iptalinde | |
|
| Utanç tasarısının iptaline en çok... | Samanyolu Haber | 05.03.2012 02:53 |  | | Soykırımı inkâr tasarısının iptalinde, Ankaranın itidalli tavrının yanı sıra F...
Türkiyeye yapılan yıllık 1,2 milyar Euroluk ihracatın aksamasından endişe eden hayvan yetiştiricileri, senatörleri tek tek aradı. İptal başvusuna imza atın çağrılarına Türkiyeye yakınlık duymayan senatörler bile kulak verdi. Bir anda imza... | | Samanyolu Haber Son Dakika 05.03.2012 | | | UtançtasarısınıniptalineençokUtanç tasarısının iptaline en çok |
|
| Utanç tasarısının iptaline en çok Fransız çiftçiler sevindi | Zaman | 05.03.2012 02:34 |  | | Soykırımı inkâr tasarısının iptalinde, Ankaranın itidalli tavrının yanı sıra Fransız çiftçilerin de etkin rol oynadığı ortaya çıktı. Türkiyeye yapılan yıllık 1,2 milyar Euroluk ihracatın aksamasından endişe eden hayvan yetiştiricileri, senatörleri tek tek aradı. İptal başvusuna imza atın çağrılarına Türkiyeye yakınlık duymayan senatörler bile kulak verdi. Bir anda imza yeter sayısının üstüne çıkıldı. Ardından gelen iptal kararı da çiftçilere derin bir oh çektirdi. | | Zaman En Çok Okunan 05.03.2012 | | | UtançtasarısınıniptalineençokFransızçiftçilersevindiUtanç tasarısının iptaline en çok Fransız çiftçiler sevindi |
|
| Utanç tasarısının iptaline en çok Fransız çiftçiler sevindi | Zaman | 05.03.2012 01:59 |  | | Soykırımı inkâr tasarısının iptalinde, Ankaranın itidalli tavrının yanı sıra Fransız çiftçilerin de etkin rol oynadığı ortaya çıktı. Türkiyeye yapılan yıllık 1,2 milyar Euroluk ihracatın aksamasından endişe eden hayvan yetiştiricileri, senatörleri tek tek aradı. İptal başvusuna imza atın çağrılarına Türkiyeye yakınlık duymayan senatörler bile kulak verdi. Bir anda imza yeter sayısının üstüne çıkıldı. Ardından gelen iptal kararı da çiftçilere derin bir oh çektirdi. | | Zaman Dünya 05.03.2012 | | | UtançtasarısınıniptalineençokFransızçiftçilersevindiUtanç tasarısının iptaline en çok Fransız çiftçiler sevindi |
|
| Utanç tasarısının iptaline en çok Fransız çiftçiler sevindi | Zaman | 05.03.2012 01:59 |  | | Soykırımı inkâr tasarısının iptalinde, Ankaranın itidalli tavrının yanı sıra Fransız çiftçilerin de etkin rol oynadığı ortaya çıktı. Türkiyeye yapılan yıllık 1,2 milyar Euroluk ihracatın aksamasından endişe eden hayvan yetiştiricileri, senatörleri tek tek aradı. İptal başvusuna imza atın çağrılarına Türkiyeye yakınlık duymayan senatörler bile kulak verdi. Bir anda imza yeter sayısının üstüne çıkıldı. Ardından gelen iptal kararı da çiftçilere derin bir oh çektirdi. | | Zaman Ana Sayfa 05.03.2012 | | | UtançtasarısınıniptalineençokFransızçiftçilersevindiUtanç tasarısının iptaline en çok Fransız çiftçiler sevindi |
|
| Uçuş iptalinde yolcuların hakları neler? | Haber7 | 01.02.2012 15:23 |  | | |
| Uçuş iptalinde yolcuların hakları neler? | NTV | 01.02.2012 12:40 |  | | |
| Uçuş iptalinde yolcuların hakları neler? | NTV | 01.02.2012 12:40 |  | | |
| 14:23-Yetki Yasası'nın iptalinde 'Kılıç farkı' | Dünya Gazetesi | 15.12.2011 14:43 |  | | |
| 14:23-Yetki Yasası'nın iptalinde 'Kılıç farkı' | Dünya | 15.12.2011 14:25 |  | | |
| Konser iptalinde karar seyircinin - Onur BAŞTÜRK | Hürriyet | 16.07.2011 02:55 |  | | |
| Adaya özel kitapçık iptalinde yeni gelişme | Hürriyet | 21.06.2011 17:12 |  | | |
| Adaya özel kitapçık iptalinde yeni gelişme | Hürriyet | 21.06.2011 17:12 |  | | |
| Adaya özel kitapçık iptalinde yeni gelişme | En Son Haber | 21.06.2011 13:50 |  | | |
| Adaya özel kitapçık iptalinde yeni gelişme | CNN Türk | 21.06.2011 13:40 |  | | |
| Adaya özel kitapçık iptalinde yeni gelişme | CNN Türk | 21.06.2011 13:40 |  | | |
| Tatbikatların iptalinde Balyoz iddiası! | İnternet Haber | 27.05.2011 09:17 |  | | |
| Tatbikatların iptalinde Balyoz iddiası! | İnternet Haber | 27.05.2011 09:01 |  | | |
| 18:00 Karamehmet: İhale iptalinde ortağım Kazancı suçlu | Net Gazete | 14.05.2011 18:41 |  | | |
| Kavga edince krediyi alamadı | Taraf Gazetesi | 14.05.2011 03:20 |  | | | DEVLET Bakanı Ali Babacan, Başkent Gaz ihalesinin iptalinde, Mehmet Emin Karamehmet?le Mehmet Kazmacı?nın ihtilafının rolüne işaret etti: Ortaklar birbirine düşünce hukuki boşluk doğdu. | | Taraf Gazetesi Son Dakika 14.05.2011 | | | KavgaedincekrediyialamadıKavga edince krediyi alamadı |
|
| İsrail, 140 bin Filistinlinin ikamet hakkını kaldırdı | Milli Gazete | 12.05.2011 11:13 |  | | | Haaretz gazetesi, İsrailin, 1967-1994 yılları arasında yurt dışına giden 140 bin dolayında Filistinlinin ikamet haklarını, önceden uyarıda bulunmadan, gizlice iptal ettiğini bildirdi.
Gazete, sağladığı bir belgede, Adalet Bakanlığının Batı Şeriadaki ofisinin danışmanının, Filistinlilerin ikamet haklarının iptalinde gizli bir prosedür uyguladığını itiraf ettiğini belirtti. Belgenin, Bireylerin Savunma Merkezi adlı insan hakları örgütünün, Bilgi Edinme Hakkı Yasası uyarınca talepte bulunması üzerine hazırlandığı da kaydedildi.... devamı | | Milli Gazete Dünya 12.05.2011 | | | İsrail140binFilistinlininikamethakkınıkaldırdıİsrail 140 bin Filistinlinin ikamet hakkını kaldırdı |
|
| İsrail Filistinlileri dolandırmış | Evrensel | 12.05.2011 07:00 |  | | | İsrail’de yayımlanan Hareetz gazetesi, 1967-1994 yılları arasında İsrail dışına çıkan yaklaşık 140 bin Filistinlinin ikamet haklarının, önceden uyarıda bulunmadan gizlice iptal edildiğini ileri sürdü.
Gazete haberi Adalet Bakanlığı’nın Batı Şeria’daki ofisinin danışmanına ve ele geçirdiği belgeye dayandırdı. Belgenin, “Bireylerin Savunma Merkezi” adlı insan hakları örgütünün, “Bilgi Edinme Hakkı Yasası” uyarınca talepte bulunması üzerine hazırlandığı da kaydedildi. Ofis danışmanı, Filistinlilerin ikamet haklarının iptalinde gizli bir prosedür uyguladığını itiraf etti.
Uygulama Batı Şer | | Evrensel Dünya 12.05.2011 | | | İsrailFilistinlileridolandırmışİsrail Filistinlileri dolandırmış |
|
| Ahırkapı Hıdırellez Şenlikleri iptal! | CNN Türk | 26.04.2011 16:50 |  | | |
| 11 yıllık gelenek: Hıdırellez iptal! | CNN Türk | 26.04.2011 16:46 |  | | | 11 yıldır her 5 Mayıs akşamı Ahırkapıda düzenlenen Hıdrellez Şenlikleri bu yıl yapılmayacak. Şenliğin iptalinde kutlama alanının, katılımcılar için yetersiz kalması ve ücretli girişe gösterilen tepkinin etkili olduğu ifade ediliyor.
| | CNN Türk Ana Sayfa 26.04.2011 | | | 11yıllıkgelenekHıdırelleziptal11 yıllık gelenek Hıdırellez iptal |
|
| Zeybek: YSK kararı komplo değil | Posta | 19.04.2011 13:03 |  | | 
DP Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, YSKnın bazı bağımsız adayları iptalinde herhangi bir komplo görmediğini belirterek, Herhangi bir siyasi baskı olsa en az yarısının adaylıkları iptal edilirdi görüşünü dile getirdi.
Zeybek, yaptığı yazılı açıklamada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın seçim startını Bayburttan başlatacak olmasını eleştirdi. Başbakan Erdoğan ile birlikte Bayburtta miting yapmayı öneren Zeybek, O, her zaman yaptığı gibi, cama bakarak konuşsun, ben canıma bakarak konuşayım. Var mı böyle bir teklife? diye sordu.
Zeybek, açıklamasında şunları kaydetti:
Sayın ... | | Posta Politika 19.04.2011 | | | ZeybekYSKkararıkomplodeğilZeybek YSK kararı komplo değil |
|
| Zeybek: BDP'ye komplo görmüyorum | Haber7 | 19.04.2011 13:01 |  | | | DP Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, YSKnın bazı bağımsız adayları iptalinde herhangi bir komplo görmediğini belirterek, Herhangi bir siyasi baskı olsa en az yarısının adaylıkları iptal edilirdi görüşünü dile getirdi. | | Haber7 Son Dakika 19.04.2011 | | | ZeybekBDPyekomplogörmüyorumZeybek BDPye komplo görmüyorum |
|
| Zeybek: YSK kararı komplo değil | Posta | 19.04.2011 12:52 |  | | 
DP Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, YSKnın bazı bağımsız adayları iptalinde herhangi bir komplo görmediğini belirterek, Herhangi bir siyasi baskı olsa en az yarısının adaylıkları iptal edilirdi görüşünü dile getirdi.
Zeybek, yaptığı yazılı açıklamada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın seçim startını Bayburttan başlatacak olmasını eleştirdi. Başbakan Erdoğan ile birlikte Bayburtta miting yapmayı öneren Zeybek, O, her zaman yaptığı gibi, cama bakarak konuşsun, ben canıma bakarak konuşayım. Var mı böyle bir teklife? diye sordu.
Zeybek, açıklamasında şunları kaydetti:
Sayın ... | | Posta Son Dakika 19.04.2011 | | | ZeybekYSKkararıkomplodeğilZeybek YSK kararı komplo değil |
|
| Zeybek: Bizim partimizden de 12 kişinin adaylığı iptal edildi | Zaman | 19.04.2011 11:56 |  | | |
| Metalurji mühendislerinden Başbakan’a tazminat davası | Evrensel | 29.03.2011 07:03 |  | | | METALURJİ Mühendisleri Odası, Seydişehir ETİ Alüminyum Tesislerinin özelleştirilmesinin iptali yönündeki yargı kararının uygulanmaması üzerine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve dönemin bakanları hakkında manevi tazminat davası açtı.
Metalürji Mühendisleri Odasının Seydişehir ETİ Aliminyum’un özelleştirilmesiyle ilgili açtığı davalarda mahkeme yürütmeyi durdurma ve iptal kararı vermişti.
Dün yazılı bir açıklama yapan Metalürji Mühendisleri Odası, uygulanmayan özelleştirme iptalinde sorumlulukları bulunan Başbakan Erdoğan ile dönemin ilgili bakan ve bürokratları hakkında manevi tazminat d | | Evrensel Güncel 29.03.2011 | | | MetalurjimühendislerindenBaşbakan’atazminatdavasıMetalurji mühendislerinden Başbakan’a tazminat davası |
|
| 'Tam gün'ün iptalinde gerekçeli karar açıklandı | Haber7 | 04.12.2010 11:24 |  | | |
| Angelina Jolie'den görüşme talebi | Samanyolu Haber | 15.10.2010 17:58 |  | | Bosna filmi için izin çıkmamasına çok şaşırıp üzüldüğünü belirti ve Savaş Mağduru Kadınlarla görüşme ricasında bulundu. Oscar ödüllü Amerikalı ünlü oyuncu Angelina Jolie, Bosnadaki savaş yıllarında geçen bir aşk hikayesini konu alan filmin Bosna-Hersekteki çekim izninin iptal edilmesi üzerine, Umarım insanlar filmi izlemeden yargıda bulunmazlar dedi.
Jolie açıklamasını, iyi niyet elçisi olduğu Birleşmiş Milletler Yüksek Komiserliği aracılığıyla yaptı.
Bosna-Hersek genelinde faaliyet gösteren Tecavüze Uğramış Savaş Mağduru Kadınlar Derneğinin müracaatı üzerine, halen çekimleri Macaristanda devam eden filmin senaryosunun temin edilmemesi ve bazı evrak eksikliği nedeniyle Bosna-Hersek Federasyonu Kültür Bakanlığı önceki gün Jolienin filminin çekim iznini iptal etmişti.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinin iyi niyet elçisi Jolie, bu kurum aracılığıyla, yaşananlarla ilgili kamuoyuna açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
Hikayesi bu bölgede o yıllarda geçen filmi, çok da uzak olmayan geçmişte yaşananları insanlara hatırlatmak ve savaşı yaşayan kurbanları göstermek için çekmeye karar verdim. Savaş Mağduru Kadınların tüm çalışmalarını çok takdir ediyorum ve saygı duyuyorum. Bu proje hakkında oluşan tüm anlaşmazlıkların çözülmesi için onlarla bizzat kendim görüşmek isterim, böyle bir olanağı sunmalarını rica ediyorum.
Macaristanın başkenti Budapeştede çekimleri devam eden filmin setinde bulunan Bosna-Hersekli oyuncular da gelişmelerden üzgün ve tedirgin olduklarını belirtti.
Çekim izninin iptal haberi geldiğinde Jolie ve birlikte yaşadığı ünlü aktör Brad Pittin yanında bulunan Bosnalı oyuncu Feca Şutkan, yaptığı açıklamada, herzaman güler yüzlü olan Jolienin, bu habere çok şaşırıp üzüldüğünü ifade etti.
Feca Şutkan, Jolie için, Üzgün. Kadınlar üzerinde işlenen acımasız suçları gerçekleştirenlerin adalet önüne çıkmalarında süreci hızlandırmak için 15 milyon dolarını harcayacak kişi, bu yapılanlara anlam veremedi dedi.
Filmin Bosna-Hersekteki çekimlerinin iptalinde etkili olan, 1992 yılında liseye giden kızıyla birlikte tecavüze uğrayan ve bunun üzerine kurduğu dernekle 25 bine yakın tecavüz mağduru kadının ifadesini toplayarak Laheydeki mahkemeye sunan Bakira Haseçiç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaklaşık 3-4 aydır filmin senaryosuyla ilgili çeşitli söylentiler duyduklarını söyledi.
Bosna-Hersekteki Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) aracılığıyla Angelina Jolie ile iki defa görüşme talebinde bulunduklarını ifade eden Haseçiç, taleplerine hiçbir resmi karşılık alamadıklarını ifade etti.
Angelina Jolienin bugün kendileriyle görüşme talebine ilişkin açıklama yaptığının söylenmesi üzerine Haseçiç, Biz görüşmelere her zaman açığız, onu memnuniyetle kabul ederiz. Keşke Macaristandaki çekimlere başlamadan önce bizimle görüşseydi, elimizde savaş mağdurları kadınlar ile ilgili bulunan son bilgileri kendisiyle paylaşırdık dedi.
Senaryoda, Tecavüzcüsüne aşık olan bir Boşnak kadının hikayesinin anlatıldığı yönünde kendilerine bilgi geldiğini ifade eden Haseçiç, bunun üzerine senaryoyu öğrenmek için Kültür Bakanlığına müracaatta bulunduklarını söyledi.
Bosna-Hersek Federasyon Kültür Bakanlığı, yaptığı açıklamada, film ekibinin, gerekli belge ve senaryoyu kendilerine teslim ederek, yeniden çekim izni için müracaat edebileceklerini kaydetti.
Dernek Başkanı Bakira Haseçiç, filmde, tecavüzcüsüne aşık olan bir Boşnak kadının hikayesinin anlatılmasına tepki göstererek, filmin senaryosunu öğrenmek için Kültür Bakanlığına müracaatta bulunmuştu. Yapılan incelemede, filmin senaryosunun detayları olmadığı ve bazı evrakların eksik olduğu gerekçesiyle kasım ayında Saraybosna ve Zenicada yapılması planlanan çekimlerin izni iptal edilmişti.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 15.10.2010 | | | AngelinaJoliedengörüşmetalebiAngelina Jolieden görüşme talebi |
|
| Paket iptalinde 'Yüce Divan'a gidilsin | Haber7 | 14.06.2010 18:46 |  | | |
| Kredi Kartını iptal edenlere müjde | Son Sayfa | 24.04.2010 00:45 |  | | |
| Kredi Kartını iptal edenlere müjde | Son Sayfa | 23.04.2010 23:43 |  | | |
| Kredi kartını iptal edene müjde! | İnternet Haber | 19.04.2010 14:40 |  | | |
| BDDK tüketiciyi rahatlatacak | Zaman | 18.04.2010 01:47 |  | | |
| ABD’ye ikinci tepki | Türkiye Gazetesi | 24.03.2010 02:08 |  | | | > Cansın Ersöz-Tezcan Taşkıran - WASHINGTON İHANisan ayında gerçekleşmesi planlanan ve Türkiye-Amerika ilişkileri açısından büyük önem taşıyan yıllık Amerikan-Türk Konseyi Konferansı iptal edildi. Bu toplantının iptalinde ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nde mart başında onaylanan sözde Ermeni soykırımı yasa tasarısının etkisi önemli rol oynadı. Türk hükümetinin toplantıya katılması beklenen üst düzey yetkililerin, Amerika gezilerini ertelemeleri yönünde aldıkları karar, Ermeni yasa tasarısıyla ilgili olarak iki ülke arasındaki gerilimin hâlâ sürdüğünü gösteriyor. Amerikan-Türk Konseyi Başkanı Büyükelçi James Holmes, geçtiğimiz yıllarda da bu tasarının gündeme geldiğine dikkat çekerek, “Bu sene durum farklıydı. Türkiye v ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 24.03.2010 | | | ABD’yeikincitepkiABD’ye ikinci tepki |
|
| Eğitim sendikaları atama iptalinde birleşti | Haber7 | 28.02.2010 09:49 |  | | |
| Danıştay olayı kökten çözdü | Son Sayfa | 11.02.2010 13:48 |  | | |
| Danıştay olayı kökten çözdü | Son Sayfa | 11.02.2010 12:17 |  | | |
| Anayasa profesörleri Mardin'de anayasayı tartıştı | Samanyolu Haber | 30.01.2010 17:28 |  | | Mardin Artuklu Üniversitesi ve Mardin Belediyesinin ortaklaşa düzenlediği Türkiyenin Yeni Anayasa Arayışı: Felsefe, Yöntem, İçerik konulu panele TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Burhan Kuzu, Anayasa Profesörleri Prof.Dr. Ergün Özbudun, Prof.Dr. Levent Köker ve AK Parti Mardin Milletvekili Cüneyt Yüksel konuşmacı olarak katıldı. Panelde ilk konuşmayı yapan ve AK Partinin yeni anayasayı hazırlamakla görevlendirdiği komisyonun başkanı olan Prof.Dr. Ergün Özbudun, katılımcıları dört dilde selamlaması büyük bir alkış aldı.
Konuşmasında yeni anayasanın yapılan eleştirilerin aksine daha cumhuriyetçi ve daha laik olduğunu savunan Özbudun, Muhalefet yeni anayasayı insafsızca eleştiriyor. Hâlbuki bugüne kadar hazırlanan en laik anayasayı bizim hazırladığımızdır. Mesela yeni anayasada din eğitimi zorunlu ders yerine seçmeli ders olarak okutulacak. dedi.
Panelde konuşma yapan TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu ise bugüne kadar hazırlanan hiçbir anayasanın halka inmediğini belirterek, Gönül isterdi ki 21. yüzyılda bu başlıkta bir panel konusu ile Mardinde toplanmasaydık. Çünkü halen anayasasını arayan bir ülke halen siyasi sistemini oturtmamış bir ülke. Bu tartışmalar ülkenin enerjisini boşuna harcamasına sebep oluyor. Gelişmiş batı ülkeleri bu süreçleri yaşamış ve belli bir noktaya gelmiş. Şimdi biz neden bu süreçleri atlatamadık. Demek ki temelde bir sorun var, temelde hatalar var. Demokrasi kelimesini çok kullanıyoruz. Ama yeni bir anayasanın hazırlanmasında bir arpa boyu kadar yol alamıyorsak bunu gerçekleşmede samimi olmadığımızın göstergesidir. ifadelerini kullandı.
BU MECLİS BU ANAYASAYI DEĞİŞTİRECEK
Yeni bir anayasayı hazırlarken dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında bilgiler veren Burhan Kuzu, Anayasayı hazırlarken telaşsız bir ortam olması gerekiyor. Ama maalesef Türkiyede telaşsız bir dönem yok ki. Bizim olağan durumumuz normal durumumuz olmuş. Cumhuriyetimizin yüzde 60ı olağanüstü hallerle, sıkı yöntemlerle geçmiş. Hali ile telaşsız bir dönem aramayalım, telaşlı telaşsız bu işi haletmemiz lazım. Bunu ararsak daha çok bekleriz. Biraz telaşsız bir ortama geçersek hemen başımıza bir şey getiriyorlar. Konsensüsle karar alınması gerekiyor. Anayasayı hazırlarken meclisin üçte iki bölümü evet diyorsa anayasayı değiştirebilir. Bu da demektir ki bu meclis bu anayasayı yapacak demek. şeklinde konuştu.
Konuşmasında kuvvetler ayrılığını önemsediklerini anlatan Kuzu, yasama, yürütme ve yargının birbirinden çok farklı konum ve yerlerde olduğunu dikkat çekti. Yargının, en büyük egemenliğin kendisinde olduğunu savunduğunu söyleyen Burhan Kuzu, Yargının verdiği karar gecikiyor biz sorumlu oluyoruz, yargı yanlış karar veriyor biz sorumlu oluyoruz, aksaklık oluyor yine biz sorumlu oluyoruz. Yargıda hata olmaması gerekir. Bir toplumun başına gelebilecek en büyük felaket yargıda verilecek yanlış kararlardır. Yargının yanlış kararları beyaz elbisede kara leke gibidir. Danıştay daha önceki hükümetlerde verilen kararnamelerin iptalinde yüzde 30 gibi bir oranda iptal ederken bizim hükümetimizde ise bu oran yüzde 50lileri geçiyor. diye konuştu.
DARBE ANAYASASINI DEĞİŞTİRECEĞİZ
Panelde bir konuşma yapan AK Parti Mardin Milletvekili Cüneyt Yüksel ise Meclisimiz yani Türkiye Büyük Millet Meclisi halk iradesinin yansıtıldığı en yüce organdır. Maalesef üzülerek görüyoruz ki halkın iradesiyle oluşan bu Meclise bu iradeyi kullanma noktasında olumsuz yaklaşan zihniyetler siyaset yapmakta, muhalefet görevini üstlenmektedir. Biz kuvvetler ayrılığı prensibi çerçevesinde her zaman her organın, yasamanın da, yürütmenin de, yargının da görevlerini tam yürütmesi tarafında olduk. Bu meclis seçimle başa gelmiştir, milletin iradesiyle oluşmuştur ve biz bize sunulan iradeyi milletimizin menfaati için en iyi şekilde kullanacağız. Bundan da kimsenin şüphesi olmasın. Türk halkı yıllardır sivil bir anayasa özlemi içindedir. Biliyorsunuz Cumhuriyet tarihimizde sadece 1924 Anayasası TBMMde milletvekillerinin hür iradesiyle hazırlandı. 1961 ve 1982 anayasaları iki darbenin ardından oluşturuldu. Ülkemiz yıllar boyunca bunun sıkıntısını, sancısını, acısını çekti ve hala çekiyor. Biz bu sıkıntıları aşmak için uğraşıyoruz. dedi.
Demokratik açılım süreci ve yeni anayasa hazırlıkları üzerine konuşmaların yapıldığı paneli Mardin Valisi Hasan Duruer, Belediye Başkanı Beşir Ayanoğlu, CHP eski milletvekili Mahmut Duyan, Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Serdar Bedii Omay, CHP ve AKPnin il başkanlarının yanında bin kişiye yakın vatandaş dinledi. (CİHAN) | | Samanyolu Haber Son Dakika 30.01.2010 | | | AnayasaprofesörleriMardindeanayasayıtartıştıAnayasa profesörleri Mardinde anayasayı tartıştı |
|
| CHP'li Okay: Bu hükümet yolcu | Haber7 | 22.01.2010 15:05 |  | | | CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay, Anayasa Mahkemesinin askere sivil yargı yolunu açan kararı iptalinde herhangi bir hukuki boşluk olmadığını AK Parti hükümetinin düşeceğini söyledi. | | Haber7 Son Dakika 22.01.2010 | | | CHPliOkayBuhükümetyolcuCHPli Okay Bu hükümet yolcu |
|
| KİK'ten metro ihalesinin iptalinde çifte gerekçe | Zaman | 04.12.2009 13:34 |  | | |
| 11:50 Enerji Bakanlığı önünde Greenpeace eylemi | Net Gazete | 24.11.2009 12:03 |  | | | Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bahçesine gelen nükleer atık varili kostümleri giyen Greenpeace üyeleri 1,2,3,4 tamam, nükleere katlanamam yazılı bir pankart açtı. Grup adına yapılan açıklamada, bugüne kadar başarısızlıkla sonuçlanan geçmiş dört ihalenin iptalinde temel gerekçenin nükleer enerjinin çok pahalı olması ve finansman sıkıntısı olduğu vurgulanarak buna rağmen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 2010 yılı planları içerisinde Mersin ve Sinopta kamu ortaklığı sağlayarak gerçekleştirecek iki yeni ihalenin bulunduğu ifade edildi. | | Net Gazete Son Dakika 24.11.2009 | | | 1150EnerjiBakanlığıönündeGreenpeaceeylemi1150 Enerji Bakanlığı önünde Greenpeace eylemi |
|
| 11:50 Greenpeace, Enerji Bakanlığı önünde eylem yaptı | Net Gazete | 24.11.2009 11:48 |  | | | Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bahçesine gelen nükleer atık varili kostümleri giyen Greenpeace üyeleri 1,2,3,4 tamam, nükleere katlanamam yazılı bir pankart açtı. Grup adına yapılan açıklamada, bugüne kadar başarısızlıkla sonuçlanan geçmiş dört ihalenin iptalinde temel gerekçenin nükleer enerjinin çok pahalı olması ve finansman sıkıntısı olduğu vurgulanarak buna rağmen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 2010 yılı planları içerisinde Mersin ve Sinopta kamu ortaklığı sağlayarak gerçekleştirecek iki yeni ihalenin bulunduğu ifade edildi. | | Net Gazete Son Dakika 24.11.2009 | | | 1150GreenpeaceEnerjiBakanlığıönündeeylemyaptı1150 Greenpeace Enerji Bakanlığı önünde eylem yaptı |
|
| Barzani ve Haşimi seçim iptalinde anlaştı | Sabah | 18.11.2009 03:05 |  | | |
| Haşimi ve Barzani seçim iptalinde anlaştı | Haber7 | 17.11.2009 15:18 |  | | |
| ‘Ayrılık’ kızdırdı, İsrailli turist rezervasyon iptalinde | Milliyet | 17.10.2009 00:56 |  | | |
| FATURA MI ÖDÜYORUZ? | Samanyolu Haber | 28.05.2009 09:08 |  | | Gerçekten o mu yoksa? O zaman, bunu önümüze çıkarırlar denmişti. Demirel demişti. Nereden çıktığı da belli olmaz, gelir bir gün karşınıza... gibi bir şeyler söylemişti.
Gerçekten o mu yoksa?
Bu kadar kısa zamanda mı kesildi fatura?
İş için sık sık İsraile gidip gelen bir dostum söyledi:
-Evet, mayınların İsrail firmasına verilecek olması bir gönül alma işidir! Çünkü, devlet adına resmen ifade edilmemiş olsa bile, İsrailde, halkta müthiş tepki var Davos konusunda Başbakan Tayyip Erdoğana karşı...
Cengiz Çandar da yazmış ya, İsrailli şahinlerden beslenen baykuşların çeşitli Amerikan kuruluşları ve yayın organlarında yaydıkları iğrenç kampanyayı...
Bilmem kaç bin İsrailli turist rezervasyon iptalinde bulunmuş.
Gönül almak lazım diye mi düşünüldü acaba Ankarada, devlet mahfillerinde?
Onun için mi ordumuz, döşediği mayını sökmeyi başaramayacağını, bu işi NATOya bağlı Namsanın yapmasını önerdiklerini açıklamak zorunda kaldı.
1956 yılında bu bölgeye ilk mayınları yerleştiren, Diyarbakırdaki 7. Kolordu İstihkâm Tabur Komutanı Kemal Güner, Zamandan İbrahim Baltaya konuşmuş.
Döşenen her bir mayının krokisi varmış.
Bu krokiler 7nci Kolordunun arşivinde bulunmaktaymış.
Ordumuz buna muktedirdir. Görevden kaçmasınlar, sırtlarındaki görevi yıkmasınlar demiş 80 yaşındaki eski asker.
Hatta ne demiş bakın:
Genelkurmay başkanımıza tahmin ediyorum doğru dürüst anlatılmamış bu. Benim yüreğim yanıyor. Yazık. Şimdi 80 yaşındayım; ama bana beş altı tabur verseler bunu bir mevsimde temizler, teslim ederim. Bu kadar basit. Bunu gözde büyütecek bir şey yok. Vazifesi mayın döşemek ve mayın bulmak olan istihkâm taburlarımız varken, bunları başkasına temizletmek ayıptır, yazıktır, günahtır. Niye fakir köylümüze verilmesin de Yahudiye verilsin ya da başkasına verilsin? Hem de 44 seneliğine.
Verin beş - altı tabur, bir mevsimde temizleyeyim. Hem de 80 yaşıma rağmen!
Bu müthiş bir meydan okuma.
Baykalın, Bahçelinin, benim, onun, bunun yükselen sesini bir kenara bırakın ama, 80lik eski askerin bu meydan okumasını görmezden gelemezsiniz.
Sevgili kardeşim Hakan Albayrak, bir AK Partili dostla yaptığı konuşmayı naklediyor.
Vardığı izlenim şu:
Hükümet bu konuda yeterince açık değil ve olamıyor...
Bir sıkıntısı var, söyleyemiyor...
Meclisin ve kamuoyunun önüne akıllara ziyan gerekçeler koyup, lisan-ı hal ile şöyle diyor:
Bunlarla idare edin işte. Beni mazur görün. Üzerime gelmeyin. Şu kanunu Meclisten geçirmeme izin verin. Türkiye için çok gerekli. Neden gerekli olduğunu açıkça anlatmam mümkün değil, onun için fazla soru sormayın. Bana inanın, güvenin ve gerisine karışmayın.
Meclisten ve kamuoyundan açık çek istiyor hükümet.
Üstelik, bu çekin sorgusuz-sualsiz yazılmasını istiyor.
Şu anda kamuoyundaki izlenim, evet, tam da bu.
Davosta yürek konuştu, burada hesap konuşuyor!?
Öyle mi?
Ne demiş Başbakanın eski basın danışmanı olan Akif Beki, Sabahtan Sonat Bahara, Başbakanın reflekslerini kontrol edememesi ya da etmemesi üzerine bakın:
Bu yapay bir durum değil yapı, tabiat, kişilik bu. Haksızlığa karşı tahammülsüzlüğü var. O zaman ne getirir ne götürür diye çok düşündüğünü zannetmiyorum. Bir defa haksızlık karşısında sakin değil
O zaman yürek devreye giriyor.
Şeyh Ahmet Yasin hunharca katledildiğinde Başbakan Erdoğan Bu devlet terörüdür diye suçlamıştı İsraili...
Sonra malum tepkiler oldu İsrailde, Amerikada,...
Sonra Başbakan bir Amerika gezisini İsrailden başlattı...
Mayın işindeki İsrail boyutu da böyle bir şey midir?
Ama bu defa, mayın meselesi, 1 Mart Tezkeresindekine benzer bir toplumsal tepki barındırıyor.
Hükümetin negatif hanesine yazılacak önemli bir mesele görüntüsü arzediyor.
En azından, işin içinde kamuoyunun bildiğinden başka şeyler olduğu kanaati oluşuyor.
Şunu açıkça söyleyelim:
Bu işi bundan sonra İsraile yaptırmanın imkanı, şayet hükümet intihar etmeyi göze almıyorsa, yoktur.
İntihar etmeyi göze aldığında da hiç olmayacaktır.
Hükümet, iki ay önce yenilendi. Bence hükümeti ve Ak Partiyi bu mayınlı alana sürmemek lazımdı. Çok büyük hata oldu.
İsraille ilişkileri düzeltmek mi?
Eh, biraz da onların düzeltme arayışı içine girmesini beklemek lazım. | | Samanyolu Haber Son Dakika 28.05.2009 | | | FATURAMIÖDÜYORUZ?FATURA MI ÖDÜYORUZ? |
|
| YARGI: DERİN ÇELİŞKİ | Samanyolu Haber | 13.05.2009 08:57 |  | | Evet, Yargı zirvesinde derin bir mantıki çelişki yaşanıyor ve bu, her platformda, çok doğru şeylerden söz ediliyormuşçasına tekrarlanıyor. En son, Danıştay Başkanı Mustafa Birden sözcülük etti bu derin çelişkiye...
Şöyle ki:
Yüksek yargı sözcüleri iki şeyde ısrar ediyorlar:
1- Türkiye Cumhuriyetinde kuvvetler ayrılığı vardır. Ve kuvvetlerin birbirine karşı üstünlüğü yoktur. Kuvvetler arasında birincilik, ikincilik, üçüncülük statüsü söz konusu değildir.
2- Yasama ve Yürütme organları, yargı tarafından denetlenir. Özellikle yasama organının yapacağı anayasa değişiklikleri bile, Yüksek Yargının yorumlarına bağlı kalmak, onlara aykırı olmamak zorundadır.
İşte, son gelinen noktada, bu prensiplerden ikincisi, birincisini işlevsiz hale getirmeye ve Yargıyı birinci kuvvet haline dönüştürmeye başlamış bulunmaktadır.
Aslında yargı sözcüleri, birinci ilkeyi, Meclisin belirleyici kuvvet olmasını reddetmek için öne sürmekte idiler. Cumhuriyet bir anlamda Saltanatın reddi ve Millet Meclisi ile özdeşleşmiş... Kamutayın açılışı büyük zafer olarak nitelenmiş... Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir özdeyişi, Meclisin alnının çatına yazılmış, böylece millet iradesi kutsanagelmiş...
Ancak, Tek Parti döneminden sonra, millet iradesinin, öyle çok kutsanmasının Kemalist ilkeler açısından risk oluşturduğuna inanılmış. Biz işi millete bırakırsak memleketin nereye gideceği belli olmaz diye düşünülmüş. Çoğunluk diktası söylemleri oluşmuş. 27 Mayıs bu yaklaşımın içinden çıkmış. 27 Mayısla birlikte de, millet iradesini kontrol altında tutmak amacıyla Anayasa Mahkemesi ve Kuvvetler ayrılığı devreye girmiş.
Peki ama, kuvvetler ayrılığı söz konusu olunca, bunlar arasındaki hiyerarşi ne olsun? Son sözü kim söylesin?
Bu sorun çok net çözülmemiş.
TBMMnin bağrında Hakimiyet kayıtsız şartsız... sözü durmaya devam etmiş. Anlaşılıyor ki, o dönemin karar vericileri bunu oradan çıkarmaya utanmışlar.
Utanmışlar ama, fiiliyatta, Millet İradesinin yansıdığı Meclisin yasama yetkisi denetim altına alınmış.
Tabii ilginç bir durum olmuş.
Bir yandan Meclis, Anayasa Mahkemesinin statüsünü bile görüşüp değiştirebilecek yasama yetkisine sahip bulunmuş, ama aynı Meclisin kararları, sınırlarını tayin edebileceği kurum tarafından iptal edilebilirlik zaafı taşımış.
Sonra Millet Meclisinin denetlenebilirliğine bir sınır getirilmiş. Meclisin kurallarına göre yapacağı Anayasa değişikliği, AYM tarafından esastan görüşülemesin denmiş. Yani millet iradesinin yansıdığı Meclis, memleketin esas teşkilat kanunu hakkında son sözü söyleyebilsin.
Bu gelmiş gelmiş, son dönemde yapılan 10uncu ve 42nci madde değişikliklerinin iptalinde müthiş bir darbe yemiş.
Anayasa Mahkemesi öyle bir karar vermiş ki, şu anda Meclisin AYMnin çoğunluk iradesine aykırı bir anayasa değişikliği yapma yetkisi var mı yok mu tartışılır hale gelmiş....
Çünkü Anayasa Mahkemesi, özetle, yapılan değişiklikler Anayasanın değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek maddeleri ile dolaylı dahi olsa ilişkili ise, ona müdahale ederim demiş.
Dolaylı dahi olsa ilişkiyi kurma hakkını kendisinde görmüş.
Bu, bir anlamda hem değişikliği yorumlama, hem Anayasa maddelerini yorumlama tekeli anlamına gelmiş. Bu durumda da AYM, Meclis haddini aştı hükmünü verecek bir kuruma dönüşmüş. Yani AYM, Meclisin haddini belirleyen, ona Haddi aşma diyebilen bir kurum halini almış.
Şimdi burada Bu ne bu? diye sorma zamanı gelmemiş midir?
Bu, resmen, kendini birinci kuvvet olarak ilan etme, tüm sistemin tepesine oturma, Mecliste olan biteni gözetleme statüsü değil midir?
Bu, Meclisi hacir altında tutma statüsü değil midir?
Danıştay Başkanı Mustafa Birden, cumhurbaşkanı dahil, tüm devlet erkanının bulunduğu bir ortamda Devletin kuruluş felsefesine aykırı olmamak kaydıyla anayasada değişiklik yapmak mümkündür. Cumhuriyetimizin özü ve ulusal yaşamımızın temeli olan laiklik ilkesi ve laik eğitim kurallarını
olaylı olarak dahi olsa erozyona uğratacak hiçbir düzenlemenin iç hukukumuzda yeri yoktur diyor. 10 ve 42nci madde değişikliklerine ve iptale atıf yapıyor.
Bu sözler de devletin kuruluş felsefesinin ve laikliğin yorumunu AYMnin tekeline veriyor.
Evet, bu yaklaşım, kuvvetler arası eşitlik vurgusuyla Meclisin iradesini belirleyici kuvvet olmaktan çıkarmanın ötesinde, AYMyi birinci kuvvet haline getirmek gibi eşitliği çiğneyerek kendi içinde derin bir çelişkiyi barındırmaktadır.
Bunun adına Yargıçlar iktidarı anlamına Jüristokrasi demek, onun için gelenek haline geliyor.
Yüksek yargıdaki bu derin çelişkiyi onaylamak mümkün değildir.
Bu ta | | Samanyolu Haber Son Dakika 13.05.2009 | | | YARGIDERİNÇELİŞKİYARGI DERİN ÇELİŞKİ |
|
| En yüksek binanın inşaatı durduruldu | Samanyolu Haber | 16.01.2009 09:34 |  | | Yeni kulenin inşaatının küresel ekonomik kriz nedeniyle bir yıl süreyle durdurulduğu bildirildi.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)de geçtiğimiz aylarda dünyanın en yüksek binası olma ünvanına kavuşan Burç Dubaiden daha yüksek olması planlanan yeni bir kulenin inşaatının küresel ekonomik kriz nedeniyle bir yıl süreyle durdurulduğu bildirildi.
İnşaat firması Nakil (Nakheel) tarafından yapılan açıklamaya göre 1 kilometreden daha uzun olacak Nakil Kulesinin temel atma çalışmaları yaklaşık üç yıl sürecek ve inşaata 12 ay süreyle ara verilecek. Toplam 200 katlı olacağı açıklanan Nakil kulesinde 150 asansör bulunacak ve kule 10 yılda tamamlanacak.
BAEde global krizden en çok etkilenen sektörlerin başında inşaat, bankacılık ve finans geliyor. Dubai kıyılarındaki üç palmiye adaları projesini yürüten ve inşaat devi kabul edilen Nakil, geçtiğimiz sene Trump otel ve kulesi dahil en büyük birkaç projesinin gecikeceğini ve 500 çalışanını işten çıkaracağını açıklamıştı.
Günde 1500 İşsİz
Bunun yanında Emirliklerin ticari merkezi Dubaide günde ortalama 1500 kişinin çalışma vizesinin iptal edildiği bildirildi. Nüfusun yüzde 80ini oluşturan yabancıların ülkede çalışabilmeleri için Çalışma Bakanlığından izin almaları gerekiyor.
İşini kaybetme ya da çıkarılma durumunda iş sahibi, çalışanının vizesini iptal için başvuruda bulunuyor ve işten çıkarılan kişinin bir ay içerisinde yeni bir şirkete geçmesi aksi halde ülkeyi terk etmesi gerekiyor.
Çalışma Bakanlığından bir yetkili, yerel medyaya yaptığı açıklamada geçen Kasım ayından itibaren vize iptalinde artış yaşandığını ve bazı günler 2 binin üzerinde çalışma izni iptal ettiklerini söyledi.
TERK EDİLEN ARAÇLAR
Geçtiğimiz yıl Emirliklerde 3 binin üzerinde aracın, sahipleri banka borcunu ödeyemediği için terk edildiği aktarıldı.
Üst düzey bir emniyet yetkilisinin yaptığı açıklamaya göre, ekonomik kriz nedeniyle 2007de bankalar 1450 araca el koyarken bu rakam 2008de yüzde 123 artarak 3 bin 241e yükseldi. Bankalar borcu ödenmemiş araçları açık artırmayla satarak değerlendirmeye çalışıyor.
Yine geçtiğimiz günlerde Dubai polisinin uluslararası havaalanının park alanına terk edilmiş 22 aracı çektiği öğrenildi. Yetkililer, işini kaybeden ve borcunu ödeyemeyecek duruma gelen kişilerin tek çareyi arabalarını park alanına bırakarak ülkeyi terk etmekte bulduklarını ifade etti.
Arkasında bu şekilde kredi borcu bırakan kişilerin ülkeye giriş ya da çıkışta tutuklanabilecekleri ve borcunu ödemeden de ülkeye giriş yapmalarının mümkün olmadığı ifade edildi.
(CİHAN) | | Samanyolu Haber Son Dakika 16.01.2009 | | | EnyüksekbinanıninşaatıdurdurulduEn yüksek binanın inşaatı durduruldu |
|
|
| |