Habergec.Com Aranan Kelimeler:doğurganlığın Değerlendirme: 10 / 10 391994
habergec.com
29.05.2012 Salı
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler

:: Gruplar
 

doğurganlığın

Kadınlar her yaşta anne olabilecek!
Star
08.04.2012
09:48
Türk profesör Kutluk Oktay’ın da üyesi olduğu tıp ekibi menopozu tarihe gömecek buluş için son aşamaya geldi. Independent gazetesi manşetten ‘Doğurganlığın kuralları yeniden yazılıyor’ diye gelişmeyi duyurdu.
Star
Kadın
08.04.2012
KadınlarheryaştaanneolabilecekKadınlar her yaşta anne olabilecek
Kadınlar her yaşta anne olabilecek!
Star
08.04.2012
09:39
Türk profesör Kutluk Oktay’ın da üyesi olduğu tıp ekibi menopozu tarihe gömecek buluş için son aşamaya geldi. Independent gazetesi manşetten ‘Doğurganlığın kuralları yeniden yazılıyor’ diye gelişmeyi duyurdu.
Star
Son Dakika
08.04.2012
KadınlarheryaştaanneolabilecekKadınlar her yaşta anne olabilecek
Kanser tedavisine başlamadan önce!
Haber Türk
05.02.2012
15:20
KanserinKanserin yol açtığı kısırlığa karşı, doğurganlığın korunması hastalara psikolojik destek sağlıyor
Haber Türk
Son Dakika
05.02.2012
KansertedavisinebaşlamadanönceKanser tedavisine başlamadan önce
Kanserle Mücadelede Psikolojik Destek
Haberler.com
03.02.2012
10:28
Doğurganlığın Korunması Programı hastalara kanserle mücadelelerinde psikolojik destek sağlıyor
Haberler.com
Sağlık
03.02.2012
KanserleMücadeledePsikolojikDestekKanserle Mücadelede Psikolojik Destek
Kanserde doğurganlığın korunması
NTV
02.02.2012
11:03

style=margin:0Tüp bebek tedavilerindeki gelişmeler sayesinde ve ‘Doğurganlığın Korunması Programı’ ile kanser hastaları ileride çocuk sahibi olabiliyor.


NTV
Sağlık
02.02.2012
KanserdedoğurganlığınkorunmasıKanserde doğurganlığın korunması
Evlilik Dünyası Fuarı 2012 konsepti 'Doğa Gelinleri'
En Son Haber
07.12.2011
11:52
Evlilik Dünyası’nın bu yılki teması için yaşam sembolü doğa ve doğurganlığın en güçlü sembolleri kadın birleşti.
En Son Haber
Son Dakika
07.12.2011
EvlilikDünyasıFuarı2012konseptiDoğaGelinleriEvlilik Dünyası Fuarı 2012 konsepti Doğa Gelinleri
Doğa Gelinleri
Vatan Gazetesi
01.12.2011
15:36
Evlilik Dünyası?nın bu yılki teması için yaşam sembolü doğa ve doğurganlığın en güçlü sembolleri kadın birleşti, ortaya ?Doğa Gelinleri? çıktı...


Vatan Gazetesi
Son Dakika
01.12.2011
DoğaGelinleriDoğa Gelinleri
Bursa'da Yaşlı Ve Yaşlılık Kongresi
Haber3
30.09.2011
13:57
Cumhurbaşkanı Abdullah Gülün himayesinde Bursada ilk kez düzenlenen Uluslararası Yaşlanma ve Yaşlılık Kongresine katılan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 2050 yılında her 4 kişiden birininin 60 yaşın üzerinde olacağını belirterek, doğurganlığın azalma
Haber3
Son Dakika
30.09.2011
BursadaYaşlıVeYaşlılıkKongresiBursada Yaşlı Ve Yaşlılık Kongresi
Kilo vermek doğurganlığı artırıyor
Posta
15.09.2011
12:34
Hareketsiz yaşam tarzı ve obezite gebe kalma şansını azaltarak, kısırlığa neden oluyor

Doğurganlığın tekrar kazanılabilmesi için anne adayının kilo vermesi, egzersiz ve ilaç tedavisiyle hormonal bozuklukların giderilmesi gerekiyor. Teknolojik gelişmelerin beraberinde getirdiği hareketsiz yaşam tarzı obeziteye neden olarak, üreme sağlığını tehdit ediyor. Bu nedenle her geçen yıl daha fazla aile normal yolla çocuk sahibi olamadığı için yardımcı üreme tekniklerine başvuruyor. Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Aykut Coşkun konu ile ilgili olarak: Kadınlarda obezite, hormonları etkileyerek adet düzensizliğine ve bunun sonucunda kısırlığa neden olur. Eğer ...
Posta
Son Dakika
15.09.2011
KilovermekdoğurganlığıartırıyorKilo vermek doğurganlığı artırıyor
Doğumda bir ilk
Türkiye Gazetesi
16.06.2011
02:33
Cüneyt Bitikçioğlu İSTANBUL Rahim ağzı kanseri olan ve Zeynep Kamil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde doğurganlığı korunarak “Radikal Trakelektomi” yöntemiyle tedavi edilen 28 yaşındaki Aslı Şahin, tedavisinden sonra sağlıklı doğum yapan Türkiye’deki ilk hasta oldu. Hastanede düzenlenen basın toplantısında konuşan Prof. Dr. Ateş Karateke, rahim ağzı kanserinin genç kadınların hastalığı olduğunu dile getirerek, bu hastalıkta hayatta kalmanın tıbbi başarı olmadığını, başarının doğurganlığın devam ederek tedavinin tamamlanması olduğunu söyledi. Karateke, 2 yıl önce o zaman 26 yaşında olan Aslı Şahin’e rahim ağzı kanseri teşhisi konduğunu ve Şahin’e, rahmi ve yumurtalıkları yani doğurganlığı koruyan “Radikal Trakelektomi” yöntemiyle tedavi uygu ...
Türkiye Gazetesi
Son Dakika
16.06.2011
DoğumdabirilkDoğumda bir ilk
Sık sık diyet yapmak doğurganlığı etkiliyor
Samanyolu Haber
10.04.2011
09:11
Kadınları saran zayıflık tutkusu birçok sağlık sorununa zemin hazırlarken, hamile kalmayı da engelliyor.

Son yıllarda çoğu kadın hamile kalmakta zorlanıyor ve tıbbî destek alarak hamile kalmaya çalışıyor. Bunun sebepleri arasında stresli hayat tarzı öne çıksa da uzmanlar en büyük etkenin dengeli beslenmemek olduğunu kaydediyor. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Dr. Suat Erşahin, Ya tek tip besleniyorlar ya da ilaç kullanarak zayıflamaya çalışıyorlar. Bu sağlıksız beslenme, kadınlık hormonlarına zarar veriyor. diyor. Kadınlar, hem estetik hem de psikolojik yönden kendilerini daha iyi hissetmek için sürekli bir zayıflama derdi içinde. Sık sık diyet yapıyor veya tek tip beslenerek formunu korumaya çalışıyor. Özellikle de havaların ısındığı şu günlerde daha formda görünebilmek adına çeşitli yöntemler denenmeye başlandı bkadınları saran bu zayıflık tutkusu birçok sağlık sorununa zemin hazırlarken, hamile kalmayı da engelliyor.ile. Ancak Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Suat Süphan Erşahin sık sık yapılan veya tek besin içeren diyetlerin hormonal dengeyi bozarak, yumurtlamayı engellediğini söylüyor. Özellikle son yıllarda çoğu kadın hamile kalmakta zorlanıyor ve tıbbın getirdiği son teknolojik yeniliklerle hamile kalmaya çalışıyor. Bunun sebepleri arasında stresli hayat biçimi ön sıralarda gelse de en büyük etken dengeli beslenmemek. Kadınların daha güzel gözükebilmek için aç gezdiklerini dile getiren Dr. Erşahin, kadınların bilinçsiz bir şekilde zayıfladıklarını belirtiyor. Erşahin şu bilgileri veriyor: Ya tek tip besleniyorlar ya da ilaç kullanarak zayıflamaya çalışıyorlar. Bu sağlıksız beslenme kadınlık hormonlarına zarar veriyor. Diyelim ki bir kadın çok tatlı ve çok çikolata tüketiyorsa, o insülin metabolizmasını tetikliyor, bu da yumurtlamayı önlüyor. Ayrıca bilimsel bir ispatı olmayan zayıflama ilaçları, kadının âdet düzenini bozuyor ve doğurganlığı da etkilemiş oluyor. Sağlıksız beslenen kadınlar ayrıca erken menopoza giriyor. Dr. Erşahin, sık sık diyet yapma ve tek beslenme biçimi sebebiyle hamile kalamayan birçok hastasının olduğunu ifade ediyor. Erşahin şöyle konuşuyor: Hastanın kilo dengesinin hızlı değişmesi, gebeliği etkiliyor, gebe kalması daha da güçleşiyor. Böyle durumda hastayı bekletiyoruz. Belli bir kalori besleme veriyoruz. İnsülin mekanizması düzeldikten sonra hasta ancak hamile kalabiliyor. Uzmanlar, sık sık diyet yapmayı önermedikleri gibi tek tip beslenmeyi de öngörmüyor. Yeterli vitamin, mineral ve kaliteli protein alamamak, hormonların düzenli ve yeterli çalışmasını engelliyor. Kişinin gerekli protein, karbonhidrat ve yağları alması gerektiğini belirten Erşahine göre kişi zayıflayacağım derken, kendini daha çok hasta ediyor, vücuduna geri dönülmez hasarlar veriyor. Sağlığıyla uyuşmayan zayıflama ilacı kullanmak yumurtaya zarar veriyor. Eğer mutlaka kilo verilecekse, uzman kişilerden yardım alınması, kulaktan dolma bilgilere göre hareket edilmemesi gerekiyor. Doğurganlığın artması ve döllenmenin sağlıklı gerçekleşmesi için anne adayı, sağlıklı beslenmeli. Ceviz, fındık, muz, greyfurt, portakal, mandalina, tahıllı ekmek, yoğurt, süt, kivi, soya, bulgur, kereviz, brokoli, bezelye gibi besinler tüketin. Hamile kalınmadan önce ideal kiloya ulaşın. Ancak ideal kiloya ulaşırken asla tek tip beslenmeyin. Hamilelik sırasında herhangi bir hastalık dışında diyet yapmayın. Hamilelik sırasında şeker hastaları uygun bir diyet programı uygulamalı. Doğurganlık yaşını geçirmeden önce (35 yaşına kadar) çocuk sahibi olun. Zeynep Kaçmaz
Samanyolu Haber
Son Dakika
10.04.2011
SıksıkdiyetyapmakdoğurganlığıetkiliyorSık sık diyet yapmak doğurganlığı etkiliyor
Rahmin alınması menopoz nedeni mi
En Son Haber
31.01.2011
16:57
Doğurganlığın simgesi rahmin alınması ile kadınlar, ‘Rahmin alınması menopoza yol açar m?’ endişesine kapılıyor.
En Son Haber
Son Dakika
31.01.2011
RahminalınmasımenopoznedenimiRahmin alınması menopoz nedeni mi
Rahmin alınması menopoz nedeni mi?
NTV
31.01.2011
16:28

style=margin:0Doğurganlığın simgesi olan rahim kadınlar için önemli bir organ. Ancak bazı hastalıklar, rahmin ameliyatla alınmasını gerekli kılıyor.


NTV
Sağlık
31.01.2011
Rahminalınmasımenopoznedenimi?Rahmin alınması menopoz nedeni mi?
Erkekler neden göğüs sever
En Son Haber
28.01.2011
10:29
Doğurganlığın, kutsallığın simgesi göğüsler Darwin’e göre erkeklerin bilinçaltında üreme göstergesidir
En Son Haber
Son Dakika
28.01.2011
ErkeklernedengöğüsseverErkekler neden göğüs sever
Keşke zenginler 3 çocuk yapsa!
Milli Gazete
12.11.2010
10:49
TÜSİAD ile BM Nüfus Fonunun geçen hafta yayımlanan iki araştırmasına göre, 2000 yılında 65 yaş ve üstü nüfusumuz, toplam nüfusumuzun yüzde 5.7siydi. 2050 yılında nüfus artışımız 100 milyona yaklaşırken duracak ve 65 yaş üstü nüfus oranımız yüzde 17.3e çıkacak. Başka bir deyişle: 65 ve üstü yaşlardaki vatandaşlarımızın sayısı 2010 yılında 3.5 milyondu... 2050 yılında 9 milyona çıkacak... Avrupa ve Rusyanın en büyük zaaflarından biri nüfusun yaşlanması ve azalmaya başlamasıdır. 2050 yılına kadar Rusyanın nüfusu 30 milyon, Almanyanın nüfusu 10 milyon azalacaktır; doğurganlığın düşmesi yüzünden. Foreign Affairs dergisinde, Çin mucizesinin duraklayacağı, çünkü tek çocuk politikası yüzünden Çin nüfusunun yaşlanmaya başladığı yönünde araştırmalar çıkıyor... Peki, Başbakanın en az üç çocuk sloganı doğru mu, yanlış mı?..... devamı
Milli Gazete
Medya
12.11.2010
Keşkezenginler3çocukyapsaKeşke zenginler 3 çocuk yapsa
Doğurganlığın şifresi çözüldü
Milliyet
27.10.2010
00:16
Amerikalı bilim insanlarına göre kadınların kan grubu doğurganlıklarını etkiliyor. Çocuk sahibi olmakta zorlanan ve tedavi gören kadınların kan gru...
Milliyet
Toplum Yaşam
27.10.2010
DoğurganlığınşifresiçözüldüDoğurganlığın şifresi çözüldü
Şanssız Kan Grubu "0" Çıktı
TRT
26.10.2010
14:06
Kan grubu 0 olan kadınlarda doğurganlığın azaldığı belirtildi.
TRT
Sağlık
26.10.2010
ŞanssızKanGrubu0ÇıktıŞanssız Kan Grubu 0 Çıktı
Şansız Kan Grubu "0" Çıktı
TRT
26.10.2010
13:18
Kan grubu 0 olan kadınlarda doğurganlığın azaldığı belirtildi.
TRT
Sağlık
26.10.2010
ŞansızKanGrubu0ÇıktıŞansız Kan Grubu 0 Çıktı
Şehir hayatı anneliği unutturuyor
Samanyolu Haber
26.10.2010
11:58
Kendini şehir hayatının önceliklerine kaptıran kadınlar, anne olmayı erteliyor.

Özellikle çalışan kadınların anne olmayı ertelediğini ifade eden uzmanlar, anne olmak için en ideal yaşın 20 - 30 arası olduğunu belirtti. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Opr. Dr. Ayşe Duman, İdeal anne yaşının en doğru cevabını kadın doğasına bakarak anlayabiliriz. Doğurganlığın en yüksek olduğu dönem yani aynı zamanda da sağlıklı bebek doğurmak açısından en uygun dönem 20 ? 30 yaş civarıdır. Bu dönem tıbbi açıdan baktığımızda, gebe kalma şansının en yüksek olduğu dönem; kadın sağlığı açısından en rahat dönem; gebelik komplikasyonları açısından ise en az riskli dönemdir. diye konuştu. Bebek sahibi olmak isteyenlere de bir uyarıda bulunan Duman, Bu anlamda sağlıklı nesiller dünyaya getirmek, sorunsuz bir gebelik ve doğum süreci yaşamak istiyorsak yaradılışımıza uygun davranmalıyız. Duman, kadının fiziki yapısı açısından ileri yaş anneliğinin zor geçebileceğini vurguladı. Dr. Ayşe Duman, geç yaşta anne olan kadınların çocuklarının kişilik gelişimlerinin sorunlu olabileceğini belirtti. Duman, Zira çocuklarımızın kişilikleri ve cinsel kimliklerinin temellerinin atıldığı 0 ? 6 yaş arasında anneyi kadın gibi, babayı erkek gibi görmeleri gerekmektedir. Kadın gibi anne, şefkati sonsuz, sevgisini hiçbir zaman esirgemeyen. Erkek gibi baba koruyup kollayan, güç timsali olan. şeklinde konuştu. Duman, Anne olmak doğurmak demek değildir, anne olmak anne olmaktır. diyerek ideal yaşın fiziksel ve psikolojik olarak yeterlikle elde edileceğinin altını çizdi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
26.10.2010
ŞehirhayatıanneliğiunutturuyorŞehir hayatı anneliği unutturuyor
Doğurganlığın sırrı çözüldü
Haber3
26.10.2010
09:35
Amerikalı bilim insanlarına göre kadınların kan grubu doğurganlıklarını etkiliyor.
Haber3
Son Dakika
26.10.2010
DoğurganlığınsırrıçözüldüDoğurganlığın sırrı çözüldü
Doğurganlığın şifresi çözüldü
Milliyet
26.10.2010
09:33
Amerikalı bilim insanlarına göre kadınların kan grubu doğurganlıklarını etkiliyor. Çocuk sahibi olmakta zorlanan ve tedavi gören kadınların kan gru...


Milliyet
Toplum Yaşam
26.10.2010
DoğurganlığınşifresiçözüldüDoğurganlığın şifresi çözüldü
09:13 Doğurganlığın şifresi çözüldü
Milliyet
26.10.2010
09:18
Amerikalı bilim insanlarına göre kadınların kan grubu doğurganlıklarını etkiliyor. Çocuk sahibi olmakta zorlanan ve tedavi gören kadınların kan gru...


Milliyet
Son Dakika
26.10.2010
0913Doğurganlığınşifresiçözüldü0913 Doğurganlığın şifresi çözüldü
Menopoz yaşınızı bilmek ister misiniz?
NTV
28.06.2010
12:14

style=margin:0Kadınlarda doğurganlığın sona erdiği tarihi ortalama dört ay hata payıyla ortaya koyan bir yöntem geliştirildi.


NTV
Teknoloji
28.06.2010
Menopozyaşınızıbilmekistermisiniz?Menopoz yaşınızı bilmek ister misiniz?
İnanmasa da dini bilgi istiyor
Samanyolu Haber
23.05.2010
09:17
Sosyal Ekonomik Araştırmalar Merkezi (SEKAM) tarafından aile yapısının profilini çıkartacak bir araştırma yapıldı. Kişi inanmasa da çocuğunun dinî bilgiye sahip olmasını istiyor.

Araştırma ile aile değerlerinde dikkat çekici sonuçlar ortaya çıktı. Araştırma, Türkiye İstatistik Kurumunun belirlediği 12 bölgede ve 67 ilde 6 bin 748 kişiye 156 soru sorularak yapıldı. Araştırmada deneklere toplumsal yapı, evlilik, nikâh, eşe ilişkin tutum ve tavırlar, namus, cinsellik, boşanma, şiddet, anne-baba-çocuk ilişkisi, anne-babaların çocuk yetiştirme tutumları, çocuklarla iletişim, medya ve boş zamanları değerlendirme konularında sorular soruldu. Proje yöneticisi Prof. Dr. Celalettin Vatandaş, aile değerlerinde birtakım çözülmeler olduğunu söyledi. Türkiyenin, değerlerini kendi içinde aramak yerine Batı ülkelerini örnek aldığını ifade eden Vatandaş, Türkiyenin geleneklerinden gelen öze bağlı kalması gerektiğini belirtti. Vatandaş, Aile yapımızda birtakım değerleri kaybediyoruz. Bazı durumlar için geç kaldık ancak vaktimiz yok değil. Araştırma sonucunda teknolojinin etkilerinin çok önemli olduğunu gördük. Teknolojiyi kullanmayacak değiliz ama teknolojinin imkânlarından doğru bir şekilde istifade etmeliyiz. diye konuştu. İnanmasam da çocuğum dini öğrensin Dinî yönüm güçlü, din duygu ve düşüncelerimi büyük oranda etkiler diyenlerin yüzde 90,6sı çocuğunun dinî bilgiye sahip olmasını çok istediğini, yüzde 8,7si ise istediğini ifade ederken, dinî yönüm var ama din, duygu ve düşüncelerimi hiç etkilemez diyenlerin yüzde 28,8i çocuğunun dinî bilgiye sahip olmasını çok istediğini, yüzde 55,9u ise istediğini ifade ediyor. Bu konuda çarpıcı bulgu ise kendisini dine inanmıyorum biçiminde tanımlayanların yüzde 73,5inin çocuğunun dinî bilgiye sahip olmasını çok istediğini, yüzde 10u ise istediğini ifade ediyor. Çocuk sayısı düşüyor Araştırma, Türkiyede doğurganlığın hızlı bir biçimde düştüğünü ortaya koyuyor. Aile profili çocuk sayısında ideal olan iki ya da üç çocuk olarak tanımlanıyor. Dinî nikâh vazgeçilmez Toplumda ağırlıklı eğilim yüzde 85,1lik oranla hem resmî nikâh, hem dinî nikâh istiyor. Dinî nikâh olmadan olmaz diyenlerin oranı yüzde 78,5. Sadakatsizlik en önemli boşanma sebebi Araştırmaya göre en önemli boşanma sebebi düşünüldüğü gibi ekonomik sebepler değil yüzde 24,5 oranla sadakatsizlik. Bunu yüzde 17,6 ile fizikî şiddet, yüzde 17,4 ile sevgisizlik ve yüzde 17,3 ile alkol, kumar gibi alışkanlıklar izliyor. İnternet, medyadan daha fazla etkiliyor Araştırma internetin aile yapısını etkilemede önemli bir faktör olduğunu ortaya koyuyor. İnternet kullanma sıklığının, nikâhsız yaşayan komşuya, evlilik öncesi cinsel beraberliğe, evlilik dışı çocuk edinmeye ilişkin tutumlarda belirleyici faktör olduğu görülüyor. Evlilik dışı ilişki olağanlaşma riski taşıyor Araştırmada Nikâhsız yaşayan komşunuz olsa ne yaparsınız? sorusuna yüzde 31,5lik bir kesim ilgilenmem, bu benim değil onların bileceği iştir cevabını verdi. Bir başka soruda da evlilik dışı çocuk edinme sorulduğunda yüzde 75lik kesim bunu net olarak ahlaksızlık şeklinde kabul ederken, yüzde 16lık bir kesim kararsız olduğunu, yüzde 9,9 (erkekler de) olabilir, normal cevabı verdi. Bu durumda önümüzdeki 15-20 yıla kadar nikâh kıymanın ve aile kurmanın bir gereklilik olma vasfını kaybedeceği ve nikâhsız cinsel ilişki ve çocuk sahibi olmanın olağanlaştığı bir sürecin yaşanacağı tahmin ediliyor. Evlendiğiniz güne geri dönebilseniz, yine eşinizle evlenir misiniz? sorusunda erkeklerin yüzde 77,8i, kadınların ise 74,4ü eşlerini tekrar seçeceklerini beyan ediyorlar. ZAMAN
Samanyolu Haber
Son Dakika
23.05.2010
İnanmasadadinibilgiistiyorİnanmasa da dini bilgi istiyor
Hangi ilin nüfusu ne kadar olacak?
Samanyolu Haber
20.05.2010
17:57
Ülke nüfusunun yaklaşık 5te birinin yaşadığı İstanbul, 2023te 15 milyonu aşacak. Başkent Ankaranın nüfusu 5,5 milyona, İzmirin 4,5 milyona, Bursanın 3,4 milyona ulaşacak.

TÜİK Diyarbakır Bölge Müdürlüğünde görevli Uzman Yardımcısı Mehmet Doğu Karakaya ile Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Teknik Demografi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Sinan Türkyılmaz, Türkiye Cumhuriyetinin 100. yıldönümü olan 2023 yılı için il ve bölge düzeylerinde nüfus projeksiyonu hazırladı. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) 2008 veri tabanı esas alınan çalışma, varsayımlar ile kuşak-bileşenler yöntemini kullanarak gerçekleştirilen 81 il düzeyindeki ilk projeksiyon. TÜİKin yaptığı projeksiyonlar, toplam ülke nüfusunu esas alıyor. Seçilmiş bazı iller düzeyinde de projeksiyonlar bulunuyor ancak bu çalışma, 81 ilin tamamını kapsayan ilk projeksiyon olma özelliğini taşıyor. -NÜFUS BATIDA YOĞUNLAŞACAK- TÜİK tarafından düzenlenen 19. İstatistik Araştırma Sempozyumunda sunulan bildiriye göre, 72 milyonluk ülke nüfusu için 3 farklı modelle projeksiyon yapıldı. Söz konusu modeller uyarınca nüfus, azalan bir artış hızıyla 2023te 81-83 milyon arasında bir değere ulaşacak. Doğum oranının azalacağı, yaşlı nüfusun artacağı Türkiyede, göç nedeniyle nüfus batıda yoğunlaşacak, az gelişmiş küçük iller daha da küçülecek. Bu çerçevede, 2023 itibariyle 49 ilin nüfusunda artış, 32 ilin nüfusunda ise azalma gözlenecek. Doğum-ölüm oranları ve göç unsuru gözetilerek hazırlanan varsayımlar çerçevesinde, bugün 13 milyonu bulan İstanbul nüfusu, 2023te 15,2 milyona ulaşacak. Ankara 4,6 milyondan 5,5 milyona, İzmir 3,8 milyondan 4,5 milyona çıkacak. Sanayi kentlerinden Kocaelinin nüfusu 2,1 milyona, Bursanın nüfusu da 3,4 milyona yükselecek. Turizmin yoğun olduğu güney illerinden Antalyada nüfus 1,9 milyondan 2,6 milyona, Muğladan 800 binden 1 milyona, Aydında yaklaşık 1 milyondan 1,2 milyona çıkacak. Son yıllarda büyük ölçüde doğu ve güneydoğudan göç alan Adana 2,1 milyona, Mersin 1,7 milyona ulaşacak. Bölgesel cazibe merkezlerinden Şanlıurfanın ve Gaziantepin nüfusu 2şer milyon, Diyarbakırın 1,7 milyon, Konyanın 2,1 milyon, Kayserinin 1,4 milyon, Trabzonun 752 bin olacak. -BAYBURT, 49 BİNE KADAR GERİLEYECEK- Öte yandan, projeksiyon çerçevesinde göç veren az gelişmiş kentlerin nüfusunun daha da daralacağı öngörülüyor. Nüfusun azalacağı hesaplanan illerden Erzurumda nüfus 483 bine, Karsta 215 bine, Muşta 238 bine, Sivasta 497 bine, Yozgatta 290 bine, Ardahanda 77 bine kadar gerileyecek. Türkiyenin bugün yaklaşık 75 bin kişi ile en az nüfusa sahip ili Bayburtta nüfusun 2023te 49 bin nüfusa kadar düşmesi öngörülüyor. En az nüfusa sahip 2. il olan Tuncelide ise projeksiyona göre göreli artış meydana geliyor ve nüfusun 95 bini bulabileceği bekleniyor. -NÜFUS DAĞILIMI DEĞİŞİYOR- Çalışmanın danışmanlığını üstlenen Doç. Dr. Türkyılmaz tabloyu A.A muhabirine değerlendirirken, sanayinin, turizmin yoğun olduğu batı illerinde nüfus artışı öngörüldüğünü, ancak bu artışın doğum ve ölüm gibi doğal nedenlerden çok göçe dayandığını söyledi. Türkyılmaz, özetle şu değerlendirmelerde bulundu: - Türkiye Cumhuriyeti, 100. yılında yaklaşık 82 milyon nüfuslu, yaşlı oranının artık yüzde 10lara ulaştığı, doğurganlık hızının yavaşladığı bir ülke olacak. Göçün etkisiyle batı illerinin nüfuslarının daha da artacağı, küçük illerin daha da küçüleceği söylenebilir. - Nüfusun dağılımı değişiyor. Hem coğrafi hem demografik açıdan. Demografik yönüyle yaşlı nüfusun oranı artıyor, genç nüfusun oranı düşüyor. Coğrafi açıdan da cazibe merkezleri oluşuyor. Bunlar hem bölgesel hem de ülke genelinde cazibe merkezleri...ve küçük iller daha fazla küçülme, büyük iller daha fazla büyüme eğilimine giriyor. - Özellikle Doğu, İç Anadolu veya Kuzey Karadeniz illerinden göç devam ediyor. İnsanlar büyük ölçüde iş için geliyorlar. Doğu illerindeki güvenlik gerekçesini de göz ardı etmemek gerekiyor. - Türkiyenin doğurganlık hızı 2,17, İstanbulun 1,8. Yani 2nin altına inmiş durumda. Başka bir ifadeyle İstanbula hiç göç olmasa kentin nüfusu artmayacak. Fakat göç yoğun olarak devam ediyor. -DOĞURGANLIK HIZI, 2,1 ÇOCUĞA GERİLİYOR- - Nüfus yaşlanmaya başlıyor: Hep genç nüfusla bilinen Türkiyede doğurganlığın düşmesi, sağlık koşullarındaki iyileşmeden dolayı yaşam süresinin uzamasıyla yaş yapısında değişmeler başladı. Avrupadaki gibi yaşlı nüfusun yüzde 17-18lerde olduğu bir yapı değil ama yüzde 3-4 düzeyindeki 65 yaş üstü nüfus, günümüzde yüzde 7 civarında. Projeksiyonlar, 2023te yüzde 10lara yaklaşacağını gösteriyor. Bu da nüfusun yaşlanmaya başladığını gösteriyor. Gelecek için yaşlılıkla ilgili bazı önlemlerin, düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerekiyor. - Nüfus artış hızı yavaşlıyor: Türkiyede doğurganlık, yenilenme seviyesi dediğimiz 2,1 çocuk, yani bir kadının arkasında 2,1 çocuk bırakması dediğimiz seviyeye yaklaşıyor. Günümüzde 2,14-2,17 seviyesinde.
Samanyolu Haber
Son Dakika
20.05.2010
Hangiilinnüfusunekadarolacak?Hangi ilin nüfusu ne kadar olacak?
Doğurganlığın düşmanı spor
Sabah
09.11.2009
01:57
Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmayla, çok yoğun antrenman yapan kadın sporcularda doğurganlık oranlarının düştüğü belirlendi. 3 bin kadının incelendiği araştırmada... Devamı için tıklayınız
Sabah
Dünya
09.11.2009
DoğurganlığındüşmanısporDoğurganlığın düşmanı spor
05:00 Sperm-yumurta dengesi bozulunca kısırlık arttı
Net Gazete
11.09.2009
11:30
Çiftlerin yaklaşık yüzde 10unun kısırlık sorunu yaşadığı günümüzde, çevreciler bunun nedenini kirlenmeye, psikiyatrlar stresli yaşam tarzına bağlarken, Tel Aviv Üniversitesinden Oren Hasson, doğurganlığın azalmasının kadın ve erkeğin üreme hücrelerinin birbirini bütünleyici özelliğinin sınırlandığı evrim sürecinden kaynaklanmış olabileceğini belirtti. Biological Reviews dergisinde yayımlanan araştırma sonuçlarında Hasson, sperm ve yumurta arasındaki dengenin çok hassas olduğunu ve bu dengenin bozulduğunu, bunun da kısırlığın artmasını açıklayabileceğini vurguladı.
Net Gazete
Son Dakika
11.09.2009
0500Sperm-yumurtadengesibozuluncakısırlıkarttı0500 Sperm-yumurta dengesi bozulunca kısırlık arttı
40 yaşındaki anneler uzun yaşıyor
Hür Haber
07.05.2009
13:16
40 yaşındaki anneler uzun yaşıyor
Utah Üniversitesi profesörlerinden Ken R. Smith, bu yaşlardaki doğurganlığın, uzun yaşam için sosyal ve çevre faktörlerinden daha önemli olabileceğini, geç anne olanların yanı sıra aile bireylerinin de uzun yaşama olasılığı bulunduğunu söyledi.
Hür Haber
Son Dakika
07.05.2009
40yaşındakianneleruzunyaşıyor40 yaşındaki anneler uzun yaşıyor
05:20 40'lı yaşlarda doğal yollardan anne olan kadınlar, daha uzun yaşıyor
Net Gazete
06.05.2009
05:17
Utah Üniversitesi profesörlerinden Ken R. Smith, bu yaşlardaki doğurganlığın, uzun yaşam için sosyal ve çevre faktörlerinden daha önemli olabileceğini, geç anne olanların yanı sıra aile bireylerinin de uzun yaşama olasılığı bulunduğunu söyledi. FuturePundit.com adlı internet sitesinde yer alan haberde, vücudu daha yavaş yaşlanan kadınların, geç yaşlarda doğurma olasılıkların ın bulunduğu belirtilerek, 40lı yaşlarda doğum yapan kadının yaşam süresinin uzun olacağına işaret eden araştırmanın şaşırtıcı bir sonuç sunmadığı belirtildi.
Net Gazete
Son Dakika
06.05.2009
052040lıyaşlardadoğalyollardananneolankadınlardahauzunyaşıyor0520 40lı yaşlarda doğal yollardan anne olan kadınlar daha uzun yaşıyor
40'lı yaşlarda anne olan kadınlar daha uzun yaşıyor
Zaman
06.05.2009
01:57
ABDde yapılan bir araştırma, 40lı yaşlarda doğal yollardan anne olanların diğerlerine göre daha uzun yaşadığını ortaya koydu. Utah Üniversitesinden Prof. Ken R. Smith, bu yaşlardaki doğurganlığın, uzun yaşam için sosyal ve çevre faktörlerinden daha önemli olduğunu söyledi.
Zaman
Güncel
06.05.2009
40lıyaşlardaanneolankadınlardahauzunyaşıyor40lı yaşlarda anne olan kadınlar daha uzun yaşıyor
40’ından sonra anne olmak ömrü uzatıyor
Milliyet
05.05.2009
23:17
 Utah Üniversitesi profesörlerinden Ken R. Smith, bu yaşlardaki doğurganlığın, uzun yaşam için sosyal ve çevre fakt&ou
Milliyet
Toplum Yaşam
05.05.2009
40’ındansonraanneolmakömrüuzatıyor40’ından sonra anne olmak ömrü uzatıyor
Doğurganlığın korunmasında yeni dönem
NTV
14.04.2009
12:38

style=margin:0Çinli bilim adamlarının fareler üzerinde kök hücreden yeni yumurta yapımıyla ilgili çalışmasının tıpta yeni çığır açacağı bildirildi.


NTV
Sağlık
14.04.2009
DoğurganlığınkorunmasındayenidönemDoğurganlığın korunmasında yeni dönem
Doğurganlığın korunmasında yeni dönem
Sabah
14.04.2009
11:11
Çinli bilim adamlarının fareler üzerinde kök hücreden yeni yumurta yapımıyla ilgili çalışmasının bugüne kadar bilinenin aksine erişkin kadınlarda ...  Devamı için tıklayınız
Sabah
Güncel
14.04.2009
DoğurganlığınkorunmasındayenidönemDoğurganlığın korunmasında yeni dönem
Doğurganlığın korunmasında yeni dönem
Sabah
14.04.2009
11:09
Çinli bilim adamlarının fareler üzerinde kök hücreden yeni yumurta yapımıyla ilgili çalışmasının bugüne kadar bilinenin aksine erişkin kadınlarda yumurta rezervinin tekrar artırılabileceği yolunda ışı...
Sabah
Son Dakika
14.04.2009
DoğurganlığınkorunmasındayenidönemDoğurganlığın korunmasında yeni dönem
05:15 Kadınlarda doğurganlık süresi uzadıkça, Parkinson hastalığına yakalanma riski o kadar azalıyor
Net Gazete
26.02.2009
05:15
Kadınlarda doğurganlık süresinin, Parkinson hastalığına yakalanma riskiyle ters orantılı olduğu ortaya çıkartıldı. Araştırmaya imza atalardan New Yorktaki Albert Geinstein Tıp Fakültesinde görevli Dr. Rachel Sauders-Pullman ve ekibi menopoza giren 74 binden fazla kadın ile rahmi alınan 7.800 kadının tıbbi verilerini inceledi. Parkinson hastalığı riskinin doğurganlığın en yüksek seviyede olduğu yıllarda azaldığını belirten bilim adamları, araştırmanın, doğurganlık süresi 39 yıldan fazla olan menopozlu kadınların Parkinson hastalığına yakalanma riskinin, bu sürenin 33 yıldan az olduğu kadınlardan yüzde 25 daha düşük olduğunu gösterdiğini vurguladılar.
Net Gazete
Son Dakika
26.02.2009
0515KadınlardadoğurganlıksüresiuzadıkçaParkinsonhastalığınayakalanmariskiokadarazalıyor0515 Kadınlarda doğurganlık süresi uzadıkça Parkinson hastalığına yakalanma riski o kadar azalıyor
NÜFUSUMUZ NEREYE?
Samanyolu Haber
27.01.2009
08:58
TÜİK adrese dayalı nüfus sayım sonuçlarını açıkladı.

“İyi haber”, nüfus artışımızın yavaşlamış olmasıdır. 1970’lerde ve 80’lerde yüzde 2 civarında olan artış, şimdi yüzde 1.3’e inmiş.
Niye iyi haber bu? Çünkü “ıssız Anadolu” 1900’lü yılların ilk yarısında kaldı. Anadolu’da bugün “15 milyon” değil, 71 milyon insan yaşıyor! Türkiye’nin artık aşırı artan nüfusa değil, dengeli artan ama iyi eğitilen, üretken çalışabilecek nüfusa ihtiyacı var.
İşte “kötü haber” de bu noktada başlıyor; iyi eğitilmeyen aşırı doğurgan bir nüfus kesimi...
Gelişmiş yörelerimizde doğurganlık hızla azalıyor; aileler bir iki, hadi üç çocuk yapıyor. ‘Az gelişmiş’ yörelerde ise doğurganlık eskisine göre azalsa da hâlâ yüksek; ailelerde 6-7 çocuk var. Böylece iyi eğitilemeyen, verimli çalışamayan sorunlu genç yığınlar oluşuyor.
Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve kültürel gelişme temposu bu yörelerdeki aşırı doğurganlığa yetişemiyor!
Bundan birçok sorun çıkıyor; insani, sosyal ve siyasi...

Yalova ve Hakkâri
2008 yılı adrese dayalı nüfus sayımına göre nüfusu en çok artan illerimizden biri Hakkâri’dir. Burada nüfus bir yılda yüzde 4.8 gibi çok yüksek bir oranda artmış! Halbuki Türkiye’de ortalama nüfus artışı 1.3’tü!
Evet, Yalova’nın nüfusu Hakkâri’den de çok artmış! İstanbul ve İzmir gibi yerlerde de nüfus artışı Türkiye ortalamasının epey üstünde... Ama sebep buralarda doğurganlığın yüksek olması değil, ekonomik gelişmenin cezbettiği iç göçtür.
Hakkâri de ise yüksek nüfus artışının tek sebebi, yüksek doğurganlıktır!
İyi eğitim alamadığı için, “vasıflı işgücü” haline gelemiyor! Kırsal kesimde hem sermaye yokluğundan hem girişimcilik ruhunun yokluğundan dolayı “dükkân açıp” iş de kuramıyor!
Şener Şen’in o muhteşem “Züğürt Ağa”sını hatırladınız mı? Toprak ağası, tarlalarını satıp para sahibi oluyor ama göçtüğü şehirde küçük bir marketi bile işletemiyor, iflas ediyor! Çünkü iş zihniyeti yok!

İran ve Çin?
Yeterince eğitim alamayan, iş geleneği de bulunmayan ama yüksek oranda doğurgan bir kesim...
Bu dengesizlik Türkiye için çok ciddi bir sorundur: İnsani, sosyal ve siyasi!
“Nüfus planlaması” ağızdan kolay çıkan, ama tatbiki çok zor bir iştir. Çok çocuk yapmayı “erkeklik” ve “iktidar” göstergesi sayan kırsal ve feodal kültür direnç gösteriyor, en azından.
Yine de Çin ve İran İslam Cumhuriyeti’nin nüfus planlamasında çok başarılı olduğunu belirtmeliyim.
Türkiye “zorunlu nüfus planlaması” yapamaz; bunu yapmak için diktatörlük bile yetmez, “totaliter diktatörlük” gerekir; öyle bir rejim Türkiye’nin başına akıl almaz felaketler getirir.
Nüfus sürecimizi zaman içinde dengeye oturtmak için, uzun vadeli üç yol gözüküyor:
Şehirleşmenin hızlanması... Çünkü şehirleşme doğurganlığı azaltıyor. Diyarbakır ilinde hane halkı sayısındaki azalma bunun kanıtıdır.
Kadının bilinçlenmesi, özgürleşmesi ve ana-sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi. Gözü açılan kadın kocasının kuluçka makinesi olmak istemiyor! Ana-sağlık hizmetleri o kadına ulaşabilmelidir.
Ekonomik gelişmenin, dönemsel iniş çıkışlar olsa da ortalama yüzde 6’nın altına düşmemesi! Bunun gerektirdiği siyasi ortama özen gösterilmesi...
Samanyolu Haber
Son Dakika
27.01.2009
NÜFUSUMUZNEREYE?NÜFUSUMUZ NEREYE?
Meme kanseri riski, yaşlandıkça artıyor
Net Gazete
07.11.2008
19:43
Füsun Sayek Kültür ve Sanat Etkinlikleri için Hataya gelen Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Genel Sekreteri Prof. Dr. Şuayib Yalçın yaptığı açıklamada, kadınlarda kanser ölümleri arasında meme kanserinin ilk sırada yer aldığını söyledi. Yaş ilerledikçe meme kanserine yakalanma riskinin artığını ifade eden Yalçın, şöyle devam etti: Her yıl dünyada 1 milyondan fazla, Türkiyede de yaklaşık 150 bin kişi meme kanserine yakalanıyor. Ayrıca yılda toplam 7 milyon 600 bin kadını kanser nedeniyle kaybediyoruz. 40-49 yaş arasında her 66 kadından 1inde, 50-59 yaş arasında da her 40 kadından 1inde meme kanserine yakalanma riski var. Bu risk yaş ilerledikçe daha da artmakta. Avrupada meme kanserinin daha yaygın olmasının nedeni de bu. Türkiyede kadınların çalışma hayatına girmesi, doğurganlığın azalması nedeniyle gelecekte kansere yakalananların sayısında bir artış bekleniyor. Şu an Avrupada 8, Türkiyede de her 12 kadından 1inin meme kanserine yakalanma riski var. Ancak Türkiyede kadınların yaşam standartlarıyla ilgili bir takım önlemler alınmazsa bu risk artabilir ve Avrupanın önüne geçebiliriz.
Net Gazete
Son Dakika
07.11.2008
MemekanseririskiyaşlandıkçaartıyorMeme kanseri riski yaşlandıkça artıyor
Toplam "37" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti