Habergec.Com Aranan Kelimeler:yine olay yine kan Değerlendirme: 10 / 10 526525
habergec.com
02.09.2014 Salı
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

yine olay yine kan

7 ayda 2 bin ölü, 155 bin yaralı
Zaman
28.08.2014
11:18
Yollar, 2014 yılının ilk 7 ayında, tüm uyarılara rağmen sürücülerin yaptıkları kural hataları yüzünden yine kan gölüne döndü. 7 ayda 2 bin kişi öldü, 155 bin kişi yaralandı.Emniyet Genel Müdürlüğü, 2014 yılının Ocak-Temmuz döneminin trafik kaza bilançosunu açıkladı. Ülke genelinde 188 bin 61i polis, 20 bin 294ü de jandarma sorumluluk bölgesinde olmak üzere 208 bin 355 kaza meydana geldi. Kazalarda bin 943 kişi hayatını kaybetti, tam 155 bin 227 kişi yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı Avukat Hitay Güner, verilerde sadece kaza yerinde ölenlerin baz alındığının altını çizerek, Rakamlar bizi yanıltmasın, hastaneye giden yaralılardan da hayatını kaybedenlerle birlikte 7 ayda ölenlerin sayısı 4 bini bulmuştur. dedi. Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Hizmetleri Başkanlığı, ülke genelinde haziran ve temmuz ayı boyunca meydana gelen kazaların bilançosunu kamuoyu ile paylaştı. 2014 yılının Haziran ayında ayında yollar yine kan gölüne dönerken, kazalara kural ihlali yapan sürücüler damga vurdu. Polis sorumluluk bölgesinde 28 bin 485 kazanın 168i ölümlü olarak kayıtlara geçti. Kazalarda 216 kişi hayatını kaybetti, 21 bin 605 kişi yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Haziran ayı içerisinde meydana gelen kazaların 3 bin 810u karşılıklı çarpma şeklinde, 244 kaza hayvana çarpma; 6 bin 426 kaza ise devrilme, savrulma, takla atma şeklinde kayıtlara geçti. Haziran ayında polis sorumluluk bölgesindeki 12 bin 635 kaza sürücü hatasından kaynaklandı. Jandarma sorumluluk alanında haziran ayında 3 bin 34 kazada meydana geldi, bu kazalarda 108 kişi hayatını kaybetti, 3 bin 992 yaralandı. BİN 943 KİŞİ ÖLDÜ, 155 BİN KİŞİ HASTANELİK OLDUPolis sorumluluk bölgesinde 29 bin 350 kazanın meydana geldiği Temmuz ayında ise 23 bin 389 kişi yaralanırken 273 kişi hayatını kaybetti. Temmuz ayındaki kazaların 617si araçtan insan düşmesi sonucu meydana gelirken 297si hayvana çarpma şeklinde kayıtlara geçti. Temmuz ayındaki kazaların 14 bin 876sı sürücü hatasından kaynaklandı. Trafik Hizmetleri Başkanlığı, polis sorumluluk bölgesinde 2014 ilk 7 aylık bölümünde 188 bin 61 kazada 1328 kişi hayatını kaybettiğini, 127 bin 823 kişinin de yaralanarak hastaneye kaldırıldığını açıkladı. Jandarma sorumluluk bölgesinde ise Temmuz ayında 4 bin 376 kazada 163 kişi hayatını kaybetti, 6 bin 496 kişi yaralanarak hastanelik oldu. 2014 yılının ilk 7 aylık bölümünde ise 20 bin 294 kazada 615 kişi hayatını kaybetti, 27 bin 404 kişi yaralandı. Polis ve jandarma sorumluluk bölgesinde meydana gelen toplam 208 bin 355 kazada bin 943 kişi hayatını kaybetti, 155 bin 227 kişi hastanelik oldu. KAZALARA EN ÇOK OTOMOBİL, EN AZ TREN KARIŞTI, ALKOLLÜ SÜRÜCÜLERE CEZA YAĞDIEmniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre; bu yılın ilk 7 aylık bölümünde en çok kazaya 64 bin 356 ile otomobil, en az kazaya ise 37 ile tren karıştı. Bu sene alkollü araç kullanan 59 bin 948 sürücüye, alkol ölçümü yaptırmayan 2 bin 400 sürücüye ceza uygulandı, 66 sürücüye de uyuşturucu ölçümü yaptırmamak suçundan işlem yapıldı. 7 milyon 540 bin 256 lira ceza uygulandı. Yılın ilk 7 aylık bölümünde 1 milyar 460 bin 331 lire 265 ceza kesildi. Araç plakalarına 963 milyon 707 bin 568 lira yaya ve yolculara ise 997 bin 467 lira ceza verildi. Ülke genelinde yaygınlaşan mobeselerle birlikte kural tanımayan sürücüler sürpriz cezalarla karşılaşabiliyor. OLAY YERİNDEKİ ÖLÜMLERİN SAYISI YANILTMASINKaza istatistiklerini Cihan Haber Ajansına değerlendiren Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı Avukat Hitay Güner, verilerde sadece kaza yerinde hayatını kaybedenlerin baz alındığını hatırlattı. Hastaneye kaldırılan yaralılardan da hayatını kaybedenlerle birlikte yılın ilk 7 ayında kazalarda ölenlerin sayısının 4 bini aşacağını savunan Avukat Güner, şunları kaydetti: Önümüzde Kurban Bayramı var. Hep aynı şeyi söylüyoruz, sürücüler kurallara uysun, dikkatli, sabırlı ve hoşgörülü olsun. Trafik bilincinin artık yerleşmesi lazım. İlk 7 ayda 2 bin vatandaş kazalarda ölmüş, aynı ortalamayla yıl sonunda ölü sayısı 4 bin olarak kayıtlara geçebilir, ancak hastanelerde ölenlerle birlikte rakam ikiye katlanabilir. Kazaların nasıl olduğundan ziyade neden olduğu noktasında kafa yormalıyız. Sürücülerimiz hızlı gitmesin, diğer sürücülere karşı saygılı olsun, dikkatli ve sabırlı olsun. Denetimlerde bir yere kadar etkili, artık öyle bir alan başlıyor ki o da direksiyon başındaki sürücünün dikkati. Sürücüler kurallara uyarsa kazalardaki can kayıpları da azalır. Olayı görmek ayrı, olayı idrak etmek ayrı. Artık kazaların neden olduğu noktasında mesai yapmalıyız.
Zaman
Son Dakika
28.08.2014
7ayda2binölü155binyaralı7 ayda 2 bin ölü 155 bin yaralı
7 ayda 2 bin ölü, 155 bin yaralı
Zaman
28.08.2014
11:18
Yollar, 2014 yılının ilk 7 ayında, tüm uyarılara rağmen sürücülerin yaptıkları kural hataları yüzünden yine kan gölüne döndü. 7 ayda 2 bin kişi öldü, 155 bin kişi yaralandı.Emniyet Genel Müdürlüğü, 2014 yılının Ocak-Temmuz döneminin trafik kaza bilançosunu açıkladı. Ülke genelinde 188 bin 61i polis, 20 bin 294ü de jandarma sorumluluk bölgesinde olmak üzere 208 bin 355 kaza meydana geldi. Kazalarda bin 943 kişi hayatını kaybetti, tam 155 bin 227 kişi yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı Avukat Hitay Güner, verilerde sadece kaza yerinde ölenlerin baz alındığının altını çizerek, Rakamlar bizi yanıltmasın, hastaneye giden yaralılardan da hayatını kaybedenlerle birlikte 7 ayda ölenlerin sayısı 4 bini bulmuştur. dedi. Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Hizmetleri Başkanlığı, ülke genelinde haziran ve temmuz ayı boyunca meydana gelen kazaların bilançosunu kamuoyu ile paylaştı. 2014 yılının Haziran ayında ayında yollar yine kan gölüne dönerken, kazalara kural ihlali yapan sürücüler damga vurdu. Polis sorumluluk bölgesinde 28 bin 485 kazanın 168i ölümlü olarak kayıtlara geçti. Kazalarda 216 kişi hayatını kaybetti, 21 bin 605 kişi yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Haziran ayı içerisinde meydana gelen kazaların 3 bin 810u karşılıklı çarpma şeklinde, 244 kaza hayvana çarpma; 6 bin 426 kaza ise devrilme, savrulma, takla atma şeklinde kayıtlara geçti. Haziran ayında polis sorumluluk bölgesindeki 12 bin 635 kaza sürücü hatasından kaynaklandı. Jandarma sorumluluk alanında haziran ayında 3 bin 34 kazada meydana geldi, bu kazalarda 108 kişi hayatını kaybetti, 3 bin 992 yaralandı. BİN 943 KİŞİ ÖLDÜ, 155 BİN KİŞİ HASTANELİK OLDUPolis sorumluluk bölgesinde 29 bin 350 kazanın meydana geldiği Temmuz ayında ise 23 bin 389 kişi yaralanırken 273 kişi hayatını kaybetti. Temmuz ayındaki kazaların 617si araçtan insan düşmesi sonucu meydana gelirken 297si hayvana çarpma şeklinde kayıtlara geçti. Temmuz ayındaki kazaların 14 bin 876sı sürücü hatasından kaynaklandı. Trafik Hizmetleri Başkanlığı, polis sorumluluk bölgesinde 2014 ilk 7 aylık bölümünde 188 bin 61 kazada 1328 kişi hayatını kaybettiğini, 127 bin 823 kişinin de yaralanarak hastaneye kaldırıldığını açıkladı. Jandarma sorumluluk bölgesinde ise Temmuz ayında 4 bin 376 kazada 163 kişi hayatını kaybetti, 6 bin 496 kişi yaralanarak hastanelik oldu. 2014 yılının ilk 7 aylık bölümünde ise 20 bin 294 kazada 615 kişi hayatını kaybetti, 27 bin 404 kişi yaralandı. Polis ve jandarma sorumluluk bölgesinde meydana gelen toplam 208 bin 355 kazada bin 943 kişi hayatını kaybetti, 155 bin 227 kişi hastanelik oldu. KAZALARA EN ÇOK OTOMOBİL, EN AZ TREN KARIŞTI, ALKOLLÜ SÜRÜCÜLERE CEZA YAĞDIEmniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre; bu yılın ilk 7 aylık bölümünde en çok kazaya 64 bin 356 ile otomobil, en az kazaya ise 37 ile tren karıştı. Bu sene alkollü araç kullanan 59 bin 948 sürücüye, alkol ölçümü yaptırmayan 2 bin 400 sürücüye ceza uygulandı, 66 sürücüye de uyuşturucu ölçümü yaptırmamak suçundan işlem yapıldı. 7 milyon 540 bin 256 lira ceza uygulandı. Yılın ilk 7 aylık bölümünde 1 milyar 460 bin 331 lire 265 ceza kesildi. Araç plakalarına 963 milyon 707 bin 568 lira yaya ve yolculara ise 997 bin 467 lira ceza verildi. Ülke genelinde yaygınlaşan mobeselerle birlikte kural tanımayan sürücüler sürpriz cezalarla karşılaşabiliyor. OLAY YERİNDEKİ ÖLÜMLERİN SAYISI YANILTMASINKaza istatistiklerini Cihan Haber Ajansına değerlendiren Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı Avukat Hitay Güner, verilerde sadece kaza yerinde hayatını kaybedenlerin baz alındığını hatırlattı. Hastaneye kaldırılan yaralılardan da hayatını kaybedenlerle birlikte yılın ilk 7 ayında kazalarda ölenlerin sayısının 4 bini aşacağını savunan Avukat Güner, şunları kaydetti: Önümüzde Kurban Bayramı var. Hep aynı şeyi söylüyoruz, sürücüler kurallara uysun, dikkatli, sabırlı ve hoşgörülü olsun. Trafik bilincinin artık yerleşmesi lazım. İlk 7 ayda 2 bin vatandaş kazalarda ölmüş, aynı ortalamayla yıl sonunda ölü sayısı 4 bin olarak kayıtlara geçebilir, ancak hastanelerde ölenlerle birlikte rakam ikiye katlanabilir. Kazaların nasıl olduğundan ziyade neden olduğu noktasında kafa yormalıyız. Sürücülerimiz hızlı gitmesin, diğer sürücülere karşı saygılı olsun, dikkatli ve sabırlı olsun. Denetimlerde bir yere kadar etkili, artık öyle bir alan başlıyor ki o da direksiyon başındaki sürücünün dikkati. Sürücüler kurallara uyarsa kazalardaki can kayıpları da azalır. Olayı görmek ayrı, olayı idrak etmek ayrı. Artık kazaların neden olduğu noktasında mesai yapmalıyız.
Zaman
Ana Sayfa
28.08.2014
7ayda2binölü155binyaralı7 ayda 2 bin ölü 155 bin yaralı
Sürücüler kural tanımadı: 7 ayda 2 bin ölü, 155 bin yaralı
Zaman
28.08.2014
09:38
Yollar, 2014 yılının ilk 7 ayında, tüm uyarılara rağmen sürücülerin yaptıkları kural hataları yüzünden yine kan gölüne döndü. 7 ayda 2 bin kişi öldü, 155 bin kişi yaralandı.Emniyet Genel Müdürlüğü, 2014 yılının Ocak-Temmuz döneminin trafik kaza bilançosunu açıkladı. Ülke genelinde 188 bin 61i polis, 20 bin 294ü de jandarma sorumluluk bölgesinde olmak üzere 208 bin 355 kaza meydana geldi. Kazalarda bin 943 kişi hayatını kaybetti, tam 155 bin 227 kişi yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı Avukat Hitay Güner, verilerde sadece kaza yerinde ölenlerin baz alındığının altını çizerek, Rakamlar bizi yanıltmasın, hastaneye giden yaralılardan da hayatını kaybedenlerle birlikte 7 ayda ölenlerin sayısı 4 bini bulmuştur. dedi. Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Hizmetleri Başkanlığı, ülke genelinde haziran ve temmuz ayı boyunca meydana gelen kazaların bilançosunu kamuoyu ile paylaştı. 2014 yılının Haziran ayında ayında yollar yine kan gölüne dönerken, kazalara kural ihlali yapan sürücüler damga vurdu. Polis sorumluluk bölgesinde 28 bin 485 kazanın 168i ölümlü olarak kayıtlara geçti. Kazalarda 216 kişi hayatını kaybetti, 21 bin 605 kişi yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Haziran ayı içerisinde meydana gelen kazaların 3 bin 810u karşılıklı çarpma şeklinde, 244 kaza hayvana çarpma; 6 bin 426 kaza ise devrilme, savrulma, takla atma şeklinde kayıtlara geçti. Haziran ayında polis sorumluluk bölgesindeki 12 bin 635 kaza sürücü hatasından kaynaklandı. Jandarma sorumluluk alanında haziran ayında 3 bin 34 kazada meydana geldi, bu kazalarda 108 kişi hayatını kaybetti, 3 bin 992 yaralandı. BİN 943 KİŞİ ÖLDÜ, 155 BİN KİŞİ HASTANELİK OLDUPolis sorumluluk bölgesinde 29 bin 350 kazanın meydana geldiği Temmuz ayında ise 23 bin 389 kişi yaralanırken 273 kişi hayatını kaybetti. Temmuz ayındaki kazaların 617si araçtan insan düşmesi sonucu meydana gelirken 297si hayvana çarpma şeklinde kayıtlara geçti. Temmuz ayındaki kazaların 14 bin 876sı sürücü hatasından kaynaklandı. Trafik Hizmetleri Başkanlığı, polis sorumluluk bölgesinde 2014 ilk 7 aylık bölümünde 188 bin 61 kazada 1328 kişi hayatını kaybettiğini, 127 bin 823 kişinin de yaralanarak hastaneye kaldırıldığını açıkladı. Jandarma sorumluluk bölgesinde ise Temmuz ayında 4 bin 376 kazada 163 kişi hayatını kaybetti, 6 bin 496 kişi yaralanarak hastanelik oldu. 2014 yılının ilk 7 aylık bölümünde ise 20 bin 294 kazada 615 kişi hayatını kaybetti, 27 bin 404 kişi yaralandı. Polis ve jandarma sorumluluk bölgesinde meydana gelen toplam 208 bin 355 kazada bin 943 kişi hayatını kaybetti, 155 bin 227 kişi hastanelik oldu. KAZALARA EN ÇOK OTOMOBİL, EN AZ TREN KARIŞTI, ALKOLLÜ SÜRÜCÜLERE CEZA YAĞDIEmniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre; bu yılın ilk 7 aylık bölümünde en çok kazaya 64 bin 356 ile otomobil, en az kazaya ise 37 ile tren karıştı. Bu sene alkollü araç kullanan 59 bin 948 sürücüye, alkol ölçümü yaptırmayan 2 bin 400 sürücüye ceza uygulandı, 66 sürücüye de uyuşturucu ölçümü yaptırmamak suçundan işlem yapıldı. 7 milyon 540 bin 256 lira ceza uygulandı. Yılın ilk 7 aylık bölümünde 1 milyar 460 bin 331 lire 265 ceza kesildi. Araç plakalarına 963 milyon 707 bin 568 lira yaya ve yolculara ise 997 bin 467 lira ceza verildi. Ülke genelinde yaygınlaşan mobeselerle birlikte kural tanımayan sürücüler sürpriz cezalarla karşılaşabiliyor. OLAY YERİNDEKİ ÖLÜMLERİN SAYISI YANILTMASINKaza istatistiklerini Cihan Haber Ajansına değerlendiren Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı Avukat Hitay Güner, verilerde sadece kaza yerinde hayatını kaybedenlerin baz alındığını hatırlattı. Hastaneye kaldırılan yaralılardan da hayatını kaybedenlerle birlikte yılın ilk 7 ayında kazalarda ölenlerin sayısının 4 bini aşacağını savunan Avukat Güner, şunları kaydetti: Önümüzde Kurban Bayramı var. Hep aynı şeyi söylüyoruz, sürücüler kurallara uysun, dikkatli, sabırlı ve hoşgörülü olsun. Trafik bilincinin artık yerleşmesi lazım. İlk 7 ayda 2 bin vatandaş kazalarda ölmüş, aynı ortalamayla yıl sonunda ölü sayısı 4 bin olarak kayıtlara geçebilir, ancak hastanelerde ölenlerle birlikte rakam ikiye katlanabilir. Kazaların nasıl olduğundan ziyade neden olduğu noktasında kafa yormalıyız. Sürücülerimiz hızlı gitmesin, diğer sürücülere karşı saygılı olsun, dikkatli ve sabırlı olsun. Denetimlerde bir yere kadar etkili, artık öyle bir alan başlıyor ki o da direksiyon başındaki sürücünün dikkati. Sürücüler kurallara uyarsa kazalardaki can kayıpları da azalır. Olayı görmek ayrı, olayı idrak etmek ayrı. Artık kazaların neden olduğu noktasında mesai yapmalıyız.(CİHAN)
Zaman
Son Dakika
28.08.2014
Sürücülerkuraltanımadı7ayda2binölü155binyaralıSürücüler kural tanımadı 7 ayda 2 bin ölü 155 bin yaralı
Abdülhamit Bilici - Tehlikenin farkında mıyız?
Zaman
23.08.2014
03:01
Amerikalı gazeteci James Foley’in IŞİD tarafından kafası kesilerek öldürüldüğünü gösteren korkunç video, tüm dünyayı şoke etti. Suriye’de 3,5 yıldır süren vahşeti seyreden başkentler şimdi alarmda.2012’den beri rehin tutulan gazeteciyi katleden uzun boylu, siyah gömlekli, maskeli militanın İngiliz olduğuna yönelik iddia, İngiltere’nin bir numaralı gündemi. Gazeteler günlerdir “İngiliz cellat” manşetiyle çıkıyor. Konuştuğu aksan incelenerek “celladın” Doğu Londra’da yaşadığı tespit edilmiş, bağlantıları araştırılıyor. Olay üzerine Başbakan Cameron, tatilini yarıda kesip başkente döndü. Ancak hadise hemen yanı başımızda yaşanmasına ve Musul Başkonsolosumuzla birlikte 49 insanımız bu örgütün elinde olmasına rağmen sanki hadise bizi hiç ilgilendirmiyormuş gibi Türkiye meseleye ilgisiz.Çok değil 2 yıl önce, Suriye’nin Afganistanlaşacağı, muhalif gruplarla ilişkisi nedeniyle Türkiye’nin ise Pakistanlaşacağı senaryosu konuşuluyordu. Suni gündem ve algı operasyonlarıyla kafalar allak bullak edildiği için tehlikenin farkında olmasak da o senaryo kâbusa dönüşerek gerçekleşmiş durumda. Komşularımız Irak ve Suriye, kaos ve her gün yaşanan vahşetle Afganistan’dan beter halde. Uluslararası güçlerin de teşvikiyle farklı silahlı gruplar üzerinden dün Afgan siyasetine müdahil olan Pakistan, bugün birçok şehrinde patlayan bombalar, bu örgütlere katılanların geriye döndüklerinde yol açtığı sorunlar ve radikal ideolojilerin topluma yayılması gibi dertlerle karşı karşıya. Aynı sorunlar, Türkiye’nin de kapısını çalıyor, çalacak.Aslında gidişatın kötü olduğu sır değildi ve zamanında tedbir alınabilirdi. Bir yıl önceki haberlere şöyle bir bakmak bile vahameti görmek için yeterli: “İstanbul’da çalınan araçlar Hatay’a götürüldü. Emniyet 25 aracın bombalı saldırıda kullanılabileceği ihtimaline karşı alarma geçti.” (15 Kasım 2013) “Jandarma İstihbaratı, Türkiye’den çalındıktan sonra klonlanmış plakalarla Suriye’ye kaçırılan 300 aracın izine ulaştı. Şüphelilerin El Kaide, El Nusra ve IŞİD ile bağlantıları tespit edildi. (28 Kasım) Kilis’te askeri yasak bölgede yakalanan Suriye uyruklu kişinin üzerinde Malatya iline ait askeri harita bulundu. (2 Aralık) “Türk istihbarat birimleri Suriye’de savaşan El Kaide bağlantılı 47 örgütün Türkiye’de eylem hazırlığında olduğu iddiası üzerine alarma geçti.” (3 Aralık)İçiş­le­ri Ba­kan­lı­ğı’nın yine 2013 tarihli bir ra­po­ru­na gö­re Türkiye’den 500 kişi El Nusra ve IŞİD’e katılmak üze­re Suriye’ye git­ti. Oğlu IŞİD’e katılan Gaziantepli Vakkas Doğan’ın söylediklerine bakılırsa bu sayılar katlanmış olmalı. G.Antep’te IŞİD’e açıktan eleman toplandığını söyleyen Doğan, mahallelerindeki bir dernekte 28 yaşındaki oğlunun aklına girildiğine dikkat çektikten sonra gözyaşlarını tutamıyor: “Evladım 4 aylık çocuğunu bırakıp IŞİD’e katılmak için Irak’a gidecek. Orada Müslümanlarla savaşacak. Daha önce de bir grup bu dernek vasıtasıyla gitti. Oğlumun dayısı da IŞİD’e katılmıştı. Onun çocuğu da işi bırakmış, 1 aydır IŞİD’le. Çevremizde böyle çok insan var.” Valiliğe, emniyete gidip eli boş dönen Vakkas Doğan, Pakistan’daki Peşaver’de değil, Gaziantep’te yaşıyor.Tehlikeyi bizzat görenlerden Hatay Valisi Celalettin Lekesiz de IŞİD’e dair ikazlarını İçişleri’ni uyaran raporunda dile getirmişti. Lekesiz’in şu tespiti her şeyi anlatıyor: “Ülkemiz için ağır tehdit oluşturan IŞİD’in Suriye’de hakimiyet kurarak sınır bölgelerini ele geçirmesi halinde kendi inançlarına göre İslami kurallara uygun yaşamayan Türkiye hedef haline gelecektir.” Peki Türkiye ne yapıyor? Krizde sorumluluğu olanlar ödüllendirilirken, terörle mücadele tecrübesi cadı avı operasyonlarıyla harcanıyor.Türkmen, Kürt, Şii ve Ezidileri hedef alan IŞİD vahşetini kınayan Fethullah Gülen’in tavrı, dinî ve insanî açıdan konuya nasıl bakılması gerektiğini gösteren önemli bir örnek: “Her türlü azınlık ve masum sivillere saldırı, baskı, zulüm; Kur’an’ın elmas düsturlarına ve Efendimiz’in (sas) sünnetine tamamen zıttır. IŞİD üyeleri şayet bir takım güçlerin piyonu olarak hareket etmiyorsa, İslam’ın ruhunu ve Peygamberimizi (asm) tanımamış cahillerdir denebilir. Her ne olursa olsun, yaptıkları terörizmdir ve böylece isimlendirilmelidir.’Türkiye’nin uyanıp bu tehlikeyi görmesi için başka ne gerekiyor? a.bilici@zaman.com.tr
Zaman
En Çok Okunan
23.08.2014
AbdülhamitBilici-Tehlikeninfarkındamıyız?Abdülhamit Bilici - Tehlikenin farkında mıyız?
Abdülhamit Bilici - Tehlikenin farkında mıyız?
Zaman
23.08.2014
02:11
Amerikalı gazeteci James Foley’in IŞİD tarafından kafası kesilerek öldürüldüğünü gösteren korkunç video, tüm dünyayı şoke etti. Suriye’de 3,5 yıldır süren vahşeti seyreden başkentler şimdi alarmda.2012’den beri rehin tutulan gazeteciyi katleden uzun boylu, siyah gömlekli, maskeli militanın İngiliz olduğuna yönelik iddia, İngiltere’nin bir numaralı gündemi. Gazeteler günlerdir “İngiliz cellat” manşetiyle çıkıyor. Konuştuğu aksan incelenerek “celladın” Doğu Londra’da yaşadığı tespit edilmiş, bağlantıları araştırılıyor. Olay üzerine Başbakan Cameron, tatilini yarıda kesip başkente döndü. Ancak hadise hemen yanı başımızda yaşanmasına ve Musul Başkonsolosumuzla birlikte 49 insanımız bu örgütün elinde olmasına rağmen sanki hadise bizi hiç ilgilendirmiyormuş gibi Türkiye meseleye ilgisiz.Çok değil 2 yıl önce, Suriye’nin Afganistanlaşacağı, muhalif gruplarla ilişkisi nedeniyle Türkiye’nin ise Pakistanlaşacağı senaryosu konuşuluyordu. Suni gündem ve algı operasyonlarıyla kafalar allak bullak edildiği için tehlikenin farkında olmasak da o senaryo kâbusa dönüşerek gerçekleşmiş durumda. Komşularımız Irak ve Suriye, kaos ve her gün yaşanan vahşetle Afganistan’dan beter halde. Uluslararası güçlerin de teşvikiyle farklı silahlı gruplar üzerinden dün Afgan siyasetine müdahil olan Pakistan, bugün birçok şehrinde patlayan bombalar, bu örgütlere katılanların geriye döndüklerinde yol açtığı sorunlar ve radikal ideolojilerin topluma yayılması gibi dertlerle karşı karşıya. Aynı sorunlar, Türkiye’nin de kapısını çalıyor, çalacak.Aslında gidişatın kötü olduğu sır değildi ve zamanında tedbir alınabilirdi. Bir yıl önceki haberlere şöyle bir bakmak bile vahameti görmek için yeterli: “İstanbul’da çalınan araçlar Hatay’a götürüldü. Emniyet 25 aracın bombalı saldırıda kullanılabileceği ihtimaline karşı alarma geçti.” (15 Kasım 2013) “Jandarma İstihbaratı, Türkiye’den çalındıktan sonra klonlanmış plakalarla Suriye’ye kaçırılan 300 aracın izine ulaştı. Şüphelilerin El Kaide, El Nusra ve IŞİD ile bağlantıları tespit edildi. (28 Kasım) Kilis’te askeri yasak bölgede yakalanan Suriye uyruklu kişinin üzerinde Malatya iline ait askeri harita bulundu. (2 Aralık) “Türk istihbarat birimleri Suriye’de savaşan El Kaide bağlantılı 47 örgütün Türkiye’de eylem hazırlığında olduğu iddiası üzerine alarma geçti.” (3 Aralık)İçiş­le­ri Ba­kan­lı­ğı’nın yine 2013 tarihli bir ra­po­ru­na gö­re Türkiye’den 500 kişi El Nusra ve IŞİD’e katılmak üze­re Suriye’ye git­ti. Oğlu IŞİD’e katılan Gaziantepli Vakkas Doğan’ın söylediklerine bakılırsa bu sayılar katlanmış olmalı. G.Antep’te IŞİD’e açıktan eleman toplandığını söyleyen Doğan, mahallelerindeki bir dernekte 28 yaşındaki oğlunun aklına girildiğine dikkat çektikten sonra gözyaşlarını tutamıyor: “Evladım 4 aylık çocuğunu bırakıp IŞİD’e katılmak için Irak’a gidecek. Orada Müslümanlarla savaşacak. Daha önce de bir grup bu dernek vasıtasıyla gitti. Oğlumun dayısı da IŞİD’e katılmıştı. Onun çocuğu da işi bırakmış, 1 aydır IŞİD’le. Çevremizde böyle çok insan var.” Valiliğe, emniyete gidip eli boş dönen Vakkas Doğan, Pakistan’daki Peşaver’de değil, Gaziantep’te yaşıyor.Tehlikeyi bizzat görenlerden Hatay Valisi Celalettin Lekesiz de IŞİD’e dair ikazlarını İçişleri’ni uyaran raporunda dile getirmişti. Lekesiz’in şu tespiti her şeyi anlatıyor: “Ülkemiz için ağır tehdit oluşturan IŞİD’in Suriye’de hakimiyet kurarak sınır bölgelerini ele geçirmesi halinde kendi inançlarına göre İslami kurallara uygun yaşamayan Türkiye hedef haline gelecektir.” Peki Türkiye ne yapıyor? Krizde sorumluluğu olanlar ödüllendirilirken, terörle mücadele tecrübesi cadı avı operasyonlarıyla harcanıyor.Türkmen, Kürt, Şii ve Ezidileri hedef alan IŞİD vahşetini kınayan Fethullah Gülen’in tavrı, dinî ve insanî açıdan konuya nasıl bakılması gerektiğini gösteren önemli bir örnek: “Her türlü azınlık ve masum sivillere saldırı, baskı, zulüm; Kur’an’ın elmas düsturlarına ve Efendimiz’in (sas) sünnetine tamamen zıttır. IŞİD üyeleri şayet bir takım güçlerin piyonu olarak hareket etmiyorsa, İslam’ın ruhunu ve Peygamberimizi (asm) tanımamış cahillerdir denebilir. Her ne olursa olsun, yaptıkları terörizmdir ve böylece isimlendirilmelidir.’Türkiye’nin uyanıp bu tehlikeyi görmesi için başka ne gerekiyor? a.bilici@zaman.com.tr
Zaman
Köşe Yazıları
23.08.2014
AbdülhamitBilici-Tehlikeninfarkındamıyız?Abdülhamit Bilici - Tehlikenin farkında mıyız?
Abdülhamit Bilici - Tehlikenin farkında mıyız?
Zaman
23.08.2014
02:02
Amerikalı gazeteci James Foley’in IŞİD tarafından kafası kesilerek öldürüldüğünü gösteren korkunç video, tüm dünyayı şoke etti. Suriye’de 3,5 yıldır süren vahşeti seyreden başkentler şimdi alarmda.2012’den beri rehin tutulan gazeteciyi katleden uzun boylu, siyah gömlekli, maskeli militanın İngiliz olduğuna yönelik iddia, İngiltere’nin bir numaralı gündemi. Gazeteler günlerdir “İngiliz cellat” manşetiyle çıkıyor. Konuştuğu aksan incelenerek “celladın” Doğu Londra’da yaşadığı tespit edilmiş, bağlantıları araştırılıyor. Olay üzerine Başbakan Cameron, tatilini yarıda kesip başkente döndü. Ancak hadise hemen yanı başımızda yaşanmasına ve Musul Başkonsolosumuzla birlikte 49 insanımız bu örgütün elinde olmasına rağmen sanki hadise bizi hiç ilgilendirmiyormuş gibi Türkiye meseleye ilgisiz.Çok değil 2 yıl önce, Suriye’nin Afganistanlaşacağı, muhalif gruplarla ilişkisi nedeniyle Türkiye’nin ise Pakistanlaşacağı senaryosu konuşuluyordu. Suni gündem ve algı operasyonlarıyla kafalar allak bullak edildiği için tehlikenin farkında olmasak da o senaryo kâbusa dönüşerek gerçekleşmiş durumda. Komşularımız Irak ve Suriye, kaos ve her gün yaşanan vahşetle Afganistan’dan beter halde. Uluslararası güçlerin de teşvikiyle farklı silahlı gruplar üzerinden dün Afgan siyasetine müdahil olan Pakistan, bugün birçok şehrinde patlayan bombalar, bu örgütlere katılanların geriye döndüklerinde yol açtığı sorunlar ve radikal ideolojilerin topluma yayılması gibi dertlerle karşı karşıya. Aynı sorunlar, Türkiye’nin de kapısını çalıyor, çalacak.Aslında gidişatın kötü olduğu sır değildi ve zamanında tedbir alınabilirdi. Bir yıl önceki haberlere şöyle bir bakmak bile vahameti görmek için yeterli: “İstanbul’da çalınan araçlar Hatay’a götürüldü. Emniyet 25 aracın bombalı saldırıda kullanılabileceği ihtimaline karşı alarma geçti.” (15 Kasım 2013) “Jandarma İstihbaratı, Türkiye’den çalındıktan sonra klonlanmış plakalarla Suriye’ye kaçırılan 300 aracın izine ulaştı. Şüphelilerin El Kaide, El Nusra ve IŞİD ile bağlantıları tespit edildi. (28 Kasım) Kilis’te askeri yasak bölgede yakalanan Suriye uyruklu kişinin üzerinde Malatya iline ait askeri harita bulundu. (2 Aralık) “Türk istihbarat birimleri Suriye’de savaşan El Kaide bağlantılı 47 örgütün Türkiye’de eylem hazırlığında olduğu iddiası üzerine alarma geçti.” (3 Aralık)İçiş­le­ri Ba­kan­lı­ğı’nın yine 2013 tarihli bir ra­po­ru­na gö­re Türkiye’den 500 kişi El Nusra ve IŞİD’e katılmak üze­re Suriye’ye git­ti. Oğlu IŞİD’e katılan Gaziantepli Vakkas Doğan’ın söylediklerine bakılırsa bu sayılar katlanmış olmalı. G.Antep’te IŞİD’e açıktan eleman toplandığını söyleyen Doğan, mahallelerindeki bir dernekte 28 yaşındaki oğlunun aklına girildiğine dikkat çektikten sonra gözyaşlarını tutamıyor: “Evladım 4 aylık çocuğunu bırakıp IŞİD’e katılmak için Irak’a gidecek. Orada Müslümanlarla savaşacak. Daha önce de bir grup bu dernek vasıtasıyla gitti. Oğlumun dayısı da IŞİD’e katılmıştı. Onun çocuğu da işi bırakmış, 1 aydır IŞİD’le. Çevremizde böyle çok insan var.” Valiliğe, emniyete gidip eli boş dönen Vakkas Doğan, Pakistan’daki Peşaver’de değil, Gaziantep’te yaşıyor.Tehlikeyi bizzat görenlerden Hatay Valisi Celalettin Lekesiz de IŞİD’e dair ikazlarını İçişleri’ni uyaran raporunda dile getirmişti. Lekesiz’in şu tespiti her şeyi anlatıyor: “Ülkemiz için ağır tehdit oluşturan IŞİD’in Suriye’de hakimiyet kurarak sınır bölgelerini ele geçirmesi halinde kendi inançlarına göre İslami kurallara uygun yaşamayan Türkiye hedef haline gelecektir.” Peki Türkiye ne yapıyor? Krizde sorumluluğu olanlar ödüllendirilirken, terörle mücadele tecrübesi cadı avı operasyonlarıyla harcanıyor.Türkmen, Kürt, Şii ve Ezidileri hedef alan IŞİD vahşetini kınayan Fethullah Gülen’in tavrı, dinî ve insanî açıdan konuya nasıl bakılması gerektiğini gösteren önemli bir örnek: “Her türlü azınlık ve masum sivillere saldırı, baskı, zulüm; Kur’an’ın elmas düsturlarına ve Efendimiz’in (sas) sünnetine tamamen zıttır. IŞİD üyeleri şayet bir takım güçlerin piyonu olarak hareket etmiyorsa, İslam’ın ruhunu ve Peygamberimizi (asm) tanımamış cahillerdir denebilir. Her ne olursa olsun, yaptıkları terörizmdir ve böylece isimlendirilmelidir.’Türkiye’nin uyanıp bu tehlikeyi görmesi için başka ne gerekiyor? a.bilici@zaman.com.tr
Zaman
Ana Sayfa
23.08.2014
AbdülhamitBilici-Tehlikeninfarkındamıyız?Abdülhamit Bilici - Tehlikenin farkında mıyız?
Toplam "6" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti