Habergec.Com Aranan Kelimeler:almamışlardı Değerlendirme: 10 / 10 387772
habergec.com
29.05.2012 Salı
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler

:: Gruplar
 

almamışlardı

Sabahattin Eyüpoğlu 2: Aydınlanma odağı
Evrensel
07.05.2012
07:19
(Gerçek sorunumuz halkın aydınlanması, kırsal kesimin çağdaşlaşması, çağdaş yaşama kültürüne ulaşması değil miydi? Mustafa Kemal’in bütün amacı, çabası buydu… Orduda çavuşlardan, onbaşılardan halk eğitmenleri yetiştirmek de bunun için aranan bir çözüm değil miydi? Öğretmenleri Kurtuluş Savaşında bile askere almamışlardı, onları eğitimle görevlendirecekler diye…) Sabahattin Eyüboğlu, 1939 Temmuzunda 1. Maarif şurasında Tonguç’u tanır. Düşüncelerinin çakıştığını sevinçle, coşkuyla saptar… Tonguç söylediğiyle, yaptığı bir bir kişidir. Temel ilkeleri üretim içinde öğretim, eğitimdir… B
Evrensel
Köşe Yazıları
07.05.2012
SabahattinEyüpoğlu2AydınlanmaodağıSabahattin Eyüpoğlu 2 Aydınlanma odağı
Müzik araştırmacısı ve 'Türküler Kalır' kitabının yazarı Bayram Bilge Tokel: Âşık Veysel'i köylü diye Ankara'ya almamışlardı, şimdi olsa Köşk'te ağırlanır
Zaman
05.02.2012
02:35
Halk müziği konusundaki araştırmalarıyla tanınan Bayram Bilge Tokel, cumhuriyet döneminde yasak-lanan türkülerin rüşdünü ispat ettiğini söylüyor. Tokel, Âşık Veysel köylü kıyafeti ile Ankarayabile sokulmazken, şimdi Neşet Ertaş sazıyla Çankaya Köşkünde ağırlanıyor. diyor.
Zaman
Ana Sayfa
05.02.2012
MüzikaraştırmacısıveTürkülerKalırkitabınınyazarıBayramBilgeTokelÂşıkVeyseliköylüdiyeAnkarayaalmamışlardışimdiolsaKöşkteağırlanırMüzik araştırmacısı ve Türküler Kalır kitabının yazarı Bayram Bilge Tokel Âşık Veyseli köylü diye Ankaraya almamışlardı şimdi olsa Köşkte ağırlanır
Müzik araştırmacısı ve 'Türküler Kalır' kitabının yazarı Bayram Bilge Tokel: Âşık Veysel'i köylü diye Ankara'ya almamışlardı, şimdi olsa Köşk'te ağırlanır
Zaman
05.02.2012
01:50
Halk müziği konusundaki araştırmalarıyla tanınan Bayram Bilge Tokel, cumhuriyet döneminde yasak-lanan türkülerin rüşdünü ispat ettiğini söylüyor. Tokel, Âşık Veysel köylü kıyafeti ile Ankarayabile sokulmazken, şimdi Neşet Ertaş sazıyla Çankaya Köşkünde ağırlanıyor. diyor.
Zaman
Güncel
05.02.2012
MüzikaraştırmacısıveTürkülerKalırkitabınınyazarıBayramBilgeTokelÂşıkVeyseliköylüdiyeAnkarayaalmamışlardışimdiolsaKöşkteağırlanırMüzik araştırmacısı ve Türküler Kalır kitabının yazarı Bayram Bilge Tokel Âşık Veyseli köylü diye Ankaraya almamışlardı şimdi olsa Köşkte ağırlanır
Beşiktaş'ta iki ayrılık
Posta
18.11.2011
13:32
Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi takımlarından Beşiktaşta, Amber Harris ve Jantel Lavender ile yollar ayrıldı

Sezon başında takıma transfer edilen bu iki oyuncu, ligde Ceyhan Belediyesi ile oynanan maçta kadroda yer almamışlardı. Ödemelerde gecikme olduğu gerekçesiyle antrenmanlara da çıkmayan bu iki oyuncunun sözleşmesinde 30 gün gecikme olabileceği yönünde özel madde olduğu öğrenildi. Gecikmelerin kısa süreli olduğu öne sürülürken, Harris ve Lavenderin antrenmana çıkmama ve maçta oynamama yönündeki tavırları sonrası Beşiktaş Kulübünün bu oyunculara gerekli ödemeleri yaparak sözleşmelerini feshettiği bildirildi. 
Posta
Spor
18.11.2011
BeşiktaştaikiayrılıkBeşiktaşta iki ayrılık
Beşiktaş'ta iki ayrılık
Posta
18.11.2011
13:32
Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi takımlarından Beşiktaşta, Amber Harris ve Jantel Lavender ile yollar ayrıldı

Sezon başında takıma transfer edilen bu iki oyuncu, ligde Ceyhan Belediyesi ile oynanan maçta kadroda yer almamışlardı. Ödemelerde gecikme olduğu gerekçesiyle antrenmanlara da çıkmayan bu iki oyuncunun sözleşmesinde 30 gün gecikme olabileceği yönünde özel madde olduğu öğrenildi. Gecikmelerin kısa süreli olduğu öne sürülürken, Harris ve Lavenderin antrenmana çıkmama ve maçta oynamama yönündeki tavırları sonrası Beşiktaş Kulübünün bu oyunculara gerekli ödemeleri yaparak sözleşmelerini feshettiği bildirildi. 
Posta
Son Dakika
18.11.2011
BeşiktaştaikiayrılıkBeşiktaşta iki ayrılık
Sambacıları baraja almamışlardı / VİDEO
Haber7
03.08.2011
13:04
1974 Dünya Kupasına ilk kez katılan Zaire milli takımı Brezilya maçında serbest vuruşta sambacıları baraja böyle almamıştı...
Haber7
Son Dakika
03.08.2011
Sambacılarıbarajaalmamışlardı/VİDEOSambacıları baraja almamışlardı / VİDEO
Guti: Kendimi sultan gibi hissettim
Haber7
27.07.2010
10:16
Beşiktaşın son bombası Guti, havalimanında kendisini karşılamaya gelen kalabalığı görünce gözlerine inanamadı. Kendimi bir sultan gibi hissettim. diyen Gutiye sevgilisi de takılmadan edemedi: İspanyada seni hiç omuzlara almamışlardı
Haber7
Son Dakika
27.07.2010
GutiKendimisultangibihissettimGuti Kendimi sultan gibi hissettim
Müftü besmeleyi bile çekemedi!
Samanyolu Haber
23.07.2010
11:32
Müslümanlar tarafından seçilen başmüftü ve diğer müftülerin bir süre önce görevden alındığı ve yerine eski komünizm döneminin şaibeli ve sorunlu müftüsü Nedim Gencevin atandığı Bulgaristanda sular durulmuyor.

Bulgar devletinin atadığı başmüftü bu defa sarhoş bir adamı Bulgaristan Türklerinin dinî ve kültürel merkezi olan Şumnuya müftü tayin etti. Müftülüğe alkollü olarak gelen ve müftülük kasası ile anahtarların kendisine teslim edilmesini isteyen adamı Müslümanlar kapı dışarı attılar. Bulgaristan Yüksek Temyiz Mahkemesi, bir süre önce Bulgaristan Müslümanları tarafından seçilen başmüftüyü ve diğer müftülerin meşruluğunu ortadan kaldırarak eski komünizm döneminin şaibeli ve sorunlu müftüsünü kabul etmişti. Bu durum ise Bulgaristan Müslümanlarını isyan ettirmişti. 20 yıl boyunca komünist rejim tarafından sözde temsilci olarak atanan, yolsuzlukları ayyuka çıkan ve Müslümanların hiçbir problemini çözmeyen ve hiçbir toplantıya da katılmayan Nedim Gencev, işbirlikçi biri olarak biliniyordu. Gencevin 20 yıl boyunca, Bulgaristan Cumhuriyetinin mahkeme sisteminde rüşvet alan temsilcileri kullanarak baş müftülük faaliyetlerini bozmaya çalıştığı iddia ediliyordu. Bulgar devleti tarafından sözde müftü olarak atanan Gencev, bir süredir Bulgaristandaki müftülüklere kendi adamlarını ve akrabalarını yerleştirmeye çalışıyordu. Bu duruma isyan eden Bulgaristan Müslümanları ise en basit İslami bilgisi dahi olmayan bir adamın Dobriç şehrine ?müftü? yapılması karşısında isyan etmişlerdi. Cemaat ve imamlar müftülüğe Gencevin adamlarını almamışlardı. Aynı durum bu defa önceki gün Bulgaristan Türklerinin dinî ve kültürel merkezi olan Şumnuda gerçekleşti. Önceki gün Şumnu Tombul Cami önüne gelen Gencevin sözde müftüsü Kazım Mehmedov Muradov, 50ye yakın imam ve cemaat tarafından karşılandı. Aslen Vırbtitsanın Byala reka (Akdere) köyünden olan Kazım Muradov, geçen hafta Bölge Müftülüğüne noter vasıtasıyla bir davetiye göndererek müftülük anahtarları ve kasasının gönüllü olarak kendisine teslim edilmesini istedi ve amacına ulaşmak için beraberinde bulunan noter görevlisi ve bir koruma ile müftülük girişine kadar geldi. Burada kendisini karşılayan Müslümanlar, sözde müftünün alkollü olduğunu tespit ettiler. ?Müftü karşılama merasiminde? hazır bulunan imamlar ve cemaat, sarhoş birisinin kendilerini temsil etmelerine müsaade etmeyeceklerini ifade ettiler. Bununla birlikte adı geçen şahsın herhangi bir dinî eğitiminin olmadığını ve hiçbir zaman camiye ayak basmadığını vurguladılar. Müftülük girişinde Gencevin müftüsünü karşılayıp yakınında bulunan bir imam yaşanan komedi gibi krizi şöyle anlattı; ?Sözde müftü efendi aymamış ve üstü başından içki kokusu gelir bir halde devir-teslime gelmişti. Karşılama esnasında arkadaşlar, müftü adayının bir eûzü-besmele çekmesini istediler ve doğru bir şekilde, tecvit ile buna muvaffak olamayınca kendisini uyardılar. Önce gidip eûzü-besmeleyi öğrenmesini, ondan sonra arkalarında cemaat olmasını, ancak ondan sonra önlerine geçip müftü olmasını teklif ettiler.? Öte yandan Şumnu imamları, camiden uzak hayat sürdüren birisinin kendilerine müftü olmasına müsaade etmeme konusunda ısrar edeceklerini ifade ederek Bölge Müftüsü Mesut Mehmed ve ekibinin hizmetlere devam etmesi için ellerinden geleni yapacaklarının bir defa daha altını çizdiler. Bir süre önce Bulgaristanın başkenti Sofyanın en büyük meydanını dolduran Müslümanlar, Bulgar devletinin zorba uygulamasını kabul etmediklerini, hukuksuz bir şekilde atanan bu müftülerin asla kendilerini temsil etmediğini ilan etmişlerdi. VAKİT
Samanyolu Haber
Son Dakika
23.07.2010
MüftübesmeleyibileçekemediMüftü besmeleyi bile çekemedi
ATIF KEÇECİ - İsmail Ünal'ın Beşiktaş aşkı!
Zaman
08.01.2010
01:50
1984 kongresi öncesi, Sayın Süleyman Sebanın yanından ayrılmayan 4 genç vardı. İsmail Ünal, Tahsin Akıncı, Behçet Ümitlen ve çiçekçi Mustafa Kaya idi isimleri. Ünal ve Ekinci, Seba listesinden yönetici olurken diğer iki isim görev almamışlardı.
Zaman
Köşe Yazıları
08.01.2010
ATIFKEÇECİ-İsmailÜnalınBeşiktaşaşkıATIF KEÇECİ - İsmail Ünalın Beşiktaş aşkı
TÜRKİYE'NİN EN ÖNEMLİ MESELESİ
Samanyolu Haber
11.05.2009
09:12
Bu ‘malumu ilan’dan öteye bir açıklamadır.

CUMHURBAŞKANI Gül, Prag dönüşünde gazetecilere “Türkiye’nin en önemli meselesi”nin Kürt meselesi olduğunu söyledi. Bu ‘malumu ilan’dan öteye bir açıklamadır. Cumhurbaşkanı’nın böyle bir ‘beyan’da bulunması başlı başına önemli bir gelişmedir.
Elbette Cumuriyet’i kuranlar da “en önemli mesele”nin bu olduğunu biliyorlardı ama ‘beyan’ etmemişler hatta adını bile ağza almamışlardı.
Hatta Atatürk, 1926’da İngiliz Henry Dobbs’a söylediği gibi, “daha kuşaklar boyunca” Kürtçü bir milliyetçiliğin oluşmayacağını düşünmüştü.
Zamanla Türkleştirmenin mümkün olacağına da inanmışlardı. Ama olmadı!
1970’lerde Kürt hareketi ‘sol’ olarak gelişti, 1977’de Diyarbakır dahil dört ilde belediye seçimlerini kazandı ve 1984’te korkunç bir terörle patlak verdi!
Ve 2009 yılında Türkiye’nin Cumhurbaşkanı, adını da koyarak bunun “en önemli” sorunumuz olduğunu resmen beyan ediyor, artık “devletin içinde herkesin birbiriyle çok daha açık seçik konuştuğunu” söylüyor.

Adını koymak
Görülmüştür ki, 1930’lardan beri şu kadar sivil ve askeri iktidarlar gelip geçmiş, dışlayıcı, yasaklayıcı, baskıcı politikalar çözüm olmamıştır! Aksine, Kürtçü milliyetçiliği besleyen “tahrik” etkisi yaratmıştır yıllar boyunca!
Bakın, 40 bin PKK’lı etkisiz hale getirilmiş ama terör örgütü bitmemiştir. Eski Genelkurmay Başkanı Org. Büyükanıt “Bütün Türk Silahlı Kuvvetlerini gönderseniz” Kuzey Irak’ın “temizlenemeyeceğini” söylüyor!
Ve artık yok sayarak, ezip tepeleyerek değil, Kürt vatandaşlarımızın gönlünü alarak ve demokratik sisteme entegre ederek nasıl çözülebileceği konusunda “devletin içinde herkes birbiriyle çok daha açık seçik konuşuyor.”
Bütün bunlardan, çözüm yönünde “iyi şeyler olacağı” umudunu besleyen bir iklim değişmesi hissediliyor.
Gayet iyi ama!.. PKK’nın teröre devam etmesi, DTP’deki dar kafalı fanatiklerin tahrikçilik yapması “kötü şeyler”i tetikleyebilir! Olaylar Gül’ün deyimiyle “kontrolsüz bir şekilde gelişebilir, her an başkaları kontrol edebilir.”
Zira etnik milliyetçiliğin tabiatında çılgınlık vardır; dozu arttıkça çılgınlığı da artar!

Çözüme doğru
İlk adım PKK’nın terörü bırakmasıdır. Evet, PKK bitirilemiyor ama tıkanmıştır da... İşte PKK terörü tırmanma konusunda hem askeri, hem siyasi açıdan zorlanıyor. Karayılan’ın Hasan Cemal’e söylediklerinin anlamı budur.
O bakımdan, askerin PKK ile mücadeleye devam etmesi, PKK’yı terörden vazgeçmeye zorlamak için de şarttır ve doğrudur.
Bazı Kürtlerin itirazı var: PKK silah bıraksın ama o zaman devlet ‘çözüm’ü unutur!
Kimse de şunu unutmamalı: Türkiye’nin Kürt meselesindeki demokratik açılımları terörün kudurduğu 1990’larda değil, “eylemsizlik” kararını aldığı 2000 yılından itibaren ve AB sürecinde gerçekleşmiştir. Demokratik açılım yapmayı çağın şartları gerektiriyor; PKK terörü bunun önünde engeldir!
Onun için bütün Kürtler, Yaşar Kaya’nın yaptığı gibi, PKK’ya “önşartsız silah bırakması” için baskı yapmalıdır.
Elbette devlet de hem “dağdan inmeyi” kolaylaştırmanın hem Kürt potansiyelini Türkiye’nin üniter siyasi sistemine entegre etmenin bir ‘yol haritası’nı hazırlamalıdır; terörün eylemsizlikten kesin silah bırakmaya yönelmesine paralel olarak elbette.
Samanyolu Haber
Son Dakika
11.05.2009
TÜRKİYENİNENÖNEMLİMESELESİTÜRKİYENİN EN ÖNEMLİ MESELESİ
KÜRTÇE TV
Samanyolu Haber
07.01.2009
08:24
TERÖR örgütü PKK, TRT’nin Kürtçe yayın yapmasına ateş püskürüyor.

TRT 6 ya da Kürtçe adıyla TRT Şeş kanalında program yapan Kürt sanatçıları “hain” diye suçluyor, hedef gösteriyor.
Öcalan, avukatları vasıtasıyla “Kürtçe televizyonla, devlet kendi Kürdünü yaratmak istiyor” diye provokatif bir açıklama yapıyor, kanalı hükümetin değil, ABD’nin açtırdığını söylüyor!
Terör örgütünün siteleri TRT Şeş’i “Siyasi köy koruculuğu” diye suçluyor!
DTP’liler de Kürtçe TV’den müthiş rahatsız. Önce boykot ettiler, açılış törenine bile katılmadılar. DTP’li Demirtaş, “Kürtçe TV bir AKP projesidir, devlet projesi değildir, seçim yatırımıdır” diye açıklama yaptı.
O zaman İmralı’daki şeflerinin “Bu Amerikan projesidir” şeklindeki buyruğunu henüz almamışlardı!
Fakat PKK’nın ve DTP’nin bu boykot ve karalama kampanyası tutmadı, kanal bölgede beğenildi. Ve DTP ağız değiştirmeye başladı. Ahmet Türk, bu kanal için, “Halkımızın yıllardır sürdürdüğü onurlu mücadelenin kazanımıdır” dedi. Musa Anter ve Celal Doğan gibi isimleri saydı, böyle “binlerce” kişinin hayatlarını vererek elde edilmiş bir “kazanım” olduğunu söyledi...

Etnik milliyetçilik
Bütün bunların anlamı şudur: PKK ve DTP Kürtlerde “yabancılaşma” duygusunu derinleştirmek istiyor. Kürt vatandaşlarımızda sevinç ve rahatlama yaratan açılımları “tuzak” gibi göstermeye çalışıyor.
Ahmet Türk’ün “Ermenilere yapılanları bugün Kürtler yaşıyor” sözünü hatırlayın!
Gazze’de yaşanan facia bütün yüreklerde infial yaratıyor ya; Ahmet Türk hemen üstüne atlıyor, “AKP Kürt meselesinde İsrail politikası izliyor” diyor!
PKK ve DTP niye böyle yapıyor?
Çünkü militan milliyetçiliği besleyen en kışkırtıcı kaynak, mağduriyet ve ezilmişlik duygusu ve bunun yarattığı taşkın öfkelerdir.
PKK’yı yaratan da sürdüren de bu ezilme ve öfke duygusudur. Yayınlarına bakın, taşkın ve kışkırtıcı bir “ezilme” ve “isyan” motifinin sürekli işlendiğini görürsünüz.
Geçmişte Kürtlerin yok sayılması, dil ve kültürlerinin yasaklanması ve 12 Eylül’deki işkenceler Kürt sorununu çözmemiş, aksine, Kürt milliyetçiliğini beslemiştir! Bu, Org. Aytaç Yalman’ın da ifade ettiği bir gerçektir.

İki yol
Şimdi ise bir yandan bölgedeki ekonomik dinamikler, burjuvalaşma ve entegrasyon süreci, öbür yanda Kürt kimliği üzerindeki yasakların adım adım kaldırılması, TRT Şeş ve YÖK’ün Kürt Dili ve Edebiyatı bölümleri kurmaktan bahsetmesi gibi gelişmeler Kürt vatandaşlarımızda rahatlama ve benimsenme duygusu yaratıyor... PKK ve DTP bundan rahatsız oluyor!
Üniter devlet içinde bu açılımlar elbette zamanla, ezilme ve isyan duyguları yerine, birlikte yaşama duygularını güçlendirecektir.
Halbuki PKK’nın gıdası, ezilme ve isyan duygularıdır. Onun için PKK ve DTP sürekli sıkıntı, gerilim ve çatışma mesajları veriyor, Roj TV boğucu siyasi yayınlar ve ölüm çağrıları yapıyor...
TRT Şeş ise şarkılı, türkülü, oyunlu, eğlenceli bir kanaldır ve halk bunu beğenmiş, bunu tutmuştur. PKK’nın ve TRT 6’nın yayınları iki ayrı yolun göstergeleridir:
Biri kan, ölüm, fakirlik... Öbürü, üniter devlet ve çoğulcu demokrasi içinde özgürlük ve ekonomik gelişme...
TRT Genel Müdürü Sayın İsmail Şahin’i kutluyorum; “Muharrem” ayındaki Alevi-İslam yayınları için de kutluyorum.
Samanyolu Haber
Son Dakika
07.01.2009
KÜRTÇETVKÜRTÇE TV
1946 SEÇİMLERİNİ DE YENİLEYİN!
Samanyolu Haber
04.12.2008
08:24
2007 seçimleri şaibeliymiş, tekrarlanması gerekiyormuş!

Deniz Baykalın en son çektiği çarşaf numarasıyla umduğu kadar oy toplayamayacağını, CHPyi yeni bir fiyaskonun beklediğini şimdiden sezen bazı arkadaşlar, sarılacak yeni bir dal buldular.

Dal çürük ama zarar yok, hele bir tutunsunlar da, belki kırılmaz...
2007 seçimleri şaibeliymiş, tekrarlanması gerekiyormuş!
Bunu söyleyen de has arkadaşları, ahret kardeşleri Bülent Tanla. Onun ipine sarıldılar.
Hayret, aynı Tanla, yaptığı bir Pekin gezisini partiye fatura edebilmek için parti adına model araştırıyormuş ayağına yatıp CHPye ve Türkiyeye Çin modeli kalkınma önerdiği zaman kendisini hiç ciddiye almamışlardı. Biz kızmıştık ama onlar kızmaya bile gerek görmemişlerdi.
Türkçe konuşmadıkları için, seçim yenilensin tekliflerine şu cümleyi eklememişler: Ta ki bizim parti kazanana kadar!
Yenilen pehlivan güreşe doymaz ama bunlar yeni bir maç değil, eski maçın iptalini istiyorlar.
Vallahi haklıdırlar.
Seçim yenilenirse AKP belki kazanmaz, Abdullah Gül de belki Çankayadan iner.
Çünkü bu meclis meşru değilmiş! Öyle diyorlar.
(Utanma duygusunu hepten yitirmemiş olanları da canım herhalde gene kazanır ama işte prensip olarak... falan diye kekeliyorlar.) Aslında şu Anayasa Mahkemesinin üyeleri de yenilenseler de bazılarının yerine AKPyi kapatacak adamlar gelse fena olmazdı ya...
Peki bu saçmalığı nasıl uygulamaya koyacaklar?
Yüksek Seçim Kurulunun kararı mahkemeye götürülemez, burada şişiyorlar, ama Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gidilebilirmiş... Haydi hayırlısı bakalım. (Bu AİHM dedikleri, Türkiyenin aleyhine kararlar veren ters ve uygunsuz bir merci, bizi mahvetmek isteyen namussuz ABnin bir uzantısı değil miydi yahu?)
Kendilerine katılıyorum. Seçim yenilensin.
Ama bütün tartışmalı seçimler de yenilensinler!
En başta, altmış iki yıldır Türk siyasetinin utanç kaynağı olan 1946 seçimleri...
Canım belki CHP gene kazanır ama işte prensipler mrensipler...
Aklın, mantığın, demokrasinin, hakkaniyetin, vicdanın, insanlığın en doğal emri olan gizli oy, açık sayım ilkesinin tam tersinin, açık oy, gizli sayım ilkesinin uygulanmış olduğu 1946 seçimi tekrarlanmayacak da, hayır demenin fiilen yasaklandığı 1982 anayasa oylaması mı tekrarlanacak canım? İsterseniz Ecevitin 213te kaldığı 1977 seçimlerine de bir göz atalım...
Haddim olmayarak öneriyorum: Tek partinin katıldığı, yani seçim olmayan 1927, 1931, 1935, 1939 ve 1943 seçimlerini de yeniden yapalım.
Canım belki CHP gene kazanır ama işte gözü kör olmayasıca prensipler...
1994 belediye seçimlerini de yenileyelim, İstanbulda Tayyip kazanamasın, diğer adaylar da eşek değillerse Zülfü lehine adaylıktan çekilirler, onu belediye reisi yaparız, o da bize orman içine site inşaatı yaptırır: Mutlu Konaklar!
Samanyolu Haber
Son Dakika
04.12.2008
1946SEÇİMLERİNİDEYENİLEYİN1946 SEÇİMLERİNİ DE YENİLEYİN
Toplam "12" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti