anlayabilir | |
|
| 17:30 Emine Erdoğan:Anneliğin siyaseti - ideolojisi yok | Net Gazete | 09.03.2012 17:50 |  | | |
| Emine Erdoğan: Anneliğin ideolojisi yok | Zaman | 09.03.2012 17:35 |  | | | Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın eşi Emine Erdoğan, Küçükçekmecede iki ayrı bilgi evinin açılışını yaptı. Açılış konuşmasında , Şırnaka yaptığı ziyaretten bahseden Erdoğan, Anneliğin siyaseti ve ideolojisi yok. Evladını kaybetmiş bir annenin acısını en iyi şekilde yine bir anne anlayabilir. dedi. | | Zaman Son Dakika 09.03.2012 | | | EmineErdoğanAnneliğinideolojisiyokEmine Erdoğan Anneliğin ideolojisi yok |
|
| Meni renginden kısırlık anlaşılır mı? | Gazete Şok | 15.02.2012 03:48 |  | | |
| Öldürmeyen ama süründüren zehir - Banu TUNA | Hürriyet | 28.01.2012 06:40 |  | | |
| Öldürmeyen ama süründüren zehir - Banu TUNA | Hürriyet | 28.01.2012 03:35 |  | | |
| 15:55 Bilboardlara ilan verdi, köpeğini arıyor | Net Gazete | 22.01.2012 15:51 |  | | | Mersinde 7 yıldır birlikte olduğu golden cinsi köpeği çalınan Basın İlan Kurumu Şube Müdürü Umut Çor, kayıp köpeğini, şehrin çeşitli noktalarındaki bilboardlara ilan vererek arıyor. Carlosu bulabilmek için 3 gündür sokak sokak dolaştığını, onu bulacağına inandığını söyleyen Çor, 7 yıldır o kadar çok şey paylaşıyorsunuz ki o gittiğinde evladınızı kaybetmiş gibi oluyorsunuz. Bunu ancak hayvan sahipleri anlayabilir diye konuştu. | | Net Gazete Son Dakika 22.01.2012 | | | 1555Bilboardlarailanverdiköpeğiniarıyor1555 Bilboardlara ilan verdi köpeğini arıyor |
|
| 15:44 Bilboardlara ilan verdi, köpeğini arıyor | Net Gazete | 22.01.2012 15:35 |  | | | Mersinde 7 yıldır birlikte olduğu golden cinsi köpeği çalınan Basın İlan Kurumu Şube Müdürü Umut Çor, kayıp köpeğini, şehrin çeşitli noktalarındaki bilboardlara ilan vererek arıyor. Carlosu bulabilmek için 3 gündür sokak sokak dolaştığını, onu bulacağına inandığını söyleyen Çor, 7 yıldır o kadar çok şey paylaşıyorsunuz ki o gittiğinde evladınızı kaybetmiş gibi oluyorsunuz. Bunu ancak hayvan sahipleri anlayabilir diye konuştu. | | Net Gazete Son Dakika 22.01.2012 | | | 1544Bilboardlarailanverdiköpeğiniarıyor1544 Bilboardlara ilan verdi köpeğini arıyor |
|
| Görme engelli çiftin resim sevgisi | Haber3 | 14.01.2012 10:46 |  | | | Resim, görme yetisine sahip kişilere hitap eden bir sanat dalı. Peki, bir görme engelli resme nasıl bakabilir? Hatta kabartması bulunmayan resmi nasıl anlayabilir? İşte bu soruya en güzel cevap; 7 yıldır aynı yastığa baş koyan engelli Car. | | Haber3 Son Dakika 14.01.2012 | | | GörmeengelliçiftinresimsevgisiGörme engelli çiftin resim sevgisi |
|
| Kısır olup olmadığımı testlerin dışında kendim anlayabilir miyim? | Gazete Şok | 10.01.2012 00:47 |  | | |
| Sahte içki nasıl anlaşılır? | Posta | 21.12.2011 13:00 |  | | Yılbaşı yaklaşıyor... Kutlamalar öncesi piyasaları ve vatandaşı sahte içki korkusu sardı
Yeni yıla girmemize kısa bir süre kala yılbaşı kutlamaları öncesi piyasaları ve vatandaşı sahte içki korkusu sardı. Geçtiğimiz yaz 6 Rus rehberin hayatını kaybetmesinin ardından, piyasaya gerçek bandrollü sahte içkilerin de sokulduğunun ortaya çıkması kaygıları iki kat artırdı.
Peki özellikle metil alkol oranı yüksek olduğu için ciddi sağlık problemlerine ve hatta ölümlere yol açan sahte içkileri vatandaş nasıl anlayabilir?
Vatanın haberine göre piyasaya satılan sahte içkileri nasıl anlayabileceğimizi konunun uzmanları açıkladı. İşte o uyarılar...
Dökme içki tüketmeyin
... | | Posta Toplum Yaşam 21.12.2011 | | | Sahteiçkinasılanlaşılır?Sahte içki nasıl anlaşılır? |
|
| Sahte içki nasıl anlaşılır? | Posta | 21.12.2011 12:37 |  | | Yılbaşı yaklaşıyor... Kutlamalar öncesi piyasaları ve vatandaşı sahte içki korkusu sardı
Yeni yıla girmemize kısa bir süre kala yılbaşı kutlamaları öncesi piyasaları ve vatandaşı sahte içki korkusu sardı. Geçtiğimiz yaz 6 Rus rehberin hayatını kaybetmesinin ardından, piyasaya gerçek bandrollü sahte içkilerin de sokulduğunun ortaya çıkması kaygıları iki kat artırdı.
Peki özellikle metil alkol oranı yüksek olduğu için ciddi sağlık problemlerine ve hatta ölümlere yol açan sahte içkileri vatandaş nasıl anlayabilir?
Vatanın haberine göre piyasaya satılan sahte içkileri nasıl anlayabileceğimizi konunun uzmanları açıkladı. İşte o uyarılar...
Dökme içki tüketmeyin
... | | Posta Son Dakika 21.12.2011 | | | Sahteiçkinasılanlaşılır?Sahte içki nasıl anlaşılır? |
|
| Varikosel olup olmadığını biz anlayabilir miyiz? | Gazete Şok | 19.12.2011 07:18 |  | | |
| Kızlık zarının yırtılıp yırtılmadı anlaşılır mı? | Gazete Şok | 19.11.2011 00:27 |  | | |
| Boşaldıktan sonra rengi saydamlaşıyor! | Gazete Şok | 10.10.2011 00:29 |  | | |
| Çelebi dosyası | Türkiye Gazetesi | 08.09.2011 02:25 |  | | | SERGİ SEMPOZYUM BELGESELUNESCO tarafından 2011’in “Evliya Çelebi Yılı” ilan edilmesi üzerine, yılın başından beri çeşitli illerde farklı etkinlikler düzenlenmeye devam ediyor. Türk Dil Kurumu ve TRT’nin Evliya Çelebi Belgeseli, Bahçeşehir Üniversitesinin “Evliya Çelebi‘nin İstanbul’u” sergisi, Erzurum’da açılan “Evliya Çelebinin Dünyası” harita Sergisi, Kütahya’da ‘Evliya Çelebi Sempozyumu’ bunlardan sadece birkaçı. Türk Edebiyatı dergisi de Eylül sayısını Evliya Çelebi’ye ayırdı. SEYAHATNAME SANAT ESERİEvliya Çelebi’den söz ederken, “Cânım Evliya!” diyen Ahmet Hamdi Tanpınar’ın bu sevgi dolu sözünün ardındaki hayranlığı, Seyahatname’yi edebî bir metin olarak okuyan daha iyi anlayabilir. VUSLAT DERGİSİ SORDUVuslat dergisi ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 08.09.2011 | | | ÇelebidosyasıÇelebi dosyası |
|
| Bînamazdan Din Âlimi Olmaz | Milli Gazete | 06.09.2011 18:23 |  | | | İslam sadece ilimle anlatılamaz. İlmin yanında iman, ihlas ve sâlih amel olması gerekir. Ayrıca bunların yanında vehbî (Allah vergisi) ilim de bulunması gereklidir.
Kişinin Zemahşerî kadar Arapçası ve ilmi olsa, imanı sağlam değilse, ihlassız ise, ameli yoksa o adam nasipsiz kalmaya mahkumdur. Nasibi olmayan kişi İslamı nasıl anlayabilir ve anlatabilir?... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 06.09.2011 | | | BînamazdanDinÂlimiOlmazBînamazdan Din Âlimi Olmaz |
|
| İsteyen yanlış anlayabilir! | Haber7 | 05.09.2011 08:13 |  | | |
| Kadınlar özgürleştikçe gay'lik artacak | Posta | 31.08.2011 10:25 |  | | Hello!, yeni sayısı için Mehmet Aslanla bir araya geldi. Derginin objektifine çok özel pozlar veren Aslan, röportajında da kadın-erkek ilişkilerine dair ilginç tespitlerde bulundu
Kadın-erkek ilişkileri her geçen gün çok daha yozlaşıyor. Şimdi feministler beni yanlış anlayabilir ama kadınlar özgürleştikçe yalnızlaşacaklar, gaylik artacak. Kadınlar özgürleştikçe erkeksileşiyor çünkü. Erkekler de bundan kaçıyor.
* Sadece aşık olduğun için evlenirsen, aşk bittiği zaman ne yapacaksın? Arkadaş olabileceğin ve hayatı paylaşabileceğin biriyle evlenmelisin. Bakacaksın, Bu kadın benim hayattaki en yakın arkadaşım olabilir mi diye...
ŞİDDETTEN YAKINAN KADIN ÖNCE KENDİSİNE BAKACAK
* Kadına şiddetten yakınan kadın önce kendine bakacak. Bir anne,... | | Posta Magazin 31.08.2011 | | | KadınlarözgürleştikçegaylikartacakKadınlar özgürleştikçe gaylik artacak |
|
| Kadınlar özgürleştikçe gay'lik artacak | Posta | 31.08.2011 10:19 |  | | Hello!, yeni sayısı için Mehmet Aslanla bir araya geldi. Derginin objektifine çok özel pozlar veren Aslan, röportajında da kadın-erkek ilişkilerine dair ilginç tespitlerde bulundu
Kadın-erkek ilişkileri her geçen gün çok daha yozlaşıyor. Şimdi feministler beni yanlış anlayabilir ama kadınlar özgürleştikçe yalnızlaşacaklar, gaylik artacak. Kadınlar özgürleştikçe erkeksileşiyor çünkü. Erkekler de bundan kaçıyor.
* Sadece aşık olduğun için evlenirsen, aşk bittiği zaman ne yapacaksın? Arkadaş olabileceğin ve hayatı paylaşabileceğin biriyle evlenmelisin. Bakacaksın, Bu kadın benim hayattaki en yakın arkadaşım olabilir mi diye...
ŞİDDETTEN YAKINAN KADIN ÖNCE KENDİSİNE BAKACAK
* Kadına şiddetten yakınan kadın önce kendine bakacak. Bir anne,... | | Posta Son Dakika 31.08.2011 | | | KadınlarözgürleştikçegaylikartacakKadınlar özgürleştikçe gaylik artacak |
|
| Çocuk mönüsü nasıl olmalı? | Posta | 13.08.2011 20:00 |  | |
Sıkça seyahat eden bir aile olarak ulaşım araçları ve çocuklara verdikleri hizmetler konusunda yoğun bilgi sahibiyiz. Hangi havayolu çocuklara nasıl davranır, hangi ülkede toplu taşımada çocuklar daha rahat eder, ülkelerin iç hat uçuşları, tren seferi bağlantıları nasıldır, bir çoğunu deneyimlediğimiz için aralarındaki kalite farklarını da artık rahatça anlayabilir duruma geldik. Bugün ise uçakların çocuk mönülerinden bahsetmek istiyorum size... Çocuk mönülerini anlatma gerekliliği de geçen hafta THY ile yaptığımız Helsinki seyahatinden doğdu.
THY uçuşlarında uzun zamandır çocuk mönüsü ... | | Posta Cumartesi 13.08.2011 | | | Çocukmönüsünasılolmalı?Çocuk mönüsü nasıl olmalı? |
|
| Kur'ân'ın okunmadığı evler | Milli Gazete | 13.08.2011 17:46 |  | | | Kurân-ı Kerimin anlamadan okunmasının boşuna emek olduğunu iddia eden budalalar var. Hiç öyle şey olur mu? Herkes okuduğunu anlayabilir mi? Bu anlama işi ilim ister, âlim olmak bu yolda bütün mesaisini kullanmak ister. Çeşitli meslek mensupları çok özel gayretlerle anlayış kapasitesine göre Kurânın bazı bölümlerini anlayabilir. Ancak, bütün Müslümanlar böyledir, böyle olacaktır diye iddia edilemez. Her Müslüman nasihatsız, vaazsız, sohbetsiz kalmamalı, hiç olmazsa ileri derecede malumat sahibi olmalıdır. Bu, hiç bir Müslümana zor gelmez.
Birileri Kurânın mânâsını anlamayanın onu okuması beyhude (boşuna) bir emektir derse böyle bir kişi ya cahil bir budaladır ya da şeytani mantıklı bir haindir. Her ikisinin şerrinden de Allah (CC)a sığınırız.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 13.08.2011 | | | KurânınokunmadığıevlerKurânın okunmadığı evler |
|
| Çocuk mönüsü nasıl olmalı? | Posta | 13.08.2011 05:29 |  | |
Sıkça seyahat eden bir aile olarak ulaşım araçları ve çocuklara verdikleri hizmetler konusunda yoğun bilgi sahibiyiz. Hangi havayolu çocuklara nasıl davranır, hangi ülkede toplu taşımada çocuklar daha rahat eder, ülkelerin iç hat uçuşları, tren seferi bağlantıları nasıldır, bir çoğunu deneyimlediğimiz için aralarındaki kalite farklarını da artık rahatça anlayabilir duruma geldik. Bugün ise uçakların çocuk mönülerinden bahsetmek istiyorum size... Çocuk mönülerini anlatma gerekliliği de geçen hafta THY ile yaptığımız Helsinki seyahatinden doğdu.
THY uçuşlarında uzun zamandır çocuk mönüsü ... | | Posta Köşe Yazıları 13.08.2011 | | | Çocukmönüsünasılolmalı?Çocuk mönüsü nasıl olmalı? |
|
| Çocuk mönüsü nasıl olmalı? | Posta | 13.08.2011 04:59 |  | |
Sıkça seyahat eden bir aile olarak ulaşım araçları ve çocuklara verdikleri hizmetler konusunda yoğun bilgi sahibiyiz. Hangi havayolu çocuklara nasıl davranır, hangi ülkede toplu taşımada çocuklar daha rahat eder, ülkelerin iç hat uçuşları, tren seferi bağlantıları nasıldır, bir çoğunu deneyimlediğimiz için aralarındaki kalite farklarını da artık rahatça anlayabilir duruma geldik. Bugün ise uçakların çocuk mönülerinden bahsetmek istiyorum size... Çocuk mönülerini anlatma gerekliliği de geçen hafta THY ile yaptığımız Helsinki seyahatinden doğdu.
THY uçuşlarında uzun zamandır çocuk mönüsü ... | | Posta Son Dakika 13.08.2011 | | | Çocukmönüsünasılolmalı?Çocuk mönüsü nasıl olmalı? |
|
| Eşimin boşaldığını hissedebilir miyim? | Gazete Şok | 09.08.2011 06:09 |  | | |
| Çocuk mönüsü nasıl olmalı | Posta | 06.08.2011 19:26 |  | |
Sıkça seyahat eden bir aile olarak ulaşım araçları ve çocuklara verdikleri hizmetler konusunda yoğun bilgi sahibiyiz. Hangi havayolu çocuklara nasıl davranır, hangi ülkede toplu taşımada çocuklar daha rahat eder, ülkelerin iç hat uçuşları, tren seferi bağlantıları nasıldır, bir çoğunu deneyimlediğimiz için aralarındaki kalite farklarını da artık rahatça anlayabilir duruma geldik.
Bugün ise uçakların çocuk mönülerinden bahsetmek istiyorum size... Çocuk mönülerini anlatma gerekliliği de geçen hafta THY ile yaptığımız Helsinki seyahatinden doğdu. THY uçuşlarında uzun zamandır çocuk mönüsü... | | Posta Cumartesi 06.08.2011 | | | ÇocukmönüsünasılolmalıÇocuk mönüsü nasıl olmalı |
|
| Çocuk mönüsü nasıl olmalı | Posta | 06.08.2011 05:05 |  | |
Sıkça seyahat eden bir aile olarak ulaşım araçları ve çocuklara verdikleri hizmetler konusunda yoğun bilgi sahibiyiz. Hangi havayolu çocuklara nasıl davranır, hangi ülkede toplu taşımada çocuklar daha rahat eder, ülkelerin iç hat uçuşları, tren seferi bağlantıları nasıldır, bir çoğunu deneyimlediğimiz için aralarındaki kalite farklarını da artık rahatça anlayabilir duruma geldik.
Bugün ise uçakların çocuk mönülerinden bahsetmek istiyorum size... Çocuk mönülerini anlatma gerekliliği de geçen hafta THY ile yaptığımız Helsinki seyahatinden doğdu. THY uçuşlarında uzun zamandır çocuk mönüsü... | | Posta Son Dakika 06.08.2011 | | | ÇocukmönüsünasılolmalıÇocuk mönüsü nasıl olmalı |
|
| Çocuk mönüsü nasıl olmalı | Posta | 06.08.2011 04:58 |  | |
Sıkça seyahat eden bir aile olarak ulaşım araçları ve çocuklara verdikleri hizmetler konusunda yoğun bilgi sahibiyiz. Hangi havayolu çocuklara nasıl davranır, hangi ülkede toplu taşımada çocuklar daha rahat eder, ülkelerin iç hat uçuşları, tren seferi bağlantıları nasıldır, bir çoğunu deneyimlediğimiz için aralarındaki kalite farklarını da artık rahatça anlayabilir duruma geldik.
Bugün ise uçakların çocuk mönülerinden bahsetmek istiyorum size... Çocuk mönülerini anlatma gerekliliği de geçen hafta THY ile yaptığımız Helsinki seyahatinden doğdu. THY uçuşlarında uzun zamandır çocuk mönüsü... | | Posta Köşe Yazıları 06.08.2011 | | | ÇocukmönüsünasılolmalıÇocuk mönüsü nasıl olmalı |
|
| 6 bin çeşit yemek kayıp | Türkiye Gazetesi | 06.08.2011 02:25 |  | | | ESKİ USUL YEMEKLER ALAFRANGA TARİFLERİN ETKİSİNE GİRİNCE...> Tolga USLUBAŞRefik Halid, İstanbul’da geçen “Üç Nesil, Üç Hayat” adlı kitabında, Osmanlı yemeklerinin yapılmaya yapılmaya unutulduğundan yakınır ve şunları kaydeder, “Günümüzde kaç İstanbullu bir “yahni”, “bastı”, “oturtma”, “silkme” ya da “musakka” arasındaki farkı bir çırpıda anlayabilir, anlatabilir?” Yine aynı yazar, benzer yakınmalarını “Makyajlı Kadın” adlı eserinde de yapar; “Beğendi -ister hünkâr, ister millet beğendi densin- yaz yemeklerimizin başında gelir; amma lokantalarda yapılanların çoğu uydurmadır; patlıcan ezmesinin üstüne bir miktar tas kebabı koyup verirler.”Hacıbeyzâde Ahmet Muhtar Bey de 1916’da yayınladığı “Aşevi” adlı eserinde, “Osmanlı yemeklerini ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 06.08.2011 | | | 6binçeşityemekkayıp6 bin çeşit yemek kayıp |
|
| Antimadde deneyinde dönüm noktası | İnternet Haber | 08.06.2011 02:49 |  | | |
| Eşimin boşaldığını anlayabilir miyim? | Gazete Şok | 23.05.2011 06:01 |  | | |
| Kısır olacağım doğru mu? | Gazete Şok | 16.04.2011 03:19 |  | | | 27 yaşındayım. Korunmasız
olarak yabancı uyruklu bir kadınla
cinsel ilişkiye girdim. Şimdi hastalık
kapmaktan çok korkuyorum. Cinsel
yolla bulaşan bir hastalık kapıp kapmadığımı
nasıl anlayabilir... | | Gazete Şok Son Dakika 16.04.2011 | | | Kısırolacağımdoğrumu?Kısır olacağım doğru mu? |
|
| Bir filmi herkes anlayabilir | Radikal | 04.04.2011 03:17 |  | | |
| Bir filmi herkes anlayabilir | Radikal | 04.04.2011 03:16 |  | | |
| Prof. Dr. Ergil: Fethullah Gülen?in başlattığı hareket tarih yazıyor | Samanyolu Haber | 29.03.2011 14:52 |  | | Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğu Ergil, Gönüllüler Hareketinin Türkiyenin 1. Dünya Savaşından sonra Türk Silahlı Kuvvetlerinin yakın sınır ötesi harekâtının ötesinde dünyaya ihraç ettiği en önemli etkinlik olduğunu söyledi. Ergil, Fethullah Gülen Hocaefendinin başlattığı hareketin dünyada bir tarih yazdığını, buna herkesin destek vermesi gerektiğini ifade etti.
Denizlide Genç Tüccarlar ve İşadamları Derneği (GETİAD), Evrensel Barışa Doğru Gönüllüler Hareketi isimli program düzenledi. Programa Vali Yardımcısı Halil İbrahim Ertekin, Belediye Başkanı Osman Zolan, İl Milli Eğitim Müdürü Mahmut Oğuz, Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Necdet Özer, Denizlispor Kulübü Başkanı Salih Amiroğlu ve çok sayıda davetli katıldı. GETİAD Başkanı Erdem Aydın, açılış konuşmasında dernekleri hakkında bilgi vererek, etkinliğe katılanlara teşekkür etti.
Programda konuşan Sosyolog Prof. Dr. Ergil, Gönüllüler Hareketinin Türkiyenin en büyük ihraç ürünü olduğunu söyledi. Ergil, Gönüllüler Hareketi, birçok ülkenin insanlarına Türk propagandası yaptırmaktadır. Dünyada herkes Türklüğü anlatıyor. Bizim ülkemizde, ortak bir davanın savunuculuğu yoktur. Nedeni de herkesin farklı bir ideolojisi olmasıdır. Birisi çıkıp herkes için hak talep ettiği zaman o kişiden şüphe duyulur ve çok destek olunmaz. şeklinde konuştu.
Anadoludan bir din adamının çıkarak, Korkmayın, siz de yapabilirsiniz. dediğini vurgulayan Doğu Ergil, şunları söyledi: Üstelik Anadolunun ücra bir köşesinden çıkıyor bu kişi ve bütün dünyada Türklüğü savunuyor.
Fethullah Gülen Hocaefendinin başlattığı hareketle dünyada yeni bir tarih yazıldığını kaydeden Prof. Dr. Ergil, Bu tarihi yazanlardan biri de biz olmalıyız, ama bu bilinçle yapmalıyız. Fethullah Gülen için uygarlık bir yazılımdır, bir softwaredir. Bu yazılım indirilebilir, şekillendirilebilir, yenilenebilir ve üzerinde değişikler yapılabilir. Bu yazılımın ikonları şunlardır: İnanmak, fark etmek, anlamak, kendini anlamak, diğerini anlamak ve dünyayı anlamak. Anlamanın kendine dönük bir diğer tarafı da farkındalıktır. Bilim, Gülen için tabiat kanunlarını anlamaktır. Tabiat kanunları da ilahi düzenin bir parçasıdır. Ne kadar bilimsel verilerle, araçlarla kendinizi donatırsanız, o kadar ilahi düzeni anlayabilir ve o kadar çok inanabilirsiniz o düzeni kurana. O yüzden inançla bilimi ayrı görmez. Büyük filozoflar da böyledir, ayrı görmezler ama bize bunun hep tersi öğretildi. diye konuştu.
Programda ayrıca Afrika ülkesi Kenyanın başşehri Nairobideki Işık Kolejinden gelen 3. sınıf öğrencileri Türk halk oyunları, Türkçe şiir ve şarkılar sergiledi.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 29.03.2011 | | | ProfDrErgilFethullahGülen?inbaşlattığıharekettarihyazıyorProf Dr Ergil Fethullah Gülen?in başlattığı hareket tarih yazıyor |
|
| Birkaç basit telkin, çocuğunuzun kaçırılmasını önleyebilir | Samanyolu Haber | 29.03.2011 12:57 |  | | Kayseride 3 çocuğun öldürülmesi ve Türkiyede her yıl çok sayıda çocuğun kaçırılması aileleri endişeye sevk ediyor. Uzmanlar ise çocukların kaçırılmaya karşı eğitilmesinin çok önemli olduğunu belirtiyor. Uzman psikolog Ahmet Kurt, çocuklara anlaşılır bir dille kısa, net ve emir kipi cümlelerle kaçırılmaya karşı sürekli telkinde bulunulmasını öneriyor.
Kaçırılmaya karşı eğitimli çocukların, eğitimsiz çocuklara göre kendilerini daha iyi koruyabileceğini ifade eden Kurt, ailelerin özellikle çocuklarını kaçırılma ve cinsel istismar konusunda, onların anlayacağı dille uyarılmasının çok önemli olduğunu kaydediyor. Çocuklara çok yakın aile bireyleri hariç tanıdıkları kişilerle konuşmamaları gerektiğinin sürekli anlatılması hatta, akraba ve komşuları bile olsa, izinsiz birlikte bir yere gitmemesini öğütlenmesinin hayati önem taşıdığını dile getiren Kurt, şu uyarılarda bulunuyor: Çocuk anne ve yada babasından izin almaksızın hiç kimseyle bir yere gitmeyeceğini ve hiçbir eve ya da mekana yalnız girmeyeceğini bilmeli. Bu bilinç çocuğa verilmeli. Birkaç telkin çocuğun zihnine yerleşerek hayatını kurtarabilir.
EMİR KİPİ KISA CÜMLELERLE SÜREKLİ TELKİNDE BULUNUN
Ailelerin çocukların her zaman yanında olamayacağını, ancak sürekli ve bilinçli olarak emir kipi, kısa, anlaşılır cümlelerle kaçırılmaya karşı telkinde bulunmasının önemli olduğunun altını çizen Kurt, bu konuda şu cümlelerin kullanılmasını öneriyor: Yabancılarla konuşma, tanımadığın biri sana yaklaşmaya çalışıyorsa oradan hemen uzaklaş. Tanımadığın hiç kimsenin bir yere gitme teklifini kabul etme. Biri sana ısrarla yaklaşmaya, konuşmaya çalışıyorsa imdat diye bağır., Kimseden bir şey alıp yeme. Kimsenin olmadığı yerlerde dolaşma. Babanın ya da annenin arkadaşıyım, seni onlara götürmeye geldim diyenleri inanma.
ACİL DURUMLARDA PAROLA GELİŞTİRİN
Ahmet Kurt, acil durumlarda aile arasında bir parola geliştirilmesinin de çocuğun can güvenliği açısından faydalı olabileceğini belirterek, Çocuğunuzu işiniz ve ya istemeyen bazı durumlarda okuldan alamayabilirsiniz. Çocuğu bu şekilde okul önünde beklediğini gören kötü niyetli bir kişi beni baban gönderdi, o işi sebebiyle gelemedi. Seni ona götüreceğim diyebilir. Böyle bir duruma karşı önceden çocuğa bir parola verilmeli ve bu parolayı bilmeyen kişiyle asla bir yere gitmemesi öğütlenmeli. Çocuk parolayı bilmeyen kişiyi ailesinin göndermediğini rahatlıkla anlayabilir. Ancak parola her zaman değiştirilmeli çocuk bu parolayı kimseye söylememelidir.
SOSYAL YÖNÜ GÜÇLÜ ÇOCUKLAR DAHA ÇOK KAÇIRILIYOR
Ahmet Kurt, yaptıkları gözlem sonucu rahat iletişim kurabilen, dışa dönük, çekinmeyen, çabuk arkadaşlık kuran çocukların daha çok kaçırıldığını vurguladı.Yabancıyla konuşurken tedirgin olan, ağlayan, bağıran, mızmızlanan çocuğun ise daha az kaçırıldığını dile getiren Kurt çocuğun çok rahat iletişim kurması bir yakınıyla konuşuyor algısına sebep olduğunu ve şüpheleri azalttığını sözlerine ekledi.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 29.03.2011 | | | BirkaçbasittelkinçocuğunuzunkaçırılmasınıönleyebilirBirkaç basit telkin çocuğunuzun kaçırılmasını önleyebilir |
|
| Acı çekerken neden yüzümüz buruşur? | Samanyolu Haber | 12.03.2011 10:22 |  | | Acı içinde kıvranan insan, genellikle ağzını açar, gözkapaklarını sıkar ve kaşlarını aşağıya doğru indirir. BBC Focusta yer alan habere göre, ızdırap içindeki insanların bunu yapma sebebi, etraftaki insanlara acı çektiklerini göstermek ve kendilerine yardımcı olmalarını sağlamak. Çünkü insanlar, diğer insanların yüzüne bakarak ruh hallerini kolaylıkla anlayabilir. | | Samanyolu Haber Son Dakika 12.03.2011 | | | Acıçekerkennedenyüzümüzburuşur?Acı çekerken neden yüzümüz buruşur? |
|
| Cinsel hastalıklar kısır yaparmış, doğru mu? | Gazete Şok | 28.02.2011 04:13 |  | | |
| Seni hâlâ seviyor mu? | Posta | 27.02.2011 05:30 |  | |
İlişkinizin süresi bir yılı aştı. Başta seni çok sevdiğinden emindin. Ama son zamanlarda bir şey oldu ve artık o kadar da emin değilsin. Yaptığı her hareketi anlamlandırmaya, değerlendirmeye çalışıyorsun. İçin içini yiyor, bu ilişkinin daha ne kadar süreceğini merak ediyorsun. Hatta bu ara ona sürekli Beni seviyor musun? diye soruyor, eğer istemediğin bir şeyi yapmışsa hemen Sen beni eskisi kadar sevmiyorsun! yargısını yapıştırıyorsun. Peki bunu anlamak mümkün mü? Yani onun seni hâlâ sevip sevmediğini anlayabilir misin? Aşağıdaki soruları dikkatle oku ve yanıtla. Eğer yanıtlarından çoğu... | | Posta Köşe Yazıları 27.02.2011 | | | Senihâlâseviyormu?Seni hâlâ seviyor mu? |
|
| Seni hâlâ seviyor mu? | Posta | 27.02.2011 05:28 |  | |
İlişkinizin süresi bir yılı aştı. Başta seni çok sevdiğinden emindin. Ama son zamanlarda bir şey oldu ve artık o kadar da emin değilsin. Yaptığı her hareketi anlamlandırmaya, değerlendirmeye çalışıyorsun. İçin içini yiyor, bu ilişkinin daha ne kadar süreceğini merak ediyorsun. Hatta bu ara ona sürekli Beni seviyor musun? diye soruyor, eğer istemediğin bir şeyi yapmışsa hemen Sen beni eskisi kadar sevmiyorsun! yargısını yapıştırıyorsun. Peki bunu anlamak mümkün mü? Yani onun seni hâlâ sevip sevmediğini anlayabilir misin? Aşağıdaki soruları dikkatle oku ve yanıtla. Eğer yanıtlarından çoğu... | | Posta Toplum Yaşam 27.02.2011 | | | Senihâlâseviyormu?Seni hâlâ seviyor mu? |
|
| Seni hâlâ seviyor mu? | Posta | 27.02.2011 04:57 |  | |
İlişkinizin süresi bir yılı aştı. Başta seni çok sevdiğinden emindin. Ama son zamanlarda bir şey oldu ve artık o kadar da emin değilsin. Yaptığı her hareketi anlamlandırmaya, değerlendirmeye çalışıyorsun. İçin içini yiyor, bu ilişkinin daha ne kadar süreceğini merak ediyorsun. Hatta bu ara ona sürekli Beni seviyor musun? diye soruyor, eğer istemediğin bir şeyi yapmışsa hemen Sen beni eskisi kadar sevmiyorsun! yargısını yapıştırıyorsun. Peki bunu anlamak mümkün mü? Yani onun seni hâlâ sevip sevmediğini anlayabilir misin? Aşağıdaki soruları dikkatle oku ve yanıtla. Eğer yanıtlarından çoğu... | | Posta Son Dakika 27.02.2011 | | | Senihâlâseviyormu?Seni hâlâ seviyor mu? |
|
| Eşimin boşaldığını anlayabilir miyim? | Gazete Şok | 06.02.2011 02:22 |  | | |
| Hocaefendi: Vasiyetim olsun... | Samanyolu Haber | 22.01.2011 09:18 |  | | İşte Aman dikkat! Hayatımın en büyük emanetini sizlerle paylaşıyorum anlamını taşıyan o cevap
Bazen böyle oluyor. Bir yazı sizi başka bir yazıya sürüklüyor. Onu yazdığınızda başka bir yazıyla konuya devam etmek zorunda kalıyorsunuz.
Resmi tamamlamak durumundasınız çünkü. Siyaset ve âlimler diye başladık. Geçmiş çağlarda yaşayan ulemadan örnekler verdik. Sonra söz çağdaş bir düşünür olan Bediüzzamana geldi dayandı. Daha da güncel bir noktaya vardığımızda karşımıza Fethullah Gülen Hocaefendinin siyasete bakışı çıktı. Bazı alıntılar eşliğinde yapacağımız anlama gayreti daha önceki yazılarla birlikte okunmalı ki bir anlam ifade edebilsin.
Vasiyetim olsun... diye başlıyor söze Fethullah Gülen. Ve ekliyor: Elinizden geldiğince çevrenizi kendi benliğinden, egosundan uzaklaştırmaya çalışın. Eğer bir gün o ideal nesil, ütopyalarda resmedilen nesil, isbat-ı vücut edecekse, o, bencilliği olmayan, ben davasından geçmiş, eneyi bırakmış, hatta şirkin en hafifi olan bizi de aşarak, Hüvede/Onda tevhidi yakalamış, eneyi yırtıp, Hüveyi göstermiş nesil olacaktır. (Amerikada Bir Ay, 2001 / s. 183)
Yukarıdaki paragrafın üzerinde ciddiyetle durmak gerekiyor ki Fethullah Gülen doğru anlaşılabilsin. Her şeyden önce bir insan, Vasiyetim olsun... diyerek bir şey söylüyorsa o sözün ağırlığı üzerinde düşünmek gerekiyor. Allah uzun ve sağlıklı ömürler versin. Bu sözle kuvvetlendirilen cümle, Aman dikkat! Hayatımın en büyük emanetini sizlerle paylaşıyorum. anlamına geliyor ki, o cümleye bir hayat felsefesi sıkıştırılıyor.
Hocaefendi benzer bir ifadeyi Fasıldan Fasıla (1997) adlı kitabın birinci cildinde de, şöyle ifade ediyor: Şayet üç cümle söylemeye mecalim kalsa ve benden son tavsiyen nedir diye sorulsa, zannederim söyleyeceklerim yine bu irtibata dikkat çeken ifadelerim olacaktır. Çünkü bana göre en önemli mesele budur... Diğer meselelerin bütünü buna nispeten tali sayılır.
İşte Fethullah Gülenin dünyaya bakışı budur. O, her meselenin özüne Allahı tanımayı, yani marifeti, yerleştiriyor. Hâl böyle olunca gurur, kibir, böbürlenme gibi duyguları zehirli bal sayıyor ve egoya dayalı bütün başarı taleplerini elinin tersiyle itiyor. Bu duygu ve düşünceyi çözemeyen ne Güleni anlayabilir ne de onun hizmet davetine icabet edenleri. Anlamak şöyle dursun; bazen de genel anlayışın dar kalıpları içinde meseleye yanlış yerden bakanlar da olur. Zannedilir ki her şey iktidar mücadelesi çerçevesinde dönüp duruyor. Bu çok büyük bir hatadır.
Daha açık söylemem gerekirse: Dünyayı siyasi değişimlerin kriterleriyle algılayanlar, ya da sosyal dönüşümleri sadece iktidar kavgası doğrultusunda yorumlayanlar Fethullah Güleni anlayamaz. Bilemez ki siyasi manada olmak ya da olmamak anlamına gelen bir başarının Gülenin gözünde zerre kadar değeri bulunmamakta. Tumturaklı cümlelerin ardına sığınan ve her şeyi siyasi başarılar çerçevesinde değerlendiren siyaset yorumcuları, şu felsefeye mana verebilir mi: Bizim çizgimiz bellidir. Bizim en büyük vazife ve misyonumuz kulluktur. Başkalarının medh-u senaları, o medh-u senaların hakkımızda biçtiği makamlarda gözümüz yoktur. (Prizma 3, 1999 / s. 10)
Bir insanın, o insanla kaderi örtüşmüş bir davanın hayat felsefesini anlamadan; hatta anlama gayretine bile girmeden, hiçbir doğru analiz yapılamaz. Gülen Ben demeyi defalarca şirk diye niteliyor. Dinin özü de budur. Şirkin daha alt bir katmanına girerek, Biz demeyi de kendine ve sevenlerine haram sayıyor. Üstelik bunları temellendirmek için Kurandan deliller getiriyor, Asr-ı Saadetten çarpıcı örnekler sıralıyor. Yazdığı kitapların, yaptığı konuşmaların merkezindeki baş gündem insanın hayatın manasını çözmesi, Allahı tanıması, benlik davasından vazgeçmesi... Bu telkinlerin dindeki yeri aşikâr. İslama göre Allaha kul olan, başka hiçbir şeye kul olmaz. Allahtan korkan başka hiçbir şeyden korkmaz, Allahtan yardım dileyen başka hiçbir şeyden yardım dilemez...
Şimdi siz hayata bu zaviyeden bakan bir insanı, kendini gösterme, iktidarı ele geçirme, her şeye hükmetme gibi siyasî terim ve kavramlarla anlamaya çalışırsanız daha yolun başında tıkanıp kalırsınız.
Hocaefendi, çok çarpıcı bir tespitte bulunuyor: Dünya yaratıldığı günden bu yana çağımızda görüldüğü ölçüde mürailik (riyakârlık) olmamıştır. Çünkü günümüzde riyaya sevk eden faktörler pek çok: Ödüller, plaketler, alkışlar, övgüler, yarışlar, maratonlar, millî gururlar, şahsî gururlar, cemaat gururları... O kadar ki Allahı hiç hesaba katan yok gibi... (Amerikada Bir Ay, 2001 / s. 183)
Önerdiği nedir Hocaefendinin: Benliği nefyetmek ve bunu çokça vurgulamak gerekir. Hiçlik o kadar sık, o kadar aklî ve mantıkî vurgulanmalı ki insan, başarının şahikalarında ve zafer sarhoşluğu içinde dolaştığı anlarda bile, Ben yaptım, ben ettim, ben başardım gibi şirk kokan şeytanî mırıltılarla İlahî inayetlere sahip çıkmasın. (Fasıldan Fasıla, Benlik Girdabı, 2001 / s. 47-48)
Tam bu noktada akla şöyle bir soru geliyor: Bu kadar i | | Samanyolu Haber Son Dakika 22.01.2011 | | | HocaefendiVasiyetimolsunHocaefendi Vasiyetim olsun |
|
| Kızak üstünde tiyatro oynandı | Samanyolu Haber | 20.01.2011 10:17 |  | | Erzurum 2011 Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları kapsamında oluşturulan tiyatro ekibi, kızak üzerinde tiyatro oyunu sahneledi. Erzurum 2011 UNIVERSIADE Genel Koordinatörlüğü Kültür ve Sanat Komitesi tarafından, Yakutiye Medresesi önünde, kızaklı tiyatro gösterisi yapıldı.
Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro Bölümünden 3ü kız toplam 6 öğrenci, Özgür Akçayın yazıp yönettiği Exist-Humba Humba adlı oyunu sahneledi.
Yönetmen Akçay, gazetecilere yaptığı açıklamada, 2011 Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunlarının Erzurumda yapılmasının kendisini çok heyecanlandırdığını söyledi.
Oyunlar kapsamında bir tiyatro oyunu hazırlayarak, kızak sahne oluşturduklarını anlatan Akçay, Kızak sahne, bunun üzerine metne dayalı bir oyun ortaya koyduk. Oyuncuyla seyircinin buluştuğu her yer tiyatro olabilir, biz de bundan yola çıkarak kızak sahne üzerinde, gelen konuklara, dünyanın farklı ülkelerinden gelen misafirlerimize oyunu sahneliyoruz dedi.
Akçay, oyunda insanın varoluşundan bu yana savaşma ve iktidarı elde etme çabasının yanlış olduğunun altını çizerek, olimpiyat ruhu ve ateşinin insanları birleştirebilecek kadar güçlü durumunu vurgulamaya çalıştıklarını ifade etti.
Oyunu farklı dillerdeki insanların da anlayabildiğine dikkati çeken Akçay, Oyunumuz kendi dilini oluşturuyor. Herhangi bir millete, ulusa ait bir dil yok. Sadece oyunun girişinde İngilizce olarak, William Shakespearenin Bütün dünya aslında bir sahnedir, üzerindeki herkes birer oyuncudur o ünlü sözünü söylüyoruz. Bunun devamında tamamen bedensel oyunculuğa ve nidaya dayanıyor. Her dildeki insanlar oyunumuzu anlayabilir diye konuştu.
-KAR YAĞMAYINCA, KIZAĞA TEKERLEK TAKTILAR-
Tarihi bir mekanın önünde oyun sahnelemenin kendilerini ayrıca mutlu ettiğini belirten Akçay, şunları kaydetti:
Erzurum karın çok yağdığı bir yer. Son dönemde nedense kar yağmadı. Aslında bizim projemizde sahneyi karın üzerinde kaydırarak, izleyicinin ayağına götürecektik. Hatta daha büyük olacaktı ve kızakta yolcu da taşıyabilecektik. Yağış olmadı. Kar memleketi olan Erzuruma kar yağmayınca, kızağımıza tekerlek düzeneği yapmak zorunda kaldık. Kızağın altına tekerlek takarak, sahnemizi istediğimiz yerlere taşıyabiliyoruz.
Kültür Sanat Komitesi tiyatrolardan sorumlu komite başkanı Selim Cinisli de William Shakespeare döneminde başlayan bir kumpanya tiyatro mantığından yola çıkarak, Erzurumun motiflerine uydurmak için oyunu kızak şeklinde tasarladıklarını ifade etti.
Oyunda ilkel insan ve savaşı anlatmaya çalıştıklarını belirten Cinisli, Oyunumuzda insanların sürekli iktidarı paylaşamadığını, bunun için de sürekli iktidar kavgası yaptıklarının altını çizerek, sporun bunun önüne geçerek, kardeşlik ve dostluk mesajı verdiğini anlatıyoruz dedi.
AA | | Samanyolu Haber Son Dakika 20.01.2011 | | | KızaküstündetiyatrooynandıKızak üstünde tiyatro oynandı |
|
| Gölgelerin dansı bu olsa gerek! | İnternet Haber | 08.12.2010 14:32 |  | | |
| Eşimin boşaldığını anlayabilir miyim? | Gazete Şok | 29.11.2010 02:32 |  | | |
| Bu abajur bir Nazi projesi! | Vatan Gazetesi | 05.11.2010 13:42 |  | | |
| Gençler Tanpınar’ı nasıl anlayacak? - Doğan HIZLAN | Hürriyet | 15.10.2010 01:59 |  | | |
| Hiçbir oyuncuyla derdim yok! | Samanyolu Haber | 02.10.2010 23:02 |  | | Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman, Gençlerbirliği karşısında uzun zaman sonra gol yemeden bir maçı tamamlamış olmanın sevindirici olduğunu ifade etti. Maçtan sonra düzenlenen basın toplantısında, takımının üzerinde olumsuz sonuçların verdiği özgüven eksikliği ve gerginliğin henüz tamamen kalkmadığını ifade eden Kocaman, mutlak galibiyet için çıktıkları karşılaşmada, ilk dakikalardan itibaren çok organize olduklarını söyleyemeyeceğini ancak son derece istekli bir şekilde rakibin üzerine gittiklerini kaydetti.
Gençlerbirliğinin Kasımpaşanın aksine, tamamen topun arkasına geçen oyunculardan kurulu, rakibi hataya zorlayan oyuncu grubundan oluştuğunu ifade eden Kocaman, Bu maç öncesi, savunmalarını aşma konusunda sıkıntı çekeceğimizi gösteriyordu. Ancak istekli başladık, oyunun merkezinden ayrılıp kanatlara yürüdüğümüz anlarda etkinliğimiz arttı. Kaliteli bir golden sonra etkinliğimiz daha da arttı. İkinci yarıda 2-0ın avantajıyla istediğimiz öncelikle ve tek şey topun bizde kalmasını artırmamız gerekiyordu. Rakibimizin 10 kişi kalmasından sonra oyundaki organizasyonumuz rakibimizden daha sıkıntılı hale geldi. Baskımızı ve top tutma üstünlüğümüzü devam ettirmemiz gerekiyordu. Maçın sonunda gelen gol, günün güzel bir armağanı oldu. Aynı zamanda gol yemeden uzun zaman sonra bir maçı bitirmiş olmak sevindiriciydi şeklinde konuştu.
Cristian ve Bilicayı neden kadroya almadığı sorulan Kocaman, iki oyuncunun da daha yüksek dozda antrenmanlar yapmaya başladığı zaman tekrar oynama şansı bulabileceğini kaydetti.
Hiçbir oyuncusuyla bir sorunu olmadığını, bundan sonra da olmayacağını, bunun için akli dengesini yitirmesi gerektiğini anlatan Kocamanın ifadeleri şöyle:
Sadece her iki oyuncuyla ilgili değil, genel olarak söylüyorum. Haftalık antrenmanlar önemli ama bunun daha ötesinde haftalar süren antrenmanlar önemli. İki oyuncu ve diğer arkadaşlar için biraz daha yüksek dozda antrenmanlar yapmaya başladıkları zaman herkese kapımız açık. Hiçbir oyuncuyla bir derdim olmadı. Bundan sonra da olmayacak. Akli dengemi yitirmezsem, iyi antrenman yapan, sahada takım için iyi mücadele eden herkese kapım açık. Bu bir kriter. Yüksek dozajlı antrenman yapmayı sevmek, sahada takım için mücadele etmek...
Kazıma verdiği sürenin, olumlu ya da olumsuz değerlendirme için yeterli olmadığını kaydeden Kocaman, Aramızda olmasının ana nedeni, uzun süredir iyi antrenman yapıyor, kapının ona açık olduğunu göstermekti dedi.
-MİLLİ TAKIM BAŞTAN AŞAĞI CAZİBE MERKEZİDİR, BUNU
ÇEŞİTLİ ENSTRÜMANLARLA FARKLILAŞTIRMAYA GEREK YOK-
Fenerbahçede sakatlığı nedeniyle kadroda bulunmayan Özerin milli takıma çağrılmasıyla ilgili olarak, Yanıtı benden ziyade milli takımın seçicilerinin vermesi gerekiyor diyen Kocaman, yüksek primlerle, milli takımın daha fazla cazibe merkezi haline getirildiğini ifade ederek, bu konunun düşünülmesi gerektiğini vurguladı.
Oyuncuların milli takımlardan sağlıklı bir şekilde dönmelerinin her antrenörün dileği olduğunu kaydeden Kocaman, Milli takım konusu hassas bir konu. Bu ülkenin insanlarıyız, milli takımla ilgili konuşurken hassas olmak gerekiyor. Oyuncularımızı milli formanın dışında cezbeden bazı enstrümanlar varsa o konuda milli takımın dengeleri yerine getirmesi daha iyi olur diye düşünüyorum. Milli formaya hasret var. Benim de futbolculuğum yıllarında istediğim şeydi. Bu konuda biraz daha özellikle mali dengeleri ortalamaları gerekiyor ifadelerini kullandı.
Bu ifadeleriyle neye vurgu yapmak istediği sorulan Kocaman, Her şey olabilir, prim sistemi ya da benzeri şeyleri biraz daha... Milli forma cazibe yeridir. Bunu biraz daha artırmaya gerek yok. Milli takım baştan aşağı cazibe merkezidir, bunu çeşitli enstrümanlarla farklılaştırmaya gerek yok. Çok yüksek primler veriliyor, buna gerek var mı? Biraz daha bu konuda kontrol ele alınmalı diye konuştu.
Fenerbahçede atılan gollerden sonra tek sevinmeyen kişinin kendisi olduğu ifade edilerek, ne zaman güleceği sorulan Aykut Kocaman şu yanıtı verdi:
Fenerbahçe sürekli kazanmaya devam etsin, sevinmiyor gibi görünen bir tek ben olayım. Bir spor adamının, benim için atılan golün ne anlam ifade ettiğini anlayabilir misiniz? Ben forvet oyuncusuydum, topun ağlara değdiği an yaşamdaki en büyük zevki tattığım anlardı. Oyunun bitmesini bekleyen antrenörlerdenim. Her atılan golden sonra yenilecek bir gol de vardır. Oyunu izlemek sevinci dışardan izlemek benim için daha doğru görünüyor.
Fenerbahçenin Gençlerbirliği ile yaptığı maçta sakatlanan Selçuk, MR çektirmek için hastaneye götürüldü.
Diz bağlarında sorunu olan futbolcu için Aykut Kocaman, Bağ problemi olduğu söyleniyor. Ancak kesinleşmiş bir durum değil i | | Samanyolu Haber Son Dakika 02.10.2010 | | | HiçbiroyuncuyladerdimyokHiçbir oyuncuyla derdim yok |
|
| Üniversite eğitimi | Milli Gazete | 26.09.2010 12:13 |  | | | Son 15 sene içinde, Türkiyedeki üniversitelerin sayısında çok hızlı bir artış oldu. 150nin üzerinde üniversiteye sahip olmak, görünüşte ülkemiz adına onur verici. Fakat, bu üniversitelerin sayılarının arttığı oranda, kalitesinin de arttığını söylemek mümkün değil. Aksine, sayı artarken kalite hızla düşüşe geçti. Sebebi ne olursa olsun, gerçek bu. Sıradan bir eğitimci, küçük bir yoklama sonucu üniversite öğrencilerinin bilgi kapasitesini hemen anlayabilir.
Türkiyenin önemli üniversitelerinin birinde Meslek Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi olarak çalışan bir tanıdığım var. Diyor ki: Öğrenciler liseden o kadar boş geliyor ki; Meslek Yüksek Okuluna geldiklerinde pek çoğuna çarpım tablosu ve dört işlemi öğretmek zorunda kalıyoruz. Gördünüz mü, 11-12 sene eğitim aldıktan sonraki öğrencilerimizin durumunu? Bu manzara, yüksek okul ve ortaöğretim kurumlarının, eğitim çalışmalarını birlikte müzakere etmelerini zorunlu hale getiriyor.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 26.09.2010 | | | Üniversiteeğitimi Üniversite eğitimi |
|
| Gelir tiyatrosu | Milli Gazete | 20.09.2010 18:24 |  | | | bir alman kendini nadiren anlayabilir. anlasa bile bunu söylemez. söylese bile anlatamaz. bir fransız
Eskiden para konuşulmazdı. Eskiden para konuşulmazdı, para, değersizdi. Para kazanmak peşinde olan saygı görmezdi.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 20.09.2010 | | | GelirtiyatrosuGelir tiyatrosu |
|
|
| |