kötülük | |
|
| Leyla İpekçi - 'Şüphe' perdesinden 'emin belde'ye... | Zaman | 29.05.2012 02:11 |  | | |
| Leyla İpekçi - 'Şüphe' perdesinden 'emin belde'ye... | Zaman | 29.05.2012 02:11 |  | | |
| Büyükannenin devleti | Milli Gazete | 27.05.2012 21:08 |  | | | Büyükanne ailenin bütün fertlerini baskı altına alarak onların bireysel tercihlerine fırsat vermiyor. Ailede ister kabul edilsin ister edilmesin büyükannenin sözü yazılmış bir kanun metni gibidir ve kabul görür. Gelinler, kızlar, torunlar, oğullar hepsi büyükanneye bağlıdır. Aile adete küçük bir devlet gibidir ve bu devleti büyükanne yönetmektedir. Hal böyle olunca, ne çocuklar ne evlatlar ne kızlar ne de oğullar bağımsız karar veremezler, seçme hürriyetlerini kullanamazlar. Aksi durumda evde büyük bir kaos yaşanır ve büyükanne bunun hesabını sorar.
Büyükanne ağır bir kişilik bozukluğuna müptela olduğunun farkında bile değildir. Üstelik bütün aileye hükmediyorum diyerek bu ağır vakıayı gururla ifade etmektedir. Oğullar dışarıda karşılaştıkları olaylarla mukayese ederek sorunun farkına varmışlardır ama kızlar annenin sağlıklı olmayan düşüncelerini yavaş yavaş benimsemektedirler. Artık anneden öğrendikleri şekilde, dünyayı tehlikeli bir mekan insanları ise kendilerine kötülük edecek düşmanlar olarak görürler. Onlara göre iyi insan yoktur ve herkes onların kuyularını kazmaktadır. Bu nedenle yalnızlığı tercih ederler. Üç kızdan üçü de psikolojik yardım almaktadır.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 27.05.2012 | | | BüyükannenindevletiBüyükannenin devleti |
|
| Kötünün iyisi kötüye götürür | Milli Gazete | 22.05.2012 12:38 |  | | | İnsanlık, kötülüğün pençesinden kurtulmak istiyor. Bu açıdan sadece iyilik yapmak yetmiyor. Birileri kötülük yaparken sana iyilik yaptırılıyor ve bu durum daha büyük kötülüklere kapı aralıyor. Yaptığın iyilikler, kötüleri durdurmuyor, kötülükleri engellemiyor. Çünkü sen: iyi değilsin, çünkü kötülere düşman değilsin. Sadece kötünün iyisisin! Kötülüğü yok etmek zorundayken, kötülüğü yok etmek şöyle dursun, zararını engellemekten bile uzaklaşıyoruz. Çünkü düşmanımız olsun istemiyoruz. Herkesle dost olmak istiyoruz; düşmanımızla bile... Bu yüzden hep faydalı olmaya, faydayı arttırmaya çabalıyor, ne güzel de şeyler yapıyor olduğumuza inandırılıyoruz. Yaptığımız tercih, ölüm olmadığı için her seferinde sıtmaya razı oluyoruz.
Kötüden daha kötüsü, kötüye engel olmamaktır. Bunu perdeleyen ise, birilerinin kötü gösterildiği bir sahnede sadece kötünün iyisi olarak bulunuyor olmaktır. Halbuki, iyiden daha iyisi, kötüye engel olmaktır. İyisi olan, hiçbir zaman kötünün iyisi olmak istemez. İyi olur, iyiyi bulur, en kötü ihtimalle iyinin kötüsü olur ama hiçbir zaman kötünün iyisi olmaz. Kötülüğe giden yolun buradan başladığını idrak ettiği için hiçbir zaman kötülüğe onay vermez.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 22.05.2012 | | | KötününiyisikötüyegötürürKötünün iyisi kötüye götürür |
|
| İntikam | Milli Gazete | 20.05.2012 21:04 |  | | | Sözlükte öç alma, yapılan bir kötülüğe gereken karşılığı verip acısını çıkarma şeklinde tanımlanan intikam, terim olarak adaletin yerini bulması demektir. Fakat günümüzde intikama, zulümle eşdeğer bir anlam yüklenmek istenmektedir. Meselâ yakın geçmişte toplum mühendisliği adına yapılanların hiçbir hukukî karşılığı olmadığı halde, inançlı insanlara resmen zulmedilirken, tabii hakları ellerinden alınırken; devranın değişmesiyle birlikte, bu zulümlerin hukuk çerçevesinde hesabının sorulması, öç alma, zulmetme mantığına dönüştürülmektedir. Eğer işlenen suçlar karşılık bulmazsa, işte o zaman zulüm önlenemez bir hal alır. Böyle durumlarda bir müslüman, inandığı değerler dünyasına gidecek ve şu soruyu soracaktır: Allah intikam alır mı? Tevhit bir olmak, eşi benzeri olmamaktır. İslâmın temelini tevhit inancı oluşturur. Bu yüzden Allah kendisine şirk koşanları bağışlamaz (Nisâ 4/48). Müslüman şirkten uzak durduğu gibi müşrik kimseyi de dost edinemez. Çünkü şirk, varlığın temeline dinamit koymaktır. Allaha şirk koşmak suretiyle Ona savaş açanları hoşgörmek ve bağışlamak Allaha karşı gelmektir. Peki, Allah bağışlamazsa ne yapar? Allah kimsenin yaptığını yanına bırakmaz: İyilik yapana mükâfat, kötülük yapana da cezasını mutlaka verir. Çünkü Allah âdildir. Allah öcünü, intikamını alır. Allahın affetmediğini affetmek, merhamet değildir. Enes b. Mâlikten şöyle dediği rivayet edilir: (Bir kere) Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Ey mümin! Mümin kardeşine, ister zalim olsun ister mazlum olsun yardım et! buyurmuştu. Biri, Yâ Resûlellah! Şu mazlum olan kişiye yardım edebiliriz, fakat o zalime nasıl yardım ederiz? diye sordu. Resûl-i Ekrem, Zalimin iki elinin üstünü tutarsın! diye cevap verdi (Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercümesi, hadis nr. 1088). Merhum Kâmil Miras 1940 yılında yayımlanan Tecrîd-i Sarih Tercümesinin VII. cildinde bu hadis-i şerifi şöyle açıklamaktadır: Hakkına tecavüz edilen mazlum, zalim hakkında şikâyette bulunur, feryat eder, kötülüklerini sayıp dökebilir. Bir tefsire göre de mazlum, zalim aleyhinde beddua edebilir ve bu beddua çok müessirdir. Buhârînin İbn Abbastan rivayet ettiği bir hadiste, Ey mümin! Mazlumun duasından hazer et! Çünkü mazlumun duasıyla Allah arasında duanın kabulüne mani hiçbir hâil (engel) yoktur buyurulmuştur.O müminler ki haklarına, yurtlarına tecavüz edildiği zaman onlar, yardımlaşarak öç alırlar (Şûrâ 42/39) âyet-i kerîmesinde, intikam alınması Müslümanlık ve erlik şiârı olarak görülür. Tâbiînden İbrâhim en-Nehaî de, Düşmandan öç almaya savaşmayı terk, mûcib-i zillet ve meskenettir diyor. Âyet-i kerîmede, Müminler, o seciyede erlerdir ki onlar, kendilerine her ne suretle olursa olsun, bir tecavüz vuku bulduğunda, onun def ve tenkilini kendi aralarında kurdukları millî yardımlaşma ve intikam birliği ile temin ederler; tecavüz eden zalimden öçlerini alırlar buyurulmuş oluyor. Ulemânın âyet-i kerîmeyi bu tefsirlerine göre, 1. İslâm câmiasına bir tecavüz vukuunda hemen millî birlik tesisine çalışılarak intikam alınması emir buyuruluyor; 2. Bunun terki, düşman tarafından milletin tezlîli ve gurûr-ı millînin kırılması demek olduğu bildiriliyor; 3. Düşmandan öç alındıktan sonra kin güdülmeyip eski hesaplar karıştırılmayarak zalimi affetmek gibi âlîcenaplık gösterilmesi tâlim buyuruluyor. İslâm dini, izzet-i nefis dinidir, gurûr-ı millî dinidir. İslâm dininin vazettiği siyasî ve ahlâkî umdeler arasında bu mukaddes gururun muhafazası birinci derecede gelir. Binaenaleyh böyle musibet zamanlarında müminlerin şeref ve itibarlarını muhafaza edebilmelerinin yolu tâlîm-i ilâhî mûcibince milletin birbirine intisar ve teâvünüdür. Milletin her çareyi, her kudreti kendisinde arayıp bulmasıdır.Men arafe nefsehû fekad arafe Rabbehû (Kendini bilen Rabbini bilir) kelâmının en güzel bir tercümesi olarak söylenmiş olan, Kör gibi her tarafa atma elin / Ara, bul! Sende senindir emelin beyti, ferdin ruhî kuvvetini idrake ve böylece marifet-i bârîye intikale masruf olmakla beraber bir içtimaî heyetin bünyesinde mevcut hayat unsurlarını idrak etmek ve bu hayatî unsurları birleştirerek millî vicdanda yekpâre bir cevher-i asâlet meydana getirmek demek olması da doğru olsa gerek.Bu davanın muazzam bir şahidi Millî Mücadelemizdir. Bu mücadelenin başında birçok kozmopolit düşünce, Batının güçlü devletleri tarafından yardım gören bir düşmanla mücadele etmek âdeta bir cinnettir diye tenkit ediyorlardı. Vâkıa, aklın hesap ve tahminine pek uymuyordu ve uymazdı. Çünkü bu kıyam, gurûr-ı millîden doğan mukaddes bir heyecanın doğuşu idi. O tarihî günlerde milletin her fiilinde özellikle o mukaddes heyecan hâkimdi. Skolastik mantık ve muhakemeler tamamıyla sukut etmişti, her şeyi o millî heyecan emrediyor ve ondan doğuyordu. Millî heyecanın bir doğuşu da millette vahdet, millette tesanüt idi. Millî heyecandan doğan her karar, sarsılmaz bir tesanüt ile ifa ve icra ediliyordu.İşte mukaddes heyecanın doğuşu olan o kıyam, yine onun doğuşu olan millî birlik ve b | | Milli Gazete Köşe Yazıları 20.05.2012 | | | İntikamİntikam |
|
| Başkanlık da başkanlık | Taraf Gazetesi | 14.05.2012 00:57 |  | | | Başkanlık tartışmasını başlatan Bekir Bozdağ biraz daha ileri gitti: Er geç başkanlık sistemine geçilecek. Bunu geciktirmek kötülük olur | | Taraf Gazetesi Son Dakika 14.05.2012 | | | BaşkanlıkdabaşkanlıkBaşkanlık da başkanlık |
|
| Kâbe'nin çocukları | Milli Gazete | 13.05.2012 22:01 |  | | | İnsanlık ve dünya iyiye mi yoksa kötüye doğru mu gidiyor? Her gelecek gün bir öncekinden kötü olmadıkça kıyamet kopmaz deniliyor ve bu yönde bolca rivayet var. Rivayetin ötesinde gelişmeler de bu yönde. Buna mukabil ümmetim yağmur gibidir önü mü yoksa ahiri mi daha hayırlıdır, bilinmez? buyrulmuştur. Önü mü yoksa sonu mu daha bereketlidir, bilinmez. İyiliğin tarihi iki yakası vardır. Zaman gibi mümin hakkında da böyle hadisler varid olmuştur: Müminin her hali güzeldir. İki hayır arasındadır ya şehittir ya da gazidir. Şer tebei yani tabi ve cüzi hayır ise umumi ve genel olduğu gibi zaman da öyledir. Zamanın ruhunu bozan insanların ruhudur. İslamın iki ucunda da asr-ı saadet vardır. Bundan dolayı zaman mutlak anlamda kötü olmaz. Zaman iç içe ve geçişlidir. Maniheist bir karakter arz etmez. Tarih felsefecisi Tonybee zamanın ruhunun ve kanunlarının ve devirlerinin monoton bir tekrardan ibaret olmadığını söyler. Zamanın devranı, yörünge üzerine kurulu bir tekerleğin devranı gibidir. Tekerlek devranını yeniden üretir. Yörünge ise insanın geleceğini derece derece ve kat be kat hayra doğru taşır ve iletir. Bu benzetme Mevlananın nehirdeki gemi benzetmesi gibidir. Gemidekiler kavga eder ama gemi rotasında devam eder gider. Bu benzetme bir başka yönüyle Mevlananın pergel teşbihini andırır lakin ondan ayrı yönleri de vardır. Halis Çelebiye göre de insanlık ritmik bir şekilde iyiye doğru seyir halindedir. Tarih devreleri arasında da kötülük sınırlıdır. Musa Carullah Bigiyef, komünizmin kapitalizmin günahlarının bir sonucu olduğunu söyler. Bu komünizmin iyi olduğunu göstermez. Şahın zulmü de İran devrimini tetiklemiştir. Lakin Şahın günahları yeni rejimin sevapları değildir. Nitekim Araf suresi ayet 129da şöyle buyrulmaktadır: Kavmi dedi ki; Sen gelmezden önce de geldikten sonra da işkence çektik. Musa dedi ki, Umulur ki, Allah düşmanınızı yok eder ve sizleri onların yerine geçirir de nasıl hareket edeceğinize bakar. Bediüzzaman da cihan savaşlarını bir nevi Batının İslamiyete ihanetinin bir cezası olarak görür. Ebrehenin yeni versiyonları dünyaperestlikle ve İslam ve Kabe düşmanlığıyla kendilerine zarar vermişlerdir. Medeniyetin günahları iyiliklerine galebe edip, seyyiatı hasenatına racih gelmekle, beşer iki Harb-i Umûmi ile iki dehşetli tokat yiyip, o günahkar medeniyeti zîr ü zeber edip, öyle bir kustu ki, yeryüzünü kana buladı. İnşaallah istikbaldeki İslamiyetin kuvvetiyle, medeniyetin mehasini galebe edecek, zemin yüzünü pisliklerden temizleyecek, sulh-u umûmiyi de temin edecek.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 13.05.2012 | | | KâbeninçocuklarıKâbenin çocukları |
|
| Örgütlü Kötülük | Milli Gazete | 12.05.2012 23:44 |  | | | Sosyal paylaşım siteleri denilen facebook ve twittera üye değilim; her ikisinde de açtığım bir hesabım yok. Bugüne kadar herhangi bir internet sitesine yazı yazmadım; herhangi bir internet sitesindeki herhangi bir yazıya, habere, fotoğrafa yorum yazmadım. Bunları bilmediğimden mi? Hayır. Teknik olarak, hangi siteye nasıl üye olunur, hangi sitedeki yazıya, habere, fotoğrafa vb. nasıl yorum yazılır gönderilir hepsini biliyorum. Sosyal paylaşım siteleri denen facebook ya da twitterda nasıl hesap açılır tek tek hepsini biliyorum. Hepsini biliyorum ama yapmıyorum. Bu aynen Müslümanların nasıl günah işleneceğini bilip de o günahı işlemediği gibi bir bilme durumudur. Bugüne kadar muhtelif zamanlarda muhtelif internet sitelerinden yönetici ya da editörlerden tam 15 (onbeş) kere söyleşi teklifi geldi yani soruları hazırlayıp yanıma gelenler olduğu gibi soruları hazırlayıp mail yoluyla mail adresime gönderenler oldu; hiçbirini kabul etmedim. Bu söyleşi tekliflerinin bazıları şiir kitaplarım yayımlandığı yıl olduğu gibi bazıları da bir sonraki yıl oldu. İnternette yayımlanacak röportajları kabul etmedim. Benimle yapılacak bir röportaj ilk önce internette yayımlanacaksa röportaj teklifini reddettim. Bugüne kadar internet sözlüklerinin hiçbirinde yazı yazmadım. Bu sözlüklerde yazı yazanlar gerçek isimlerini kullanmıyorlar; nick denilen uydurma isimler alıyorlar; aslında bunlarınki isim değil; herhangi bir adlandırma; yani ne denir buna, bilmiyorum; müstear denilemez mesela. Herhangi bir internet sözlüğünde benim için ne denildiğini merak etmedim, halen de merak etmiyorum. Aynı şekilde facebook ve twitterda hakkımda ne konuşuluyor hiç merak etmedim, etmiyorum. 2006 yılında yani bundan 6 (altı) yıl önce iki okurum gazeteye yanıma geldi; benim adıma bir internet sitesi kuracaklarını söylediler, kabul etmedim. Tekliflerini sonraki yıllarda tekrar ettiler, yine reddettim. İsmet Özel adına bile site var dediler beni ikna etmek için, yine kabul etmedim. Ben de onlara; Ama Mustafa Kutlu adına site yok dedim. Hani, koskoca İsmet Özel bile internette adına site kurulmasına izin vermiş sen niye izin vermiyorsun demeye getirdiler. Ben de onlara aynen onların mantığı ile koskoca Mustafa Kutlu ise izin vermemiş demeye getirdim. Şuan hangi yıl olduğunu net olarak bilmemekle birlikte, sanıyorum 2009 yılıydı, bir grup okurum facebookta adıma fan clup (fan kulüp) yani hayran kitlesi sitesi açmak istediklerini bildirdiler, bunun için yasal olarak izin verip vermediğimi sordular. Ben de; Yalnız beni işin içine karıştırmayın, ben facebooka üye olmadığım için kulüpün üye sayısını şunu bunu bilmem ve merak da etmem, siz bilirsiniz dedim. Kurmuşlar. İçlerinden biri beni ziyaret etti ve kurucusu olduğu için siteyi açıp gösterdi; Eline ne geçti dedim; bozuldu, Neyse, iyi iyi dedim, geçtim. O günden sonra ne oldu ne bitti bilmiyorum. Merak da etmiyorum.
Bütün bunları niye açıklama gereği duydum? Yukarıda açıkladığım internetle olan yani olmayan durumumu okuyan ulan ne gerici bir yazarmış diyebilir; umurumda mı, elbette değil. Neden?... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 12.05.2012 | | | ÖrgütlüKötülükÖrgütlü Kötülük |
|
| Suriye’de insanlar birbirini öldürebilir | Haber7 | 12.05.2012 19:14 |  | | |
| İnce: Suriye’de insanlar birbirini öldürebilir, bu savaş açmamızı gerektirmez | Haber3 | 12.05.2012 16:32 |  | | |
| İnce: Suriye'de insanlar birbirini öldürebilir, bu savaş açmamızı gerektirmez | Zaman | 12.05.2012 16:18 |  | | |
| Hulk için ayrılık vakti | Posta | 10.05.2012 10:53 |  | | Portonun Brezilyalı yıldız forveti Hulk, daha büyük bir kulüpten teklif geldiği takdirde takımından ayrılabileceğini ifade etti
Portoda yaşadığı sayısız başarının ardından spekülasyon boyutunda büyük kulüplerle adı anılan başarılı oyuncu, kişisel twitter adresinden açıklamalarda bulundu.
Başarılı oyuncu büyük kulüplerde forma giymeyi seve seve kabul edeceğini belirtirken, önümüzdeki sezon takımından ayrılmak istediğinin sinyallerini de verdi.
Hulk ayrılık vaktinin geldiğini işaret ederken, Daha büyük bir kulübe gitmemde bir kötülük görmüyorum. Bir menajerim var ve sürekli benimle ilgileniyor, beraberce en doğru kararı vereceğimize inanıyorum ifadelerini kullandı.
2008 yılında Portoya katılan Brezi... | | Posta Spor 10.05.2012 | | | HulkiçinayrılıkvaktiHulk için ayrılık vakti |
|
| Hulk için ayrılık vakti | Posta | 10.05.2012 10:53 |  | | Portonun Brezilyalı yıldız forveti Hulk, daha büyük bir kulüpten teklif geldiği takdirde takımından ayrılabileceğini ifade etti
Portoda yaşadığı sayısız başarının ardından spekülasyon boyutunda büyük kulüplerle adı anılan başarılı oyuncu, kişisel twitter adresinden açıklamalarda bulundu.
Başarılı oyuncu büyük kulüplerde forma giymeyi seve seve kabul edeceğini belirtirken, önümüzdeki sezon takımından ayrılmak istediğinin sinyallerini de verdi.
Hulk ayrılık vaktinin geldiğini işaret ederken, Daha büyük bir kulübe gitmemde bir kötülük görmüyorum. Bir menajerim var ve sürekli benimle ilgileniyor, beraberce en doğru kararı vereceğimize inanıyorum ifadelerini kullandı.
2008 yılında Portoya katılan Brezi... | | Posta Son Dakika 10.05.2012 | | | HulkiçinayrılıkvaktiHulk için ayrılık vakti |
|
| Uçurum'dakiler | Radikal | 01.05.2012 03:13 |  | | Uçurum dizisinin işaret ettiği insan kaçakçılığı, fuhuş, yabancı kadınlara dair hurafeler, kötülük, yetimlik gibi sorunlardan sadece birisinin bile bir anaakım ekranda kalması, memleket için önemli bir kazançtır - ORHAN TEKELİOĞLU
| | Radikal Ek 01.05.2012 | | | UçurumdakilerUçurumdakiler |
|
|
| |