Habergec.Com Aranan Kelimeler:atanmaz Değerlendirme: 10 / 10 387969
habergec.com
29.05.2012 Salı
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler

:: Gruplar
 

atanmaz

'Muhalifler istiyor ama yönetime kayyum atanmaz'
Zaman
01.02.2012
01:53
CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak, yönetimin kayyuma devredilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını savundu.
Zaman
Politika
01.02.2012
MuhalifleristiyoramayönetimekayyumatanmazMuhalifler istiyor ama yönetime kayyum atanmaz
Düzce'de Spor İçin Ciddi Adımlar Atılmaya Başladı
Haber3
16.11.2011
19:57
Düzce Gençlik ve Spor İl Müdürü Ömer Faruk Şiran, göreve atanır atanmaz ciddi çalışmalara başladı. İl Müdürü Şiran, Düzcede sporun gelişmesi ve geliştirilmesi için spor branşları Düzce il temsilcileri ile bir araya gelerek sorunları dinledi.
Haber3
Son Dakika
16.11.2011
DüzcedeSporİçinCiddiAdımlarAtılmayaBaşladıDüzcede Spor İçin Ciddi Adımlar Atılmaya Başladı
Drogba’dan kötü haber
Türkiye Gazetesi
01.06.2011
01:58
G.Saray’ın peşinde koştuğu Drogba’nın kariyerini Chelsea’de bitireceği iddia edildi. İngiliz The Sun, kulüp içerisinden bir kaynağa dayandırdığı haberinde, “Yeni teknik direktör göreve atanır atanmaz ilk yapılacak iş Drogba’nın sözleşmesini uzatmak olacak” iddiasında bulundu.
Türkiye Gazetesi
Son Dakika
01.06.2011
Drogba’dankötühaber Drogba’dan kötü haber
Dexia kârını
Deniz’den çıkaracak
Türkiye Gazetesi
05.05.2011
02:07
> Uğur KÜÇÜK - İSTANBUL Denizbank Yönetim Kurulu Başkanı Dirk Bruneel’in emekli olması sebebiyle boşalan bu göreve, Dexia Üst Yöneticisi (CEO) Pierre Mariani getirildi. Mariani yeni görevine atanır atanmaz soluğu Türkiye’de aldı. Ayağının tozuyla İstanbul’da gazetecilerle bir araya gelen Mariani, Türkiye ve Denizbank’a güvendiklerini söyledi. Türkiye’nin müşteri kazanımı ve aktif büyümesi açısından Dexia’nın geneline göre daha iyi performans gösterdiğini dile getiren Mariani, “Türkiye’de geçen yıl 425 bin yeni müşteri kazanılmış. Günde yaklaşık bin müşteriye denk geliyor. 2 yıl içinde müşteri tabanımızı yaklaşık 1 milyon müşteri daha artırdığımızı görüyoruz. Geçen yıl 50 yeni şube açtık, mevduatı yüzde 34, kredileri yüzde 28 büyüttük. 201 ...
Türkiye Gazetesi
Son Dakika
05.05.2011
Dexiakârını
Deniz’den
çıkaracak Dexia kârını
Deniz’den çıkaracak
Diş hekiminden rekor tedavi
Samanyolu Haber
08.01.2011
17:46
Hakkarinin Şemdinli ilçesindeki devlet hastanesinde görevli diş hekimi Mehmet Şerif Akdeniz, 4 ayda 4000 hastayı tedavi etti.

Erciyes Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinden mezun olduktan sonra 4 ay önce kendi memleketinde göreve başlayan diş hekimi Akdeniz, ilçede diş doktoru bulunmaması nedeniyle yıllarca tedavi için Hakkariye ve Vana giden hastaların umudu oldu. Şemdinli Devlet Hastanesine atanır atanmaz hastalarla yakından ilgilenen ve geliştirdiği diyalog ile hastaların gönlünde taht kuran Akdeniz, 4 aylık süre zarfında 4000 hastanın tedavisini gerçekleştirdi. Hastanede teknik açıdan herhangi bir sıkıntı yaşanmadığını, ancak ilçedeki tek diş hekimi olması ve yaşanan yoğunluktan dolayı hastaların sıra beklemek zorunda kaldığını belirten Akdeniz, meslektaşlarını Şemdinlide görev yapmaya çağırdı. Akdeniz, Şemdinlili olduğu için hastalarla daha iyi iletişim kurduğunu ve Türkçe bilmeyen hastalarla Kürtçe diyalog kurduğunu bildirerek, Hastalar, beni kendilerinden biri olarak gördüğü için çekinmeden ve sıkılmadan dertlerini dile getirebiliyor dedi. Diş ünitesinde tedavi olan hastalardan Aysun Ökten, önceki yıllarda hastaneye geçici görevle gelen diş hekiminin belirli günlerde diş çektiğini, fakat tedaviye dönük herhangi bir çalışma yapmadığını söyleyerek, diş hekimi Akdenizin göreve başlamasıyla ilçe halkının yaşadığı sıkıntının büyük ölçüde giderildiğini ifade etti. Akdenize özverili çalışmasından dolayı teşekkür eden Ökten, ilçe halkının Akdeniz gibi doktorlara ihtiyacı olduğunu söyledi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
08.01.2011
DişhekimindenrekortedaviDiş hekiminden rekor tedavi
Erzincan davasında son durum
Samanyolu Haber
10.05.2010
12:04
Ergenekonun Erzincan ayağına yönelik Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın 5. oturumu başladı.

Aralarında 3. Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner, Eskişehir İl Jandarma Alay Komutanı Kıdemli Albay Recep Gençoğlu, Erzincan İl Jandarma Alay Komutanı Albay Ali Tapan ve MİT Erzincan Şube Müdürü Şinasi Demirin de bulunduğu 10u tutuklu 14 sanığın yargılanmasına Erzurum 2inci Ağır Ceza Mahkemesinde devam ediliyor. MİT MÜSTEŞARLIĞI SANIKLARIN SORGUSU İÇİN İZİN VERDİ Duruşmanın bugünkü celsesinde Silahlı terör örgütüne üye olmak ve Tehdit iddialarıyla hakim karşısına çıkartılan tutuklu Erzincan MİT Bölge Başkanı Şinasi Demir ile diğer MİT personeli Kıvılcım Üstel ile Sadri Barkın İncenin yargılanmasına başlandı. Savcılık sorgusu ve mahkeme safhasında susma haklarını kullanan tutuklu MİTçiler, MİT Müsteşarlığının yazılı izin vermesi üzerine savunma yapmaya ve çapraz sorguda kendilerine yöneltilen sorulara cevap vermeye başladı. TERFİ ETTİĞİM VE ERZİNCANA ATANDIĞIM GÜNE LANET OLSUN Silahlı terör örgütü üyesi olmak ve Tehdit iddiasıyla tutuklandığını iddia eden MİT Erzincan Bölge Başkanı Şinasi Demir, suçsuz olduğunu iddia etti. Erzincana Bölge Başkanı olarak atamasının ardından Ergenekon üyesi olmak iddiasıyla yakalandığını ve 5 aydır suçsuz yere cezaevinde yattığını ileri süren Demir, Cezaevinde her gün terfi ettiğim güne ve Erzincana tayinimin çıkmasına lanet ediyorum. Terörle mücadele eden birisi olarak terör örgütü üyeliğinden yargılanmaktan üzülüyorum. Bu benim ve çocuklarım için bir züldür. Meslek hayatım, kariyerim bitti, çöpe atıldı. Bu batağa çekildim. Mağdur edildim. Dursun Çiçek ve Ergenekon örgütüyle hiçbir bağlantım yoktur. Suçsuzum, tahliyemi talep ediyorum. dedi. 45 GÜNDE NASIL ÖRGÜTÇÜ OLUNUR MİT Karargâh görevinden 2009 yılında Erzincana terfien atamasının yapıldığını belirten Demir, göreve başladıktan 45 gün sonra terör örgütü üyesi olmakla göz altına alındığını ileri sürdü. Demir, şöyle konuştu: Göreve atanır atanmaz 45 gün içinde Ergenekon örgütünün üyeleriyle tanışmış ve faaliyetlerine katılmışım. Buradaki sanıkların çoğunu yeni görüyor ve tanıyorum. Gizli tanık Erzincanın arkasındaki güçlerin yönlendirmesiyle bu davada sanık oldum. Eğer Erzincana atanmasaydım şu anda evinde bu davayı televizyondan seyrediyor olacaktım. Göreve başladıktan sonra nezaket ziyaretlerinde bulunmam dava dosyasına alınmış, örgüt görüşmesi gibi lanse edilmiş. ÇARPRAZ SORGUDA HER SORUYA CEVAP VERDİ MİT Bölge Başkanı Şinasi Demir savunmasını sözlü olarak yaptıktan sonra çapraz sorgulamasına geçildi. Mahkeme Başkanı Mustafa Karatay, Hakim Üye Ali Kaya ve Cumruriyet Savcısı Taner Aksakallı ile avukatların sorularını cevaplandıran Demir, MİT olarak görevlerinin istihbarat toplamak olduğunu ifade etti. Otlukbeli Koleji ve Fethullah Gülen grubuna yönelik herhangi bir izleme ve fişleme görevlerinin bulunmadığını kaydeden Demir, Gizli tanık Erzincan bizimle PKK hakkında görüşme talebinde bulundu. Ardından da cemaatler hakkında bilgi vereceğini söyledi. Biz Otlukbeli Koleji ve Fethullah Gülen hakkında fişleme ve çalışma yapmıyorduk. Ancak varlık nedeni bilgi toplamak olan bir istihbarat birimi olarak bize bilgi vermek isteyen bir kişiden bilgi almamak ise görev ihlali olurdu. MİT olarak bu ülkede herkesle görüşür ve herkesten bilgi alırız. diye konuştu. 3 CD MESELESİ AÇIKLIĞA KAVUŞTURULSUN Mahkemenin 5 duruşmasında söz alan tutuklu Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner ise gizli tanık Erzincanın 3 CD halinde çözümlesi yapılan konuşmaların usül yönünden delil olamayacağını söyledi. Cihaner, söz konusu CDlerin savcılık kasasından alınıp, adli emanete konulmasını talep etti. Cihaner, Erzurum Adliyesine giriş-çıkış güvenlik kamera kayıtlarının geriye dönük olarak muhafaza edilmesini ve tanıklardan İlyas Meralin de adliyeye ifade vermeye çağrılmasını istedi. Cumhuriyet Savcısı Aksakal ise başlatılan başka bir soruşturmayla ilgili olduğu için İlyas Meral ile ilgili soruya cevap vermeyeceğini belirtti. AA
Samanyolu Haber
Son Dakika
10.05.2010
ErzincandavasındasondurumErzincan davasında son durum
Türkiye bu valileri konuşuyor
Samanyolu Haber
15.02.2010
07:30
Türk bürokrasisindeki değişim, son yıllarda vali portreleri ve uygulamaları üzerinden kendini hissettiriyor. Yeni nesil valiler, devlet - vatandaş arasındaki yeni toplumsal sözleşmeye imza atıyor.

Valiler, taşrada devletin bir numaralı temsilcisi, daha doğrusu devletin bizzat kendisi. Anadolu halkının valilerle iletişimi hep sınırlı olmuştur. Ne de olsa devlet, araya mesafe konulmayı gerektirecek saygınlık ve önemdedir! Halkın mesafeli yaklaşımında elbette bugüne kadar süren yönetim anlayışının da etkisi var. Tebaalıktan vatandaşlığa yükseltildiği ileri sürülen, efendiliği ilan edilen insanlar, devletin soğuk çehresiyle muhatap olmaktan kurtulamadı. Valiler de ister istemez bu anlayışın temsilcisi olmuş. Mülki idare kavramı, Türkiye örneğinde, yönetimi altındaki kitlelere şekil verme anlayışına dayalı bir kimlik kazanmış. Otoriter yönetimiyle bugün hâlâ konuşulan, tek parti döneminin Ankara Valisi Nevzat Tandoğan, kitlelere şekil verme anlayışının bürokrasideki sembol isimlerinden biriydi. İstisnaları olmakla birlikte, bu genel yaklaşım son yıllarda ciddi bir değişim sürecinden geçiyor. Anadoluda, öncekilere kıyasla farklı bir yönetim anlayışı sergileyen valilere rastlamak mümkün artık. Bu dosyada, Anadoluda değişen mülki amir ve yönetim anlayışını, valiler üzerinden inceliyoruz. Hakkâri, Kırklareli, Manisa, Malatya, Mardin ve Van valileri, yeni yönetim anlayışının öne çıkan temsilcilerinden sadece birkaçı... Yeni nesil valiler, genel itibariyle kaymakam kökenli. Önemli bölümü de taşradaki kaymakamlıklarının yanı sıra, merkezde farklı görevler üstlendikten sonra vali olarak atanmış. Aslında öncelikle Türkiyedeki kaymakamlık sürecini ele almak gerekiyor. İçişleri Bakanlığı, bilhassa son yıllarda kaymakamların yetişmesine özel önem veriyor. Çok iyi bir eğitim ve staj sürecinden geçerek mesleğe başlayan kaymakamlar, hâlen bürokrasi için önemli bir insan kaynağı konumunda. Elbette her kaymakamın gönlünde vali olma isteği yatıyor. Bugün valilerle ilgili başarı hikâyeleri ve farklı bir yönetim anlayışını konuşabiliyorsak, liyakat ve performansa dayalı atama sisteminin süreçteki payını vurgulamak gerekiyor. Kamuoyuna fazla yansımasa da mülki idarede, özellikle vali atamalarında, performans, temel belirleyici hâline geldi. Performans ölçüsü ise proje üretmek gibi fiziki unsurlar kadar, devlet-vatandaş arasındaki yakınlaşma ve iş birliğinin arttırılması gibi sosyal yönleri de içeriyor. Mülki idaredeki yeni yönetim anlayışı ve uygulamalar konusunda, elbette işin başındaki isimlerin yaklaşımı önemli. Bu değişimi sorduğumuzda, genellikle aynı sonuca farklı yollardan ulaşan değerlendirmeler geliyor... DEVLET, YAKIN ÇEVRE KAVRAMINA DÖNÜŞÜYOR Malatya Valisi Ulvi Saran, kamu yönetimi noktasındaki incelemeleriyle tanınan bir akademisyen. Kaymakam kökenli Doç. Dr. Saran, yıllardır Ankarada Mülkiye Başmüfettişliği ve Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı yaptıktan sonra Malatya Valiliğine atandı. Kamu Yönetiminde Yeniden Yapılanma ve Kamu Yönetiminde Kalite isimli kitapları bulunan Saran, teorik birikimini bugünlerde sahada uygulama imkânı buluyor. Dolayısıyla mülki idare anlayışındaki değişimi iki açıdan da yorumlama şansına sahip. Saran, Türkiye örneğinde devletin yukarıdan aşağıya şekillendirici rolünden söz ediyor. Bürokrasi bu rolün hayata geçirilmesinde pratik bir araç işlevi görmüş; ancak son yıllarda bu süreçte ciddi bir değişim yaşandığı tespitini yapıyor. Sarana göre, Türkiyenin son yıllarda yaşadığı değişim ve dönüşüm, özel teşebbüs ve sivil toplumun artan önemi, Anadoludaki hareketlilik, halkın yönetimde daha fazla söz sahibi olması bürokrasiyi de etkiliyor. Buradaki etkilenme, bürokrasinin halkın üzerinde gözetleyici ve denetleyici bir güç olmaktan ziyade, halkla bütünleşme ve halkla beraber dönüşümün parçası olması yönünde bir anlam kazanıyor. Çünkü halk artık kendi sorunlarını çözme iradesi gösteriyor. Saran, mülki idare anlayışında ciddi bir değişim yaşandığını ve devletin uzaktaki olmaktan çıkarak bir yakın çevre kavramına dönüştüğünü söylüyor. Yönetimin paylaşılması gereken bir olgu olduğuna dikkati çekerek, yönetimi üstlenen birimler ve yetkililerin, artık kendileri için belirlenen görev tanımları ve sınırlar içerisinde kalamayacakları tespitini yapıyor. Gelinen noktada yönetimin diğer kamusal ve sivil aktörlerle paylaşılması gerekiyor. Saran bu değişimi, Yaşadığınız yere rağmen, onu dikkate almayan bir politika geliştirip uygulayamazsınız demektir bu. cümlesiyle tanımlıyor. Ulvi Saran ortaya koyduğu teorinin altını doldurmak için özel bir çaba sarf ediyor. Malatyaya atanır atanmaz ilk iş olarak Cumhuriyet Bayramı kutlamalarını protokol anlayışından çıkararak halka indirmiş. Bayram resepsiyonunu daha büyük bir mekânda gerçekleştirerek halkın katılımına açmış. Vali Saran, bugüne kadar yönetici elitle sınırlı kalan Cumhuriyet kutlamalarına halkın katılımını, devlet - vatandaş yakınlaşması adına çok önemli buluyor. Meslektaşlarının, çevrelerine duvar örerek
Samanyolu Haber
Son Dakika
15.02.2010
TürkiyebuvalilerikonuşuyorTürkiye bu valileri konuşuyor
Doğan, Üniversitesi'yi kışlaya çevirmiş
Samanyolu Haber
06.02.2010
13:18
Balyoz darbe planında imzası bulunduğu iddia edilen emekli Orgeneral Çetin Doğanın, Kazakistandaki Ahmet Yesevi Üniversitesinin mütevelli heyeti başkanı olduğu dönemde üniversiteyi kışlaya çevirdiği belirtiliyor.

O dönemde Çetin Doğan ile birlikte çalışan Ahmet Yesevi Üniversitesinin şimdiki rektör yardımcısı Kulbek Yergöbek ve yine o dönemde üniversitede araştırma görevlisi olarak çalışan Gazeteci -Yazar Muhan İsahan, Cihana konuştu. Kulbek Yergöbek, Çetin Doğanın üniversitenin mütevelli heyeti başkanı olduktan sonra Ahmet Yesevi Üniversitesinin amacının dışında hizmet vermeye başladığını söylüyor. Yergöbeke göre Doğan, Kazakistan Anayasasını ihlal ederek üniversiteyi askeri kışla haline getirdi. DOĞAN GELDİ, BİLİM BİTTİ Kazakistana böyle bir eğitim kurumu kazandırdığı için dost ve kardeş ülke Türkiyeye minnettar olduklarını belirten Kulbek Yergöbek, ancak Doğanın üniversiteye atanmasına bir anlam vermediklerini aktardı. Türkistan şehrinin Türk dünyasının manevi başkenti olduğunu vurgulayan Yergöbek, halkın manevi değerlere bağlı olduğunun altını çizdi. Çetin Doğandan önce üniversitenin bilime hizmet ettiğinin altını çizen Yergöbek, Doğan döneminde hiçbir bilimsel çalışmaya imza atılmadığına dikkat çekti. Üniversitenin bütün Türk cumhuriyetlerine bir model olduğunu belirten Rektör Yardımcısı Yergöbek, Namık Kemal Zeybekin mütevelli heyeti başkanı olduğu dönemde üniversitenin eğitim alanında birçok başarıya imza attığını söyledi. Yergöbek, Zeybek döneminde devam eden bilimsel çalışmaların Çetin Doğanın gelmesiyle rafa kaldırıldığını da ifade etti. KAZAK YÖNETİCİLER ÇOK ŞAŞIRDI Doğanın Ahmet Yesevi Üniversitesine hiçbir katkı sağlayamadığına vurgu yapan Kulbek Yergöbek, emekli orgeneralin üniversitedeki eğitim sistemini hiç bilmediğini illeri sürdü. Sadece orduda görev yapmış bir generalin herhangi bir eğitim kurumunda görev almadan direkt olarak böyle önemli bir üniversiteye yönetici olarak atanmasına Kazak yöneticiler olarak bir anlam veremediklerine değinen Yergöbek, Çetin Doğan eğitimden hiç anlamayan bir yöneticiydi. dedi. KAZAKİSTANDA BİR GENERAL ÜNİVERSİTEYE YÖNETİCİ OLARAK ATANMAZ Doğanın mütevelli heyeti başkanlığına atanmasının ardından kendince birtakım reformlar yapmaya çalıştığını da sözlerine ekleyen Kulbek, Doğanın bu konuda da bilimsellikten çok uzak olduğunun altını çizdi. Yapmak istediği birtakım yenilikleri anlamakta Kazak yöneticiler olarak güçlük çektiklerini ve bundan dolayı da zaman zaman Doğan ve ekibi ile bazı tartışmalar yaşadıklarını da ifade eden Yergöbek, Doğanın gelmesi ile birlikte Türk Silahlı Kuvvetlerinden birçok emekli askerin de üniversiteye yönetici olarak atandığına vurgu yaptı. Çetin Doğanı hukuka aykırı bir şekilde atayan dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezere de göndermede bulunan Kulbek Yergöbek: Kazakistanda bir general üniversiteye rektör veya yönetici olarak atanmaz. dedi. DOĞAN, KAZAKİSTAN ANAYASASINI ÇİĞNEDİ Emekli Orgeneral Çetin Doğanın üniversitede namaz kılan öğrenciler için açılan mescitlere kilit vurduğunu ifade eden araştırma görevlisi ve Gazeteci Yazar Mukan İsahan ise birçok öğrencinin o dönemde mağdur edildiğini söyledi. Üniversitenin bulunduğu Türkistan halkının manevi dinamiklerinin güçlü olduğuna dikkat çeken Mukan İsahan, Doğanın üniversiteye gelmesi ile birlikte bu değerlere önem vermeden birtakım yasaklar getirdiğini söyledi. İsahan, Doğanın mescitlere kilit vurarak ve başörtülü öğrencilerin üniversiteye girmelerine yasak getirerek Kazakistan Anayasasını da çiğnediğini kaydetti. Doğanın, Kazakistan yasalarına adeta meydan okuduğunu ifade eden İsahan, o dönem büyük rahatsızlıkların yaşandığını aktardı. Kazakistan Anayasasına göre Kazakistanda bulunan üniversitelerde kız öğrencilerin başörtüsü takabileceklerini ifade eden Gazeteci Yazar Mukan İsahan, Çetin Doğanın bu yasayı dikkate almadan kendi yasalarını uygulamaya koyduğunu söyledi. Dine son derece karşı bir yönetim sergilediğini ifade eden İsahan, Kazak halkı olarak Türkiyeden gelen bir yöneticinin böyle yasaklar koymasını anlayamadıklarını vurguladı. Türkiyedeki üniversitelerde başörtüsü yasağının uygulandığını bildiğini sözlerine ekleyen İsahan, Doğanın bu yasakları Kazakistanda da uygulamaya koymak isteyerek model oluşturmaya çalıştığını belirtti. Kazakistanda ünlülerin adıyla kurulan üniversitelerde onları anlatan derslerin de olduğunu vurgulayan araştırma görevlisi İsahan, Doğanın Ahmet Yesevi Üniversitesinden Ahmet Yesevi derslerinin kaldırılması için emirler verdiğini de söyledi. BURSLARIMIZ KESİLDİ Çetin Doğanın üniversiteye atanmasıyla yoksul öğrencilere verilen bursların kesildiğini söyleyen Ahmet Yesevi Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Sedat Ekinci ise o dönemde birçok öğrencinin mağdur olduğunu aktardı. Sedat Ekinci, bursların kesilmesiyle bazı öğrencilerin eğitimlerine devam etmekte zorlandıklarını belirtti. (CİHAN)
Samanyolu Haber
Son Dakika
06.02.2010
DoğanÜniversitesiyikışlayaçevirmişDoğan Üniversitesiyi kışlaya çevirmiş
Çetin Doğan, Üniversitesi'yi kışlaya çevirmiş
Samanyolu Haber
06.02.2010
13:05
Balyoz darbe planında imzası bulunduğu iddia edilen emekli Orgeneral Çetin Doğanın, Kazakistandaki Ahmet Yesevi Üniversitesinin mütevelli heyeti başkanı olduğu dönemde üniversiteyi kışlaya çevirdiği belirtiliyor.

O dönemde Çetin Doğan ile birlikte çalışan Ahmet Yesevi Üniversitesinin şimdiki rektör yardımcısı Kulbek Yergöbek ve yine o dönemde üniversitede araştırma görevlisi olarak çalışan Gazeteci -Yazar Muhan İsahan, Cihana konuştu. Kulbek Yergöbek, Çetin Doğanın üniversitenin mütevelli heyeti başkanı olduktan sonra Ahmet Yesevi Üniversitesinin amacının dışında hizmet vermeye başladığını söylüyor. Yergöbeke göre Doğan, Kazakistan Anayasasını ihlal ederek üniversiteyi askeri kışla haline getirdi. DOĞAN GELDİ, BİLİM BİTTİ Kazakistana böyle bir eğitim kurumu kazandırdığı için dost ve kardeş ülke Türkiyeye minnettar olduklarını belirten Kulbek Yergöbek, ancak Doğanın üniversiteye atanmasına bir anlam vermediklerini aktardı. Türkistan şehrinin Türk dünyasının manevi başkenti olduğunu vurgulayan Yergöbek, halkın manevi değerlere bağlı olduğunun altını çizdi. Çetin Doğandan önce üniversitenin bilime hizmet ettiğinin altını çizen Yergöbek, Doğan döneminde hiçbir bilimsel çalışmaya imza atılmadığına dikkat çekti. Üniversitenin bütün Türk cumhuriyetlerine bir model olduğunu belirten Rektör Yardımcısı Yergöbek, Namık Kemal Zeybekin mütevelli heyeti başkanı olduğu dönemde üniversitenin eğitim alanında birçok başarıya imza attığını söyledi. Yergöbek, Zeybek döneminde devam eden bilimsel çalışmaların Çetin Doğanın gelmesiyle rafa kaldırıldığını da ifade etti. KAZAK YÖNETİCİLER ÇOK ŞAŞIRDI Doğanın Ahmet Yesevi Üniversitesine hiçbir katkı sağlayamadığına vurgu yapan Kulbek Yergöbek, emekli orgeneralin üniversitedeki eğitim sistemini hiç bilmediğini illeri sürdü. Sadece orduda görev yapmış bir generalin herhangi bir eğitim kurumunda görev almadan direkt olarak böyle önemli bir üniversiteye yönetici olarak atanmasına Kazak yöneticiler olarak bir anlam veremediklerine değinen Yergöbek, Çetin Doğan eğitimden hiç anlamayan bir yöneticiydi. dedi. KAZAKİSTANDA BİR GENERAL ÜNİVERSİTEYE YÖNETİCİ OLARAK ATANMAZ Doğanın mütevelli heyeti başkanlığına atanmasının ardından kendince birtakım reformlar yapmaya çalıştığını da sözlerine ekleyen Kulbek, Doğanın bu konuda da bilimsellikten çok uzak olduğunun altını çizdi. Yapmak istediği birtakım yenilikleri anlamakta Kazak yöneticiler olarak güçlük çektiklerini ve bundan dolayı da zaman zaman Doğan ve ekibi ile bazı tartışmalar yaşadıklarını da ifade eden Yergöbek, Doğanın gelmesi ile birlikte Türk Silahlı Kuvvetlerinden birçok emekli askerin de üniversiteye yönetici olarak atandığına vurgu yaptı. Çetin Doğanı hukuka aykırı bir şekilde atayan dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezere de göndermede bulunan Kulbek Yergöbek: Kazakistanda bir general üniversiteye rektör veya yönetici olarak atanmaz. dedi. DOĞAN, KAZAKİSTAN ANAYASASINI ÇİĞNEDİ Emekli Orgeneral Çetin Doğanın üniversitede namaz kılan öğrenciler için açılan mescitlere kilit vurduğunu ifade eden araştırma görevlisi ve Gazeteci Yazar Mukan İsahan ise birçok öğrencinin o dönemde mağdur edildiğini söyledi. Üniversitenin bulunduğu Türkistan halkının manevi dinamiklerinin güçlü olduğuna dikkat çeken Mukan İsahan, Doğanın üniversiteye gelmesi ile birlikte bu değerlere önem vermeden birtakım yasaklar getirdiğini söyledi. İsahan, Doğanın mescitlere kilit vurarak ve başörtülü öğrencilerin üniversiteye girmelerine yasak getirerek Kazakistan Anayasasını da çiğnediğini kaydetti. Doğanın, Kazakistan yasalarına adeta meydan okuduğunu ifade eden İsahan, o dönem büyük rahatsızlıkların yaşandığını aktardı. Kazakistan Anayasasına göre Kazakistanda bulunan üniversitelerde kız öğrencilerin başörtüsü takabileceklerini ifade eden Gazeteci Yazar Mukan İsahan, Çetin Doğanın bu yasayı dikkate almadan kendi yasalarını uygulamaya koyduğunu söyledi. Dine son derece karşı bir yönetim sergilediğini ifade eden İsahan, Kazak halkı olarak Türkiyeden gelen bir yöneticinin böyle yasaklar koymasını anlayamadıklarını vurguladı. Türkiyedeki üniversitelerde başörtüsü yasağının uygulandığını bildiğini sözlerine ekleyen İsahan, Doğanın bu yasakları Kazakistanda da uygulamaya koymak isteyerek model oluşturmaya çalıştığını belirtti. Kazakistanda ünlülerin adıyla kurulan üniversitelerde onları anlatan derslerin de olduğunu vurgulayan araştırma görevlisi İsahan, Doğanın Ahmet Yesevi Üniversitesinden Ahmet Yesevi derslerinin kaldırılması için emirler verdiğini de söyledi. BURSLARIMIZ KESİLDİ Çetin Doğanın üniversiteye atanmasıyla yoksul öğrencilere verilen bursların kesildiğini söyleyen Ahmet Yesevi Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Sedat Ekinci ise o dönemde birçok öğrencinin mağdur olduğunu aktardı. Sedat Ekinci, bursların kesilmesiyle bazı öğrencilerin eğitimlerine devam etmekte zorlandıklarını belirtti. (CİHAN)
Samanyolu Haber
Son Dakika
06.02.2010
ÇetinDoğanÜniversitesiyikışlayaçevirmişÇetin Doğan Üniversitesiyi kışlaya çevirmiş
Bakan Davutoğlu'dan esnafa müjde!
Samanyolu Haber
08.08.2009
16:18
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, geçtiğimiz hafta sebze halinde meydana gelen yangından etkilenen esnafın zararlarının tazmini için Başbakanlık tarafından 500 bin TL ayrıldığı müjdesini verdi.

Ziyaretlerde bulunmak amacıyla geldiği memleketi Konyada Vali Aydın Nezih Doğanı makamında ziyaret eden Bakan Davutoğlu, kentte yaşanan gelişmelerle ilgili bilgi aldı. Dışişleri Bakanı Davutoğlu, kendisine Hoş geldiniz diyen Vali Doğana Konyaya yeni atanmasına atıfta bulunarak, Siz de hoş geldiniz. Konya kendisine hizmet ettikçe bereket sağlayan bir beldemiz. Bu anlamda Konyaya hizmet etmek bir şereftir bizim için. Sizi de Konyaya hizmet edenler kervanında görmekten mutluluk duydum. dedi. Dışişleri Bakanlığına atanır atanmaz baba ocağı Konyayı ziyaret ettiğini hatırlatan Davutoğlu, daha sonra dış politika maratonuna başladığını anlattı. Belli aralıklarla Ata yurduna gelip dış politika maratonu için enerji depolayacağını dile getiren Ahmet Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: Bir sılayı rahim ziyareti için Konyaya geldim. Mavi Tünel ve hızlı tren projeleri aksatılmaksızın yürütülecek. Bizzat sayın Başbakanın ve hepimizin yakından takip ettiği projeler. Konya ve Karaman için kalkınma ajansı devreye girdi, genel sekreteri atandı. Kalkınma ajansı kalkınmamız için son derece önemli projelerden biridir. Önümüzdeki hafta Ekonomi Koordinasyon Kurulunun Konyada toplanması kararı alındığını belirten Davutoğlu, ekim ayı sonu veya kasım ayı başında ise Reform İzleme Kurulunu Konyada toplamayı planladıklarını açıkladı. Davutoğlu, İçişleri Bakanı, Adalet Bakanı, Baş Müzakereci ve kendisinin katılacağı minik bir kabine toplantısına Konyanın ev sahipliği yapacağını söyledi. Konyanın her açıdan kalkınma potansiyeli yüksek bir il olduğunu vurgulayan Bakan Davutoğlu, tarım ve sanayide büyük hamleler yapan Konyanın bu hamlelerin daha büyüğünü yapabilecek bir potansiyele sahip olduğunu kaydetti. Bakan Davutoğlu, önümüzdeki dönemde şehrin turizm alanında da bir sıçrama yapabileceğine inandığının altını çizdi. Geçtiğimiz hafta Konya Adnan Menderes Sebze ve Meyve Halinde meydana gelen yangını üzüntüyle öğrendiğini dile getiren Davutoğlu, sebze hali insafını ziyaret ederek dertlerini dinleyeceğini belirtti. Yangında iş yerleri yanan esnafın zararlarının tazmini için Başbakanlık bütçesinden 500 bin TL ayrıldığını açıklayan Dışişleri Bakanı Davutoğlu, hal esnafına ve Konyalılara geçmiş olsun dileklerinde bulundu. Basın mensuplarının sorularını da cevaplayan Davutoğlu, bir gazetecinin Yunanistanın Türk kara sularında petrol arama niyetiyle ilgili sorusuna, Bölgedeki statü malumdur, tüm tarafların bu statüye uyacağına olan inancımız tamdır. Türkiye bölgedeki çıkarlarını korumaya devam edecek. Bu anlamda bir gerilim beklemiyoruz. şeklinde cevap verdi. Davutoğlu, DTPnin ABDde bir temsilcilik açma isteğiyle ilgili bir soruya ise, İsterseniz Konya ile ilgili sorular sorun ddedi. (CİHAN)
Samanyolu Haber
Son Dakika
08.08.2009
BakanDavutoğludanesnafamüjdeBakan Davutoğludan esnafa müjde
Toplam "10" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti