Habergec.Com Aranan Kelimeler:yok böyle operasyon Değerlendirme: 10 / 10 102558
habergec.com
14.02.2016 Pazar
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

yok böyle operasyon

Yüksekdağ: Başbakan, 100 yıl önceki dille konuşuyor
Zaman
13.02.2016
16:38

İSTANBUL (CİHAN)- Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkaknı Figen Yüksekdağ, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun ‘şark meselesi bitmiştir’ sözlerine tepki gösterdi. “100 yıl önce nasıl Meclis tutanaklarında Şark meselesi, Şark ıslahat planı diye geçiyorsa bugün bu devletin Başbakanı da aynı dille konuşuyor.

Diyor ki, ‘Türkiyede şark meselesi yoktur, bitmiştir Bitti tabiki, şark meselesi diye bir gerçek yok bu topraklarda. Bir halkın uyanışı var, bir halkın direnişi var” dedi.

Yüksekdağ, partisinin Sultangazi İlçe Kongresine katıldı. Karayolları Mahalleside partililere hitap eden Yüksekdağ, hükümeti Güneydoğu bölgesindeki operasyonlar üzerinden eleştirdi. “Sanmayın ki Cizredeki operasyon kazandıkları için bitti. Cizrede onların yüz yıllık imha ve inkar siyaseti bitti. İşte o siyaset gömüldü Cizreye. Çok övündükleri o büyük ordularıyla, o büyük silahlı güçleriyle devletin bütün güç ve olanakları ile, savaş ve şiddet enstrümanlarıyla aylarca bir kenti kuşattılar. Bir halka çocuğuyla çoluğuyla yaşlısı genciyle zulmettiler. Bir devletin ordusu, aynı devletin sınırları içindeki 7 ilçeye savaş açtı. Aylardır böyle zalim bir kuşatmaya karşı Cizre, Sur, Silopi, Silvan imanla, haklılıkla direniyor. Kendi gücüne inançla direniyor.” ifadelerini kullandı.

Yüksekdağ, Başbakan Davutoğlunun ‘şark meselesi sözlerini de eleştirdi. İleriye doğru adım atılmasına niyet olmadığını savunan Yaksekdağ, şöyle konuştu: “Şark meselesi diyor Başbakan. Bunlar ileriye dönük adım atmıyorlar, atmaya niyetleri yok. Kürt sorununun adını bile bugünden bakarak koyamıyorlar,telaffuz edemiyorlar. Yüz yıl önce nasıl Meclis tutanaklarında Şark Meselesi, Şark ıslahat planı diye geçiyorsa bugün bu devletin Başbakanı da aynı dille konuşuyor. Diyor ki, ‘Türkiyede şark meselesi yoktur, bitmiştirBitti tabiki, şark meselesi diye bir gerçek yok bu topraklarda. Bir halkın uyanışı var,bir halkın direnişi var. Sizin, gerici, inkarcı, faşist zihniyetinizi tarihe gömüşü var. İşte gerçek budur.”

Yüksekdağ, hükümeti kendi dışındakileri düşmanlaştırmakla eleştirerek, şöyle devam etti: “Bugün Türkiye halklarının yarısını, hatta yarıdan fazlasını kendilerine düşman ilan ettiler. Düşman olmadan, düşman yaratmadan yaşayamıyorlar. Konuya komşuya düşman, başka devletlere düşman, Kürde düşman, Aleviye düşman, kadına düşman. Düşmanlık yaratmadan ayakta duramayan bir yapı oluşturdular.”

Yüksekdağın konuşmasının ardından bir grup Adem Yavuz Caddesi üzerinde yürüdü. Polis panzeri ve TOMAların da takip ettiği yürüyüş sırasında zaman zaman polisle yürüyüşe katılanlar arasında gerginlikler yaşandı.





CİHAN

Zaman
Son Dakika
13.02.2016
YüksekdağBaşbakan100yılöncekidillekonuşuyorYüksekdağ Başbakan 100 yıl önceki dille konuşuyor
İçişleri Bakanı Ala'dan 'Cizre' açıklaması
Zaman
09.02.2016
17:22

İçişleri Bakanı Efkan Ala, basın mensuplarının sorularını yanıtlayarak, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Cizrede yaralıların bulunduğu belirtilen binaya operasyon yapıldığı yönündeki iddialara ilişkin Ala, Son haber doğru değildir. Tamamen yanlış bir bilgidir. Belli bir yer de yok orada zaten. Valiliğimizin, Sağlık Bakanlığımızın bu konuda yaptığı açıklamaya itibar etmelisiniz dedi.

Şırnakın İdil İlçesinde öğretmenlere SMS ile seminer çağrısında bulunulması ve İdilde bir operasyon hazırlığı olup olmadığı sorulan Bakan Ala, Nerede çukur varsa konulmuş olan barikat, yapılmış olan bombalı tuzaklama oralar temizlenecek. Olan ilçelerde belli bir düzen içerisinde bu operasyonlar yapılıyor. Bu temizlikler yapılacak. Orada da var. Teröristler silahlarını bırakırsa o çukurlar doldurulursa o zaman bu operasyonlar yapılmaz ama onlar orada olduğu sürece bu çukurlar doldurulacak. Bombalı tuzaklar kaldırılacak. Teröristler etkisiz hale getirilecek diye konuştu.

NUSAYBİNDE BARİKATLAR, ÇUKURLAR KALDIRILACAK

Mardinin Nusaybin İlçesinde de mevcut olan barikatların kaldırılacağını açıklayan Efkan Ala, Nusaybin gibi birtakım yerlerde böyle barikatlar, çukurlar var. Onlar kaldırılacak dedi.

TERÖRİSTLERDEN TEMİZLENDİKÇE EVLERE GİRİLİYOR

Cizrede yaralıların bulunduğu belirtilen binaya operasyon yapıldığı yönündeki iddialar sorulan Ala, Cizrede faaliyet tamamlanmak üzeredir. Resmi, doğru açıklamalara bakın. Başka yerlere yönlendirme amaçlı açıklamalara itibar etmeyin. Bunlar kirli bilgilerdir. Devlette kural belli. Kim ambulans istemişse nereden istenmişse gidebileceği yere kadar gitmiştir. Ambulanslara saldırı olmuştur. Ambulanslara çukurlar kazılmıştır önünde. Roket atılmıştır. Ama ona rağmen ambulanslar her seferinde gönderilmiştir. Söylenen yerlerden hiçbir şey çıkmamıştır. Son haber de doğru değildir. O da tamamen yanlış bir bilgidir. Belli bir yer de yok orada zaten. Söylenen yerler bir mahalle, mahalledeki evler. Onlar teröristlerden temizlendikçe evlere giriliyor. Valiliğimizin, Sağlık Bakanlığımızın bu konuda yaptığı açıklamaya itibar etmelisiniz. Bizde hiçbir bilgi saklanmaz. Yanlış hiçbir bilgi verilmez. Bazen doğru bilgiyi vermek zaman alıyor. Çünkü bir iddia oluyor. Biz devlet olmanın gereğini yapıyoruz. Vatandaşımızın huzurunu esas alan bir faaliyet yürütüyoruz ifadelerini kullandı.

CİZREDE SONA GELMEK ÜZEREYİZ

Diyarbakır ve Şırnakta terörle mücadele kapsamında yürütülen operasyonlar hakkında değerlendirmede bulunan Bakan Ala, Cizrede sona gelmek üzereyiz. Surdaysa biraz daha devam ediyor. Ama yine oralarda arama tarama faaliyetleri, vatandaşın evinin önünde çukurun doldurulması, bomba düzeneğinin kaldırılması, sivil kimseye zarar gelmemesi bizim vazgeçilmezimiz. Onun için de sokağa çıkma yasakları biraz uzun sürüyor açıklamasında bulundu.

(DHA)

Zaman
Son Dakika
09.02.2016
İçişleriBakanıAladanCizreaçıklamasıİçişleri Bakanı Aladan Cizre açıklaması
İçişleri Bakanı Ala'dan 'Cizre' açıklaması
Zaman
09.02.2016
17:22

İçişleri Bakanı Efkan Ala, basın mensuplarının sorularını yanıtlayarak, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Cizrede yaralıların bulunduğu belirtilen binaya operasyon yapıldığı yönündeki iddialara ilişkin Ala, Son haber doğru değildir. Tamamen yanlış bir bilgidir. Belli bir yer de yok orada zaten. Valiliğimizin, Sağlık Bakanlığımızın bu konuda yaptığı açıklamaya itibar etmelisiniz dedi.

Şırnakın İdil İlçesinde öğretmenlere SMS ile seminer çağrısında bulunulması ve İdilde bir operasyon hazırlığı olup olmadığı sorulan Bakan Ala, Nerede çukur varsa konulmuş olan barikat, yapılmış olan bombalı tuzaklama oralar temizlenecek. Olan ilçelerde belli bir düzen içerisinde bu operasyonlar yapılıyor. Bu temizlikler yapılacak. Orada da var. Teröristler silahlarını bırakırsa o çukurlar doldurulursa o zaman bu operasyonlar yapılmaz ama onlar orada olduğu sürece bu çukurlar doldurulacak. Bombalı tuzaklar kaldırılacak. Teröristler etkisiz hale getirilecek diye konuştu.

NUSAYBİNDE BARİKATLAR, ÇUKURLAR KALDIRILACAK

Mardinin Nusaybin İlçesinde de mevcut olan barikatların kaldırılacağını açıklayan Efkan Ala, Nusaybin gibi birtakım yerlerde böyle barikatlar, çukurlar var. Onlar kaldırılacak dedi.

TERÖRİSTLERDEN TEMİZLENDİKÇE EVLERE GİRİLİYOR

Cizrede yaralıların bulunduğu belirtilen binaya operasyon yapıldığı yönündeki iddialar sorulan Ala, Cizrede faaliyet tamamlanmak üzeredir. Resmi, doğru açıklamalara bakın. Başka yerlere yönlendirme amaçlı açıklamalara itibar etmeyin. Bunlar kirli bilgilerdir. Devlette kural belli. Kim ambulans istemişse nereden istenmişse gidebileceği yere kadar gitmiştir. Ambulanslara saldırı olmuştur. Ambulanslara çukurlar kazılmıştır önünde. Roket atılmıştır. Ama ona rağmen ambulanslar her seferinde gönderilmiştir. Söylenen yerlerden hiçbir şey çıkmamıştır. Son haber de doğru değildir. O da tamamen yanlış bir bilgidir. Belli bir yer de yok orada zaten. Söylenen yerler bir mahalle, mahalledeki evler. Onlar teröristlerden temizlendikçe evlere giriliyor. Valiliğimizin, Sağlık Bakanlığımızın bu konuda yaptığı açıklamaya itibar etmelisiniz. Bizde hiçbir bilgi saklanmaz. Yanlış hiçbir bilgi verilmez. Bazen doğru bilgiyi vermek zaman alıyor. Çünkü bir iddia oluyor. Biz devlet olmanın gereğini yapıyoruz. Vatandaşımızın huzurunu esas alan bir faaliyet yürütüyoruz ifadelerini kullandı.

CİZREDE SONA GELMEK ÜZEREYİZ

Diyarbakır ve Şırnakta terörle mücadele kapsamında yürütülen operasyonlar hakkında değerlendirmede bulunan Bakan Ala, Cizrede sona gelmek üzereyiz. Surdaysa biraz daha devam ediyor. Ama yine oralarda arama tarama faaliyetleri, vatandaşın evinin önünde çukurun doldurulması, bomba düzeneğinin kaldırılması, sivil kimseye zarar gelmemesi bizim vazgeçilmezimiz. Onun için de sokağa çıkma yasakları biraz uzun sürüyor açıklamasında bulundu.

(DHA)

Zaman
Ana Sayfa
09.02.2016
İçişleriBakanıAladanCizreaçıklamasıİçişleri Bakanı Aladan Cizre açıklaması
Rusya'nın hedefindeki Alparslan Çelik: Korkum yok
Zaman
28.01.2016
12:45

Türk jetlerince düşürülen Rus savaş uçağından paraşütle atlayan pilotu öldüren kişi olduğu söylenen ve bu nedenle Rus istihbaratının bir numaralı hedefi olan Alparslan Çelik konuştu.

Çelik, Ben Türkmen Dağına Allaha iman ederek çıktım. Canımızı Allah verdi, Allah alır, bu imanla orada mücadele ediyoruz. Böyle bir korkum kesinlikle yok, mücadelemize son damla kanımız akana kadar devam edeceğiz dedi.

Suriye Bayırbucaktaki Türkmen Dağında savaşırken, düşürülen Rus savaş uçağından paraşütle atlayan pilotu öldürdüğü söylenen Türkmen Dağı 2nci Sahil Tümeni Komutanı Alparslan Çelik, Bayırbucakta neredeyse tüm köylerin Rusların kontrolüne girdiğini söyledi. Türkmenler Rus bombardımanı altında ezilirken Türkiyenin sessiz kaldığını ileri süren Alparslan Çelik, şunları söyledi:

Türkmen Dağı geçmişte atalarımızdan bize kalan yadigar topraklar bugün Rus bombardımanı altında ezilirken sivil halk, Türk milletinin ve Türk Devletinin sessiz kalması oradaki insanların Türkiyeye olan güvenini zedeliyor. Bugün Bayırbucakta çoğu nokta Rus bombardımanları altında boşaltıldı. Tüm köylerimiz neredeyse Rusların eline geçti. Burada Esad demiyorum özellikle, Ruslar çünkü tamamen sahaya hakim, şu an sınır köylerimiz haricinde köylerin hepsi rejim kontrolüne geçti. Ve sınır köylerimiz de Türkiyenin tel örgülerinin olduğu bölge ağır bir bombardıman altında. 10-15 bin civarında sivil halkımız sınır köylerinde hala yaşıyor. Onlar Türkiyeye çıkmak istemiyorlar. Kendi vatan topraklarında şehadete, ölüme, mücadeleye katılmak, katkıda bulunmak istiyorlar. Yani buradaki mücadele hala devam ediyor. Türkmen Dağı düştü diye bazı haber sitelerinde geçiyor. Tamam doğrudur, çoğu noktayı kaybettik ama orada direnişi sürdüren halen mücahitlerimiz ve sivil halkımız var. O noktada Türkmen Dağı düşmemiştir.

RUS UÇAĞI BİZİM OPERASYON HATTINI BOMBALADI

Alparslan Çelik, Rus savaş uçağının düşürüldüğü gün ile ilgili olarak ise, Kızıldağın ilk düştüğü gündü. Cuma günüydü, biz sabah namazıyla birlikte harekete geçtik. Kızıldağa operasyon düzenledik, tam operasyonun ortasındayken Rus uçakları geldi tabi, bizim operasyon hattını bombalayarak Türkiye tarafından manevra yapıp dönerken, Türkiye F-16ları tarafından, kahraman pilotlarımız tarafından vurularak düşürüldü diye konuştu

Rusyanın ölüm listesinde olduğu haberleriyle ilgili de hiç bir şeyden korkmadığını belirten Alparslan Çelik, şöyle konuştu:

Ben Türkmen Dağına çıkarken 2- 2.5 yıl önce Allaha iman ederek çıktım. Canımızı Allah verdi, Allah alır, bu imanla orada mücadele ediyoruz, herkesin öleceği gün nasıl belliyse, benim de öleceğim gün bellidir. Bu ölümün Allah uğruna, Allahın rızasını kazanmak uğruna, zalime karşı mazlumun yanında savaşarak Allahın canımı almasını yüce Allahtan niyaz ederim. Böyle bir korkum kesinlikle yok, mücadelemize son nefer, son nefes, son damla kan akana kadar devam edeceğiz

HAVA SAVUNMA SİLAHLARI İSTEDİ

Alparslan Çelik, Bayırbucak Türkmenleri konusunda Türkiyenin hassasiyet gösterdiğini ve bunun iyi olduğunu belirterek, ancak yardımların yeterli olmadığını söyledi. Çelik, şöyle dedi:

Evet, Türk Devletinin ve Türk milletinin hassasiyeti bu noktada iyi. Ama yalnız bugün karşımızda, dün Esada karşı savaşırken de aynı silah geliyordu, İrana karşı savaşırken de aynı silah geliyordu, Hizbullah a karşı da, DHKP-Cye karşı da, PKKya karşı da aynı silah geliyordu. Bugün Rusya gibi bir dünya devleti karşımızdayken de aynı silah geliyor. Bizim onların teknolojik silahlarına cevap verecek silah gücümüz yok. Ama Türkiye Devletinden tabii ki geliyor. Göğüs göğüse muharebe de işe yarayan silahlar. Ama hava savunma sistemimiz yok. Teknolojik olarak hiçbir alt yapımız yok. Kendi imkanlarımızla oluşturduğumuz bir alt yapımız var. Türkiye Devletinden istediğimiz bu nokta da bize hava savunması açısından silah vermeleri, teknolojik olarak alt yapımızın oluşturulması.

KÜRT KORİDORUNA GEÇİT VERMEYECEĞİZ

Rusyanın ve Almanyanın, PKKnın Suriyedeki kolu olan PYDye silah verdiğini söyleyen Alparslan Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü:

Bugün PYDye Rusya 5-10 bin ton silah vermiş, Almanya silah vermiş. Dünyanın terör örgütü kabul ettiği PKKya dünya devletleri silah veriyor. Biz Türkmenler orada Bayırbucakın vatan savunmasını yaparken, kendi topraklarında kendi savunma hattını oluşturmuş Türkmenlere, başta Türkiye ve Avrupa ile diğer Müslüman devletlerin desteği söz konusu değildir. Sadece Türkiyenin verdiği orada savunma amaçlı verdiği silahların dışında hiçbir destek alamıyoruz. Ben buradan tüm dünya kamuoyuna sesleniyorum, burada ezilen, mazlum bir halk var, Türkmen halkı, Müslüman Türkmenler. Dün Kobani için ayaklanan Avrupa bugün Türkmen Dağı için ayaklanmıyor. Dün Irakta Şiilere karşı, Saddama karşı darbe yapan Ame

Zaman
Son Dakika
28.01.2016
RusyanınhedefindekiAlparslanÇelikKorkumyokRusyanın hedefindeki Alparslan Çelik Korkum yok
Rusya'nın hedefindeki Alparslan Çelik: Korkum yok
Zaman
28.01.2016
12:45

Türk jetlerince düşürülen Rus savaş uçağından paraşütle atlayan pilotu öldüren kişi olduğu söylenen ve bu nedenle Rus istihbaratının bir numaralı hedefi olan Alparslan Çelik konuştu.

Çelik, Ben Türkmen Dağına Allaha iman ederek çıktım. Canımızı Allah verdi, Allah alır, bu imanla orada mücadele ediyoruz. Böyle bir korkum kesinlikle yok, mücadelemize son damla kanımız akana kadar devam edeceğiz dedi.

Suriye Bayırbucaktaki Türkmen Dağında savaşırken, düşürülen Rus savaş uçağından paraşütle atlayan pilotu öldürdüğü söylenen Türkmen Dağı 2nci Sahil Tümeni Komutanı Alparslan Çelik, Bayırbucakta neredeyse tüm köylerin Rusların kontrolüne girdiğini söyledi. Türkmenler Rus bombardımanı altında ezilirken Türkiyenin sessiz kaldığını ileri süren Alparslan Çelik, şunları söyledi:

Türkmen Dağı geçmişte atalarımızdan bize kalan yadigar topraklar bugün Rus bombardımanı altında ezilirken sivil halk, Türk milletinin ve Türk Devletinin sessiz kalması oradaki insanların Türkiyeye olan güvenini zedeliyor. Bugün Bayırbucakta çoğu nokta Rus bombardımanları altında boşaltıldı. Tüm köylerimiz neredeyse Rusların eline geçti. Burada Esad demiyorum özellikle, Ruslar çünkü tamamen sahaya hakim, şu an sınır köylerimiz haricinde köylerin hepsi rejim kontrolüne geçti. Ve sınır köylerimiz de Türkiyenin tel örgülerinin olduğu bölge ağır bir bombardıman altında. 10-15 bin civarında sivil halkımız sınır köylerinde hala yaşıyor. Onlar Türkiyeye çıkmak istemiyorlar. Kendi vatan topraklarında şehadete, ölüme, mücadeleye katılmak, katkıda bulunmak istiyorlar. Yani buradaki mücadele hala devam ediyor. Türkmen Dağı düştü diye bazı haber sitelerinde geçiyor. Tamam doğrudur, çoğu noktayı kaybettik ama orada direnişi sürdüren halen mücahitlerimiz ve sivil halkımız var. O noktada Türkmen Dağı düşmemiştir.

RUS UÇAĞI BİZİM OPERASYON HATTINI BOMBALADI

Alparslan Çelik, Rus savaş uçağının düşürüldüğü gün ile ilgili olarak ise, Kızıldağın ilk düştüğü gündü. Cuma günüydü, biz sabah namazıyla birlikte harekete geçtik. Kızıldağa operasyon düzenledik, tam operasyonun ortasındayken Rus uçakları geldi tabi, bizim operasyon hattını bombalayarak Türkiye tarafından manevra yapıp dönerken, Türkiye F-16ları tarafından, kahraman pilotlarımız tarafından vurularak düşürüldü diye konuştu

Rusyanın ölüm listesinde olduğu haberleriyle ilgili de hiç bir şeyden korkmadığını belirten Alparslan Çelik, şöyle konuştu:

Ben Türkmen Dağına çıkarken 2- 2.5 yıl önce Allaha iman ederek çıktım. Canımızı Allah verdi, Allah alır, bu imanla orada mücadele ediyoruz, herkesin öleceği gün nasıl belliyse, benim de öleceğim gün bellidir. Bu ölümün Allah uğruna, Allahın rızasını kazanmak uğruna, zalime karşı mazlumun yanında savaşarak Allahın canımı almasını yüce Allahtan niyaz ederim. Böyle bir korkum kesinlikle yok, mücadelemize son nefer, son nefes, son damla kan akana kadar devam edeceğiz

HAVA SAVUNMA SİLAHLARI İSTEDİ

Alparslan Çelik, Bayırbucak Türkmenleri konusunda Türkiyenin hassasiyet gösterdiğini ve bunun iyi olduğunu belirterek, ancak yardımların yeterli olmadığını söyledi. Çelik, şöyle dedi:

Evet, Türk Devletinin ve Türk milletinin hassasiyeti bu noktada iyi. Ama yalnız bugün karşımızda, dün Esada karşı savaşırken de aynı silah geliyordu, İrana karşı savaşırken de aynı silah geliyordu, Hizbullah a karşı da, DHKP-Cye karşı da, PKKya karşı da aynı silah geliyordu. Bugün Rusya gibi bir dünya devleti karşımızdayken de aynı silah geliyor. Bizim onların teknolojik silahlarına cevap verecek silah gücümüz yok. Ama Türkiye Devletinden tabii ki geliyor. Göğüs göğüse muharebe de işe yarayan silahlar. Ama hava savunma sistemimiz yok. Teknolojik olarak hiçbir alt yapımız yok. Kendi imkanlarımızla oluşturduğumuz bir alt yapımız var. Türkiye Devletinden istediğimiz bu nokta da bize hava savunması açısından silah vermeleri, teknolojik olarak alt yapımızın oluşturulması.

KÜRT KORİDORUNA GEÇİT VERMEYECEĞİZ

Rusyanın ve Almanyanın, PKKnın Suriyedeki kolu olan PYDye silah verdiğini söyleyen Alparslan Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü:

Bugün PYDye Rusya 5-10 bin ton silah vermiş, Almanya silah vermiş. Dünyanın terör örgütü kabul ettiği PKKya dünya devletleri silah veriyor. Biz Türkmenler orada Bayırbucakın vatan savunmasını yaparken, kendi topraklarında kendi savunma hattını oluşturmuş Türkmenlere, başta Türkiye ve Avrupa ile diğer Müslüman devletlerin desteği söz konusu değildir. Sadece Türkiyenin verdiği orada savunma amaçlı verdiği silahların dışında hiçbir destek alamıyoruz. Ben buradan tüm dünya kamuoyuna sesleniyorum, burada ezilen, mazlum bir halk var, Türkmen halkı, Müslüman Türkmenler. Dün Kobani için ayaklanan Avrupa bugün Türkmen Dağı için ayaklanmıyor. Dün Irakta Şiilere karşı, Saddama karşı darbe yapan Ame

Zaman
Ana Sayfa
28.01.2016
RusyanınhedefindekiAlparslanÇelikKorkumyokRusyanın hedefindeki Alparslan Çelik Korkum yok
Mustafa Koç, hayatındaki bilinmeyenleri Zaman'a anlatmıştı: Halk bizi yanlış tanıyor
Zaman
21.01.2016
15:53

Geçirdiği kalp krizi sebebiyle 55 yaşında hayatını kaybeden Mustafa Koç, 6 yıl önce Zamana konuşmuştu. Zamanın eski Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı ile Ekonomi Editörümüz Turhan Bozkurta hayatının bilinmeyenlerini açık yüreklilikle anlatan Mustafa Koç, ‘Ya sizden sonrası… şeklindeki soruya, “4. Nesil daha küçük, hazır değil” cevabını vermişti.

İşte o röportajdan çarpıcı bölümler.

Koç Grubu biraz halktan uzak algısı vardı. Buna katılıyor musunuz?

Öncelikle bizi çok yanlış tanıyor halk. Biz de kendimizi tanıtalım, Öyle değiliz, böyleyiz deme ihtiyacını dahi hissetmedik doğrusu. Bana Biz sizi hiç böyle tanımıyorduk. diyen bir sürü insan oldu Anadoluda. Tabii, bunda Anadolu buluşmalarının çok ciddi etkisi oldu. Ama biz de artık bu iletişim işine daha bilimsel yaklaşma kararı aldık. Meslek lisesi, memleket meselesi gibi projelerle kendimizi daha iyi anlatmayı hedefliyoruz. Daha yapılacak çok şey var o ayrı. Ama, mesela ayıp bir şey değil de bizi Musevi zanneden insanlar varmış. Düşünün bunu bile bilerek çarpıtıyor insanlar. Çıkıp Hayır ben Elhamdülillah Müslümanım da denmez ki.

Babanızla beraber bayram namazına gittiniz mi?

Çok gittik. Namazdan sonra da akrabaları gezip harçlık toplardım.

Bayramlardan kalan bir hatıranız var mı?

İki şey vardı; ya tatile giderdik, o da geceden hazırlanırdık zaten, genelde Uludağ filan. Veya bayramlıkları giyip aile büyüklerini ziyaret ederdik. Kim kaç para toplayacak diye...

Koç Holdingin başına geçtiğiniz o günü hatırlıyor musunuz? Bekliyor muydunuz bu görevi?

Aslında Rahmi Bey 6 ay önceden söylemişti bana böyle bir şey düşünüyorum diye. Sonra orada babamla bir sözlü anlaşma yaptık; İki sene buradan ayrılmayacaksın. dedim.

Bir danışman gibi Rahmi Beye başvuruyor musunuz?

Tabii, tabii. İster istemez oluyor. Kaç senelik tecrübesi var. Vehbi Bey de aynı şeyi yapardı babama.

Yanlış yapıyorsunuz dediği oluyor mu?

Yok, ama fikir ayrılıkları oluyor. Bence çok sağlıklı bir şey. Mühim olan şirketin menfaati.

Göreve geldiğinizden beri sizi en çok zorlayan operasyon hangisiydi? Tüpraşın satın alınması mı, Migrosun satışı mı? Bittiğinde çok şükür dediğiniz anlaşma hangisi?

Hâlâ unutamadığımı bir operasyondur o. Yapı Kredinin satın alınması. Pazar günü sabah 11de başlayıp gece 11de çıktık. Bittiğinde büyük bir yük kalktı üzerimden. Bir de Migrosun satışında çok kararlı duruyor olmamız. Aile içinde büyük direnç vardı tabii.

Rahmi Beyin görüşü neydi?

Rahmi Bey çok ilgilenen adam olduğu için niye yapmamız gerektiğini anladı. Biraz da duygusal olanlar vardı. Eski yöneticiler burada büyük rol aldı, Aman Migrosu satmayın, etmeyin diye. Sonra tam ikna ediyorsun, ahbaplar geliyor aile büyüklerine, Niye satıyorsunuz? deyince kafalar karışıyor. Diyoruz ki Vakit geçiyor, bunu bir an evvel bitirmemiz lazım.

Koç, Türkiyenin en başarılı aile şirketi. Ya sizden sonrası...

Beni gönderiyor musunuz? (Gülümseyerek)

Hayır, sizin kafanızda bununla ilgili bir plan var mı?

Daha 4. nesil çok ufak.

Damat ve gelinlere de şirkette yer yokmuş öyle mi?

Mümkün olduğu kadar daha çok profesyonellerin işin başında olmasını istiyoruz; en uygun pozisyona en iyi yöneticiyi getirmek. Amacımız şirket değerini en yüksek oranda tutmak. O bakımdan işin içine aile fertleri girince bu işi en iyi şekilde yapmanın zor olduğu kanaatine vardık. Onlar istiyorlarsa kendi işlerini kurarlar, ama şirket içinde çalışmamaları gibi ortak bir prensip kararı var.

Şirket aile anayasanız var yani? Siz Tofaşta satış elemanı olarak başlamıştınız.

Tabii. Ben 6 ay çalıştım hem de bankoda. Oradaki edindiğim tecrübeyi herhalde 5 senede başka bir şekilde edinemezdim.

MAGAZİN PROGRAMLARI SOSYAL PATLAMAYA YOL AÇACAK DİYE ÖDÜM PATLIYOR

Medyayı nasıl buluyorsunuz?

Medyanın kesinlikle toparlanması lazım. Çok sorumsuz yayıncılık yapılıyor. Bu hem görsel hem yazılı medyada oluyor maalesef. Bunu üzülerek söylüyorum, bize gelen sorulardan anlıyorsunuz ki arkadaşlar hiç derslerine çalışmamış. Birikimleri yok, derinlik yok. Soru sormak için soruyorlar ve cevaplarımız da çarpıtılarak yazılıyor çoğu zaman. Sonra, bu magazin programları sosyal patlamaya neden olacak diye ödüm patlıyor. Orada millet oynarken öbür tarafta bir sürü asker şehit veriyorsunuz.

İzdivaç programları da var artık...

Ona gelene kadar, magazin çok abartılıyor. Kadının biri yüzük takmış, görüntüde onu zoom yapıyorlar. Bunla

Zaman
Ana Sayfa
21.01.2016
MustafaKoçhayatındakibilinmeyenleriZamanaanlatmıştıHalkbiziyanlıştanıyorMustafa Koç hayatındaki bilinmeyenleri Zamana anlatmıştı Halk bizi yanlış tanıyor
Mustafa Koç, hayatındaki bilinmeyenleri Zaman'a anlatmıştı: Halk bizi yanlış tanıyor
Zaman
21.01.2016
15:42

Geçirdiği kalp krizi sebebiyle 55 yaşında hayatını kaybeden Mustafa Koç, 6 yıl önce Zamana konuşmuştu. Zamanın eski Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı ile Ekonomi Editörümüz Turhan Bozkurta hayatının bilinmeyenlerini açık yüreklilikle anlatan Mustafa Koç, ‘Ya sizden sonrası… şeklindeki soruya, “4. Nesil daha küçük, hazır değil” cevabını vermişti.

İşte o röportajdan çarpıcı bölümler.

Koç Grubu biraz halktan uzak algısı vardı. Buna katılıyor musunuz?

Öncelikle bizi çok yanlış tanıyor halk. Biz de kendimizi tanıtalım, Öyle değiliz, böyleyiz deme ihtiyacını dahi hissetmedik doğrusu. Bana Biz sizi hiç böyle tanımıyorduk. diyen bir sürü insan oldu Anadoluda. Tabii, bunda Anadolu buluşmalarının çok ciddi etkisi oldu. Ama biz de artık bu iletişim işine daha bilimsel yaklaşma kararı aldık. Meslek lisesi, memleket meselesi gibi projelerle kendimizi daha iyi anlatmayı hedefliyoruz. Daha yapılacak çok şey var o ayrı. Ama, mesela ayıp bir şey değil de bizi Musevi zanneden insanlar varmış. Düşünün bunu bile bilerek çarpıtıyor insanlar. Çıkıp Hayır ben Elhamdülillah Müslümanım da denmez ki.

Babanızla beraber bayram namazına gittiniz mi?

Çok gittik. Namazdan sonra da akrabaları gezip harçlık toplardım.

Bayramlardan kalan bir hatıranız var mı?

İki şey vardı; ya tatile giderdik, o da geceden hazırlanırdık zaten, genelde Uludağ filan. Veya bayramlıkları giyip aile büyüklerini ziyaret ederdik. Kim kaç para toplayacak diye...

Koç Holdingin başına geçtiğiniz o günü hatırlıyor musunuz? Bekliyor muydunuz bu görevi?

Aslında Rahmi Bey 6 ay önceden söylemişti bana böyle bir şey düşünüyorum diye. Sonra orada babamla bir sözlü anlaşma yaptık; İki sene buradan ayrılmayacaksın. dedim.

Bir danışman gibi Rahmi Beye başvuruyor musunuz?

Tabii, tabii. İster istemez oluyor. Kaç senelik tecrübesi var. Vehbi Bey de aynı şeyi yapardı babama.

Yanlış yapıyorsunuz dediği oluyor mu?

Yok, ama fikir ayrılıkları oluyor. Bence çok sağlıklı bir şey. Mühim olan şirketin menfaati.

Göreve geldiğinizden beri sizi en çok zorlayan operasyon hangisiydi? Tüpraşın satın alınması mı, Migrosun satışı mı? Bittiğinde çok şükür dediğiniz anlaşma hangisi?

Hâlâ unutamadığımı bir operasyondur o. Yapı Kredinin satın alınması. Pazar günü sabah 11de başlayıp gece 11de çıktık. Bittiğinde büyük bir yük kalktı üzerimden. Bir de Migrosun satışında çok kararlı duruyor olmamız. Aile içinde büyük direnç vardı tabii.

Rahmi Beyin görüşü neydi?

Rahmi Bey çok ilgilenen adam olduğu için niye yapmamız gerektiğini anladı. Biraz da duygusal olanlar vardı. Eski yöneticiler burada büyük rol aldı, Aman Migrosu satmayın, etmeyin diye. Sonra tam ikna ediyorsun, ahbaplar geliyor aile büyüklerine, Niye satıyorsunuz? deyince kafalar karışıyor. Diyoruz ki Vakit geçiyor, bunu bir an evvel bitirmemiz lazım.

Koç, Türkiyenin en başarılı aile şirketi. Ya sizden sonrası...

Beni gönderiyor musunuz? (Gülümseyerek)

Hayır, sizin kafanızda bununla ilgili bir plan var mı?

Daha 4. nesil çok ufak.

Damat ve gelinlere de şirkette yer yokmuş öyle mi?

Mümkün olduğu kadar daha çok profesyonellerin işin başında olmasını istiyoruz; en uygun pozisyona en iyi yöneticiyi getirmek. Amacımız şirket değerini en yüksek oranda tutmak. O bakımdan işin içine aile fertleri girince bu işi en iyi şekilde yapmanın zor olduğu kanaatine vardık. Onlar istiyorlarsa kendi işlerini kurarlar, ama şirket içinde çalışmamaları gibi ortak bir prensip kararı var.

Şirket aile anayasanız var yani? Siz Tofaşta satış elemanı olarak başlamıştınız.

Tabii. Ben 6 ay çalıştım hem de bankoda. Oradaki edindiğim tecrübeyi herhalde 5 senede başka bir şekilde edinemezdim.

MAGAZİN PROGRAMLARI SOSYAL PATLAMAYA YOL AÇACAK DİYE ÖDÜM PATLIYOR

Medyayı nasıl buluyorsunuz?

Medyanın kesinlikle toparlanması lazım. Çok sorumsuz yayıncılık yapılıyor. Bu hem görsel hem yazılı medyada oluyor maalesef. Bunu üzülerek söylüyorum, bize gelen sorulardan anlıyorsunuz ki arkadaşlar hiç derslerine çalışmamış. Birikimleri yok, derinlik yok. Soru sormak için soruyorlar ve cevaplarımız da çarpıtılarak yazılıyor çoğu zaman. Sonra, bu magazin programları sosyal patlamaya neden olacak diye ödüm patlıyor. Orada millet oynarken öbür tarafta bir sürü asker şehit veriyorsunuz.

İzdivaç programları da var artık...

Ona gelene kadar, magazin çok abartılıyor. Kadının biri yüzük takmış, görüntüde onu zoom yapıyorlar. Bunla

Zaman
Ekonomi
21.01.2016
MustafaKoçhayatındakibilinmeyenleriZamanaanlatmıştıHalkbiziyanlıştanıyorMustafa Koç hayatındaki bilinmeyenleri Zamana anlatmıştı Halk bizi yanlış tanıyor
Mustafa Koç, hayatındaki bilinmeyenleri Zaman'a anlatmıştı: Halk bizim grubu yanlış tanıyor
Zaman
21.01.2016
15:21

Geçirdiği kalp krizi sebebiyle 55 yaşında hayatını kaybeden Mustafa Koç, 6 yıl önce Zamana konuşmuştu. Zamanın eski Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı ile Ekonomi Editörümüz Turhan Bozkurta hayatının bilinmeyenlerini açık yüreklilikle anlatan Mustafa Koç, ‘Ya sizden sonrası… şeklindeki soruya, “4. Nesil daha küçük, hazır değil” cevabını vermişti.

İşte o röportajdan çarpıcı bölümler.

Koç Grubu biraz halktan uzak algısı vardı. Buna katılıyor musunuz?

Öncelikle bizi çok yanlış tanıyor halk. Biz de kendimizi tanıtalım, Öyle değiliz, böyleyiz deme ihtiyacını dahi hissetmedik doğrusu. Bana Biz sizi hiç böyle tanımıyorduk. diyen bir sürü insan oldu Anadoluda. Tabii, bunda Anadolu buluşmalarının çok ciddi etkisi oldu. Ama biz de artık bu iletişim işine daha bilimsel yaklaşma kararı aldık. Meslek lisesi, memleket meselesi gibi projelerle kendimizi daha iyi anlatmayı hedefliyoruz. Daha yapılacak çok şey var o ayrı. Ama, mesela ayıp bir şey değil de bizi Musevi zanneden insanlar varmış. Düşünün bunu bile bilerek çarpıtıyor insanlar. Çıkıp Hayır ben Elhamdülillah Müslümanım da denmez ki.

Babanızla beraber bayram namazına gittiniz mi?

Çok gittik. Namazdan sonra da akrabaları gezip harçlık toplardım.

Bayramlardan kalan bir hatıranız var mı?

İki şey vardı; ya tatile giderdik, o da geceden hazırlanırdık zaten, genelde Uludağ filan. Veya bayramlıkları giyip aile büyüklerini ziyaret ederdik. Kim kaç para toplayacak diye...

Koç Holdingin başına geçtiğiniz o günü hatırlıyor musunuz? Bekliyor muydunuz bu görevi?

Aslında Rahmi Bey 6 ay önceden söylemişti bana böyle bir şey düşünüyorum diye. Sonra orada babamla bir sözlü anlaşma yaptık; İki sene buradan ayrılmayacaksın. dedim.

Bir danışman gibi Rahmi Beye başvuruyor musunuz?

Tabii, tabii. İster istemez oluyor. Kaç senelik tecrübesi var. Vehbi Bey de aynı şeyi yapardı babama.

Yanlış yapıyorsunuz dediği oluyor mu?

Yok, ama fikir ayrılıkları oluyor. Bence çok sağlıklı bir şey. Mühim olan şirketin menfaati.

Göreve geldiğinizden beri sizi en çok zorlayan operasyon hangisiydi? Tüpraşın satın alınması mı, Migrosun satışı mı? Bittiğinde çok şükür dediğiniz anlaşma hangisi?

Hâlâ unutamadığımı bir operasyondur o. Yapı Kredinin satın alınması. Pazar günü sabah 11de başlayıp gece 11de çıktık. Bittiğinde büyük bir yük kalktı üzerimden. Bir de Migrosun satışında çok kararlı duruyor olmamız. Aile içinde büyük direnç vardı tabii.

Rahmi Beyin görüşü neydi?

Rahmi Bey çok ilgilenen adam olduğu için niye yapmamız gerektiğini anladı. Biraz da duygusal olanlar vardı. Eski yöneticiler burada büyük rol aldı, Aman Migrosu satmayın, etmeyin diye. Sonra tam ikna ediyorsun, ahbaplar geliyor aile büyüklerine, Niye satıyorsunuz? deyince kafalar karışıyor. Diyoruz ki Vakit geçiyor, bunu bir an evvel bitirmemiz lazım.

Koç, Türkiyenin en başarılı aile şirketi. Ya sizden sonrası...

Beni gönderiyor musunuz? (Gülümseyerek)

Hayır, sizin kafanızda bununla ilgili bir plan var mı?

Daha 4. nesil çok ufak.

Damat ve gelinlere de şirkette yer yokmuş öyle mi?

Mümkün olduğu kadar daha çok profesyonellerin işin başında olmasını istiyoruz; en uygun pozisyona en iyi yöneticiyi getirmek. Amacımız şirket değerini en yüksek oranda tutmak. O bakımdan işin içine aile fertleri girince bu işi en iyi şekilde yapmanın zor olduğu kanaatine vardık. Onlar istiyorlarsa kendi işlerini kurarlar, ama şirket içinde çalışmamaları gibi ortak bir prensip kararı var.

Şirket aile anayasanız var yani? Siz Tofaşta satış elemanı olarak başlamıştınız.

Tabii. Ben 6 ay çalıştım hem de bankoda. Oradaki edindiğim tecrübeyi herhalde 5 senede başka bir şekilde edinemezdim.

MAGAZİN PROGRAMLARI SOSYAL PATLAMAYA YOL AÇACAK DİYE ÖDÜM PATLIYOR

Medyayı nasıl buluyorsunuz?

Medyanın kesinlikle toparlanması lazım. Çok sorumsuz yayıncılık yapılıyor. Bu hem görsel hem yazılı medyada oluyor maalesef. Bunu üzülerek söylüyorum, bize gelen sorulardan anlıyorsunuz ki arkadaşlar hiç derslerine çalışmamış. Birikimleri yok, derinlik yok. Soru sormak için soruyorlar ve cevaplarımız da çarpıtılarak yazılıyor çoğu zaman. Sonra, bu magazin programları sosyal patlamaya neden olacak diye ödüm patlıyor. Orada millet oynarken öbür tarafta bir sürü asker şehit veriyorsunuz.

İzdivaç programları da var artık...

Ona gelene kadar, magazin çok abartılıyor. Kadının biri yüzük takmış, görüntüde onu zoom yapıyorlar. Bunla

Zaman
Ekonomi
21.01.2016
MustafaKoçhayatındakibilinmeyenleriZamanaanlatmıştıHalkbizimgrubuyanlıştanıyorMustafa Koç hayatındaki bilinmeyenleri Zamana anlatmıştı Halk bizim grubu yanlış tanıyor
Mustafa Koç, hayatındaki bilinmeyenleri Zaman'a anlatmıştı: Halk bizim grubu yanlış tanıyor
Zaman
21.01.2016
15:21

Geçirdiği kalp krizi sebebiyle 55 yaşında hayatını kaybeden Mustafa Koç, 6 yıl önce Zamana konuşmuştu. Zamanın eski Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı ile Ekonomi Editörümüz Turhan Bozkurta hayatının bilinmeyenlerini açık yüreklilikle anlatan Mustafa Koç, ‘Ya sizden sonrası… şeklindeki soruya, “4. Nesil daha küçük, hazır değil” cevabını vermişti.

İşte o röportajdan çarpıcı bölümler.

Koç Grubu biraz halktan uzak algısı vardı. Buna katılıyor musunuz?

Öncelikle bizi çok yanlış tanıyor halk. Biz de kendimizi tanıtalım, Öyle değiliz, böyleyiz deme ihtiyacını dahi hissetmedik doğrusu. Bana Biz sizi hiç böyle tanımıyorduk. diyen bir sürü insan oldu Anadoluda. Tabii, bunda Anadolu buluşmalarının çok ciddi etkisi oldu. Ama biz de artık bu iletişim işine daha bilimsel yaklaşma kararı aldık. Meslek lisesi, memleket meselesi gibi projelerle kendimizi daha iyi anlatmayı hedefliyoruz. Daha yapılacak çok şey var o ayrı. Ama, mesela ayıp bir şey değil de bizi Musevi zanneden insanlar varmış. Düşünün bunu bile bilerek çarpıtıyor insanlar. Çıkıp Hayır ben Elhamdülillah Müslümanım da denmez ki.

Babanızla beraber bayram namazına gittiniz mi?

Çok gittik. Namazdan sonra da akrabaları gezip harçlık toplardım.

Bayramlardan kalan bir hatıranız var mı?

İki şey vardı; ya tatile giderdik, o da geceden hazırlanırdık zaten, genelde Uludağ filan. Veya bayramlıkları giyip aile büyüklerini ziyaret ederdik. Kim kaç para toplayacak diye...

Koç Holdingin başına geçtiğiniz o günü hatırlıyor musunuz? Bekliyor muydunuz bu görevi?

Aslında Rahmi Bey 6 ay önceden söylemişti bana böyle bir şey düşünüyorum diye. Sonra orada babamla bir sözlü anlaşma yaptık; İki sene buradan ayrılmayacaksın. dedim.

Bir danışman gibi Rahmi Beye başvuruyor musunuz?

Tabii, tabii. İster istemez oluyor. Kaç senelik tecrübesi var. Vehbi Bey de aynı şeyi yapardı babama.

Yanlış yapıyorsunuz dediği oluyor mu?

Yok, ama fikir ayrılıkları oluyor. Bence çok sağlıklı bir şey. Mühim olan şirketin menfaati.

Göreve geldiğinizden beri sizi en çok zorlayan operasyon hangisiydi? Tüpraşın satın alınması mı, Migrosun satışı mı? Bittiğinde çok şükür dediğiniz anlaşma hangisi?

Hâlâ unutamadığımı bir operasyondur o. Yapı Kredinin satın alınması. Pazar günü sabah 11de başlayıp gece 11de çıktık. Bittiğinde büyük bir yük kalktı üzerimden. Bir de Migrosun satışında çok kararlı duruyor olmamız. Aile içinde büyük direnç vardı tabii.

Rahmi Beyin görüşü neydi?

Rahmi Bey çok ilgilenen adam olduğu için niye yapmamız gerektiğini anladı. Biraz da duygusal olanlar vardı. Eski yöneticiler burada büyük rol aldı, Aman Migrosu satmayın, etmeyin diye. Sonra tam ikna ediyorsun, ahbaplar geliyor aile büyüklerine, Niye satıyorsunuz? deyince kafalar karışıyor. Diyoruz ki Vakit geçiyor, bunu bir an evvel bitirmemiz lazım.

Koç, Türkiyenin en başarılı aile şirketi. Ya sizden sonrası...

Beni gönderiyor musunuz? (Gülümseyerek)

Hayır, sizin kafanızda bununla ilgili bir plan var mı?

Daha 4. nesil çok ufak.

Damat ve gelinlere de şirkette yer yokmuş öyle mi?

Mümkün olduğu kadar daha çok profesyonellerin işin başında olmasını istiyoruz; en uygun pozisyona en iyi yöneticiyi getirmek. Amacımız şirket değerini en yüksek oranda tutmak. O bakımdan işin içine aile fertleri girince bu işi en iyi şekilde yapmanın zor olduğu kanaatine vardık. Onlar istiyorlarsa kendi işlerini kurarlar, ama şirket içinde çalışmamaları gibi ortak bir prensip kararı var.

Şirket aile anayasanız var yani? Siz Tofaşta satış elemanı olarak başlamıştınız.

Tabii. Ben 6 ay çalıştım hem de bankoda. Oradaki edindiğim tecrübeyi herhalde 5 senede başka bir şekilde edinemezdim.

MAGAZİN PROGRAMLARI SOSYAL PATLAMAYA YOL AÇACAK DİYE ÖDÜM PATLIYOR

Medyayı nasıl buluyorsunuz?

Medyanın kesinlikle toparlanması lazım. Çok sorumsuz yayıncılık yapılıyor. Bu hem görsel hem yazılı medyada oluyor maalesef. Bunu üzülerek söylüyorum, bize gelen sorulardan anlıyorsunuz ki arkadaşlar hiç derslerine çalışmamış. Birikimleri yok, derinlik yok. Soru sormak için soruyorlar ve cevaplarımız da çarpıtılarak yazılıyor çoğu zaman. Sonra, bu magazin programları sosyal patlamaya neden olacak diye ödüm patlıyor. Orada millet oynarken öbür tarafta bir sürü asker şehit veriyorsunuz.

İzdivaç programları da var artık...

Ona gelene kadar, magazin çok abartılıyor. Kadının biri yüzük takmış, görüntüde onu zoom yapıyorlar. Bunla

Zaman
Ana Sayfa
21.01.2016
MustafaKoçhayatındakibilinmeyenleriZamanaanlatmıştıHalkbizimgrubuyanlıştanıyorMustafa Koç hayatındaki bilinmeyenleri Zamana anlatmıştı Halk bizim grubu yanlış tanıyor
Toplam "9" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti