Habergec.Com Aranan Kelimeler:duymuştuk Değerlendirme: 10 / 10 964847
habergec.com
23.10.2014 Perşembe
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

duymuştuk

Dışarıdan gelen provokatörler
Haber7
11.09.2014
10:20
GEZİde, Somada duymuştuk, en son Torun Centerdaki asansör faciasında da duyduk aynı iddiayı
Haber7
Son Dakika
11.09.2014
DışarıdangelenprovokatörlerDışarıdan gelen provokatörler
Dışarıdan gelen provokatörler
Haber7
11.09.2014
10:20
GEZİde, Somada duymuştuk, en son Torun Centerdaki asansör faciasında da duyduk aynı iddiayı
Haber7
Son Dakika
11.09.2014
DışarıdangelenprovokatörlerDışarıdan gelen provokatörler
Dışarıdan gelen provokatörler
Haber7
11.09.2014
10:12
GEZİde, Somada duymuştuk, en son Torun Centerdaki asansör faciasında da duyduk aynı iddiayı
Haber7
Son Dakika
11.09.2014
DışarıdangelenprovokatörlerDışarıdan gelen provokatörler
Dışarıdan gelen provokatörler
Haber7
11.09.2014
10:12
GEZİde, Somada duymuştuk, en son Torun Centerdaki asansör faciasında da duyduk aynı iddiayı
Haber7
Son Dakika
11.09.2014
DışarıdangelenprovokatörlerDışarıdan gelen provokatörler
Mandayı en güzel kim boyar yarışması!
Zaman
19.05.2014
02:16
Bugüne kadar ‘vücut süsleme, ‘baş parmak dövüştürme, ‘en yaratıcı bıyık uzatma gibi ilginç yarışmalar duymuştuk.Dün ajanslara düşen fotoğraflarla ilginç yarışmalara bir yenisi daha eklenmiş oldu. Çinin Yunnan bölgesinde yer alan Jiangcheng kasabasında manda boyama yarışması düzenlendi. 8 ülkeden gelen sanatçılar, mandayı en güzel şekilde boyamak için ter döktü. Rengarenk boyalarla mandaların vücutlarına değişik şekiller çizen artistlerin amacı birinci olup, 16 bin dolarlık ödülü almaktı.
Zaman
Ana Sayfa
19.05.2014
MandayıengüzelkimboyaryarışmasıMandayı en güzel kim boyar yarışması
Mandayı en güzel kim boyar yarışması!
Zaman
19.05.2014
02:05
Bugüne kadar ‘vücut süsleme, ‘baş parmak dövüştürme, ‘en yaratıcı bıyık uzatma gibi ilginç yarışmalar duymuştuk.Dün ajanslara düşen fotoğraflarla ilginç yarışmalara bir yenisi daha eklenmiş oldu. Çinin Yunnan bölgesinde yer alan Jiangcheng kasabasında manda boyama yarışması düzenlendi. 8 ülkeden gelen sanatçılar, mandayı en güzel şekilde boyamak için ter döktü. Rengarenk boyalarla mandaların vücutlarına değişik şekiller çizen artistlerin amacı birinci olup, 16 bin dolarlık ödülü almaktı.
Zaman
Güncel
19.05.2014
MandayıengüzelkimboyaryarışmasıMandayı en güzel kim boyar yarışması
Ayının penis kemiği ile içkisini karıştıran iş adamı kim ?
Haber3
21.04.2014
10:48
Ayının

Ayının penisinden çıkan kemikten içki karıştırıldığını ilk olarak Habertürk’ün kurucusu, rahmetli Ufuk Güldemir’den duymuştuk..

Haber3
Son Dakika
21.04.2014
Ayınınpeniskemiğiileiçkisinikarıştıranadamıkim?Ayının penis kemiği ile içkisini karıştıran iş adamı kim ?
Değerler krizi
Zaman
08.04.2014
12:07
Yerel seçimlerin sonuçları benim için sürpriz olmadı -kamuoyu yoklamalarını izlemiştim- her ne kadar farklı sonuçlar dilemiş olsam da. 11 ve 23 Mart’taki yazılarımda, seçmenin önemli bir kesiminin temel kaygısının “kendilerinden” saydıkları birilerine inanmak ve güvenmek olduğunu, “ayrıntılara” bakmayacaklarını, öncelikli olarak da kısa süreli çıkarını gözetebileceklerini, Türkiye’de çoğunlukçu bir demokrasi anlayışının egemen olduğunu yazmıştım.Yani insan hakları (ötekinin hakları), ifade ve haber alma gibi temel özgürlükler, ahlakî değerler, yasalara sadakat ve saygı, dış politika gibi konuların seçmeni heyecanlandırmayacağı bence beklenmeliydi. Beni şaşırtan ve hele üzen, çağdaş bir toplumun temel değerlerinin ne olduğunu bildiklerine inandığım bazı yazarların ve dostların tutumu oldu. Kendi kişisel siyasî görüşlerini dile getirmek ve savunmak, yani demokrasinin temel ilkesi olan ifade özgürlüklerini kullanmak ve seçmenle görüşlerini paylaşmak yerine, bize seçmenin nasıl düşündüğünü ve ne tür amaçlarla ne yönde oy kullandıklarını anlattılar. Seçmenin algısını anlatmak tabii ki önemli ve yararlıdır. Ama kamuoyuna seslenen her bireyin kendi görüşünü dile getirmesi demokratik ve ahlakî bir tutumdur. “Seçmende (veya iktidarda) şöyle bir algı oluştu” biçimindeki cümleleri hayretler içinde dinledim: “Bu algıya -örneğin, geçmişte bunca acılara neden olmuş olan, o lobiler, komplolar, iç ve dış düşmanlar, hainler vb. algısına- sen de katılıyor musun?” sorusu hep yanıtsız kaldı. Bu suskunluğu zararlı ve antidemokratik buldum. Birileri seçmen (veya iktidar) “algısının” arkasına saklanır gibiydi. Nedense kendi “algılarının” sınırını açıklamadılar. Korkarım, bu kararları, inanmadıklarını savunmanın kolay bir yordamıydı. Yaşanan gerilim ve karışıklık siyasî değildir, bu bir değerler karmaşasıdır. Temellerine oturtulmamış bir “demokratik” rejimi yaşıyoruz. Birileri yaşananların uluslararası hukuka aykırı, ahlaka aykırı, normal demokrasilerdeki uygulamalara aykırı olduğunu kabul ettikten sonra “siyasî gerçeklik” adına bu aykırılıkları içine sindirebiliyorsa insanın içi kararıyor. Daha önce de duymuştuk: bizim amacımız belli olunca “gerisi teferruattır” diye. Şimdi de, “halk durumu öyle algılıyorsa ben de onlara katılırım, gerisi önemsizdir” anlayışı yaşanıyor. Algının aşırılıklar hatta yanılgılar içeriyor olması önemli sayılmıyor. Yani ilkelerin “ayrıntı” sayılması, sağ-sol, okumuş-okumamış ayırımı yapılmadan yaygınlaşmış. Ve bütün bunlara “demokrasi” ve “demokratik tutum” da diyoruz ki en üzücü de bu oluyor. Çünkü demokrasi çoğunluğa katılmak demek değildir, çoğunluğun görüşüne saygı duymaktır. Demokrasilerde birey ve bireyin farklı görüşü yok olmaz. Meşru, yasal, ahlaklı, yararlı, demokrat olmak gibi kavramlara bakalım. AKP iktidarı meşrudur. Seçimlerde münferit şaibeli durumlar olmuş olsa bile seçimlerin genel sonuçları öylesine kesin ki meşruiyet sorunu dile getirilemez. Buna karşılık bazı AKP uygulamaları uluslararası yasal kriterlerle uyumlu değil. Antidemokratik ve otoriter davranışlar, yolsuzluklar, hukuka ve medyaya müdahaleler ve sindirme yöntemleri, “ne yapalım böyle bir algı oluştu” veya “son analizde yararlıdır” veya “savunmadır” mantığıyla geçiştirilemez. Ehven-i şer anlayışının sonu yoktur ve böyle bir mantık tehlikeli bir ilkedir; temel demokratik ilkeleri ve ahlakı baypas eden mazeretler uzun sürede toplumun temellerini sarsar. Geçmişi yeniden üretmeyelim: On-yirmi yıl sonra gelen özeleştiriler artık bıkkınlık verdi; ve dikkat edin, o pişmanlık içeren özürlerin arkasında hep iftiradan hukuksuzluğa ve şiddetten yalana klasik ahlak ihlalleri saklı. Hayretler içinde “olaya siyaset açısından bakmak gerek” veya “din adamları siyasete karışmamalı” söylemini duyuyorum. “Siyasî gerçeklik” adına siyaseti yasalardan ve ahlaktan farklı algılamamızı söyleyenler var. Ama siyasetle ne kastediliyor? Her vatandaşın her düşüncesi, dileği, seçimi, tercihi ve tepkisi siyasidir; veya en azından bunların siyasî bir boyutu vardır. İnsan zaten “politik yaratıktır”, Aristo’nun döneminden beri. Oy kullanan her vatandaşın siyasette hakkı vardır. Siyaset ahlakla karıştırılmamalı, lafı da anlamsız. Çünkü bütün uygar ülkelerde ahlaklı ve ahlaksız siyasetçi anlayışı vardır. Ve ahlaklı ve ahlaksız siyaset vardır. Ahlaksız (veya yasalara uymayan) siyasiler de sık sık istifaya zorlanırlar. Harakiri yapanlarını bile duyduk. Yani “gerçeklik” adına ahlakı “unutmak” çok zararlıdır çünkü bu yol ahlaksızlığa, pişkinliğe ve vurdumduymazlığa prim verir gibi çalışmaktadır. “Seçim nas
Zaman
Yorum
08.04.2014
DeğerlerkriziDeğerler krizi
Eskişehir’de ipi yine ‘Hoca’ göğüsledi
Zaman
31.03.2014
04:22
Eskişehir’de ipi yine CHP göğüsledi. Resmi olmayan sonuçlara göre (dün gece 23.50 itibarıyla) CHP toplam oyların yüzde 45’ini alırken, AKP yüzde 39’larda kaldı.CHP Eskişehir Büyükşehir Belediye başkanı ve adayı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, AK Partili bir sandık görevlisinin oyları çalarken yakalandığını söyledi. Büyükerşen, “Gözleri kararmış. Eskişehir’i alabilmek için akıllarına gelebilecek, yapılabilecek her türlü oyuna başvuracak cesarette oldukları görülüyor.” dedi. Büyükerşen, CHP olarak Eskişehir’de açık ara önde olduklarını söyledi. Ancak kentte kesilen elektrik kesintilerine tepki gösterdi. Büyükerşen, “Ama ne yazık ki, hepinizin gördüğü gibi Eskişehir’in 9 büyük mahallesinde, sandık sayılarının yoğunlukta olduğu okulların olduğu mahallelerdir. Ama buralarda elektrik kesintileri ile karşılaştık. Sadece bu mahallelerde değil, adliyede bir müddet elektrikler kesildi. Bunu doğal karşılamak mümkün değil. Hatırlayacaksınız, bundan bir hafta önce Odunpazarı adayımız Kazım Kurt, basın toplantısı yapmış ve birtakım duyumlar aldığımızı, bu seçimlere güvenlik açısından güç girebileceğimizi ama buna inanmak istemediğimizi, birtakım bürokratlarla AK Partililerin, ismini vermek istemediğim bir yerlerde toplantı yaptıklarını duymuştuk. O duyumumuzu söyledi. Umut etmiyorduk, böyle şeyler olmasın, diye. Ama ima ederek, bir önlem almak istedik.” ifadelerini kullandı.
Zaman
Politika
31.03.2014
Eskişehir’deipiyine‘Hoca’göğüslediEskişehir’de ipi yine ‘Hoca’ göğüsledi
Sert konuştu: Hani Apo ile görüşen şerefsizdi?
Zaman
25.03.2014
02:20
MHP İstanbul Milletvekili Meral Akşener, Başbakan Erdoğan’ın bir taraftan Hizmet Hareketi’ni ‘terör örgütü’ olarak nitelerken, diğer yandan asıl terör örgütü ile sarmaş dolaş olduğunu söyledi.Akşener, Başbakan’a ağır sözlerle yüklendi: “Hani Apo ile görüşme yapmak şerefsizlikti? Hani Apo ile görüşme yapan şerefsizdi? Ne diyeceğiz biz şimdi sana?” Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Meral Akşener, seçim çalışmaları kapsamında Zonguldak’ın Ereğli ilçesine geldi. Buradaki mitingde halka hitap eden Akşener, Camia’yı ‘terör örgütü’ olarak tanımlayan Başbakan Tayyip Erdoğan’a, Öcalan görüşmesini hatırlattı. Akşener, “Tutturdu bir paralel devlet! İnsana sormazlar mı; kardeşim 11 yıldır uyudun mu? Sen bostan korkuluğu musun? 11 yıldır bu ülkeyi yönetiyorsun. Türkiye’de paralel yapı varmış! Türkiye’de terör örgütü varmış! Bir tarafta bir grubu terör örgütü olarak nitelerken asıl terör örgütü ile sarmaş dolaşsın. Bir tarafta Abdullah Öcalan’ın, bebek katilinin ‘Anlaştık biz 10 bin kadro istiyorum büyük şehirlerden.’ dediği ses kayıtları. 10 bin kadro neye tekabül ediyor biliyor musunuz? Kandil’deki 10 bin kişiye… Dün dedi ki: ‘Görüşen şerefsizdir.’ Bugün diyorsun ki: ‘Devlet görüşür’. Yarın bu 10 bin kadro için ne diyeceğini millet merakla bekliyor. Şimdi Ereğli’de oy kullanacaksınız, 30 Mart’ta. Bir tarafta BDP eşbaşkanları, her gün 31 Mart’tan itibaren özerklik ilan edeceklerini anlatıyorlar. Hükümet kanadından çıt yok.” diye konuştu.‘Başbakan’ın Öcalan’la gemide görüştüğünü duymuştuk’MHP Grup Başkan Vekili Yusuf Halaçoğlu da, Başbakan’ın Twitter’dan sonra YouTube ile Facebook’u kapattırmak istemesini Öcalan’la görüşme görüntülerinin ortaya çıkma korkusuna bağladı. Kayseri’deki temaslarının ardından gazetecilerle sohbet eden Halaçoğlu, Başbakan’ın sosyal medya korkusunun sebeplerini şöyle sıraladı: “Bununla ilgili söylenenlerden birisi, yolsuzlukla ilgili kasetler çıkacağı ve bu konuda bizzat Başbakan’ın ses kayıtlarının olduğu yönünde. Bir diğeri rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu ile ilgili ses kayıtlarının varlığı. Bir başkası muta nikahı ile ilgili problemlerden bahsediliyor. Bilmiyoruz, doğruluğunu ama iddia edilenler bunlar. Bir başkası yine Abdullah Öcalan ile Oslo ve Bursa’da bizzat görüşme görüntülerinin varlığı. Muhtemelen Oslo’da olmayabilir. Ama Bursa’daki olay doğru olabilir. Hatta Marmara’da bir gemide görüşme yapıldığı iddiaları vardı. Biz o zaman bunu işittik.”
Zaman
En Çok Okunan
25.03.2014
SertkonuştuHaniApoilegörüşenşerefsizdi?Sert konuştu Hani Apo ile görüşen şerefsizdi?
Sert konuştu: Hani Apo ile görüşen şerefsizdi?
Zaman
25.03.2014
02:01
MHP İstanbul Milletvekili Meral Akşener, Başbakan Erdoğan’ın bir taraftan Hizmet Hareketi’ni ‘terör örgütü’ olarak nitelerken, diğer yandan asıl terör örgütü ile sarmaş dolaş olduğunu söyledi.Akşener, Başbakan’a ağır sözlerle yüklendi: “Hani Apo ile görüşme yapmak şerefsizlikti? Hani Apo ile görüşme yapan şerefsizdi? Ne diyeceğiz biz şimdi sana?” Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Meral Akşener, seçim çalışmaları kapsamında Zonguldak’ın Ereğli ilçesine geldi. Buradaki mitingde halka hitap eden Akşener, Camia’yı ‘terör örgütü’ olarak tanımlayan Başbakan Tayyip Erdoğan’a, Öcalan görüşmesini hatırlattı. Akşener, “Tutturdu bir paralel devlet! İnsana sormazlar mı; kardeşim 11 yıldır uyudun mu? Sen bostan korkuluğu musun? 11 yıldır bu ülkeyi yönetiyorsun. Türkiye’de paralel yapı varmış! Türkiye’de terör örgütü varmış! Bir tarafta bir grubu terör örgütü olarak nitelerken asıl terör örgütü ile sarmaş dolaşsın. Bir tarafta Abdullah Öcalan’ın, bebek katilinin ‘Anlaştık biz 10 bin kadro istiyorum büyük şehirlerden.’ dediği ses kayıtları. 10 bin kadro neye tekabül ediyor biliyor musunuz? Kandil’deki 10 bin kişiye… Dün dedi ki: ‘Görüşen şerefsizdir.’ Bugün diyorsun ki: ‘Devlet görüşür’. Yarın bu 10 bin kadro için ne diyeceğini millet merakla bekliyor. Şimdi Ereğli’de oy kullanacaksınız, 30 Mart’ta. Bir tarafta BDP eşbaşkanları, her gün 31 Mart’tan itibaren özerklik ilan edeceklerini anlatıyorlar. Hükümet kanadından çıt yok.” diye konuştu.‘Başbakan’ın Öcalan’la gemide görüştüğünü duymuştuk’MHP Grup Başkan Vekili Yusuf Halaçoğlu da, Başbakan’ın Twitter’dan sonra YouTube ile Facebook’u kapattırmak istemesini Öcalan’la görüşme görüntülerinin ortaya çıkma korkusuna bağladı. Kayseri’deki temaslarının ardından gazetecilerle sohbet eden Halaçoğlu, Başbakan’ın sosyal medya korkusunun sebeplerini şöyle sıraladı: “Bununla ilgili söylenenlerden birisi, yolsuzlukla ilgili kasetler çıkacağı ve bu konuda bizzat Başbakan’ın ses kayıtlarının olduğu yönünde. Bir diğeri rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu ile ilgili ses kayıtlarının varlığı. Bir başkası muta nikahı ile ilgili problemlerden bahsediliyor. Bilmiyoruz, doğruluğunu ama iddia edilenler bunlar. Bir başkası yine Abdullah Öcalan ile Oslo ve Bursa’da bizzat görüşme görüntülerinin varlığı. Muhtemelen Oslo’da olmayabilir. Ama Bursa’daki olay doğru olabilir. Hatta Marmara’da bir gemide görüşme yapıldığı iddiaları vardı. Biz o zaman bunu işittik.”
Zaman
Politika
25.03.2014
SertkonuştuHaniApoilegörüşenşerefsizdi?Sert konuştu Hani Apo ile görüşen şerefsizdi?
Sert konuştu: Hani Apo ile görüşen şerefsizdi?
Zaman
25.03.2014
02:01
MHP İstanbul Milletvekili Meral Akşener, Başbakan Erdoğan’ın bir taraftan Hizmet Hareketi’ni ‘terör örgütü’ olarak nitelerken, diğer yandan asıl terör örgütü ile sarmaş dolaş olduğunu söyledi.Akşener, Başbakan’a ağır sözlerle yüklendi: “Hani Apo ile görüşme yapmak şerefsizlikti? Hani Apo ile görüşme yapan şerefsizdi? Ne diyeceğiz biz şimdi sana?” Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan Vekili Meral Akşener, seçim çalışmaları kapsamında Zonguldak’ın Ereğli ilçesine geldi. Buradaki mitingde halka hitap eden Akşener, Camia’yı ‘terör örgütü’ olarak tanımlayan Başbakan Tayyip Erdoğan’a, Öcalan görüşmesini hatırlattı. Akşener, “Tutturdu bir paralel devlet! İnsana sormazlar mı; kardeşim 11 yıldır uyudun mu? Sen bostan korkuluğu musun? 11 yıldır bu ülkeyi yönetiyorsun. Türkiye’de paralel yapı varmış! Türkiye’de terör örgütü varmış! Bir tarafta bir grubu terör örgütü olarak nitelerken asıl terör örgütü ile sarmaş dolaşsın. Bir tarafta Abdullah Öcalan’ın, bebek katilinin ‘Anlaştık biz 10 bin kadro istiyorum büyük şehirlerden.’ dediği ses kayıtları. 10 bin kadro neye tekabül ediyor biliyor musunuz? Kandil’deki 10 bin kişiye… Dün dedi ki: ‘Görüşen şerefsizdir.’ Bugün diyorsun ki: ‘Devlet görüşür’. Yarın bu 10 bin kadro için ne diyeceğini millet merakla bekliyor. Şimdi Ereğli’de oy kullanacaksınız, 30 Mart’ta. Bir tarafta BDP eşbaşkanları, her gün 31 Mart’tan itibaren özerklik ilan edeceklerini anlatıyorlar. Hükümet kanadından çıt yok.” diye konuştu.‘Başbakan’ın Öcalan’la gemide görüştüğünü duymuştuk’MHP Grup Başkan Vekili Yusuf Halaçoğlu da, Başbakan’ın Twitter’dan sonra YouTube ile Facebook’u kapattırmak istemesini Öcalan’la görüşme görüntülerinin ortaya çıkma korkusuna bağladı. Kayseri’deki temaslarının ardından gazetecilerle sohbet eden Halaçoğlu, Başbakan’ın sosyal medya korkusunun sebeplerini şöyle sıraladı: “Bununla ilgili söylenenlerden birisi, yolsuzlukla ilgili kasetler çıkacağı ve bu konuda bizzat Başbakan’ın ses kayıtlarının olduğu yönünde. Bir diğeri rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu ile ilgili ses kayıtlarının varlığı. Bir başkası muta nikahı ile ilgili problemlerden bahsediliyor. Bilmiyoruz, doğruluğunu ama iddia edilenler bunlar. Bir başkası yine Abdullah Öcalan ile Oslo ve Bursa’da bizzat görüşme görüntülerinin varlığı. Muhtemelen Oslo’da olmayabilir. Ama Bursa’daki olay doğru olabilir. Hatta Marmara’da bir gemide görüşme yapıldığı iddiaları vardı. Biz o zaman bunu işittik.”
Zaman
Ana Sayfa
25.03.2014
SertkonuştuHaniApoilegörüşenşerefsizdi?Sert konuştu Hani Apo ile görüşen şerefsizdi?
Okay Karacan - UEFA Kupası'nda yeni kahraman
Zaman
02.03.2014
02:18
Victoria Plzen adını ilk kez 2010-2011’de UEFA Avrupa Ligi elemelerinde Beşiktaş’ın karşısına çıktığında duymuştuk. Aslında bu maç, Plzen’in ilk Avrupa Kupası maçıydı.UEFA Kupası’nda yeni kahraman Doğu ve Orta Avrupa futbolu, son yılların en büyük atılımını gerçekleştiriyor…Seksenlere damgasını vuran Yugoslavya ve bir o kadar kuvvetli Viktoria Plzen’in, 90’ların başında dağılmasının ardından oluşan yeni ülkeler, birer birer, tarihlerinden aldıkları futbol kültürünün örtülü mirası önünde asılı duran perdeyi kaldırmanın ilk adımlarını atıyorlar. Bosna-Hersek’in Dünya Kupası elemelerini geçip Brezilya’nın yolunu tutması bunun en çarpıcı göstergelerinden biri… Hatta eski Yugoslavya ülkelerinin futbol uyanışını yeniden tetikleyecek önemli bir adım…Bir başka uyanış ise, eski Çekoslovakya’dan geriye kalan Çek Cumhuriyeti’nde yaşanıyor.Viktoria Plzen’in tarihindeki ilk başarıVictoria Plzen adını ilk kez 2010-2011’de UEFA Avrupa Ligi elemelerinde Beşiktaş’ın karşısına çıktığında duymuştuk. Aslında bu maç, Plzen’in ilk Avrupa Kupası maçıydı. Çek Kupası’nı kazanıp UEFA’ya adım atmıştı. Beşiktaş için kağıt üzerinde kolay bir rakipti, öyle de oldu. 2005’te, İtalyan sahiplerinden kurtulup ülkesinde yeniden yapılanmaya giden Viktoria Plzen’in tarihinde ilk başarıydı Çek Kupası ve Beşiktaş maçı…O sezon, 100. yılında, ilk kez Çek Ligi şampiyonluğuna ulaştı ve sonraki yıl Şampiyonlar Ligi’ndeydi. Ermeni takımı Pyunik kolay rakipti, 2 maçta toplam 9 gol atıp geçtiler. Ama hâlâ iki tur aşmalıydılar. Önce Norveç’ten, Avrupa’nın kendisinden çok daha deneyimli takımı Rosenberg’i geçti. Ardından bu kez Danimarka’nın kendini kanıtlamış takımı Kopenhag’ı karşıladı. İki kuzey Avrupa takımını geçip Şampiyonlar Ligi’nde gruplara kalması, sadece futbol kamuoyunu değil, ülkesini ve hatta Viktoria Plzen’in kendi taraftarlarını bile şaşırtmıştı.Neredeyse tamamı Çek ve Slovak futbolculardan kurulu kadrosuyla Plzen, Barcelona ve Milan ile aynı gruba düşerken, aslında tek rakibi Bate Borisov’du. 1 beraberlik, 1 galibiyet Plzen’e UEFA Avrupa Ligi kapısını açtı. Almanların en güçlü takımlarından Schalke 04’ü ilk maçta evlerinde beraberlikle gönderdiler. İkinci maçta gol de attılar ama bu kadar güçlü bir rakibe karşı 10 kişi kalınca daha fazla mücadele edemediler.Öte yandan ilk kez Şampiyonlar Ligi’nde mücadele etmişlerdi ve bu çok büyük bir başarıydı.2012-2013’te UEFA Avrupa Ligi’nde zor gruba düştüler. Atletico Madrid ve Hapoel Tel Aviv… Viktoria Plzen şimdiye dek karşılaştığı güçlü rakiplere karşı hiç ayakta duramamıştı ancak bu değişmek üzereydi. Grupta oynadıkları 6 karşılaşmada 4 galibiyet, 1 beraberlik aldılar. Kurbanlarından biri de Simeone’nin Atletico Madrid’iydi ve evlerinde 1-0 mağlup ettiler Arda’lı İspanyol takımını… 2. turda Napoli’den gol yemediler, iki maçta 5 gol attılar, üstelik bir İtalyan takımına…Ve bir kez daha Türkiye’ye İstanbul’a yolları düşecekti. Ancak Aykut Kocaman’ın çalıştırdığı Fenerbahçe’nin Çek takımına takılmak gibi bir niyeti yoktu. Ama yine de kolay da olmayacaktı. Deplasmanda kazanan Sarı-Lacivertliler, evinde 81’de Webo’nun ayağından gelen golle zorlandığı maçı berabere bitirip Plzen’i evine yolladı.Ve bu sezon…Şampiyonlar Ligi’nde ilk maçında Manchester City’ye karşı duramadı. CSKA’ya nefesi yetmedi. Bayern Münih’e karşı tek bir şut bile atamadılar… Ancak tuzağı evine kuran Viktoria Plzen, Moskova ekibine karşı aldığı 2-1’lik galibiyet ile UEFA Avrupa Ligi’nin yolunu tuttu. Rakip Shakhtar Donetsk Teknik Direktörü Mircea Lucescu olmuştu. İstanbul’da UEFA Kupası kazanmış, Avrupa futbolunda büyüyen ve bunun farkında olan, bu yolda kendisini hafife alanlara karşı cezalar kesmiş o Shakhtar, geçemedi Victoria Plzen’i!..Çek ekibi, son 4 yılda attığı adımların, kat ettiği mesafelerin şans olmadığını Avrupa’ya ilan etmeye kararlıydı. Onlar, elene elene, elemeyi; güçlülerin karşısında savruldukça nasıl ayakta durması gerektiğini öğrenmişti.Küçük bir kentin, akıllıca yönetilen ve kendi kültüründen gelen oyuncuları ve yıldızsız ama ne yapacağını iyi bilen futbol emekçisi kadrosuyla gün geçtikçe daha dik durmayı öğreniyor.Mesele büyüklük değilAslında, temeline bakarsak, kim ki Çek Ligi? Avrupa’nın kaçıncı büyük ligi? Ne başarı kazanmışlar? Ya Viktoria Plzen? 5 yıl önce neredeydiler?Bu sorulara boşa cevap aramayın!Çünkü mesele, ne kadar büyük olduğunuz değildir. Büyükler kazanacak diye bir kural koyulmadı ki futbola!Bazen büyük olduğunu düşünmekle vakit geçirmek, dev aynalarının
Zaman
Köşe Yazıları
02.03.2014
OkayKaracan-UEFAKupasındayenikahramanOkay Karacan - UEFA Kupasında yeni kahraman
Turhan Bozkurt - Sayın Şimşek, biz şer şebekesi miyiz?
Zaman
21.02.2014
18:28
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile tanışıklığımız kırmızı halıya adım attığı Temmuz 2007 öncesine dayanıyor.Uluslararası yatırım bankası Merrill Lynch’in gelişmekte olan piyasalar ve araştırmalar bölüm başkanlığını yaptığı dönemde bugünkü kadar tanınan bir isim değildi. Zaman, o dönemde mülakat yaparak geniş kitlelerin onu tanımasına vesile olmuştu. Türkiye’nin medar-ı iftiharı, iyi yetişmiş bir ismi tanıtmanın hazzını duymuştuk. Zira Batman Gercüş’te doğmuş, Türkçeyi 6 yaşında öğrenmiş, yatılı okumuş, Amerika ve İngiltere’de parlak bir finans kariyeri yapmış birinin hikâyesinden alınacak çok ders vardı. ‘Benim yalnız ve güzel ülkem’in yurtdışındaki entelektüel sermayesine hep bu nazarla baktık, bakıyoruz. İstanbul’a yıllık rapor açıklamaya gelirdi. Biz de bunu fırsat bilip Zaman’ın Yenibosna’daki Merkez binasına davet ederdik. Nezaketi ve tevazuu ile süslediği finans ağırlıklı sohbetleri hâlâ hafızamda. Birikiminden daha fazla istifade etmek istedik ve İngilizce yayımlanan Today’s Zaman’da haftalık makaleler yazmasını teklif ettik. Meşguliyetine rağmen kabul etmişti. 22 Temmuz 2007 seçimleri öncesi AK Parti’den milletvekili adaylığı teklifi aldığı güne kadar Today’s Zaman’da dolu dolu makaleler kaleme aldı. Gaziantep milletvekili seçildi. Seçimlerin ardından kurulan 60. Hükümet’te Hazine’den sorumlu devlet bakanı olarak görev yaptı. Aynı hükümette 1 Mayıs 2009’da maliye bakanlığı görevine getirildi. Zaman’ın marka haline gelen Sektör Buluşmaları ve Ortak Akıl Toplantıları’na iştirak etti. 2008 küresel krizinin artçı şokları devam ederken Zaman’da iş dünyasının önde gelen isimleri ile istişarelerde bulundu. Merrill Lynch ekonomisti olarak katıldığı toplantılara bu kez bakan sıfatı ile de katkı sağlamıştı. Biz Mehmet Bey’i ülkesini seven, nazik ve hoşgörülü bir insan olarak tanıdık, sevdik. Bu hissiyatımız değişmedi. Bunları niçin mi söylüyorum? Dün Maliye Bakanlığı’nın Zaman, Bugün ve Taraf’a ‘şer şebekesi’ iftirasını attığı yazılı açıklamayı okuyunca dondum kaldım. Taraf Gazetesi üç gündür vergi müfettişi adayları hakkında yapılan fişlemeleri haber yapıyor. ‘Babasının adı Ali Haydar-olumsuz’, ‘Diyarbakırlı Kürt-olumsuz’ fişlemelerine Alevi dernekleri, baro ve sendikaların tepkisi çığ gibi. Zaman da bu tepkileri haberleştirdi. Maliye Bakanlığı, haberin muhtevasına cevap vermek yerine Zaman, Bugün ve Taraf’ın tek merkezden yönetildiğini iddia etti. Üç gündür sesini çıkarmayan bakanlık, Taraf fişlemenin belgesini yayımladığında da dut yemiş bülbül misali suskun kaldı. Ta ki Zaman bu fişlemeye tepkilere yer verince ‘şer şebekesi’ demek akıllarına geldi. Bu iddiaları reddediyoruz. Bakan Şimşek’e gün boyu ulaşmaya çalışsak da muvaffak olamadık. Ankara Haber Merkezi telefonlarından yapılan aramaların kaydı bakanlık Özel Kalemi’nde mevcut. Öyle anlaşılıyor ki Türkiye’de gazetecilere reva görülen muamele Alo Fatih hattıyla sınırlı kalmayacak. Hükümet, havuz medyasının haricindekilere düşman kanunlarını uyguluyor. Halkın haber alma hakkını ifa eden gazeteciler her gün bu baskıların yeni bir çeşidi ile karşı karşıya geliyor. Mehmet Şimşek gibi beyefendiliği ile malul bir bakanın basın müşavirliğinden sadır olan açıklama müsveddesi, endişelenmemiz için yeter de artar. Rıza Sarraf’ı küçümseyenler hata ediyor. 29 yaşında bir İranlının Türkiye’de nelere kadir olduğunu, nerelere nüfuz ettiğini ibretle seyrediyoruz! Tanıdığım Şimşek, Sarraf ve bakan çocuklarının gözaltına alındığı 17 Aralık’tan iki gün sonra TBMM’de “Kim yolsuzluk yaptı ise Allah belasını versin.” diyecek kadar hakperesttir. Biz de aynı kanaatteyiz. Yolsuzluğu örtbas etmek için kamuda yapılan tasfiyelerin yanlışlığına dikkat çekiyoruz. Anayasal suç olan fişlemeleri deşifre ediyoruz. Anayasa’nın 28. maddesi açık: Bunları yazmak görevimiz. Sayın Şimşek, biz şer şebekesi miyiz? Bu açıklamayı onaylarken ‘bir acı kahvenin bile kırk yıl hatırı vardır’ diyebildiniz mi?
Zaman
En Çok Okunan
21.02.2014
TurhanBozkurt-SayınŞimşekbizşerşebekesimiyiz?Turhan Bozkurt - Sayın Şimşek biz şer şebekesi miyiz?
Turhan Bozkurt - Sayın Şimşek, biz şer şebekesi miyiz?
Zaman
21.02.2014
09:35
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile tanışıklığımız kırmızı halıya adım attığı Temmuz 2007 öncesine dayanıyor.Uluslararası yatırım bankası Merrill Lynch’in gelişmekte olan piyasalar ve araştırmalar bölüm başkanlığını yaptığı dönemde bugünkü kadar tanınan bir isim değildi. Zaman, o dönemde mülakat yaparak geniş kitlelerin onu tanımasına vesile olmuştu. Türkiye’nin medar-ı iftiharı, iyi yetişmiş bir ismi tanıtmanın hazzını duymuştuk. Zira Batman Gercüş’te doğmuş, Türkçeyi 6 yaşında öğrenmiş, yatılı okumuş, Amerika ve İngiltere’de parlak bir finans kariyeri yapmış birinin hikâyesinden alınacak çok ders vardı. ‘Benim yalnız ve güzel ülkem’in yurtdışındaki entelektüel sermayesine hep bu nazarla baktık, bakıyoruz. İstanbul’a yıllık rapor açıklamaya gelirdi. Biz de bunu fırsat bilip Zaman’ın Yenibosna’daki Merkez binasına davet ederdik. Nezaketi ve tevazuu ile süslediği finans ağırlıklı sohbetleri hâlâ hafızamda. Birikiminden daha fazla istifade etmek istedik ve İngilizce yayımlanan Today’s Zaman’da haftalık makaleler yazmasını teklif ettik. Meşguliyetine rağmen kabul etmişti. 22 Temmuz 2007 seçimleri öncesi AK Parti’den milletvekili adaylığı teklifi aldığı güne kadar Today’s Zaman’da dolu dolu makaleler kaleme aldı. Gaziantep milletvekili seçildi. Seçimlerin ardından kurulan 60. Hükümet’te Hazine’den sorumlu devlet bakanı olarak görev yaptı. Aynı hükümette 1 Mayıs 2009’da maliye bakanlığı görevine getirildi. Zaman’ın marka haline gelen Sektör Buluşmaları ve Ortak Akıl Toplantıları’na iştirak etti. 2008 küresel krizinin artçı şokları devam ederken Zaman’da iş dünyasının önde gelen isimleri ile istişarelerde bulundu. Merrill Lynch ekonomisti olarak katıldığı toplantılara bu kez bakan sıfatı ile de katkı sağlamıştı. Biz Mehmet Bey’i ülkesini seven, nazik ve hoşgörülü bir insan olarak tanıdık, sevdik. Bu hissiyatımız değişmedi. Bunları niçin mi söylüyorum? Dün Maliye Bakanlığı’nın Zaman, Bugün ve Taraf’a ‘şer şebekesi’ iftirasını attığı yazılı açıklamayı okuyunca dondum kaldım. Taraf Gazetesi üç gündür vergi müfettişi adayları hakkında yapılan fişlemeleri haber yapıyor. ‘Babasının adı Ali Haydar-olumsuz’, ‘Diyarbakırlı Kürt-olumsuz’ fişlemelerine Alevi dernekleri, baro ve sendikaların tepkisi çığ gibi. Zaman da bu tepkileri haberleştirdi. Maliye Bakanlığı, haberin muhtevasına cevap vermek yerine Zaman, Bugün ve Taraf’ın tek merkezden yönetildiğini iddia etti. Üç gündür sesini çıkarmayan bakanlık, Taraf fişlemenin belgesini yayımladığında da dut yemiş bülbül misali suskun kaldı. Ta ki Zaman bu fişlemeye tepkilere yer verince ‘şer şebekesi’ demek akıllarına geldi. Bu iddiaları reddediyoruz. Bakan Şimşek’e gün boyu ulaşmaya çalışsak da muvaffak olamadık. Ankara Haber Merkezi telefonlarından yapılan aramaların kaydı bakanlık Özel Kalemi’nde mevcut. Öyle anlaşılıyor ki Türkiye’de gazetecilere reva görülen muamele Alo Fatih hattıyla sınırlı kalmayacak. Hükümet, havuz medyasının haricindekilere düşman kanunlarını uyguluyor. Halkın haber alma hakkını ifa eden gazeteciler her gün bu baskıların yeni bir çeşidi ile karşı karşıya geliyor. Mehmet Şimşek gibi beyefendiliği ile malul bir bakanın basın müşavirliğinden sadır olan açıklama müsveddesi, endişelenmemiz için yeter de artar. Rıza Sarraf’ı küçümseyenler hata ediyor. 29 yaşında bir İranlının Türkiye’de nelere kadir olduğunu, nerelere nüfuz ettiğini ibretle seyrediyoruz! Tanıdığım Şimşek, Sarraf ve bakan çocuklarının gözaltına alındığı 17 Aralık’tan iki gün sonra TBMM’de “Kim yolsuzluk yaptı ise Allah belasını versin.” diyecek kadar hakperesttir. Biz de aynı kanaatteyiz. Yolsuzluğu örtbas etmek için kamuda yapılan tasfiyelerin yanlışlığına dikkat çekiyoruz. Anayasal suç olan fişlemeleri deşifre ediyoruz. Anayasa’nın 28. maddesi açık: Bunları yazmak görevimiz. Sayın Şimşek, biz şer şebekesi miyiz? Bu açıklamayı onaylarken ‘bir acı kahvenin bile kırk yıl hatırı vardır’ diyebildiniz mi?
Zaman
Ana Sayfa
21.02.2014
TurhanBozkurt-SayınŞimşekbizşerşebekesimiyiz?Turhan Bozkurt - Sayın Şimşek biz şer şebekesi miyiz?
Turhan Bozkurt - Sayın Şimşek, biz şer şebekesi miyiz?
Zaman
21.02.2014
02:15
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile tanışıklığımız kırmızı halıya adım attığı Temmuz 2007 öncesine dayanıyor.Uluslararası yatırım bankası Merrill Lynch’in gelişmekte olan piyasalar ve araştırmalar bölüm başkanlığını yaptığı dönemde bugünkü kadar tanınan bir isim değildi. Zaman, o dönemde mülakat yaparak geniş kitlelerin onu tanımasına vesile olmuştu. Türkiye’nin medar-ı iftiharı, iyi yetişmiş bir ismi tanıtmanın hazzını duymuştuk. Zira Batman Gercüş’te doğmuş, Türkçeyi 6 yaşında öğrenmiş, yatılı okumuş, Amerika ve İngiltere’de parlak bir finans kariyeri yapmış birinin hikâyesinden alınacak çok ders vardı. ‘Benim yalnız ve güzel ülkem’in yurtdışındaki entelektüel sermayesine hep bu nazarla baktık, bakıyoruz. İstanbul’a yıllık rapor açıklamaya gelirdi. Biz de bunu fırsat bilip Zaman’ın Yenibosna’daki Merkez binasına davet ederdik. Nezaketi ve tevazuu ile süslediği finans ağırlıklı sohbetleri hâlâ hafızamda. Birikiminden daha fazla istifade etmek istedik ve İngilizce yayımlanan Today’s Zaman’da haftalık makaleler yazmasını teklif ettik. Meşguliyetine rağmen kabul etmişti. 22 Temmuz 2007 seçimleri öncesi AK Parti’den milletvekili adaylığı teklifi aldığı güne kadar Today’s Zaman’da dolu dolu makaleler kaleme aldı. Gaziantep milletvekili seçildi. Seçimlerin ardından kurulan 60. Hükümet’te Hazine’den sorumlu devlet bakanı olarak görev yaptı. Aynı hükümette 1 Mayıs 2009’da maliye bakanlığı görevine getirildi. Zaman’ın marka haline gelen Sektör Buluşmaları ve Ortak Akıl Toplantıları’na iştirak etti. 2008 küresel krizinin artçı şokları devam ederken Zaman’da iş dünyasının önde gelen isimleri ile istişarelerde bulundu. Merrill Lynch ekonomisti olarak katıldığı toplantılara bu kez bakan sıfatı ile de katkı sağlamıştı. Biz Mehmet Bey’i ülkesini seven, nazik ve hoşgörülü bir insan olarak tanıdık, sevdik. Bu hissiyatımız değişmedi. Bunları niçin mi söylüyorum? Dün Maliye Bakanlığı’nın Zaman, Bugün ve Taraf’a ‘şer şebekesi’ iftirasını attığı yazılı açıklamayı okuyunca dondum kaldım. Taraf Gazetesi üç gündür vergi müfettişi adayları hakkında yapılan fişlemeleri haber yapıyor. ‘Babasının adı Ali Haydar-olumsuz’, ‘Diyarbakırlı Kürt-olumsuz’ fişlemelerine Alevi dernekleri, baro ve sendikaların tepkisi çığ gibi. Zaman da bu tepkileri haberleştirdi. Maliye Bakanlığı, haberin muhtevasına cevap vermek yerine Zaman, Bugün ve Taraf’ın tek merkezden yönetildiğini iddia etti. Üç gündür sesini çıkarmayan bakanlık, Taraf fişlemenin belgesini yayımladığında da dut yemiş bülbül misali suskun kaldı. Ta ki Zaman bu fişlemeye tepkilere yer verince ‘şer şebekesi’ demek akıllarına geldi. Bu iddiaları reddediyoruz. Bakan Şimşek’e gün boyu ulaşmaya çalışsak da muvaffak olamadık. Ankara Haber Merkezi telefonlarından yapılan aramaların kaydı bakanlık Özel Kalemi’nde mevcut. Öyle anlaşılıyor ki Türkiye’de gazetecilere reva görülen muamele Alo Fatih hattıyla sınırlı kalmayacak. Hükümet, havuz medyasının haricindekilere düşman kanunlarını uyguluyor. Halkın haber alma hakkını ifa eden gazeteciler her gün bu baskıların yeni bir çeşidi ile karşı karşıya geliyor. Mehmet Şimşek gibi beyefendiliği ile malul bir bakanın basın müşavirliğinden sadır olan açıklama müsveddesi, endişelenmemiz için yeter de artar. Rıza Sarraf’ı küçümseyenler hata ediyor. 29 yaşında bir İranlının Türkiye’de nelere kadir olduğunu, nerelere nüfuz ettiğini ibretle seyrediyoruz! Tanıdığım Şimşek, Sarraf ve bakan çocuklarının gözaltına alındığı 17 Aralık’tan iki gün sonra TBMM’de “Kim yolsuzluk yaptı ise Allah belasını versin.” diyecek kadar hakperesttir. Biz de aynı kanaatteyiz. Yolsuzluğu örtbas etmek için kamuda yapılan tasfiyelerin yanlışlığına dikkat çekiyoruz. Anayasal suç olan fişlemeleri deşifre ediyoruz. Anayasa’nın 28. maddesi açık: Bunları yazmak görevimiz. Sayın Şimşek, biz şer şebekesi miyiz? Bu açıklamayı onaylarken ‘bir acı kahvenin bile kırk yıl hatırı vardır’ diyebildiniz mi?
Zaman
Köşe Yazıları
21.02.2014
TurhanBozkurt-SayınŞimşekbizşerşebekesimiyiz?Turhan Bozkurt - Sayın Şimşek biz şer şebekesi miyiz?
Anonymous ve Diğer Büyük Hackerların Kimliğini Açığa ...
Haberler.com
06.02.2014
12:03
Daha önce ünlü hacker topluluğu Anonymousun yaptığı saldırıları birçok kez okumuş ve duymuştuk. Şimdiki durum ise biraz farklı. NSAin yaptığı casuslukları tüm dünya ile paylaşan Edward Snowdenin yeni yaptığı sızıntılar bugün itibariyle NBC Newsde yayınlandı.
Haberler.com
Teknoloji
06.02.2014
AnonymousveDiğerBüyükHackerlarınKimliğiniAçığaAnonymous ve Diğer Büyük Hackerların Kimliğini Açığa
Yer altından gelen ses, Zonguldak’ın kâbusu oldu
Zaman
21.01.2014
03:56
Zonguldak’ın Bahçelievler Mahallesi’nin Site mevkii ve pek çok farklı noktada yer altından gelen sesler vatandaşları korkuttu.155 polis hattına gelen ihbarlar üzerine harekete geçen AFAD ve polis ekipleri, yer üzerinde herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığını belirtti. Grizu patlaması şüphesiyle TTK yetkilileriyle görüşen ekipler, kömür galerilerinde bir patlama olmadığını bildirdi.Patlama sesini duyduğunda evde yemek yediklerini ve çok tedirgin olduklarını söyleyen Şenol Çelikkartal, “Dün akşam saat 7 buçuk-8 civarları yer altından titreşimle beraber bir ses geldi. İlk duyduğumuzda deprem oluyor diye düşündük. Sonra öğrendiğimiz kadarıyla deprem olmamış. Acaba göçük mü oldu diye düşündüm. Sonra öğrendik ki göçük de olmamış.” dedi. Bir enerji patlaması yaşanmış olabileceğini söyleyen Okan Kılıçoğlu da, “Ben evimdeydim o an. Yerden bir güç çıktı sanki dışarı. Biz, kazan dairesi gibi bir şey patladı sandık. Daha önce buralarda çalışma yapmışlardı. Buranın altının boş olduğunu duymuştuk.” diye konuştu. Hasan Güneş adında bir esnaf ise şunları söyledi: “Patlama olduğunda dükkânda çalışıyordum. Sesi duyunca dışarı çıktım. Sorduğumda bir patlama şeklinde ses olduğunu söylediler. Grizu patlaması diye düşündüm.”Öte yandan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Mühendislik Fakültesi yetkilileri, bir süre önce Zonguldak’ın karstik yapısıyla ilgili araştırma yaparak, raporlarını Zonguldak Valiliği’ne teslim etmişti.
Zaman
En Çok Okunan
21.01.2014
YeraltındangelensesZonguldak’ınkâbusuolduYer altından gelen ses Zonguldak’ın kâbusu oldu
Yer altından gelen ses, Zonguldak’ın kâbusu oldu
Zaman
21.01.2014
02:06
Zonguldak’ın Bahçelievler Mahallesi’nin Site mevkii ve pek çok farklı noktada yer altından gelen sesler vatandaşları korkuttu.155 polis hattına gelen ihbarlar üzerine harekete geçen AFAD ve polis ekipleri, yer üzerinde herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığını belirtti. Grizu patlaması şüphesiyle TTK yetkilileriyle görüşen ekipler, kömür galerilerinde bir patlama olmadığını bildirdi.Patlama sesini duyduğunda evde yemek yediklerini ve çok tedirgin olduklarını söyleyen Şenol Çelikkartal, “Dün akşam saat 7 buçuk-8 civarları yer altından titreşimle beraber bir ses geldi. İlk duyduğumuzda deprem oluyor diye düşündük. Sonra öğrendiğimiz kadarıyla deprem olmamış. Acaba göçük mü oldu diye düşündüm. Sonra öğrendik ki göçük de olmamış.” dedi. Bir enerji patlaması yaşanmış olabileceğini söyleyen Okan Kılıçoğlu da, “Ben evimdeydim o an. Yerden bir güç çıktı sanki dışarı. Biz, kazan dairesi gibi bir şey patladı sandık. Daha önce buralarda çalışma yapmışlardı. Buranın altının boş olduğunu duymuştuk.” diye konuştu. Hasan Güneş adında bir esnaf ise şunları söyledi: “Patlama olduğunda dükkânda çalışıyordum. Sesi duyunca dışarı çıktım. Sorduğumda bir patlama şeklinde ses olduğunu söylediler. Grizu patlaması diye düşündüm.”Öte yandan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Mühendislik Fakültesi yetkilileri, bir süre önce Zonguldak’ın karstik yapısıyla ilgili araştırma yaparak, raporlarını Zonguldak Valiliği’ne teslim etmişti.
Zaman
Güncel
21.01.2014
YeraltındangelensesZonguldak’ınkâbusuolduYer altından gelen ses Zonguldak’ın kâbusu oldu
Yer altından gelen ses, Zonguldak’ın kâbusu oldu
Zaman
21.01.2014
02:06
Zonguldak’ın Bahçelievler Mahallesi’nin Site mevkii ve pek çok farklı noktada yer altından gelen sesler vatandaşları korkuttu.155 polis hattına gelen ihbarlar üzerine harekete geçen AFAD ve polis ekipleri, yer üzerinde herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığını belirtti. Grizu patlaması şüphesiyle TTK yetkilileriyle görüşen ekipler, kömür galerilerinde bir patlama olmadığını bildirdi.Patlama sesini duyduğunda evde yemek yediklerini ve çok tedirgin olduklarını söyleyen Şenol Çelikkartal, “Dün akşam saat 7 buçuk-8 civarları yer altından titreşimle beraber bir ses geldi. İlk duyduğumuzda deprem oluyor diye düşündük. Sonra öğrendiğimiz kadarıyla deprem olmamış. Acaba göçük mü oldu diye düşündüm. Sonra öğrendik ki göçük de olmamış.” dedi. Bir enerji patlaması yaşanmış olabileceğini söyleyen Okan Kılıçoğlu da, “Ben evimdeydim o an. Yerden bir güç çıktı sanki dışarı. Biz, kazan dairesi gibi bir şey patladı sandık. Daha önce buralarda çalışma yapmışlardı. Buranın altının boş olduğunu duymuştuk.” diye konuştu. Hasan Güneş adında bir esnaf ise şunları söyledi: “Patlama olduğunda dükkânda çalışıyordum. Sesi duyunca dışarı çıktım. Sorduğumda bir patlama şeklinde ses olduğunu söylediler. Grizu patlaması diye düşündüm.”Öte yandan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Mühendislik Fakültesi yetkilileri, bir süre önce Zonguldak’ın karstik yapısıyla ilgili araştırma yaparak, raporlarını Zonguldak Valiliği’ne teslim etmişti.
Zaman
Ana Sayfa
21.01.2014
YeraltındangelensesZonguldak’ınkâbusuolduYer altından gelen ses Zonguldak’ın kâbusu oldu
Yer altından gelen ses korkuttu
Zaman
20.01.2014
14:30
Zonguldakın Bahçelievler Mahallesinin Site mevkii ve pek çok farklı noktada yer altından gelen sesler vatandaşları korkuttu.155 polis hattına gelen çok sayıda ihbar üzerine harekete geçen AFAD ve polis ekipleri, yer üzerinde herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığını belirtti. Grizu patlaması ihtimali olma şüphesiyle TTK yetkilileriyle görüşen ekipler kömür galerilerinde bir patlama olmadığını bildirdi. Vatandaşlar ise patlama şeklindeki gürültüyü duyduklarını ancak durum hakkında net bir bilgi edinemediklerini söyledi.Patlama sesini duyduğunda ailecek evde yemek yediklerini ve çok tedirgin olduklarını söyleyen Şenol Çelikkartal, şöyle konuştu: Dün akşam saat 7 buçuk, 8 civarları yer altından titreşimle beraber bir ses geldi. İlk duyduğumuzda deprem oluyor diye düşündük. Sonra öğrendiğimiz kadarıyla deprem olmamış. Acaba göçük mü oldu diye düşündüm. Sonra öğrendik ki göçük olmamış. Sesi duyduğumda ailemle yemek yiyorduk. Onlarda hissetti. Dışarı çıkıp baktığımızda insanların camlarından dışarıya baktıklarını gördüm. AFAD ekipleri geldi. Onlar bizlere, buralarda herhangi bir şey oldu mu diye sordu. Onlarında bir bilgisi yoktu. TTKda 90lı yıllarda grizu patlamasında aynı şekilde sesle yer altında bir patlama olmuştu. Çok şükür öğrendik ki TTKda da bir patlama olmamış. Yer altı mağaralarında bir göçük olmuş olabileceğini anlatan Çelikkartal, sözlerine şöyle devam etti: Yukarıdan denize kadar ulaşan çok eski mağaralar var. Belediyelerin eskiden atık su bağladığı mağaralar vardı. Zamanla belki bir çöküntü olmuş olabilir diye düşündük. Doldurma şeklinde. İlk duyduğumuzda bayağı tedirgin olduk. Deprem oldu sandık. Yer altında kömür galerileri olduğunu bildiğimiz için bazı çekincelerimiz oldu. Gerekli merciler daha ayrıntılı bir çalışma yapacaklardır. Benim düşüncem yer altında oluşan mağara ya da kömür galerisinde bir çöküntü olmuş olabilir.SANKİ YERDEN BİR GÜÇ DIŞARI ÇIKTIPatlamayı hisseden ve bir enerji patlaması yaşanmış olabileceğini söyleyen Okan Kılıçoğlu da, sözlerini şöyle sürdürdü: Ben bu mevkide oturuyorum. Saat 8-9 aralarında patlama tarzı bir ses duyduk. Ben evimdeydim o an. Yerden bir güç çıktı sanki dışarı. Biz, kazan dairesi gibi bir şey patladı sandık. Baktığımda insanlar bir ses olduğunu hissettiğinden dışarı çıkmış. Bu yaşadığımız mevki Site olarak geçiyor. O yüzden daha önce buralarda çalışma yapmışlardı. Buranın altının boş olduğunu duymuştuk. Belki bir yer altı kaynağında bir enerji patlaması, bir boşalma olmuş olabilir. Biz de hissettiğimizde çok kötü olduk.Hasan Güneş adında bir esnaf ise patlama sesini grizu patlamasına benzettiğini ifade ederek şunları söyledi: Saat 8-9 civarlarında burada çalışıyordum. Bir ses duydum dışarıdakilere sordum. Bir patlama olduğunu söylediler. TTK kömür maden galerisi havalandırmasının olduğu yerden ses geldi. Tam net ne olduğunu bilmiyorum. Yer doldurması şeklinde bir doğal hareket olduğunu duydum. Patlama olduğunda ben dükkanda çalışıyordum. Ama ses duyunca dışarı çıktım. İnsanların pencereden baktığını gördüm. Sorduğumda bir patlama şeklinde ses olduğunu söylediler. Ses bayağı etkiliydi. Grizu patlaması diye düşündüm ilk başta. Arkadaşlara sordum ama tam net bir bilgi alamadım. Onun için biz tereddütte kaldık. Bana da gelip sordular ağabey sen hissettin mi diye. Ben grizu patlaması diye düşündüm.Öte yandan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Mühendislik Fakültesi yetkilileri, bir süre önce Zonguldakın karstik yapısıyla ilgiliyaptığı çalışma raporlarını Zonguldak Valiliğine teslim etti. Zonguldak Valiliğinin konu hakkında çalışmalarının sürdüğü belirtildi.
Zaman
Güncel
20.01.2014
YeraltındangelenseskorkuttuYer altından gelen ses korkuttu
Yer altından gelen ses korkuttu
Zaman
20.01.2014
14:30
Zonguldakın Bahçelievler Mahallesinin Site mevkii ve pek çok farklı noktada yer altından gelen sesler vatandaşları korkuttu.155 polis hattına gelen çok sayıda ihbar üzerine harekete geçen AFAD ve polis ekipleri, yer üzerinde herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığını belirtti. Grizu patlaması ihtimali olma şüphesiyle TTK yetkilileriyle görüşen ekipler kömür galerilerinde bir patlama olmadığını bildirdi. Vatandaşlar ise patlama şeklindeki gürültüyü duyduklarını ancak durum hakkında net bir bilgi edinemediklerini söyledi.Patlama sesini duyduğunda ailecek evde yemek yediklerini ve çok tedirgin olduklarını söyleyen Şenol Çelikkartal, şöyle konuştu: Dün akşam saat 7 buçuk, 8 civarları yer altından titreşimle beraber bir ses geldi. İlk duyduğumuzda deprem oluyor diye düşündük. Sonra öğrendiğimiz kadarıyla deprem olmamış. Acaba göçük mü oldu diye düşündüm. Sonra öğrendik ki göçük olmamış. Sesi duyduğumda ailemle yemek yiyorduk. Onlarda hissetti. Dışarı çıkıp baktığımızda insanların camlarından dışarıya baktıklarını gördüm. AFAD ekipleri geldi. Onlar bizlere, buralarda herhangi bir şey oldu mu diye sordu. Onlarında bir bilgisi yoktu. TTKda 90lı yıllarda grizu patlamasında aynı şekilde sesle yer altında bir patlama olmuştu. Çok şükür öğrendik ki TTKda da bir patlama olmamış. Yer altı mağaralarında bir göçük olmuş olabileceğini anlatan Çelikkartal, sözlerine şöyle devam etti: Yukarıdan denize kadar ulaşan çok eski mağaralar var. Belediyelerin eskiden atık su bağladığı mağaralar vardı. Zamanla belki bir çöküntü olmuş olabilir diye düşündük. Doldurma şeklinde. İlk duyduğumuzda bayağı tedirgin olduk. Deprem oldu sandık. Yer altında kömür galerileri olduğunu bildiğimiz için bazı çekincelerimiz oldu. Gerekli merciler daha ayrıntılı bir çalışma yapacaklardır. Benim düşüncem yer altında oluşan mağara ya da kömür galerisinde bir çöküntü olmuş olabilir.SANKİ YERDEN BİR GÜÇ DIŞARI ÇIKTIPatlamayı hisseden ve bir enerji patlaması yaşanmış olabileceğini söyleyen Okan Kılıçoğlu da, sözlerini şöyle sürdürdü: Ben bu mevkide oturuyorum. Saat 8-9 aralarında patlama tarzı bir ses duyduk. Ben evimdeydim o an. Yerden bir güç çıktı sanki dışarı. Biz, kazan dairesi gibi bir şey patladı sandık. Baktığımda insanlar bir ses olduğunu hissettiğinden dışarı çıkmış. Bu yaşadığımız mevki Site olarak geçiyor. O yüzden daha önce buralarda çalışma yapmışlardı. Buranın altının boş olduğunu duymuştuk. Belki bir yer altı kaynağında bir enerji patlaması, bir boşalma olmuş olabilir. Biz de hissettiğimizde çok kötü olduk.Hasan Güneş adında bir esnaf ise patlama sesini grizu patlamasına benzettiğini ifade ederek şunları söyledi: Saat 8-9 civarlarında burada çalışıyordum. Bir ses duydum dışarıdakilere sordum. Bir patlama olduğunu söylediler. TTK kömür maden galerisi havalandırmasının olduğu yerden ses geldi. Tam net ne olduğunu bilmiyorum. Yer doldurması şeklinde bir doğal hareket olduğunu duydum. Patlama olduğunda ben dükkanda çalışıyordum. Ama ses duyunca dışarı çıktım. İnsanların pencereden baktığını gördüm. Sorduğumda bir patlama şeklinde ses olduğunu söylediler. Ses bayağı etkiliydi. Grizu patlaması diye düşündüm ilk başta. Arkadaşlara sordum ama tam net bir bilgi alamadım. Onun için biz tereddütte kaldık. Bana da gelip sordular ağabey sen hissettin mi diye. Ben grizu patlaması diye düşündüm.Öte yandan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Mühendislik Fakültesi yetkilileri, bir süre önce Zonguldakın karstik yapısıyla ilgiliyaptığı çalışma raporlarını Zonguldak Valiliğine teslim etti. Zonguldak Valiliğinin konu hakkında çalışmalarının sürdüğü belirtildi.
Zaman
Ana Sayfa
20.01.2014
YeraltındangelenseskorkuttuYer altından gelen ses korkuttu
Kızı, Aliya İzzetbegoviç'i anlatırken gözyaşlarını tutamadı
Zaman
13.01.2014
14:58
Bosna Hersekin unutulmaz Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç,ölümünün 10. yılında ailesinin katılımıyla Küçükçekmecede anıldı. Panelde gözyaşlarını tutamayan İzzetbegoviçin kızı Sabina Berberoviç İzzetbegoviç, Babam bana Sultanahmet ile Ayasofya meydanı arasında çok uzun süre bulunmak istediğini söylemişti dedi.Bosna Hersekin unutulmaz Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç,ölümünün 10. yılında ailesiyle birlikte Küçükçekmece Belediyesi tarafından İstanbul Bilim Kolejinde anıldı. Anma etkinliğine,Aliya İzzetbegoviçin kızı Sabina Berberoviç İzzetbegoviç, Aliya İzzetbegoviçin Torunu Esma Zlatar ve NacaBerbaroyiç, İzzetbegoviçin başdanışmanı Adamir Jerkoviç, İstanbul Milletvekili Hüseyin Bürge, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay, öğretmenler veöğrenciler katıldı.BABAM SULTANAHMET İLE AYASOFYA ARASINDA Kİ MEYDANDA BULUNMAK İSTEMİŞTİAçılış konuşmalarının ardından Saraybosna Üniversitesi Öğretim Üyesi Serdar Öztürk moderatörlüğünde,panel düzenlendi. Panelde konuşmasını gerçekleştiren Aliya İzzetbegoviçin kızı Sabina Berberoviç İzzetbegoviç, Bugünün dünyası babamın önemini daha da fazla olduğunu bana hissettiriyor.İzzetbegoviç iyi bir babaydı çünkü kendisi çok iyi bir insandı. Ailemizin içerisinde görev paylaşımımız vardı. Okulla ilgili işler genellikle babamın olduğu için ödevlerimize yardımcı olurdu. Matematik, Coğrafya, Tarih derslerine yardımcı olduğu gibi diğer dillerdeki derslerimize de yardımcı olurdu. Küçük bir yaştayken ben babamın her şeyi bildiğini zannediyordum ve inanıyordum. Ve şimdi şuanda biliyorum ki babam gerçekten de her şeyi biliyormuş diye konuştu.Babalarının işi gereği çok gezdiklerini söyleyerek duygu dolu anlar yaşayan Sabina Berberoviç, Viyana, Atina, Paris, İstanbul gibi birçok yeri gezdik. İstanbulda babam bize göstermek istediği yerlerin hepsini gösteremedi ama Sultanahmet Meydanında birkaç defa bulunduk. Babam Sultanahmet ile Ayasofya Meydanı arasında çok uzun süre bulunmak istediğini söylemişti ifadelerini kullandı.BIRAKALIM BİTİRSİNLER ANA YOLUKitapları çok sevdiğini dile getiren Sabina, babasının kütüphanesinde faklı dillerde Kuranı Kerim, İncil, Rus Klasikleri, modern kitaplar gibi önemli eserler okuduğunu dile getirdi.Savaşta Türkiye gibi diğer ülkelerden de yardım beklediğini belirten kızı Sabina, Ama şunu da biliyordu ki diğerlerinden bekledikleriyle Bosna bağımsızlığı için kendi ayakları üzerinde durması gerekiyordu dedi.Babasının ölümünden birkaç saat önce Bosnadaki ilk ana yol ile ilgili bir makale okumasını istediğini dile getiren Sabina İzzetbegoviç sözlerini şöyle tamamladı: Ana yolun yapımıyla ilgili yeteri kadar bütçenin olduğunu söylemişti. Allaha şükür artık başlaya bilirler dedi. Şimdiye kadar 100 kilometre ilerlemiş olduğumuzda o anayolda ben araba kullanırken,babamın kelimeleri hatırlıyorum. Allaha şükür...Bırakalım bitirsinler bu ana yolu.DEDEM HAPİSHANEDEYKEN ONA MEKTUP YAZARDIMAliya İzzetbegoviçin Torunu Esma Zlatar ise dedesinin 5 tane kız torunu olduğunu kendisinin de 2nci torunu olduğunu hatırlatarak dedesiyle ilgili hatıralarını anlattı. Zlatar, Onu hapislerim sırasında. 1983 yılında hapishanede kartpostallar atar, mektup yazardım. Dedemin sırf kendi düşüncesini dile getirdiği için hırsızlar, tecavüzcülerle aynı ortamda olduğunu anlayamıyordum şeklinde konuştu.Aliya İzzetbegoviçin başdanışmanlığını yapmış olan Adamir Jerkoviç , İzzetbegoviçin Bizi öldürmeyen şey bizi daha da güçlü yapar felsefesinden yola çıktığını söyledi. İzzetbegoviçin Türkiyeyi çok sevdiğini ve Türk halkı için sürekli büyük millet olarak söylerdi. Sizi ve ülkenizi kardeş ülke olarak görüyordu. Biz hayatta kalma için mücadele ederken siz bize büyük yardımlarda bulundunuz. Sizin sesinizi, orada bile her şeye rağmen duymuştuk ifadelerini kullandı.İZZETBEGOVİÇ OLSAYDI BU KADAR KAN DÖKÜLMEZDİPanelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay, Yakın tarihimize ışık tutan, herkese örnek insanı olan son Osmanlısı Aliye İzzetbegoviçi anacağız. Bosnada yaşananlar trajedilerle, kahramanlıklarla dolu olan bir tarihtir. Kültür hafızamızda yaşayanlara baktığımızda Aliye olsaydı, İslam coğrafyalarında bu kadar Müslüman kanı dökülmez bu kadar trajediler olmazdı diye biliyoruz dedi.Panel, 18.30da Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezinde devam edecek.(İHA)
Zaman
Güncel
13.01.2014
KızıAliyaİzzetbegoviçianlatırkengözyaşlarınıtutamadıKızı Aliya İzzetbegoviçi anlatırken gözyaşlarını tutamadı
Kızı, Aliya İzzetbegoviç'i anlatırken gözyaşlarını tutamadı
Zaman
13.01.2014
14:58
Bosna Hersekin unutulmaz Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç,ölümünün 10. yılında ailesinin katılımıyla Küçükçekmecede anıldı. Panelde gözyaşlarını tutamayan İzzetbegoviçin kızı Sabina Berberoviç İzzetbegoviç, Babam bana Sultanahmet ile Ayasofya meydanı arasında çok uzun süre bulunmak istediğini söylemişti dedi.Bosna Hersekin unutulmaz Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç,ölümünün 10. yılında ailesiyle birlikte Küçükçekmece Belediyesi tarafından İstanbul Bilim Kolejinde anıldı. Anma etkinliğine,Aliya İzzetbegoviçin kızı Sabina Berberoviç İzzetbegoviç, Aliya İzzetbegoviçin Torunu Esma Zlatar ve NacaBerbaroyiç, İzzetbegoviçin başdanışmanı Adamir Jerkoviç, İstanbul Milletvekili Hüseyin Bürge, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay, öğretmenler veöğrenciler katıldı.BABAM SULTANAHMET İLE AYASOFYA ARASINDA Kİ MEYDANDA BULUNMAK İSTEMİŞTİAçılış konuşmalarının ardından Saraybosna Üniversitesi Öğretim Üyesi Serdar Öztürk moderatörlüğünde,panel düzenlendi. Panelde konuşmasını gerçekleştiren Aliya İzzetbegoviçin kızı Sabina Berberoviç İzzetbegoviç, Bugünün dünyası babamın önemini daha da fazla olduğunu bana hissettiriyor.İzzetbegoviç iyi bir babaydı çünkü kendisi çok iyi bir insandı. Ailemizin içerisinde görev paylaşımımız vardı. Okulla ilgili işler genellikle babamın olduğu için ödevlerimize yardımcı olurdu. Matematik, Coğrafya, Tarih derslerine yardımcı olduğu gibi diğer dillerdeki derslerimize de yardımcı olurdu. Küçük bir yaştayken ben babamın her şeyi bildiğini zannediyordum ve inanıyordum. Ve şimdi şuanda biliyorum ki babam gerçekten de her şeyi biliyormuş diye konuştu.Babalarının işi gereği çok gezdiklerini söyleyerek duygu dolu anlar yaşayan Sabina Berberoviç, Viyana, Atina, Paris, İstanbul gibi birçok yeri gezdik. İstanbulda babam bize göstermek istediği yerlerin hepsini gösteremedi ama Sultanahmet Meydanında birkaç defa bulunduk. Babam Sultanahmet ile Ayasofya Meydanı arasında çok uzun süre bulunmak istediğini söylemişti ifadelerini kullandı.BIRAKALIM BİTİRSİNLER ANA YOLUKitapları çok sevdiğini dile getiren Sabina, babasının kütüphanesinde faklı dillerde Kuranı Kerim, İncil, Rus Klasikleri, modern kitaplar gibi önemli eserler okuduğunu dile getirdi.Savaşta Türkiye gibi diğer ülkelerden de yardım beklediğini belirten kızı Sabina, Ama şunu da biliyordu ki diğerlerinden bekledikleriyle Bosna bağımsızlığı için kendi ayakları üzerinde durması gerekiyordu dedi.Babasının ölümünden birkaç saat önce Bosnadaki ilk ana yol ile ilgili bir makale okumasını istediğini dile getiren Sabina İzzetbegoviç sözlerini şöyle tamamladı: Ana yolun yapımıyla ilgili yeteri kadar bütçenin olduğunu söylemişti. Allaha şükür artık başlaya bilirler dedi. Şimdiye kadar 100 kilometre ilerlemiş olduğumuzda o anayolda ben araba kullanırken,babamın kelimeleri hatırlıyorum. Allaha şükür...Bırakalım bitirsinler bu ana yolu.DEDEM HAPİSHANEDEYKEN ONA MEKTUP YAZARDIMAliya İzzetbegoviçin Torunu Esma Zlatar ise dedesinin 5 tane kız torunu olduğunu kendisinin de 2nci torunu olduğunu hatırlatarak dedesiyle ilgili hatıralarını anlattı. Zlatar, Onu hapislerim sırasında. 1983 yılında hapishanede kartpostallar atar, mektup yazardım. Dedemin sırf kendi düşüncesini dile getirdiği için hırsızlar, tecavüzcülerle aynı ortamda olduğunu anlayamıyordum şeklinde konuştu.Aliya İzzetbegoviçin başdanışmanlığını yapmış olan Adamir Jerkoviç , İzzetbegoviçin Bizi öldürmeyen şey bizi daha da güçlü yapar felsefesinden yola çıktığını söyledi. İzzetbegoviçin Türkiyeyi çok sevdiğini ve Türk halkı için sürekli büyük millet olarak söylerdi. Sizi ve ülkenizi kardeş ülke olarak görüyordu. Biz hayatta kalma için mücadele ederken siz bize büyük yardımlarda bulundunuz. Sizin sesinizi, orada bile her şeye rağmen duymuştuk ifadelerini kullandı.İZZETBEGOVİÇ OLSAYDI BU KADAR KAN DÖKÜLMEZDİPanelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay, Yakın tarihimize ışık tutan, herkese örnek insanı olan son Osmanlısı Aliye İzzetbegoviçi anacağız. Bosnada yaşananlar trajedilerle, kahramanlıklarla dolu olan bir tarihtir. Kültür hafızamızda yaşayanlara baktığımızda Aliye olsaydı, İslam coğrafyalarında bu kadar Müslüman kanı dökülmez bu kadar trajediler olmazdı diye biliyoruz dedi.Panel, 18.30da Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezinde devam edecek.(İHA)
Zaman
Ana Sayfa
13.01.2014
KızıAliyaİzzetbegoviçianlatırkengözyaşlarınıtutamadıKızı Aliya İzzetbegoviçi anlatırken gözyaşlarını tutamadı
Kızı, Aliya İzzetbegoviç'i anlatırken gözyaşlarını tutamadı
Zaman
13.01.2014
14:46
Bosna Hersekin unutulmaz Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç,ölümünün 10. yılında ailesinin katılımıyla Küçükçekmecede anıldı. Panelde gözyaşlarını tutamayan İzzetbegoviçin kızı Sabina Berberoviç İzzetbegoviç, Babam bana Sultanahmet ile Ayasofya meydanı arasında çok uzun süre bulunmak istediğini söylemişti dedi.Bosna Hersekin unutulmaz Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç,ölümünün 10. yılında ailesiyle birlikte Küçükçekmece Belediyesi tarafından İstanbul Bilim Kolejinde anıldı. Anma etkinliğine,Aliya İzzetbegoviçin kızı Sabina Berberoviç İzzetbegoviç, Aliya İzzetbegoviçin Torunu Esma Zlatar ve NacaBerbaroyiç, İzzetbegoviçin başdanışmanı Adamir Jerkoviç, İstanbul Milletvekili Hüseyin Bürge, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay, öğretmenler veöğrenciler katıldı.BABAM SULTANAHMET İLE AYASOFYA ARASINDA Kİ MEYDANDA BULUNMAK İSTEMİŞTİAçılış konuşmalarının ardından Saraybosna Üniversitesi Öğretim Üyesi Serdar Öztürk moderatörlüğünde,panel düzenlendi. Panelde konuşmasını gerçekleştiren Aliya İzzetbegoviçin kızı Sabina Berberoviç İzzetbegoviç, Bugünün dünyası babamın önemini daha da fazla olduğunu bana hissettiriyor.İzzetbegoviç iyi bir babaydı çünkü kendisi çok iyi bir insandı. Ailemizin içerisinde görev paylaşımımız vardı. Okulla ilgili işler genellikle babamın olduğu için ödevlerimize yardımcı olurdu. Matematik, Coğrafya, Tarih derslerine yardımcı olduğu gibi diğer dillerdeki derslerimize de yardımcı olurdu. Küçük bir yaştayken ben babamın her şeyi bildiğini zannediyordum ve inanıyordum. Ve şimdi şuanda biliyorum ki babam gerçekten de her şeyi biliyormuş diye konuştu.Babalarının işi gereği çok gezdiklerini söyleyerek duygu dolu anlar yaşayan Sabina Berberoviç, Viyana, Atina, Paris, İstanbul gibi birçok yeri gezdik. İstanbulda babam bize göstermek istediği yerlerin hepsini gösteremedi ama Sultanahmet Meydanında birkaç defa bulunduk. Babam Sultanahmet ile Ayasofya Meydanı arasında çok uzun süre bulunmak istediğini söylemişti ifadelerini kullandı.BIRAKALIM BİTİRSİNLER ANA YOLUKitapları çok sevdiğini dile getiren Sabina, babasının kütüphanesinde faklı dillerde Kuranı Kerim, İncil, Rus Klasikleri, modern kitaplar gibi önemli eserler okuduğunu dile getirdi.Savaşta Türkiye gibi diğer ülkelerden de yardım beklediğini belirten kızı Sabina, Ama şunu da biliyordu ki diğerlerinden bekledikleriyle Bosna bağımsızlığı için kendi ayakları üzerinde durması gerekiyordu dedi.Babasının ölümünden birkaç saat önce Bosnadaki ilk ana yol ile ilgili bir makale okumasını istediğini dile getiren Sabina İzzetbegoviç sözlerini şöyle tamamladı: Ana yolun yapımıyla ilgili yeteri kadar bütçenin olduğunu söylemişti. Allaha şükür artık başlaya bilirler dedi. Şimdiye kadar 100 kilometre ilerlemiş olduğumuzda o anayolda ben araba kullanırken,babamın kelimeleri hatırlıyorum. Allaha şükür...Bırakalım bitirsinler bu ana yolu.DEDEM HAPİSHANEDEYKEN ONA MEKTUP YAZARDIMAliya İzzetbegoviçin Torunu Esma Zlatar ise dedesinin 5 tane kız torunu olduğunu kendisinin de 2nci torunu olduğunu hatırlatarak dedesiyle ilgili hatıralarını anlattı. Zlatar, Onu hapislerim sırasında. 1983 yılında hapishanede kartpostallar atar, mektup yazardım. Dedemin sırf kendi düşüncesini dile getirdiği için hırsızlar, tecavüzcülerle aynı ortamda olduğunu anlayamıyordum şeklinde konuştu.Aliya İzzetbegoviçin başdanışmanlığını yapmış olan Adamir Jerkoviç , İzzetbegoviçin Bizi öldürmeyen şey bizi daha da güçlü yapar felsefesinden yola çıktığını söyledi. İzzetbegoviçin Türkiyeyi çok sevdiğini ve Türk halkı için sürekli büyük millet olarak söylerdi. Sizi ve ülkenizi kardeş ülke olarak görüyordu. Biz hayatta kalma için mücadele ederken siz bize büyük yardımlarda bulundunuz. Sizin sesinizi, orada bile her şeye rağmen duymuştuk ifadelerini kullandı.İZZETBEGOVİÇ OLSAYDI BU KADAR KAN DÖKÜLMEZDİPanelin açılış konuşmasını gerçekleştiren Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay, Yakın tarihimize ışık tutan, herkese örnek insanı olan son Osmanlısı Aliye İzzetbegoviçi anacağız. Bosnada yaşananlar trajedilerle, kahramanlıklarla dolu olan bir tarihtir. Kültür hafızamızda yaşayanlara baktığımızda Aliye olsaydı, İslam coğrafyalarında bu kadar Müslüman kanı dökülmez bu kadar trajediler olmazdı diye biliyoruz dedi.Panel, 18.30da Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezinde devam edecek.(İHA)
Zaman
Son Dakika
13.01.2014
KızıAliyaİzzetbegoviçianlatırkengözyaşlarınıtutamadıKızı Aliya İzzetbegoviçi anlatırken gözyaşlarını tutamadı
Taraf’a soruşturma açık bir skandal
Zaman
13.12.2013
01:58
Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü, Taraf’a ve gazeteci Mehmet Baransu’ya 2004 MGK belgelerini yayınladığı gerekçesiyle başlatılan soruşturmayı eleştirdi.RSF Avrupa Masası Direktörü Johann Bihr, “RSF, Taraf ve Mehmet Baransu’yla dayanışma içindedir. Ümit ediyorum ki, Başbakan Erdoğan bilgece bir davranış sergiler ve Taraf’a açılan davaları geri çeker.” ifadelerini kullandı. Taraf’ın gizli belgelere dayalı yaptığı haberlerin kamu yararına olduğunu belirten Bihr, “Taraf’ın ve Mehmet Baransu’nun yaptığı haberler tamamıyla meşrudur. Bu haberler nedeniyle gazeteye soruşturma açılması açık bir skandaldır.” dedi. Baransu ve Taraf’ın Başbakan Erdoğan tarafından yöneltilen “vatan hainliği” ithamını da eleştiren Bihr, “Bu açıklamalar bizi şaşırtmadı. Zira Başbakan Erdoğan’dan daha önce de benzer açıklamalar duymuştuk. Fakat Türkiye’deki mevcut atmosferde bu ithamlar daha da endişe vericidir. Erdoğan’ın savcılara çağrı niteliği taşıyan konuşması da, hukuk devleti ve güçler ayrılığı ilkesi açısından çok problemli bir açıklamadır.” şeklinde konuştu. Paris Cihan
Zaman
Dünya
13.12.2013
Taraf’asoruşturmaaçıkbirskandalTaraf’a soruşturma açık bir skandal
Taraf’a soruşturma açık bir skandal
Zaman
13.12.2013
01:51
Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü, Taraf’a ve gazeteci Mehmet Baransu’ya 2004 MGK belgelerini yayınladığı gerekçesiyle başlatılan soruşturmayı eleştirdi.RSF Avrupa Masası Direktörü Johann Bihr, “RSF, Taraf ve Mehmet Baransu’yla dayanışma içindedir. Ümit ediyorum ki, Başbakan Erdoğan bilgece bir davranış sergiler ve Taraf’a açılan davaları geri çeker.” ifadelerini kullandı. Taraf’ın gizli belgelere dayalı yaptığı haberlerin kamu yararına olduğunu belirten Bihr, “Taraf’ın ve Mehmet Baransu’nun yaptığı haberler tamamıyla meşrudur. Bu haberler nedeniyle gazeteye soruşturma açılması açık bir skandaldır.” dedi. Baransu ve Taraf’ın Başbakan Erdoğan tarafından yöneltilen “vatan hainliği” ithamını da eleştiren Bihr, “Bu açıklamalar bizi şaşırtmadı. Zira Başbakan Erdoğan’dan daha önce de benzer açıklamalar duymuştuk. Fakat Türkiye’deki mevcut atmosferde bu ithamlar daha da endişe vericidir. Erdoğan’ın savcılara çağrı niteliği taşıyan konuşması da, hukuk devleti ve güçler ayrılığı ilkesi açısından çok problemli bir açıklamadır.” şeklinde konuştu. Paris Cihan
Zaman
Ana Sayfa
13.12.2013
Taraf’asoruşturmaaçıkbirskandalTaraf’a soruşturma açık bir skandal
'Taraf soruşturması açık bir skandal'
Zaman
12.12.2013
18:02
Merkezi Pariste bulunan uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF), Taraf gazetesi ile muhabiri Mehmet Baransuya 2004 MGK belgelerinin yayınlanması gerekçesiyle açılan soruşturmayı eleştirdi. RSF Avrupa Masası Direktörü Johann Bihr, RSF, Taraf ve Mehmet Baransuyla dayanışma içindedir. Ümit ediyorum ki, Başbakan Erdoğan bilgece bir davranış sergiler ve Tarafa açılan soruşturmaları geri çeker. ifadelerini kullandı.Tarafın gizli belgelere dayalı yaptığı haberlerin kamu yararına olduğunu belirten Bihr, Tarafın ve Mehmet Baransunun yaptığı haberler tamamıyla meşrudur. Bu haberler sebebiyle gazeteye soruşturma açılması açık bir skandaldır. dedi.VATAN HAİNLİĞİ SUÇLAMASI ŞAŞIRTMADI Baransu ve Tarafa Başbakan Erdoğan tarafından yöneltilen vatan hainliği ithamını da eleştiren Bihr, Bu açıklamalar bizi şaşırtmadı. Zira Başbakan Erdoğandan daha önce de benzer açıklamalar duymuştuk. Fakat Türkiyedeki mevcut atmosferde bu ithamlar daha da endişe vericidir. Erdoğanın savcılara çağrı niteliği taşıyan konuşması da, hukuk devleti ve güçler ayrılığı ilkesi açısından çok problemli bir açıklamadır. şeklinde konuştu.(CİHAN)
Zaman
Ana Sayfa
12.12.2013
TarafsoruşturmasıaçıkbirskandalTaraf soruşturması açık bir skandal
Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü: Taraf soruşturması açık bir skandal
Zaman
12.12.2013
17:00
Merkezi Pariste bulunan uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF), Taraf gazetesi ile muhabiri Mehmet Baransuya 2004 MGK belgelerinin yayınlanması gerekçesiyle açılan soruşturmayı eleştirdi. RSF Avrupa Masası Direktörü Johann Bihr, RSF, Taraf ve Mehmet Baransuyla dayanışma içindedir. Ümit ediyorum ki, Başbakan Erdoğan bilgece bir davranış sergiler ve Tarafa açılan soruşturmaları geri çeker. ifadelerini kullandı. Tarafın gizli belgelere dayalı yaptığı haberlerin kamu yararına olduğunu belirten Bihr, “Tarafın ve Mehmet Baransunun yaptığı haberler tamamıyla meşrudur. Bu haberler sebebiyle gazeteye soruşturma açılması açık bir skandaldır.” dedi.VATAN HAİNLİĞİ SUÇLAMASI ŞAŞIRTMADI Baransu ve Tarafa Başbakan Erdoğan tarafından yöneltilen “vatan hainliği” ithamını da eleştiren Bihr, “Bu açıklamalar bizi şaşırtmadı. Zira Başbakan Erdoğandan daha önce de benzer açıklamalar duymuştuk. Fakat Türkiyedeki mevcut atmosferde bu ithamlar daha da endişe vericidir. Erdoğanın savcılara çağrı niteliği taşıyan konuşması da, hukuk devleti ve güçler ayrılığı ilkesi açısından çok problemli bir açıklamadır.” şeklinde konuştu. CİHAN
Zaman
Son Dakika
12.12.2013
SınırTanımayanGazetecilerÖrgütüTarafsoruşturmasıaçıkbirskandalSınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü Taraf soruşturması açık bir skandal
İhsan Kalkavan: Hükümetin evladına karşı bir hainliği söz konusu
Zaman
18.11.2013
15:17
CHP Samsun Milletvekili İhsan Kalkavan, Burada hükümetin tamamen evladına karşı bir hainliği söz konusu. dedi. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bürokratları tarafından hazırlanan ve kamuoyunda Eğitime Darbe olarak görülen dershanelerin kapatılmasını ön gören yasa taslağına tepkiler sürüyor. CHP olarak bu tasarıya başından beri karşı olduklarını hatırlatan CHP Milletvekili Kalkavan, CHP kimliğimi de bir kenara bıraksam ben bu işe karşıyım.” diyerek yapılanların eğitime darbe olduğunu kaydetti. Kendisinin de zayıf olduğu bir dersten dolayı dershaneye gittiğini hatta çocuklarını da gönderdiğini vurgulayan Kalkavan, Esasında bu hükümetin aldığı bir karar değil bence. Başbakanın anında aldığı bir karar. İlk biz bunu Başbakandan 1 yıl önce Gaziantep’te bir açılış sonrası yurt dışına gitmeden önce hava alanında yaptığı açıklamada duymuştuk. Hatta biz o zaman meclisteki arkadaşlarımıza söyledik ‘böyle bir konunuz varmı? diye’ hiç kimsenin haberi yoktu AKP’li milletvekillerinin söylendi ve kaldı herhangi bir girişim olmamıştı ondan sonra. Fakat biz Başbakanın bunu bugün neden gündeme getirdiğini aşağı yukarı tahmin ediyoruz. Bugün Türkiye’de atanmamış bir sürü öğretmen var. Tam bilmiyorum ama bugün dershanelerde çalışan 40 bin öğretmen var. Bunların aileleri 3’er kişi olsa 120 bin kişiyi ekmeksiz bırakacak. Ülkemiz Suriyeli doldu, bunları valilik kanalıyla işlere sokuyorlar. Hükumetin Suriyelilere gösterdiği şefkati bizim fakir fukaralarımıza yapmadı. Burada hükümetin tamamen evladına karşı bir hainliği söz konusu yani cemaat tartışmasını başka yollarla kendisi halledebilir. Bu çekişme bir takım siyasi gruplara yarar ama ben bunun doğru olduğunu görmüyorum. diye konuştu. Olaya birde iyimser yönden bakmaya çalıştıklarını sözlerine ekleyen Milletvekili Kalkavan şöyle konuştu: “Belki dershaneleri kapatma fikrinin doğru tarafları olsa bile bunun en azından 1 yada 2 yıl altyapısı hazırlanmalı. Yani burada Başbakan helikoptere biniyor boğazda bir tur atıyor ve üçüncü köprünün ayakları şurada olsun demesi gibi kendi başına kararlar alınarak devlet yönetilmez. Benim partim dershanelerin kapatılmasına karşı hatta CHP kişiliğimi de bir kenara bıraksam ben bu işe karşıyım. Çünkü bende dershaneye gittim, çocuklarımda gitti. Zayıf olduğum bir ders vardı onun için dershaneye gittim. Bugün çocuğunu dershaneye göndermeyen aile yok gibi. Bildiğim kadarıyla dershanelerin fakir öğrenciler içinde belirli bir kontenjanı olduğunu ve indirimde yaptıklarını biliyorum. Aslında dershaneleri kaldıracaklarına olanları da denetlesinler. Neden aslında dershanelerde eksik kalıyor ders veren öğretmenlerin donanımlı olması gerekiyor. Hâlbuki hükümet yeni öğretmenleri atasın eski öğretmenleri de dershanelere gönderse öğrenciler daha iyi yetişir. CİHAN
Zaman
Son Dakika
18.11.2013
İhsanKalkavanHükümetinevladınakarşıbirhainliğisözkonusuİhsan Kalkavan Hükümetin evladına karşı bir hainliği söz konusu
Dünya Kupası’nda Türkiye’yi de temsil edeceğiz
Zaman
15.11.2013
02:10
2014 Dünya Kupası G Grubu’nu lider bitirerek Brezilya vizesini alan Bosna Hersek’in başarısı, Türkiye’de de büyük sevinçle karşılandı. Türk futbolseverlerin yakından tanıdığı Safet Susic önderliğindeki Gök Mavililer’in elde ettiği bu tarihî zaferde İstanbul Büyükşehir Belediyespor’un genç futbolcusu Edin Visca’nın da payı büyük. Yetenekli oyuncu, turnuvada Türkiye’yi de temsil edeceklerini söyledi.1992-1995 yılları arasında insanlık tarihinin en büyük soykırımına uğrayan Bosna Hersek, 2014 Haziran ayını iple çekiyor. Zira savaşın acılarını çabuk saran Bosnalılar, bağımsızlığını ilan ettikten sonra ilk zaferini yeşil sahada kazandı ve 2014 Dünya Kupası G Grubu’nu lider bitirerek Brezilya vizesini cebine koydu. Türk futbolseverlerin yakından tanıdığı Safet Susic önderliğindeki Gök Mavililer’in elde ettiği bu tarihi başarıda İstanbul Büyükşehir Belediyespor’un genç futbolcusu Edin Visca’nın da payı var. İki sezondur Büyükşehir’de ter döken Boşnak yıldız, Zaman’a çarpıcı açıklamalar yaptı. 23 yaşındaki yetenekli oyuncu, Brezilya’daki finallerde sadece Bosna’yı değil kardeş ülke olarak gördükleri Türkiye’yi de temsil edeceklerini söyledi. Mütevazı futbolcu, PTT 1. Lig’de forma giymesine rağmen dünyanın en prestijli turnuvasında boy göstermek için sabırsızlandığını belirtti.Brezilya’daki finallere gitmeyi nasıl başardınız? Bunun sırrı nedir?Başarımız tesadüf değil. Çünkü biz 2010 Dünya Kupası ile Euro 2012 finalleri için Portekiz ile oynadığımız iki barajı da aşamamıştık. Dzeko, İbisevic, Salihovic, Pjanic, Spahic, Begovic gibi kaliteli oyunculara sahibiz. İskelet kadromuz sağlam. En önemlisi başımızda iyi bir teknik direktörümüz Safet Susic var. Sonunda 30 gol atıp grubumuzu lider tamamladık.Final niteliği taşıyan Litvanya maçı öncesi takımdaki atmosferden bahsedebilir misin biraz?Takım olarak finallere gideceğimize kendimizi inandırmıştık. Artık Bre-zilya’nın kapısına dayandığımızın farkındaydık. Maça da kendimizden emin ve sakin olarak çıktık. Halbuki rakiplerimiz bizim yine grubu ikinci bitirip play-off oynayacağımızı bekliyordu. Hatta maçtan önce Yunanistan’ın Litvanya’ya teşvik primi gönderdiğini duymuştuk. Zaten Litvanya da maç boyunca 11 kişi ile savunma yaptı. Ancak Allah’a şükür tek golle de olsa maçı kazandık ve Brezilya biletini aldık.Safet Susic, nasıl bir teknik adam sana göre? Kısaca anlatır mısın?Kendisi futbolculara nasıl davranması gerektiğini iyi bilen biri. Bize karşı her zaman mesafeli. İdmanlarını eksiksiz yaptırır. Yumuşak gibi görünse de çoğu zaman ciddidir. Profesyonellikten asla ödün vermez. Oyuncularla polemiğe girmez. Yani bence olması gerektiği gibi bir teknik direktör.Şimdi de biraz savaş yıllarından bahsedelim. Bosna’daki savaş başladığında kaç yaşındaydın?Savaş ilk başladığında yani 1992 yılında 2 yaşındaydım. Saraybosna yakınlarındaki Olovo şehrine bağlı bir köyde yaşıyorduk. Bazı küçük detayları hatırlıyorum. Bilhassa saldırı öncesi çalan siren sesleri hâlâ kulağımda çınlıyor. O zaman bombaların atılacağını biliyorduk ve hemen sığınaklara kaçıyorduk. Babam da cephelere savaşmaya giderdi. Birçok yakınımızın öldüğünü biliyorum. Hatta bizim Visca sülalesinden biri çatışma sırasında gözünü kaybetti. Babam da o akrabamız vurulduğu sırada yanı başındaymış. Kendisi hâlâ tek gözüyle yaşıyor.Böyle bir acımasız savaş yaşamanıza rağmen kısa zamanda nasıl oldu da Dünya Kupası finallerine adınızı yazdırdınız?Evet, çok büyük acılar yaşadık. Savaşta binlerce insanımızı kaybettik. Birçok kişi Bosna’yı terk etmek zorunda kaldı. Örneğin takımdaki İbisevic’in ailesi Amerika’ya; Salihovic ve Misimovic’in aileleri Almanya’ya, kaleci Begovic’in ailesi de Kanada’ya kaçmış. Büyük zorluklar yaşamış hepsi. Benim de çocukluk yıllarım yokluk içinde geçti. Çayırlarda futbol oynadık. Çoğu zaman oynayacak top bile bulamazdık. Ama futbol bizi hayata bağlayan en önemli unsurlardan biriydi. Allah’a şükür milli takıma kadar yükseldim. Milli formayı giymek ve bizi gönülden destekleyen halkımızı uluslararası arenada yüzünü güldürmek her şeye bedel. Sonunda Dünya Kupası’na gitmeye hak kazanarak çok büyük bir rüyayı gerçekleştirdik.Türkiye, Dünya Kupası’nda Bosna’ya destek verecek. Bunun için neler dersin?Bu son derece doğal bir durum. Çünkü biz kardeş ülkeyiz. Litvanya maçında tribünlerde ve Saraybosna’daki karşılamada ellerinde Türk bayrakları ile bize destek veren yüzlerce kişi vardı. Brezilya’da da aynı görüntülerin yaşanacağından hiç şüphem yok. Biz de hem kendi halkımızı hem de tüm Türkiye’yi mutlu etmek için elimizden geleni yapacağız.Arsene Wenger’in seni takip ettiğine dair haberler aldık. Bu doğru mu?Evet, benim birka
Zaman
Spor
15.11.2013
DünyaKupası’ndaTürkiye’yidetemsiledeceğizDünya Kupası’nda Türkiye’yi de temsil edeceğiz
Dünya Kupası’nda Türkiye’yi de temsil edeceğiz
Zaman
15.11.2013
02:07
2014 Dünya Kupası G Grubu’nu lider bitirerek Brezilya vizesini alan Bosna Hersek’in başarısı, Türkiye’de de büyük sevinçle karşılandı. Türk futbolseverlerin yakından tanıdığı Safet Susic önderliğindeki Gök Mavililer’in elde ettiği bu tarihî zaferde İstanbul Büyükşehir Belediyespor’un genç futbolcusu Edin Visca’nın da payı büyük. Yetenekli oyuncu, turnuvada Türkiye’yi de temsil edeceklerini söyledi.1992-1995 yılları arasında insanlık tarihinin en büyük soykırımına uğrayan Bosna Hersek, 2014 Haziran ayını iple çekiyor. Zira savaşın acılarını çabuk saran Bosnalılar, bağımsızlığını ilan ettikten sonra ilk zaferini yeşil sahada kazandı ve 2014 Dünya Kupası G Grubu’nu lider bitirerek Brezilya vizesini cebine koydu. Türk futbolseverlerin yakından tanıdığı Safet Susic önderliğindeki Gök Mavililer’in elde ettiği bu tarihi başarıda İstanbul Büyükşehir Belediyespor’un genç futbolcusu Edin Visca’nın da payı var. İki sezondur Büyükşehir’de ter döken Boşnak yıldız, Zaman’a çarpıcı açıklamalar yaptı. 23 yaşındaki yetenekli oyuncu, Brezilya’daki finallerde sadece Bosna’yı değil kardeş ülke olarak gördükleri Türkiye’yi de temsil edeceklerini söyledi. Mütevazı futbolcu, PTT 1. Lig’de forma giymesine rağmen dünyanın en prestijli turnuvasında boy göstermek için sabırsızlandığını belirtti.Brezilya’daki finallere gitmeyi nasıl başardınız? Bunun sırrı nedir?Başarımız tesadüf değil. Çünkü biz 2010 Dünya Kupası ile Euro 2012 finalleri için Portekiz ile oynadığımız iki barajı da aşamamıştık. Dzeko, İbisevic, Salihovic, Pjanic, Spahic, Begovic gibi kaliteli oyunculara sahibiz. İskelet kadromuz sağlam. En önemlisi başımızda iyi bir teknik direktörümüz Safet Susic var. Sonunda 30 gol atıp grubumuzu lider tamamladık.Final niteliği taşıyan Litvanya maçı öncesi takımdaki atmosferden bahsedebilir misin biraz?Takım olarak finallere gideceğimize kendimizi inandırmıştık. Artık Bre-zilya’nın kapısına dayandığımızın farkındaydık. Maça da kendimizden emin ve sakin olarak çıktık. Halbuki rakiplerimiz bizim yine grubu ikinci bitirip play-off oynayacağımızı bekliyordu. Hatta maçtan önce Yunanistan’ın Litvanya’ya teşvik primi gönderdiğini duymuştuk. Zaten Litvanya da maç boyunca 11 kişi ile savunma yaptı. Ancak Allah’a şükür tek golle de olsa maçı kazandık ve Brezilya biletini aldık.Safet Susic, nasıl bir teknik adam sana göre? Kısaca anlatır mısın?Kendisi futbolculara nasıl davranması gerektiğini iyi bilen biri. Bize karşı her zaman mesafeli. İdmanlarını eksiksiz yaptırır. Yumuşak gibi görünse de çoğu zaman ciddidir. Profesyonellikten asla ödün vermez. Oyuncularla polemiğe girmez. Yani bence olması gerektiği gibi bir teknik direktör.Şimdi de biraz savaş yıllarından bahsedelim. Bosna’daki savaş başladığında kaç yaşındaydın?Savaş ilk başladığında yani 1992 yılında 2 yaşındaydım. Saraybosna yakınlarındaki Olovo şehrine bağlı bir köyde yaşıyorduk. Bazı küçük detayları hatırlıyorum. Bilhassa saldırı öncesi çalan siren sesleri hâlâ kulağımda çınlıyor. O zaman bombaların atılacağını biliyorduk ve hemen sığınaklara kaçıyorduk. Babam da cephelere savaşmaya giderdi. Birçok yakınımızın öldüğünü biliyorum. Hatta bizim Visca sülalesinden biri çatışma sırasında gözünü kaybetti. Babam da o akrabamız vurulduğu sırada yanı başındaymış. Kendisi hâlâ tek gözüyle yaşıyor.Böyle bir acımasız savaş yaşamanıza rağmen kısa zamanda nasıl oldu da Dünya Kupası finallerine adınızı yazdırdınız?Evet, çok büyük acılar yaşadık. Savaşta binlerce insanımızı kaybettik. Birçok kişi Bosna’yı terk etmek zorunda kaldı. Örneğin takımdaki İbisevic’in ailesi Amerika’ya; Salihovic ve Misimovic’in aileleri Almanya’ya, kaleci Begovic’in ailesi de Kanada’ya kaçmış. Büyük zorluklar yaşamış hepsi. Benim de çocukluk yıllarım yokluk içinde geçti. Çayırlarda futbol oynadık. Çoğu zaman oynayacak top bile bulamazdık. Ama futbol bizi hayata bağlayan en önemli unsurlardan biriydi. Allah’a şükür milli takıma kadar yükseldim. Milli formayı giymek ve bizi gönülden destekleyen halkımızı uluslararası arenada yüzünü güldürmek her şeye bedel. Sonunda Dünya Kupası’na gitmeye hak kazanarak çok büyük bir rüyayı gerçekleştirdik.Türkiye, Dünya Kupası’nda Bosna’ya destek verecek. Bunun için neler dersin?Bu son derece doğal bir durum. Çünkü biz kardeş ülkeyiz. Litvanya maçında tribünlerde ve Saraybosna’daki karşılamada ellerinde Türk bayrakları ile bize destek veren yüzlerce kişi vardı. Brezilya’da da aynı görüntülerin yaşanacağından hiç şüphem yok. Biz de hem kendi halkımızı hem de tüm Türkiye’yi mutlu etmek için elimizden geleni yapacağız.Arsene Wenger’in seni takip ettiğine dair haberler aldık. Bu doğru mu?Evet, benim birka
Zaman
Ana Sayfa
15.11.2013
DünyaKupası’ndaTürkiye’yidetemsiledeceğizDünya Kupası’nda Türkiye’yi de temsil edeceğiz
Edin Visca: Dünya Kupası’nda Türkiye’yi de temsil edeceğiz
Zaman
15.11.2013
01:55
2014 Dünya Kupası G Grubu’nu lider bitirerek Brezilya vizesini alan Bosna Hersek’in başarısı, Türkiye’de de büyük sevinçle karşılandı. Türk futbolseverlerin yakından tanıdığı Safet Susic önderliğindeki Gök Mavililer’in elde ettiği bu tarihî zaferde İstanbul Büyükşehir Belediyespor’un genç futbolcusu Edin Visca’nın da payı büyük. Yetenekli oyuncu, turnuvada Türkiye’yi de temsil edeceklerini söyledi.1992-1995 yılları arasında insanlık tarihinin en büyük soykırımına uğrayan Bosna Hersek, 2014 Haziran ayını iple çekiyor. Zira savaşın acılarını çabuk saran Bosnalılar, bağımsızlığını ilan ettikten sonra ilk zaferini yeşil sahada kazandı ve 2014 Dünya Kupası G Grubu’nu lider bitirerek Brezilya vizesini cebine koydu. Türk futbolseverlerin yakından tanıdığı Safet Susic önderliğindeki Gök Mavililer’in elde ettiği bu tarihi başarıda İstanbul Büyükşehir Belediyespor’un genç futbolcusu Edin Visca’nın da payı var. İki sezondur Büyükşehir’de ter döken Boşnak yıldız, Zaman’a çarpıcı açıklamalar yaptı. 23 yaşındaki yetenekli oyuncu, Brezilya’daki finallerde sadece Bosna’yı değil kardeş ülke olarak gördükleri Türkiye’yi de temsil edeceklerini söyledi. Mütevazı futbolcu, PTT 1. Lig’de forma giymesine rağmen dünyanın en prestijli turnuvasında boy göstermek için sabırsızlandığını belirtti.Brezilya’daki finallere gitmeyi nasıl başardınız? Bunun sırrı nedir?Başarımız tesadüf değil. Çünkü biz 2010 Dünya Kupası ile Euro 2012 finalleri için Portekiz ile oynadığımız iki barajı da aşamamıştık. Dzeko, İbisevic, Salihovic, Pjanic, Spahic, Begovic gibi kaliteli oyunculara sahibiz. İskelet kadromuz sağlam. En önemlisi başımızda iyi bir teknik direktörümüz Safet Susic var. Sonunda 30 gol atıp grubumuzu lider tamamladık.Final niteliği taşıyan Litvanya maçı öncesi takımdaki atmosferden bahsedebilir misin biraz?Takım olarak finallere gideceğimize kendimizi inandırmıştık. Artık Bre-zilya’nın kapısına dayandığımızın farkındaydık. Maça da kendimizden emin ve sakin olarak çıktık. Halbuki rakiplerimiz bizim yine grubu ikinci bitirip play-off oynayacağımızı bekliyordu. Hatta maçtan önce Yunanistan’ın Litvanya’ya teşvik primi gönderdiğini duymuştuk. Zaten Litvanya da maç boyunca 11 kişi ile savunma yaptı. Ancak Allah’a şükür tek golle de olsa maçı kazandık ve Brezilya biletini aldık.Safet Susic, nasıl bir teknik adam sana göre? Kısaca anlatır mısın?Kendisi futbolculara nasıl davranması gerektiğini iyi bilen biri. Bize karşı her zaman mesafeli. İdmanlarını eksiksiz yaptırır. Yumuşak gibi görünse de çoğu zaman ciddidir. Profesyonellikten asla ödün vermez. Oyuncularla polemiğe girmez. Yani bence olması gerektiği gibi bir teknik direktör.Şimdi de biraz savaş yıllarından bahsedelim. Bosna’daki savaş başladığında kaç yaşındaydın?Savaş ilk başladığında yani 1992 yılında 2 yaşındaydım. Saraybosna yakınlarındaki Olovo şehrine bağlı bir köyde yaşıyorduk. Bazı küçük detayları hatırlıyorum. Bilhassa saldırı öncesi çalan siren sesleri hâlâ kulağımda çınlıyor. O zaman bombaların atılacağını biliyorduk ve hemen sığınaklara kaçıyorduk. Babam da cephelere savaşmaya giderdi. Birçok yakınımızın öldüğünü biliyorum. Hatta bizim Visca sülalesinden biri çatışma sırasında gözünü kaybetti. Babam da o akrabamız vurulduğu sırada yanı başındaymış. Kendisi hâlâ tek gözüyle yaşıyor.Böyle bir acımasız savaş yaşamanıza rağmen kısa zamanda nasıl oldu da Dünya Kupası finallerine adınızı yazdırdınız?Evet, çok büyük acılar yaşadık. Savaşta binlerce insanımızı kaybettik. Birçok kişi Bosna’yı terk etmek zorunda kaldı. Örneğin takımdaki İbisevic’in ailesi Amerika’ya; Salihovic ve Misimovic’in aileleri Almanya’ya, kaleci Begovic’in ailesi de Kanada’ya kaçmış. Büyük zorluklar yaşamış hepsi. Benim de çocukluk yıllarım yokluk içinde geçti. Çayırlarda futbol oynadık. Çoğu zaman oynayacak top bile bulamazdık. Ama futbol bizi hayata bağlayan en önemli unsurlardan biriydi. Allah’a şükür milli takıma kadar yükseldim. Milli formayı giymek ve bizi gönülden destekleyen halkımızı uluslararası arenada yüzünü güldürmek her şeye bedel. Sonunda Dünya Kupası’na gitmeye hak kazanarak çok büyük bir rüyayı gerçekleştirdik.Türkiye, Dünya Kupası’nda Bosna’ya destek verecek. Bunun için neler dersin?Bu son derece doğal bir durum. Çünkü biz kardeş ülkeyiz. Litvanya maçında tribünlerde ve Saraybosna’daki karşılamada ellerinde Türk bayrakları ile bize destek veren yüzlerce kişi vardı. Brezilya’da da aynı görüntülerin yaşanacağından hiç şüphem yok. Biz de hem kendi halkımızı hem de tüm Türkiye’yi mutlu etmek için elimizden geleni yapacağız.Arsene Wenger’in seni takip ettiğine dair haberler aldık. Bu doğru mu?Evet, benim birka
Zaman
Spor
15.11.2013
EdinViscaDünyaKupası’ndaTürkiye’yidetemsiledeceğizEdin Visca Dünya Kupası’nda Türkiye’yi de temsil edeceğiz
Edin Visca: Dünya Kupası’nda Türkiye’yi de temsil edeceğiz
Zaman
15.11.2013
01:52
2014 Dünya Kupası G Grubu’nu lider bitirerek Brezilya vizesini alan Bosna Hersek’in başarısı, Türkiye’de de büyük sevinçle karşılandı. Türk futbolseverlerin yakından tanıdığı Safet Susic önderliğindeki Gök Mavililer’in elde ettiği bu tarihî zaferde İstanbul Büyükşehir Belediyespor’un genç futbolcusu Edin Visca’nın da payı büyük. Yetenekli oyuncu, turnuvada Türkiye’yi de temsil edeceklerini söyledi.1992-1995 yılları arasında insanlık tarihinin en büyük soykırımına uğrayan Bosna Hersek, 2014 Haziran ayını iple çekiyor. Zira savaşın acılarını çabuk saran Bosnalılar, bağımsızlığını ilan ettikten sonra ilk zaferini yeşil sahada kazandı ve 2014 Dünya Kupası G Grubu’nu lider bitirerek Brezilya vizesini cebine koydu. Türk futbolseverlerin yakından tanıdığı Safet Susic önderliğindeki Gök Mavililer’in elde ettiği bu tarihi başarıda İstanbul Büyükşehir Belediyespor’un genç futbolcusu Edin Visca’nın da payı var. İki sezondur Büyükşehir’de ter döken Boşnak yıldız, Zaman’a çarpıcı açıklamalar yaptı. 23 yaşındaki yetenekli oyuncu, Brezilya’daki finallerde sadece Bosna’yı değil kardeş ülke olarak gördükleri Türkiye’yi de temsil edeceklerini söyledi. Mütevazı futbolcu, PTT 1. Lig’de forma giymesine rağmen dünyanın en prestijli turnuvasında boy göstermek için sabırsızlandığını belirtti.Brezilya’daki finallere gitmeyi nasıl başardınız? Bunun sırrı nedir?Başarımız tesadüf değil. Çünkü biz 2010 Dünya Kupası ile Euro 2012 finalleri için Portekiz ile oynadığımız iki barajı da aşamamıştık. Dzeko, İbisevic, Salihovic, Pjanic, Spahic, Begovic gibi kaliteli oyunculara sahibiz. İskelet kadromuz sağlam. En önemlisi başımızda iyi bir teknik direktörümüz Safet Susic var. Sonunda 30 gol atıp grubumuzu lider tamamladık.Final niteliği taşıyan Litvanya maçı öncesi takımdaki atmosferden bahsedebilir misin biraz?Takım olarak finallere gideceğimize kendimizi inandırmıştık. Artık Bre-zilya’nın kapısına dayandığımızın farkındaydık. Maça da kendimizden emin ve sakin olarak çıktık. Halbuki rakiplerimiz bizim yine grubu ikinci bitirip play-off oynayacağımızı bekliyordu. Hatta maçtan önce Yunanistan’ın Litvanya’ya teşvik primi gönderdiğini duymuştuk. Zaten Litvanya da maç boyunca 11 kişi ile savunma yaptı. Ancak Allah’a şükür tek golle de olsa maçı kazandık ve Brezilya biletini aldık.Safet Susic, nasıl bir teknik adam sana göre? Kısaca anlatır mısın?Kendisi futbolculara nasıl davranması gerektiğini iyi bilen biri. Bize karşı her zaman mesafeli. İdmanlarını eksiksiz yaptırır. Yumuşak gibi görünse de çoğu zaman ciddidir. Profesyonellikten asla ödün vermez. Oyuncularla polemiğe girmez. Yani bence olması gerektiği gibi bir teknik direktör.Şimdi de biraz savaş yıllarından bahsedelim. Bosna’daki savaş başladığında kaç yaşındaydın?Savaş ilk başladığında yani 1992 yılında 2 yaşındaydım. Saraybosna yakınlarındaki Olovo şehrine bağlı bir köyde yaşıyorduk. Bazı küçük detayları hatırlıyorum. Bilhassa saldırı öncesi çalan siren sesleri hâlâ kulağımda çınlıyor. O zaman bombaların atılacağını biliyorduk ve hemen sığınaklara kaçıyorduk. Babam da cephelere savaşmaya giderdi. Birçok yakınımızın öldüğünü biliyorum. Hatta bizim Visca sülalesinden biri çatışma sırasında gözünü kaybetti. Babam da o akrabamız vurulduğu sırada yanı başındaymış. Kendisi hâlâ tek gözüyle yaşıyor.Böyle bir acımasız savaş yaşamanıza rağmen kısa zamanda nasıl oldu da Dünya Kupası finallerine adınızı yazdırdınız?Evet, çok büyük acılar yaşadık. Savaşta binlerce insanımızı kaybettik. Birçok kişi Bosna’yı terk etmek zorunda kaldı. Örneğin takımdaki İbisevic’in ailesi Amerika’ya; Salihovic ve Misimovic’in aileleri Almanya’ya, kaleci Begovic’in ailesi de Kanada’ya kaçmış. Büyük zorluklar yaşamış hepsi. Benim de çocukluk yıllarım yokluk içinde geçti. Çayırlarda futbol oynadık. Çoğu zaman oynayacak top bile bulamazdık. Ama futbol bizi hayata bağlayan en önemli unsurlardan biriydi. Allah’a şükür milli takıma kadar yükseldim. Milli formayı giymek ve bizi gönülden destekleyen halkımızı uluslararası arenada yüzünü güldürmek her şeye bedel. Sonunda Dünya Kupası’na gitmeye hak kazanarak çok büyük bir rüyayı gerçekleştirdik.Türkiye, Dünya Kupası’nda Bosna’ya destek verecek. Bunun için neler dersin?Bu son derece doğal bir durum. Çünkü biz kardeş ülkeyiz. Litvanya maçında tribünlerde ve Saraybosna’daki karşılamada ellerinde Türk bayrakları ile bize destek veren yüzlerce kişi vardı. Brezilya’da da aynı görüntülerin yaşanacağından hiç şüphem yok. Biz de hem kendi halkımızı hem de tüm Türkiye’yi mutlu etmek için elimizden geleni yapacağız.Arsene Wenger’in seni takip ettiğine dair haberler aldık. Bu doğru mu?Evet, benim birka
Zaman
Ana Sayfa
15.11.2013
EdinViscaDünyaKupası’ndaTürkiye’yidetemsiledeceğizEdin Visca Dünya Kupası’nda Türkiye’yi de temsil edeceğiz
MODEF EXPO'yu 62 ülkeden 2 bin 500 kişi ziyaret etti
Zaman
13.11.2013
14:31
Bursa İnegöl Belediye Başkanı ve İFOR Yönetim Kurulu Başkanı Alinur Aktaş, bu yıl 30’uncusunu düzenledikleri MODEF EXPO fuarını, 2 bin 450si yabancı 14 bin kişinin ziyaret ettiğini açıkladı.İFOR merkezinde basın toplantısı düzenleyen Başkan Alinur Aktaş, 30. MODEF EXPO’nun gerçekleştirilmesinde emeği geçen herkese teşekkür ederek, “Fuar alanımızı 2007 yılında 6 bin metrekareden 25 bin metrekare alana çıkardık. Bu fuar öncesinde yönetim kurulu olarak aldığımız karar gereği de, 2 bin 500 metrekarelik yeni bir portatif çadırımız oldu. Bununla beraber 27 bin 500 metrekarelik bir alana ulaştık. Fuarımıza teşrif eden Adalet Bakanımız Sadullah Ergin’e, açılışımızı gerçekleştiren AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu’ya, Bursa Valimiz Münir Karaloğlu’na, Büyükşehir Belediye Başkanımız Recep Altepe’ye ve milletvekillerimize teşekkür ediyorum. 6 gün boyunca dolu dolu bir fuar yaşadık. Özellikle ‘bu fuar en güzeliydi’ sözünü herkesten duydum. Geçen sene de aynı sözleri duymuştuk. Bu durum fuarın üzerine koyarak devam ettiğini, fuarın giderek büyüdüğünü, İnegöl mobilyasının büyüyerek yeni pazarlara açıldığının en büyük göstergesidir.” dedi.6 gün izlenime açık olan fuara yönelik rekor düzeyde ziyaretçinin olduğunu söyleyen Aktaş, şöyle konuştu: “Fuarımız, 62 farklı ülkeden toplam 2 bin 450 yabancı misafirimize, ülke çapında ise 81 ilin tamamından 8 bin 349 profesyonele, 2 bin 500 biletli, 600 adet online davetli olmak üzere, toplam 13 bin 927 kişiye ev sahipliği yaptı. Özellikle biletli davetliler azdı. Perakendeci anlamında az gelen vardı. Ama bizim özellikle bu fuarla önemsediğimiz toptancılar, mağazacılar ve dış alımcılardı. Bu rakamlarda önceki fuarlara göre artışın olması bizim için sevindirici bir durum.”Her fuarın sonunda olduğu gibi, fuar katılımcıları ile yaptıkları anketten bahseden Aktaş, “Yaklaşık yüzde 90’lık bir memnuniyetin söz konusu olduğunu ifade etmek isterim. Genel olarak hizmet kalitesindeki yeterlilik yüzde 87.5, profesyonel ziyaretçi niteliği yüzde 83, olumlu yansımaları yüzde 96 oldu. Bir önceki MODEF EXPO’da ise yüzde 89’du. Bu fuarda en can alıcı oran bu. 116 firma memnuniyetini ifade ederken, 13 firma ise yetersiz olduğunu ifade etmiş.” şeklinde konuştu.Fuarı ziyaret eden 81 ilden en çok ziyaretçi sayısına göre ilk 10 şehri açıklayan Aktaş, şunları kaydetti: “Bursa’dan 3 bin 302, İstanbul’dan bin 548, Ankara’dan 445, İzmir’den 460, Kayseri’den 367, Eskişehir’den 176, Konya’dan 129, Antalya’dan 127, Sakarya’dan 118, Kocaeli’den 111 olmak üzere ziyaretçilerimiz geldi. Genel anlamda baktığımız da her şehrin fuardan haberdar olduğunu, bu mana da her şehirden az veya çok katılımların olduğunu görüyoruz.” CİHAN
Zaman
Son Dakika
13.11.2013
MODEFEXPOyu62ülkeden2bin500kişiziyaretettiMODEF EXPOyu 62 ülkeden 2 bin 500 kişi ziyaret etti
Sahipsiz hayvanlar barınağı İstanbul'a örnek oldu
Zaman
09.11.2013
14:26
Bursa Osmangazi Belediyesinin kurduğu ve alanında en büyük ve önemli tesis olan Sahipsiz Hayvanlar Doğal Yaşam ve Tedavi Merkezi, İstanbul’dan Kadıköy ve Ataşehir belediyelerine örnek oldu. Merkezin benzerini kurmak isteyen, Kadıköy ve Ataşehir belediyelerinden gelen misafirler, sahipsiz hayvanlar doğal yaşam ve tedavi merkezini incelediler. Ataşehir Belediyesinden Veteriner İşleri Müdürü Necati Bozkurt ve Veteriner Hekim Denizhan Akçelik ile Kadıköy Belediyesinden Veteriner İşleri Müdür Yardımcısı Aytaç Kaval ve Veteriner Hekim Süleyman Erçinden oluşan heyetler Sahipsiz Hayvanlar Doğal Yaşam ve Tedavi Merkezini ziyaret ederek incelemelerde bulundu.Kadıköy ve Ataşehirde kurulacak sokak hayvanları rehabilitasyonuna yönelik tesisler için Osmangazi Belediyesi’nden bilgi almak ve tesisleri görmek için gelen heyeti, Osmangazi Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Aysu A. İlman karşıladı. Konuk meslektaşlarına Merkezi gezdirerek hem tesis hem de çalışmalar hakkında bilgi veren İlman, sokak hayvanlarına yönelik gerçekleştirilecek benzeri projelere teknik ve tecrübe anlamında her türlü katkıyı sağlayacaklarını söyledi. Slayt sunum eşliğinde, barınaktaki çalışmalar, koruma altındaki hayvanların bakım ve tedavileri ile ilgili Heyete bilgiler aktaran Altıkardeşler, barınakta koruma altındaki hayvanların tüm aşı ve tedavilerinin yapılarak son derece sağlıklı ve steril ortamlarda kaldıklarını, barınağın Avrupa’nın en modern tesislerinden birisi olduğunu söyledi. Sokaklarda yaşayan sahipsiz hayvanların, gerek vatandaşlar tarafından, gerekse barınaktaki görevli ekipler tarafından toplanarak aşı ve bakımlarının yapıldığının, sokak köpeği ve kedilerin de kısırlaştırılarak kontrolsüz şekilde üremelerinin önlendiğini söyleyen Veteriner Hekim Aysu İlman Altıkardeşler bu çalışmalarımızla Avrupa’da örnek gösteriliyoruz dedi. Barınağı gezen heyette bulunan Ataşehir Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Necati Bozkurt “Buranın adını duymuştuk İstanbul’da açmayı düşündüğümüz tesisler için burayı ziyaret etmek çok önemliydi, açıkçası bu kadar özen gösterilerek ve hayvanların her ihtiyacını karşılayan bir yer beklemiyorduk sadece bir hayvan sever olarak Bu tesisi Bursa’ya Kazandıran Osmangazi Belediyesine Teşekkür ediyorum.” dedi CİHAN
Zaman
Son Dakika
09.11.2013
Sahipsizhayvanlarbarınağıİstanbula/">İstanbulaörnekolduİstanbula-örnek-oldu/">Sahipsiz hayvanlar barınağı İstanbula örnek oldu
THY Kargo Başkanı Türk: İhracat için kargoyu hareketlendireceğiz
Zaman
11.10.2013
14:13
Türk Hava Yolları (THY) Kargo Başkanı Ali Türk, Türkiye’nin 2023 hedeflerine daha rahat ulaşmasına katkı vermek amacıyla kargo taşımacılığı noktasında ihracatı sözde değil özde fiiliyatla desteklemeye çalıştıklarını söyledi. Dış pazarlara odaklanıp kargoyu hareketlendirmek istediklerini ifade eden Türk, Samsun’un Karadeniz Bölgesi’nin merkezi olduğuna dikkat çekerek, kısa vadede yapmaya çalıştıkları kargo faaliyetlerini anlatan bir ekip oluşturmak, bunun haricinde de hızlı kargoyla ilgili yapılabilecek hizmetlerle ilgili projeleri bulunduğunu kaydetti. Samsun Ticaret ve Sanayi Odasını (STSO) ziyaret eden THY Kargo Başkanı Ali Türk, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve odanın Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu ile bir araya geldi. Yürüttükleri çalışmalar ve hedefleri hakkında bilgi veren Kargo Başkanı Ali Türk, 2023 hedeflerine paralel olarak THY’nin sorumluluklarının bilincini taşıdıklarını belirtti. Türk, “Gerek yolcu gerek kargo taşımacılığı noktasında ihracatı sözde değil özde fiiliyatla desteklemeye çalışıyoruz. Biliyorsunuz bizim merkezimiz Atatürk Havalimanıdır. Tüm yurt dışı uçuşlarımızı Atatürk Havalimanı üzerinden gerçekleştiriyoruz. Ancak ihracatta tek fiyat uyguluyoruz. Dünyadaki trendler sürekli değişiyor. Dolayısıyla Türk Hava Yolları’nın ağırlık merkezi de değişiyor. THY, dünyanın en büyük hava filosuna sahip hava yollarından bir tanesi. Samsun, Karadeniz Bölgesi’nin merkezi konumunda. Bizim burada istasyon ekibimiz gayet başarılı. Bizim burada kısa vadede yapmaya çalıştığımız kargonun faaliyetlerini anlatan bir ekip oluşturmak, bunun haricinde hızlı kargoyla ilgili neler yapma noktasında da projemiz var. Burada biraz daha dış pazarlara odaklanıp kargoyu hareketlendirmek istiyoruz. “ açıklamasında bulundu. ELİMİZİ TAŞIN ALTINA KOYMAYA HAZIRIZTOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Samsun TSO Başkanı Salih Zeki Murzioğlu ise Samsun’da hava kargonun istenilen noktaya gelmesi için ellerini taşın altına koymaya hazır olduklarının altını çizdi. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Murzioğlu, THY’nin son yıllarda çığır açtığını vurguladı. Başkan Murzioğlu, “Şu anda dünyada en iyi uçak filosuna sahip THY’nin yaptığı yenilikler ve uygulamalar olumlu yönde ilimize de yansıdı. Hava kargo bulundukları şehirler için bir nimet. Samsunda kargo taşımacılığı başladığında çok büyük mutluluk duymuştuk. Ama maalesef bundan yeteri kadar yararlanamadık. Samsun, üç limanı içinde barındıran ve 81 il içinde dört tanesine nasıp olan hava, kara, demir ve deniz ulaşım akslarına sahip bir şehir. Samsunu lojistik kent yapma çabası içindeyiz. Bu konuda epey mesafe aldık. Lojistiğin içerisinde hava kargonun olması çok faydalı olur. Hava kargo bir nimettir ve bunun Samsuna büyük katkı sağlayacağına inanıyorum. Bunu mutlaka çok güzel bir biçimde çalıştırmalıyız. El ele vererek inşallah kargo tesislerini rantabıl hale getiririz. Bundan endişeniz olmasın. Biz her zaman elimizi taşın altına koymaya hazırız. ifadelerini kullandı. CİHAN
Zaman
Son Dakika
11.10.2013
THY/">THYKargoBaşkanıTürkİhracatiçinkargoyuhareketlendireceğizTHY-Kargo-Başkanı-Türk-İhracat-için-kargoyu-hareketlendireceğiz/">THY Kargo Başkanı Türk İhracat için kargoyu hareketlendireceğiz
Ballıhoca köyündeki ‘elma’lı soyadları, duyanları şaşırtıyor
Zaman
10.10.2013
02:33
Tekirdağ’ın Ballıhoca köyü sakinlerinin soyadları üç aşağı beş yukarı aynı. Filmlere konu olacak olay, köylülerin Romanya’nın Beşelma bölgesinden göç etmesiyle başlamış. Türkiye’de soyadı almaları gerekince tüm köy ‘beşelma’ soyadını istemiş. Çözüm ise ailelere sırasıyla birelma, ikielma, üçelma şeklinde soyadı verilmesi olmuş. Tekirdağ’ın Muratlı ilçesi Ballıhoca köyünde yaşayanların soyadlarının büyük bir bölümü birden dokuza kadar elma isminden oluşuyor. Köylüler, Romanya’nın ‘Beşelma’ bölgesinden 1935 yılında göç eden akrabalarının ‘Beşelma’ soy isminde ısrar etmesi üzerine bu soyisimlerinin verildiğini anlatıyor. Kimisi dönemin nüfus memurunun bunu ceza olarak yaptığını, bazıları ise köylülerin kendi arasında anlaşamadığı için böyle bir yola başvurulduğunu söylüyor. Edinilen bilgiye göre, 250 haneli 640 nüfuslu Ballıhoca köyündeki vatandaşlar, soy isimleriyle dikkat çekiyor. Köyü ilginç kılan olay ise köyde yaşayanların soyadlarının Birelma, İkielma, Üçelma, Dörtelma, Beşelma, Altıelma, Yedielma, Sekizelma ve Dokuzelma şeklinde olması. 1934 yılında yürürlüğe giren soy ismi kanunundan sonra Ballıhoca köyüne yerleşen köylülere 1935 yılında soyadları verilmiş. İddialara göre, köydeki aile reislerinin soy isimlerini geldikleri yerin ismi olan ‘Beşelma’ olarak istediği, köylülerin kendi arasında anlaşamadığı için dönemin nüfus memurunun ailelere bu soyadlarını verdiği dilden dile anlatılıyor. Köylüler, sıralı soy isimlerinin bazen karışıklığa neden olduğunu vurguluyor. Köyde birden dokuza kadar elma ile biten soy isimlerinin olduğunu söyleyen muhtar Hasan Başlar, “Elma soy isimli bazı aileler köyümüzden şehirlere göç etti ;ama bazıları köyümüzde yaşamaya devam ediyor. İlk duyanlar şaşkınlıkla karşılıyor. Kimse bu soy isimlerinin nasıl verildiğini kesin olarak bilmiyor. İsimlerin verilmesiyle ilgili birçok hikâye anlatılıyor.” dedi.Köydeki vatandaşlardan Rahim Beşelma ise, “Çoğu insan bu olaya şaşırıyor. Zamanında birden dokuza kadar elma soy ismi vermişler. Bize de Beşelma soy ismi verilmiş. Dedelerimiz anlaşamayınca nüfus memuru böyle bir yönteme başvurmuş diye duymuştuk.” diye konuştu. İlginç bir soyadı sıralamasına sahip olduklarını belirten Nazım Dörtelma da, “Bize de Dörtelma düşmüş. Bazı aileler şu anda köyümüzde yaşamıyor. Tuhaf bir durum ama biz buna alıştık.” diyor.İHA
Zaman
Ana Sayfa
10.10.2013
Ballıhocaköyündeki‘elma’lı soyadlarıduyanlarışaşırtıyorBallıhoca köyündeki ‘elma’lı soyadları duyanları şaşırtıyor
Artvin'e doğalgaz gelmesi için 29 Ekim'e kadar imza toplanacak
Zaman
04.10.2013
11:27
BOTAŞ Genel Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalar neticesinde Artvine doğalgaz gelecek. Artvin İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Orhan Yazıcı, yaptığı açıklamada Artvin, Hopa, Borçka ve Arhaviye doğalgaz gelmesi için imza çalışması için stantlar açtıklarını ve bu stantlar aracılığıyla 29 Ekime kadar Artvinlilerin başvurularının alınacağını söyledi. Doğalgaz başvurusunda bulunmak isteyen vatandaşlar için para ödeme şartının da kaldırıldığını duyuran Yazıcı, Doğalgaz isteyen vatandaşlar artık kimlik numarasını beyan ederek attıkları imza ile doğalgaz talebinde bulunabilecekler. dedi. Artvin İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Orhan Yazıcı yaptığı açıklamada, şehre doğalgaz gelmesi için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından BOTAŞ Genel Müdürlüğü’nün yetkilendirildiğini duyurdu. Yazıcı, Doğalgazın ilimize girebilmesi için BOTAŞ Genel Müdürlüğü tarafından İl Özel İdaresi Genel Sekreterliğimiz yetkili kılınmıştır. 29 Ekim 2013 gününe kadar doğalgaz abonesi olmak isteyen vatandaşlarımızın Artvin Merkez’de İl Özel İdaresine Borçka, Arhavi ve Hopa’da ise ilçe özel idarelerine başvurmaları gerekiyor. 29 Ekim 2013 gününe kadar doğalgaz abonesi olmak isteyen vatandaşlarımızın hiçbir ücret yatırımı yapmadan sadece kimlik numarası ile imza atmaları halinde başvuruları kabul edilmiş olacak. İmza atan vatandaşlar ilimize doğalgaz gelene kadar herhangi bir ödeme yapmayacaklar. Sadece abone olmak istediklerinde doğalgaz dağıtımı başladığında ödeme yapacaklardır. Bu sebeple doğalgaz isteyen tüm vatandaşlarımız imza atabilirler. Herhangi bir şart yada bir gereklilik kalmadı. Üstelik hane sahibi değil tüm vatandaşlarımız imza atabilirler. Bu sebeple tüm vatandaşlarımızı imza atmaya çağırıyoruz. ifadelerine yer verdi. Konu ile ilgili açıklama yapan AK Parti İl Başkanı Erkan Balta ise bugüne kadar yapılamaz denilen bir çok icraatı ister ülke genelinde isterse de il düzeyinde gerçekleştiren iktidarlarının yine önemli bir icraata imza attığını belirtip şunları söyledi: Bundan önce Artvin’e doğalgaz gelmez diyenlere, bu konuda yapılan muhalefete karşın ilimize doğalgaz gelmektedir. Bunun için hükümetimiz ve il teşkilatımız çok yoğun bir gayret gösterdi. Kamuda Sayın Valimiz çalışmalarımıza destek oldu. Bu çalışmalar neticesinde doğalgazın ilimize gelebilmesi için abone sayısının yüzde 60’ının talepte bulunarak, abone başvurularını yapmaları şartı gözetilerek ilimize doğalgazın getirileceği yönünde bir karar alınmıştı. Biz bunu da iyi bir adım görerek çalışmalardan memnuniyet duymuştuk. Ancak vatandaşlarımızdan gelen yoğun şikayetler ve talepler üzerine konuyla ilgili hassasiyetle çalışma gerçekleştirdik. Artvin, Borçka, Hopa ve Arhavi ilçelerimizde doğalgaz kullanımı için vatandaşlarımızın ücret ödemeksizin başvurularının alınmasına karar alınmıştır. Başvuruların ise abone olarak değil sadece bir imza ile talepte bulunması, doğalgazın ilimize gelmesinin ardından kapısına hattın gelerek bağlantının gerçekleşeceği ana kadar da vatandaştan para almaksızın talep dilekçelerine imzalarının yeterli görülmesi kararı alınmıştır.” CİHAN
Zaman
Son Dakika
04.10.2013
Artvinedoğalgazgelmesiiçin29EkimekadarimzatoplanacakArtvine doğalgaz gelmesi için 29 Ekime kadar imza toplanacak
Pedal kafede çay keyfi
Zaman
23.09.2013
01:52
Bugüne kadar kamyonunu, minibüsünü dürümcüye, kebapçıya çeviren duymuştuk da, bisiklet kafeyi ilk kez görüyoruz.Almanya’da yaşayan bir gurbetçi, 15 kişinin aynı anda pedal çevirdiği bisikleti kafeye çevirdi. Müşteriler, kendi kullandıkları bisiklette hem çay keyfi yapıyor hem de istedikleri yeri gezebiliyor. İşletmeci Orhan Ayaz, “Mangal tertibatını da yerleştirdikten sonra isteyen müşterilerimiz bir yandan mangal yakıp, diğer yandan pedal çevirerek zayıflayabilecek.” diyor. 15 kişilik bisiklet, Bursa’nın Kestel ilçesinde sokaklarda tanıtım turu atıyor. Kafe olarak dizayn edilen bisikletlere ülke genelinde yoğun ilgi var. Şimdilik Bursa Nilüfer Belediyesi’ne verilen, dolmuşu andıran bisikletlerden 49 adet daha gelecek. Müşterilerin, hem çaylarını yudumlaması hem pedal çevirmesi renkli görüntüler oluşturuyor. İlk kez böyle bir bisiklet gören vatandaşlar ise hem şaşkınlıklarını dile getiriyor hem görüntüleri cep telefonlarıyla kayıt altına alıyor. Bisiklete binerek tur atan müşterilerin ortak düşüncesi ise şöyle: “Çok güzel bir keyif. Hem yaşlılara hem ayak ağrısı çekenlere iyi gelen bir alet olmuş. Getirenlere teşekkür ediyoruz.”
Zaman
Güncel
23.09.2013
PedalkafedeçaykeyfiPedal kafede çay keyfi
The Washington Post satılıyor
Zaman
06.08.2013
12:59
Dünyanın en büyük internetten alışveriş sitesi Amazon.comun sahibi Jeff Bezos, ünlü Washington Post gazetesini 250 milyon dolar karşılığı satın almak için kolları sıvadı. Bezosun Washington Post gazetesinin yanı sıra, gazeteye bağlı diğer basım haklarını da alacağı bildirildi.80 yıldır Graham ailesine ait olan gazetenin eski sahibi Donald Graham satışla ilgili konuşmasında Yıllardır süregelen gazete-endüstri çekişmesi bizi gazetemiz için daha iyi bir yönetici bulunabilir mi? sorusuna yöneltti. Jeff Bezosun teknoloji ve iş alanındaki dehası, uzun vadedeki yaklaşımı ve kişisel ahlakı onu gazetenin yeni sahibi olarak seçmemize yardım etti dedi. Gazetenin bünyesinde bulunan, eğitim kitapları şirketi Kaplan ve diğer bazı mülklerin de, henüz adı konulmamış birer birim olarak Graham ailesinde kalacağı bildirildi. Satışın 60 gün içerisinde tamamlanması bekleniyor. Watergate Skandalı haberi ile üne kavuşan gazete, geçtiğimiz yıllarda internetin reklam satışlarına olan etkisiyle ağır bir darbe almış ve kapsama alanını internet ortamına aktarmakta büyük sıkıntılar çekmekteydi. Horizon Medya analisti Brad Adgate, BBCye yapmış olduğu açıklamada şirketin özellikle genç okuyucular arasında popülerliğini yitirdiğini dile getirdi. Adgate, Washington Postun saygınlığı ve ünü sayesinde günümüzün dijital dünyasına ayak uydurabilecek bir gazete olduğunu düşünürdüm. Ne de olsa Washington Post, New York Times ile birlikte ülkenin en iyi gazetelerinden biri şeklinde konuştu. Bir gazete denetim firması olan AFA Mediaya göre, Washington Post satış rakamlarında geçtiğimiz yıla oranla yüzde 6,5luk bir düşüşe rağmen, 474 bin 767lik tirajıyla Amerikanın en popüler yedinci gazetesi olmuştu. Bu arada Bezos, Washington Postun internet sitesinde yayınlanan mektupta, gazetede varlığını çok hissetirmeyecek bir yönetim tarzı uygulayacağını ifade etti. Ayrıca şirketin değer yargılarını da değiştirmeyeceğini ekleyen Bezos, satıştan dolayı endişeli olan çalışanların yüreğine su serpti. Tabi ki de yıllar içinde şirkette bazı değişiklikler olacaktır. İnternet, gazetecilik sektörünün neredeyse her birimine el atmış durumda: güvenilir gelir kaynaklarını eritmekten, yeni rekabet ortamları oluşturmaya kadar, ki bunların bazısı haber toplama ücreti bile gerektirmeyen işler diyen Bezos, henüz tam olarak nasıl değişiklikler yapılacağına dair bir planının olmadığını söyledi. GAZETENİN SATIŞI SÜRPRİZ OLDU Altimeter Grup endüstri analisti Rebecca Lieb satışla ilgili Bezosun Amazon.comdaki dijital sevkiyat ve bireyselleştirme deneyimlerini de göz önünde bulundurarak Konuyla ilgili bir şeyler duymuştuk. Bu aralar pek bir şeye şaşırmıyoruz ama bu haber bizi şaşırtmayı başarabilenlerden biri. Ayrıca etraflıca düşünüldüğünde -sektördeki dijital değişim- insan satışa hak veriyor değerlendirmesinde bulundu. Yapılan açıklamada Slate magazine, TheRoot.com ve Foreign Policy gibi şirkete ait diğer çevrimiçi yayınlarının satılmayacağı bildirildi. New York Times, geçtiğimiz hafta sonunda, ülkenin önde gelen gazetelerinden Boston Globeu 70 milyon dolar karşılığında ünlü beysbol takımı Boston Red Soxın sahibi John W. Henrye sattığını duyurmuştu. New York Times, 1993te Boston Globeu 1.1 milyar dolara satın almıştı.
Zaman
Ekonomi
06.08.2013
TheWashingtonPostsatılıyorThe Washington Post satılıyor
The Washington Post satılıyor
Zaman
06.08.2013
12:59
Dünyanın en büyük internetten alışveriş sitesi Amazon.comun sahibi Jeff Bezos, ünlü Washington Post gazetesini 250 milyon dolar karşılığı satın almak için kolları sıvadı. Bezosun Washington Post gazetesinin yanı sıra, gazeteye bağlı diğer basım haklarını da alacağı bildirildi.80 yıldır Graham ailesine ait olan gazetenin eski sahibi Donald Graham satışla ilgili konuşmasında Yıllardır süregelen gazete-endüstri çekişmesi bizi gazetemiz için daha iyi bir yönetici bulunabilir mi? sorusuna yöneltti. Jeff Bezosun teknoloji ve iş alanındaki dehası, uzun vadedeki yaklaşımı ve kişisel ahlakı onu gazetenin yeni sahibi olarak seçmemize yardım etti dedi. Gazetenin bünyesinde bulunan, eğitim kitapları şirketi Kaplan ve diğer bazı mülklerin de, henüz adı konulmamış birer birim olarak Graham ailesinde kalacağı bildirildi. Satışın 60 gün içerisinde tamamlanması bekleniyor. Watergate Skandalı haberi ile üne kavuşan gazete, geçtiğimiz yıllarda internetin reklam satışlarına olan etkisiyle ağır bir darbe almış ve kapsama alanını internet ortamına aktarmakta büyük sıkıntılar çekmekteydi. Horizon Medya analisti Brad Adgate, BBCye yapmış olduğu açıklamada şirketin özellikle genç okuyucular arasında popülerliğini yitirdiğini dile getirdi. Adgate, Washington Postun saygınlığı ve ünü sayesinde günümüzün dijital dünyasına ayak uydurabilecek bir gazete olduğunu düşünürdüm. Ne de olsa Washington Post, New York Times ile birlikte ülkenin en iyi gazetelerinden biri şeklinde konuştu. Bir gazete denetim firması olan AFA Mediaya göre, Washington Post satış rakamlarında geçtiğimiz yıla oranla yüzde 6,5luk bir düşüşe rağmen, 474 bin 767lik tirajıyla Amerikanın en popüler yedinci gazetesi olmuştu. Bu arada Bezos, Washington Postun internet sitesinde yayınlanan mektupta, gazetede varlığını çok hissetirmeyecek bir yönetim tarzı uygulayacağını ifade etti. Ayrıca şirketin değer yargılarını da değiştirmeyeceğini ekleyen Bezos, satıştan dolayı endişeli olan çalışanların yüreğine su serpti. Tabi ki de yıllar içinde şirkette bazı değişiklikler olacaktır. İnternet, gazetecilik sektörünün neredeyse her birimine el atmış durumda: güvenilir gelir kaynaklarını eritmekten, yeni rekabet ortamları oluşturmaya kadar, ki bunların bazısı haber toplama ücreti bile gerektirmeyen işler diyen Bezos, henüz tam olarak nasıl değişiklikler yapılacağına dair bir planının olmadığını söyledi. GAZETENİN SATIŞI SÜRPRİZ OLDU Altimeter Grup endüstri analisti Rebecca Lieb satışla ilgili Bezosun Amazon.comdaki dijital sevkiyat ve bireyselleştirme deneyimlerini de göz önünde bulundurarak Konuyla ilgili bir şeyler duymuştuk. Bu aralar pek bir şeye şaşırmıyoruz ama bu haber bizi şaşırtmayı başarabilenlerden biri. Ayrıca etraflıca düşünüldüğünde -sektördeki dijital değişim- insan satışa hak veriyor değerlendirmesinde bulundu. Yapılan açıklamada Slate magazine, TheRoot.com ve Foreign Policy gibi şirkete ait diğer çevrimiçi yayınlarının satılmayacağı bildirildi. New York Times, geçtiğimiz hafta sonunda, ülkenin önde gelen gazetelerinden Boston Globeu 70 milyon dolar karşılığında ünlü beysbol takımı Boston Red Soxın sahibi John W. Henrye sattığını duyurmuştu. New York Times, 1993te Boston Globeu 1.1 milyar dolara satın almıştı.
Zaman
Ana Sayfa
06.08.2013
TheWashingtonPostsatılıyorThe Washington Post satılıyor
DHKP/C, devlet görevlilerinin maskesini yapıp kullanmayı düşünmüş
Zaman
25.07.2013
13:04
Terör örgütü DHKP/Cye yönelik avukatların yer aldığı iddianamede örgüt, bilgisayar yardımıyla devlet görevlilerinin fotoğraflarıyla maskelerinin yapılabileceğini ve bunu değişik amaçlarla kullanılabileceğini düşünmüş. Avukatların sanık olarak yer aldığı iddianamede, 1 Ocak 1998 tarihli serdar-ocak-o01oc01 isimli word belgesinde bilimkurgu filmlerini aratmayan bir düşünce yer alıyor. Ele geçirilen belgeler arasında yer alan bu notta, Belki biraz fantastik ama şöyle birşey teknik olarak mümkünmü diye size soracağız, bilgisayar teknolojisi yardımıyla mask yapmak mümkün diye duymuştuk. Yani fotoğrafı bilgisayara veriyorsunuz ve bilgisayar bu fotoğraftan mask imal ediyor. Biz bunu geçmiş dönemde araştırdık. Ülkede bir tek yerde vardı ve gidip konuşan kişiye birçok soru soruyordu. O dönem Av. Efkanla araştırmıştık. Belki yurtdışında daha avantajlı olabilir. Dediğimiz gibi biraz hayalci ancak eğer böyle bir olay mümkünse biz buradaki personelin müdürlerin vs. uygun olanlarının fotoğraflarını temin ederiz ve onlar yerine rahatlıkla çıkabiliriz. Ayrıca böyle bir yöntem mevcutsa dışarıda da değişik amaçlarla kullanılabilir diye teklif getirilmiş, sonrasında; Eksikliklerimizi tespit edip tamamlamaya çalışacağız. Örneğin makyaj malzemeleri bile sorun oldu. Şimdilik en azından avukatlar ellerinde bulunan hazır makyaj malzemelerini getirirlerse iyi olur. ifadeleri yer alıyor. Örgüt, devlet görevlilerinin fotoğraflarını kullanarak maske yapıp bunu kullanmayı düşünmüş. (CİHAN)
Zaman
Son Dakika
25.07.2013
DHKP/CdevletgörevlilerininmaskesiniyapıpkullanmayıdüşünmüşDHKP/C devlet görevlilerinin maskesini yapıp kullanmayı düşünmüş
Irakta'ki saldırıya çifte kınama
Zaman
26.06.2013
02:13
IRAKın Selahattin kentinde meydana gelen saldırı, Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamayla kınandı. Açıklamada, saldırıların etnik ve mezhepsel çatışmayı yaratmayı hedeflediğine dikkat çekilirken, Ülkemiz, Irak devletinin daima sadık vatandaşları olan Türkmenler dahil tüm Iraklı kardeşlerimizin güvenliğinin sağlanmasına katkıda bulunmak için üzerine düşeni yapmaya hazırdır denildi.Milli Güvenlik Kurulu sonrasında yayımlanan bildiride de saldırı ile ilgili, Irakta son günlerde artış gösteren şiddet ve terör eylemleri kınanmış, bu ülkenin huzur ve istikrara kavuşturulmasına yönelik çabaların sürdürülmesinin önemi vurgulanmıştır ifadelerine yer verildi.DIŞİŞLERİ: TERÖRÜN, ETNİK VE MEZHEP TEMELİNDE ÇATIŞMA YARATMAYI HEDEFLEDİĞİ AÇIKTIRIrakta bugün meydana gelen bombalı saldırı ile ilgili Dışişleri Bakanlığından açıklama yapıldı. Saldırıların etnik ve mezhepsel çatışma yaratmayı amaçladığının altı çizilirken, şöyle denildi: Irakın Selahattin Vilayetinin, nüfusunun çoğunluğu Türkmen olan Tuzhurmatu ilçesinde iki gün önce meydana gelen terör saldırılarında hayatını kaybeden bir Iraklı kardeşimiz için kurulan taziye çadırında 25 Haziranda düzenlenen intihar saldırısında, ilk belirlemelere göre, aralarında Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkan Yardımcısı ve Selahaddin İl Meclisi eski üyesiAli Haşim Muhtaroğlu ile Selahaddin Vali Yardımcısı Ahmet Kocanın da bulunduğu 8 kişinin hayatını kaybettiği ve çok sayıda kişinin yaralandığı büyük bir üzüntüyle öğrenilmiştir. 24 Haziranda ise Bağdat ve Musulda gerçekleştirilen terör saldırılarında 40dan fazla kişinin hayatını kaybetmesinden aynı şekilde üzüntü duymuştuk. Komşumuz Irakın huzur ve istikrarını hedef alan bu menfur terör eylemlerini, hedefi kim olursa olsun şiddetle kınıyor, saldırılarda hayatlarını kaybedenlere Allahtan rahmet, ailelerine başsağlığı ve yaralılara acil şifa diliyoruz. Sayın Bakanımız ITC Başkanı Erşat Salihi ve Ali Haşim Muhtaroğlunun ailesini de telefonla arayarak taziyelerini iletmiştir.Terör belasından Irakın tüm kesimleri etkilenmektedir. Son aylarda Tuzhurmatuda yoğunlaşan ve özellikle savunmasız Türkmen kardeşlerimizi hedef alan terörist eylemlerin debölgede gerek etnik gerek mezhep temelinde çatışma yaratmayı hedeflediği açıktır. Irak halkının bu oyunlara gelmeyeceğine inanıyor, Iraklı liderlerden ülkede huzur ve istikrarı tesis edecek yönde gereken adımları süratle atmalarını bekliyoruz.Ülkemiz, Irak devletinin daima sadık vatandaşları olan Türkmenler dahil tüm Iraklı kardeşlerimizin güvenliğinin sağlanmasına katkıda bulunmak için üzerine düşeni yapmaya hazırdır.MGKDAN KINAMACumhurbaşkanı Abdullah Gülün başkanlığında Çankaya Köşkünde gerçekleşen Milli Güvenlik Kurulunun (MGK) haziran ayı olağan toplantısında da saldırı değerlendirildi. Toplantı sonrasında yayımlanan bildiride Irakta meydana gelen saldırı kınanırken, açıklamada şu ifadeler yer aldı: Bugün meydana gelen saldırıda şehit olan Irak Türkmen Cephesi Başkan Yardımcısı Ali Haşim Muhtaroğlunun kaybından duyulan derin üzüntü dile getirilmiş, bu vesileyle bütün Iraklı kardeşlerimize taziye dilekleri ifade edilmiştir. Irakta son günlerde artış gösteren şiddet ve terör eylemleri kınanmış, bu ülkenin huzur ve istikrara kavuşturulmasına yönelik çabaların sürdürülmesinin önemi vurgulanmıştır.(DHA)
Zaman
Son Dakika
26.06.2013
IraktakisaldırıyaçiftekınamaIraktaki saldırıya çifte kınama
Solinler, acılar, barış...
Evrensel
13.02.2013
07:30
Solinlerden ilkinin adını TSK’nin Kandil’e dönük operasyonlarından birinde duymuştuk. Irak Kürdistanı’nın Kandil bölgesi ile Ranya kenti arasında bulunan köprüdeki sivil bir aracın bombalanması sonucu araçtaki aile tümden yok olmuştu. Aileden yaşamını yitiren 7 kişiden 4’ü çocuktu ve bunlardan birinin adı Solin’di... Diğer Solin’in adını ise geçtiğimiz hafta duyduk. Cizre Belediye Başkanı Yardımcısı Hanım Onur yaklaşık 2 yıl önce KCK adı altında düzenlenen operasyonlardan birinde tutuklanmış ve Mardin Cezaevine konulmuştu. Aynı operasyonda aranır duruma düşen eşi ise kayıptı. Hanım Onur’
Evrensel
Köşe Yazıları
13.02.2013
SolinleracılarbarışSolinler acılar barış
Facebook "Yok Artık" Dedirtti
Haberler.com
03.01.2013
14:55
Facebookun mesaj göndermek için 1 dolar isteyeceğini duymuştuk. Peki ama bu görüntü de neyin nesi?
Haberler.com
Teknoloji
03.01.2013
FacebookYokArtıkDedirttiFacebook Yok Artık Dedirtti
Facebook "yok artık" dedirtti
Haberler.com
03.01.2013
14:07
Facebookun mesaj göndermek için 1 dolar isteyeceğini duymuştuk. Peki ama bu görüntü de neyin nesi?
Haberler.com
Son Dakika
03.01.2013
FacebookyokartıkdedirttiFacebook yok artık dedirtti
Facebook "yok artık" dedirtti
Chip Online
03.01.2013
13:05
Facebookun mesaj göndermek için 1 dolar isteyeceğini duymuştuk. Peki ama bu görüntü de neyin nesi?
Chip Online
Güncel
03.01.2013
FacebookyokartıkdedirttiFacebook yok artık dedirtti
Facebook "yok artık" dedirtti
Chip Online
03.01.2013
13:05
Facebookun mesaj göndermek için 1 dolar isteyeceğini duymuştuk. Peki ama bu görüntü de neyin nesi?
Chip Online
Son Dakika
03.01.2013
FacebookyokartıkdedirttiFacebook yok artık dedirtti
Bugün 10 Kasım
Milli Gazete
10.11.2012
21:15
Atatürkün ölümüyle ilgili Engin Ardıçın bir iddiası var, şöyle diyordu: Atatürkün açıklandığı ve hep anıldığı şekilde saat 9u 5 geçe değil, sabah 7 sularında öldüğünü, okulların ve resmi dairelerin mesai saati başlangıcına denk getirilmesi ve böylece törenlere katılımın kolaylaştırılması amacıyla kamuoyuna 9u 5 geçe olarak bildirildiğini duymuştuk diye yazdı köşesinden.... devamı
Milli Gazete
Köşe Yazıları
10.11.2012
Bugün10KasımBugün 10 Kasım
Toplam "131" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti