Habergec.Com Aranan Kelimeler:erdemler Değerlendirme: 10 / 10 533514
habergec.com
03.09.2014 Çarşamba
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

erdemler

Ali Bulaç - Menzil neydi, doğru yolda mıyız?
Zaman
05.05.2014
02:14
İbn Sina’nın değerlerin yargıları ile olguların yargıları arasında yaptığı ayırımdan hareketle siyaseti ve elbette diğer sosyal ve ekonomik olayları anlamaya çalıştığımızda karşımıza şu soru çıkar: Tercihlerimize konu olan “değer” mi, “olgu” mu olmalıdır? Değere ilişkin yargılar “iyi ve kötü”, olgulara ilişkin yargılar “doğru ve yanlış”tır.Ancak bize göre İbn Sina’nın düşündüğünün aksine “iyi ve doğru” kendi mahiyetlerinde çatışmayacağından, “kötü ve yanlış” da birbirlerini dışlamazlar. Bu demektir ki “yanlış yol” takip ediyorsak “iyi bir maksad”a ulaşamayız; doğru yol üzerinde isek “kötü bir menzil”e varmayız. Allah’ın izni ve inayetiyle doğru yol bizi iyi ve hayırlı bir menzile ulaştırır ki, tam bu anlamda “hidayet” hem doğru yoldur hem iyi menzildir yani hayır ve kurtuluştur. Bu hüküm tamamiyle “ahlaki erdemler ve salih amelin tespiti ve yaşanması”yla ilgilidir; yoksa kumarhaneye “doğru adres” takip edilerek gidilebilir.Şu var ki felsefeci olarak İbn Sina’nın boş konuşmadığını da teslim etmeliyiz. Akla havale ettiği olgular dünyasında sayısız maddi ve tabii hadise cereyan eder; biz bu hadiselerin ancak aklımız sayesinde doğruluklarını veya yanlışlıklarını test edebiliriz. Mesela aklımız bize fay hattı üzerinde çürük malzeme ile bina yapmanın yanlış olduğunu söyler, bunun sonucu “kötülük” olacaktır ama ucuz maliyetle pahalı bina satmayı “nefsinin kendisine ‘çekici-süslü (iyi)’ gösterdiği” müteahhit için bu akli yanlışın önemi yoktur, onu motive eden yüksek kazançtır. Fay hattı ve çürük malzeme aklen yanlıştır, riskli binayı aldatarak satmak ‘kötü’ olsa bile fonksiyoneldir, zekâ ve maharet işidir. İşte biz kötü sonuca yol açan her yol, yöntem ve aracın toplamına “işlevsel doğru” deriz.İşlevsel doğrunun yol açtığı yıkıcı sonuçlardan biri “olgular”ı “değer”in önüne geçirmektir. İyi ve kötü’yü bir kenara bırakıp salt işlevsel özelliği dolayısıyla “doğru ve yanlış”ı temel alan kişinin zihninde “iyi”nin yerini “işlevsel olan” alır, böylelikle şeylere işlevsel nitelikleriyle bakar. Bir şey ne kadar işlevsel ise o kadar tercihe şayan olur. Bunun diğer zehirli sonucu zihnin pozitivizme inkılab etmesidir. Bir bakmışsınız, kişi “dindar” olduğu ve öyle olduğuna inandığı halde hakikat-i halde pozitivist olmuş, hayatı fiilen materyalistleşmiştir. Çünkü maddi olgular ahlaki değerlerin yerini almış bulunmaktadır. Bugün Müslümanların bir bölümünün bu zihinsel süreçte dinlerini maddileştirip dünyevileştiklerini görüyoruz. Pratiğe bakalım:Uzun zamandır şu önerme Müslümanların yol haritası olmuştur: 1) Müslüman güçlü olmalıdır: “İnanıyorsanız en üstün sizsiniz!” (3/Al-i İmran, 139.) 2) Güçlü olmak, maddi güç toplamak, zenginleşmektir. Oysa ayet gücü maddi kaynaklarda değil “iman”da gösterir. 3) Maddi gücü ve zenginleşmeyi “iktisadi büyüme” sağlar. 4) “Büyüme” için talep yaratmak, talep yaratmak için de tüketimi tahrik etmek lazım. 5) Tüketimin tahrik edilmesi ancak “daha çok iştiha ve şehvet, daha yüksek düzeyde haz ve hıza sahip olmayı” gerektirir.“Büyüme” kesintisiz faaliyet olduğundan, sınırsız sermaye biriktirme sistemi olan kapitalizm ile ihtiyaçların yerini alan doyumsuz arzular ekonomi politikasının temeli olur. Böylece “dindar-muhafazakâr hükümet” dinin meşru saydığı (haciyat, tekmiliyat ve tahsiniyat) sınırlarını aşan tüketim (tahrimiyat) için ruhlardaki tüketim tohumunu patlatıyor. Bir kere bu tohum patladı mı artık nefs-i emmare ruhu istila eder, böylece “muhafazakâr dindar-eski İslamcı” canavarlaşır. Bir bakmışsınız ilk hareket noktasında “iyi niyetle iyi bir menzil”e ulaşmak üzere harekete geçen Müslüman “yanlış yol”a girdiği için yol onun maksadını dönüştürmüş, yoldan çıkarmıştır. “Yanlış” yani gayrı meşru politikalar” dolayısıyla maksadı değişen Müslüman artık güç toplamaktan, gösteriş yapmaktan, manevi değerlerin içini boşaltmaktan, adaletsizliğe ve eşitsizliğe aldırmamaktan, yoksullara ve mahrumlara üstten bakmaktan, geldiği kökeni unutup görgüsüz giyinip tüketmekten rahatsız olmuyor; yaşadığı gibi inanmaya başladığından adaletsiz bir iktidara dört elle sarılıyor; münker ve menhiyatları, haksızlıkları tolere ediyor.Şimdi soralım: Menzil neydi, bu yol doğru mudur?
Zaman
En Çok Okunan
05.05.2014
AliBulaç-Menzilneydidoğruyoldamıyız?Ali Bulaç - Menzil neydi doğru yolda mıyız?
Ali Bulaç - Menzil neydi, doğru yolda mıyız?
Zaman
05.05.2014
02:02
İbn Sina’nın değerlerin yargıları ile olguların yargıları arasında yaptığı ayırımdan hareketle siyaseti ve elbette diğer sosyal ve ekonomik olayları anlamaya çalıştığımızda karşımıza şu soru çıkar: Tercihlerimize konu olan “değer” mi, “olgu” mu olmalıdır? Değere ilişkin yargılar “iyi ve kötü”, olgulara ilişkin yargılar “doğru ve yanlış”tır.Ancak bize göre İbn Sina’nın düşündüğünün aksine “iyi ve doğru” kendi mahiyetlerinde çatışmayacağından, “kötü ve yanlış” da birbirlerini dışlamazlar. Bu demektir ki “yanlış yol” takip ediyorsak “iyi bir maksad”a ulaşamayız; doğru yol üzerinde isek “kötü bir menzil”e varmayız. Allah’ın izni ve inayetiyle doğru yol bizi iyi ve hayırlı bir menzile ulaştırır ki, tam bu anlamda “hidayet” hem doğru yoldur hem iyi menzildir yani hayır ve kurtuluştur. Bu hüküm tamamiyle “ahlaki erdemler ve salih amelin tespiti ve yaşanması”yla ilgilidir; yoksa kumarhaneye “doğru adres” takip edilerek gidilebilir.Şu var ki felsefeci olarak İbn Sina’nın boş konuşmadığını da teslim etmeliyiz. Akla havale ettiği olgular dünyasında sayısız maddi ve tabii hadise cereyan eder; biz bu hadiselerin ancak aklımız sayesinde doğruluklarını veya yanlışlıklarını test edebiliriz. Mesela aklımız bize fay hattı üzerinde çürük malzeme ile bina yapmanın yanlış olduğunu söyler, bunun sonucu “kötülük” olacaktır ama ucuz maliyetle pahalı bina satmayı “nefsinin kendisine ‘çekici-süslü (iyi)’ gösterdiği” müteahhit için bu akli yanlışın önemi yoktur, onu motive eden yüksek kazançtır. Fay hattı ve çürük malzeme aklen yanlıştır, riskli binayı aldatarak satmak ‘kötü’ olsa bile fonksiyoneldir, zekâ ve maharet işidir. İşte biz kötü sonuca yol açan her yol, yöntem ve aracın toplamına “işlevsel doğru” deriz.İşlevsel doğrunun yol açtığı yıkıcı sonuçlardan biri “olgular”ı “değer”in önüne geçirmektir. İyi ve kötü’yü bir kenara bırakıp salt işlevsel özelliği dolayısıyla “doğru ve yanlış”ı temel alan kişinin zihninde “iyi”nin yerini “işlevsel olan” alır, böylelikle şeylere işlevsel nitelikleriyle bakar. Bir şey ne kadar işlevsel ise o kadar tercihe şayan olur. Bunun diğer zehirli sonucu zihnin pozitivizme inkılab etmesidir. Bir bakmışsınız, kişi “dindar” olduğu ve öyle olduğuna inandığı halde hakikat-i halde pozitivist olmuş, hayatı fiilen materyalistleşmiştir. Çünkü maddi olgular ahlaki değerlerin yerini almış bulunmaktadır. Bugün Müslümanların bir bölümünün bu zihinsel süreçte dinlerini maddileştirip dünyevileştiklerini görüyoruz. Pratiğe bakalım:Uzun zamandır şu önerme Müslümanların yol haritası olmuştur: 1) Müslüman güçlü olmalıdır: “İnanıyorsanız en üstün sizsiniz!” (3/Al-i İmran, 139.) 2) Güçlü olmak, maddi güç toplamak, zenginleşmektir. Oysa ayet gücü maddi kaynaklarda değil “iman”da gösterir. 3) Maddi gücü ve zenginleşmeyi “iktisadi büyüme” sağlar. 4) “Büyüme” için talep yaratmak, talep yaratmak için de tüketimi tahrik etmek lazım. 5) Tüketimin tahrik edilmesi ancak “daha çok iştiha ve şehvet, daha yüksek düzeyde haz ve hıza sahip olmayı” gerektirir.“Büyüme” kesintisiz faaliyet olduğundan, sınırsız sermaye biriktirme sistemi olan kapitalizm ile ihtiyaçların yerini alan doyumsuz arzular ekonomi politikasının temeli olur. Böylece “dindar-muhafazakâr hükümet” dinin meşru saydığı (haciyat, tekmiliyat ve tahsiniyat) sınırlarını aşan tüketim (tahrimiyat) için ruhlardaki tüketim tohumunu patlatıyor. Bir kere bu tohum patladı mı artık nefs-i emmare ruhu istila eder, böylece “muhafazakâr dindar-eski İslamcı” canavarlaşır. Bir bakmışsınız ilk hareket noktasında “iyi niyetle iyi bir menzil”e ulaşmak üzere harekete geçen Müslüman “yanlış yol”a girdiği için yol onun maksadını dönüştürmüş, yoldan çıkarmıştır. “Yanlış” yani gayrı meşru politikalar” dolayısıyla maksadı değişen Müslüman artık güç toplamaktan, gösteriş yapmaktan, manevi değerlerin içini boşaltmaktan, adaletsizliğe ve eşitsizliğe aldırmamaktan, yoksullara ve mahrumlara üstten bakmaktan, geldiği kökeni unutup görgüsüz giyinip tüketmekten rahatsız olmuyor; yaşadığı gibi inanmaya başladığından adaletsiz bir iktidara dört elle sarılıyor; münker ve menhiyatları, haksızlıkları tolere ediyor.Şimdi soralım: Menzil neydi, bu yol doğru mudur?
Zaman
Köşe Yazıları
05.05.2014
AliBulaç-Menzilneydidoğruyoldamıyız?Ali Bulaç - Menzil neydi doğru yolda mıyız?
Ali Bulaç - Menzil neydi, doğru yolda mıyız?
Zaman
05.05.2014
02:01
İbn Sina’nın değerlerin yargıları ile olguların yargıları arasında yaptığı ayırımdan hareketle siyaseti ve elbette diğer sosyal ve ekonomik olayları anlamaya çalıştığımızda karşımıza şu soru çıkar: Tercihlerimize konu olan “değer” mi, “olgu” mu olmalıdır? Değere ilişkin yargılar “iyi ve kötü”, olgulara ilişkin yargılar “doğru ve yanlış”tır.Ancak bize göre İbn Sina’nın düşündüğünün aksine “iyi ve doğru” kendi mahiyetlerinde çatışmayacağından, “kötü ve yanlış” da birbirlerini dışlamazlar. Bu demektir ki “yanlış yol” takip ediyorsak “iyi bir maksad”a ulaşamayız; doğru yol üzerinde isek “kötü bir menzil”e varmayız. Allah’ın izni ve inayetiyle doğru yol bizi iyi ve hayırlı bir menzile ulaştırır ki, tam bu anlamda “hidayet” hem doğru yoldur hem iyi menzildir yani hayır ve kurtuluştur. Bu hüküm tamamiyle “ahlaki erdemler ve salih amelin tespiti ve yaşanması”yla ilgilidir; yoksa kumarhaneye “doğru adres” takip edilerek gidilebilir.Şu var ki felsefeci olarak İbn Sina’nın boş konuşmadığını da teslim etmeliyiz. Akla havale ettiği olgular dünyasında sayısız maddi ve tabii hadise cereyan eder; biz bu hadiselerin ancak aklımız sayesinde doğruluklarını veya yanlışlıklarını test edebiliriz. Mesela aklımız bize fay hattı üzerinde çürük malzeme ile bina yapmanın yanlış olduğunu söyler, bunun sonucu “kötülük” olacaktır ama ucuz maliyetle pahalı bina satmayı “nefsinin kendisine ‘çekici-süslü (iyi)’ gösterdiği” müteahhit için bu akli yanlışın önemi yoktur, onu motive eden yüksek kazançtır. Fay hattı ve çürük malzeme aklen yanlıştır, riskli binayı aldatarak satmak ‘kötü’ olsa bile fonksiyoneldir, zekâ ve maharet işidir. İşte biz kötü sonuca yol açan her yol, yöntem ve aracın toplamına “işlevsel doğru” deriz.İşlevsel doğrunun yol açtığı yıkıcı sonuçlardan biri “olgular”ı “değer”in önüne geçirmektir. İyi ve kötü’yü bir kenara bırakıp salt işlevsel özelliği dolayısıyla “doğru ve yanlış”ı temel alan kişinin zihninde “iyi”nin yerini “işlevsel olan” alır, böylelikle şeylere işlevsel nitelikleriyle bakar. Bir şey ne kadar işlevsel ise o kadar tercihe şayan olur. Bunun diğer zehirli sonucu zihnin pozitivizme inkılab etmesidir. Bir bakmışsınız, kişi “dindar” olduğu ve öyle olduğuna inandığı halde hakikat-i halde pozitivist olmuş, hayatı fiilen materyalistleşmiştir. Çünkü maddi olgular ahlaki değerlerin yerini almış bulunmaktadır. Bugün Müslümanların bir bölümünün bu zihinsel süreçte dinlerini maddileştirip dünyevileştiklerini görüyoruz. Pratiğe bakalım:Uzun zamandır şu önerme Müslümanların yol haritası olmuştur: 1) Müslüman güçlü olmalıdır: “İnanıyorsanız en üstün sizsiniz!” (3/Al-i İmran, 139.) 2) Güçlü olmak, maddi güç toplamak, zenginleşmektir. Oysa ayet gücü maddi kaynaklarda değil “iman”da gösterir. 3) Maddi gücü ve zenginleşmeyi “iktisadi büyüme” sağlar. 4) “Büyüme” için talep yaratmak, talep yaratmak için de tüketimi tahrik etmek lazım. 5) Tüketimin tahrik edilmesi ancak “daha çok iştiha ve şehvet, daha yüksek düzeyde haz ve hıza sahip olmayı” gerektirir.“Büyüme” kesintisiz faaliyet olduğundan, sınırsız sermaye biriktirme sistemi olan kapitalizm ile ihtiyaçların yerini alan doyumsuz arzular ekonomi politikasının temeli olur. Böylece “dindar-muhafazakâr hükümet” dinin meşru saydığı (haciyat, tekmiliyat ve tahsiniyat) sınırlarını aşan tüketim (tahrimiyat) için ruhlardaki tüketim tohumunu patlatıyor. Bir kere bu tohum patladı mı artık nefs-i emmare ruhu istila eder, böylece “muhafazakâr dindar-eski İslamcı” canavarlaşır. Bir bakmışsınız ilk hareket noktasında “iyi niyetle iyi bir menzil”e ulaşmak üzere harekete geçen Müslüman “yanlış yol”a girdiği için yol onun maksadını dönüştürmüş, yoldan çıkarmıştır. “Yanlış” yani gayrı meşru politikalar” dolayısıyla maksadı değişen Müslüman artık güç toplamaktan, gösteriş yapmaktan, manevi değerlerin içini boşaltmaktan, adaletsizliğe ve eşitsizliğe aldırmamaktan, yoksullara ve mahrumlara üstten bakmaktan, geldiği kökeni unutup görgüsüz giyinip tüketmekten rahatsız olmuyor; yaşadığı gibi inanmaya başladığından adaletsiz bir iktidara dört elle sarılıyor; münker ve menhiyatları, haksızlıkları tolere ediyor.Şimdi soralım: Menzil neydi, bu yol doğru mudur?
Zaman
Ana Sayfa
05.05.2014
AliBulaç-Menzilneydidoğruyoldamıyız?Ali Bulaç - Menzil neydi doğru yolda mıyız?
Anadolu Üniversitesi nde Erdemler Konferansı
Haberler.com
01.04.2014
15:31
Aktiffelsefe Yeni Yüksek Tepe Kültür Derneği tarafından, Anadolu Üniversitesi?nde Erdemler konulu bir konferans gerçekleştirildi.
Haberler.com
Son Dakika
01.04.2014
AnadoluÜniversitesindeErdemlerKonferansıAnadolu Üniversitesi nde Erdemler Konferansı
Anadolu Üniversitesi’nde 'Erdemler' Konferansı
Haber3
01.04.2014
15:15
Anadolu

Aktiffelsefe Yeni Yüksek Tepe Kültür Derneği tarafından, Anadolu Üniversitesi’nde Erdemler konulu bir konferans gerçekleştirildi.

Haber3
Son Dakika
01.04.2014
AnadoluÜniversitesi’ndeErdemlerKonferansıAnadolu Üniversitesi’nde Erdemler Konferansı
Minay Mimarlık Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi kuruldu!
Emlak Kulisi
31.03.2014
15:04
Minay Mimarlık Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi, Ömer Hulusi Zeren, Mustafa Şahin Özcan tarafından 50 bin TL'lik sermaye ile 31 Mart'ta Kadıköy, Erdemler İşmerkezi'nde kuruldu.
Emlak Kulisi
Emlak
31.03.2014
MinayMimarlıkTurizmveTicaretAnonimŞirketikurulduMinay Mimarlık Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi kuruldu
Nak Birimi Üyelerine Erdemler Eğitimi
Haberler.com
14.03.2014
12:01
Nilüfer Arama Kurtarma (NAK) Eskişehir Birimi üyeleri, Aktif Felsefe Eskişehir Şubesi?nde ?Erdemler? üzerine eğitim aldı.
Haberler.com
Son Dakika
14.03.2014
NakBirimiÜyelerineErdemlerEğitimiNak Birimi Üyelerine Erdemler Eğitimi
Nak Birimi Üyelerine ‘Erdemler’ Eğitimi
Haber3
14.03.2014
11:56
Nak

Nilüfer Arama Kurtarma (NAK) Eskişehir Birimi üyeleri, Aktif Felsefe Eskişehir Şubesi’nde ‘Erdemler’ üzerine eğitim aldı.

Haber3
Son Dakika
14.03.2014
NakBirimiÜyelerine‘Erdemler’EğitimiNak Birimi Üyelerine ‘Erdemler’ Eğitimi
Eskişehir’de ‘Erdemler’ Konferansı
Haber3
12.03.2014
18:42
Eskişehir’de

Eskişehir Aktiffelsefe Yeni Yüksektepe Kültür Derneği tarafından Şehit Mutlu Yıldırım Ortaokulu’nda ‘Erdemler Konferansı’ gerçekleştirildi.

Haber3
Son Dakika
12.03.2014
Eskişehir’de‘Erdemler’KonferansıEskişehir’de ‘Erdemler’ Konferansı
Babuşcu: Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığı, dikiz kültürünün sonucudur
Zaman
31.10.2013
13:00
AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşcu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlunun Başbakan Erdoğana yönelik söylediği ‘Dolmabahçede oturup Kadıköyden gelen vapurlardaki kadınları dikizliyor sözlerine sert tepki gösterdi. CHPdeki kaset skandalını hatırlatan Babuşcu, Kılıçdaroğlunun genel başkanlığı, dikiz kültürünün sonucudur. dedi.Habertürke konuk olan Aziz Babuşcunun Kılıçdaroğlu’nun Başbakan Erdoğan’la ilgili sözlerine de cevabı sert oldu.CHP Genel Başkanı’nın İstanbul’un adayını kim olacağını belirleme konusunda bile bir yetkisinin olmadığını düşündüğünü söyleyen Babuşcu “Etrafında dönen proje, Kılıçdaroğlu’nun da, aslında bizzat projenin kendisi olan Sarıgül tarafından da çok iradelerine bağlı bir proje olmadığını düşünüyorum. Kılıçdaroğlu’nun bu yetkisizlik içerisinde böyle hezeyanlarda bulunması belki kendi psikolojisi açısından makul görülebilir. Ama basit insani erdemler açısından, ahlaki değerler açısında baktığınızda bunun makul algılanabilecek hiçbir tarafı yoktur.” dedi. Kılıçdaroğlu’nun Başbakan Erdoğan’la ilgili sözlerine tepki gösteren Aziz Babuşcu “Dolmabahçe’de oturup kadınları dikizleme meselesini ifade eden Kılıçdaroğlu, kendisini CHP’nin başına getiren sürecin tam da dikizlemeye dayalı bir filme bağlı olması, bu dikizleme geleneğinin CHP içinde var olduğunun en somut örneğidir.” dedi. Sunucunun, “Bu çok ciddi bir iddia. Kaset olayının aslında CHP içinde tasarlanmış bir şey olduğunu ifade ediyorsunuz.” demesi üzerine de Babuşcu, “İster içinde, ister dışında Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başına gelmiş olması bu dikiz kültürüne dayalı bir senaryonun sonucundadır.” ifadelerini kullandı.BÜYÜK BİR ACZİYET VE ÇOK DÜŞÜK BİR SEVİYESiyasette hala dikiz kültürü etrafında polemik konusu yapmayı bir siyasi propaganda malzemesi olarak kullanmanın büyük bir acziyet, çok düşük bir seviye olduğunu belirten Babuşcu, ”Tekrar söylüyorum. Bunu söyleyen kişinin kendisi bizatihi dikiz kültürüne dayalı bir filmin sonucunda partinin başına gelmiştir.” dedi.KIÇIDAROĞLU CHP’NİN BAŞINA GELMİŞ EN KÖTÜ LİDERDİR!Gazeteci Mustafa Akyol’un attığı tweete de atıfta bulunan Babuşcu, “Akyol diyor ki: CHP Türkiye’nin başına gelmiş en kötü şeydir. Ben buna bir şey daha ilave ediyorum. CHP’nin başına gelmiş en kötü lider de Sayın Kılıçdaroğlu’nun kendisidir. Hakaret, küfür, itham, ötekileştiren bir üslup. Yani cumhur kendi seçtiği idarecileriyle asrın projesini hayata geçirirken, Marmaray açılışında başı açığı, kapalısı, yaşlısı, genci tam bir Türkiye resmi varken, Tandoğan meydanında bu sözleri söyleyen Kılıçdaroğlu; seçkin, elitist ve jakobenist bir anlayış içerisinde cumhuriyetçilik yapan sözüm ona kitleyi bu sözlerle tahrik ediyor ve toplumun farklı kesimleri arasında ötekileştirici bir dili kullanıyor. Bu büyük bir talihsizliktir.” CİHAN
Zaman
Son Dakika
31.10.2013
BabuşcuKılıçdaroğlunungenelbaşkanlığıdikizkültürününsonucudurBabuşcu Kılıçdaroğlunun genel başkanlığı dikiz kültürünün sonucudur
Kurtulmuş: BM artık dünyada savaşların neredeyse altyapısını oluşturmaktadır
Zaman
26.09.2013
17:42
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Birleşmiş Milletleri (BM), artık dünyada savaşların neredeyse altyapısını oluşturan bir kuruluş haline gelmekle eleştirdi.Numan Kurtulmuş, çeşitli temaslarda bulunmak Amasya’ya geldi. Belediye Başkanı Cafer Özdemir’i ziyaretinde konuşan Kurtulmuş, “Dünyanın en önemli kuruluşları arasında gelen Birleşmiş Milletler (BM) bu günkü yapısı ile, bu günkü anlayışı ile, bu günkü sahip olmuş olduğu sistemi ile dünyada barışı koruyan bir kuruluş olmaktan çoktan uzaklaşmıştır. Birleşmiş Milletler artık dünyada savaşların neredeyse altyapısını oluşturan bir kuruluş haline dönmüştür. Birleşmiş Milletler’deki 5 tane güvenlik konseyi üyesinden birisini arkasına alan, yani bir dayıya sahip olan dünya sisteminin içerisinde istediği her türlü melaneti işlemekte, istediği her türlü zulmü yapmakta, her türlü insan hakları ihlallerini yapmaktadır.” dedi.“ÇÖZÜM PAKETİ 30 EYLÜL’DE AÇIKLANACAK”Türkiye’nin önündeki en önemli mesele yeni Türkiye’nin inşası istikametinde atacağı adımları geciktirmeden gerçekleştirmesi olduğunu kaydeden Kurtulmuş, “Bunların en başında gelenlerden biriside çözüm sürecidir. Bildiğiniz gibi 28 yıldır Türkiye’de devam eden, yaklaşık 32 bin insanımızın ölmesine, 1,2 trilyon dolar Türkiye’nin parasının heba olmasına, şehirlerin yakılmasına vesile olan bir terör meselesi ile karşı karşıyaydık. İnşallah bunu çözmek için kararlı adımlarla devam ediyoruz. Yaz ayları boyunca bir heyetle çalıştığımız çözüm paketini inşallah 30 Eylül’de Sayın Başbakanımız bütün kamuoyu ile paylaşacaktır. Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki bu çözüm paketi ile ilgili olarak Türkiye’de makul çoğunluğun, hangi mezhepten, hangi meşrepten hangi etnik kökenden olursa olsun makul çoğunluğun ‘Evet bu oldu, Türkiye’nin birliğini beraberliğini, demokratikleşmesini sağlayacak önemli bir adımdır’ diyerek kabul edebileceği tatmin olabileceği bir paket ortaya çıkacak. Tabi ki bu paket bir son değildir, bu paket Türkiye’nin demokratikleşme sürecinde atacağı önemli adımlardan birisidir. İnşallah bu daha ileri adımlar takip edecektir.” diye konuştu.“İŞ ÜLKELER ARASINDA BİLEK GÜREŞİNE DÖNÜŞMÜŞTÜR”Suriye ve Mısırda yaşanan gelişmelerde Türkiyenin takındığı tavrın önemine işaret eden Kurtulmuş, şöyle devam etti: Türkiyenin özellikle bölgesel gelişmeler karşısında takındığı tavrın ne kadar önemli olduğu, ne kadar tarihi öneme sahip olduğunu bir kere daha görüyoruz. Özellikle Suriye ve Mısırdaki gelişmelerde, Türkiye maalesef zaman zaman yalnız kalıyor ama şunu çok net görüyoruz ki bu her iki olay da bütün insanlık için bir imtihan vesilesi. Bütün diğer ülkeler, bütün siyasi görüşler için, farklı kanatlar için. Gerçekten ciddi bir sınavdan geçiliyor. Özellikle Suriyede 120 bin insan ölmüş. Bin 740 kişi atılan son kimyasal silahla öldürülmüş. 300 binin üstünde insan da kayıp. Bu insanların nerede olduklarını, ölü ya da sağ olduklarını bilmiyoruz. Ayrıca 6 milyona yakın Suriyelinin de göçmen vaziyetinde olduğunu biliyoruz. Bunların yaklaşık 200-300 bini Türkiyededir. Bu insanlar kendi ülkelerinde de göçmen vaziyetindedir. Yaşananlar büyük bir insanlık trajedisidir ve buna ortak insani değerler, erdemler çerçevesinde karşı çıkılması gerekmektedir. Bizim Türkiye olarak Suriyede hangi rejimin iş başına geleceği, Suriyede kimlerin iktidarda olacağıyla ilgili herhangi bir kanaatimiz, isteğimiz yok. Biz diyoruz ki, Suriye Suriyelilerindir. Suriye halkı nasıl bir yönetim oluşturmak istiyorsa bunu oluştursun. Bizim de komşu bir ülke olarak, 900 kilometreye yakın sınırı olan bir ülke olarak bu komşumuzun barış içinde, demokrasi içerisinde, özgürlük içerisinde yaşamasını isteriz. Maalesef gördüğünüz gibi iş ülkeler arasında bilek güreşine dönüşmüştür. İş, ülkelerin birbirlerine siyasi olarak çelme takma yarışına dönüşmüştür. Olan da Suriye halkına olmaktadır.“BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ARTIK NEREDEYSE SAVAŞLARIN ALTYAPISINI OLUŞTURMAKTADIR”Kurtulmuş, BMnin yapısı ile ilgili şunları söyledi: “Bugünkü dünya sistemi ikinci dünya dengelerinde kurulmuş olan dünya sistemidir. Silahların ucunda gerçekleşmiş olan dünya dengesidir. Dünyanın en önemli kuruluşları arasında gelen Birleşmiş Milletler (BM) bu günkü yapısı ile bu günkü anlayışı ile bu günkü sahip olmuş olduğu sistemi ile dünyada barışı koruyan bir kuruluş olmaktan çoktan uzaklaşmıştır. Birleşmiş Milletler artık dünyada savaşların neredeyse alt yapısını oluşturan bir kuruluş haline dönmüştür. Birleşmiş Milletler’deki 5 tane güvenlik konseyi üyesinden birisini arkasına alan, yani bir dayıya sahip olan dünya sisteminin içerisinde istediği her türlü melaneti işlemekte, istediği her türlü zulmü yapmakta, her türlü insan hakları ihlallerini yapmaktadır. Çünkü biliyor ki ne yaparsa yapsın arkasında kendisini koruyacak bir dayısı varsa Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde kendisine hiçbir şey olmayacaktır. Birleşmiş
Zaman
Son Dakika
26.09.2013
KurtulmuşBMartıkdünyadasavaşlarınneredeysealtyapısınıoluşturmaktadırKurtulmuş BM artık dünyada savaşların neredeyse altyapısını oluşturmaktadır
Aykırı Türk Dış Politikası
Zaman
30.08.2013
01:52
Türkiye’nin Suriye’ye yönelik NATO liderliğindeki kolektif askeri operasyona katılmaya hazırlandığının belli olduğu bu günler son on yılın Türk dış politikasını değerlendirmek için uygun bir zaman.Sorulması gereken temel sorular şunlar: Suriye’de müdahaleye başvurmak geçmiş ilkelerden bir kopuş mudur, yoksa bu ilkelerle tutarlı mıdır? Suriye’deki çatışmanın bu aşamasında diplomasiyi askeri bir girişimle değiştirmek sağduyulu ve faydalı bir hamle midir? Bu sorular Türkiye’nin AKP 2002’de hükümete geldiğinden beri bölgede ve dünyada ne yaptığını kapsamlı bir şekilde değerlendirmek için uygun bir zemin hazırlıyorlar. 2010’a kadar AKP hükümetinin dış politikasının mimarı olan Ahmet Davutoğlu, diplomasi dünyasında bir rock yıldızıydı. Batılı olmayan hiçbir dışişleri bakanı, son yıllarda bölge ve dünyada bu kadar iyi bir izlenim bırakmamıştı. Diplomasi dünyasının BM Güvenlik Konseyi’nin kalıcı üyelerinden birini temsil etmeyen bir devlet adamından bu kadar etkilenmesi çok sıra dışı bir olaydı. Davutoğlu, az görülen bir erdemler toplamına sahipti: kavramsal olarak berrak bir zihin, kültür, tarih ve uluslararası ilişkilere dair derin bir bilgi, aynı zamanda sosyal yetenekler ki üst düzey politikada bunlar siyaset pratiğinin ana araçlarıdır. Davutoğlu’nun Türkiye’nin bölgesel dış politikasına dair yaptığı ve çok takdir gören tanımlama da bu dönemde geldi: “Komşularla sıfır sorun” (KSS). Komşuları eski Osmanlı zaferlerini hatırlatan geniş bir vizyon içinde tanımlıyordu: Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Avrupa. Sahraaltı Afrika, Orta Asya, tüm İslam dünyası, Balkanlar, Kafkasya ve hatta Latin Amerika’ya doğru da genişletiyordu. Bu kozmopolit dünya görüşü çerçevesinde Davutoğlu’nun Hint tanrılarının kol sayısından daha fazla teli olan bu tekerleğin merkezine Ankara değil de İstanbul’u koyması bizi şaşırtmamalı. Dünya şehirlerini ziyaretlerinde Davutoğlu, birçok diplomatik açılım yaptı, çok sayıda arkadaş ve hayran kazandı, Türk iş dünyasının yeni pazarlara yelken açmasına yardım etti ve Recep Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül’ün kesintisiz desteğini aldı.Bu kadar yenilikçi bir yaklaşımın, özellikle de Türkiye’deki yönetici sınıfının nasıl keskin bir şekilde bölündüğü düşünüldüğünde, eleştiri çekmesi bekleniyordu. Davutoğlu’nun bazı ihtiyatlarla birlikte dış politikadaki temel yönelimi müdahale yanlısı olmayan “yaşa ve yaşat” ilkesi gibi gözüküyordu. Arkadaşlar arasına diktatör rejimler de kabul edilmişti. Bunlar arasında Suriye’de Esed, Libya’da Kaddafi de dâhildi. Bu deney işe yarıyor gibi gözüküyordu. Komşularla ilişkiler dostçaydı. İstanbul, bölgesel ve küresel çaptaki toplantılar için tercih edilen şehir olmuştu. Türkiye, BM Güvenlik Konseyi’ne yüksek bir oyla seçildi ve Washington bile genel olarak olumlu bakıyordu.Türkiye-Amerika ve Türkiye-İsrail ilişkilerinde bazı hayal kırıklıkları yaşandı. Davutoğlu’nun dışişleri bakanı olmasından birkaç yıl önce Türkiye, ABD’nin Irak’a saldırısını kendi topraklarından geçerek yapmasına izin vermedi. Daha da önemlisi, Ankara’nın İsrail-Suriye çatışmasının barışçıl çözümü, Hamas hükümeti ile İsrail arasındaki ilişkilerin normalleşmesini ve Filistinliler için adaleti destekleme çabaları sonucu İsrail ile ilişkilerde büyüyen ihtilaf vardı. Bu problemler, Erdoğan’ın 2008 sonunda Gazze’ye yapılan saldırı sonrası İsrail’i sertçe eleştirmesiyle daha da büyüdü. 2010’da Mavi Marmara adlı Türk gemisinin abluka altındaki Gazze’ye insanî yardım getirirken uluslararası sularda İsrailli komandoların saldırısına uğraması ve sekiz Türk bir de Türk-Amerikan vatandaşının öldürülmesiyle ilişkiler o zamana kadarki en kötü noktasına gelmiş oldu.Bu kadar tartışmalı olmasa da Türkiye’nin İran’la ilgili yürüttüğü iyi diplomatik ilişkiler de konu oldu. Mayıs 2010’da Türkiye, diğer bir yükselen jeopolitik güç olan Brezilya’yla birlikte İran’ın nükleer programı sorununu zenginleştirilmiş uranyumun yabancı güçlerin denetiminde saklanması anlaşmasıyla çözmeye çalıştı. Böyle bir diplomatik atakta bulundu. İran’la ilişkilerde yumuşak diplomasiye vurgu yapan Türkiye’ye hem Tel Aviv hem de Washington sinirlendi. Zira iki ülke de tehdit diplomasisi uyguluyorlar ve askerî taraflarını göstermekte ısrar ediyorlardı. Özellikle Türkiye’de diplomasinin eski ilkelerinin değiştirilmesinden endişelenen bazı kesimlerden gelen başka eleştiriler de oldu. Bu eski ilkeler yetkilerini Türkiye’nin modern kurucusu Kemal Atatürk’e dayandıran bir seri cumhuriyetçi laik ve askerî liderin uzun zaman içerisinde geliştirdiği ilkelerdi. Bu geleneksel Türkiye yaklaşımının merkezinde bölgede ve dünyada ABD’nin pasif bir takipçisi
Zaman
Yorum
30.08.2013
AykırıTürkDışPolitikasıAykırı Türk Dış Politikası
Başkan Ergün den Miraç Kandili Mesajı
Haberler.com
04.06.2013
13:25
Manisa Belediye Başkanı Cengiz Ergün, Bu önemli günlerde çevremizle, yakınlarımızla olan bağlarımızı gözden geçirirken, doğruluğun, dürüstlüğün, paylaşımın, hak ve hukuka riayetin insani erdemler bağlamında ulaşılabilecek en üstün değerler...
Haberler.com
Son Dakika
04.06.2013
BaşkanErgündenMiraçKandiliMesajıBaşkan Ergün den Miraç Kandili Mesajı
Başkan Ergün’den Miraç Kandili Mesajı
Haber3
04.06.2013
13:11
Manisa Belediye Başkanı Cengiz Ergün, “Bu önemli günlerde çevremizle, yakınlarımızla olan bağlarımızı gözden geçirirken, doğruluğun, dürüstlüğün, paylaşımın, hak ve hukuka riayetin insani erdemler bağlamında ulaşılabilecek en üstün değerler olduğunu unutm
Haber3
Son Dakika
04.06.2013
BaşkanErgün’denMiraçKandiliMesajıBaşkan Ergün’den Miraç Kandili Mesajı
Kur’an eğitimi seferberliği
Türkiye Gazetesi
26.06.2012
11:46
GENÇLER KUR’ANDAN MAHRUM KALMAMALIBaşkan Görmez, dergideki yazısında, kalp, ruh ve zihinlerin, Kur’an’ın anlamlar dünyasından asla mahrum olmaması gerektiğine işaret ederek, “Zira o, aklımızı kalbimizle, ruhumuzu bedenimizle buluşturmuş ve bizi tevhide, iman etmeye davet etmiştir” dedi. Diyanet Aylık Dergi, yaz Kur’an kurslarının açılması sebebiyle Haziran sayısını Kur’an eğitimine ayırdı. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, dergi için kaleme aldığı başyazıda, yarınların teminatı olan çocukların din eğitimlerini en güzel şekilde almaları için ailelere büyük görevler düştüğünü kaydetti. Her yıl yaz Kur’an kurslarında çocuklara, Kur’an’ı okuma ve anlamını öğrenmenin yanı sıra temel dinî bilgiler, insanî ve ahlakî erdemler ve ...
Türkiye Gazetesi
Son Dakika
26.06.2012
Kur’aneğitimiseferberliğiKur’an eğitimi seferberliği
10:32 - Bugün Miraç Kandili
Takvim
16.06.2012
17:28
Hz. Muhammedin şahsında insanlığın önüne açılan sınırsız bir yükseliş ufku; varlığın özüne yolculuk anlamına gelen Miraç Kandili, bugün kutlanacak.

Ramazanın da içinde bulunduğu, Regaip, Miraç ve Berat kandilleriyle Kadir Gecesinin idrak edildiği üç aylar, 22 Mayıs Salı günü başladı.

Hz. Muhammedin Allahın huzuruna yükseldiği gece olarak kabul edilen Miraç Kandili, üç ayların ilki olan recep ayına denk geliyor.

İslam inancına göre, Hz. Muhammed, Miraç gecesi Cenab-ı Hakkın daveti üzerine Cebrailin rehberliğinde Mescid-i Haramdan Mescid-i Aksaya, oradan semaya, yüce alemlere ve ilahi huzura yükseldi. Hz. Muhammed, yolculuğunda Burak adlı binekle seyahat etti.

NAMAZ FARZ OLDU

Beş vakit namaz bu gece farz kılındı, Allaha şirk koşmayanların cennete gireceği müjdesi de bu gecede verildi. Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı Nuri Ünal, Miraçın huzura açılan kapı olduğunu ifade etti.

Yarın idrak edilecek Miraç Kandili nedeniyle bir açıklama yapan Ünal, Miraçın iyi anlaşılması gerektiğine dikkat çekerek, İlahî rahmet ve lütuflarla dolu miraç gecesini anlayabilmek, anlatabilmek ve yaşayabilmek her Müslümanın görevi olmalıdır. Miraç, iyiliklere güzelliklere huzur ve saadete açılan sonsuz ve sınırsız bir yükseliştir dedi.

Topyekün insanlığın yükselişini düşünmeliyiz

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, bu gece idrak edilecek olan Miraç kandili dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Diyanet İşleri Başkanı Görmez, İsrâ ve Miraç, Sevgili Peygamberimizin insanlığı İslâma davet sürecinin en zor yıllarında bir gece Mescid-i Haramdan Mescid-i Aksâya, oradan da zaman ve mekânın sahibi Yüce Mevlanın sonsuz ayet ve kudretini müşahede etmek için semaya yaptığı, pek çok ilahî hikmet ve bereketi içinde barındıran manevî bir yolculuktur. dedi.

Miracın, beşerîlikten insanlığa yükseliş olduğunu ifade eden Başkan Görmez, miracı, fiziğin metafiziğe, bedenin ruha, ruhun sahibine, kulun Allaha yükselişidir. diye tanımladı.

Müslümanlar bu yükselişi tıpkı Resûl-i Ekrem (sas) gibi ancak Onun razı olacağı bir hayatı yaşayarak gerçekleştirirler. diyen Başkan Görmez, şöyle devam etti:
Miraç, sadık ve samimi bir iman, ibadet ve taat, ihlas ve takva, güzel huy ve ahlâk, hayır ve hasenat, hak ve hakikat, doğruluk ve dürüstlük, adalet ve sevgi, merhamet ve şefkat, dostluk ve kardeşlik, sabır ve sebat, fedakârlık ve cömertlik, yardımlaşma ve dayanışma gibi fazilet ve erdemler ile yükselmektir.

Miraç, insanın kendi kalbine ve iç dünyasına yapması gereken bir yolculuktur...

Miraç, göklere olduğu kadar, insanın kendi semasına yani kalbine ve iç dünyasına doğru da yapması gereken bir yolculuktur. Yeryüzünün iki manevi merkezinde, Mescid-i Haram ve Mescid-i Aksada Resûl-i Ekremle gerçekleşen bu mübarek yolculuk, bugün bizim için manevi merkez olan gönül dünyamızda da gerçekleşmelidir.
Her yıl gelen Miraçla önce inancımızı, sonra bağlılığımızı, samimiyetimizi, amellerimizi yenileriz. Riyaya, kibre, samimiyetsizliğe, ikiyüzlülüğe karşı dindarlığımızı gözden geçiririz. Aile bağlarımızı, anne ve babamızla, yavrularımızla ilişkilerimizi, komşularımızla olan bağlarımızı yenileriz.

MİRACIN İSLAM ALEMİNE ÜÇ HEDİYESİ

Miracın, İslamın gayesini sembolize eden üç hediyesi...

Peygamber Efendimiz (sas), miraçtan üç büyük hediye ile dönmüştür:

Birincisi gözümün nuru, müminlerin miracı dediği namaz; ikincisi Bakara suresinin son iki ayeti; üçüncüsü de istikametini imana çeviren herkesin, sonunda cennete gireceği müjdesidir. Bu üç hediye aslında, İslâmın gayesini sembolize etmektedir. Namaz ile günde beş kez Rabbinin huzurunda durarak bireysel yükselişini yakalayan mümin, Miraç müjdesi ayetlerle sorumluluğunun sınırlarını ve ufuklarını görür. Ayrıca Resuller arasında bir fark olmadığını, bir fark gözetilmediğini, tevhit elçilerinin ortak misyonunu evrensel ve ideal bir hedef olarak önüne koyar. Toplumsal barışın tarihsel kökeni bu ayetle âdeta abideleşir. Ve mümin, iman istikametinde olduğu sürece cenneti kazanacağını bilir. Böylece imanın evrenselliği, yüceliği, kuşatıcılığı, ebedîliği bir müjde olarak, bir hediye olarak sunulur.

Peygamberin miracından ilham alarak, bireyin, toplumun ve topyekûn bütün insanlığın yükselişi üzerinde yeniden düşünmek durumundayız

Sevgili Peygamberimizin miracından ilham alarak bireyin, toplumun ve topyekûn bütün insanlığın yükselişi üzerinde yeniden düşünmek durumundayız. Modern zamanlarda insanlığın içine düştüğü manevi sorunların üstesinden gelinmesinde, aşağıların aşağısına yuvarlanmış insanlığı Sevgili Peygamberimizin (sas) yüksek değerlere nasıl kavuşturduğunu bilmeye; getirdiği değerlerin insanlığın süflî bir hayattan ulvî bir hayata yükselişi için nasıl bir miraç vazifesi gördüğünü anlamaya ihtiyaç vardır.

Bu du

Takvim
Son Dakika
16.06.2012
1032-BugünMiraçKandili1032 - Bugün Miraç Kandili
Boğazda feribot arıza yaptı !
Haber3
26.04.2012
16:55
Çanakkale Boğazında yolcu ve araç taşımacılığı yapan “Erdemler-5” adlı feribot arıza yaptı.
Haber3
Son Dakika
26.04.2012
BoğazdaferibotarızayaptıBoğazda feribot arıza yaptı
Çanakkale Boğazı'nda feribot arıza yaptı
Haber Türk
26.04.2012
16:05
ÇanakkaleÇanakkale Boğazında yolcu ve araç taşımacılığı yapan “Erdemler-5” adlı feribot arıza yaptı
Haber Türk
Son Dakika
26.04.2012
ÇanakkaleBoğazındaferibotarızayaptıÇanakkale Boğazında feribot arıza yaptı
14:30 Çanakkale Boğazı'nda feribot arıza yaptı
Net Gazete
26.04.2012
14:42
Çanakkale Boğazında yolcu ve araç taşımacılığı yapan Erdemler-5 adlı feribot, henüz belirlenemeyen nedenle arızalandı. İskele yakınlıklarında kayalık bölgeye doğru sürüklenen feribotun yardımına Alınteri-18 adlı feribot gitti. Halatla güvenli bölgeye çekilen feribot, ardından demir attı. Güvenli bölgede demirde bekleyen feribotun arızasının giderilmesinin ardından, içindeki araç ve yolcuların tahliye edeceği öğrenildi.
Net Gazete
Son Dakika
26.04.2012
1430ÇanakkaleBoğazındaferibotarızayaptı1430 Çanakkale Boğazında feribot arıza yaptı
14:10 Çanakkale Boğazı'nda feribot arıza yaptı
Net Gazete
26.04.2012
14:22
Çanakkale Boğazında yolcu ve araç taşımacılığı yapan Erdemler-5 adlı feribot, henüz belirlenemeyen nedenle arızalandı. İskele yakınlıklarında kayalık bölgeye doğru sürüklenen feribotun yardımına Alınteri-18 adlı feribot gitti. Halatla güvenli bölgeye çekilen feribot, ardından demir attı. Güvenli bölgede demirde bekleyen feribotun arızasının giderilmesinin ardından, içindeki araç ve yolcuların tahliye edeceği öğrenildi.
Net Gazete
Son Dakika
26.04.2012
1410ÇanakkaleBoğazındaferibotarızayaptı1410 Çanakkale Boğazında feribot arıza yaptı
12:40 Çanakkale Boğazı'nda feribot arıza yaptı
Net Gazete
26.04.2012
12:50
Çanakkale Boğazında yolcu ve araç taşımacılığı yapan Erdemler-5 adlı feribot, henüz belirlenemeyen nedenle arızalandı. İskele yakınlıklarında kayalık bölgeye doğru sürüklenen feribotun yardımına Alınteri-18 adlı feribot gitti. Halatla güvenli bölgeye çekilen feribot, ardından demir attı. Güvenli bölgede demirde bekleyen feribotun arızasının giderilmesinin ardından, içindeki araç ve yolcuların tahliye edeceği öğrenildi.
Net Gazete
Son Dakika
26.04.2012
1240ÇanakkaleBoğazındaferibotarızayaptı1240 Çanakkale Boğazında feribot arıza yaptı
Çanakkale Boğazı'nda feribot arıza yaptı
Haber7
26.04.2012
12:30
Çanakkale Boğazında yolcu ve araç taşımacılığı yapan Erdemler-5 adlı feribot arıza yaptı.
Haber7
Son Dakika
26.04.2012
ÇanakkaleBoğazındaferibotarızayaptıÇanakkale Boğazında feribot arıza yaptı
Kavram kargaşası
Milli Gazete
25.04.2012
21:19
Modern dünya ve çağdaş konforizm bizleri bambaşka insanlar haline soktu. Kendimize yabancılaştık, değerlerimize, özümüze yabancılaştık, bizi biz yapan değerlere yabancılaştık. Hayatımıza giren teknoloji, bu teknolojinin en acı uzantısı olan televizyon, tüm değerlerimizi törpüledi, maneviyatımızı, ahlakımızı, en güzel değerlerimizi mahvetti. Artık televizyondan beslenen, televizyonun vazettiği ahlaksızlık kurallarıyla hayatımıza şekil veren, biçim veren ve televizyon karakterlerinin önümüze koyduğu dünyanın kahramanlarının bizlere sunduğu rol modellere büründük. İnsanı insan yapan değerler bu rol model kahramanların ruhsuz, biçimsiz, karaktersiz karanlık dehlizlerinde yok oldu gitti. Kendisiyle röportaj yaptığım ayrılıkların şairi ve yüzlerce eseri bestelenmiş, bu besteleri yıllardır aynı hazla, aynı tadla dinlenen Ahmet Selçuk İlkan da, aynı dertten muzdarip. Sanatın ve sanattaki yozlaşmanın, kirlenmenin ne olduğu konusunu sorduğum Ahmet Selçuk İlkan, gerçekten altı çizilmesi gereken cevaplar verdi ve şunları söyledi: Açıkçası son yıllarda sanatta, sporda, siyasette, sanatın özünde maalesef bir kargaşa var. İçini boşalttığımız en özel duyguların, en özel kavramların yokluğuyla boğuşuyoruz. Örneğin, bir toplumun kalitesi insanın kalitesiyle doğru orantılıdır. Bir toplum sanatın kalitesiyle, sporun, siyasetin kalitesiyle ölçülür. En çok üzüldüğüm son yıllarda insanı insan yapan değerlerin içinin boşaltılmış olması. Bunlar, aşk, merhamet, vicdan, vefa, saygı... Bu gibi erdemli duyguların sadece adı kaldı, tadı kalmadı. Hem yazılı hem görsel medyanın dayattığı değerler, televizyonun içinde bulunduğu görsellik, programlar... Maalesef insanların en birinci okulu televizyon oldu. İnsanlar son dönemde televizyon ekranlarıyla haşır neşir. İnternette sanal dünyada yaşananlar ve yaşatılanlar. Farkında olmadan okullardaki eğitimin önüne geçti. Çocuklarımız bu izlediklerini bir çikolata tadında buldukları için farkında olmadan onlarla emzirildi. Ana sütü gibi tertemiz olması gereken hayatın, çikolata kadar tatlı ve bir o kadar da acı olduğunu geç fark ettik. Dolayısıyla yeni kuşak, sanattan, spordan, siyasetin gerçek özünden uzak olduğu kadar, aynı zamanda da bizi biz yapan, tırnak içinde bizi insan yapan  değerlerden de uzak kaldı. Gerçekten doğmakla insan olunmaz, adına insan demekle de olunmaz; insanın içinde vicdanın, vefanın olması gerekir. Bu gibi kavramların hepsinin içini boşaltarak bizi dizimatik oyuncusu yaptılar, robotlaştırarak hayata ve sokağa atıldıkİnsanın kendisine has özellikleri, duyguları, insanı tarif eden kavramlar vardır. Bugün televizyon ekranlarından bizlere sunulan dünyanın kahramanlarının hiç birisinde böyle erdemler yok. Kendi yalan dünyalarında, kendi yalan hayatlarını yaşayan, nerde sabah orda akşam, tuzu kuru, hayatla ilgili hiçbir kaygısı olmayan, gerçek hayatın fersah fersah uzağında tipler ve senaryolar.... devamı
Milli Gazete
Köşe Yazıları
25.04.2012
KavramkargaşasıKavram kargaşası
Kavram kargaşası
Milli Gazete
27.03.2012
19:57
Modern dünya ve çağdaş konforizm bizleri bambaşka insanlar haline soktu. Kendimize yabancılaştık, değerlerimize, özümüze yabancılaştık, bizi biz yapan değerlere yabancılaştık. Hayatımıza giren teknoloji, bu teknolojinin en acı uzantısı olan televizyon, tüm değerlerimizi törpüledi, maneviyatımızı, ahlakımızı, en güzel değerlerimizi mahvetti. Artık televizyondan beslenen, televizyonun vazettiği ahlaksızlık kurallarıyla hayatımıza şekil veren, biçim veren ve televizyon karakterlerinin önümüze koyduğu dünyanın kahramanlarının bizlere sunduğu rol modellere büründük. İnsanı insan yapan değerler bu rol model kahramanların ruhsuz, biçimsiz, karaktersiz karanlık dehlizlerinde yok oldu gitti. Kendisiyle röportaj yaptığım ayrılıkların şairi ve yüzlerce eseri bestelenmiş, bu besteleri yıllardır aynı hazla, aynı tadla dinlenen Ahmet Selçuk İlkan da, aynı dertten muzdarip. Sanatın ve sanattaki yozlaşmanın, kirlenmenin ne olduğu konusunu sorduğum Ahmet Selçuk İlkan, gerçekten altı çizilmesi gereken cevaplar verdi ve şunları söyledi: Açıkçası son yıllarda sanatta, sporda, siyasette, sanatın özünde maalesef bir kargaşa var. İçini boşalttığımız en özel duyguların, en özel kavramların yokluğuyla boğuşuyoruz. Örneğin, bir toplumun kalitesi insanın kalitesiyle doğru orantılıdır. Bir toplum sanatın kalitesiyle, sporun, siyasetin kalitesiyle ölçülür. En çok üzüldüğüm son yıllarda insanı insan yapan değerlerin içinin boşaltılmış olması. Bunlar, aşk, merhamet, vicdan, vefa, saygı... Bu gibi erdemli duyguların sadece adı kaldı, tadı kalmadı. Hem yazılı hem görsel medyanın dayattığı değerler, televizyonun içinde bulunduğu görsellik, programlar... Maalesef insanların en birinci okulu televizyon oldu. İnsanlar son dönemde televizyon ekranlarıyla haşır neşir. İnternette sanal dünyada yaşananlar ve yaşatılanlar. Farkında olmadan okullardaki eğitimin önüne geçti. Çocuklarımız bu izlediklerini bir çikolata tadında buldukları için farkında olmadan onlarla emzirildi. Ana sütü gibi tertemiz olması gereken hayatın, çikolata kadar tatlı ve bir o kadar da acı olduğunu geç fark ettik. Dolayısıyla yeni kuşak, sanattan, spordan, siyasetin gerçek özünden uzak olduğu kadar, aynı zamanda da bizi biz yapan, tırnak içinde bizi insan yapan  değerlerden de uzak kaldı. Gerçekten doğmakla insan olunmaz, adına insan demekle de olunmaz; insanın içinde vicdanın, vefanın olması gerekir. Bu gibi kavramların hepsinin içini boşaltarak bizi dizimatik oyuncusu yaptılar, robotlaştırarak hayata ve sokağa atıldıkİnsanın kendisine has özellikleri, duyguları, insanı tarif eden kavramlar vardır. Bugün televizyon ekranlarından bizlere sunulan dünyanın kahramanlarının hiç birisinde böyle erdemler yok. Kendi yalan dünyalarında, kendi yalan hayatlarını yaşayan, nerde sabah orda akşam, tuzu kuru, hayatla ilgili hiçbir kaygısı olmayan, gerçek hayatın fersah fersah uzağında tipler ve senaryolar.... devamı
Milli Gazete
Köşe Yazıları
27.03.2012
KavramkargaşasıKavram kargaşası
14:20 Yük gemisindeki yangın korkuttu
Net Gazete
19.03.2012
14:58
Bursanın Mudanya ilçesinde saat 12.00 sıralarında iskelede demirli, Erdemler Line adlı yük gemisinin mutfağında elektrik kontağından yangın çıktı. Alevlerin kısa sürede büyüdüğü yangına müdahale etmek için Bursa Büyükşehir İtfaiyesi alarma geçti. Olay yerine kısa sürede gelen 4 itfaiye aracı ve gemi personelinin müdahalesiyle yangın büyümeden söndürüldü.
Net Gazete
Son Dakika
19.03.2012
1420Yükgemisindekiyangınkorkuttu1420 Yük gemisindeki yangın korkuttu
Ro-Ro Gemisinde Korkutan Yangın
Haberler.com
19.03.2012
14:11
Bursanın Mudanya İlçesi iskelesinde Erdemler Linena ait Ro-Ro gemisinde yangın çıktı.
Haberler.com
Güncel
19.03.2012
Ro-RoGemisindeKorkutanYangınRo-Ro Gemisinde Korkutan Yangın
Mudanya daki Gemi Yangını Korkuttu
Haberler.com
19.03.2012
13:57
Bursanın Mudanya ilçesinde iskeleye demirli yük gemisinde saat 12.00 sıralarında çıkan yangın, çok sayıda itfaiye ekibinin müdahalesiyle kısa sürede söndürüldü.Erdemler Line adlı yük gemisinin mutfak bölümünde iddiaya göre elektrik kontağı...
Haberler.com
Güncel
19.03.2012
MudanyadakiGemiYangınıKorkuttuMudanya daki Gemi Yangını Korkuttu
Operasyon için 35 şehit gerekiyormuş meğer!
İnternet Haber
19.10.2011
11:50
Çakalın şereflisini, köpeğin onurlusunu, yılanın merhametlisini duyan oldu mu ki bugüne dek? Bu erdemler adına insan denen yüce varlıklarda olur..

Devamı İçin Tıklayınız...
İnternet Haber
Son Dakika
19.10.2011
Operasyoniçin35şehitgerekiyormuşmeğerOperasyon için 35 şehit gerekiyormuş meğer
Devlet Bakanı Çelik: Değişime direnenler kaybeder
Samanyolu Haber
24.03.2011
16:51


Devlet Bakanı Faruk Çelik, dünyanın hızla değiştiğini belirterek, bu değişime direnenlerin kaybettiğini söyledi. Çelik, İslam dünyası maalesef bu değişimi görememiş ve belki de görmezden gelmiştir. Bugün, Ortadoğu ve Kuzey Afrikada yaşananlar bu durumun en somut göstergesidir. dedi. Devlet Bakanı Faruk Çelik, Ankarada düzenlenen il müftüleri seminerine katıldı. Müslümanların tarih boyunca sevgi ve hoşgörünün temsilcisi olduğunu belirten Çelik, Avrupa Ortaçağ karanlığındayken İslam coğrafyasının fizik ve tıp gibi bilimlerde oldukça ileride olduğunu hatırlattı. Çelik, Peki ne olmuştur da İslam coğrafyası geri kalmıştır? Ne olmuştur da sevgiyi, kardeşliği, hoşgörüyü emreden bir dinin hüküm sürdüğü coğrafyalar savaş meydanına dönüşmüştür? Ne olmuştur da bilim ve teknik filizlendiği toprakları terk ederek başka yerlerde hayat bulmaya başlamıştır? diye sordu. Çelik, geleceğe emin adımlarla ilerlemek için bu soruların cevaplarının zaman kaybetmeden bulunması gerektiğini aktardı. Dünyanın hızla değiştiğine dikkat çeken Çelik, değişimin gerisinde kalmadan, değişime yön vermek adına toplumlar arasında kıyasıya bir rekabet yaşandığını ifade etti. Çelik, Çünkü, değişimin temel belirleyici olduğu bu çağda, değişime direnenler kaybetmektedir. İslam dünyası maalesef bu değişimi görememiş ve belki de görmezden gelmiştir. Bugün, Ortadoğu ve Kuzey Afrikada yaşananlar bu durumun en somut göstergesidir. diye konuştu. Bu ülkelerde yaşanan sosyal sarsıntılara dikkat çeken Çelik, Dini, bir şekilde sahip oldukları güç ve iktidarlarını korumak ve meşrulaştırmak için pervasızca istismar eden pek çok ülkede toplumsal inisiyatif devreye girmiş ve bu haksız kullanımı reddeden çıkışlarıyla yeni bir dönemi başlatmıştır. yorumunda bulundu. Dünyada yaşanan değişimin insanlığın karşılaştığı sorunları da çeşitlendirdiğini kaydeden Çelik sözlerini şöyle sürdürdü: Terör belası, ayrımcılık, ırkçılık, iklim değişiklikleri, çevre sorunları, alkol, uyuşturucu, internet ve televizyon bağımlılığı insanlığın karşılaştığı sorunlardan sadece bir kaçıdır. Yeni sorunlar ve sorular, yeni tedavi yöntemlerini ve yeni cevapları da gerekli kılmaktadır. Yüce Dinimizin bin 400 yıl önce getirdiği mesajlar, insanlığa tavsiye ettiği yüksek ahlak ve erdemler bugün içinde bulunduğumuz ve insanı yalnızlığa iten sorunlara da cevap üretmektedir. Materyalizmin pençesinde kıvranan insanlığın, ruhunu dinlendirebileceği güvenli limanlara ihtiyaç duyduğunu belirten Çelik, Bu liman, İslamın taşıdığı evrensel ve insani değerlerdir. İnsanlığı bu limana sağ salim ulaştırmak da, bizlerin, sizlerin görevidir. Bu da ancak güçlü bir motivasyonla sağlanabilir. temennisini dile getirdi. Çelik, din görevlilerinden dünyadaki değişimi ve insanlığın beklentilerini iyi görerek, iyi değerlendirmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Samanyolu Haber
Son Dakika
24.03.2011
DevletBakanıÇelikDeğişimedirenenlerkaybederDevlet Bakanı Çelik Değişime direnenler kaybeder
Başkent'te elektrik kesintisi
Samanyolu Haber
14.01.2011
10:26
Ankaranın Çankaya, Altındağ, Mamak, Polatlı ve Kazan ilçelerinde 16 Ocakta elektrik kesintisi uygulanacak.

Başkent Elektrik Dağıtım AŞden yapılan açıklamaya göre, 16 Ocakta Ankaranın bazı yerlerinde yapılacak programlı bakım, onarım, tesis ve arıza giderme çalışmaları nedeniyle elektrik kesintisi uygulanacak. 16 Ocakta elektrik alamayacak yerler ve saatleri şöyle: Çankaya ilçesine bağlı Şaşmaz 2488. Cadde, Volvo Servisi ve civarına trafo çalışması nedeniyle 09.00-14.00 saatlerinde elektrik alamayacak. Altındağ ilçesine bağlı Çamlık Mahallesi Bostancık Caddesi ve civarında yeni şebekelerin servise alınma çalışması nedeniyle 10.00-15.00 saatlerinde elektrik kesintisi uygulanacak. Mamak ilçesine bağlı Ekin Mahallesi, Bostancık Caddesi ve civarına yeni şebekelerin servise alınma çalışması nedeniyle 10.00-15.00 saatlerinde enerji kesintisi yapılacak. Polatlı ilçesine bağlı Cumhuriyet Mahallesi Turan Caddesinin bir kısmı, Öğretmenevi, Kredi Yurtlar Kurumu, Merkez Karakolu, İlçe Diyanet Müdürlüğü, Türk Telekom Polatlıya röle koordinasyon çalışması nedeniyle 08.30-09.30 saatlerinde, Şa-Ra Enerji İnşaat Ticaret ve Sanayi AŞ, Çiftçiler Yem Fabrikası, Eker, Mak.Tarım Ürünlerine röle koordinasyon çalışması nedeniyle 12.00-13.00 saatlerinde enerji verilemeyecek. Kazan ilçesine bağlı Saray Keresteciler Sitesinin bir kısmına 09.00-15.00 saatlerinde, Satıkadın Mahallesinin bir kısmına bakım onarım çalışması nedeniyle 09.00-11.00 saatlerinde, Bitik ve Kışla mahallelerine, Keresteciler Sanayi Sitesi, Gimat toplu işyerleri, Saraykent toplu işyerleri, Tai Akıncı Lojmanları, 4. Ana Jet Üs Komutanlığı, Roder Lojistik, Dorte, Rampa Gıda, Isımek, Özden Kimya, Kurtagiç, Öztaş, Isı Teknik, Tadaban, Nt Grup, Hidrosan, Çepaş, Özdemirsan, Doğanlar Çelik, Başaran, Totalgaz,Milangaz, İpragaz, Dempa, Yurt Çelik, Özgür Nakliyat, Modema, MND Gıda (Lokman), Yayla Bakliyat, Europower, Aras Kargo, Ankacam, Durukan Gıda, Alce, Dorce, Belediye Ova Fidanlığı,Ulaştırma Bakanlığı Ağırlık İstasyonu, Sıla Otel, Uda Makine, Seda İnşaat, Akpet Petrol, Erdemler Soğutma, Salih Orman Ürünleri, C.P.Standart Tavukçuluk, Panel Makine, Aren Grup, Özdağ Petrol, Yüksel İş Asansör, AÜ Veterinerlik Fakültesi, Nurol (Susuz Enh Beslemesi), Baz İstasyonları ve civarında bakım onarım çalışması nedeniyle 12.00-13.00 saatlerinde enerji kesintisi yapılacak. AA
Samanyolu Haber
Son Dakika
14.01.2011
BaşkentteelektrikkesintisiBaşkentte elektrik kesintisi
[Yorum - Nevzat Bayhan] Korku kültüründen erdemler kültürüne
Zaman
14.11.2010
02:08
Beylik korkularımız vardır; dipfrizlerde bekletilir ve herhangi bir konuda ılıman bir iklim hasıl olduğunda yerlerinden çıkartılıp, sıcaklık dengelenir(!).
Zaman
Yorum
14.11.2010
[Yorum-NevzatBayhan]Korkukültüründenerdemlerkültürüne[Yorum - Nevzat Bayhan] Korku kültüründen erdemler kültürüne
Başkentte elektrik kesintisi
Samanyolu Haber
07.10.2010
19:01
Ankaranın bazı ilçelerinde trafo, bakım ve yeni tesis çalışmaları nedeniyle elektrik kesintisi uygulanacak.

Başkent Elektrik Dağıtım A.Şden yapılan açıklamaya göre, Sincanda Dökümcüler Sanayi Sitesi Artem Döküm 1. ve 2. Sokaklar, ile 6. Sokağın bir kısmına 09:00-17:00 saatleri arasında enerji verilemeyecektir. Beypazarında İnözü çay bahçeleri ve civarında 09:00-12:00 saatleri arasında elektrik verilemeyecek. Kazanda Saray, Dağyaka, Bitik, Kışla Mahalleleri, Keresteciler Sanayi Sitesi, Gimat toplu işyerleri, Saraykent toplu işyerleri, Tai Akıncı Lojmanları, 4. Ana Jet Üs Komutanlığı, Roder Lojistik, Suyap, Sentez, Orpet, Öntur, İrfam, Temson, Prefi, Özaltın, Koska, Prokon, Rutmak, Metag,Oksan, Isımek, Özden Kimya, Kurtagiç, Öztaş Isı, Teknik, Nt Grup, Hidrosan, Polsaş, Çepaş, Crazypark, Arlight, Saray Kimya, Kam Beton, Altınordu,Karbogaz, Lider Plastik, Dilmen Sofi, Hasçelik, Özdemirsan, Ada İnşaat, Köşk Yemek, Galen Grup, Yanmaz Proje, Doğanlar Çelik, Mng Kargo, Yurtiçi Kargo, Ece Galvaniz, Habaş, Başaran, Totalgaz, Milangaz, İpragaz, Dempa, Yurt Çelik, Şark Kimya, Özgür Nakliyat, Set Çimento, Bozankaya, Modema, Öz İnşaat, Gürbüz İskele, Özsan Treyler, Çekosan, Lider Plastik, Mnd Gıda (Lokman), Örümcek İskele, Horoz Lojistik, Serkan Petrol, Yayla Bakliyat,Europower, Ener Holding, Aras Kargo, Ankacam, Turkuaz Petrol, Yunterm Mühendislik, Çim Mühendislik, Anadolu Akaryakıt, Maraşhan Lojistik, Cepa Celepcioğlu, Durukan Gıda, Alce, Dorce, Tadaban, Bersa Makine, Belediye Ova Fidanlığı, Ulaştırma Bakanlığı Ağırlık İstasyonu, Sıla Otel, Uda Makine,Seda İnşaat, Akpet Petrol, Erdemler Soğutma, Salih Orman Ürünleri, C.P.Standart Tavukçuluk, Panel Makine, Aren Grup, Özdağ Petrol, Yüksel İş Asansör, Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi, Nurol, baz istasyonları ve civarı 09:00-17:00 saatleri arasında elektrik alamayacak. Akyurtta Büğdüz Mahallesi, Yeşildoğa Yapı Kooperatifi, Evren Yapı Kooperatifi, Örnekkent, Yeşildoğa su kuyuları, Oscar Makine ve civarına 09:00-16:00 saatleri arasında enerji verilemeyecek. AA
Samanyolu Haber
Son Dakika
07.10.2010
BaşkentteelektrikkesintisiBaşkentte elektrik kesintisi
Yaz Kur’an kursları
Milli Gazete
06.09.2010
18:55
Geçen gün Kocatepe Camiinde teravih kılarken içim yandı. Yanıma düşen on altı, on yedi yaşlarında bir kişinin namaz kılışı idi içimi yakan. Namaza başlarken sol elini sağ elinin üstüne koydu ve her rekatta sol eli sağ elinin üstünde idi. Rükuya eğilmeden secdeye varıyor ve her kalkışında da pantolonunu çekiyordu. İçinde iman vardı ve Ramazanın coşkusunu yaşamak istemişti. Ama ilkokulda ve orta öğretimde öğrenmesi gereken namaz kılmayı, okullarda tatbikat yasak olduğundan, din dersleri ÖSSde çıkan soru ile kıyaslandığından ve dahi din kültürü ve ahlak bilgisi program olarak eğitimi içermemesinden; şu yaşa kadar bu genç namaz kılmayı öğrenememişti. Çocuğun sol elini sağ elinin üstünde görünce; bu genç gibi namaz kılmayı bilmediği kamera ve fotoğraf makinesi ile tespit edilen Turgut Özalın maliye bakanı Kaya Erdemi hatırladım. Bir cenaze namazında -resmi bir ziyaret için gidilen Arabistan gezisinde Özalın yanında götürdüğü için Umrede de olabilir-  böyle yakalanmıştı Kaya Erdem. Evet, yeni Kaya Erdemler yetişiyor din kültürü konusunda. Belediye Başkanı hakkında Onun, yukarıdaki ile arası iyi diyen yeni Nurettin Sözenler yetişiyor. Teslis yerine testis inancı diyen bilim adamları çoğalıyor. Neden? Çünkü para, ekonomi, referandum, parti pırtı derken dini eğitim gözden çıkarıldı. Bu, yaklaşık 13 yıldan beri böyle. Son yıllarda kerhen bulunan çözüm Yaz Kuran kursları oldu. İlköğretim okullarının birinci döneminden (5.sınıf)  mezun olan öğrenciler için düzenlenen Yaz Kuran kursları mekan olarak camide, öğretmen olarak da cami görevlileri tarafından icra ediliyor. Önceleri cami görevlisi imam-hatip ve müezzin-kayyımlar tarafından ücretsiz olarak görülen bu hizmette görev alan kişilere Milli Eğitim Bakanlığının öğretmenlere uyguladığı ek ders sistemine göre ücret ödeniyor. Buraya kadar iyi gibi görünen bu sisteme bir de yakından bakalım.... devamı
Milli Gazete
Köşe Yazıları
06.09.2010
YazKur’ankurslarıYaz Kur’an kursları
Regaib Gecesi (4)
Milli Gazete
20.06.2010
13:43
Bu sebeple, idrak etmekle şeref duyduğumuz bu gece, ALLAHa samimiyetle bağlanan kalplerin, açılan ellerin, yalvaran dillerin boş dönmeyeceği inancıyla; başta İslam aleminin aziz ve mansur olması, ülkemizin ve milletimizin birliği, dirliği, huzuru ve geleceği için; solan yüzlerin gülmesi, kaybolan ümitlerin tekrar gelmesi, sevgi, saygı, barış, hoşgörü ve kardeşliğin hakim olması, kötülük ve düşmanlıkların ortadan kalkması, fakirlik ve tembellikten kurtulunması, vatanımızın her köşesinden başarı ve kalkınma seslerinin yükselmesi, gönüllerimizin aydınlanması ve manevi huzurla dolması için, hepimiz yeniden düşünmeli, çalışmalı ve dua etmeliyiz. Bu gecenin bizlere sunduğu rahmet iklimini fırsat bilerek, Rabbimizle, yakınlarımızla ve çevremizle bağlarımızı gözden geçirmeli, bu vesileyle olgun dindarlığın iman-ibadet-ahlak bütünlüğünü sağlamaktan geçtiğini bir kez daha hatırlamalıyız. Doğruluk ve dürüstlüğün, paylaşmanın, hak ve hukuka riayetin, kutsala saygının insani erdemler adına ulaşılabilecek en üstün değerler olduğunu hissederek bu erdemleri hayat çizgimiz kılmalıyız. Bir ibadet bilinci içinde ülkemizin hem maddi hem manevi imarı için bütün gücümüzle çalışmalı, kalp kırmaktan kaçınmalı, elimizi ve gönlümüzü uzanabileceğimiz herkese açmalı, ihtiraslarımızı dizginleyip küçük menfaat çekişmelerinden uzak durmalı, kardeşlik hislerimizi güçlendirmeye, birlik ve beraberliğimizi korumaya çaba harcamalı, kısaca insani ve ahlaki meziyetlerin kendi dünyamızda ve toplum hayatımızda güçlenmesine gayret göstermeliyiz.... devamı
Milli Gazete
Köşe Yazıları
20.06.2010
RegaibGecesi(4) Regaib Gecesi (4)
Hamaset bataklığı...
Milli Gazete
16.06.2010
00:44
Bilgi temeline dayanarak varılmayan her kanı, her sonuç ve dolayısıyla da fikir, öyle ya da böyle yüzeyselliğe ve köksüzlüğe teşnedir. Herhangi bir fikri dillendirirken veya bir kanıya varırken, sahip olunan bilgiler ve bunların vasıtasıyla varılan çıkarımlar, sübjektif bir özellik de taşısa (yani bir bakıma taraf olma hali), varılacak sonuçlar çok fazla da kişiden kişiye değişmeyecektir. Belki ayrıntılarda farklılıklar olur, ancak bir konu hakkındaki temel düşünce çok fazla da farklılık göstermeyecektir. Genel geçer doğrular, şartlara ve kişilere göre değişiklik göstermez. Misal, insani erdemler kültürel farklılıklar olsa bile büyük oranda bellidir. Bilgi temeline dayanmayan yargılar, düşünceler veya kanılar ise, çokça duygusal öğelerden, sloganik unsurlardan ve kişisel yargılardan beslenir. Bireyin, o meseleyle ilgili sınırlı bilgi sahibi olması bile, o mesele üzerine yorum yapmasını ve yargıya varmasını engelleyemiyorsa, ciddiye alınır tarafı olmayan bir düşünce örgüsü veya laf salatası çıkması da mukadder olur. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak şeklinde hayat bulan bu durum, kişisel tercihlerden tutun da zevk, beğeni gibi tamamıyla sübjektif ölçütlere göre şekillenecektir. Sonuçta da, bilginin olmadığı bir yerde aklı başında, mantıklı ve insaflı bir değerlendirme beklemek de, beyhude çabadan öte bir şey olmaz.... devamı
Milli Gazete
Köşe Yazıları
16.06.2010
HamasetbataklığıHamaset bataklığı
Sahabeye en güzel mektup
Samanyolu Haber
22.03.2010
07:49
En sevdikleri ve örnek aldıkları sahabeye mektup yazan çocukların eserlerinin değerlendirildiği En Sevdiğim Sahabe yarışmasının ödülleri törenle sahiplerini buldu.

Yarışmada ilk iki arasında yer alan yarışmacılar umre ziyareti kazandı. Prof. Dr. Mehmet Emin Ayın danışmanlığında Taha Kıvanç tarafından kaleme alınan 365 Günde Peygamberimin Arkadaşları isimli kitap, 2009 yılının eylül ayında yayınlandı. Ailelerin ve çocukların kitaba gösterdiği ilgi nedeniyle TİMAŞ tarafından En Sevdiğim Sahabe yarışması düzenlendi. Türkiyenin her yerinden binlerce çocuğun en sevdiği sahabeye yazdığı mektuplar Hekimoğlu İsmail, Prof. Dr. Mehmet Emin Ay, Prof. Dr. Mehmet Zeki Aydın, Senai Demirci, Sadık Yalsızuçanlar, Yasemin Yalçın Aktosun ve birçok önemli isim tarafından değerlendirildi. Yarışmanın birincisi olan ve Adıyamandan katılan 10 yaşındaki Muhammed Taha Can ve ikinci olan Diyarbakırdan gelen 10 yaşındaki Rumeysa Kaygusuz, umre seyahati ile ödüllendirildi. Ayrıca yarışmada dereceye giren 5 kişiye laptop, 5 kişiye masaüstü bilgisayar, 15 kişiye dijital fotoğraf makinesi, 50 kişiye 100 Temel Eser seti, 300 kişiye Erdemler seti ve 999 kişiye de sürpriz kitaplar hediye edildi. Hediyelerini alan çocuklar, örnek aldıkları sahabelere yazdıkları mektupları katılımcılara okudular. TİMAŞın sorumluluk yayıncılık anlayışı ile başlattığı proje, çocukları internet ve televizyon dünyasındaki hayali kahramanlardan uzaklaştırarak, sahabeleri kendilerine rol model olarak seçmelerini amaçlıyor. Mehmet Emin Ay, Peygamber Efendimizin (sav) Ashabım gökteki yıldızlar gibidir hadisini hatırlatarak, kitabın, sahabelerin dilinde, anlaşılır bir dille yazıldığına dikkat çekti. Model şahsiyetlerin çocukların eğitiminde önemli bir yer tuttuğunu belirten Ay, Sıradan bir çocuk düşünün Hz. Aliyi, Hz. Musapı, Hz. Haticeyi örnek alıyor. Bu insanlar bizler gibi yaşayan insanlar. Ama asırlar öncesinden bize mesaj veriyorlar. Kitabın ve yazılan mektupların çocukların gelişimine önemli katkı sağlayacağına inanıyorum. ifadelerini kullandı. (CİHAN)
Samanyolu Haber
Son Dakika
22.03.2010
SahabeyeengüzelmektupSahabeye en güzel mektup
Galatasaray'a sert tepki
Samanyolu Haber
02.02.2010
13:56
Kayserispor yönetimi, Galatasarayın Ali Turan için yaptığını iddia ettiği transfer teklifiyle ilgili, Transfer zamanının bitmesine bir saat kala, geçmişte yaptıkları teklifin bile altında teklif yapmak izah edilemez bir kabalıktır açıklamasını yaptı, rentaşına mesajlar gönderdi..

Kulübün internet sitesinden yapılan duyuruda, Galatasaray kulübünün, takım kaptanı Ali Turanı önce ayarttığı, sonra konuyu basına sızdırıp, medyadaki yandaşları ile Kayserispor üzerinde psikolojik kuşatma oluşturduğu öne sürüldü. Galatasarayın, son yıllarda transfer ettiği Türk oyuncuların tamamının kulübüyle problem yaşadığı iddia edilen duyuruda, şu görüşlere yer verildi: Transfer zamanının bitmesine bir saat kala, geçmişte yaptıkları teklifin bile altında teklif yapmak izah edilemez bir kabalıktır. Kulübümüzün borçlanma yeteneği büyük olmayabilir, ancak oluşturduğu ilkeleri ve duruşu adına parayı yok sayma, hatta kaybetme yeteneği yüksektir. Galatasaray kulübü, geçmişte de oyuncumuz Gökhan Ünalı bizden koparmak için hiçbir etik kurala uymayan davranış biçimi sergilemiş, o gün de cevabını almıştır. Futbolun çıkarları için Kulüpler Birliğinde aynı masa etrafında oturduğumuz Galatasaray kulübünün değerli başkanı sayın Adnan Polat bilmelidir ki, Kayserispor kulübü bugün duruşunu korumak adına maddi, manevi ve sportif bir bedel ödemek zorunda kalmış gibi görünebilir. Ancak, hiçbir kurala uymayan saldırgan anlayışın da bir gün bir bedel ödeyeceği, yaşayan dünyanın bir gerçeğidir. Galatasaray kulübünü yönetenler bu açıklamayı, koskoca Galatasaray camiasına karşı yapılmış olarak göstermeye çalışmasınlar. Bu açıklama, yüzyıllık kulübü erdemler ve ilkelerle büyütenlere karşı değildir. Bu açıklama, Galatasaray kulübünü bugün yönetenleredir.
Samanyolu Haber
Son Dakika
02.02.2010
GalatasarayaserttepkiGalatasaraya sert tepki
Galatasaray'a sert tepki
Samanyolu Haber
02.02.2010
13:56
Kayserispor yönetimi, Galatasarayın Ali Turan için yaptığını iddia ettiği transfer teklifiyle ilgili, Transfer zamanının bitmesine bir saat kala, geçmişte yaptıkları teklifin bile altında teklif yapmak izah edilemez bir kabalıktır açıklamasını yaptı, rentaşına mesajlar gönderdi.

Kulübün internet sitesinden yapılan duyuruda, Galatasaray kulübünün, takım kaptanı Ali Turanı önce ayarttığı, sonra konuyu basına sızdırıp, medyadaki yandaşları ile Kayserispor üzerinde psikolojik kuşatma oluşturduğu öne sürüldü. Galatasarayın, son yıllarda transfer ettiği Türk oyuncuların tamamının kulübüyle problem yaşadığı iddia edilen duyuruda, şu görüşlere yer verildi: Transfer zamanının bitmesine bir saat kala, geçmişte yaptıkları teklifin bile altında teklif yapmak izah edilemez bir kabalıktır. Kulübümüzün borçlanma yeteneği büyük olmayabilir, ancak oluşturduğu ilkeleri ve duruşu adına parayı yok sayma, hatta kaybetme yeteneği yüksektir. Galatasaray kulübü, geçmişte de oyuncumuz Gökhan Ünalı bizden koparmak için hiçbir etik kurala uymayan davranış biçimi sergilemiş, o gün de cevabını almıştır. Futbolun çıkarları için Kulüpler Birliğinde aynı masa etrafında oturduğumuz Galatasaray kulübünün değerli başkanı sayın Adnan Polat bilmelidir ki, Kayserispor kulübü bugün duruşunu korumak adına maddi, manevi ve sportif bir bedel ödemek zorunda kalmış gibi görünebilir. Ancak, hiçbir kurala uymayan saldırgan anlayışın da bir gün bir bedel ödeyeceği, yaşayan dünyanın bir gerçeğidir. Galatasaray kulübünü yönetenler bu açıklamayı, koskoca Galatasaray camiasına karşı yapılmış olarak göstermeye çalışmasınlar. Bu açıklama, yüzyıllık kulübü erdemler ve ilkelerle büyütenlere karşı değildir. Bu açıklama, Galatasaray kulübünü bugün yönetenleredir.
Samanyolu Haber
Son Dakika
02.02.2010
GalatasarayaserttepkiGalatasaraya sert tepki
Başkentte elektrik kesintisi
Samanyolu Haber
24.12.2009
19:56
Dağıtım şebekelerinde planlanan yıllık periyodik işletme, hat bakım onarım ve tesis çalışmaları nedeniyle 26-27 Aralık tarihlerinde Ankaranın bazı yerlerinde elektrik kesintisi uygulanacak.

Başkent Elektrik Dağıtım A.Şden yapılan açıklamaya göre, 26 Aralık Cumartesi, Çankayada TCDD Behiçbey, Yibitaş Beton Santrali, Kara Havacılık Okulu, Güvercinlik Belediye Asfalt Şantiyesi ve Set Betona, 09.00-15.00 saatleri arasında elektrik verilemeyecek. 27 Aralık Pazar günü Çankayada, Yakubabdal Mahallesi Plastik Fabrikası, Kayak Merkezi civarı 10.00-15.00 saatleri arasında, Gazi Mustafa Kemal Bulvarı İzmir 1. Cadde, Menekşe Sokak ve civarı, 09.00-14.00 saatleri arasında; Balada, Büyükboyalık, Küçükboyalık, Üçem, Çatalçeşme, Bağyaka, Küçükbayat, Keklicek, Sırapınar, Bahçekaradalak, Çatalören, Yeniyapanşeyhli, Kesikköprü, Erdemler, Aşağıhacıbekir, Yukarıhacıbekir, Eğribasan, Sarıhöyük, Tatarhöyük, Suyugüzel köyleri ile Suyugüzel ve Karaburun çiftlikleri, 09.00-14.00 saatleri arasında; Kazanda, Atatürk Mahallesinin bir kısmı, 09.00-12.00, 12.00-16.00 saatleri arasında, Alpagut, Ahi, Yayalar, Peçenek, Sancar, Ucarı, İçören, Günbaşı mahalleleri, İnceğiz, Yakupderviş, Kılıçlar köyleri, Erişsan Kum Ocakları, Ucarı Kum Ocağı, Ok Tavuk, belediye su pompaları, Günbaşı ve İçören su pompaları, belediye su arıtma tesisleri, Köy Hizmetleri Asfalt Şantiyesi, Kayı Mahallesinin bir kısmı, İştaş, Özka Yem, Tadyd Hayvancılık, Yılmazlar Çiftliği ve civar yerler, 09.00-14.00 saatleri arasında elektrik alamayacak.
Samanyolu Haber
Son Dakika
24.12.2009
BaşkentteelektrikkesintisiBaşkentte elektrik kesintisi
Başkentte elektrik kesintisi
Samanyolu Haber
19.11.2009
19:39
Yıllık periyodik işletme, bakım ve onarım çalışmaları nedeniyle 22 Kasımda Ankaranın Çankaya ve Kazan ilçelerinin bazı yerlerinde elektrik kesintisi uygulanacak.

Başkent Elektrik Dağıtım AŞden yapılan yazılı açıklamaya göre, Çankayada 09.00-14.00 saatleri arasında, Beştepeler Mahallesi Mertler Sokak, Misket Sokak, Alparslan Türkeş Bulvarının bir kısmı, Cinnah Caddesi, Kuloğlu Sokak, Ahenk Sokak civarı, Cevizlidere Caddesi, İlk Adım Sitesi civarı, 17. Cadde ve civarı elektrik alamayacak. Bilkent Su Motorları, TSK Rehabilitasyon Gazi Uyum Merkezi Eskişehir Yolu, Köy Hizmetleri Isı Santrali, Ankaray Şantiyesi ve civarında 09.00-12.00 saatleri arasında eletrik kesintisi uygulanacak. Kazanda 09.00-14.00 saatleri arasında Suyap, Sentez, Orpet, Öntur, İrfam, Temson, Prefi, Özaltın, Koska, Prokon, Rutmak, Metag, Oksan, Isımek, Özden, Kimya, Kurtagiç, Öztaş, Isı Teknik, NT Grup, Hidrosan, Polsaş, Çepaş, Panel Makine, Yurtem Mühendislik, Crazypark, Çekosan, Habaş, Kam Beton, Altınordu, Karbogaz, Lider plastik, Dilmen Sofi, Hasçelik, Özdemirsan, Ada İnşaat, Köşk yemek, Galen Grup, Yanmaz Proje, Doğanlar Çelik, Mng Kargo, Yurtiçi Kargo, Ece Galvaniz, Başaran, Totalgaz, Milangaz, İpragaz, Dempa, Erdemler Soğutma, Yurt İnşaat, Saray Kimya, Özgür Nakliyat, Tai Lojmanları, Akpet Petrol, Seda Makine, Modema, Öz İnşaat, Gürbüz İskele, Sentez Makine, Özsan Treyler, Lider Plastik, Mnd Gıda (Lokman), Örümcek İskele, Horoz Lojistik, Pelka İmalat, Serkan Petrol, Yayla Bakliyat, Europower, Ener Holding, Aras Kargo, Ankacam, Turkuaz Petrol, Yunterm Mühendislik, Çim Mühendislik, Anadolu Akaryakıt, Maraşhan Lojistik, Cepa Celepcioğlu, Gimat Toplu İşyerleri, Saraykent Toplu İşyerleri, Durukan Gıda, Mikron Makine, Ankkara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Sulama Trafosu, Bitik Mahallesi, Kışla Mahallesi, Dağyaka Mahallesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi Ova Fidanlığı, Ulaştırma Bakanlığı Ağırlık İstasyonu, Sıla Otel, Uda Makine, Alce-Dorce, Arlight, Salih Orman Ürünleri, C.P. Standart Tavukçuluk, Kibaroğlu İnşaat, M.Emin Oğuzalp, Burhan Türksever, Aren Grup, Özdağ Petrol, Metin Tamer, Dursun Lale, Mustafa Yanık ve ortakları, Mehmet Duygulu, Hicabi Bitik, Yüksel İş Asansör, Keresteciler Sitesi, Roder Lojistik, Mahmut Ekinci ve civarı,Sığırlıhacı, Eğriekin, Yukarı Obruk, Aşağı Obruk, Yiğitli, Yılmazköy, Yakuphasan, Karataş, Kavaklı, Özlüce, Sülüklü, Karaağaç, Ovacık, Aşağı Obruk telefon vericileri, Üçyılmaz Kum Ocağı, Yiğitli kum ocakları, Ovacık telefon vericisi ve Kavşakkaya Barajı elektrik alamayacak.
Samanyolu Haber
Son Dakika
19.11.2009
BaşkentteelektrikkesintisiBaşkentte elektrik kesintisi
BUGÜN REGAİP KANDİLİ
Samanyolu Haber
25.06.2009
07:40
İslam âleminin heyecanla beklediği rahmet ikliminin kapıları Recep ayıyla birlikte açıldı.

Mübarek üç aylar, bu akşam idrak edilecek Regaip Kandili ile taçlanacak. Af ve merhametin müjdecisi Regaip Kandili bizlere, hayatın sonsuzluk okyanusunda buluşmak üzere akıp gittiğini, geride sadece Allahın rızasına uygun iyi amellerin kalacağını bir kez daha hatırlatacak. Kandilin, sonu gelmez heveslerden uzaklaşarak öze dönmeyi sağlayan bir fırsat olduğunu belirten Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, bu gece Cenab-ı Hakka yürekten yönelerek Ondan af dilemek, günahları bir daha işlememek için kararlı bir duruş sergilemek gerektiğini söyledi. Kandil münasebetiyle yayınladığı mesajda inananların kutsal gecesini tebrik eden Bardakoğlu, bilim ve teknolojinin baş döndürücü bir hızla ilerlediği dünyada toplum hayatını, barış ve kardeşliği tehdit eden pek çok olumsuzluklar yaşandığını ifade etti. Bu etkilerden uzak kalmak için insanın kendisi, çevresi ve Yüce Yaratan ile sağlıklı ilişkiler kurmasını sağlayacak İslami bilince ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Bu gecenin sunduğu rahmet ikliminin fırsat bilinmesi gerektiğini dile getiren Diyanet Reisi, Allahla, yakınlarla ve çevreyle bağların gözden geçirilmesini istedi. Olgun dindarlığın, iman-ibadet-ahlak bütünlüğünü sağlamaktan geçtiğini hatırlattı. Dürüstlük ve paylaşmanın, hak ve hukuka riayetin, insani erdemler adına ulaşılabilecek en üstün değerler olduğunun altını çizen Bardakoğlu, mesajına şöyle devam etti: İbadet bilinci içinde ülkemizin hem maddi hem manevi imarı için çalışmalı, kalp kırmaktan kaçınmalıyız. Elimizi ve gönlümüzü uzanabileceğimiz herkese açmalı, ihtiraslarımızı dizginleyip küçük menfaat çekişmelerinden uzak durmalıyız. Kardeşlik hislerimizi güçlendirmeye, birlik ve beraberliğimizi korumaya çaba harcamalıyız.
Samanyolu Haber
Son Dakika
25.06.2009
BUGÜNREGAİPKANDİLİBUGÜN REGAİP KANDİLİ
Başkentte elektrik kesintisi
Samanyolu Haber
05.06.2009
23:08
Yıllık periyodik işletme, hat bakım, onarım ve tesis çalışmaları nedeniyle Ankaranın bazı yerlerinde 8-10 Haziranda elektrik kesintisi uygulanacak.

Başkent Elektrik Dağıtım A.Şden yapılan yazılı açıklamaya göre, 8 Haziran Pazartesi Mamaka bağlı Hüseyin Gazi Mahallesi, 2. Cadde Pastacılık Okulu, Abdülhakhamit Caddesinin bir kısmı, 4-5-6-14 sokaklar ve civarı, Ekin ve Başak mahalleleriyle civarı; Altındağa bağlı Beşikkaya, Karapürçek, Çamlık mahalleleri, Keçiörene bağlı Kamil Ocak Mahallesi Devrek, Emet ve Erenler sokakları, Divrik Caddesi, Ulaş, Yasin, Yücel, Devranlar sokaklar ve civarında 10.00-15.00;

Kazana bağlı Akçaören Köyü ile Suyap, Yanmaz, Posaş, Metan, Rutmak, Habaş, Öztaş İnşaat, Öz İnşaat, Altınordu, Karboğaz, Koçyiğit, Kurtagiç, Aygersan, Gelişim, Güçlü İnşaat, Bildirici, Katılım AŞ, Isı Teknik, NT Grup, Hidrosan, Özden Kimya, Sefa Kimya, Isımek, Başaran, Totalgaz, Milangaz, İpragaz, Dempa, Isı Teknik, MND Gıda, Ece Galvaniz, Galen Grup, Kam Beton, Lider plastik, Gürbüz İskele, Sentez Makina, Prefi Prefabrik, Dilmen Sofi, Horoz Lojistik, Pelka İmalat, Özgün Gıda, Levent Oyuncak, Öz-Ar Gümrük, Set Çimento, Bozankaya Oto, Aydoğanlar, Serkan Petrol, Yıldız Makina, Yayla Bakliyat, Europover, Aras Kargo, Anka, Cam, Sıla Otel, Uda Makina, Alce, Dorce, Arligt, Modema, Çepaş, Cepa Celebcioğlu, Bostans, Yurtiçi Kargo, Maraşhan Lojistik, Köşk Yemek, Doğanlar Çelik, Çim Mühendislik, Anadolu Petrol, Turkuaz Petrol, Örümcek İskele, Ener Holding, Panel Makina, Erdemler Soğutma, Veteriner Fakültesi, Keresteciler Sitesi, Gimat Toplu İşyerleri, Yünterm Mühendislik, Yurt İnşaat, Yükseliş Asansör, Özgür Nakliyat, Durukan Gıda, Akhan Profil, Roder Lojistik, TAİ Lojmanları, Saray, Bitik, Kışla, Dağyaka mahalleleri, Baz İstasyonları ve civarına 09.00-14.00;
Satı Kadın Mahallesinin bir kısmına 11.00-13.00 saatleri arasında elektrik verilemeyecek.

9 Haziran Salı günü Altındağda Yeşilyurt Mahallesi ve ASKİ su motorları 10.00-15.00;

Keçiörende Kuşcağız Mahallesi, Tarhanlar, 19 Mayıs ve Aşık Veysel caddeleri ile Taşlı, 18. ve 22. sokaklarla civarı 09.00-12.30;
Yenimahallede Batıkent, Gama Sitesi, Harb-İş 28 Sitesi, 221. Sokak ve civarı 13.30-17.00;

Kazanda Örencik Bağları 09.00-14.00 saatleri arasında elektrik alamayacak.

10 Haziran Çarşamba günü Keçiören ilçesine bağlı Kanuni Mahallesi, Bağlum Caddesi, 17, 18 ve 19, sokaklarla civarında 09.00-12.30;

Kazana bağlı örencik bağlarında 09.00-14.00 saatleri arasında elektrik kesintisi uygulanacak.
Samanyolu Haber
Son Dakika
05.06.2009
BaşkentteelektrikkesintisiBaşkentte elektrik kesintisi
Başkent'te elektrik kesintisi
Samanyolu Haber
30.04.2009
21:55
Bakım çalışmaları nedeniyle bazı semtlerde elektrik kesintisi uygulanacak

Dağıtım şebekelerinde önceden planlanan yıllık periyodik işletme, bakım, onarım ve tesis çalışmaları nedeniyle Ankaranın bazı yerlerinde 3-4-5 ve 6 Mayıs tarihlerinde elektrik kesintisi yapılacak.

Başkent Elektrik Dağıtım A.Şden yapılan yazılı açıklamaya göre, elektrik kesintisi uygulanacak yerler, gün ve saatleri şöyle:

3 Mayıs Pazar günü;

Çankayada Abay Kumanbay Caddesi 36 numara ve civarı, Büklüm Sokak 102 numara ve civarı 09.00-13.00, Gazi Mustafa Kemal Bulvarı 122 numara ve civarı, Ali Suavi Sokak ve civarı 09.00-14.00, Kazanda Ulaştırma Bakanlığı ağırlık ve boyut istasyonu, Panel Makine, Erdemler Soğutma, Kurtagiç, Veterinerlik Fakültesi, Milangaz, Nurol A.Ş, Dursun Lale, Bitik Mahallesi, Ova Fidanlığı, Bostans, Kibaroğlu İnşaat, MND Gıda, Özdağ Petrol, Cp Piliç ve civarları 12.00-14.00, Atatürk Mahallesinin bir bölümü 09.00-14.00, Nallıhanda Eymir, Zaimoğlu, Yeşilyurt, Atça köyleri, 10.00-15.00 saatleri arasında.

4 Mayıs Pazartesi günü;

Mamakta Ekin Mahallesi ve civarı 09.00-14.00, Gölbaşında TRT Emirler verici istasyonu, Cimşit, Emirler, Gölbek, Çeltek, Karacaören köyleri 09.00-18.00, Şereflikoçhisarda Sanayi ve Mustafacık mahallelerinin bir kısmı, Tatbikat Merkez Komutanlığının bir kısmı 09.00-14.00, Balada Sofular, Belçarsak, Yaylıöz, Derekışla, Hanburun, Yeniyapan, Çarsak, Gülbağ,Akviran Çarsak, Karahamzalı köyleri, Gölbek Aselsan Tesisleri 09.00-18.00, Haymanada Güzelcekale, Çalış, Durupınar köyleri 09.00-18.00, Beypazarında Oymaağaç, Dikmen köyleri 10.00-15.00 saatleri arasında.

5 Mayıs Salı günü;

Çankayada Cebeci Mahallesi Cemal Gürsel Caddesi tek numaralı binalar, Evren, Yeni Ankara, Eskin, Geçit sokaklar ve civarı 09.00-14.00, Keçiörende Pınarbaşı Mahallesi Gülbaba Caddesi ve civarı 09.00-12.30, Yenimahallede Varlık Mahallesi Akşemsettin Caddesi ve civarı 13.30-17.00, Beypazarında Oymaağaç, Dikmen köyleri 10.00-15.00 saatleri arasında.

6 Mayıs Çarşamba günü;

Yenimahallede Demetevler Vatan Caddesi, 1. Cadde ve civarı, 09.00-12.30, Çiğdemtepe Mahallesi 159, 162, 163. sokaklar, Selim Caddesi ve civarı 13.30-17.00 saatleri arasında.
Samanyolu Haber
Son Dakika
30.04.2009
BaşkentteelektrikkesintisiBaşkentte elektrik kesintisi
SAADET PARTİSİ'NİN İKİ UCU
Samanyolu Haber
01.03.2009
08:09
Harun gibi gelip, Karun gibi gitmeyeceğiz. çıkışıyla akıllarda yer etti, Saadet Partisinin yeni Genel Başkanı Numan Kurtulmuş Bey..

Acaba bu cümlenin anlamı ne? Ya da Numan Bey muhtemel manalardan hangisini kastediyor?

Deveyi iğne deliğinden geçirmek için ne uğraşıp duruyorsun! Maksadın, yolsuzluk, rüşvet, haksız kazanç edinme gibi şeyler olduğu açık... dediğinizi duyar gibi oluyorum.

Bence mesele o kadar basit değil. En azından o kadar basit olmamalı! Numan Bey yeni kurulmuş bir partinin değil, köklü bir geleneğin başına geçti. Söylenen sözler, atılan adımlar Milli Nizamdan, Milli Selametten ve Refahtan geçerek Saadete ulaşan iddialı bir yolda atılıyor.

Bugün iktidarda aynı geleneğin AK Parti sürgünü var ve gücünden bir şey kaybetmiş görünmüyor. Saadet geleneğinin Numan Beyle açılan yeni filizi AK Partiyi aşmak zorunda. Söylem, proje ve kadrolarından oluşacak yeni vizyonuyla seçmenin güvenini kazanmak mecburiyetinde. AK Partili bürokratların yanlışını göstermekle sınırlı çıkışlar Saadet Partisine yetmez. O yüzden Harun gibi gelip, Karun gibi gitmeyeceğiz. çıkışının derinlik ifade eden bir tarafı olmalı...

Partinin Erbakan Hocalı geleneği taklit ve taklitçilikten özellikle uzak durmak isterdi. Kimliğini ve o kimliğin inşası yolunda gelinen aşamaları bizzat kendisi isimlendirir; hatta bunu fetih ruhuyla, mehter marşları eşliğinde meydanlara indirirdi. Milli Nizam, Milli Görüş ve Adil Düzen gibi...

İşlemekte olan mevcut düzenin refah ve saadet veremeyeceğini iddia eden muhalefet partisi, iktidara geldiği zaman taahhütlerini icra ederek, iddialarını ispatlama yükümlülüğü altına girer. Erbakan Hoca bu fırsatı Refah-Yol hükümetinin başbakanı olarak yaşadı. Başbakan olarak yaşanan ilk tecrübe gösterdi ki, tezleriniz eğer bu zamanda yaşasaydı Atatürkü de cezp edecek kadar güzel, çıkışınız İstanbulun fethinden daha önemli ve ilk icraatlarınız bunları destekler mahiyette olsa bile yeterli değildir. Öncelikle saadet vaat etmediğine inandığınız çarkın ve onu işletenlerin koyacağı engelleri aşabilmek; aşarak size inanan halk kitlelerini arttırabilmek lazımdır. Aksi takdirde kayıp trilyon yaftasını boynunuzda bulup, hakkınızda mahkumiyet kararı çıkartmaktan hiç çekinmezler...

Saadet geleneğini iktidara taşıyan yüzde 22lik kamuoyu desteği AK Parti ile yüzde 47lere taşındı. Parti kapatma davaları dahil, çıkartılan engeller AK Parti zamanında aşılabildi. Yani çıtanın seviyesi bir hayli yükseldi.Bu durumda Numan Beyin akıllarda yer eden sözü, Kemal Kılıçdaroğlu taklitleriyle AK Partiyi, bürokratlarının açıklarından vurup, yıpratarak yüzde 47nin içinden bir parça oy koparma siyasetine indirgenemez.

Aksine, Milli Nizam ve Adil Düzen iddialarının yaşanır olmasına ve onu hayata geçiren insanların kalitesine bakan bir tarafı olmak zorundadır. Bir faili meçhul cinayete kurban giden İsveç Başbakanı Olof Palme gibi devleti yönettiği halde insanların içinde sıradan birisi olarak yaşayabilmek, Lech Valesa gibi işçilikten gelip, devleti yönettikten sonra yine tezgâhının başına dönebilmek türünden erdemler Saadet geleneğinin beslendiği temel kaynaklarda fazlasıyla mevcuttur.Numan Beyin kastettiği de bu türden şeyler olmalıdır. Devlet idaresi vasıtasıyla millete hizmet etmeyi mümkünse geçim vesilesi bile yapmayacak kadar müstağni, yollardaki çukurlar zamanında onarılmadığı için bir insanın ayağının burkulmasından dolayı hesaba çekileceğini düşünüp titreyecek kadar mesuliyet sahibi olmak...

Saadet geleneği açısından bakıp, gitmesi gereken hedefe göre değerlendirince belediye başkan adaylarının Numan Beyi henüz okuyamadığını zannediyorum. Saadet geleneğinden doğan AK Partinin ulaştığı seviye ile Numan Beyli Saadet Partisinin çıtayı yükseltme yarışına girmesi daha doğru geliyor bana. Aksi takdirde Kılıçdaroğlunun organizeli kadro hareketinin gölgesinde kalacaklar.
Samanyolu Haber
Son Dakika
01.03.2009
SAADETPARTİSİNİNİKİUCUSAADET PARTİSİNİN İKİ UCU
13:15 Öcalan'ın komşuları için İmralı'da inşaat hızlandı! Gemi ile kereste, vinç, beton mikseri ve dozer gitti
Net Gazete
22.12.2008
13:17
Terörist başı Öcalanın tutuklu bulunduğu İmralı Adasına ek tesis yapılarak mahkum sevk edilmesi tartışmaları sürerken, ihaleyi alan ST İnşaat malzemeleri adaya göndermeye başladı. Sabah saatlerinde Mudanya İskelesine yanaşan Erdemler isimli gemiye yüklenen tonlarca kereste, konteynır, vinç, beton mikseri ve dozer adaya hareket etti. Araçların gemiye yüklenmesi sırasında jandarma ekipleri yoğun güvenlik tedbiri aldı. Ekipler, adaya gönderilen malzeme ve araçların hepsinde özel köpeklerle patlayıcı aradı.
Net Gazete
Son Dakika
22.12.2008
1315ÖcalanınkomşularıiçinİmralıdainşaathızlandıGemiilekerestevinçbetonmikserivedozergitti1315 Öcalanın komşuları için İmralıda inşaat hızlandı Gemi ile kereste vinç beton mikseri ve dozer gitti
13:05 Öcalan'ın komşuları için İmralı'da inşaat hızlandı! Gemi ile kereste, vinç, beton mikseri ve dozer gitti
Net Gazete
22.12.2008
13:05
Terörist başı Öcalanın tutuklu bulunduğu İmralı Adasına ek tesis yapılarak mahkum sevk edilmesi tartışmaları sürerken, ihaleyi alan ST İnşaat malzemeleri adaya göndermeye başladı. Sabah saatlerinde Mudanya İskelesine yanaşan Erdemler isimli gemiye yüklenen tonlarca kereste, konteynır, vinç, beton mikseri ve dozer adaya hareket etti. Araçların gemiye yüklenmesi sırasında jandarma ekipleri yoğun güvenlik tedbiri aldı. Ekipler, adaya gönderilen malzeme ve araçların hepsinde özel köpeklerle patlayıcı aradı.
Net Gazete
Son Dakika
22.12.2008
1305ÖcalanınkomşularıiçinİmralıdainşaathızlandıGemiilekerestevinçbetonmikserivedozergitti1305 Öcalanın komşuları için İmralıda inşaat hızlandı Gemi ile kereste vinç beton mikseri ve dozer gitti
11:45 Öcalan'ın komşuları için İmralı'da inşaat hızlandı! Gemi ile kereste, vinç, beton mikseri ve dozer gitti
Net Gazete
22.12.2008
13:01
Terörist başı Öcalanın tutuklu bulunduğu İmralı Adasına ek tesis yapılarak mahkum sevk edilmesi tartışmaları sürerken, ihaleyi alan ST İnşaat malzemeleri adaya göndermeye başladı. Sabah saatlerinde Mudanya İskelesine yanaşan Erdemler isimli gemiye yüklenen tonlarca kereste, konteynır, vinç, beton mikseri ve dozer adaya hareket etti. Araçların gemiye yüklenmesi sırasında jandarma ekipleri yoğun güvenlik tedbiri aldı. Ekipler, adaya gönderilen malzeme ve araçların hepsinde özel köpeklerle patlayıcı aradı.
Net Gazete
Son Dakika
22.12.2008
1145ÖcalanınkomşularıiçinİmralıdainşaathızlandıGemiilekerestevinçbetonmikserivedozergitti1145 Öcalanın komşuları için İmralıda inşaat hızlandı Gemi ile kereste vinç beton mikseri ve dozer gitti
12:30 Öcalan'ın komşuları için İmralı'da inşaat hızlandı! Gemi ile kereste, vinç, beton mikseri ve dozer gitti
Net Gazete
22.12.2008
12:36
Terörist başı Öcalanın tutuklu bulunduğu İmralı Adasına ek tesis yapılarak mahkum sevk edilmesi tartışmaları sürerken, ihaleyi alan ST İnşaat malzemeleri adaya göndermeye başladı. Sabah saatlerinde Mudanya İskelesine yanaşan Erdemler isimli gemiye yüklenen tonlarca kereste, konteynır, vinç, beton mikseri ve dozer adaya hareket etti. Araçların gemiye yüklenmesi sırasında jandarma ekipleri yoğun güvenlik tedbiri aldı. Ekipler, adaya gönderilen malzeme ve araçların hepsinde özel köpeklerle patlayıcı aradı.
Net Gazete
Son Dakika
22.12.2008
1230ÖcalanınkomşularıiçinİmralıdainşaathızlandıGemiilekerestevinçbetonmikserivedozergitti1230 Öcalanın komşuları için İmralıda inşaat hızlandı Gemi ile kereste vinç beton mikseri ve dozer gitti
'Daha faziletli bir hayat' için Mısır'a taşındı
Sabah
10.11.2008
09:03
Polonyada çok tutulan bir televizyon komedi programının senaryosunu yazan Piotr Kalwas, ülkesinde bulunmadığını söylediği erdemler için Mısıra taşındı. ...
Sabah
Dünya
10.11.2008
DahafaziletlibirhayatiçinMısırataşındıDaha faziletli bir hayat için Mısıra taşındı
'Daha faziletli bir hayat' için Mısır'a taşındı
Sabah
10.11.2008
08:59
Polonyada çok tutulan bir televizyon komedi programının senaryosunu yazan Piotr Kalwas, ülkesinde bulunmadığını söylediği erdemler için Mısıra taşındı.Karısı ve 5 yaşındaki oğluyla birlikte Mısır...
Sabah
Son Dakika
10.11.2008
DahafaziletlibirhayatiçinMısırataşındıDaha faziletli bir hayat için Mısıra taşındı
Toplam "60" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti