınız. Gelecek yıl Bursasporu Devler Liginde farklı görebilir miyiz? Biz bu yılı geçiş sezonu olarak değerlendirdik. Eğer bu sene de Şampiyonlar Ligine katılabilirsek herkes farklı bir Bursaspor görecek. Büyük hedefleri yakalamak için ciddi paralar harcayarak kaliteli bir kadro kuracağız. Real Madrid her yıl yıldız oyuncu transfer ederken Barcelona altyapıdan gelen oyuncularıyla tam bir sistem takımı oldu. Siz R.Madrid mi yoksa Barcelona gibi mi olmak istersiniz? Barcelona gibi olmayı çok daha doğru buluyorum. Bizim de aslında böyle bir yapımız var. Antrenmanda tam 12 tane altyapı orijinli oyuncumuz var. Sercan Yıldırım, Bekir Ozan ile Volkan Şenin yanına yavaş yavaş Serdar Aziz ile İsmail Aktan gibi isimleri kadroya kazandırıyoruz. Takımın hepsini altyapıdan oluşturamayız belki; ancak altyapıdan çok fazla oyuncu kullanan bir takım olmak istiyoruz. Kendi başarısını kendi ürettiği oyunculardan elde eden bir kulüp olmaya çalışıyoruz. Bireysel olarak önümüzdeki yılların planını yaptınız mı? En büyük hedefim uzun yıllar Bursasporu çalıştırmak. Teknik adamlık hayallerimden bir tanesi de Avrupada bir takımın başında bulunmaktı. Bunu zaten her fırsatta dile getiriyordum. Şu anda Avrupa hedefimi bir kenara koydum. Amacım Bursasporu bir Avrupa takımı haline getirmek. Şu anda kulüp olarak borcumuz yok. Oyunculara ödemeler zamanında yapılıyor. Gelirlerimiz bir hayli arttı. Takım belirli bir kalite seviyesini yakaladı. Doğru transferler yaparsak daha iyi bir takım oluştururuz. Bunların yanında Bursa tam bir futbol şehri. Yeni bir stat projemiz var. Bütün bunlar devreye girdiğinde Bursasporun çok kısa zamanda Avrupanın çok önemli bir takımı olacağını düşünüyorum. Şampiyon bir teknik adam olmak size ne gibi sorumluluklar yükledi? Bir Türk teknik adam olarak şampiyonluk sevinci yaşamak çok önemliydi. Her antrenörün en büyük hedefi bir Anadolu takımıyla şampiyonluk yaşamaktı. Bu büyük onuru ben yaşadım. Tabii bu durum bana farklı sorumluluklar da yükledi. Öncelikle bu başarıyı istikrarlı hale getirmek istiyorum. Bunun için ekibimle geçen y
Samanyolu Haber
Son Dakika
11.01.2011
Bursayı/">BursaBarçagibiyapacağımBursayı-Barça-gibi-yapacağım/">Bursayı Barça gibi yapacağım
Toplam "122" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti