alışıyor | |
|
| İnsan acıyla yaşamayı öğreniyor | Milli Gazete | 05.03.2012 12:08 |  | | | Eşinin ölümünden sonra yaşadığı zorlukları bizimle paylaşan bir hanım duygularını şöyle ifade etmişti: Eşim öldüğünde, kendimi çok çaresiz hissettim. Tutunacak hiçbir dalım yok gibiydi, -artık ortada kaldım, düştüm bir daha kalkamam- dedim. Ziyaretime gelen insanların sesini duymaz oldum, sokağa çıkmadım, şık giysiler giymedim, bir çeşitten fazla yemek yemedim... İki oğlum vardı onlar bana yardımcı olmak istiyorlardı ama çocukları reddediyordum. Düştüm ve kalkamam, hayat bitti, bir daha eski halime gelemem dedim... Ama acıyla yaşamayı öğrendim ve bir yıl sonra her şey normale döndü. Eşimi aklımdan hiç çıkaramıyorum, üzülüyorum, gizli gizli ağlıyorum ama insanlardan kopmuyor, kendimi yalnızlığa vermiyorum. Alıştım, insan acıya alışıyor buna inanın... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 05.03.2012 | | | İnsanacıylayaşamayıöğreniyorİnsan acıyla yaşamayı öğreniyor |
|
| At-kaç-bekle-bastır! - Melis ALPHAN | Hürriyet | 26.01.2012 07:13 |  | | | Taksim’i yayalaştırma meselesi de yeni moderasyon usulüyle nihayete erdirilecek: Ortaya saçma sapan bir şey atıyorlar. Toplum onu tartışa tartışa soğuruyor. Meseleye alışıyor ve artık bir anlam ifade etmez hale geldiği anda da projeyi bastırıyorlar. | | Hürriyet Köşe Yazıları 26.01.2012 | | | At-kaç-bekle-bastır-MelisALPHANAt-kaç-bekle-bastır - Melis ALPHAN |
|
Başkent, kadın temizlikçilere alışıyor | Türkiye Gazetesi | 26.12.2011 02:09 |  | | | Başkent, tam 2 yıl önce sokakta ilk kez beliren kadın temizlik işçilerine artık alışıyor. Kent merkezinde eli süpürgeli kadın işçilere “dayı bu adres neresi” diye yaklaşan Ankaralılar var hâlâ. Onlar şaşkın, ancak esnaf ve kent, aradan geçen zamanda kadın temizliğine büyük ölçüde alıştı. Çankaya Belediyesi’nin projesi kapsamında hizmet veren 100 kadın temizlik işçisi, 10’ar kişilik gruplar halinde çalışıyor. Kadınların en fazla hizmet verdiği merkezlerden Kızılay’da esnaf, kadınların, erkeklere göre daha titiz temizlik yaptığını düşünüyor. | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 26.12.2011 | | Başkentkadın temizlikçilerealışıyorBaşkent kadın temizlikçilere alışıyor |
|
| Ankara, kadın temizlik işçilerine alışıyor | Zaman | 25.12.2011 12:13 |  | | |
| Çifte standart - Melike Karakartal | Hürriyet | 17.12.2011 03:17 |  | | |
| Muslera yavaş yavaş alışıyor! | Haber3 | 14.11.2011 16:40 |  | | |
| Uzayda Çin üssü | Hürriyet | 01.11.2011 02:17 |  | | |
| Yardımlarda barışa olan özlem ve sevgi var | Evrensel | 28.10.2011 07:04 |  | | | 23 Ekim Pazar günü Van’da meydana gelen 7.2 şiddetindeki depremin yaralarını sarma çabaları devam ediyor. Depremin ardından kentte yaşanan ağırlar koşullar sürüyor. Bir tarafta enkaz altındakilere ulaşma çabaları ve enkaz kaldırma çalışmaları, bir tarafta depremden sağ kurtulanların fiziksel ve psikolojik tedavisi, yaşamını yitirenlerin defnedilmesi ve bir taratanda günlük yaşamın yeniden düzenlenmesi çalışmaları devam ediyor.
Türkiye halkı ve devleti böylesine ağır deprem manzaraları görmeye alışıyor. Devlet, yaşanan onca ağır depremden ders çıkartıp hem kentlerin imar planını buna göre yap | | Evrensel Köşe Yazıları 28.10.2011 | | | YardımlardabarışaolanözlemvesevgivarYardımlarda barışa olan özlem ve sevgi var |
|
| Gürsel Tekin'den Aziz Yıldırım'a ziyaret | Milliyet | 12.09.2011 14:32 |  | | |
| 14:05 Gürsel Tekin'den Aziz Yıldırım'a ziyaret | Milliyet | 12.09.2011 14:32 |  | | |
| Arkadaşlarına 'hayır' diyemeyen çocuklar uyuşturucuya daha çabuk alışıyor | Zaman | 31.08.2011 01:58 |  | | |
| Arkadaşlarına 'hayır' diyemeyen çocuklar uyuşturucuya daha çabuk alışıyor | Zaman | 31.08.2011 01:55 |  | | |
| Sofuoğlu Moto2?ye giderek alışıyor | Taraf Gazetesi | 08.08.2011 04:44 |  | | |
| Çiçek böcek | Milli Gazete | 16.06.2011 18:40 |  | | | Son yıllarda dünya da, mevsimler de huyunu suyunu çok fazla değiştirdi. İster küresel ısınma deyin, ister bir başka sebebe bağlayın, artık hiçbir şeyin eski tadı da yok, eski bereketi de. Mevsimler neredeyse yer değiştirecek ve Mayısa kadar uzanan kışa da alışıyor insan, Şubat ortasında çiçek açan ağaçlara da zamanla. Domatesin biberin de tadı kalmadı, kabaklıktan biraz hallice olan karpuzların da. İnsanların da tadının tuzunun kalmadığını söylesek, her şeyin iyiye gittiğini söyleyen koro karşı çıkar muhakkak.
Artık pınardan akan suyu da satmak normal elin yabancısına, limanını, kıyısını, koyunu da kiralamak gayet normal. Devrin pratik olma, her şeyi paraya ve menfaate çevirme ve endeksleme, hemen her şeyi birtakım amaçlar için istismar etme devri olduğuna da alışmak normal geliyor artık. Eski çamların bardak olması buymuş demek.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 16.06.2011 | | | ÇiçekböcekÇiçek böcek |
|
| Seçime doğru İzmir AKP'ye alışıyor mu? | Milliyet | 08.06.2011 09:38 |  | | |
| 09:18 Seçime doğru İzmir AKP'ye alışıyor mu? | Milliyet | 08.06.2011 09:37 |  | | |
| İzmir AK Parti'ye alışıyor mu? | İnternet Haber | 08.06.2011 09:19 |  | | |
| Seçime doğru İzmir AKP'ye alışıyor mu? | İnternet Haber | 08.06.2011 03:44 |  | | |
| Kadınlar 'cuma'ya alışıyor! | Zaman | 20.05.2011 01:55 |  | | Kadınlar cuma namazı kılabilir mi? hemen hepimizin cevabını merak ettiği bu soru, İstanbulda artık akıllara bile gelmiyor. Çünkü pek çok camide kadınlar Cuma namazı kılabiliyor. Mihrimah Sultan, Süleymaniye, Şehzade, Şakirin ve Beyazıt camileri bunlardan birkaçı... | | Zaman En Çok Okunan 20.05.2011 | | | KadınlarcumayaalışıyorKadınlar cumaya alışıyor |
|
| Kadınlar 'cuma'ya alışıyor! | Zaman | 20.05.2011 01:55 |  | | Kadınlar cuma namazı kılabilir mi? hemen hepimizin cevabını merak ettiği bu soru, İstanbulda artık akıllara bile gelmiyor. Çünkü pek çok camide kadınlar Cuma namazı kılabiliyor. Mihrimah Sultan, Süleymaniye, Şehzade, Şakirin ve Beyazıt camileri bunlardan birkaçı... | | Zaman Ana Sayfa 20.05.2011 | | | KadınlarcumayaalışıyorKadınlar cumaya alışıyor |
|
| IE9'un çiçeği burnundayken IE 10 çıktı | Haber7 | 13.04.2011 17:03 |  | | |
| Çocuğunuz odasından çıkmak istemiyor mu? | Samanyolu Haber | 06.04.2011 09:49 |  | | Küçükken ceza olarak odasına gönderilen çocuğun, ileriki yaşlarda her sıkıntıda kendisini odasına kapatma duygusu içine girebileceği belirtiliyor. Uzman Psikolog Aylin Sezer, çocukların kendine ait dünyasını kurma adına kapandığı odasına ailelerin müdahalesi anında krizler yaşandığını kaydediyor. Sezere göre çocuklar, bu alanı sorumluluk çerçevesinde kullanmalı.
Gençlik, hayatın duygulara endeksli olduğu, acıların da sevinçlerin de uç noktalarda yaşandığı bir çağ. Öyle ki kimse o dönemleri yıllar önce geride bırakmış birçok yetişkin gençleri anlamaz, kalbine ulaşamaz. Hayatın başındaki genç birey, yaşadığı sıkıntıları, üzüntüleri hayatın en büyük dertleri arasında gördüğü için kimsenin başına onunki gibi bir üzüntü gelmediğini, dünyanın en yalnız, en mutsuz insanının kendisi olduğunu düşünür çoğu zaman. Bu duygular içindeki gencin sığınacağı tek liman ise odasıdır. Dışarının tüm kalabalığına rağmen odası genci bağrına basar, orada çok mutlu ve bir o kadar da özgürdür. Bu dokunulmaz sahaya kolay kolay ne kimseyi almak ister ne de oradan çıkmak? Anne-baba ise bu durumdan şikâyetçidir. Bizimle hiç vakit geçirmiyor, sürekli odasında, ne yapıyor orada? serzenişleri içindedir. Oysaki çocuk yaşlarda sürekli odasına yönlendirilmiş, gönderilmiş genç, ileriki yaşlarda otomatik refleks olarak kendisini kolayca dört duvar arasına kapatabiliyor. Anadolu Sağlık Merkezinden Uzman Psikolog Aylin Sezere göre anne-babanın Hadi bakalım odana!, Git odanda oyna! gibi söz ve uygulamalar çocuğu ileriki yaşlarda yalnız kalmaya teşvik ediyor.
Günümüzde aile bireyleri odalarında yaşar hale geldi, aynı ev içinde herkes kendine ayrı bir dünya kurdu. Özellikle de gençlerin önemli bir bölümü yemek yemeden yaşamak mümkün olsa sofraya dahi oturmayacak, sadece odasında vakit geçirecek. Peki, odalarında ne var da bu gençler oradan çıkmak istemiyor? Uzman Psikolog Aylin Sezer, odasından hiçbir şekilde dışarı çıkmayan, diğer aile bireyleri ile iletişim kurmayan bir gencin durumunun normal ve sağlıklı bir durum olmadığını belirtiyor. Genç için odanın egemenlik kurulan alanı ifade ettiğini söyleyen Sezer, şöyle konuşuyor: Bir genç odaya uyumak, ders çalışmak ve kendine ait özel şeyleri yapmak için gider. Bunların dışında kalan zamanını da odasında geçiriyorsa, ebeveynler genci değil kendilerini sorgulamalı. Gerekli sevginin verilememesi ayrıca küçük yaşlarda odaya teşvik edilmesi, genci odaya hapsediyor. Odanda oyna, kavga etmeyin, herkes odasına diyerek onları odaya göndermek, odaya bağımlı hale getiriyor. Ortak alanlardan uzaklaştırılmış, engellenmiş oluyorlar. Sadece odada vakit geçirmeye alışıyor, diğer alanları kullanmıyor.
Sezer e göre hoş bir sohbet ortamı olan, görüşlere önem verilen, fikirler ile alay edilmeyen ve aile bireylerinin kendilerini sergilemeleri için fırsatlar sunulan bir ailede çocuk veya genç, kendisini odaya hapsetmiyor. Ailede paylaşım olmadığı sürece genç, özel alanından çıkmak istemiyor.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 06.04.2011 | | | Çocuğunuzodasındançıkmakistemiyormu?Çocuğunuz odasından çıkmak istemiyor mu? |
|
| Alex De Souza'nın hayran olduğu Türk | Samanyolu Haber | 03.04.2011 14:11 |  | | Türkiye ve İstanbulu çok seven Alex yedi yılı aşkın süreden bu yana sarı-lacivertli formayı giyiyor. Ve Türklere hayranlığı ile dikkat çekiyor.. Türkiye ve İstanbulu çok seven Alexin, büyük kızı Marianın Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ile ulusal marşımıza büyük hayranlığı var.
FENERBAHÇEnin yıldız futbolcusu Alex de Souza, yedi yılı aşkın süreden bu yana sarı-lacivertli formayı giyiyor. Brezilyalı futbolcu saha içinde ve saha dışındaki efendi kişiliğiyle bu süre içinde çoğu futbolseverin sevgi ve saygısını kazandı. Digiturk dergisi ise Alex ile Fenerbahçe, İstanbul, ailesi ve gelecaği hakkında bir röportaj gerçekleştirdi. İşte Alexten bombalar: Türkiyede bu kadar uzun süre kalmayı beklemiyordum. Zor olacağını biliyordum ama buradaki herkes bana yardımcı oldu.
Huzuru burada buldum
KENDİMİ artık sizlerden biri gibi hissediyorum. Kulüpte, restoranlarda, alışveriş merkezlerinde herkes bana çok olumlu tepkiler gösteriyor. Bu kadar huzurlu olacağım aklıma hiç gelmezdi. Kızım Maria çok iyi Türkçe konuşuyor. İstiklal Marşını ezbere biliyor. Ulusal marşınıza ve Atatürke karşı inanılmaz bir hayranlığı var. Atatürkün hayatını çok iyi biliyor. Türk halkı için yaptıklarını okuyunca, hayranlığı giderek arttı. Tam bir Atatürk delisi şu an.
Puroyu söndürünce ikna oldu
ALEXin, F.Bahçeye transferini sağlayan eski yönetici Hakan Bilal Kutlualp, transferdeki ayrıntıyı anlattı: Alex ve kulübüyle anlaşmıştık. İş eşini iknaya kalmıştı. Alex ile odada konuşuyorduk ve ben puro içiyordum. O sırada Alexin eşi içeriye girdi. Hamileydi. Puroyu söndürüp, özür diledim. Bu jestten etkilenince gelmeye razı oldu dedi.
Kapadokyanın yeri çok ayrı
TÜRKİYEyi gezmeye çalıştıklarını belirten kaptan Alex, Ailem ve arkadaşlarımla geziyoruz. Özellikle Kapadokyayı çok seviyoruz. Birkaç kez gittik. Her seferinde büyüleniyoruz. Diğer şehirlere de gittik. Selçuku da çok sevdik dedi. İstanbulda en çok Bağdat Caddesi ve Nişantaşını beğendiğini ifade eden sambacı, İstinye Parka da gidiyoruz. Beni seven insanlarla bir arada olmak bana mutluluk veriyor dedi.
Türkçe konuşunca şaşırıyorlar..
TÜRKÇE konuştuğu için insanlarla sıkça diyalog kurabildiğini dile getiren Alex, Türkçe konuşunca insanlar şaşırıyor ancak sonra alışıyor. Gazete bile okuyorum. Her şeyi anlıyorumama bazen ifade edemiyorum diye konuştu. Fenerbahçe ile iki yıllık sözleşmesi olduğunu söyleyen Alex, Sonrası ne olur bilemem. Burada yaşamak benim için büyük mutluluk. Çok alıştım. Bunu defalarca söyledim ifadesini kullandı.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 03.04.2011 | | | AlexDeSouzanınhayranolduğuTürkAlex De Souzanın hayran olduğu Türk |
|
| Yayıncılıkta yeni dönem başlıyor | Samanyolu Haber | 19.02.2011 10:45 |  | | Meclis tarafınan kabul edilen ve Cumhurbaşkanının onayına sunulan yasa ile neler değişecek? Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Prof. Dr. Davut Dursun, TBMMde kabul edilen RTÜK Yasası ile frekans üzerinden para kazanma döneminin bittiğini belirterek, Artık yayıncıların, kamusal mal olan ve belli bir süre kendilerine kullanma yetkisi verilen frekansları başka kişiye devretme yetkisi sona eriyor dedi.
Prof. Dr. Dursun, 15 Şubatta TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaşan ve Cumhurbaşkanının onayından sonra Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesi beklenen Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun ile ilgili olarak, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Yasanın birçok önemli noktası bulunduğunu ifade eden Dursun, yayıncılar açısından bakıldığında en önemli konulardan birinin frekansların tahsisine ilişkin yeni düzenleme olduğunu söyledi.
Türkiyede şimdiye kadar yayıncılara karasal frekansların tahsis edilemediğini, bunların fiili durum sonucu kullanıldığını ve frekans kullanımında çok ciddi sıkıntının, kaosun yaşandığını belirten Dursun, Yayıncılar açısından bu çok önemli bir sorundu. Kanunumuzun getirdiği düzenlemeyle bu sıkıntı aşılacak diye konuştu.
Yayıncıların fiilen kullandıkları frekansları bir değerle başka birine devretme hakkına sahip olduklarını ifade eden Dursun, şöyle devam etti:
Yani kendi yayın kuruluşlarındaki teknik donanımı, istasyonu, vericileri bir başka kişiye devredebildikleri gibi, kamusal imkan olan frekansı da devredebiliyorlardı. Yeni yasayla frekans üzerinden para kazanma dönemi bitti. Artık yayıncıların, kamusal mal olan ve belli bir süre kedilerine kullanma yetkisi verilen frekansları başka kişiye devretme yetkisi sona eriyor. Eğer bu frekanstan yayın yapmayacaklarsa, frekansı sahibi olan devlete iade etmeleri gerekiyor. Bunu ancak RTÜK bir başka kişiye devredebilecek.
Düzenlemenin frekans üzerinde ticaret yapılmasının önüne geçeceğini anlatan Dursun, Bazıları şöyle düşünüyordu, cebinde parası olanlar, ihaleye girer, devletin frekansını alır, elinde birkaç frekans bulundurur, sonra uygun zamanda başkalarına yüksek fiyata satar. İstismar konusu olabileceği şeklinde eleştiriler vardı, biz bunu düzelttik dedi.
Yasayla Avrupa Birliği mevzuatına tam uyum sağlandığını, mevcut yayın ilkelerinin yenilendiğini, bazılarının yeni kavramlarla daha anlaşılır, basit ve etkili hale getirildiğini, ayrıca yeni ilkelerinin ilave edildiğini belirten Dursun, şöyle konuştu:
Bunlardan biri, yayıncıların sorumluluğu olarak, haberlerde doğal efektin dışında ses veya görüntü efektlerinin kullanılmaması. Çünkü bu efektlerin kullanılması, haberi bir tür dramaya, klibe dönüştürüyor. Haber, haber olma özelliğini kaybediyor. Artık haberlerde, doğal efektin dışında ses veya görüntü efekti kullanılamayacak. Bu efektlerin kullanılması, haberi bir tür dramaya, klibe dönüştürüyor. Dizilerde zaten bu tür şeyler yapılıyor, haber, haber olarak verilmeli.
Bir diğeri ise normal programlar ile reklamlar arasında çok ciddi ses farkı ortaya çıkıyor. Bu, izleyicileri rahatsız ediyor. İzleyici program devam ederken sese alışıyor, reklama girildiğinde ise ses patlamasıyla karşılaşıyordu. Bunu önlemek için bir hüküm getirdik. Artık reklamlara geçişte ses patlaması olmayacak, hem aile huzurumuz hem de uzaktan kumandalarımız bozulmayacak.
Çocukların beslenmesini olumsuz etkileyecek, obeziteye yol açabilecek türdeki yiyeceklerin reklamına ve özendirilmemesine yönelik ilkeler de getirildiğini ifade eden Dursun, yasanın ayrıca toplumsal cinsiyet, ırk, din, dil ayrımı konusunda daha çağdaş düzenlemeler içerdiğini bildirdi.
Mevcut yasada haber bülteni, haber programları ve güncel programları sunanların reklamlarda görev alamayacakları yönünde düzenleme olduğunu dile getiren Dursun, Yeni yasada güncel programları sunanları bu kapsamdan çıkarıp, diğerlerini muhafaza ettik. Yine mevcut yasada haberler, haber programları ve güncel programlarda sponsor alınamayacağına yönelik düzenleme var. Güncel programları, buradan da çıkardık. Daha uygulanabilir bir sistemi benimsemiş olduk diye konuştu.
Reklam süreleri konusunda mevcut yasa ile yeni yasanın farklı düzenleme içermediğini belirten Dursun, şunları kaydetti:
Reklam süreleri, uluslararası sözleşmelerle belirlenmiş ve yayının yüzde 20sini geçemeyeceği şeklinde düzenlenmiştir. Dolayısıyla biz bu düzenlemeye uyuyoruz. Ancak, uygulamada bir takım ekstra hususlarla yüzde 20, biraz daha aşındırılıyordu. Yeni uygulamayla aşındırmaları önlemek istiyoruz. Dolayısıyla bu süre korunuyor, buna ek olarak reklamlar konusunda, AB ülkelerinde de uygulanan ürün yerleştirme diye yeni bir sistem getiriliyor. Belli tür programlarda, eğlence ve spor programlarında, dizi v | | Samanyolu Haber Son Dakika 19.02.2011 | | | YayıncılıktayenidönembaşlıyorYayıncılıkta yeni dönem başlıyor |
|
| Fotoğraftaki genç kızı tanıdınız mı? | Milliyet | 18.02.2011 10:18 |  | | |
| 10:14 Fotoğraftaki genç kızı tanıdınız mı? | Milliyet | 18.02.2011 10:16 |  | | |
| Andre Santos maskeye alışıyor | Haber7 | 18.02.2011 09:30 |  | | |
| Andre Santos maskeye alışıyor | Tumspor | 18.02.2011 08:19 |  | | |
| Şans oyunlarına yönelen öğrenciler kumara alışıyor | Zaman | 06.02.2011 16:58 |  | | |
| Şans oyunlarına yönelen öğrenciler kumara alışıyor | Zaman | 06.02.2011 14:24 |  | | |
| Şans oyunlarına yönelen öğrenciler kumara alışıyor | Zaman | 06.02.2011 14:19 |  | | |
| Şans oyunları geleceklerini karartıyor ! | Samanyolu Haber | 06.02.2011 07:15 |  | | Cep harçlıklarını şans oyunlarına yatıran öğrenciler kumara alışıyor. Alınan tüm önlemlere rağmen okul yakınlarındaki bayiler, öğrencileri şans oyunlarına yönlendiriyor. 26 ili kapsayan araştırmada, yasak olduğu halde 18 yaş altı gençlerin yarısından fazlasının bahis oynadığı tespit edildi. Aileleri uyaran uzmanlar, çocuklarına sahip çıkmadıkları takdirde kumar bağımlısı bir neslin yetişeceğini belirtiyor.
İddaa, Sayısal Loto, Spor Toto gibi şans oyunları, öğrenciler arasında hızla yaygınlaşıyor. Okul harçlıklarını İddaaya yatıran öğrenciler, bahis sektörünün artık vazgeçilmez müşterileri arasında. Devlet Denetleme Kurulunun 26 ilde yaptığı araştırmada, 18 yaş altı gençlerin yarısından fazlasının bahis oynadığı tespit edildi. Aileleri uyaran yetkililer, önlem alınmadığı takdirde kumar bağımlısı bir neslin yetişeceğini vurguluyor.
2009da yürürlüğe giren yönetmelik kapsamında 18 yaşından küçüklere bahis oynatılması yasak. Ancak denetlenen 2 bin 700 bayiden 92si 18 yaşından küçüklere bahis oynattığı için kapatıldı. Birçok bayi de kurallara uymadığı için uyarı aldı. Öğrenciler şans oyunlarının yanı sıra internette, yeterince denetlenmeyen bahis sitelerinde de kumar oynuyor.
Bugüne kadar 200den fazla bahis sitesine erişim engellendi. Spor Toto teşkilatı ile Milli Eğitim Bakanlığı, gençleri korumak için koordineli çalışmalar yürütüyor. Bahis oynadığı tespit edilen öğrencilerin aileleri bilgilendiriliyor. Bağımlılık seviyesinde olan öğrenciler rehabilitasyona tabi tutuluyor. Emniyet de boş durmuyor. Ancak tüm bu çabalara rağmen okul yakınlarında bulunan bayiler, gençlerin bu tür oyunlara alışmasına zemin hazırlıyor.
Polis, öğrencilere para vererek bahis bayiine gönderiyor. Böylece kurallara uymayan bayiler tespit edilerek, gereken yasal işlem uygulanıyor. Ancak tüm bu çabalar gençleri bahis oyunlarından uzak tutmaya yetmiyor. Okul yakınlarında bulunan bayiler, çocukların bu tür oyunlara alışmasına zemin hazırlıyor. Market, büfe, bakkal sahiplerinin gıda işi ile birlikte bahis bayiliği yapmaları da teşvik edici rol oynuyor.
Spor Toto Teşkilatı Başkanı Bekir Yunus Uçar, işletme ruhsatı alan her işyerinin bahis oynatmaması için önlem alınması gerektiğini hatırlatıyor. Uçar, Bayileri ticari anlamda sınırlandıramayız. Büfeler, ruhsat aldığı sürece aynı anda 2-3 iş yapabilir. Ancak biz münhasır bayilik sistemini teşvik ediyoruz. diyor. Öncelikli hedeflerinin şikayet kaynaklı bayi kontrollerini sürdürmek olduğunu ifade eden Uçar, herkesin duyarlı davranmasını, kurallara uymayan bayilerin emniyet ve kendilerine bildirilmesini istiyor. Okul müdürleri ve ailelere de sorumluluk düştüğünü hatırlatıyor.
İstanbul Spor Toto ve At Yarışları Ganyan Bayileri Esnaf Odası Başkanı Fevzi Kuvvet de bazı bayilerin çocuklara bahis oynattığını doğruluyor. Bayilerin daha iyi kontrol edilebilmesi için kendi meslek odalarına kaydolmaları gerektiğini söylüyor. İddaa bayilerinin yüzde 60ının belediye ruhsatının olmadığını, yüzde 40ının ise kebapçı, büfe ve benzeri uygun olmayan yerlerde faaliyet gösterdiklerini anlatıyor. Kuvvet, bahis bayilerinin okul ile cami yakınlarında bulunamayacağını da belirtiyor.
Yeşilay Başkanı Muharrem Balcı ise kumarın zararlarına ilişkin kapsamlı bir çalışma başlattıklarını belirterek, Şans oyunu deniliyor olması, onun kumar olmadığı anlamına gelmiyor. Kumar denilmesi ailelerin daha duyarlı olmasını sağlar. diyor. Eğitim Bir-Sen Genel Sekreteri Halil Etyemez, öğrencileri şans oyunlarından uzak tutmak için devletin ve ailelerin üzerine vazifeler düştüğünü söyledi. Eğitim sürecinde okulların çevresinde çocukları şans oyunlarına teşvik edici yerlere engel olunması ve bu oyunlara merak uyandıran reklamların azaltılması için de çalışma yapılması gerektiğini belirten Etyemez, aileleri ve okul yönetimlerini de hassas olmaları konusunda uyardı.
Şans oyunları kumar görülmüyor
Uzmanlar gençlerdeki bahis alışkanlığının kumara kadar gidebileceği noktasında aileleri uyarıyor. Ege Üniversitesi Sosyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ercan Tatlıdil, ergenlik döneminde şans oyunlarına alışan çocukların ilerleyen yaşlarda kumar bağımlısı olabileceğini vurguluyor. Psikolog Orhan Keskin de toplumun belli bir kesiminde şans oyunlarının kumar olarak değerlendirilmediğini belirterek, böylece gençlerin kolay yoldan para kazanmaya yöneldiğine işaret ediyor. | | Samanyolu Haber Son Dakika 06.02.2011 | | | ŞansoyunlarıgeleceklerinikarartıyorŞans oyunları geleceklerini karartıyor |
|
| Cep harçlıklarını şans oyunlarına yatıran öğrenciler kumara alışıyor | Zaman | 06.02.2011 02:32 |  | | |
| Cep harçlıklarını şans oyunlarına yatıran öğrenciler kumara alışıyor | Zaman | 06.02.2011 01:55 |  | | |
| Cep harçlıklarını şans oyunlarına yatıran öğrenciler kumara alışıyor | Zaman | 06.02.2011 01:54 |  | | |
| Kullanıcı para ödemeye alışıyor | Haber3 | 03.01.2011 16:47 |  | | |
| Kullanıcı para ödemeye alışıyor | NTV | 31.12.2010 14:12 |  | | |
| Küçük 'Kuçik' alışıyor | Vatan Gazetesi | 06.12.2010 10:44 |  | | |
| Kuçik alışıyor ! | Haber3 | 06.12.2010 07:35 |  | | | Forvetteki sıkıntı nedeniyle zorunlu olarak ilk 11de yer alan, Ali Kuçik, A takıma ısınıyor. | | Haber3 Son Dakika 06.12.2010 | | | KuçikalışıyorKuçik alışıyor |
|
| Küçük Kuçik alışıyor | Milliyet | 06.12.2010 01:04 |  | | Beşiktaş taraftarının da tezahüratla desteklediği futbolcu hakkında konuşan Schuster, Ali’nin arkasında Ernst, İbrahim, Aurelio ve Guti gibi tecrü... | | Milliyet Spor 06.12.2010 | | | KüçükKuçikalışıyorKüçük Kuçik alışıyor |
|
Bayram bu olsa gerek | Türkiye Gazetesi | 26.11.2010 02:08 |  | | | GEZİ YAZISI
Hazırlayan:?İrfan Özfatura - irfan.ozfatura@tg.com.tr
Kuzey Afganistan... Cevzcan... Şıbırgan...
Yetiştirdiği alimler ve çıkardığı mücahidlerle tanınan efsane bir köye ulaşıyoruz... Kızılayak’a!
Dünya Türkmenleri Eğitim Vakfı Başkanı Mustafa Mahdum’un mihmandarlığında birkaç ev ziyareti yaparak işe başlıyoruz.
Ya Allah, Bismillah!
Köy Rus işgali ile nasıl hırpalandıysa hâlâ öyle duruyor. Sağda solda metruk viraneler görünüyor. Kerpiç duvarla çevrilmiş bir avluya dahil oluyoruz. Var ile yok arası harap bir kapı. Tahtaları çürük... Dağıldı dağılacak. Belimize kadar eğilip içeri giriyoruz, gözlerimiz neden sonra alışıyor karanlığa.
Evin reisi Sefer Kuli için odanın aydınlık ya da karanlık olması fark etmiyor. Zira o bir âmâ... ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 26.11.2010 | | Bayrambu olsagerekBayram bu olsa gerek |
|
| En güzel yatırım | Taraf Gazetesi | 07.11.2010 10:15 |  | | | Mardin?in Midyat ilçesine geçtiğimiz hafta açılan Şebboy Güzellik Merkezi?ne önce ürkekçe giren kadınlar sonra duruma alışıyor. | | Taraf Gazetesi Son Dakika 07.11.2010 | | | EngüzelyatırımEn güzel yatırım |
|
| Ayak bakımına erkek eli değdi | Hürriyet | 17.10.2010 03:31 |  | | Amerika’nın ünlü tırnak ve el ayak bakım merkezi ProNail bundan dört yıl önce Berna ve Banu Zeren kardeşler tarafından Türkiye’ye getirildi. Elemanlarını önce kendi akademisinde eğitimden geçiren firma, erkek tırnak teknisyenleriyle dikkat çekiyor. Karşılarında erkek teknisyen gören kadınlar önce bir şaşırıyor sonra alışıyor. Erkek teknisyenlerse işlerini sanat olarak tanımlıyor | | Hürriyet Cumartesi 17.10.2010 | | | AyakbakımınaerkekelideğdiAyak bakımına erkek eli değdi |
|
| Ayak bakımına erkek eli değdi | Hürriyet | 16.10.2010 02:00 |  | | Amerika’nın ünlü tırnak ve el ayak bakım merkezi ProNail bundan dört yıl önce Berna ve Banu Zeren kardeşler tarafından Türkiye’ye getirildi. Elemanlarını önce kendi akademisinde eğitimden geçiren firma, erkek tırnak teknisyenleriyle dikkat çekiyor. Karşılarında erkek teknisyen gören kadınlar önce bir şaşırıyor sonra alışıyor. Erkek teknisyenlerse işlerini sanat olarak tanımlıyor
 | | Hürriyet Cumartesi 16.10.2010 | | | AyakbakımınaerkekelideğdiAyak bakımına erkek eli değdi |
|
| Ersan NBA'a alışıyor! | Bugün | 15.10.2010 10:37 |  | | |
| İstanbul fantazyaları | Milli Gazete | 11.10.2010 18:02 |  | | | Sahip olduğumuz ama bırakın kıymetini bilmeyi ya da üzerine titremeyi, taşını, toprağını sakınmayı, tam tersine her geçen gün daha fazla üzerinden rant devşirmeye çalıştığımız, kendimize benzetip sakilleştirdiğimiz, yaşanmaz hale getirdiğimiz İstanbul ile ilgili siyasi otoritenin projeleri bitmek bilmiyor. Halihazırda ortada dolaşan söylentiler ve doğruluğu tartışılır projeler haricinde elle tutulur ve (projeleri de dikkate alırsak) aklı başında bir düşünce ortaya konmuş da denemez. Gayet somut ve neredeyse herkesin üzerinde hemfikir olduğu, çözülmesinin de olmazsa olmaz bir hale geldiği sorunlar demeti ortada dururken, ortaya atılan müthiş veya çılgın projelerin birer fanteziden öte anlam ifade etmediği rahatlıkla söylenebilir.
Yıllardan beri en büyük ve içinden çıkılmaz sorunlarından biri olan çarpık kentleşme, geldiğimiz noktada çok fazla da can sıkmıyor sanki. Ne de olsa, çarpık kentleşmenin alamet-i farikası olan gecekonduların büyük çoğunluğu apartmanlara dönüştü veya kat karşılığı olarak satıldı. (Oluşan rantın helal veya haram olduğu sorusuna kafa yoran zaten yok) Büyük çoğunluğu ruhsat alınmadan yapılmış veya birkaç oy fazla alma güdüsüyle hareket eden sorumsuz yerel yöneticilerin göz yummasıyla sonradan ruhsatlanmış binalardan müteşekkil, çirkin, plansız, iç bunaltıcı yerleşimler oluştu. Birçok ilçe var ki, bu tarife bire bir uyuyor. Ve toplum da, bu gerçekliğe alışıyor, bir sorun olarak görmez oluyor. İstanbulun havadan çekilen görüntülerine bakan birisinin Boğaz hattı ve çevresi haricindeki yerleri İstanbuldan saymaması da normal karşılanmalı.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 11.10.2010 | | | İstanbulfantazyaları İstanbul fantazyaları |
|
| Semih Boston'a alışıyor: 93-65 | Posta | 07.10.2010 10:41 |  | | Boston Celtics formasıyla NBAdeki ilk sezonuna hazırlanan Semih Erden, Philadelphia 76ers ile oynanan hazırlık maçında gösterdiği perfomansla dikkatleri çekti
New Hampshiredaki Verizon Wireless Arenada oynanan maçta oynanan ve Bostonun 93-65 galibiyetiyle sonuçlanan maçta, Kenardan gelip 23:44 dakika süre alan milli oyuncu, 3/3 saha içi ve 7/8 serbest atış isabetleriyle 13 sayı-5 ribauntluk performans sergiledi.
Bostonda Ray Allenın 14 sayı, 8 ribaunt ile takımının en skorer ismi olurken, Glen Davis ise 13 sayı, 5 ribaunt, 3 top çalma ile oynadı.
Celticsin bu yıl kadrosuna kattığı efsane pivot Shaquille ONeal de ilk beşte sahaya çıktığı maçı 8 sayı-2 ribaunt ile oynadı. Sixersta ise Thaddeus Young 17 sayı, Jodie Meeks 13 sayı, J... | | Posta Spor 07.10.2010 | | | SemihBostonaalışıyor93-65Semih Bostona alışıyor 93-65 |
|
| Semih Boston'a alışıyor: 93-65 | Posta | 07.10.2010 10:40 |  | | Boston Celtics formasıyla NBAdeki ilk sezonuna hazırlanan Semih Erden, Philadelphia 76ers ile oynanan hazırlık maçında gösterdiği perfomansla dikkatleri çekti
New Hampshiredaki Verizon Wireless Arenada oynanan maçta oynanan ve Bostonun 93-65 galibiyetiyle sonuçlanan maçta, Kenardan gelip 23:44 dakika süre alan milli oyuncu, 3/3 saha içi ve 7/8 serbest atış isabetleriyle 13 sayı-5 ribauntluk performans sergiledi.
Bostonda Ray Allenın 14 sayı, 8 ribaunt ile takımının en skorer ismi olurken, Glen Davis ise 13 sayı, 5 ribaunt, 3 top çalma ile oynadı.
Celticsin bu yıl kadrosuna kattığı efsane pivot Shaquille ONeal de ilk beşte sahaya çıktığı maçı 8 sayı-2 ribaunt ile oynadı. Sixersta ise Thaddeus Young 17 sayı, Jodie Meeks 13 sayı, J... | | Posta Son Dakika 07.10.2010 | | | SemihBostonaalışıyor93-65Semih Bostona alışıyor 93-65 |
|
| Kısa mesajlara dikkat! | Samanyolu Haber | 04.10.2010 11:08 |  | | ?Çekilişte para kazandınız deyip, 40 bin serbest hatla 10 bin kişiyi dolandırdılar.
Cep telefonlarına gönderdikleri mesajlarla GSM abonelerini dolandıranlarla ilgili karakol ve savcılıklara yapılan suç duyurularının sayısı son 6 ayda 10 bini buldu.
Cep telefonlarına gönderdikleri mesajlarla GSM abonelerini dolandıranlar evlerini birer çağrı merkezine dönüştürüyor ve aramalarda açık hat diye adlandırılan SIM kartları kullanıyor. Bu dolandırıcıların günlük geliri 20 bin TLyi buluyor.
?PEPSİ yaşatır seni? kampanyasından ?ödül kazandınız?la başlayıp, Ergenekon Soruşturmasında ?dinlemelere takıldınız?a kadar uzanan cep telefonu dolandırıcılığında yapılan suç duyuru sayısı yılın ilk 6 ayında 10 bini buldu. Bu suç duyurularından büyük bölümü Pepsinin başvurusunda olduğu gibi savcılıkların takipsizlik kararıyla sonuçlanırken, Şanlıurfa merkezli dolandırıcılık çetesine karşı 48 ilde düzenlenen operasyonda olduğu gibi bazılarından da tutuklama kararı çıktı. İstanbul Emniyet Müdürlüğünün Asayiş Şube yetkililerine göre, gündemdeki konu ve kampanaları takip ederek cep telefonlarına gönderdikleri mesajlarla
GSM abonelerini dolandıranların evlerini birer çağrı merkezine dönüştürüp, bu merkezlerden gerçekleştirdikleri vurgunlardan elde edilen günlük gelirler 20 bin TLyi, aylık gelirler de 1 milyon lirayı buluyor.
Emniyet Genel Müdürlüğü, cep telefonlara mesaj göndererek banka hesap numaralarına ya da GSM hatlarına para transfer edilmesini isteyen dolandırıcılara karşı dikkatli olunmasını istedi. Emniyetin GSM abonelerine gönderdiği bu mesajlarda, bazı kişilerin kendilerini kamu görevlisi olarak tanıtıp, para veya kontör transfer edilmesini istenildiğine dikkat çekilerek, bu tip SMS mesajlarına itibar edilmemesi konusunda uyarılarda bulunuluyor. GSM operatörü kuruluşlar da bu tip dolandırıcılık olaylarına karşı önlem almaya alışıyor. Şüpheli yüklemelerle ilgili sözlü ya da yazılı şikayet yapıldığı taktirde, bu hatlar için anında bloke konulduğunu söyleyen GSM yetkilileri, ?Şikayetçi kişiyi savcılığa yönlendiriyoruz. Gerekli savcılık onaylı suç duyurusu dilekçesinin tarafımıza ulaşmasının ve gerekli incelemelerin tamamlanmasının ardından da iade işlemlerini başlatıyoruz? dediler.
Arkadaşımız Mehtap Özcanın yaptığı araştırmaya göre, Asayiş Şube ekiplerinin cep telefonu dolandırıcılarına karşı yaptıkları baskınlarda, ilginç manzaralarda ortaya çıkıyor. Bu dolandırıcılık şebakelerinin GSM abonelerine gönderdikleri mesajları ciddiye alıp, yaptıkları görüşmeleri çağrı merkezi gibi kullanılan evlerde gerçekleştiriyor. Cep telefonu dolandırıcıları, açık hat diye adlandırılan ve başkaları adına bilgisi olmadan çıkartılan GSM hatlarını kullanıyor. Bu dolandırıcılara yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda şu ana kadar ele geirilen açık hatlı SIM kart sayısı da 40 bini buluyor. Cep telefonu dolandırıcıları,genellikle dar gelirli tüketicile hedef alıyor ve kampanyalardan para vaad etmenin yanı sıra, hakim, savcı, öğretim üyesi gibi toplumda belli noktalara gelmiş kişileri de terör örgütü Ergenekon, PKK soruşturmalarıyla tehdit ederek, dolandırma yoluna gidiyor.
SON günlerde define dolandırıcılığı diye adlandırılan olaylara rastlandığını söyleyen Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanlığı yetkilileri, ?Ağlarına düşürecekleri kişilere kendilerini ilk önce askerlik arkadaşı ya da asker arkadaşının akrabası olarak tanıtıyorlar. Ellerinde gömülü olarak içinde altın bulunan küp olduğunu söyleyerek, birlikte çıkarmak için ikna edip, masraflara karşılık dolandırma yoluna gidiyorlar? diye uyarıyor.
Cep telefonundan arayarak emniyet görevlisi olduklarını söyleyip, takip ettikleri kişileri yakalaya-bilmeleri için kontöre ihtiyaçları olduğunu, göndermedikleri taktirde başarısız olacaklarını ve bunun da sorumlusunun kendisinin olacağı tehdidinde bulunuyor.
Aranan numaranın SIM kartının kopyalandığını, yüksek miktarda görüşmeler yapıldığını ve bu kişilerin tespitinin yapılabilmesi için kontör gönderilmesinin gerektiğini ileri sürüyor.
Aranan numaranın terör örgütü tarafından kopyalanarak, kullanıldığı ve bunun sonucunda çıkacak yüklü faturanın ödenmesi gerekeceği bildiriliyor ve kontör gönderilmesi isteniyor.
Cep telefonlarına ?Ödül Kazandınız diye mesaj gönderip, ödül karşılığında para ya da kontör talebinde bulunuluyor.
Bankaların kartsız işlem reklamlarından esinlenilerek elde edilen TC numarası sayesinde para transferi yapılabilen bankaların bankamatik-lerinden bu numaralar kullanarak para transferi yapılıyor. | | Samanyolu Haber Son Dakika 04.10.2010 | | | KısamesajlaradikkatKısa mesajlara dikkat |
|
| Kısa mesajlara dikkat! | Samanyolu Haber | 04.10.2010 10:49 |  | | Cep telefonlarına gönderdikleri mesajlarla GSM abonelerini dolandıranlarla ilgili karakol ve savcılıklara yapılan suç duyurularının sayısı son 6 ayda 10 bini buldu. Cep telefonlarına gönderdikleri mesajlarla GSM abonelerini dolandıranlar evlerini birer çağrı merkezine dönüştürüyor ve aramalarda açık hat diye adlandırılan SIM kartları kullanıyor. Bu dolandırıcıların günlük geliri 20 bin TL?yi buluyor.
?PEPSİ yaşatır seni? kampanyasından ?ödül kazandınız?la başlayıp, Ergenekon Soruşturması?nda ?dinlemelere takıldınız?a kadar uzanan cep telefonu dolandırıcılığında yapılan suç duyuru sayısı yılın ilk 6 ayında 10 bini buldu. Bu suç duyurularından büyük bölümü Pepsi?nin başvurusunda olduğu gibi savcılıkların takipsizlik kararıyla sonuçlanırken, Şanlıurfa merkezli dolandırıcılık çetesine karşı 48 ilde düzenlenen operasyonda olduğu gibi bazılarından da tutuklama kararı çıktı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü?nün Asayiş Şube yetkililerine göre, gündemdeki konu ve kampanaları takip ederek cep telefonlarına gönderdikleri mesajlarla
GSM abonelerini dolandıranların evlerini birer çağrı merkezine dönüştürüp, bu merkezlerden gerçekleştirdikleri vurgunlardan elde edilen günlük gelirler 20 bin TL?yi, aylık gelirler de 1 milyon lirayı buluyor.
Emniyet Genel Müdürlüğü, cep telefonlara mesaj göndererek banka hesap numaralarına ya da GSM hatlarına para transfer edilmesini isteyen dolandırıcılara karşı dikkatli olunmasını istedi. Emniyet?in GSM abonelerine gönderdiği bu mesajlarda, bazı kişilerin kendilerini kamu görevlisi olarak tanıtıp, para veya kontör transfer edilmesini istenildiğine dikkat çekilerek, bu tip SMS mesajlarına itibar edilmemesi konusunda uyarılarda bulunuluyor. GSM operatörü kuruluşlar da bu tip dolandırıcılık olaylarına karşı önlem almaya alışıyor. Şüpheli yüklemelerle ilgili sözlü ya da yazılı şikayet yapıldığı taktirde, bu hatlar için anında bloke konulduğunu söyleyen GSM yetkilileri, ?Şikayetçi kişiyi savcılığa yönlendiriyoruz. Gerekli savcılık onaylı suç duyurusu dilekçesinin tarafımıza ulaşmasının ve gerekli incelemelerin tamamlanmasının ardından da iade işlemlerini başlatıyoruz? dediler.
Arkadaşımız Mehtap Özcan?ın yaptığı araştırmaya göre, Asayiş Şube ekiplerinin cep telefonu dolandırıcılarına karşı yaptıkları baskınlarda, ilginç manzaralarda ortaya çıkıyor. Bu dolandırıcılık şebakelerinin GSM abonelerine gönderdikleri mesajları ciddiye alıp, yaptıkları görüşmeleri çağrı merkezi gibi kullanılan evlerde gerçekleştiriyor. Cep telefonu dolandırıcıları, açık hat diye adlandırılan ve başkaları adına bilgisi olmadan çıkartılan GSM hatlarını kullanıyor. Bu dolandırıcılara yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda şu ana kadar ele geirilen açık hatlı SIM kart sayısı da 40 bini buluyor. Cep telefonu dolandırıcıları,genellikle dar gelirli tüketicile hedef alıyor ve kampanyalardan para vaad etmenin yanı sıra, hakim, savcı, öğretim üyesi gibi toplumda belli noktalara gelmiş kişileri de terör örgütü Ergenekon, PKK soruşturmalarıyla tehdit ederek, dolandırma yoluna gidiyor.
SON günlerde define dolandırıcılığı diye adlandırılan olaylara rastlandığını söyleyen Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanlığı yetkilileri, ?Ağlarına düşürecekleri kişilere kendilerini ilk önce askerlik arkadaşı ya da asker arkadaşının akrabası olarak tanıtıyorlar. Ellerinde gömülü olarak içinde altın bulunan küp olduğunu söyleyerek, birlikte çıkarmak için ikna edip, masraflara karşılık dolandırma yoluna gidiyorlar? diye uyarıyor.
Cep telefonundan arayarak emniyet görevlisi olduklarını söyleyip, takip ettikleri kişileri yakalaya-bilmeleri için kontöre ihtiyaçları olduğunu, göndermedikleri taktirde başarısız olacaklarını ve bunun da sorumlusunun kendisinin olacağı tehdidinde bulunuyor.
Aranan numaranın SIM kartının kopyalandığını, yüksek miktarda görüşmeler yapıldığını ve bu kişilerin tespitinin yapılabilmesi için kontör gönderilmesinin gerektiğini ileri sürüyor.
Aranan numaranın terör örgütü tarafından kopyalanarak, kullanıldığı ve bunun sonucunda çıkacak yüklü faturanın ödenmesi gerekeceği bildiriliyor ve kontör gönderilmesi isteniyor.
Cep telefonlarına ?Ödül Kazandınız? diye mesaj gönderip, ödül karşılığında para ya da kontör talebinde bulunuluyor.
Bankaların kartsız işlem reklamlarından esinlenilerek elde edilen TC numarası sayesinde para transferi yapılabilen bankaların bankamatik-lerinden bu numaralar kullanarak para transferi yapılıyor. | | Samanyolu Haber Son Dakika 04.10.2010 | | | KısamesajlaradikkatKısa mesajlara dikkat |
|
|
| |