diyecektir | |
|
| Direnilseydi... | Haber7 | 22.04.2012 09:04 |  | | |
| Kılıçdaroğlu ndan Hümükete "Ekonomi" Eleştirisi | Haberler.com | 24.03.2012 12:37 |  | | |
| Kılıçdaroğlu ndan Hümükete "Ekonomi" Eleştirisi | Haberler.com | 24.03.2012 12:37 |  | | |
| Türk Lirası'nın Simgesini Tasarlayan Tülay Lale: | Haber3 | 01.03.2012 19:20 |  | | |
| Kendi kendine konuşmaktır aşk! | Hürriyet | 06.02.2012 12:01 |  | | |
| Kendi kendine konuşmaktır aşk! | Hürriyet | 06.02.2012 11:22 |  | | |
| Fransa'daki aklıselim, Türk düşmanlığına 'dur' diyecektir | Zaman | 31.01.2012 02:36 |  | | |
| Fransa'daki aklıselim, Türk düşmanlığına 'dur' diyecektir | Zaman | 31.01.2012 01:51 |  | | |
| Kılıçdaroğlu: Türkiye cezaevine döndü | Posta | 07.01.2012 20:08 |  | | CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Cumhuriyeti adeta bir kısmı için kapalı, bir kısmı için açık cezaevi haline dönüştürüldü diye konuştu
Sarıyer Belediyesinin, Pınar Mahallesindeki yeni hizmet binasının temel atma töreninde konuştu.
Kılıçdaroğlu, bir ülkede hukukun üstünlüğünün temel kural olduğunu vurgulayarak, Bir ülkede adalet yoksa, o ülkede demokrasi yoktur. Bir ülkede sağlıklı adalet dağıtılmıyorsa, o ülkede insanların umudu yok demektir. Bir ülkede adalet olacak ki, bir sorunla karşılaşan yurttaş, benim başvuracağım, benim de hakkımı arayacağım bir yer var diyecektir. Ama bugün geldiğimiz noktada Türkiye Cumhuriyeti adeta bir kısmı için kapalı, bir kısmı için açık cezaevi haline dönüştürülmüştür. Bu yapıyı si... | | Posta Politika 07.01.2012 | | | KılıçdaroğluTürkiyecezaevinedöndüKılıçdaroğlu Türkiye cezaevine döndü |
|
| Kılıçdaroğlu: Türkiye cezaevine döndü | Posta | 07.01.2012 19:53 |  | | CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Cumhuriyeti adeta bir kısmı için kapalı, bir kısmı için açık cezaevi haline dönüştürüldü diye konuştu
Sarıyer Belediyesinin, Pınar Mahallesindeki yeni hizmet binasının temel atma töreninde konuştu.
Kılıçdaroğlu, bir ülkede hukukun üstünlüğünün temel kural olduğunu vurgulayarak, Bir ülkede adalet yoksa, o ülkede demokrasi yoktur. Bir ülkede sağlıklı adalet dağıtılmıyorsa, o ülkede insanların umudu yok demektir. Bir ülkede adalet olacak ki, bir sorunla karşılaşan yurttaş, benim başvuracağım, benim de hakkımı arayacağım bir yer var diyecektir. Ama bugün geldiğimiz noktada Türkiye Cumhuriyeti adeta bir kısmı için kapalı, bir kısmı için açık cezaevi haline dönüştürülmüştür. Bu yapıyı si... | | Posta Son Dakika 07.01.2012 | | | KılıçdaroğluTürkiyecezaevinedöndüKılıçdaroğlu Türkiye cezaevine döndü |
|
| Dünyanın En Takıntılı Adamı | Haber7 | 27.09.2011 08:59 |  | | |
| Orduevinde rahat etmek için | İnternet Haber | 01.08.2011 13:42 |  | | |
| Koşaner kimden özür dileyecek? | İnternet Haber | 01.08.2011 08:58 |  | | |
| Ulusalcılık, liberalizm ve İslamcılık | Milli Gazete | 01.07.2011 18:37 |  | | | 12 Eylül sonrasında Alparslan Türkeş hapistedir ve bilahare o günlere ait olarak kendisinden şu sözler nakledilir: Biz hapisteyiz ama fikirlerimiz iktidarda! Herhalde 2003 ile 2011 arasını değerlendiren tarihçiler şöyle diyecektir: İslamcılar kadro veya asabiyet olarak iktidarda lakin fikirleri muhalefette idi. Hatta fikirlerinin muhalefette olduğunu söylemek bile zordur. 2003 ile 2011 arasında İslami muhalefet yapmaya bile mecal kalmamıştır. Tam anlamıyla İslami düşünceyi kurutmuştur. AKP rüzgarı öyle sert ve güçlü esmiştir ki, İslami muhalefete yer ve imkan bırakmamıştır. Peki, AKP gömleğini çıkartarak İslami fikirleri terk etti ise hangi fikirlerle iktidarı kuşandı ve yürüttü? 2000 yılında Davosa çağrılan üç lider vardı. Davos Forumu o yıl ABDde yapılmıştı. Asil kadroda İsmail Cem ve Kemal Derviş vardı ve yedekten de Recep Tayyip Erdoğan dahil olmuştu. Lakin halkın teveccühü yedeği asil hale getirdi. 28 Şubat sürecinde 12 Eylülün tam tersi oldu. 12 Eylülde hapistekilerin düşünceleri iktidar olurken 28 Şubat sürecinde iktidardakilerin düşünceleri hapis olmuştur. Belki muhalefetin de gerisine düşmüştür. Esamisi okunmaz hale gelmiştir. Bu defa düşüncesini veya ruhunu bırakan İslami asabiyet ise ödünç fikirlerle yoluna devam etmiştir. Acaba ödünç fikirler nedir ve kimindir? Maalesef İslami camia ulusalcı kıskaç ile liberal kıskaç arasında kalmıştır. Ödünç fikirlere bakmak için Türkiyedeki hakim cereyanlara bakmak gerekir. Önce bunun bir analizini yapalım.
Yusuf Akçura, Osmanlı Devletinin temel devlet politikası olarak Osmanlıcılık, Pan İslamizm, Türkçülük olmak üzere üç siyaseti kıyaslayarak incelemiş ve Türkçülüğün kabul edilmesi gerektiğini savunmuştur. Ziya Gökalp da yaklaşık olarak bu tasnifi yapmıştır. Esasında, Akçura burada Türkçülüğe İslamiyetten bağımsız bir değer yargısı biçmiştir. Kendisi İttihat ve Terakki Cemiyetine girerken Kuran ve Osmanlılık üzerine yemin etmekten imtina etmesi üzerine Cemiyetle ilişkisi kesilmiştir. Dolayısıyla Akçura Türk ulusçularının atasıdır. Günümüzde ulusçuluk dinden bağımsız milliyetçilik anlayışına tekabül etmektedir. Şimdi onun damarı Şu Çılgın Türkler kitabının yazarı Turgut Özakman gibilerle yoluna devam etmekte ve temsil edilmektedir.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 01.07.2011 | | | UlusalcılıkliberalizmveİslamcılıkUlusalcılık liberalizm ve İslamcılık |
|
| Lütfen kendinizi onların yerine koyun | Milli Gazete | 13.06.2011 16:58 |  | | | Çocuklarınızı eleştirmek yerine, bir kaç dakika da olsa kendinizi onların yerine koyun ve anlamaya çalışın.
İşte o zaman çocuklarınızın artık genç bir birey olduğunu, dolayısıyla kendi elbiselerini seçebileceğini, okuyacağı okulla ilgili yorumlar yapabileceğini, arkadaşlarıyla hoşça vakit geçirebileceğini, çeşitli konularda fikir telakkisi yapabileceğini daha iyi anlayacaksınız. Eğer fırsat verirseniz çocuk bir birey olarak kişiliğini oluşturacak ve ben de varım diyecektir. Çocuklarınız, bazen sizi eleştirebilirler, arkadaşlarının ailesiyle kıyaslayabilirler, evde olup biten konularla ilgili yorumlar yapabilirler, çünkü gençler aile ile ilişkilerinde sürekli muhalif ve eleştirel bir tutum içindedirler. Böyle durumlarda bizler bilinçli birer ebeveyn olarak on beş yaşında bir gençten otuz yaşında erişkin bir insan gibi davranmasını beklememeliyiz. Ve artık bir erişkin olan çocuğumuzla olumlu ilişkiler kurmalıyız. Bunun için okuduğumuz kitaplar, edindiğimiz bilgiler bize yeterli gelmeyebilir. Bu nedenle çocuğumuzla ilişkilerimize tecrübelerimizi ve annelik donanımlarımızı da katmalıyız.... devamı | | Milli Gazete Toplum Yaşam 13.06.2011 | | | LütfenkendinizionlarınyerinekoyunLütfen kendinizi onların yerine koyun |
|
| CHP İL BAŞKANI AYHAN GÜLSOY: | Haber3 | 11.06.2011 13:16 |  | | | CHP İl Başkanı Ayhan Gülsoy düzenlediği basın toplantısı ile Pazar günü yapılacak olan seçimleri değerlendirdi. Gülsoy, “Halkımız kullanacağı oylarla AK Partiye Yeter diyecektir” dedi. | | Haber3 Son Dakika 11.06.2011 | | | CHPİLBAŞKANIAYHANGÜLSOYCHP İL BAŞKANI AYHAN GÜLSOY |
|
| Son Suikast Teşebbüsü | Milli Gazete | 09.05.2011 16:02 |  | | | Başbakanın otomobiline ve koruma kafilesine otomatik silahlarla ateş açıldı, bomba atıldı, bir polisimiz öldü... Başbakan otomobilinde değildi, o esnada helikopterle seyahat ediyordu... Bu suikast teşebbüsü Kastamonu gibi sakin ve huzurlu bir vilayetimizde oldu... Ölen polise rahmet diliyorum... Başbakana ve korumalarına da geçmiş olsun...
Acaba bu suikastın ardında hangi güç(ler) var? Bazıları hemen PKK diyecektir. Bu pek minik bir ihtimaldir. PKKnın başının İmralı Adadaki hapishaneden çıkartılıp ev hapsine konulması görüşülür veya düşünülürken onun böyle bir saldırıya izin vermesi pek makul olmaz.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 09.05.2011 | | | SonSuikastTeşebbüsüSon Suikast Teşebbüsü |
|
| Bugün 23 Nisan, neşe dolu mu 'ÇOCUK'? | Posta | 01.05.2011 11:40 |  | |
Her 23 Nisanda tekrarlanan devlet büyüklerin koltuğuna oturma seremonisinin bu sene daha bir önemi var. Hatta bu sene çocuk oturtulacak koltuklara bir tane daha eklenmeli; ÖSYM Başkanlığı Koltuğu! Mümkünse ağabey veya ablası YGS sınavına girmiş bir minnacığın ağzından, büyüyünce o koltukta neler yapacağını duymak hepimize iyi gelecektir.
Eminim kalksın isteyecektir bu anlamsız ve güvenilirliği yok olmuş sınavlar... Eminim diyecektir ki; Herkes okuma hakkına sahiptir, sınav da neymiş! Ve de ekleyecektir; Hele de şu SBS yok mu, şu SBS! Ne hakla soktunuz bizi 3 sene art arda sına... | | Posta Cumartesi 01.05.2011 | | | Bugün23NisanneşedolumuÇOCUK?Bugün 23 Nisan neşe dolu mu ÇOCUK? |
|
| AB’ye belki biz ‘hayır’ deriz | Star | 01.05.2011 01:45 |  | | |
| AB’ye belki biz ‘hayır’ deriz | Star | 01.05.2011 01:44 |  | | |
| GÜL: TÜRK HALKI BELKİ DE AB'YE "HAYIR DİYECEK | Haber3 | 30.04.2011 23:42 |  | | |
| 17:59-Gül de Norveç modelini işaret etti | Dünya Gazetesi | 30.04.2011 18:44 |  | | |
| 17:59-Gül de Norveç modelini işaret etti | Dünya | 30.04.2011 18:10 |  | | |
| Gül: Türk halkı belki de Norveç halkı Gibi AB üyeliğine 'hayır' diyecek | Zaman | 30.04.2011 13:56 |  | | |
| Bugün 23 Nisan, neşe dolu mu 'ÇOCUK'? | Posta | 30.04.2011 12:51 |  | |
Her 23 Nisanda tekrarlanan devlet büyüklerin koltuğuna oturma seremonisinin bu sene daha bir önemi var. Hatta bu sene çocuk oturtulacak koltuklara bir tane daha eklenmeli; ÖSYM Başkanlığı Koltuğu! Mümkünse ağabey veya ablası YGS sınavına girmiş bir minnacığın ağzından, büyüyünce o koltukta neler yapacağını duymak hepimize iyi gelecektir.
Eminim kalksın isteyecektir bu anlamsız ve güvenilirliği yok olmuş sınavlar... Eminim diyecektir ki; Herkes okuma hakkına sahiptir, sınav da neymiş! Ve de ekleyecektir; Hele de şu SBS yok mu, şu SBS! Ne hakla soktunuz bizi 3 sene art arda sına... | | Posta Son Dakika 30.04.2011 | | | Bugün23NisanneşedolumuÇOCUK?Bugün 23 Nisan neşe dolu mu ÇOCUK? |
|
| Bugün 23 Nisan, neşe dolu mu 'ÇOCUK'? | Posta | 30.04.2011 12:10 |  | |
Her 23 Nisanda tekrarlanan devlet büyüklerin koltuğuna oturma seremonisinin bu sene daha bir önemi var. Hatta bu sene çocuk oturtulacak koltuklara bir tane daha eklenmeli; ÖSYM Başkanlığı Koltuğu! Mümkünse ağabey veya ablası YGS sınavına girmiş bir minnacığın ağzından, büyüyünce o koltukta neler yapacağını duymak hepimize iyi gelecektir.
Eminim kalksın isteyecektir bu anlamsız ve güvenilirliği yok olmuş sınavlar... Eminim diyecektir ki; Herkes okuma hakkına sahiptir, sınav da neymiş! Ve de ekleyecektir; Hele de şu SBS yok mu, şu SBS! Ne hakla soktunuz bizi 3 sene art arda sına... | | Posta Köşe Yazıları 30.04.2011 | | | Bugün23NisanneşedolumuÇOCUK?Bugün 23 Nisan neşe dolu mu ÇOCUK? |
|
| 16:15 "MHP, iktidarında alayınıza hesap soracak" | Net Gazete | 26.03.2011 17:57 |  | | |
| MHP GENEL BAŞKANI BAHÇELİ KÜTAHYA'DA: -"(BENİ MİLLET GETİRDİ) DİYEN SİYASİ İKTİDARA MİLLETİMİZ BİR CEVAP OLARAK, (EVET BEN SENİ GETİRDİM AMA GÖTÜRMESİNİ DE BİLİRİM) DİYECEKTİR" | Haber3 | 26.03.2011 17:56 |  | | |
| Bahçeli Kütahya'da konuştu | Star | 26.03.2011 16:39 |  | | | MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Seçim meydanlarında her şey sorgulanacak, Beni millet getirdi diyen siyasi iktidara milletimiz bir cevap olarak, Evet ben seni getirdim ama götürmesini de bilirim diyecektir dedi. | | Star Politika 26.03.2011 | | | BahçeliKütahyadakonuştuBahçeli Kütahyada konuştu |
|
| Bahçeli Kütahya'da konuştu | Star | 26.03.2011 16:34 |  | | | MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Seçim meydanlarında her şey sorgulanacak, Beni millet getirdi diyen siyasi iktidara milletimiz bir cevap olarak, Evet ben seni getirdim ama götürmesini de bilirim diyecektir dedi. | | Star Son Dakika 26.03.2011 | | | BahçeliKütahyadakonuştuBahçeli Kütahyada konuştu |
|
| 16:00 "MHP, iktidarında alayınıza hesap soracak" | Net Gazete | 26.03.2011 16:03 |  | | |
| Bahçeli: Bunların alayının hesabını soracağız | Posta | 26.03.2011 15:35 |  | | 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Seçim meydanlarında her şey sorgulanacak, Beni millet getirdi diyen siyasi iktidara milletimiz bir cevap olarak, Evet ben seni getirdim ama götürmesini de bilirim diyecektir dedi.
Bahçeli, Kütahya Zafer Meydanında düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, 12 Haziranda yapılacak seçimlerin, millet için bir yol ayrımında olan Türkiyenin geleceğinin belirlenmesinde karar anı olacağını söyledi.
Seçimlerin, 8 yılını tamamlayan AK Partinin iki dönem tek başına iktidarının millet iradesiyle sorgulanıp bu iktidarın devamına veya değişimine karar veri... | | Posta Politika 26.03.2011 | | | BahçeliBunlarınalayınınhesabınısoracağızBahçeli Bunların alayının hesabını soracağız |
|
| BAHÇELİ: MİLETİMİZ "GÖTÜRMESİNİ DE BİLİRİM" DİYECEK | Haber3 | 26.03.2011 15:35 |  | | |
| Bahçeli: Bunların alayının hesabını soracağız | Posta | 26.03.2011 15:30 |  | |
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Seçim meydanlarında her şey sorgulanacak, Beni millet getirdi diyen siyasi iktidara milletimiz bir cevap olarak, Evet ben seni getirdim ama götürmesini de bilirim diyecektir dedi.
Bahçeli, Kütahya Zafer Meydanında düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, 12 Haziranda yapılacak seçimlerin, millet için bir yol ayrımında olan Türkiyenin geleceğinin belirlenmesinde karar anı olacağını söyledi.
Seçimlerin, 8 yılını tamamlayan AK Partinin iki dönem tek başına iktidarının millet iradesiyle sorgulanıp bu iktidarın devamına veya değişimine karar veri... | | Posta Son Dakika 26.03.2011 | | | BahçeliBunlarınalayınınhesabınısoracağızBahçeli Bunların alayının hesabını soracağız |
|
| Bahçeli: İktidar olursak hesap soracağız | Haber7 | 26.03.2011 15:18 |  | | |
| Öğrencilere kolbastı destekli trafik eğitimi | Samanyolu Haber | 23.03.2011 12:07 |  | | Gençlerin en fazla dikkatini çeken kolbastı ve rap müzik, trafik eğitimlerinde kullanılmaya başlandı. Kolbastı ve rap müziği eşliğinde hazırlanan eğitim CDsinde trafik kuralları müzik eşliğinde anlatılıyor.
Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü, trafik kazalarının önüne geçebilmek ve can kayıplarını en aza indirebilmek için eğitim çalışmaları gerçekleştiriyor.
Özellikle genç yaşta verilecek eğitimin toplumun her kesiminde etkili olacağına dikkat çeken emniyet yetkilileri, bu doğrultuda okullarda öğrencilere yönelik trafik eğitimi veriyor. Eğitimde gençlerin dikkatini çekmek ve öğrenmeyi kolaylaştırıp akılda kalıcı olmasını sağlamak amacıyla kolbastı ve rap müzik kullanılıyor. Verilen eğitimler sonrasında Kayseride yüzde 5 oranında olan emniyet kemeri takma oranı yüzde 85lere çıktı.
Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü personelinden eğitimci trafik polisi Yılmaz Ertürk, Özel Kılıçaslan Liseleri öğrencilerine Ülkemizde Trafik konulu bir seminer verdi. Seminerde trafik kurallarının kolbastı ve rap müziği şeklinde öğretilmesi, öğrencilerin büyük beğenisini kazandı. İl Emniyet Müdürü Cuma Ali Aydının himayelerinde gerçekleşen etkinlikte sınıfları tek tek dolaşarak öğrencilerle buluşan eğitimci trafik polisi Yılmaz Ertürk, trafikte aşırı hız, öğrenci servislerine ve diğer araçlara iniş-biniş, araç içindeki davranışlar, emniyet kemeri kullanmanın insan hayatı için önemi ve direksiyon başına alkollü geçilmemesi gibi hususlara vurgu yaptı.
Kolbastı ve rap müziğinin gençler arasında çok fazla sevildiğini ve dile getiren Ertürk, gençlerin dikkatini toplayabilmek ve akılda kalıcılığını arttırabilmek adına eğitimde böyle bir yöntem kullandıklarını söyledi.
Ertürk, Günümüzde yaşanan kazaların en büyük sebebini kime sorsanız size hemen alkollü ya da uykusuz araç kullanmak diyecektir, sizlerin bilinçli yetişmesiyle eminim gelecekte trafik kazaları en aza inecek ve yaşadığımız acılar sona erecektir. şeklinde konuştu.
Eğitimin ceza ve denetimden daha etkili olduğunu belirten emniyet görevlisi Ertürk, bu amaçla Kayseri genelinde trafik şubesi olarak yıllardır eğitici faaliyette bulunduklarını dile getirdi. Okullarda eğitici faaliyetlere başladığı 2000 yılında Kayseride şehir içinde emniyet kemeri takma oranının yüzde 5 civarında olduğunu, bu gün bu seviyenin yüzde 85lere çıktığını vurgulayan Ertürk, öğrencilerin yönelttiği birbirinden ilginç soruları da cevapladı. Seminer, trafik kurallarının rap müzik ve kolbastı eşliğinde verildiği filmlerin izletilmesiyle sona erdi.
Etkinlik sonrası görüşlerini dile getiren Özel Kılıçaslan Liseleri Müdürü Ali Köksal da trafik eğitimine okullarda birinci sınıftan itibaren başlanılması gerektiğini, bu sayede bilgilerin daha kalıcı olacağını belirterek, Öğrencilerimiz bu tür eğitim faaliyetleri sayesinde trafikle ilgili daha da hassasiyet kazanıyor. dedi.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 23.03.2011 | | | ÖğrencilerekolbastıdesteklitrafikeğitimiÖğrencilere kolbastı destekli trafik eğitimi |
|
| Zeki Çol - Derbi sürprizi sever | Zaman | 16.03.2011 08:50 |  | | Bir anket yapsanız, ezici çoğunluk Fenerbahçe kazanır diyecektir. Çünkü Fenerbahçe formda. Takım içi dengeleri kurdu. Oyun sistemini oturttu. Savunmada iyi. Hücumda çok etkili. Sürekli kazanıyor. İnançlı, kararlı, güvenli. | | Zaman Köşe Yazıları 16.03.2011 | | | ZekiÇol-DerbisürpriziseverZeki Çol - Derbi sürprizi sever |
|
| Zeki Çol - Derbi sürprizleri sever | Zaman | 16.03.2011 02:00 |  | | |
| Zeki Çol - Derbi sürprizleri sever | Zaman | 16.03.2011 01:49 |  | | |
| Çocuğunuz madde bağımlısı mı? - Video | Samanyolu Haber | 12.03.2011 16:07 |  | | Samanyolu Haber Televizyonunda Uzman Psikolog Orhan Gümüşelin sunduğu Pozitif Hayatta Uzman Psikiyatrist Hakan Erkaya bağımlılık hakkında herkes için kulağa küpe olacak tavsiyelerde bulundu. Çok farklı şeylere karşı bağımlılığın yaşanabildiğini ifade eden Erkaya bağımlılık durumunda neler yaşandığını, ailelerin çocuklarının zararlı madde kullanıp kullanmadıklarını nasıl anlayabileceklerini ve ilk öğrendikleri anda nasıl tavır alacakları hususunda bakın hangi tespit tavsiyeleri paylaştı:
Bağımlılık genel anlamda toplumda sadece alkol, madde bağımlılığı gibi algılansa da insan her şeye bağımlı olabiliyor aslında. Yani cinsellikten tutun da, bir kişiye bağımlı olmaktan, internete, oyunlara, kumar, düşünebileceğiniz her alanda bağımlılık gelişebiliyor aslında. Bağımlılık bir taraftan şudur; kişi kendine zarar verdiğinin farkındadır. Bazen soysak ilişkilerinin etkilendiğinin de farkındadır. Bundan kurtulmak da isteyebilir. Benim bütün hayatımı felç eden bir davranış modeli. İlişkilerim bozuluyor, sosyal hayatım alt üst oluyor, mesleki performansım bozuluyor demesine rağmen ve tekrar tekrar denemesine rağmen, çevresi tarafından da bu davranışı yüzünden dışlanmasına ve yadırganmasına rağmen, toplumsal kabul görmemesine rağmen bir türlü bırakamama yada bırakma deneyimleri sonrasında da başarısızlık sonuçlarıyla karşılaşıp her seferinde yıkım yaşayıp tekrar o çökkünlüğü giderme amacı olarak yine bağımlı olduğu nesneyi yada maddeyi yada davranışı sergilemekle karakterize bir kompleks bir durum aslında.
Bağımlılıkla depresyonu da çok ilişkilendirmeye başladılar. Ve özellikle hayatın zorluklarıyla baş etme metodu olarak bağımlılık ön plana çıkmaya başladı. Mesela internet bağımlılığında da ön planda olan şeylerden birisi aslında sosyal ilişki kurmaktaki zorluk. Yada insanın arkadaş açlığı yada genç çocuğun kız arkadaş edinememesi, sosyal ortama girememesi. Kendini toplumda güçlü gibi hissetmemesinin arka planından internetten o duygusunu tatmin etme (güdüsü vardır)
Yani internetin ayrıntısına biraz sonra gireriz ama internet bağımlılığının da şöyle bir tarafı var kişi kendini ?maddelerde de bu vardır- olduğundan çok farklı bir şekilde diğer tarafa lanse etme pozisyonu olabiliyor. Nasıl insanlar alkol aldıklarında ya da uyuşturucu aldıklarında duygu durumları değişiyor ve kendilerini olduklarından daha güçlü ?ben bunu halledebilirim? yada kaygı hissettiği konu hakkında ?umrumda değil artık çok rahat hissediyorum? duygusunu yaşıyorsa ki bu rahatlık hissi davranışı teoriye göre bir pozitif pekiştiri yapıp insanın bu davranışa yönelmesini pekiştiriyorsa internet karşısında da şöyle bir durum var; o ekranın karşısına geçtiğinizde eliniz kolunuz bütün dünyaya ulaşabiliyor. Ve kendinizi olduğunuzdan çok farklı bir şekilde diğer tarafa lanse etme potansiyeliniz çok yüksek. Yani sahte bir dünya yaratmak adına çok uygun bir ortam internet.
Bağımlılık bu? Bir şekilde bunun bir biyolojik mekanizması var, sosyal mekanizması var, kişiye bağlı bir mekanizması var. Ama bağımlılık dünyada da şu anda çok da önde gelen, sağlıkçıların çok uğraştığı bir sorun. Devlet politikalarının çok uğraştığı bir sorun. Bu bağımlılıkla karşılaştık diyelim. Yani annemiz çocuğunun, eşinin yada bir tanıdığının bağımlı olduğunu öğrendi. Ona nasıl davranacak? İlk verdiği reaksiyonu nasıl olmalı?
Uzman Psikiyatrist Hakan Erkaya: Burada aileler genelde böyle bir durumla karşılaştıklarında önce bir dehşet yaşıyorlar. Ve bir çok aile aslında direk söyleyemiyor çocuğuna. Korkuyor. Yani ben şimdi böyle bir şey söylersem, bunu konuşursam? Mesela evde bir şey buluyor; esrar paketi buluyor, başka bir şey buluyor. Birçok aile öncelikle bize geliyor. Ne yapacağını bilmiyor çünkü zaten çocukta o zamana kadar fark ettiği davranış problemleri var. Karşı gelme var. O zaman ben ne yapacağım, bunu buldum ne yapmam lazım gibi? Bu durumlarda yüzleşmek lazım çocukla. Ama çok sert tepki verildiğinde de davranışı pekiştirmekten öteye gitmiyor. Yani inatlaştığınız ve tartıştığınız birinin sözünü dinler misiniz? Dinlememe ihtimaliniz çok yüksek.
Yani o zaman ilk dikkat etmemiz gereken şey yargılamadan konuşmamız.
Evet radikal tepkide bulunmamak. Yani ben evde böyle bir şey buldum, bunun zararlı olduğunu düşünüyorum. Bir doktordan yardım alsak gibi bir sürece girmek lazım. Tabi bir çok çocuk kabul etmeyecektir bunu. Yada tamam bir daha yapmayacağım diyecektir. Orada da çok fazla üzerine gitmemek lazım aslında. Ve kontrol ederken endişemizi çocuğa ne kadar çok yansıtırsak o kadar geri tepme ihtimali var. Onun için arkasında olduğunu bilip iyi yaptıklarını görüp kötü yaptıklarını biraz görmemezlikten gelip ama her yaşantının da sınırı olduğu ile ilgili de fikrimizi söyleyip bir süre sonra limitler aşılıyorsa birazcık duygusal baskı yaparak ve ikna ederek getirmeye çalışmak daha mantıklı. Zaten bize zorla getirilen madde kullanan insanların tedavi şansı düşük oluyor. Ama yine de tabi doktorla ilk buluşma bile süreci hızlandırabiliyor | | Samanyolu Haber Son Dakika 12.03.2011 | | | Çocuğunuzmaddebağımlısımı?-VideoÇocuğunuz madde bağımlısı mı? - Video |
|
| Madde bağımlısı olduğunu nasıl anlarsınız? | Samanyolu Haber | 12.03.2011 16:01 |  | | Samanyolu Haber Televizyonu?nda Uzman Psikolog Orhan Gümüşel?in sunduğu Pozitif Hayat?ta Uzman Psikiyatrist Hakan Erkaya bağımlılık hakkında herkes için kulağa küpe olacak tavsiyelerde bulundu. Çok farklı şeylere karşı bağımlılığın yaşanabildiğini ifade eden Erkaya bağımlılık durumunda neler yaşandığını, ailelerin çocuklarının zararlı madde kullanıp kullanmadıklarını nasıl anlayabileceklerini ve ilk öğrendikleri anda nasıl tavır alacakları hususunda bakın hangi tespit tavsiyeleri paylaştı:
Bağımlılık genel anlamda toplumda sadece alkol, madde bağımlılığı gibi algılansa da insan her şeye bağımlı olabiliyor aslında. Yani cinsellikten tutun da, bir kişiye bağımlı olmaktan, internete, oyunlara, kumar, düşünebileceğiniz her alanda bağımlılık gelişebiliyor aslında. Bağımlılık bir taraftan şudur; kişi kendine zarar verdiğinin farkındadır. Bazen soysak ilişkilerinin etkilendiğinin de farkındadır. Bundan kurtulmak da isteyebilir. Benim bütün hayatımı felç eden bir davranış modeli. İlişkilerim bozuluyor, sosyal hayatım alt üst oluyor, mesleki performansım bozuluyor demesine rağmen ve tekrar tekrar denemesine rağmen, çevresi tarafından da bu davranışı yüzünden dışlanmasına ve yadırganmasına rağmen, toplumsal kabul görmemesine rağmen bir türlü bırakamama yada bırakma deneyimleri sonrasında da başarısızlık sonuçlarıyla karşılaşıp her seferinde yıkım yaşayıp tekrar o çökkünlüğü giderme amacı olarak yine bağımlı olduğu nesneyi yada maddeyi yada davranışı sergilemekle karakterize bir kompleks bir durum aslında.
Bağımlılıkla depresyonu da çok ilişkilendirmeye başladılar. Ve özellikle hayatın zorluklarıyla baş etme metodu olarak bağımlılık ön plana çıkmaya başladı. Mesela internet bağımlılığında da ön planda olan şeylerden birisi aslında sosyal ilişki kurmaktaki zorluk. Yada insanın arkadaş açlığı yada genç çocuğun kız arkadaş edinememesi, sosyal ortama girememesi. Kendini toplumda güçlü gibi hissetmemesinin arka planından internetten o duygusunu tatmin etme (güdüsü vardır)
Yani internetin ayrıntısına biraz sonra gireriz ama internet bağımlılığının da şöyle bir tarafı var kişi kendini ?maddelerde de bu vardır- olduğundan çok farklı bir şekilde diğer tarafa lanse etme pozisyonu olabiliyor. Nasıl insanlar alkol aldıklarında ya da uyuşturucu aldıklarında duygu durumları değişiyor ve kendilerini olduklarından daha güçlü ?ben bunu halledebilirim? yada kaygı hissettiği konu hakkında ?umrumda değil artık çok rahat hissediyorum? duygusunu yaşıyorsa ki bu rahatlık hissi davranışı teoriye göre bir pozitif pekiştiri yapıp insanın bu davranışa yönelmesini pekiştiriyorsa internet karşısında da şöyle bir durum var; o ekranın karşısına geçtiğinizde eliniz kolunuz bütün dünyaya ulaşabiliyor. Ve kendinizi olduğunuzdan çok farklı bir şekilde diğer tarafa lanse etme potansiyeliniz çok yüksek. Yani sahte bir dünya yaratmak adına çok uygun bir ortam internet.
Bağımlılık bu? Bir şekilde bunun bir biyolojik mekanizması var, sosyal mekanizması var, kişiye bağlı bir mekanizması var. Ama bağımlılık dünyada da şu anda çok da önde gelen, sağlıkçıların çok uğraştığı bir sorun. Devlet politikalarının çok uğraştığı bir sorun. Bu bağımlılıkla karşılaştık diyelim. Yani annemiz çocuğunun, eşinin yada bir tanıdığının bağımlı olduğunu öğrendi. Ona nasıl davranacak? İlk verdiği reaksiyonu nasıl olmalı?
Uzman Psikiyatrist Hakan Erkaya: Burada aileler genelde böyle bir durumla karşılaştıklarında önce bir dehşet yaşıyorlar. Ve bir çok aile aslında direk söyleyemiyor çocuğuna. Korkuyor. Yani ben şimdi böyle bir şey söylersem, bunu konuşursam? Mesela evde bir şey buluyor; esrar paketi buluyor, başka bir şey buluyor. Birçok aile öncelikle bize geliyor. Ne yapacağını bilmiyor çünkü zaten çocukta o zamana kadar fark ettiği davranış problemleri var. Karşı gelme var. O zaman ben ne yapacağım, bunu buldum ne yapmam lazım gibi? Bu durumlarda yüzleşmek lazım çocukla. Ama çok sert tepki verildiğinde de davranışı pekiştirmekten öteye gitmiyor. Yani inatlaştığınız ve tartıştığınız birinin sözünü dinler misiniz? Dinlememe ihtimaliniz çok yüksek.
Yani o zaman ilk dikkat etmemiz gereken şey yargılamadan konuşmamız.
Evet radikal tepkide bulunmamak. Yani ben evde böyle bir şey buldum, bunun zararlı olduğunu düşünüyorum. Bir doktordan yardım alsak gibi bir sürece girmek lazım. Tabi bir çok çocuk kabul etmeyecektir bunu. Yada tamam bir daha yapmayacağım diyecektir. Orada da çok fazla üzerine gitmemek lazım aslında. Ve kontrol ederken endişemizi çocuğa ne kadar çok yansıtırsak o kadar geri tepme ihtimali var. Onun için arkasında olduğunu bilip iyi yaptıklarını görüp kötü yaptıklarını biraz görmemezlikten gelip ama her yaşantının da sınırı olduğu ile ilgili de fikrimizi söyleyip bir süre sonra limitler aşılıyorsa birazcık duygusal baskı yaparak ve ikna ederek getirmeye çalışmak daha mantıklı. Zaten bize zorla getirilen madde kullanan insanların tedavi şansı düşük oluyor. Ama yine de tabi doktorla ilk buluşma bile süreci hızlandır | | Samanyolu Haber Son Dakika 12.03.2011 | | | Maddebağımlısıolduğununasılanlarsınız?Madde bağımlısı olduğunu nasıl anlarsınız? |
|
| "Milletimiz, bu hukuksuzluklara dur diyecektir" | Haber Türk | 03.03.2011 15:16 |  | | |
| Haklı hakkını alıncaya kadar güçlüdür | Milli Gazete | 14.02.2011 17:34 |  | | | Günümüz insanına haklı kimdir diye sorsanız... Haksızlığa uğrayan, doğrudan yana olan, hakkı savunan kimsedir diyecektir.
Oysa aynı kişi gündelik hayatında ister haklı olsun ister haksız olsun her zaman güçlüden yana olacak ve güçsüzü ezip geçecektir. Kim ne derse desin artık insanlar, artık güçten yana oluyorlar ve maddi gücü elinde tutanların hatalarına göz yumuyorlar. Oysa efendimiz en yakınları için dahi imtiyaz tanımamış ve onlara adil olmayı öğretmiştir...... devamı | | Milli Gazete Toplum Yaşam 14.02.2011 | | | HaklıhakkınıalıncayakadargüçlüdürHaklı hakkını alıncaya kadar güçlüdür |
|
| Süheyl Batum'un endişesi | Milli Gazete | 11.02.2011 10:05 |  | | | Başbakan Erdoğan, siyasete müdahale etmediği için orduya kâğıttan kaplan diyen CHP Seçim ve Hukuk İşleri Genel Başkan Yardımcısı, Anayasa Profesörü Süheyl Batuma çok kızdı...
Batum, 80 yıllık vesayet rejiminin devamını isterken yalnız değil ki! Aynı kelimelerle olmasa da, ekranlarda boy gösteren bazı emekli generaller de aynı fikri dile getiriyor. Bitmedi! Çıkın sokağa, sıradan CHP seçmenine sorun. En demokratı bile şöyle diyecektir: Tamam, ordu darbe yapmasın ama gerektiğinde hükümete höt dese iyi olur.... devamı | | Milli Gazete Medya 11.02.2011 | | | SüheylBatumunendişesiSüheyl Batumun endişesi |
|
| Süheyl Batum'un endişesi | Milli Gazete | 10.02.2011 10:15 |  | | | Başbakan Erdoğan, siyasete müdahale etmediği için orduya kâğıttan kaplan diyen CHP Seçim ve Hukuk İşleri Genel Başkan Yardımcısı, Anayasa Profesörü Süheyl Batuma çok kızdı...
Batum, 80 yıllık vesayet rejiminin devamını isterken yalnız değil ki! Aynı kelimelerle olmasa da, ekranlarda boy gösteren bazı emekli generaller de aynı fikri dile getiriyor. Bitmedi! Çıkın sokağa, sıradan CHP seçmenine sorun. En demokratı bile şöyle diyecektir: Tamam, ordu darbe yapmasın ama gerektiğinde hükümete höt dese iyi olur.... devamı | | Milli Gazete Son Dakika 10.02.2011 | | | SüheylBatumunendişesiSüheyl Batumun endişesi |
|
| İşte Hanefi Avcı'nın son bombası ! | Samanyolu Haber | 31.01.2011 13:39 |  | | Tüm ilişkiler takip edildi, tüm yazışmalar kaydedildi ünlü gazetecinin o kitabı ortaya çıktı.
28 Şubat sürecinde ABDnin Ankaradaki gayrı resmî temsilcisi Aydan Kodaloğluydu. Türk Amerikan Derneğinin Genel Müdürlüğünü yapan Kodaloğlu, silah ticaretinden siyasi görüşmelere varıncaya değin uluslararası bir dizi faaliyet yürütüyordu.
Yine o dönemde Türk Amerikan Derneğini çok sayıda paşa ziyaret ediyordu. Dönemin kudretli orgenerali Çevik Bir de bunlardan birisiydi.
Bu arada, derneğin ziyaretçileri, yapılan toplantılar, çalışanlarının da dikkatini çekiyordu. Nihayetinde, Emniyette tanıdığı olan bir dernek çalışanı Çevik Birin faaliyetlerini yakın arkadaşına aktardı.
Hanevi Avcının ekibindeki bu isim, derneği yakın takibe aldı. Kodaloğlunun tüm ilişkileri takip edilmeye başlandı. Hacı romanının yazılmasına neden olan olaylar zinciri böylece başlamış oldu. Avcının ekibindeki bu isim bir yandan derneği yakın takibe alıyor, diğer yandan da içeri sızmaya çalışıyordu.
Kodaloğluyla çalışan kadın hizmetçiyle irtibata geçti. Hizmetçiye bir ekran okuyucu makinesi, hard diski verildi. Nasıl kullanılacağı ayrıntılı olarak anlatıldı. Hizmetçinin görevi basit ama önemliydi; Kodaloğlunun açık ekranını tarayacak, bilgileri yükleyecekti.
Hizmetçi üzerinden yürütülen plan sonuç verdi ve kısa sürede Kodaloğlunun tüm yazışmaları bilgisayardan ele geçirildi. Bilgisayarda bulunan, mail yazışmaları dâhil tüm yazışmalar kaydedildi. Bunlardan özellikle silah tüccarlarıyla gerçekleştirilmiş olanlar hayati öneme sahipti.
Artık, 28 Şubat generalleri ve ABD arasındaki kavşak noktasında bulunan kişinin tüm yazışmaları cepteydi. Geriye sadece bu bilgilerin nasıl kullanılacağı meselesi kalmıştı.
Bilgilerin askerlere karşı uygulanan psikolojik harbin bir parçası olarak bir kitapta kullanılmasına karar verildi. Bunun için uygun bir kişi arandı ve bulundu. Bilgiler Cüneyt Ülseverle paylaşıldı ve Hacı romanı da böylelikle ortaya çıktı. İşte, Hacı romandaki yazışmaların hikâyesi buydu. Ülseverin hayal dünyasından oluşturduğunu iddia ettiği yazışmalar, bir hizmetçinin ekran okuyucuyla elde ettiği bilgilerden başka bir şey değildi.
Cüneyt Ülsever, büyük bir ihtimalle bu yazdıklarıma da yalan diyecektir. Ancak hatırlatmak isterim, bu bilgilerin ne zaman, nerede, kim tarafından kendisine verildiğini de biliyorum. Umarım beni mahkemeye verir de mailler, gerçekler mahkemede resmî yollarla ortaya çıkar.
Evet, Emniyet birilerini yönlendirmenin de ötesinde etkilemiş ama o birisinin ben olmadığı kesin. Asıl üzücü olan Emniyetten aldığı belgelerle roman yazan birisinin beni Emniyet tarafından yönlendirilen bir gazeteci olarak görmesi, başkalarının böyle görmesini sağlamaya çalışması. Bu arada unutmadan Cüneyt Ülsevere bir sorum olacak. Hisarüstü Cinayetleri romanın da hayal ürünü mü?
MEHMET BARANSU - TARAF | | Samanyolu Haber Son Dakika 31.01.2011 | | | İşteHanefiAvcınınsonbombasıİşte Hanefi Avcının son bombası |
|
| Başbakan Erdoğan: 'Her ilde üniversite yapacağız' dedik; bizimle dalga geçtiler | Samanyolu Haber | 29.01.2011 21:22 |  | | Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 8 yıl önce 76 olan üniversite sayısının şimdi 156 olduğunu söyledi. Erdoğan, Her ilde üniversite yapacağız dedik, bizimle dalga geçtiler. Siz olsa olsa tabela yaparsınız dediler. dedi.
Burdurda çeşitli temaslarda bulunan Başbakan Erdoğan, Mehmet Akif Üniversitesi (MAKÜ) Veterinerlik Fakültesinde öğretim görevlileri ile bir araya geldi.
Rektör Prof. Gökay Yıldızdan üniversitenin 5 yıllık gelişim süreci ile ilgili bilgi alan Erdoğan, daha sonra yaptığı konuşmada, Cumhuriyet tarihinde yapılan derslik sayısının yarısına yakınını 8 yılda yaptıklarını kaydetti.
Başbakan Erdoğan, Bütün illere üniversite yapacağız, dedik. Bizimle dalga geçtiler. Siz olsa olsa tabela üniversitesi yaparsınız dediler. Biz de dedik ki Önce tabelayı asacağız, sonra içini dolduracağız. 76 olan üniversite sayısı şimdi 156. Üniversitesi olmayan ilimiz yok. Peki niçin bu adımı attık? Derdimiz şuydu; biz ülkemizde göçü engellememiz lazım.
Göçü engellemenin en önemli yollarından bir tanesi; üniversiteye gidecek öğrencilerimizi kendi illerinde kısmi azamisiyle nasıl tutabiliriz. Eğer kendi ilinde üniversitesi varsa o zaman Güneydoğudaki, Doğudaki anne ve babalar çocuğunu Batıya göndermeyecektir. Hakikaten çocuğu çok çok farklı bir fakülte düşünüyorsa Batıya gidecektir. Aksi takdirde öğrenci Nasıl olsa benim ilimde üniversite var dolayısıyla ben burada okuyabilirim diyecektir. Annesiyle, babasıyla sabah akşam birada olma imkanını sağlayacaktır. Üniversitelere gidecek öğrencilerimizi tutarsak azami olarak göçü engellemiş, başarı elde etmiş oluruz. diye konuştu.
İktidarları döneminde hükümet bütçesinden en fazla ödeneğin eğitime aktarıldığını kaydeden Başbakan Erdoğan, Başbakanlık ve hükümetimiz döneminde böyle vatan şairimizin adını bir üniversiteye vererek kazandırmanın mutluluğu sebebi ile kendimi ve arkadaşlarımı gururlu hissediyorum. Burası bir dağ başıyken, azimli kararlı bir şekilde atılan tohumlar, fidana ardından da çınara dönüşen bir üniversite oldu. Üniversitenin bütçesi şu anda Burdur İl Özel İdaresinin 2 katından fazla. Bu konuda bizim bir kararlığımız var.
Türkiyeyi 4 temel taş üzerinde yükselteceğiz. Bunun birinci adımı eğitim, ikincisi sağlık, üç adalet ve son olarak da emniyet olacak. Eğitimi bütçemizin birinci sırasına taşıdık. Zira eğitimde eğer başarıyı yakalayamazsak muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmayı söylememiz lafta kalır. ifadelerini kullandı.
Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörü Prof. Gökay Yıldız da, Başbakan Erdoğana konuşmasının ardından Erdoğana porselen bir tabak ile Erdoğanın portresinin resmedildiği bir tablo hediye etti.
Başbakan Erdoğan, daha sonra Bucak ilçesine geçti.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 29.01.2011 | | | BaşbakanErdoğanHerildeüniversiteyapacağızdedik;bizimledalgageçtilerBaşbakan Erdoğan Her ilde üniversite yapacağız dedik; bizimle dalga geçtiler |
|
| CHP'den 'iki partili sistem' yanıtı | CNN Türk | 28.01.2011 15:44 |  | | | CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, bugün gündeme bomba gibi düşen Mecliste iki partili sistem istiyorum sözlerini değerlendirdi. Hamzaçebi, Vatandaşlarımız AKPnin Türkiyeyi taşımak istediği otoriter rejime hayır diyecektir. Demokrasinin olmadığı bir sisteme halkımız izin vermeyecektir dedi. | | CNN Türk Güncel 28.01.2011 | | | CHPdenikipartilisistemyanıtıCHPden iki partili sistem yanıtı |
|
| CHP'den 'iki partili sistem' yanıtı | CNN Türk | 28.01.2011 15:38 |  | | | CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, bugün gündeme bomba gibi düşen Mecliste iki partili sistem istiyorum sözlerini değerlendirdi. Hamzaçebi, Vatandaşlarımız AKPnin Türkiyeyi taşımak istediği otoriter rejime hayır diyecektir. Demokrasinin olmadığı bir sisteme halkımız izin vermeyecektir dedi. | | CNN Türk Ana Sayfa 28.01.2011 | | | CHPdenikipartilisistemyanıtıCHPden iki partili sistem yanıtı |
|
| AKP-CHP el ele plan yapıyor! | Vatan Gazetesi | 25.01.2011 11:34 |  | | | Bahçeli: TSK da terör örgütü de silah bıraksın diyen bir CHP zihniyeti nasıl Atatürkün kurduğu bir parti olabilir. Bundan sonra CHP ne diyecektir. İhanete pirim veren bu tutumunu nasıl izah edecektir. | | Vatan Gazetesi Son Dakika 25.01.2011 | | | AKP-CHPeleleplanyapıyorAKP-CHP el ele plan yapıyor |
|
|
| |