Habergec.Com Aranan Kelimeler:yine olay yine kan Değerlendirme: 10 / 10 478830
habergec.com
28.08.2014 Perşembe
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

yine olay yine kan

Abdülhamit Bilici - Tehlikenin farkında mıyız?
Zaman
23.08.2014
03:01
Amerikalı gazeteci James Foley’in IŞİD tarafından kafası kesilerek öldürüldüğünü gösteren korkunç video, tüm dünyayı şoke etti. Suriye’de 3,5 yıldır süren vahşeti seyreden başkentler şimdi alarmda.2012’den beri rehin tutulan gazeteciyi katleden uzun boylu, siyah gömlekli, maskeli militanın İngiliz olduğuna yönelik iddia, İngiltere’nin bir numaralı gündemi. Gazeteler günlerdir “İngiliz cellat” manşetiyle çıkıyor. Konuştuğu aksan incelenerek “celladın” Doğu Londra’da yaşadığı tespit edilmiş, bağlantıları araştırılıyor. Olay üzerine Başbakan Cameron, tatilini yarıda kesip başkente döndü. Ancak hadise hemen yanı başımızda yaşanmasına ve Musul Başkonsolosumuzla birlikte 49 insanımız bu örgütün elinde olmasına rağmen sanki hadise bizi hiç ilgilendirmiyormuş gibi Türkiye meseleye ilgisiz.Çok değil 2 yıl önce, Suriye’nin Afganistanlaşacağı, muhalif gruplarla ilişkisi nedeniyle Türkiye’nin ise Pakistanlaşacağı senaryosu konuşuluyordu. Suni gündem ve algı operasyonlarıyla kafalar allak bullak edildiği için tehlikenin farkında olmasak da o senaryo kâbusa dönüşerek gerçekleşmiş durumda. Komşularımız Irak ve Suriye, kaos ve her gün yaşanan vahşetle Afganistan’dan beter halde. Uluslararası güçlerin de teşvikiyle farklı silahlı gruplar üzerinden dün Afgan siyasetine müdahil olan Pakistan, bugün birçok şehrinde patlayan bombalar, bu örgütlere katılanların geriye döndüklerinde yol açtığı sorunlar ve radikal ideolojilerin topluma yayılması gibi dertlerle karşı karşıya. Aynı sorunlar, Türkiye’nin de kapısını çalıyor, çalacak.Aslında gidişatın kötü olduğu sır değildi ve zamanında tedbir alınabilirdi. Bir yıl önceki haberlere şöyle bir bakmak bile vahameti görmek için yeterli: “İstanbul’da çalınan araçlar Hatay’a götürüldü. Emniyet 25 aracın bombalı saldırıda kullanılabileceği ihtimaline karşı alarma geçti.” (15 Kasım 2013) “Jandarma İstihbaratı, Türkiye’den çalındıktan sonra klonlanmış plakalarla Suriye’ye kaçırılan 300 aracın izine ulaştı. Şüphelilerin El Kaide, El Nusra ve IŞİD ile bağlantıları tespit edildi. (28 Kasım) Kilis’te askeri yasak bölgede yakalanan Suriye uyruklu kişinin üzerinde Malatya iline ait askeri harita bulundu. (2 Aralık) “Türk istihbarat birimleri Suriye’de savaşan El Kaide bağlantılı 47 örgütün Türkiye’de eylem hazırlığında olduğu iddiası üzerine alarma geçti.” (3 Aralık)İçiş­le­ri Ba­kan­lı­ğı’nın yine 2013 tarihli bir ra­po­ru­na gö­re Türkiye’den 500 kişi El Nusra ve IŞİD’e katılmak üze­re Suriye’ye git­ti. Oğlu IŞİD’e katılan Gaziantepli Vakkas Doğan’ın söylediklerine bakılırsa bu sayılar katlanmış olmalı. G.Antep’te IŞİD’e açıktan eleman toplandığını söyleyen Doğan, mahallelerindeki bir dernekte 28 yaşındaki oğlunun aklına girildiğine dikkat çektikten sonra gözyaşlarını tutamıyor: “Evladım 4 aylık çocuğunu bırakıp IŞİD’e katılmak için Irak’a gidecek. Orada Müslümanlarla savaşacak. Daha önce de bir grup bu dernek vasıtasıyla gitti. Oğlumun dayısı da IŞİD’e katılmıştı. Onun çocuğu da işi bırakmış, 1 aydır IŞİD’le. Çevremizde böyle çok insan var.” Valiliğe, emniyete gidip eli boş dönen Vakkas Doğan, Pakistan’daki Peşaver’de değil, Gaziantep’te yaşıyor.Tehlikeyi bizzat görenlerden Hatay Valisi Celalettin Lekesiz de IŞİD’e dair ikazlarını İçişleri’ni uyaran raporunda dile getirmişti. Lekesiz’in şu tespiti her şeyi anlatıyor: “Ülkemiz için ağır tehdit oluşturan IŞİD’in Suriye’de hakimiyet kurarak sınır bölgelerini ele geçirmesi halinde kendi inançlarına göre İslami kurallara uygun yaşamayan Türkiye hedef haline gelecektir.” Peki Türkiye ne yapıyor? Krizde sorumluluğu olanlar ödüllendirilirken, terörle mücadele tecrübesi cadı avı operasyonlarıyla harcanıyor.Türkmen, Kürt, Şii ve Ezidileri hedef alan IŞİD vahşetini kınayan Fethullah Gülen’in tavrı, dinî ve insanî açıdan konuya nasıl bakılması gerektiğini gösteren önemli bir örnek: “Her türlü azınlık ve masum sivillere saldırı, baskı, zulüm; Kur’an’ın elmas düsturlarına ve Efendimiz’in (sas) sünnetine tamamen zıttır. IŞİD üyeleri şayet bir takım güçlerin piyonu olarak hareket etmiyorsa, İslam’ın ruhunu ve Peygamberimizi (asm) tanımamış cahillerdir denebilir. Her ne olursa olsun, yaptıkları terörizmdir ve böylece isimlendirilmelidir.’Türkiye’nin uyanıp bu tehlikeyi görmesi için başka ne gerekiyor? a.bilici@zaman.com.tr
Zaman
En Çok Okunan
23.08.2014
AbdülhamitBilici-Tehlikeninfarkındamıyız?Abdülhamit Bilici - Tehlikenin farkında mıyız?
Abdülhamit Bilici - Tehlikenin farkında mıyız?
Zaman
23.08.2014
02:11
Amerikalı gazeteci James Foley’in IŞİD tarafından kafası kesilerek öldürüldüğünü gösteren korkunç video, tüm dünyayı şoke etti. Suriye’de 3,5 yıldır süren vahşeti seyreden başkentler şimdi alarmda.2012’den beri rehin tutulan gazeteciyi katleden uzun boylu, siyah gömlekli, maskeli militanın İngiliz olduğuna yönelik iddia, İngiltere’nin bir numaralı gündemi. Gazeteler günlerdir “İngiliz cellat” manşetiyle çıkıyor. Konuştuğu aksan incelenerek “celladın” Doğu Londra’da yaşadığı tespit edilmiş, bağlantıları araştırılıyor. Olay üzerine Başbakan Cameron, tatilini yarıda kesip başkente döndü. Ancak hadise hemen yanı başımızda yaşanmasına ve Musul Başkonsolosumuzla birlikte 49 insanımız bu örgütün elinde olmasına rağmen sanki hadise bizi hiç ilgilendirmiyormuş gibi Türkiye meseleye ilgisiz.Çok değil 2 yıl önce, Suriye’nin Afganistanlaşacağı, muhalif gruplarla ilişkisi nedeniyle Türkiye’nin ise Pakistanlaşacağı senaryosu konuşuluyordu. Suni gündem ve algı operasyonlarıyla kafalar allak bullak edildiği için tehlikenin farkında olmasak da o senaryo kâbusa dönüşerek gerçekleşmiş durumda. Komşularımız Irak ve Suriye, kaos ve her gün yaşanan vahşetle Afganistan’dan beter halde. Uluslararası güçlerin de teşvikiyle farklı silahlı gruplar üzerinden dün Afgan siyasetine müdahil olan Pakistan, bugün birçok şehrinde patlayan bombalar, bu örgütlere katılanların geriye döndüklerinde yol açtığı sorunlar ve radikal ideolojilerin topluma yayılması gibi dertlerle karşı karşıya. Aynı sorunlar, Türkiye’nin de kapısını çalıyor, çalacak.Aslında gidişatın kötü olduğu sır değildi ve zamanında tedbir alınabilirdi. Bir yıl önceki haberlere şöyle bir bakmak bile vahameti görmek için yeterli: “İstanbul’da çalınan araçlar Hatay’a götürüldü. Emniyet 25 aracın bombalı saldırıda kullanılabileceği ihtimaline karşı alarma geçti.” (15 Kasım 2013) “Jandarma İstihbaratı, Türkiye’den çalındıktan sonra klonlanmış plakalarla Suriye’ye kaçırılan 300 aracın izine ulaştı. Şüphelilerin El Kaide, El Nusra ve IŞİD ile bağlantıları tespit edildi. (28 Kasım) Kilis’te askeri yasak bölgede yakalanan Suriye uyruklu kişinin üzerinde Malatya iline ait askeri harita bulundu. (2 Aralık) “Türk istihbarat birimleri Suriye’de savaşan El Kaide bağlantılı 47 örgütün Türkiye’de eylem hazırlığında olduğu iddiası üzerine alarma geçti.” (3 Aralık)İçiş­le­ri Ba­kan­lı­ğı’nın yine 2013 tarihli bir ra­po­ru­na gö­re Türkiye’den 500 kişi El Nusra ve IŞİD’e katılmak üze­re Suriye’ye git­ti. Oğlu IŞİD’e katılan Gaziantepli Vakkas Doğan’ın söylediklerine bakılırsa bu sayılar katlanmış olmalı. G.Antep’te IŞİD’e açıktan eleman toplandığını söyleyen Doğan, mahallelerindeki bir dernekte 28 yaşındaki oğlunun aklına girildiğine dikkat çektikten sonra gözyaşlarını tutamıyor: “Evladım 4 aylık çocuğunu bırakıp IŞİD’e katılmak için Irak’a gidecek. Orada Müslümanlarla savaşacak. Daha önce de bir grup bu dernek vasıtasıyla gitti. Oğlumun dayısı da IŞİD’e katılmıştı. Onun çocuğu da işi bırakmış, 1 aydır IŞİD’le. Çevremizde böyle çok insan var.” Valiliğe, emniyete gidip eli boş dönen Vakkas Doğan, Pakistan’daki Peşaver’de değil, Gaziantep’te yaşıyor.Tehlikeyi bizzat görenlerden Hatay Valisi Celalettin Lekesiz de IŞİD’e dair ikazlarını İçişleri’ni uyaran raporunda dile getirmişti. Lekesiz’in şu tespiti her şeyi anlatıyor: “Ülkemiz için ağır tehdit oluşturan IŞİD’in Suriye’de hakimiyet kurarak sınır bölgelerini ele geçirmesi halinde kendi inançlarına göre İslami kurallara uygun yaşamayan Türkiye hedef haline gelecektir.” Peki Türkiye ne yapıyor? Krizde sorumluluğu olanlar ödüllendirilirken, terörle mücadele tecrübesi cadı avı operasyonlarıyla harcanıyor.Türkmen, Kürt, Şii ve Ezidileri hedef alan IŞİD vahşetini kınayan Fethullah Gülen’in tavrı, dinî ve insanî açıdan konuya nasıl bakılması gerektiğini gösteren önemli bir örnek: “Her türlü azınlık ve masum sivillere saldırı, baskı, zulüm; Kur’an’ın elmas düsturlarına ve Efendimiz’in (sas) sünnetine tamamen zıttır. IŞİD üyeleri şayet bir takım güçlerin piyonu olarak hareket etmiyorsa, İslam’ın ruhunu ve Peygamberimizi (asm) tanımamış cahillerdir denebilir. Her ne olursa olsun, yaptıkları terörizmdir ve böylece isimlendirilmelidir.’Türkiye’nin uyanıp bu tehlikeyi görmesi için başka ne gerekiyor? a.bilici@zaman.com.tr
Zaman
Köşe Yazıları
23.08.2014
AbdülhamitBilici-Tehlikeninfarkındamıyız?Abdülhamit Bilici - Tehlikenin farkında mıyız?
Abdülhamit Bilici - Tehlikenin farkında mıyız?
Zaman
23.08.2014
02:02
Amerikalı gazeteci James Foley’in IŞİD tarafından kafası kesilerek öldürüldüğünü gösteren korkunç video, tüm dünyayı şoke etti. Suriye’de 3,5 yıldır süren vahşeti seyreden başkentler şimdi alarmda.2012’den beri rehin tutulan gazeteciyi katleden uzun boylu, siyah gömlekli, maskeli militanın İngiliz olduğuna yönelik iddia, İngiltere’nin bir numaralı gündemi. Gazeteler günlerdir “İngiliz cellat” manşetiyle çıkıyor. Konuştuğu aksan incelenerek “celladın” Doğu Londra’da yaşadığı tespit edilmiş, bağlantıları araştırılıyor. Olay üzerine Başbakan Cameron, tatilini yarıda kesip başkente döndü. Ancak hadise hemen yanı başımızda yaşanmasına ve Musul Başkonsolosumuzla birlikte 49 insanımız bu örgütün elinde olmasına rağmen sanki hadise bizi hiç ilgilendirmiyormuş gibi Türkiye meseleye ilgisiz.Çok değil 2 yıl önce, Suriye’nin Afganistanlaşacağı, muhalif gruplarla ilişkisi nedeniyle Türkiye’nin ise Pakistanlaşacağı senaryosu konuşuluyordu. Suni gündem ve algı operasyonlarıyla kafalar allak bullak edildiği için tehlikenin farkında olmasak da o senaryo kâbusa dönüşerek gerçekleşmiş durumda. Komşularımız Irak ve Suriye, kaos ve her gün yaşanan vahşetle Afganistan’dan beter halde. Uluslararası güçlerin de teşvikiyle farklı silahlı gruplar üzerinden dün Afgan siyasetine müdahil olan Pakistan, bugün birçok şehrinde patlayan bombalar, bu örgütlere katılanların geriye döndüklerinde yol açtığı sorunlar ve radikal ideolojilerin topluma yayılması gibi dertlerle karşı karşıya. Aynı sorunlar, Türkiye’nin de kapısını çalıyor, çalacak.Aslında gidişatın kötü olduğu sır değildi ve zamanında tedbir alınabilirdi. Bir yıl önceki haberlere şöyle bir bakmak bile vahameti görmek için yeterli: “İstanbul’da çalınan araçlar Hatay’a götürüldü. Emniyet 25 aracın bombalı saldırıda kullanılabileceği ihtimaline karşı alarma geçti.” (15 Kasım 2013) “Jandarma İstihbaratı, Türkiye’den çalındıktan sonra klonlanmış plakalarla Suriye’ye kaçırılan 300 aracın izine ulaştı. Şüphelilerin El Kaide, El Nusra ve IŞİD ile bağlantıları tespit edildi. (28 Kasım) Kilis’te askeri yasak bölgede yakalanan Suriye uyruklu kişinin üzerinde Malatya iline ait askeri harita bulundu. (2 Aralık) “Türk istihbarat birimleri Suriye’de savaşan El Kaide bağlantılı 47 örgütün Türkiye’de eylem hazırlığında olduğu iddiası üzerine alarma geçti.” (3 Aralık)İçiş­le­ri Ba­kan­lı­ğı’nın yine 2013 tarihli bir ra­po­ru­na gö­re Türkiye’den 500 kişi El Nusra ve IŞİD’e katılmak üze­re Suriye’ye git­ti. Oğlu IŞİD’e katılan Gaziantepli Vakkas Doğan’ın söylediklerine bakılırsa bu sayılar katlanmış olmalı. G.Antep’te IŞİD’e açıktan eleman toplandığını söyleyen Doğan, mahallelerindeki bir dernekte 28 yaşındaki oğlunun aklına girildiğine dikkat çektikten sonra gözyaşlarını tutamıyor: “Evladım 4 aylık çocuğunu bırakıp IŞİD’e katılmak için Irak’a gidecek. Orada Müslümanlarla savaşacak. Daha önce de bir grup bu dernek vasıtasıyla gitti. Oğlumun dayısı da IŞİD’e katılmıştı. Onun çocuğu da işi bırakmış, 1 aydır IŞİD’le. Çevremizde böyle çok insan var.” Valiliğe, emniyete gidip eli boş dönen Vakkas Doğan, Pakistan’daki Peşaver’de değil, Gaziantep’te yaşıyor.Tehlikeyi bizzat görenlerden Hatay Valisi Celalettin Lekesiz de IŞİD’e dair ikazlarını İçişleri’ni uyaran raporunda dile getirmişti. Lekesiz’in şu tespiti her şeyi anlatıyor: “Ülkemiz için ağır tehdit oluşturan IŞİD’in Suriye’de hakimiyet kurarak sınır bölgelerini ele geçirmesi halinde kendi inançlarına göre İslami kurallara uygun yaşamayan Türkiye hedef haline gelecektir.” Peki Türkiye ne yapıyor? Krizde sorumluluğu olanlar ödüllendirilirken, terörle mücadele tecrübesi cadı avı operasyonlarıyla harcanıyor.Türkmen, Kürt, Şii ve Ezidileri hedef alan IŞİD vahşetini kınayan Fethullah Gülen’in tavrı, dinî ve insanî açıdan konuya nasıl bakılması gerektiğini gösteren önemli bir örnek: “Her türlü azınlık ve masum sivillere saldırı, baskı, zulüm; Kur’an’ın elmas düsturlarına ve Efendimiz’in (sas) sünnetine tamamen zıttır. IŞİD üyeleri şayet bir takım güçlerin piyonu olarak hareket etmiyorsa, İslam’ın ruhunu ve Peygamberimizi (asm) tanımamış cahillerdir denebilir. Her ne olursa olsun, yaptıkları terörizmdir ve böylece isimlendirilmelidir.’Türkiye’nin uyanıp bu tehlikeyi görmesi için başka ne gerekiyor? a.bilici@zaman.com.tr
Zaman
Ana Sayfa
23.08.2014
AbdülhamitBilici-Tehlikeninfarkındamıyız?Abdülhamit Bilici - Tehlikenin farkında mıyız?
Toplam "3" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti