görüşülemedi | |
|
| 'Yas'tan sonra yasa | Posta | 24.04.2012 09:20 |  | | Tutukluların, ağır hasta olan yakınlarını ziyaret etmelerini öngören yasa, Mehmet Haberalın annesini kaybetmesinden sonra çıkıyor
Tutukluların, ağır hasta olan yakınlarını ziyaretlerine olanak tanıyan yasa teklifi, Ergenekon davasından tutuklu bulunan Mehmet Haberalın annesini kaybetmesinden sonra çıkıyor.
TBMMde bu hafta ele alınması beklenen teklif, 4 aydır gündemde olmasına rağmen Mecliste görüşülemedi ve Haberal da annesini son kez göremedi.
CHP eski lideri Deniz Baykal. 21 Aralık 2011 günü Başbakan Erdoğanı ziyaret etmiş ve Haberalın annesi çok hasta ve oğlunu görmek istiyor diyerek yardım istemişti. Erdoğan da Adalet Bakanı ile görüştü. Daha sonra TBMMye AKP milletvekillerince bir kanun tekl... | | Posta Son Dakika 24.04.2012 | | | YastansonrayasaYastan sonra yasa |
|
| 'Yas'tan sonra yasa | Posta | 24.04.2012 09:19 |  | | Tutukluların, ağır hasta olan yakınlarını ziyaret etmelerini öngören yasa, Mehmet Haberalın annesini kaybetmesinden sonra çıkıyor
Tutukluların, ağır hasta olan yakınlarını ziyaretlerine olanak tanıyan yasa teklifi, Ergenekon davasından tutuklu bulunan Mehmet Haberalın annesini kaybetmesinden sonra çıkıyor.
TBMMde bu hafta ele alınması beklenen teklif, 4 aydır gündemde olmasına rağmen Mecliste görüşülemedi ve Haberal da annesini son kez göremedi.
CHP eski lideri Deniz Baykal. 21 Aralık 2011 günü Başbakan Erdoğanı ziyaret etmiş ve Haberalın annesi çok hasta ve oğlunu görmek istiyor diyerek yardım istemişti. Erdoğan da Adalet Bakanı ile görüştü. Daha sonra TBMMye AKP milletvekillerince bir kanun tekl... | | Posta Politika 24.04.2012 | | | YastansonrayasaYastan sonra yasa |
|
| Muhalefet Meclis'i tıkadı, içtüzük teklifi yine görüşülemedi | Zaman | 03.02.2012 02:42 |  | | |
| Muhalefet Meclis'i tıkadı, içtüzük teklifi yine görüşülemedi | Zaman | 03.02.2012 01:58 |  | | |
| Muhalefet Meclis'i tıkadı, içtüzük teklifi yine görüşülemedi | Zaman | 03.02.2012 01:47 |  | | |
| 18:25 İçtüzük tasarısı, gerginlik sebebiyle görüşülemedi | Net Gazete | 02.02.2012 15:26 |  | | |
| TBMM'de İç Tüzük Teklifi, yaşanan gerginlik nedeniyle görüşülemedi | Zaman | 02.02.2012 10:37 |  | | |
| İç Tüzük Teklifi, yaşanan gerginlik nedeniyle görüşülemedi | Haber3 | 02.02.2012 05:37 |  | | |
| İçtüzük tasarısı, gerginlik sebebiyle görüşülemedi | Zaman | 02.02.2012 02:47 |  | | |
| İçtüzük tasarısı, gerginlik sebebiyle görüşülemedi | Zaman | 02.02.2012 01:54 |  | | |
| İç Tüzük Teklifi, Yaşanan Gerginlik Nedeniyle Görüşülemedi | Haberler.com | 01.02.2012 19:16 |  | | |
| 18:45 "Pantolon" teklifi görüşülemedi | Net Gazete | 12.10.2011 14:23 |  | | |
| ''Pantolon'' teklifi görüşülemedi TBMM (A.A) | T24 | 11.10.2011 18:57 |  | | |
| "Pantolon" Teklifi Görüşülemedi | Haber3 | 11.10.2011 18:32 |  | | |
| ''Pantolon'' teklifi görüşülemedi | Star | 11.10.2011 18:32 |  | | |
| 18:30 "Pantolon" teklifi görüşülemedi | Net Gazete | 11.10.2011 18:27 |  | | |
| ''Pantolon'' teklifi görüşülemedi | Star | 11.10.2011 18:26 |  | | |
| TBMM'de bir dönem böyle geçti | Samanyolu Haber | 08.04.2011 13:54 |  | | TBMM, 23. Dönemi 548 düzenlemeyi yasalaştırarak bitirdi. AA muhabirinin derlemelerine göre, TBMM Genel Kurulu, bu dönemde 491 birleşim, 2 bin 81 oturumda, yaklaşık 2 bin 859 saat çalışırken, bu çalışmalarda 137 bin 865 sayfa tutanak tutuldu.
Meclis bu dönem 548 düzenlemeyi yasalaştırdı. Çıkarılan yasaların 343ü uluslararası anlaşmaların onaylanmasını içeriyor. Çıkarılan yasaların madde sayısı ise 7 bin 841 oldu.
Hükümet, 23. Dönemde (4 Ağustos 2007den itibaren) Meclise 783 kanun tasarısı sevk etti. Bunların 513ü yasalaştı. 783 tasarıdan 201i 22. Dönemden yenilenirken, 550si Hükümet tarafından hazırlanarak gönderildi, 29u bir önceki dönemden, 3ü ise 23. Dönem içinde Cumhurbaşkanı tarafından geri gönderilenlerden oluştu.
Milletvekilleri, hazırladıkları 898 kanun teklifini Meclis Başkanlığına sundu.
İhtisas ve araştırma komisyonları da bu dönem yoğun şekilde çalıştı. Komisyonların 3 bin 85 saat 4 dakika çalışmasında toplam 54 bin 201 sayfa tutanak tutuldu.
23. Dönemde önemli düzenlemeler yasalaştı. Anayasa değişikliğinin yanı sıra, yaklaşık 3 bin maddeli Türk Ticaret ve Borçlar yasaları, Hükümete KHK çıkarma yetkisi veren düzenleme, Yargıtay ve Danıştayda yeni daireler kurulması, Anayasa Mahkemesinin yapısını değiştiren düzenleme, tam gün yasası, kamu alacaklarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin düzenleme içeren Torba, bunlar arasında yer aldı.
23. Dönemde, yasama çalışmalarının yanı sıra denetim konularına da yer verildi.
Milletvekilleri, çeşitli konuların araştırılması için bin 101 araştırma önergesi verdi. Bu önergelerin 134ü birleştirilerek 14 Araştırma Komisyonu kuruldu.
Küresel ısınma, Türkçedeki bozulma, zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin sorunları, uyuşturucuyla mücadele, gemi inşa sanayisinin sorunları, çevre sorunları, yasadışı dinleme iddiaları, Eski BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazası (2), madencilik sektörünün sorunları, deprem öncesi alınacak önlemler, kayıp çocuklar, kanser, spor kulüplerinin sorunları ve sporda şiddet konularında Araştırma Komisyonu kuruldu.
Trakya Birlikin uygulamalarıyla ilgili Araştırma Komisyonu kurulması kabul edildi, ancak yeterli süre bulunamaması nedeniyle üyelerini seçip çalışmalarına başlayamadı.
Çalışmalarını tamamlayan Meclis Araştırma Komisyonlarının raporları, Genel Kurulda görüşüldü. Ancak, dönemin CHP Genel Sekreteri Önder Savın dinlenmesiyle ilgili Araştırma Komisyonunun raporu görüşülemedi.
Milletvekillerince sorulan 19 bin 135 yazılı sorunun 9 bin 304ü, 2 bin 355 sözlü sorunun ise bin 705i ilgili bakanlarca yanıtlandı.
22 Temmuz 2007 tarihinde yapılan milletvekili seçimlerinde bazı illerde DSPliler CHP listesinden aday gösterildi. Anayasa Mahkemesince kapatılan DTPli adayların yanı sıra BBP Genel Başkanlığından ayrılan Muhsin Yazıcıoğlu ile Mesut Yılmaz da bağımsız aday oldu.
Seçim sonuçlarına göre TBMMdeki sandalye dağılımı AK Parti 341, CHP 112, MHP 70, bağımsızlar 26 şeklindeydi ve 1 sandalye de boş bulunuyordu.
23. Dönemde, 10 sandalye boşaldı. MHPden İstanbul Milletvekili seçilen Mehmet Cahit Özönder, mazbatasını alamadan Ankarada havaalanı yolunda geçirdiği trafik kazasında yaşamını yitirdi. Daha sonraki dönemde, Osman Yağmurdereli (AK Parti), Gündüz Aktan (MHP), Muhsin Yazıcıoğlu (BBP), Mustafa Kuş (AK Parti), Hamza Yanılmaz (AK Parti) çeşitli nedenlerle vefat etti. AK Parti Kayseri Milletvekili Abdullah Gül Cumhurbaşkanı, CHP Aydın Milletvekili Özlem Çerçioğlu ise Aydın Belediye Başkanı oldu.
DTPnin Anayasa Mahkemesince kapatılmasının ardından bu partiye mensup milletvekilleri BDPye geçti, Ufuk Urasın (İstanbul) katılımıyla bu parti TBMMde grup kurdu. DTPnin kapatılması kararıyla Ahmet Türk (Mardin) ve Aysel Tuğlukun (Diyarbakır) milletvekilliği de düştü.
DSP kökenliler CHPde ayrılarak kendi partilerine döndü. Yazıcıoğlunun BBPye dönüşüyle bu parti de TBMMde temsil edilmeye başlandı. Sonraki süreçte, TBMMde temsil edilen partiler arasında, Mehmet Yaşar Öztürkün (Yozgat) katılımıyla Türkiye Partisi ve Mesut Yılmazın katılımıyla DP de yer aldı. Muhsin Yazıcıoğlunun helikopter kazasında ölümü, Mesut Yılmaz DPdeki yönetim değişikliğinin ardından istifasıyla TBMMde temsil edilen partilerin sayısı azaldı.
CHPde Deniz Baykalın istifası ve Kemal Kılıçdaroğlunun genel başkanlığa seçilmesinin ardından bazı bağımsız milletvekilleri ile bazı DSP milletvekilleri bu partiye katıldı. CHPden ayrılan bazı milletvekilleri de bağımsız olarak devam etti. AK Partiden istifa eden bazı milletvekillerinin MHPye geçmesiyle bu iki partinin sandalye sayısı değişti. | | Samanyolu Haber Son Dakika 08.04.2011 | | | TBMMdebirdönemböylegeçtiTBMMde bir dönem böyle geçti |
|
| Meclis Komisyonu'nda kavga | Samanyolu Haber | 01.04.2011 01:03 |  | | Mecliste tasarı görüşmeleri bu kavga yüzünden kilitlendi. Hükümetin bazı konularda kanun hükmünde kararname çıkarabilmek için Meclisten talep ettiği yetkiye ilişkin tasarının görüşmeleri imza tartışması nedeniyle yapılamadı.
Hükümete; Kanun Hükmünde Kararname (KHK) çıkarma yetkisi veren kanun tasarısı ıslak imza tartışması nedeniyle Meclis Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülemedi. Komisyon hükümete KHK yetkisi veren kanun tasarısını görüşmek için toplandı. MHP Milletvekili Emin Haluk Ayhan, toplantı başlamadan önce ayağa kalkarak, elindeki toplantıya çağrı yazısını göstererek, Tasarı; 28 Martta Meclise gelmiş, 29 Martta ise Komisyon Başkanı Mustafa Açıkalın bizi toplantıya çağırıyor ama 29 Martta Komisyon Başkanı Türkiyede değildi. Türkiyede olmayan bir insan nasıl imza atar. Bu çağrı geçersizdir, toplantıyı başlatamazsınız dedi.
Birleşimi yöneten Başkanvekili Recai Berber de Ayhan ve tepki gösteren diğer muhalefet milletvekillerine, Siz Başkan ile görüştünüz mü? O bu imzanın kendisine ait olmadığını mı size söyledi karşılığını verdi. CHP ve MHPli milletvekillerinin tepkisini sürdürmesi, Komisyonda tartışmaya neden oldu. Ayhan ve bazı CHPli milletvekilleri kürsünün önüne giderek tepkilerini dile getirmeyi sürdürünce toplantıya 15 dakika ara verildi.
CUMARTESİYE ERTELENDİ
Komisyon toplantısına verilen arada Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ile muhalefet milletvekilleri uzlaşma aradı. Toplantının cumartesi günü yapılması kararı alındı. Başbakan Yardımcısı Çiçek yaptığı açıklamada, Altında davet sahibinin imzası, ıslak imzadır. Öyle birinin attığı imza değildir. Bugüne kadar komisyonunun geleneklerine de uygun olarak yapılmıştır. Neticede imza, kendi imzası... İtiraz eden varsa bu imza yetkili makamlara gönderilir, ona ait midir, değil midir, ortaya çıkar. Aksini iddia edenler de bu sonuç sebebiyle mahkum olabilir. Atılmış imza, ıslak imza dedi.
CHPLİ İSA GÖK YİNE SAHNEDE
Komisyon üyesi olmayan CHP Mersin Milletvekili İsa Gök toplantıdan sonra komisyon salonunda gazetecilere açıklama yaptı. Gökün Anayasa değişikliği de olmayan imzalarla Meclis Başkanlığına sunuldu, ikinci sahtekarlık girişimi de Plan ve Bütçe Komisyonunda oldu dedi. AK Parti Antalya Milletvekili Sadık Badak ise Sahtekarlık değil o. Suç işliyorsunuz. Ortada kimsenin imzasının taklit edilmesi yok dedi. Badak, Siz komisyon üyesi değilsiniz. Böyle bir açıklamayı burada yapamazsınız. Şov yapıyorsunuz karşılığını verdi. | | Samanyolu Haber Son Dakika 01.04.2011 | | | MeclisKomisyonundakavgaMeclis Komisyonunda kavga |
|
| 'Sözleşmeli er'de son karar! | Samanyolu Haber | 09.03.2011 16:35 |  | | Sözleşmeli er ve erbaş alınması ile YAŞ kararlarıyla TSKdan ilişiği kesilenlere emeklilik ya da kamuda istihdam olanağı getiren tasarının 1. bölümü, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi. Temel yasa olarak görüşülen tasarının, birinci bölümünün kabul edilmesiyle sözleşmeli er ve erbaş alınmasına ilişkin hükümler geçmiş oldu.
Buna göre, en az ilköğretim mezunu, askerliklerini erbaş ve er olarak tamamlayan, terhislerinin üzerinden 3 yıldan fazla süre geçmeyen ve 26 yaşından gün almayan Türk vatandaşları, sözleşmeli er olabilecek.
Bu kişilerin, kamusal hakları kullanmaktan yoksun bırakılmamış, cezaları ertelenmiş, seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmiş, genel ya da özel af kanunları kapsamına girmiş veya haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa dahi; devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar ile halkı askerlikten soğutmak gibi suçlardan mahkum olmaması gerekecek. Taksirli suçlar hariç olmak üzere bir suçtan 1 ay veya daha fazla hapis cezası ile mahkum olanlar, güvenlik soruşturması olumlu sonuçlanmayanlar, yapılacak fiziki kabiliyet testi ve mülakatlarda başarılı olamayanlar da sözleşmeli er ve erbaş olamayacak.
Askeri okullardan ve Türk Silahlı Kuvvetlerinden her ne sebeple olursa olsun ilişikleri kesilen personel, sözleşmeli er olarak alınmayacak.
Asgari tugay veya eşiti birlik komutanı veya kurum amirinin haklarında olur belgesi verdiği personelin başvuruları, öncelikle kabul edilecek.
Sözleşmeli er adayları, ön sözleşme yapılarak askeri eğitime alınacak. Askeri eğitimi başarıyla tamamlayanlarla 4 yıldan fazla olmamak kaydıyla en az 3 yıllık sözleşme yapılacak. Müteakip sözleşmeler, 1 yıldan az, 3 yıldan fazla olmamak şartıyla azami 29 yaşın bitirildiği yılın aralık ayı sonuna kadar uzatılabilecek.
Sıkıyönetim, seferberlik, savaş veya terörle mücadeleden kaynaklanan zorunlu hallerde ihtiyaç duyulanların sözleşme süreleri, talebe ve yaş haddine bakılmaksızın kuvvet komutanları, Jandarma Genel Komutanı veya Sahil Güvenlik Komutanının göstereceği lüzum üzerine Genelkurmay Başkanının onayı ile uzatılabilecek.
Sözleşmeli erbaş ve erler ile sözleşmeli er adayları, asker sayılacak. Sözleşmeli erbaş ve erler, istihdam edildikleri kadro görevleri ile Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununda belirtilen görevleri yapacak.
Sözleşmeli erlikte en az 2 yılını tamamlayanlar, kadro görev yeri uygunsa liyakat durumu da dikkate alınarak sözleşmeli onbaşılığa, sözleşmeli onbaşılıkta en az 2 yılını tamamlayanlar da kadro görev yeri uygunsa liyakat durumu da dikkate alınarak sözleşmeli çavuşluğa geçirilecek.
Sözleşmeli erbaş ve erler, her sözleşme süresinin sona erme tarihinden en az 3 ay önce sözleşmeyi yenileyeceklerine dair yazılı bildirimde bulunmadıkları takdirde sözleşme kendiliğinden sona erecek.
Sözleşmeli erbaş ve erler, sözleşme süreleri sona ermeden sözleşmelerini tek taraflı olarak feshedemeyecek. Ancak, sözleşmelerin süresi bitmeden, fesih talebine ilişkin sebeplerinin uygun olduğuna karar verilenlerin sözleşmeleri idarece feshedilebilecek.
Askeri eğitim esnasında başarısız olan veya disiplinsiz davranan, askeri eğitime veya göreve devam edemeyen, sözleşmeli er adayı olma şartlarından herhangi birini taşımadığı sonradan anlaşılan veya sözleşme süresi içinde bu şartlardan herhangi birini kaybeden, askeri eğitimin üçte birine çeşitli nedenlerle katılmayan adayların ön sözleşmeleri, süresinin bitiminden önce feshedilebilecek.
Sözleşmeli er adayları ile sözleşmeli erbaş ve erler sigortalı sayılacak. Sözleşmeli erbaş ve erlerin barışta her yıl 45 gün izin alma hakkı olacak. Bu iznin 15 günü mazeret izni olarak kullanılacak, silahları kadro silahı olacak.
Kendi kusurları olmaksızın sözleşmesi feshedilenler ile kendi isteği ile sözleşmesini yenilemeyenler veya ayrılanlar uzman erbaşlığa veya astsubaylığa başvurabilecek.
Tasarının, Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararıyla TSKdan ilişiği kesilenlere emsali rütbelerdekilere denk özlük hakları üzerinden emeklilik ya da kamuda çalışma imkanı getiren 2. bölümü ise komisyonun yerini almaması nedeniyle görüşülemedi.
TBMM Genel Kurulunda bazı uluslararası anlaşmaların onayına ilişkin tasarıların görüşülmesine geçildi.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 09.03.2011 | | | SözleşmelierdesonkararSözleşmeli erde son karar |
|
| ‘Soykırım’ seçime yetişmedi | Hürriyet | 01.10.2010 01:25 |  | | ABD Temsilciler Meclisi’nde giderayak kabul edilen Kıbrıs yasasının Başkan Nancy Pelosi’nin çabalarıyla geçtiği anlaşıldı. Son anda meclis takvimine alınan Ermeni soykırım tasarısı ise Kongre tatile girdiğinden görüşülemedi. Oysa Ermeni lobisine yakın vekiller, bu sayede bölgelerinde oy toplamayı umut ediyordu.
 | | Hürriyet Dünya 01.10.2010 | | | ‘Soykırım’seçimeyetişmedi‘Soykırım’ seçime yetişmedi |
|
| Bir de bu yönüyle bakın | Samanyolu Haber | 19.07.2010 00:05 |  | | Samanyolu Haber Radyo Genel Yayın Yönetmeni Mazhar Arslanoğlu, 12 Eylül referandumana ilişkin çarpıcı bir yazı kaleme aldı.
Adını anarken bile çekindiğimiz, tartışamadığımız, İngilizlerin bile memnun olmadığı Sevrin şartnamesiyle, halkıyla kavgalı T.C. devlet zihniyetinin paralel olduğunu rüyamda görsem inanmazdım.
Sevrde; İstanbul ve boğazlar ortak komisyona, İzmir ve Trakya Yunanistana, doğu vilayetleri Ermenistana, Güneydoğuda İngiliz, Fransız ve İtalyan temsilcilerinden oluşan bir komisyon Fıratın doğusundaki Kürt vilayetlerinde bir yerel yönetim düzeni kuracak; bir yıl sonra Kürtler dilerse Milletler Cemiyetine bağımsızlık için başvurabilecek şartlar yer alıyordu.
Kabataslak bu maddelerden oluşan Sevri İtilaf Devletleri Britanya İmparatorluğu, Fransa, İtalya, Japonya, Belçika, Yunanistan, Hicaz Krallığı, Portekiz, Romanya, Ermenistan, Polonya, Sırp-Hırvat Cumhuriyeti ve Çekoslovakya ile mağlup Osmanlı Devleti imzalandı. ABD ve SSCB imza atmadılar.
Ancak Antlaşmanın yürürlüğe girmesi için önce Meclis-i Mebusanın antlaşmayı görüşüp kabul etmesi, sonra da imzalamak üzere Vahdettine göndermesi gerekiyordu.
Fakat antlaşma imzalandığı tarihte Meclis-i Mebusan kapalı olduğundan antlaşma mecliste görüşülemedi ve padişahın önüne gelmedi. Dolayısıyla antlaşma hiçbir zaman yürürlüğe girmedi.
Bu arada Ankarada toplanan TBMM anlaşmayı kınayarak kabul edilemezliğini duyurdu.
Sevr ile adeta bir açık hava hapishanesine mahkûm edilmek istenen Anadolu halkları Milli Mücadele ile bu duvarı yıktı ve bugünkü devletin sınırlarını ittifak ve müttefiklerimiz kabul etmek zorunda kaldı.
Ki! Milli Mücadele önderleri bu tehlikenin farkındaydı. Ve o dönemde Yunanistan ile diyalog kurulmuş, Ruslar ile iletişim hiç kesilmemiştir.
Hatta bunun en bariz nişanesi ise taksim meydanındaki anıttır.
Ancak ikinci dünya savaşıyla ortaya çıkan soğuk savaşın dayattığı bloklaşma ile Türkiyede kendi halklarına karşı Sevr maddeleri, tek tek işler hale getirildi.
Çünkü Sevri imzalayan Damad Ferit zihniyeti devletin bürokrasisinde bağımsızlık iradesinin eksenini, batıya bağımlılık olarak tanımladı. Ve halkları kontrol eksenli toplum mühendisliğine dayalı bir idare oluşturdular. Devletin erklerini bunun üzerine şekillendirdiler.
Ve bu zihniyet aynı zamanda içeride bir korku imparatorluğu kurdu.
Acı olanı ise imparatorluktan kurtulduk diyenler bu kötü tuzağın farkına dahi varamadılar. Onlar dahi işbirlikçi duruma düştüler.
Çünkü Osmanlıda tek bir Osman oğulları hanedanlığı vardı. Cumhuriyet ile birlikte devletin kurumları kadar hanedanlık oluştu ama kimse farkına bile varamadı.
Çünkü millet karnını doyurmaya mahkûm edilirken, devletin imkânlarını şahsı nevisine kullanan bürokrasi, gemisini istediği gibi yürütüyordu.
Daha da ötesi devletin kurumlarını işgal eden bu zihniyet, üç tarafı deniz, dört tarafı düşman söylemiyle Sevrde dışlanan halkları, hem düşman hem de devletin vazgeçilmezi olarak ilan etti. Bazen sevdi bazen dövdü. Ama merkezde hep kendisi kalmak şartıyla.
Yani! Kürtleri vur, Alevileri kovala, Lazlara aptal muamelesi yap, Müslümanları rejimin tehdidi olarak gör politikasıyla bugünlere geldi.
Darbelerle, muhtıralarla ve toplum mühendisliği ile iktidarın hep tepesinde oturan bu zihniyet, dün başörtülüyü Arabistana gönderirken, şimdi ise ?vur kurtuldan ?ver kurtulu dillendiriyor.
Bu kadar zaman iktidar nimetini elinde bulunduranların yaptığı ve yapabileceği ancak bu kadarmış demek bile insana acı veriyor. Yazık. Geçelim.
Bu yüzden Sevr haritasına baktığımda; fail-i meçhulleri, darbeleri, devlet malını gaspı, hortumlamaları, sürgünleri, fişlemeleri ve hukuksuzluğu görüyorum.
Bugün ise halkı ile kavga eden bir zihniyetin ifşa olması elbet birilerini rahatsız ediyor.
Onların içinde ise salon efendileri, statükodan beslenen ve devletin imkânlarını hanedanlarına aktaranlar başı çekiyor.
Ayrıca Anayasa değişiklik paketinin insan haklarından, hukuk reformuna kadar bir çok konuyu yeniden düzenlemesi; iktidar ve devlet imkânlarını kendi adlarına kullananlar ya da kıyısından kenarından nemalananları elbet rahatsız ediyor. Çünkü eldeki devlet imkânları ve iktidarı ellerinden kayacak, bunun korkusuyla da teröre bile selam duruyorlar.
Bu yüzden; 12 Eylüldeki anayasa değişiklik paketine yönelik referandumda evet, Sevr gömleğini yırtmanın diğer bir adımı olarak önümüzde duruyor.
Son tahlilde hayatımızı istediğiniz gibi yaşamamızı engelleyen, bizleri asgari ücrete mahkum eden ve insanca yaşama şartlarını elimizden alan bir zihniyetin devre dışı kalması için 12 Eylülde referandumun sonucu elbet evet olacaktır.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 19.07.2010 | | | BirdebuyönüylebakınBir de bu yönüyle bakın |
|
| Asırlık belgeler gün yüzüne çıkıyor | Samanyolu Haber | 08.04.2010 14:43 |  | | 2007de Meclis gündemine alınan ancak görüşülemeyen Milli Arşiv Kanun Tasarısı yeniden Meclise taşınıyor. 2007de Meclis gündemine alınan ancak Cumhurbaşkanlığı krizi nedeniyle görüşülemeyen Milli Arşiv Kanun Tasarısı yeniden Meclise taşınıyor. Tasarı kabul edilirse dünyanın en büyük arşivlerinden sayılan Osmanlı arşivi çürümekten kurtulacak.
Hükümet, 2007 yılında özellikle Ermeni soykırımı iddialarına karşı Türkiye Cumhuriyetinin kendisini daha iyi savunabilmesi ve dünyadaki hukukunu koruyabilmesi için birinci elden tarihi kaynakların yer aldığı arşivlerini yasal güvence altına almak için Milli Arşiv Kanun Tasarısını Meclis gündemine aldı. Bu yeni düzenlemeyle arşiv adını taşıyan kanun ile belgelerin tespiti, tefriki, toplanması, korunması, restorasyonu, muhafazası, tasnifi, çoğaltılması ve hizmete sunulması düzene sokulacaktı.
Elektronik ortamda üretilen bilgeler de arşiv tanımına alınacak, Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü kurumsal kimlik vasfını kazanacaktı. Ayrıca arşivlerle ilgili görevlerini yerine getirmeyerek belgelerin yok olmasına sebep olanlar, arşiv belgelerini çalanlar, satanlar, bilerek satın alanlar, kasıtlı olarak tahrip edenler ve yurtdışına çıkaranlar hakkında ağır cezai yaptırımlar getirilecekti. Mahzenlerde çürüyen tarihi arşiv belgelerinin yeniden düzenlenmesi için hazırlanan Milli Arşiv Kanunu Yasa Tasarısı Teklifi 2007 yılında Meclis gündemine alındı ancak Cumhurbaşkanlığı krizi nedeniyle görüşülemedi.
Aradan geçen 3 yıl sonrasında Türk Arşivciler Derneği önderliğinde Türk Büro-Sen, Büro Memur- Sen ve Bağımsız Büro-Sen temsilcileri, Milli Arşiv Kanun Tasarısının tekrar gündeme alınmasını istiyor. Türk Arşivciler Derneği Başkanı Hacı Haldun Şahin, Türkiyenin 150 milyon civarındaki Osmanlı arşiv malzemesiyle dünyanın en büyük arşivine sahip olduğunu belirtti. Ancak milletin hafızası olan arşivlere sahip çıkacak kadroların yetersiz olduğuna dikkat çeken Şahin, arşivcilerin 24 yıldır sözleşmeli personel statüsünde çalıştığını, 540 arşivciden 300den fazlasının sözleşmeli olduğunu diğerlerinin ise vaat edilen kadrolara sahip olmadığını kaydetti.
Şahin, mahzenlerde çürüyen tarihi arşiv belgelerinin yeniden düzenlenmesi ve uzman kadroların yetişmesi için ?Milli Arşiv Kanununun bir an önce çıkarılması gerektiğini ifade ederek şöyle devam etti: ?Osmanlı döneminde arşivcilerin özel statülere sahipti ve arşivciler iyi eğitim almış kişiler arasından seçiliyordu. Cumhuriyetin kuruluşundan 1980e kadar devlet arşivlerinin adeta unutuldu. 1986 yılında dönemin iktidarı tarafından önemli hamleler yapıldı ancak bu gelişmelerin mesleğe çözüm değil, sadece birtakım kolaylıklar sağladı.
Milli arşivlerdeki sorunları geniş kapsamda tespit ettik ve rapor haline getirdik. 2007 yılında arşivcilerin girişimiyle hazırlanan Milli Arşiv Kanununun erken seçim ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri nedeniyle TBMMnin gündemine gelmedi. Milli arşivlerin artık acil olarak köklü değişikliğe ihtiyacı var. Özel ve kamu kurumlarında uzman olmayan kişilerce yapılan çalışmalar yüzünden birçok tarihî belgenin kaybolduğunu ve yanlış arşivleme sonucu zayi oluyor.?
Nesrullah SONAY/BUGÜN | | Samanyolu Haber Son Dakika 08.04.2010 | | | AsırlıkbelgelergünyüzüneçıkıyorAsırlık belgeler gün yüzüne çıkıyor |
|
| Osmanlı arşivi gün yüzüne çıkıyor | Samanyolu Haber | 08.04.2010 14:31 |  | | 2007?de Meclis gündemine alınan ancak görüşülemeyen Milli Arşiv Kanun Tasarısı yeniden Meclis?e taşınıyor. 2007?de Meclis gündemine alınan ancak Cumhurbaşkanlığı krizi nedeniyle görüşülemeyen Milli Arşiv Kanun Tasarısı yeniden Meclis?e taşınıyor. Tasarı kabul edilirse dünyanın en büyük arşivlerinden sayılan Osmanlı arşivi çürümekten kurtulacak.
Hükümet, 2007 yılında özellikle Ermeni soykırımı iddialarına karşı Türkiye Cumhuriyeti?nin kendisini daha iyi savunabilmesi ve dünyadaki hukukunu koruyabilmesi için birinci elden tarihi kaynakların yer aldığı arşivlerini yasal güvence altına almak için Milli Arşiv Kanun Tasarısı?nı Meclis gündemine aldı. Bu yeni düzenlemeyle arşiv adını taşıyan kanun ile belgelerin tespiti, tefriki, toplanması, korunması, restorasyonu, muhafazası, tasnifi, çoğaltılması ve hizmete sunulması düzene sokulacaktı.
Elektronik ortamda üretilen bilgeler de arşiv tanımına alınacak, Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü kurumsal kimlik vasfını kazanacaktı. Ayrıca arşivlerle ilgili görevlerini yerine getirmeyerek belgelerin yok olmasına sebep olanlar, arşiv belgelerini çalanlar, satanlar, bilerek satın alanlar, kasıtlı olarak tahrip edenler ve yurtdışına çıkaranlar hakkında ağır cezai yaptırımlar getirilecekti. Mahzenlerde çürüyen tarihi arşiv belgelerinin yeniden düzenlenmesi için hazırlanan Milli Arşiv Kanunu Yasa Tasarısı Teklifi 2007 yılında Meclis gündemine alındı ancak Cumhurbaşkanlığı krizi nedeniyle görüşülemedi.
Aradan geçen 3 yıl sonrasında Türk Arşivciler Derneği önderliğinde Türk Büro-Sen, Büro Memur- Sen ve Bağımsız Büro-Sen temsilcileri, Milli Arşiv Kanun Tasarısı?nın tekrar gündeme alınmasını istiyor. Türk Arşivciler Derneği Başkanı Hacı Haldun Şahin, Türkiye?nin 150 milyon civarındaki Osmanlı arşiv malzemesiyle dünyanın en büyük arşivine sahip olduğunu belirtti. Ancak milletin hafızası olan arşivlere sahip çıkacak kadroların yetersiz olduğuna dikkat çeken Şahin, arşivcilerin 24 yıldır sözleşmeli personel statüsünde çalıştığını, 540 arşivciden 300?den fazlasının sözleşmeli olduğunu diğerlerinin ise vaat edilen kadrolara sahip olmadığını kaydetti.
Şahin, mahzenlerde çürüyen tarihi arşiv belgelerinin yeniden düzenlenmesi ve uzman kadroların yetişmesi için ?Milli Arşiv Kanunu?nun bir an önce çıkarılması gerektiğini ifade ederek şöyle devam etti: ?Osmanlı döneminde arşivcilerin özel statülere sahipti ve arşivciler iyi eğitim almış kişiler arasından seçiliyordu. Cumhuriyet?in kuruluşundan 1980?e kadar devlet arşivlerinin adeta unutuldu. 1986 yılında dönemin iktidarı tarafından önemli hamleler yapıldı ancak bu gelişmelerin mesleğe çözüm değil, sadece birtakım kolaylıklar sağladı.
Milli arşivlerdeki sorunları geniş kapsamda tespit ettik ve rapor haline getirdik. 2007 yılında arşivcilerin girişimiyle hazırlanan Milli Arşiv Kanunu?nun erken seçim ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri nedeniyle TBMM?nin gündemine gelmedi. Milli arşivlerin artık acil olarak köklü değişikliğe ihtiyacı var. Özel ve kamu kurumlarında uzman olmayan kişilerce yapılan çalışmalar yüzünden birçok tarihî belgenin kaybolduğunu ve yanlış arşivleme sonucu zayi oluyor.?
Nesrullah SONAY/BUGÜN | | Samanyolu Haber Son Dakika 08.04.2010 | | | OsmanlıarşivigünyüzüneçıkıyorOsmanlı arşivi gün yüzüne çıkıyor |
|
| Temizöz davasinda gerginlik | Posta | 06.03.2010 01:24 |  | | | Şirnak Cizredeki faili meçhul cinayetlerle ilgili davanin duruşmasi gergin geçti. Duruşmada, saniklardan Albay Cemal Temizözün dosyasinin uyuşmazlik mahkemesine gönderilmesi talebi görüşülemedi. | | Posta Son Dakika 06.03.2010 | | | TemizözdavasindagerginlikTemizöz davasinda gerginlik |
|
| Uşak Belediye Meclisi, 2 aydır olağan toplanamayınca 5 yıllık stratejik plan görüşülemedi | Zaman | 07.11.2009 09:54 |  | | |
| Kürtçe bölüme erteleme | Samanyolu Haber | 27.08.2009 18:37 |  | | YÖK Genelk Kururlunda bugün görüşülen Kürtçe bölüm ile ilgili talep ertelendi. Mardin Artuklu Üniversitesinde Kürtçe bölüm açılması teklifi, YÖK Genel Kurulunun 10 Eylülde yapacağı toplantıda ele alınacak. YÖK Genel Kurulunda bugün ele alınması gereken konu, kurul gündeminin yoğun olması nedeniyle görüşülemedi. | | Samanyolu Haber Son Dakika 27.08.2009 | | | KürtçebölümeertelemeKürtçe bölüme erteleme |
|
| 20:35 Muhalefet, 'Mayın Temizliği' tasarısını görüştürmedi | Net Gazete | 27.05.2009 20:35 |  | | | Muhalefetin şiddetle karşı çıktığı, iktidarın ise Meclisten geçirmek istediği Türkiye-Suriye sınırındaki mayınlı arazilerin temizlenmesi ve temizlenen alanların tarımsal faaliyetlerde kullanılmasına ilişkin kanun tasarısı, Mecliste bugün de görüşülemedi. Birleşimi yöneten Meclis Başkanvekili Meral Akşener, AK Partinin dün getirdiği ancak çalışma süresinin dolmasından dolayı oylanamayan Genel Kurulun çalışma programına ilişkin grup önerisinin hükümsüz kaldığını belirtti ve grup önerisini oylatmadı. | | Net Gazete Son Dakika 27.05.2009 | | | 2035MuhalefetMayınTemizliğitasarısınıgörüştürmedi2035 Muhalefet Mayın Temizliği tasarısını görüştürmedi |
|
| Kürtçe yayın başkanın azizliğine uğradı | Star | 05.06.2008 03:27 |  | | |
| Kürtçe yayın başkanın azizliğine uğradı | Star | 05.06.2008 03:26 |  | | |
|
| |