değilimdir | |
|
| İhaneti yakalayınca böyle oldu | Posta | 01.05.2012 09:50 |  | | Şarkıcı İzel, yıllardır yaşadığı cilt probleminin sebebini açıkladı...
Yıllar önce aldatıldığı için üzüntüden cilt problemi yaşadığını açıklayan şarkıcı İzel, yaşadığı ihanetin detaylarını dün katıldığı Saba Tümer ile Bugün programında açıkladı:
O gün sevgilimi en yakın kız arkadaşımla öpüşürken yakaladım. İkisini öyle görünce hiçbir şey diyemedim. Sadece kolay gelsin dedim çıktım. O gün büyük üzüntü yaşadım. Hem en yakın arkadaşımı hem de sevgilimi kaybettim. Ben öfkemi dillendirebilen biri değilimdir, içime atarım. O gün de bir şey diyemedim. Akşam yattım, sabah kalktığımda cildim bu haldeydi. Önce kızamık olduğumu sandım, sonra doktora gittim, dokto... | | Posta Magazin 01.05.2012 | | | İhanetiyakalayıncaböyleolduİhaneti yakalayınca böyle oldu |
|
| İhaneti yakalayınca böyle oldu | Posta | 01.05.2012 09:38 |  | | Şarkıcı İzel, yıllardır yaşadığı cilt probleminin sebebini açıkladı...
Yıllar önce aldatıldığı için üzüntüden cilt problemi yaşadığını açıklayan şarkıcı İzel, yaşadığı ihanetin detaylarını dün katıldığı Saba Tümer ile Bugün programında açıkladı:
O gün sevgilimi en yakın kız arkadaşımla öpüşürken yakaladım. İkisini öyle görünce hiçbir şey diyemedim. Sadece kolay gelsin dedim çıktım. O gün büyük üzüntü yaşadım. Hem en yakın arkadaşımı hem de sevgilimi kaybettim. Ben öfkemi dillendirebilen biri değilimdir, içime atarım. O gün de bir şey diyemedim. Akşam yattım, sabah kalktığımda cildim bu haldeydi. Önce kızamık olduğumu sandım, sonra doktora gittim, dokto... | | Posta Son Dakika 01.05.2012 | | | İhanetiyakalayıncaböyleolduİhaneti yakalayınca böyle oldu |
|
| Ya silikonlarım patlarsa... | Posta | 13.01.2012 10:12 |  | | Dünyada silikon yaptırtan kadınların büyük korkusu haline gelen sahte silikon skandalı Jodie Marshı da korkuttu
Silikonlarıyla ünlü İngiliz manken Jodie Marsh silikon skandalı patlak verir vermez doktora koşup Benim silikonlarım da patlayacak mı? diye sordu.
Gazeteportun haberine göre; modellikten sonra vücut geliştirme sporuna yönelen ünlü manken PIP silikonu kullanıp kullanmadığımı bilmiyorum. Gerçekten çok endişeliyim diyerek hemen hastanenin yolunu tuttu.
Marsh Göğüslerimi seviyorum ve onlara bir şey olmasını istemiyorum. Umarın o silikonların taktıran kadınlar arasında değilimdir dedi.
Fransada son 10 yılda silikon taktıran kadınlardan 30 binine tıbbi silikon yerine endüstri... | | Posta Magazin 13.01.2012 | | | YasilikonlarımpatlarsaYa silikonlarım patlarsa |
|
| Ya silikonlarım patlarsa... | Posta | 13.01.2012 09:53 |  | | Dünyada silikon yaptırtan kadınların büyük korkusu haline gelen sahte silikon skandalı Jodie Marshı da korkuttu
Silikonlarıyla ünlü İngiliz manken Jodie Marsh silikon skandalı patlak verir vermez doktora koşup Benim silikonlarım da patlayacak mı? diye sordu.
Gazeteportun haberine göre; modellikten sonra vücut geliştirme sporuna yönelen ünlü manken PIP silikonu kullanıp kullanmadığımı bilmiyorum. Gerçekten çok endişeliyim diyerek hemen hastanenin yolunu tuttu.
Marsh Göğüslerimi seviyorum ve onlara bir şey olmasını istemiyorum. Umarın o silikonların taktıran kadınlar arasında değilimdir dedi.
Fransada son 10 yılda silikon taktıran kadınlardan 30 binine tıbbi silikon yerine endüstri... | | Posta Son Dakika 13.01.2012 | | | YasilikonlarımpatlarsaYa silikonlarım patlarsa |
|
| Gördüğünüz belki de ben değilimdir! | Radikal | 18.10.2011 03:12 |  | | Daha çok animasyonlarıyla tanınan, çağdaş sanatın büyük ismi William Kentridge, sürpriz bir performans için iDans festivalindeydi. Performansını operayı ve absürd kavramını anlama çabam üzerine diye yorumlayan sanatçıyla konuşmadan edemezdik - SEDA NİĞBOLU
| | Radikal Cumartesi 18.10.2011 | | | GördüğünüzbelkidebendeğilimdirGördüğünüz belki de ben değilimdir |
|
| Gördüğünüz belki de ben değilimdir! | Radikal | 18.10.2011 03:07 |  | | Daha çok animasyonlarıyla tanınan, çağdaş sanatın büyük ismi William Kentridge, sürpriz bir performans için iDans festivalindeydi. Performansını operayı ve absürd kavramını anlama çabam üzerine diye yorumlayan sanatçıyla konuşmadan edemezdik - SEDA NİĞBOLU
| | Radikal Kültür 18.10.2011 | | | GördüğünüzbelkidebendeğilimdirGördüğünüz belki de ben değilimdir |
|
| 'Aklınıza seks gelmiyor' | Posta | 17.07.2011 16:51 |  | | Survivor yarışmasıcı Özge Ulusoy, adada geçen günlerini anlattı
ACUNLA NASIL TANIŞTIN?
2003 senesinde Acun Firarda için sunucu aranıyordu. Benimle de konuşmuştu ama olmadı. Sonra bu yıl Aralık ayında bir telefon geldi ve Survivora katılıp katılmayacağımı sordular. Acunun arkasında durduğu her projenin kalitesine ve sağlamlığına güvendiğim için hiç tereddütsüz kabul ettim. Acun çalıştığı herkesin hep arkasında duran, kaliteli işler yapan biri. Mesela Survivor ucuzlaşabilecek bir program iken Acun ve ekibi sayesinde asla ucuzlaşmadı.
GELELİM SURVİVORA... SEN NORMAL HAYATTA GÜÇLÜ KUVVETL MİSİNDİR?
Yok. Fiziksel olarak güçlü değilimdir.... | | Posta Magazin 17.07.2011 | | | AklınızaseksgelmiyorAklınıza seks gelmiyor |
|
| 'Aklınıza seks gelmiyor' | Posta | 17.07.2011 16:47 |  | | Survivor yarışmasıcı Özge Ulusoy, adada geçen günlerini anlattı
ACUNLA NASIL TANIŞTIN?
2003 senesinde Acun Firarda için sunucu aranıyordu. Benimle de konuşmuştu ama olmadı. Sonra bu yıl Aralık ayında bir telefon geldi ve Survivora katılıp katılmayacağımı sordular. Acunun arkasında durduğu her projenin kalitesine ve sağlamlığına güvendiğim için hiç tereddütsüz kabul ettim. Acun çalıştığı herkesin hep arkasında duran, kaliteli işler yapan biri. Mesela Survivor ucuzlaşabilecek bir program iken Acun ve ekibi sayesinde asla ucuzlaşmadı.
GELELİM SURVİVORA... SEN NORMAL HAYATTA GÜÇLÜ KUVVETL MİSİNDİR?
Yok. Fiziksel olarak güçlü değilimdir.... | | Posta Son Dakika 17.07.2011 | | | AklınızaseksgelmiyorAklınıza seks gelmiyor |
|
| 'Ani kararlar almayı severim' | Posta | 30.10.2010 20:01 |  | | Enerjik biri olduğunu söyleyen Gökçe Bahadır, sözlerine şunları ekledi:
Arkadaşım gecenin bir yarısı bir yere çağırsa kalkar giderim; hiç üşenmem.
Ani kararlar almayı severim. Geleceği düşünürüm, ama çok planlı biri değilimdir.
| | Posta Gece Hayatı 30.10.2010 | | | AnikararlaralmayıseverimAni kararlar almayı severim |
|
| 'Ani kararlar almayı severim' | Posta | 30.10.2010 19:16 |  | | Enerjik biri olduğunu söyleyen Gökçe Bahadır, sözlerine şunları ekledi:
Arkadaşım gecenin bir yarısı bir yere çağırsa kalkar giderim; hiç üşenmem.
Ani kararlar almayı severim. Geleceği düşünürüm, ama çok planlı biri değilimdir.
| | Posta Magazin 30.10.2010 | | | AnikararlaralmayıseverimAni kararlar almayı severim |
|
| 'Ani kararlar almayı severim' | Posta | 30.10.2010 19:11 |  | | Enerjik biri olduğunu söyleyen Gökçe Bahadır, sözlerine şunları ekledi:
Arkadaşım gecenin bir yarısı bir yere çağırsa kalkar giderim; hiç üşenmem.
Ani kararlar almayı severim. Geleceği düşünürüm, ama çok planlı biri değilimdir.
| | Posta Son Dakika 30.10.2010 | | | AnikararlaralmayıseverimAni kararlar almayı severim |
|
| Vederson:En iyisi benim | Milli Gazete | 31.07.2010 15:59 |  | | |
Bursasporun kadrosuna dahil ettiği Gökçek Vederson, Türkiyede en iyi sol bekin kendisi olduğunu söyleyerek rakiplerine meydan okudu.
Tam Saha Dergisine açıklamalarda bulunan Gökçek Vedersonun, kendisine sorulan sorulara verdiği cevaplar şöyle: Oyunu iki yönlü oynama mecburiyeti var. Bu sadece savunma oyuncuları için geçerli bir durum değil. Kaleci bile hücumu düşünmeli. Ancak kanatlarda oynamak farklı sorumlulukları da beraberinde getiriyor. Türkiyenin sol bek sorunu olduğunu değil, sol beklerde bu özelliklerle ilgili eksiklikler olduğunu düşünüyorum. Süper Ligdeki takımlarda forma giyen bütün sol beklere saygım var ama beğendiğim biri var diyemem. Kendini beğenmiş biri de değilimdir ancak, en iyi sol bek kim diye sorarsanız, cevabım ben olur.... devamı | | Milli Gazete Spor 31.07.2010 | | | VedersonEniyisibenimVedersonEn iyisi benim |
|
| Vederson'dan F.Bahçe'yi kızdıracak söz | Samanyolu Haber | 31.07.2010 15:42 |  | | Bursasporun yeni transferi, geçen sezon Fenerbahçe forması giyen Gökçek Vederson, Bursaspor şampiyonluğu kaptırdığımız takım değil, artık benim şampiyon takımım dedi. Vederson, Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) TamSaha dergisinde yer alan röportajında, geçen sezon Fenerbahçede son anda şampiyonluğu kaçırdıktan sonra Bursaspora transfer olmasının kendisinde tarifi imkansız duygular yaşattığını ifade etti.
Sarı-lacivertli forma altında geçen sezonun son haftasında Trabzonspor ile yaptıkları karşılaşmanın son 5 dakikasında yapılan anonsun yanlış olduğunun söylenmesi ve şampiyon olduklarını zannederken gerçeği öğrenmenin bütün futbolcular üzerinde yıkım etkisi yarattığını anlatan Vederson, O anı anlayabilmek için yaşamak gerekir değerlendirmesinde bulundu.
Vederson, Fenerbahçeden ayrılmasının gündeme gelmesinin ardından Bursasporun kendisine transfer teklifinde bulunmasının hoş bir tesadüf olduğunu dile getirerek, şöyle dedi:
Ben bir profesyonelim. Duygular elbette önemli, ama bu benim mesleğim ve kimin formasını giyiyorsam, o takım için elimden gelenin fazlasını yapmaya çalışırım. Dolayısıyla nasıl Fenerbahçeye giderken Ankaraspor geride kaldıysa, şimdi Bursaspordayım ve Fenerbahçe geçmişte kaldı. Bursaspor şampiyonluğu kaptırdığımız takım değil, artık benim şampiyon takımım.
Türkiyede geçirdiğin dönemde Ankaraspordaki performansını mı yoksa Fenerbahçedeki performansını mı daha başarılı buluyorsun? sorusunu Vederson, şöyle yanıtladı:
Uzun yıllardır bu ülkedeyim ve geldiğimde bireysel performansım neyse, hep üzerine koyarak, gelişerek bugünlere ulaştım. Ankarasporda oynadığım maç sayısı fazla olduğu için hem attığım gollerin sayısı fazlaydı hem de performansım giderek artıyordu. Fenerbahçede sürekli oynamamış olmam, benden kaynaklanan bir istikrarsızlık olarak algılanmamalı.
Takımın her bölgesinde rekabetin oluşu, alternatif oyuncuların bulunması ve elbette teknik direktör tercihi, böyle bir tablo ortaya çıkardı. Yoksa ben çalışmayı seven ve sürekli oynamak isteyen bir yapıdayım.
Brezilya asıllı Türk futbolcu, Türkiyedeki sol beklerden hangilerini beğeniyorsun? sorusu üzerine şunları kaydetti:
Kanatlarda oynamak farklı sorumlulukları da beraberinde getiriyor. Hücum ederken de savunurken de bizim pozisyonumuzda oynayanlar kritik görevler üstleniyor.
Yaratıcı olmak, iyi orta atmak, hücuma zenginlik katmak gibi sorumluluklarımız var. Türkiyenin sol bek sorunu olduğunu değil, sol beklerde bu özelliklerle ilgili eksiklikler olduğunu düşünüyorum.
Hangi bölgede oynadığın değil, nasıl çalıştığın ve eksiğini bilip bilmediğin önemli. Süper Ligdeki takımlarda forma giyen bütün sol beklere saygım var, ama Beğendiğim biri var diyemem. Kendini beğenmiş biri de değilimdir, ancak En iyi sol bek kim? diye sorarsanız, cevabım Ben olur.
Gökçek Vederson, Bursasporun geçen yıl elde ettiği şampiyonlukla Türkiyede yıllardır kimsenin başaramadığı bir ilki gerçekleştirdiğine dikkati çekti.
Bu başarının Bursaspora spotrif bir saygıyı gerektirdiğini, yeşil-beyazlı takımın yeni sezonda da istikrarlı bir performans göstereceğine inandığını vurgulayan Vederson, şöyle devam etti:
Takımın içine girdikten sonra, şampiyonluğun tesadüf olmayacak kadar gerçek olduğunu gördüm. Hak edilerek elde edilen bir başarı var ortada. Süper Ligde bu sezon da yine şampiyonluk adayı olacağız ama şimdi işimiz daha zor. Çünkü çok farklı kulvarlarda mücadele etmek durumundayız.
Şampiyonlar Ligi gruplarında oynamak hem sorumluluk hem de devamlılık gerektiriyor. Bu yükü taşımak için geçen sezondan daha fazla mücadele etme ihtiyacı var. Önemli olan, aldığınız sonuç ne olursa olsun, işinizi farkında olarak yapmaktır. Ben baskıyı severim, hatta baskı altında daha iyi oynarım.
Vederson, Bursasporun Şampiyonlar Ligindeki şansını nasıl görüyorsun? sorusunu ise Avrupanın en iyi kulüpleri ve en iyi futbolcularının mücadele ettiği bir ligde bulunmak kolay iş değil. Ancak anahtar cümle şu olabilir; Ben iyi futbolcuyum, biz iyi takımız diyen herkes Şampiyonlar Liginde başarılı olabilir. Her türlü sürpriz sonucun alınabileceği bir platform, Şampiyonlar Ligi yanıtını verdi.
Özellikle Ankarasporda serbest vuruştan çok gol atmıştın. Fenerbahçede Alex ve Roberto Carlos nedeniyle bu özelliğini pek fazla gösteremedin.
Bursasporda yeniden frikik gollerini izleyebilecek miyiz? sorusuna karşılık da Vederson, Bursasporda taraftarımızı koltuklarından fırlatacak gollerim elbette olacak. Ben hem gol atmayı hem de attırmayı severim dedi.
Vederson, Fenerbahçede Brezilyalılar ön plandaydı. Bursada ise üç Arjantinli var. İki rakip ekolün buluşması için neler söylersin? sorusu üzerine, görüşlerini şöyle açıkladı:
Bu bir tarz meselesi. Aynı dili konuşmak elbette bir avantajdır, ama futbolun dili aslında bir. Benim böyle bir takıntım yok. Zaten çok uzun süredir Türkiyedeyim ve sıcakkanlı oluşum nedeniyle hiç güçlük çekmedim. Bursa | | Samanyolu Haber Son Dakika 31.07.2010 | | | VedersondanFBahçeyikızdıracaksözVedersondan FBahçeyi kızdıracak söz |
|
| Vederson:En iyisi benim | Milli Gazete | 31.07.2010 15:41 |  | | |
Bursasporun kadrosuna dahil ettiği Gökçek Vederson, Türkiyede en iyi sol bekin kendisi olduğunu söyleyerek rakiplerine meydan okudu.
Tam Saha Dergisine açıklamalarda bulunan Gökçek Vedersonun, kendisine sorulan sorulara verdiği cevaplar şöyle: Oyunu iki yönlü oynama mecburiyeti var. Bu sadece savunma oyuncuları için geçerli bir durum değil. Kaleci bile hücumu düşünmeli. Ancak kanatlarda oynamak farklı sorumlulukları da beraberinde getiriyor. Türkiyenin sol bek sorunu olduğunu değil, sol beklerde bu özelliklerle ilgili eksiklikler olduğunu düşünüyorum. Süper Ligdeki takımlarda forma giyen bütün sol beklere saygım var ama beğendiğim biri var diyemem. Kendini beğenmiş biri de değilimdir ancak, en iyi sol bek kim diye sorarsanız, cevabım ben olur.... devamı | | Milli Gazete Son Dakika 31.07.2010 | | | VedersonEniyisibenimVedersonEn iyisi benim |
|
| ‘Hiç soğukkanlı biri değilimdir’ | Haber Türk | 30.07.2010 17:03 |  | | |
| Deniz Bey'le uzaktan sohbet | Radikal | 13.05.2010 23:55 |  | | | Bir araya hiç gelmemişliğimizi doğrusu yadırgıyorum. Sizden bir işaret gelmedi demek ki, diyebilecek kadar da nobran değilim, hayır. Ama kolay ilişki kurabilen biri de değilimdir. - HAKKI DEVRİM | | Radikal Köşe Yazıları 13.05.2010 | | | DenizBeyleuzaktansohbet Deniz Beyle uzaktan sohbet |
|
| Son kaleyi savunmak | Radikal | 13.05.2010 21:49 |  | | | Hiç kötümser değilimdir. 2002 seçimlerinde AKP iktidara geldiğinde, geniş çevrelerde Eyvah; Atatürkün kurup temellerini attığı Cumhuriyet tehlikeli döneme mi giriyor? kaygısı yayıldığında; “Hayır, Anayasaya dayalı rejim ve onu savunmakla görevli kurumları var” diyordum. - MEHMET ALİ KIŞLALI | | Radikal Köşe Yazıları 13.05.2010 | | | Sonkaleyisavunmak Son kaleyi savunmak |
|
| 'Son dakika haberi ile uyanıyorum' | Samanyolu Haber | 20.03.2010 16:04 |  | | Son derece doğal, rahat ve haber sunarken yeri geldiğinde tebessüm edebilen bir haber spikeri Sinem Dinçay. Bu yüzden agresif meslektaşlarını izlemeye tahammül edemiyor. Harley Davidson motosikletini kullanmakla haber sunmanın benzer disiplin gerektirdiğini belirten Dinçay, Motosikletim çocuğum gibi, bir yeri çizildiği zaman çok üzülüyorum. Babam bile olsa motosikletimi kimseye vermem. diyor.
Benim gündemimde de sıcak gündem var. (Gülüyor) Hayat hakikaten bu dönemler sıcak gündemle iç içe geçiyor.
15-16 yıl oldu, ilk TRTde dizi oyunculuğuyla başladım. Maçka Teknikte moda dekorasyon okuyordum ve mimar olmak istiyordum. Bir derginin güzellik yarışmasında 1990da sempatik güzel seçilmiştim. Güler yüzlü olmamla ilgiliydi herhalde. (Gülüşmeler) Çok kısa bir dönem tecrübe olsun diye, çok kaliteli işlerde fotomodellik yaptım. Günümüzde yapılan işler gibi değil ama. Bize Nasıl Kıydınız?, Yarasa gibi sinema filmlerinde ve birçok dizide görev aldım. Şimdi geçmişe bakınca çok da tercih etmiyormuşum aslında, niye yaptıysam? (Gülüşmeler) Bugün yapar mıydınız derseniz, yapmam.
Post production sektöründe Türkiyede ilk üçe giren firmalardan birini kurdum. Dünyadaki sinema sektörü tekniğinde çok önemli insanları tanıdım, iyi öğrendim. Şirket sahibi arkadaşımdı. Ya arkadaşlığı tercih edecektim ya şirketi. Arkadaşlık daha önemli; ayrıldım ve ABDye kız kardeşimin yanına gittim, dört ay orada kaldım. Sevdiğim bir dostumun tavsiyesiyle Samanyoluna başvurdum. Sağ olsun o aile, bağrına basıp kabul etti. Bu kabul kolay olmadı tabii. 2,5 ay gece sabaha kadar yayın yaptım. İlk bir ayı televizyonun, sonrası benim tercihimdi. Gündüze cesaret edemedim, çok yoğundu.
Aynen öyle! Sonra tansiyonum 4lere inince Sinem, daha fazla diretmenin anlamı yok, normal bir insan ol! dedim ve gündüz kuşağına geçtim.
Hanımlara bakıyorum, çok özeniyorum. Sohbetler, beş çayları, tatlılar-tuzlular... O sırada biz gündemi kovalıyoruz. Ayaklarımı uzatıp televizyon karşısında çok anlamsız dizileri izleyerek bulmak istiyorum kendimi. Ama hiç öyle şansım yok.
Kamera önünde uzatma şansım olsa inanın onu da yaparım. (Gülüşmeler)
Mağdur insanların mağduriyetlerinin giderilmiş olduğunu göstermek ve sunmaktan keyif alıyorum. Yaşlıların muhtaçlık durumunu gösteren haberlerden hiç hazzetmiyorum. Çünkü korkunç içine giriyorum o haberin ve o kişiyi bulma eğilimine giriyorum. Allah güç kuvvet verdiği sürece de yapmaya devam ederim. Hata karşısında güçlüyümdür, duygusal değilimdir ama çocukların herhangi bir zulme ya da istismara maruz kalmaları karşısında korkunç zayıf oluyorum.
Ben o şablona katılmıyorum, çünkü öyle bir şablon yok. Ekranlardaki spikerlerin hallerine, tavır ve duruşlarına baktığımız zaman hiçbirinin o şablonla örtüşmediğini görürüz. Agresif, sert, otoriter durmak bir haberi doğru aktarmak anlamına gelmez. Kimileri dövecek gibi haber aktarıyor. Bana son derece yapmacık geliyor. Bu nedenledir ki o tip haber sunan arkadaşları da izlemiyorum. Doğal olduğunuz sürece izleyici ile o iletişimi kurabilirsiniz. İnsani haberler sunarken spiker duygusunu belli etmeli, belli etmiyorsa zaten inandırıcı değil. Siyasi haberlerde elbette tarafınızı belli etmeden düz durmak lazım. İkisini iyi ayırt ettiğimi düşünüyorum.
Dizi izlemiyorum, hayatım haber.
Ona katılamayacağım, çünkü son derece disiplin isteyen bir hobim var. Motosiklet kullanmak başka bir felsefe. Sadece araç olarak kullanmıyorum motosikleti, işimi halletmek için kullandığım bir araç değil. Motosiklet çocuğum gibi. Bir yeri çizildiği zaman gerçekten çok üzülüyorum.
Giydiğiniz kıyafetten tutun da, duruş şeklinize ve motoru sürüş biçimine kadar bir anlayışı var. Bu tür araçları canım ülkemizde kullanmak oldukça güç, bayansanız daha da bir güç! Değerli otomobil sahipleri yolda sıkıştırıyor, bundan büyük bir keyif alıyor, suratınıza gülüyor. Sizin orada iki dakika sonra kolunuzu-bacağınızı kıracağınız ya da ölebileceğiniz umurunda değil.
Demez olur mu? Rahmetli babam tam bir Karadeniz erkeğiydi, Kafana koyduğunu yapacağını tahmin ediyorum, ama şunu da bil; motoru alıp geldiğin dakikadan itibaren sabah uyandığında yanında lastiklerinle beraber uyanırsın. demişti. (Gülüşmeler) Ama sonra çok gezdirdim onu motorumla. Annemi de gezdiririm. Binmeyenler çok tehlikelidir gibi bir önyargıya sahiptir ama ben bir deneme turu atmalarını öneririm.
Evet, ama benim ekstrem sporlara ilgim çocukluğumdan beri var. Çocukken bisikleti de tek teker kullanıyordum. (Gülüşmeler) İlk Japon motoruyla başladım, şu an 7. motorum. Üçüncü Harley Davidsonum. Bir yıl boyunca araştırarak bütün parçalarını kendi zevkime ve kişiliğime göre yaptırdım. Gösterişi çok sevmem, siyah ve sade bir tasarım tercih ettim. Konforlu olsun istemedim, çünkü konfor arttıkça motosiklet olmaktan çıkıyor.
Benim motorum çarmıha gerilmiş gibi değil bir kere! 883 Custom Sporster denilen bir yarış motorunu andırıyor. Bu sizin isteğinize bağlı. Her şe | | Samanyolu Haber Son Dakika 20.03.2010 | | | SondakikahaberiileuyanıyorumSon dakika haberi ile uyanıyorum |
|
| Hiç Tefo gibi değilimdir! | Sabah | 22.02.2010 15:22 |  | | |
| Hiç Tefo gibi değilimdir! | Sabah | 22.02.2010 15:19 |  | | |
| "Ben gülerim güldürürüm, hiç Tefo gibi değilimdir!" | Takvim | 22.02.2010 14:21 |  | | |
| Hiç Tefo gibi değilimdir | En Son Haber | 22.02.2010 11:59 |  | | |
| Ben gülerim güldürürüm hiç Tefo gibi değilimdir! | Sabah | 22.02.2010 02:28 |  | | |
| Terim, yeni sezonda yurt dışında çalışmayı düşünüyor | Samanyolu Haber | 19.02.2010 16:29 |  | | Milli Takımlar eski Sorumlusu Fatih Terim, yeni sezonda yurt dışında çalışmayı düşündüğünü söyledi. Acıbadem Hayat Dergisinde yer alan röportajında kariyeri ve özel yaşamıyla ilgili açıklamalarda bulunan Fatih Terim, Yeni sezonda yurt dışında çalışmayı düşünüyorum, ama belli olmaz dedi.
Terim, hayatta her şeyin bir bedeli olduğunu ve her iyi şey için emek sarf edilmesi gerektiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:
Hayatta fark yaratmak zorundasınız. Hedefleri hep büyütmek, yenilemek, buna göre çalışmak önemli. Bazen başarısız olacağınız zamanlar da olacaktır. O gün gününüzde değilsinizdir, formunuzda olmazsınız, ama genele baktığınızda aslında başarılısınızdır. Resmin bütününü görme düşüncesinden uzaklaşmamalısınız. Benim için başarı; çalışmak, farklı bakış açıları yakalamak ve bunu pratik hayata geçirebilmekle sağlanır.
İyi bir liderin yaptığı işe hakim olması, zor anlarda bile dik durması ve çalışanlarının da mutluluğunu sağlaması gerektiğini dile getiren Terim, şunları kaydetti:
Çünkü çalışan mutlu olmazsa iyi bir performans sergileyemez. Bir lider, ekibin tüm sorumluluğunu alan, çabuk ve doğru karar veren, bunları eksiksiz uygulayan, ekibine yetki ve sorumluluk verip, takip eden ve onları stresten uzak, üretken kılan kişidir. Ekibindeki insanların, onun hakkında Nasıl olsa o var, gerektiğinde beni korur diye düşünmesi gerekir. Orkestradaki her sanatçı işin erbabıdır ama o yetenekleri bir araya getirip dışarı kaliteli ve ahenkli bir ses çıkmasını sağlayan da hiç kuşku yokki orkestra şefidir.
Terim, geçen yaz yaşadığı ve parmağının kopmasıyla neticelenen tekne kazasıyla ilgili soruyu da şöyle yanıtladı:
Teknedeki arkadaş dalıp, kendi elini yırtma pahasına parmağımın kopan parçasını buldu. Olay sonrası, Futbol Federasyonunun sağlık ekibi ve sağlık sektöründeki birçok dostum bana yol gösterdi. Sonuçta Acıbadem Hastanesine gitmeye karar verdim. Sonuç çok başarılı oldu. Aslında en kötüsü halat kesiğiymiş, çünkü kesik sinirleri, damarları burarak koparırmış ve başarı oranı çok düşük olurmuş. Buna rağmen benim ameliyatım çok başarılı geçti. Operasyondan sonraki ilk 72 saat önemli dediler. Üşütmemek, mikrop kapmamak için 8 gün tek başıma bir odada kaldım. Müthiş bir hizmet gördüm.
-TERİMDEN SEÇMELER-
Röportajda Fatih Terim, kendisine sorulan kavramları şu şekilde yorumladı:
Spor: İstanbuldayken en çok futbol oynuyorum.
Sağlık: Düzenli sağlık takibimi yaptırırım ama evhamlı biri değilimdir.
Beslenme: Yemek seçmem, yemediğim tek şey pişmiş soğandır.
Başarı: Hayatta fark yaratmak zorundasınız.
Hayat: Hayat bana karamsarlığın gereksiz olduğunu öğretti.
Çocukluk: Çoğu çocuğun olduğu gibi, benim de rol modelim çalışkanlığı ve inancıyla babamdı.
Sigara: 15 aydır sigara içmiyorum. İrademi kullanarak bırakıyorum dedim ve bıraktım.
Şans: Şansa hiç inanmam. Bazen beceriksizliğe şansızlık derler. Hiçbir ciddi başarı, tesadüf olamaz.
Yeni sezon: Yeni sezonda yurt dışında çalışmayı düşünüyorum, ama belli olmaz.
Çalışkanlık: Ne kadar yetenekli olursanız olun, disiplinli çalışmadığınızda yeteri kadar emek sarf etmediğinizde hayat, size dersini verir.
Politika: Kafamda ülkeme fayda sağlayabilecek uzun vadeli başka planlar da var. Zamanı gelince bunları kamuoyuyla paylaşırım.
Liderlik: Liderlik, orkestra şefliği gibidir. Orkestradaki her sanatçı işin erbabıdır ama o yetenekleri bir araya getirip dışarı kaliteli ve ahenkli bir ses çıkmasını sağlayan da hiç kuşku yokki orkestra şefidir.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 19.02.2010 | | | TerimyenisezondayurtdışındaçalışmayıdüşünüyorTerim yeni sezonda yurt dışında çalışmayı düşünüyor |
|
| Yeni sezonda yurt dışında... | Samanyolu Haber | 19.02.2010 14:55 |  | | Milli Takımlar eski Sorumlusu Fatih Terim, yeni sezonda yurt dışında çalışmayı düşündüğünü söyledi. Acıbadem Hayat Dergisinde yer alan röportajında kariyeri ve özel yaşamıyla ilgili açıklamalarda bulunan Fatih Terim, Yeni sezonda yurt dışında çalışmayı düşünüyorum, ama belli olmaz dedi.
Terim, hayatta her şeyin bir bedeli olduğunu ve her iyi şey için emek sarf edilmesi gerektiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:
Hayatta fark yaratmak zorundasınız. Hedefleri hep büyütmek, yenilemek, buna göre çalışmak önemli. Bazen başarısız olacağınız zamanlar da olacaktır. O gün gününüzde değilsinizdir, formunuzda olmazsınız, ama genele baktığınızda aslında başarılısınızdır. Resmin bütününü görme düşüncesinden uzaklaşmamalısınız. Benim için başarı; çalışmak, farklı bakış açıları yakalamak ve bunu pratik hayata geçirebilmekle sağlanır.
İyi bir liderin yaptığı işe hakim olması, zor anlarda bile dik durması ve çalışanlarının da mutluluğunu sağlaması gerektiğini dile getiren Terim, şunları kaydetti:
Çünkü çalışan mutlu olmazsa iyi bir performans sergileyemez. Bir lider, ekibin tüm sorumluluğunu alan, çabuk ve doğru karar veren, bunları eksiksiz uygulayan, ekibine yetki ve sorumluluk verip, takip eden ve onları stresten uzak, üretken kılan kişidir. Ekibindeki insanların, onun hakkında Nasıl olsa o var, gerektiğinde beni korur diye düşünmesi gerekir. Orkestradaki her sanatçı işin erbabıdır ama o yetenekleri bir araya getirip dışarı kaliteli ve ahenkli bir ses çıkmasını sağlayan da hiç kuşku yokki orkestra şefidir.
Terim, geçen yaz yaşadığı ve parmağının kopmasıyla neticelenen tekne kazasıyla ilgili soruyu da şöyle yanıtladı:
Teknedeki arkadaş dalıp, kendi elini yırtma pahasına parmağımın kopan parçasını buldu. Olay sonrası, Futbol Federasyonunun sağlık ekibi ve sağlık sektöründeki birçok dostum bana yol gösterdi. Sonuçta Acıbadem Hastanesine gitmeye karar verdim. Sonuç çok başarılı oldu. Aslında en kötüsü halat kesiğiymiş, çünkü kesik sinirleri, damarları burarak koparırmış ve başarı oranı çok düşük olurmuş. Buna rağmen benim ameliyatım çok başarılı geçti. Operasyondan sonraki ilk 72 saat önemli dediler. Üşütmemek, mikrop kapmamak için 8 gün tek başıma bir odada kaldım. Müthiş bir hizmet gördüm.
-TERİMDEN SEÇMELER-
Röportajda Fatih Terim, kendisine sorulan kavramları şu şekilde yorumladı:
Spor: İstanbuldayken en çok futbol oynuyorum.
Sağlık: Düzenli sağlık takibimi yaptırırım ama evhamlı biri değilimdir.
Beslenme: Yemek seçmem, yemediğim tek şey pişmiş soğandır.
Başarı: Hayatta fark yaratmak zorundasınız.
Hayat: Hayat bana karamsarlığın gereksiz olduğunu öğretti.
Çocukluk: Çoğu çocuğun olduğu gibi, benim de rol modelim çalışkanlığı ve inancıyla babamdı.
Sigara: 15 aydır sigara içmiyorum. İrademi kullanarak bırakıyorum dedim ve bıraktım.
Şans: Şansa hiç inanmam. Bazen beceriksizliğe şansızlık derler. Hiçbir ciddi başarı, tesadüf olamaz.
Yeni sezon: Yeni sezonda yurt dışında çalışmayı düşünüyorum, ama belli olmaz.
Çalışkanlık: Ne kadar yetenekli olursanız olun, disiplinli çalışmadığınızda yeteri kadar emek sarf etmediğinizde hayat, size dersini verir.
Politika: Kafamda ülkeme fayda sağlayabilecek uzun vadeli başka planlar da var. Zamanı gelince bunları kamuoyuyla paylaşırım.
Liderlik: Liderlik, orkestra şefliği gibidir. Orkestradaki her sanatçı işin erbabıdır ama o yetenekleri bir araya getirip dışarı kaliteli ve ahenkli bir ses çıkmasını sağlayan da hiç kuşku yokki orkestra şefidir.
aa
| | Samanyolu Haber Son Dakika 19.02.2010 | | | YenisezondayurtdışındaYeni sezonda yurt dışında |
|
| Terim: Hayatta her şeyin bir bedeli var | Samanyolu Haber | 19.02.2010 12:47 |  | | Milli Takımlar eski teknik direktörü Fatih Terim, hayatta her şeyin bir bedeli olduğunu ve her iyi şey için emek sarf edilmesi gerektiğini söyledi. Yeni yüzüyle 3 aylık periyodlar şeklinde yayın hayatına başlayan Acıbadem Hayat dergisine konuşan Fatih Terim, özel yaşamından sağlığına, liderlik anlayışından sigarayı bırakış öyküsüne kadar birçok soruyu cevapladı.
Fatih Terim, özel yaşamından sağlığına, geçirdiği mikrocerrahi ameliyatından gelecekle ilgili planlarına kadar hayatıyla ilgili bilinmeyenleri anlatırken, son aylarda diğer röportaj tekliflerine kapısını kapattığını da belirterek, iyi bir lider olmanın sırları hakkında da açıklamalarda bulundu.
Kariyerine önemli başarılar sığdıran Fatih Terim, bu başarısının formülünü anlatırken, hayatta her şeyin bir bedeli olduğunu ve her iyi şey için emek sarf edilmesi gerekildiğini söyledi. Kariyer basamaklarını tırmanmak isteyen gençlere tavsiyelerde de bulunan Terim, Hayatta fark yaratmak zorundasınız. Hedefleri hep büyütmek, yenilemek, buna göre çalışmak önemli. Bazen başarısız olacağınız zamanlar da olacaktır. O gün gününüzde değilsinizdir, formunuzda olmazsınız ama genele baktığınızda aslında başarılısınızdır. Resmin bütününü görme düşüncesinden uzaklaşmamalısınız. Benim için başarı, çalışmak, farklı bakış açıları yakalamak ve bunu pratik hayata geçirebilmekle sağlanır. dedi.
Fatih Terim, iyi bir liderin yaptığı işe hakim olması ve zor anlarda bile dik durması, çalışanlarının da mutluluğunu sağlaması gerektiğini belirterek şunları söyledi;
Çünkü çalışan mutlu olmazsa, iyi bir performans sergileyemez. Bir lider, ekibin tüm sorumluluğunu alan, çabuk ve doğru karar veren, bunları eksiksiz uygulayan, ekibine yetki ve sorumluluk verip, takip eden ve onları stresten uzak, üretken kılan kişidir. Ekibindeki insanların, onun hakkında Nasıl olsa o var; gerektiğinde beni korur diye düşünmesi gerekir? Orkestradaki her sanatçı işin erbabıdır ama o yetenekleri bir araya getirip dışarı kaliteli ve ahenkli bir ses çıkmasını sağlayan da hiç kuşku yok ki orkestra şefidir.
8 GÜN TEK BAŞIMA BİR ODADA KALDIM
Kısa bir süre önce, teknedeyken parmağı kopan Fatih Terimin, başarılı bir operasyonla parmağı dikildi. Fatih Terim, halatı çözerken motorun çalışmasıyla birlikte bir anda parmağının ucunun kopması ve denize düşmesinden sonra gelişen olayları şöyle anlattı:
Teknedeki arkadaş, şnorkelle dalıp, kendi elini yırtma pahasına parmağımın kopan parçasını buldu. Olay sonrası, futbol federasyonunun sağlık ekibi ve sağlık sektöründeki birçok dostum bana yol gösterdi. Doktor Ufuk Nalbatoğlu, yardımcısı Dr. Arel Gereli ve tüm ekip, ben hastaneye geldiğimde hazırlanmışlardı. Hepsiyle ilk defa tanışıyorduk. Onlar benden daha dezavantajlıydı, çünkü onlara beni sinirli ve gergin diye anlatmışlar. Bana da sonradan söylediler. Oysa ben ekibe olan güvenim tam olduğu için siz elinizden geleni yapın, başarılı olmazsa dert etmeyin bütün sorumluluğu ben alıyorum, dedim. Sonuç, gördüğünüz gibi çok başarılı oldu. Aslında en kötüsü halat kesiğiymiş çünkü kesik sinirleri, damarları burarak koparırmış ve başarı oranı çok düşük olurmuş. Buna rağmen benim ameliyatım çok başarılı geçti. Operasyondan sonraki ilk 72 saat önemli dediler. Üşütmemek, mikrop kapmamak için 8 gün, tek başıma bir odada kaldım. Müthiş bir hizmet gördüm. Birçok insanın hastane fobisi vardır; ama ben böyle bir şey hiç hissetmedim. Benim durumuma benzer bir durumda, temizlikten tutun da, hasta yakınlarına, basına, doğru ve zamanında bilgi verilmesine kadar her şey çok önemlidir. Acıbadem, çok kısa bir sürede, her açıdan kısa zamanda ortaya iyi yönetilmiş bir iş çıkardı. Tüm ekibe çok teşekkür ederim; ama şunu da söylemeliyim ki, ben de iyi bir hastaydım ve yapmam gerekenler konusunda çok disiplinli davrandım.
FATİH TERİMDEN SEÇMELER?
Spor: İstanbuldayken en çok futbol oynuyorum.
Sağlık: Düzenli sağlık takibimi yaptırırım ama evhamlı biri değilimdir.
Beslenme: Yemek seçmem, yemediğim tek şey pişmiş soğandır.
Başarı: Hayatta fark yaratmak zorundasınız.
Sağlık Sektörü: Sağlık sektöründe artık futbolda, yaşanabilecek her türlü sağlık sorununu karşılayabilecek bir donanım var.
Hayat: Hayat bana karamsarlığın gereksiz olduğunu öğretti.
Çocukluk: Çoğu çocuğun olduğu gibi, benim de rol modelim çalışkanlığı ve inancıyla babamdı.
Sigara: 15 aydır sigara içmiyorum. İrademi kullanarak bırakıyorum dedim ve bıraktım.
Şans: Şansa hiç inanmam? Bazen beceriksizliğe şansızlık derler. Hiçbir ciddi başarı, tesadüf olamaz.
Çalışkanlık: Ne kadar yetenekli olursanız olun, disiplinli çalışmadığınızda, yeteri kadar emek sarf etmediğinizde hayat, size dersini verir.
Yeni sezon: Yeni sezonda yurt dışında çalışmayı düşünüyorum ama belli olmaz.
Politika: Kafamda ülkeme fayda sağlayabilecek uzun vadeli başka planlar da var. Zamanı gelince bunları kamuoyuyla paylaşırım.
Liderlik: Liderlik orkestra şefliği gibidir. Orkestradaki her sanatçı işin erbabıd | | Samanyolu Haber Son Dakika 19.02.2010 | | | TerimHayattaherşeyinbirbedelivarTerim Hayatta her şeyin bir bedeli var |
|
| İşareti tehdit, parolası yargı | Taraf Gazetesi | 15.02.2010 11:30 |  | | Hem öngörüsü yüksek biri değilimdir, hem de “bu gidişle şöyle şöyle olacak” gibi laflar etmeyi sevmem.
Daha doğrusu öyleydim.
Ama özellikle Hrant Dink’in öldürülmesi, tıpkı memleket gibi benim için de bir kırılma noktası oldu.
Anladım ki olabilecekleri öngör | | Taraf Gazetesi Köşe Yazıları 15.02.2010 | | | İşaretitehditparolasıyargıİşareti tehdit parolası yargı |
|
| Beni Türk bayrağı ile gömün | Samanyolu Haber | 07.01.2010 10:12 |  | | Türkiyenin ilk profesyonel boksörü Garbis Zakaryan bir zamanlar Spor Sergi Sarayında 5 bin kişinin önünde dövüşürdü. Biletleri karaborsaya düşerdi. 80 yaşında olan Ermeni asıllı Zakaryan, Formamda şerefle taşıdığım Türk bayrağıyla gömülmek istiyorum diyor İstanbul doğumlu, Ermeni asıllı Türk vatandaşı Garbis Zakaryan... O, Türkiyenin ilk profesyonel boksörü. 1950 ve 60lı yıllarda ringde fırtına gibi esen, maçlarının biletleri karaborsaya düşen milli boksörün en büyük arzusu, öldüğünde tabutuna Türk bayrağı sarılması... Bugün 80 yaşında olan Garbis Zakaryanın boksa olan ilgisi, 14 yaşında Beyoğlu Hasnun Galip Sokaktaki bir lokalde izlediği maçlarla başlamış. Kavgacı bir yaradılışım yoktu ama seyrede seyrede boks bende bir tutkuya dönüştü diyen Garbis, 48 kilo ağırlığıyla antremanlardan sürekli kovulmasına rağmen yılmadığını söylüyor. İlk dört maçı kaybetmesi de ona geri adım attırmamış. İlk şampiyonluğunu, boksa başladığı 1944te Boğaziçi Turnuvasında elde eden Garbis, ardından üst üste İstanbul ve Türkiye şampiyonlukları kazanarak ismini duyurmuş. 1949da Türkiye ile İspanya arasında oynanan boks maçında milli formayı da giyen Garbis, 1950 yılında profesyonel boksa adım atmış. Almanyadan Arjantine, Mısırdan Lübnana, Fransadan Brezilyaya kadar dünyanın dört bir yanında ringe çıkan Garbis Zakaryan, 1964te Ortadoğu Şampiyonluğunu kazanmış.
BİLETLERİ KARABORSAYDI
Maç biletleri karaborsaya düşen, Spor Sergi Sarayında 5 bin kişinin önünde dövüşen Garbis, amatör olarak 200, profesyonel olarak 51 kez ringe çıkmış. 22 yıl süren boks yaşantısını 1966 yılında noktalamış ve antrenörlüğe başlamış. Avrupa Şampiyonu olan Cemal Kamacıyı da o çalıştırmış. Şimdilerde, İtalyan asıllı eşi Elsilya ile birlikte Şişlideki evlerinde emekliğinin tadını çıkartıyor. Duvarlarını süsleyen kupa, fotoğraf ve madalyalar boksla geçen bir hayatın bir özeti gibi...
KENDİ MAÇINA GİREMEDİ
Garbis, yoğun ilgi nedeniyle Spor Sergi Sarayındaki bir maçına girememe tehlikesi yaşadığını anlatıyor: Maç için yer bulamayanlar, arka kapıdan benim ismimi vererek salona girmiş. Maç saati yaklaştığında ben de aynı kapıdan girmek istedim. Görevli beni tanımadı ve kapıdan çevirdi. Derdimi anlatamadım, Nasıl olsa gelip beni almak zorundalar diyerek, ayrıldım. Arkamdan koşup, geri çevirdiler... Garbisin anılarından biri de antrenörlüğünü yaptığı Cemal Kamacı ile ilgili: İstanbulda Fransız boksörle yapacağı Avrupa Şampiyonluğu unvan maçı öncesi, Amerikalı antrenörü Cemale Yakın dövüş diyordu. Durum pek parlak değildi. 9uncu raundun sonunda uzak dövüşmesini söyledim. Dediklerimi uygulamaya başlayan Cemal, 10uncu rauntta rakibini bir kez indirdi, moral kazandı ve 15 raunt sonunda ringden Avrupa unvan sahibi olarak indi.
BURADA MUTLU OLDUM VE...
Arjantinde 30 bin kişinin önünde yaptığı maçı da unutamayan Garbis Zakaryanın en büyük arzusu, öldüğünde formasında şerefle taşıdığı Türk bayrağı ile gömülmek. Geçen yıl vefat eden boksör arkadaşı Vedat Karakurumun cenazesinin Türk bayrağına sarıldığını görünce çok duygulandığını söylüyor: Umarım ölünce beni de, Türk bayrağına sarılı tabuta koyarlar. En büyük arzum ve dileğim bu... Politikayla işim olmaz. Ben bu topraklarda doğdum, bu topraklarda büyüdüm, mutlu oldum ve bu topraklarda öleceğim.
SİNEĞİ İNCİTMEYEN BOKSÖR
RİNGDEYKEN sol direktlerle, uzaktan dövüşmeyi tercih ettiğini söyleyen Garbis, Kavgacı değilimdir. Çok merhametli ve yufka yürekli olduğum söylenir. Sineği bile incitmeyen boksör derlerdi benim için ama ringe çıktığım zaman bambaşka biri oluyordum diye konuşuyor. Bugünkü boks maçlarını heyecansız bulan Garbis Zakaryan, Bedava bilet dağıtılan uluslararası turnuvalarda bile tribünler boş kalıyor. Bugünkü boksörlere tavsiyem, çok çalışmaları ve yaptıkları işi sevmeleri diyor.
TÜRKİYENİN İLK PROFESYONEL BOKSÖRÜ
22 yıl süren boks yaşantısını 1966da noktalayan Garbis Zakaryan, daha sonra antrenörlüğe başlamış. Avrupa Şampiyonu olan Cemal Kamacıyı da çalıştırmış. Şimdi, İtalyan asıllı eşi Elsilya ile Şişlideki evinde emekliliğin tadını çıkarıyor.
SABAH | | Samanyolu Haber Son Dakika 07.01.2010 | | | BeniTürkbayrağıilegömünBeni Türk bayrağı ile gömün |
|
| Kazada olanları hatırlamıyorum! | Takvim | 21.10.2009 11:17 |  | | |
| Kaza sırasında yaşadıklarımı hatırlamıyorum! | Takvim | 21.10.2009 11:17 |  | | |
| Kaza sırasında yaşadıklarımı hatırlamıyorum! | Takvim | 21.10.2009 11:12 |  | | |
| Kazada olanları hatırlamıyorum! | Sabah | 21.10.2009 10:58 |  | | |
| Kazada olanları hatırlamıyorum! | Sabah | 21.10.2009 10:58 |  | | |
| Kaza sırasında yaşadıklarımı hatırlamıyorum | Sabah | 21.10.2009 10:30 |  | | |
| Kaza sırasında yaşadıklarımı hatırlamıyorum | Sabah | 21.10.2009 10:25 |  | | |
| Kaza sırasında yaşadıklarımı hatırlamıyorum! | Sabah | 21.10.2009 02:32 |  | | |
| Kaza sırasında yaşadıklarımı hatırlamıyorum! | Sabah | 21.10.2009 02:28 |  | | |
| GÜNSELİ ÖZEN OCAKOĞLU - Dünya yeniden şekilleniyor trendleri gözden kaçırmayın! | Zaman | 31.08.2009 02:00 |  | | |
| 10:00 5.5 milyar TL’lik Ali Türkan, parayı yatırmadı, Maliye'yi suçladı, "Bana ceza ödeyip ödemeyeceğimin açıklanması lazım" | Net Gazete | 22.04.2009 10:19 |  | | |
| 'KARANLIK' BUYSA... | Samanyolu Haber | 24.01.2009 08:58 |  | | Devreye sokulan son klişe hayli bildik: Karanlık buysa cinayetler işlenen ortam neydi?
Ergenekon süreci yeni gözaltı dalgalarıyla büyüyerek sürdükçe bazı çevrelerin sürece dönük eleştirileri de hızını artıyor. Devreye sokulan son klişe hayli bildik: “Korku imparatorluğu isteniyor...” Muhalefetin takdirine göre, Ergenekon süreci, iktidarın korku ve sindirme stratejisinin bir parçası...
Türkiye Ergenekon süreci başladığından buyana kitlesel altüst oluşlar ve siyasi suikastlar yaşamıyor; Danıştay baskını, Hrant Dink ve Malatyadaki misyoner cinayetleri sonrasında başladı Ergenekon süreci ve o gün bugündür kafamız daha rahat...
Ergenekon hedefi olan benim kafam rahat değil sadece, bu ülkede düşünen, düşündüğünü ifade eden, belli bir mücadele veren herkes kendisini daha rahat hissediyor. Benimle aynı görüşleri paylaşmayanlar da; hatta onlar daha da fazla olarak... Süreç başarıyla tamamlandığı taktirde, milletçe, huzur ve istikrarlı bir hayata kavuşacağımız kesin...
1990 yılının ilk ayında Prof. Muammer Aksoyun kafasına sıkılan kurşunlarla ülke karanlık bir döneme girmişti. O günden 2007nin ilk aylarına kadar hayatını siyasi suikastlar eliyle kaybedenlerin haddi hesabı yok. Çok değerli aydınları, gazetecileri, öğretim üyelerini, askerleri, ne uğruna olduğunu kimselerin tam bilemediği bir yapay ortamda kaybettik.
O günler Türkiye için karanlık bir dönemdir.
Bahriye Üçok, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı öldürüldükten sonra sokaklara dökülen yüzbinlerce insanın haykırışlarını unutmayınız. Hepsi de çok sevdikleri ve kendilerine önder seçtikleri insanlardan mahrum edilmelerini kabullenemiyorlardı. O gün bugündür o insanların beklentilerine cevap verilemedi; cinayetler hâlâ karanlık bir bölge olmaya devam ediyor.
1993 yılının ortalarında yaşanan ve hepimizin başını öne eğik kılan Madımak Oteli kundaklanması ve 37 aydının hayatını kaybetmesi olayını da unutmuş değiliz. Sinsice kışkırtmalara kapılanlar yargılandılar, ama bütün olayı başından itibaren planlayıp sahneye koyanlar hâlâ saklandıkları inden çıkartılamadılar.
Siyasi cinayetler ve kışkırtılmış yığınları kullanarak gerçekleştirilen toplumsal eylemler de kapkara bir gerçeğidir Türkiyenin...
Şimdi ilk defa o karanlık dönemlere hafif de olsa ışık tutabilecek bir süreç devam ediyor. Zihinleri işgal eden sorular korkusuzca sorulabiliyor. Bir adım ileride, hayatlarını kaybeden insanlara kast edenlerle karşı karşıya gelinebileceği, hiç değilse varlıklarından haberdar olunabileceği umudumuz var. Umudumuz tetikçilerin ve onları kullanan kuklacıların kimler olduğunun öğrenilebilmesiyle de sınırlı değil; yargılanıp yaptıklarının cezasını görmelerini de umuyoruz.
Sanırım bu umudu taşıyan yalnızca ben değilimdir; haince suikatlarda ve toplumsal olaylarda hayatlarını kaybetmiş değerlerimizin aileleri, yakınları, sevenleri de aynı umuda sahiptirler. Umudun yerine gelmesi demek, Türkiyenin geçmişindeki karanlık dönemlerin aydınlanması demektir...
Ergenekonun yargılama sürecini karalamak için kullanıyor birileri karanlık metaforunu; oysa süreçle birlikte başlayan siyasi suikastsız ve toplumsal altüst oluş yaşanmayan yeni dönemin getirdiği ferahlama karanlık günleri geride bıraktığımızın muştusu gibi... Kıymetini her halükârda bilip elimizden kaçırmama çabası göstermemiz gereken bir dönemden geçiyoruz.
Bugünlerde ağzından karanlık sözcüğü çok fazla çıkan bazılarının cümlelerindeki o sözcüğü her işitişimizde yerine aydınlık sözcüğünü koymamız, karanlıklar imparatorluğu beklentisini demokratik Türkiye kavramıyla değiştirmemiz galiba daha isabetli olacak... | | Samanyolu Haber Son Dakika 24.01.2009 | | | KARANLIKBUYSAKARANLIK BUYSA |
|
| 13:10 *Tuğba Erbil, çapkınlığı dillere destan eşi M. Ali Erbil'e gözdağı verdi; "Kıskanç değilim ama ihaneti de affetmem. Ailen varsa ona göre yaşayacaksın."
| Net Gazete | 07.01.2009 13:11 |  | | |
| Lafoloji | Sabah | 19.06.2008 01:57 |  | | | * Ben bilindik anlamda romantik değilimdir ama romantiğimdir. Belki bu postmodern bir romantizm, bilmiyorum. -Nurgül Yeşilçay * Dört yıl gece gündüz çalıştım. ... | | Sabah Magazin 19.06.2008 | | | LafolojiLafoloji |
|
|
| |