Habergec.Com Aranan Kelimeler:yetimhane Değerlendirme: 10 / 10 442200
habergec.com
23.08.2014 Cumartesi
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

yetimhane

Arakan Müslümanlarına "Cansuyu" yardımı - COX S
Haberler.com
06.07.2014
06:15
Cansuyu Yardımlaşma Derneği ekibi, Arakan Müslümanlarına ramazan yardımları kapsamında Bangladeşte yetimhane ve medreselere insan yardımda bulundu.
Haberler.com
Son Dakika
06.07.2014
ArakanMüslümanlarınaCansuyuyardımı-COXSArakan Müslümanlarına Cansuyu yardımı - COX S
Arakan Müslümanlarına "Cansuyu" yardımı - COX S
Haberler.com
06.07.2014
06:07
Cansuyu Yardımlaşma Derneği ekibi, Arakan Müslümanlarına ramazan yardımları kapsamında Bangladeşte yetimhane ve medreselere insan yardımda bulundu.
Haberler.com
Güncel
06.07.2014
ArakanMüslümanlarınaCansuyuyardımı-COXSArakan Müslümanlarına Cansuyu yardımı - COX S
Arakan Müslümanlarına "Cansuyu" yardımı
Haber3
06.07.2014
01:22
Arakan

Cansuyu ekibi ramazan yardımları kapsamında Bangladeşteki yetimhane ve medreselere insani yardımda bulundu

Haber3
Son Dakika
06.07.2014
ArakanMüslümanlarınaCansuyuyardımıArakan Müslümanlarına Cansuyu yardımı
Arakan Müslümanlarına "Cansuyu" Yardımı
Haberler.com
06.07.2014
01:22
Cansuyu ekibi ramazan yardımları kapsamında Bangladeşteki yetimhane ve medreselere insani yardımda bulundu.
Haberler.com
Son Dakika
06.07.2014
ArakanMüslümanlarınaCansuyuYardımıArakan Müslümanlarına Cansuyu Yardımı
Arakan Müslümanlarına "Cansuyu" Yardımı
Haberler.com
06.07.2014
01:16
Cansuyu ekibi ramazan yardımları kapsamında Bangladeşteki yetimhane ve medreselere insani yardımda bulundu.
Haberler.com
Güncel
06.07.2014
ArakanMüslümanlarınaCansuyuYardımıArakan Müslümanlarına Cansuyu Yardımı
Kilise bahçesinde 796 bebek cesedi
Zaman
05.06.2014
02:30
İrlanda’nın batısındaki bir kasabada bulunan kilisenin bahçesinde 796 bebek cesedi bulundu.İddiaya göre 1925 ve 1961 yılları arasında hizmet veren kilisenin yakınında bir yetimhane vardı. Bu yetimhane, kilise tarafından yönetiliyordu. Evlilik dışı hamile kalan kadınlar, doğum yaptıktan sonra çocuklarını bu yetimhaneye bırakıyordu. Ayrıca kilisede günah çıkarmalarının ardından papazın önerdiği kefareti ödüyorlardı. Kimi bebekler sağlıklı olduğu için satılırken, kimileri de iyi bakılmadığı için hayatını kaybediyordu. Ölen bebekler, kilise ve yetimhanenin bahçesindeki çukura gömülüyordu. Ne bir mezar taşı ne de bir tabutun olduğu ‘sözde’ mezarlık, tarihçi Catherine Corless tarafından gün yüzüne çıkarıldı. Washington Post gazetesindeki yetkililer ile telefon görüşmesi yapan Corless, ölü bebeklerin kemiklerinin hala orada olduğunu söyledi. Olayın aydınlatılması için çaba sarf eden Corless, bunun yanı sıra 796 bebek için anıt mezarlık yapılmasını talep etti. Ülkedeki kilisenin önde gelen isimleri, olaydan haberdar olmadıklarını söyledi. Ancak konuyla ilgili yürütülecek çalışmalara her türlü desteği verebileceklerini belirtti. Olayla ilgili bir çalışma da başlatılmış durumda.
Zaman
Dünya
05.06.2014
Kilisebahçesinde796bebekcesediKilise bahçesinde 796 bebek cesedi
1 Şiir 1 Yetim dediler 11 yetimhane açtılar
Zaman
27.05.2014
14:08
‘Yetime uzanan yardım elinin Allah katında ehemmiyeti büyüktür’ diyerek yola çıkan Kimse Yok mu Derneği ve Yağmur Dergisi’nin öncülüğünde ortaya çıkarılan “Göklerin Titreyişi” albümü meyvesini verdi.Binlerce yetimin yüzünü güldüren proje sayesinde Somali’den Sudan’a, Burundi’den Bangladeş’e kadar 7 ülkede 11 yetimhane açıldı. Albüm gelirleri ile başta Afrika olmak üzere birçok ülkede eğitim ve sağlık masrafları karşılanan yetimler için birçok yetimhane tamir edildi.Dünya çocuklarının, barınma ve eğitim ihtiyacını karşılayacak bir yetimhane için yola çıkan Yağmur şairleri, başlattığı sosyal sorumluluk projesinde ünlü isimleri bir araya getirdi. Bedirhan Gökçe, İkbal Gürpınar, Asım Yıldırım, Emrah Yardımcı, Saniye Öztürk, Dursun Ali Erzincanlı, İnanç Ömer Benlioğlu, Ahmet Bozkuş gibi isimler albüm tanıtımı için yurtiçi ve yurtdışındaki birçok konser sayesinde sevenleri ile buluştu. İstanbul’da başlayıp Yalova’da sona eren programlar kapsamında birçok ilde konser yapıldı. Özel kuruluşlarında destek verdiği projeye ilgi de büyük oldu. 100 bin şiir CD’sinin basılıp ücretsiz dağıtıldığı projeye sanatçı İkbal Gürpınar da bir yetimhane bağışladı.Ünlü isimlerin sesinden şiirFethullah Gülen Hocaefendi’nin bir şiirinin de seslendirildiği albüme şiirleriyle destek veren şairler arasında; Yavuz Bülent Bakiler, Bülent Gündoğan, Yaşar Beçene, Hasan Çağlayan, Ziya Paşa Akyürek, Kalender Yıldız, Ali Osman Dönmez, Mustafa Uçurum, İbrahim Sadri, Serdem Coşkun, Hüseyin Say ve Emrah Eker gibi isimler yer alıyor. Albümdeki şiirleri, seslerini yakından tanıdığımız usta yorumcular seslendirdi. Bedirhan Gökçe, Serdar Tuncer, Talha Bora Öge, Reha Yeprem, Gökmen, Umut Mürare, İbrahim Sadri ve Mesut Baran, şiirlere sesleri ile renk kattı.
Zaman
Ana Sayfa
27.05.2014
1Şiir1Yetimdediler11yetimhaneaçtılar1 Şiir 1 Yetim dediler 11 yetimhane açtılar
1 Şiir 1 Yetim dediler 11 yetimhane açtılar
Zaman
27.05.2014
02:09
‘Yetime uzanan yardım elinin Allah katında ehemmiyeti büyüktür’ diyerek yola çıkan Kimse Yok mu Derneği ve Yağmur Dergisi’nin öncülüğünde ortaya çıkarılan “Göklerin Titreyişi” albümü meyvesini verdi.Binlerce yetimin yüzünü güldüren proje sayesinde Somali’den Sudan’a, Burundi’den Bangladeş’e kadar 7 ülkede 11 yetimhane açıldı. Albüm gelirleri ile başta Afrika olmak üzere birçok ülkede eğitim ve sağlık masrafları karşılanan yetimler için birçok yetimhane tamir edildi.Dünya çocuklarının, barınma ve eğitim ihtiyacını karşılayacak bir yetimhane için yola çıkan Yağmur şairleri, başlattığı sosyal sorumluluk projesinde ünlü isimleri bir araya getirdi. Bedirhan Gökçe, İkbal Gürpınar, Asım Yıldırım, Emrah Yardımcı, Saniye Öztürk, Dursun Ali Erzincanlı, İnanç Ömer Benlioğlu, Ahmet Bozkuş gibi isimler albüm tanıtımı için yurtiçi ve yurtdışındaki birçok konser sayesinde sevenleri ile buluştu. İstanbul’da başlayıp Yalova’da sona eren programlar kapsamında birçok ilde konser yapıldı. Özel kuruluşlarında destek verdiği projeye ilgi de büyük oldu. 100 bin şiir CD’sinin basılıp ücretsiz dağıtıldığı projeye sanatçı İkbal Gürpınar da bir yetimhane bağışladı.Ünlü isimlerin sesinden şiirFethullah Gülen Hocaefendi’nin bir şiirinin de seslendirildiği albüme şiirleriyle destek veren şairler arasında; Yavuz Bülent Bakiler, Bülent Gündoğan, Yaşar Beçene, Hasan Çağlayan, Ziya Paşa Akyürek, Kalender Yıldız, Ali Osman Dönmez, Mustafa Uçurum, İbrahim Sadri, Serdem Coşkun, Hüseyin Say ve Emrah Eker gibi isimler yer alıyor. Albümdeki şiirleri, seslerini yakından tanıdığımız usta yorumcular seslendirdi. Bedirhan Gökçe, Serdar Tuncer, Talha Bora Öge, Reha Yeprem, Gökmen, Umut Mürare, İbrahim Sadri ve Mesut Baran, şiirlere sesleri ile renk kattı.
Zaman
En Çok Okunan
27.05.2014
1Şiir1Yetimdediler11yetimhaneaçtılar1 Şiir 1 Yetim dediler 11 yetimhane açtılar
1 Şiir 1 Yetim dediler 11 yetimhane açtılar
Zaman
27.05.2014
02:02
‘Yetime uzanan yardım elinin Allah katında ehemmiyeti büyüktür’ diyerek yola çıkan Kimse Yok mu Derneği ve Yağmur Dergisi’nin öncülüğünde ortaya çıkarılan “Göklerin Titreyişi” albümü meyvesini verdi.Binlerce yetimin yüzünü güldüren proje sayesinde Somali’den Sudan’a, Burundi’den Bangladeş’e kadar 7 ülkede 11 yetimhane açıldı. Albüm gelirleri ile başta Afrika olmak üzere birçok ülkede eğitim ve sağlık masrafları karşılanan yetimler için birçok yetimhane tamir edildi.Dünya çocuklarının, barınma ve eğitim ihtiyacını karşılayacak bir yetimhane için yola çıkan Yağmur şairleri, başlattığı sosyal sorumluluk projesinde ünlü isimleri bir araya getirdi. Bedirhan Gökçe, İkbal Gürpınar, Asım Yıldırım, Emrah Yardımcı, Saniye Öztürk, Dursun Ali Erzincanlı, İnanç Ömer Benlioğlu, Ahmet Bozkuş gibi isimler albüm tanıtımı için yurtiçi ve yurtdışındaki birçok konser sayesinde sevenleri ile buluştu. İstanbul’da başlayıp Yalova’da sona eren programlar kapsamında birçok ilde konser yapıldı. Özel kuruluşlarında destek verdiği projeye ilgi de büyük oldu. 100 bin şiir CD’sinin basılıp ücretsiz dağıtıldığı projeye sanatçı İkbal Gürpınar da bir yetimhane bağışladı.Ünlü isimlerin sesinden şiirFethullah Gülen Hocaefendi’nin bir şiirinin de seslendirildiği albüme şiirleriyle destek veren şairler arasında; Yavuz Bülent Bakiler, Bülent Gündoğan, Yaşar Beçene, Hasan Çağlayan, Ziya Paşa Akyürek, Kalender Yıldız, Ali Osman Dönmez, Mustafa Uçurum, İbrahim Sadri, Serdem Coşkun, Hüseyin Say ve Emrah Eker gibi isimler yer alıyor. Albümdeki şiirleri, seslerini yakından tanıdığımız usta yorumcular seslendirdi. Bedirhan Gökçe, Serdar Tuncer, Talha Bora Öge, Reha Yeprem, Gökmen, Umut Mürare, İbrahim Sadri ve Mesut Baran, şiirlere sesleri ile renk kattı.
Zaman
Güncel
27.05.2014
1Şiir1Yetimdediler11yetimhaneaçtılar1 Şiir 1 Yetim dediler 11 yetimhane açtılar
Papa nın Kutsal Topraklar Ziyaretinin Perde Arkasındaki ...
Haberler.com
25.05.2014
14:49
Kentin yanısıra Rum Ortodoks Patrikhanesi Patrik I. Bartholomeosun da Papa ile birlikte bu yolculukta beraber olacağını hatırlatan gazete, Muhtar A. Kentin ayrıca Büyükadada öksüz Rum çocukları için bir yetimhane kurma sözü verdiğini kaydetti.
Haberler.com
Son Dakika
25.05.2014
PapanınKutsalTopraklarZiyaretininPerdeArkasındakiPapa nın Kutsal Topraklar Ziyaretinin Perde Arkasındaki
Papa nın Kutsal Topraklar Ziyaretinin Perde Arkasındaki ...
Haberler.com
25.05.2014
14:36
Kentin yanısıra Rum Ortodoks Patrikhanesi Patrik I. Bartholomeosun da Papa ile birlikte bu yolculukta beraber olacağını hatırlatan gazete, Muhtar A. Kentin ayrıca Büyükadada öksüz Rum çocukları için bir yetimhane kurma sözü verdiğini kaydetti.
Haberler.com
Güncel
25.05.2014
PapanınKutsalTopraklarZiyaretininPerdeArkasındakiPapa nın Kutsal Topraklar Ziyaretinin Perde Arkasındaki
Dünyaya dağılmış kayıp çocuklar
Zaman
04.05.2014
02:04
Kapatıldıktan sonra Tuzla’nın bir köşesinde unutulan Kamp Armen, kapılarını eski sakinlerine açtı. Çocuklarıyla kampa gelen sakinler geçmiş günleri yad etti ve “Kampı geri istiyoruz” çağrısını yineledi.Tuzla’da kapalı kapıların, sık ağaçların arkasında kalan bir bahçe var: Kamp Armen. Gedikpaşa Yetimhanesi’nin 1972’de kapanmasının ardından Kamp Armen, başka bir deyişle Tuzla Yetim Kampı, 1983’e kadar birçok çocuğun evi, okulu oldu. Sakinlerinden Hrant Dink 8 Kasım 1998’de yazdığı ‘Kaybolmayın Çocuklar’ yazısında yıllar sonra kampta yaşadıklarını şöyle anlatacaktı:“Bizim yetimhane, ayrılanlarla buluşanların, kaybolanlarla bulunanların merkeziydi sanki. Garabet’le, Flor mesela. Çocuk yaşta ana-babalarını kaybeden bu iki genç, aradan 15 yıl gibi bir zaman geçtikten sonra ancak yaşamın tatlı bir rastlantısı sonucu kavuşabildiler birbirlerine.(...) Nasıl unuturum, onlara bu gerçeği söylediğimizde birbirlerine doğru koşuşlarını? Garabet’in ‘Kuyrik kuyrik’ diye deniz kenarına, ablasına koşuşunu. Şimdi içinizden ‘tam da Türk filmi’ diye mırıldananlarınız olacak, ama ne yapalım ki olay ortadaydı ve yaşanıyordu.”Yıllar önce Hrant Dink’in yazısında bahsettiği hikâyenin sahibi Garabet Orunöz, yıllar sonra Kamp Armen’e düzenlenen gezinin organizatörü. Buluşmaların başlama tarihi Hrant Dink’in ölümüne rastlıyor. Vasiyet bilinciyle ilk kez 2008’de bir araya gelmişler. O gün bugündür yılda bir ya da iki kez buluşup eski günleri anıyorlar. Kampın harabeye dönüşen koridorları arasında dolaşan Orunöz, “Burası yemekhaneydi, buraya ranzalar gelir, bir odada sekiz kişi kalırdı, çalışmalar yapardık” diye anlatıyor: “Çocukken bize sorumluluk vermek için bir şeyleri zimmetlerlerdi. Mesela yumurtalardan ben sorumluydum. Koskoca insanlar bile bana gelir ‘şu kadar yumurta aldım’ diye hesap verirdi. İşte onun gibi kampta ağaçlar da çocuklara zimmetliydi.”Elleriyle inşa ettilerTemelleri 1963’te atılan kampın eksikleri 1966’da yine çocuklar tarafından taşınan harçlarla giderilmiş. Hrant Dink, bakanların “aşk olsun” demeden geçemediği inşa sürecini şöyle anlatıyor: “İlkokul iki ile beşinci sınıflar arasında okuyan çelimsiz öğrencilerdik. Ve kazmaya başladık önce. Kazdık, Kızılay çadırlarımızın çubuklarını diktik; kazdık, fidan diktik; kazdık, kuyu açtık. Üç yıl, şafak vakti kalkıp gece yarılarına dek çalışarak kamp binasını tamamladık. (...) Geceleri yorgunluktan altımıza işerdik. Ailelerimizi, yakınlarımızı ancak geceleyin uzaklarda, parlayıp sönen kent ışıklarını izlerken anımsardık. Gelen imrenir, gören imrenirdi. Aşk olsun derdi herkes, aşk olsun.”O günleri ve hikâyesini şimdi Garabet Orunöz harap haldeki kampa gelenlere anlatıyor: “Babam beni okumayı öğreneyim diye Gedikpaşa’ya göndermişti. Sonra Tuzla Kampı’na gidip gelmeye başladım. 1970 yazında, Tuzla Kamp Armen’in müdürü Hrant Güzelyan tarafından, Malatya’ya babamın yanına yollandım. Sabah babam peşkirini omzuna attı, ‘Hayr-Mer’ diye Ermenice dua etmeye başladı. Ben de onunla dua etmeye başladım. Babam sustu, çeşmede yüzünü yıkadı. Eve dönünce, dizlerinin üstüne çöküp hıçkıra hıçkıra ağladı. Beni İstanbul’daki yetimhaneye gönderen kadın için, ‘Sara, Sara Allah ömrümden ala sana vere’ dedi.”Kampı ziyaret eden Aziz Nesin Vakfı öğrencilerini bir sürpriz bekliyordu: Üç bisiklet. Garabet Orunöz, “Ben hiç öğrenemedim, siz öğrenin diye aldık.” dedi ve kendi hikayesini anlattı: “Malatya’dan Nedim olarak geldim, İstanbul’da adımın Garabet olduğunu öğrendim. Annem ölünce o zaman üç buçuk aylık olan kız kardeşimi İstanbul’da bir aileye evlatlık verdik. Sonrasında evlatlık veren Sara Makascı bana nerede yaşadığını söylemedi. Kız kardeşimi buluncaya kadar âşık olmamaya yemin ettim. 19 yaşındaydım. Bir atölyede çalışıyordum. Hafta sonu için arkadaşım Nişan kampın yanına çadır ayarlamış. Kız kardeşim de çocuklara ablalık etmek için oradaymış. Bizim dışımızda herkes biliyormuş kardeş olduğumuzu. Gittim, Hrant Dink’in babası Sarkis seslendi. Biraz da sıkıntılı, ‘Senin kız kardeşin varmış, arıyormuşsun’ dedi. Karşıki balkonu gösterdi. Hemen tanıdım Flor’u.”Kamp sakinlerinin çoğu artık yurtdışında. Buluşmada telefonlar susmadı, Arjantin’de yaşayan arkadaşlarına telekonferansla bağlandılar, bilgisayar ekranından ağlayan yüzler baktı birbirine. Burada olanlar diktikleri ağaçların ardında “bu benim ağacım” derken, Orunöz bisikletleri çocuklara teslim edip ekledi: “Biz kampımızı geri istiyoruz.”Son söz Hrant Dink’ten“Sekiz yaşında gittim Tuzla’ya. Tam 20 yıl oraya emek ver
Zaman
En Çok Okunan
04.05.2014
DünyayadağılmışkayıpçocuklarDünyaya dağılmış kayıp çocuklar
Dünyaya dağılmış kayıp çocuklar
Zaman
04.05.2014
02:03
Kapatıldıktan sonra Tuzla’nın bir köşesinde unutulan Kamp Armen, kapılarını eski sakinlerine açtı. Çocuklarıyla kampa gelen sakinler geçmiş günleri yad etti ve “Kampı geri istiyoruz” çağrısını yineledi.Tuzla’da kapalı kapıların, sık ağaçların arkasında kalan bir bahçe var: Kamp Armen. Gedikpaşa Yetimhanesi’nin 1972’de kapanmasının ardından Kamp Armen, başka bir deyişle Tuzla Yetim Kampı, 1983’e kadar birçok çocuğun evi, okulu oldu. Sakinlerinden Hrant Dink 8 Kasım 1998’de yazdığı ‘Kaybolmayın Çocuklar’ yazısında yıllar sonra kampta yaşadıklarını şöyle anlatacaktı:“Bizim yetimhane, ayrılanlarla buluşanların, kaybolanlarla bulunanların merkeziydi sanki. Garabet’le, Flor mesela. Çocuk yaşta ana-babalarını kaybeden bu iki genç, aradan 15 yıl gibi bir zaman geçtikten sonra ancak yaşamın tatlı bir rastlantısı sonucu kavuşabildiler birbirlerine.(...) Nasıl unuturum, onlara bu gerçeği söylediğimizde birbirlerine doğru koşuşlarını? Garabet’in ‘Kuyrik kuyrik’ diye deniz kenarına, ablasına koşuşunu. Şimdi içinizden ‘tam da Türk filmi’ diye mırıldananlarınız olacak, ama ne yapalım ki olay ortadaydı ve yaşanıyordu.”Yıllar önce Hrant Dink’in yazısında bahsettiği hikâyenin sahibi Garabet Orunöz, yıllar sonra Kamp Armen’e düzenlenen gezinin organizatörü. Buluşmaların başlama tarihi Hrant Dink’in ölümüne rastlıyor. Vasiyet bilinciyle ilk kez 2008’de bir araya gelmişler. O gün bugündür yılda bir ya da iki kez buluşup eski günleri anıyorlar. Kampın harabeye dönüşen koridorları arasında dolaşan Orunöz, “Burası yemekhaneydi, buraya ranzalar gelir, bir odada sekiz kişi kalırdı, çalışmalar yapardık” diye anlatıyor: “Çocukken bize sorumluluk vermek için bir şeyleri zimmetlerlerdi. Mesela yumurtalardan ben sorumluydum. Koskoca insanlar bile bana gelir ‘şu kadar yumurta aldım’ diye hesap verirdi. İşte onun gibi kampta ağaçlar da çocuklara zimmetliydi.”Elleriyle inşa ettilerTemelleri 1963’te atılan kampın eksikleri 1966’da yine çocuklar tarafından taşınan harçlarla giderilmiş. Hrant Dink, bakanların “aşk olsun” demeden geçemediği inşa sürecini şöyle anlatıyor: “İlkokul iki ile beşinci sınıflar arasında okuyan çelimsiz öğrencilerdik. Ve kazmaya başladık önce. Kazdık, Kızılay çadırlarımızın çubuklarını diktik; kazdık, fidan diktik; kazdık, kuyu açtık. Üç yıl, şafak vakti kalkıp gece yarılarına dek çalışarak kamp binasını tamamladık. (...) Geceleri yorgunluktan altımıza işerdik. Ailelerimizi, yakınlarımızı ancak geceleyin uzaklarda, parlayıp sönen kent ışıklarını izlerken anımsardık. Gelen imrenir, gören imrenirdi. Aşk olsun derdi herkes, aşk olsun.”O günleri ve hikâyesini şimdi Garabet Orunöz harap haldeki kampa gelenlere anlatıyor: “Babam beni okumayı öğreneyim diye Gedikpaşa’ya göndermişti. Sonra Tuzla Kampı’na gidip gelmeye başladım. 1970 yazında, Tuzla Kamp Armen’in müdürü Hrant Güzelyan tarafından, Malatya’ya babamın yanına yollandım. Sabah babam peşkirini omzuna attı, ‘Hayr-Mer’ diye Ermenice dua etmeye başladı. Ben de onunla dua etmeye başladım. Babam sustu, çeşmede yüzünü yıkadı. Eve dönünce, dizlerinin üstüne çöküp hıçkıra hıçkıra ağladı. Beni İstanbul’daki yetimhaneye gönderen kadın için, ‘Sara, Sara Allah ömrümden ala sana vere’ dedi.”Kampı ziyaret eden Aziz Nesin Vakfı öğrencilerini bir sürpriz bekliyordu: Üç bisiklet. Garabet Orunöz, “Ben hiç öğrenemedim, siz öğrenin diye aldık.” dedi ve kendi hikayesini anlattı: “Malatya’dan Nedim olarak geldim, İstanbul’da adımın Garabet olduğunu öğrendim. Annem ölünce o zaman üç buçuk aylık olan kız kardeşimi İstanbul’da bir aileye evlatlık verdik. Sonrasında evlatlık veren Sara Makascı bana nerede yaşadığını söylemedi. Kız kardeşimi buluncaya kadar âşık olmamaya yemin ettim. 19 yaşındaydım. Bir atölyede çalışıyordum. Hafta sonu için arkadaşım Nişan kampın yanına çadır ayarlamış. Kız kardeşim de çocuklara ablalık etmek için oradaymış. Bizim dışımızda herkes biliyormuş kardeş olduğumuzu. Gittim, Hrant Dink’in babası Sarkis seslendi. Biraz da sıkıntılı, ‘Senin kız kardeşin varmış, arıyormuşsun’ dedi. Karşıki balkonu gösterdi. Hemen tanıdım Flor’u.”Kamp sakinlerinin çoğu artık yurtdışında. Buluşmada telefonlar susmadı, Arjantin’de yaşayan arkadaşlarına telekonferansla bağlandılar, bilgisayar ekranından ağlayan yüzler baktı birbirine. Burada olanlar diktikleri ağaçların ardında “bu benim ağacım” derken, Orunöz bisikletleri çocuklara teslim edip ekledi: “Biz kampımızı geri istiyoruz.”Son söz Hrant Dink’ten“Sekiz yaşında gittim Tuzla’ya. Tam 20 yıl oraya emek ver
Zaman
Ana Sayfa
04.05.2014
DünyayadağılmışkayıpçocuklarDünyaya dağılmış kayıp çocuklar
İhh Ekibi Bangladeş te Yetimhane Ziyaret Etti
Haberler.com
30.04.2014
10:40
Yetim Dayanışma Günleri kapsamında Bangladeşte bulunan 10 kişilik İHH ekibi, Coxs Bazar yakınlarındaki iki yetimhanede çocuklarla bir araya geldi.
Haberler.com
Güncel
30.04.2014
İhhEkibiBangladeşteYetimhaneZiyaretEttiİhh Ekibi Bangladeş te Yetimhane Ziyaret Etti
Romen yetimleri Kimse Yok Mu ve Tuna Vakfı sevindirdi
Haber3
18.04.2014
11:12
Romen

Romanyanın başkenti Bükreşte kimsesiz çocukların kaldığı iki yetimhane giysi, ayakkabı ve gıda yardımı yapıldı.

Haber3
Son Dakika
18.04.2014
RomenyetimleriKimseYokMuveTunaVakfısevindirdiRomen yetimleri Kimse Yok Mu ve Tuna Vakfı sevindirdi
Romen Yetimleri Kimse Yok mu ve Tuna Vakfı Sevindirdi
Haberler.com
18.04.2014
11:11
Romanyanın başkenti Bükreşte kimsesiz çocukların kaldığı iki yetimhane giysi, ayakkabı ve gıda yardımı yapıldı.
Haberler.com
Dünya
18.04.2014
RomenYetimleriKimseYokmuveTunaVakfıSevindirdiRomen Yetimleri Kimse Yok mu ve Tuna Vakfı Sevindirdi
Nepal'e modern yetimhane
TRT
05.04.2014
22:50
Nepal’de İHH’nın desteğiyle yapılan 72 çocuk kapasiteli yetimhane hizmete girdi
TRT
Dünya
05.04.2014
NepalemodernyetimhaneNepale modern yetimhane
İhh dan Nepal e Modern Yetimhane
Haberler.com
05.04.2014
21:26
İHH heyeti Nepal?de vakfın desteğiyle inşa edilen 72 çocuk kapasiteli yetimhanenin açılışını yaptı.
Haberler.com
Güncel
05.04.2014
İhhdanNepaleModernYetimhaneİhh dan Nepal e Modern Yetimhane
Onlar su kuyusu açtı 2 milyon insan temiz suya kavuştu
Zaman
26.03.2014
02:15
“Temiz suya erişim, herkes için insanî bir haktır” sloganı ile yola çıkan Kimse Yok mu Derneği, 12 ülkede bin 28 tane su kuyusu açtı. Su Projeleri Koordinatörü Vasfi Başak, Afrika’nın yanı sıra Pakistan, Filistin gibi Asya ülkelerinde de temiz su için kolları sıvadıklarını söylüyor.Dünya su gününü geride bıraktığımız şu günlerde bir kez daha hatırladık su sorununu. Fakat başta Afrika olmak üzere birçok ülkede su sorunu bir gün değil her gün hatırlanıyor. Zira temiz suyun olmadığı birçok ülkede insanların, çok değil sadece bir kova su bulabilmek için kilometrelerce yol kat ettiği bilinen bir gerçek. “Temiz suya erişim, herkes için insani bir haktır” sloganı ile yola çıkan Kimse Yok mu Derneği, ‘Su Projeleri’ ile bu sorunu çözmek için harekete geçenlerden. Su Projeleri Koordinatörü Vasfi Başak, Kimse Yok mu Derneği’nin bugüne kadar 12 ülkede bin 28 tane su kuyusu açtığı bilgisini paylaşıyor. Halen yapımı sürenlerle ise bu sayının bin 170’i bulduğunu belirtiyor. Dernek, ağırlıklı olarak Afrika ülkelerinde açılan su kuyularının yanı sıra Pakistan, Filistin gibi Asya ülkelerinde de insanlara temiz su kavuşturmak için kolları sıvıyor. Yardımlar sırasında su projesinin önemli bir ihtiyaç olduğunu fark ettiklerini aktaran Başak, su kuyusu haricinde, su deposu ve arıtma tesisleri kurduklarını kaydediyor. Açılan kuyular emme-basma tulumbalı diye adlandırılan su kuyularından. Bu sayede üstü kapalı olduğu için içerisine eskiden olduğu gibi toprak, böcek vs. gibi farklı maddeler girmiyor. Henüz su kuyusu açılmayan ve kovalarla su taşımak zorunda kalan ülkeler için ise su çantası, su taşıma arabası ve su tankerleri düşünülmüş. Filistin’de mevcut kuyuların tamirini de yapan dernek, bağışlarla bugüne kadar 2 milyon kişinin su ihtiyacını giderdi. Su kuyuları açtıkları ülkelerden örnekler veren Başak, “Nijer nehrine dört ülkenin kanalizasyonu akıyor. İnsanlar bu nehirde hem çamaşırlarını yıkıyor hem de içme suyu olarak kullanıyor. Sizin bakmaya bile tiksindiğiniz sudan insanlar bardağını doldurarak içmek zorunda.” diyor.Kimse Yok mu Derneği Akademik Çalışmalar Direktörü Sakine Arslan ise yapılan bilimsel araştırmalara göre dünyada her yıl 3 buçuk milyon insanın suya bağlı hastalıklardan hayatını kaybettiğine değiniyor. Bu ölümlerin yüzde 99’u ise Asya, Afrika ve Latin Amerika gibi 3. dünya ülkeleri dediğimiz gelişmekte olan ülkelerde yaşanıyor. “Su kıtlığı çeken ülkelerin su taşımaya harcadıkları zaman ise bir günde toplamda 200 milyon saati buluyor.” diyen Arslan, su taşımaya harcanan zaman diliminde insanların neler yapabileceğinin araştırıldığını aktarıyor. Uzmanların bu enerji karşılığında bir günde 28 tane 380 metre yüksekliğinde gökdelen yapılabileceğini tespit ettiğini dile getiriyor. Su taşımaya harcanan vakit ise eğitimden üretime, tüketimden sağlığa kadar her yönden olumsuz yansımalar gösteriyor. Örneğin çocuklar su taşımak için okula gidemiyor. Eğitimden uzakta kalıyor ve o bölgede okuryazar oranı düşüyor. Yine aynı veriler her gün 4 bin 100 çocuğun suya bağlı hastalıklardan dolayı hayatını kaybettiğini gösteriyor. 21 saniyede bir çocuk, 1 dakikada 3 çocuk, her bir saatte de 171 çocuk yaşamını yitiriyor.Afrika’da yapılan en önemli su projelerinden biri de su depolarının yanına ve farklı yerlere kurulan seralar. Su depoları ile birlikte, özellikle yetimhanelerde seralar oluşturup, çocuklara yetimhane bahçesinde kurulan seralarda tarımı öğrettiklerini aktaran Başak, “Meslek sahibi haline getiriyoruz ki oradan ayrıldıklarında topluma zararı olmayan, ülkelerine katkı sağlayan bireyler haline gelsinler.” diye konuşuyor.
Zaman
En Çok Okunan
26.03.2014
Onlarsukuyusuaçtı2milyoninsantemizsuyakavuştuOnlar su kuyusu açtı 2 milyon insan temiz suya kavuştu
Onlar su kuyusu açtı 2 milyon insan temiz suya kavuştu
Zaman
26.03.2014
02:05
“Temiz suya erişim, herkes için insanî bir haktır” sloganı ile yola çıkan Kimse Yok mu Derneği, 12 ülkede bin 28 tane su kuyusu açtı. Su Projeleri Koordinatörü Vasfi Başak, Afrika’nın yanı sıra Pakistan, Filistin gibi Asya ülkelerinde de temiz su için kolları sıvadıklarını söylüyor.Dünya su gününü geride bıraktığımız şu günlerde bir kez daha hatırladık su sorununu. Fakat başta Afrika olmak üzere birçok ülkede su sorunu bir gün değil her gün hatırlanıyor. Zira temiz suyun olmadığı birçok ülkede insanların, çok değil sadece bir kova su bulabilmek için kilometrelerce yol kat ettiği bilinen bir gerçek. “Temiz suya erişim, herkes için insani bir haktır” sloganı ile yola çıkan Kimse Yok mu Derneği, ‘Su Projeleri’ ile bu sorunu çözmek için harekete geçenlerden. Su Projeleri Koordinatörü Vasfi Başak, Kimse Yok mu Derneği’nin bugüne kadar 12 ülkede bin 28 tane su kuyusu açtığı bilgisini paylaşıyor. Halen yapımı sürenlerle ise bu sayının bin 170’i bulduğunu belirtiyor. Dernek, ağırlıklı olarak Afrika ülkelerinde açılan su kuyularının yanı sıra Pakistan, Filistin gibi Asya ülkelerinde de insanlara temiz su kavuşturmak için kolları sıvıyor. Yardımlar sırasında su projesinin önemli bir ihtiyaç olduğunu fark ettiklerini aktaran Başak, su kuyusu haricinde, su deposu ve arıtma tesisleri kurduklarını kaydediyor. Açılan kuyular emme-basma tulumbalı diye adlandırılan su kuyularından. Bu sayede üstü kapalı olduğu için içerisine eskiden olduğu gibi toprak, böcek vs. gibi farklı maddeler girmiyor. Henüz su kuyusu açılmayan ve kovalarla su taşımak zorunda kalan ülkeler için ise su çantası, su taşıma arabası ve su tankerleri düşünülmüş. Filistin’de mevcut kuyuların tamirini de yapan dernek, bağışlarla bugüne kadar 2 milyon kişinin su ihtiyacını giderdi. Su kuyuları açtıkları ülkelerden örnekler veren Başak, “Nijer nehrine dört ülkenin kanalizasyonu akıyor. İnsanlar bu nehirde hem çamaşırlarını yıkıyor hem de içme suyu olarak kullanıyor. Sizin bakmaya bile tiksindiğiniz sudan insanlar bardağını doldurarak içmek zorunda.” diyor.Kimse Yok mu Derneği Akademik Çalışmalar Direktörü Sakine Arslan ise yapılan bilimsel araştırmalara göre dünyada her yıl 3 buçuk milyon insanın suya bağlı hastalıklardan hayatını kaybettiğine değiniyor. Bu ölümlerin yüzde 99’u ise Asya, Afrika ve Latin Amerika gibi 3. dünya ülkeleri dediğimiz gelişmekte olan ülkelerde yaşanıyor. “Su kıtlığı çeken ülkelerin su taşımaya harcadıkları zaman ise bir günde toplamda 200 milyon saati buluyor.” diyen Arslan, su taşımaya harcanan zaman diliminde insanların neler yapabileceğinin araştırıldığını aktarıyor. Uzmanların bu enerji karşılığında bir günde 28 tane 380 metre yüksekliğinde gökdelen yapılabileceğini tespit ettiğini dile getiriyor. Su taşımaya harcanan vakit ise eğitimden üretime, tüketimden sağlığa kadar her yönden olumsuz yansımalar gösteriyor. Örneğin çocuklar su taşımak için okula gidemiyor. Eğitimden uzakta kalıyor ve o bölgede okuryazar oranı düşüyor. Yine aynı veriler her gün 4 bin 100 çocuğun suya bağlı hastalıklardan dolayı hayatını kaybettiğini gösteriyor. 21 saniyede bir çocuk, 1 dakikada 3 çocuk, her bir saatte de 171 çocuk yaşamını yitiriyor.Afrika’da yapılan en önemli su projelerinden biri de su depolarının yanına ve farklı yerlere kurulan seralar. Su depoları ile birlikte, özellikle yetimhanelerde seralar oluşturup, çocuklara yetimhane bahçesinde kurulan seralarda tarımı öğrettiklerini aktaran Başak, “Meslek sahibi haline getiriyoruz ki oradan ayrıldıklarında topluma zararı olmayan, ülkelerine katkı sağlayan bireyler haline gelsinler.” diye konuşuyor.
Zaman
Güncel
26.03.2014
Onlarsukuyusuaçtı2milyoninsantemizsuyakavuştuOnlar su kuyusu açtı 2 milyon insan temiz suya kavuştu
Onlar su kuyusu açtı 2 milyon insan temiz suya kavuştu
Zaman
26.03.2014
02:05
“Temiz suya erişim, herkes için insanî bir haktır” sloganı ile yola çıkan Kimse Yok mu Derneği, 12 ülkede bin 28 tane su kuyusu açtı. Su Projeleri Koordinatörü Vasfi Başak, Afrika’nın yanı sıra Pakistan, Filistin gibi Asya ülkelerinde de temiz su için kolları sıvadıklarını söylüyor.Dünya su gününü geride bıraktığımız şu günlerde bir kez daha hatırladık su sorununu. Fakat başta Afrika olmak üzere birçok ülkede su sorunu bir gün değil her gün hatırlanıyor. Zira temiz suyun olmadığı birçok ülkede insanların, çok değil sadece bir kova su bulabilmek için kilometrelerce yol kat ettiği bilinen bir gerçek. “Temiz suya erişim, herkes için insani bir haktır” sloganı ile yola çıkan Kimse Yok mu Derneği, ‘Su Projeleri’ ile bu sorunu çözmek için harekete geçenlerden. Su Projeleri Koordinatörü Vasfi Başak, Kimse Yok mu Derneği’nin bugüne kadar 12 ülkede bin 28 tane su kuyusu açtığı bilgisini paylaşıyor. Halen yapımı sürenlerle ise bu sayının bin 170’i bulduğunu belirtiyor. Dernek, ağırlıklı olarak Afrika ülkelerinde açılan su kuyularının yanı sıra Pakistan, Filistin gibi Asya ülkelerinde de insanlara temiz su kavuşturmak için kolları sıvıyor. Yardımlar sırasında su projesinin önemli bir ihtiyaç olduğunu fark ettiklerini aktaran Başak, su kuyusu haricinde, su deposu ve arıtma tesisleri kurduklarını kaydediyor. Açılan kuyular emme-basma tulumbalı diye adlandırılan su kuyularından. Bu sayede üstü kapalı olduğu için içerisine eskiden olduğu gibi toprak, böcek vs. gibi farklı maddeler girmiyor. Henüz su kuyusu açılmayan ve kovalarla su taşımak zorunda kalan ülkeler için ise su çantası, su taşıma arabası ve su tankerleri düşünülmüş. Filistin’de mevcut kuyuların tamirini de yapan dernek, bağışlarla bugüne kadar 2 milyon kişinin su ihtiyacını giderdi. Su kuyuları açtıkları ülkelerden örnekler veren Başak, “Nijer nehrine dört ülkenin kanalizasyonu akıyor. İnsanlar bu nehirde hem çamaşırlarını yıkıyor hem de içme suyu olarak kullanıyor. Sizin bakmaya bile tiksindiğiniz sudan insanlar bardağını doldurarak içmek zorunda.” diyor.Kimse Yok mu Derneği Akademik Çalışmalar Direktörü Sakine Arslan ise yapılan bilimsel araştırmalara göre dünyada her yıl 3 buçuk milyon insanın suya bağlı hastalıklardan hayatını kaybettiğine değiniyor. Bu ölümlerin yüzde 99’u ise Asya, Afrika ve Latin Amerika gibi 3. dünya ülkeleri dediğimiz gelişmekte olan ülkelerde yaşanıyor. “Su kıtlığı çeken ülkelerin su taşımaya harcadıkları zaman ise bir günde toplamda 200 milyon saati buluyor.” diyen Arslan, su taşımaya harcanan zaman diliminde insanların neler yapabileceğinin araştırıldığını aktarıyor. Uzmanların bu enerji karşılığında bir günde 28 tane 380 metre yüksekliğinde gökdelen yapılabileceğini tespit ettiğini dile getiriyor. Su taşımaya harcanan vakit ise eğitimden üretime, tüketimden sağlığa kadar her yönden olumsuz yansımalar gösteriyor. Örneğin çocuklar su taşımak için okula gidemiyor. Eğitimden uzakta kalıyor ve o bölgede okuryazar oranı düşüyor. Yine aynı veriler her gün 4 bin 100 çocuğun suya bağlı hastalıklardan dolayı hayatını kaybettiğini gösteriyor. 21 saniyede bir çocuk, 1 dakikada 3 çocuk, her bir saatte de 171 çocuk yaşamını yitiriyor.Afrika’da yapılan en önemli su projelerinden biri de su depolarının yanına ve farklı yerlere kurulan seralar. Su depoları ile birlikte, özellikle yetimhanelerde seralar oluşturup, çocuklara yetimhane bahçesinde kurulan seralarda tarımı öğrettiklerini aktaran Başak, “Meslek sahibi haline getiriyoruz ki oradan ayrıldıklarında topluma zararı olmayan, ülkelerine katkı sağlayan bireyler haline gelsinler.” diye konuşuyor.
Zaman
Ana Sayfa
26.03.2014
Onlarsukuyusuaçtı2milyoninsantemizsuyakavuştuOnlar su kuyusu açtı 2 milyon insan temiz suya kavuştu
Kimse Yok mu, Filipinler’e ‘umut’ getirdi
Zaman
21.03.2014
02:01
Geçtiğimiz kasım ayında Filipinler’de meydana gelen ve yaklaşık 10 bin kişinin ölümüne neden olan Haiyan Tayfunu’nun yaraları sarılmaya devam ediyor.Felaketin ardından ülkeye ilk ulaşan yardım ekibi Kimse Yok mu Derneği, bugüne kadar bölgedeki afetzedelere gıda, barınma, sağlık hizmetleri ve eğitim alanındaki yardımları ulaştırdı. Bin gıda kolisinin yanı sıra bir tane tam teşekküllü ambulans, tadilatı yapılan bir sağlık merkezi ve yetimhane, yapılan törenle yetkililere teslim edildi. Bunlarla yetinmeyen Kimse Yok mu Derneği ayrıca 50 kalıcı konut, 6 derslikli bir okul ve bir sağlık merkezinin inşaatı için Tacloban yetkilileriyle resmi protokol imzaladı. Filipinler, kendilerine uzanan yardım eli için oldukça mutlu. Halkın duygularına Tacloban Belediye Başkanı Alfred Romualdez’ın şu sözleri tercüman oluyor: “Kimse Yok mu Derneği, buraya umut getirdi, onlarla birlikte olmaktan çok mutluyuz. Türkler artık sadece bize yardım getiren insanlar değiller. Onlar bizim ailemiz. Kimse Yok mu gönüllülerinin her zaman Tacloban’a gelmesini, hatta buraya yerleşmelerini istiyoruz.”Filipinler’de yaşanan sel felaketinin ardından bölgeye giden Kimse Yok mu Derneği, yardım faaliyetlerinin yanında aynı zamanda ASYA Ekibi ile de arama kurtarma çalışmalarına katıldı. ASYA ekibi ile ortaklaşa çalışan Filipin Sahil Güvenlik Komutanı Joel Garcia ise, “Bence Kimse Yok mu’nun yaptığı hizmetler tüm insanlığa yapılmış kalıcı hizmetlerdir. Buraya geldiklerinde sadece Taclobanlılara değil, tüm Filipinlilere yardım etmiş oldular.” diye duygularını aktardı. İmza törenine katılan Senatör Nikki Coseteng de bu dostluk davetine Filipinlilerin aynıyla karşılık vermesi gerektiğini dile getirdi. Yardım kolilerinin dağıtımına katılan Tacloban Belediye Başkanı Yardımcısı Jerry Yaokasin, kendisinin de Kimse Yok mu gönüllüsü olduğunu belirterek, “Bizce cömertlik merhametle beraber olursa daha anlamlı olur. Bizim acımızı paylaşan, bizimle ıstırap çeken ve bizimle dayanışma içinde olan siz Türk insanına her zaman müteşekkir olacağız.” diye konuştu.
Zaman
Güncel
21.03.2014
KimseYokmuFilipinler’e‘umut’getirdiKimse Yok mu Filipinler’e ‘umut’ getirdi
Kimse Yok Mu, Filipinler’de afet bölgesinde yetim çocukları sevindirdi
Haber3
17.03.2014
16:22
Kimse

Kimse Yok Mu Derneği’nin, Filipinler’de geçtiğimiz Kasım ayında Haiyan tayfununun yerle bir ettiği Tacloban şehrinde onardığı sağlık ocağı, kadın sığınma merkezi ve bir yetimhane törenle açıldı.

Haber3
Son Dakika
17.03.2014
KimseYokMuFilipinler’deafetbölgesindeyetimçocuklarısevindirdiKimse Yok Mu Filipinler’de afet bölgesinde yetim çocukları sevindirdi
Kimse Yok Mu, Filipinler de Afet Bölgesinde Yetim ...
Haberler.com
17.03.2014
16:20
Kimse Yok Mu Derneği?nin, Filipinler?de geçtiğimiz Kasım ayında Haiyan tayfununun yerle bir ettiği Tacloban şehrinde onardığı sağlık ocağı, kadın sığınma merkezi ve bir yetimhane törenle açıldı.
Haberler.com
Dünya
17.03.2014
KimseYokMuFilipinlerdeAfetBölgesindeYetimKimse Yok Mu Filipinler de Afet Bölgesinde Yetim
Boğaziçi Üniversitesi ndeki Gerginlik
Haberler.com
27.02.2014
19:35
Stant sorumlusu Dönmez: Biz, İHHnın yürüttüğü Ferah projesi kapsamında Ugandada yetimhane açmak ve farkındalık yaratmak amacıyla kermes düzenledik
Haberler.com
Güncel
27.02.2014
BoğaziçiÜniversitesindekiGerginlikBoğaziçi Üniversitesi ndeki Gerginlik
Boğaziçi Üniversitesi ndeki Gerginlik
Haberler.com
27.02.2014
19:35
Stant sorumlusu Dönmez: Biz, İHHnın yürüttüğü Ferah projesi kapsamında Ugandada yetimhane açmak ve farkındalık yaratmak amacıyla kermes düzenledik
Haberler.com
Son Dakika
27.02.2014
BoğaziçiÜniversitesindekiGerginlikBoğaziçi Üniversitesi ndeki Gerginlik
15:11 Boğaziçi Üniversitesi'nde gerginlik
Milliyet
27.02.2014
16:27
Boğaziçi Üniversitesinde bu sabah bir stant açarak Uganda’da yapılacak bir yetimhane için yardım toplamak isteyen İHH İnsani Yardım Vakfı üyele...
    


Milliyet
Son Dakika
27.02.2014
1511BoğaziçiÜniversitesindegerginlik1511 Boğaziçi Üniversitesinde gerginlik
Boğaziçi Üniversitesi'nde İHH standı kavgası
En Son Haber
27.02.2014
16:15
İHHnın Ugandada açacağı bir yetimhane için Boğaziçi Üniversitesinde açtığı kermes, karşıt bir grup öğrenci tarafından engellenmek istenince olaylar çıktı.
En Son Haber
Son Dakika
27.02.2014
BoğaziçiÜniversitesindeİHHstandıkavgasıBoğaziçi Üniversitesinde İHH standı kavgası
Boğaziçi Üniversitesi'nde gerginlik
Milliyet
27.02.2014
15:51
Boğaziçi Üniversitesinde bu sabah bir stant açarak Uganda’da yapılacak bir yetimhane için yardım toplamak isteyen İHH İnsani Yardım Vakfı üyelerine üniversiteden bir grup öğrenci tepki gösterdi. Standın ‘Suriye’deki cihatçı gruplara’ para toplamak için düzenlendiğini iddia eden ...
Milliyet
Toplum Yaşam
27.02.2014
BoğaziçiÜniversitesindegerginlik Boğaziçi Üniversitesinde gerginlik
15:11 Boğaziçi Üniversitesi'nde gerginlik
Milliyet
27.02.2014
15:31
Boğaziçi Üniversitesinde bu sabah bir stant açarak Uganda’da yapılacak bir yetimhane için yardım toplamak isteyen İHH İnsani Yardım Vakfı üyelerine üniversiteden bir grup öğrenci tepki gösterdi. Standın ‘Suriye’deki cihatçı gruplara’ para toplamak için düzenlendiğini iddia eden ...
Milliyet
Son Dakika
27.02.2014
1511BoğaziçiÜniversitesindegerginlik 1511 Boğaziçi Üniversitesinde gerginlik
Kimse Yok Mu Filipinler'de yaraları sarmaya devam ediyor
Haber3
23.02.2014
15:25
Kimse

İnsanlık dramının yaşandığı Filipinler’de Türkiye’nin yardımlarını selzedelere ulaştıran Kimse Yok Mu Derneği, bölgeye kalıcı yardım olarak poliklinik ve yetimhane yapacak.

Haber3
Son Dakika
23.02.2014
KimseYokMuFilipinlerdeyaralarısarmayadevamediyorKimse Yok Mu Filipinlerde yaraları sarmaya devam ediyor
Kimse Yok mu Filipinler de Yaraları Sarmaya Devam ...
Haberler.com
23.02.2014
15:24
Insanlık dramının yaşandığı Filipinler?de Türkiye?nin yardımlarını selzedelere ulaştıran Kimse Yok Mu Derneği, bölgeye kalıcı yardım olarak poliklinik ve yetimhane yapacak.
Haberler.com
Güncel
23.02.2014
KimseYokmuFilipinlerdeYaralarıSarmayaDevamKimse Yok mu Filipinler de Yaraları Sarmaya Devam
Yetimhane Yöneticileri İstişare Toplantısı
Haber3
19.02.2014
15:45
Yetimhane Yöneticileri İstişare Toplantısı
Haberler.com
19.02.2014
15:34
İHH Genel Sekreteri Kutluay: Yetimler, istismara en açık çocuklar.
Haberler.com
Güncel
19.02.2014
YetimhaneYöneticileriİstişareToplantısıYetimhane Yöneticileri İstişare Toplantısı
İngiltere'de 'Yardım Zamanı'
Zaman
14.02.2014
10:40
Kimse Yok Munun Avrupadaki partner kuruluşu Time To Help (Yardım Zamanı) İngilteredeki faaliyetlerine başladı. Bu vesileyle Londrada bir tanıtım programı düzenleyen dernek, İngilterede gerçekleştirmeyi planladığı projeleri hakkında bilgi verdi.Tanıtım programına Kimse Yok Mu Afrika Sorumlusu Orhan Erdoğan ve sanatçı Reyhan Karaca da katıldı. Söylediği şarkılarla programa renk katan Rehyan Karaca, Kimse Yok Mu yardım faaliyetleri için gittiği Afrika ülkelerindeki gözlemlerini dinleyicilerle paylaştı. Time To Help İngiltere sorumlusu Erol Tosun da Sanki Yedim isimli projeyi tanıttı.Programda yaptığı konuşmada Karaca, Kimse Yok Mu Derneğinin fakir ülkelere yönelik yaptığı yardım organizasyonlarında görev aldığını ve bu ülkelerde gördüğü fakirliğin kendisini derinden etkilediğini söyledi. Sudan ve Somalideki yardım faaliyetlerine katıldığını kaydeden Karaca gözlemlerini şöyle anlattı: Buralarda çok fazla yetim çocuğun olması beni çok etkiledi. Afrikalı insanların fakirlik sbeebiyle pet şişelerinden ayakkabı yapmaları hep resimlerde gördüğüm bir şeydi, bunu kendi gözünüzle gördüğünüzde çok daha fazla etkileniyorsunuz. Çocuğunu bana vermek isteyen bir annenin feryadı.. Bana, çocuğumu buradan al kurtar demesi, yaşadığım olayların üstüne imza gibi oldu. Gidip görmeden anlaşılacak bir şey değil.Orhan Erdoğan da Kimse Yok Munun Afrikada su kuyusu, katarakt ameliyatı, yetimhane, hastane, aşevi gibi birçok farklı yardım projesi yürüttüğüne dikkat çekerek, İngilteredeki yardımseverlerden de Time To Help aracılığıyla bu projelerine destek istedi.Erol Tosun ise yaptığı sunumda Time To Help hakkında bilgi vererek, Sanki Yedim projesini tanıttı. İnsanın özünde iyilik vardır prensibi ile yola çıktıklarını ifade eden Tosun, video gösterimi eşliğinde şimdiye kadar neler yaptıklarını ve ne gibi projeler yapmayı planladıklarını anlattı.(CİHAN)
Zaman
Son Dakika
14.02.2014
İngilteredeYardımZamanıİngilterede Yardım Zamanı
Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Tonbul:
Haber3
12.02.2014
13:13
Memur-Sen aynı zamanda Arakan'da bir yetimhane, Somali'ye uzanan bir ekmek, Gazze'de bombaların önünde duran bir şemsiye olmaya devam edecek. Nerede bir mazlum, mağdur varsa Memur-Sen orada olacak
Haber3
Son Dakika
12.02.2014
Memur-SenGenelBaşkanYardımcısıTonbulMemur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Tonbul
Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Tonbul Açıklaması
Haberler.com
12.02.2014
13:12
Memur Sen aynı zamanda Arakanda bir yetimhane, Somaliye uzanan bir ekmek, Gazzede bombaların önünde duran bir şemsiye olmaya devam edecek.
Haberler.com
Güncel
12.02.2014
Memur-SenGenelBaşkanYardımcısıTonbulAçıklamasıMemur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Tonbul Açıklaması
Sevgi Akarçeşme - Paralel evren
Zaman
15.01.2014
02:06
Bu satırları Kenya’nın başkenti Nairobi’den klavyeye alıyorum. Doğrusu Türkiye’de akıllara ziyan gündemden uzaklaşmak ve ‘paralel evren’ler görmek iyi geldi. Keşke dünyanın bizden ibaret ve herkesin derdinin Türkiye’de ne pahasına olursa olsun iktidara tutunmak olmadığını herkes hatırlasa.Afrika’ya yolculuğumuz hayırlı bir vesileyle Kimse Yok mu Derneği ile gerçekleşti. Buradaki yetimlerin acılarına bir nebze merhem olabilmek için çoğu iş kadınlarından oluşan bir grup olarak önce, daha önce sadece ismini duyduğum Burundi’ye gittik. Afrika’nın en az gelişmiş ülkelerinden biri olmasına rağmen uçsuz bucaksız yeşilliği, denizi aratmayan Tanganyika Gölü ve bozulmamış doğasıyla eski bir Belçika sömürgesi olan bu ülkenin sorunları devasa. Komşu Ruanda ile benzer etnik yapıya sahip olduğu için Hutu-Tutsi iç savaşından o da nasibini almış. Dışarıdan çok anlamsız gelen bu etnik savaşta emperyal güçlerin kışkırtıcılığının da etkisi var. 9 milyonluk nüfusu olan ülkede 800 bin kadar savaş yetimi olduğu söyleniyor. AIDS önemli bir problem. Ülkede altyapı bir yana, elektrik bile her yere verilemiyor. Başkent Bujumbura, 1950’lerden kırsal bir bölgeden farksız.Heyet olarak Bujumbura’da ziyaret ettiğimiz barakayı andıran yetimhanede çocukların yattıkları yerler, pislik, yokluk iç acıtıcıydı. Burundi’ye giden eğitim gönüllüsü Mustafa Bey, çocukların dramını anlattıkça heyetten iş kadınları yeni bir yetimhane projesini hemen sahiplendi. Yetimhane yapılacak arsayı ise Burundili bir işadamı bağışladı.Kimse Yok mu, Burundi first ladysinin yaptırdığı yetimhanenin teşrifatını üstlenmiş. Orayı görmek ve cumhurbaşkanı eşi ile görüşmek için ülkenin el değmemiş doğasında üç saat yolculuk yaptık. Devletin en iyi şartları bile ancak yetimlere nineden kalma makinelerle dikiş öğretebilecek düzeyde. Türk eğitim gönüllüleri sayesinde Türkiye’ye karşı bir sevgi ve güven oluşmuş.Burundi’den sonra Nairobi’ye gelmek adeta çağ atlamak gibiydi. Göreceli bu gelişme karşısında Kenya ilk bakışta kendini kurtarmış gibi gözükse de başkentin ortasında Kibera adlı bölgeyi görünce fikrim değişti. Beyaz adamın hiç hoş karşılanmadığı bu bölgede Türk gönüllüler yardımseverlikleri sayesinde adeta bir dokunulmazlık elde etmiş. Kibera’daki 1 milyon fakirin halini anlatmak için yokluk kelimesi yetersiz kalır. Lağım ve çöp kokusuna birkaç dakika katlanmak bile zorken orada insanların yaşamak zorunda olduğunu görmek insanı insanlığından utandırıyor. Kibera’daki sefaletin boyutları ‘işte burası da ayrı bir paralel evren’ dedirtiyor insana. Eğitim gönüllüleri buradaki yetimlere de düzenli yardım götürüyor, ama ülkeye asıl kalıcı katkıyı artık Kenya’da marka haline gelmiş Türk okulları sayesinde sağlıyor, ülkenin geleceğine yatırım yapıyorlar.Afrika’da Türkiye insanının çabalarını birkaç gün görmek bile paralel bir devlet değil, paralel bir evren var diye düşündürtüyor. Dil, din, ırk ayrımı yapmadan insanlık onuruna yaraşır bir dünya hayaliyle yola çıkan insanların paralel evreni.Afrika’ya gelince Hizmet Hareketi’ne suç örgütü ve çete demenin insafsızlığını anlamamak imkânsız. Bujumbura sokaklarında yaşayan yetimler için dertlenen, yetimhanenin açılmadığı her günün acısını yaşadığı belli olan Mustafa Bey mi suç işliyor? Ya da bizim yarım saat ziyaret ederken zorlandığımız ve beyaz adamın giremediği Kibera’da yetimleri düzenli takip eden Nurten Hanım mı bir çete üyesi?Türkiye gibi kendine güvenini ancak kazanan bir ülkeden bu ‘paralel evren’in çıkması bir mucize aslında. Kim bilir belki de şüpheler bu hareketin gerçek olamayacak kadar güzel olmasından kaynaklanıyor.
Zaman
Köşe Yazıları
15.01.2014
SevgiAkarçeşme-ParalelevrenSevgi Akarçeşme - Paralel evren
Polatlı dan Kardeş Şehir İslamabad a Destek
Haberler.com
14.01.2014
13:38
Polatlı Müftüsü Muslu, kardeş şehir ilan edilen İslamabadda öğrenci yurdu, yetimhane ve İmam Hatip Lisesi yapılmasının planlandığını söyledi.
Haberler.com
Son Dakika
14.01.2014
PolatlıdanKardeşŞehirİslamabadaDestekPolatlı dan Kardeş Şehir İslamabad a Destek
Ünlü isimler Afrikalı yetimler için bir araya geldi
Zaman
22.12.2013
15:28
Kimse Yok Mu Derneği ve Yağmur dergisinin Afrikalı yetim çocuklar için düzenlediği 1 Şiir 1 Yetim Projesi kapsamında hazırlanan albümün Konya galası yapıldı. Derneğin Konya Şubesi’nin organizasyonuyla Mevlana Üniversitesi kapalı spor salonunda düzenlenen gecede, proje kapsamında hazırlanan ‘Göklerin Titreyişi’ adlı albümde şiirler seslendiren ünlü isimler bir araya geldi. Bedirhan Gökçe, Reha Yeprem, Talha Bora Öğe(Gölge) ve Mesut Baran albümden seslendirdikleri şiirlerle Konyalıların büyük beğenisini topladı. Göklerin Titreyişi albümünün Konya galasının açılış konuşmasını yapan Kimse Yok Mu Derneği Konya Şube Müdürü Hasan Aşcı, dünyada, anne babasını çeşitli nedenlerden kaybetmiş 400 milyona yakın yetim çocuk olduğunu söyledi. Hasan Aşçı, her 15 saniyede 1 Afrikalı çocuğun anne babasını kaybederek yetim duruma düştüğünü ifade ederek, dünyada her gün 5760 çocuğun yetim kaldığına değindi. Aşçı konuşmasına şu şekilde devam etti: “Kimse Yok Mu Derneği olarak dünya üzerinde bir başına yaşam mücadelesi veren yetimlere bu kez şiirler, şairlerle el uzatıyoruz. Yetimlerin faydalanacağı bir yetimhane için yola çıkan Kimse Yok Mu Derneği’nin, Yağmur dergisi ile birlikte başlattığı 1 Şiir 1 Yetim adlı sosyal sorumluluk projesinde ünlü isimler bir araya geldi. Projede birçok şairin eserleri yer alırken, şiirleri seslendiren yorumcular da projeye ayrı bir renk katıyor. Projede yer alan şiirleri ise yine 19 ünlü isim seslendirdi.” Yetimler için hazırlanan albümün, yetimler için derneğe bağış yapanlara hediye olarak verileceğini söyleyen Hasan Aşçı, albümün hiçbir şekilde satışının yapılmayacağını dile getirdi. Aşçı, 1 Şiir 1 Yetim projesine yapılacak bağışların Afrika’ da 10 ayrı ülkedeki yetimler için kullanılacağını aktardı. Aşçı, projede yer alan sanatçılara teşekkür ederek hayırseverlerin desteklerini beklediklerini söyledi. YETİMHANELER AFRİKA’DA KURULACAKYağmur Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Hasan Ahmet Gökçe, yetimlere el uzatmanın sorumluluk sahibi her insanın önemli bir vazifesi olduğunu ifade etti. Göklerin Titreyişi adlı albümün gelirinin, Afrika’da yetimhane kurulması için Kimse Yok Mu Derneği’ne bağışlanacağını dile getirdi. Proje Koordinatörü ve Yağmur Dergisi Şairi Ziya Paşa Akyürek ise şu şekilde konuştu: Ülkemizin tanınmış yorumcularının hazırladığı albüm 100 bin adet basıldı. Yetimlere bağış yapmaya vesile olarak bu CDleri insanlarımıza sunuyoruz. Hedefimiz; Afrika ülkelerinde 10 tane yetimhane yaptırmak.”Galaya katılan Mevlana Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahaddin Adam, mütevelli heyeti adına Afrikada bir yetimhane yapma sözünü verdi. Gala, sanatçıların CD’leri imzalamaları ve fotoğraf çektirmeleriyle son buldu. CİHAN
Zaman
Son Dakika
22.12.2013
ÜnlüisimlerAfrikalıyetimleriçinbirarayageldiÜnlü isimler Afrikalı yetimler için bir araya geldi
Abdullah Aymaz - Yetim ağlar, arşın yüreği dağlar
Zaman
22.12.2013
01:53
Yağmur Dergisi şairleri, Afrikalı yetimleri güldürecek bir projeye imza attılar. “Bir şiir, bir yetim” projesi ile, tanınmış şiir yorumcuları dergide yayımlanan şiirleri seslendirdiler.“Göklerin Titreyişi” isimli albümün geliri, Afrika’da yetimhane kurulması için Kimse Yok mu Derneği’ne bağışlanacak.Mazlumlar, mağdurlar, yetimler ağlar, gökler de karalar bağlar. Hırsı, egosu bir türlü tatmin olmayan açgözlü sömürgeciler, Afrika’nın yer altı ve yer üstü zenginliklerini yağmalamak için masum ve saf yerliler arasında sun’î gerginlikler çıkararak onları birbiriyle vuruşturup, arkada bir sürü yetim, sakat, aç, bîilaç çocuklar bırakıyorlar. Kanlarının son damlasına kadar emilip, yağmalanarak kendi hallerine terk edilen insanların bu çaresiz yavrularına, insanların ölmediğini bir nebze göstermek için, çağımızı seslendirmekle vazifeli “Yağmur Dergisi” “Kimse Yok mu?” Derneği ile harekete geçti…Yetim ve mazlumun ağlayışının, arşı titrettiğini ifade eden hadis-i şerif, albüme isim bulma konusunda ilham kaynağı oldu: Şiirlerin ifade ve nağmelerinin gökleri titreterek yapacakları bir kelebek etkisi ile inşallah büyük hayırlara vesile olması temenni edildi…“Göklerin Titreyişi albümünün galası İstanbul’da Çemberlitaş Fırat Kültür Merkezi’nde yapıldı.M. Fethullah Gülen Hocaefendi’nin bir şiirinin de seslendirildiği albüme şiirleriyle destek veren şairler arasında Yavuz Bülent Bakiler, Bülent Gündoğan, Hasan Çağlayan, Yaşar Beçere, Ziya Paşa Akyürek, Kalender Yıldız, Ali Osman Dönmez, Mustafa Uçurum, İbrahim Sadri, Serdem Coşkun, Hüseyin Say ve Emrah Eker gibi isimler yer alıyor. Albümdeki şiirleri, usta yorumculardan Bedirhan Gökçe, Serdar Tuncer, İkbal Gürpınar, Taha Bora Öge, Asım Yıldırım, Emrah Yardımcı, Saniye Öztürk, Dursun Ali Erzincanlı, İnanç Ömer Benlioğlu, Ahmet Bozkuş, Reha Yeprem, Gökmen, Umut Mürare, İbrahim Sadri ve Mesut Baran seslendirdi. Ayrıca bu projeye Ertuğrul Erkişi yönetimindeki Minik Dualar Çocuk Korosu da destek verdiler.Galada, Kimse Yok mu Genel Başkanı İsmail Cingöz, “Bir şiir, bir yetim projesi yapımcılara bana izin verse, ‘Bir Şiir, Bin Yetim’ olarak söylemek isterim.” dedi.İkbal Gürpınar, “Kimse Yok mu Derneği’nin adının geçtiği her yere koşa koşa giderim. Şimdi bir yetimhane yaptırma sözünü de veriyorum.” dedi.Albümün aranjörlüğünü Murat Göğebakan, Eşref Ziya, Dursun Ali Erzincanlı ve Engin Noyan yaptı. Albümün yönetmenliğini, Umut Mürare üstlendi. Albümün proje koordinatörü ise Ziya Paşa Akyürek idi…Albüme “Kimse Yok mu” Derneği’nin şubelerinden ulaşabilecek olan hayırseverler, ödeyecekleri 20 TL ile esere sahip olurken aynı zamanda “Kimse Yok mu” yetim kampanyasına da bağış yapmış olacaklar.Şiir albümünün geliriyle yaptırılması hedeflenen yetimhanede benim de bir katkım bulunsun, diyenler birşiirbiryetim@outlook.com adresi vasıtasıyla irtibat kurabilirler…
Zaman
Köşe Yazıları
22.12.2013
AbdullahAymaz-YetimağlararşınyüreğidağlarAbdullah Aymaz - Yetim ağlar arşın yüreği dağlar
Kimse Yok Mu'dan '1 Şiir 1 Yetim' projesi
Zaman
20.12.2013
16:08
Kimse Yok Mu Derneği Konya Şubesi, cumartesi akşamı Mevlana Üniversitesi Spor Salonunda yetimler yararına geniş katılımlı bir şiir dinletisi programı yapacak. Kimse Yok Mu Derneği Şube Müdürü Hasan Aşcı Kimse Yok Mu Derneği olarak dünya üzerinde bir başına yaşam mücadelesi veren yetimlere bu kez şiirler, şairlerle el uzatıyoruz. dedi. Yetimlerin faydalanacağı bir yetimhane için yola çıkan Kimse Yok Mu Derneği’nin, Yağmur Dergisi ile birlikte başlattığı “1 Şiir 1 Yetim” isimli sosyal sorumluluk projesinde ünlü isimler bir araya geldi. Yetimler yararına hayat bulan albüm, yetimler için derneğe yapılacak bağış karşılığında bağışçılara hediye edilecek. 1 Şiir 1 Yetim projesi vesilesiyle elde edilecek bağışlar başta Türkiyedeki yetim çocuklar olmak üzere; Afganistan, Bangladeş, Benin, Burundi, Endonezya, Filistin, Haiti, Malavi, Mali, Nepal, Nijer, Senegal, Somali, Pakistan, Sudan, Uganda, Yemen, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Çad gibi yetim sayısının yüksek olduğu 20 ülkedeki yetimler için kullanılacak.Hasan Aşçı, 21 Aralık Cumartesi akşamı saat 19.00 da Mevlana Üniversitesi Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenecek olan ve Bedirhan Gökçe, Reha Yeprem, Talha Bora Öğe ve Mesut Baranın katılacağı Göklerin Titreyişi başlıklı tanıtım gecesine tüm Konyalı hayırseverleri davet etti. CİHAN
Zaman
Son Dakika
20.12.2013
KimseYokMudan1Şiir1YetimprojesiKimse Yok Mudan 1 Şiir 1 Yetim projesi
Türkiyeli Öğrencilerden Suriye ye Yardım
Haberler.com
20.12.2013
13:20
Pakistanda yetimhane yaptıran Yardım Sokağı gönüllüleri, şimdi de Suriyeye un göndermek için harekete geçti.
Haberler.com
Güncel
20.12.2013
TürkiyeliÖğrencilerdenSuriyeyeYardımTürkiyeli Öğrencilerden Suriye ye Yardım
Öğrenciler harçlıklarıyla '1 Şiir 1 Yetim Projesi'ne destek oldu
Zaman
19.12.2013
10:58
Yozgat’ın Yerköy ilçesinde faaliyetini sürdüren Gün Işığı Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından ilçede SODES kapsamında açılan Fetih Gençlik Merkezi (FGM) öğrencileri, harçlıklarından biriktirdikleri paralarla 1 Şiir 1 Yetim Projesi için hazırlanan albümü satın alarak projeye destek oldu. Gün Işığı Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Bahattin Karabulut, Yağmur Dergisi ve şairlerinin desteğiyle hazırlanan, bestelerini Umut Mürare’nin yaptığı albüm satışlarından elde edilen gelirin Kimse Yok Mu Derneği aracılığıyla Afrikada yetimhane yapımında kullanılacağını söyledi. Karabulut, Böylesine büyük bir proje içerisinde yer aldığımız için son derece mutluyuz. Yerköy’de ortaokul öğrencilerine yönelik açmış olduğumuz gençlik merkezimize devam eden öğrencilerimizin yardımlaşma ve dayanışmaya yönelik faaliyetlerde yer alması geleceğimiz açısından umut verici bir durumdur. Çocuklarımızın bu tür erdemli davranışları yaşayarak öğrenmesi ve bunu kalıcı hale getirip hayatlarının ilerleyen zamanlarında yardımlaşma faaliyetlerine devam etmesi bizler için önemli bir kazanım olacaktır. dedi.FGM öğrencilerinin bu davranışının diğer öğrencilere örnek olmasını ümit ettiklerini söyleyen Karabulut, projeye destek veren öğrencilere teşekkür etti. CİHAN
Zaman
Son Dakika
19.12.2013
Öğrencilerharçlıklarıyla1Şiir1YetimProjesinedestekolduÖğrenciler harçlıklarıyla 1 Şiir 1 Yetim Projesine destek oldu
'1 Şiir 1 Yetim Projesi'nin Kahramanmaraş tanıtımı yapıldı
Zaman
15.12.2013
14:10
Afrikalı yetimler için 1 Şiir 1 Yetim Projesi kapsamında hazırlanan ve birbirinden ünlü sanatçıların seslendirdiği Göklerin Titreyişi adlı albümün Kahramanmaraş tanıtımı yapıldı.Yağmur Dergisi ve Kimse Yok Mu Derneği organizasyonunda düzenlenen etkinlik, Kahramanmaraş Belediyesi Kent Konseyi ev sahipliğinde Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezinde gerçekleştirildi. Alkışlarla sahneye çıkan Bedirhan Gökçe ve Talha Bora Öge seslendirdikleri şiirlerle salondakilerden büyük beğeni topladı. Yaklaşık 2 bin kişinin izlediği gecede oturmaya yer bulamayanlar programı ayakta izledi. Bedirhan Gökçe ve Talha Bora Öge’nin okuduğu şiirler, katılımcılara duygulu anlar yaşattı. Programın açılış konuşmasını yapan Kahramanmaraş Kent Konseyi Başkanı Zeynep Arıkan, yetimlerin insanlığa Allahın bir emaneti olduğunu söyledi. Programa katılanların Hadis-i Şerife nail olabilmek için salonu doldurduğunu vurgulayan Arıkan, “Peygamber Efendimiz ‘bir yetimin başını okşayan kimseye elinin değdi saçlar adedince sevap yazılır.’ Bu program vesilesiyle ismini bilmediğimiz, yüzünü görmediğimiz ama içimizde hissettiğimiz yüzlerce yetimin saçını okşayacağız. Kuran-ı Kerimde 20den fazla ayette yetimlerden söz edilmiş ve onlara özel ilgili ve korunma gösterilmesi istenmiştir.” dedi.Sadece Afrika kıtasında günde 5 bin 760 çocuğun yetim kaldığını aktaran Arıkan, “Bir yılda 2 milyon çocuk yetim kalıyor. 2015 yılında dünyadaki yetim çocuk sayısının 400 milyonu aşması bekleniyor. Bu gece burada bulunarak böyle özel bir amaca hizmet etmek için hazırlanan eseri satın alarak insanlığın geleceğine hep beraber sahip çıkalım.” diye konuştu.Proje Koordinatörü ve Yağmur Dergisi Şairi Ziya Paşa Akyürek, albümün isminin bir büyüğün tavsiyesiyle bir Hadis-i Şeriften yola çıkılarak ‘Bir yetim ağladığında gökler titrer olarak koyulduğunu ifade etti. Afrika’da çekilmiş fotoğraflarla solundakilere projenin tanıtımını yapan Akyürek, yardım için gittiği Kara Kıtada, hüzünlü birçok olaya tanık olduğunu anlattı. İkbal Gürpınar’ın Afrika’da gördüğü manzara karşısında bayıldığını ve ardından hastane yaptırma kararı aldığını belirten Akyürek, şunları kaydetti: Türkiye’de birçok fakir aileye ziyarette bulundum. Kahvaltılarında zeytin vardı ama peyniri yoktu, reçeli vardı ama bal yoktu. Bazı öğrenciler ise burslarının olmadığını söylüyordu. Bir gün Afrika’ya yolumuz düştü, o gün gerçekten bizim hayatımız değişti. Afrika’da yetimhanede kalan çocuklar günde tek öğün yemek yiyor. Onlar üzerlerinde tek elbisesi olan insanlar, akşamleyin çoğu elektrik görmeyen insanlar, sosyal hayatı olmayan insanlar. İçtikleri suyu siz içemezsiniz, ama ‘nasılsınız’ diye sorduğunuzda içi dolu dolu ‘Elhamdülillah’ diyorlar. Biz oradaki yetimhaneleri gezdik ve şoke olduk. Hele öyle bir yetimhane vardı ki, İkbal Gürpınar Hanım orada bayıldı, çıktığında kendisi bir hastane yaptırma sözü verdi. Şu anda orada İkbal Gürpınar Hastanesi var.” Albüme seslendirdiği şiirlerle destek veren Talha Bora Öge de salondakilerden Afrika’ya bir yetimhane yaptırma sözü aldı. Alkışlarla sahneye çıkan Bedirhan Gökçe ise güzel hizmetlerde bulunan insanların takdir edilmesi ve desteklenmesi gerektiğine işaretti. Programın sonunda Bedirhan Gökçe, Talha Bora Öge ve Yağmur Dergisi yazarlarına Belediye Başkan Yardımcısı Fatih Ertaş tarafından ceviz oyma sandık hediye edildi. CİHAN
Zaman
Son Dakika
15.12.2013
1Şiir1YetimProjesininKahramanmaraştanıtımıyapıldı1 Şiir 1 Yetim Projesinin Kahramanmaraş tanıtımı yapıldı
Medreseden Kenya manzarası
Zaman
13.12.2013
02:06
Kıvırcık siyah saçlı minikler; ayakları çıplak, elbiseleri perişan halde ve kocaman gülümsemelerinden fışkıran bembeyaz dişleriyle bize yol veriyor. Nairobi’nin 1 milyon nüfuslu teneke evler bölgesindeki 14 medreseden birine girdiğimizde 3-5 yaş arası onlarca çocuğun bizi beklediğini görüyoruz.Seyrek aldığımız nefeslere inat hızlı adımlarla yürüyoruz. Bakışlarımızı ulaşabildiği her yere değdirmekten de vazgeçmiyoruz. Bir ara nefes almadan duraksıyoruz. Sebebi, kesif koku. Kuru balık, sokakların ortasından geçen kanalizasyon, en tabii hakları, temizlikten mahrum bırakılmış insanlar… Hızlanıyoruz. Teneke çatıları, neredeyse başımıza değecek teneke evlerin arasından sekerek geçiyoruz. Ayakları çıplak, elbiseleri perişan ve kocaman gülümsemelerinden fışkıran bembeyaz dişleriyle kıvırcık siyah saçlı minikler bize yol veriyor.Yeşil kapının önünde yığılı, kahverenginin bolca bulaştığı onlarca terlik, ziyaret etmek istediğimiz mekana geldiğimizi fısıldıyor. Burası Nairobi’nin 1 milyon nüfuslu teneke evler bölgesindeki 14 medreseden biri. Tıklatmadan açılıyor kapı. Pembe, beyaz, mavi, sarı… Hasılı siyaha bütün renklerin yakıştığına ikna oluyoruz. 3-5 yaş arası onlarca çocuk naylon hasırın üstünde bağdaş kurmuş sessizce bekliyor. Belli ki hocaları ‘uslu’ olmalarını tembihlemiş. Ellerinde bizden önce gelenlerin hediye ettiği çikolatalar var. Ekvator sıcağında erimiş, şekillerini kaybetmiş... Hemen açıp yememiş hiçbiri. İki kadın hoca mütebessim çehreleriyle hallerini anlatma derdinde.Teneke evlerin bulunduğu yer, Kenya’nın başkenti Nairobi’nin merkezine yarım saat mesafede. Adı Kibera. Şehrin 3 buçuk milyonluk nüfusunun neredeyse üçte birini barındırıyor. Halkın yüzde 25’i Müslüman. Kenya’da eğitim sistemi İngilizlerin hakimiyetinde. Müslümanlar da çocuklarını İngiliz okullarında okutmak zorunda. Anne-babalar, hem dinî eğitimlerini almaları hem de okul derslerinde yardımcı olmaları için çocuklarını okul sonrası medreseye gönderiyor. Daha küçük olanların da okula başlamadan önce yolları medreseye düşüyor. Kibera bölgesinde 14 cami ve 14 medrese var. Medreseler aynı zamanda yetimhane görevini de üstlenmiş. Bizimkilere benzemiyorlar. Öksüz ve yetim çocuklar, akrabaları tarafından sabah medreselere bırakılıyor, akşam alınıyor.Biz bu bilgileri defterimize not ederken sınıf hep birlikte ‘maşallah, barekallah’ diyor. Meğer miniklerden biri imanın altı şartını bir kerede söylemiş. Ders, bir taraftan devam ediyor. Alkış yerine melodili “maşallah, barekallah” tebriği çok hoşumuza gidiyor. Sonrakilere biz de eşlik ediyoruz. Duvarda asılı tabloları gösteriyor arkadaşım. Yetenekli birinin kaleminden düştüğü aşikar, şekillerin kondurulduğu çuvallar bunlar. Gelen yardımlarla yeni boyanmış mavi duvarı meyve, hayvan, rakam, fiş ve bayraklar süslüyor. Bulunduğumuz mekanın bir sınıf olduğunun tek işareti de bu çuvaldan tablolar zaten.Kibera’da herkes mahallede bulunan ortak tuvaleti kullanıyor. Medresenin bitişiğine yeni tuvalet yaptırmış İffet Derneği’nin gönüllü Türk ve Kenyalı kadın üyeleri. Boyasından gereçlerine, tuvaletinden gıdasına kadar “14 medreseyi ihya etmek için 2 bin dolar yeter aslında” cümlesini duyunca susarak mukabele ediyoruz. Sorumluluk sınırlarımızı(!) çoktan çizmişiz zihnimizde çünkü.Emanet fotoğraf makinesi, bu yabancı makineye gülümseyen minikleri emanet karelere sıkıştırıyor. Biz de engin bakışları anlayanlarla paylaşmak için kilometrelerce öteye taşıyoruz. Ne güzel bakıyorlar sahi…
Zaman
En Çok Okunan
13.12.2013
MedresedenKenyamanzarasıMedreseden Kenya manzarası
Medreseden Kenya manzarası
Zaman
13.12.2013
01:51
Kıvırcık siyah saçlı minikler; ayakları çıplak, elbiseleri perişan halde ve kocaman gülümsemelerinden fışkıran bembeyaz dişleriyle bize yol veriyor. Nairobi’nin 1 milyon nüfuslu teneke evler bölgesindeki 14 medreseden birine girdiğimizde 3-5 yaş arası onlarca çocuğun bizi beklediğini görüyoruz.Seyrek aldığımız nefeslere inat hızlı adımlarla yürüyoruz. Bakışlarımızı ulaşabildiği her yere değdirmekten de vazgeçmiyoruz. Bir ara nefes almadan duraksıyoruz. Sebebi, kesif koku. Kuru balık, sokakların ortasından geçen kanalizasyon, en tabii hakları, temizlikten mahrum bırakılmış insanlar… Hızlanıyoruz. Teneke çatıları, neredeyse başımıza değecek teneke evlerin arasından sekerek geçiyoruz. Ayakları çıplak, elbiseleri perişan ve kocaman gülümsemelerinden fışkıran bembeyaz dişleriyle kıvırcık siyah saçlı minikler bize yol veriyor.Yeşil kapının önünde yığılı, kahverenginin bolca bulaştığı onlarca terlik, ziyaret etmek istediğimiz mekana geldiğimizi fısıldıyor. Burası Nairobi’nin 1 milyon nüfuslu teneke evler bölgesindeki 14 medreseden biri. Tıklatmadan açılıyor kapı. Pembe, beyaz, mavi, sarı… Hasılı siyaha bütün renklerin yakıştığına ikna oluyoruz. 3-5 yaş arası onlarca çocuk naylon hasırın üstünde bağdaş kurmuş sessizce bekliyor. Belli ki hocaları ‘uslu’ olmalarını tembihlemiş. Ellerinde bizden önce gelenlerin hediye ettiği çikolatalar var. Ekvator sıcağında erimiş, şekillerini kaybetmiş... Hemen açıp yememiş hiçbiri. İki kadın hoca mütebessim çehreleriyle hallerini anlatma derdinde.Teneke evlerin bulunduğu yer, Kenya’nın başkenti Nairobi’nin merkezine yarım saat mesafede. Adı Kibera. Şehrin 3 buçuk milyonluk nüfusunun neredeyse üçte birini barındırıyor. Halkın yüzde 25’i Müslüman. Kenya’da eğitim sistemi İngilizlerin hakimiyetinde. Müslümanlar da çocuklarını İngiliz okullarında okutmak zorunda. Anne-babalar, hem dinî eğitimlerini almaları hem de okul derslerinde yardımcı olmaları için çocuklarını okul sonrası medreseye gönderiyor. Daha küçük olanların da okula başlamadan önce yolları medreseye düşüyor. Kibera bölgesinde 14 cami ve 14 medrese var. Medreseler aynı zamanda yetimhane görevini de üstlenmiş. Bizimkilere benzemiyorlar. Öksüz ve yetim çocuklar, akrabaları tarafından sabah medreselere bırakılıyor, akşam alınıyor.Biz bu bilgileri defterimize not ederken sınıf hep birlikte ‘maşallah, barekallah’ diyor. Meğer miniklerden biri imanın altı şartını bir kerede söylemiş. Ders, bir taraftan devam ediyor. Alkış yerine melodili “maşallah, barekallah” tebriği çok hoşumuza gidiyor. Sonrakilere biz de eşlik ediyoruz. Duvarda asılı tabloları gösteriyor arkadaşım. Yetenekli birinin kaleminden düştüğü aşikar, şekillerin kondurulduğu çuvallar bunlar. Gelen yardımlarla yeni boyanmış mavi duvarı meyve, hayvan, rakam, fiş ve bayraklar süslüyor. Bulunduğumuz mekanın bir sınıf olduğunun tek işareti de bu çuvaldan tablolar zaten.Kibera’da herkes mahallede bulunan ortak tuvaleti kullanıyor. Medresenin bitişiğine yeni tuvalet yaptırmış İffet Derneği’nin gönüllü Türk ve Kenyalı kadın üyeleri. Boyasından gereçlerine, tuvaletinden gıdasına kadar “14 medreseyi ihya etmek için 2 bin dolar yeter aslında” cümlesini duyunca susarak mukabele ediyoruz. Sorumluluk sınırlarımızı(!) çoktan çizmişiz zihnimizde çünkü.Emanet fotoğraf makinesi, bu yabancı makineye gülümseyen minikleri emanet karelere sıkıştırıyor. Biz de engin bakışları anlayanlarla paylaşmak için kilometrelerce öteye taşıyoruz. Ne güzel bakıyorlar sahi…
Zaman
Ana Sayfa
13.12.2013
MedresedenKenyamanzarasıMedreseden Kenya manzarası
Selam'ın başrol oyuncusu Sudan'da yetimhane yaptırdı
Haber7
09.12.2013
13:02
Türkiyede 2013 yılının çok ses getiren yapımlarından biri olan Selam filminin başrol oyuncusu Burçin Abdullah, Sudanın başkenti Hartumda kendi adını taşıyan bir yetimhane yaptırdı
Haber7
Son Dakika
09.12.2013
SelamınbaşroloyuncusuSudandayetimhaneyaptırdıSelamın başrol oyuncusu Sudanda yetimhane yaptırdı
Selam Filminin Başrol Oyuncusu Sudan da Yetimhane ...
Haberler.com
09.12.2013
12:54
Türkiyede 2013 yılının çok ses getiren yapımlarından biri olan Selam filminin başrol oyuncusu Burçin Abdullah, Sudanın başkenti Hartumda kendi adını taşıyan bir yetimhane yaptırdı.
Haberler.com
Dünya
09.12.2013
SelamFilmininBaşrolOyuncusuSudandaYetimhaneSelam Filminin Başrol Oyuncusu Sudan da Yetimhane
Selam filminin başrol oyuncusu Sudan’da yetimhane yaptırdı
Haber3
09.12.2013
12:33
Türkiyede 2013 yılının çok ses getiren yapımlarından biri olan Selam filminin başrol oyuncusu Burçin Abdullah, Sudan’ın başkenti Hartum’da kendi adını taşıyan bir yetimhane yaptırdı.
Haber3
Son Dakika
09.12.2013
SelamfilmininbaşroloyuncusuSudan’dayetimhaneyaptırdıSelam filminin başrol oyuncusu Sudan’da yetimhane yaptırdı
Toplam "332" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti