etkiledikleri | |
|
| Forbes, en güçlü insanları açıkladı | Türkiye Gazetesi | 03.11.2011 02:12 |  | | | ABD’de basılan Forbes dergisi “Dünyanın en güçlü insanları” listesini açıkladı. Derginin yayımladığı ve 70 kişinin yer aldığı listeye göre, “dünyanın en güçlü insanı” ABD Başkanı Barack Obama olurken, Obama’yı Rusya Başbakanı Vladimir Putin ve Çin Devlet Başkanı Hu Jintao izledi. Listede, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 48. sırada yer aldı. Forbes dergisi yetkilileri listeyi hazırlarken 4 kriteri gözönünde bulundurduklarını, bunların listede yer alan kişilerin “etkiledikleri insanların sayısı, kendi etki alanlarının ötesinde de güç yayabilmeleri, önemli mali kaynakların kontrolünü ellerinde tutmaları ya da bu kaynaklara erişebilir olmaları ve son olarak da güçlerini ne derece etkili kullanabildikleri” olduğunu bildirdi. AA | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 03.11.2011 | | | ForbesengüçlüinsanlarıaçıkladıForbes en güçlü insanları açıkladı |
|
| KCK davasında avukatlara suç duyurusu | Hürriyet | 03.08.2011 16:34 |  | | |
| KCK avukatlarına suç duyurusu | İnternet Haber | 03.08.2011 14:23 |  | | |
| KCK avukatlarına suç duyurusu | CNN Türk | 03.08.2011 14:12 |  | | | Terör örgütü PKKnın şehir yapılanması olduğu iddia edilen KCK davasında, duruşmalara katılmadıkları ve yargılamayı etkiledikleri gerekçesiyle avukatlar ve baro yönetimi hakkında 6. Ağır Ceza Mahkemesince suç duyurusunda bulundu. | | CNN Türk Güncel 03.08.2011 | | | KCKavukatlarınasuçduyurusuKCK avukatlarına suç duyurusu |
|
| KCK avukatlarına suç duyurusu | CNN Türk | 03.08.2011 14:12 |  | | | Terör örgütü PKKnın şehir yapılanması olduğu iddia edilen KCK davasında, duruşmalara katılmadıkları ve yargılamayı etkiledikleri gerekçesiyle avukatlar ve baro yönetimi hakkında 6. Ağır Ceza Mahkemesince suç duyurusunda bulundu. | | CNN Türk Ana Sayfa 03.08.2011 | | | KCKavukatlarınasuçduyurusuKCK avukatlarına suç duyurusu |
|
| KCK'da sanık avukatlar da mahkemelik oldu | Haber7 | 03.08.2011 14:09 |  | | |
| KCK avukatlarına suç duyurusu | Zaman | 03.08.2011 14:05 |  | | | Terör örgütü PKKnın şehir yapılanması olduğu iddia edilen KCK davasında, duruşmalara katılmadıkları ve yargılamayı etkiledikleri gerekçesiyle avukatlar ve baro yönetimi hakkında 6. Ağır Ceza Mahkemesince suç duyurusunda bulundu. | | Zaman Ana Sayfa 03.08.2011 | | | KCKavukatlarınasuçduyurusuKCK avukatlarına suç duyurusu |
|
| Faiz lobisi yıllardan beri kanımızı emmiyor mu? | Milli Gazete | 12.07.2011 17:29 |  | | | Ekonomi Bakanı Sayın Zafer Çağlayan, Faiz lobisi Türkiyenin kanını emmek istiyor diyerek bir gerçeğe dikkat çekmiş ama eksik bir dikkat çekiş söz konusu. Çünkü, faiz lobisi sadece Türkiyenin kanını emmek istemiyor, yıllardan beri emiyor. Bundan sonra da fırsat verildiği sürece emmeye devam edeceklerdir. Onların işi paraya ihtiyacı olanların kanını emmektir. Hatta onlar kendilerini işadamı olarak görüyor, verdikleri para karşılığı aldıkları faizi yaptıkları işin bedeli olarak takdim ediyorlar. Kapitalist sistem sürdüğü, kapital yani para emekten daha önemli kabul edildiği sürece de faiz lobisinin karı artarak devam edecektir. Kapitalist sistemi kabul edenlerin küresel ve ulusal sermaye çevrelerini kan emici sülük gibi görmelerinin aslında bir mantığı da yoktur. Çünkü, kapital sahiplerini kan emici olarak kabul ettiğiniz andan itibaren kapitalist sistemi reddetmeniz, bu sistem ile fakir fukaranın, bunun da ötesinde gelişmekte olan ülkelerin sermaye sahipleri tarafından sömürüldüğü gerçeğini kabul etmeniz gerekir. Hemen belirtelim ki kapitalist sistemi tek başına reddetmeniz de fazla bir anlam ifade etmez. Faizi reddeden alternatif sisteminizi ortaya koymanız ve topluma sunmanız gerekiyor. Aksi halde hem kapitalist sistemi dünyanın bir gerçeği olarak kabul edip arkasından da sermaye sahiplerini kan emici sülükler olarak nitelendirmeniz doğru olmaz. Bunun da ötesinde böyle bir nitelendirme samimi de olmaz.
Sayın Bakanın ulusal ve küresel sermaye çevrelerini kan emici olarak nitelendirmesine sonuna kadar katıldığımı belirtmek isterim. Ancak, bundan kurtulmak için AK Parti iktidarı 9 yıldır ne yaptı? Türkiyenin iç ve dış borç stokunda azalma mı oldu? Her fırsatta Hükumetten yapılan açıklamalarda IMFye olan borcun azaldığı gündeme getiriliyor ve bununla övünülüyor ama cari açığın nasıl kapatıldığından hiç söz edilmiyor. Söz gelimi yılın ilk üç ayında cari açığın 22 milyar dolar olduğu açıklandı. Bu açığa rağmen en azından şimdilik bir kriz söz konusu olmadığına göre bu bir yerlerden, daha doğrusu bir takım yollardan kapatılıyor demektir. Artık ekonomiden anlayan herkesin ifade ettiği gibi bunca borç ve cari açığa rağmen bir krizin yaşanmayışı yüksek faiz sebebiyle küresel sermeyenin içerideki ayakları vasıtasıyla ülkemize gelişi ile izah ediliyor. Buna ister sıcak para deyin ister bir başka şekilde izah edin. Yani küresel sermaye ülkemizde yüksek kar elde ettiği için çeşitli yollardan ülkemize geliyor ve yüksek gelir(faiz) elde ederek dışarıya transfer ediyor. Kısacası Sayın Bakanın faiz lobisi dediği, benimse küresel sermaye çevreleri dediğim kesim ülkemizin kanını emmeye yıllardan beri devam ediyor. Bunu engelleyecek adımların atılması karşısında hemen içerdeki uzantıları ve etkiledikleri çevreleri harekete geçirerek iktidarların değişmesini bile sağlamaya çalışıyorlar. 28 Şubat Sürecinin sebeplerinden birisinin küresel ve ulusal sermaye çevrelerinin çıkarlarına taş konulması olduğunu unutmamak gerekiyor. Kısacası küresel sermaye ulusal yönetimleri bile çıkarları doğrultusunda dizayn etmeye bunu başaramazlarsa yönlendirmeye çalışıyorlar. Bir çıkar savaşı veriyorlar.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 12.07.2011 | | | Faizlobisiyıllardanberikanımızıemmiyormu?Faiz lobisi yıllardan beri kanımızı emmiyor mu? |
|
| Toz-duman bulutu arasında seçimler kapıya dayandı | Milli Gazete | 10.06.2011 17:42 |  | | | Evimin önünden seçim kampanyası boyunca hergün yüzlerce kere partilerin seçim arabaları geçiyor. Hepside ses cihazlarını sonuna kadar açmış ya seçtikleri şarkılarını dinletiyorlar ya da önceden kaydedilmiş çağrılarını hoparlörlerden insanlara duyuruyorlar. Duyurmaya çalışıyorlar demiyorum, duyuruyorlar. Daha doğrusu çoğu zaman ne söyledikleri, hangi parçayı çaldıkları ya da topluma ne mesaj verdikleri bile anlaşılmıyor ama toplumun yoğun bir çağrıya muhatap olduğu kesin. Bu kampanyada sona gelindi. Yarın akşam üzeri artık propaganda yasağı başlayacak, evimizin önünden geçen parti araçları son bulacak. Geçseler bile ortalığı gürültüye boğmayacaklar. Pazar günü ise sandıklara gidip oyumuzu atacağız. Diyebiliriz ki önümüzdeki 4 yılda bizleri temsil edecekleri belirleyeceğiz. İşte bu noktada günlerden beri sürdürülen seçim kampanyasında partilerin toplumu ne ölçüde etkiledikleri sorusuna cevap bulmak istiyorum. Daha doğrusu seçim kampanyalarının seçmen iradesi üzerinde ne kadar etkili olduğudur.
Acaba, seçmelerin yer değiştirmesi seçim kampanyaları ile mi, yoksa daha seçim dönemine girmeden yaşanan bir takım olaylar seçmen yönelişlerini belirlemiş mi oluyor? Böyle oluyorsa seçim kampanyaları aslında yönünü belirlemiş olan seçmenin bulunduğu noktada kemikleşmesini sağlamaya mı yönelik oluyor? Eğer böyle ise bunca emek ve para harcamaya ne gerek var? Üç parti seçim kampanyası boyunca harcadıklarını bu ülkenin fakirlerine dağıtsa daha hayırlı bir iş yapmış olmazlar mıydı?... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 10.06.2011 | | | Toz-dumanbulutuarasındaseçimlerkapıyadayandıToz-duman bulutu arasında seçimler kapıya dayandı |
|
| Okçu: Rüşvet değil hukuki yardım | GazetePort | 17.03.2011 08:39 |  | | | CNR Fuarcılık ile İstanbul Dünya Ticaret Merkezi (İDTM) arasındaki tahliye davalarının Yargıtay’daki süreçlerini rüşvet vererek etkiledikleri iddiasıyla aralarında İTO Başkanı Murat Yalçıntaş’ın da bulunduğu 58 sanığın yargılanmasına başlandı | | GazetePort Ekonomi 17.03.2011 | | | OkçuRüşvetdeğilhukukiyardımOkçu Rüşvet değil hukuki yardım |
|
| Federasyon'dan 3 takıma cevap | Samanyolu Haber | 10.03.2011 01:18 |  | | Trabzon, Beşiktaş ve Galatasaray kulüplerine Türkiye Futbol Federasyonundan cevap geldi. Futbol Federasyonuna ve Fenerbahçeye yönelik sert açıklamalar yapan bu 3 takıma federasyon yazılı açıklama yaptı. Federasyon akıllarına gelen her konu hakkında yorum yapan yöneticilerin barış ve güven ortamını tehdit ettiğini belirtti.
- Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), kamuoyunda yer alan futbol gündemine ilişkin tartışmalarla ilgili bir açıklama yaptı.
Tüm kulüpler ile yöneticilerini sağduyuya, sporun evrensel değerlerine bağlı hareket etmeye ve davranmaya davet eden açıklamada, Tüm kulüplerimiz ile değerli yöneticilerimizi sağduyuya, sporun evrensel değerlerine bağlı hareket etmeye ve davranmaya davet ediyoruz denildi.
Süper Ligde 2010-2011 sezonunda son haftalar yaklaştıkça oluşan ortamın, Türk futbolundaki tüm kötü alışkanlıkların toplu gösterisi haline geldiği kaydedilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi:
Yöneticilerimiz kameraların karşısına, mikrofonların başına geçerek ya da yazılı açıklamalar yayınlayarak, hep bir ağızdan konuşuyor ve akıllarına gelen her konu hakkında düşünmeden tepki gösteriyorlar.
Bu açıklamalar içinde, Türkiye Futbol Federasyonuna, kurullarına, yöneticilerine ve hakemlerimize yönelik de birçok suçlama bulunuyor. Türk futbolunun en üst yönetim kurumu olarak, objektiflikten uzak bu iddialara teker teker yanıt vermemizin kurumumuzu da bu kısır tartışmaların ve bitmek bilmeyen bir döngünün içine çekeceğinin farkındayız. Futbolumuzda kaos ortamı yaratmak ve gündem değiştirmek isteyen sayın yöneticilerimize bir kez daha ve özenle hatırlatmak isteriz ki; futbol bir oyundur...
Yapılan açıklamaların, futbola hiçbir katkıda bulunmadığı gibi, onarılması çok zor olan büyük zararlara yol açtığı belirtilen açıklamada, Daha önce birçok örnekte görüldüğü gibi bu açıklamaların yöneticilerin kendi kulüplerine de hiçbir olumlu katkısı bulunmamaktadır. Futbol ortamındaki gerilimi yükseltmek; oyuncularımızın, teknik adamlarımızın, futbolseverlerin sağlıklı karar verebilme ve uygulama olanaklarını da azaltmaktadır. Geride kalan 10 haftada kaos ortamı oluşturmak, bahsi geçen açıklamaları yapan veya yapmayan herkese zarar verecektir ifadelerine yer verildi.
-ELEŞTİRİLERİN ÖLÇÜSÜ KAÇMIŞTIR-
TFFnin açıklamasında, hakemler konusuna da değinilerek, şöyle denildi:
Yapılan yorumlarda, hakemlerimiz ağır bir şekilde eleştirilmekte, kişilik hakları zedelenmekte, talimat almakla ve birçok komplo teorisiyle suçlanmaktadır. Eleştirilerin ölçüsü tamamen kaçmıştır. Önemli hakem yorumcularının üstünde farklı yorumlar yaptığı, çoğunlukla hakemlerimizi haklı bulduğu pozisyonlar üzerinden bile suçlamalar yapıldığı şaşkınlıkla gözlemlenmektedir.
Uluslararası alanda birçok önemli maçta görev verilen, kendilerini başarılı yönetimlerle kanıtlayan hakemlerimiz, haksız eleştirilerin hedefi olmaktadır. Kaldı ki, hakemlerimizin hata yaptığı durumlar ve maçlarda da, Türkiye Futbol Federasyonu olarak gerekli açıklamalar yapılmakta ve önlem alınması için gerekli her türlü çaba gösterilmektedir.
Hakemlerimizi objektiflikten uzak bir şekilde, sadece kendi kulüplerinin çıkarlarına göre eleştiren yöneticilerimiz, futbolumuzda barış ve güven ortamını tehdit etmektedir. Yapılan bu açıklamalarla kendilerine avantaj sağlamayı düşünen yöneticilerimiz, futbol atmosferini olumsuz etkiledikleri için en büyük zararları yine kendileri görmektedir.
-GİRDABIN İÇİNE SÜRÜKLEMEKTEDİR-
Bu ortam içinde Türkiye Futbol Federasyonu olarak daha önce yaptığımız açıklamaların da ışığında bir kez daha sağduyu çağrısı yapmak istiyoruz denilen açıklama şöyle devam etti:
Maç sonuçlarının, tartışmalı bazı pozisyonların, hakemlerimizin performanslarının üzerinden komplo teorileri üreterek aslı olmayan suçlamalar yapmak futbolumuzu bir girdabın içine sürüklemektedir. Bu girdabın içinde, istenmeyen olaylar, kavgalar ve şiddet bulunmaktadır. Yöneticilerimizin, kendilerine verilen sorumlulukların ve değerin farkında olarak daha dikkatli davranmaları gerekmektedir. Büyük kitlelere seslenen yöneticilerimizin, toplumsal dinamiklerin de farkında olmaları ve şiddet ortamından uzaklaştırmaya çalıştığımız futbolumuzun genel durumunu da düşünmeleri zorunludur.
-TARAFSIZ YÖNETİM VE ADİL OYUN İÇİN...-
Türkiye Futbol Federasyonu olarak, tarafsız yönetim ve adil oyun için gösterilen çabayı, sağduyulu uyarıları da dikkate alarak devam ettirmeye kararlı olduklarının altı çizilen açıklama, şu ifadelerle son buldu:
Üstümüze yapıştırılmak istenen taraflı etiketi, geçtiğimiz sezonlarda başka takımlar, kulüp başkanları ve yöneticiler tarafından da kullanıldı. Yapılan açıklamalara göre, Türkiye Futbol Federasyonunun aynı anda her takımı kolladığı ve her takımın da karşısında olduğu gibi mantıktan uzak bir tablo ortaya çıkmaktadır.
Ulaşılan her şampiyonluk ve her başarı şaibeli ilan edilmekte, sahada futbolcularımızın verdiği emeğine, teknik adamlarımızın özverili yaklaşımlarına ve | | Samanyolu Haber Son Dakika 10.03.2011 | | | Federasyondan3takımacevapFederasyondan 3 takıma cevap |
|
| TFF'den sağduyu çağrısı | Samanyolu Haber | 09.03.2011 16:28 |  | | Türkiye Futbol Federasyonu, kamuoyunda yer alan futbol gündemine ilişkin tartışmalarla ilgili bir açıklama yaptı. Tüm kulüpler ile yöneticilerini sağduyuya, sporun evrensel değerlerine bağlı hareket etmeye ve davranmaya davet eden açıklamada, Süper Ligde 2010-2011 sezonunda son haftalar yaklaştıkça oluşan ortamın Türk futbolundaki tüm kötü alışkanlıkların toplu gösterisi haline geldiği ifade edilerek, Yöneticilerimiz kameraların karşısına, mikrofonların başına geçerek ya da yazılı açıklamalar yayınlayarak, hep bir ağızdan konuşuyor ve akıllarına gelen her konu hakkında düşünmeden tepki gösteriyorlar.
Bu açıklamalar içinde, Türkiye Futbol Federasyonuna, kurullarına, yöneticilerine ve hakemlerimize yönelik de birçok suçlama bulunuyor. Türk futbolunun en üst yönetim kurumu olarak, objektiflikten uzak bu iddialara teker teker yanıt vermemizin kurumumuzu da bu kısır tartışmaların ve bitmek bilmeyen bir döngünün içine çekeceğinin farkındayız.
Futbolumuzda kaos ortamı yaratmak ve gündem değiştirmek isteyen sayın yöneticilerimize bir kez daha ve özenle hatırlatmak isteriz ki;
FUTBOL BİR OYUNDUR...
Yapılan açıklamalar, futbolumuza hiçbir katkıda bulunmadığı gibi, onarılması çok zor olan büyük zararlara yol açıyor. Daha önce birçok örnekte görüldüğü gibi bu açıklamaların yöneticilerin kendi kulüplerine de hiçbir olumlu katkısı bulunmamaktadır. Futbol ortamındaki gerilimi yükseltmek; oyuncularımızın, teknik adamlarımızın, futbolseverlerin sağlıklı karar verebilme ve uygulama olanaklarını da azaltmaktadır. Geride kalan 10 haftada kaos ortamı oluşturmak, bahsi geçen açıklamaları yapan veya yapmayan herkese zarar verecektir.
Yapılan yorumlarda, hakemlerimiz ağır bir şekilde eleştirilmekte, kişilik hakları zedelenmekte, talimat almakla ve birçok komplo teorisiyle suçlanmaktadır. Eleştirilerin ölçüsü tamamen kaçmıştır. Önemli hakem yorumcularının üstünde farklı yorumlar yaptığı, çoğunlukla hakemlerimizi haklı bulduğu pozisyonlar üzerinden bile suçlamalar yapıldığı şaşkınlıkla gözlemlenmektedir.
Uluslararası alanda birçok önemli maçta görev verilen, kendilerini başarılı yönetimlerle kanıtlayan hakemlerimiz, haksız eleştirilerin hedefi olmaktadır. Kaldı ki, hakemlerimizin hata yaptığı durumlar ve maçlarda da, Türkiye Futbol Federasyonu olarak gerekli açıklamalar yapılmakta ve önlem alınması için gerekli her türlü çaba gösterilmektedir.
Hakemlerimizi objektiflikten uzak bir şekilde, sadece kendi kulüplerinin çıkarlarına göre eleştiren yöneticilerimiz, futbolumuzda barış ve güven ortamını tehdit etmektedir. Yapılan bu açıklamalarla kendilerine avantaj sağlamayı düşünen yöneticilerimiz, futbol atmosferini olumsuz etkiledikleri için en büyük zararları yine kendileri görmektedir.
Bu ortam içinde Türkiye Futbol Federasyonu olarak daha önce yaptığımız açıklamaların da ışığında bir kez daha sağduyu çağrısı yapmak istiyoruz.
Maç sonuçlarının, tartışmalı bazı pozisyonların, hakemlerimizin performanslarının üzerinden komplo teorileri üreterek aslı olmayan suçlamalar yapmak futbolumuzu bir girdabın içine sürüklemektedir. Bu girdabın içinde, istenmeyen olaylar, kavgalar ve şiddet bulunmaktadır. Yöneticilerimizin, kendilerine verilen sorumlulukların ve değerin farkında olarak daha dikkatli davranmaları gerekmektedir. Büyük kitlelere seslenen yöneticilerimizin, toplumsal dinamiklerin de farkında olmaları ve şiddet ortamından uzaklaştırmaya çalıştığımız futbolumuzun genel durumunu da düşünmeleri zorunludur.
Türkiye Futbol Federasyonu olarak, tarafsız yönetim ve adil oyun için gösterdiğimiz çabayı, sağduyulu uyarıları da dikkate alarak devam ettirmeye kararlıyız. Üstümüze yapıştırılmak istenen taraflı etiketi, geçtiğimiz sezonlarda başka takımlar, kulüp başkanları ve yöneticiler tarafından da kullanıldı. Yapılan açıklamalara göre, Türkiye Futbol Federasyonunun aynı anda her takımı kolladığı ve her takımın da karşısında olduğu gibi mantıktan uzak bir tablo ortaya çıkmaktadır.
Ulaşılan her şampiyonluk ve her başarı şaibeli ilan edilmekte, sahada futbolcularımızın verdiği emeğine, teknik adamlarımızın özverili yaklaşımlarına ve işini üstün bir dikkatle yapan yöneticilerin başarılarına çok ama çok büyük haksızlık edilmektedir.
Kurumumuz, geride kalan 10 haftada futbolu kaos içine sürüklemek isteyen tüm girişimleri engellemek için gerekli önlemleri alacaktır. Ancak futbol ailesinin tüm mensuplarından sağduyulu ve özverili davranmalarını bekliyoruz. Tüm kulüplerimiz ile değerli yöneticilerimizi sağduyuya, sporun evrensel değerlerine bağlı hareket etmeye ve davranmaya davet ediyoruz. denildi
| | Samanyolu Haber Son Dakika 09.03.2011 | | | TFFdensağduyuçağrısıTFFden sağduyu çağrısı |
|
| YARGITAY'IN ŞİFRESİNİ ÇÖZMÜŞLER | Samanyolu Haber | 12.02.2011 18:30 |  | | Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede Yargıtayı sarsacak şifreli suçlamalar; İstanbul Ticaret Odası Başkanı Murat Yalçıntaşın da adının karıştığı yüksek yargıda rüşvet operasyonuyla ilgili Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede Yargıtayı sarsacak şifreli suçlamalar yer aldı.
58 sanık Suç örgütü aracılığıyla, Yargıtayda temyiz ve karar düzeltme incelemeleri sırasında yargı mensubuna rüşvet verdikleri, buna iştirak ettikleri, yargı görevi yapanları etkiledikleri, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işledikleri iddiasıyla yargılanacak. Ankara Cumhuriyet savcıları Mehmet Tamöz ve Hüseyin Kocabeyin hazırladığı yaklaşık 1500 sayfalık iddianameye göre Yalçıntaş, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek ve rüşvet suçuna iştirak etmekten yargılanacak. Ancak yargıçlarla ilgili iddianamede suçlama yer almadı.
Kamuoyu popülerliğinden dolayı Yalçıntaş adına yoğunlaşsa da iddianamede suç örgütünün Yargıtayda bağlantılarıı olduğu, süren davaları etkilemek için hâkimlere baskı kurduğu üzerinde duruluyor. İddianamede, eski Danıştay 12. Hukuk Dairesi Başkanı Mustafa Oskay, Avukat Necdet Okcu, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi memuru Bekir Akbal, Gülhanım Kızıltaş, Yavuz Çay ve eski Yargıtay çalışanı Hüseyin Uysal örgüt kurucusu olarak yer aldı. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi eski başkanı Hasan Erdoğan ile ilgili de aynı yönde iddialar var.
İddianamenin en çok tartışılacak yanı ise Yargıtay dairelerinde halen görev yapan üyelerin, suç örgütü üyesi olmakla suçlanan isimlerle telefonla ya da yüz yüze görüşmeleri. Örgüt üyesi olduğu iddia edilen Okçu ve Oskayın birçok yargı mensubuyla Yagıtayda devam eden davaların seyrini görüştüğü iddia ediliyor.
Ancak iddianameyi hazırlayan savcılar, Yargıtay üyelerinin adının geçtiği davayla ilgili son derece hassas. Şüphelilerin bizzat ya da telefonda görüştüğü hâkimlerin adı iddianameye kodlanarak yazılmış. Bu üyelerin her biri için x1den x11e kadar ayrı ayrı kodlar kullanılmış. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Üyesi X1in (açıkça ismini zikrederek, X1 olarak kodlanan şahsın açık kimliği, mühürlenerek kapatılan zarf içindeki tutanakta belirtilmiştir.) şeklindeki ibareyle konuşmalarda adı geçen üyelerin kimliği verilmemiş. Yargıtay dairesinde görevli üyelerin adları ve konuşmaları sadece mahkeme heyeti tarafından görülebilecek.
Bir bak oldu mu canım! Rüşvet suçlamalarına ilişkin dinleme kayıtlarına göre emekli Yargıtay üyesi Mustafa Oskay ve Yargıtay ...Hukuk Dairesi Üyesi X5 arasında yapılan 01.12.2009 12.04.35 tarihli görüşme;
Oskay: Sayın X5. (açıkça ismini söyleyerek)
X5: Efendim.
Oskay: Ben Mustafa Oskay. 12. Hukuk Dairesi emekli başkanı merhaba.
X5: Buyrun başkanım buyrun.
Oskay: Nasılsın arkadaş?
X5: Hürmetler saygılar başkanım. Sizler nasılsınız?
Oskay: Valla iyiyiz işte emeklilik çok rahatmış. Çok yükümüz varmış canım.
X5: Sağlık sıhhat iyi başkanım.
Oskay: Çok şükür, çok şükür. Öğleden sonra yerinde misin?
X5: Şu anda da yerimdeyim öğleden sonra belki bir bayram gezmesi olabilir de yani daire içindeyim, yani Yargıtaydayım.
Oskay: Bir numara yazdırabilir miyim sana?
X5: Tabi tabi.
Oskay: Ha canım benim.Bu tasarrufun iptali ile ilgili Ş. cevap vermiyor da ben sana yazdırayım da bana bi sonucu lazım bilahare, tamam mı?
X5: Hı hı.
Oskay: 17. Hukuk Dairesi 2009a. 6....
X5: 6.... nerenin bu?
Oskay: 6.... bunun yerini de hemen söyleyeyim sana İzmir 4 Ticaret.
X5: Başkanım telefonunuz kaçtı?
Banka yakınıyor
Oskay: 0505 367...
X5: 505 367... Bu bu işte banka biraz yakınıyor da. Riyor biz bankayız alacaklarımızı ortadan kaldırıyorlar. Dosyayı bilemiyorum, sen bana sadece bi sonucunu oldumu canım.
X5: Şimdi bi baktırayım da çıktı mı çıkmadı mı bilemiyoruz.
Oskay: Oldu canım.
X5: Oldu teşekkür ederim, iyi günler.
SMS Mesajı: Netice için saygılar Örgüt üyesi zanlılarıyla adlarının üzeri X denilerek kapatılan bir yüksek yargı üyesinin görüşmeleri...
(14.09.2009 tarihinde şüpheli avukat N. O. Yargıtay ..Hukuk Dairesi Başkanı X8e 14225 sizin ntc rica syg şeklinde kısa mesaj çekerek dosyanın akıbetini sordu.)
Şüpheli avukat N. O. ve Yargıtay ..Hukuk Dairesi Başkanı X8 (açıkça ismini zikrederek, X8 olarak kodlanan şahsın açık kimliği mühürlenerek tutanakta belirtilmiştir) arasındaki 07.09.2009 tarihli görüşme;
X8: Ben müzakereye başladım ya.
N.: Ooo Sayın başkanım çok hızlısınız 14 binlere geldiniz mi?
X8: Yok gelmemiştir.
N.: Sana 14 binli bir numara vereceğim başkanım.
X8: 14 bin ne dedin, dur bakayım. 14 binlere gelir, bir aya gelir.
N.: 14 binli, tesadüfen sana geçmiş. İtirazla tahliye. Kısmen itirazı kabul etmiş. Tahliye yanlış gibi.
X8: Biz bunu göndermiş olabiliriz.
N.: Zaten size görevsizlikle gelmiş
X8: Hıı, bakarım abi.
N.: Sana zahmet itiraz doğru da tahliye olmaz.
X8: Tahliye olmaz.
N.: Olmaması lazım. Tamamını kabul etmiyorsun o zaman neden öyle yapıyorsun? Sana zahmet.
X8: | | Samanyolu Haber Son Dakika 12.02.2011 | | | YARGITAYINŞİFRESİNİÇÖZMÜŞLERYARGITAYIN ŞİFRESİNİ ÇÖZMÜŞLER |
|
| Yargıtay'ı sarsacak şok suçlama ! | Samanyolu Haber | 12.02.2011 18:16 |  | | Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede Yargıtayı sarsacak şifreli suçlamalar; İstanbul Ticaret Odası Başkanı Murat Yalçıntaşın da adının karıştığı yüksek yargıda rüşvet operasyonuyla ilgili Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede Yargıtayı sarsacak şifreli suçlamalar yer aldı.
58 sanık Suç örgütü aracılığıyla, Yargıtayda temyiz ve karar düzeltme incelemeleri sırasında yargı mensubuna rüşvet verdikleri, buna iştirak ettikleri, yargı görevi yapanları etkiledikleri, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işledikleri iddiasıyla yargılanacak. Ankara Cumhuriyet savcıları Mehmet Tamöz ve Hüseyin Kocabeyin hazırladığı yaklaşık 1500 sayfalık iddianameye göre Yalçıntaş, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek ve rüşvet suçuna iştirak etmekten yargılanacak. Ancak yargıçlarla ilgili iddianamede suçlama yer almadı.
Kamuoyu popülerliğinden dolayı Yalçıntaş adına yoğunlaşsa da iddianamede suç örgütünün Yargıtayda bağlantılarıı olduğu, süren davaları etkilemek için hâkimlere baskı kurduğu üzerinde duruluyor. İddianamede, eski Danıştay 12. Hukuk Dairesi Başkanı Mustafa Oskay, Avukat Necdet Okcu, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi memuru Bekir Akbal, Gülhanım Kızıltaş, Yavuz Çay ve eski Yargıtay çalışanı Hüseyin Uysal örgüt kurucusu olarak yer aldı. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi eski başkanı Hasan Erdoğan ile ilgili de aynı yönde iddialar var.
İddianamenin en çok tartışılacak yanı ise Yargıtay dairelerinde halen görev yapan üyelerin, suç örgütü üyesi olmakla suçlanan isimlerle telefonla ya da yüz yüze görüşmeleri. Örgüt üyesi olduğu iddia edilen Okçu ve Oskayın birçok yargı mensubuyla Yagıtayda devam eden davaların seyrini görüştüğü iddia ediliyor.
Ancak iddianameyi hazırlayan savcılar, Yargıtay üyelerinin adının geçtiği davayla ilgili son derece hassas. Şüphelilerin bizzat ya da telefonda görüştüğü hâkimlerin adı iddianameye kodlanarak yazılmış. Bu üyelerin her biri için x1den x11e kadar ayrı ayrı kodlar kullanılmış. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Üyesi X1in (açıkça ismini zikrederek, X1 olarak kodlanan şahsın açık kimliği, mühürlenerek kapatılan zarf içindeki tutanakta belirtilmiştir.) şeklindeki ibareyle konuşmalarda adı geçen üyelerin kimliği verilmemiş. Yargıtay dairesinde görevli üyelerin adları ve konuşmaları sadece mahkeme heyeti tarafından görülebilecek.
Bir bak oldu mu canım! Rüşvet suçlamalarına ilişkin dinleme kayıtlarına göre emekli Yargıtay üyesi Mustafa Oskay ve Yargıtay ...Hukuk Dairesi Üyesi X5 arasında yapılan 01.12.2009 12.04.35 tarihli görüşme;
Oskay: Sayın X5. (açıkça ismini söyleyerek)
X5: Efendim.
Oskay: Ben Mustafa Oskay. 12. Hukuk Dairesi emekli başkanı merhaba.
X5: Buyrun başkanım buyrun.
Oskay: Nasılsın arkadaş?
X5: Hürmetler saygılar başkanım. Sizler nasılsınız?
Oskay: Valla iyiyiz işte emeklilik çok rahatmış. Çok yükümüz varmış canım.
X5: Sağlık sıhhat iyi başkanım.
Oskay: Çok şükür, çok şükür. Öğleden sonra yerinde misin?
X5: Şu anda da yerimdeyim öğleden sonra belki bir bayram gezmesi olabilir de yani daire içindeyim, yani Yargıtaydayım.
Oskay: Bir numara yazdırabilir miyim sana?
X5: Tabi tabi.
Oskay: Ha canım benim.Bu tasarrufun iptali ile ilgili Ş. cevap vermiyor da ben sana yazdırayım da bana bi sonucu lazım bilahare, tamam mı?
X5: Hı hı.
Oskay: 17. Hukuk Dairesi 2009a. 6....
X5: 6.... nerenin bu?
Oskay: 6.... bunun yerini de hemen söyleyeyim sana İzmir 4 Ticaret.
X5: Başkanım telefonunuz kaçtı?
Banka yakınıyor
Oskay: 0505 367...
X5: 505 367... Bu bu işte banka biraz yakınıyor da. Riyor biz bankayız alacaklarımızı ortadan kaldırıyorlar. Dosyayı bilemiyorum, sen bana sadece bi sonucunu oldumu canım.
X5: Şimdi bi baktırayım da çıktı mı çıkmadı mı bilemiyoruz.
Oskay: Oldu canım.
X5: Oldu teşekkür ederim, iyi günler.
SMS Mesajı: Netice için saygılar Örgüt üyesi zanlılarıyla adlarının üzeri X denilerek kapatılan bir yüksek yargı üyesinin görüşmeleri...
(14.09.2009 tarihinde şüpheli avukat N. O. Yargıtay ..Hukuk Dairesi Başkanı X8e 14225 sizin ntc rica syg şeklinde kısa mesaj çekerek dosyanın akıbetini sordu.)
Şüpheli avukat N. O. ve Yargıtay ..Hukuk Dairesi Başkanı X8 (açıkça ismini zikrederek, X8 olarak kodlanan şahsın açık kimliği mühürlenerek tutanakta belirtilmiştir) arasındaki 07.09.2009 tarihli görüşme;
X8: Ben müzakereye başladım ya.
N.: Ooo Sayın başkanım çok hızlısınız 14 binlere geldiniz mi?
X8: Yok gelmemiştir.
N.: Sana 14 binli bir numara vereceğim başkanım.
X8: 14 bin ne dedin, dur bakayım. 14 binlere gelir, bir aya gelir.
N.: 14 binli, tesadüfen sana geçmiş. İtirazla tahliye. Kısmen itirazı kabul etmiş. Tahliye yanlış gibi.
X8: Biz bunu göndermiş olabiliriz.
N.: Zaten size görevsizlikle gelmiş
X8: Hıı, bakarım abi.
N.: Sana zahmet itiraz doğru da tahliye olmaz.
X8: Tahliye olmaz.
N.: Olmaması lazım. Tamamını kabul etmiyorsun o zaman neden öyle yapıyorsun? Sana zahmet.
X8: | | Samanyolu Haber Son Dakika 12.02.2011 | | | YargıtayısarsacakşoksuçlamaYargıtayı sarsacak şok suçlama |
|
| Yargıda rüşvet iddianamesi kabul edildi | Zaman | 12.02.2011 01:50 |  | | |
| İşte yargıda rüşvetin şifreleri | GazetePort | 11.02.2011 16:45 |  | | | İTO Başkanı Murat Yalçıntaşın da arasında bulunduğu 58 sanık hakkında, yargı mensubuna rüşvet verdikleri, buna iştirak ettikleri, yargı görevi yapanları etkiledikleri, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işledikleri iddiasıyla hazırlanan iddianame mahkemece kabul edildi. | | GazetePort Güncel 11.02.2011 | | | İşteyargıdarüşvetinşifreleriİşte yargıda rüşvetin şifreleri |
|
| 'Yargıda rüşvet' iddialarına dava | Samanyolu Haber | 11.02.2011 16:43 |  | | Yüksek yargıdaki rüşvet iddiaları kapsamında hazırlanan iddianame 9. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. Yüksek yargıdaki rüşvet iddiaları kapsamında, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Murat Yalçıntaşın da arasında bulunduğu 58 sanık hakkında, Suç örgütü aracılığıyla, Yargıtayda temyiz ve karar düzeltme incelemeleri sırasında yargı mensubuna rüşvet verdikleri, buna iştirak ettikleri, yargı görevi yapanları etkiledikleri, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işledikleri iddiasıyla hazırlanan iddianame Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.
Mahkeme, Ankara Cumhuriyet Savcıları Mehmet Tamöz ve Hüseyin Kocabeyin hazırladığı iddianame üzerindeki incelemesini tamamlayarak, kabulüne karar verdi.
İddianamede, Sanıkların, suç örgütü kurmak, üye olmak, Yargıtayda temyiz ve karar düzeltme incelemeleri sırasında yüksek yargı mensubuna rüşvet vermek, yargı görevini yapanları etkilemek, nitelikli dolandırıcılık, yetkili olmadıkları bir iş için yarar sağlamak, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek ve rüşvet suçuna iştirak etmek gibi bir dizi suç işledikleri öne sürüldü.
Örgüt mensupları ve bağlantıda oldukları şüphelilerin, Yargıtayda görülen bazı dosyaları rüşvet sonucu hukuka aykırı olarak karara bağlattıkları savunulan iddianamede, Ankara Barosuna kayıtlı bazı avukatların bile Yargıtay incelemesi aşamasında, örgüt mensuplarına inanarak, sanıklara para verdiği iddia edildi.
Bazı sanıkların, örgüt mensuplarından Yargıtaydaki dosyaların incelenmesinin öne alınmasını istediği bildirilen iddianamede, Bu şekilde davranan avukatların haksız biçimde ün yaptığı ifade edildi. İddianamede, Normal şartlarda Yargıtay süreci bir veya iki yıl sürerken, bunun 1-2 ay içerisinde tamamlanmasını sağlayan avukatın, diğer meslektaşlarının önüne haksız olarak geçeceğine, bunu duyan diğer dava sahiplerinin de bu avukata yöneleceğine dikkat çekildi.
İTO Başkanı Yalçıntaşın Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek ve Rüşvet suçuna iştirak etmek suçlamalarıyla 6 yıl 4 aydan 21 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, eski Danıştay 12. Hukuk Dairesi Başkanı Mustafa Oskay, Avukat Necdet Okcu, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi memuru Bekir Akbal, Gülhanım Kızıltaş, Yavuz Çay ve eski Yargıtay çalışanı Hüseyin Uysal örgüt kurucusu olarak yer aldı.
İddianamenin diğer sanıkları ise şöyle:
Yusuf Doğan, İbrahim Malkoç, Ekrem Aslan, Recep Atak, Bektaş Biçen, Emine Bozkurt, Tacettin Üzüm, Süleyman Balcı, Abdullah Pehlivan, Resul Dalkıran, İlhan Balci, Serkan Tığlıoğlu, Çamur Ali Kopuz, İlhan Parseker, Baki Bedir, Murat Akbaş, Orkun Osman Bilgivar, Faruk Batır, Uygar Ergin, Abdullah Çınar, Uğur Koçlu, Şenol Saltık, Şevket Çelik, Seyit Nazım Burhanzade, Kaan Pekkan, Rıfat Saban, Kamil Yıldırım Yücel, Sarap Koç, Davut Meydan, Bülent Akyol, Mehmet Koçarslan, Mehmet Gümüş, Sezgin Gülgün, Zerrin İpek Güvenç, Nuray Gültekin, Faik Fergün Özbal, Ahmet Yahyaoğlu, Banu Coşar Özkan, Mustafa Adıyaman, Mehmet Osmanoğlu, Akif Bal, Hayrettin Güler, Erol Özkarslı, Sami Yıldız, Ömer Yıldırım, İlkışık Tabak, Gökhan Ersan, Süreyya Baloğlu, Yakup Yetimoğlu, Firuze Boyner, Ünsal Şahin.
İddianamede, CNR Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ceyda Erem de müşteki olarak yer aldı.
Örgüt yönetici ve üyeleri ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen rüşvet ve nitelikli dolandırıcılık olaylarında aktif rol alan sanıkların, aralarında yaptıkları konuşmalarda, yasa dışı faaliyetlerinin gizliliğini sürdürmek ve deşifre olmamak için şifreli ifadeler kullandığı da savunuldu. | | Samanyolu Haber Son Dakika 11.02.2011 | | | YargıdarüşvetiddialarınadavaYargıda rüşvet iddialarına dava |
|
| Yalçıntaş için 21 yıl hapis istemi | GazetePort | 11.02.2011 16:29 |  | | | Yüksek yargıdaki rüşvet iddiaları kapsamında, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Murat Yalçıntaşın da arasında bulunduğu 58 sanık hakkında, Suç örgütü aracılığıyla, Yargıtayda temyiz ve karar düzeltme incelemeleri sırasında yargı mensubuna rüşvet verdikleri, buna iştirak ettikleri, yargı görevi yapanları etkiledikleri, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işledikleri iddiasıyla hazırlanan iddianame Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. | | GazetePort Güncel 11.02.2011 | | | Yalçıntaşiçin21yılhapisistemiYalçıntaş için 21 yıl hapis istemi |
|
| Yargıda rüşvet iddialarına dava | Zaman | 11.02.2011 16:23 |  | | | Yüksek yargıdaki rüşvet iddiaları kapsamında, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Murat Yalçıntaşın da arasında bulunduğu 58 sanık hakkında, Suç örgütü aracılığıyla, Yargıtayda temyiz ve karar düzeltme incelemeleri sırasında yargı mensubuna rüşvet verdikleri, buna iştirak ettikleri, yargı görevi yapanları etkiledikleri, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işledikleri iddiasıyla hazırlanan iddianame Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. | | Zaman Son Dakika 11.02.2011 | | | YargıdarüşvetiddialarınadavaYargıda rüşvet iddialarına dava |
|
| ‘Müdahil sevmeyen’ hâkim hakkında suç duyurusu | Evrensel | 09.02.2011 10:11 |  | | |
| Etteki bakteri öldürücü olabiliyor | Samanyolu Haber | 21.09.2010 11:32 |  | | Türkiyede, son günlerde bazı et ürünlerinde görüldüğü ileri sürülen, patojen (hastalık yapabilen) bakteriler sınıfına giren Salmonellanın, şiddetli ishale ve buna bağlı olarak su elektrolit kaybına, Listerianın ise şiddetli kramp ve bulantıya yol açtığı bildirildi. Hacettepe Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Sait Aykut Aytaç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, et ürünlerinde görülebilen Salmonella ve Listerianın, diğer çoğu bakteriler gibi canlı hayvandan başlayan ve tüketime kadar geçen süreç içinde herhangi bir noktadan bulaşabildiğini söyledi.
Özellikle kesimden sonra etlerin 4 derece üzerinde ve uygun olmayan ortamlarda bekletilmesi ya da muhafaza edilmesi sonucunda bu bakterilerin ete bulaşarak hızla çoğaldığını ifade eden Aytaç, daha sonraki yapılan işlemlerde bile kısmen de olsa canlılıklarını koruyabildiklerini anlattı.
Listeria bakterisinin hem ısıl direnci yüksek olduğu hem de düşük sıcaklık derecelerinde de gelişebildiği için çok önemli olduğunu vurgulayan Aytaç, Bunların dışında çalışanlardan, bu ürünlerin yapımında kullanılan katkı maddelerinden, yeterince temizliği yapılmamış alet ekipmanlardan ve üretim ortamından da bu bakteriler rahatlıkla bulaşabilmektedir dedi.
Aytaç, Salmonella ve Listerianın patojen olarak tanımlanan, yani hastalık yapabilen bakteriler olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
Her iki bakteri öncelikle mide bağırsak sistemine geçerek hastalıklara (gastroenterit) neden olabilmektedir. Salmonella, şiddetli ishale ve buna bağlı olarak elektrolit kaybına neden olurken, Listeria şiddetli kramp ve bulantıya yol açmaktadır. Bunun dışında bu bakteriler kana geçerek başka organlara da taşınabilmekte ve oralarda da hastalık oluşturabilmektedirler. Bu durumda etkiledikleri organlara bağlı olarak oluşturdukları hastalıklar daha ağır geçmekte ve özellikle Listeria ölümlere yol açabilmektedir. Bu ölüm oranları yaşlı, çocuk ve hamile bayanlarda daha fazla olabilir. Kalp ve beyin organlara zarar verebilirler. Ayrıca hamilelerde düşüklere yol açmaktadır.
Aytaç, bu bakterilerin et ürünlerinde görülmemesi gerektiğini dile getirerek, kontrolsüzlüğün sadece insan sağlığını değil doğrudan insan hayatını riske soktuğunu sözlerine ekledi. | | Samanyolu Haber Son Dakika 21.09.2010 | | | EttekibakteriöldürücüolabiliyorEtteki bakteri öldürücü olabiliyor |
|
| Bilgisayarlı Ak Partililer | Milliyet | 13.09.2010 04:57 |  | | |
| Nusaybin'de 11 kişi gözaltına alındı | Samanyolu Haber | 12.09.2010 14:03 |  | | Mardinin Nusaybin ilçesinde oy kullanan vatandaşları etkiledikleri gerekçesiyle 11 kişi göz altına alındı. Zanlılar, oy kullanma işleminin başlaması ile birlikte başlayan olayları çıkarmak ve sandıklarda vatandaşı etkilemekle suçlanıyor.
CİHAN | | Samanyolu Haber Son Dakika 12.09.2010 | | | Nusaybinde11kişigözaltınaalındıNusaybinde 11 kişi gözaltına alındı |
|
| Seyfi Oktay yoğun bakımdan çıktı | GazetePort | 02.06.2010 15:40 |  | | |
| Eski bakana yargıya baskı gözaltısı | İnternet Haber | 02.06.2010 03:16 |  | | |
| Adalet operasyonunda 22 kişiye gözaltı | İnternet Haber | 01.06.2010 10:31 |  | | |
| 11:55 5 gazeteye 'ses kaydı' için suç duyurusu | Net Gazete | 28.05.2010 18:03 |  | | | Yargıtay 11. Ceza Dairesi, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihanerin yargılandığı davada, bazı gazetelerde yer alan ve Yargıtay üyelerine ait olduğu iddia edilen ses kayıtlarına ilişkin olarak, Yargı görevini yapanları ve adil yargılamayı etkiledikleri gerekçesiyle, 5 gazete ve bir televizyon kanalı hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. | | Net Gazete Son Dakika 28.05.2010 | | | 11555gazeteyeseskaydıiçinsuçduyurusu1155 5 gazeteye ses kaydı için suç duyurusu |
|
| 15:23 5 gazeteye 'ses kaydı' için suç duyurusu | Net Gazete | 28.05.2010 15:24 |  | | | Yargıtay 11. Ceza Dairesi, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihanerin yargılandığı davada, bazı gazetelerde yer alan ve Yargıtay üyelerine ait olduğu iddia edilen ses kayıtlarına ilişkin olarak, Yargı görevini yapanları ve adil yargılamayı etkiledikleri gerekçesiyle, 5 gazete ve bir televizyon kanalı hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. | | Net Gazete Son Dakika 28.05.2010 | | | 15235gazeteyeseskaydıiçinsuçduyurusu1523 5 gazeteye ses kaydı için suç duyurusu |
|
| Ses kayıtlarına suç duyurusu | GazetePort | 28.05.2010 13:43 |  | | | Yargıtay 11. Ceza Dairesi, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihanerin yargılandığı davada, bazı gazetelerde yer alan ve Yargıtay üyelerine ait olduğu iddia edilen ses kayıtlarına ilişkin olarak, Yargı görevini yapanları ve adil yargılamayı etkiledikleri gerekçesiyle, 5 gazete ve bir televizyon kanalı hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. | | GazetePort Güncel 28.05.2010 | | | SeskayıtlarınasuçduyurusuSes kayıtlarına suç duyurusu |
|
| 12:29-Yargı'yı etkiledikleri gerekçesiyle 5 gazete ve bir kanal hakkında suç duyurusunda bulunuldu | Dünya Gazetesi | 28.05.2010 12:52 |  | | |
| 12:29-Yargı'yı etkiledikleri gerekçesiyle 5 gazete ve bir kanal hakkında suç duyurusunda bulunuldu | Dünya | 28.05.2010 12:41 |  | | |
| Yargıtay'dan "ses kaydı" için suç duyurusu | Hürriyet | 28.05.2010 12:37 |  | | | Yargıtay 11. Ceza Dairesi, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihanerin yargılandığı davada, bazı gazetelerde yer alan ve Yargıtay üyelerine ait olduğu iddia edilen ses kayıtlarına ilişkin olarak, “Yargı görevini yapanları ve adil yargılamayı etkiledikleri” gerekçesiyle, 5 gazete ve bir televizyon kanalı hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. | | Hürriyet Ana Sayfa 28.05.2010 | | | YargıtaydanseskaydıiçinsuçduyurusuYargıtaydan ses kaydı için suç duyurusu |
|
| 6 yayın organına Cihaner suç duyurusu | Haber7 | 28.05.2010 12:28 |  | | |
| 17:15 Trabzonlu avukatlardan HSYK üyelerine suç duyurusu | Net Gazete | 29.03.2010 17:32 |  | | |
| Lobi skandalı 3 eski bakana pahalıya mal oldu | CNN Türk | 23.03.2010 11:35 |  | | | İngilterede eski bakanlar Stephen Byers, Patricia Hewitt ve Geoff Hoonun para karşılığı hükümet politikalarını etkiledikleri ve lobi faaliyetlerinde bulundukları gerekçesiyle İşçi Partisi üyelikleri askıya alınırken, lobi skandalını ortaya çıkaran gizli görüntüler dün akşam İngiliz Channel 4 kanalında yayımlandı. | | CNN Türk Ana Sayfa 23.03.2010 | | | Lobiskandalı3eskibakanapahalıyamalolduLobi skandalı 3 eski bakana pahalıya mal oldu |
|
| Lobi skandalı 3 eski bakana pahalıya mal oldu | CNN Türk | 23.03.2010 11:34 |  | | | İngilterede eski bakanlar Stephen Byers, Patricia Hewitt ve Geoff Hoonun para karşılığı hükümet politikalarını etkiledikleri ve lobi faaliyetlerinde bulundukları gerekçesiyle İşçi Partisi üyelikleri askıya alınırken, lobi skandalını ortaya çıkaran gizli görüntüler dün akşam İngiliz Channel 4 kanalında yayımlandı. | | CNN Türk Dünya 23.03.2010 | | | Lobiskandalı3eskibakanapahalıyamalolduLobi skandalı 3 eski bakana pahalıya mal oldu |
|
| Bartholomeos’a suç duyurusu | Türkiye Gazetesi | 22.01.2010 01:51 |  | | | “Ergenekon” davasının tutuklu sanıklarından Sevgi Erenerol, Fener Rum Patriği Bartholomeos ve 2 gazeteci hakkında, “Görülmekte olan davada adil yargılamayı etkiledikleri” iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. Erenerol’un avukatı Vural Ergül tarafından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına verilen suç duyurusu dilekçesinde, “Erenerol’un Ortodoks Patrikhanesinde Ergenekon toplantıları yaptığı iddiaları kabul edilemez. Şikayetli güya müvekkilimin de katıldığı Noel ayinleri ile sair ibadet toplantılarını ‘devlet karşıtı toplantılar’ olarak değerlendirerek müvekkilime suç isnat etmiş, iftirada bulunmuştur” denildi. | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 22.01.2010 | | | Bartholomeos’asuçduyurusuBartholomeos’a suç duyurusu |
|
| 15:10 Sevgi Erenerol'dan Patriğe suç duyurusu! | Net Gazete | 21.01.2010 15:48 |  | | | Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından Sevgi Erenerol, Fener Rum Patriği Bartholomeos ve 2 gazeteci hakkında, Görülmekte olan davada adil yargılamayı etkiledikleri iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. Dilekçede, şikayetlilerin Yakıştırmalarda bulunarak hakaret suretiyle müvekkilin onur, şeref ve saygınlığına saldırmak suçlarını işledikleri iddia edildi. | | Net Gazete Son Dakika 21.01.2010 | | | 1510SevgiEreneroldanPatriğesuçduyurusu1510 Sevgi Ereneroldan Patriğe suç duyurusu |
|
| 15:10 Ergenekon tutuklusu Erenerol'dan Patriğe suç duyurusu | Net Gazete | 21.01.2010 15:38 |  | | |
| 15:41 Ergenekon tutuklusu Erenerol'dan Bartholomeos'a suç duyurusu | Net Gazete | 21.01.2010 15:30 |  | | |
| Fener Rum Patriği hakkında suç duyurusu | Haber7 | 21.01.2010 14:06 |  | | |
| Bartholomeos'a dava açıldı | Hür Haber | 21.01.2010 13:33 |  | |
| Bartholomeosa dava açıldı |
|
 |
|
Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından Sevgi Erenerol, Fener Rum Patriği Bartholomeos ve 2 gazeteci hakkında, Görülmekte olan davada adil yargılamayı etkiledikleri iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.
|
|
| | Hür Haber Son Dakika 21.01.2010 | | | BartholomeosadavaaçıldıBartholomeosa dava açıldı |
|
| Gece korkusu tedavi edilir mi | Hürriyet | 29.12.2009 16:17 |  | | | Küçüklük dönemlerinde başlayan ama yetişkinlik döneminde de süren korkulardan biri de Gece Korkuları. Yetişkin insanların gece neden korktukları, kabuslar ve karabasanların neden kişinin psikolojisini olumsuz etkiledikleri, korkulu rüyaların insanı hangi mekanizma ile etki altına aldığı ve tedavi yöntemlerini uzmanlar bu akşam ÜLKE TVde İyi Bak Kendine programında Uğur Canbolata değerlendirecek. | | Hürriyet Güncel 29.12.2009 | | | GecekorkusutedaviedilirmiGece korkusu tedavi edilir mi |
|
| Dünyanın en güçlü ismi OBAMA | Türkiye Gazetesi | 13.11.2009 01:53 |  | | | Forbes dergisi “dünyanın en güçlü insanları” listesini açıkladı. Derginin ilk defa yayınladığı listeye göre dünyanın en güçlü insanı ABD Başkanı Barack Obama olurken Obama’yı Çin Devlet Başkanı Hu Jintao ve Rusya Başbakanı Vladimir Putin izledi. Toplam 67 kişinin yer aldığı listede El Kaide lideri Laden 37. sıradan, Meksikalı uyuşturucu kaçakçısı Joaquin Guzman da 41. sıradan giriş yaptı. Forbes yetkilileri listeyi hazırlarken kişilerin “etkiledikleri insanların sayısı, kendi etki alanlarının ötesinde de güç yayabilmeleri, önemli mali kaynakların kontrolü ve güçlerini ne derece etkili kullanabildikleri” kriterlerini göz önünde bulundurduklarını açıkladı. | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 13.11.2009 | | | DünyanınengüçlüismiOBAMADünyanın en güçlü ismi OBAMA |
|
| Liste açıklandı; ilk sırada Obama var | Samanyolu Haber | 12.11.2009 09:13 |  | | ABDde basılan Forbes dergisi dünyanın en güçlü insanları listesini açıkladı. Derginin ilk kez yayınladığı listeye göre dünyanın en güçlü insanı ABD Başkanı Barack Obama olurken Obamayı ikinci sırada Çin Devlet Başkanı Hu Jintao ve üçüncü sırada Rusya Başbakanı Vladimir Putin izledi. Listede, toplam 67 kişi yer aldı.
Forbes dergisi yetkilileri listeyi hazırlarken 4 kriteri gözönünde bulundurduklarını, bunların listede yer alan kişilerin etkiledikleri insanların sayısı, kendi etki alanlarının ötesinde de güç yayabilmeleri, önemli mali kaynakların kontrolü ellerinde tutmaları ya da bu kaynaklara erişebilir olmaları ve son olarak da güçlerini ne derece etkili kullanabildikleri olduğu bildirildi.
Listenin ilk on ismi şu şekilde sıralanıyor:
1- ABD Başkanı Barack Obama
2- Çin Devlet Başkanı Hu Jintao
3- Rusya Başbakanı Vladimir Putin
4- ABD Merkez Bankası Başkanı Ben S. Bernanke
5- Googleun kurucuları Amerikalı Sergey Brin ve
Larry Page
6- Telmex Mexiconun başkanı Meksikalı zengin Carlos
Slim Helu
7- Amerikalı medya devi Rupert Murdoch
8- Wal-Mart marketlerinin üst yöneticisi Michael T. Duke
9- Suudi Arabistan Kralı Abdullah bin Adbul Aziz el Suud
10- Microsoftun kurucusu Bill Gates
Listede yeralan diğer isimler arasında göze çarpanları da şöyle sıralanıyor:
Papa 16. Benediktus (11. sırada), İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi (12. sırada), General Electricin başkanı Jeffery Immelt (13. sırada), Amerikalı yatırımcı Warren Buffett (14. sırada), Almanya Başbakanı Angela Merkel (15. sırada) , ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton (17. sırada), Goldman Sachsın Grubu Başkanı Lloyd C. Blankfein (18. sırada), New York Belediye Başkanı Michael Bloomberg (20. sırada), Kuzey Kore lideri Kim Jon-il (24. sırada), Avrupa Merkez Bankası Başkanı Jean-Claude Trichet (25. sırada), Japonya Merkez Bankası Başkanı Masaaki Shirakawa (26.sırada), İngiltere Başbakanı Gordon Brown (29. sırada), ABDnin 42. Başkanı Bill Clinton (31. sırada), Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva (33. sırada), Japonya Başbakanı Yukio Hatoyama (35. sırada), Hindistan Başbakanı Manmohan Singh (36. sırada), terör örgütü El Kaidenin kurucusu Osama Bin Laden (37. sırada), Pakistan Başbakanı Syed Yusuf Rıza Gilani (38. sırada), Dalay Lama (39. sırada), İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney (40.sırada), Meksikalı uyuşturucu kaçakçısı Joaquin Guzman (41.sırada), Rusya Başbakan Yardımcısı Igor Sechin (42. sırada), Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medyedev (43. sırada), Amerikalı televizyon yapımcısı ve sunucusu Oprah Winfrey (45. sırada), İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu (46. sırada), IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn (47. sırada), Çinin Merkez Bankası Başkanı Cou Şiaoçuen 48. sırada), New York Times Gazetesi Genel Müdürü William Keller (51.sırada), FIFA Başkanı Joseph S. Blatter (53. sırada), El Cezirenin Genel Müdürü Wadah Khanfar (54. sırada), Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy (56. sırada), Appleın yönetim kurulu başkanı Steve Jobs (57. sırada), Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick (63.sırada), BM Mülteciler Yüksek Komiseri Antonio Guterres (64. sırada), BBCnin Genel Müdürü Mark John Thompson (65. sırada), Dünya Ekonomik Forumunun kurucusu Klaus Schwab (66. sırada) ve son olarak Venezuela Devlet Başkanı Huga Chavez (67. sırada)
AA | | Samanyolu Haber Son Dakika 12.11.2009 | | | Listeaçıklandı;ilksıradaObamavarListe açıklandı; ilk sırada Obama var |
|
| Yeni Dalga'nın etkiledikleri | Sabah | 30.10.2009 13:54 |  | | |
| 01:00 Kriz denince gençlerin aklına "işsizlik" geliyor | Net Gazete | 02.04.2009 01:43 |  | | | 1257 öğrenci üzerinde uygulanan anket çalışmasında, bu yıl ÖSSye girecek öğrencilere, ekonomik kriz denince ne düşündükleri ve ekonomik krizin günlük hayatlarını nasıl etkiledikleri soruldu. Ankete katılan öğrencilerin yüzde 92,9u ekonomik kriz denince akıllarına ilk olarak işsizliğin geldiğini söyledi. Diğer başlıklar ise yüzde 88 ile yaşam standartlarının düşmesi, yüzde 87,1 ile ülkenin geriye gitmesi, yüzde 71,5 ile suç oranının artması, yüzde 30,8 ile başka bir ülkede yaşamak şeklinde sıralandı. | | Net Gazete Son Dakika 02.04.2009 | | | 0100Krizdenincegençlerinaklınaişsizlikgeliyor0100 Kriz denince gençlerin aklına işsizlik geliyor |
|
| İhalelere fesat karıştıran 20 sanık tutuklandı | Samanyolu Haber | 16.01.2009 21:51 |  | | Diyarbakırda, askeri ihalelerde haksız kazanç elde ettikleri gerekçesiyle, aralarında bir albay ve bir binbaşı ile bazı müteahhitlerin de bulunduğu 27 sanığın yargılanmasına başlandı. Duruşmada tutuklu 15 sanık tahliye edildi.
Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) İnşaat Emlak Dairesi Bölge Başkanı Albay Raci Gökçayır ve yardımcısı Binbaşı Erdinç Sedat Omaç ile bazı müteahhitlerin de yer aldığı 20si tutuklu 27 sanık katıldı.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 187 sayfalık iddianamenin okunmasının ardından, savunma yapan tutuklu sanıklar, suçlamaları kabul etmeyerek, tahliye talebinde bulundu.
Sanık avukatlarının yaptığı savunmaların ardından kısa bir ara veren mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan Albay Raci Gökçayır, yardımcısı Binbaşı Erdinç Sedat Omaç, MSB İnşaat Emlak Dairesi Başkanlığında görevli memur Sedat Yıldız, İsmail Atlan ve Rahmettullah Pekerin tutukluluk halinin devamına, diğer 15 sanığın ise tutuksuz yargılanmak üzere tahliyelerine karar verdi. Bu kararın ardından tutuksuz yargılanan sanık sayısı 22ye yükseldi.
-İDDİANAMEDEN-
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanıkların Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, İhaleye fesat karıştırmak, Görevi kötüye kullanmak ve Rüşvet almak gibi suçlardan cezalandırılmaları isteniyor.
Sanık Albay Gökçayır ile yardımcısı Binbaşı Omaç ve askeri personel D.B. ile Sedat Yıldızın, 13 ayrı askeri ihaleye fesat karıştırdıkları belirtilen iddianamede, müteahhitlerin gizli kalması gereken bilgileri rüşvet vererek kamu görevlilerinden temin edip, ihaleleri etkiledikleri ileri sürüldü.
İddianamede ayrıca, sanık müteahhitlerin telefonda konuşurken, Milli Savunma Bakanlığı İnşaat Emlak Daire Başkanlığı için Dükkan, sanık Albay Gökçayır için de Büyükbaba şifrelerini kullandıkları ifadesine yer verildi. | | Samanyolu Haber Son Dakika 16.01.2009 | | | İhalelerefesatkarıştıran20sanıktutuklandıİhalelere fesat karıştıran 20 sanık tutuklandı |
|
| Aç bırakılan filin intikamı ağır oldu | Samanyolu Haber | 19.12.2008 19:20 |  | | Taylandın başkenti Bangkokta bakıcısının aç bıraktığı erkek fil sinirlenerek biri otobüs 3 araca ağır maddi hasar verdi. Huay Khwang bölgesinde dün gece meydana gelen olayda, Plai Thong isimli 6 yaşındaki filin zincirlerinden kurtularak park halindeki otomobil, pikap ve otobüse saldırdığı öğrenildi. Olaydan sonra yetkililer aç file muz verip, hayvanın üzerine su sıkarak fili sakinleştirmeye çalıştılar. Yaklaşık bir saat sonra karnı doyan ve serinleyen fil sakinleşti.
Filin sahibi ve bakıcısı 34 yaşındaki Suthin Saiyos, Plai Thongu bir hafta önce Bangkoka getirdiğini ve geçimini insanlara şeker kamışı, salatalık, muz gibi fillerin sevdiği yiyecekler satarak sağladığını belirtti.
Bangkok sokaklarında fillere sıklıkla rastlanıyor. Bakıcılarıyla beraber dolaşan bu hayvanlara özellikle turistler büyük ilgi gösteriyor. Turistler, bakıcılarının sattığı meyve ve sebzeleri fillere yediriyor.
Bangkok Belediyesi bundan yaklaşık 5 yıl önce trafiği olumsuz yönde etkiledikleri gerekçesiyle filleri şehir dışına çıkarma kararı almış, fakat fil sahiplerinden ve halktan gelen tepkiler üzerine geri adım atmıştı.
CİHAN | | Samanyolu Haber Son Dakika 19.12.2008 | | | AçbırakılanfilinintikamıağırolduAç bırakılan filin intikamı ağır oldu |
|
| Aç fil arabaları ezdi | Samanyolu Haber | 19.12.2008 11:33 |  | | Taylandın başkenti Bangkokta bakıcısının aç bıraktığı erkek fil sinirlenerek biri otobüs 3 araca ağır maddi hasar verdi. Huay Khwang bölgesinde dün gece meydana gelen olayda, Plai Thong isimli 6 yaşındaki filin zincirlerinden kurtularak park halindeki otomobil, pikap ve otobüse saldırdığı öğrenildi. Olaydan sonra yetkililer aç file muz verip, hayvanın üzerine su sıkarak fili sakinleştirmeye çalıştılar. Yaklaşık bir saat sonra karnı doyan ve serinleyen fil sakinleşti.
Filin sahibi ve bakıcısı 34 yaşındaki Suthin Saiyos, Plai Thongu bir hafta önce Bangkoka getirdiğini ve geçimini insanlara şeker kamışı, salatalık, muz gibi fillerin sevdiği yiyecekler satarak sağladığını belirtti.
Bangkok sokaklarında fillere sıklıkla rastlanıyor. Bakıcılarıyla beraber dolaşan bu hayvanlara özellikle turistler büyük ilgi gösteriyor. Turistler, bakıcılarının sattığı meyve ve sebzeleri fillere yediriyor.
Bangkok Belediyesi bundan yaklaşık 5 yıl önce trafiği olumsuz yönde etkiledikleri gerekçesiyle filleri şehir dışına çıkarma kararı almış, fakat fil sahiplerinden ve halktan gelen tepkiler üzerine geri adım atmıştı.
CİHAN | | Samanyolu Haber Son Dakika 19.12.2008 | | | AçfilarabalarıezdiAç fil arabaları ezdi |
|
|
| |