edebiyatta | |
|
| Modern yazarların tarihi emsalleri | CNN Türk | 21.05.2012 12:55 |  | | | Bugünkü yazarlar eskiden olduğu gibi edebi kritlerlere uymak yerine çağdaş örneklerinden etkileniyorlar. Fakat geçmiş hiçbir zaman bizi terk etmiyor, özellikle de edebiyatta... Eserin başlığıyla, konusuyla, veya karakteriyle olsun bir şekilde modern yazarların klasik yazarlara ışık tuttuğu gerçeğini yadsıyamayız... | | CNN Türk Ana Sayfa 21.05.2012 | | | ModernyazarlarıntarihiemsalleriModern yazarların tarihi emsalleri |
|
|
Edebiyatta yas
| Milliyet | 16.05.2012 22:50 |  | |
Edebiyatla hemhal olmuş bir ömür, onunla geçen 60’tan fazla yıl son buldu önceki gece... “Edebiyat olmadan, ben bir hiçim. Tam bir edebiyat cana...
| | Milliyet Güncel 16.05.2012 | | |
Edebiyattayas
Edebiyatta yas
|
|
| Dijitalleşen dünyada edebiyat ve sanat | Evrensel | 10.05.2012 07:14 |  | | | EDİTÖRLÜĞÜNÜ Cenk Gündoğdu’nun yaptığı Edebiyatta Üç Nokta dergisi, yeni sayısında ‘Dijitalleşen dünya karşısında sanat ve edebiyat’ başlığıyla hazırladığı dosya ile okur karşısına çıktı. Foucault’nun, ressam Magritte’in resmine dair yazdığı kitaba bir gönderme yapan Cenk Gündoğdu’nun ‘Bu bir kâğıt değildir’ başlıklı yazısı hayatımızın hemen her safhasında bizi kuşatan dijitalleşmenin geldiği evreleri ele alıyor. Dergide dijitalleşmeye ve matbuatın bitişine farklı açılardan yaklaşan dikkat çekici yazılar yer alıyor. Tahir Abacı, Hayati Baki, Mehmet Akif, İsmail Mert Başat edebiyat cephesind | | Evrensel Kültür 10.05.2012 | | | DijitalleşendünyadaedebiyatvesanatDijitalleşen dünyada edebiyat ve sanat |
|
| Meçhule seyahat | Milli Gazete | 02.05.2012 23:58 |  | | | Batı kültürünün Modernizm bağlamında dayandığı yerleşik değerlerin kendi içinde eleştirilerinin sonucu toptan reddi girişiminin ilk adımlarını 60lı yıllarda Hippy / Çiçek Çocuklar atar gibi olmuştu. Yerleşik değerleri somutluğu içinde temsil eden kapitalist düzen, oluşmakta olan dalganın nasıl bir dip taramasına yol açacağını sezinlemiş ve Marxın yönünü çizdiği diyalektik maddeciliği kendi içinde dönüştürme gereğini duymakla kalmamış, adeta ağını üzerine germek suretiyle tedbirini almaya koyulacaktır.
Çiçek Çocuklar hareketinin yerleşik değerlere başkaldırmasının işaretleri sanat ve edebiyata sızar gibi oluşu, gelecek dalganın diplerde nasıl bir kasırgaya dönüşerek su yüzüne er geç çıkacağı, en ciddi bir tehditti. Edebiyatta Kerouacın romanları sınırlı bir mevziye yerleşir gibi gözükse de, bunun yerleşik değerlerin dayanağını içten çürüterek kof bir hale getirmesi kaçınılmazdı. Gerçi gruplar içinde kalması, Batı kültürünün kuşatarak dönüşüme uğratma yeteneği karşısında fazla bir direnç göstermesine imkan vermeyebilirdi. Ancak grup birimini esas alır gözükse de Çiçek Çocuklar hareketi, önceden kestirilemeyen belirsiz bir bireycilik ilkesini özünde taşıyordu. Bu belirsiz bireycilik, her türden etkiye açık olduğundan, umulmadık öz ve ilkeyle, yani değerlerle donanarak, bütünüyle farklı bir kimlikte ortaya çıkabilirdi. Toplumsal ruh hali de, tahmin edilemeyecek nisbetle ve bilinçaltı istemlerinin devinimi oranında buna hazır olduğu izlenimi veya işaretlerini veriyordu. Nitekim Milos Formanın Hair filmi böyle bir izlenimin somut işaretlerini göstermişti.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 02.05.2012 | | | MeçhuleseyahatMeçhule seyahat |
|
| Edebiyatta diktatörler | Vatan Gazetesi | 08.04.2012 03:25 |  | | |
| Hayal gücünün âlâsına sahip çocukları kandıramazsınız | Radikal | 20.03.2012 03:27 |  | | |
| Hayal gücünün âlâsına sahip çocukları kandıramazsınız | Radikal | 20.03.2012 03:27 |  | | |
| Edebiyatta kıskançlık | Vatan Gazetesi | 11.03.2012 03:12 |  | | |
| Sait Faik'e göre edebiyatçılarımız | Milli Gazete | 07.03.2012 21:35 |  | | | BİZDE romanın fazla bir geçmişi yok. İlk romancılarımızın eserleri batı taklidi olmakla birlikte güzel Türkçenin kullanılmaya başlanılması açısından önemlidir. Bir romanı veya romancıları değerlendirilirken romanın dili, konusu, kurgusu ve merak unsurları gibi hususlar mercek altına alınır. Bu durumu biraz daha daraltarak genel olarak romanda konu ve okuyucuya vermek istediği fikir açısından ele almak gerekirse Türk edebiyatının öncüleri olmaları açısından ilk romancılarımızın eserlerine göz atmak yerinde olacaktır. Önemli hikâyecilerimizden ve birçok hikâye yazarının örnek aldığı Sait Faikin Türkçeye şair ve yazarlarımızla ilgili olarak kendisiyle yapılan röportajlar, konuşmalar ve mektuplarda edebiyatımız ve edebiyatçılarla ilgili tespitlerde bulunmaktadır. Edebiyatta Tasfiye Davası isimli yazısı yazarın kendi dönemini kritik etmesi, ışık tutması ve kendi düşüncelerini yansıtması açısından önemlidir.
Sait Faikin hocası Hakkı Sühanın kendisine İnkâr bataklığında dolaştığını ifade eden satırlarına dayanamayan Sait Faik bir yazı kaleme alır. Bu yazıda Türkçeden, klasik eserler ve yazarlar hakkında düşüncelerini açıklar. Türkçenin birkaç yazarla ortaya çıkmadığını belirterek, bir lisanın öğrenilmesi için her memlekette, her dilde bir klasik muharrir zümresi vardır der. O yıllara dönüldüğünde bir klasiğimizin olmaması nedeniyle klasiklerimizi kimseye borçlu değiliz diyen yazar, borçlu olduğu yeri işaret eder; kime borçluyuz?. Hocamıza, anamıza, babamıza, köye, şehire, etrafımıza ve cemiyete borçluyuz. Sait Faik, romancılarla ilgili düşüncelerinde romancıların insana ne fikir verip vermediklerine bakar bu düşünce zamanın romancılarını eleştiride etkili olur: Halit Ziya çok kuvvetli bir romancı olabilir. Türkiyeye ilk romanı getiren de sayılabilir. Fakat Halit Ziya moderndir. Bir Peyami Safa kadar moderndir. Ve romanını Garbe borçludur: romanın ne demek olduğunu oradan anlamıştır. Bize Halit Ziyayı tavsiye etmeyiniz hocam. Bize Prustu öne sürünüz. Hatta muhakkak bir yerli muharrir sürmek istiyorsanız niçin daha modern birini örnek vermiyorsunuz? Mesela Peyami Safayı okuyun demiyorsunuz. Belki Halit Ziya kadar teknisyen değil mi? Sonra Türkçesi hiç olmazsa lügatsiz okuyacağımız bir Türkçe! Yazar, Ömer Seyfettin ve Yakup Kadriyle ilgili olarak bu yazarların hikâyelerini okumaktan zevk alsa da Türkçenin yalın kullanılması kadar hikâyelerindeki konu ve fikirler nedeniyle eleştirir; Ömer Seyfettin ve Yakup Kadriye gelince onlardan edeceğimiz istifade de yerinde saymaktan öteye geçmeyecektir. Reşat Nuriden histen başka bir şey alamayacağız. Sait Faikin aradığı; fikirdir, ruhtur, psikolojidir, felsefedir, hayat problemidir. Okuduklarının buna cevap vermediğini düşür ve eserlerde sanatı arar, hayatın sırrını arar, erişilmez bir saadet arar. Bu arayış kendi dönemi içinde her yönüyle yazılan hikâye veya romanlara eser diyebileceği bir eser yoktur. Romanda realiteyi arayan Sait Faik, romancı olarak Türk romanında mahalli tasvirleriyle dikkat çeken Halide Edip Adıvarın Sinekli Bakkalı, Yakup Kadriyi ve biraz da Peyami Safayı bulduğunu belirtir. Sabahattin Alinin hikâyeleri, Burhan Ümidin tercümeleri ve Kenan Hulusinin nesir ve hikâyeleri o gün için modern neslin başında bu isimler gelmektedir. Şiirde de şu şairleri hedef almaktan çekinmez: Gelelim Yusuf Ziya, Orhan Seyfi ve Faruk Nafıze... Halit Ziya bize roman mefhum ve tekniğini Avrupadan bulup getirdi. Bunu yapmakla ona tarihi edebiyat, payesini verecek. Cevap da Avrupai idi. Ve Serveti Fünuncular devirlerinin Fransız edebiyatını takip ediyorlardı. Binaenaleyh biz Serveti Fünuna, bu transiti borçluyuz. Fakat Yusuf Ziya, Orhan Seyfi ve ilah... bize çok basit bir lisandan başka ne bıraktılar ki hocam onlar için methiyeler mi yazalım?... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 07.03.2012 | | | SaitFaikegöreedebiyatçılarımızSait Faike göre edebiyatçılarımız |
|
| 'Aslında erotizm bana uzaktır' | Radikal | 19.02.2012 03:25 |  | | Çiğdem Anad, edebiyatta da sorular sormaya devam ediyor. İlkinde Aklım Nereye Gidiyor, Ellerim Nereyeydi soru, ikincisinde Hayat Geçiyor Sen Neredesin?. Ve şimdi üçüncü geldi. Sen Kimsin? - NAZAN ÖZCAN
| | Radikal Kitap 19.02.2012 | | | AslındaerotizmbanauzaktırAslında erotizm bana uzaktır |
|
| Edebiyatta "İntihar" İncir Çekirdeği'nde tartışılıyor | Star | 14.02.2012 14:38 |  | | |
| Edebiyatta intihal konuuluyor | Zaman | 14.02.2012 01:54 |  | | |
| Sobacılar Çarşısı Soba Müzesi'yle Canlanacak | Haber3 | 09.02.2012 13:43 |  | | |
| Edebiyatta kayıp! | Haber Türk | 01.02.2012 23:15 |  | | |
| Ahmet Mithat Efendi'nin "Jön Türkler"i | Milli Gazete | 25.01.2012 23:28 |  | | | Türk edebiyatında gerçek anlamda ilk popüler yazar olarak görülen Ahmet Mithat Efendinin Jön Türkler isimli eseriyle ilgili düşüncelerimizi belirtmeden önce Jön Türklere bir bakalım.
Osmanlı Devletinde 19. Asrın ikinci yarısında batı tarzı idare, düşünce ve görüşlerin gelişip yayılması için çalışanlara Jön Türkler adı verilmektedir. Bu gruba mensup olanlar Yeni Osmanlılar veya Genç Türkler olarak da anılmaktadır. Avrupada Fransızca Jeunnes Turcs adıyla meşhur olup tanınmışlardır. Bu ifade Avrupada siyasette, fikir ve edebiyatta aşırılık taraftarı gençlere veriliyordu. Yeni Osmanlılar için ilk defa Mustafa Fazıl Paşanın yayınladığı bir mektupta, Yeni Osmanlılar karşılığı olarak kullanılmıştır. Daha sonraları Namık Kemal ve Ali Süâvî tarafından da benimsenerek, Türkçe ye yerleştirilen bu tabir, uzun süre, Osmanlı topraklarında yetişen, devlet idaresine karşı gelen ve yabancılar tarafından yönlendirilen ihtilâlcilerin tamamının ortak adı olmuştur. Jön Türk teşkilatının önemli üyeleri arasında Namık Kemal, Mehmed Bey, Reşat Bey, Nuri Bey, Ayetullah Beyler bulunmaktaydı. Cemiyet gizlilik içinde hareket ediyordu ancak cemiyetin kurulduğu duyulduğunda da Mehmed Bey, Nuri Bey ve Reşat Bey Avrupaya kaçtılar. Prens Sabahattinin daveti üzerine Ziya Paşa, Ali Suavi ve Namık Kemal de Avrupaya gittiler ve orada gazete, broşür çıkartarak Osmanlı İdaresinin kötü yönetimi hakkında yayına başladılar.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 25.01.2012 | | | AhmetMithatEfendininJönTürkleriAhmet Mithat Efendinin Jön Türkleri |
|
| 'Dilin Gücü' Anlatıldı | Haber3 | 18.01.2012 18:52 |  | | | Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Kökdemir, Öğrencilerimizde görüyorum, telefonu eline alan tamam aşkım, olur aşkımdan başlıyor, bankta oturup sarmaş dolaş vaziyetteki gençlere ‘aşık’ deniyor. Bizim eski edebiyatta okud | | Haber3 Son Dakika 18.01.2012 | | | DilinGücüAnlatıldıDilin Gücü Anlatıldı |
|
| Hem efsane hem de gerçek... Tepedeki Kadın! | Star | 12.01.2012 13:18 |  | | |
| Şairler nasıl yazar? | Zaman | 10.01.2012 02:03 |  | | Şair ve yazarların neyi nasıl okuduğu ve nasıl yazdığı her daim okur katında merak konusu olmuştur. Editörlüğünü Cenk Gündoğdunun yaptığı Edebiyatta Üç Nokta dergisi, ocak sayısında genç şairlerin neyi, nasıl okuduğunu ve nasıl yazdığını ele alıyor. | | Zaman Kültür 10.01.2012 | | | Şairlernasılyazar?Şairler nasıl yazar? |
|
| Edebiyatta Adana buluşması | Star | 05.01.2012 09:58 |  | | |
| Edebiyatta Arap Baharı | NTV | 26.12.2011 17:11 |  | | |
| Kemal Ateş’e üniversitesinden bir teşekkür | Evrensel | 17.12.2011 06:58 |  | | | Kemal Ateş’in edebiyatta ve üniversitede 40. yılı, Ankara Üniversitesi tarafından, birçok edebiyatçının ve üniversite öğrencilerinin katılımı ile kutlandı. A Ü Rektörü Cemal Taluğ’un deyimiyle yapılan “şükran günü”nde, Ateş’i yazarlar ve akademisyenler romanlarıyla, anılarıyla ve edebiyat alanında yer eden “gecekondu öyküleri”yle anlattılar.
Yazar ve akademisyen Kemal Ateş’in edebiyatta ve üniversitede 40. yılı Ankara Üniversitesinde yapılan onur gününde kutlandı. Sanatçı Rüştü Asyalı, Şair Ahmet Telli, Anayasa Mahkemesi Eski Başkanı Yekta Güngör Özden’in de katıldığı etkinlikte, konuşa | | Evrensel Kültür 17.12.2011 | | | KemalAteş’eüniversitesindenbirteşekkürKemal Ateş’e üniversitesinden bir teşekkür |
|
| Aynı tas aynı hamam - Melis ALPHAN | Hürriyet | 16.12.2011 04:58 |  | | 90’lardayken içinde bulunduğumuz dönemin asla bir 60’lar, bir 70’ler, hatta 80’ler gibi karakterli, kendine has olmayacağını hissediyorduk. “Belki şimdi anlamıyoruz, 10 sene sonra farklı gelir” diyorduk. Açıkçası hislerimizde haklıymışız. Teknoloji dışında ne müzikte, ne sanatta, ne modada ne de edebiyatta değişen bir şey var.
 | | Hürriyet Köşe Yazıları 16.12.2011 | | | Aynıtasaynıhamam-MelisALPHANAynı tas aynı hamam - Melis ALPHAN |
|
| Aynı tas aynı hamam - Melis ALPHAN | Hürriyet | 16.12.2011 03:46 |  | | | 90’lardayken içinde bulunduğumuz dönemin asla bir 60’lar, bir 70’ler, hatta 80’ler gibi karakterli, kendine has olmayacağını hissediyorduk. “Belki şimdi anlamıyoruz, 10 sene sonra farklı gelir” diyorduk. Açıkçası hislerimizde haklıymışız. Teknoloji dışında ne müzikte, ne sanatta, ne modada ne de edebiyatta değişen bir şey var. | | Hürriyet Köşe Yazıları 16.12.2011 | | | Aynıtasaynıhamam-MelisALPHANAynı tas aynı hamam - Melis ALPHAN |
|
| Usta Yazar Ferit Edgü Arü’de | Haber3 | 14.12.2011 10:08 |  | | | Küçürek Öykü’nün Türk Edebiyatı’ndaki en önemli temsilcilerinden yazar Ferit Edgü Ardahan Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen ‘Küçürek Öykü Sempozyumu’na katıldıArdahan Üniversitesi ve Atatürk Kültür Merkezi işbirliğinde “Edebiyatta Yeni Bir Tür | | Haber3 Son Dakika 14.12.2011 | | | UstaYazarFeritEdgüArü’deUsta Yazar Ferit Edgü Arü’de |
|
| Yazar Rasim Özdenören “küçürek Öykü” Sempozyumuna Katıldı | Haber3 | 14.12.2011 10:08 |  | | |
| Genç şair nasıl yazar? | Evrensel | 13.12.2011 07:03 |  | | | ŞAİR ve yazarların neyi nasıl okuduğu ve özellikle nasıl yazdığı her daim okur katında merak konusu olmuştur. Edebiyatta Üç Nokta dergisi, yeni sayısında “Genç şairlerin neyi, nasıl okuduğunu ve nasıl yazdığını” hazırladığı soruşturma ile masaya yatırıyor.
Editörlüğünü Cenk Gündoğdu’nun yaptığı Edebiyatta Üç Nokta dergisi, yeni sayısında “Genç şairlerin neyi, nasıl okuduğunu ve nasıl yazdığını” hazırladığı soruşturma ile masaya yatırıyor. Mehmet H. Doğan’ın ‘Son Okumalarım’ kitabını hediye eden dergide, Baki Ayhan T, Betül Dünder, Bünyamin K, Ercan Yılmaz, Faris Kuseyri, Gülce Başer, Hüsey | | Evrensel Kültür 13.12.2011 | | | Gençşairnasılyazar?Genç şair nasıl yazar? |
|
| Doğru yaşanamayan yanlış hayatlar | Radikal | 11.12.2011 03:07 |  | | Edebiyatta 30. yılını kutlayan Erendiz Atasünün yeni romanı Güneş Saygılının Gerçek Yaşamı, içinde derin bir karamsarlık barındırsa da, sahici edebiyatın hâlâ var olduğunu hatırlatması açısından iyi geliyor insana... - SIRMA KÖKSAL
| | Radikal Kitap 11.12.2011 | | | DoğruyaşanamayanyanlışhayatlarDoğru yaşanamayan yanlış hayatlar |
|
| Mitolojiye giriş
| Radikal | 11.12.2011 03:07 |  | | Edebiyatta yeni yollar aramak ya da insanı anlamak için değil, sadece keyifli öyküler okumak için de Yunan mitolojisine girmek gerek. Malum mitos öykü demektir
- CENGİZ ALKAN
| | Radikal Kitap 11.12.2011 | | | Mitolojiyegiriş
Mitolojiye giriş
|
|
| Mısralardaki kurban Deniz Adnan ÇOBAN | Star | 06.11.2011 02:48 |  | | |
| Edebiyatta yeni bir tür: "Video-öykü" | CNN Türk | 10.10.2011 10:36 |  | | |
| Edebiyatımızda Kadın | Milli Gazete | 08.10.2011 13:48 |  | | | Yeteneksizliğinin altına hangi cinse aitse o cinsin özelliklerini koyarak değerlenmek veya değerlendirilmek isteyenlerin aksine kadın yazar veya kadın şairler gibi uydurma tanımlar üzerinde durmayacağım. Bana göre kadın şair veya kadın yazar yoktur; şair ya da yazar vardır. Bir şair erkek olup kadının yazdığı gibi şiirler yazabilir, tersine, bir şair kadın olup erkeğin yazdığı gibi yazabilir. Cinsiyet ayrımının olmadığı ve olmasına da gerek olmayan tek alan zannederim edebiyattır. Yalnız şu var; insanoğlu her eylediğine kendi tabiatının özelliklerini verdiği için -ki bu edebiyatta daha fazla önem arz eder, çünkü üslup sonuçta insanın tıynetidir- bazı kadınların yazdığında kadınsılık, bazı erkeklerin yazdığında erkeksilik olması gayet tabiidir. Benim burada üzerinde durmaya çalıştığım, kadının şiir ve romanda nasıl yer aldığıdır. Yaratıcı kadın değil de yaratılan kadın üzerinde duracağım.
Divan şiiri, Osmanlı toplumunun ve bu toplumun yaşayışının şiiridir. Bir görkemin, özgün bir medeniyetin şiiridir. Dünyaya bakışı İslam çerçevesindedir. Divan şiirinde kadın ulaşılmayan, ulaşılması mümkün olmayan, kadın mı melaike mi pek belirgin olmayan özellikleriyle yer alır. Beşeri arzunun tatmini değil uhrevi hissiyatın mahreci açısından yaklaşılmıştır kadına. Bunun sonucunda insan olduğu da çoğu zaman belirsiz olan kadın bir yaşayan değil de yaşamın ince dokularını meydana getiren olarak tasarlanmıştır. Yani kadın ulaşılmak istenen makama bir aracı olarak görülmüştür. Şu kalıp bu düşüncenin en bariz ifadesidir; Leyladan Mevlaya ulaşmak! Divan şiirinin zirve şairi Fuzûlînin Leyla vü Mecnununda Leyla kara kuru tarif edilerek insana ait bedeni özellik yüklenmişse de etkisiyle, etrafına gösterdiği yaşamıyla sanki insan değil bir melektir. Leylayı tahayyül ederken hiçbir insana (daha doğrusu en iyi, en güzel insana, kusursuz olana) benzetemeyerek kendi şahsına münhasır algılamamız onu dünyevi olmaktan çıkarıyor. Oysa insan dünyevidir; doğruluğu yanlışlığı, güzelliği çirkinliği mutlaka vardır; yani kusursuz ve hatasız insan tasarlamanın mümkünü yoktur. Eğer böyle bir insandan bahsediliyorsa melaike değilse peygamberdir. Aslında Leyla alegorisinin tasavvuf yanını dikkate alarak düşünürsek Leyla imgesiyle Mevlaya ulaşmada aracı olan peygamber kastedildiğini rahatça çıkarabiliriz. Divan şiirinde tasavvufî yaşayış ve görüş hâkimdir; bir şiirde sevgili geçiyorsa bu bildiğimiz beşeri sevgili değil kastedilen Allahtır. Divan şiirinin en büyük özelliklerinden biri şiirde imgenin etkin bir şekilde kullanılmış olmasıdır. Sanılanın aksine divan şiiri simge, imge ve metaforlarla yüklü bir şiirdir. Dolayısıyla divan şiirindeki kadın unsurunu beşeri yani insan olan kadın olarak algılamak yanlış olacaktır. Yalnız, içinde beşeri kadın yer almış şiirler de yok değil. Ama yekûn içinde çoğunluğu tutmuyor.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 08.10.2011 | | | EdebiyatımızdaKadınEdebiyatımızda Kadın |
|
| Tanpınar’sız şiir festivali | Evrensel | 06.10.2011 07:12 |  | | | İstanbul Tanpınar Şiir Festivali söyleşiler, paneller, imza günleriyle devam ediyor. Yerli ve yabancı şair ve yazarların katıldığı etkinliklerde edebiyat üzerine tartışmalar yürütülüyor. Ağırlıklı olarak Avrupa yakasında yapılan etkinliklerin yanı sıra Anadolu yakasında da etkinlikler düzenleniyor. İstanbul Tanpınar Şiir Festivali’nin Anadolu yakasındaki adresi ise Kadıköy kargaArt.
Festivalin ilk günü kargaArt’ta ‘Edebiyatta Kültür Şoku’ konulu söyleşinin ardından önceki gün ‘Yeni Yazın/Yeni Medya-Yazar Kimliği’ başlıklı bir söyleşi daha gerçekleştirildi. Cem Akaş, Hakan Günday, Kaan Sezy | | Evrensel Kültür 06.10.2011 | | | Tanpınar’sızşiirfestivaliTanpınar’sız şiir festivali |
|
| Hilmi Yavuz - Edebî Değer ve Piyasa Değeri | Zaman | 05.10.2011 02:09 |  | | |
| Hilmi Yavuz - Edebî Değer ve Piyasa Değeri | Zaman | 05.10.2011 01:56 |  | | |
| Harold Bloom, Kitap Zamanı'na konuştu | Zaman | 03.10.2011 02:06 |  | | Dünyanın yaşayan en önemli eleştirmenlerinden Harold Bloomun uzun zamandır beklenen kitabı The Anatomy of Influence (Etkilenmenin Anatomisi) yakın zamanda yayımlandı. Kitap Zamanı, yarın çıkacak yeni sayısında, edebiyatta etkilenmeyi konunun en yetkin ismi 81 yaşındaki Harold Bloom ile konuşuyor. | | Zaman Kültür 03.10.2011 | | | HaroldBloomKitapZamanınakonuştuHarold Bloom Kitap Zamanına konuştu |
|
| Harold Bloom, Kitap Zamanı'na konuştu | Zaman | 03.10.2011 02:01 |  | | Dünyanın yaşayan en önemli eleştirmenlerinden Harold Bloomun uzun zamandır beklenen kitabı The Anatomy of Influence (Etkilenmenin Anatomisi) yakın zamanda yayımlandı. Kitap Zamanı, yarın çıkacak yeni sayısında, edebiyatta etkilenmeyi konunun en yetkin ismi 81 yaşındaki Harold Bloom ile konuşuyor. | | Zaman Ana Sayfa 03.10.2011 | | | HaroldBloomKitapZamanınakonuştuHarold Bloom Kitap Zamanına konuştu |
|
| Harold Bloom, Kitap Zamanı'na konuştu | Zaman | 02.10.2011 02:07 |  | | Dünyanın yaşayan en önemli eleştirmenlerinden Harold Bloomun uzun zamandır beklenen kitabı The Anatomy of Influence (Etkilenmenin Anatomisi) yakın zamanda yayımlandı. Kitap Zamanı, yarın çıkacak yeni sayısında, edebiyatta etkilenmeyi konunun en yetkin ismi 81 yaşındaki Harold Bloom ile konuşuyor. | | Zaman Kültür 02.10.2011 | | | HaroldBloomKitapZamanınakonuştuHarold Bloom Kitap Zamanına konuştu |
|
| Genç romancı Eco | Radikal | 29.09.2011 17:07 |  | | Kendisiyle eğlenmekten çekinmeyen bir yazar Eco. Hatta, edebiyatta eğlencenin yolunun bizzat yazarın kendisinden geçtiğini ilan eden bir tutum içinde. Her ne sebeple olursa olsun belli ki edebiyatı bilmek... - ÖMER ERDEM
| | Radikal Kitap 29.09.2011 | | | GençromancıEcoGenç romancı Eco |
|
| Psikiyatri koğuşundan bildiriyorum | Radikal | 18.09.2011 03:08 |  | | |
| Tavır Kültür Sanat Festivali başlıyor | Evrensel | 16.09.2011 13:07 |  | | | YAYIN hayatında 30 yılı geride bırakan “Kültür Sanat Yaşamında Tavır” dergisi 16-18 Eylül tarihleri arasında Okmeydanı Sibel Yalçın Parkı’nda kültür sanat festivali düzenliyor.
Edebiyat temalı tartışmaların olacağı festivalde bir dizi etkinlik de yapılacak. Edebiyatta tekelleşme olgusunun da tartışılacağı festivalde alternatif kitap fuarları oluşturmaya dönük çalışmalar hedefleniyor. İdil Kültür Merkezi tarafından düzenlenen festivalde Cezmi Ersöz, Mehmet Özer, Güngör Gencay, İbrahim Karaca, Ruhan Mavruk, Sennur Sezer, Adnan Özyalçıner, Metin Yeğin’in imza günleri ve söyleşileri yer ala | | Evrensel Kültür 16.09.2011 | | | TavırKültürSanatFestivalibaşlıyorTavır Kültür Sanat Festivali başlıyor |
|
| Bu tartışmanın konusu edebiyatta miras | Taraf Gazetesi | 02.08.2011 04:35 |  | | |
| Kemal ve Pamuk tamam Başka yazarlarımız da var | Star | 21.07.2011 02:08 |  | | |
| Bugünün ustaları yarının ustalarını yazarsa - Doğan HIZLAN | Hürriyet | 05.06.2011 03:33 |  | | |
| Yıldız sorumluluğu | Posta | 03.05.2011 05:28 |  | |
Hiç yerde yıldız gördünüz mü? Yıldızlar hep yukarıda, herkesin görebileceği yerlerdedirler. Biz dünyalılar, alanlarında parlamış olanlara da YILDIZ demeyi adet haline getirmişizdir. Yıldız olmak çok güzel bir şeydir. Politikada, sinemada, sporda, basında, edebiyatta vs... vs... Amma; yıldız olmanın bir kötü yanı var. Tüm dünyanın her yerde gözü üzerinizdedir. Yani; bir söylemle devamlı izlenirsiniz, kontrol altında olursunuz. Bu da sizin yaşamınıza, hürriyetinize kısıtlama getirir.
[[HAFTAYA]]
Gezerken, konuşurken, yazarken, eğlenirken, yiyip içerken, severken, terk ederken ve edili... | | Posta Köşe Yazıları 03.05.2011 | | | YıldızsorumluluğuYıldız sorumluluğu |
|
| Yıldız sorumluluğu | Posta | 03.05.2011 05:09 |  | |
Hiç yerde yıldız gördünüz mü? Yıldızlar hep yukarıda, herkesin görebileceği yerlerdedirler. Biz dünyalılar, alanlarında parlamış olanlara da YILDIZ demeyi adet haline getirmişizdir. Yıldız olmak çok güzel bir şeydir. Politikada, sinemada, sporda, basında, edebiyatta vs... vs... Amma; yıldız olmanın bir kötü yanı var. Tüm dünyanın her yerde gözü üzerinizdedir. Yani; bir söylemle devamlı izlenirsiniz, kontrol altında olursunuz. Bu da sizin yaşamınıza, hürriyetinize kısıtlama getirir.
[[HAFTAYA]]
Gezerken, konuşurken, yazarken, eğlenirken, yiyip içerken, severken, terk ederken ve edili... | | Posta Spor 03.05.2011 | | | YıldızsorumluluğuYıldız sorumluluğu |
|
| Yıldız sorumluluğu | Posta | 03.05.2011 05:05 |  | |
Hiç yerde yıldız gördünüz mü? Yıldızlar hep yukarıda, herkesin görebileceği yerlerdedirler. Biz dünyalılar, alanlarında parlamış olanlara da YILDIZ demeyi adet haline getirmişizdir. Yıldız olmak çok güzel bir şeydir. Politikada, sinemada, sporda, basında, edebiyatta vs... vs... Amma; yıldız olmanın bir kötü yanı var. Tüm dünyanın her yerde gözü üzerinizdedir. Yani; bir söylemle devamlı izlenirsiniz, kontrol altında olursunuz. Bu da sizin yaşamınıza, hürriyetinize kısıtlama getirir.
[[HAFTAYA]]
Gezerken, konuşurken, yazarken, eğlenirken, yiyip içerken, severken, terk ederken ve edili... | | Posta Son Dakika 03.05.2011 | | | YıldızsorumluluğuYıldız sorumluluğu |
|
| Edebiyatta 'latin rüzgârı' esecek | Milli Gazete | 27.04.2011 09:53 |  | | |
Can Yayınları ile İstanbul Bilgi Üniversitesi işbirliğiyle gerçekleştirilecek Latin Amerikanın Kesik Damarları/Latin Amerika Edebiyatı Seminerlerinde, uzak kıtanın Büyülü Gerçekçi edebiyat akımı, alanında uzman isimler tarafından anlatılacak. 30 Nisanda başlayacak seminerin ilk dersini, dünyaca ünlü Şilili Yazar Luis Sepulveda verecek.
Can Yayınları Editörü Yazar Faruk Duman, Bilgi Üniversitesinin düzenlediği Latin Amerikanın Kesik Damarları seminerini, Can Yayınlarının 30. yılı etkinlikleri kapsamında desteklediklerini söyledi. Yayın hayatına başladıkları günden itibaren Latin Amerikalı yazarların eserlerini Türkçeye çevirerek bastıklarını ifade eden Duman, bu yazarlar arasında Gabriel Garcia Marquez, Carlos Fuentes, Mario Vargas Llosa ve Isabel Allende gibi dünya edebiyatında kabul görmüş isimlerin olduğunu belirtti.... devamı | | Milli Gazete Son Dakika 27.04.2011 | | | EdebiyattalatinrüzgârıesecekEdebiyatta latin rüzgârı esecek |
|
| Edebiyatta 'Latin rüzgarı' esecek | Star | 26.04.2011 12:41 |  | | | Can Yayınları ile İstanbul Bilgi Üniversitesi işbirliğiyle gerçekleştirilecek Latin Amerikanın Kesik Damarları/Latin Amerika Edebiyatı Seminerlerinde, uzak kıtanın Büyülü Gerçekçi edebiyat akımı, alanında uzman isimler tarafından anlatıl | | Star Son Dakika 26.04.2011 | | | EdebiyattaLatinrüzgarıesecekEdebiyatta Latin rüzgarı esecek |
|
| Edebiyatta 'Latin Rüzgarı' esecek | Haber Türk | 26.04.2011 11:26 |  | | |
| 14:00 Edebiyatta Üçüncü Yeni akımı internette başlatıldı | Net Gazete | 24.04.2011 15:02 |  | | | Türkiye Gazetesi Kültür Sanat Sahifesi, bugün, Sefa Koyuncunun önemli bir makâlesine yer veriyor. Şiirleri ve hicivleri ile tanınan Sefa Koyuncu, Yeni edebî akımlar başlıklı yazısında, vezinsiz ve kafiyesiz şiirlerden duyulan rahatsızlığı dile getirerek, bunun önlenmesi için çalışan şair ve yazarların Üçüncü Yeni adı altında bir araya geldiğini açıkladı. Türk Edebiyatında bir kilometre taşı olan bu makaleyi, önemine binaen yayınlıyor ve edebiyat tarihçilerimize değerli bir metin olarak sunuyoruz. | | Net Gazete Son Dakika 24.04.2011 | | | 1400EdebiyattaÜçüncüYeniakımıinternettebaşlatıldı1400 Edebiyatta Üçüncü Yeni akımı internette başlatıldı |
|
|
| |