Habergec.Com Aranan Kelimeler:gençliğime Değerlendirme: 10 / 10 393444
habergec.com
30.05.2012 Çarşamba
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler

:: Gruplar
 

gençliğime

Striptiz yaparak oy istedi
Posta
08.10.2011
21:30
Polonyada pazar günü yapılacak seçimlere erotik reklam kampanyasıyla katılan genç politikacıya gençlerden büyük destek var

Temel İçgüdü filminde ünlü yıldız Sharon Stoneun unutulmaz sahnesini hatırlatan reklam filmi çeken Katarzyna Lenart (23) kamera önünde striptiz yapıyor. Demokratik Sol İttifak (SLD) listesinden aday olan politikacının sloganı ise şu şekilde: Daha fazlasını mı istiyorsunuz? SLDye oy ver. Ancak biz daha fazlasını yapabiliriz. Meydan okumaktan korkmuyorum, hedefime ulaşmak için çabalıyorum diyen genç politikacı, Hepimizin amacı ülkeyi ileri bir noktaya götürmek diyor. Öğrencilerin yoğun olduğu kentte gençlere seslenen Lenart reklam mottosunu ise Gençliğime bahse girerim olarak b...
Posta
Son Dakika
08.10.2011
StriptizyaparakoyistediStriptiz yaparak oy istedi
Bakan Demir: 'Karadeniz'den Yansımalar' sergisiyle gençliğime gittim
Zaman
26.02.2011
17:18
Bayındırlık ve İskân Bakanı Mustafa Demir, gezdiği Karadenizden Yansımalar isimli fotoğraf sergisinin kendisini gençlik yıllarına götürdüğünü söyledi.
Zaman
Son Dakika
26.02.2011
BakanDemirKaradenizdenYansımalarsergisiylegençliğimegittimBakan Demir Karadenizden Yansımalar sergisiyle gençliğime gittim
Bakan Demir: 'Karadeniz'den Yansımalar' sergisi beni gençliğime götürdü
Samanyolu Haber
26.02.2011
17:16


Bayındırlık ve İskân Bakanı Mustafa Demir, gezdiği Karadenizden Yansımalar isimli fotoğraf sergisinin kendisini gençlik yıllarına götürdüğünü söyledi. Bakan Mustafa Demir ve AK Parti Milletvekili Fatih Öztürk, Zaman Gazetesi Samsun muhabiri Fahri Öztoprakın Artvinden Sinopa 55 fotoğrafın yer aldığı Karadenizden Yansımalar isimli fotoğraf sergisini gezdi. Karadenizin yöresel fotoğraflarının kendisi için önem arz ettiğini belirten Demir, Benim yaşadığım, çocukluğumun, gençliğimin geçtiği yerlerle sanat buluşmuş, beni taa oralara getirdi. Tebrik ediyorum. dedi. Bakan Demir, Fotoğrafçılık, birçok şeyi biri arada bulunduran bir sanattır. Doğayı, toprakla hayatla iç içe olarak birleştirerek bizlere yansıtır. Fahri beyde bunu en iyi şekilde ortaya koydu. diye konuştu. Fotoğraflardan en çok hangisini beğendiniz? sorusuna Bakan Demir, Hemen hemen hepsi dikkatimi çekti. Fakat demir döven ustanın bulunduğu fotoğraf beni daha çok etkiledi. Çünkü bir zamanlar ben de bakırcılık sanatıyla uğraştım. Sonra göçle ilgili resimler, bizim yayla yollarıyla alakalı fotoğraflar beni oralara götürdü. Dolayısıyla bu sergide dizi halinde bir kültür ortaya konulmuştur. Çok güzel bir sergi oldu. Son yıllarda gezdiğim en güzel sergilerdendi. şeklinde karşılık verdi. Milletvekili Fatih Öztürk de fotoğraf sergisini çok etkileyici bulduğunu kaydederek, Fahri Öztoprakı bu özverili çalışmalarından dolayı kutluyorum. Samsun ve Karadeniz bölgesi adına çok anlamlı oldu. dedi. Bakan Demir, ardından şeref defterini imzaladı.
Samanyolu Haber
Son Dakika
26.02.2011
BakanDemirKaradenizdenYansımalarsergisibenigençliğimegötürdüBakan Demir Karadenizden Yansımalar sergisi beni gençliğime götürdü
Bu projeyle gençliğime döndüm
Sabah
21.02.2010
02:31
Projenin başındaki 65 yaşındaki Erzurumlu İbrahim Ayan, Fransaya 1973te gitti, yerleştikten sonra da 1978de ailesini yanına aldı. Gençliğinde Türkiyede rençberlik yapan Ayan, Fransada da ağaç işçiliğini... Devamı için tıklayınız
Sabah
Pazar
21.02.2010
BuprojeylegençliğimedöndümBu projeyle gençliğime döndüm
Fatih Akin yeni bir sayfa açiyor
Posta
30.12.2009
00:27
2010un ilk gününde Türkiyede gösterime girecek son filmi Soul Kitchenin galasina katilan yönetmen Fatih Akin,  Bu film gençliğime veda gibi. Hayat tarzima veda etmek istiyorum dedi.
Posta
Son Dakika
30.12.2009
FatihAkinyenibirsayfaaçiyorFatih Akin yeni bir sayfa açiyor
Fatih Akın yeni bir sayfa açıyor
NTV
29.12.2009
23:56

style=margin:02010un ilk gününde Türkiyede gösterime girecek son filmi Soul Kitchenın galasına katılan yönetmen Fatih Akın,  Bu film gençliğime veda gibi. Hayat tarzıma veda etmek istiyorum dedi.


NTV
Kültür
29.12.2009
FatihAkınyenibirsayfaaçıyorFatih Akın yeni bir sayfa açıyor
Fahriye gençliğime benziyor
GazetePort
26.11.2009
10:05
İtalyan yıldız Claudia Cardinale, Evcene övgüler yağdırdı.
GazetePort
Magazin
26.11.2009
FahriyegençliğimebenziyorFahriye gençliğime benziyor
''Gençliğime çok benziyorsun''
Haber3
26.11.2009
09:58
Fahriye Evcen, film setinde gençliğini canlandırdığı Claudia Cardinale’le tanıştı.
Haber3
Son Dakika
26.11.2009
GençliğimeçokbenziyorsunGençliğime çok benziyorsun
Fahriye gençliğime benziyor
Bugün
26.11.2009
09:55
İtalyan yıldız Claudia Cardinale, Fahriye Evcene övgüler yağdırdı.
Bugün
Son Dakika
26.11.2009
FahriyegençliğimebenziyorFahriye gençliğime benziyor
Fahriye gençliğime benziyor
Haber Türk
26.11.2009
09:26
İtalyan yıldız Claudia Cardinale, Evcene övgüler yağdırdı.
Haber Türk
Son Dakika
26.11.2009
FahriyegençliğimebenziyorFahriye gençliğime benziyor
Namaz sahnesinde hıçkıra hıçkıra ağladı
Samanyolu Haber
30.08.2009
11:53
YeniŞafak Pazar ekinde Harun Tokak ilginç bir olayı anlatıyor. İşte yazısı...

Gün ortası... Görkemli ahşap konak derin bir sessizliğe gömülür. Bir kadın, konağın odasında nurdan erişilmez bir abide gibi durmuş, başında beyaz başörtüsüyle namaz kılmaktadır. Huzur doludur yüreği... Öyle bir alem içinde ki... Sanki gönlünde her dem taze baharlar büyüyor. Gözlerini yummuş, ışıklı yağmurlarda yıkanmaktadır. Yeryüzü aydınlık bir atlas, toprak her şeyi şefkatle bağrına basan bir anne gibi durmaktadır karşısında. Sular, aşk ve vuslat şarkılarıyla sonsuzun nağmelerini duyuran bir çağıltı ile akmakta, dağlar o heybetli halleriyle, ovalar, o mütevazi duruşlarıyla, bağlar, bahçeler de o rengarenk güzellikleriyle tebessümler yağdırmaktadır. Siyah gözleriyle, bütün eşyayı bir sevgi şöleni gibi seyrediyor, bir sevgi armonisinden güftesiz besteler dinliyordu. Birleşen Yolların tam ortasında ışıktan bir helezonun içinde nurdan bir melek gibi duruyor. Göğsüne bağladığı elinin altından, gönül yamaçlarına doğru ılık ve tatlı bir esintinin gezintiye çıktığını farkeder. Sanki sevdiği birisiyle el ele tutuşmuşlar, aydınlık yamaçlarda sonsuz bir ufka doğru yürüyorlar.... Rol icabı da olsa o ilk namaz, gurbetten dönen evladını şefkatle bağrına basan bir ana gibi basmıştır bağrına onu. Secdeye vardığında, seccadenin sıcak busesini, güzel ve geniş alnında hissedince daha fazla dayanamaz ve bırakır kendisini. Bir sessiz çığlık kopar koca konaktan, kimsenin duymayacağı, kimseye duyurulamayan bir feryattır bu... * * * 1970ler... Köylerinden, kasabalarından kopup gelen binlerce çocuk gibi biz de okumak için ağabeyimle birlikte şehre gelmiştik. Ayağımızda, lastik ayakkabılar ve süvarilik vurulmuş yamalı pantolonlar... Babam, bazı günler köyden saman getirir, satmak için de, at arabasıyla sokak sokak dolaşırdı. Okul harçlığımızı alabilmek için yazın o sıcakta saman tozlarının başımızı gözümüzü okşadığı arabanın peşinden gittiğimiz günler, gözümün önünden hiç gitmiyor. Ağabeyimle kitapları çok severdik. Ama o yıllarda okuyacak kitap bulmak da, almak da meseleydi. Kitapçılara gidiyor, taze çıkmış bir kitap gördüğümüz zaman, yeni doğmuş sevimli bir kuş yavrusu gibi avucumuzun içine alıyor, okşuyor ve derin bir iç geçirerek tekrar yerine bırakıyorduk. Minyeli Abdullah yeni çıkmıştı. Elden ele dolaşıyordu. Ardından, giyimi, kuşamı, duruşu ve etkileyici konuşmaları ile, milyonları peşinden sürükleyen efsane kadın Şule Yüksel Şenlerin Huzur Sokağı. Sonra da Tarık Buğranın Küçük Ağası, arka arkaya geldi. Milli kültürmüze ait bu ilk romanlar, benim gibi kırsal kesim çocuklarının kültür kimliğinin oluşmasında son derece etkili olmuş, binlerce genci âraftan kurtarmıştı. Yürümek zorunda olduğumuz yollarda karanlığa yakılmış ışık gibiydiler. Huzur Sokağı romanındaki Bilal ve Feyza, çağımızın Leyla ile Mecnunu gibiydi. Onu okuyan genç kızlarımızın amacı, sadece Feyza gibi idealist bir kadın olmak değildi; aynı zamanda Bilal gibi idealist bir genç arıyorlardı. Delikanlılar ise hem Bilal gibi dindar ve idealist bir genç olmak istiyor hem de Feyzanın şahsında hayallerindeki Leylanın peşinden koşuyorlardı. 1970de Huzur Sokağı, Birleşen Yollar adıyla beyaz perdeye aktarıldı. Dindar kesim sinemalara koştu. O yıllarda, şimdiki gibi, Kurtlar Vadisindeki Ömer Baba ya da Ekmek Teknesindeki Nusret Baba gibi dindar ve bilge insanları sinemada görmek imkansızdı. Türk sinemasının din ve dindarla problemi vardı. Sinema tam da beslenebileceği kökleri kurutacak kadar ideolojikti. Birleşen Yollarla, dindar kesimin sinemayla yolları birleşmiş, küskün yıllar geride kalmıştı. Hasılı Türk Sineması birkaç gün önce sessiz sedasız Hakka yürüyen Yücel Çakmaklının Birleşen Yollarıyla yeni bir dönme girmiş ve milli sinema günleri başlamıştı. Birleşen Yolların bende zamanla gençliğime dair bir nostaljiye dönen hatırası, yıllar sonra bir gün filmin perde arkasını öğrenmemle tamamlanmıştır. Bir gece televizyonu açtığımda ekranda konuşan, Şule Yüksel Şenlerdir... Birleşen Yollardaki namaz sahnesini anlatıyor.; Çekim sırasında da Türkan Şorayla birlikteyiz. Duygularında da çok güzel gelişmeler oldu. Fakat bunların doruk noktası namaz sahnesindeydi; Feyzanın hidayet sahnesi... Ellerimle örttüm başını, namazı nasıl kılacağını tarif ettim. Bir hayli çalıştıktan sonra namaz sahnesi çekimi başladı. Seccadesini seriyor ve namaz kılıyor... Büyük bir ahşap konakta çekiliyordu film. Tam Tahiyyata oturduğu sırada kamerada bozukluk oldu. Rejisör; Hiç yerinizden kıpırdamayın, hemen devam edeceğiz dedi. Ortada sessizlik... Türkan Hanım, namazı bıraktı; yan olarak oturdu. Öyle bir alem içinde ki... Etrafında kimseyi görmüyor; Şule Hanım, Şule Hanım...Nerdesiniz?dedi. Hani âmâ bir insan el yordamıyla oturacağı yeri arar ya aynen öyle. Türkan Hanım bir şey mi oldu dedim. Baktım siyah gözlerinde yaşlar irileşmişti. Şu
Samanyolu Haber
Son Dakika
30.08.2009
NamazsahnesindehıçkırahıçkıraağladıNamaz sahnesinde hıçkıra hıçkıra ağladı
Kalbini çantasında taşıyor
Samanyolu Haber
26.08.2009
12:35
Kalp yetmezliği nedeniyle organ nakli ihtiyacı olan ancak uygun kalp bulununcaya kadar yaşamını yanında çanta içinde taşıdığı yapay kalple sürdüren Manisalı İsmail Çıvgın, geçirdiği kaza sonucu beyin ölümü gerçekleşen 17 yaşındaki gencin kalbinin nakledilmesiyle sağlığına kavuştu.

Çıvgın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Aydının Didim ilçesinde geçirdiği trafik kazasının ardından beyin ölümü gerçekleşen 17 yaşındaki Erkan Sezerin organlarını bağışlayan ailesine müteşekkir olduğunu söyledi. Kişisel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak durumdayken gerçekleşen kalp nakliyle yeniden hayat bulduğunu anlatan Çıvgın, Hiç bu kadar güzel anlar yaşamamıştım. Şu anda neler hissettiğimi anlatamayacak kadar heyecanlıyım. Genç bir insanın kalbi atıyor göğsümde. Benzer bir duyguyu daha önce yaşamadım ben diye konuştu. Sağlığına kavuşmasıyla yaşadığı mutluluğu, Sezer ailesine borçlu olduğunu vurgulayan Çıvgın, şunları kaydetti: Kendimi gençleşmiş gibi hissetmiyorum. Gençliğime değil çocukluğuma döndüm desem yeri var. Göğsümdeki kalbin bambaşka attığını hissedebiliyorum. Yeniden doğdum, ona göre hareket edeceğim. Bir yandan da ya bir şey olursa diye korkuyorum. Doktorlarım ve hemşirelerim sakin olmam için sürekli telkinde bulunuyor. Kalbime çok iyi bakacağım. Ufak çocuğu ağlatmamak için nasıl çabalarsanız ben de organlarıma öyle bakacağım. Ölen kardeşimizin kalbi benim için çok mukaddes. Duygularımı anlatamıyorum, çünkü 50 yıldır yaşamadığım duygular bunlar. Allahın bir lütfu, mucizesi benim için. EVİME GİDİP SEVDİKLERİMİ GÖRMEK İSTİYORUM Kısa süre sonra hastaneden taburcu olacak Çıvgın, hastane koridorlarından çıkar çıkmaz, yaşamını sürdürdüğü Manisanın Saruhanlı ilçesi Halitpaşa beldesine dönmek istediğini belirtti. Kalan ömrünü en iyi biçimde değerlendirmeyi arzuladığını söyleyen Çıvgın, Evime gitmek, dostlarımla, sevdiklerimle görüşmek istiyorum. Bugüne kadar hastalığım nedeniyle yapamadıklarımı yapmaya çalışacağım. İnsanlara hizmet etme çabasında olacağım dedi. 2005 yılından bu yana kalp yetmezliği bulunduğunu, nakil için uygun donör beklediği iki ay boyunca da kalp destek cihazına bağlı yaşadığını hatırlatan Çıvgın, duyarlı insanlardan, kendisi gibi ümit içinde organ bekleyen kardeşleri için organ bağışında bulunmalarını istedi. Yeni kalbiyle hastane koridorlarında attığı her adımda kocasının elini bırakmayan Çıvgının eşi Emine Çıvgın ise nakil öncesi yaşamlarıyla şu anda hissettikleri mutluluğu kıyaslamanın mümkün olmadığını belirterek, İsmailin sağlık sıkıntısını ailecek yaşıyorduk. Naklin ardından her ihtiyacını kendi karşılıyor. Çok güzel bir duygu, çok mutluyuz diye konuştu. GÖKYÜZÜNÜ GÖREMEYEN BİR HASTAYDI Kalp naklini gerçekleştiren Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Özbaran da kalp destek cihazı takılmadan önce İsmail Çıvgının sağlık durumunun çok kötü durumda olduğunu söyledi. Çıvgına, kalp nakli öncesinde yaşamını sürdürebilmesi için kalp destek cihazı taktıklarını anlatan Prof. Dr. Özbaran, şöyle konuştu: İsmail Çıvgın, gökyüzünü bile göremeyen, yoğun bakımda yatan bir hastaydı. Genel durumu oldukça kötü olduğu ve kalp bulamadığımız için kalp destek cihazı taktık. Birkaç gün içinde toparlandı. Vücudu kalp destek cihazına uyum sağladı. Cihaza bağlı biçimde köyünde yaşıyordu. Yaklaşık 3 hafta önce Çıvgına uygun kalp bulduk. Kalp destek cihazını ve eski yorgun kalbini çıkardık. Yeni kalbini naklettik. Yapılacak biyopsinin ardından, her şey normalse evine göndereceğiz artık. Sağlık durumunda şu an için bir problemi yok. Bundan sonra normal bir insan gibi yaşamını sürdürecek. AA
Samanyolu Haber
Son Dakika
26.08.2009
KalbiniçantasındataşıyorKalbini çantasında taşıyor
Beni gençliğime götür Vosvos!
GazetePort
22.03.2009
15:47
Yaşlılar Haftası etkinlikleri kapsamında, huzurevi sakinleri Volkswagenlerle Ankara turu yaptı.
GazetePort
Toplum Yaşam
22.03.2009
BenigençliğimegötürVosvosBeni gençliğime götür Vosvos
Gel, gençliğime gidelim Vosvos!
GazetePort
22.03.2009
15:25
Yaşlılar Haftası etkinlikleri kapsamında, huzurevi sakinleri Volkswagenlerle Ankara turu yaptı.
GazetePort
Toplum Yaşam
22.03.2009
GelgençliğimegidelimVosvosGel gençliğime gidelim Vosvos
Hoşgörü, eleştiri ve saygı üzerine aykırı düşünceler - Özdemir İNCE
Hürriyet
19.12.2008
01:38
GENÇ dostum, Öfkeli Ali Erten’i çok severim. Benim gençliğime benzer:
Hürriyet
Köşe Yazıları
19.12.2008
Hoşgörüeleştirivesaygıüzerineaykırıdüşünceler-ÖzdemirİNCEHoşgörü eleştiri ve saygı üzerine aykırı düşünceler - Özdemir İNCE
Hepimizin Hayal’i - Tolga AKYILDIZ
Hürriyet
18.10.2008
02:28
İlk gençliğime denk geliyor Beyoğlu Hayal Kahvesi. İlk günden beri giderim. İstanbul gece hayatı içinde gerçek anlamda marka olmayı becerdiler.
Hürriyet
Köşe Yazıları
18.10.2008
HepimizinHayal’i-TolgaAKYILDIZHepimizin Hayal’i - Tolga AKYILDIZ
SELİM İLERİ - Mavi Sürgün'den siyah siyasete
Zaman
03.08.2008
02:01
Geçen hafta Bodrumdaydım. Sevgili arkadaşım Ayşe İçinselin konuğuydum. Bodrum bu kez bana anılar olarak göründü, sadece anılar. Gençliğime geri dönemedim. Ege ve Akdenizden duyduğum heyecanı duyamadım. Anılar bile soluktu.
Zaman
Köşe Yazıları
03.08.2008
SELİMİLERİ-MaviSürgündensiyahsiyaseteSELİM İLERİ - Mavi Sürgünden siyah siyasete
Toplam "17" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti