Habergec.Com Aranan Kelimeler:buhranı Değerlendirme: 10 / 10 390720
habergec.com
29.05.2012 Salı
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler

:: Gruplar
 

buhranı

Amerika, Avrupa - Ege CANSEN
Hürriyet
02.05.2012
03:26
BUNDAN kabaca 4 yıl önce bir küresel ekonomik kriz çıkmıştı. İktisat dünyasının büyük ustaları, “bugünlerde yaşanan kriz 1929 Buhranı kadar ciddidir” şeklinde değerlendirmeler yaptılar.
Hürriyet
Köşe Yazıları
02.05.2012
AmerikaAvrupa-EgeCANSENAmerika Avrupa - Ege CANSEN
BIÇAK KEMİĞİ DELDİ, GEÇTİ!
Milliyet
08.02.2012
00:59
Son dönemlerde tribün manzaralarını ağzımız açık izler olduk. İçinde bulunduğumuz “futbol buhranı”, nefret kaşkolları ile dolaşan “deli”kanlılar...


Milliyet
Spor
08.02.2012
BIÇAKKEMİĞİDELDİGEÇTİBIÇAK KEMİĞİ DELDİ GEÇTİ
İrlanda'da işsizlik buhranı
Milliyet
03.02.2012
14:00
 İrlanda’da işsizlik ciddi bir sorun olmayı sürdürüyor. İrlanda Merkez İstatistik Ofisi’nin açıkladığı son rakamlar ülkedeki işsizlik oranı...


Milliyet
Ekonomi
03.02.2012
İrlandadaişsizlikbuhranıİrlandada işsizlik buhranı
13:16 İrlanda'da işsizlik buhranı
Milliyet
03.02.2012
13:24
 İrlanda’da işsizlik ciddi bir sorun olmayı sürdürüyor. İrlanda Merkez İstatistik Ofisi’nin açıkladığı son rakamlar ülkedeki işsizlik oranı...


Milliyet
Son Dakika
03.02.2012
1316İrlandadaişsizlikbuhranı1316 İrlandada işsizlik buhranı
Başçı: Büyük bir buhranı önledik
Zaman
31.01.2012
14:32
Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, krizde dünyada merkez bankalarının devreye girdiğini ve büyük bir buhranı önlediğini belirterek, Fakat gelecekte ne olacak? Onu tam bilemiyoruz. Merkez Bankasının hareketlerinin sağlıklı olabilmesi için güçlü, etkili ve geçici olması gerekir. Girdiği zaman bir şeyi değiştirecek. Girdiği zaman öyle boşu boşuna girmeyecek. Mutlaka sonuç alacak. Onun için etkili olacak. Etkili olması için ses getirecek kadar güçlü girmesi gerekiyor. Ama mutlaka geçici tedbir alması gerekiyor dedi.
Zaman
Son Dakika
31.01.2012
BaşçıBüyükbirbuhranıönledikBaşçı Büyük bir buhranı önledik
İki krizin de ortak noktası ABD çıkışlı olması
Milli Gazete
29.12.2011
12:52
1929 Büyük Buhranı ile 2008de başlayan ve 2012de derinleşmesi beklenen Büyük Durgunluk arasındaki benzerlikler ve farklılıklar iktisatçılar tarafından değerlendirildi. İlk olarak söylenmesi gereken ortak nokta ise iki krizin de merkez üssünün ABD olması. 1929 dünya ekonomik buhranı ile 2008 finansal krizi arasında benzerlikler ve ayrılıklar bulunuyor. İki krizin ilk ortak noktası ABDde başlamış olması.... devamı
Milli Gazete
Ekonomi
29.12.2011
İkikrizindeortaknoktasıABDçıkışlıolmasıİki krizin de ortak noktası ABD çıkışlı olması
Krizi fırsata dönüştürmek
Evrensel
25.12.2011
07:11
2011 yılının ekonomi gündemi büyük ölçüde AB ülkelerinde yaşanan borç krizi tarafından belirlendi. 1929 Büyük Buhranı da ABD’den başlayarak Avrupa’ya sıçramış, Avrupa ülkelerinde devreye sokulan korumacı politikalarla birlikte uluslararası ticarette büyük daralma yaşanmış ve sonrasında ABD ekonomisi ile birlikte kapitalist dünya ekonomisi de şiddetli bir krize sürüklenmişti. Kapitalist dünya diye vurguluyoruz çünkü aynı dönemde Sovyet ekonomisinde benzeri görülmemiş bir büyüme yaşanmıştı. Kapitalist Batı dünyasında önceleri üstü örtülmeye çalışılan bu ekonomik başarı ilerleyen yıllarda yurt iç
Evrensel
Köşe Yazıları
25.12.2011
KrizifırsatadönüştürmekKrizi fırsata dönüştürmek
"Avro çökerse, büyük yıkım olur"
Milli Gazete
20.12.2011
15:22
1929daki Büyük Buhran ile şu anki Avro Krizini kıyaslayan Prof. Dr. Korkut Boratav Avrupada ortaya çıkan ikinci dalga (Avro krizi), 1929 Buhranında gözlenmeyen sorunlar içeriyor. Kriz Avronun para birimi olarak ortadan kalkmasıyla sonuçlanırsa, çok ağır yıkıntılara yol açacak. Güç odakları yeniden oluşuyor diye konuştu. Prof. Dr. Boratav, Avro krizinin 1929daki gibi büyük bir çöküşe yol açabileceği tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Avro krizi ile 1929 Buhranı arasında geniş anlamda bir ilişki kurulabileceğini söyleyen Boratav, 1929da başlayan Büyük Bunalımın pek çok özelliği 2007 Amerikasında tekrarlandı, Büyük Bunalımın başlangıç temposundan daha hızlı bir ekonomik çöküntü başladı.... devamı
Milli Gazete
Ekonomi
20.12.2011
AvroçökersebüyükyıkımolurAvro çökerse büyük yıkım olur
IMF Başkanı: 1930'ların buhranı yeniden yaşanabilir
En Son Haber
19.12.2011
17:57
IMF Başkanı Christine Lagarde, Avrupadaki borç krizinin tüm dünya ekonomileri için risk teşkil ettiğini belirtti.
En Son Haber
Son Dakika
19.12.2011
IMFBaşkanı1930larınbuhranıyenidenyaşanabilirIMF Başkanı 1930ların buhranı yeniden yaşanabilir
IMF Başkanı Lagarde'dan 'Büyük Buhran' uyarısı
Zaman
17.12.2011
01:54
Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Christine Lagarde, küresel ekonominin artan korumacılık, izolasyon, ekonomik gerileme ve 1930lu yıllardaki gibi büyük bir buhranı yaşama riskiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Lagarde, Bu, bir grup ülke tarafından çözülebilecek bir kriz değil. Tüm ülkelerin, bölgelerin, her kategoriden devletin harekete geçmesi gerekiyor. dedi.
Zaman
Ekonomi
17.12.2011
IMFBaşkanıLagardedanBüyükBuhranuyarısıIMF Başkanı Lagardedan Büyük Buhran uyarısı
İkinci dünya buhranı gelebilir
Taraf Gazetesi
17.12.2011
01:14
IMF Başkanı Christine Lagarde: Avrupa borç krizi çözülmezse dünyada 1930?lar buhranı yaşanır
Taraf Gazetesi
Son Dakika
17.12.2011
İkincidünyabuhranıgelebilirİkinci dünya buhranı gelebilir
Nereden nereye?
Türkiye Gazetesi
03.12.2011
02:21
TÜRKİYE’NİN DEVLERİ...Yurt dışı satın almalarda, Arçelik, Kale, Acıbadem, Yıldız, Koç, Turkcell, Şişecam, Tekfen, Alarko ve TAV başı çeken devler arasında yer aldı.İSTANBUL AADünya, 2008 yılından beri “1929 ekonomik buhranı”ndan bu yana en büyük ekonomik krizini yaşarken, darboğazı en az hasarla atlatmaya çalışan Türk şirketleri yurt dışında çıkan fırsatları ortaklıklar ve satın almalarla değerlendirmeye devam ediyor. Devletlerin iflasının konuşulduğu böyle bir ortamda Türk firmaları, yurt dışında bu yılın ilk 10 ayında toplam 1 milyar dolar tutarında 20-25 civarında şirket satın alması gerçekleştirdi. Avrupa ülkeleri, Rusya ve Güney Afrika gibi bölgelerde yatırımların olduğunu söyleyen Deloitte Türkiye Kurumsal Finansman Ortağı B ...
Türkiye Gazetesi
Son Dakika
03.12.2011
Neredennereye?Nereden nereye?
Bankalara 1.2 trilyon dolar destek kötü mü?
Radikal
23.08.2011
03:02
İkinci Savaşa girerken, on yıl geçmiş ama 1929 buhranı bitmemişti. Galiba bu iş daha sürecek, temkinli olmakta fayda var. - GÜVEN SAK
Radikal
Köşe Yazıları
23.08.2011
Bankalara12trilyondolardestekkötümü?Bankalara 12 trilyon dolar destek kötü mü?
ABD uçlarda dolanıyor
Milli Gazete
12.08.2011
13:38
ABD tam anlamıyla uçlarda dolaşan bir ülke görünümünde. Bu görünümden de öte bir vakıa.  Borçlanmanın da limitini doldurmuş ya da uçlarında dolaşıyor. Eski borçlanma limitine aşan ABD yeni bir borçlanma limiti ortaya koydu. Bu yönüyle ortada algılamayla alakalı teknik bir mesele de var. Kimilerine göre, borçlanma limitinin aşılması aslında ve esasında ABDnin borçlarını döndürebilme meselesiyle yakından alakalı.  Diğerleri ise ikisi arasında bir bağ kurmuyor. Öyle değilse kredi notu neden düşürülüyor? Nitekim, Putin gibiler ABDnin dünya ekonomik sisteminin sülüğü ve asalağı olduğunu ilan ettiler. Daha doğrusu bilinen ama söylenmeyen bir gerçeği telaffuz ettiler. ABDnin borç  sarmalı içine yuvarlanması dış politikada da dikkatlerini dağıtıyor. ABD dış politikayı hegemonyasını tahkim etmek için kullanıyor ama ekonomisi tekleyince dış politika ufku da bundan zarar görüyor. Daralıyor. İçeriden ve dışarıdan çok kimse ABDnin borç kamburuna dikkat çekiyordu. Bunlardan birisi Roger Garaudy idi ve on yıl kadar önce ABD ile ilgili yazmış olduğu bir kitabında ABDnin dış borcunun 2.5 ve 3,5 trilyon dolar sınırına dayandığını ve ileride bunun ceremesini çekeceğini yazmıştı. Şimdi bu miktar 14 trilyon dolar. Ağır borçlanmanın bir ekonomik tıkanmayı ve buhranı beraberinde getireceğine dikkat çekmişti. Bunun temel nedeni ABDnin askeri maceraları ve buna eşlik eden sınırsız harcamalardır. Roma gibi dünyanın her yanında garnizonlar bulunduran ABD bunlarla ilgili harcamalarına yetişemiyor. Girdisi çıktısını karşılamıyor.  Arayı kapatmak için de sürekli olarak borçlanıyor. Fakat bunun da sınırları ve limitleri var ve bu limitler doluyor.  Hem Amerikalı tarihçi Paul Kennedy hem de para sihirbazı George Soros ABDyi bekleyen tehlikelere dikkat çekmişti. Her ikisi de ABDnin sonunun Roma gibi külfetli askeri harcamalar nedeniyle gelebileceğine işaret etmişti. Soros,  ABDnin balon gibi şiştiğini ve bir gün ekonomisinin patlayabileceğine dikkat çekmiştir. 2008 itibarıyla ABD derin bir ekonomik girdaba yakalanmıştır. Bu girdap düğüm düğüm, boğum boğum. Atlatıldı sanılan ekonomik buhran artçı şoklarla yoluna devam etmekte ve ABD ekonomisine olan güveni de sarsmaktadır. *... devamı
Milli Gazete
Köşe Yazıları
12.08.2011
ABDuçlardadolanıyorABD uçlarda dolanıyor
Tek parti döneminin çözülüşü ve çok partili döneme geçiş
Evrensel
30.04.2011
07:09
1929 Dünya ekonomik buhranı, Türkiye’deki iktidar koalisyonunun kanatları olan ticaret burjuvazisi ve büyük toprak sahiplerinin durumunu sarsmış, bürokratik kadroların siyasi ağırlığı artmıştı. Ancak buna rağmen, Takriri Sükun Yasası’ndan itibaren burjuva demokratik hak ve özgürlüklerin kısıtlanması, bunun Şeyh Sait İsyanı örneğinde de görüldüğü gibi, katliamları da içeren bir tarzda uygulanması, basın üzerinde ağır bir baskı rejiminin işletilmesi, ekonomi politikalarının vergiler kanalıyla yoksul kitlelerin üstünden yürütülmesi siyasi iktidarın itibarını da sarsan bir gelişme olmuştu. Bür
Evrensel
Dosya
30.04.2011
TekpartidönemininçözülüşüveçokpartilidönemegeçişTek parti döneminin çözülüşü ve çok partili döneme geçiş
Çaresizliğimizin adı yok
Evrensel
20.04.2011
07:13
İki adam ve bir kadın. Aynı kadına aşık olan iki arkadaşın buhranı ya da başka bir deyişle çaresizliği sinema tarihinde çokça rastladığımız bir konu. Barış Bıçakçı’nın yazdığı Bizim Büyük Çaresizliğimiz’i aynı adla uyarlayan Seyfi Teoman’ın yönettiği filmin konusu dışarıdan bakınca bu matematikten beslense de birçok yanıyla benzerlerinden ayrılıyor. Ender ile Çetin çocukluktan beri arkadaş, o kadar yakınlar ki yıllardan beri aynı evde yaşamanın hayalini kurmuşlar. Ne sevgililer ne diğer dostlar ne de başka şehirler Ender ile Çetin’in arasına uzanamamış. Daha filmin başındaki cenaze sahnesi
Evrensel
Kültür
20.04.2011
ÇaresizliğimizinadıyokÇaresizliğimizin adı yok
İntiharın nedeni YGS değil, karşılıksız aşk
Samanyolu Haber
16.04.2011
18:31


Nevşehirde üniversiteye hazırlanan 19 yaşındaki gencin, kız arkadaşından ayrıldıktan sonra girdiği bunalım sonucu intihar ettiği ifade edildi. Bazı basın yayın organlarında YGSde şifre iddiaları sonucunda bunalıma girerek kendini astı şeklindeki haberler üzerine açıklama yapan gencin ailesi haberlere büyük tepki gösterdi. İntihar eden gencin dayısı Mevlüt Tabar, yeğeninin kız arkadaşından ayrılması sonucunda intihar ettiğini, kesinlikle YGS sınavındaki şifre iddiaları ile ilgisi bulunmadığını söyledi. Tabar, aile olarak aslı olmayan haberi yapanlara karşı dava açacaklarını kaydetti. Nevşehir Mehmet Akif Ersoy Mahallesinde yaşayan paslanmaz ailesinin 19 yaşındaki oğulları İsmail Paslanmaz, ders çalışacağım diyerek üst kattaki odasına çıktı. Kapıyı içeriden kilitleyen oğullarından bir süre haber alamayan aile, oğullarını çağırmak için odanın kapısını açmak istedi. Kapının kilitli olması ve içeriden ses alınamaması üzerine endişelenen aile fertleri eve polis çağırdı. Odanın kapısını kıran polis, İsmail Paslanmazın telefon kablosuyla kendini tavana asarak canına kıydığını gördü. 3 yıla yakın bir süredir görüştüğü kız arkadaşından ayrıldığı ve bu yüzden bunalıma girdiği belirlenen Paslanmazın intiharı, bazı basın yayın organlarında YGS ve şifre iddiaları bunalıma soktu ve intihar etti şeklinde haberleştirildi. AİLE, YANLIŞ HABER YAPANLARA KARŞI DAVA AÇACAK Aile adına konuşan intihar eden gencin dayısı Mevlüt Tabar, yeğeninin kız arkadaşından ayrıldığını ve bu yüzden girdiği bunalım sebebiyle intihar ettiğini söyledi. YGS yüzünden intihar ile ilgili gazetelerde haber olduğunu ifade eden Tabar, Basında yazılan haberlerin gerçekle alakası yok. Bunu biz de basından öğrendik. Olayı çarpıtan basın mensuplarını ve basın kuruluşlarını kınıyoruz. Yeğenim kız arkadaşından ayrılmasından sonra bunalıma girmişti. Yaşadığı buhranı atlatamadığı anlaşılıyor. İşin aslı budur. Savcılık ta olayla ilgili soruşturma başlattı. İşin aslı soruşturma sonunda belli olacak, adalet yerini bulacak. Bu olayı kim YGSye bağladıysa Ondan davacı olacağız. Polisler yeğenimin odasında bir mektup buldu. Biz içeriğini okumadık. şeklinde konuştu. Halen savcılığın elinde bulunan mektupta, İsmail Paslanmazın ailesine veda niteliğinde bir yazı olduğu öğrenildi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
16.04.2011
İntiharınnedeniYGSdeğilkarşılıksızaşkİntiharın nedeni YGS değil karşılıksız aşk
'Onu Beklerken' oyunu izleyenleri duygulandırdı
Samanyolu Haber
15.03.2011
16:15


Trabzonun Araklı ilçesinde, Belediye ve Zafer Fen Dershanesinin işbirliği ile sahnelenen Onu Beklerken adlı oyun izleyenlere duygulu anlar yaşattı. Fırat Kültür Merkezi Tiyatro ekibi tarafından Araklı Belediyesi Kültür Salonunda sahnelenen oyun Hz. Muhammed (sav)in doğumundan önce insanlığın düştüğü buhranı, sapkınlığı genel hatlarıyla ele alıyor. Oyunda ayrıca İslam Peygamberinin neslinin korunmuş ve seçilmiş bir soydan geldiği anlatılıyor. Programın sonunda Zafer Fen Dershanesinin öğrencilerinden geçen yıl SBSde tam puan alan 8. sınıflarda Gönül Şahin, Gizem Nur Gümüş, 7.sınıflarda Ömer Faruk Şahin, 6. sınıflarda Kerem Çebiye Araklı Belediye Başkanı Recep Çebi ve Cumhuriyet Savcısı Kıvanç Odabaşoğlu tarafından çeşitli hediyeler verildi. Belediye Başkanı Recep Çebi, Zafer Fen Dershanesine eğitime ve kültürel faaliyetlere katkılarından dolayı teşekkür etti.
Samanyolu Haber
Son Dakika
15.03.2011
OnuBeklerkenoyunuizleyenleriduygulandırdıOnu Beklerken oyunu izleyenleri duygulandırdı
'Onu Beklerken' Of?ta sahnelendi
Samanyolu Haber
12.03.2011
16:13


Trabzonun Of ilçesinde, Of Sanayici ve İş Adamları Derneği (OFSİAD) ve Zafer Fen Dershanesinin düzenlediği ve Fırat Kültür Merkezi Tiyatro ekibi tarafından sahnelenen Onu Beklerken adlı oyun büyük ilgi gördü. Ulusoy Endüstri ve Meslek Lisesi Salonunda sahnelenen oyun Peygamber Efendimizin (S.A.V) doğumundan önce insanlığın düştüğü buhranı, sapkınlığı genel hatlarıyla işliyor. İranda Mecusilerin bin yıldır sönmeyen ateşe tapmaları, bu uğurda kızını ateşe atmaktan çekinmeyecek kadar gözü kararmış bir hükümdarın vicdan sızlatan davranışları, Arabistan yarımadasında putperest müşriklerin batıl inançlarının trajikomik halleri, Mısırda insanların alınıp satılarak insan haysiyetinin ayaklar altına alınması ve borcu yüzünden içler acısı zulüm gören bir babanın can yakan feryadı, Peygamber Efendimiz (S.A.V) neslinin korunmuş ve seçilmiş bir soydan geldiğini gösteren ibretli hikaye, işlenen konular arasında yer aldı. Özellikle cahiliye devrinde kız çocuğu var diye kötülenen ve insan içine çıkamaz hale gelince kızını diri diri toprağa gömen bir babanın yürek yakan feryadı oyunu izleyenleri derinden etkiledi. Ekibin performansını çok beğenen ve sahnelenen oyunu gözyaşları arasında izleyen vatandaşlar, oyuncuları uzun süre ayakta alkışladı.
Samanyolu Haber
Son Dakika
12.03.2011
OnuBeklerkenOf?tasahnelendiOnu Beklerken Of?ta sahnelendi
04:00 Huzurevinin en yaşlı insanı, Guinness'e girdi
Net Gazete
12.03.2011
03:51
114 yaşındaki Besse Cooper, huzurevinde yaşayan en yaşlı insan olarak Guinness Rekorlar Kitabına girdi. Cooper, Grover Clevelanddan Barack Obamaya kadar 21 başkan gördü, iki dünya savaşı ile birlikte Büyük Buhranı yaşadı.
Net Gazete
Son Dakika
12.03.2011
0400HuzurevininenyaşlıinsanıGuinnessegirdi0400 Huzurevinin en yaşlı insanı Guinnesse girdi
Denizciler, C.Başkanı'ndan 'geçici teşvik' istedi
Samanyolu Haber
21.02.2011
17:58
Cumhurbaşkanı Abdullah Gülü konuk eden Denizcilik sektörü temsilcileri, sektörün 2008 kriziyle girdiği sıkıntılı günlerinden kurtulması için geçici teşvik istedi.

Denizcilik sektörünün ticaret hacminin büyüklüğünü dile getiren yatırımcılar, sektörde rekabetin devletler arasında yaşandığını belirtti. Sektör temsilcilerinin isteklerini dinleyen Gül, Burada duyduklarımı gerekli yerlere iletip, en iyi şekilde takip edeceğim. mesajı verdi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Deniz Ticaret Odası (DTO) tarafından verilen öğlen yemeğinin ardından, DTO Meclis Toplantısına katıldı. DTO Meclis Başkanı Cengiz Kaptanoğlunun açılış konuşmasıyla başlayan toplantı, Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavanın deniz ticareti ile ilgili sunumuyla devam etti. Yıllar göre deniz ticaretinin yaşadığı evreleri anlatan Kalkavan, 2008 yılında yaşanan küresel finans krizinin ardından Türk gemi ve Denizcilik Sanayinin sıkıntılı günler yaşadığını belirtti. Kalkavan Cumhurbaşkanı Gül ve hükumetten yardım istedi. Ardından tekrar söz alan DTO Meclis Başkanı Cengiz Kaptanoğlu, meclis üyelerinden gelen bir notu iletti. Türkiye için son derece önemli ve kritik olan denizcilik sektörünün son dönemde sıkıntılı bir süreçten geçtiğini vurgulayan Kaptanoğlu, tersanelerde işçi sayısının azaldığını ve siparişlerde büyük bir düşüş yaşandığını kaydetti. Bu dönemde uluslararası rakiplerle yarışabilmeleri için rekabet şartlarının en azından belli bir seviyeye gelmesi gerektiğini anlatan Kaptanoğlu, bir meclis üyesinin geçici teşvik teklifini Cumhurbaşkanı Güle iletti. Bu konuda hazineden belli oranda teşvikler aldıklarını aktaran Kaptanoğlu, kriz dönemi aşılana kadar denizcilerin istediği geçici teşvik talebini Güle iletti. Ardından kürsüye çıkan Cumhurbaşkanı Gül, Türkiyenin üç yanı denizlerle çevrili bir ülke olduğunu, hatta tarihte Akdenizi bile kendine iç deniz yapmış bir medeniyetten geldiğini belirtti. Küresel finansal krizden Türk denizciliğinin de nasibini aldığını belirten Gül, denizciliğin direkt dünyanın ekonomik performansıyla ilgili bir sektör olduğunu belirtti. Dünya ticaret hacmi küçüldükçe denizcilik sektörünün de bundan olumsuz etkilendiğini belirten Cumhurbaşkanı Gül, dünya ekonomisi geliştikçe ve büyüdükçe denizcilik sektörünün de bir o kadar gelişme kat ettiğini ifade etti. Dünyanın 1929 ekonomik buhranından sonra en büyük krizi 2008 finansal krizinde yaşadığını hatırlatan Gül, Önce finans alanında başlayan, daha sonra dünyada nasıl bir durgunluğa sebep olduğunu, dünya ticaretini nasıl küçüldüğünü hep beraber gördük. Bunlar tabi ki sizleri de çok etkiledi. Ama yine görünen şey şu ki; bundan dünya süratli bir şekilde çıkıyor. Belki 1929 büyük ekonomik buhranından sonra en büyük buhranı yaşadı ama çıkışı da hızlı oldu. Dolayısıyla bütün bunları dikkate aldığımızda sizi nasıl etkilediğini, Türkiyeyi nasıl etkilediğini, sizin sektörünüzde nelerin yapılması gerektiğini çok iyi tespit etmemiz gerekiyor. ifadelerini kullandı. Bu gün Türk denizcilik sektörünün muhatabının Ulaştırma Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Denizcilik Müsteşarlığı olduğunu aktaran Gül, iyi bir iletişim ve diyalog içinde hareket edilmesi halinde sıkıntıların aşılabileceğini belirtti. DENİZCİLİK SAVUNMA SANAYİ İÇİN KRİTİK ÖNEM TAŞIYOR Denizcilik sektörünün aynı zamanda imalat alanı olduğunu aktaran Gül, bu alanın özellikle savunma sanayi açısından büyük öneme sahip olduğunu belirtti. Bu konuda son yıllarda büyük bir gelişme yaşandığını kaydeden Gül, büyük ve bölgesi için politik açıdan çok anlamlı olan Türkiyenin savunma sanayinde de aynı şekilde güçlü olması gerektiğini dile getirdi. Savunma sanayinin ülke için öneminden ziyade ticaret fırsatı olarak da önemine işaret eden Gül, Savunma sanayi kısmı çok önemlidir. Ama Türkiye savunma sanayiyle dışarıya da çok fazla ihracat yapabilecek durumdadır. Bu imkanı vardır. Bu ilişkileri de vardır. Önce yakın, sonra daha uzak komşularımız ve daha uzak ülkeler olmak üzere hepsi Türkiyenin mal satabileceği ülkelerdir. Son yıllarda bir çok dost ve komşu ülkelerle askeri anlaşmaların imzalanmasına çok önem veriyoruz. Askeri anlaşmalar aynı zamanda savunma sanayindeki işbirliğini de kolaylaştırıcı anlamalıdır. dedi. Denizcilik sektörü ile ilgili 2007 yılı tahminlerinin bu gün ortada olan manzaradan çok daha iyimser olduğunu anlatan Gül, Gemiciliğin böyle bir duruma düşeceğini kimse bilemezdi. dedi. Dünyanın 1929 yılından bu yana en büyük krizi yaşadığını tekrarlayan Gül, tedbiri elden bırakmamak gerektiğini ancak bir yandan da devlet ve özel sektör el birliği içinde gerekli düzenlemeleri yaparak geleceğe güçlü bir şekilde girilmesi gerektiğini vurguladı. Sektör temsilcileriyle yediği yemekte konuşulanların ve meclis toplantısında edindiği bilgilerin kendisi için çok önemli olduğunu ifade eden Gül, Burada duyduklarımızı en iyi şekilde takip edeceğiz. diye konuştu.
Samanyolu Haber
Son Dakika
21.02.2011
DenizcilerCBaşkanındangeçiciteşvikistediDenizciler CBaşkanından geçici teşvik istedi
"O'nu beklerken" oyunu Kadirli'de de büyük ilgi gördü
Samanyolu Haber
18.02.2011
09:29


Osmaniyenin Kadirli ilçesi Özel Yeni Serhat İlköğretim Okulu Konferans Salonunda sahnelenen Onu beklerken isimli tiyatro oyunu, seyircilere duygulu anlar yaşattı. Konferansta bir konuşma yapan İlçe Müftüsü Orhan Öncü, Kutlu doğumun Peygamber efendimizin alemlere rahmet olarak gönderildiği gün olduğunu söyledi. Özel Serhat Yeni Serhat İlköğretim Okulunun düzenlediği ve Fırat Kültür Merkezi Tiyatro ekibi tarafından oynanan oyun büyük ilgi gördü. Beş farklı bölümden oluşan oyun Peygamber Efendimizin (s.a.v) doğumundan önce insanlığın düştüğü buhranı sapkınlığı genel hatlarıyla işliyor.İranda Mecusilerin bin yıldır sönmeyen ateşe tapmaları, bu uğurda kızını ateşe atmaktan çekinmeyecek kadar gözü kararmış bir hükümdarın vicdan sızlatan davranışları, Arabistan yarımadasında putperest müşriklerin batıl inançlarının trajikomik halleri, Mısırda insanların alınıp satılarak insan haysiyetinin ayaklar altına alınması ve borcu yüzünden içler acısı zulüm gören bir babanın can yakan feryadı,Peygamber Efendimiz (s.a.v) neslinin korunmuş ve seçilmiş bir soydan geldiğini gösteren ibretli hikaye, işlenen konular arasında yer aldı. Kız çocuğu var diye kötülenen ve insan içine çıkamaz hale gelince kızını diri diri toprağa gömen bir babanın yürek yakan feryadı tiyatro oyununda izleyenleri derinden etkiledi. Ekibin performansını çok beğenen ve sahnelenen oyunu gözyaşları arasında izleyen vatandaşlar, oyuncuları uzun süre ayakta alkışladı. Özel Yeni Serhat İlköğretim Okulu Müdürü Aydın Kurt, Efendimizin (s.a.v) yaşantısının örnek alınması ve ona göre hareket edilmesi gerektiğini söyledi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
18.02.2011
OnubeklerkenoyunuKadirlidedebüyükilgigördüOnu beklerken oyunu Kadirlide de büyük ilgi gördü
Eğitim Şûrası’nda dağ fare mi doğurdu?
Milli Gazete
27.12.2010
16:21
Millî Eğitim Şûrası 18. kez 1-5 kasım tarihlerinde toplandı, geçtiğimzi günlerde yayınlanarak resmiyet kazandı. MEBin, Millî Eğitim Şûralarında aldığı karar kanun ve yönetmelik hükmünde olmayıp, tavsiye niteliğindedir. Fakat bu kararlar gelecek on yılın hükümlerini milli eğitim politikalarını etkileyerek hayata geçtiğini görüyoruz. Daha önceki şûra kararlarında bunu görebiliyoruz. Aşağıda Anadolu Ajansının özetlediği şûra kararlarını okuduğumuzda dikkat çeken hususların başında tercihli din kültürü konusunu görüyoruz. Eğitimin millilikten uzaklaştığı, öğretmenin model olmaktan çıktığı, okullarda manevi yozlaşmanın hız kazandığı ve bunun topluma da acı bir şekilde yansıdığına gündelik olaylarla şahit olduğumuz bir dönemde alınacak en ciddi karar bu mu olmalıydı. Buna, dağ fare doğurdu demekten başka çare var mı? Ahlakî ve kültürel yozlaşmanın had safhaya geldiği, gençlik ve okul başta olmak üzere manevi bir buhranı yaşarken, eğitim şûraları toplanıp bunları teğet geçerse, yaptıkları iş havanda su dövmek olmaz mı?... devamı
Milli Gazete
Köşe Yazıları
27.12.2010
EğitimŞûrası’ndadağfaremidoğurdu?Eğitim Şûrası’nda dağ fare mi doğurdu?
Hırsızlar Şehri'nde tövbekâr soyguncu
Milli Gazete
26.12.2010
11:39
Yönetmen koltuğunda ve başrolünde Ben Affleckin bulunduğu Hırsızlar Şehri anlatım bakımından kaliteli ve temposu iyi ayarlanmış bir yapım. Tövbe etmeye hazırlanan banka soyguncusunun buhranı ve kararsızlıkları ilgi çekerken filmin en önemli kusuru fazlaca kullanılan küfür ve argo kelimeler. Edwin S. Porter 1903 yılında yani sinema ağacının henüz yeni yeni ürünlerini vermeye başladığı yıllarda garip bir senaryo hazırlayarak Büyük Tren Soygunu (The Great Train Robbery) filmini çekti. Yaklaşık 12 dakikalık bu filmde, yeni yetme kovboylar bir trene baskın yapıyor ve zorlu bir süreçten sonra paraları alıyordu. Yıllar yılları kovaladı soygun filmleri değişiklik gösterse de aslında çıkış yeri hep baki kaldı. Nedenleri değişik, birkaç kişi toplanıyor ve soygun yapmak için akla hayale gelmeyecek planlar yapıyordu. Plan yapanlar ise birkaç çeşit guruptan oluşuyordu; kovboylar, serseriler, sokak çeteleri ve iyi giyimli adamlar. Filmlerde gösterilen birçok yöntem soyguncuların dahi aklına gelmezken filmlerin senaristleri bir olaydan ya da hayal gücünü kullanarak bu karmaşık olay örgüsünü şaşırtıcı bir şekilde seyirciye sunabiliyordu. Zaten çoğu zaman da bu tür filmlerin hırsızlara yol gösterdiği deklare edilir. Ne kadar haklılık payı var bilinmez ama filmlerden etkilenip birini öldüren, intihar eden, karaktere özenen ve daha birçok absürt olay duyduğumuz için aslında haksız da değiller.... devamı
Milli Gazete
Köşe Yazıları
26.12.2010
HırsızlarŞehrindetövbekârsoyguncu Hırsızlar Şehrinde tövbekâr soyguncu
İfsada karşı değerlerimizi kuşanmalıyız
Milli Gazete
06.12.2010
10:41
AGD Genel Başkanı İlyas Tongüç, Bizler altı asır, üç kıtada en hayırlı hizmetlere imza atan bir neslin evlatlarıyız. O yüzden dünyada yaşanan bunalımı bertaraf etmek en başta bizlere düşer. dedi. Dünyanın büyük bir ifsada doğru sürüklendiğini ülkemizin de dünyada yaşanan ifsattan payını aldığını ifade eden AGD Genel Başkanı İlyas Tongüç, Bizler altı asır, üç kıtada en hayırlı hizmetlere imza atan bir neslin evlatlarıyız. O yüzden dünyada yaşanan bunalımı bertaraf etmek en başta bizlere düşer. dedi. Tongüç, Türkiyede tarihinde görülmemiş bir ahlak ve maneviyat buhranı yaşandığını belirterek, Bu tahribatın da ilacı kendi medeniyet değerlerimizi kuşanmaktan geçer. şeklinde konuştu. AGD Bölge Toplantısı Ankarada yapıldı. AGD Genel Merkez Konferans Salonunda gerçekleştirilen toplantıya AGD Genel Başkanı İlyas Tongüç, Eskişehir, Bolu, Düzce, Zonguldak, Afyon, Konya, Ankara, Bartın, Kırşehir, Nevşehir, Karaman, Karabük, Çankırı ve Kırıkkale şube başkanları ile şube yönetim kurulu üyeleri katıldı.... devamı
Milli Gazete
Güncel
06.12.2010
İfsadakarşıdeğerlerimizikuşanmalıyızİfsada karşı değerlerimizi kuşanmalıyız
İfsada karşı değerlerimizi kuşanmalıyız
Milli Gazete
06.12.2010
09:55
AGD Genel Başkanı İlyas Tongüç, Bizler altı asır, üç kıtada en hayırlı hizmetlere imza atan bir neslin evlatlarıyız. O yüzden dünyada yaşanan bunalımı bertaraf etmek en başta bizlere düşer. dedi. Dünyanın büyük bir ifsada doğru sürüklendiğini ülkemizin de dünyada yaşanan ifsattan payını aldığını ifade eden AGD Genel Başkanı İlyas Tongüç, Bizler altı asır, üç kıtada en hayırlı hizmetlere imza atan bir neslin evlatlarıyız. O yüzden dünyada yaşanan bunalımı bertaraf etmek en başta bizlere düşer. dedi. Tongüç, Türkiyede tarihinde görülmemiş bir ahlak ve maneviyat buhranı yaşandığını belirterek, Bu tahribatın da ilacı kendi medeniyet değerlerimizi kuşanmaktan geçer. şeklinde konuştu. AGD Bölge Toplantısı Ankarada yapıldı. AGD Genel Merkez Konferans Salonunda gerçekleştirilen toplantıya AGD Genel Başkanı İlyas Tongüç, Eskişehir, Bolu, Düzce, Zonguldak, Afyon, Konya, Ankara, Bartın, Kırşehir, Nevşehir, Karaman, Karabük, Çankırı ve Kırıkkale şube başkanları ile şube yönetim kurulu üyeleri katıldı.... devamı
Milli Gazete
Son Dakika
06.12.2010
İfsadakarşıdeğerlerimizikuşanmalıyızİfsada karşı değerlerimizi kuşanmalıyız
Jurnalci öğretmenler
Milli Gazete
15.11.2010
15:50
Böyle giderse okul müfredatları kaldırılması teklif dahi edilemeyen derslerin içi boşaltılmış taklitleriyle çöplüğe dönecek iyice ifadeleriyle eğitimimizin içine düştüğü buhranı özetleyen Bugün gazetesi yazarı Gülay Göktürk,  isyanını şu cümleyle haykırıyor: Neden bizim çocuklar böyle bir saçmalıkla vakit kaybetsin?.. Silahlı Kuvvetlerin yol açtığı skandalların ardı arkası kesilmiyor.  Gün geçmiyor ki yeni bir yalan ortaya çıkmasın; şok bir belge ya da ses kaydı gündeme düşmesin. Çorap sökülmeye başladı bir kere. Hiçbir önlem yeni skandalların patlak vermesini engelleyemiyor. Son skandal malum; Milli Güvenlik dersi veren subayların okullarda casus gibi kullanılması. Anlaşılan cumhuriyetin hakiki sahipleri Abdülhamitten beter kuşkucu olmuşlar. Kendilerinden başka hiç kimseye güvenmiyor, geleneksel müttefikleri olan Cumhuriyet öğretmenlerini bile izliyorlar. Subayları casus gibi okullara sokup öğrenciler, veliler, öğretmenler, müdürler hakkında rapor hazırlattırıyorlar. Ama o kadar bürokrasi meraklısı, usule nizama o kadar düşkünler ki, mantıken gayriresmi bir şekilde yürümesi gereken bu casusluk faaliyeti için standart jurnal formları hazırlıyor, bu formlara da Milli Güvenlik Bilgisi Dersi (MGBD) olan okullarda MGDB öğretmeni görevlendirme ve okul kılık kıyafet yönetmeliğinin uygulama durumu çizelgesi gibi tumturaklı isimler takıyorlar. Türbanlı derse giren öğrenci ya da öğretmen var mı?.. Kız öğrenciler beden eğitimi dersine giriyor mu?.. Atatürkün anma töreni yapılıyor mu?.. Hangi öğretmen hangi gazeteyi okuyor?.. Okul kütüphanesinde hangi kitaplar var?.. Kim oruç tutuyor, kim namaz kılıyor?.. Kim Hz. Peygamberin adını fazla anıyor?..... devamı
Milli Gazete
Medya
15.11.2010
JurnalciöğretmenlerJurnalci öğretmenler
PİŞO'NUN GÜNLÜĞÜ
Radikal
04.09.2010
18:47
- Pişo Evdeki dengeler tamamen değişti. Kırık patim yüzünden herkes benim üstüme titriyor. Hatta adam bile. Böyle olunca Kiraza da kıskançlıktan sinir buhranı geçirmek kalıyor. Geçen gün adam beni, “Oğluşummmm” diye severken gelip hızla bir onun eline...
Radikal
Cumartesi
04.09.2010
PİŞONUNGÜNLÜĞÜPİŞONUN GÜNLÜĞÜ
KARA PERŞEMBE
Milliyet
08.05.2010
00:04
New York Borsası, dün 1929 Buhranı dönemindeki ‘kara’ günleri hatırlatan tarihi bir düşüşe sahne oldu. Yunanistan’ın borç krizinin başka ülkelere d...
Milliyet
Ekonomi
08.05.2010
KARAPERŞEMBEKARA PERŞEMBE
KARA PERŞEMBE
Milliyet
07.05.2010
01:35
New York Borsası, dün 1929 Buhranı dönemindeki ‘kara’ günleri hatırlatan tarihi bir düşüşe sahne oldu. Yunanistan’ın borç krizinin başka ülkelere d...
Milliyet
Ekonomi
07.05.2010
KARAPERŞEMBEKARA PERŞEMBE
Son 23 yılın en büyük düşüşü
Samanyolu Haber
07.05.2010
01:32
Yunanistanda yaşanılan ekonomik kriz ile olası İspanya, Portekiz ve İtalya krizleri ABDyi de etkiledi.

Perşembe günü son 23 yıllık tarihinin en keskin düşüşünü yaşayan New York borsası, yüzde 9.2lik bir azalışla 998,5 puan yitirdi. Gün içinde şok yaşayan New York borsası kapanış saatlerine doğru biraz toparlansa da, 347 puan kaybı ile günü tamamladı. Amerikan televizyonlarında, bir taraftan New York borsasındaki hisse senetlerinin iniş-çıkışları ekrana getirilirken, diğer taraftan da Yunanistandaki halk ayaklanması canlı olarak gösterildi. Yalnızca birkaç dakika içinde Dow Jonesun yüzde 9,2 değer kaybetmesi, Amerikan ekonomisinin de 379 milyar dolar zarar etmesine neden oldu. Bu beklenilmeyen düşüş, New York borasında tam anlamı ile şok yaratırken, borsa kapanış saatlerine doğru tekrar toparlanmaya başladı. Öğleden sonra yerel saat ile 02:30 (TSİ 21:30) sularında New York borsası son 23 yılın en büyük düşüşünü yaşadı. Bu dakikalarda panik satışlar ile borsa 998,5 puan birden düşerken, bu rekor kayıp daha sonraki dakikalarda hisse satın alımlarıyla toparlanmaya başladı. Dow Jonesta yaşanılan tarihi günün sonunda borsa, 347,8 puan, yani yüzde 3,6 kayıp ile kapanarak 10 bin 520 puan ile tamamladı. Amerikalı ekonomi uzmanları, borsada yaşanılan tarihi kaybı, İnanılmaz satışlar neden oldu diye açıkladı. Buna neden olarak da Yunanistandaki kriz gösterildi. Yine uzmanlar, Yunanistan krizinin derinleşmesine müsaade eden Avrupa Birliğini (AB) de suçlayarak, zamanında alınmayan gerekli önlemlerin buhranı derinleştirdiğini ileri sürdü. Dow Jonestaki rekor düşüşe sadece Yunanistanın değil, aynı zamanda muhtemel İspanya, Portekiz ve İtalyada da yaşanması beklenilen ekonomik krizlerin neden olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, Yunanistanın ardından bir başka AB üyesi ülkenin ekonomik kriz batağına düşmesi durumunda bunun küresel bir finans buhranını da tetikleyeceği tahminlerinde bulunuyor. Euronun son haftalarda Amerikan doları karşısında değer yitirmesi, ABD Başkanı Barack Obamanın Ocak ayında Birlik Konuşmasında ifade ettiği 5 yılda ihracatı iki kat arttırma hedefini de olumsuz etkiliyor. Doların değer kazanması Amerikalı ihracatçıları olumsuz etkilerken, bunun ülke içinde de ekonomiye yansımalarının önümüzdeki aylarda kendisini göstermesi bekleniyor. ABD, tarihindeki en büyük ikinci ekonomik krizden henüz kurtulmaya başlamış iken, yeni küresel ekonomik buhranın ABD ekonomisine etkisinin öncekinden daha derin olacağı tahminleri yapılıyor. Amerikan gazeteleri Yunanistandaki krizin Euroyu tehdit etmeye başladığını yazıyor. Boston Globe gazetesi, ABnin ortak para birimi uygulamasını gözden geçirmesi gerektiğini kaydediyor. Aynı gazete Euro uygulaması, başlangıçta ticareti kolaylaştıran bir etken oldu. Ancak bu refah dönemi, Euronun taşıdığı bazı zaafların da göz ardı edilmesine yol açtı. Şimdi Avrupa Birliği üyeleri, bazı radikal kararlar almak zorunda diye yazdı. Yunanistanın ve gerekirse diğer borçlu ülkelerin geçici bir süre için Euro sisteminden çıkartılmasını tavsiye eden Globe, Euro kullanan bütün ülkelerin aynı mali disipline tabi tutulması bir diğer seçeneğinde ele alınabileceğini tavsiye ediyor. USA Today ise ABDnin de Yunanistandaki krizden ders çıkartması gerektiğini vurguluyor. Gazete, Amerikanın borçlarının da yönetilemez bir hale gelmeye başladığı uyarısında bulunarak, Yaşanan borç sorunu karşısında Washingtonda iki tavır öne çıkıyor; sorunu inkar etmek veya başkasını suçlamak diye ifade etti. Kongre ve Beyaz Saraya kamu borçlarını azaltmaları için çözüm arayışlarına girmelerini öneren USA Today, zamanında alınmayacak tedbirlerin Atinada yaşanan ekonomik trajedi, Washingtonda yaşanacak krizin yanında çok önemsiz kalacaktır diye yazdı. (CİHAN)
Samanyolu Haber
Son Dakika
07.05.2010
Son23yılınenbüyükdüşüşüSon 23 yılın en büyük düşüşü
MEHMED NİYAZİ - Dostlarla birkaç gün
Zaman
19.04.2010
01:54
Çeşitli sebeplerden dolayı geri kalışımızdan beri yaptığımız hamleler hep sonuçsuz kaldı; çünkü içine düştüğümüz buhranı gerçeğe uygun bir şekilde izah edemedik.
Zaman
En Çok Okunan
19.04.2010
MEHMEDNİYAZİ-DostlarlabirkaçgünMEHMED NİYAZİ - Dostlarla birkaç gün
MEHMED NİYAZİ - Dostlarla birkaç gün
Zaman
19.04.2010
01:54
Çeşitli sebeplerden dolayı geri kalışımızdan beri yaptığımız hamleler hep sonuçsuz kaldı; çünkü içine düştüğümüz buhranı gerçeğe uygun bir şekilde izah edemedik.
Zaman
Köşe Yazıları
19.04.2010
MEHMEDNİYAZİ-DostlarlabirkaçgünMEHMED NİYAZİ - Dostlarla birkaç gün
Anayasa Değişikliği bir şans
Samanyolu Haber
25.03.2010
13:58
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, AAda düzenlenen Ekonomi Seminerine katılarak, Küresel Ekonomi ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler konusunda bir sunum yaptı.

Anadolu Ajansının, hem Türk basın dünyasının, hem de ekonomi camiasının çok önemli kuruluşlarından bir tanesi olduğunun altını çizen Babacan, Anadolu Ajansının, görev tanımı gereği bir basın kuruluşu olduğunu, ama diğer basın kuruluşlarından çok farklı, çok ayrı bir yerinin bulunduğunu vurguladı. Haberlerdeki tarafsızlığın önemini vurgulayan Babacan, şunları söyledi: Anadolu Ajansının öncelikle tarafsızlığı, altı çizilmesi gereken önemli bir konu. Bu diğer kuruluşlarda belki öne çıkan bir özellik değil, yani başka bir kuruluş başka bir ajans haber ve yorum yaparken, ortanın sağına, soluna doğru kayabilir, yorumlarını yönledirebilir, bu belki biraz doğal da karşılanabilir, ancak Anadolu Ajansının, tarafsız ve doğru haber yapıyor olması, belki de onu ayıran en önemli özellik... Tarafsız, doğru yayın, doğru haber diyoruz ama bunu yaparken de gazetecilik mesleğinin gereğini mutlaka yerine getirmek gerekiyor. Olayların farklı yönlerini yakalayarak, gelişmeler içinde hangisi önemli, hangisi değil bunu ayırt edebilmek, gelişmeleri mümkün olan en hızlı bir şekilde kitlelere ulaştırabilmek. Bu hız da Anadolu Ajansının en önemli özelliklerinden birisi. Bir yandan doğru haber ile hızı da aynı anda dengeleyebilmek önemli, çünkü haberin doğruluğunu teyit ederken, dönem, dönem, zaman konusunda biraz gecikmeler olabilir, bunun da farkındayız. İkisi arasındaki dengeyi kurabilmek, herhalde Anadolu Ajansının en önemli becerisi. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, gelişmiş büyük ekonomilerin hepsinin birden bu kadar ağır borç yüküyle karşı karşıya kalmasının, dünya ekonomi tarihinde çok rastlanmayan bir durum olduğunu belirterek, Bu da önümüzdeki dönemle ilgili ciddi kaygı duyulması gereken bir gerçek dedi. Babacan, ülkelerin kriz sürecinde borç yüklerinin çok arttığını ve geri ödemede sıkıntılar yaşanacağını kaydederek, Gerçekten çok olağanüstü bir dönem yaşayacağız, önümüzdeki yıllarda dedi. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, AAda düzenlenen Ekonomi Seminerine katılarak, Küresel Ekonomi ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler konusunda bir sunum yaptı. Dünya ekonomisinin çok enteresan bir dönemden geçtiğini, bunun daha önce yaşananlarla karşılaştırılmasının güç olduğunu vurgulayan Babacan, sürecin 1929 Büyük Buhranı ve İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemle mukayese edildiğine işaret etti. Babacan, Ancak hangi açıdan bakarsanız bakın, modern ekonomi tarihine en derin kriz olarak geçecek boyutta bir kriz yaşıyor dünya dedi. Babacan, 1929da da bir finans krizi yaşandığını ancak boyutlarının bu kadar büyük olmadığını ifade ederek, bu kadar çok sayıda, bu kadar farklı ülkeden bankanın batma noktasına gelmediğine vurgu yaptı. Dünyanın toplam ekonomik büyümesine açısından da İkinci Dünya Savaşından sonraki ilk daralmanın 2009da meydana geldiğini kaydeden Babacan, küresel ekonomide son dönemde toparlanma sinyallerinin görüldüğünü, farklı ülkelerde yavaş yavaş artı büyümenin gözlenmeye başladığını söyledi. Bu büyümenin ciddi riskleri de içinde barındırdığını belirten Babacan, şöyle devam etti: Bankacılık sektörüyle ilgili problemler pek çok ülkede henüz çözülmüş değil. Geçici tedbirlerle bankalar ayakta tutuluyor ancak bu tedbirlerin geri çekilmesi şu anda mümkün değil. Geri çektiğiniz anda pek çok bankanın ertesi gün ayakta kalması mümkün değil. Hükümetlerin, Merkez Bankalarının çok ciddi desteğiyle bu bankalar bugün ayakta. İşsizliğin çok yükselmiş olması, ekonomik toparlanmanın hızını engelliyor. Pek çok ülkede işsizlik sadece yükselmekle kalmadı, hala yükselmeye devam ediyor. Böyle bir ortamda tabii iç tüketimle ilgili sıkıntılar oluyor. Vatandaşlar işini kaybettiyse, zaten alışveriş, harcama konusunda çok çok zor durumdalar. İşi varsa, hala maaş alıyorsa dahi acaba yarın benim işim olacak mı, maaş alabilecek miyim? endişesiyle alışverişlerini azaltıyorlar. Dolayısıyla ne kadar yoğun, olağanüstü tedbirler alınırsa alınsın, bu, büyümenin önünde ciddi engel olmaya devam edecek gelişmiş ekonomilerde. ÇOK OLAĞANÜSTÜ BİR DÖNEM YAŞAYACAĞIZ- Ali Babacan, ülkelerin bu süreçte aldığı olağanüstü önlemlerin yan etkilerine de dikkati çekerek, ülkelerin finans piyasasına, finans kuruluşlarına yardımcı olmak ya da iç piyasayı canlandırmak için bütçe açıklarını artırmak zorunda kaldıklarını söyledi. Borç stoklarının çok hızlı bir artış eğilimine girdiğini kaydeden Babacan, G-7 ülkelerinin durumuna işaret etti. Japonyada borcun milli gelire oranının yüzde 250lere doğru gittiğini, diğer üye ülkelerde de yüzde 100e doğru hızlı bir şekilde borçlanmanın arttığını ifade eden Babacan, Bu borçların geri ödenmesi 10 yıllar alacak. Bundan sonra pek çok ülke bu borcun bırakın geri ödenmesini ödenmesi,
Samanyolu Haber
Son Dakika
25.03.2010
AnayasaDeğişikliğibirşansAnayasa Değişikliği bir şans
Türkiye bütün bu sorunları aşar
Samanyolu Haber
27.02.2010
09:24
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Çankaya Köşkü?ndeki makam odasında Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Enis Berberoğluna mülakat verdi

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Çankaya Köşkü?ndeki makam odasında Hürriyet?e verdiği söyleşide, üçlü zirveden memnun kaldığını açıkladı ?Vatandaşlarımız bilmeli ki toplantıda açık seçik, güven duygusuyla konuşulmuştur, paylaşılmıştır? dedi. Cumhurbaşkanı kurumlarda hata yapanların hukuk içinde ayıklanacağını hatırlattı, ?Ancak ayıklanırken keyfilik de olmaz? uyarısında bulundu. Ankara İvedik Organize Sanayii Bölgesi?nde 600 kadar küçük ve orta boy işletme sahibi ile buluşmasının hemen ardından Hürriyet?i kabul eden Cumhurbaşkanı balyoz operasyonu nedeniyle tedirginlik yaşayan iş dünyasına, ?Türkiye bütün bu sorunları aşar, büyük resmi bozmayalım, kendi ayağımıza kurşun sıkmayalım? diyerek moral verdi. Abdullah Gül?e yöneltilen soru ve yanıtları şöyle: İvedik?te iş dünyasına moral verdiniz. Türkiye?nin birinci sorunu, bizim hepimizin birinci meselesi Türkiye?yi ekonomik ve sosyal olarak güçlü yapmak. Yani nihayetinde bu ülkenin vatandaşlarını mutlu yapmak, bunun da yolu zengin yapmaktan geçiyor. Ve ayrıca birinci sınıf demokrasiden geçiyor. İş adamlarında gördüğüm dinamizm gerçekten inanılmaz bir şekilde. Herkes böyle adeta tekeden süt çıkartıyor, büyük bir yarışları var. Dünya büyük bir ekonomik kriz yaşıyor. Kriz şaka değil tabi belki çabuk atlatılıyor ama, dünya buhranı dediğimiz 1929?dan sonraki en büyük kriz oldu bu. Bu kriz şüphesiz Türkiye?yi de çok etkiledi, onun için geriledik. Büyümemiz eksi beş verdi. Şimdi bu krizden ekonomik krizden ilk çıkmaya aday ülkelerden birisi Türkiye. Göstergeler bunu gösteriyor. Şimdi İvedik Organize?den geldim. Belki yüz bin kişi çalışıyor orada. Dedilerki geçen sene Ağustos sonunda, Ağustos, Eylül falan 7-8 milyon kw saatken elektrik tüketimi şimdi Ocak ayından on milyon altıyüz bin kw saate çıktı dediler. Yani üretim yeniden başlamış Elektrik tüketimi şunu gösteriyor ki üretim başlamış. Yani şimdi biz bu krizden en hızlı, süratli çıkmaya aday bir ülkeyiz ve bu başlamış vaziyette. Krizden çıkarken kendi ayağımıza kurşun sıkmamamız lazım açıkçası. Onun için nedir, genel siyasi istikrar çok önemli yani. Daha doğrusu siyasi istikrar demeyim, Türkiye?nin istikrarı diyeyim yanlış anlaşılmasın. Türkiye?nin istikrarı çok önemli. İstikrar derken aman yanlış anlaşılmasın, Siyasi mücadeleler olacaktır. Bazen bunlar gergin de olacaktır tabii ki. Ama Türkiye?nin istikrarı büyük resmini bozmamamız lazım. Türkiye?nin büyük resmi bozulursa Türkiye?nin değeri azalır. Yani dışarıda da azalır. Türkiye?nin ihracatçının da, yatırımcının da gelenin gidenin de, Türkiye?de üretenin de hepsini etkiler bu. Bugün Türkiye?nin büyük resmi gerçekten çok iyi. Yıllar sonra Türkiye yani böyle bir dünyada iyi bir resim verirken bunu bozmamamız lazım. Çoğulcu olan ve özgür olan, hürriyetin olduğu ülkelerde problemler olacaktır açıkçası. Bugün de yaşıyoruz tabii ki. Bunları da görmemezlikten gelemeyiz, bugün yaşanan problemleri. Ama bu problemler nasıl çözülür? Beğenelim, beğenmeyelim. Değiştirmeyi de istesek bugün bir anayasamız var. Değiştirilene kadar bu bizi bağlar. Bugünkü hukuk sistemimiz, kanunlarımız beğensek de beğenmesek de değiştirene kadar bunlarda hepimizi bağlar. Dolayısıyla, yanlışlar, noksanlıklar, haddini aşanlar neyse bütün bunlar bugünkü yargı sistemi içerisinde bunlar muhakkak ki neticelenecektir, çözülecektir. Bunların itiraz mevkileri hep var, mercileri var. Gecikmeli de olsa nihayetinde neticelenecek ve neticelendiğinde de hepimizin kabul etmek zorunda olduğu bir sistem var. Bu sistem değiştirilemez mi, evet değiştirilebilir. Şu bir gerçek ki yargı reformu Türkiye?de herkes bunu söylüyor. Yüksek mahkemeler de söylüyor yargı reformunu, herhangi bir şekilde hukukla bir meselesi olan da söylüyor. Türkiye ile ilgili hazırlanan raporlar da bunu gösteriyor. O bakımdan Türkiye bir yargı reformunu yapmak zorunda. Bunu ne kadar hızlı yaparsak o kadar çok tabii yararımıza olur. Ama yargı reformu yaparken bu bir kavgaya kurban gitmemeli, bir siyasi mücadelelerin kurbanı olmaması gerekir yargı reformunun. Çünkü yargı hepimizi etkileyecek olan bir şeydir. Onun kestiği parmağın acımaması gerekir. Acımaması için de hepimizin iyi olması için, nasıl iyi olacaksa buna çok katkı vermek gerekir. Tabi yüzde yüz katılmayabilir herkes, ama kamuoyu vicdanının kabul edeceği bir anlayışta olması gerekir. Bunda da esas AB müktesabatıdır bizim için. Tam üye olmak isteyen bir ülke tabii ki AB müktesabatını üstlenmek zorundadır. Bu bizim için objektif bir ölçü olur. Büyük kısım mutabık Ölçü AB olmalı diyorsunuz? Bunu da göz önüne alarak şu anda hazırlanmış bir yargı reformu var. Bütün yüksek mahkemeler, askerler de, askeri mahkemeler de dahil hep oturmuşlar, barolar konuşmuşlar. Büyük bir kısmı da mutabakatlar. Benim gördüğüm açıkçası hakimler savcılar yüksek kurulunda değişiklik nasıl olacak? Her şey buraya bağlanmış vaziyette. Ben Yarg
Samanyolu Haber
Son Dakika
27.02.2010
TürkiyebütünbusorunlarıaşarTürkiye bütün bu sorunları aşar
MHP'den yazılı açıklama
Samanyolu Haber
04.02.2010
17:02
MHP Genel Başkanı Bahçeli, Mecliste gerçekleşen olaylara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Milliyetçi Hareket Partisi, başta Başbakan Erdoğan olmak üzere AKP meclis grubunu siyasi terbiyeye ve hadlerini bilmeye davet etmektedir dedi. Bahçeli, TBMM Genel Kurulunda iki gün önce gerçekleşen olaylara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamasında, Ülkemiz, iktidar partisi AKP eliyle içinden çıkılmaz bir kaosa doğru hızla sürüklenmekte, en alçakça cinayetleri işlemiş, şehadetlere neden olmuş PKK zihniyetine bile kucak açmalarına rağmen, Milliyetçi Hareket Partisine tahammül edemeyenlerin fitne ve fesat hareketi gün geçtikçe yayılmaktadır iddiasında bulunan Bahçeli, AK Partinin, sorunları çözme noktasında aciz kaldığını ve ülke gerçekleri ile yüzleşmekten kaçınamadığı anlarda yaşadığı öfke nöbetlerinin son zamanlarda sıklaştığını savundu. Bahçeli, hükümetin, milletin yaşadığı buhranı fark edemediğini ileri sürerek, şunları kaydetti: Etrafındaki riyakar kadrolar, işbirlikçi yandaşlar ve çıkarcı medya gücünün yarattığı sahte gündemden sebeplenen Başbakan Erdoğan, milletimizin yaşadığı buhranı idrak edemeyecek kadar hayatın gerçeklerinden kopmuştur. Bütün gayretlerine rağmen yaşanan ağır tahribatla yüzleşme durumunda kalındığı vakit, Başbakan ve kadrolarının tercih ettiği yöntem ise azar, hakaret, baskı, şantaj ve dayatma olmaktadır. Nitekim sözde demokrasi adına büyük adımlar atacağından söz edenlerin, başka fikirlere karşı ne derece tahammülsüz olabileceğinin son örneği Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında maalesef yaşanmak ve izlenmek durumunda kalınmıştır. Milliyetçi Hareket Partisi tarafından, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer hakkında verilen gensorunun 2 Şubat 2010 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulundaki görüşmeler esnasında yaşanan vahim gelişmeler, milletimizin gözü önünde cereyan etmiştir. AK Partinin, seçim tarihi yaklaştıkça partisinde yaşanacak çözülmeleri durdurmak, iktidar imkanlarını kaybetmemek, her alana yayılan bunalımı gözlerden kaçırmak üzere yeni bir gerilim ve istismar stratejisini uygulamaya koyduğunu iddia eden Bahçeli, bu stratejinin ana unsurlarının, sanal bir demokrasi taraftarlığı ve karşıtlığı, Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik haklı veya haksız ithamlar, inançlar ve maneviyat üzerinden yapılan ağır istismarlar ile özel hayatını bile siyasetin malzemesi haline getirmekten utanmayan anlayıştan oluştuğunu ileri sürdü. MHP Lideri Devlet Bahçeli, açıklamasında şu görüşleri dile getirdi: Bu yeni karanlık kampanyanın vasıtaları; işbirlikçi medya gücü, yandaş sivil toplum kuruluşlarının içte ve dıştaki uzantıları, uluslararası kara para ve finans şebekeleri ile nihayet bu zilleti sineye çekmeye ve Başbakan Erdoğanın fedailiğini yapmaya hazır bazı AKP milletvekilleridir. Nitekim, Mecliste yaşananların ardından güdümlü medya gücü tarafından partimize yönelik tek taraflı ve AKPyi masum göstermeye çalışan çarpıtılmış haber ve yorumlar, bu kirli ittifakın açık belgesi olmuş ve sözde tarafsız yayın yaptıkları iddiasında bulunanların ise kirli yüzlerini ortaya çıkarmıştır. Bu konuda AKP destekli hısım ve akrabalardan oluşan medyadan çarpıtılmış haberler beklemek doğaldır. Ancak servetinin kaynağı şaibeli olan ve elindeki medya gücünü ticari faaliyetleri için iktidara kiralayan medya patronlarından Ahmet Çalık, Akın İpek, Turgay Ciner ve Ferit Şahenkin elindeki haberleşme vasıtaları ve elemanları ile partimize yönelik karalamaların odağı haline geldikleri görülmektedir. Söz konusu olan medya temsilcilerinin gerçeğe aykırı ve ahlaken sorunlu yayınlarının devamı halinde, aziz milletimiz bunları affetmeyecek ve milliyetçi, ülkücü irade ise bu ahlaksızlığı asla unutmayacaktır. Açıklamasında, Partimiz, Türkiye Büyük Millet Meclisinde AKP grubuna mensup milletvekillerinin Milliyetçi Hareket Partisi Grubuna yönelik tehditkar tavırları ve fiziki müdahale arayışlarını şiddetle reddetmekte, kınamaktadır görüşünü dile getiren Bahçeli, Bu olay akıbetini anlayan müflis ve zavallı siyaset çürümüşlüğünün tahammülsüzlüğü olarak siyasi tarihe geçecektir. Aziz milletimizin de bu olayları tasvip etmesi mümkün değildir dedi. TBMM Genel Kurulunda, Meclise seslenen millet temsilcisine karşı yapılan maddi veya manevi engellemelerin demokrasi ve kürsü hürriyeti içinde görülemeyeceğine işaret eden Bahçeli, yaşananları Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın teşvik ettiğini savundu. Bahçeli, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda söz alarak fikirlerini beyan eden partimize mensup milletvekiline ve grubumuza yönelik Başbakanın gözü önünde ve teşvikiyle sözlü ve fiziki müdahaleleri, sataş
Samanyolu Haber
Son Dakika
04.02.2010
MHPdenyazılıaçıklamaMHPden yazılı açıklama
TSK'nın açıklamasına tepki gösterdi
Samanyolu Haber
21.01.2010
15:14
Demokrat Parti (DP) eski Genel Başkanı Süleyman Soylu, Genelkurmay Başkanlığının yaptığı açıklamanın, halkı baştan savıcı ve önemsemeyici bir açıklama olduğunu söyledi.

Türkiyenin yapısının her türlü vesayetten arındırılarak yeniden inşa edilmesi gerektiğini vurgulayan Soylu, hiçbir ordunun kendi halkını tehdit olarak algılayamayacağını belirtti. CİHAN muhabirine konuşan Soylu, demokratik bir ülkede aslında gelişmeyecek olaylar dizisinin hep birlikte seyredildiğini ifade etti. Eylem planının, topluma yönelik operasyon gibi algılandığını ve bunun da normal olduğunu kaydeden Soylu, Bunlar son derece akıl ve izan dışı işlerdir. Hepimiz biliyoruz ki Türk Silahlı Kuvvetleri ülkeye yönelik tehditlere karşı konumlanmalıdır. Hiçbir ordu kendi milletini tehdit olarak algılamamalıdır. Son zamanda gördüğümüz tablo, kendi milletini odak alan tedbirler manzumesi söz konusu. Bunu doğal olarak karşılamam mümkün değil. dedi. Sivillere yönelik sınırlayıcı her meselede taraf olduklarını dile getiren Soylu, geçmişte yaşanan bir takım kötü hafızanın bulunduğunu söyledi. 80 darbesinde, 28 Şubatta aynı meselelerin oluştuğunu anlatan Soylu, Darbe yeniden oluşturulmaya çalışılıyorsa bu son derece ülkemiz açısından sancılı bir süreçtir. Ordunun, Genelkurmayın bunu ortadan kaldırılabilmesi için bugüne kadar yaptığı açıklamalar, gösterdiği davranışlar sivili tatmin edici düzeyde değildir. Açıklamadan bu anlaşılıyor. Tedirginliklerimiz sivil yaşama yönelik oluşturulan, bugüne kadar oluşturulan, yaşadığımız darbeler, maalesef bizi bu konuya karşı tedirgin ediyor. Bu yapılan açıklamalar da öncekiler gibi bizi tatmin edici düzeyde değildir. Daha karmaşık bir hal almasına sebebiyet vermektedir. Toplumun kolektif aklını kısıtlandırmaktadır. Demokrasiyi sınırlandırıp vesayet altına alınacak meselelerde daha açıklayıcı ve inandırıcı olmalıdır. Açıklamayı yapanlar ciddi bir iletişim buhranı yaşamaktadır. Baştan savıcı, halkı önemsemeyici bir açıklama olduğunu düşünüyorum. diye konuştu. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yapısının yeni baştan inşa edilmesi gerektiğini vurgulayan Soylu, inşanın halkın iradesine ve demokrasiye yönelik yapılması gerektiğini kaydetti. Bu inşanın, her türlü vesayetten arındırılmış bir şekilde gerçekleştirilmesi gerektiğinin altını çizen Soylu, şöyle devam etti: Yoksa bundan sonra da sadece geçmiş darbe planlarını değil, gelecekte başımıza oluşturulabilecek darbe planlarını da hep birlikte konuşmaya ve laf üretmeye devam ederiz. Yapılması gereken modern, demokratik, çağa uygun ve insan özneli bir anayasa modeli kurulmalıdır. Bunu da bütün kurumlar istemelidir. Bugünlerde tartışılan kurum olan Türk Silahlı Kuvvetlerinin yapması gereken, kendilerini bu tartışmanın odağından çekip çıkaracak yeni düzenlemeleri kabul edebileceklerini deklare etmeliler. Türkiye de rahatlayacaktır. Bu tartışmalarda ordu yıpranmakta, Türkiyenin kafası karışmaktadır. Kendi halkına tedbir alan değil, sivil siyasetin gelişme alanını açabilen bir Anayasaya ihtiyaç var. Sorun böylece çözümlenecek. Türkiye, doğruyu bu şekilde tartışmalıdır. Anayasa değişikliği tartışmalarında muhalefetin tavrını da eleştiren Soylu, iki tehlikeyi şöyle sıraladı: Anayasa değişikliğine karşı çıkmak, Türkiyenin geleceği açısından çok tehlikeli bir gelişme. Çünkü aynı sistemle Türkiyenin idare edilmesini talep etmek, irticanın baş göstergesidir. Esas irticacılar, eski yazılmış kanunlarla Türkiyenin yeni dünyaya ayak uydurmasını bekleyenlerdir. İkincisi; yeni Anayasa tartışmalarını, başka türlü ufuklar göstererek hedef saptıranlar da çok tehlikelilerdir. Türkiye yeni anayasayı ortak aklıyla bulmalıdır. Bu, hükümetin de muhalefetin de sorumluluğudur. Muhalefetin yapıcılık unsuru bence burada devreye girmelidir. Bundan kaçmamalıdır. Önemli olan yeni Anayasanın imar edilmesidir. Kimin döneminde imar edilecek olması, çok önemli değildir. Milletin beklediği de budur. (CİHAN)
Samanyolu Haber
Son Dakika
21.01.2010
TSKnınaçıklamasınatepkigösterdiTSKnın açıklamasına tepki gösterdi
SAMİ USLU - Dolarda değer kaybı Amerika'nın işine geliyor
Zaman
25.11.2009
01:56
Krizin ülke olarak tek sorumlusu olan Amerika, krizin sürmesini sağlayan zayıflıkları da bünyesinde taşıyor. Yani buhranı çıkaran ABD, global ekonominin düze çıkmasını da engelliyor.
Zaman
Köşe Yazıları
25.11.2009
SAMİUSLU-DolardadeğerkaybıAmerikanınişinegeliyorSAMİ USLU - Dolarda değer kaybı Amerikanın işine geliyor
Kafalardaki duvarları yıkmak
Taraf Gazetesi
09.11.2009
11:43
Resesyondan çıkmaya başlayınca ekonomi köşeleri de yavanlaşmaya yüz tuttu. En hararetli tartışmaları krizin başlarında yaptık. Bu krizin 1929 Büyük Buhranı’na benzer hatta daha kötü olduğunu tartıştık bir süre. Krizin kapitalizmin sonunu getirebilecek kadar kötü olacağına vehmedenler ne sevdik
Taraf Gazetesi
Köşe Yazıları
09.11.2009
KafalardakiduvarlarıyıkmakKafalardaki duvarları yıkmak
Reel sektör reformu
Taraf Gazetesi
26.10.2009
11:07
Her şey birbirine uyuyor. Dünya siyasetindeki yeni yönelimler, dünya ekonomisindeki değişim, Türkiye siyasetinde yıllardır çözülmeyen sorunların şimdi üzerine gidiliyor olması. Tabii ki bunlar bir tesadüf değil.

1929 Büyük Buhranı, dünya ekonomisi ve siyasetinde derin izler bırakmıştı. Ekono
Taraf Gazetesi
Köşe Yazıları
26.10.2009
ReelsektörreformuReel sektör reformu
'Türkiye ve Azerbaycan kardeş, oyuna gelmeyelim'
Samanyolu Haber
24.10.2009
16:28
Dünya Azerbaycanlılar Kongresi (DAK) Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Asif Kurban, iki devlet tek millet olan Türkiye ile Azerbaycanın ilişkilerini kimsenin bozamayacağını söyledi.

Türkiyenin Ermenistan ile diplomatik ilişki kurması sebebiyle gerilen ilişkileri düzeltmenin her iki ülkenin devlet başkanlarına düştüğünü belirten Kurban, Türkiye ile Azerbaycan kardeştir, oyuna gelmeyelim. dedi. Azerbaycanın İstanbul Başkonsolosu Doç. Dr. Sayyad Salahlı de iki ülke arasında gerginliğe yol açan Türk Şehitliği Anıtındaki bayrak krizini, ilişkileri bozmak isteyenlerin çıkardığını ifade etti. Salahlı, anıttan sadece Türkiye değil, Azerbaycan bayrağıın da tamir amacıyla indirildiğini kaydetti. Azerbaycan Kültür Merkezi Derneği, son günlerde Azerbaycan ile Türkiye arasında yaşanan olaylarla ilgili olarak İzmirde bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıya Başkonsolos Salahlı, DAK Yönetim Kurulu Üyesi Kurban, Azerbaycan Bilimler Akademisi Tarih Enstitüsü Başkanı ve Milletvekili Prof. Dr. Yagub Mahmudov, Azerbaycan Kültür Merkezi Derneği Başkanı Av. Cemal Mehmethanoğlu, Uluslararası İlişkiler ve Stratejik Analizler Merkezi (TÜRKSAM) Başkanı Sinan Oğan ve Gürcistan Suhumi Devlet Üniversitesinden Prof. Dr. Guram Marhuliya katıldı. Toplantının amacı, iki ülke ilişkilerinin bir bayrak kriziyle bozulamayacağı mesajı vermek olarak açıklandı. Dr. Kurban, anketlere göre Azerbaycanda Türkiyenin imajının giderek bozulduğunu ifade etti. Bayrak kriziyle kirli bir tezgah sergilenmek istendiğine dikkat çeken Asif Kurban, iki ülke halkının birbirine kalpten bağlı olduğunu anlattı. Doç. Dr. Salahlı da ufak tefek problemlerin iki ülke arasındaki ilişkileri bozamayacağını anlattı. Salahlı, Orada 12 tane bayrak vardı. Altısı Türkiye, altısı da Azerbaycan bayrağıydı. Sadece Türkiye değil, Azerbaycan bayrakları da indirildi. Sebebi de tamirattı. Orası yenileniyor, bayraklar daha ihtişamlı bir şekilde asılacak. Aramızı bozmak isteyenler bunu kullanmak istedi. diye konuştu. Türkiyenin Ermenistan ile yaptığı protokolün kendilerini üzdüğünü vurgulayan Sayyad Salahlı, hem Türkiye hem de Azerbaycanın tarih boyunca Ermenilerin ihanetine uğradığını söyledi. Salahlı, Karabağ meselesi çözülmeden sınırın açılmayacağına dair Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın sözlerinden ötürü rahat olduklarını anlattı. Milletvekili Mahmudov ise Ölçülüp biçilmeden yazılan yazılardan ötürü buradayız. diyerek, medyanın daha sağduyulu davranmasını istedi. Türkiyenin son yıllarda stratejik öneminin giderek arttığına dikkat çeken Mahmudov şunları söyledi: İki ülke arasındaki boru hattı ve demiryolu projeleri gibi ilişkiler bazılarını rahatsız etti. Bu sebeple Türkiye ile Azerbaycan arasında kavga olduğu izlenimi veriliyor. Bayrak buhranı bunlardan biridir. Daha büyük buhranların çıkmasından endişe duyuyorum. Mahmudov, Türkiyenin, imzaladığı protokolle tecavüzkâr bir devlete cesaret verdiği de kaydetti. TÜRKSAM Başkanı Oğan da Türkiye ile Azerbaycan arasındaki Tek millet, iki devlet sloganının bazı ülkeleri rahatsız etmiş olabileceğini söyledi. Bursada Türkiye ile Ermenistan millî futbol takımları arasında oynanan maçta Azerbaycan bayraklarının, üzerinde WC bay bayan yazılı kutuya atılmasının provokasyon olduğunu belirten Oğan, Türkiye tarafına, kutuyu oraya kimin koyduğunu bulmak düşüyor. Bir millet, iki devlet anlayışını birileri yıkmak istiyor. açıklamasında bulundu. Oğana göre Türkiye ile Azerbaycan arasında birileri eski defterleri kurcalıyor. Bir gazetecinin, Yaşananlar Azerbaycanı Rusyaya yakınlaştırır mı? şeklindeki sorusuna ise Milletvekili Yagub Mahmudov şöyle cevap verdi: Azerbaycanın stratejik ortağı Türkiyedir. Türkiyenin olduğu gibi bizim de başka ülkelerle ilişkiye girmemiz normal karşılanmalıdır. Mahmudov, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Minsk Grubuyla ilgili bir soruya karşılık da şunları söyledi: Minsk, Ermeni gruplarının verdiği talimatlar doğrultusunda çalışıyor. Dağlık Karabağın Azerbaycandan kopması için uğraşıyorlar. (CİHAN)
Samanyolu Haber
Son Dakika
24.10.2009
TürkiyeveAzerbaycankardeşoyunagelmeyelimTürkiye ve Azerbaycan kardeş oyuna gelmeyelim
Kurtarmalar midemi bulandırdı
Hürriyet
28.07.2009
09:19
FED Başkanı Bernanke, “İkinci Büyük Buhranı yöneten MB Başkanı olmayacaktım. Ben de burnumu kapattım” dedi.
Hürriyet
Ekonomi
28.07.2009
KurtarmalarmidemibulandırdıKurtarmalar midemi bulandırdı
Kurtarmalar midemi bulandırdı
Hürriyet
28.07.2009
09:16
FED Başkanı Bernanke, “İkinci Büyük Buhranı yöneten MB Başkanı olmayacaktım. Ben de burnumu kapattım” dedi.
Hürriyet
Ana Sayfa
28.07.2009
KurtarmalarmidemibulandırdıKurtarmalar midemi bulandırdı
'Şirket kurtarmaları midemi bulandırdı, iğrenip burnumu kapattım'
GazetePort
28.07.2009
08:33
Faturası vatandaşın sırtına yüklendiği için büyük eleştiri alan ABD’deki kurtarma paketlerini ve şirketlerin devletleştirilmesini değerlendiren FED Başkanı Ben Bernanke, “İkinci Büyük Buhranı yöneten Merkez Bankası Başkanı olmayacaktım. Ben de burnumu kapatmak zorunda kaldım. Benim de midem bulanıyor” dedi.
GazetePort
Ekonomi
28.07.2009
ŞirketkurtarmalarımidemibulandırdıiğrenipburnumukapattımŞirket kurtarmaları midemi bulandırdı iğrenip burnumu kapattım
Şirket kurtarmaları midemi bulandırdı
Hürriyet
28.07.2009
01:32
FED Başkanı Ben Bernanke, “İkinci Büyük Buhranı yöneten Merkez Bankası Başkanı olmayacaktım. Ben de burnumu kapatmak zorunda kaldım” dedi.
Hürriyet
Ana Sayfa
28.07.2009
ŞirketkurtarmalarımidemibulandırdıŞirket kurtarmaları midemi bulandırdı
Şirket kurtarmaları midemi bulandırdı
Hürriyet
28.07.2009
01:15
FED Başkanı Ben Bernanke, “İkinci Büyük Buhranı yöneten Merkez Bankası Başkanı olmayacaktım. Ben de burnumu kapatmak zorunda kaldım” dedi.
Hürriyet
Ekonomi
28.07.2009
ŞirketkurtarmalarımidemibulandırdıŞirket kurtarmaları midemi bulandırdı
Dünya 'tüneldeki ışığı' tartışıyor
Haber Türk
23.06.2009
12:17
FT başyazarı Wolf, krizi 1929 Buhranı ile karşılaştırdı ve Emin adımlarla ilerlenmezse daha çok dip görülür dedi
Haber Türk
Son Dakika
23.06.2009
DünyatüneldekiışığıtartışıyorDünya tüneldeki ışığı tartışıyor
09:04-‘Tüneldeki ışığı’ dünya tartışıyor
Dünya
23.06.2009
09:17
FT başyazarı Wolf, bugünkü krizi 1929 Buhranı ile karşılaştırdı ve “Emin adımlarla ilerlenmezse daha çok dip görülür” diye yazdı
Dünya
Ekonomi
23.06.2009
0904-‘Tüneldekiışığı’dünyatartışıyor0904-‘Tüneldeki ışığı’ dünya tartışıyor
09:04-‘Tüneldeki ışığı’ dünya tartışıyor
Dünya
23.06.2009
09:15
FT başyazarı Wolf, bugünkü krizi 1929 Buhranı ile karşılaştırdı ve “Emin adımlarla ilerlenmezse daha çok dip görülür” diye yazdı
Dünya
Güncel
23.06.2009
0904-‘Tüneldekiışığı’dünyatartışıyor0904-‘Tüneldeki ışığı’ dünya tartışıyor
09:04-‘Tüneldeki ışığı’ dünya tartışıyor
Dünya
23.06.2009
09:14
FT başyazarı Wolf, bugünkü krizi 1929 Buhranı ile karşılaştırdı ve “Emin adımlarla ilerlenmezse daha çok dip görülür” diye yazdı
Dünya
Finans
23.06.2009
0904-‘Tüneldekiışığı’dünyatartışıyor0904-‘Tüneldeki ışığı’ dünya tartışıyor
Toplam "69" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti