karargâhta | |
|
| 28 Şubat’ın kapağı açılırken | Haber7 | 13.04.2012 07:23 |  | | | Evlerinden alınıp savcılığa götürülenler, süreçte karargâhta görevli subaylar; savcılar soruşturmanın kapsamını onlarla ve yine karargâhta görevli başka subaylarla mı sınırlayacaklar mı? | | Haber7 Son Dakika 13.04.2012 | | | 28Şubat’ınkapağıaçılırken28 Şubat’ın kapağı açılırken |
|
| Karargâhta çıkan insanlara ait kemik sayısı 28’e yükseldi | Türkiye Gazetesi | 01.02.2012 02:26 |  | | | > Abdulkerim Kantaroğlu - DİYARBAKIR İHADiyarbakır’da bir dönem Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Merkezi (JİTEM) binası, Diyarbakır Cezaevi ve Adliye Sarayı’nın da içinde bulunduğu Sur ilçesi Saraykapı İç Kale mevkiinde başlatılan restorasyon çalışmalarında çıkan insanlara ait kemik sayısının 28’e ulaştığı iddia edildi. Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı denetiminde bölgede başlatılan çalışmalarda çıkan insan kemiği ve kafatası sayısının her kazı çalışmasında arttığı belirtildi. Bugüne kadar bölgeden çıkan 23 insana ait kemik ve kafataslarının İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildiği, diğerlerinin ise İstanbul’a gönderilmek üzere hazırlandığı bildirildi. Kazı çalışmalarının yapıldığı bölgede sürekli insan kemiklerinin çıkması ve say ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 01.02.2012 | | | Karargâhtaçıkaninsanlaraaitkemiksayısı28’eyükseldiKarargâhta çıkan insanlara ait kemik sayısı 28’e yükseldi |
|
| Karargâhta çıkan insanlara ait kemik sayısı 28’e yükseldi | Türkiye Gazetesi | 01.02.2012 02:26 |  | | | > Abdulkerim Kantaroğlu - DİYARBAKIR İHADiyarbakır’da bir dönem Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Merkezi (JİTEM) binası, Diyarbakır Cezaevi ve Adliye Sarayı’nın da içinde bulunduğu Sur ilçesi Saraykapı İç Kale mevkiinde başlatılan restorasyon çalışmalarında çıkan insanlara ait kemik sayısının 28’e ulaştığı iddia edildi. Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı denetiminde bölgede başlatılan çalışmalarda çıkan insan kemiği ve kafatası sayısının her kazı çalışmasında arttığı belirtildi. Bugüne kadar bölgeden çıkan 23 insana ait kemik ve kafataslarının İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildiği, diğerlerinin ise İstanbul’a gönderilmek üzere hazırlandığı bildirildi. Kazı çalışmalarının yapıldığı bölgede sürekli insan kemiklerinin çıkması ve say ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 01.02.2012 | | | Karargâhtaçıkaninsanlaraaitkemiksayısı28’eyükseldiKarargâhta çıkan insanlara ait kemik sayısı 28’e yükseldi |
|
| Karargâhta çıkan insanlara ait kemik sayısı 28’e yükseldi | Türkiye Gazetesi | 01.02.2012 02:26 |  | | | > Abdulkerim Kantaroğlu - DİYARBAKIR İHADiyarbakır’da bir dönem Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Merkezi (JİTEM) binası, Diyarbakır Cezaevi ve Adliye Sarayı’nın da içinde bulunduğu Sur ilçesi Saraykapı İç Kale mevkiinde başlatılan restorasyon çalışmalarında çıkan insanlara ait kemik sayısının 28’e ulaştığı iddia edildi. Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı denetiminde bölgede başlatılan çalışmalarda çıkan insan kemiği ve kafatası sayısının her kazı çalışmasında arttığı belirtildi. Bugüne kadar bölgeden çıkan 23 insana ait kemik ve kafataslarının İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildiği, diğerlerinin ise İstanbul’a gönderilmek üzere hazırlandığı bildirildi. Kazı çalışmalarının yapıldığı bölgede sürekli insan kemiklerinin çıkması ve say ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 01.02.2012 | | | Karargâhtaçıkaninsanlaraaitkemiksayısı28’eyükseldiKarargâhta çıkan insanlara ait kemik sayısı 28’e yükseldi |
|
| 3. yargı reformu hazır | CNN Türk | 22.01.2012 12:53 |  | | | Yargıyı hızlandırma amacıyla hazırlanan 3 yargı reformu paketi son şekli verilip Başbakanlığa sevk edildi. Tasarı ile özel yetkili savcılara karargâhta doğrudan arama yetkisi getiriliyor. Ayrıca pek çok fezlekeye de konu olan davalarla ilgili görüş açıklamadan dolayı hapis cezası da kaldırıldı. | | CNN Türk Güncel 22.01.2012 | | | 3yargıreformuhazır3 yargı reformu hazır |
|
| 3. yargı reformu hazır | CNN Türk | 22.01.2012 12:53 |  | | | Yargıyı hızlandırma amacıyla hazırlanan 3 yargı reformu paketi son şekli verilip Başbakanlığa sevk edildi. Tasarı ile özel yetkili savcılara karargâhta doğrudan arama yetkisi getiriliyor. Ayrıca pek çok fezlekeye de konu olan davalarla ilgili görüş açıklamadan dolayı hapis cezası da kaldırıldı. | | CNN Türk Ana Sayfa 22.01.2012 | | | 3yargıreformuhazır3 yargı reformu hazır |
|
| Savcıya 'kışla basma' yetkisi | Milliyet | 22.01.2012 03:30 |  | | |
| 03:14 Savcıya 'kışla basma' yetkisi | Milliyet | 22.01.2012 03:20 |  | | |
| MİT kapısını basına açıyor | Taraf Gazetesi | 05.01.2012 00:28 |  | | |
| Komutanlardan Karargâhta YAŞ mesaisi | Milliyet | 28.11.2011 23:15 |  | | |
| Karargâhta görüştüler | Hürriyet | 04.11.2011 03:00 |  | | |
| 15:10 Komutanlar karargâhta iken gizlice resmini çekti | Net Gazete | 07.09.2011 15:25 |  | | |
| 3’lü tebrikat uygun olmayacaktı | Hürriyet | 07.09.2011 03:12 |  | | Genelkurmay Başkanlığı, 30 Ağustos Zafer Bayramı törenlerinde daha önce uygulanan sistemde karargâhta, Başbakan, TBMM Başkanı ve Genelkurmay Başkanı’nın katılımıyla yapılan “3’lü tebrikâtın” uygun düşmediğini, tüm ulusal bayramlarda tebrikleri Cumhurbaşkanı’nın kabul etmesi uygulamasının önerilip benimsendiğini bildirdi.
 | | Hürriyet Güncel 07.09.2011 | | | 3’lütebrikatuygunolmayacaktı3’lü tebrikat uygun olmayacaktı |
|
| 3’lü tebrikat uygun olmayacaktı | Hürriyet | 07.09.2011 02:04 |  | | | Genelkurmay Başkanlığı, 30 Ağustos Zafer Bayramı törenlerinde daha önce uygulanan sistemde karargâhta, Başbakan, TBMM Başkanı ve Genelkurmay Başkanı’nın katılımıyla yapılan “3’lü tebrikâtın” uygun düşmediğini, tüm ulusal bayramlarda tebrikleri Cumhurbaşkanı’nın kabul etmesi uygulamasının önerilip benimsendiğini bildirdi. | | Hürriyet Güncel 07.09.2011 | | | 3’lütebrikatuygunolmayacaktı3’lü tebrikat uygun olmayacaktı |
|
| 3’lü tebrikat uygun olmayacaktı | Hürriyet | 07.09.2011 01:59 |  | | Genelkurmay Başkanlığı, 30 Ağustos Zafer Bayramı törenlerinde daha önce uygulanan sistemde karargâhta, Başbakan, TBMM Başkanı ve Genelkurmay Başkanı’nın katılımıyla yapılan “3’lü tebrikâtın” uygun düşmediğini, tüm ulusal bayramlarda tebrikleri Cumhurbaşkanı’nın kabul etmesi uygulamasının önerilip benimsendiğini bildirdi.
 | | Hürriyet Ana Sayfa 07.09.2011 | | | 3’lütebrikatuygunolmayacaktı3’lü tebrikat uygun olmayacaktı |
|
| 11:00 Genelkurmay: 3'lü tebrik kabul tarzı uygun değildi | Net Gazete | 06.09.2011 14:19 |  | | |
| 09:35 Genelkurmay: 3'lü tebrik kabul tarzı uygun değildi | Net Gazete | 06.09.2011 10:03 |  | | |
| İşte 'radar'ın ayrıntıları | Posta | 06.09.2011 09:05 |  | | Türkiyenin NATO füze savunma sistemi radarına ev sahipliği yapmayı kabul etmesinin ardından, sistemin nasıl işleyeceğine dair bilgiler de netleşmeye başladı
Füzelerin komutası, NATOnun SACEUR olarak adlandırılan ABDli başkomutanında olacak. Doğu Anadoluda, muhtemelen de Diyarbakır Pirinçlik civarında kurulması öngörülen radar üssünde ve ana karargâhta farklı uluslardan askerler görev yapacak.
TÜRK SUBAYLAR DA OLACAK
Biri Anadolunun doğusunda, diğeri ise muhtemelen Erzurumun kuzeyinde olmak üzere iki radar istasyonu kurulması planlanıyor. Her bir radarın 1000 kilometre çapında tarama yapması mümkün. Birinci radarın Diyarbakır ya da çevresine, ikinci radarın Erzurum ya da Erzurumun daha kuzeyindeki bir bölgeye konuşlandırılması dü... | | Posta Ana Sayfa 06.09.2011 | | | İşteradarınayrıntılarıİşte radarın ayrıntıları |
|
| İşte 'radar'ın ayrıntıları | Posta | 06.09.2011 08:37 |  | | | Türkiyenin NATO füze savunma sistemi radarına ev sahipliği yapmayı kabul etmesinin ardından, sistemin nasıl işleyeceğine dair bilgiler de netleşmeye başladı
Füzelerin komutası, NATOnun SACEUR olarak adlandırılan ABDli başkomutanında olacak. Doğu Anadoluda, muhtemelen de Diyarbakır Pirinçlik civarında kurulması öngörülen radar üssünde ve ana karargâhta farklı uluslardan askerler görev yapacak.
TÜRK SUBAYLAR DA OLACAK
Biri Anadolunun doğusunda, diğeri ise muhtemelen Erzurumun kuzeyinde olmak üzere iki radar istasyonu kurulması planlanıyor. Her bir radarın 1000 kilometre çapında tarama yapması mümkün. Birinci radarın Diyarbakır ya da çevresine, ikinci radarın Erzurum ya da Erzurumun daha kuzeyindeki bir bölgeye konuşlandırılması dü... | | Posta Son Dakika 06.09.2011 | | | İşteradarınayrıntılarıİşte radarın ayrıntıları |
|
| Karargâhta tarihî gün | Türkiye Gazetesi | 31.08.2011 02:09 |  | | | 30 Ağustosun 89. yıl dönümü bütün yurtta, dış temsilciliklerde ve KKTC’de coşkulu törenlerle kutlandı. Ankara’da törenler saat 07.00’de başladı. Anıtkabir’de düzenlenen törende Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel ile kuvvet komutanları Atatürk’ün mozolesine çelenk koydu. Saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı okundu. Daha sonra Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Orgeneral Özel, Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı. Özel, deftere, “Dün olduğu gibi bugün de gücünü bağrından çıktığı asil milletinden alan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, milletinin bağımsızlığı ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini korumaya, Atatürkçü düşünce sisteminin ışığı altında kendisine verilen bütün görevleri başarı ile yerine getirmeye daima hazırdır” yazdı. ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 31.08.2011 | | | KarargâhtatarihîgünKarargâhta tarihî gün |
|
| Fors karargâhta | Milliyet | 31.08.2011 00:19 |  | | Genelkurmay Başkanlığı karargâhında dün Türk devlet ve demokrasi tarihine not düşülecek bir ilk yaşandı. Şeref Salonu’nda, önceki yıllarda düzen...
 | | Milliyet Toplum Yaşam 31.08.2011 | | | ForskarargâhtaFors karargâhta |
|
| Muhalifler karargâhta | Türkiye Gazetesi | 24.08.2011 02:45 |  | | | Libya’da aylardır süren iç savaşın ardından muhalifler, Kaddafi’nin kalesi olarak bilinen Bab-ül Aziziye karargahını ele geçirdi. Karargaha giren?muhalifler?silahları yağmaladı, bayrak astı. Karargahta bulunmayan Kaddafi ve oğullarının nerede olduğu ise bilinmiyor. Libya’nın başkenti Trablus’a direniş görmeden giren muhalif güçler, kentte kontrolü büyük ölçüde sağladı. Zaman zaman bazı mahallelerde çatışmalar yaşanıyor. Kaddafi’nin saklandığı sanılan Bab-ül Aziziye semtindeki karargâh da kuşatıldı. El Cezire televizyonu, isyancıların iç içe yüksek duvarlarla korunan karargâha dış kapısından girdiğini duyurdu. NATO uçakları da, havadan kuşatmaya destek verdi. Nerede saklandığı bilinmeyen Kaddafi ise, telefonda Rus bir yetkiliye, “Trablus ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 24.08.2011 | | | MuhaliflerkarargâhtaMuhalifler karargâhta |
|
| Karargâhta kaçak var | Taraf Gazetesi | 10.08.2011 04:33 |  | | | İNTERNET Andıcı soruşturması kapsamında ?görüldükleri yerde yakalanmalarına? karar verilen generallerden üçü Genelkurmay karargâhında halen görev yapıyor. | | Taraf Gazetesi Son Dakika 10.08.2011 | | | KarargâhtakaçakvarKarargâhta kaçak var |
|
| 10:05 Erdoğan, karargâhta Askerî Şûrâ kararını imzalıyor | Net Gazete | 04.08.2011 16:50 |  | | |
| 10:10 Erdoğan, karargâhta Askerî Şûrâ kararını imzalıyor | Net Gazete | 04.08.2011 10:23 |  | | |
| Karargâhta 'asalet' zamanı
| Radikal | 04.08.2011 07:11 |  | | |
| Karargâhta 'asalet' zamanı
| Radikal | 04.08.2011 07:11 |  | | |
| Son karargâhta çaylar kahveler | Radikal | 22.04.2011 03:17 |  | | |
|
‘Kaddafi’nin oğlu öldü’
| Milliyet | 22.03.2011 00:33 |  | | |
Hamis’in saldırı sırasında Kaddafi’nin çadırının da karargâhta olduğu ve olay sırasında ağır yaralanarak, hastaneye kaldırıldığı iddia edildi. Kısa...
| | Milliyet Dünya 22.03.2011 | | |
‘Kaddafi’ninoğluöldü’
‘Kaddafi’nin oğlu öldü’
|
|
| ‘Kaddafi’nin oğlu öldü’ | Milliyet | 22.03.2011 00:32 |  | | |
| Stratejist ve Savunma Ekonomisi Uzmanı Yakup Evirgen: Ordu değil, darbeciler zafiyet içinde | Samanyolu Haber | 28.02.2011 15:37 |  | | Kamuoyunun yakından ilgilendiği Balyoz davasında muvazzaf subayların tutuklanmasının ardından zafiyet olur şeklindeki iddialara Stratejist ve Savunma Ekonomisi Uzmanı Yakup Evirgen, rakamlarla cevap verdi.
Zafiyet iddialarının gerçeği yansıtmadığını vurgulayan emekli Binbaşı Evirgen, tutuklanan general sayısının 29 olduğunu hatırlatarak, 301 general kadrosuna karşılık ordumuzda halen 368 generalin görev yaptığı bilinmektedir. Yani fazladan 67 generali istisnai kadrolarda istihdam etmiş durumdayız. dedi.
Yargılanmakta olan toplam 29 general/amiral bütün içinde yüzde 10a değil, yüzde 7,8e tekabül eder diyen Evirgen, sözlerini şu şekilde sürdürdü: Bunların çoğu daha alt rütbelerde (tüm/tuğ) generallerdir. Yani büyük birlik yöneticisi değildir. Kaldı ki olsalar bile, TSKnın kurumsal ve sistematik işleyişi asla bir zafiyete imkân vermez. Bir işin, görevin, kısacası her türlü faaliyetin nerede, ne zaman, kim tarafından, hangi usul ve esaslarla yapılacağı mevzuat haline getirilmiştir. Yönerge ve talimatı olmayan çok basit konular bile teamüle bağlanmıştır. Üçüncü olarak bu generallerin kritik görevlerinden söz ederek, aslında kendilerinin bulunmaz Hint kumaşı oldukları ima edilmeye çalışılmakta, dolayısı ile onlar olmazsa zafiyet olur denilmektedir. Bunu bir yaşanmış anekdot ile açıklayayım. Karargâhta daire başkanı olan bir general, maiyetinde olan çok sevdiği başarılı bir yüzbaşının tayinini engellemek için Bu yüzbaşı benim sağ kolum, dairemin herşeyi der. Aldığı cevap Savaştayız ve o yüzbaşı öldü, siz ve daireniz görevini yapamayacak mı? olur.
Evirgen şöyle devam etti: Zafiyet olur diyenlere bir önerim şudur. Dünyanın her yerinde harekât / operasyon yapan, asker sayısı bizim TSKden fazla olan ABD Savunma Bakanlığında kaç general görev yapmaktadır, bir araştırsınlar. 28 Şubat sürecinde ve 12 Eylül 1980 darbesinden sonra ordudan ilişiği kesilen ve sayıları binleri bulan subaylar orduda bir zafiyet oluşturdu mu? Zafiyet olsaydı, 1960dan sonra görevden alınan 6 bin yediyüz civarında subaydan sonra olurdu. Oralarda bir duruş sergilemeyenlerin, en azından gündeme bile getirmeyenlerin, bugün orduyu çok düşünür gözükmesi manidardır. Ordu-asker karşıtı bir zihniyetten gelen bu kalemşörlerin yaptıkları, aslında darbe planlayıcılarının zafiyetlerini, ordunun zafiyeti gibi gösterme kurnazlığından başka bir şey değil.
Evirgen, TSKda 301 general kadrosu bulunmasına karşın 368 generalin görev yaptığını söyledi.
TSKda general kadrosu (67 general fazla)
KUVVET ORG/ORA KORG/KORA TÜMG/TÜMA TUĞG/TUĞA TOPLAM
KARA KUVVETLERİ 9 20 44 96 169
HAVA KUVVETLERİ 2 8 16 32 58
DENİZ KUVVETLERİ 2 5 12 28 47
JANDARMA - 3 6 18 27
TOPLAM 13 36 78 174 301
| | Samanyolu Haber Son Dakika 28.02.2011 | | | StratejistveSavunmaEkonomisiUzmanıYakupEvirgenOrdudeğildarbecilerzafiyetiçindeStratejist ve Savunma Ekonomisi Uzmanı Yakup Evirgen Ordu değil darbeciler zafiyet içinde |
|
| Kadınlar da savaşsın | Haber Türk | 17.01.2011 10:39 |  | | Pentagon’a bağlı bir komisyon, sadece karargâhta veya pilot olarak görev yapan kadın askerlere konulan cephe yasağının kaldırılmasını istedi | | Haber Türk Son Dakika 17.01.2011 | | | KadınlardasavaşsınKadınlar da savaşsın |
|
| Karargâhta 55 dakika | Hürriyet | 01.01.2011 01:42 |  | | |
| 66'ncı Zırhlı Tugay darbe için hazır ! | Samanyolu Haber | 26.12.2010 07:33 |  | | 1. Orduda görev yapan herkesin plandan haberi vardı. Balyozu uygulamak için 66ncı Zırhlı Tugay hazırdı. 2005 yılında Türk Silahlı Kuvvetlerinden ihraç edilen Mesut Göğebakan, içeriden birisi olarak Balyoz darbe planıyla ilgili bildiklerini anlattı. 1. Orduda görev yapan herkesin plandan haberi vardı. diyen Göğebakan, 66ncı Zırhlı Tugayın Balyozu hayata geçirmek için hazır tutulduğunu söyledi ve ekledi: Eğer Çetin Doğan 2003 yılında kalp krizi geçirmeseydi, darbe girişimi fiilî olarak gerçekleşmiş olacaktı.
Camilerin bombalanması ve Egede Türk jetinin düşürülmesi gibi kanlı eylemler içeren Balyoz darbe planıyla ilgili eski Astsubay Mesut Göğebakan önemli açıklamalarda bulundu. Planın hazırlandığı dönemde Tekirdağın Çorlu ilçesinde 1inci Ordu Bölge Muharebe Birliğinde görevli olan Göğebakan Eğer Çetin Doğan 2003 yılında kalp krizi geçirmeseydi, darbe girişimi fiili olarak gerçekleşmiş olacaktı. dedi. 1. Orduda Balyoz darbe seminerine benzer birçok toplantının yapıldığını anlatan eski astsubay, bu toplantılara bütün askeri personelin katılımının zorunlu olduğunu söyledi. Ayrıca, 52nci Zırhlı Tümene bağlı 66ncı Zırhlı Tugayın Balyozu hayata geçirmek için hazır tutulduğunu ifade etti. Çetin Doğanın darbe planı hazırladığını 1inci Ordudaki herkes biliyordu. Karargâhta görevli bir arkadaşım, bazı emekli paşaların Doğanı ziyaret ederek, darbeyi hiyerarşik yapı içerisinde yapması gerektiği yönünde tavsiyede bulunduklarını anlatmıştı. diyen Göğebakan, emekliye ayrılan Doğanın yerine geçen Hurşit Tolonun da aynı hevesle çalışmalar yaptığını vurguladı.
Ağustos ayında mahkemenin Balyoz iddianamesini kabul etmesinden hemen sonra müdahillik dilekçesini İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderen Göğebakan, bunu öğrenen bazı askeri yetkililerin Neden müdahil oldun? ikazında bulunduğunu ifade ediyor. Göğebakan, Balyoz sanıklarının dış uzantılarının müdahilliklerini engellemeye çalışmalarının delilleri karartma niteliği taşıdığını savunuyor. Gaziantepte avukatlık yaparak hayatını devam ettiren Göğebakan, cübbesiyle katılacağı davada atılacaklar listesinde adı geçen arkadaşları adına da hukuk mücadelesi vereceğini söylüyor.
Çetin Doğanın darbe planı hazırladığını 1inci Ordu Karargâhındaki herkesin bildiğini aktaran Göğebakan, Karargâhta görevli bir arkadaşım, bazı emekli paşaların Doğanı ziyaret ederek, darbeyi hiyerarşik yapı içerisinde yapması gerektiği yönünde tavsiyeler verdiğini anlatmıştı. diyor. İstanbulda konuşlu bulunan Sarıgazi ve Hadımköy EMASYA alay komutanlıklarının 66ıncı Zırhlı Tugaya bağlı olduğunu belirten Göğebakan, tugaya bağlı birliklerin ne taarruz ne de savunmaya yönelik hiçbir görevi olmadığını ve darbe girişiminde kullanılmak üzere hazır tutulduğunu iddia ediyor. Göğebakan, TSK içerisinde pazartesi toplantıları çok önemlidir. Bu toplantılarda genel olarak birliklerin eksikleri üzerine konuşmalar yapılırdı. Fakat 2002 yılından itibaren artık bu konuşmaların yerini siyasi ve ideolojik söylemler aldı. diyor. | | Samanyolu Haber Son Dakika 26.12.2010 | | | 66ncıZırhlıTugaydarbeiçinhazır66ncı Zırhlı Tugay darbe için hazır |
|
| Türkiye Anayasası bir karargah anayasasıdır | Milli Gazete | 27.11.2010 10:37 |  | | |
Anayasa Mahkemesi raportörü Doç. Dr. Osman Can, Türkiyenin mevcut anayasalarının karargâhta hazırlandığını ve bu hazırlıkların, ekonomiden siyasete, özel yaşamdan kamusal alana kadar her yeri etkisi altına aldığını söyledi.
Fatih Üniversitesi Hukuk Kulübü tarafından düzenlenen Referandum Sonrası ve Nasıl Bir Anayasa Olmalı? konulu konferansa katılan Doç. Dr. Osman Can, referandum sonrasında Türkiyede yaşanan anayasal süreci değerlendirdi. Osman Can, Türkiyenin mevcut anayasalarının karargâhta hazırlandığını ve bu hazırlıkların, ekonomiden siyasete, özel yaşamdan kamusal alana kadar her yeri etkisi altına aldığını söyledi. Can, Türkiye Anayasası bir karargâh anayasasıdır. Bu Türkiye için içler acısı bir durumdan daha ziyade başka bir şey değildir. Bu anayasanın dışına çıkmanız da mümkün değildir. Bu anayasa bize uymaz, başka bir yoldan gidelim dediğiniz zaman Yargı ile karşı karşıya kalırsınız. Hükümetlerin aldığı kararlar işlerine gelmediği zaman, durum yargıya intikal ettirilir ve kamu yararı yoktur kararı verilir. Sizde öylece bakakalırsınız. dedi.... devamı | | Milli Gazete Son Dakika 27.11.2010 | | | TürkiyeAnayasasıbirkarargahanayasasıdırTürkiye Anayasası bir karargah anayasasıdır |
|
| Eşref Bitlis raporu değiştirildi mi? | Samanyolu Haber | 11.10.2010 09:07 |  | | Eşref Bitlisin şehit düştüğü 1993teki uçak kazasının raporunu yazan albay: Kaza raporu ilk şekliyle çıksaydı, bazı komutanlar yanardı. Bu konu 17 yıldır içimde kanayan bir yara SABAH, geçen haftaya damgasını vuran eski Jandarma Genel Komutanı emekli Orgeneral Eşref Bitlis olayında ikinci perdeyi açıyor. Emekli orgeneral Eşref Bitlisle ilgili bazı ayrıntıların ortaya çıkmasından sonra arayan ve olaydan 2 ay sonra kaza raporunu hazırlayan ekibin içinde bulunan bir emekli albay şok açıklamalarda bulundu. Ankara dışında eşinin de bulunduğu ortamda gerçekleşen görüşmede emekli albay, kazanın olduğu 1993te Etimesgut Havaalanında önemli bir görevde bulunduğunu belirterek şu açıklamaları yaptı...
SABAHın yazdıklarından sonra konuşma gereği duydum... Eşim karşı çıktı, Bizi rahat bırakmazlar dedi. Ama artık bunu taşımayacağımı anladım. Vicdanen rahatlamak istiyorum. 2 gündür gözüme uyku girmiyor. 17 yıldır içimde bir yara olarak duruyor. Hazmedemiyorum artık...
16 Şubat akşamı şiddetli bir soğuk ve buzlanma vardı, 17 Şubat günü de yoğun bir tipi... Etimesgutta sabah erken saatlerde kalktım, gerekli kontrolleri yaptım. Meteoroloji ile görüştüm. Bugün uçuş yapılamaz raporunu verdikten sonra dinlenmek için eve gittim. Fakat 4-5 saat sonra şok haber geldi, Bitlis Paşa uçak kazasında ölmüş diye... Dondum kaldım, inanamadım önce. İlk tepkim, Allah belalarını versin, paşayı bile bile ölüme göndermişler oldu.
Uçuş yapılamaz uyarımıza rağmen Jandarma Genel Komutanı için uçak kaldırılıyor, hem de bize bilgi verilmeden. Sonra öğrendim ilgili komutanın yani Tuğgeneral Armağan Kuloğlunun özel izniyle uçuş izni çıkmış. Hemen üsse geldim, ekibi aldım, doğruca kazanın olduğu yere gittim.
Kalkıştan tam 7 dakika sonra düşen Beech Super King Air BE-200 çift motorlu uçakta Bitlis paşa ile birlikte Emir Subayı Albay Fahir Işık, pilotlar binbaşı Yaşar Erian, yüzbaşı Tuğrul Sezginler ve teknisyen Astsubay Başçavuş Emin Öner şehit olmuştu. Manzara ise çok korkunçtu. Bitlis Paşamın kolları bacakları kopmuştu. Diğer personelin durumu da pek farklı değildi.
Kazanın olduğu alana hiç kimseyi sokmadım. Hatta dönemin ANAP lideri sayın Mesut Yılmaz güvenlik bariyerinden ileri bir noktaya geçmek istedi, nazikçe geri çevirdim. İlk etapta olayın siyasi yönü olabileceği hiç aklıma gelmedi. Teknik açıdan bakıyordum olaya ve tek düşündüğüm şey, Bu havada uçuşa nasıl izin verildi sorusuna cevap bulmaktı.
Teknik heyetin çalışması bir ayı aşkın sürdü. Son çalışmayı Genelkurmay Karargâhında yaptık. Tespitlerimize göre idare yüzde 40 kusurluydu ve raporu bunun üzerine kurduk. En büyük oran buydu. Sonra diğer oranları sıraladık. Çok ayrıntılı olmuştu rapor.
Raporu yazdıktan 1 veya 1.5 ay sonra Genelkurmaya davet edildim. Rapor önümüze geldi, baktım değiştirmişler. İdari kusur oranını neredeyse sıfırlamışlar, yüzde 5e düşmüş. İtiraz ettim. Ancak masanın karşı tarafında duran 4 general (Bu isimlerden birisi daha sonra kuvvet komutanı oldu) sert bir ifadeyle Rapor bu, imzalayın dediler. Şok içindeydim.
Bu isteğe karşı çıktım. Bunun bir istek olmadığını emir olduğunu söylediler. Yutkundum ve Komutanım isterseniz rütbelerimi sökün, ama ben raporu bu şekilde imzalamam dedim. Çünkü önüme konan rapor bizim hazırladığımız rapor değildi, çok ciddi farklılıklar vardı. SONUÇ ve KARAR bölümlerini okudukça hayretim daha da arttı.
Karargâhta bulunduğum o süre içinde sert tartışmalar oldu. Üzerimde artık taşımayacağım kadar psikolojik baskı oluştu. Ben de Ancak bir şartla, şerh koyarak imzalarım dedim ve raporu o şekilde imzaladım. Eğer rapor değiştirilmemiş olsaydı o gün birçok komutanın görevden alınması gerekirdi. Ama maalesef o kişiler bir süre sonra tek tek terfi aldılar, orgeneral bile oldular. Ve sonuçta rapor değiştirilen son şekliyle dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Doğan Güreşe arz edildi.
Tarih 6 Ekim 2010... Ankara büromuzu telefonla arayan ve sekretere ismini vermek istemeyen bir kişi benimle görüşmek istediğini ifade ediyor. Telefonu bağladılar ve karşımdaki kişi söze, Mutlu Bey, ben emekli albayım. Ankara dışındayım. Bitlis Paşanın yaşadığı uçak kazasının öncesi ve sonrasına ilişkin çok ayrıntı biliyorum. Bitlis Paşayı adeta ölüme gönderdiler. Kaza raporu değiştirildi. Bu konuda size çok şey anlatabilirim. Adresimi yazın lütfen. Yarın uygunum diye başlıyor. Olabilir derken sesimdeki tereddütü sezmiş olacak ki ısrar ediyor:17 yıldır vicdan azabı ile duruyorum. Lütfen gelin görüşelim... 7 Ekim Perşembe günü ilk uçakla Ankara dışına çıkıp belirtilen adrese gidiyorum. 3.5 saat süren görüşme öncesinde emekli albayın, Üzerime gelirler, beni rahat bırakmazlar, eşinin de Bizi yaşatmazlar endişesi üzerine haberde isim kullanmamaya söz veriyorum. Benim Savcı bunları ihbar kabul eder, o zaman ne olacak sözüm üzerine ise emekli albay, Biz yargıya güveniyoruz karşılığını verdi. Görüşme sonrasında emekli albayın sarf ettiği, 17 yıllık yara yine kanadı ama bu defa huzurluyum sözleri ise, ya | | Samanyolu Haber Son Dakika 11.10.2010 | | | EşrefBitlisraporudeğiştirildimi?Eşref Bitlis raporu değiştirildi mi? |
|
| Sabah'ın manşeti Karargâhta yankılandı! | İnternet Haber | 01.09.2010 10:22 |  | | |
| 14:35 Savunma Bakanı Gönül de Genelkurmay'a gitti | Net Gazete | 06.08.2010 14:44 |  | | |
| GÖZLER TERFİLERDE | Türkiye Gazetesi | 02.08.2010 02:01 |  | | EN KRİTİK YÜKSEK ASKERÎ ŞÛRADA İKİNCİ GÜNBaşbakan Erdoğan başkanlığında dün başlayan Yüksek Askerî Şûra’da, 134 askerin terfi ve emekliliği görüşülecek. Bu isimler arasında Ergenekon, Kafes ve Balyoz planlarında adı geçen komutanlar da bulunuyor. TOPLANTIYA SALDIRAY BERK DE KATILDI Başbakan Erdoğan başkanlığında karargâhta yapılan toplantıya, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ile kuvvet ve ordu komutanları katıldı. Toplantıda “Erzincan Ergenekon Davası”nın bir numaralı sanığı Org. Saldıray Berk de yer aldı. > Haber Me ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 02.08.2010 | | | GÖZLERTERFİLERDEGÖZLER TERFİLERDE |
|
| Ahmet Altan daha fazla dayanamadı | Samanyolu Haber | 28.07.2010 14:57 |  | | İşte Taraf Gazetesi yazarı Ahmet Altanın bugünkü köşe yazısı...
Belli ki karargâhta yapılan acil toplantılarla, Başbakanla düzenlenen ?zirvelerle? Genelkurmay, Balyoz davasında sanık olan ?adamlarını? kurtarmaya çalışıyor.
Bunu ?silah arkadaşlarını? kurtarmak için yapıyor olabilirler.
Ordunun, ne kadar kaldığı belli olmayan ?prestijini? korumak için de yapıyor olabilirler.
Lakin ortada ?silah arkadaşlığını? ya da ?ordunun prestijini? aşan bir durum var.
Bu adamlar ?darbe? hazırlamaktan sanık.
Binlerce sayfalık darbe planları, sunumlar, konuşmalar, hazırlıklar, timler, krokiler var orta yerde.
?İsrail gibi sert önlemler almaktan?, ?ezmekten? bahseden konuşmalar var.
Bu konuşmaların gerçekliğini kabul eden beyanlar var.
Diyelim ki bu insanlar için dava açılmadı.
Yargı bu cesareti gösteremedi ve konu mahkemeye gelmedi.
Böyle bir durumda bile Genelkurmaya bu ?konuyu? araştırmak düşmez miydi?
İsnat edilen suç, darbe hazırlamak.
Darbe ?silahlı güçlerle? yapılır.
Genelkurmayın ?darbe hazırlamakla? suçlanan personelini, ?silahlı birliklerin? başında tutması mı yoksa bunları ?soruşturma? sonuçlanana kadar görevden alması mı gerekir?
Görevden almayı bırakın Genelkurmay bu ?sanıkların? bir kısmını terfi ettirebilmek için kıvranıyor.
O zaman bu ?sahte? belgeleri hazırlayanları yakalasın.
Sahte ya da gerçek, bu belgeler bir askerî grubun elinden çıkmış, bu kesin.
Sahte de olsalar, gerçek de olsalar, bunları hazırlayanlar ordunun içinde.
Üstelik bir de dönemin MİT başkanının bir gazeteciye söylediği ?Birinci Ordu darbe hazırlıyor? lafı orta yerde duruyor.
Neden Genelkurmay o görevliye ?bu lafların nereden kaynakladığını? sormuyor?
Ne diyor gerçekten bizim ordu?
Niye darbe sanıklarını kurtarmak için bu kadar hevesli?
?Görevden el çektirme? diye bir müessese yok mu orduda?
Bir general hangi suçu işlerse işlesin görevine devam mı eder, yoksa sadece ?darbe? suçuna bulaşanlar mı görevini sürdürme yetkisine sahiptir?
Genelkurmayın, Ergenekon Davasında bir numaralı sanık olan Üçüncü Ordu Komutanını korumak için de bin dereden su getirdiğini biliyoruz.
O Üçüncü Ordu Komutanı, kendisinin de sanık olduğu davanın duruşmasına gitmemiş onun yerine mahkeme binasının üzerinden uçaklar uçurmuştu.
Darbe ya da çete sanığının eline silahlı birlik verirseniz olacağı budur.
Yarın da askerî birlikler yürür mahkeme binalarının önünde.
Ciddi bir ordu, ciddi bir Genelkurmay, böyle ağır suçlamalar olduğunda, mahkemelerin sonuçlarını beklemeden sanıkları ?kenara çeker?, mahkeme devam ederken kendisi de soruşturmasını sürdürür.
İşin üstünü kapatmayı denemez.
Ama bizim Genelkurmay, ordu içindeki her suçu kapatmaya uğraşıyor.
Heron skandalının üstünü örtüyor, Dağlıca faciasını soruşturmuyor, ?kâğıt parçasını? savunuyor, topraktan çıkan silahlara ?boru? diyor.
Ve, bütün bunları yaparak kendisini ?suç ortağı? durumuna düşürüyor.
Sanığı ve ?suç ortağı? bu kadar bol olan bir ordunun disiplini de, ciddiyeti de kalmıyor, kendi karakollarını korumaktan aciz bir hale geliyor, baskına geleni ?kaçakçı?, ?kekik toplayanı? düşman sanıyor.
Baskın yiyen komutana madalya verip, çete sanığını terfi ettirmeye uğraşıyor.
Bu ordu değişmek ve gerçek bir ordu olmak zorunda.
Disiplini, ciddiyeti, hukuka saygıyı öğrenmek zorunda.
Bizim ordu bunu anladığında kendisi de rahatlayacak, Türkiye de rahatlayacak.
Eğer ordu bunu anlamamak için direnirse sonunda hayat ona bunu ?canını acıtarak? öğretecek.
AHMET ALTAN - TARAF | | Samanyolu Haber Son Dakika 28.07.2010 | | | AhmetAltandahafazladayanamadıAhmet Altan daha fazla dayanamadı |
|
| MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE - Albay Dursun Çiçek intihara zorlanıyor | Zaman | 15.07.2010 02:41 |  | | |
| MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE - Albay Dursun Çiçek intihara zorlanıyor | Zaman | 15.07.2010 02:05 |  | | |
| 'Kafes' davası yarın başlıyor | Samanyolu Haber | 14.06.2010 10:29 |  | | Kafes davası yarın başlıyor, birleştirme talebi görüşülecek. Kafes operasyonu eylem planında Eski Kuzey Deniz Saha Komutanı emekli Koramiral Ahmet Feyyaz Öğütçü, Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Kadir Sağdıç, Ergenekon terör örgütüyle bağlantılı olarak planı hayata geçirmekle suçlanıyor.
Kafes operasyonu eylem planı davası yarın başlıyor. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek davanın 65 sayfalık iddianamesinde, 33 sanık yer alıyor.
Eski Kuzey Deniz Saha Komutanı emekli Koramiral Ahmet Feyyaz Öğütçü, Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Kadir Sağdıç ve Tuğamiral Mehmet Fatih İlğarın Ergenekon silahlı terör örgütüyle doğrudan bağlantılı olarak Kafes operasyonu eylem planını hayata geçirmek üzere faaliyet yürüten yasa dışı örgütlenmede danışma kurulu adı altında emir ve komuta yetkisini haiz örgüt mensubu oldukları belirtiliyor. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, savcılığın Poyrazköyde ele geçirilen mühimmatla ilgili dava ile bu davanın birleştirilmesi yönündeki talebini duruşmada karara bağlaması bekleniyor.
Kafes operasyonu eylem planı, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan emekli Binbaşı Levent Bektaşın ofisinde ele geçirilen bir film CDsinde şifrelenmiş olarak bulunmuştu. Kafes planında gayrimüslimlere yönelik suikast yapılması ve suçun muhafazakâr kesimlere atılması öngörülüyordu. Altındaki imza ise Poyrazköy soruşturması kapsamında tutuklanan Yarbay Ercan Kireçtepeye aitti. Beş aşamalı plana göre, önce gayrimüslimler üzerinde korkutucu propaganda icra edilecekti.
Tanınmış bazı isimler kaçırılarak öldürülecek ve bundan hükümet sorumlu tutulacaktı. Bu arada, AK Parti üzerindeki iç ve dış toplumun baskısı artırılacaktı. Bütün bunların amacı ise AK Partinin kamuoyunun da desteğiyle iktidardan indirilmesiydi. Korkunç plandan bazı ayrıntılar şöyle: Adalar bölgesindeki çeşitli mahallelerde bomba patlatılacak.
Azınlık haklarını hararetle savunma konusunda ön plana çıkmış kişi/kişilere suikast düzenlenecek. Adalarda vapur seferi düzenlenen iskelelerde bombalı eylemler düzenlenecek. Tanınmış gayrimüslim işadamı ve sanatçılardan belirlenen bir ya da birkaçı kaçırılacak. Gayrimüslim nüfusun yoğun bulunduğu bölgelerde sık aralıklarla araç, ev ve işyeri kundaklanacak. İstanbul ve İzmir gibi gayrimüslimlerin yoğun olarak yaşadığı illerde de benzeri eylemler yapılacak. İcra edilen sabotaj, adam kaçırma, suikast eylemleri özel plan hücre lideriyle kurulacak koordineyi müteakip, belirlenecek irticai örgütler adına üstlenilecektir. Kafes operasyonu özel operasyon gücü komutanı tarafından sevk ve idare edilecektir. Özel operasyon gücü komutanı ana karargâhta bulunacaktır.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 14.06.2010 | | | KafesdavasıyarınbaşlıyorKafes davası yarın başlıyor |
|
| Başbuğ, Baykal ve demokrasi | Radikal | 18.03.2010 01:11 |  | | | Genelkurmay Başkanı Org. Başbuğ, uzun süre suratı asık, canı sıkkın bekledikten sonra müthiş bir medya atağına girişti. Tirajı büyük gazetelerin genel yayın yönetmenlerini karargâhta ağırlamalar, terör konferansı vesilesiyle düzenlenen kokteylde basın-yayın mensuplarına sempatik görüntüler vermeler... - HASAN CELAL GÜZEL | | Radikal Köşe Yazıları 18.03.2010 | | | BaşbuğBaykalvedemokrasi Başbuğ Baykal ve demokrasi |
|
| Karadayı'dan hain yaftası | Samanyolu Haber | 08.03.2010 07:17 |  | | Birçok subayın fişlenerek ordudan atıldığı 28 Şubat sürecinde, irticayla mücadelenin tehdit algılanmasında PKK terörünün bile önüne geçtiği, dönemin Genelkurmay Başkanı tarafından bizzat dile getirilmiş. 20 Haziran 1997 tarihli ve dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayının imzasını taşıyan belgede, Laik ve demokratik Türkiye Cumhuriyetinin doğrudan bekasına yönelik ve tehdit değerlendirmesinde 1. önceliği alan iticai faaliyetlere karşı bütün personel gerekli hassasiyeti ve dikkati göstermek mecburiyetindedir ifadelerine yer veriliyor. Bazı komutanlıklara ve Milli Savunma Bakanlığına gönderilen yazıda, o günlerde ordudan ihraç edilen ve takip edilen subaylar ise hain olarak yaftalanmış: Devletin bütün kademelerine sızan irticai kesim, karşısında en büyük engel olarak TSKyı görmekte ve TSKya sızabilmek için her çareyi denemekte, her imkânı kullanmaktadır. Demokrasiye gönülden inanan, laik cumhuriyeti ve Atatürk ilkelerini korumaya and içmiş TSK mensupları içlerine sızma gayretinde olan bu hainlere karşı son derece dikkatli ve hassas olmak mecburiyetindedir.
Belgede, Karadayının irticacı olarak tanımladığı TSK personeline karşı müsamaha gösteren komutanlara da gözdağı verilmiş: Islah olmaz duruma girenler, tarikatlara üye olanlar, fiilen irticai faaliyetler içinde aktif rol oynayanlar hakkında derhal ayırma işlemlerine başlanılacak ve bu konuda en küçük bir müsamaha gösterilmeyecek, zafiyet gösteren komutan ve amirler hakkında da gerekli yasal işlem yapılacaktır.
KarargÂhta yedek subaylara görev verilmeyecek
Sızma iddiaları, o dönemde de gündemdeymiş: TSKnın bünyesinde kalması gereken önemli ve gizli konular, komutanlıklarca yeterli İKK tedbirleri alınamaması ve özellikle büyük karargahlarda personel güvenliğine gereken titizliğin tam olarak gösterilememesi nedenleriyle, basına ve yetkisiz kişilere sızdırılmakta, böylece birçok hassas konu art niyetli kişi, kuruluş ve organlarca TSK aleyhine istismar edilmektedir.
Sızmaları önlemek için başvurulacak tedbirler ise şöyle sıralanmış: Her seviyede birlik komutanı, Kh. ve kurum amirliklerince gizliliğe riayet ve İKK tedbirleri bir kez daha gözden geçirilecek, güvenlik soruşturmaları tam olarak yapılacak, bilmesi gereken prensibi daima göz önünde tutulacak ve özellikle büyük karargahlarda profesyonel olmayan Yd.Sb., erbaş ve erlere zorunlu olmadıkça görev verilemeyecektir. ZAMAN | | Samanyolu Haber Son Dakika 08.03.2010 | | | KaradayıdanhainyaftasıKaradayıdan hain yaftası |
|
| Karargâhta İmha Suç Delili | Taraf Gazetesi | 05.03.2010 20:05 |  | | |
| TÜRKİYE AYAĞA KALKACAK | Samanyolu Haber | 27.02.2010 23:59 |  | | Yüksek yargının karargâhta brifing aldığı, yayın toplantılarına askerlerin girdiği, gazetecilerin andıçlandığı 28 Şubat postmodern darbesi 13üncü yılını dolduruyor. 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubatın yıldönümünde darbe karşıtı büyük bir gösteri yürüyüşü yapacak.
Türkiye, Kafes, İrtica Eylem Planı ve Balyoz darbe planlarıyla hesaplaşırken 28 Şubat postmodern darbesi 13üncü yılını dolduruyor. Yüksek yargının karargahta brifing aldığı, yayın toplantılarına askerlerin girdiği, gazetecilerin andıçlandığı 28 Şubatın bin yıl süreceği iddia edilmişti. Üniversitelerde başörtüsü krizlerinin yaşandığı, sahte cemaat liderlerinin cübbelerle sokaklarda dolaştırıldığı postmodern darbe, bu yıl çeşitli gösterilerle protesto edilecek.
İstanbulda 70 Milyon Adım Koalisyonu ve Sivil Dayanışma Platformu 28 Şubat Pazar günü Taksim Tünelde başlayıp Meydanda sona erecek bir protesto yürüyüşü düzenliyor. 15.00te başlayacak yürüyüş, Erken Final: Bin Yılın Sonu başlığını taşıyor. 70 Milyon Adım Koalisyonunun Ordunun, medyanın, yüksek mahkemelerin ve dev anası sivil olmayan toplum kuruluşlarının el ele vererek gerçekleştirdiği dünyanın en ahlaksız postmodern darbesi diye nitelediği 28 Şubatın yıldönümünde protestocular şöyle seslenecek: 28 Şubat bin yıl sürecek diyenlere/Bin yıl sürmesi için toprak altında vatandaşına atılmak üzere bomba saklayanlara/Bin yıl sürmesi için alçakça eylem planları hazırlayanlara/Bin yıl sürmesi için kalan son hukuk kırıntılarını da hiçe sayıp yargı darbesi yapanlara/Bin yıl sürmesi için çocukların üniversite puanlarına göz dikenlere/28 Şubatın bin yıl sürmeyeceğini söyleme zamanı geldi!/Pardon ama artık sizin bu saçmalıklarınızı çekemeyeceğiz.
70 Milyon Adım Koalisyonundan Şenol Karakaş, ortaya çıkan darbe planlarının, durduran olmazsa 28 Şubatın etkisinin bin yıl süreceğini gösterdiğini söylüyor. Ya biz kazanacağız ya da darbeciler kazanacak. Arada durmanın imkanı kalmadı. diyen Karakaş, Genelkurmayda gerçekleşen toplantıları da hayra yormuyor: Askerlerin, sivil siyasetten bağımsız olarak bir toplantı yapmaya hakları yoktur. Çünkü Türkiye, Deniz Baykalın uydurduğu gibi işgal altında değil. Bu toplantılarla üst düzey komutanların alınmasını engellemek istiyorlar. Meclise, hukuka baskı yapıyorlar, pazarlık gücü oluşturmak istiyorlar. Askeri memurların pazarlık gücünün olmaması gerekir. Karakaş, Balyoz soruşturması, HSYK ve Danıştay kararları nedeniyle pazar günkü yürüyüşe katılımın öncekilerden fazla olmasını bekliyor.
28 Şubatı protesto eden kuruluşlardan biri de Özgür-Der. Postmodern darbenin yıldönümünde 13.00te Beyazıt Meydanında bildiri okuyacak olan derneğin Genel Başkanı Rıdvan Kaya, 28 Şubat darbecileri ve tüm darbeciler sadece tankla iş görmüyor. Medyayı da kullanarak propaganda yapıyorlar. Halk bu konuda ciddi bir irade kullanırsa yaptırmayız, izin vermeyiz demeleri de bir anlam ifade etmez. diyor. | | Samanyolu Haber Son Dakika 27.02.2010 | | | TÜRKİYEAYAĞAKALKACAKTÜRKİYE AYAĞA KALKACAK |
|
| 28 Şubat'ta sokaklarda 'Darbelere hayır' sesleri yankılanacak | Zaman | 27.02.2010 11:19 |  | | |
| ERKEN FİNAL: BİN YILIN SONU | Samanyolu Haber | 27.02.2010 08:12 |  | | Bin yıl sürecek denilen 28 Şubatın yıl dönümünde ERKEN FİNAL: BİN YILIN SONU EYLEMİ Yüksek yargının karargâhta brifing aldığı, yayın toplantılarına askerlerin girdiği, gazetecilerin andıçlandığı 28 Şubat postmodern darbesi 13üncü yılını dolduruyor. 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubatın yıldönümünde darbe karşıtı büyük bir gösteri yürüyüşü yapacak.
28 ŞUBAT PROTESTO EDİLECEK
Türkiye, Kafes, İrtica Eylem Planı ve Balyoz darbe planlarıyla hesaplaşırken 28 Şubat postmodern darbesi 13üncü yılını dolduruyor. Yüksek yargının karargahta brifing aldığı, yayın toplantılarına askerlerin girdiği, gazetecilerin andıçlandığı 28 Şubatın bin yıl süreceği iddia edilmişti. Üniversitelerde başörtüsü krizlerinin yaşandığı, sahte cemaat liderlerinin cübbelerle sokaklarda dolaştırıldığı postmodern darbe, bu yıl çeşitli gösterilerle protesto edilecek.
ERKEN FİNAL: BİN YILIN SONU
İstanbulda 70 Milyon Adım Koalisyonu ve Sivil Dayanışma Platformu 28 Şubat Pazar günü Taksim Tünelde başlayıp Meydanda sona erecek bir protesto yürüyüşü düzenliyor. 15.00te başlayacak yürüyüş, Erken Final: Bin Yılın Sonu başlığını taşıyor. 70 Milyon Adım Koalisyonunun Ordunun, medyanın, yüksek mahkemelerin ve dev anası sivil olmayan toplum kuruluşlarının el ele vererek gerçekleştirdiği dünyanın en ahlaksız postmodern darbesi diye nitelediği 28 Şubatın yıldönümünde protestocular şöyle seslenecek: 28 Şubat bin yıl sürecek diyenlere/Bin yıl sürmesi için toprak altında vatandaşına atılmak üzere bomba saklayanlara/Bin yıl sürmesi için alçakça eylem planları hazırlayanlara/Bin yıl sürmesi için kalan son hukuk kırıntılarını da hiçe sayıp yargı darbesi yapanlara/Bin yıl sürmesi için çocukların üniversite puanlarına göz dikenlere/28 Şubatın bin yıl sürmeyeceğini söyleme zamanı geldi!/Pardon ama artık sizin bu saçmalıklarınızı çekemeyeceğiz.
YA BİZ KAZANACAĞIZ YA DARBELER
70 Milyon Adım Koalisyonundan Şenol Karakaş, ortaya çıkan darbe planlarının, durduran olmazsa 28 Şubatın etkisinin bin yıl süreceğini gösterdiğini söylüyor. Ya biz kazanacağız ya da darbeciler kazanacak. Arada durmanın imkanı kalmadı. diyen Karakaş, Genelkurmayda gerçekleşen toplantıları da hayra yormuyor: Askerlerin, sivil siyasetten bağımsız olarak bir toplantı yapmaya hakları yoktur. Çünkü Türkiye, Deniz Baykalın uydurduğu gibi işgal altında değil. Bu toplantılarla üst düzey komutanların alınmasını engellemek istiyorlar. Meclise, hukuka baskı yapıyorlar, pazarlık gücü oluşturmak istiyorlar. Askeri memurların pazarlık gücünün olmaması gerekir. Karakaş, Balyoz soruşturması, HSYK ve Danıştay kararları nedeniyle pazar günkü yürüyüşe katılımın öncekilerden fazla olmasını bekliyor.
28 Şubatı protesto eden kuruluşlardan biri de Özgür-Der. Postmodern darbenin yıldönümünde 13.00te Beyazıt Meydanında bildiri okuyacak olan derneğin Genel Başkanı Rıdvan Kaya, 28 Şubat darbecileri ve tüm darbeciler sadece tankla iş görmüyor. Medyayı da kullanarak propaganda yapıyorlar. Halk bu konuda ciddi bir irade kullanırsa yaptırmayız, izin vermeyiz demeleri de bir anlam ifade etmez. diyor.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 27.02.2010 | | | ERKENFİNALBİNYILINSONUERKEN FİNAL BİN YILIN SONU |
|
| 28 Şubat'ta sokaklarda 'Darbelere hayır' sesleri yankılanacak | Zaman | 27.02.2010 01:54 |  | | |
|
| |