Habergec.Com Aranan Kelimeler: Değerlendirme: 10 / 10 165080
habergec.com
22.07.2014 Salı
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler
Gazeteler
İnternet Siteleri
Televizyonlar
Radyolar
Diğer

:: Gruplar
 

Zaman |Ekonomi

Yolsuzluk yaptığı iddiasıyla milyarlarca dolar ödeyecek
Zaman
09.07.2014
11:16
Citibank, 2008 krizinde dağıttığı konut kredilerinde yolsuzluk yaptığı için milyarlarca dolar uzlaşma bedeli ödemeye hazırlanıyor.ABD’li banka Citibank, 2008 küresel krizine neden olan konut balonu sürecinde dağıttığı kredilerde yolsuzluk yapıldığı iddiasıyla başlatılan inceleme için büyük bir uzlaşma bedeli ödeyecek. Konuya yakın bir kaynağın Reuters haber ajansına verdiği bilgiye göre banka, uzlaşma için 7 milyar dolar ödeyecek. Ödemenin çoğunluğu nakit olacak.EK GELEBİLİRcnbcenin haberinde yenr alan kaynak, bankanın aldıkları kredileri ödemekte zorluk çekenler için de ekstra bir para ödeyeceğini de ifade etti. Uzlaşma anlaşmasının gelecek haftanın başında açıklanması bekleniyor. Citigroup konu hakkında görüş vermekten kaçınırken, ABD Adalet Bakanlığı’ndan da resmi bir açıklama yapılmadı. 7 milyar dolarlık anlaşmanın konuyla ilgili beklentilerin oldukça üzerinde olduğu belirtildi.
Zaman
Ekonomi
09.07.2014
YolsuzlukyaptığıiddiasıylamilyarlarcadolarödeyecekYolsuzluk yaptığı iddiasıyla milyarlarca dolar ödeyecek
Açlığın tavan yaptığı saatte pazara çıkmayın
Zaman
09.07.2014
11:16
Ramazan ayının gelmesiyle birlikte, başta TV kanalları olmak üzere her türlü mecrada yayınlanan reklamlarda ve özellikle gıda reklâmlarında önemli bir artış yaşanmakta. Bu duruma bağlı olarak gerek oruç tutmanın verdiği açlık hissinin, gerekse birbirinden dikkat çekici gıda reklâmlarının gıda alışverişini arttırdığı görülüyor. Uzmanlar, özellikle Ramazan ayında, insanlarımızın bilinçsiz gıda alışverişi yapma eğiliminde olduğunu, satıcıların da bu nedenle gıda reklâmlarına ağırlık verdiğini belirtiyor. Şüphesiz bu durum, bir yandan tüketiciler üzerinde ekonomik külfet oluştururken, diğer yandan ihtiyaç duyulandan daha fazlasının satın alınması, hatta bazı durumlarda hiç ihtiyaç duyulmayan ürünlerin de alınması gibi sonuçlar doğurmakta.Gümrük Bakanı Hayati Yazıcı, bütün bu olumsuz tablonun önlenmesi için alışveriş yaparken tüketicilerimn şu hususlara dikkat etmeleri gerekmektiğini vurguluyor. ALIŞVERİŞE ÇIKMADAN ÖNCE MUTLAKA BİR LİSTE YAPINTüketicilerin alışverişlerini önceden belirlenmiş bir plan dâhilinde ve tespit edilen ihtiyaçlar neticesinde oluşturulmuş bir listeye bağlı kalarak yapması ve alışverişe konu maldan ihtiyaç duyulduğu kadar satın alınması gerekmektedir. İHTİYAÇ LİSTESİNİN DIŞINA ÇIKMAYINSatın alınacak ürün piyasadaki muadil ürünlere göre çok ucuz olsa bile eğer o ürün ihtiyaç dışında bir ürün ise asla satın alınmamalıdır. İhtiyaç duyulmayan ürün çok ucuz olsa bile, tüketici için en pahalı üründür. AÇLIK HİSSİNİN TAVAN YAPTIĞI İFTAR SAATİNE YAKIN ZAMAN DİLİMLERİNDE DEĞİL, ÖĞLEDEN ÖNCE SAKİN ZAMANLARDA ALIŞVERİŞ YAPINTüketiciler Ramazan Ayı’nın sahip olduğu özellikler nedeniyle alışverişlerini genellikle aç ve yorgun olarak yapmaktadırlar. Bu durum da, aslında ihtiyaç olmayan mal ve hizmetlerin satın alınmasına sebebiyet vermekte, dolayısıyla israfa neden olmaktadır. Bu tür sorunların yaşanmaması için plan dışı harcamalardan kaçınılmalıdır.ALIŞVERİŞTEN SONRA FİŞ VEYA FATURA ALIN Satın alınan mal ve hizmetlerin satış fişi veya faturası mutlaka alınmalıdır. Böylece kayıt dışılık ve vergi kaçağı önleneceği gibi, alışverişten sonra yaşanabilecek olası mağduriyetlerin ve problemlerin daha kolay çözülebilmesi sağlanmış olacaktır. Ayrıca, satın alınan mallar mümkün olduğunca mağazada kontrol edilmeli, görülen ayıplar derhal satıcıya bildirilmelidir. GIDA MADDELERİNİN ETİKET BİLGİLERİ, SON TÜKETİM TARİHİ, RAF ÖMRÜ VE AMBALAJLARININ SAĞLIKLI OLUP OLMADIĞI GİBİ HUSUSLARA DİKKAT EDİNSon yıllarda tüketiciler, satın aldıkları gıdaların, sağlıklı, hijyenik ve doğal olması konusunda oldukça hassas davranmaktadır. Ancak bu hususların yanı sıra gıda satışı yapılan yerlerin temizlik kurallarına uygun olup olmadığına, gıdaları ve bozulabilen malları satın alırken son kullanma tarihlerine, raf ömürlerine, kullanım şekillerine ve saklama şartlarına dikkat edilmesi gerekmektedir.ALIŞVERİŞLERDE AMBALAJLI ÜRÜNLER TERCİH EDİNTüketicilerin, alışverişlerinde ürünleri hasardan, bozulmaktan, kirlenmekten ve benzeri durumlardan koruması nedeniyle ambalajlı ürünleri tercih etmesi faydalı olacaktır. Ancak ambalajlı gıda ürünlerinin ambalajının bozulmuş, şişmiş, delinmiş, sızıntı yapmış veya çökmüş olmamasına dikkat edilmelidir. Diğer taraftan ilgili yasa ve yönetmelikler gereği ambalajlar içinde satılan her türlü gıda ve temizlik maddelerinin etiketlerinde net ağırlıklarının veya hacimlerinin satış fiyatları ile birlikte, kilogram, litre gibi birim fiyatlarının da yazılması gerekmektedir. Böylece tüketiciler satın alacakları ürünler arasında birim fiyatlar yoluyla karşılaştırma yapma imkânına kavuşmaktadır. İNDİRİMLİ SATIŞ FİYATININ GERÇEK İNDİRİM OLUP OLMADIĞINA DİKKAT EDİNBüyük mağaza ve marketlerin birçoğu ‘Ramazan ayına özel indirim oranları’ belirlemekte ve çeşitli kampanyalar düzenlemektedir. Söz konusu indirimli satışlara ilişkin olarak ilgili yönetmelikler gereği indirimli satış yapılan yerlerde etiket ve listelerde malın indirimli satış fiyatının indirimden önceki satış fiyatı ile birlikte gösterilmesi gerekmektedir. Aykırı davranışlarla ilgili denetim amacıyla Ticaret İl Müdürlüklerine ve Belediye Zabıta teşkilatlarına şikayette bulunulmalıdır.KREDİ KARTIYLA YAPILAN ALIŞVERİŞLERDE DAHA DİKKATLİ DAVRANIN Ramazan Ayı’nda yapılacak alışverişlerin yoğunluğu göz önüne alındığında kredi kartının kullanımının gelecek aylar içerisinde aile bütçesini zorlayabileceği unutulmamalıdır. Bu amaçla, kredi kartı ile alışveriş yapılırken daha dikkatli davranılmalı, ayın başında harcama tutarının hepsinin birden ödenip ödenmeyeceği ile geri ödeme planı dikkate alınarak harcama yapılmalıdır. Açıklanan hususlar çerçevesinde, ‘Bilinçli Tüketici, Basiretli Tacir’ düşüncesini şiar edinen bir ekonomik ortamı sağlamak için tüketicilerimizin bahsi geçen tavsiyeleri dikkate alması büyük önem arz etmektedir. Bu süreçte, alışverişin tüm
Zaman
Ekonomi
09.07.2014
AçlığıntavanyaptığısaattepazaraçıkmayınAçlığın tavan yaptığı saatte pazara çıkmayın
Ekonomik ve Sosyal Konsey’in yetkileri azaltılıyor
Zaman
09.07.2014
02:07
Yargı kurumları başta olmak üzere çok sayıda kurumun yapısında önemli değişiklikler yapan hükümet, Ekonomik ve Sosyal Konsey’in yapısını da değiştiriyor.Meclis’e sunulan kanun tasarısı ile hükümete ‘istişari nitelikte görüş bildirmekle görevli’ konseyin üyelerinin kanun yerine Bakanlar Kurulu’nun çıkaracağı yönetmelikle belirlenmesi öngörülüyor. Konseyin görev ve yetkileri de azaltılırken, mevcut konseyi düzenleyen kanun yürürlükten kaldırılıyor.Mevcut kanunda kamudan gelenlerin dışındaki konseyin üyeleri, ‘Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, kamu görevlileri adına en çok üyeye sahip konfederasyon, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu, Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu, Türkiye Ziraat Odaları Birliği, Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nu temsil eden üçer temsilci’ şeklinde sıralanıyor. Tasarı ise hiçbir kurumu saymadan “Kamu kurum ve kuruluşlarından 10; çalışanlardan 8; özel kesimden 12; diğer toplum kesimlerinden 12; yerel yönetimlerden 2; üniversitelerden 2 temsilci olmak üzere toplam 57 üyeden oluşur.” hükmünü getiriyor. Temsilcilerin seçilme usul ve esaslarını ise Bakanlar Kurulu’nca çıkarılacak yönetmeliğe bırakıyor. Kanun tasarısı ile Ekonomik ve Sosyal Konsey’in görev ve yetkileri de sınırlanıyor. Konseyin mevcut 7 görevi 3’e indiriliyor. Tasarı ile Konsey’in görevleri ‘Hükümet ile toplumsal kesimler arasındaki ve toplumsal kesimlerin kendi aralarındaki uzlaşma ve işbirliğini güçlendirecek çalışmalar yapmak. Hükümetin talebi üzerine, ekonomik ve sosyal yaşamı etkileyen kanun tasarıları, plan ve politika belgeleri hakkında görüş bildirmek. Türkiye-Avrupa Birliği Karma İstişari Komitesi tarafından yapılacak çalışmaları izlemek” şeklinde sıralanıyor. Mevcut kanunda yer alan Konsey’in şu görevleri ise tasarı ile kanundan çıkarılıyor: “Toplumdaki ekonomik ve sosyal birimlerin, hükümetin ekonomik ve sosyal politikalarının oluşturulmasına katılımlarını sağlamak. Oluşturduğu görüş, öneri ve raporları hükümete, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne, cumhurbaşkanına ve kamuoyuna sunmak. Amaçları doğrultusunda ulusal ve uluslararası düzeyde seminer ve toplantılar düzenlemek. Ekonomik ve sosyal konularda yayınlar ve araştırmalar yapmak ve yaptırmak.”Konsey Başkanlık Divanı’nın oluşumu da yeniden düzenlenirken, üç başkan yardımcısının TOBB, TİSK, TESK, Ziraat Odaları Birliği, Türk iş, Hak-iş ve DİSK tarafından belirlenmesi kuralı değiştiriliyor. Bunun yerine 4 başkan yardımcısının, ‘kamu’, ‘çalışanlar’, ‘özel kesim’ ve ‘ diğer toplum kesimlerinden’ seçilmesi öngörülüyor. Ayrıca Konsey’in ‘üç ayda bir’ yerine, ‘yılda iki defa’ toplanması kuralı getiriliyor.Tasarının gerekçesinde ise, “Konseyin daha etkin ve fonksiyonel bir yapıya kavuşturulması, mevcut yapısının daha geniş toplum kesimlerini kapsayacak şekilde genişletilmesiyle sosyal diyalog fonksiyonunun güçlendirilmesi ve kamu ağırlığının azaltılarak Konsey’in istişari fonksiyonunun ön plana çıkartılması amaçlanmaktadır.” deniliyor. Gerekçede ayrıca, “Konseyde hükümet temsilcilerinin ağırlığının azaltılması, Konsey’in toplumu temsil kabiliyetinin güçlendirilmesi ve işlerliğinin artırılması amacıyla Konsey yapısında değişiklik yapılmaktadır. Böylece Konsey sadece işçi ve işveren kesimlerinin ağırlıklı bir şekilde temsil edildiği bir yapı olmaktan çıkartılacak, toplumun farklı kesimlerinin de temsil edildiği bir platform haline getirilecektir.” ifadeleri kullanılıyor.
Zaman
Ekonomi
09.07.2014
EkonomikveSosyalKonsey’inyetkileriazaltılıyorEkonomik ve Sosyal Konsey’in yetkileri azaltılıyor
Haber Turu
Zaman
09.07.2014
02:07
5 milyon TL’lik yeni yatırımKeskinoğlu, ısıl işlem görmüş piliç ürünleri de dahil 2014’te 175 bin ton üretim yaparak piliç eti üretiminde liderlik koltuğuna yerleşti ve pazar payını yüzde 12’ye ulaştırdı. Entegre tesisler arasında Türkiye’nin tek organik tavuk üreticisi olan Keskinoğlu, büyüklüğü 40 milyon TL’ye ulaşan organik yumurta ve tavuk pazarında 2014’te 25 milyon TL ciro gerçekleştirmeyi hedefliyor. Keskinoğlu, organik yumurta ve piliç eti üretimini yüzde 100’e varan oranda artırmak için 5 milyon TL’lik yeni yatırımı devreye alacak. Keskinoğlu’nun haziranda piyasaya sürdüğü 2 yeni ürün için yaptığı yatırım ise 5 milyon TL.Merkez ofisi olmak için tasarlandıSetra Group, Türkiye’nin ilk Head Ofis projesini hayata geçirdi. Şirket merkez ofisleri için özel tasarlanan Ataşehir Head Ofis, hem 300 ve 400 metrekarelik geniş ofis seçenekleri hem de Türkiye’nin yeni finans merkezi Ataşehir’deki konumuyla dikkat çekiyor. Ataşehir Head Ofis’te 11. kattan itibaren adalar ve deniz manzarası görülebiliyor. Ofislerin bulunduğu kat ve özelliklerine göre metrekaresi 3 bin ile 5 bin 350 dolar arasında değişiyor. 1. Blok’u tamamlanan projenin 2. Blok’u Mart 2015’te teslim edilecek. Projenin çevre yoluna uzaklığı 500 metre.Uçağın rengini çocuklar belirleyecekHavayolu şirketi Pegasus, bu yıl 4. defa ‘Dünyanın En Güzel Hediyesi’ resim yarışmasını düzenliyor. 8 Eylül 2014’e kadar devam eden yarışmada finale kalan eser, Pegasus’un Boeing 737-800 uçağını kaplayacak ve resmi çizen kız çocuğunun ismi de yeni uçağa verilecek. Ebeveynler, 3-10 yaş arası kız çocuklarının çizdiği resmi kampanyanın web sitesi www.dunyaninenguzelhediyesi.com’a yükleyerek yarışmaya başvuruda bulunabiliyor.
Zaman
Ekonomi
09.07.2014
HaberTuruHaber Turu
‘Zeytinlikler rant aracı olmasın’
Zaman
09.07.2014
02:07
Zeytinlik sahalarının enerji yatırımlarına açılmasına tepkiler devam ediyor.Ziraat Mühendisleri Odası Manisa Şube Başkanı İbrahim Derman ile Zeytindostu Derneği Başkanı Abidin Tatlı tarafından yapılan ortak açıklamada, Elektrik Piyasası Kanunu ile Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında 3573 Sayılı Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’yla zeytinliklerin kayba uğrayacağı ifade edildi. Türkiye’de zeytinlik tesis edilebilecek, ekolojisi uygun alanların sınırsız olmadığına işaret edilerek, “Zeytin, iklim seçiciliği yüksek olan bitkilerdendir. Bu nedenle zeytin üretimi yapılabilen sahaların değeri iyi bilinmelidir.” denildi.
Zaman
Ekonomi
09.07.2014
‘Zeytinliklerrantaracıolmasın’‘Zeytinlikler rant aracı olmasın’
‘Seyyanen zam memura pahalıya patladı'
Zaman
09.07.2014
02:07
Türkiye Kamu-Sen Araştırma Geliştirme Merkezi tarafından yapılan 2014 Haziran ayına ait Asgari Geçim Endeksi sonuçları açıklandı.Araştırmada çalışan tek kişinin yoksulluk sınırı 1.956,03 TL, dört kişilik bir ailenin asgari geçim haddi ise 3.979,56 lira olarak belirlendi. Haziran ayı asgari geçim araştırmasını değerlendiren Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, “Beceriksizce imzalanan toplu sözleşme sonucunda kabul edilen seyyanen zam memura pahalıya patlamıştır. Tarihi başarı olarak nitelendirilen toplu sözleşme, enflasyon farkı dahi içermeyen hayal kırıklığından ibarettir. 2 günde yangından mal kaçırırcasına ve diğer bütün zamlardan feragat ederek yalnızca 123 TL’lik seyyanen zam nedeniyle memurlar ilk defa temmuz ayında ikinci yarıyıl zammı alamamıştır.” dedi. Türkiye Kamu-Sen Araştırma Geliştirme Merkezi’nin 2014 Haziran ayına ait asgari geçim endeksi sonuçlarına göre 4 kişilik bir ailenin asgari geçim haddi bir önceki aya göre yüzde 1,78 oranında arttı. Çalışan tek kişinin açlık sınırı da bir önceki aya göre yüzde 1,52 arttı ve 1.507,89 liraya yükseldi. 4 kişilik bir ailenin ortalama gıda ve barınma harcamaları toplamı haziran itibarıyla 1.543,71 lira oldu. Ailenin aylık gıda harcaması 945,15 TL’yi buldu ve memur maaşının yüzde 43,78’ine ulaştı. Haziran ayında bir memur, maaşının yüzde 71,5’ini yalnızca gıda ve barınma harcamalarına ayırmak zorunda kaldı.
Zaman
Ekonomi
09.07.2014
‘Seyyanenzammemurapahalıyapatladı‘Seyyanen zam memura pahalıya patladı
Çimentoda kâr düştü yabancı ilgisi azaldı
Zaman
09.07.2014
02:07
Çimento sektörü, yabancılar için cazibesini kaybediyor. Yabancı yatırımcılar, fiyatların sabit kalması sebebiyle kârlılığı iyice azalan sektörden çıkmayı planlıyor.Her sene 20 milyon ton ihracat yapan sektörde yabancıların payı yüzde 25-30 civarında. Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası (ÇEİS) Genel Sekreteri Serdar Şardan, yabancıların çıkma sebebinin sektörün kârlılığının azalması olarak gösterildiğini, ayrıca yerli çimento üreticileri karşısında rekabet edememelerinin de çıkışta etkili olduğunu belirtti. 1990 yılında çimento fabrikalarının özelleştirilmesiyle Türkiye’ye hızlı bir giriş yapan yabancı yatırımcı umduğunu bulamadı. 2008 yılındaki fazla üretim ve ekonomik kriz sebebiyle beklenenden az olan talep, arz fazlasına yol açtı. Bu durumda fiyatlar düşerken kârlılık azaldı. Uzun süre düşük kârla çalışan yabancıların, yakın zamanda fabrikaları devretmeyi planladığı belirtiliyor. Aralarında dünya devlerinin de bulunduğu yabancı şirketlerin sektörden çıkmayı düşündüğünü söyleyen Genel Sekreter Şardan, “Çimento fiyatları 2007 yılından beri aynı. Uzun süre stabil kalan fiyatlar, son zamanlarda biraz toparlandı, tonu 105 liradan 145 liraya çıktı. Enflasyona göre 180 lira olması lazım.” dedi. Dünyanın beşinci, Avrupa’nın en büyük üreticisi olan Türk çimento sektörü, yılda 68,5 milyon ton klinker ve 107,5 milyon ton çimento üretim kapasitesine sahip. 2013 yılında 2 milyon ton klinker ve 10 milyon ton çimento ihracatı yaptı. 54 ülkeye ihracat yapan çimento sektöründe, 67 tesis faaliyet gösteriyor. Bu fabrika ve tesislerin 16’sı yabancı sermayeli. Yabancı yatırımcılar, Türk çimento sektöründe etkili bir konumda bulunuyor, yüzde 25-30 civarında pazar payına sahipler. Yabancı yatırımcılar arasında Fransız, Alman ve İtalyan şirketler öne çıkıyor. Türkiye’ye gelen yabancı yatırımcılar arasında Fransız Lafarge, İtalyan Set Italcementi ve Cementir, Fransız Vicat, Portekizli Cimpor ve Alman Heidelberg bulunuyor. Bünyesinde dört şirket olan Set, etkin oyunculardan. Sabancı Topluluğu ile Akçansa’da ortak olan Heidelberg, dünyanın en büyük çimento üreticileri arasında yer alıyor. Çimentaş ve Konya Çimento da sektörün diğer yabancı sermayeli şirketleri. Dünyanın en büyük beşinci çimento üreticisi olan Italcementi’nin Türkiye’deki faaliyetlerini, Set Group Holding yürütüyor.
Zaman
Ekonomi
09.07.2014
ÇimentodakârdüştüyabancıilgisiazaldıÇimentoda kâr düştü yabancı ilgisi azaldı
Türk Telekom anayasal suç işliyor
Zaman
09.07.2014
02:07
Türk Telekom’un sosyal medyada e-postalarında kişilerin yazılarını izleme ve sansür edebilmeye yönelik altyapı oluşturması, sivil toplum kuruluşlarının tepkisini çekti.Bilişim alanında faaliyet gösteren 10 sivil toplum kuruluşu ortak bir bildiri yayınladı. Bildiride Türk Telekom’un kuracağı sistemin “Whats’app’a varıncaya dek internetteki tüm yazışmaları izleme, manipüle edebilme ve engelleme yeteneğine sahip olacağı” kaydedildi. Kişilerin haberleşme hürriyetini engelleyen bu durumun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de dahil olmak üzere yargıya taşınacağı vurgulandı.İnterneti takip girişimi ilk olarak Taraf Gazetesi’nde yer aldı. Habere göre Türkiye’deki internet trafiğini tekelinde bulunduran Türk Telekom, vatandaşın sosyal medyada yazdıklarına ve posta kutularına sızma yeteneğine yönelik donanım ihalesi açtı. İhale sonucu Türk Telekom, Procera Networks adlı ABD şirketinden bu donanımı satın aldı. Bu sayede Türk Telekom, HTTPS trafiği, Whatsapp mesajları, Skype görüşmeleri, ziyaret edilen internet sayfaları ve VPN hizmetleri, posta kutuları dahil pek çok işlemi analiz edecek, yavaşlatacak, gerekirse sansürleyecek. Taraf, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı da Türkiye’deki internet servis sağlayıcılara bir e-mail göndererek kullanıcıların neler yazdığını öğrenmek için gerekli donanımları hazır etmelerini istediğini de yazdı.Alternatif Bilişim Derneği, Elektrik Mühendisleri Odası, İnternet Teknolojileri Derneği ve İnternet Yayıncıları Derneği’nin de aralarında bulunduğu 10 bilişim kuruluşu dün yazılı bir bildiriyle, internete müdahale girişimine karşı çıktı. Bildiride şöyle denildi: “Türk Telekom Anayasal Suç İşliyor. Türk Telekom’un MA-0051-03-2014 numaralı sözleşme ile ihale yaptığı ve gözetim donanımları satın aldığı çeşitli basın kuruluşlarında yer aldı. Sözleşmede belirtilen hedefler, yurttaşların anayasal hakları, temel hak ve özgürlükleri, hukukun evrensel ilkelerini çiğniyor. Normal posta hizmetlerinde, mektubun içeriğine bakmak nasıl suçsa, e-postanın içeriğine bakılması, pek çok e-posta web üzerinden gittiği için HTTP ve HTTPS’nin izlenmesi de suçtur. Bu kapsamdaki izleme çabası anayasal suç, bunu teşvik eden BTK ve uygulayan TT’nin anasayal suç işlemesi anlamına gelmektedir.Gözetime ek olarak sözleşmede adı geçen DNS Overwrite özelliği ise iletişime sahtekârlık yoluyla müdahaledir. Bu, bir kullanıcının kendi iradesi ve bilgisi dışında, erişmek istediğinin dışında başka bir yere yönlendirilmesidir. Bu da küresel internet standartlarının ihlalidir. Günlük siyasi çekişmeler için, muhalefeti bastırmak için, sansür için internet korkunç bir denetim ve gözetim ağı haline getiriliyor. Yöneticilerin ve toplum önderlerinin bu durumu görememesi içler acısı. Biz aşağıda imzaları olan bilişim örgütleri olarak BTK ve TT’yi bu suçtan vazgeçmeye davet ediyoruz. Bu konularda suç duyurusunda bulunmaktan, AİHM’ye gitmeye kadar her türlü mücadele yöntemini uygulayacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.”
Zaman
Ekonomi
09.07.2014
TürkTelekomanayasalsuçişliyorTürk Telekom anayasal suç işliyor
Sanayi üretimi 6 ayın en düşük seviyesinde
Zaman
09.07.2014
02:07
Sene başında sıçrama yaparak bir önceki yılın aynı dönemine göre ocakta yüzde 7, şubatta da 7,1’lik artış gösteren sanayi üretiminde yavaşlama sürüyor.Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayımladığı verilere göre sanayi üretimi mayısta yıllık yüzde 3,3’lük artış gösterdi. Mayısta görülen ivme kaybında sermaye malı ve enerji grubunda görülen düşüşler etkili oldu. Enerji sektörünün mayıs ayındaki yıllık artış oranı yüzde 6,4’ten yüzde 3,5’e geriledi. Sermaye malı artışı ise yüzde 5,7’den yüzde 1,2’ye düştü. Satın alma endeksleri ve reel kesim güven endekslerinin yanı sıra öncü göstergelerde de kısmi gerilemeler görüldüğünü vurgulayan uzmanlar, sanayi üretimindeki ivme kaybının haziran ayında da devam edeceği değerlendirmesinde bulundu.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2014 yılı Mayıs ayına ait sanayi üretim endeksini açıkladı. Buna göre, takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,3 arttı. Bu oranlar ocak ayında yüzde 7,1, şubatta yüzde 4,6, martta yüzde 4,2, nisanda ise yüzde 4,6 olarak gerçekleşmişti. Açıklanan veriye göre takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretiminde bir önceki yılın aynı ayına göre gerçekleşen artış oranı son 7 ayın en düşük seviyesine gerilemiş oldu. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde mayısta bir önceki yılın aynı ayına göre madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi yüzde 8,7, imalat sanayii sektörü endeksi yüzde 2,7 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksinde ise yüzde 5,4 arttı. Ana Sanayi Grupları (MIGs) sınıflamasına göre, mayıs ayında bir önceki aya göre en yüksek düşüş yüzde 5,7 ile sermaye malı imalatında yaşandı. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi bir önceki aya göre yüzde 1 azaldı. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde mayısta bir önceki aya göre madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi yüzde 2,6, imalat sanayii sektörü endeksi yüzde 1 gerileme gösterdi. Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksinde ise herhangi bir değişiklik meydana gelmedi.Bunlara ek olarak imalat sanayii alt sektörleri bir önceki aylarla kıyas edildiğinde en yüksek düşüş yüzde 21,2 ile ulaşım araçları imalatında görüldü. Bunu, yüzde 13,3 ile makine ve ekipmanların kurulumu ve onarımı, yüzde 8,2 ile kayıtlı medyanın basılması ve çoğaltılması takip etti.Sanayi üretiminin mayısta beklentilerin bir miktar üzerinde ivme kaybı gösterdiğine dikkat çeken Akbank Ekonomik Araştırmalar Birimi, “Haziran ayına ilişkin PMI ve reel kesim güven endeksi, TİM ihracat verileri gibi öncü göstergelerde kısmî gerilemeler görüldü. Bu sebeple haziran ayında da sanayi üretiminin bir miktar daha ivme kaybedebileceğini değerlendiriyoruz.” yorumunda bulundu.
Zaman
Ekonomi
09.07.2014
Sanayiüretimi6ayınendüşükseviyesindeSanayi üretimi 6 ayın en düşük seviyesinde
‘Balıkesir SEKA yandaşa peşkeş çekildi’
Zaman
09.07.2014
02:07
Balıkesir SEKA, Özelleştirme İdaresi’nce 1,1 milyon dolara Yeni Şafak Gazetesi’nin sahibi Albayrak ailesine satıldı. Yargı, ‘kamu zararı’ gerekçesiyle satışı durdurdu. 285 milyon dolara kurulan, piyasa değeri 52 milyon dolar olan SEKA’nın yargı kararına rağmen ‘torba kanunla’ Albayraklar’a bırakılacak olmasına Balıkesirli tepkili.Hükümete yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak Gazetesi’nin sahipleri Albayrak ailesi, Balıkesir SEKA’yı ‘sudan ucuza’ almakla suçlanıyor. Torba kanuna eklenen bir maddeyle, mahkeme kararlarına rağmen Balıkesir SEKA fabrikasının Albayrak ailesinin olacak. Fabrikanın, arazi değerinin bile altında olan bir bedelle Albayraklar’ın elinde kalacak olmasına tepkiler büyüyor. Meclis’te görüşülen torba kanuna Balıkesir’deki sendika ve siyasilerden tepki geldi. 1 milyon 100 bin dolara özelleştirilen Balıkesir SEKA işletmesinin piyasa değeri Balıkesir Milletvekili Namık Havutça’ya göre 52 milyon dolar. Havutça, “Bırakın üzerindeki hurdaları, binaları ve tesisleri, bugün sadece arazinin değeri bile 2-3 milyon dolar eder. Böylesine çok önemli bir değeri ve milletin malını hükümet, istediği yandaşlara bu şekilde özelleştirme adı altında peşkeş çekiyor. Mahkeme kararları bunu tespit ediyor. Danıştay bunu tespit ediyor. Mahkeme kararlarını, kamu yararına hukukun üstünlüğünü gasp eden bir yasa taslağı. Torba yasa çıkar çıkmaz, CHP olarak Anayasa Mahkemesi’ne gideceğiz. Torba yasayla nasıl malı mülkü yandaşlara peşkeş çekmenin yolu açılıyorsa bu şekilde bireylerin hak arama özgürlüğü de ortadan kaldırılıyor. Bu tam bir diktatörlük rejimine doğru gidiş. Bunlar Recep Tayyip Erdoğan’ın diktatörlüğüne giden yolun kilometre taşları.” dedi.Balıkesir SEKA’da açık bir şekilde kamu yararına aykırılığın mahkeme kararıyla tespit edildiğini belirten Havutça, “Arazi değeri kadar bile etmeyecek bir fiyata satıldı. Dolayısıyla burada açık bir kamu zararı olduğu ortadaydı. Bu durum mahkeme kararıyla tespit edilmişti. Bu mahkeme kararlarını yok sayan Bakanlar Kurulu’na, daha önce de bununla ilgili yetki verilmişti, bir yasal düzenleme yapılmıştı.” dedi.Türk-İş Balıkesir Temsilcisi Ahmet Demirer ise özelleştirmenin yandaşa hediye gibi olduğunu söyledi. Demirer, “285 milyon dolara kurulmuş bir işletme 1 milyon 100 bin dolara peşkeş çekildi. Bu peşkeşi yargı gördü, Özelleştirme İdaresi’nin vermiş olduğu kararı iptal etti. Ancak Meclis bu kararı uygulamadı. Şimdi de Meclis’ten çıkarmış olduğu torba yasayla da ‘özelleştirmenin üzerinden beş yıl geçmiş olan uygulamalar mahkeme kararı bile olsa uygulanmaz’ diye bir kararı komisyondan geçirdiler. Bu peşkeşi perçinlemiş oldular. Özelleştirmede hukuk katliamı yapıldı.” ifadelerini kullandı.Türkiye Tekstil, Örme ve Giyim Sanayi İşçileri Sendikası (TEKSİF) Balıkesir Şube Başkanı Hüseyin Akyüz de Balıkesir SEKA’nın çok ucuza satıldığını, satış fiyatının İstanbul’da bir daire parası olduğunu söyledi. Akyüz, “Bu satışta makineler ve hurdalar gitti. Bildiğim kadarıyla mahkeme zimmet çıkardı. Danıştay, Türk milleti adına karar veriyor. Ne yaparsanız yapın, bir kararname ve kanunla yeniden işi hallediyorlar. Burada hukuk çiğneniyor. Satıştan önce yapılan bilirkişi incelemesinde 52 milyon dolar değer biçildi ancak 1 milyon 100 bin dolara satıldı.” dedi. SEKA’nın 1.800 dönüm arazisi bulunduğunu belirten Akyüz, “Ayrıca SEKA’ya ait bir baraj bulunuyor. Tesis, suyunu buradan karşılıyor. Soma’daki termik santralden fabrikaya direkt elektrik hat var. Bana göre burası talan edildi. SEKA, 1 milyon 100 bin dolara satıldı. Satılan hurdalar, bana göre en azından 15 milyon dolar değerinde. Torba yasadan geçmeden, buraya makineler geldi. Yasanın çıkacağına garanti gözüyle bakıyorlardı. Bu nedenle buraya 300 TIR malzeme getirdiklerini duyduk.” dedi.
Zaman
Ekonomi
09.07.2014
‘BalıkesirSEKAyandaşapeşkeşçekildi’‘Balıkesir SEKA yandaşa peşkeş çekildi’
Suriye’den gelen kaçak akaryakıt Konya’ya kadar uzandı
Zaman
09.07.2014
02:07
Türkiye’ye Suriye’den gelen kaçak akaryakıtın motorin ticaretine ciddi zarar vereceği belirtiliyor. Kaçak akaryakıt satışının sınır illerini aşarak Konya’ya kadar uzandığına dikkat çeken BP Türkiye Akaryakıt Genel Müdürü Martin Thomsen’e göre, kaçak engellenmezse motorin pazarı yüzde 3 daralacak.Suriye ve Irak’ta yaşanan iç karışıklıklar, Türkiye’de petrol piyasasını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Sınırdan giren kaçak akaryakıt nedeniyle, Türkiye motorin pazarında bu yıl yaklaşık 2-2.5 milyar liralık pazar kaybı yaşanması bekleniyor. Kaçak akaryakıt satışının sınır illerini aşarak Konya’ya kadar ilerlediğine dikkat çeken BP Türkiye Akaryakıt Genel Müdürü Martin Thomsen’e göre, kaçak engellenmezse motorin pazarı yüzde 1,5-3 arasında daralacak. Sektör uzmanlarının hesaplamalarına göre 2013’te akaryakıt pazar büyüklüğü 112,5 milyar TL oldu. Bu rakamın yaklaşık 86 milyar lirası motorin ticaretine ait. Suriye’den gelen kaçak akaryakıt vergi dahil pazarda 2-2,5 milyarlık bir kaçağa denk geliyor. Bu kaybın yaklaşık 1,5 milyar lirası ise vergiye ait olacak. Enerji Gazetecileri ve Medya Derneği (EGAD) yönetimi ile bir araya gelen BP Türkiye Genel Müdürü Thomsen, Suriye’den Türkiye’ye kaçak akaryakıt girişinin arttığını ve bu yıl yüzde 4-4,5 arasında tahmin edilen pazar büyümesini kaçak nedeniyle 1,5-3,0 puan arasında aşağı çekebileceğini söyledi. BP Genel Müdürü Thomsen’a göre kaçak akaryakıt satışı, sınır illerini de aşarak Konya’ya kadar uzandı. Thomsen konuya açıklık getirdi: “Özellikle güney bölgelerinde çok büyük satış kayıpları var. Adana ve Hatay civarından başlıyor ve Konya’ya kadar piyasayı etkiliyor. İç Anadolu’ya kadar bir üçgen şeklindeki bölgede piyasa etkileniyor.” Kaçağın nasıl kontrol edileceği sorusuna ise Thomsen, sınırlarda sadece kaçak boru hatları değil, aynı zamanda kamyonların da kontrol edilmesi gerektiğini belirterek, kaçak mazot taşıyan kamyonların ana yollar yerine ara yolları ve daha az kullanılan yolları tercih ettiğine dikkat çekerek denetimlerle bunun engellenmesi gerektiğini söyledi. BP’nin Türkiye yapısıyla ilgili açıklamalarda bulunan Thomsen, kesinlikle Türkiye pazarından çıkmayı düşünmediklerini söyledi. Thomsen ayrıca, ‘TÜPRAŞ’ın üretiminde herhangi bir sorun yaşanması ve Türkiye pazarı için önemi’ konulu soruyla ilgili de, “TÜPRAŞ pazarda devre dışı kalırsa, ihtiyaç ithalat yoluyla karşılanmaya çalışılır ama akaryakıt ikmalinde çok ciddi sorunlar yaşanır.” değerlendirmesini yaptı.
Zaman
Ekonomi
09.07.2014
Suriye’dengelenkaçakakaryakıtKonya’ya/">Konya’yakadaruzandıKonya’ya-kadar-uzandı/">Suriye’den gelen kaçak akaryakıt Konya’ya kadar uzandı
Soma için yardım topladık AFAD 15 gündür dağıtmadı
Zaman
09.07.2014
02:07
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Manisa’nın Soma ilçesinde hayatını kaybeden madencilerin yakınlarına yapılan 602 bin liralık yardımın, 15 gündür Başbakanlık Afet ve Acil Yönetim Başkanlığı (AFAD) tarafından yerine ulaştırılmadığını söyledi.Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen iftar yemeğinde muhtarları ağırlayan Kocaoğlu, Soma’daki 301 şehidi rahmetle andıklarını belirtirken, nakdi yardımın hâlâ yerine ulaştırılmamasını eleştirdi. Başbakanlık’ın bütün yardımları AFAD üzerinden yapılacağını açıklaması ve 17 Mayıs’ta bir genelge yayımlayarak hesap numarası bildirmesi üzerine Büyükşehir Belediyesi, madenci ailelerine yardım kararı aldı. 301 madencinin ailesine 2 biner lira yardım yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi, genelge gereği bunları geçen haziran ayında, AFAD’ın Vakıflar Bankası’ndaki hesabına yatırdı. Kocaoğlu ayrıca, ailelere bir de mektup yazdı. Acılarını paylaştığını ifade eden Kocaoğlu, sıkıntılarını bir nebze olsun önleyebilmek için hesaplarına para yatırdıklarını anlattı. Mektupla birlikte bankaya giden madenci yakınları, görevlilerden verilen hesap numarasının kullanıma kapalı olduğunu, AFAD’ın hesabından ise böyle bir onay gelmediğini öğrendi. Konu hakkında açıklama yapan Başkan Kocaoğlu, “Biz karınca kararınca, çam sakızı çoban armağanı 2 bin lira her aileye yardım etmek üzere AFAD’a para yatırdık. Şehit olan kardeşlerimizin ailelerine mektupla bilgi verirken başsağlığı diledik. Bu tarih 20 Haziran’dır. Bugün 15 günden fazla zaman geçti. AFAD paraları halen hesaplara geçmemiştir. AFAD’a müracaatlarında, ‘Bütün yardımlar toplandıktan sonra dağıtılacaktır.’ demişlerdir. Bunu da takdirlerinize bırakıyorum. Bizim yardımımızın şehit yakınlarına ulaşmasını istiyoruz.” dedi.
Zaman
Ekonomi
09.07.2014
SomaiçinyardımtopladıkAFAD15gündürdağıtmadıSoma için yardım topladık AFAD 15 gündür dağıtmadı
Buharlaşma arttı, su krizi büyüyor
Zaman
09.07.2014
02:07
Havaların ısınmasıyla birlikte yaşanan buharlaşma ve tüketim artışı, elektrik ve içme suyu barajlarındaki suyu hızla azaltmaya başladı. Resmî verilere göre haziranda elektrik üreten barajlara beklenenden yaklaşık yüzde 50 daha az su geldi. İstanbul’da içme suyu barajlarında doluluk oranı ise yüzde 22’ye geriledi.2014 Su Yılı’nın kurak başlaması, elektrik ve içme suyu barajlarını vurdu. Son günlerde havaların sıcak gitmesiyle birlikte yaşanan buharlaşma ve tüketim artışı da, elektrik ve içme suyu barajlarındaki suyu hızla azaltmaya başladı. Resmi verilere göre haziran ayında elektrik üreten barajlara gelmesi gereken su, programın yaklaşık yüzde 50 gerisinde kaldı. İstanbul’da ise içme suyu barajlarında doluluk oranı yüzde 22’lere geriledi. Temmuz-ağustos aylarının sıcak geçecek olması, enerji ve su yönetimini endişelendiriyor. Ankara’da yapılan toplantılarda, soruna çözüm aranıyor. 1 Ekim 2013’te başlayan 2014 Su Yılı Takvimi, 30 Eylül 2014’te sona erecek. Su Yılı’nda en yağışlı olması gereken ocak-nisan döneminin kurak geçmesi içme suyu ve elektrik barajlarını olumsuz etkiledi. Kışın karın az yağması ve nisanda kar sularının erimesiyle beklenen su da barajlara gelmeyince, kuraklık baş gösterdi. Zaman Gazetesi, suda yaşanan krizi ve tedbir alınması gerektiğini ilk olarak 15 Ocak 2014’te, ‘Büyük su krizi kapıda’ başlığı ile kamuoyunun gündemine taşımıştı. Türkiye’nin en büyük su havzalarından Fırat’ta da kurak bir dönem yaşanıyor. Enerji ve su yönetimi kaynaklarından alınan bilgiye göre elektrik üreten en büyük barajların olduğu (Atatürk, Keban, Karakaya) Fırat Havzası’nda su durumu çok kötü. Su gelirindeki azalmaya paralel barajların su seviyesi de hızla düşüyor. Elektrik talebinin karşılanması için üretimde ağırlık termik santrallere veriliyor. Aynı kaynaklara göre, yağışsızlık böyle devam ederse gelecek yıl durum hem içme suyu hem de elektrik üretilen barajlar açısından çok zor bir yıl olacak. Susuzluğun olumsuz etkileri de görülecek: Temiz içme suyuna ulaşım zorlaşacak, elektrikte dışa bağımlılık artacak, sulamada sorunlar yaşanacak ve küçük HES’ler devre dışı kalacak. Temmuz-ağustos aylarında yağacak yağmurlar, susuzluğa olumlu katkı yapmayacak. Enerji ve Su Yönetimi kaynaklarının tahminlerine göre, özellikle kıyı ve iç kesimlerde yağacak bölgesel yağmurlar tarımsal sulamaya az da olsa katkı sağlayacak. Ancak yağışlar, uzun süreli sulama, içme suyu, enerji ihtiyacı gibi sulara katkı sağlamayacak. Bunun yanında yağışların, yeraltı su havzaları ile depolama tesislerine de katkı sağlamayacağı belirtiliyor. Bunun nedeni de, yağışların hızlı yağması ve daha çok kıyı kesimlerde gerçekleşmesi gösteriliyor.
Zaman
Ekonomi
09.07.2014
BuharlaşmaarttısukrizibüyüyorBuharlaşma arttı su krizi büyüyor
Akın İpek, iftiralar karşısında susan AK Parti'li dostlarına seslendi: Günaha neden ortak oluyorsunuz
Zaman
08.07.2014
13:53
Koza İpek Holding Yönetim Kurulu Başkanı Akın İpek, tekzip edilen yalanlarını tekrarlayan Sabah ve Takvim gazetelerinde çıkan iftira içerikli haberlerle ilgili açıklamalarda bulundu.Daha öncede aynı konuda yalanlama yapan İpek, haberlere konu edilen evin 40 yıldır kendisine ait olduğunu bilen AK Partile dostlarına da seslendi; Bu ev aileme aittir şahitsiniz... Bana ve aileme, milli sivil toplum kuruluşlarımıza, ülkesini seven masum fedakar insanlara iftira atılıyor. Bu haberler yalan ve iftiradır. Biliyorsunuz. Neden bu kadar sessizsiniz? Sessiz kalmak da kötülüğe ortak olmak değil midir?Ramazan bile dinlemiyorlarİftira atanların Ramazan bile dinlemediği belirten işadamı Akın İpek, İçinde bir suçlu var iddiası ile bütün köyü katleden aklı tutulmuş insanlar gibi samimi dindar insanlarla dolu bütün bir camiayı imha planları yapılıyor. dedi.İşte Akın İpekten Sabah ve Takvim gazetelerine yalanlamasıSabah ve Takvim gazetesini yönetenler yine yalan haber yaptırmışlar. Daha once tekzip ettiğim, yalan olduğunu açıkça ilan ettiğim halde yine helikopterle 40 yıllık evimizin üstüne çıkıp yine resimler çekmiş, gazetelerine basmışlar.Ahlak, hukuk, vicdan yerlerde sürünüyor. Her şeyden önce, Hocaefendinin yaşantısını kendisini ziyarete gidenler bilirler. Onun böyle bir yaşamı yok, böyle bir yaşamda gözü de yoktur. Tebessümü de, hüznü de, yaşamı da insanlık içindir, Allah (CC) rızası içindir. Bir şey ifade etmesede ben şahidim.İkincisi, yönettiğim tüm grup şirketleri şeffaftır. Ulusal ve uluslararası denetim kurumları tarafından denetlenir. Hiç kimsenin ve grubun finansörü değilim.Bugüne kadar devletimize bağışladığım eğitim kurumları ortada.Üçüncüsü, eğer yasal bir suç işleyen varsa bulunsun cezalandırılsın.İçinde bir suçlu var iddiası ile bütün köyü katleden aklı tutulmuş insanlar gibi samimi dindar insanlarla dolu bütün bir camiayı imha planları yapılıyor.Bilin ki Allahın da (CC) bir planı vardır.Son olarak da yıllardır defalarca bu evde misafir ettiğimiz AK Partili aile dostlarıma da seslenmek istiyorum. Sayıları çok fazladır.Bu ev aileme aittir şahitsiniz,Bana ve aileme, milli sivil toplum kuruluşlarımıza, ülkesini seven masum fedakar insanlara iftira atılıyor.Bu haberler yalan ve iftiradır.Biliyorsunuz.Neden bu kadar sessizsiniz?Sessiz kalmak da kötülüğe ortak olmak değil midir?İftira atmak, yalan söylemek, hakaret etmek, helikopterle insanların evlerinin üstüne çıkıp özel hayatlarının resimlerini çekmek, hayali senaryolar üretmek, masum insanları, yasal kurumları gazetelerin ilk sayfasından hedef olarak göstermek, çok çirkin, ahlaksız davranışlardır.Bu gazeteleri yönetenler bu davranış şeklinin ahlaksızca olduğuna neden inanmıyorlar?Mübarek Ramazan ayı vesilesi ile bir hatırlatma yaparak bitireyim.Bakın iftira atanlarla ilgili olarak;Resûlullah (Aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: Mirac gecesinde, bakır tırnakları olan bir kavme uğradım. Bunlarla yüzlerini (ve göğüslerini) tırmalıyorlardı. Ey Cebrail! Bunlar da kim? diye sordum. Bunlar dedi, İnsanların etlerini yiyenler ve şereflerini payimal edenlerdir.Artık, inanıp inanmamak size kalmış.
Zaman
Ekonomi
08.07.2014
AkınİpekiftiralarkarşısındasusanAKPartilidostlarınaseslendiGünahanedenortakoluyorsunuzAkın İpek iftiralar karşısında susan AK Partili dostlarına seslendi Günaha neden ortak oluyorsunuz
Akın İpek, iftiralar karşısında susan AKP'li dostlarına seslendi: Günaha neden ortak oluyorsunuz
Zaman
08.07.2014
13:34
Koza İpek Holding Yönetim Kurulu Başkanı Akın İpek, tekzip edilen yalanlarını tekrarlayan Sabah ve Takvim gazetelerinde çıkan iftira içerikli haberlerle ilgili açıklamalarda bulundu.Daha öncede aynı konuda yalanlama yapan İpek, haberlere konu edilen evin 40 yıldır kendisine ait olduğunu bilen AK Partile dostlarına da seslendi; Bu ev aileme aittir şahitsiniz... Bana ve aileme, milli sivil toplum kuruluşlarımıza, ülkesini seven masum fedakar insanlara iftira atılıyor. Bu haberler yalan ve iftiradır. Biliyorsunuz. Neden bu kadar sessizsiniz? Sessiz kalmak da kötülüğe ortak olmak değil midir?RAMAZAN BİLE DİNLEMİYORLARİftira atanların Ramazan bile dinlemediği belirten işadamı Akın İpek, İçinde bir suçlu var iddiası ile bütün köyü katleden aklı tutulmuş insanlar gibi samimi dindar insanlarla dolu bütün bir camiayı imha planları yapılıyor. dedi.İşte Akın İpekten Sabah ve Takvim gazetelerine yalanlamaSabah ve Takvim gazetesini yönetenler yine yalan haber yaptırmışlar. Daha once tekzip ettiğim, yalan olduğunu açıkça ilan ettiğim halde yine helikopterle 40 yıllık evimizin üstüne çıkıp yine resimler çekmiş, gazetelerine basmışlar.Ahlak, hukuk, vicdan yerlerde sürünüyor. Her şeyden önce, Hocaefendinin yaşantısını kendisini ziyarete gidenler bilirler. Onun böyle bir yaşamı yok, böyle bir yaşamda gözü de yoktur. Tebessümü de, hüznü de, yaşamı da insanlık içindir, Allah (CC) rızası içindir. Bir şey ifade etmesede ben şahidim.İkincisi, yönettiğim tüm grup şirketleri şeffaftır. Ulusal ve uluslararası denetim kurumları tarafından denetlenir. Hiç kimsenin ve grubun finansörü değilim.Bugüne kadar devletimize bağışladığım eğitim kurumları ortada.Üçüncüsü, eğer yasal bir suç işleyen varsa bulunsun cezalandırılsın.İçinde bir suçlu var iddiası ile bütün köyü katleden aklı tutulmuş insanlar gibi samimi dindar insanlarla dolu bütün bir camiayı imha planları yapılıyor.Bilin ki Allahın da (CC) bir planı vardır.Son olarak da yıllardır defalarca bu evde misafir ettiğimiz AK Partili aile dostlarıma da seslenmek istiyorum. Sayıları çok fazladır.Bu ev aileme aittir şahitsiniz,Bana ve aileme, milli sivil toplum kuruluşlarımıza, ülkesini seven masum fedakar insanlara iftira atılıyor.Bu haberler yalan ve iftiradır.Biliyorsunuz.Neden bu kadar sessizsiniz?Sessiz kalmak da kötülüğe ortak olmak değil midir?İftira atmak, yalan söylemek, hakaret etmek, helikopterle insanların evlerinin üstüne çıkıp özel hayatlarının resimlerini çekmek, hayali senaryolar üretmek, masum insanları, yasal kurumları gazetelerin ilk sayfasından hedef olarak göstermek, çok çirkin, ahlaksız davranışlardır.Bu gazeteleri yönetenler bu davranış şeklinin ahlaksızca olduğuna neden inanmıyorlar?Mübarek Ramazan ayı vesilesi ile bir hatırlatma yaparak bitireyim.Bakın iftira atanlarla ilgili olarak;Resûlullah (Aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: Mirac gecesinde, bakır tırnakları olan bir kavme uğradım. Bunlarla yüzlerini (ve göğüslerini) tırmalıyorlardı. Ey Cebrail! Bunlar da kim? diye sordum. Bunlar dedi, İnsanların etlerini yiyenler ve şereflerini payimal edenlerdir.Artık, inanıp inanmamak size kalmış.
Zaman
Ekonomi
08.07.2014
AkınİpekiftiralarkarşısındasusanAKPlidostlarınaseslendiGünahanedenortakoluyorsunuzAkın İpek iftiralar karşısında susan AKPli dostlarına seslendi Günaha neden ortak oluyorsunuz
Akın İpek'ten Sabah ve Takvim'e yalanlama
Zaman
08.07.2014
11:45
Koza İpek Holding Yönetim Kurulu Başkanı Akın İpek, Sabah ve Takvim gazetelerinde çıkan yalan haberlerle ilgili bir açıklama yaptı.Akın İpekten Sabah ve Takvim gazetelerine yalanlama İŞTE O AÇIKLAMA:Sabah ve Takvim gazetesini yönetenler yine yalan haber yaptırmışlar. Daha once tekzip ettiğim, yalan olduğunu açıkça ilan ettiğim halde yine helikopterle 40 yıllık evimizin üstüne çıkıp yine resimler çekmiş, gazetelerine basmışlar.Ahlak, hukuk, vicdan yerlerde sürünüyor. Her şeyden önce, Hocaefendinin yaşantısını kendisini ziyarete gidenler bilirler. Onun böyle bir yaşamı yok, böyle bir yaşamda gözü de yoktur. Tebessümü de, hüznü de, yaşamı da insanlık içindir, Allah (CC) rızası içindir. Bir şey ifade etmesede ben şahidim.İkincisi, yönettiğim tüm grup şirketleri şeffaftır. Ulusal ve uluslararası denetim kurumları tarafından denetlenir. Hiç kimsenin ve grubun finansörü değilim.Bugüne kadar devletimize bağışladığım eğitim kurumları ortada.Üçüncüsü, eğer yasal bir suç işleyen varsa bulunsun cezalandırılsın.İçinde bir suçlu var iddiası ile bütün köyü katleden aklı tutulmuş insanlar gibi samimi dindar insanlarla dolu bütün bir camiayı imha planları yapılıyor.Bilin ki Allahın da (CC) bir planı vardır.Son olarak da yıllardır defalarca bu evde misafir ettiğimiz AK Partili aile dostlarıma da seslenmek istiyorum. Sayıları çok fazladır.Bu ev aileme aittir şahitsiniz,Bana ve aileme, milli sivil toplum kuruluşlarımıza, ülkesini seven masum fedakar insanlara iftira atılıyor.Bu haberler yalan ve iftiradır.Biliyorsunuz.Neden bu kadar sessizsiniz?Sessiz kalmak da kötülüğe ortak olmak değil midir?İftira atmak, yalan söylemek, hakaret etmek, helikopterle insanların evlerinin üstüne çıkıp özel hayatlarının resimlerini çekmek, hayali senaryolar üretmek, masum insanları, yasal kurumları gazetelerin ilk sayfasından hedef olarak göstermek, çok çirkin, ahlaksız davranışlardır.Bu gazeteleri yönetenler bu davranış şeklinin ahlaksızca olduğuna neden inanmıyorlar?Mübarek Ramazan ayı vesilesi ile bir hatırlatma yaparak bitireyim.Bakın iftira atanlarla ilgili olarak;Resûlullah (Aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: Mirac gecesinde, bakır tırnakları olan bir kavme uğradım. Bunlarla yüzlerini (ve göğüslerini) tırmalıyorlardı. Ey Cebrail! Bunlar da kim? diye sordum. Bunlar dedi, İnsanların etlerini yiyenler ve şereflerini payimal edenlerdir.Artık, inanıp inanmamak size kalmış.
Zaman
Ekonomi
08.07.2014
AkınİpektenSabahveTakvimeyalanlamaAkın İpekten Sabah ve Takvime yalanlama
Tepe yönetime 4 atama birden
Zaman
08.07.2014
10:33
Türkiyenin önde gelen GSM operatörü Turkcell, üst yönetime 4 genel müdür yardımcısı atadı. Turkcellden KAPa yapılan açıklamada, Seyfettin Sağlamın Grup İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı, Banu İşçi Sezenin Seyfettin Sağlama bağlı olarak görev yapmak üzere Grup İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı, Doğa Ünayın Grup Strateji ve Stratejik Planlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı, Burak Ersoyun da Bireysel Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak atanmasına karar verildiği belirtildi.
Zaman
Ekonomi
08.07.2014
Tepeyönetime4atamabirdenTepe yönetime 4 atama birden
Açılışı yılan hikayesine döndü
Zaman
08.07.2014
10:27
Ankara-İstanbul arasında sefer yapacak yüksek hızlı trenin 5 Temmuzda duyurulan açılışı önce 11 Temmuza şimdi de 25 Temmuza ertelendi.Sabotaj ve kablo hırsızlıkları nedeniyle açılışı birkaç kez ertelenen Ankara-İstanbul yüksek hızlı tren hattı, 25 Temmuz’da hizmete giriyor. Hattın açılışını başbakan Recep Tayyip Erdoğan yapacak. Yüksek hızlı tren hattı 9 duraktan oluşacak.Tren hattı, son durak Pendik’teki banliyö hattıyla Marmaray ile buluşacak. Böylece Asya’dan Avrupa ya kesintisiz ulaşım sağlanacak. Günlük 16 sefer düzenlenecek. Marmaraya bağlandıktan sonra her 15 dakika veya yarım saatte bir sefer gerçekleştirilecek. Ankara ile İstanbul YHT hattının hizmete girmesiyle yolcu taşımacılığında yüzde 10 olan demiryolu payının yüzde 78e çıkması öngörülüyor. Ankara-İstanbul YHT hattında günde yaklaşık 50 bin, yılda 17 milyon yolcuya hizmet verilmesi hedefleniyor. Bilet fiyatlarının ortalama 70-80 lira olması bekleniyor.
Zaman
Ekonomi
08.07.2014
AçılışıyılanhikayesinedöndüAçılışı yılan hikayesine döndü
Sanayi üretimi yavaşladı
Zaman
08.07.2014
10:15
Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi Mayısta yüzde 3,3 arttı.Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi Sanayinin alt sektörleri (2010=100 temel yıllı) incelendiğinde; 2014 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi %2,6, imalat sanayi sektörü endeksi %1,0 azaldı; elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi ise aynı kaldı.Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi Sanayinin alt sektörleri (2010=100 temel yıllı) incelendiğinde; 2014 yılı Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi %8,7, imalat sanayi sektörü endeksi %2,7 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi ise %5,4 arttı.
Zaman
Ekonomi
08.07.2014
SanayiüretimiyavaşladıSanayi üretimi yavaşladı
Çocuklara temizliği öğretiyor
Zaman
08.07.2014
02:02
Vileda, miniklere temizlik alışkanlığı kazandırmak için çocuk şehri İstanbul Marmara Forum AVM Minopolis’te.Çocukların tematik istasyonlarda eğlenerek yetişkinlerin dünyasını deneyimledikleri Minopolis’te özel bir istasyon kuran Vileda, burada miniklere temizliğin inceliklerini öğretiyor. Vileda’nın temizlik kovaları ve temizlik bezlerini kullanarak istasyonda temizlik yapan minikler, rol oynama aktiviteleri ile eğlenirken öğreniyor.Karsan, J10’u Çin’de üretecekOtomotiv üreticisi Karsan, J10 marka minibüslerini Çin’de üretmek üzere anlaşma yaptı. Karsan ile Wuhan Zhong Yuan Bang Tai Investment Holding (ZYBT) arasında 15 Mayıs 2014 tarihinde imzalanan J10 markalı minibüs üretimine ilişkin anlaşma sonrası ek bir protokol imzalandı. Şirketin açıklamasına göre, aracın test üretimi 1 Ocak 2016 tarihinde başlayacak ve seri üretime 1 Mart 2016’da geçilecek; birinci yıl 10.000 adet olarak planlanan üretim kademeli olarak yıllık 20.000 adedin üzerine çıkarılacak.‘İnternetim neden çekmiyor?’Günümüz insanı sanal dünyaya bağlanmak için yüksek miktarda ödemeler yapmasına rağmen, hat kesintisi, indirme hızı sorunu yaşıyor. Kablosuz ağ testi sonuçlarına göre, 3 cihazın aynı anda bağlanması kablosuz ağ data akımını yüzde 65 azaltıyor. Bir diğer sorun ise WiFi sinyalinin duvarları geçememesi. AirTies’in çözümü WiFi ev ağı ile birden fazla ekranda daha kaliteli video izleme imkânı sunuyor. Ayrıca AirTies, kablosuz alan genişletici ürünleri ile kablosuz kapsama alanı problemine son vermeyi hedefliyor.‘IMF, tahminini düşürebilir’IMF Başkanı Christine Lagarde, küresel ekonomik aktivitenin bu yılın ikinci yarısında güç kazanıp 2015’te de hızlanacağını, ancak ivmenin beklenenden zayıf kalabileceğini belirtti. IMF’nin büyüme tahminlerini hafif aşağı çekebileceğinin işaretini veren Lagarde, merkez bankalarının uyumlu politikalarının talep üzerinde sadece sınırlı etkilerinin olabileceğini söyledi. Lagarde, borçların sürdürülebilir kalması koşuluyla büyümenin altyapı, eğitim ve sağlık yatırımlarıyla desteklenmesi gerektiğine de dikkati çekti.LG yeni ürünlerini vitrine çıkardıGüney Kore’nin ikinci büyük teknoloji devi LG Electronics, yeni ürünlerini tanıttı. Öncelikle yerli pazarda satışa çıkacağı bildirilen ürünlerin, Android 4.4.2 KitKat güncellemesiyle piyasaya sürüleceği belirtildi. G Pad markasıyla piyasaya sunulan ve G3 akıllı telefonda bulunan Knock Code güvenlik sisteminin uygulanacağı 7, 8 ve 10 inç ekranlı tablet bilgisayarın ise yerli pazardaki fiyatı 227, 280 ve 330 dolar olarak açıklandı.Akıllı telefon lükse girmeyecekTurkcell’in T serisi akıllı telefonu Turkcell T50, 9 Temmuz 2014 itibarıyla satışa çıkıyor. Operatör markalı ilk 4G destekli telefonu Turkcell T50, tarifeye ek ayda 8 TL’den başlayan kontratlı ve 699 TL’lik peşin fiyatıyla kullanıcıların beğenisine sunuluyor. Turkcell’in T serisi ile Türkiye’deki akıllı telefon piyasasında önemli bir yer edindiğini vurgulayan Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Burak Sevilengül, “Akıllı telefonun lüks olmadığı gerçeğinden yola çıktık ve T50’yi dileyen herkesin ulaşabileceği fiyat seviyesinde sunmak istedik.” dedi.‘Güvenli iskele’ artık zorunluSon yıllarda tersane ve inşaatlarda yaşanan kazaların artması üzerine ‘güvenli iskele’ kullanımının zorunlu hale getirileceği ifade ediliyor. Kalıp ve İskeleciler Derneği (KALİSDER), böylece kazaların ciddi bir bölümünün meydana geldiği iskele çökmesi ya da iskeleden düşme olaylarının önemli ölçüde azalacağını belirtiyor. Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de her 6 dakikada bir iş kazası meydana gelirken, her 5 saatte bir işçi hayatını yitiriyor.
Zaman
Ekonomi
08.07.2014
ÇocuklaratemizliğiöğretiyorÇocuklara temizliği öğretiyor
En kıymetli insan, üreten insandır
Zaman
08.07.2014
02:02
Çekyat atölyesiyken mobilya devine dönüşen Boydaklar’ın çalışma modeli kitaplaştırıldı. Kitapta görüşlerine yer verilen Boydak Grubu CEO’su Memduh Boydak, firmaların, çalışanların iş emniyetini sağlamaktan kurumsallaşma sürecine girmeye kadar birçok noktada çalışma metotlarını geliştirmeleri gerektiğini vurguluyor.Çekyat üreten küçük bir işletmeyken ülkenin dev holdinglerinden biri haline gelen Kayserili Boydak ailesinin hikâyesi kitaplaştı. Zaman Kitap’tan çıkan ‘Bir Anadolu Hikâyesi-Boydak Modeli’ ismiyle yayımlanan kitabın yazarı Bugün Gazetesi Ekonomi Müdürü Zafer Özcan. Kitabın ilk bölümünde Kayseri’nin ticari atmosferi anlatılarak bölgenin iş ahlâkı ortaya konuluyor. “En kıymetli insan üreten insandır” anlayışının hakim olduğu bölge insanının ele alındığı sayfalarda kentin Sakıp Sabancı, Kadir Has, Murat Dedeman gibi ailelere dikkat çekiliyor. Bir Anadolu Hikâyesi, 1950’lerde Hacı Mustafa Boydak ve kardeşi Hacı Sami Boydak tarafından temeli atılan Boydaklar’ın sanayileşme öyküsünü anlatıyor. 50 metrekarelik bir atölyede başlanılan ticaret hayatı şu anda faaliyet gösteren İstikbal, Bellona ve Mondi gibi 3 mobilya markasını beraberinde getirmiş. Boydak Holding bugün 8 farklı sektörde faaliyet gösteriyor. 2013 yılını 6,2 milyar TL ciroyla kapatan grubun toplam istihdamı 14 bin kişi. Yurt genelinde 2 bini aşkın bayii olan holding, ayrıca 110 ülkeye ihracat yapıyor. Zafer Özcan, kitabında, Türkiye’de iş dünyasının 2 dezavantajından bahsediyor. Birincisi ortaklık kültürünün zayıf olması, ikincisiyse aile şirketlerindeki bölünmeler. Boydaklar’ın yükselişi ise ortaklık kültürüne bağlı. Hacı Mustafa Boydak ve Hacı Sami Boydak kardeşlerin bir anlaşmazlık sonucu 30 sene sonra işleri ayırma kararı Boydak kardeşleri daha bir kaynaştırmış. “İşleri bize devredin, biz beraber çalışalım” teklifini babalarına sundukları o günden sonra Boydak kardeşler hakkaniyeti hep ön planda tutmuş. Boydak ailesi kendi içindeki birlikteliğin yanında Arap, İngiliz, Alman ortaklara da sahip. Grubun CEO’su Memduh Boydak’a göre, Anadolu’daki yatırımcıların tek sorunu ortaklık yapamamak değil. Boydak, çalışanların iş emniyetini sağlamaktan kurumsallaşmaya dek birçok noktada girişimcilerin iş yapma metodunu geliştirmeleri gerektiğini vurguluyor. Boydaklar sadece girişimcilikteki başarıları ile anlatılabilecek bir aile değil. Kitapta bahsedilen ‘Boydak modeli’ tevazu, girişimcilik ve hayırseverlik sacayağına oturmuş. Aile değerleri başarı hikâyesini beraberinde getirmiş. Yıllık 25 liralık bütçesi bulunan Boydak Eğitim Kültür Vakfı, bu hayırseverlik anlayışının bir sonucu. Boydak ailesinin yazılı bir anayasası henüz yok ancak buna yönelik hazırlıkları devam ediyor. Şirket içerisindeki ilişki ve pozisyonları ise yazılı metinden önce aile kültürü belirliyor. Holdingin CEO’su Memduh Boydak, bu durumu, “Profesyonelliğin bittiği yerde lidere tabi olmak esastır.” diyor. Grubun liderliğini Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Boydak yürütüyor. Kitapta yer verilen anekdotlardan biri Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Hacı Boydak arasında geçiyor. 2001 krizinin en şiddetli yaşandığı günlerde Boydak Grubu şubat ayı maaşlarını 14 gün geçmesine rağmen veremiyor. İşçilerin maaşı ilk kez bu kadar geciktiğinden Hacı Bey fabrikadaki odasında kara kara düşünmekteyken dönemin Fazilet Partisi Kayseri Milletvekili Abdullah Gül, Hacı Bey’i arar. Kendisini ziyarete gelmek ister. Gül, beraberinde milletvekilleri Mustafa Elitaş, Cevat Ayhan ve Salih Kapusuz’la fabrikaya gelir. Sohbet edilirken Gül, Hacı Boydak’a ‘İşler nasıl gidiyor?’ diye sorar. Bu soru üzerine Hacı Bey cevap veremez, ağlamaya başlar ve “14 gün geçti maaş veremiyorum, işçinin çocuğu hasta oluyor yardımcı olamıyorum.” der. Dönemin milletvekili Gül de duygulanır, Hacı Boydak’ı teselli ederek oradan ayrılır. Kriz atlatılır, Kayseri’ye kurulan 430 fabrikanın temel atma töreninde konuşan Gül, Boydak’la aralarında geçen bu olayı anlatır, işçiler de duygulanır.
Zaman
Ekonomi
08.07.2014
EnkıymetliinsanüreteninsandırEn kıymetli insan üreten insandır
Zarrab’ın altını için Dışişleri de devreye girdi
Zaman
08.07.2014
02:02
CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, geçen yıl İstanbul Atatürk Havalimanı’nda yakalanan ve Reza Zarrab’a ait olduğunu ileri sürdüğü 1,5 ton altınla ilgili yeni iddialar ortaya attı.Oran, geçtiğimiz günlerde savcılığın ilgili soruşturmada takipsizlik verdiği altınlar için Dışişleri Bakanlığı’nın da devreye girdiğini ileri sürdü. Oran, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın cevaplaması talebiyle hazırladığı yeni soru önergesinde, Dışişleri Bakanlığı’nın sahte evrakla havaalanında tutulan altınlarla ilgili neden özel bir toplantı yaptığı sorusunu yöneltti. Elindeki belgeleri ilgili bakanlıklara teyit ettirmek amacıyla geçtiğimiz günlerde konuyla ilgili kapsamlı bir önerge sunan Oran, yeni soru önergesinde Dışişleri Bakanlığı’nın söz konusu altınla ilişkisini sorguladı. Önergesinde, 1 Ocak 2013 tarihinde saat 06.40’ta Gana’dan havalanan ve Babek Zencani tarafından kiralanan ULS Havayolları’na ait TC-ABK KZU755 sefer sayılı kargo uçağının Atatürk Havalimanı’na (AHL) indiğini hatırlatan Umut Oran, “Uçakta şüphe üzerine yapılan arama sonrasında 1,5 ton altın olduğu beyan edilmiş ancak bu tarihte bu altının kime ait olduğunu gösteren özet beyan, konşimento veya hiçbir fatura ilgili gümrük müdürlüğüne sunulamamıştır.” ifadelerine yer verdi. Oran’ın, Gümrük Bakanı Hayati Yazıcı’ya yönelttiği sorular ise şöyle: Dışişleri Bakanlığı, eksik veya sahte evrak nedeniyle mühürlenen her uçak hakkında özel bir toplantı yapıp sizden bilgi istemekte midir? Dışişleri Bakanlığı 2002–2013 yılları arasında eksik veya sahte evrak nedeniyle alıkonulan kaç uçak hakkında Bakanlığınızdan bilgi istemiştir? Oran ayrıca, “1.500 brüt kg beyan edilen altının 1.208 net kg olduğu tespit edilmiştir.” diyerek “1 Ocak ile 16 Ocak 2013 tarihleri arasında altın çekmiş midir? Altın, çekebilen bir materyal midir? Geçen süre içerisinde 292 kg altın çürüyerek buharlaşabilir mi? Bu 292 kilo altına ne olmuştur?” sorularını yöneltti.
Zaman
Ekonomi
08.07.2014
Zarrab’ınaltınıiçinDışişleridedevreyegirdiZarrab’ın altını için Dışişleri de devreye girdi
İcradan satılık ilanları yüzde 40 arttı
Zaman
08.07.2014
02:02
Interpress’in satılık ilanlarından derlediği araştırmaya göre ocak-haziranda icradan satılan konut satışı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 40 arttı. Bu yükselişi normal bulan sektör temsilcileri, bu durumun piyasada nakit para olmamasından kaynaklandığını belirtiyor.İcradan satılık ilanlarında ve ipotekli konut satışında patlama yaşanıyor. Interpress’in yılın ilk ayında iki binden fazla gazete ve dergilerde çıkan icradan satılık ilanlarından derlediği araştırmaya göre Ocak-Haziran 2014 arasında 26 bin 889 adet icradan satılık menkul, gayrimenkul ve taşıt ilanı verildi. Bu rakam 2013 ilk ayına göre yüzde 40 daha fazla. Yılbaşından bu yana yazılı basında yayınlanan ‘İcradan satılık’ ilanlarının 16 bin 345’ini arsa, bina, dükkân ve daire başta olmak üzere gayrimenkul ilanları olduğu dikkat çekti. İcradan satılık ilanlarının 9 bin 253’ü farklı türlerdeki motorlu taşıtlardan oluşurken, bin 291’inin çeşitli makine, elektronik alet ve ofis ile ev mobilyasını içeren menkul mallar olduğu ortaya çıktı. Uzmanlar, bu tablonun özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) borçluluğu hakkında da fikir verdiğini belirtiyor. Öte yandan Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) önceki hafta açıkladığı gayrimenkul satışı raporunda ise mayısta satılan toplam 90 bin 377 konutun 29 bin 760’ının ipotekli olduğu ortaya çıktı. Bu, toplam konut satışının yüzde 32,9’u anlamına geliyor. İpotekli satışlarda İstanbul 7 bin 52 konut satışı ile en yüksek paya (yüzde 23,7) sahip olurken, toplam konut satışları içerisinde ipotekli satış payının en yüksek olduğu ilin yüzde 42,5 ile Amasya olduğu görüldü. Ocak ile mayıs ayı arasında satılan ipotekli toplam konut sayısı da 133 bine ulaştı.EN BÜYÜK EMLAKÇI BANKALAR OLDUİnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Cemal Gökçe, ipotekli konut satışlarındaki artışı 2006 yılındaki Amerika’ya benzettiğini belirterek, “Orada da ipotekli konut satışları 2006 yılında zirveye ulaşmıştı. Fakat insanlar bankalara borçlarını ödeyememeye başladığı için bankalar bir anda en büyük emlakçı olmuştu. Şimdi de Türkiye’de benzer oluşum gelişiyor. Çünkü konut satışları önünde iş sahibi olmaktaki istikrarın olmayışı büyük engel.” açıklamasında bulundu. İcradan konut satışının yüzde 40’ı bulmasının normal olduğunu belirten icrali.com’un kurucusu Can Emrah Özoral, bunu piyasada nakit paranın olmamasına bağlıyor. Ekonominin çek ve senetle döndüğünü belirtten Özoral, ‘Bunun da iki sene önce alınmış ama borcu bankaya ödenmemiş kredileri kapsıyor.’ dedi.
Zaman
Ekonomi
08.07.2014
İcradansatılıkilanlarıyüzde40arttıİcradan satılık ilanları yüzde 40 arttı
Sapanca Gölü’nden su kullandı diye TÜPRAŞ’a dava
Zaman
08.07.2014
02:02
Göldeki su seviyesi kritik eşiğin altına inen ve kuruma tehdidi ile karşı karşıya kalan Sapanca Gölü’nden su kullanan Tüpraş’ın yöneticilerine hapis istemiyle dava açıldı.Tüpraş İzmit Rafineri Müdürü Mustafa Mesut İlter, Sapanca Gölü’nden çekilen suyun rafinerideki buhar üretim ve günlük personel tüketiminde kullanıldığını söyledi. Buhar sayesinde petrol türevlerinin ayrıştırıldığını, tatlı su kullanmadan çalışmalarının mümkün olmadığını kaydetti. Tüpraş Genel Müdürü Yavuz Erkut, “Kuraklık ve benzeri sebeplerden Sapanca Gölü’ndeki suyun azalması söz konusu olduğunda Tüpraş sorumlu gösterilmeye çalışılıyor. Tüpraş özelleştirilirken Sapanca Gölü’nden su almak hakkı ile birlikte özelleştirildi. Bu sebeple buradan su alınmasında herhangi bir suç unsuru bulunmuyor.” dedi. Sakarya ve Kocaeli’nin içme suyu ihtiyacını karşılayan ve dünyanın suyu içilebilir nadir gölleri arasında bulunan Sapanca Gölü, kuraklık ve aşırı su kullanımı sebebiyle su seviyesi, tarihinin en düşük seviyesine ulaştı. Bu durum, şu an için Sapanca Gölü’nden başka içme suyu kaynağı olmayan ve susuzluk ile karşı karşıya kalan SASKİ’yi harekete geçirdi. SASKİ, izinsiz su çektiği iddiasıyla Tüpraş yöneticileri hakkında geçen yıl suç duyurusunda bulundu. Savcılık suç duyurusunda takipsizlik kararı verdi. Suç duyurusuyla ilgili verilen takipsizlik kararına yapılan itiraz Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Dava açılması için dosya Kocaeli Cumhuriyet Savcılığı’na geri gönderildi. Bunun üzerine Körfez Cumhuriyet Savcılığı, Tüpraş Genel Müdürü Yavuz Erkut ve İzmit Rafineri Müdürü Mustafa Mesut İlter hakkında, kaçak su çektikleri iddiasıyla 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açtı. Savcılığın hazırladığı iddianamede, Tüpraş İzmit Rafineri Müdürü Mustafa Mesut İlter, Sapanca Gölü’nden çekilen suyun rafinerideki buhar üretim ve günlük personel tüketiminde kullanıldığını söyledi. Buhar sayesinde petrol türevlerinin ayrıştırıldığını, tatlı su kullanmadan çalışmalarının mümkün olmadığını kaydetti. Tüpraş Genel Müdürü Yavuz Erkut da iddianamede, Tüpraş’ın İstanbul rafinerisi olarak 1979 yılında kurulduğunu ve kurulurken rafinerinin çalışması için tatlı su kaynağı gerekli olduğundan Sapanca Gölü’nün varlığının yer seçiminde etkili olduğunu, ayrıca Bakanlar Kurulu kararıyla bu hakkın şirkete tanındığını aktardı.
Zaman
Ekonomi
08.07.2014
SapancaGölü’ndensukullandıdiyeTÜPRAŞ’adavaSapanca Gölü’nden su kullandı diye TÜPRAŞ’a dava
Soma’da bakanlık müfettişlerine hâlâ soruşturma izni yok
Zaman
08.07.2014
02:02
Soma’da 301 işçinin ölümüyle sonuçlanan maden felaketiyle ilgili 497 şahit ile 28 müştekinin ifadesi alındı. Manisa Barosu Başkanı Zeynel Balkız, bakanlık müfettişleri için soruşturma izni verilmediğini, işlemlerin tamamlanması için izinlerin çıkması gerektiğini kaydetti. Balkız, ‘Verilmezse bu kez biz talepte bulunacağız.’ dedi.Manisa’nın Soma ilçesindeki maden ocağı faciası davasıyla ilgili müşteki ve şahitlerin ifadelerinin alınması tamamlandı. Süreçte 497 şahit ile 28 müştekiye ulaşıldığını açıklayan Manisa Barosu Başkanı Zeynel Balkız, esas beklentilerinin madeni denetleyen bakanlık müfettişlerine soruşturma izni verilmesi olduğunu belirtti. Olayı asıl aydınlatmaya yönelik işe yarayacak delilin, madenin içerisinde yapılacak bir keşifle olacağını dile getiren Baro Başkanı Balkız, “23 Haziran’da savcı ve bilirkişilerle madenin etrafında ve çevresinde fiziki koşulların incelemesi anlamında yapılan bir toplantı sonucu olumlu gaz sonuçlarından sonra keşfin yapılabileceği kanaatine varılmıştır. Aynı zamanda bu toplantıda, içeriye girilebilmesi için hazırlanması gereken maddi ve fiziki koşullar da tespit edilmiştir. Bu keşif yapılamadığı zaman delillerin bütününün toplandığından bahsedilemez.” şeklinde konuştu. Madendeki keşfin bir an evvel yapılabileceği şartların oluşmasını beklediklerini söyleyen Baro Başkanı Zeynel Balkız, sözlerini şöyle sürdürdü: “Elbette bu gözlemler olacaktır. Bunun dışında beklediğimiz bir şey var, o da hem Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın hem de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın denetim elemanlarının soruşturma izni verilmesiyle ilgili cevap yazısıdır. Maalesef bu yazıyı cumhuriyet savcılarımız ilgili idare birimlerine, bakanlıklara mayıs ayında yazdılar. Bugünkü tarih itibarıyla bu müfettişlerle ilgili soruşturma izni verildiğine ilişkin ana dosyada ve cumhuriyet savcılığında bir bilgi ve cevap yazısı yoktur.” İlgililere çağrıda bulunduğunu belirten Manisa Barosu Başkanı Balkız, “Soma unutturulmayacaktır. Bu soruşturmanın bir an evvel tamamlanması için ve şehitlerimizin hakkının hukukunun ortaya çıkması, hakkın tecellisi için idare makamlarının bu soruşturma izinlerini bir an evvel vermeleri gerekir. Gözümüz üzerlerindedir. Verilmezse bu sefer biz de talepte bulunacağız.” dedi.153 AİLE, MANEVİ TAZMİNAT DAVASI AÇTIFaciada şehit olanların yakınlarından 153 kişinin, Soma Kömürleri AŞ hakkında manevi tazminat davası açtığını belirten Zeynel Balkız, şunları kaydetti: “Eşler için 200-250 bin lira civarı manevi tazminat, çocuklar için 100-150 bin lira civarı manevi tazminat, kardeşler ve anne, babalar için 50-100 bin lira aralığında bir manevi tazminat, aşağı yukarı çocuklu ve eşli bir aile için de 400-500 bin lira arası manevi tazminat tutarında davalar açıldı. Maddi tazminat konusunda ise onun ayrıca aktüerya hesabı yapılacağı için o konuda bir rakam şimdilik belirtmiyoruz.”
Zaman
Ekonomi
08.07.2014
Soma’dabakanlıkmüfettişlerinehâlâsoruşturmaizniyokSoma’da bakanlık müfettişlerine hâlâ soruşturma izni yok
Bu ay doğalgaz faturası gelmeyecek
Zaman
07.07.2014
16:59
Bursagazın, müşterilerden gelen talep ve tüketimin az olması nedeniyle Temmuz ayında doğalgaz sayacı okutmayacağı belirtildi. Bursagazdan yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi: Müşterilerden gelen talepler doğrultusunda, yaz aylarında tüketimlerin de düşük olması nedeniyle Temmuz ayında sayaç okuma ve faturalandırma işlemlerinde değişiklik yapacaktır. Bu kapsamda, sanayi müşterilerimizin ve büyük tüketicilerimizin sayaç okuması olağan periyotlarında yapılacak olup, diğer tüm müşterilerimizin sayaç okuma ve faturalandırma işlemi Temmuz ayında yapılmayacaktır. Müşterilerimiz konuyla ilgili olarak 444 11 33 numaralı Çağrı Merkezimizden ve web sitemizden bilgi edinebileceklerdir. CİHAN
Zaman
Ekonomi
07.07.2014
BuaydoğalgazfaturasıgelmeyecekBu ay doğalgaz faturası gelmeyecek
Bu da El Maktum'un çılgın projesi
Zaman
07.07.2014
16:20
Birbirinden ilginç ve maliyetli inşaat projeleriyle gündeme gelen Dubai’de çılgın bir projenin hazırlıkları yapılıyor. Dubai Emiri Raşid El Maktum dün dünyanın en büyük alışveriş merkezini yapacaklarını açıkladı.Birleşik Arap Emirliklerini oluşturan yedi emirlikten biri olan Dubai, sürekli olarak dikkat çekici mimari projeleriyle gündeme geliyor. Dubai Emiri El Maktum yaptığı açıklamada, dünyanın en büyük alışveriş merkezini Dubai’ye yapacaklarını söyledi. Dev yapının projesi hazırlandı ve maketi yapıldı. Projeye göre, dünyanın en büyük alışveriş merkezinin toplam büyüklüğü 743 bin 224 metrekare olacak. Bir kompleks yapımı planlanan çılgın projede, dev AVM’nin dışında 100 otel, bir tema park, iklim kontrollü sokaklar, sağlık tesisleri ve tiyatrolar olacak. Toplam 4 buçuk milyon metrekareyi bulan büyüklüğüyle, bu kompleks adeta bir şehir gibi olacak. El Maktum, projeyi Dubai’nin turizm altyapısını olabildiğince güçlendirmek adına yaptıklarını ve bu proje ile yıllık 180 milyon turist beklediklerini belirtti.
Zaman
Ekonomi
07.07.2014
BudaElMaktumunçılgınprojesiBu da El Maktumun çılgın projesi
Bankaların kârı azaldı
Zaman
07.07.2014
15:39
Bankacılık sektörünün karı gerilemeyi sürdürdü. Sektörün dönem net karı Mayıs 2014 itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11.5 oranında, 1 milyar 309 milyon TL tutarında azalışla 10 milyar 105 milyon TL düzeyinde gerçekleşti.Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Türk bankacılık sektörünün konsolide olmayan ana göstergelerini açıkladı. Bankaların BDDKnın veri tabanına gönderdikleri kesinleşmemiş geçici verilere göre, Türk bankacılık sektörünün aktif büyüklüğü Mayıs 2014 itibarıyla 1 trilyon 794 milyar 824 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Sektörün aktif toplamı 2013 yılı sonuna göre 62 milyar 423 milyon TL tutarında, yüzde 3.6 oranında arttı. Bankacılık sektörü aktif büyüklüğe, Mayıs 2014 itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19.9 oranında, 298 milyar 236 milyon TL tutarında artış gösterdi. -KREDİ HACMİ YÜZDE 4.3 ARTTI- Mayıs 2014 itibarıyla en büyük aktif kalemi olan krediler 2013 yılı sonuna göre yüzde 4.3 oranında, 45 milyar 408 milyon TL tutarında artışla 1 trilyon 92 milyar 818 milyon TLye ulaştı. Kredilerde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 22.8 oranında, 202 milyar 615 milyon TL tutarında artış yaşandı, -TAKİPTEKİ BRÜT ALACAKLAR 31.9 MİLYAR TLYE YÜKSELDİ- Takipteki brüt kredi alacakları arttı. Mayıs 2014 itibarıyla takipteki brüt alacaklar 2013 yılı sonuna göre yüzde 7.8 oranında, 2 milyar 314 milyon TL tutarında artışla 31 milyar 936 milyon TLye ulaştı. Takipteki alacaklar 2013 yılının aynı ayına göre yüzde 19.8 oranında, 5 milyar 268 milyon TL tutarında artış gösterdi. 2013 yılı Mayıs ayında takipteki kredi alacakları 26 milyar 668 milyon TL, 2013 yılı sonunda 29 milyar 622 milyon TL düzeyinde gerçekleşmişti. -MENKUL DEĞERLER YÜZDE 2.1 ORANINDA ARTTI- Mayıs 2014 itibarıyla bankacılık sektörü menkul değerleri 2013 yılı sonuna göre yüzde 2.1 oranında, 6 milyar 27 milyon TL tutarında artışla 292 milyar 758 milyon TL oldu. Menkul değerleri 2013 yılının aynı ayına göre yüzde 7.4 oranında artış gösterdi. -BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN NET KARI GERİLEMEYİ SÜRDÜRDÜ- Bankacılık sektörünün dönem net karı Mayıs 2014 itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11.5 oranında, 1 milyar 309 milyon TL tutarında azalışla 10 milyar 105 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Bankacılık sektörünün net karı 2013 yılı Mayıs ayında 11 milyar 414 milyon TL, 2013 yılı sonunda 24 milyar 664 milyon TL düzeyinde gerçekleşmişti. -SERMAYE YETERLİLİĞİ STANDART ORANI YIL SONUNA GÖRE YÜKSELDİ- Bankacılık sektörü sermeye yeterliliği standart oranı ise 2013 yılı sonuna göre yükseldi. 2013 yılı sonunda yüzde 15.3 düzeyinde olan sermaye yeterliliği standart oranı 2014 yılı Mayısta yüzde 16.3 düzeyinde gerçekleşti. 2013 yılı Mayıs ayında ise sermaye yeterliliği standart oranı yüzde 16.8 düzeyindeydi. Sermaye yeterliliği standart oranı 2013 yılı sonuna göre 1 puan artarken, geçen yılın aynı dönemine göre 0.5 puan geriledi.(ANKA)
Zaman
Ekonomi
07.07.2014
BankalarınkârıazaldıBankaların kârı azaldı
Kapalıçarşı'da altın fiyatları nasıl?
Zaman
07.07.2014
13:51
Cumhuriyet altını, çeyrek altın ve gram altında son durum...
Zaman
Ekonomi
07.07.2014
Kapalıçarşıdaaltınfiyatlarınasıl?Kapalıçarşıda altın fiyatları nasıl?
Karsan'ın yeni minibüsleri Çin'de üretilecek
Zaman
07.07.2014
12:02
Son yıllarda Avrupalı birçok otomotiv markasını bünyesine katan Çinde bu kez Türk bir firma üretim yapmak için kolları sıvadı. Otomotiv üreticisi Karsan, J10 marka minibüslerini Çinde üretmek üzere anlaşma yaptı. Karsan ile Wuhan Zhong Yuan Bang Tai Investment Holding (ZYBT) arasında 15 Mayıs 2014 tarihinde imzalanan J10 markalı minibüs üretimine ilişkin anlaşma sonrası ek bir protokol imzalandı.Şirketten Kamuyu Aydınlatma Platformuna yapılan açıklamada, Çinli Wuhang Zhong Yuan Bang Tai ile daha önce varılan J10 aracının Çinde üretimi için ortaklık anlaşmasının 15 Ekime kadar imzalayacağı belirtildi.Şirketin açıklamasına göre, aracın test üretimi 1 Ocak 2016 tarihinde başlayacak ve seri üretime 1 Mart 2016da geçilecek; birinci yıl 10,000 adet olarak planlanan üretim kademeli olarak yıllık 20,000 adedin üzerine çıkarılacak. İmzalanan ek protokole göre, Çinde kurulması planlanan yeni şirkete, Karsan yüzde 35 ortak olacak ve 62 milyon euro kuruluş sermayesinin yüzde 28.8ini J10 aracının üretim hattının satışından elde edilecek 18 milyon eurodan karşılayacak. Kalan 3.8 milyon euro sermaye ayrıca ödenecek.Karsan, konuyla ilgili Çinli Wuhan Zhong Yuan Ban Tai ile 15 Mayıs tarihinde ilk protokolü imzalamıştı.
Zaman
Ekonomi
07.07.2014
KarsanınyeniminibüsleriÇindeüretilecekKarsanın yeni minibüsleri Çinde üretilecek
Polisin zam umudu Erdoğan'a takıldı
Zaman
07.07.2014
11:52
Başbakanın 17 aralık yolsuzluk soruşturmasında emniyet teşkilatının kendisine ihanet ettiği düşüncesiyle zamma hayır dediği ifade ediliyor. Çalışma sadece emniyet teşkilatına değil 6 milyon memura da ek zam öngörüyordu.350 bin polisin zam umudu Başbakan Erdoğana takıldı. Yurt Gazetesinin haberine göre Emniyet teşkilatının maaşlarında iyileştirme ve emekli ikramiyelerini yükseltecek ek gösterge artışı Erdoğanın karşı çıkmasıyla hayal oldu. Polise zam öngören düzenleme Jandarmanın İçişleri Bakanlığına bağlanmasıyla ilgili kanun tasarısında yer alıyordu. POLİSE 17 ARALIK TEPKİSİTasarıyı inceleyen Başbakan Erdoğan, Polis memurlarına 3600 ek gösterge verilerek maaşlarının ve emeklilik şartlarının iyileştirilmesi ile ilgili bölüme karşı çıktı. 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasında polislerin kendisine ihanet ettiğini düşünen Erdoğanın ek gösterge maddesini karaladığı ifade ediliyor. Böylece 30 Mart yerel seçimlerinden önce Polis teşkilatına verilen ek gösterge sözü tutulmamış oldu. MAAŞLAR ARASINDA UÇURUMEk gösterge artışı polise ne getirecekti? 8 yıllık bir jandarma astsubayı aynı kıdemdeki polis memurundan bin 700 lira fazla ücret alıyor. Yapılacak düzenleme ile bu farkın kapanması bekleniyordu ancak olmadı.MEMURA EK ZAM YOKEk gösterge artışından sadece polisler değil; başta öğretmenler olmak üzere 6 milyon memur ve memur emeklisinin de faydalanması bekleniyordu. Böylece memurun ek zam beklentisi suya düştü..
Zaman
Ekonomi
07.07.2014
PolisinzamumuduErdoğanatakıldıPolisin zam umudu Erdoğana takıldı
Pegasus'tan 'dünyanın en güzel hediyesi'
Zaman
07.07.2014
11:33
Pegasus Hava Yolları, filosuna yeni katacağı Boeing 737–800 uçağını hayalindeki tatili çizen kız çocuğunun resmi ile giydirecek.Bugüne kadar yeni satın aldığı uçaklara çalışanlarının yeni doğan kız çocuk isimlerini veren Pegasus, şimdi de Dünyanın En Güzel Hediyesi adlı yarışmayı başlattı. Yarışma kapsamında Hayalindeki Tatili resime döken 3-10 yaş arası kız çocukları unutulmaz bir hediye kavuşacak. Jüri değerlendirmesi sonucu kazanan ismin çizdiği resim Boeing 737–800 uçağının yeni giysisi olurken aynı zamanda uçağa ismini de verecek.Kızının Hayalindeki Tatil resminin Dünyanın En Güzel Hediyesine dönüşmesini isteyenler, resmi 8 Eylül 2014 tarihine kadar http://www.dunyaninenguzelhediyesi.com internet adresine yükleyerek yarışmaya katılabilecekler.
Zaman
Ekonomi
07.07.2014
Pegasustan/">PegasustandünyanınengüzelhediyesiPegasustan-dünyanın-en-güzel-hediyesi/">Pegasustan dünyanın en güzel hediyesi
Türk fındık devi Nutella'ya satılıyor
Zaman
07.07.2014
11:17
Türkiyenin fındık devi Oltan Gıda, bünyesinde Nutellayı barındıran İtalyan çikolata devi Ferrero Grubuna satıldı.Dünya Gazetesinin haberine göre, 2002 yılından bu yana fındıkta ihracat şampiyonu olan, son 500 büyük sanayi kuruluşu araştırmasında 55. sırada yer alan Oltan Gıdanın Türkiyenin en büyük fındık alıcısı olan, Nutella ve Kinderin üreticisi Ferreroya satılması dünya fındık piyasasını ve çikolata sektörünü doğrudan etkilemesi bekleniyor.Türkiye fındık ihracatının üçte birini tek başına gerçekleştiren Oltan Gıda, bir ay önce en fazla fındık ihraç eden firma ödülünü Başbakan Yardımcısı Ali Babacanın elinden almıştı. 2012 -2013 sezonunda yaklaşık 68 bin ton iç fındık ihracatı karşılığında yaklaşık 500 milyon dolar gelir sağladı. Trabzon merkezli Oltan Gıdanın 5 fındık kırma fabrikası, 2 iç fındık seçme tesisi ve Trabzonda fındık entegre tesisi bulunuyor.Şirket, fındık satışının yüzde 70ini Ferreroya yapıyor. Oltan Gıdayı satın alan Ferrero ise dünyanın çikolata devi olarak biliniyor. Ferrero geçen yıl dünya çapındaki 19. fabrikasını 300 milyon liralık yatırımla Manisada açmıştı.En büyük ihracatçıİtalya, İngiltere, Fransa, Almanya başta olmak üzere tüm Avrupa ülkeleri ile Amerika, Japonya, Çin, Avustralya, Güney Afrika, Mısır gibi deniz aşırı ülkelere fındık ihraç eden kurulduğu 1984 yılından bu yana zarar etmeyen Oltan Gıdanın bu yıl yaşanan fındık fiyatlarındaki istikrarsızlıktan olumsuz etkilendiği ve taahhütlerini yerine getirmede zorlandığı ifade ediliyor.Bu yıl çok yüksek bir fındık rekoltesi olacağı beklentisi ile bir çok ihracatçı kilosu 5 liradan alivre satış yaptığı ancak nisan ayında yaşanan don felaketi ile üretimin büyük oranda düşeceği tahmin edilince yaşanan panikle fındık fiyatı 5 liradan 11 liraya kadar yükselmesi birçok ihracatçının taahhütlerini yerine getirmekte zorlanmasına neden oldu. Bu nedenle ilk kez fındık ithalatı bile gündeme geldi.Fındık piyasasında yeni dönemTürkiyeden en fazla fındık alan Ferreronun Manisada kurduğu fabrikadan sonra Türkiyede piyasada doğrudan yer alacağı bekleniyordu. Ferrero gibi daha birçok yabancı firmanın fındığa yatırım yapması bekleniyor. Böylece fındık ihracatında piyasa yabancı sermayenin eline geçmiş olacak.Ferreronun Oltan Gıdayı alması ile zaten fındık ihracatının üçte birini tek başına kontrolüne alıyor. Nutella ve Kinder markalarıyla dünyanın en büyük çikolata üreticilerinden olan İtalyan Ferrero,19. fabrikasını 300 milyon liralık yatırımla Manisaya yaptı. Ferreron Manisada Nutella, Kinder Pingui ve Kinder Süt Dilimi markalı çikolatalar üretiyor. Ferrero tüm fabrikalarında kullandığı fındığın yüzde 80nini Türkiyeden alıyor. Ferreronun yıllık cirosu yaklaşık 10 milyar euro.
Zaman
Ekonomi
07.07.2014
TürkfındıkdeviNutellayasatılıyorTürk fındık devi Nutellaya satılıyor
Karsan'ın yeni minibüsleri Çin'de üretilicek
Zaman
07.07.2014
11:10
Son yıllarda Avrupalı birçok otomotiv markasını bünyesine katan Çinde bu kez Türk bir firma üretim yapmak için kolları sıvadı. Otomotiv üreticisi Karsan, J10 marka minibüslerini Çinde üretmek üzere anlaşma yaptı. Karsan ile Wuhan Zhong Yuan Bang Tai Investment Holding (ZYBT) arasında 15 Mayıs 2014 tarihinde imzalanan J10 markalı minibüs üretimine ilişkin anlaşma sonrası ek bir protokol imzalandı.Şirketten Kamuyu Aydınlatma Platformuna yapılan açıklamada, Çinli Wuhang Zhong Yuan Bang Tai ile daha önce varılan J10 aracının Çinde üretimi için ortaklık anlaşmasının 15 Ekime kadar imzalayacağı belirtildi. Şirketin açıklamasına göre, aracın test üretimi 1 Ocak 2016 tarihinde başlayacak ve seri üretime 1 Mart 2016da geçilecek; birinci yıl 10,000 adet olarak planlanan üretim kademeli olarak yıllık 20,000 adedin üzerine çıkarılacak. İmzalanan ek protokole göre, Çinde kurulması planlanan yeni şirkete, Karsan yüzde 35 ortak olacak ve 62 milyon euro kuruluş sermayesinin yüzde 28.8ini J10 aracının üretim hattının satışından elde edilecek 18 milyon eurodan karşılayacak. Kalan 3.8 milyon euro sermaye ayrıca ödenecek. Karsan, konuyla ilgili Çinli Wuhan Zhong Yuan Ban Tai ile 15 Mayıs tarihinde ilk protokolü imzalamıştı.
Zaman
Ekonomi
07.07.2014
KarsanınyeniminibüsleriÇindeüretilicekKarsanın yeni minibüsleri Çinde üretilicek
Piyasalar FED'in faiz açıklamasına kilitlendi
Zaman
07.07.2014
11:10
Piyasalar Fed’den gelecek faiz artışı beklentilerini öne çekiyor. Perşembe günü güçlü gelen tarım dışı istihdam verisinin ardından önemli finansal kuruluşlar Fed’in ilk faiz artışı için öngördükleri tarihleri öne çekmeye başladı. JP Morgan ve Tokyo-Mitsubishi Bank’ın ardından Goldman Sachs da ilk faiz artırımı beklentisi 20161Ç’den 20153Ç’ye çekti.Serbest piyasada bu sabah itibarıyla 2,1343 TLden alınan dolar 2,1352 TLden satılırken, 2,8994 TLden alınan Euronun satış fiyatı ise 2,9 TL olarak gerçekleşiyor. Euro-dolar paritesi 1,3581 seviyesinde.İstanbul serbest piyasasında işlem gören dolar, Euro, Sterlin, Japon Yeni, Suudi Arabistan Riyali ve diğer para birimlerinin sabah saatlerindeki açılış fiyatları şöyle:Döviz Cinsi Alış Satış Günlük Fark (Yüzde)ABD Dolari 2,1343 2,1352 0,09Euro 2,8994 2,9000 -0,02Avusturalya Dolari 1,9900 2,0020 -0,1Kanada Dolari 1,9970 2,0070 0,1Isvicre Frangi 2,3833 2,3847 -0,06Danimarka Kronu 0,3874 0,3888 0,15Ingiliz Sterlini 3,6614 3,6627 0,03100 Japon Yeni 47,8070 47,8220 -0,03Norvec Kronu 0,3436 0,3448 0,12Saudi Riyali 0,5675 0,5706 0,14Isvec Kronu 0,3103 0,3115 -0,03Borsa İstanbul (BIST) 100 Endeksi, haftaya satıcılı başladı.Endeks, ilk seansın başlarında 153,74 puan gerileyerek 77.381,03 puan seviyesinde başladı. Hisse senetleri ortalama yüzde 0,19 oranında değer kaybetti.Bu hafta yurtiçinde sanayi üretimi ve cari açık verileri takip edilecek…• Bu hafta yurt içinde Salı günü Mayıs ayı sanayi üretimi, Cuma günü ise Mayıs ayı cari işlemler dengesi ve TCMB beklenti anketi açıklanacak. Nisan’da sanayi üretimi takvim etkisinden arındırılmış olarak yıllık %4,6 artış ile güçlü seyrini sürdürmüştü. Mayıs ayına ilişkin öncü göstergeler sanayi üretiminde görülen güçlü artışın kısmen hız kesebileceğini ortaya koyuyor. Piyasanın Mayıs ayı beklentisi yıllık bazda %3,5’lük artış yönünde. Cari açığın ise Mayıs ayında dış ticaret açığındaki daralma ve altın ticareti kaynaklı iyileşmenin devam etmesiyle aşağı yönlü trendini sürdürmesini bekliyoruz. Mayıs ayı cari açık beklentisi 4 milyar $.• Yurtdışında ise Çarşamba günü Çin’de Haziran ayı enflasyonu ve Fed toplantı tutanakları, Perşembe günü İngiltere Merkez Bankası politika faiz kararı açıklanacak.• Piyasalar Fed’den gelecek faiz artışı beklentilerini öne çekiyor. Perşembe günü güçlü gelen tarım dışı istihdam verisinin ardından önemli finansal kuruluşlar Fed’in ilk faiz artışı için öngördükleri tarihleri öne çekmeye başladı. JP Morgan ve Tokyo-Mitsubishi Bank’ın ardından Goldman Sachs da ilk faiz artırımı beklentisi 20161Ç’den 20153Ç’ye çekti. Yaşanan gelişmelere paralel ABD 10 yıllık getirisi ise %2,68 ile Mayıs başından bu yana en yüksek seviyesini test ederken, bu sabah %2,66 seviyelerinden işlem görüyor. ABD 10 yıllıklarının G-7 ülkeleriyle olan getiri fakı 75 bps ile Nisan 2010’dan bu yana en yüksek seviyeye ulaşmış durumda.• Brent petrol 111$’ın altında. Libya’da hükümetin ayrılıkcı gruplar ile anlaşarak “petrol krizinin çözüldüğünü” açıklamasıyla Brent bu sabah 110,7 $/varil seviyelerinden işlem görüyor. Böylece 19 Haziran’da 115,7 $ seviyesine göre %4,3 oranında gerilemiş oldu. Altın ise doların güçlenmesiyle son üç ayın en yüksek seviyelerinden geriliyor ve bu sabah 1.313 $/ons seviyelerinde.• Döviz piyasalarında dolar güçlenmeye devam ediyor. Dolar endeksi DXY, 80,3, bu sabah 200 günlük ortalamasının üzerinde. €/$ ise bu sabah 1,36’nın altında; 1,3580’den işlem görüyor. USD/JPY ise 102,1 seviyelerinde. Gelişmekte olan ülke para birimleri genelinde sakin bir seyir görülürken; Endonezya rupiahı, başkanlık seçimleri öncesi, pozitif ayrışıyor; bu sabah ~%1,9 primle işlem görüyor. USD/TL ise bu sabah 2,1330’dan işlem görüyor.• Avrupa ve Asya borsaları yatay hareket ederken; Asya borsalarında 6 yıllık zirve seviyesinden sınırlı kar satışları görülüyor. Nikkei 225, geçen hafta gördüğü 6 ayın zirvesinin ardından, güne %0,3 düşüşle başladı. Italya’da, hükümetin Eni ve Enel’deki hisselerini düşürmesi ve bütçe açığı verisi sonrası, FTSE MIB endeksi Cuma günü, %1,5 düşerken; Italyan 10 yıllıklarının Alman bonolarıyla faiz farkı 1.4 bps yükseldi. Yurtiçinde, BIST 100 endeksi, Cuma gününü yatay hareketle tamamladı.• Türkiye geneli konutları kapsayan konut fiyat Endeksi, Nisan’da yıllık %13,5 artarken, reel artış ise %3,8 ile daha sınırlı. Bölgeler bazında, Suriye’ye komşu Kilis, Adıyaman ve Gaziantep bölgesi (%21) ile, İstanbul’daki (%20) hızlı artışın devam etmesi dikkat çekiyor.• Reel sektörün kısa vadeli döviz açık pozisyonu Nisan ayında yeniden 10 milyar $’ın üzerinde. Kısa vadeli döviz açık pozisyonu YP yükümlülüklerin artması sonucunda 9,5 milyar $’dan 11 milyar $’a ul
Zaman
Ekonomi
07.07.2014
PiyasalarFEDinfaizaçıklamasınakilitlendiPiyasalar FEDin faiz açıklamasına kilitlendi
Piyasalar FED'den faiz açıklamasına kilitlendi
Zaman
07.07.2014
10:54
Piyasalar Fed’den gelecek faiz artışı beklentilerini öne çekiyor. Perşembe günü güçlü gelen tarım dışı istihdam verisinin ardından önemli finansal kuruluşlar Fed’in ilk faiz artışı için öngördükleri tarihleri öne çekmeye başladı. JP Morgan ve Tokyo-Mitsubishi Bank’ın ardından Goldman Sachs da ilk faiz artırımı beklentisi 20161Ç’den 20153Ç’ye çekti.Serbest piyasada bu sabah itibarıyla 2,1343 TLden alınan dolar 2,1352 TLden satılırken, 2,8994 TLden alınan Euronun satış fiyatı ise 2,9 TL olarak gerçekleşiyor. Euro-dolar paritesi 1,3581 seviyesinde.İstanbul serbest piyasasında işlem gören dolar, Euro, Sterlin, Japon Yeni, Suudi Arabistan Riyali ve diğer para birimlerinin sabah saatlerindeki açılış fiyatları şöyle:Döviz Cinsi Alış Satış Günlük Fark (Yüzde)ABD Dolari 2,1343 2,1352 0,09Euro 2,8994 2,9000 -0,02Avusturalya Dolari 1,9900 2,0020 -0,1Kanada Dolari 1,9970 2,0070 0,1Isvicre Frangi 2,3833 2,3847 -0,06Danimarka Kronu 0,3874 0,3888 0,15Ingiliz Sterlini 3,6614 3,6627 0,03100 Japon Yeni 47,8070 47,8220 -0,03Norvec Kronu 0,3436 0,3448 0,12Saudi Riyali 0,5675 0,5706 0,14Isvec Kronu 0,3103 0,3115 -0,03Borsa İstanbul (BIST) 100 Endeksi, haftaya satıcılı başladı.Endeks, ilk seansın başlarında 153,74 puan gerileyerek 77.381,03 puan seviyesinde başladı. Hisse senetleri ortalama yüzde 0,19 oranında değer kaybetti. Bu hafta yurtiçinde sanayi üretimi ve cari açık verileri takip edilecek…• Bu hafta yurt içinde Salı günü Mayıs ayı sanayi üretimi, Cuma günü ise Mayıs ayı cari işlemler dengesi ve TCMB beklenti anketi açıklanacak. Nisan’da sanayi üretimi takvim etkisinden arındırılmış olarak yıllık %4,6 artış ile güçlü seyrini sürdürmüştü. Mayıs ayına ilişkin öncü göstergeler sanayi üretiminde görülen güçlü artışın kısmen hız kesebileceğini ortaya koyuyor. Piyasanın Mayıs ayı beklentisi yıllık bazda %3,5’lük artış yönünde. Cari açığın ise Mayıs ayında dış ticaret açığındaki daralma ve altın ticareti kaynaklı iyileşmenin devam etmesiyle aşağı yönlü trendini sürdürmesini bekliyoruz. Mayıs ayı cari açık beklentisi 4 milyar $.• Yurtdışında ise Çarşamba günü Çin’de Haziran ayı enflasyonu ve Fed toplantı tutanakları, Perşembe günü İngiltere Merkez Bankası politika faiz kararı açıklanacak.• Piyasalar Fed’den gelecek faiz artışı beklentilerini öne çekiyor. Perşembe günü güçlü gelen tarım dışı istihdam verisinin ardından önemli finansal kuruluşlar Fed’in ilk faiz artışı için öngördükleri tarihleri öne çekmeye başladı. JP Morgan ve Tokyo-Mitsubishi Bank’ın ardından Goldman Sachs da ilk faiz artırımı beklentisi 20161Ç’den 20153Ç’ye çekti. Yaşanan gelişmelere paralel ABD 10 yıllık getirisi ise %2,68 ile Mayıs başından bu yana en yüksek seviyesini test ederken, bu sabah %2,66 seviyelerinden işlem görüyor. ABD 10 yıllıklarının G-7 ülkeleriyle olan getiri fakı 75 bps ile Nisan 2010’dan bu yana en yüksek seviyeye ulaşmış durumda.• Brent petrol 111$’ın altında. Libya’da hükümetin ayrılıkcı gruplar ile anlaşarak “petrol krizinin çözüldüğünü” açıklamasıyla Brent bu sabah 110,7 $/varil seviyelerinden işlem görüyor. Böylece 19 Haziran’da 115,7 $ seviyesine göre %4,3 oranında gerilemiş oldu. Altın ise doların güçlenmesiyle son üç ayın en yüksek seviyelerinden geriliyor ve bu sabah 1.313 $/ons seviyelerinde.• Döviz piyasalarında dolar güçlenmeye devam ediyor. Dolar endeksi DXY, 80,3, bu sabah 200 günlük ortalamasının üzerinde. €/$ ise bu sabah 1,36’nın altında; 1,3580’den işlem görüyor. USD/JPY ise 102,1 seviyelerinde. Gelişmekte olan ülke para birimleri genelinde sakin bir seyir görülürken; Endonezya rupiahı, başkanlık seçimleri öncesi, pozitif ayrışıyor; bu sabah ~%1,9 primle işlem görüyor. USD/TL ise bu sabah 2,1330’dan işlem görüyor. • Avrupa ve Asya borsaları yatay hareket ederken; Asya borsalarında 6 yıllık zirve seviyesinden sınırlı kar satışları görülüyor. Nikkei 225, geçen hafta gördüğü 6 ayın zirvesinin ardından, güne %0,3 düşüşle başladı. Italya’da, hükümetin Eni ve Enel’deki hisselerini düşürmesi ve bütçe açığı verisi sonrası, FTSE MIB endeksi Cuma günü, %1,5 düşerken; Italyan 10 yıllıklarının Alman bonolarıyla faiz farkı 1.4 bps yükseldi. Yurtiçinde, BIST 100 endeksi, Cuma gününü yatay hareketle tamamladı.• Türkiye geneli konutları kapsayan konut fiyat Endeksi, Nisan’da yıllık %13,5 artarken, reel artış ise %3,8 ile daha sınırlı. Bölgeler bazında, Suriye’ye komşu Kilis, Adıyaman ve Gaziantep bölgesi (%21) ile, İstanbul’daki (%20) hızlı artışın devam etmesi dikkat çekiyor.• Reel sektörün kısa vadeli döviz açık pozisyonu Nisan ayında yeniden 10 milyar $’ın üzerinde. Kısa vadeli döviz açık pozisyonu YP yükümlülüklerin artması sonucunda 9,5 milyar $’dan 11 milyar $’a
Zaman
Ekonomi
07.07.2014
PiyasalarFEDdenfaizaçıklamasınakilitlendiPiyasalar FEDden faiz açıklamasına kilitlendi
Serviste Ramazan kampanyaları
Zaman
07.07.2014
02:00
Doğuş Otomotiv distribütörlüğündeki Scania, yetkili servislerinde 500’den fazla orijinal yedek parçayı 2013 fiyatlarının altında satarken Ramazan ayına özel, uygun fiyatlarla 1.000 lira üzeri bakım-onarım yaptıranlara hediye dağıtıyor.27 Temmuz’a kadar devam edecek kampanyadan sadece servis hizmeti alan araçlar yararlanabilecek. Kosifler Oto da yetkili servislerinde yağ değişimi yaptıran BMW ve MINI araç sahiplerine, 7-31 Temmuz tarihleri arasında yüzde 30 indirim imkanı sunuyor.
Zaman
Ekonomi
07.07.2014
ServisteRamazankampanyalarıServiste Ramazan kampanyaları
Türkler, LPG’li araç tercih ediyor
Zaman
07.07.2014
02:00
Yakıt tüketiminde tasarruflu seçeneği tercih eden otomobil müşterisi, bu yüzden yeni araç alırken dizel olmasına dikkat ediyor.Ancak trafiğe kayıtlı araç parkının tamamına bakıldığında benzinliden dönüştürülen LPG’li araçların fazla olduğu görülüyor. Nisan 2014 sonu itibarıyla 9 milyon 471 bin 83 adet kayıtlı otomobilden yüzde 41,4’ü LPG’li. Yüzde 30,4 benzinli iken yüzde 27,7 de dizel yakıtlı. Yakıt türü bilinmeyen araçların oranı ise yüzde 0,5 civarında.
Zaman
Ekonomi
07.07.2014
TürklerLPG’liaraçtercihediyorTürkler LPG’li araç tercih ediyor
Araç sahibine sürüş ötesi hizmet
Zaman
07.07.2014
02:00
Otomobil markaları, araçlardaki teknik gelişimlerinin yanı sıra müşterilerine ilave hizmetler sunma yarışında.Sadece araç ile ilgili imkânlar değil, marka sadakatini destekleyen yaşam tarzı teklifleri de sunuluyor. İsveçli otomobil üreticisi, ‘Volvo Benimle’ isimli sadakat programı ile www.volvobenimle.com sitesinden üye olan müşterilerine seyahatten modaya, konfordan hobiye, spordan sanata pek çok alanda ayrıcalıklar sunuyor. 6 ayrı kategoride imkânlar sunan marka, ‘Seyahat’ kategorisinde alternatif rota önerileri ve üyelerine özel avantajlarla konaklama sağlıyor. ‘Konfor’ kategorisinde spa ve masaj, kafe ve restoranlarda avantajlar, AVM’lerde vale hizmeti sunulurken, ‘Hobi’ kategorisinde yemek kursları, dans kursları ve fotoğrafçılık gibi alanlarda eğitimler veriliyor. Moda kategorisinde indirimler, sanat kategorisinde kültür ve sanat etkinliklerine bilet ve spor kategorisinde de golften biniciliğe, maçlardan kayak ve yelken yarışlarına kadar birçok spor aktivitesinden faydalanma fırsatı sunuluyor.
Zaman
Ekonomi
07.07.2014
AraçsahibinesürüşötesihizmetAraç sahibine sürüş ötesi hizmet
Dizel motor satışını artırdı
Zaman
07.07.2014
02:00
Cari açığı düşürmek adına alınan ithalatı azaltıcı tedbirler, yılın ilk 6 ayında otomobil pazarını yüzde 25’in üzerinde daralttı.Kur artışı ve ÖTV zammı yüzünden yükselen fiyatlar, tüketiciyi fiyat-performans dengesinden bakım ve yakıt tüketimi giderlerine kadar dikkate alarak karar vermesini sağlıyor. Bu noktada müşterisine uygun fiyatla küçük dizel motorlu araç seçeneği sunan markalar, sektördeki zor günleri fırsata çevirebiliyor. Çek oto üreticisi Skoda, 2014 Ocak-Haziran aralığında yüzü gülen markalardan oldu. Şirket, 6 ayın sonunda pazar payını yüzde 30 oranında artırdı. 2013’ün ilk 6 ayında yüzde 1,88 olan pazar payı bu yıl 2,45’e yükseldi. Haziran satışlarında ise yüzde 2,54’lük pazar payı yakaladı. 2013’ten itibaren kısa aralıklarla piyasaya yeni ve makyajlı araçlarını süren Skoda, beklentilerini karşılayan motor ve şanzıman seçenekleriyle pazarda ilgi gören marka oldu. 2014 yılı hedeflerinde yüzde 2,5’luk payı yılın ilk 6 ayında yakalamış oldu. Geçen yıl 6 ayda 5 bin 484 adet araç satan şirket, bu yıl bu rakamı 5 bin 552’ye çıkardı. Çek üretici, haziranda 1.200 adetlik satış rakamı yakaladı.Şirket yetkilileri, tamamı Türkiye pazarına özel geliştirilen 5 modelinin de 1,6 litre TDI dizel motor ve DSG otomatik şanzıman seçeneklerine sahip olmasının satışlardaki artışa etkili olduğu görüşünü paylaşıyor. 2014’te yollara çıkan yeni Octavia, yenilenen Superb ve Türkiye pazarına özel olarak üretilen 1,6 lt dizel otomatik şanzımana sahip Yeni Yeti, satışları yükselten modellerin başında yer aldı. Haziranda 479 adet satılan Octavia’dan 6 ayda 2 bin 459 adet satıldı. Haziran satışlarında ikinci sırayı 184 adetle Superb alırken bunları sırasıyla 183 adetle Yeti, 177 adetle Rapid Sedan ve 112 adetle Rapid Spaceback takip etti. Yılın ilk yarısındaysa toplam Superb satışları 1.185 adet olurken, 828 adet Yeti, 555 adet Rapid Sedan, 319 adet de Rapid Spaceback müşteriyle buluştu.
Zaman
Ekonomi
07.07.2014
DizelmotorsatışınıartırdıDizel motor satışını artırdı
Ssangyong, 1,6 litre modellerle Türkiye’de yüzde 10 pazar hedefliyor
Zaman
07.07.2014
02:00
Koreli Ssangyong’un Türkiye distribütörü Şahsuvaroğlu Otomotiv’in Yönetim Kurulu Üyesi Yunus Şahsuvaroğlu, “Markayı Hintli Mahindra satın aldı. 2015’te 1,6 motorlu araçları getirip pazardan yüzde 10 pay almak istiyoruz.” dedi.SERKAN ŞAHİN İSTANBUL-Koreli otomotiv üreticisi Ssangyong, 1954’te kurulduktan sonra en zor yılı 2009 oldu. Tam iflasını açıklamıştı ki Hintli oto devi Mahindra’yla yapılan ortaklık şirkete yeniden kan verdi. 1,2 milyar dolar yatırımla mevcut 6 modeli yenileyen yeni ortak, 2015 sonuna kadar model sayısını 8’e, 2017 sonuna kadar da 15’e çıkaracak. Marka, 1,6 litre binek otomobil üreterek Avrupa pazarındaki konumunu güçlendirmek istiyor. Ssangyong’un Türkiye distribütörü Şahsuvaroğlu Otomotiv’in Yönetim Kurulu üyesi ve genç kuşak yöneticisi Yunus Şahsuvaroğlu, B7 segmentinde 1,6 litre motor hacimli bir modeli 2015 Haziran ayında, C7 segmentindeki modeli de aynı yılın sonbaharında Türkiye’de satışa sunacaklarını duyurdu. Mevcut modellerinin tamamında bulundukları segmentte pazar lideri konumunda olduklarını anlatan Şahsuvaroğlu, “Yeni modellerimizde 2016 yılında bulundukları pazarlardan yüzde 10 pay almalarını hedefliyoruz.” dedi. 2 litre hacimli SUV ve MPV gamına sahip marka, bu sınıflardaki 4x2 otomatik modellerde pazarın yarısını elinde bulunduruyor. 2013’te 4 ayrı modelden toplamda 1.831 adet satış gerçekleştirdi.Şirketin altyapısı hakkında da bilgi veren Şahsuvaroğlu, 13’ü kendilerine ait olmak üzere 27 bayi ve 43 servis ile markada müşteri memnuniyeti üzerine çalıştıklarını söyledi. Ssangyong’un dünyadaki en büyük 5 distribütöründen biri olduklarını anlatan üst yönetici, otomotivin yüzde 80’inin satıldığı tüm illerde yer aldıklarını dile getirdi. Yıl başından itibaren uygulanan ÖTV zammı ve şubatta hayata geçirilen taşıt kredilerindeki sınırlandırma ile hükümetin istediği sonuçları aldığına dikkat çeken Yunus Şahsuvaroğlu, kendilerinin hükümetin aldığı kararlara uygun çözüm üretmek zorunda olduklarını dile getirdi. Şahsuvaroğlu, kur artışının da cari açık tedbirlerine eklenince oto pazarının yüzde 30’a yakın daralmasında esas etkenin kredi sınırlaması olduğunu ileri sürdü.200 milyon dolara Cezayir’e fabrika kuracakŞahsuvaroğlu Otomotiv, Ssangyong’un Cezayir ve Irak distribütörlüklerini de yaparken ayrıca Çinli ticari araç üreticileri, Jac, Hafei Motor, JMC, Changan ve Chana markalarının da satış temsilcisi. Ancak üretime de girmek isteyen şirket, Cezayir devletinden 200 bin metrekare yer almış. 200 milyon dolar yatırımla 2 yıl sonra üretime başlayacak fabrikanın inşaatına başlayan şirket, yıllık 100 bin adetlik üretim kapasitesine ulaşmak istiyor. Çinli markaların üretileceği fabrika, Çin’in bu sınıftaki toplam ihracatının yüzde 5’ini tek başına yapacak.
Zaman
Ekonomi
07.07.2014
Ssangyong16litremodellerleTürkiye’deyüzde10pazarhedefliyorSsangyong 16 litre modellerle Türkiye’de yüzde 10 pazar hedefliyor
Paris’teki tanıtım rezaleti ortada kaldı
Zaman
07.07.2014
02:00
Fransa’nın başkenti Paris’te birçok hazır giyim firmasını bir araya getiren ‘Who’s Next’ fuarının açılışındaki Türkiye tanıtımı büyük tepki çekti.Fuarda basına yansıyan Türkiye’nin tanıtımı için yapılan stanttaki fesli, dansözlü ve nargileli tanıtım, özellikle sosyal medyada büyük tepki topladı. Tepkiler üzerine Türkiye’nin tanıtımı için açılan stant konusunda organizatör firmadan özür geldi. İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkan Yardımcısı Volkan Atik, “Tamamen İHKİB’in bilgisi dışında gerçekleştirilen enstalasyonu hiçbir şekilde kabul etmiyor ve protesto ediyoruz. Bunu fuar idaresine bildirdik. Onlar da hem İHKİB’e hem Ekonomi Bakanlığı’mıza özür mektubu gönderdiler.” dedi. Ekonomi Bakanlığı da bu tanıtımın ülkemizin milli katılım organizasyonu ile hiçbir ilgisi olmadığını açıkladı. Paris’te birçok hazır giyim firmasını bir araya getiren ve Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçılar Birliği’nin katkılarıyla düzenlenen ‘Who’s Next’ fuarının bu yılki onur konuğu Türkiye oldu. İHKİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Volkan Atik hazır giyim sektörüne yenilik getirmek için uluslararası rekabeti geliştirme projesi (URGE) ile firmalar ile tasarımcıların ortak koleksiyonlarını alıcıların beğenisine sunduklarını söyledi. 55 bin kişinin katıldığı ve tasarımcılarla firmaların buluştuğunu kaydeden Atik, “Türkiye’de sektörle tasarımcının işbirliği ile geliştirilen ürünlere ihtiyacı vardı ve biz de bu amaca yönelik URGE projesini başlattık.” dedi. Fuara sadece bu proje kapsamında 9 tasarımcı ve 8 üretici firmayla geldiklerini kaydeden Atik, “Projenin amacı, tasarımcılarımızın ihracata katkısını artırmak ve firmaların da tasarımlarını daha iyi noktalara getirip yurtdışına daha fazla pazarlayabilmek.” diye konuştu. Atik, bu fuarın sadece firmaların değil aynı zamanda fuarı ziyaret eden tasarım anlamındaki profesyonellerin de Türkiye algısını geliştirmek bizim için büyük bir değer olduğunu vurguladı. 1 milyon liraya mal olan organizasyon ile Türkiye’nin hedef pazarlara satışının artması planlanıyor. Bu fuarla beraber yaklaşık yüzde 5’lik bir artışla 1 milyar dolarlık bir hazır giyim ihracatı daha sağlamayı hedeflediklerini dile getiren Atik, kurların istikrarsız olmasının sektörün en büyük şikayeti olduğunu söyledi. Atik, “Elbette ki kurların artıyor olması belli bir seviyede ihracatçı için Türk Lirası cinsinden olan maliyetlerini düşüren bir unsur ama ondan daha önemlisi sektörün ihtiyacı olan şey kurda istikrar. Çok ciddi iniş çıkışlar sektörün maliyet hesaplamasını olumsuz etkileyen önemli bir unsur. Oysa öngörülebilir bir değişim söz konusu olsa işimiz çok daha kolay olur.” dedi. Türkiye’nin hazır giyimde en büyük ihracat pazarının Avrupa olduğunu belirten İHKİB Yönetim Kurulu üyesi Cem Altan ise “Önümüzdeki dönemde de kuzey Avrupa ülkelerine hedef pazar çalışması gerçekleştireceğiz.” ifadelerini kullandı.
Zaman
Ekonomi
07.07.2014
Paris’tekitanıtımrezaletiortadakaldıParis’teki tanıtım rezaleti ortada kaldı
Vatandaşın enflasyonu, TÜİK’in enflasyonundan daha yüksek
Zaman
07.07.2014
02:00
TÜİK haziran ayı enflasyonunu yüzde 9,16 olarak açıklarken, Tüketici Hakları Derneği’nin hazırladığı 32 maddelik gıda enflasyonu bu rakamı aşıyor. Listede en düşük fiyat artışı yüzde 10 olurken, bazı ürünlerde bu oran yüzde 90’ları buldu. 2013-2014 Haziran verilerine göre pirinç yüzde 44,2, yumurta yüzde 32,6, kuru fasulye fiyatları ise yüzde 65,2 arttı.Enflasyon rakamları geçtiğimiz haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,16 olarak açıklandı. Bu rakam Türkiye İstatistik Kurumu’nun baz aldığı 432 maddeyi kapsarken toplumun hemen her kesiminin tükettiği gıda maddelerinde farklı bir tablo ortaya çıkardı. Tüketici Hakları Derneği’nin (THD) hazırladığı 32 maddelik gıda enflasyonu listesinde en düşük fiyat artışı yüzde 10 olurken, bazı ürünlerde bu oran yüzde 90’ları buldu. Fakat THD’nin dün yaptığı açıklamada 32 maddelik gıda listesinde yer alan ürünlerin bu orandan çok daha fazla arttığı ortaya çıktı.THD, TÜİK verilerine dayanarak 2013-2014 Haziran arasını ele alarak liste hazırladı. Buna göre pirinç fiyatları yüzde 44,2, makarna yüzde 12,4, yumurta yüzde 32,6, dana eti yüzde 15,9, patates yüzde 27, kuru fasulye yüzde 65,2, Antep fıstığı ise yüzde 90,3 artış gösterdi. Asgari ücretlinin maaşı 773 liradan 846 liraya çıkarak yüzde 9,44, emekli işçinin maaşı ise 922 liradan 990,82 liraya çıkarak yüzde 7,40 artışa imza attı. Fakat bu artışlar gıda fiyatlarındakinden daha düşük olduğu için satın alma güçlerinde düşüş meydana geldi. Buğday unu 349 kilogramdan 325 kilograma, ekmek 275 adetten 264 adede, Antep fıstığı 29 kilogramdan 17 kilograma, patates ise 474 kilogramdan 408 kilograma geriledi.TÜİK’in 2013 yılı Haziran ayı ile 2014 yılı Haziran ayı arasındaki son bir yıllık gıda fiyat istatistiklerini karşılaştırdıklarını söyleyen THD Başkanı Turhan Çakar, Ramazan ayına da yansıyan bu fiyatların dar gelirli ve yoksul tüketicileri mağdur ettiğini kaydetti.Bu karşılaştırma ile son bir yıllık sürede gıda maddelerindeki enflasyonu hesapladıklarını belirten Çakar, “Özellikle de son bir yılda, Haziran 2013 ile Haziran 2014 arasında asgari ücretli bir işçi ile ortalama maaş alan emekli bir işçinin gıdada satın alma güçlerinin nasıl ve ne kadar düştüğünü gördük.” ifadelerini kullandı. 2013 yılı Haziran ayı ve 2014 yılı Haziran ayı arasındaki son bir yıllık gıda enflasyonu ile asgari ücretli ve emekli bir işçinin maaş artışları karşılaştırıldığında, emekçi tüketicilerin ya da halkın büyük bir kesimi için gerçek enflasyonun arttığını söyleyen Çakar, “Bu enflasyonun da gıdadaki fiyat artışlarından kaynaklandığını, bu anlamda satın alma güçlerinin ise düştüğünü görmekteyiz. Çünkü, dar gelirli tüketicilerin gelirleri içerisinde gıda harcaması önemli bir yer tutmaktadır.” diye konuştu. Türk-İş’in yapmış olduğu araştırmalara göre, Haziran 2014 ayı için 4 kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarı bin 158 TL. Gıda harcaması ile birlikte, konut (kira, elektrik, su, yakıt) ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarı ise 3 bin 772 TL. Çakar, Türkiye’de, 50 milyondan fazla tüketicinin yoksulluk, 15 milyondan fazla tüketicinin ise açlık sınırının altında yaşadığının altını çizdi.TÜİK’in oranları neden düşük çıkıyor?En düşük gelir grubundan en yüksek gelir grubuna kadar her kesimin tükettiği bu ürünlerdeki enflasyon oranlarının, TÜİK’in açıkladığından daha yüksek olmasının altında TÜİK sepetinde yer alan madde sayısı yatıyor. THD, 32 ile sınırladığı maddelere sadece tüketici için önemli olan belli gıda maddelerini alırken, TÜİK’in hazırladığı sepette 432 madde bulunuyor. Bu maddeler, hesaplamalara belli ağırlıklarla dâhil ediliyor. THD ile TÜİK’te enflasyonun farklı oranlar ortaya çıkarması, TÜİK’in sepetinde yer alan diğer madde fiyatında meydana gelen düşüşün toplam enflasyonu aşağıya çektiğini gösteriyor.
Zaman
Ekonomi
07.07.2014
VatandaşınenflasyonuTÜİK’inenflasyonundandahayüksekVatandaşın enflasyonu TÜİK’in enflasyonundan daha yüksek
Kozmetik ürünler sağlık açısından masum değil
Zaman
07.07.2014
02:00
Bebek şampuanlarında bulunan zararlı katkı maddeleri ölüme bile yol açabiliyor. Biota Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Dündar, parabenin yetişkin insanlara hiçbir zararı olmadığını, bebek cildinde paraben kullanıldığı zaman bunun kimyasal yapısının östrojen hormonları oluşturduğunu söyledi.Dündar, konuya açıklık getirdi: “Siz bunu erkek bebekte kullandığınız zaman o erkek vücudu kadın hormonu salgılıyor bu çocuğun cinsel gelişimi açısından ileride tamiri mümkün olmayan bir durum ortaya çıkarıyor. Kız çocuğunda da fazla östrojen ileride göğüs kanseri ve rahim kanserine sebebiyet veriyor. Erkeğe de kıza da bunun zararı var.” dedi. Bugün TV’de Üç Nokta programında sağlıkla ilgili önemli ipuçları veren Dündar, şampuandan kremlere kişisel bakım ürünlerinde insan sağlığını tehdit eden maddeler kullanan bazı firmalar olduğunu söyledi. Sağlık için ciddi yatırımlar ve birtakım testlerin yapılması gerektiğini belirten Dündar, Biota’nın bu testlere önem verdiğini ve üniversitede bile olmayan cihazları bile bulundurduklarını söyledi. Dündar şöyle konuştu: “5 lira olan şampuandan şüphelenmek gerekir. Bir ürün satıyorsanız bu ürünün kişiye zarar vermemesini garanti etmelisiniz. Bitkiler binlerce değişik aktiften sorun çözmede hiçbir kimyasalın yapamayacağı güce sahip. Formülasyonu iyi yaptığınız zaman nokta vuruşu bile yaptırabiliyorsunuz. İnsanoğlu 29 elementten oluşuyor. Elementlerin aynısı toprakta da var. O elementler bitkilere geçerek mineral olarak bize geliyor. Bitkileri formüllerimize yüksek miktarda kattığımızdan dolayı bizim ürünlerimizi kullanan insanların derisine uyum sağlıyor. Yan etki ciltte, vücutta olan uyumsuzluktan geliyor. Cilde vücudun tanımadığı bir madde verdiğiniz zaman yan etkiye sebep oluyor.” Ftalat’ın, parabenden daha tehlikeli olduğuna dikkat çeken Dündar, ftalatın bazı türlerinin yasaklı olmasına rağmen hâlâ denetim eksikliğinden dolayı birçok şampuanda bulunduğunu vurguladı. Türkiye’de bu sorunun denetiminin sağlanamadığını ifade eden Dündar, “Ftalatı da parfüm içerisine katıyorlar ve bu parfümün kalıcılığını artırıyor. Anneler bebekleri mis gibi koksun ister bu kokunun sebebi içindeki ftalattır ve bu zehir çocuk için ölüm demektir. Ftalat ve parabensiz ürün yapılabilir ama bunun maliyeti daha fazla. Sağlık Bakanlığı bunları yasakladı. Birçok firma bunların içine ftalat atıldığını bilmiyor. Bunun araştırması yapılmıyor zaten bunu yapacak imkan da bizde yok.” değerlendirmesini yaptı.Avrupa Birliği’nde sağlık denetimleri yapan yüzlerce sivil toplum örgütü olduğunu söyleyen Dündar, denetim yapılan ülkelerdeki tüketicilerin bilinçli olarak hareket ettiğini kaydetti. Türkiye’de bu tarz denetimlerin olmamasından yakındığını dile getiren Dündar, “Burada bütün mesele denetim. Almanya’daki tüketici ne yapması gerektiğini çok iyi biliyor. Hangi ürünü almak isterse istesin o ürünün bağımsız olarak araştırmasını yapan ve gerçek notunu yayınlayan sivil toplum örgütüdür.” dedi.
Zaman
Ekonomi
07.07.2014
KozmetikürünlersağlıkaçısındanmasumdeğilKozmetik ürünler sağlık açısından masum değil
TOKİ’den ev alan 3 kişiden 2’si şikayetçi
Zaman
07.07.2014
02:00
TOKİ’nin daire sattığı kişiler üzerinde yaptığı memnuniyet anketinden çarpıcı sonuçlar çıktı. 11 soruluk ankete katılan 5 bin hak sahibinden yüzde 63’ü tuvalet, banyo ve mutfağın kullanılabilirlik ve kalite açısından uygun olmadığını söyledi. Yüzde 72’lik bölüm ise konutlarda kullanılan malzeme kalitesinin beklentileri karşılamadığı cevabını verdi.Toplu Konut İdaresi’nin ev sahipleri üzerinde yaptığı memnuniyet anketinden çarpıcı sonuçlar çıktı. 11 soruluk ankete katılan 5 bin hak sahibinden yüzde 63’ü tuvalet, banyo ve mutfağın kullanılabilirlik ve kalite açısından uygun olmadığını söyledi. Yüzde 72’lik bölüm ise ankete konutlarda kullanılan malzeme kalitesinin beklentileri karşılamadığı cevabını verdi.Başbakanlık’a bağlı Toplu Konut İdaresi (TOKİ), konut açığını gidermek için son 10 yılda 620 bin konut inşa etti. Hak sahiplerinin konutlarını teslim alıp evlerine oturmaya başlamasıyla birlikte konutların kalitesi de tartışılmaya başlandı. Ev sahiplerinin inşaatlardaki eksik ve kusurlar ve geç teslimlerle ilgili protesto ve eylemleri görsel ve yazılı medyada sık sık haber konusu oldu. Son 10 yılda fakir ve orta gelirliler için ürettiği konutlarla gündeme gelen TOKİ’nin ev sahipleri üzerinde yaptığı memnuniyet anketinden çarpıcı sonuçlar çıktı. 11 soruluk ankete katılan 5 bin hak sahibinden yüzde 63’ü tuvalet, banyo ve mutfağın kullanılabilirlik ve kalite açısından uygun olmadığını söyledi. Konutta kullanılan malzemelerin kalitesinin beklentisini karşılamadığını söyleyenlerin oranı yüzde 72’yi buldu. Ev sahiplerinin yüzde 67’si konutundaki imalat problemlerinin kesin kabul dönemine kadar giderilmediğini söyledi. TOKİ tarafından oluşturulan geçici site yönetimlerinin çalışmalarından memnun olanların oranı yüzde 24,6 iken, memnun olmayanların oranı yüzde 73,7 olarak gerçekleşti. Anket TOKİ’yi denetleyen Sayıştay uzmanlarının da dikkatini çekti. Sayıştay’ın TOKİ raporunda 2010 ve 2011’e göre 2012’de konut alıcılarının memnuniyet oranının giderek azaldığına dikkat çekildi. Raporda, sonuçların TOKİ yönetimi tarafından dikkatle incelenmesi ve eleştirilen noktalar üzerinde çözümler aranarak olumsuzlukların giderilmesi istendi.TOKİ, konut alanların memnuniyetini ölçmek için 2010’da 9 bin 617, 2011’de 3 bin 247 ve 2012’de 5085 ev sahibi üzerinde anket düzenledi. 2010 ve 2011’le kıyaslandığında 2012’de ev sahiplerinin memnuniyetsizlik oranının zirveye çıkması dikkat çekti. 2012 anketinde yer alan ‘TOKİ’den aldığınız konutu kullanışlı buluyor musunuz?’ sorusuna ev sahiplerinin yüzde 62,3’ü evet derken yüzde 37,7’si hayır cevabını verdi. Bu soruya verilen evet cevabı 2010’da yüzde 73,8 olarak gerçekleşmişti. ‘Konutların çevre düzenlemesi ve sosyal imkânlarından memnun musunuz?’ sorusuna ankete katılanların yüzde 28,4’ü ‘evet’ derken yüzde 66,9’u ‘hayır’ cevabını verdi. Ankete katılanların yüzde 57,4 satın aldığı konutu güvenli bulurken yüzde 41,5 güvenli bulmadığını söyledi. Konut bölgesiyle merkezi yerleşim arasında ulaşım sıkıntısı yaşadığını söyleyenlerin oranı yüzde 42,7 oldu. Isı ve ses yalıtımından memnun olmayanların oranı yüzde 49,9 oldu. Konutun plan açısından beklentisini karşılamadığını söyleyenlerin oranı yüzde 41,5 olurken beklentisini karşıladığını söyleyenlerin oranı yüzde 57,3 oldu.EN ÇOK ŞİKÂYET KAPI, PENCERE VE CAMDANSayıştay raporunda 2012’de TOKİ’nin İzleme ve Kabul Dairesi Başkanlığı’na gelen 6 bin 364 şikâyet ve istekle ilgili bilgilere de yer verildi. 6 ana grupta toplanan şikâyetlerin yüzde 42’si inşaat grubuyla ilgiliydi. Bu kapsamda en fazla şikâyet edilen konular yüzde 16 ile kapı, pencere, cam, yüzde 15 ile alçı, boya, sıva, yüzde 12 ile seramik, karo, fayans yüzde 11 ile çatı, yüzde 9 ile dış cepheden oluştu. Toplam şikâyetlerin yüzde 16’sını mekanik grubu altında en fazla şikâyet edilen konular; yüzde 20 ile su tesisatı, yüzde 15 ile ısıtma tesisatı, % 13 ile doğalgazdan oluştu. Şikâyetlerin yüzde 15’ini oluşturan elektrik grubunda yüzde 19 ile asansör, yüzde 18 ile elektrik tesisatı, yüzde 17 ile TV sistemi şikâyete konu oldu. Şikâyetlerin yüzde 12’sini oluşturan altyapı grubunda yüzde 21 kanalizasyon, yüzde 20 yol, kaldırım, otopark, yüzde 17 yağmur suyu, yüzde 15 ada içi aydınlatma şikâyete konu oldu. Şikâyetlerin yüzde 7’sini oluşturan altyapı grubunda yüzde 33 bitkisel peyzaj, yüzde 23 çocuk oyun grupları, yüzde 22 spor ve sosyal alanlar şikâyete konu oldu. Şikâyetlerin yüzde 9’unu oluşturan diğer grubunda yüzde 30 konut teslimi sonrası çevre düzenleme, yüzde 17 elektrik, su, doğalgaz abonelik, % 15 site
Zaman
Ekonomi
07.07.2014
TOKİ’denevalan3kişiden2’sişikayetçiTOKİ’den ev alan 3 kişiden 2’si şikayetçi
Avrupa Birliği’ndeki toparlanma otomotivciyi umutlandırıyor
Zaman
06.07.2014
02:07
Türkiye’nin en büyük dış ticaret ortağı Avrupa Birliği (AB) küresel finans krizinin başladığı 2008’den beri sayısız badire atlattı.Çok uluslu yapısının bütün unsurlarındaki sorunlara ayrı ayrı yoğunlaşan AB, ancak aksayarak da olsa 1 yıldan beri olumlu sinyaller veriyor. Bu durum en çok Türk otomotiv sektörünü sevindiriyor. İç pazarda zor günler yaşayan sektör, son 15 aydır ihracatta artışı AB’deki toparlanmaya da bağlıyor. Sektör marttan beri 2 milyar doların üzerinde dış satış gerçekleştirdi. İhracattaki olumlu gelişmeleri aktaran 2008’den bu yana ihracatta ilk kez 4 aydır arka arkaya 2 milyar doların üzerinde ihracat rakamı yakalayan sektörü değerlendiren Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Başkanı Orhan Sabuncu, “Otomotivin kalbi kabul ettiğimiz Almanya ve bunun yanı sıra Fransa ile Birleşik Krallık gibi ülkelere yüksek oranlarda ihracat artışı gerçekleştirmemiz otomotiv endüstrimizin özgüvenini artırıyor. Endüstrinin geleceğine ışık tutuyor.” dedi. Sektörün 2013 Mart ayından beri sürdürülebilir bir ivme yakalayarak büyüdüğüne dikkat çeken Sabuncu, buradaki en büyük etkenin AB olduğunu, “Arka arkaya 4 aydır 2 milyar doların üzerinde ihracat yapmamızı da sağladı.” diye konuştu. Birlik başkanının verdiği rakamlara göre, otomotiv sektöründe tüm ana ürün gruplarında ihracat artışı gerçekleşti. Fransa’da yüzde 20, Almanya’da yüzde 30 ve Birleşik Krallık’ta yüzde 56 oranında büyüme sağlanması, dış satışlardaki AB ülkeleri payını da bir önceki aya göre 2 puan artırarak yüzde 76 seviyesine yükseltti. Toplamda ise yılın ilk yarısında da otomotiv sektörü geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11’lik büyümeyle toplamda 11 milyar 718 milyon dolarlık ihracat rakamına ulaştı. Yıl sonunda bu rakamın 23 milyar doların üzerinde çıkması bekleniyor. Haziran ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre 2 milyar 32 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren otomotiv sektörü, Türkiye genel ihracatındaki 12,5 milyar dolarlık dış satışlardan da yüzde 16 oranında pay aldı. Türkiye’deki hemen hemen bütün ihracat kollarında Almanya, en falza ihracat yapılan ülke. Oto endüstrisinin de en büyük ticaret ortağı Almanya’yı haziran ayında Fransa geride bıraktı. Fransa’ya yüzde 20 artışla 328, Almanya’ya yüzde 30 yükselişle 318, Birleşik Krallık’a da yüzde 56 büyümeyle 241 milyon dolarlık dış satış yapıldı. Yılın 6 aylık döneminde ise Almanya yüzde 30 yükselişle bir milyar 928 milyon, Fransa yüzde 3 artışla bir milyar 282 milyon, Birleşik Krallığa da yüzde 35 gelişmeyle bir milyar 254 milyon dolarlık ihracat yapıldı.
Zaman
Ekonomi
06.07.2014
AvrupaBirliği’ndekitoparlanmaotomotivciyiumutlandırıyorAvrupa Birliği’ndeki toparlanma otomotivciyi umutlandırıyor
Türkiye, dünya hurda ithalatında açık ara lider
Zaman
06.07.2014
02:07
Çelik İhracatçıları Birliği’nin hurda raporuna göre 2012’de dünyadaki hurda ithalatı 108 milyon ton. Raporda Türkiye’nin, Amerika’daki hurda ihracatının yüzde 30’unu, İngiltere’de yüzde 32’sini, Rusya’da yüzde 47’sini, Hollanda’da yüzde 30’unu, Belçika’da yüzde 37’sini alarak bu ülkelerin lider ithalatçısı konumunda olması dikkat çekiyor.Çelik İhracatçıları Birliği’nin (ÇİB) hurda ile ilgili yayınladığı rapor Türkiye ile ilgili çarpıcı sonuçları gözler önüne serdi. Rapora göre 2012’de dünyadaki toplam hurda ithalatı 108 milyon tondu. Bu rakamın yüzde 21’ini Türkiye ithal ederek dünyanın lider hurda ithalatçısı oldu. Önceki yıla göre ithalat talebini yüzde 4 artıran Türkiye’nin 2. ile arasındaki fark hayli açık. Nitekim 2. sırada yüzde 9 ile Güney Kore, 3. sırada ise yüzde 8 ile Hindistan yer aldı. Rapordaki bir diğer ilginç veri ise Türkiye’nin, Amerika’daki hurda ihracatının yüzde 30’unu, İngiltere’deki hurda ihracatının yüzde 32’sini, Rusya’dakinin yüzde 47’sini, Hollanda’dakinin yüzde 30’unu, Belçika’dakinin yüzde 37’sini, Almanya’dakinin yüzde 7’sini alarak bu ülkelerin lider ithalatçısı konumunda. ÇİB yönetimi, “Bu tabloya ‘Yurtiçinde hurda arzının azlığı, eski binalardaki çelik azlığı, yıkımda tarafların ilgisizliği, bilinçsizlik, teşviklerdeki eksiklik, elektronik ekipmanların geri dönüşümündeki yetersizlik’ neden oluyor.” şeklinde yorumluyor. Türkiye’nin 2012’de ithal hurdaya ödediği para ise 9,4 milyar dolar olarak açıklandı. 2012’de toplam ithalatı ise 236,5 milyar dolardı. Sadece hurdanın bu rakamdan aldığı payın yaklaşık yüzde 4 olması dikkat çekiyor. Öte yandan Türkiye’de 36 milyon ton olan çelik üretiminin 2023’te 70 milyon tona ulaşması bekleniyor. Hurda talebinin de 32,2 milyon tondan 60 milyon tona çıkacağı hesap ediliyor. Bunun 41 milyon tonunun ithal edileceği öngörülüyor. Türkiye’nin dünya hurda ithalatının yüzde 21’ini gerçekleştirmesine karşın, gelişmiş ülkelerin geride kalması gelişmekte olan ülkelerin verimsizliğini de ortaya koyuyor. Nitekim Almanya hurda ithalatını yüzde 14, İtalya ise yüzde 8 oranında azalttı. Bununla birlikte Almanya dünya hurda ithalatının sadece yüzde 5’ini ülkesine çekiyor. İtalya, Çin ve Tayvan’da da bu rakam yüzde 5. Gelişmekte olan ülkeler ithalattan ziyade hurda ihracatı ile ön plana çıkıyor. 2012’de 551 milyon ton hurda üretimi yapıldı. En büyük hurda ithalatçılarından Hindistan ve Güney Kore’nin hurda ithalatını artırdığına işaret edilen raporda, bunun hurda fiyatlarını artıracağına vurgu yapılarak, Türkiye’nin arz güvenliğinin bu taleplerle sekteye uğrayabileceğine değiniliyor. Hurda ithalatı ile Türk çelik sektörünün otomotiv, gemi, demiryolu, beyaz eşya ve makine imalatı gibi sektörlere hammadde tedariki sağladığını belirten ÇİB Başkanı Namık Ekinci, Türk çelik sektörünün hurda yerine yarı mamul ithal etmesi halinde dış ticaret açığının 5,3 milyar dolar daha fazla gerçekleşeceğini ifade ediyor. Hurda ve yarı mamul ithalatı yapılmadığı takdirde ise ticaret açığının 8,3 milyar dolara çıkacağını, istihdamın yüzde 57 azalacağını, tamamen yerli mamul odaklı bakıldığında ise ticaret açığının 7,6 milyar dolar olacağını, istihdamın ise yüzde 31 azalacağını belirtiyor. Rapora göre 700 milyon dolarlık çelik ithalatı, 900 milyon dolarlık otomotiv ve beyaz eşya ihracatına olanak veriyor. 3,2 milyar dolarlık hurda, 6,5 milyar dolarlık ihracat etkisi oluşturuyor. Fakat büyük resimde 9,4 milyar dolarlık hurda ithalatına karşın 6,5 milyar dolar ihracat getirisi sağlanıyor. Sektörün şu an sağladığı istihdam 33 bin. Türkiye’deki çelik üretimi ise 34,3 milyon ton. Kapasite ise 50,4 milyon ton. Bu rakamın 2023’te 61,3 ton olması tahmin ediliyor.
Zaman
Ekonomi
06.07.2014
TürkiyedünyahurdaithalatındaaçıkaraliderTürkiye dünya hurda ithalatında açık ara lider
Gözde meslekler; serviscilik ve büfecilik
Zaman
06.07.2014
02:07
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, 2014 yılının ilk 5 ayında en çok rağbet gören mesleğin servis aracı işletmeciliği olduğunu açıkladı.Bakan Yazıcı, yaptığı açıklamada, resmi başvurulara göre sayısı en fazla artan 20 meslek grubu hakkında bilgiler verdi. Esnaf ve Sanatkârlar Genel Müdürlüğü verilerine göre en çok rağbet gören meslekleri açıklayan Yazıcı, “Yılın ilk 5 ayında en gözde meslek servis aracı işletmeciliği oldu.” dedi. Türkiye’de esnaf ve sanatkârlara ait 1,5 milyonu aşkın işletmenin bulunduğunu hatırlatan Bakan Yazıcı, “Bu bir buçuk milyonu aşan işletmede çalışanlar ve aileleri de dahil edildiğinde esnaf ve sanatkârlarımıza yönelik hizmet ve politikalarımız, yaklaşık 8 milyonluk bir kesimi etkilemektedir. Dileğimiz bu sayının daha da artmasıdır.” ifadelerini kullandı. Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın verdiği bilgiye göre, ocak-mayıs ayları arasında 2.910 kişi bakkallık, bayilik, büfecilik için başvuruda bulunurken bunu 2.274 kişiyle kadın ve erkek kuaförlüğü, 1.824 kişiyle lokantacılık, 1.374 kişiyle kahvecilik, kıraathanecilik ve internet kafe işletmeciliği izledi. Ocak-mayıs arasında en fazla rağbet gören diğer meslek grupları ise şöyle sıralanıyor: Nakliyecilik ve nakliyat komisyonculuğu aperatif yiyecek maddeleri imal ve satıcılığı, pazarcılık, konfeksiyon imal ve satıcılığı, emlak komisyonculuğu ve danışmanlığı, taksicilik, kafe, kafeterya, kahvaltı salonu işletmeciliği, kır kahvesi, çay bahçesi, çay ocağı, piknik ve dinlenme yeri işletmeciliği, telefon, cep telefonu, faks, telsiz ve diğer haberleşme cihazları ve aksesuarları satış, tesisat kuruculuğu, bakım ve tamirciliği, minibüsçülük, oto yağlama ve yıkamacılığı, oto galericiliği (oto alım-satım) mobilya imal ve satıcılığı, hırdavatçı (nalbur) imal ve satıcılığı, pastanecilik (pasta, börek, tatlı vb. imal ve satıcılığı). EKONOMİ SERVİSİ
Zaman
Ekonomi
06.07.2014
Gözdemeslekler;serviscilikvebüfecilikGözde meslekler; serviscilik ve büfecilik
‘Üretici mahsulü doğrudan pazara ulaştırırsa fiyatlar düşer’
Zaman
06.07.2014
02:07
Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin hazırladığı rapora göre, meyve sebze fiyatları tarladan tüketiciye ulaşana kadar katlanarak artıyor. Yükselişte aracı sayısının artmasının etkili olduğunu belirten Tüketiciyi Koruma Derneği Federasyonu Başkanı Bülent Deniz, üreticilerin tüketiciye doğrudan ulaşabileceği alternatif sistem kurulmasını önerdi.Sebze ve meyvelerin fiyatları, tarladan market raflarına ulaşıncaya kadar katlanarak artıyor. Son market fiyatları araştırması da üretici fiyatı ile market fiyatı arasındaki uçurumu gözler önüne seriyor. Üreticide kilogramı 60 kuruş olan domatesin fiyatı, market raflarına ulaştığında 2,02 liraya kadar çıkıyor. Market ve üretici fiyatı arasındaki fark, domateste yüzde 236 olarak açıklanırken, bu oran haziran itibarıyla salatalıkta yüzde 297, kabakta yüzde 312, patateste yüzde 130, maydanozda ise yüzde 487’yi buluyor. Bakliyatta da durum değişmiyor. Üreticiden markete gelene kadar nohudun fiyatı 2,15 liradan 6,14 liraya, kırmızı mercimeğin fiyatı 1,70 liradan 4,83 liraya, pirincin fiyatı ise 2,14 liradan 7,50 liraya yükseliyor. Son dönemde yaşanan kuraklık, dolu ve don felaketleri sebebiyle birçok ürünün fiyatında ciddi artışlar meydana geldi. Fakat Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin (TZOB) 1 Temmuz’da yayımladığı üretici-market fiyatları araştırması fiyatlarda ortaya çıkan artışlarda meydana gelen afetlerin yanı sıra aracıların da etkisi olduğunu gözler önüne serdi. Ürün fiyatlarının üreticiden markete ulaşana kadar katlanmasıyla ilgili Zaman’a konuşan Tüketiciyi Koruma Derneği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, bu fiyat artışına sebep olarak aradaki aracıların sayısının artmasını ve marketlerin raf kirası gibi uygulamalarını gösterdi. Marketteki sebze ve meyvelerle ilgili tüketicilerden şikayetlere maruz kaldıklarını belirten Deniz, tüketicilere ihtiyaçlarını yerel pazarlardan gidermeleri tavsiyesinde bulundu. Ürünlerin, yıllardır fiyatı şişerek tüketiciye ulaştığını kaydeden Mehmet Bülent Deniz, “Pazar biraz daha ucuz ama yine de alınması gereken rakamlarda değil bizce. Meslek örgütü, korporasyon yöntemini biz yıllardır söylüyoruz. Üreticilerin birlikler halinde tüketiciye doğrudan ulaşabileceği alternatif sistemin mutlaka oluşturulması gerekiyor diyoruz.” dedi. Deniz, pazar gıdaları konusunda çok ciddi bir sektörün bulunduğunu, hal komisyonları ve kabzımalların fiyatları kendi düşüncelerine göre planladığını ve bazı yöntemlerle de tüketicinin pazar gıdalarına daha uygun fiyatlarla ulaşmasının engellendiğini savundu. Tüketici Hakları Derneği Başkanı Turhan Çakar da Türkiye’de bir düzen oluştuğunu ve bunun hem küçük çiftçiyi hem de tüketicileri mağdur ettiğini kaydetti. Bu düzenden çıkar sağlayanın aracılar olduğunu belirten Çakar, “Hal kanunu var, ticaret kanunları var, bu kanunlar buna cevaz veriyor.” dedi. Çakar, “80 öncesi bu konuda iyi bir gidişat vardı ama maalesef 80’den sonra tepetaklak oldu. Çözüm kırsal kesimde küçük çiftçinin, üretim kooperatiflerinin örgütlenmesidir, en önemlisidir.” diye konuştu. Çakar, kırsal kesimde küçük çiftçilerin durumunun çok kötü olduğunu, büyük bir göçün yaşandığını ve bunun çözülerek kentten köye göçün gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı. TZOB’un araştırmasına göre birçok ürünün fiyatı, üreticiden tüketiciye ulaşana kadar katlandı. Örneğin, üreticide 65 kuruş olan sivri biberin fiyatı markete geldiğinde 2,17 lirayı buldu. Sivri biber pazarda ise 1,73 liraya alıcıya ulaştı. Market ve üretici fiyat arasındaki fark, sivri biberde yüzde 231 olarak açıklanırken, bu oran haziran itibarıyla kabakta yüzde 312, kuru soğanda yüzde 279, marulda yüzde 239, maydanozda ise yüzde 487’yi buldu. Bakliyatta da aradaki uçurumun boyutları değişmedi. Üreticiden markete gelene kadar nohudun fiyatı 2,15 liradan 6,14 liraya, kırmızı mercimeğin fiyatı 1,70 liradan 4,83 liraya, pirincin fiyatı ise 2,14 liradan 7,50 liraya yükseldi. Bazı ürünlerdeki farklar oran olarak düşük olsa da fiyat olarak dudak uçuklattı. Örneğin kuru kayısının fiyatı üreticiden markete gelene kadar yaklaşık 19 lira artış gösterdi ve 14 liradan 33 liraya çıktı. Bu fiyat farkı kuzu etinde 17 lira, kuru fasulyede 6 lira, nohutta 4 lira, yeşil mercimekte 3 lira olarak ortaya çıktı.
Zaman
Ekonomi
06.07.2014
‘Üreticimahsulüdoğrudanpazaraulaştırırsafiyatlardüşer’‘Üretici mahsulü doğrudan pazara ulaştırırsa fiyatlar düşer’
Kamu, Soma Madencilik’e 3 yılda 543 milyon TL ödemiş
Zaman
06.07.2014
02:07
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız Soma’da kazanın olduğu ocakta üretilen kömür için ilgili firmaya, 2010-2013 yılları arasında, ürettirilen kömür için hizmet alımı karşılığında toplam 543 milyon 895 bin 758,79 TL ödeme yapıldığını açıkladı.CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun soru önergesini cevaplayan Enerji Bakanı, 13 Mayıs 2014 tarihinde Salı günü Manisa ili, Soma ilçesinde bulunan linyit sahasındaki Eynez Karanlıkdere mevkiinde, özel bir firmanın faaliyet gösterdiği yeraltı kömür üretim ocağında meydana gelen iş kazasını müteakip savcılık makamı tarafından oluşturulan bilirkişiler tarafından inceleme teftişi başlatıldığını, teftişin devam ettiğini söyledi. Enerji Bakanı, iş kazasının meydana geliş sebebinin araştırmanın sonuçlanmasıyla kesinlik kazanacağını bildirdi. Olayın tüm yönleriyle ve tüm ihtimaller göz önünde bulundurularak incelendiğini belirten Enerji Bakanı, olayda kusur veya ihmali bulunanlar için gereğinin yapılacağını söyledi. Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından ilgili mevzuatlar doğrultusunda denetimlerin yapıldığını belirten Enerji Bakanı şöyle dedi: “İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin denetimler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında yürütülmekte, MİGEM tarafından yapılan denetimler Maden Kanunu ve Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği kapsamında, proje uygunluğunun denetlenmesi amacıyla gerçekleştirilmektedir. İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda kanun kapsamında gerekli eğitim, korunma ve müdahale düzenlemeleri yer almakta, çalışanlar ilgili mevzuat çerçevesinde istihdam edilmektedir.” Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu (TKİ) tarafından Kamu İhale Kanunu kapsamında hizmet alımı yöntemiyle ilgili firmaya kömür üretim işi yaptırıldığını kaydeden Enerji Bakanı, “Sözleşme konusu iş 15 milyon ton kömürün üretilerek tamamının TKİ’ye teslim edilmesi işidir.” dedi. Enerji Bakanı, kazanın olduğu ocakta üretilen kömür için ilgili firmaya, 2013 yılında 180 milyon 610 bin 217 TL ve 2014 yılında ise 63 milyon 775 bin 163 TL hakediş ödemesi yapıldığını açıkladı. Sözleşme kapsamda ürettirilen 2.600 Kcal/kg baz kalorideki kömür için firmaya ton başına 50,92 TL (güncel birim fiyat) ödeme yapıldığını belirten Enerji Bakanı şöyle dedi: “Anılan ocakla ilgili kesin teminat kapsamında firmadan 36 milyon 970 bin TL’lik teminat mektubu alınmıştır. TKİ hizmet alımı yöntemiyle kömür üretimi yaptırmakta olduğundan, hizmet alımı sözleşmesi kapsamında; firmaya 2010-2013 yılları arasında, ürettirilen kömür için hizmet alımı karşılığında toplam 543 milyon 895 bin 758,79 TL ödeme yapılmıştır.” ANKARA ANKA
Zaman
Ekonomi
06.07.2014
KamuSomaMadencilik’e3yılda543milyonTLödemişKamu Soma Madencilik’e 3 yılda 543 milyon TL ödemiş
Toplam "289" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti