alanıydı | |
|
| ‘100 yıl önce dedemin oyun alanıydı, şimdi benim’ | Milliyet | 14.01.2012 20:08 |  | | |
| [Yorum - Erkin Ekrem] Çin'in Orta Asya Politikası | Zaman | 10.10.2011 01:59 |  | | |
| Hayde Karadeniz’in asi çocuğu için yürüyüşe | Evrensel | 25.06.2011 07:16 |  | | | “Müzisyenim, ondan sonra bir Karadenizliyim ama hepsinin ötesinde bir devrimciyim”.
Kazım Koyuncu, kendisini böyle tanımlıyordu. Kürtçe tartışmaları sürerken, o sessiz ve derinden lazca rock yaptığı kasetiyle ve konserleriyle, devrimci söylemini yaşama geçirivermişti bile.
Karadenizliliğiyle devrimciliğini Lazca müziğinde resmeden Koyuncu, hasta yatağında bile mücadeleden vazgeçmiyordu. “Kansere yakalanmam bir tesadüf değil” diyen Koyuncu’nun bu son mücadele alanıydı:
Kazım Koyuncu’nun ölümünün üzerinden 6 yıl geçti. Akciğer kanserine yakalanan Karadeniz’in Asi Sanatçısı Kazım Koyuncu, 2 | | Evrensel Kültür 25.06.2011 | | | HaydeKaradeniz’inasiçocuğuiçinyürüyüşeHayde Karadeniz’in asi çocuğu için yürüyüşe |
|
| ARÜ’DE BAHAR ŞENLİĞİ COŞKUSU | Haber3 | 17.05.2011 08:47 |  | | | Ardahan Üniversitesi 2. Bahar Şenliği dopdolu içeriğiyle bu yıl da coşkulu bir açılışa sahne oldu. ARÜ’lü öğrencilerin katıldığı ve Şehir Stadyumu’ndan başlayan Bal Koşusu’nun adresi şenlik alanıydı. Standların açılışı ile başlayan eğlence ödül töreniyle | | Haber3 Son Dakika 17.05.2011 | | | ARÜ’DEBAHARŞENLİĞİCOŞKUSUARÜ’DE BAHAR ŞENLİĞİ COŞKUSU |
|
| CHP'li milletvekilleri Dilovası'nda çevre kirliliğini araştırdı | Samanyolu Haber | 14.01.2011 20:45 |  | | Kocaelinin Dilovası ilçesine gelen CHPli milletvekilleri, çevre kirliliğini yerinde araştırdı.
Dilovasının hava kirlilik oranları için Dilovası Organize Sanayi Bölgesi (DOSB) yönetimini ziyaret eden CHPli milletvekilleri, Dilovasının havası tertemiz. Pis koku var demek psikolojik bir durumdur. Profesör Onur Hamzaoğlunun raporları gerçeği yansıtmıyor. cevabını aldı.
Kocaeli Üniversitesi Çevre Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Onur Hamzaoğlunun Dilovasındaki hava kirlilik oranları üzerine yaptığı açıklamalardan sonra bölge halkı tedirgin oldu. Gündeme oturan bu açıklamalardan sonra CHPli milletvekilleri Dilovasına sorunu yerinde araştırmak üzere geldi.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu´nun CHP´li üyeleri CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal ve CHP Kocaeli Milletvekili Hikmet Erenkaya, Yıldırım Düğün Salonunda Dilovalılarla bir araya geldi. Durumdan siyasi bir menfaat çıkarmak için gelmediklerini hatırlatan vekiller, sıkıntıyı tespit edip Ankaraya taşımak için geldiklerini belirtti.
Ardından DOSB Başkanı Mustafa Türker ve POLİSAN Yönetim Kurulu Başkanı Necmettin Bitlisle görüşen vekiller, görüşme sonrası yaptıkları açıklamada, DOSB yöneticilerinin raporu kabul etmediğini ve Dilovasında kirli hava olduğunu iddia etmek psikolojik bir durumdur şeklinde cevap aldıklarını iletti.
SAĞLIĞIN PARTİCİLİĞİ OLMAZ
Dilovasıında Yıldırım Düğün Salonunda yapılan toplantıda konuşan CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, siyasi bir menfaat için gelmediklerini söyleyerek, Sizlerin sorunları için İzmirden geldim. Bu durum bir parti meselsi değildir. Sağlığın particiliği olmaz. Sorunları analiz edip Ankarada Mecliste paylaşacağız. Dilovası 25 yıl önce önemli bir tarım alanıydı. Bugün ise Dilovasında kanser hastalıkları Avrupa Birliğinin 200 katı deniliyor. Kanser vakalarına ise ağır metal atıklarının sebep olduğu söyleniyor. dedi.
CHP Kocaeli Milletvekili Hikmet Erenkaya ise Haritada Dilovası temiz ve deniz kenarında bir ilçe olarak görülüyor. Ama biliyoruz ki Dilovalıların denizle alakası yok. Dilovası sanayicilerin yanlış dolgularıyla işgal edilmiş. 3 buçuk yıldır Çevre Komisyon üyesiyim. Yılladır Çevre Komisyon başkanını gelip buraları görmesi için ilimize davet ediyorum ama getiremiyorum. Bütün komisyon üyelerini davet ederek kendim ağırlayacağımı bile söyledim ama gücümüz yetmedi. Dilovasında mutlaka ciddi araştırılmalar yapılması lazım. Dilovası halkı sesini duyurmalıdır. şeklinde konuştu.
CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal da DOSBun çarpık yapılaşmasına dikkat çekerek, Organize Sanayi Bölgesi deniliyor. Buranın neresi organize çok merak ediyorum? Sanayinin yok olmasını tabiî ki istemiyoruz, ama sanayi, yaşam ve tarım alanları bir arada olmuyor. Yaşam alanlarını tehdit eden anlayışı egemen kılamayız. Bu kentin bir planlamaya ihtiyacı var. diye belirtti.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 14.01.2011 | | | CHPlimilletvekilleriDilovasındaçevrekirliliğiniaraştırdıCHPli milletvekilleri Dilovasında çevre kirliliğini araştırdı |
|
| Maliye satamadığı tesisi kiraya verdi | Samanyolu Haber | 07.01.2011 17:47 |  | | Maliye Bakanlığı, Antalyanın Manavgat ilçesinde daha önce 63 milyon 378 bin TL bedel üzerinden iki kez satışa çıkarıp satamadığı sosyal tesisi 49 yıllığına kiraya verdi. Manavgat Malmüdürlüğünde gerçekleştirilen ihalede, 550 yataklı sosyal tesisin irtifak hakkını, yıllık 4 milyon 350 bin TL ile Gitaş Turizm Ticaret Taahhüt ve Sanayi AŞ firması kazandı.
Antalya Defterdarı Hidayet Mat, Çolaklı beldesinde 33 bin 337 metrekare alan üzerinde kurulu 550 yatak kapasiteli sosyal tesisin, 49 yıllığına irtifak hakkının verilmesi ihalesinin sonuçlandığını bildirdi. Tesisin daha önce iki kez satışa çıkarıldığını, ancak alıcı bulunmadığını hatırlatan Mat, Bugün yaptığımız irtifak hakkı ihalesine 23 firma iştirak etti. Bunlardan 4ü belge eksikliği nedeniyle ihale dışı kaldı. Yıllık 449 bin 148 TL muhammen bedelle başlayan ihaleyi, 4 milyon 350 bin lira ile en yüksek irtifak hakkı teklif eden Gitaş Turizm Ticaret Taahhüt ve Sanayi AŞ firması kazındı. dedi.
Söz konusu tesis alanında altyapı katılım payı ödemesinin olmaması nedeniyle ihaleye yoğun katılım olduğunu belirten Mat, şunları kaydetti: Buranın imar durumu sosyal tesis alanıydı. Özel Çevre Koruma Başkanlığının da yardımıyla imar durumunu daha iyi bir seviyeye getirdik. Turistik tesis alanı yaptık. İnşaat emsalini de 0,60 yaptık. Ayrıca burada altyapı katılım payı yok. Turistik tesislerde altyapı katılım payı yatak başına 10 bin dolar. Buraya yapılacak 800 yataklı bir tesisin 8 milyon dolar avantajı olacak. Bu nedenle ihaleye yoğun ilgi oldu.
Mat, ihalenin bakanlık tarafından onaylanmasından sonra yatırımcıyı sözleşme imzalamaya çağıracaklarını sözlerine ekledi.
Çolaklıda 33 bin 337 metrekare alan üzerinde kurulu sosyal tesis 29 blok, 5 daireden oluşuyor. Toplam 550 yatak kapasiteli tesis, daha önce iki kez satışa çıkarılmış ancak alıcı çıkmamıştı. İhaleyi kazanan şirketin sahibi Ramazan Taşın Evrensekide bir otel işlettiği ve Larada da yeni otel inşaatına başladığı belirtildi.
(CİHAN) | | Samanyolu Haber Son Dakika 07.01.2011 | | | MaliyesatamadığıtesisikirayaverdiMaliye satamadığı tesisi kiraya verdi |
|
| Eyvah annem Facebook'ta! | CNN Türk | 14.12.2010 16:39 |  | | | Facebook ilk günlerinde sadece 25 yaşın altındakilerin alanıydı. Ama artık işler değişti. Günümüzde her yaştan ve nesilden Facebook kullanıcısı var. Bu durum, çağın aile hayatı üzerinde yeni gerginliklere yol açabiliyor. | | CNN Türk Teknoloji 14.12.2010 | | | EyvahannemFacebooktaEyvah annem Facebookta |
|
| Annem arkadaş olmak istiyor ! | Haber3 | 14.12.2010 16:28 |  | | |
| Eyvah annem Facebook'ta! | CNN Türk | 14.12.2010 16:20 |  | | | Facebook ilk günlerinde sadece 25 yaşın altındakilerin alanıydı. Ama artık işler değişti. Günümüzde her yaştan ve nesilden Facebook kullanıcısı var. Bu durum, çağın aile hayatı üzerinde yeni gerginliklere yol açabiliyor. | | CNN Türk Ana Sayfa 14.12.2010 | | | EyvahannemFacebooktaEyvah annem Facebookta |
|
| Annem arkadaş olmak istiyor! | Vatan Gazetesi | 14.12.2010 15:53 |  | | |
| Eyvah, annem 'arkadaş' olmak istiyor! | NTV | 13.12.2010 18:16 |  | | |
| Heyelan alanıydı turizm köyü oluyor | Haberciler | 13.10.2010 14:57 |  | | |
| Heyelan alanıydı turizm köyü oluyor | İnternet Haber | 13.10.2010 14:57 |  | | |
| [Yorum - Ban Ki-moon] Sıfır Noktası | Zaman | 03.05.2010 09:28 |  | | | Birkaç hafta önce Kazakistana yaptığım ziyaret sırasında Sıfır Noktasına gittim. Bu, benim için gerçekleri daha yakından görmemi sağlayan bir tecrübe oldu. Durduğum yer Sovyetler Birliğinin 1947-1989 yılları arasında Semipalatinskte 456 atom bombası denemesi yaptığı kötü şöhretli test alanıydı. | | Zaman Yorum 03.05.2010 | | | [Yorum-BanKi-moon]SıfırNoktası[Yorum - Ban Ki-moon] Sıfır Noktası |
|
| Sıfır Noktası | Zaman | 03.05.2010 02:15 |  | | | Birkaç hafta önce Kazakistana yaptığım ziyaret sırasında Sıfır Noktasına gittim. Bu, benim için gerçekleri daha yakından görmemi sağlayan bir tecrübe oldu. Durduğum yer Sovyetler Birliğinin 1947-1989 yılları arasında Semipalatinskte 456 atom bombası denemesi yaptığı kötü şöhretli test alanıydı. | | Zaman Yorum 03.05.2010 | | | SıfırNoktasıSıfır Noktası |
|
| Sıfır Noktası | Zaman | 03.05.2010 02:11 |  | | | Birkaç hafta önce Kazakistana yaptığım ziyaret sırasında Sıfır Noktasına gittim. Bu, benim için gerçekleri daha yakından görmemi sağlayan bir tecrübe oldu. Durduğum yer Sovyetler Birliğinin 1947-1989 yılları arasında Semipalatinskte 456 atom bombası denemesi yaptığı kötü şöhretli test alanıydı. | | Zaman En Çok Okunan 03.05.2010 | | | SıfırNoktasıSıfır Noktası |
|
| Rüşvet skandalında kavga büyüdü | Samanyolu Haber | 12.03.2010 07:39 |  | | Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak?ın, Belediye Meclisi?nde üyelere dinlettiği ses kaydıyla ortaya çıkan rüşvet skandalının 3?ncü raundu dün yapıldı. Pazartesi günü ?Aramızda çürükler var? diyerek rüşvet kasetini açıklayan Durak?a en sert tepki, 26 yıldır birlikte siyaset yaptığı sağ kolu MHP Meclis Üyesi Mustafa Tuncel?den gelmişti. Mecliste, ?72 saat bile konuşsam Başkan Durak ile ilgili bildiklerimin 10?da birini anlatamam? diyen Tuncel, Durak?ın 2 Milyar Dolar servete sahip olduğunu söylemişti.
Kavga büyüdü
Durak, dünkü oturum için salona arka kapıdan girdi. Mustafa Tuncel?in meclise yaklaşık 15 kişiyle geldiği iddia edildi. Meclis toplantısının açılış konuşmasını yapan Durak yabancıları görünce, ?Bu kişileri dışarı çıkartın?diye zabıtaya talimat verdi. Ancak salonda oturan kişilere müdahale edilmedi. Bunun üzerine Durak, ?Bu zabıtaları değiştireceğim. Apoletlerini sökeceğim. Dışarı atın diyorum atmıyorlar? dedi. Tuncel bu sözün ardından ?Apoletlerini ben söktüm. O da zabıtanın apoletlerini sökecek? diye sataştı. Durak, gündem saptırmaya çalışıldığını, ?Cambaza bak? denilerek rüşvetin üzerinin örtülmeye çalışıldığını savundu. Öte yandan MHP Tuncel?in ?kesin ihraç?istemiyle İl Disiplin Kurulu?na sevk edildiğini bildirdi.
O kadın konuştu: ?CHP?li dürüst?
Durak, CHP?li Bekir Sıtkı Özer?in de adının ses kaydında geçtiğini söylemiş, Özer sert tepki göstermişti. Rüşvet kaydındaki kadın bir haber sitesine ismini gizleyerek konuştu ve konuya açıklık getirdi: ?Bekir Bey, ?İşleminiz yasal, kimseye bir kuruş vermeyin? dedi. Maalesef dürüstlüğünün faturasını ödetmeye çalıştılar.?
AĞIR CEZADA YARGILANIYOR
Aytaç Durak, eşi Fahriye Durak?a 11 dönümlük araziyi, 2007?de meclis kararı ile hem konut alanından ticari alana çevirtti hem de taban alanı katsayısını yüzde 40?dan 60?a çıkarttı. Arsanın 27 bin metrekarelik inşaat izni 82 bin metrekareye çıktı. Böylece tapuda 1.8 milyon görülen arazisinin değeri 40 milyon TL?ye çıktı. Durak?ın yaptığı bu imar değişikliği 2008?de VATAN?da haber oldu ve yargıya taşındı. Arsanın imar değişikliğine ?evet?oyu kullanan 54 Belediye Meclis üyesi hakkında Ağır Ceza Mahkemesi?nde dava açıldı. Dava halen devam ediyor.
Tuncel, Durak?ın ?karakutusu?ydu
AYTAÇ Durak?ın ?karakutusu? olarak nam salan Mustafa Tuncel?in arası 4 ay önce açıldı. İddiaya göre Çukurova Belediye Başkanı Yıldıray Arıkan, 38 dönümü belediyeye ait 70 dönümlük arazi üzerinde ticari bir proje yapmak istiyordu. Fakat 70 milyon liralık bu arazi 0.20 yoğunluklu konut alanıydı. Bunun 1.6 oranında ticaret alanına çevrilmesi için Arıkan, Adana Büyükşehir Belediyesi Meclisi?ne başvurdu. Durak, bu düzenlemeye karşı çıktı. Ancak Tuncel, CHP?lilerle ittifak kurup dosyayı imar komisyonundan geçirince Durak 26 yıllık dostunu kelimenin tam anlamıyla ?sildi?. İkinci kriz ise Turgut Özal Bulvarı?nda akaryakıt istasyonun kurulması ile ilgili çıktı. Tuncel?in desteklediği bu dosyaya da Durak karşı çıktı. Ve Pazartesi, akaryakıt istasyonuna ruhsat alımıyla ilgili rüşvet kasedini deşifre edince Tuncel ile Durak arasındaki kriz ?savaşa? dönüştü.VATAN | | Samanyolu Haber Son Dakika 12.03.2010 | | | RüşvetskandalındakavgabüyüdüRüşvet skandalında kavga büyüdü |
|
| Erdoğan Başbuğ'a dedi ki... | Samanyolu Haber | 28.12.2009 12:24 |  | | Başbakan?la görüştüm. Genelkurmay Başkanı ile ne konuştuklarını sordum.
?Özel Harp Dairesi?yle ilgili elimdeki tüm bilgileri aktardım kendisine? dedi. ?Mutlaka bu örgütü demokratik hukuk devleti çerçevesine sokmak gerektiğini? söylemiş.
Bunu, kendisine görev olarak vermiş.
Cevap?
?Hiç merak etmeyin. Halledeceğiz? diye söz vermiş.
Ama Başbakan, önlem alınacağından emin değil gibiydi.
* * *
Yanıltmış olmayayım:
Bahsettiğim zirve 1978?de olmuştu.
Konuştuğum Başbakan, Bülent Ecevit?ti...
?Merak etmeyin çözeriz? diyen ise Org. Kenan Evren...
Evren, sözünü tutmadı. Emekli olduktan sonra, ?Ben izin vermedim, ama haberim olmadan Özel Harp Dairesi bazı olaylarda yer almış olabilir? açıklamasını yaptı.
* * *
31 yılda Başbakan ile Genelkurmay Başkanı?nın adları değişti;
görüşmelerinin içeriği değişmedi.
Önceki gün yeniden buluştular.
Gündemleri aynıydı:
Özel Harp Dairesi ve suikast iddiaları...
Yazık değil mi 30 yılımıza..?
* * *
Bugün polisin kapısına dayandığı Kirazlıdere?deki Özel Kuvvetler Karargâhı?na 1992?de girmiştim.
Genelkurmay, Özel Harp Dairesi (ÖHD) ile ilgili ?kontrgerilla? iddialarından bunalmış, ama örgütü lağvetmek yerine ismini değiştirmeyi seçmişti. Bizi de ÖHD yerine kurulan ?Özel Kuvvetler Komutanlığı?nı tanıtmak için davet etmişti.
Eskişehir yolu üstünde, Meclis?e doğru giderken sağda kalan, Kirazlıdere mevkiinde bir askeri tesise girdik.
Şehrin ortasında bir askeri eğitim alanıydı burası...
?Türk ramboları? denilen seçme birlik bir tatbikat yaptı.
Sonra bir komutan brifing verip yapılan işin önemini anlattı.
O hafta 32. Gün?de bir ?kontrgerilla? dosyası hazırladım.
(Bkz:http://www.candundar.com.tr/index.php?Did=11189#this)
Avrupa?da soğuk savaş döneminde NATO tarafından, komünistlere karşı kurulan bu örgütün ne pis işlere karıştığını ve 1990?da İtalya?dan başlayarak nasıl çözüldüğünü anlattım.
Belçika Başbakanı, ülkesinde böyle bir örgüt olduğunu İtalyan Savunma Bakanı?ndan öğrenmişti.
Türk Başbakanı ise, örtülü ödenekten para istenince örgütten tesadüfen haberdar olmuştu.
Genelkurmay?a ısrarla ?Üzerine gidin? dediği halde sözünü dinletememiş, sonunda kendisi de bir suikast girişimiyle kontrgerillanın hedefi olmuştu.
* * *
?Kontrgerilla dosyası? 32. Gün?de yayımlanır yayımlanmaz Genelkurmay soruşturma açtırdı.
Tabii ki kontrgerilla iddiaları hakkında değil, bizim hakkımızda...
Örgütü değil, onun marifetlerini araştıranları soruşturdular.
Kontrgerilla tüm Avrupa?da açığa çıkarılıp lağvedilirken Türkiye?de icraata devam etti.
* * *
Türk Silahlı Kuvvetleri, bünyesindeki bu şaibeli yapılaşmayı
sorgulamalı, yargılamalı, temizlemeliydi.
Bunu yapmadı.
O yüzden de iddialardan kurtulamadı.
Şimdi onun yapmadığını Hükümet, yargı ve polis yapıyor.
Ben şahsen o kapının paslı mührünün kırılmış olmasından memnunum.
Başbakan?dan habersiz ve Meclis denetimi dışında ?iç düşman?la savaşan bir ?özel harp? yapılanması ve onun terörüne dayalı bir askeri vesayet rejimi istemiyorum artık...
Sorun şu ki; onun yerine, Hükümet?i payidar kılacak bir ?polis devleti? kurulmasını da istemiyorum.
Düzü yok mu bunun?
CAN DÜNDAR-MİLLİYET | | Samanyolu Haber Son Dakika 28.12.2009 | | | ErdoğanBaşbuğadedikiErdoğan Başbuğa dedi ki |
|
| İlk kez açıkladı: Kan donduran itiraf | Samanyolu Haber | 25.12.2009 14:44 |  | | Güneydoğuda TSK bünyesinde yıllarca tercümanlık yapan Yıldırım Beğler, Habur sınır kapısındaki ölüm tarlalarını ilk kez açıklayarak Ergenekon savcılarını göreve çağırdı. Birçok kişinin kalorifer kazanlarında canlı canlı yakıldığını ve bunlara şahit olduğunu savunan Beğler, bunun dışında, Özel Kuvvetler tarafından infaz edilen yüzlerce kişinin atıldığı ve gömüldüğü yerleri ilk kez Cihana açıkladı. Beğler, röportajın son bölümünde faili meçhule kurban giden kayıp işadamları Halil Birlik ve Mehmet Bilgiçin gömüldükleri yerin yanı sıra en az 200 cesedin gömüldüğü ve Hezil Çayına atıldığı dört ayrı noktayı anlattı.
Yıldırım Beğler, Yakılma haricinde, iple ya da taş bağlanarak bir yere atılanlar da vardı. Bildiğim bir yerde 100 kişi vardır en azından. Habur sınır kapısının yanında Hezil Çayı var. Burada 47. ve 48. köprüler bulunuyor. 47. Köprü Iraktan girişler için, 48. Köprü ise Iraka çıkış için kullanılan yol. İki köprü arasında bulunan bu noktaya (2. Bölük sınırları içinde yer alıyor), infaz edilen yüzlerce kişi, ayağına taş veya ağır bir şey bağlanarak atıldı. A. Astsubay ile Ş. Astsubay yapardı bu işi genelde. diyor.
En az 100 cesedin suya atıldığı bu noktayı, o dönemde çektirdiği bir hatıra fotoğrafında Cihana gösteren Beğler, cesetler taş vs. ağırlıklarla atıldığı için birçok insan kalıntısının hâlâ o civarda bulunabileceğine vurgu yapıyor. Buraya çok sayıda cesedin atıldığına kendisinin bizzat şahit olduğunu da ekleyen Beğler, başka fotoğraflar da gösteriyor.
Yıldırım Beğlerin iddialarına göre bölgede infaz edilenlerin gömüldüğü en büyük alan, halk arasında mayınlı olarak bilinen; ama temiz bir bölge: Burası da yine 48. Köprünün 500-1000 metre berisinde, Hezil Çayı ile Aktepe askeri bölgesinin arasında Ateşalanı denilen bir yer. Bu alanı herkes mayınlı bölge zanneder; ama mayın yok normalde. Biz buranın mayınlarını temizledik ve mayınlı bölge süsü verdik. Burada bir dere (Hezil çayının devamı veya bir kolu) var. Bu derenin 20-30 metre üst kısmına da 80-90 kişi gömülmüştür. Adanalı A. Astsubay, geceleri buraya çok kişi gömdü. Yıldırım Beğler, söz konusu bölgenin krokisini de kabataslak çizdi.
Beğler, bunlara ek olarak 2. bölüğün yanındaki Kapılı askeri bölgesine de çok sayıda cesedin gömüldüğünü iddia ediyor. 2. bölüğün sağ tarafında bulunan Aktepe ve solundaki Kapılı askeri alanlarını kapsayan bölgeyi genel olarak MAKın kullandığını ifade eden Beğler, PKKlı olsun, işadamı olsun, kim işkence edilip infaz edilirse bu alana gömülüyordu. MAKın özel alanıydı burası diyor. TSK eski tercümanı Beğler, Silopi çevresindeki zift tankerlerinin içine cesetlerin atıldığına da şahitlik ettiğini savunuyor.
İnfaz edileceklerin bazılarının isimlerinin yukarıdan geldiğini, bazılarının da E.A. ve Ergenekon tutuklusu L.G. tarafından yazıldığını savunan Beğler, bu noktada kamuoyunda çokça gündeme gelen kayıp iki kurbanın akıbetine açıklık getiriyor: Mesela Halil Birlik ile Mehmet Bilgiç isminde iki Silopili işadamı vardı. Bunları Mete (L.G.) kendisi yaptı (İnfaz listesine ekledi). Listemiz bilgisayarla yazılmıştı. (Listenin yer aldığı kara kaplı ajandanın önünde çekilmiş fotoğrafını da gösteriyor). Bu listenin altına Halil Birlik ve Mehmet Bilgiç isimlerini el yazısıyla Mete Yüzbaşı yazmıştı. Bu iki adama PKKya yardım ve yataklık yapmaktan infaz kararı verildi. Onları 48. kapıdan aldım arabamla. Oraya kadar ticari taksiyle gelmişler; ama taksiciyi almadım. Normalde geride iz bırakmamak için taksiciyi de alıp onu da infaz etmemiz gerekirdi. Taksicinin yeğeni benim arkadaşımdı, benim haber elemanımdı; onun hatırı için taksiciyi almadım içeriye.
Halil Birlik ve Mehmet Bilgiçi L.G.ye teslim ettiğini anlattıktan sonra şöyle devam ediyor Yıldırım Beğler: Sorguladılar, ondan sonra A. Astsubay ile Ş. Başçavuş - bölüğün içinden Aktepe Ateşalana giden toprak bir yol vardı - oraya götürüp bu iki işadamını oraya gömdüler. Bunu da ilk kez size söylüyorum. Halil Birlik ile Mehmet Bilgiç, Adanalı A. Astsubay ile Ş. Başçavuş tarafından Ateşalanda gömüldü. Orası araştırılırsa bulunur; çünkü alan dar orada.
Özel Kuvvetler bünyesindeki MAK haricinde, 1992-1995 yılları arasında Jandarma İstihbarat Teşkilatında da çalıştığını hatırlatıyor Yıldırım Beğler. O dönemde de birçok kanunsuzluğa şahit olduğunu, Silopideki JİTEM elemanları tarafından insanların kanunsuz bir şekilde sorgulanıp infaz edildiğini ve cesetlerin bir yerlere gömüldüğünü anlatan Beğler, bu cinayetlerin failleri olarak K. Astsubay, C. Uzman Çavuş, Y. Uzman Çavuş, korucu İ.T., S.T., S.D. ve K.S. isimlerini veriyor. Özellikle K.S.nin tetikçilik yaparak çok zenginleştiğini vurguluyor.
Can güvenliği endişesiyle Norveçe kaçtığını ve bu ülkeye sığındığını aktaran Beğler, Can güvenliğim olsa Türkiyeye dönerim. Türkiye daha rayına oturmadı. Otursun, ömrümün sonuna kadar Türkiyede yaşamak isterim. diyor. Türkiyedeyken içerdeki arkadaşlarından bir Yarbayın kendisini arayarak, Senin ismin | | Samanyolu Haber Son Dakika 25.12.2009 | | | İlkkezaçıkladıKandonduranitirafİlk kez açıkladı Kan donduran itiraf |
|
| Muğla, orman yangınlarında söndürme rekoru kırdı | Zaman | 24.12.2009 11:56 |  | | |
| Orman yangınlarında söndürme rekoru kırdı | Samanyolu Haber | 24.12.2009 11:54 |  | | Muğla Orman Bölge Müdürlüğü, yangınlarda zarar gören orman alanı azlığı bakımından rekor kırdı. İlde 2009 yılı boyunca 250 orman yangını çıktı. Bunlarda toplam 256 hektar alan yandı. Son 10 yılın ortalaması ise yılda 278 yangın ve bin 234 hektar orman alanıydı.
Muğla, orman yangınları açısından Türkiyenin en hassas bölgelerinin başında geliyor. Her yıl binlerce hektar orman alevlere yenik düşüyor. Muğla Orman Bölge Müdürü İbrahim Aydın, merkeze bağlı köylerin muhtarlarıyla bir araya geldi. Yangın sezonunun bitmesiyle birlikte muhtarlara duyarlılıklarından dolayı teşekkür eden Aydın, Bu yıl orman yangınlarında çok başarılı bir sezon geçirdik. Muhtarlarımıza ve orman köylüsüne çok teşekkür ediyorum. Bizler orman köylüyüyse hasım değil, hısımız. Bu yıl yanan alanın az olmasında en büyük katkı, muhtarlarımızdan ve köylülerimizden gelmiştir. Öte yandan 100ün üzerinde yangın havuzumuz var. Helikopterlerimiz, buralardan aldıkları suyla yangınlara anında müdahale ediyor. Ben de bizzat her orman yangınına gittim. Havadan helikopterle müdahale ettik. dedi. (CİHAN) | | Samanyolu Haber Son Dakika 24.12.2009 | | | OrmanyangınlarındasöndürmerekorukırdıOrman yangınlarında söndürme rekoru kırdı |
|
| Atina yine savaş alanıydı | Milliyet | 08.12.2009 01:11 |  | | |
| Süleyman Soylu kararını açıkladı | Samanyolu Haber | 12.05.2009 15:37 |  | | Süleyman Soylu, Demokrat Parti (DP) Genel Başkanlığına adaylığını açıkladı. Süleyman Soylu, DP Genel Başkanlığına yeniden aday olduğunu açıklayarak, DPnin siyaset dışı bir takım kurumlar tarafından etkisizleştirilmeye ve kuşatılmaya çalışıldığını görüyorum. Benim ve partimin görevi bu kuşatmayı yarmaktır dedi.
Soylu, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, yüzde birlerde, bir buçuklarda gösterilen, bitti denilen DP için yerel seçimlerde alınan yüzde 3,9 oyun önemli olduğunu, bu sonuçla bir çok kesimin takdirini kazandığını savundu.
Yerel seçimlerden önce 5,4ü inanarak söylediğini, genel başkan olarak partinin önüne bir hedef koymak durumunda olduğunu belirten Soylu, 3.9, sıkışan siyasetin nefes alma alanıydı dedi.
28 Şubat, 27 Nisan süreçlerinde ve Cumhurbaşkanlığı seçiminde millete izah edilmesi gereken noktalar olduğunu ifade eden Soylu, Kongrede, demokrasiyle, demokratikmiş gibi olanlar arasında bir yüzleşmeye ihtiyaç var. Bir taraftan partimizin içinde görünüp yeni oluşum arayışı içinde olanlara, DPnin siyaset alanını etkisizleştirmeye çalışanlara karşı işte er meydanı, işte hendek işte deve diye konuştu. Soylu, şunları kaydetti:
(Bu partiyi hak etmeyen insanların ellerine bırakırsanız iki elimiz yakanızda olacak) diye binlerce mesaj aldım. Günlerdir istişare yapıyoruz. 5,4 beni bir yükümlülüğün altına koymaktadır ama tarihsel bir sorumlulukla da karşı karşıyayız. Dün benim partimi etkisizleştirmeye, demokrasiden uzaklaştırmaya çalışan anlayışlar, siyaset dışı arzuların, amaçların merkezi haline getirmeye çalışan anlayışlar, DP ile ilgili yeni bir kurguyu ortaya koymaktadırlar. Burası, millete sadakat merkezidir. Bu tarihsel sorumluluktan benim kaçmam mümkün değildir. Temiz bir siyaset ortaya koymaya çalıştık, bunu da devam ettirmeye çalışacağız. Benim vicdanıma yüklediğim, arkadaşlarımızın, kamuoyunun bize yüklediği bir görev vardır. DP 5. Olağanüstü Kongresinde aynı siyaset anlayışımızı milletle bütünleştirebilmek ve geleceğe ait yepyeni bir anlayışı bu milletle bir araya getirebilmek için kendimi büyük kongrenin saygı değer iradesine emanet ediyorum.
Bu yarış, demokratik bir yarış olacaktır ve DPnin yeniden doğumu olacaktır. Bu ülkenin kitabını yeniden yazmak bize nasip olacaktır.
SORULAR
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Soylu, Bir genel başkan adayının seçimlerde kendi partisine oy vermemesini nasıl değerlendiriyorsunuz? sorusu üzerine, Türkiyenin çok önemli meseleleriyle ilgileneceğiz. Her şey milletin gözü önünde olmaktadır. Halk, delegasyon gerekli takdiri ortaya koyacaktır dedi.
Soylu, bir gazetecinin, Mehmet Ali Bayar aday olduğunu duyurdu. Bayarın aday olmasının arkasında, oyları bölerek Cindorukun genel başkan seçilmesini sağlamak olduğu iddia ediliyor sözlerine karşılık Soylu, Sayın Bayar bizim dostumuz, arkadaşımız, iyi yetişmiş bir insandır. Bu partide herkes kadar, benim kadar kendisinin de adaylık hakkı vardır, olmalıdır da. Bu da bizim nasıl demokratik bir zemin oluşturduğumuzun en iyi göstergelerinden birisidir. Söylediklerinizin hepsi önümüzdeki günlerde çok net anlaşılacaktır diye konuştu.
Soylu, Tansu Çiller ile görüştünüz mü? Size destek olacak mı? sorusuna Yüz kere aday olsam yüz kere de beni destekler karşılığını verdi.
Bir gazetecinin, 9. Cumhurbaşkanı Demirelin oy kullandığı sandıkta DPnin büyükşehir belediye başkan adayına oy çıkmadığı belirlendi sözlerine üzerine Soylu, Orada bir düzeltme yapalım. Zannediyorum Sayın Cumhurbaşkanı oy kullanmadı diye konuştu.
Soylu, Sizin karar değiştirmenize sebep olan şey nedir? Bir ayda ne değişti? sorusu üzerine, şunları söyledi:
Ben bu partinin evladıyım. DPnin siyaset dışı bir takım kurumlar tarafından etkisizleştirilmeye ve kuşatılmaya çalışıldığını görüyorum. Benim ve partimin görevi bu kuşatmayı yarmaktır, DPyi kendi zemini ve iklimiyle oluşturmaktır. Bana verilen görev budur. Bir kuşatma var. 28 Şubatta vardı daha sonra vardı. Bunu yaşadık. DYP ile ANAPın birleşememesinde de vardı. Bunların tamamını ne ben ne partim yok görebilir. Bu partinin bir bireyi olarak buna çaresiz bakmamız, sorumluluktan yoksun bakmamız düşünülemez. Partiyi kendi çizgisinden uzaklaştırabilecek anlayışı da partim ve misyonumuz adına tehlikeli görüyorum.
Merkez sağı hangi hale getirdikleri ve nasıl getirildiği belli. 28 Şubatta bölünmesi parçalanması belli. 367de partimizin aklının karıştırıldığı belli.
Seçimde arkadaşlarımızın karşısında çalışmış, başka siyasi partilerin bayrağını sallamış, bıyık altından çakılsınlar diye düşünen insanlara fırsat sağlayab | | Samanyolu Haber Son Dakika 12.05.2009 | | | SüleymanSoylukararınıaçıkladıSüleyman Soylu kararını açıkladı |
|
| 11:00 Ergenekon firarisi Bedrettin Dalan, cephanelik çıkan arazisiyle ilgili ABD'den açıklama yaptı, "O arazi askere ait, bilmeden giren ölü çıkar" | Net Gazete | 22.04.2009 11:43 |  | | |
| Tarihî eser kaçakçılığı ve 'fişleme' iddialarıyla hakında dava açılan eski rektör Prof. Dr. Yücel Aşkın'dan itiraf; "Üniversite istihbarat alanı, ben de parçasıydım"
| Net Gazete | 23.10.2008 11:35 |  | | |
| Google Earth'ten en garip görüntüler | Haber Türk | 05.09.2008 03:00 |  | | |
| BAYKUŞ | Evrensel | 05.05.2008 04:31 |  | | | İstanbul bir savaş alanıydı bu 1 Mayıs’ta da… Eli sopalı, hastane bahçesine gaz bombası atan polisler, sendikalarının önünde bekleyen emekçilere sıkılan sular, binaların içine girip sıkılan biber gazları, coplarla, sopalarla, tekmelerle insanlara saldırılar ve bomboş bir Taksim Meydanı’nda az ötede yaşanan bu vahşi saldırılara inat, sakin mi sakin bir İstanbul Emniyet Müdürü... | | Evrensel Köşe Yazıları 05.05.2008 | | | BAYKUŞBAYKUŞ |
|
| BAYKUŞ | Evrensel | 05.05.2008 04:31 |  | | | İstanbul bir savaş alanıydı bu 1 Mayıs’ta da… Eli sopalı, hastane bahçesine gaz bombası atan polisler, sendikalarının önünde bekleyen emekçilere sıkılan sular, binaların içine girip sıkılan biber gazları, coplarla, sopalarla, tekmelerle insanlara saldırılar ve bomboş bir Taksim Meydanı’nda az ötede yaşanan bu vahşi saldırılara inat, sakin mi sakin bir İstanbul Emniyet Müdürü... | | Evrensel Ana Sayfa 05.05.2008 | | | BAYKUŞBAYKUŞ |
|
|
| |