ibaret | |
|
| 23:05 - Facebook'tan akıllı telefon! | Takvim | 29.05.2012 08:40 |  | | Sosyal paylaşım sitesi Facebook, gelecek yıl piyasaya akıllı telefon çıkarma çabalarını yoğunlaştırarak, mobil internet sektöründeki gelirlerini artırmayı hedefliyor.
New York Times (NYT) gazetesinin haberine göre, geçen yıl teknoloji haberlerinin uzman web sitesi All Things Digitalın ifşa ettiği gibi hizmetlerini içinde sunacağı Android işletim sistemli cep telefonu Buffy projesi üzerinde Tayvan şirketi HTC ile çalışmayı sürdüren Facebook ayrıca, Appleın iPhoneda çalışan mühendislerini kendi safına çekmek için ikna çabalarını sürdürüyor.
Gazete, kaynak belirtmeden verdiği haberinde, Facebookun şimdiden Appleın iPhone ve iPad projelerinde çalışan 6dan fazla mühendisini işe aldığını yazdı.
Facebook şirketinden isminin açıklanmasını istemeyen bir kaynak, sosyal paylaşım sitesinin kurucusu ve sahibi Mark Zuckerbergin yakın bir gelecekte bir akıllı telefonu piyasaya çıkaramamaktan ve Facebookun taşınabilir cihazlar için diğer platformlar gibi sadece bir yazılımdan ibaret kalmasından endişe ettiğini söyledi.
Teknoloji sitelerinde yer alan bir başka iddiaya göre de Facebook kendi taşınabilir cihazları için Norveçli internet tarayıcısı Operayı satın almayı planlıyor.
Facebook şirketi bu konudaki sorulara yanıt olarak, cep telefonu projesini zikretmeden, mobil cihaz alanında tüm sektör üyeleriyle çalıştığını kaydetti
| | Takvim Son Dakika 29.05.2012 | | | 2305-Facebooktanakıllıtelefon2305 - Facebooktan akıllı telefon |
|
| 'Fazıl Say'ı hapsedeceğiz' demedi mi? | Posta | 27.05.2012 06:08 |  | |
Cumhurbaşkanı Gül, ABD gezisinde aktif kullanıcısı olduğu twitterı da ziyaret etti. Sadece o değil, pek çok ünlü twitterı fikirlerini paylaşmak için kullananlardan. Örneğin dünyanın ayakta alkışladığı bestecimiz Fazıl Say. Say, yılın dörtte üçünü konserleri için yolculuklarda, uçakta, otel odalarında geçiriyor, yapayalnız yaşıyor. Hayatı müzikten ibaret değil, ülkesini seven, sorunları üzerinde düşünen biri olduğu için de fikirlerini twitterda paylaşıyor.
Önce küfürler yağdı
Ne yazık ki bizde twitter hoşgörü ortamı yaratmadı, herkes orada birbirine saldırmak için var sanki. Fa... | | Posta Köşe Yazıları 27.05.2012 | | | FazılSayıhapsedeceğizdemedimi?Fazıl Sayı hapsedeceğiz demedi mi? |
|
| 'Fazıl Say'ı hapsedeceğiz' demedi mi? | Posta | 27.05.2012 06:08 |  | |
Cumhurbaşkanı Gül, ABD gezisinde aktif kullanıcısı olduğu twitterı da ziyaret etti. Sadece o değil, pek çok ünlü twitterı fikirlerini paylaşmak için kullananlardan. Örneğin dünyanın ayakta alkışladığı bestecimiz Fazıl Say. Say, yılın dörtte üçünü konserleri için yolculuklarda, uçakta, otel odalarında geçiriyor, yapayalnız yaşıyor. Hayatı müzikten ibaret değil, ülkesini seven, sorunları üzerinde düşünen biri olduğu için de fikirlerini twitterda paylaşıyor.
Önce küfürler yağdı
Ne yazık ki bizde twitter hoşgörü ortamı yaratmadı, herkes orada birbirine saldırmak için var sanki. Fa... | | Posta Ana Sayfa 27.05.2012 | | | FazılSayıhapsedeceğizdemedimi?Fazıl Sayı hapsedeceğiz demedi mi? |
|
| 'Fazıl Say'ı hapsedeceğiz' demedi mi? | Posta | 27.05.2012 05:22 |  | |
Cumhurbaşkanı Gül, ABD gezisinde aktif kullanıcısı olduğu twitterı da ziyaret etti. Sadece o değil, pek çok ünlü twitterı fikirlerini paylaşmak için kullananlardan. Örneğin dünyanın ayakta alkışladığı bestecimiz Fazıl Say. Say, yılın dörtte üçünü konserleri için yolculuklarda, uçakta, otel odalarında geçiriyor, yapayalnız yaşıyor. Hayatı müzikten ibaret değil, ülkesini seven, sorunları üzerinde düşünen biri olduğu için de fikirlerini twitterda paylaşıyor.
Önce küfürler yağdı
Ne yazık ki bizde twitter hoşgörü ortamı yaratmadı, herkes orada birbirine saldırmak için var sanki. Fa... | | Posta Son Dakika 27.05.2012 | | | FazılSayıhapsedeceğizdemedimi?Fazıl Sayı hapsedeceğiz demedi mi? |
|
| Yedi bin yıllık değişim | Milli Gazete | 25.05.2012 18:37 |  | | | Yunanistanın Euro bölgesinden çıkışının maliyeti hesaplanamıyor. Ehl-i ihtisas hesap yapmakta zorlanıyor. Zira hesaplanamayan psikolojik faktörler var. Mısırda da serbest seçimlerin tarihi hesaplanamıyor. Kimileri 1952yi baz alarak 60 yıllık bir süre sonunda Mısırda serbest seçimlere gidildiğini tasavvur ediyor. Bazıları da 6 Ekim 1981 tarihinde Sedatın öldürülmesinden sonra Mübarekin iktidar süresini hesaplayarak 30 yıldan beri ilk kez serbest seçimler yapıldığını savunuyor. TRT Arapçada yönetmenlik yapan bir arkadaş ise Mısırda yeni bin yıldan beri ilk kez serbest seçimlerin düzenlendiğini ileri sürdü. Dolayısıyla değişimin tarihini yedi bir yıl olarak verdi. Oysa ki, Hidivlik veya kraliyet döneminde serbest seçimlerin yapıldığını ve çoğulcu bir sistem olduğunu hepimiz biliyoruz ve bunu muhatabıma hatırlattım. İtiraz etmedi ama o günkü sistemin kusurlu olduğunu söyledi. Seçimlere rağmen ülkenin üç güç merkezi tarafından yönetildiğini hatırlattı. Faruk döneminde veya çok partili sistemde ülkeyi seçilen partiler tek başına yönetmiyordu. Sadece yönetimin bir parçasıydı. Meşruti sistemde yönetimin bir parçasını temsil ediliyorlardı. Saray (Faruk) ve İngiliz elçiliği yönetimin diğer ayaklarını teşkil ediyorlardı. Bundan dolayı da ülkede üçlü arasında sürekli olarak gerilim yaşanıyordu. İngilizler kah saray üzerinden seçilmiş başbakanları sıkıştırıyor bazen de tersinden saray üzerinden başbakanı kıskaca alıyorlardı. 23 Temmuz 1952 darbesinden sonra ise Nasır yeniden ülke yönetimini Firavunizme çevirdi. Tarih geriye dönmüştü. Totaliter bir yapı oluşturdu. Şimdi Hamdin Sabahi gibi Nasırcı adaylar ise bu gerçeği görmek yerine haleflerinin Nasırcı çizgiyi kırdıklarını ve Mısırı Amerikan peyki ve uydusu haline getirdiklerini savunuyorlar. Onlara göre Nasır pirüpak tek kusurlu ise halefleri.
Enver Sedatın dul eşi Cihan Sedata atfedilen bir söz var. O ise bu sözü sarf etmediğini ve yakıştırmadan ibaret olduğunu söyledi. Lakin reddetse bile dilden dile aktarılan bir söz oldu. Bazen galat-ı meşhur lügat-ı sahihten evladır dendiği gibi siyaset aleminde de galat-ı meşhurlar hakikatin yerine geçebiliyor. 1991 yılında Özal baba Bushun koalisyonuna katılmak istiyordu. Tarihi yapan ve nazım rol oynayan yapının içinde yer alalım. Koalisyon dışında kalmayalım diyordu.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 25.05.2012 | | | YedibinyıllıkdeğişimYedi bin yıllık değişim |
|
| Erzurum Müftüsü Arslan dan 3 Aylar Mesajı Açıklaması | Haberler.com | 24.05.2012 15:58 |  | | |
| Erzurum Müftüsü Arslan’dan 3 Aylar Mesajı: | Haber3 | 24.05.2012 15:39 |  | | |
| 'NATO genel sekreteri neden bir Türk olmasın' | Zaman | 23.05.2012 02:04 |  | | |
| Ekmek için grev meşrudur | Evrensel | 18.05.2012 07:12 |  | | | 12 Eylül 2010 referandumu için oy isterken hükümet, 12 Eylül darbe yasalarından ülkeyi kurtaracaklarını, bu kapsamda memurlara da toplusözleşme hakkı vereceklerini söylüyordu. Bu söyleme karşılık olarak biz de grevsiz toplusözleşme hakkının bir anlamı olmadığını, bunun sadece bir aldatmacadan ibaret olduğunu söylüyorduk. Referandumdan hükümetin vaatlerine “evet” çıktı ve kamu emekçileri için grevsiz toplusözleşme düzenlemesi yapıldı.
İktidarda bulunduğu 10 yıllık süre zarfında emekçi karşıtı politikaları büyük bir hevesle ve “başarıyla” uygulayan AKP Hükümeti kendisinden beklendiği gibi kamu | | Evrensel Köşe Yazıları 18.05.2012 | | | EkmekiçingrevmeşrudurEkmek için grev meşrudur |
|
| Ali Bulaç - Kitlelerin narkozu | Zaman | 17.05.2012 02:06 |  | | |
| Ali Bulaç - Kitlelerin narkozu | Zaman | 17.05.2012 02:06 |  | | |
| Bahçeli: Hükümet memura gereğini yapmalı | Posta | 16.05.2012 17:17 |  | | Bahçeli, Hükümet şayet ekonomik büyümeden, ilerlemeden ve dünyanın 17nci büyük ekonomisi olmaktan samimiyetle bahsediyorsa toplu görüşme masalarında hak sahiplerinin taleplerini karşılamalı ve doğal
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Hükümet şayet ekonomik büyümeden, ilerlemeden ve dünyanın 17nci büyük ekonomisi olmaktan samimiyetle bahsediyorsa toplu görüşme masalarında hak sahiplerinin taleplerini karşılamalı ve doğal olarak maaşıyla geçinen milyonları rahatlatmalıdır ifadelerini kullandı.
Bahçeli, memur sendikalarıyla Hükümet arasındaki toplu sözleşme görüşmelerine ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, iktidarın ekonomide başarı ve zenginleşme ifadelerinin temelsiz, asılsız ve ham hayalden ibaret olduğunu öne sürerek, son gelişmelerin bunu gösterdiğini savundu.
Hükümetin... | | Posta Son Dakika 16.05.2012 | | | BahçeliHükümetmemuragereğiniyapmalıBahçeli Hükümet memura gereğini yapmalı |
|
| Bahçeli: Hükümet memura gereğini yapmalı | Posta | 16.05.2012 17:14 |  | | Bahçeli, Hükümet şayet ekonomik büyümeden, ilerlemeden ve dünyanın 17nci büyük ekonomisi olmaktan samimiyetle bahsediyorsa toplu görüşme masalarında hak sahiplerinin taleplerini karşılamalı ve doğal
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Hükümet şayet ekonomik büyümeden, ilerlemeden ve dünyanın 17nci büyük ekonomisi olmaktan samimiyetle bahsediyorsa toplu görüşme masalarında hak sahiplerinin taleplerini karşılamalı ve doğal olarak maaşıyla geçinen milyonları rahatlatmalıdır ifadelerini kullandı.
Bahçeli, memur sendikalarıyla Hükümet arasındaki toplu sözleşme görüşmelerine ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, iktidarın ekonomide başarı ve zenginleşme ifadelerinin temelsiz, asılsız ve ham hayalden ibaret olduğunu öne sürerek, son gelişmelerin bunu gösterdiğini savundu.
Hükümetin... | | Posta Politika 16.05.2012 | | | BahçeliHükümetmemuragereğiniyapmalıBahçeli Hükümet memura gereğini yapmalı |
|
Demirören’e laf söylemem! | Türkiye Gazetesi | 16.05.2012 03:14 |  | | | İNÖNÜ SADECE BİZİM DEĞİLMaddi yönden en kötü günlerini geçiren ve krizi aşmak için çareler arayan Beşiktaş’ta Başkan Fikret Orman ve yöneticiler dün Ankara’da bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’la İnönü Stadı’yla ilgili olarak bir kere daha görüşen Orman, çok olumlu bir toplantı yaptıklarını söyledi. Görüşmede Bakan Günay’ın, “Sadece Beşiktaş semtinden ibaret değilsiniz. O halde orada kalmak zorunda değilsiniz” demesi gülüşmelere yol açtı. Çıkışta yaptığı açıklamada, “İnönü Stadı sadece Beşiktaş’a değil, Türk sporuna hizmet edecek” diyen Orman, “Bakan Günay’la ortak endişelerimiz vardı ama asgari müşterekte aynı fikirdeyiz” diye konuştu. 58’İ KULÜPLER REDDETMİŞTİBAŞBAKAN Yardımcısı Bülent Arınç’ı ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 16.05.2012 | | Demirören’e lafsöylememDemirören’e laf söylemem |
|
| Ölçülü polis terörü! | Radikal | 14.05.2012 03:17 |  | | Ve futbolumuz dibe vurdu. Zaten sıfırı tüketmenin eşiğindeydi ve başka statlarda bu çöküşün kostümlü provalarını yapmıştı. Önceki gün kör noktayı gördük. Yaşananların maç günü gerginliğinden ibaret... - BAĞIŞ ERTEN
| | Radikal Spor 14.05.2012 | | | ÖlçülüpolisterörüÖlçülü polis terörü |
|
| Kâbe'nin çocukları | Milli Gazete | 13.05.2012 22:01 |  | | | İnsanlık ve dünya iyiye mi yoksa kötüye doğru mu gidiyor? Her gelecek gün bir öncekinden kötü olmadıkça kıyamet kopmaz deniliyor ve bu yönde bolca rivayet var. Rivayetin ötesinde gelişmeler de bu yönde. Buna mukabil ümmetim yağmur gibidir önü mü yoksa ahiri mi daha hayırlıdır, bilinmez? buyrulmuştur. Önü mü yoksa sonu mu daha bereketlidir, bilinmez. İyiliğin tarihi iki yakası vardır. Zaman gibi mümin hakkında da böyle hadisler varid olmuştur: Müminin her hali güzeldir. İki hayır arasındadır ya şehittir ya da gazidir. Şer tebei yani tabi ve cüzi hayır ise umumi ve genel olduğu gibi zaman da öyledir. Zamanın ruhunu bozan insanların ruhudur. İslamın iki ucunda da asr-ı saadet vardır. Bundan dolayı zaman mutlak anlamda kötü olmaz. Zaman iç içe ve geçişlidir. Maniheist bir karakter arz etmez. Tarih felsefecisi Tonybee zamanın ruhunun ve kanunlarının ve devirlerinin monoton bir tekrardan ibaret olmadığını söyler. Zamanın devranı, yörünge üzerine kurulu bir tekerleğin devranı gibidir. Tekerlek devranını yeniden üretir. Yörünge ise insanın geleceğini derece derece ve kat be kat hayra doğru taşır ve iletir. Bu benzetme Mevlananın nehirdeki gemi benzetmesi gibidir. Gemidekiler kavga eder ama gemi rotasında devam eder gider. Bu benzetme bir başka yönüyle Mevlananın pergel teşbihini andırır lakin ondan ayrı yönleri de vardır. Halis Çelebiye göre de insanlık ritmik bir şekilde iyiye doğru seyir halindedir. Tarih devreleri arasında da kötülük sınırlıdır. Musa Carullah Bigiyef, komünizmin kapitalizmin günahlarının bir sonucu olduğunu söyler. Bu komünizmin iyi olduğunu göstermez. Şahın zulmü de İran devrimini tetiklemiştir. Lakin Şahın günahları yeni rejimin sevapları değildir. Nitekim Araf suresi ayet 129da şöyle buyrulmaktadır: Kavmi dedi ki; Sen gelmezden önce de geldikten sonra da işkence çektik. Musa dedi ki, Umulur ki, Allah düşmanınızı yok eder ve sizleri onların yerine geçirir de nasıl hareket edeceğinize bakar. Bediüzzaman da cihan savaşlarını bir nevi Batının İslamiyete ihanetinin bir cezası olarak görür. Ebrehenin yeni versiyonları dünyaperestlikle ve İslam ve Kabe düşmanlığıyla kendilerine zarar vermişlerdir. Medeniyetin günahları iyiliklerine galebe edip, seyyiatı hasenatına racih gelmekle, beşer iki Harb-i Umûmi ile iki dehşetli tokat yiyip, o günahkar medeniyeti zîr ü zeber edip, öyle bir kustu ki, yeryüzünü kana buladı. İnşaallah istikbaldeki İslamiyetin kuvvetiyle, medeniyetin mehasini galebe edecek, zemin yüzünü pisliklerden temizleyecek, sulh-u umûmiyi de temin edecek.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 13.05.2012 | | | KâbeninçocuklarıKâbenin çocukları |
|
| Pazar Kahvesi | Posta | 13.05.2012 05:32 |  | |
Yarın 14 Mayıs.
Nedir önemi?
- İsmet Paşanın partisi, seçimi kaybetmiş, Celal Bayarın partisi kazanmış... 1950
Hayır.
O kadar basit değil.
Bir partinin hezimetinden, öbür partinin zaferinden ibaret değil 14 Mayıs.
- Demokrasinin doğum günü.
[[HAFTAYA]]
***
Öyleyse, bir tarafta Cumhuriyetçiler, öbür tarafta Demokratlar diyemeyiz.
Ortak paydaları var.
- Laik Devlet.
- Hür irade.
- Kutsal oy.
- Ve Hakim teminatında seçim: Gizli oy, açık tasnif.
***
İşte o günden bu yana, 16 defa Genel Seçim yaşadık. Şöyle bir ha... | | Posta Köşe Yazıları 13.05.2012 | | | PazarKahvesiPazar Kahvesi |
|
| Pazar Kahvesi | Posta | 13.05.2012 05:32 |  | |
Yarın 14 Mayıs.
Nedir önemi?
- İsmet Paşanın partisi, seçimi kaybetmiş, Celal Bayarın partisi kazanmış... 1950
Hayır.
O kadar basit değil.
Bir partinin hezimetinden, öbür partinin zaferinden ibaret değil 14 Mayıs.
- Demokrasinin doğum günü.
[[HAFTAYA]]
***
Öyleyse, bir tarafta Cumhuriyetçiler, öbür tarafta Demokratlar diyemeyiz.
Ortak paydaları var.
- Laik Devlet.
- Hür irade.
- Kutsal oy.
- Ve Hakim teminatında seçim: Gizli oy, açık tasnif.
***
İşte o günden bu yana, 16 defa Genel Seçim yaşadık. Şöyle bir ha... | | Posta Ana Sayfa 13.05.2012 | | | PazarKahvesiPazar Kahvesi |
|
| Pazar Kahvesi | Posta | 13.05.2012 05:15 |  | |
Yarın 14 Mayıs.
Nedir önemi?
- İsmet Paşanın partisi, seçimi kaybetmiş, Celal Bayarın partisi kazanmış... 1950
Hayır.
O kadar basit değil.
Bir partinin hezimetinden, öbür partinin zaferinden ibaret değil 14 Mayıs.
- Demokrasinin doğum günü.
[[HAFTAYA]]
***
Öyleyse, bir tarafta Cumhuriyetçiler, öbür tarafta Demokratlar diyemeyiz.
Ortak paydaları var.
- Laik Devlet.
- Hür irade.
- Kutsal oy.
- Ve Hakim teminatında seçim: Gizli oy, açık tasnif.
***
İşte o günden bu yana, 16 defa Genel Seçim yaşadık. Şöyle bir ha... | | Posta Son Dakika 13.05.2012 | | | PazarKahvesiPazar Kahvesi |
|
| A. Ali Ural - Mecaz ihtiyacı | Zaman | 13.05.2012 02:19 |  | | |
| Sevginin maddileşmesi | Zaman | 13.05.2012 02:08 |  | | Anneler Gününde sevginin maddileşmesini konuşmak, özü sevgiden ibaret bir varlığı, tüketim kültürünün hırçın bir imajıyla beraber zikretmek, ne kadar anlamlı olabilir? | | Zaman Yorum 13.05.2012 | | | SevgininmaddileşmesiSevginin maddileşmesi |
|
| A. Ali Ural - Mecaz ihtiyacı | Zaman | 13.05.2012 01:57 |  | | |
| Türk futbolunun en unutulmaz 10 maçı | Hürriyet | 12.05.2012 03:21 |  | | Bugün yine futbolla yatıp kalkacağız. Çünkü Fenerbahçe-Galatasaray maçıyla Türkiye Süper Ligi şampiyonu bu akşam belli oluyor. Elbette Türk futbolu bu maçtan ibaret değil. 100 yılı aşkın sürede birçok önemli maç oynadı Türk takımları ve taraftarlarını sokaklara döktü. Biz de biraz geçmişe gittik, milli maçları hariç tutarak Türk futbol tarihinin en unutulmaz maçını sorduk jürimize. Türkiye Ligi’nden Türkiye Kupası’na, UEFA Kupası’ndan Şampiyonlar Ligi maçlarına ilginç bir liste çıktı ortaya. | | Hürriyet Cumartesi 12.05.2012 | | | Türkfutbolununenunutulmaz10maçıTürk futbolunun en unutulmaz 10 maçı |
|
| First-lady olmak güzel giyinmekten ibaret değil | Milliyet | 09.05.2012 20:32 |  | | |
| Başkentte "Okullar Hayat Olacak" -Projenin Ankara protokolü, Milli Eğitim Bakanı Dinçer, Ankara Valisi Yüksel ve Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek'in katılımıyla imzalandı -Milli Eğitim Bakanı Dinçer: -"Biz okullarımızı sadece ders | Haber3 | 08.05.2012 14:08 |  | | |
| Başkentte "Okullar Hayat Olacak" | Haberler.com | 08.05.2012 14:01 |  | | |
| Türkiye El Kaide'ye silah verecek mi? | Milli Gazete | 07.05.2012 21:00 |  | | | Usame Bin Ladinin ölümünün birinci yıldönümünde ABD Başkanı Barack Hüseyin Obama Afganistandaki Amerikan birliklerini ziyaret etti. Bargam Üssünde konuşan Obama, ülkesinin hem dünyayı hem de Afganistanı El Kaide teröründen kurtardığını söylüyordu. Obamanın bu konuşmasından tahlil eden Global Research merkezinden Prof. Michel Chossudovsky Who was Osama? Who is Obama? başlıklı bir yazı kaleme aldı.
Chossudovsky yazısında Obamanın Usame Bin Ladinin iddia edilen ölümünün birinci yılını kutlarken yaptığı konuşmanın her cümlesinin yalandan ibaret olduğunu söylüyor. Usame Bin Ladinin Afganistanda teröristler için güvenli bir sığınak kurduğunu söyleyen Obamanın yalan söylediğini söyleyen Chossudovskye göre, Ladin CIA tarafından eğitildi ve El Kaide de CIAnın desteğiyle kuruldu. Dolayısıyla Ladinin güvenli sığınağı ABD istihbaratınca korundu.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 07.05.2012 | | | TürkiyeElKaideyesilahverecekmi?Türkiye El Kaideye silah verecek mi? |
|
| Bologna Eşgüdüm Komisyonu Koordinasyon Toplantısı | Haberler.com | 07.05.2012 14:21 |  | | |
| 'Kanlı 1 Mayıs'ta 34 kişi kavgadan ölmedi | Milli Gazete | 05.05.2012 18:34 |  | | | Tarihe kanlı 1 Mayıs olarak geçen ve 34 kişinin hayatını kaybettiği günün en yakın şahitlerinden biri olan dönemin İstanbul Belediye Başkanı Ahmet İsvan, Sol fraksiyonlar kendi aralarında kavga etti diyorlar. Evet, etti ama 34 kişinin ölmesine sebep kavga değildi. Hazırlıklı bir gücün orada halkı paniğe sokmak amacıyla ateş açmasıydı, istendiği gibi panik de oldu ve 34 kişi öldü dedi.
Tarihe kanlı 1 Mayıs olarak geçen ve 34 kişinin hayatını kaybettiği günün en yakın tanıklarından biri olan dönemin İstanbul Belediye Başkanı Ahmet İsvan, yaşadıklarını Cihan Haber Ajansına anlattı. Yaşanan kanlı 1 Mayıs olaylarının gözünün önünden gitmediğini, her şeyi dün gibi hatırladığını belirten Ahmet İsvan, 1 Mayıs olayları sırasında birbirleriyle vuruşan sol fraksiyonlar mevcuttu ama olay onların çıkarttığı olaylardan ibaret değildir. Onların birbirlerine ateş edecekleri bilindiği halde, daha doğrusu bilindiği için, onlar bir araya getirildi. Ama onların çıkardığı ateşten çok daha fazla mevziye sokulmuş, kim olduklarını bilmediğimiz insanlar, Sular İdaresi duvarları üstünden, Pamuk Eczanesi çatısından Intercontinental Oteli önünden, yarım ay biçiminde, kürsüye doğru devamlı ateş açtılar. Çok sayıda mermiler yakıldı. 3-5 gencin vuruşmasından ibaret değildi. Hazırlıklı bir gücün orada halkı paniğe sokmak amacıyla ateş açmasıydı, istendiği gibi panik oldu diye konuştu.... devamı | | Milli Gazete Güncel 05.05.2012 | | | Kanlı1Mayısta34kişikavgadanölmediKanlı 1 Mayısta 34 kişi kavgadan ölmedi |
|
| Devrimci ve Muhafazakâr | Milli Gazete | 05.05.2012 12:30 |  | | | Söz ve yazı ile ilişkiye girdim gireli sanatın hangi türü olursa olsun hep sol tarafımla baktım. Soldan bakmak insana başlangıçtaki yani daha işin başındaki bütün baskıları bertaraf etme görgüsü veriyor; özgürlük alanı alabildiğine genişliyor. Bir şiire ve nesre bu arada resme ya da plastik sanatlara dair bir eserden bahsedilecekse mutlaka yaratılmış bir nesneden bahsediyoruz demektir. O güne kadar hiç olmayan bir durumu eyleme dökmek, ister şiirle olsun ister nesirle; yeni bir oluş olduğunu gösterir. Yalnız yeni kavramı tam anlamıyla yaratma kavramını karşılamaz. Yani bir durum yenilenerek verilince orijinal olmuş olmaz. Orijinal olması için tabiatta var ama insan algısında, duygusunda, düşüncesinde hiç olmayan bir durum ve şekilde meydana getirilmiş ve gelmiş olması gerekir. Bunun için insan ilk önce toplum baskısını kendi benliğinden ötelemesi lazım. Sanat hiçbir ahlâk kuralı dinlemeden hiçbir ahlâk kuralına uymadan kendisi orijinal bir ahlâk kuralı getirir. Burada sanatçının ahlâksız olması gibi bir durum söz konusu değildir. Sanatçı üzerindeki bütün kuralları bir kenara bırakıp insan-sosyalite-tabiat ana maddelerini çırılçıplak ruhunda duyar. Bu duyuş sanatçının doğuştan getirdiği kendine has özelliklerini içerir. Bu özelliklere sanatçı henüz dünyada yokken dünyada oluşmuş olan birikimden kendine has argümanlar devşirerek, o argümanları kendi bakış açısıyla -öğrendiği bütün genel geçer kurallardan sıyırarak- insan iletişimini kalbe ya da ruha dökümler. Kalp bir eserin sahihliğini, ruh ise bir eserin canlılaştığını kanıtlayacaktır. Cansız bir metin kalbe dair istasyonlardan münezzeh ve aynı zamanda canlı olmayan bir metinde ruh dünyası plastiktir. Herhangi bir yapının eser olması için canlı olması şart. Bir şiir kelimelerle yazılır ama bir şiir sadece kelimelerden ibaret değildir; eğer sadece kelimelerden ibaret olsaydı yazanı ve okuyanı nasıl şiir olduğuna ikna edebilirdi. Orada hiç olmayan bir şey kıpır kıpır ruhumuza akar; bu, o oluşun bir eser olduğunu ve o eserin şiir olduğunu ruhen, kalben ve aklen bizi inandırır. İnandıktan sonra artık onun üzerine düşünmeye başlarız. Düşünmeye başladıktan sonra da artık yaratılan eserin muhafazasını yapmaya adım atmışız demektir.
Şu; sanat (şiir, nesir, musiki, resim vb.) önce yaratılır sonra yaşatılır. Yaratılmadan yaşatılamaz. Yani sanat muhafazakâr olamaz ama sanatçı muhafazakâr olabilir. İsmet Özel şiir poetikasıyla ilgili Gelenekçilik ve İlericilik başlıklı yazısına şöyle başlar; Gelenekçilik ve ilericilik: Aynı eğilimin iki yüzü bunlar. Bakmayın gelenekçilerin ve ilericilerin birbirleriyle didiştiklerine, dövüşlerini bile aynı şeyi savunarak yaparlar. Bir kısmı, geçmişten getirilen değer ve kurumların gerekliliği üzerinde ısrar ederken, karşı taraf gelecekte elde edilecek kurum ve değerlerin övgüsünü yapıyor. Doğrusu, her biri kendi savunduğu yanı ayakta tutabilmek için karşı çıktığı cephenin görüşlerine muhtaç. (Şiir Kitabı, 1982, Adam Yayınları). İsmet Özelin bu görüşünü biz de devrimci sanatı savunanlar ve muhafazakâr sanatı savunanlar için söyleyebiliriz. Sanat devrimcidir diyenler de sanat muhafazakârdır diyenler de aynı davulu çalıyorlar; birincisi sadece geleceğe bakarken ikincisi de sadece geçmişe bakıyor. Oysa sanat eseri şimdide yaratılır.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 05.05.2012 | | | DevrimciveMuhafazakârDevrimci ve Muhafazakâr |
|
| 'Kanlı 1 Mayıs'ta 34 kişi kavgadan ölmedi | Milli Gazete | 05.05.2012 11:24 |  | | | Tarihe kanlı 1 Mayıs olarak geçen ve 34 kişinin hayatını kaybettiği günün en yakın şahitlerinden biri olan dönemin İstanbul Belediye Başkanı Ahmet İsvan, Sol fraksiyonlar kendi aralarında kavga etti diyorlar. Evet, etti ama 34 kişinin ölmesine sebep kavga değildi. Hazırlıklı bir gücün orada halkı paniğe sokmak amacıyla ateş açmasıydı, istendiği gibi panik de oldu ve 34 kişi öldü dedi.
Tarihe kanlı 1 Mayıs olarak geçen ve 34 kişinin hayatını kaybettiği günün en yakın tanıklarından biri olan dönemin İstanbul Belediye Başkanı Ahmet İsvan, yaşadıklarını Cihan Haber Ajansına anlattı. Yaşanan kanlı 1 Mayıs olaylarının gözünün önünden gitmediğini, her şeyi dün gibi hatırladığını belirten Ahmet İsvan, 1 Mayıs olayları sırasında birbirleriyle vuruşan sol fraksiyonlar mevcuttu ama olay onların çıkarttığı olaylardan ibaret değildir. Onların birbirlerine ateş edecekleri bilindiği halde, daha doğrusu bilindiği için, onlar bir araya getirildi. Ama onların çıkardığı ateşten çok daha fazla mevziye sokulmuş, kim olduklarını bilmediğimiz insanlar, Sular İdaresi duvarları üstünden, Pamuk Eczanesi çatısından Intercontinental Oteli önünden, yarım ay biçiminde, kürsüye doğru devamlı ateş açtılar. Çok sayıda mermiler yakıldı. 3-5 gencin vuruşmasından ibaret değildi. Hazırlıklı bir gücün orada halkı paniğe sokmak amacıyla ateş açmasıydı, istendiği gibi panik oldu diye konuştu.... devamı | | Milli Gazete Son Dakika 05.05.2012 | | | Kanlı1Mayısta34kişikavgadanölmediKanlı 1 Mayısta 34 kişi kavgadan ölmedi |
|
| Başbakan Erdoğan: Bunlar millete tepeden bakarlar (2) | Haber3 | 04.05.2012 17:34 |  | | |
| Bu ağaçlar 'süper' ötesi | Zaman | 03.05.2012 02:03 |  | | |
| Eğitim nasıl bir insan tipi hedefliyor | Milli Gazete | 03.05.2012 01:18 |  | | | İnsanlık eğitim alanındaki hastalıklardan derin sancılar yaşamaktadır. Eğitimden anlaşılması gereken ilk şey terbiyedir. Terbiye kelimesi nerdeyse sadece iyi terbiye edilmiş atların eğitilmesi işinde kullanılır hale geldi. Yarışlar için sıkı bir eğitimden geçirilip hazırlanan atlara iyi terbiye edilmiş atlar tanımı kullanılmaktadır. Terbiye adeta insanların eğitiminde kullanılmayan bir kelime olup çıktı karşımıza. Terbiye insanı ahlaklı, seciyeli, vicdanlı ve iradeli yapar. Eğitim de terbiyeyle aynı anlama geldiği halde bugün sadece öğretim olarak kullanılmaktadır. Öğretim insanın beyniyle ilgili olup sadece bilgi sahibi yapar. Terbiye ise davranışları değiştirip ruha çekidüzen verir. Bugün eğitim sistemimiz ahlaklı, karakterli, merhametli, çevresine karşı sorumluluk sahibi ve saygılı, rabbine karşı olan görevlerinin bilincinde olan nesiller yetiştiremiyorsa okullarda bir eğitimden bahsedilemez.
Yıllardan beri köhnemiş, işlevsiz hale gelmiş eğitim sistemini kökten kaldırıp yerine yenisini kurmadıkça sorunlarımızı çözemeyiz, diye konuşup dururdu herkes. Eğitim meselesiyle ilgili ilgisiz herkes topyekûn bir değişiklikten bahsedip durdu. Nasıl ki eskimiş, dökülmüş bir binanın enkazını ortadan kaldırmadan yerine yeni bir bina kuramıyorsak, aynı şekilde eskimiş, çağın gerisinde kalmış, köhnemiş eğitim sisteminin sorunlarına köklü çözümler getirmeden yenisini kuramayız. Şimdi çok iyi bir fırsat doğdu. Mademki eğitimle ilgili bir yasa çıkartılarak yeni bir başlangıç yapılmak istendi. O halde bunun içi çok iyi doldurulmalıdır. Yapılan yeni binanın içi yine eski eşyalarla doldurulursa değişen bir şey olmaz. Hamam yeni, taslar eski, ustalar eski ve sular kokuyorsa orada bir temizlik yapılamaz. İyi bir temizliğin yapılabilmesi için kökten bir değişiklik yapılmalıdır. Faydasız ne varsa, fazlalık ne varsa, işlevsiz ne varsa hepsi atılmalıdır. Öncelikle bu yeni eğitim sistemine ruh ve mana verilmelidir. Öğrencilere bir ideal, bir amaç, bir gelecek tasavvuru verilmelidir. Ruhsuz, manasız bir eğitim ancak şekilcilikten ibaret olur. Önemli olan şekil değil eğitimin kendisidir.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 03.05.2012 | | | EğitimnasılbirinsantipihedefliyorEğitim nasıl bir insan tipi hedefliyor |
|
| 14:14 Burns: Erdoğan, gerçekten bir deha | Net Gazete | 02.05.2012 14:47 |  | | | ABD Dışişleri Bakanlığı eski müsteşarı Nicholas Burns, Başbakan Erdoğanın gerçekleştirdiği “En önemli şeyin, İslama, ülkesindeki siyasi ve sosyal yaşamda daha büyük rol vermekten ibaret olduğunu” belirtirken “Bu adam, gerçek bir dehayla, tarihi bir laik muhalefeti ve silahlı kuvvetler liderlerinin komplolarını karşısına alarak Türk gemisini yeni bir tarihi istasyona götürebildi” ifadelerini kullandı. | | Net Gazete Son Dakika 02.05.2012 | | | 1414BurnsErdoğangerçektenbirdeha1414 Burns Erdoğan gerçekten bir deha |
|
| Abd Dışişleri Eski Müsteşarı Burns: "Türkiye, Yükselen ... | Haberler.com | 02.05.2012 14:10 |  | | |
| Eren yoldaşa | Evrensel | 01.05.2012 07:08 |  | | | Ufak iş bizimkisi.
Asıl en kötüsü :
Bilerek, bilmeyerek
Hapishaneyi insanın kendi içinde yaşaması…
Nazım Hikmet ne güzel anlatmış, işin aslında o dört duvardan ibaret olmadığını. Önemli olanın sokakta sınıfta her alanda kafanın özgür olması gerektiğini. İşte sen ve diğer 600 arkadaşı duvarların içinde hapsetmeye çalışan bu zihniyet aynı zamanda da bizleri duvarların dışında hapsetmeye çalışıyor. Bugün parasız, bilimsel, demokratik, anadilde eğitim istediğin için, iş, barış özgürlük istediğin için o dört duvara kondun. Sanıyorlar ki seni o duvara koymak ile karşısında durabilirler fi | | Evrensel Mektup 01.05.2012 | | | ErenyoldaşaEren yoldaşa |
|
| İhsan Dağı - 'Yeni' vesayet | Zaman | 01.05.2012 02:07 |  | | Kültür ve eğitim politikalarıyla belli tip insanlar yetiştirmeye çalışmak beyhude. Devlet iyi mal üretemediği gibi öngördüğü tipte insan yetiştirmekte de beceriksiz. Bunu anlamak için uzağa gitmeye gerek yok. Kemalist cumhuriyetin pozitivist ve laikperest Türklerden ibaret bir ülke inşa projesi başarılı oldu mu? | | Zaman En Çok Okunan 01.05.2012 | | | İhsanDağı-Yenivesayetİhsan Dağı - Yeni vesayet |
|
| İhsan Dağı - 'Yeni' vesayet | Zaman | 01.05.2012 02:07 |  | | Kültür ve eğitim politikalarıyla belli tip insanlar yetiştirmeye çalışmak beyhude. Devlet iyi mal üretemediği gibi öngördüğü tipte insan yetiştirmekte de beceriksiz. Bunu anlamak için uzağa gitmeye gerek yok. Kemalist cumhuriyetin pozitivist ve laikperest Türklerden ibaret bir ülke inşa projesi başarılı oldu mu? | | Zaman Köşe Yazıları 01.05.2012 | | | İhsanDağı-Yenivesayetİhsan Dağı - Yeni vesayet |
|
| Cine5 te Yepyeni Bir Spor Programı | Haberler.com | 30.04.2012 15:31 |  | | |
|
| |