kapkara | |
|
| Duygulu, gamzeli ve özgür… Eren Yurt! | Evrensel | 17.05.2012 07:08 |  | | | Eren Yurt, son tutuklanan 7 gençten, 600’ü aşkın tutuklu öğrenciden biri. Gerekçe basit, kimisinin boynunda puşi, kimisinde limon, kimisinde de kitap olduğu için... Olmadı mı mişli geçmiş zamanlı cümleler.
Zülüm, yöneten erkin cinnet halidir. Zulüm eden tekçidir. Başkasını kabul etmez, ister ki, herkes kul köle olsun. Zulüm ile âbâd olmaz da derler. Yeşil kuşaktan biliriz. Şimdiki rengi turuncu, mavi olsa da duvar ziftli, kapkara, tutmuyor işte… Erken renk değiştiren gelenektendir. Çıraklıktan, ustalığa, demokrasiden de ileridir. İşte o sınıftandır, onların temsilcisidirler, gericidirler.
| | Evrensel Mektup 17.05.2012 | | | Duygulugamzeliveözgür…ErenYurtDuygulu gamzeli ve özgür… Eren Yurt |
|
| Hisarcıklıoğlu; Ergene Kapkara Akıyorsa, Bu Hepimizin ... | Haberler.com | 01.04.2012 14:08 |  | | |
| Çine Çayı zehir akıyor | CNN Türk | 25.03.2012 15:36 |  | | | Aydın Ovasına önemli su kaynağı olan Çine Çayı, çevreye duyarsız kişi ya da kurumların bıraktığı atıklar nedeniyle artık zehir akıyor. Bir haftadan bu yana kapkara akan çaydaki kimyasal ve zehirli atıklara dayanamayan binlerce balık ise telef oldu. Vatandaşların şikayetlerine rağmen, Çine Çayı halen simsiyah akmaya devam ediyor... | | CNN Türk Güncel 25.03.2012 | | | ÇineÇayızehirakıyorÇine Çayı zehir akıyor |
|
| Çine Çayı zehir akıyor | CNN Türk | 25.03.2012 15:36 |  | | | Aydın Ovasına önemli su kaynağı olan Çine Çayı, çevreye duyarsız kişi ya da kurumların bıraktığı atıklar nedeniyle artık zehir akıyor. Bir haftadan bu yana kapkara akan çaydaki kimyasal ve zehirli atıklara dayanamayan binlerce balık ise telef oldu. Vatandaşların şikayetlerine rağmen, Çine Çayı halen simsiyah akmaya devam ediyor... | | CNN Türk Ana Sayfa 25.03.2012 | | | ÇineÇayızehirakıyorÇine Çayı zehir akıyor |
|
| Çine Çayı Zehir Akmaya Başladı | Haber3 | 25.03.2012 11:42 |  | | | Aydın Ovası’na hayat saçan Çine Çayı, çevreye duyarsız kişi ya da kurumların bıraktığı atıklar nedeniyle ölüm saçmaya başladı. Yaklaşık 3 gündür adeta kapkara akan çaydaki kimyasal ve zehirli atıklara dayanamayan binlerce balık telef oldu. Vatandaşların | | Haber3 Son Dakika 25.03.2012 | | | ÇineÇayıZehirAkmayaBaşladıÇine Çayı Zehir Akmaya Başladı |
|
| Kara Kartal'ın kapkara tablosu | Samanyolu Haber | 05.03.2012 00:28 |  | |
Beşiktaş, Trabzonspor mağlubiyeti ile ligde oynadığı son 7 maçın 5inde sahad... Beşiktaş, Trabzonspor ile giriştiği 3.lük yarışında 3 puanlık farkı koruyamadı. Trabzonspor, puanını 49a yükseltip, Beşiktaş ile eşit puana sahip oldu. Bordo-mavililer, averajla 3. sıraya çıkarken, siyah-beyazlılar ise 4.lüğe... | | Samanyolu Haber Son Dakika 05.03.2012 | | | KaraKartalınkapkaratablosuKara Kartalın kapkara tablosu |
|
| 'Biz gücü tanktan değil halktan aldık' | Posta | 04.03.2012 20:37 |  | | Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Şanlıurfada AK Parti İl Danışma Kurulu Toplantısında yaptığı konuşmada sert açıklamalar yaptı
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Şanlıurfada AK Parti İl Danışma Kurulu Toplantısında yaptığı konuşmada 28 Şubat sürecini hatırlatıp, Gelecekte de benzer senaryolar yaşanmaması için herkes dikkatli olmalı. 28 Şubat Türkiyenin siyasi tarihinde kapkara olmuş lekeli bir gündür. Biz, gücü tanktan almayı değil, gücü halktan almayı gerçekleştirdik dedi. Konuşmasının sonunda Bakan Çelikin yanına gelen Kamil Çelikten, geçen yıl akaryakıt istasyonunda öldürülen 2 kardeşinin katillerinin bulunmasını istedi. Bakan Çelik, Devletin tüm kurumları olayın aydınlatılması için canla başl... | | Posta Politika 04.03.2012 | | | BizgücütanktandeğilhalktanaldıkBiz gücü tanktan değil halktan aldık |
|
| 'Biz gücü tanktan değil halktan aldık' | Posta | 04.03.2012 20:29 |  | | Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Şanlıurfada AK Parti İl Danışma Kurulu Toplantısında yaptığı konuşmada sert açıklamalar yaptı
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Şanlıurfada AK Parti İl Danışma Kurulu Toplantısında yaptığı konuşmada 28 Şubat sürecini hatırlatıp, Gelecekte de benzer senaryolar yaşanmaması için herkes dikkatli olmalı. 28 Şubat Türkiyenin siyasi tarihinde kapkara olmuş lekeli bir gündür. Biz, gücü tanktan almayı değil, gücü halktan almayı gerçekleştirdik dedi. Konuşmasının sonunda Bakan Çelikin yanına gelen Kamil Çelikten, geçen yıl akaryakıt istasyonunda öldürülen 2 kardeşinin katillerinin bulunmasını istedi. Bakan Çelik, Devletin tüm kurumları olayın aydınlatılması için canla başl... | | Posta Son Dakika 04.03.2012 | | | BizgücütanktandeğilhalktanaldıkBiz gücü tanktan değil halktan aldık |
|
| Kapkara pencereden kurtulun | Hürriyet | 03.03.2012 12:44 |  | | |
| Kapkara pencereden kurtulun! | Chip Online | 02.03.2012 17:14 |  | | |
| Kapkara pencereden kurtulun! | Chip Online | 02.03.2012 17:14 |  | | |
| Iğdır'da Hocalı Katliamı'na Tepki | Haber3 | 24.02.2012 18:19 |  | | |
| Acı fotoğraf | Milli Gazete | 15.02.2012 21:44 |  | | | CNN Türkte önceki gece yakın tarihimize damga vuran ve yakın tarihimizde demokrasi sınavında nasıl sınıfta kaldığımızın belgesi niteliğindeki bir belgesel yayınlanmaya başladı: Son Darbe: 28 Şubat... Belgeselin ismi bile bizleri o tarihteki kasvetli siyaset yelpazesine, demokrasimiz üzerinde dolaşan kapkara bulutların gölgesine ve Türkiyenin demokrasi tarihindeki en çarpıcı dönemin defalarca yok edilmesi gereken toplumsal hafızasına götürdü. 28 Şubat neydi? Kimilerine göre, demokrasiye balans ayarı... Bu fikri seslendirenler, kuşkusuz iktidardaki Refahyol hükümetinin başarılarını, gerek siyaset, gerek ekonomik, gerek toplumsal olarak ülkede giderek yükselen trenddeki ivmeyi hazmedemiyorlar, Cumhuriyet tarihi boyunca böylesine başarılı bir iktidarın getirdiği nimetlerin insanlar arasında bölüşülmesinden rahatsızlık duyuyorlardı. Onların derdi, laiklik kavramını eğip bükerek ve kendi arzuladıkları bir dünya görüşünü topluma enjekte ederek, iktidarın bir an önce görevinden uzaklaştırılması ve tekrar kendi istedikleri, kukla bir hükümetin işbaşına getirilmesiydi. Sincanda yürüyen tanklar ve askerin post modern darbesi, onların arzuladıkları bir dünya görüşünün yeniden hakim kılınmasının palet sesleri olarak medyada yankılandı.
CNN Türkteki Son Darbe belgeselinde bizim merak ettiğimiz en önemli husus, bu süreçte medyanın gösterdiği tavır ve tepkinin nasıl olduğunun da olup olmadığı. Neydi o günler? Hatırlar mısınız, Reha Muhtarın o cırtlak sesiyle anchourmanliğe devam ettiği o günlerde, televizyon ekranlarından her an darbe haberi verilecek gibi bir hissiyatı günlerce üzerimizden atamamıştık. Reha Muhtar, öylesine bir ses tonuyla haberleri sunardı ki ve ekranlarına öyle haberleri taşırdı ki, sanki ülkemizde demokrasi tamamen yok olmuş, sanki ülkemizde iktidarın hiçbir muktedir özelliği kalmamış, Türkiye bitmiş, tükenmiş...... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 15.02.2012 | | | AcıfotoğrafAcı fotoğraf |
|
| Artık onu Google'da görmeyeceğiz | İnternet Haber | 28.12.2011 15:40 |  | | |
| Siyah Bursa: 0-0 | Fanatik | 18.12.2011 01:35 |  | | Son 2 sezondur lige damgasını vuran Yeşil Bursa, kapkara bir tablo çiziyor. Oynadığı son 11 maçta sadece 1 galibiyet alabilen Timsah, Antalyaspora da diş geçiremedi, kan kaybı devam etti. | | Fanatik Spor 18.12.2011 | | | SiyahBursa0-0Siyah Bursa 0-0 |
|
| ‘Keşanlı için arabamızı verip bankadan kredi almıştık’ | Milliyet | 17.12.2011 19:30 |  | | |
| AKP’nin insan hakları karnesi kapkara | Evrensel | 10.12.2011 07:04 |  | | | 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü olan bugüne Türkiye, kara bir tabloyla giriyor. Polis kurşunuyla insanların rahatça öldürülebildiği, 64 gazetecinin cezaevlerinde tutulduğu, binlerce Kürt siyasetçi, belediye başkanının, akademisyenin, 30’u aşkın avukatın, yüzlerce öğrencinin “terör örgütü üyesi-yataklık” gibi iddialarla özgürlüklerinden mahrum edildiği bir gün.
Sadece “parasız eğitim” pankartı açtıkları için öğrencilerin 18 ay hapis yattığı ya da “puşi” takmanın terör örgütüyle bağlantılandığı bir Türkiye’de insan hakları karnesi kapkara.
Birleşmiş Milletler Örgütü (BM), 30 maddelik | | Evrensel Ana Sayfa 10.12.2011 | | | AKP’nininsanhaklarıkarnesikapkaraAKP’nin insan hakları karnesi kapkara |
|
| AKP’nin insan hakları karnesi kapkara | Evrensel | 10.12.2011 07:00 |  | | | 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü olan bugüne Türkiye, kara bir tabloyla giriyor. Polis kurşunuyla insanların rahatça öldürülebildiği, 64 gazetecinin cezaevlerinde tutulduğu, binlerce Kürt siyasetçi, belediye başkanının, akademisyenin, 30’u aşkın avukatın, yüzlerce öğrencinin “terör örgütü üyesi-yataklık” gibi iddialarla özgürlüklerinden mahrum edildiği bir gün.
Sadece “parasız eğitim” pankartı açtıkları için öğrencilerin 18 ay hapis yattığı ya da “puşi” takmanın terör örgütüyle bağlantılandığı bir Türkiye’de insan hakları karnesi kapkara.
Birleşmiş Milletler Örgütü (BM), 30 maddelik | | Evrensel Güncel 10.12.2011 | | | AKP’nininsanhaklarıkarnesikapkaraAKP’nin insan hakları karnesi kapkara |
|
| Google onu da çöpe atıyor | Haber7 | 01.12.2011 16:05 |  | | |
| Google onu da çöpe atıyor! | Chip Online | 01.12.2011 15:13 |  | | |
| Google onu da çöpe atıyor! | Chip Online | 01.12.2011 15:13 |  | | |
| Nefret Dolu Yazılar Yazanların Kalbi, Yüzü, Bedeni | Haber3 | 20.11.2011 16:36 |  | | |
| Oyun devinin başı dertte! | Chip Online | 31.10.2011 10:39 |  | | |
| Oyun devinin başı dertte! | Chip Online | 31.10.2011 10:39 |  | | |
| Nişanlımı evlenmek üzereyken kaybettim!.. | Gazete Şok | 12.10.2011 01:05 |  | | |
| Aydınlar'ın TFF'sine | Posta | 15.09.2011 05:25 |  | |
Türk futbolunun meteoroloji raporu temmuzdan bu yana kapkara bulutlu, fırtınalı, tsunamili idi. Nihayet bulutların arasından güneş yüzünü gösterdi. Toplumun bir parçası olan, olmazsa olmaz futbol ilk defa küçük ligler, sonrada Süper Ligle başladı... Tüm açılış konuşmalarında herkes FAİRPLAYden bahsetti. Amma: şimdi Aydınların başında olduğu Türkiye Futbol Federasyonundan FAİR-PLAY eğitimine dair hiçbir çalışma açıklanmadı. Yalnız büyükçe bir ödül lafı var o kadar... Bu benim kaçıncı FAİR-PLAY yazım olduğunu bile hatırlamıyorum. Amma ilgililer okumaktan bıksalar da ben yazmaktan bıkmayac... | | Posta Köşe Yazıları 15.09.2011 | | | AydınlarınTFFsineAydınların TFFsine |
|
| Aydınlar'ın TFF'sine | Posta | 15.09.2011 05:05 |  | |
Türk futbolunun meteoroloji raporu temmuzdan bu yana kapkara bulutlu, fırtınalı, tsunamili idi. Nihayet bulutların arasından güneş yüzünü gösterdi. Toplumun bir parçası olan, olmazsa olmaz futbol ilk defa küçük ligler, sonrada Süper Ligle başladı... Tüm açılış konuşmalarında herkes FAİRPLAYden bahsetti. Amma: şimdi Aydınların başında olduğu Türkiye Futbol Federasyonundan FAİR-PLAY eğitimine dair hiçbir çalışma açıklanmadı. Yalnız büyükçe bir ödül lafı var o kadar... Bu benim kaçıncı FAİR-PLAY yazım olduğunu bile hatırlamıyorum. Amma ilgililer okumaktan bıksalar da ben yazmaktan bıkmayac... | | Posta Spor 15.09.2011 | | | AydınlarınTFFsineAydınların TFFsine |
|
| Aydınlar'ın TFF'sine | Posta | 15.09.2011 05:00 |  | |
Türk futbolunun meteoroloji raporu temmuzdan bu yana kapkara bulutlu, fırtınalı, tsunamili idi. Nihayet bulutların arasından güneş yüzünü gösterdi. Toplumun bir parçası olan, olmazsa olmaz futbol ilk defa küçük ligler, sonrada Süper Ligle başladı... Tüm açılış konuşmalarında herkes FAİRPLAYden bahsetti. Amma: şimdi Aydınların başında olduğu Türkiye Futbol Federasyonundan FAİR-PLAY eğitimine dair hiçbir çalışma açıklanmadı. Yalnız büyükçe bir ödül lafı var o kadar... Bu benim kaçıncı FAİR-PLAY yazım olduğunu bile hatırlamıyorum. Amma ilgililer okumaktan bıksalar da ben yazmaktan bıkmayac... | | Posta Son Dakika 15.09.2011 | | | AydınlarınTFFsineAydınların TFFsine |
|
| Bir yanda safari diğer yanda sefalet | Türkiye Gazetesi | 17.08.2011 02:26 |  | | | ÖZEL HABEROsman Sağırlı KENYA’DAKi SOMALi KAMPI’NDA VAHŞİ HAYAT MERAKIAfrika’da yabani hayvanların göç zamanı. Bu yüzden Ramazan Bayramı haftasında organize edilen safari turları şimdiden dolmuş durumda.OMUZLAR KÜÇÜK, YÜK BÜYÜK...Burası dünyanın en büyük mülteci kampı Dadaab... Günlerdir aç yaşayan 3-4 yaşındaki Somalili bir çocuk, varla yok arası ateşin başında. Önünde de içinde bir lokma yiyecek olan bir tencere. Tek isteği, o bir lokmayı pişirip, kendisi gibi aç olan kardeşleriyle paylaşabilmek... Kara kıta Afrika, insanlık adına kapkara bir tabloya ev sahipliği yapıyor. Açlıktan Kenya’ya sığınan yüzbinlerce insan, bir dilim ekmek bulamıyor. Ama yanı başlarında yüz binlerce turist inanılmaz paralar harcayarak vahşi do ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 17.08.2011 | | | BiryandasafaridiğeryandasefaletBir yanda safari diğer yanda sefalet |
|
| EDEBİYAT HATTI | Türkiye Gazetesi | 06.06.2011 02:28 |  | | | OKULDAKİ İLK GÜNLERİM
Annem elimden tuttu. Çarşıya gittik. Satıcıya:
_ Okula başlayacak amcası.Kızıma güzel bir önlük seçmek istiyorum.
_Tabii, buyurun. Değişik modellerimiz var ve en kaliteli önlükler bizde...
_Kızım, beğendin mi bunu?
Anlamıyordum ki modelden falan, cepli olması yeterdi bana. Cebime koyacak birşeylerim olurdu mutlaka. Param, mendilim, bilyelerim...Zaten önlükler kapkaraydı.Şimdiki gibi renk renk , model model önlükler yoktu ki! Öğrencilik hayatım boyunca kapkara önlükler giyecektim çaresiz...Önlük siyah olurdu, başka renk olabileceğini düşünemezdik bile... Annem de bu siyah önlüklerden giymiş, albümdeki fotoğraflara bakarken görmüştüm. Hem yakası bizim yakalarımız gibi küçük de değilmiş. Çocukların mama önlüğü gibiymiş. ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 06.06.2011 | | | EDEBİYATHATTIEDEBİYAT HATTI |
|
| Eda sezonu açtı | Gazete Şok | 03.06.2011 05:43 |  | | | ‘Temmuza kadar yine kapkara olacağım!’
İkoncan Eda, Çeşme sezonunu erken açtı. Giydiği kıyafetler
ve ilginç bikiniler ile her yaza damgasını vuran Taşpınar,
dün Alaçatı’daydı. Deniz soğuk olduğu iç... | | Gazete Şok Son Dakika 03.06.2011 | | | EdasezonuaçtıEda sezonu açtı |
|
| Kurtulmuş'tan Başbakan'a Silivri-Kandil hattı desteği | En Son Haber | 25.05.2011 17:24 |  | | |
| Kurtulmuş: Ülkede 30 yıldır kapkara tezgah ve kirli bir savaş var | Zaman | 25.05.2011 14:25 |  | | |
| Kebap parkı! | Posta | 21.05.2011 12:10 |  | |
Ataşehir Belediyesi park yapmış biliyor musunuz? Hem de ne park! Böylesini görmemiştim. Gidip görün, hatta bol bol fotoğraf çekin. Çünkü böyle bir parkı dünyanın hiçbir yerinde arasanız da göremezsiniz. Neden mi? Çünkü içinde bir yürüyüş parkuru ve küçük de olsa bir çocuk parkı olan Erguvan Barış Parkında bir kebapçı var. Evet, aynen öyle. Yanında da kanatçı... Parkın içinde açılmayı bekleyen iki tane daha bina var ki onların da lahmacuncu ve fast food restoranı olma ihtimali yüksek! Kebapçının otoparkı, kendi işgal ettiği yer kadar. Üstelik otoparka kapkara asfalt dökülmüş. Yeşil alan ol... | | Posta Cumartesi 21.05.2011 | | | KebapparkıKebap parkı |
|
| Kebap parkı! | Posta | 21.05.2011 05:20 |  | |
Ataşehir Belediyesi park yapmış biliyor musunuz? Hem de ne park! Böylesini görmemiştim. Gidip görün, hatta bol bol fotoğraf çekin. Çünkü böyle bir parkı dünyanın hiçbir yerinde arasanız da göremezsiniz. Neden mi? Çünkü içinde bir yürüyüş parkuru ve küçük de olsa bir çocuk parkı olan Erguvan Barış Parkında bir kebapçı var. Evet, aynen öyle. Yanında da kanatçı... Parkın içinde açılmayı bekleyen iki tane daha bina var ki onların da lahmacuncu ve fast food restoranı olma ihtimali yüksek! Kebapçının otoparkı, kendi işgal ettiği yer kadar. Üstelik otoparka kapkara asfalt dökülmüş. Yeşil alan ol... | | Posta Köşe Yazıları 21.05.2011 | | | KebapparkıKebap parkı |
|
| Kebap parkı! | Posta | 21.05.2011 05:13 |  | |
Ataşehir Belediyesi park yapmış biliyor musunuz? Hem de ne park! Böylesini görmemiştim. Gidip görün, hatta bol bol fotoğraf çekin. Çünkü böyle bir parkı dünyanın hiçbir yerinde arasanız da göremezsiniz. Neden mi? Çünkü içinde bir yürüyüş parkuru ve küçük de olsa bir çocuk parkı olan Erguvan Barış Parkında bir kebapçı var. Evet, aynen öyle. Yanında da kanatçı... Parkın içinde açılmayı bekleyen iki tane daha bina var ki onların da lahmacuncu ve fast food restoranı olma ihtimali yüksek! Kebapçının otoparkı, kendi işgal ettiği yer kadar. Üstelik otoparka kapkara asfalt dökülmüş. Yeşil alan ol... | | Posta Son Dakika 21.05.2011 | | | KebapparkıKebap parkı |
|
| Onların işi karanlık sularda ceset aramak | Hürriyet | 10.05.2011 15:12 |  | | |
| Onların işi karanlık sularda ceset aramak | Hürriyet | 08.05.2011 02:12 |  | | |
| Allah’ım, bu son çılgınlık olsun! | GazetePort | 06.05.2011 06:01 |  | | | 39 yıl önce bugün, genç bir gazeteciydim..
12 Mart’ın, kapkara günlerini yaşıyorduk..
Her gün evler basılıyor, operasyonlarda gençler öldürülüyor, Faik Türün’ün bir emriyle koca İstanbul halkı evlerine hapsedilip, şehir bırakın ev ev, oda oda aranıyordu! | | GazetePort Köşe Yazıları 06.05.2011 | | | Allah’ımbusonçılgınlıkolsunAllah’ım bu son çılgınlık olsun |
|
| Bir rock müzisyenini nasıl bilirsiniz? - Mehmet Y. YILMAZ | Hürriyet | 23.04.2011 09:54 |  | | |
| Bir rock müzisyenini nasıl bilirsiniz? - Mehmet Y. YILMAZ | Hürriyet | 23.04.2011 01:48 |  | | |
| Remzi Çayır:12 Eylül mahkemelerini şimdikilerle bir tutmak akıl karı değil | Samanyolu Haber | 18.04.2011 14:25 |  | | Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkan Yardımcısı Remzi Çayır, 12 Eylül darbesiyle günümüzdeki kimi (Ergenekon) yargısal süreçleri kıyaslamak akıl fakirliğidir. diye konuştu.
Aynı zamanda BBP Kahramanmaraş 1. sıra milletvekili adayı olan Çayır, günümüzde kimi çevrelerin hoşuna gitse de gitmese de bir hukuk nizamının varlığından bahsedilebileceğini söyledi. Aynı iyimserlikle 12 Eylül hukukundan söz etmenin abesle iştigal anlamına geleceğini vurgulayan Çayır, Kim ki o günün mahkemelerini savunur; o kapkara süreci adalet diye nitelendirirse onun aklından şüphe duyulmalıdır. açıklamasını yaptı. Kahramanmaraş doğumlu 52 yaşındaki Remzi Çayır, bizzat 12 Eylül dönemini yaşamış bir siyasetçi. Siyasi olaylardan dolayı tutuklanıp Mamak Askerî Cezaevine konulduğunda henüz 18 yaşında olan Çayır, 1979 yılının Martında gözaltına alır ve 13 yıl aralıksız farklı hapishanelerde yatar.
Tutuklu olarak Anadolu Üniversitesi İktisat Bölümünü bitiren Çayırın 11 kitabı var. Askeri mahkemelerin kurduğu darağaçlarını, hukukçu olmayan rütbeli askeri hâkimlerin karşısındaki özensiz yargılamaları garabet olarak nitelendiren Çayır, O günün askeri mahkemelerinde iki askeri hâkim hukuk kökenli iken, mahkeme başkanları askeri sıfatları itibarıyla mahkemeye başkanlık ederlerdi. Bunların hukukçu yanları olmazdı. Yani hukuk mezunu olmadıkları gibi, adalet kavramının nazari kısmiyle bile hayatları kesişmemişti. Böylesi bir durumda kim 12 Eylül cuntası mahkemeleriyle bugününkileri bir tutar, akıl karı mı? şeklinde konuştu.
ODUN KANTARINDA ADALET TARTILIR MI?
Cezaevi günlerinde bildiği Fahir Kayacanın şimdi ekranlarda geçmişe dönük yorumlarını dinlerken üzüntü duyduğunu anlatan Çayır, emekli askeri hakimin sözlerinin hiçbir inandırıcılığının olmadığını savundu. Çayır, şöyle devam etti: Odun kantarında adalet tartılır mı? Vicdanın, sağduyunun ve adaletin yitip gittiği o zamanlarda hangi akıl sahibi verilen kararların doğruluğundan bahsedebilir? Aynı mahkeme bir arkadaşımız hakkında üç kez idam verdi. Askeri Yargıtay bozdu. Sonra bir daha verdi, bir daha bozdu. Bir mahkeme düşünün üç kez farklı zamanlarda idam kararı veriliyor bir kişi hakkında. Bu duruşunda ısrar ediyor. Askeri Yargıtay bu kararı üç kez bozuyor. Bu arkadaş şimdi dışarıda. Askeri mahkemenin söylediği doğru olsaydı, bu arkadaşımız şimdi idam edilmiş olurdu. O kadar çarpık o kadar lüzumsuz keyfi kararlar var ki o dönemde, hangisini anlatmalı bilmiyorum. Kayacan, aklını sulandırmamışsa, kasıtlı olarak, o gün yaptıkları canilikleri savunuyor, diyeceğim. 12 Eylül de diğer birçok genç gibi idealist dünyayı, adaletli bir sistem oluşsun diye mücadele verdiğini ifade eden Çayır, çok kötü durumlarla karşılaştıklarını hatırlattı.
HAKİMLERİN ÖNÜNDE ESAS DURUŞTA BEKLERDİK
İçeriden ve dışarıdan sırf darbe ortamı oluşsun, insanlar artık yeter; kim gelecekse gelsin şu kan dursun diye her türlü desise oyunu oynandığına dikkat çeken Çayır, 12 Eylülde nasıl yargılandıklarını şu şekilde aktardı: Hakimlere komutanım diye hitap ederdik. Sağa sola bakmamız, mahkemede dinleyici kısmında oturanlarla göz teması kurmamız yasaktı. Mahkeme önünde dahi coplandığımızı hatırlıyorum. Askerler, mahkeme huzuruna çıkmadan önce bizi Sağa sola bakmayacaksınız. Onlara komutan diye hitap edeceksiniz. Gereksiz konuşmayacak, saygıda kusur etmeyeceksiniz, sorulara kısa cevaplar verecek, gereksiz ifadelerde bulunmayacaksınız. Esas duruşunuzu hiç bozmayacaksınız.diye uyarırlardı. Bunları ihlal ettiğinizde, bizi falakaya yatıracaklarını da söylerlerdi. Böylesi bir ortamda 4.Kolordunun içinde yargılanıyorsunuz gelinde adaletten bahsedin. Bu bir oyundu.
MAMAK CEZAEVİ BİR İŞKENCEHANEYDİ
Ülkücü görüşü topluma yaymak, hakim kılmak amacıyla eylemlerde bulunmak iddiasıyla yargıladığını ve Mamak, Gaziantep, Ulucanlar ve Çanakkale Cezaevlerinde yattığını belirten Çayır, Mamak Cezaevi bir işkencehaneydi. Burada insanın kilosu sıfır kuruştu. Her gün işkence ve insanlık dışı muamele.Bir serçe kadar bile haysiyetimiz, insanlığımız yoktu. Sabah saat altıda başlayan rap rap eğitimi, copla dövme faslı ara ara kesiliyor, gecenin onuna kadar sürüyordu. İşkencede sağ sol ayırımı yapmadılar. Günde yüzün üzerinde cop inerdi avuçlarımıza, bedenimize. Kimi zaman gözlerimiz bağlanır, dizlerimize kadar suyun içinde falakaya yatırılırdık. Çok kötü günlerdi o günler. Nice insanın dövülerek öldürüldüğünü biliyorum. Mapushane idaresi, bu tür ölümleri, intihar diye açıklardı, hep. açıklamasını yapıyor.
HALA TÜNELE GİREMİYORUM
Cezaevleri günlerinde çok kitap okuduğunu vurgulayan Çayır, Okumak ve yazmak benim için yaşamaktı. İçeride ismini tıp literatüründe okuduğum psikolojik, fizyolojik hastalıklara düştüm. Çok çektim. Hala tünele giremiyorum. Kapalı alanlarda duramıyorum. Uçak en büyük düşmanım. Hayatı şöyle gönlümce kucaklayamıyorum. Geçmişin kötü izleri yok olmuyor günlük hayatımda. Yine de umutluyum gelecekten. dedi.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 18.04.2011 | | | RemziÇayır12EylülmahkemelerinişimdikilerlebirtutmakakılkarıdeğilRemzi Çayır12 Eylül mahkemelerini şimdikilerle bir tutmak akıl karı değil |
|
| Ertuğrul Özkök özür diledi | Samanyolu Haber | 15.04.2011 13:04 |  | | Merkez Bankasındaki görevini devretmek üzere olan Durmuş Yılmaz ve eşiyle ilgili skandal haberler yapan Hürriyetin o günkü tepe ismi Özkök, özür diledi. Merkez Bankasındaki görevini devretmek üzere olan Durmuş Yılmaz, dönemin Merkez Bankası Başkan adayı iken Ertuğrul Özkökün yönetimindeki Hürriyet gazetesinde Yılmaza hakaretin sınırları kalmamıştı.
Türkiye insanı için gayet normal bir kare olan, Yılmazın başörtülü eşi ve evin önündeki ayakkabı fotoğrafını başkan adayını küçümsemek(!) için araç olarak kullanan gazete, bir kez daha liyakata değil şekle baktığını ispat etmişti; Oysa Hürriyetten başka hiçkimse gazetenin takıldığı o şekli de tuhaf karşılamamıştı.
Türkiye dış kaynaklı iki finansal krizi atlattıktan sonra, yani aradan geçen 5 yılın ardından Özkök, bugün helallik istedi.
İşte Ertuğrul Özkökün yazısının ilgili bölümü:
NEHRE bakarken fark ediyorsunuz ki, önünüzden geçen sadece başkaları değil.
Bir bakıyorsunuz, o sulara yansıyan gölgeler arasında kendiniz de varsınız.
Bazen yaralı bereli.
Bazen kömürcüden çıkmış gibisiniz, üstünüz kapkara.
Bazen ise alenen zift ve katrana bulanmışsınız.
O zaman geriye bakıyor ve konuşmaya başlıyorsunuz.
***
Hem kendinizden, hem de temsil ettiğinizi zannettiğiniz o zihniyetten?
Eğer zerre kadar vicdanınız varsa, hâlâ kalmışsa.
Eğer bir hakkı teslim etmek sizin için hiç de zül değilse.
Öyle yetişmemiş, yetiştirilmemişseniz.
Yapacak tek şey kalıyor.
Çıkıp açık açık söylemek, o hakkı teslim etmek.
Helalleşmek.
***
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, sadece bizim değil, bütün dünyanın kabul ettiği çok başarılı bir başkanlık döneminden sonra görevinden ayrılıyor.
Duyuyoruz ki emeklilik maaşı 4 bin lira olacakmış.
Geriye gidip evinin önüne dizilmiş ayakkabılara, eşinin başındaki örtüye bakıp neler düşünmüş, neler yazmışız diye bakıyorum.
Sansürsüz yazılardı, samimiydi de.
Bugün de içimden geleni aynı samimiyetle ve sansürsüz cümlelerle yazmak istiyorum.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 15.04.2011 | | | ErtuğrulÖzköközürdilediErtuğrul Özkök özür diledi |
|
| Cennet kokusu | Milli Gazete | 09.04.2011 19:25 |  | | | Bu hafta radyo konuğum olan İHH Sağlık birim sorumlusu Hafız Mustafa İnce çok ilginç bir Gazze hikayesi paylaştı bizimle. Mütecaviz İsrailin rutin roketlerinden birinin isabet ettiği Yasir bir bacağının kopmasıyla birlikte vücudu da kapkara kesilir. Şehit oldu diyerek arkadaşlarının morga kaldırdığı Yasiri ertesi gün morgta ziyaret eden babası birden Yasirin damarının hareketinden yaşadığını fark eder ve acilen hastaneye kaldırırlar. Daha sonra tedavisi için İstanbula getirilir. Birkaç ameliyatla birlikte bir bacağına da protez takılıp iyileşen Yasirin hastaneye ilk getirildiğinde mırıldanarak söylediği ilk ifadeleri dinleyenleri hayrete düşüren nitelikte etkileyicidir: Buralar ne kadar kötü ve pis kokuyor. Az önce geldiğim yerden çok farklı!.. Evet, Yasirin daha sonra da o derin tesirinde kalarak sıklıkla aktardığı o bambaşka kokuları soluduğu yerin cennetin misk gibi kokusunu alıp geldikten sonraki dünya kokusunun ona ağır geldiği idi... Nice Yasirlerin cennet kokusu aldığı kutsal Gazze toprakları nice cennet kapılarına yollar açmakta o şehadet çiçeklerinin açtığı topraklarda..
Bahar günlüğü
Bugün İstanbul Nisanın ilk haftasını yaşamasına rağmen güneşin soğuk ışıkları halen ısıtmamakta insanı, ya da daha doğrusu soğukkanlı bendenizi. Nisanın ortalarında piyasaya çıkmasını planladığım Kutlu Çocuk müzik albümümün mastering denilen son ayarlarını yapmak üzere Esenlerdeki stüdyoya gidiyorum. Yine çoğu zaman olduğu gibi İstanbulda yaşadığımı fark etmek için deniz yolunu tercih ediyorum. Az keyif mi iskele bayiinden aldığınız gazetenizi okuyarak yapacağınız yirmi dakikalık boğaz yolculuğu? Dilerseniz gemide oturduğunuz yere servis yapılan demleme taze sabah çayını da yudumlamanız cabası. Bir de her geçişte size altı yüz sene üç kıtaya nizam vermiş devleti aliyyenin Osmanlı idare merkezini bütün haşmetiyle hatırlatan Topkapı Sarayını sinema şaryosu yapar gibi Haydarpaşadan Galata Köprüsüne kadar temaşa ettirmesi her şeye değer... Sultan Fatihin 52 gün muhasara ile ancak ayakbastığı suriçi İstanbuluna böylece biz 52 dakikada vasıl oluvermenin kolayını yaşıyoruz bilinçsizce her İstanbullu olarak her sabah... Sırada Eminönünden Esenler otobüsüne binmek var. Semtine ulaşmak var.Akbil sihirli aletimizi ücret yerine basıp biniyoruz. Geçen ay Londrada tüm toplu taşıtlarda kullandığımız Oyster da akbil gibi kontür yükleme ile kullanılıyordu. Ancak dünyanın en pahalı toplu taşıma ücreti Londrada idi. Öğrenciler bile aylık akbil=oyster almalarına rağmen bedelleri Almanya ve diğer ülkelere göre çok pahalı idi. Her neyse biz yine güzel şehrimize vatanımıza dönelim.(Allah tüm gurbetçilerimize de bir türlü ısınamadıkları o ekmek kapısı gavur ellerinden giderek güzelleşen vatanımıza avdet etmek nasip eyleye...)... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 09.04.2011 | | | CennetkokusuCennet kokusu |
|
| Kapkara Show - 7 Yarı Final | Haber3 | 13.03.2011 14:17 |  | | |
| Petrol rafinerisine hava bombardımanı | Milliyet | 10.03.2011 00:03 |  | | |
| Ali Murat Hamarat - GÜNÜN TARİHİ | Taraf Gazetesi | 03.03.2011 08:04 |  | | |
| Kimse görmeden yoksula vereceğiz | Milliyet | 28.02.2011 01:47 |  | | |
| ZEYBEK: İKTİDARA GELDİĞİMİZDE NAKDİ YARDIM YAPACAĞIZ | Haber3 | 27.02.2011 15:17 |  | | |
| Gima’nın satışında aktif olan bendim ama Hüsnü Bey öne çıktı | Milliyet | 20.02.2011 00:20 |  | | |
|
| |