koştuğumuz | |
|
| Aşk ve ilişki | Posta | 09.05.2012 12:26 |  | |
dediğimiz; daha tanımadan etkilendiğimiz, önce görsel, sonra işitsel tutkumuz. Belki tensel uyumumuz. Bir heyecan, bir hevesle yanına koştuğumuz Bırakın tartışmayı, bir laf etmeye, incitmeye, kaybetmeye korktuğumuz
Ardından ilişkiye çevirdiğimiz; heyecanı unuttuğumuz, yanımızdakini sahiplenip, hamur gibi yoğurduğumuz ya da en azından öyle umduğumuz
Zamanla yorduğumuz; her yeri karıştırıp durduğumuz, araştırıp, soruşturup her şeye burnumuzu soktuğumuz, sonunda hem kendimizi hem de onu bunalıma soktuğumuz
Ve alıştığımız, tartışırken canına okuduğumuz, neredeyse düşmanı o... | | Posta Toplum Yaşam 09.05.2012 | | | AşkveilişkiAşk ve ilişki |
|
| Aşk ve ilişki | Posta | 09.05.2012 11:52 |  | |
dediğimiz; daha tanımadan etkilendiğimiz, önce görsel, sonra işitsel tutkumuz. Belki tensel uyumumuz. Bir heyecan, bir hevesle yanına koştuğumuz Bırakın tartışmayı, bir laf etmeye, incitmeye, kaybetmeye korktuğumuz
Ardından ilişkiye çevirdiğimiz; heyecanı unuttuğumuz, yanımızdakini sahiplenip, hamur gibi yoğurduğumuz ya da en azından öyle umduğumuz
Zamanla yorduğumuz; her yeri karıştırıp durduğumuz, araştırıp, soruşturup her şeye burnumuzu soktuğumuz, sonunda hem kendimizi hem de onu bunalıma soktuğumuz
Ve alıştığımız, tartışırken canına okuduğumuz, neredeyse düşmanı o... | | Posta Köşe Yazıları 09.05.2012 | | | AşkveilişkiAşk ve ilişki |
|
| Aşk ve ilişki | Posta | 09.05.2012 11:52 |  | |
dediğimiz; daha tanımadan etkilendiğimiz, önce görsel, sonra işitsel tutkumuz. Belki tensel uyumumuz. Bir heyecan, bir hevesle yanına koştuğumuz Bırakın tartışmayı, bir laf etmeye, incitmeye, kaybetmeye korktuğumuz
Ardından ilişkiye çevirdiğimiz; heyecanı unuttuğumuz, yanımızdakini sahiplenip, hamur gibi yoğurduğumuz ya da en azından öyle umduğumuz
Zamanla yorduğumuz; her yeri karıştırıp durduğumuz, araştırıp, soruşturup her şeye burnumuzu soktuğumuz, sonunda hem kendimizi hem de onu bunalıma soktuğumuz
Ve alıştığımız, tartışırken canına okuduğumuz, neredeyse düşmanı o... | | Posta Son Dakika 09.05.2012 | | | AşkveilişkiAşk ve ilişki |
|
| 'Zorla güzellik' | Posta | 28.01.2012 15:52 |  | | Kenter Tiyatrosu, 2008 yılında yazılan ve tüm dünyada büyük ilgi gören Neil Labutenin “Zorla Güzellik” adlı oyununu Türkiyede ilk kez sahneliyor
Belki de güzellik diye birşey yok.
Belki de güzellik bir efsane, toplumsal bir dayatma, başımızı döndüren bir büyü.
Peşinde koştuğumuz, gerçek olmayan bu şey pek çoğumuzu kalıcı ilişkiler kurmaktan, hedeflerimizden ve olgunlaşmaktan alıkoyuyor.
Güzellik uğruna şekilden şekile giriyoruz.
Söyleyemediklerimiz yüzünden samimi ve net olamıyoruz.
Bu yüzden kendimizi yalanların, ihanetin, aldatmanın ve büyük bir komedinin içinde buluyoruz.
Zorla Güzellik, Neil Labuteun güzellik üzerine yazdığı üçlemenin sonuncusu.
Çarpıcı, sert, hızlı ve komik dialoglarıy... | | Posta Toplum Yaşam 28.01.2012 | | | ZorlagüzellikZorla güzellik |
|
| 'Zorla güzellik' | Posta | 28.01.2012 15:13 |  | | | Kenter Tiyatrosu, 2008 yılında yazılan ve tüm dünyada büyük ilgi gören Neil Labutenin “Zorla Güzellik” adlı oyununu Türkiyede ilk kez sahneliyor
Belki de güzellik diye birşey yok.
Belki de güzellik bir efsane, toplumsal bir dayatma, başımızı döndüren bir büyü.
Peşinde koştuğumuz, gerçek olmayan bu şey pek çoğumuzu kalıcı ilişkiler kurmaktan, hedeflerimizden ve olgunlaşmaktan alıkoyuyor.
Güzellik uğruna şekilden şekile giriyoruz.
Söyleyemediklerimiz yüzünden samimi ve net olamıyoruz.
Bu yüzden kendimizi yalanların, ihanetin, aldatmanın ve büyük bir komedinin içinde buluyoruz.
Zorla Güzellik, Neil Labuteun güzellik üzerine yazdığı üçlemenin sonuncusu.
Çarpıcı, sert, hızlı ve komik dialoglarıy... | | Posta Son Dakika 28.01.2012 | | | ZorlagüzellikZorla güzellik |
|
| Aziz Yıldırım'dan yeni yıl mesajı | Samanyolu Haber | 31.12.2011 19:21 |  | | Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırımın yeni yıl mesajı sarı-lacivertli kulü... Şike iddialarına yönelik soruşturma kapsamında tutuklu olan Başkan Aziz Yıldırım, internet sitesinde yer alan açıklamasında, Değerli Fenerbahçe ailesinin yeni yılını en içten dileklerimle kutlar, 2012 yılının hep birlikte başarılara koştuğumuz,... | | Samanyolu Haber Son Dakika 31.12.2011 | | | AzizYıldırımdanyeniyılmesajıAziz Yıldırımdan yeni yıl mesajı |
|
| Suriye'deki Karışıklık Akdeniz'i Vurdu | Haber3 | 02.12.2011 18:27 |  | | | Akdeniz Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Aymen, Mısır, Libya, Suriye gibi ülkelerde yaşanan ve Arap Baharı olarak isimlendirilen süreç, maalesef büyük bir iştahla koştuğumuz 2023te 500 milyar dolarlı | | Haber3 Son Dakika 02.12.2011 | | | SuriyedekiKarışıklıkAkdeniziVurduSuriyedeki Karışıklık Akdenizi Vurdu |
|
| KRİZ! (4): Batı düzeni çöküyor, insanlık krizde | Milli Gazete | 08.08.2011 12:40 |  | | | Bugünkü ekonomi okumalarımın ilk özeti şöyle: Avrupa çöküyor, dünya panikte...
Çökmekte olan yaşlı Avrupa neresi? Kapitalizmin doğup büyüdüğü ve dünyaya yayıldığı yer.. Komünizmin/sosyalizmin doğup yetmiş yılda battığı yer.. Kapitalizm şimdilerde ABD (vahşi, vampir, katil ve haçlı zihniyetli Batının temsilcisi) ve doların (hiçbir karşılığı olmayan paranın) himayesine dayanarak ayakta kalabilme mücadelesi veriyor ama bu ABD ve bu dolar ile nereye kadar?!. Bir hatırlatma: Bir zamanlar biz hasta adam idik ve bir müddet sonra -bu köşede defalarca yazdığım sebeplerden dolayı- altı asırlık koca imparatorluğumuzla çöktük... Şimdi yaşlı Avrupaya hasta adam diyorlar ama çöken aile müessesesi ve giderek yaşlanan nüfusu ile bir müddet sonra bu kıtadaki ülkelerde hasta adam da kalmayacak!.. İşte, elli yıldan beri peşinde koştuğumuz... On yıldır zinası dahil her şeyimizi benzetmeye ve kanunlaştırmaya çabaladığımız... Son olarak kara sevdamızın nişanesi olarak uğruna özel bakanlık bile kurup bakan atadığımız (61. TC Hükümeti AB Bakanı Egemen Bağış) ama bir türlü içine dahil olamadığımız işte bu yaşlı Avrupa (AB) çöküyor... Yukarıda dolar demişken, burada avroya bir bakalım: Halk koca Avrupa Birliğinin avroyu bırakıp minik İsviçrenin frankına doğru kaçmaya başlamış!.. Meselenin vahametini anlamak için çok uzaklara bakmaya gerek yok; iflas eden ve batan kapı komşumuz Yunanistanın (ve Kıbrıstaki Rumların) durumu ortada... Bitmedi, sırada İtalya, İspanya ve diğer AB ülkeleri var... Dünkü sözünü ettiğim haber başlıkları neydi, hatırlayalım: Panik var, piyasalar tepetaklak!. ABD Borsası çöktü, dünyayı vurdu.. ABDden sonra Asya borsaları da çöktü.. DowJonesun (ABD) çöküşü İMKByi (İstanbul) vurdu... Bugünün (dünün) hülasası: FAİZLİ ZALİM DÜZENde sürekli KRİZ/ler ve ÇÖKÜŞLER vardır... Bugünün hülasası: Avrupa çöküyor, dünya panikte; Batının düzeni çöküyor, insanlık krizde... ... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 08.08.2011 | | | KRİZ(4)BatıdüzeniçöküyorinsanlıkkrizdeKRİZ (4) Batı düzeni çöküyor insanlık krizde |
|
| Kendini bilmek | Milli Gazete | 16.06.2011 18:16 |  | | | Mutluluğu ya, çevremizdeki insanlarda ya da sahip olduğumuz maddiyatta ararız.
Dışarıdan esen bir rüzgar sanırız mutluluğu. O yüzden idealize ettiğimiz insanların peşinde koşar ve onların bizi onaylamasını, iyi şeyler söylemesini bekleriz. Kendimiz olmayı unutur ve kendimizden kaçarız. Oysa ne peşinde koştuğumuz insanlar ne de hayatımızı tükettiğimiz araçlar bize istediğimizi veremez ve aradığımız huzura bir türlü ulaşamayız. Peki ne yapmalıyız? Her şeyden önce varlığımızın ve varoluşsal gerçeğimizin farkına varmalıyız. Bu da, ancak kişinin kendisinin farkına varması, iyi kötü yönleriyle kendini bilmesi kötü taraflarını iyileştirmeye çalışması ve kendisiyle barışık olmasıyla mümkündür. Yani kişi kendisini olumlu ve olumsuz taraflarıyla tanımalı ve bu konuda farkındalık kazanmalıdır. Çünkü kendilerine ilişkin farkındalığı olmayanlar, kendilerini kusursuz, yeterli, güçlü görürler ve hatalarını düzeltme şansları olmaz. Oysa kişi kendini tanıdığında, güçlü ve güçsüz taraflarını bilir ve hayatta mutlu olmayı başarır. Bunun için özdenetim şart. Bu konuda kişi olumlu ve olumsuz taraflarını liste yapabilir ve olumsuz taraflarını iyileştirmek için çaba gösterebilir.... devamı | | Milli Gazete Toplum Yaşam 16.06.2011 | | | KendinibilmekKendini bilmek |
|
| 6 puanlık bir maç | Samanyolu Haber | 11.03.2011 13:06 |  | | Süper Ligde Cumartesi günü Eskişehirsporu konuk edecek İstanbul Büyükşehir Belediyesporda tek hedef galibiyet. İstanbul Büyükşehir Belediyespor Kulübü Futbol Şube Sorumlusu Kamil Dizar, yarın Eskişehirspor ile çok önemli bir maça çıkacaklarını vurgularken, Eskişehirsporu çok önemsiyoruz. Umarım kazanan taraf biz oluruz dedi.
Eskişehirspor için, Aynı hedefe beraber koştuğumuz bir ekip ifadesini kullanan Dizar, İyi futbol oynuyorlar. Onların amacı da kazanmak. Ama bizim olmazsa olmazımız da yine galip gelmek. İyi bir maç olacağını düşünüyorum. Ligde biz 34, Eskişehirspor ise 35 puanda. İki ekip için de 6 puanlık bir maç. Ligin üst grubunda tutunmak istiyoruz ve bu açıdan mücadele büyük bir anlam taşıyor diye konuştu.
Takımın stoperleri Barbosa ve Viniciusun sakat, Metin Depenin ise kırmızı kart cezalısı olduğunu hatırlatan Dizar, Önemli sakatlıklarımız var ama biz böyle oynamaya da alıştık şeklinde konuştu.
Atatürk Olimpiyat Stadında saat 16.00da başlayacak İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Eskişehirspor maçını hakem Suat Arslanboğa yönetecek.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 11.03.2011 | | | 6puanlıkbirmaç6 puanlık bir maç |
|
| Medyaya bilerek yalan söylüyorlar | Samanyolu Haber | 09.03.2011 08:00 |  | | Medyadaki bazı haber ve yazılarda ortaya atılan bir kısım bilgilerin yalan olduğu ortaya çıktı.
MUSTAFA GÜRLEK - ZAMAN
Ergenekon kapsamında Oda TV ile başlayan yargı operasyonları, bazı gazetecilerin tutuklanmasıyla sonuçlanırken, iki haftadır yürütülen kamuoyunu yanıltma girişimleri dikkat çekti.
Medyadaki bazı haber ve yazılarda ortaya atılan bir kısım bilgilerin yalan olduğu ortaya çıktı.En bariz örneği Darbe Günlüklerinin yayımlandığı Nokta Dergisinin eski Genel Yayın Yönetmeni Alper Görmüş açıkladı.
Görmüş, Günlükleri ortaya çıkaran gazeteci diye lanse edilen tutuklu Ahmet Şıkın, söz konusu haberle hiçbir ilgisinin bulunmadığını vurguladı. Dün Taraftaki yazısında Görmüş, Haberi ben yazdım. Ahmet günlükleri, dergide yayımlandıktan sonra gördü. dedi. Tutuklanan Nedim Şenerin Oda TVnin sahibi Soner Yalçını tanımadığına dair ifadeler de yalanlar arasına girdi.
Teknik takibe takılan Şenerin Yalçınla görüştüğü, gözlerinden öpüyorum diyecek kadar samimi olduğu belirlendi. Bir başka yalan MİT Müsteşarı Hakan Fidanla ilgiliydi. Oda TV, müsteşarın kardeşi Mustafa Fidan cemaat mensubu şeklinde yayın yaptı. Ancak MİTin açıklaması, yalanın boyutunu gösterdi: Müsteşarımızın ne Amerikada yaşayan ne de Mustafa isimli bir kardeşi var.
Oda TV 11 Kasım 2010 tarihinde MİT Müsteşarı Hakan Fidanın kardeşi Mustafa Fidanın cemaat mensubu olduğuna dair haber yayınladı. Yalçının bu bilgiyi Ergenekon soruşturması kapsamında aranan MİT mensubu Kaşif Kozinoğlundan aldığı ortaya çıktı. MİT ise internet sitesinde haberi yalanladı. Açıklamada, Sayın müsteşarımızın ne ABDde yaşayan ne de Mustafa isimli erkek kardeşi vardır. Erkek kardeşi ise hayatı boyunca hiç yurtdışında bulunmamıştır. dendi.
Ahmet Şıka ait İmamın Ordusu isimli kitabın bir nüshası Oda TVde ele geçti. Şık, kitabın oraya nasıl gittiğini bilmediğini söyledi. Ancak 25 Şubat 2011 tarihinde X şahısla telefon görüşmesi yapan Şık, Kitabın yanılmıyorsam üç ay önceki hali filan. diyor.
Soner Yalçın ve avukatları Oda TVdeki bilgisayarlarda bulunan bazı dosyaların virüsle yüklendiğini savunmuştu. Soner Yalçın ile avukatları bilgisayarlarda bulunan bazı belgelerin virüs yoluyla yüklendiğini ileri sürmüştü. Ancak söz konusu dosyaları ilk kaydeden kişinin Soner Yalçın olduğu belirlendi. Oda TVde el konulan bir harddiskten çıkan Nedim isimli belgede Nedimin emniyet bağlantıları önemli, irtibatlarını devam ettirsin. yazıyordu. Bu word dosyasının 09.08.2010 tarihinde Soner isimli kullanıcı tarafından oluşturulduğu, bu kullanıcının da Soner Yalçın olduğu tespit edildi. Sabri Uzun isimli Uzunun imzasıyla yazılması planlanan kitapla alakalı belgede de Sabrinin kitap konusunda çekincesi var ikna etmeye çalışalım, kitabı seçimden önce yetişmeli. Nedim, Ahmet Şıkla bu konuda görüşsün. (...) Nedimi kutlarım. Ahmeti çalıştırsın... yazıyordu. Bu belge de 20.12.2010 günü saat 11.29da Soner adlı kullanıcı tarafından oluşturulmuştu.
TANIMADIĞI YALÇINI GÖZLERİNDEN ÖPMÜŞ
Mahkemece tutuklanan Nedim Şener, sorgusunun ilk bölümünde Soner Yalçını tanımadığını söyledi. Ancak Şenerin mahkeme kararıyla yapılan dinlemelerinden Yalçın ile görüştüğü tespit edildi. Şenerin Yalçına gözlerinden öpüyorum diyecek samimiyette olduğu belirlendi. Savcılık sorgusunda Soner Yalçını tanımadığını söyleyen Şenerin Yalçın ile telefon görüşmesi teknik takibe takıldı. Şener, Yalçın ile yaptığı görüşmeyi Gözlerinden öpüyorum. cümlesi ile bitirdi.
Hanefi Avcı için En zayıf haber kaynağım, birkaç kez ziyaret ettim. diyen Şener, CHP eski milletvekili İlhan Kesici ile 27 Şubat 2011 tarihinde yaptığı görüşmede ... Edirnedeyken, Eskişehirdeyken Hanefi Avcı boş durmayan bir adam, gittiği yerde bir operasyon yapıp onunla ilgili haber peşinde koştuğumuz adamlardan biridir... diyerek Avcı ile olan ilişkisini ortaya koydu.
Nedim Şener gözaltına alınabileceğini tahmin ederek evinde bulunan bilgisayar ve CD gibi materyalleri yok etti. Şener, CHP eski milletvekili İlhan Kesici ile yaptığı telefon görüşmesinde muhtemel bir polis baskınına karşı evindeki bilgisayar, CD ve flash bellek gibi materyalleri ortadan kaldırdığını anlattı. Sorgusunda, İllegal bir faaliyetiniz yok, neden bunları yok ettiniz? şeklindeki soruya, çocuğunu bahane gösterdi. Eve iş getirmediğini anlatan Şener, evde çocuğu ile ilgilenmekten çalışmaya fırsat bulamadığını söyledi.
Şener, savcılık sorgusunda eşinin ameliyatı hakkında da bilgi sorulduğunu iddia etti. Ancak Şenere kesinlikle eşinin hastalığı ve ameliyatı ile ilgili soru sorulmadığı öğrenildi. Milliyet gazetesi Nedim Şenerin 2 yıl dinlendiğine dair haber yayımladı. Ancak savcılık ve emniyet bilgilerine göre mahkeme kararıyla yapılan dinleme süresi sadece 6 ay 8 gün. | | Samanyolu Haber Son Dakika 09.03.2011 | | | MedyayabilerekyalansöylüyorlarMedyaya bilerek yalan söylüyorlar |
|
| Mutluluğun yaşı 50 mi? | Zaman | 29.01.2011 01:59 |  | | |
| Kafa karıştıran NATO | Milli Gazete | 30.12.2010 12:14 |  | | | Hamaset ve duygusallığın ağır bastığı bir coğrafyada yaşıyoruz. Bu coğrafyada yaşayan insanlardan fevri hareketler beklenebilir ancak, bunların kişisel bazda olanları makul görülebilir. Devlet ve millet hayatındaki kararlarda hamasete ve duygusallığa yer yoktur.
İşte; dün, Sovyetler bizim için büyük bir tehditti, etrafımız düşmanlarla çevrili idi; zaten o tehditler bizi NATOya girmeye mecbur kılmıştı. Şimdilerde ise, ne Rusya tehdit ve ne de komşularımız... Ne işimiz var NATOda? Bu gibi düşünceler söylenip yazılmaya başlandı. Hatta daha da ileri giderek; NATOda nimet-külfet dengesizliğinden dem vurarak; NATO ülkesi olmamıza rağmen, bölücü örgütle yürüttüğümüz savaşta yalnız bırakıldığımız ve en son Mavi Marmara gemimiz İsrail tarafından baskına uğratıldığında yalnız bırakıldığımız; oysa, Türkiyeye bir görev düştüğünde (Afganistan, Somali, Lübnan, Kosova, Kore vb.) en önde koştuğumuz dillendiriliyor.... devamı | | Milli Gazete Medya 30.12.2010 | | | KafakarıştıranNATOKafa karıştıran NATO |
|
| Kafa karıştıran NATO | Milli Gazete | 30.12.2010 12:04 |  | | | Hamaset ve duygusallığın ağır bastığı bir coğrafyada yaşıyoruz. Bu coğrafyada yaşayan insanlardan fevri hareketler beklenebilir ancak, bunların kişisel bazda olanları makul görülebilir. Devlet ve millet hayatındaki kararlarda hamasete ve duygusallığa yer yoktur.
İşte; dün, Sovyetler bizim için büyük bir tehditti, etrafımız düşmanlarla çevrili idi; zaten o tehditler bizi NATOya girmeye mecbur kılmıştı. Şimdilerde ise, ne Rusya tehdit ve ne de komşularımız... Ne işimiz var NATOda? Bu gibi düşünceler söylenip yazılmaya başlandı. Hatta daha da ileri giderek; NATOda nimet-külfet dengesizliğinden dem vurarak; NATO ülkesi olmamıza rağmen, bölücü örgütle yürüttüğümüz savaşta yalnız bırakıldığımız ve en son Mavi Marmara gemimiz İsrail tarafından baskına uğratıldığında yalnız bırakıldığımız; oysa, Türkiyeye bir görev düştüğünde (Afganistan, Somali, Lübnan, Kosova, Kore vb.) en önde koştuğumuz dillendiriliyor.... devamı | | Milli Gazete Son Dakika 30.12.2010 | | | KafakarıştıranNATOKafa karıştıran NATO |
|
| Alice biyoloji diyarında Kızıl Kraliçe'ye rastlar | Radikal | 01.12.2010 14:15 |  | | |
| Büyük yarış (4) | Milli Gazete | 02.09.2010 13:37 |  | | | Işığa aşık pervaneler gibi koştuğumuz bu yol, gayet işlek bir yol. Bu yoldan gidenlerin izleri var bütün dünyada.
Mekke, Medine, Kudüs, Arafat, Tur, Cudi, Tih sahrası, Serendip, Cedde, İstanbul, Bosna, Bağdat, Washington, Londra, Tokyo..... bütün buralarda öncekilerin Şehadet izleri var.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 02.09.2010 | | | Büyükyarış(4)Büyük yarış (4) |
|
| Affet bizi Allah'ım !... | Samanyolu Haber | 30.08.2010 12:43 |  | | Günaha bulanmadığımız, dünyanın geçici zevklerine kanmadığımız, sanki 1000 yıl yaşayacakmışız hissine aldanmadığımız gün yok. Arayışlarımız suni. Her şeyimiz var; ama içimiz yangın yeri..
Hiç mutlu değiliz.
Yırtınırcasına peşinden koştuğumuz, varınca, alınca dünyalar bizim olacak sandığımız şeylerin ömrü kısacık..
Bir beyaz sayfa açabilirdik oysaki..
Sonsuz saadet kaynağı kapında bir bende olabilirdik, sana hakkıyla kul olmakla ruhumuzu ebedi özgürlüğe kanatlandırabilirdik. Yapmadık yapamadık..
Her namaz vaktinde, her mübarek gecede, bizi bağışlamak, merhametinin kanatları altına almak için sebep kolluyorsun oysaki..
Hediye ettiğin her yeni nefes, kendimize gelmemiz için sunduğun yeni bir fırsat aslında..
İşte böyle bir fırsat ayı değil mi Ramazan.. Gaflet uykusundan uyanmamızı beklediğin, ?Merhametim azabımın önündedir? diyerek bizleri günahlarımızdan tövbeye beklediğin ay.
Ama bilemiyoruz Allahım.. Sen?den hakkıyla korkmuyor muyuz yoksa!
Sorsalar ?En çok sevdiğin kim?? Şüphesiz herkes ?Allah? diyor. Sorsalar en çok kimden korkuyorsunuz yine Sen?in ulu adını veriyoruz.
Peki ne bu pervazsızlık?
Seni çok sevdiğimiz için mi bahanelerimiz çok! En basit bir mide rahatsızlığı, insanları oruç tutmaktan alıkoyabiliyor.
İş yoğunluğu namaz kılmaktan, mala düşkünlük zekat vermekten, kendimize duyduğumuz aşırı güven dua etmekten?
Peki Sen?den çok korktuğumuz için mi hak yiyoruz, kalp kırıyoruz? İmanın kemale ermesi Sevgili Habibin Peygamber Efendimiz?i sevmek ve örnek almakla mümkünken, ne kadar da sağırız o ilahi davetçiye..
Zina, ahlaksızlık, küfür, gıybet, isyan; hepsi ?Elhamdülillah Müslümanım? diyenlerin hayatında..
Oysaki sana yakışan Sıddık olmaktı.. Sana yakışan iffetli, takva sahibi ve senden hakkıyla korkabilen kul olabilmekti..
Sıkıntılar karşısında isyana düşmek değil, ?Allah her zorluğun arkasından bir kolaylık yaratır? ayetini hatırlamaktı.
Gaddarlıklarımızı, insafsızlıklarımızı ?Her nefis ölümü tadacaktır? ikazınla frenleyebilmekti.
Yapamıyoruz Allahım!
Ve bıktık!
Sana itaat etmeyip, huzuru bulamayan nefislerimizden bıktık.
Tut elimizden; tut ki zayıfız.. Tut ki sensiz sersefiliz. Tut ki azabın çetin, tut ki sonumuz hüsran..
Tut ki; ?Sen yoksan ne var ki? Sen varsan ne yok ki??
Affet bizi Allahım!
Affet bizi Allahım!
Affet bizi Allahım!
Amin..
NERGİS KAVALCI / HABERFORM.COM
| | Samanyolu Haber Son Dakika 30.08.2010 | | | AffetbiziAllahımAffet bizi Allahım |
|
| Peşinde koştuğumuz Avrupa’nın işi zor | Milli Gazete | 27.05.2010 17:10 |  | | |
| Peşinde koştuğumuz Avrupa?nın işi zor | Vatan Gazetesi | 26.05.2010 05:06 |  | | |
| THY kriz ortamında hedef büyüttü | Samanyolu Haber | 20.02.2010 07:18 |  | | Avrasya İşadamları Derneğinin (AVİAD) Bir Başarı Öyküsü konulu toplantısına katılan Temel Kotil iş adamlarına krizde nasıl büyüdüklerini anlattı Son yıllardaki başarılarıyla Avrupanın 4. havayolu şirketi konumuna gelen Türk Hava Yolları (THY) hedef büyüttü.
THY Genel Müdürü Temel Kotil, bu yıl 31, 2012 yılında 40 milyon yolcu taşımayı planladıklarını belirtti. Başarılarının ve Avrupada etkin olmalarının altında oradaki havayollarından pay almalarının katkısının büyük olduğunu dile getiren Kotil, Burada iş yapabilmek için kaliteye, ucuz olmaya ve global marka olmaya ihtiyacımız var. dedi. Avrasya İşadamları Derneğinin (AVİAD) Bir Başarı Öyküsü konulu toplantısına katılan Temel Kotil, dört yıldızlı bir havayolu şirketi olan THYnin, Avrupanın en büyük 4. havayolu şirketi konumuna geldiğini kaydetti.
THYnin bir başarı öyküsü varsa bu Türkiyenin başarı öyküsüdür. diyen Kotil, dünya havacılığının yüzde 31inin ABD ve Kanadada, yüzde 4ünün Güney Amerikada, yüzde 28inin Avrupada, yüzde 6sının Körfez ülkelerinde, yüzde 2sinin Afrikada, yüzde 29unun ise Asya ve Uzakdoğu ülkelerinde gerçekleştiğini anlattı. Kotil, Avrupalıların çok parası var. Bizim başarımız Avrupada etkin olmamız ve oradaki havayollarından pay almamızdan geliyor. Burada iş yapabilmek için kaliteye, ucuz olmaya ve global marka olmaya ihtiyacımız var. Bu üç ayaktan biri eksikse, marka eksikse pek yolcu alamıyorsunuz. İşte Barcelona sponsorluğumuz, hepsi, bu üçüncü ayağı tamamlamak için. şeklinde konuştu. Dünyada toplam 1,8 milyar kişinin seyahat ettiğini vurgulayan Kotil, Frankfurttan Singapura gitmek istiyorsanız direkt sefer var. Ama Berlinden yok. Ne yapacaksınız? Berlin-Frankfurt-Singapur yapacaksınız. Veya daha güzel olanı Berlin-İstanbul-Singapur yapacaksınız. Bizim peşinde koştuğumuz, başka havayollarından aldığımız işte bu yolcu. THY, Türk pazarının peşinde değil. THY, Türkiyeye gelen ve giden yolcunun peşinde de değil. Nasıl olsa onları alıyoruz. THY, zengin Avrupalının peşinde. Transit olarak gidenleri almak üzere konumlanmış durumda. diye konuştu. Kevin Costner reklamının, Amsterdam uçak kazasının ardından markaya zarar gelmemesi için kısa süreliğine yayından kaldırıldığını dile getiren Kotil, Yenisini hazırlıyoruz. Markanız varsa malı satabiliyorsunuz. Kalitenin pasaporta ihtiyacı yok. Eğer kaliteliyseniz o malınızı satarsınız. dedi. Kotil, THYnin Avrupada Lufthansa, British Airways ve Air France, Doğuda ise Emirates, Katar, Etihad ve Singapur Havayolları ile rekabet halinde olduğunu vurguladı.
Konuşmaların ardından katılımcıların sorularını da cevaplayan Kotil, uçaklardaki gecikmelerden şikâyet eden bir işadamına, rötarların önemli sebeplerinden birinin dış şartlar olduğunu belirtti. Kotil, gecikmelerin THYden kaynaklanan kısmını ortadan kaldırmak için bir günde 25 saat çalıştıklarını anlattı. THY Genel Müdürü, yeni uçuş noktalarına nasıl karar verildiği sorusunu, Dünyada bütün uçan yolcuların bilgilerinin toplandığı bir bilgisayar sistemi var. Bütün uçuşlar kaydediliyor. Bunu para ile satıyorlar. Biz de her yıl 1 milyon Euro para veriyoruz o datalara. Onlarla çalışıyoruz. Bugüne kadar tuttu bu. En zoru Lizbondu. O da iyi gidiyor şu anda şeklinde cevapladı. Avrasya İşadamları Derneği üyelerine tecrübelerini aktaran Kotile toplantının ardından günün anısına bir plaket verildi.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 20.02.2010 | | | THYkrizortamındahedefbüyüttüTHY kriz ortamında hedef büyüttü |
|
| Aslan'ın kadrosu eksik, inancı tam | Samanyolu Haber | 18.02.2010 02:23 |  | | G.Saray, UEFA Avrupa Ligi 2. tur ilk maçında bugün deplasmanda İspanyol temsilcisi Atletico Madrid ile karşılaşıyor. Kadrosundaki önemli eksiklerle Madride giden Sarı-Kırmızılı ekibin, ilk maçta turu geçecek neticeyi elde edeceğine inancı tam. Kulüp Başkanı Adnan Polat, bugün saat 22.05te başlayacak müsabaka öncesi Sarı-Kırmızılı taraftarların yüreğine su serpecek açıklamalarda bulundu.
Bu haftanın kendileri için iyi geçeceğini belirten Polat, Zor bir maç olacağı belli ama biz eğer Avrupada kupa kaldırmak istiyorsak bu tür takımları elemeliyiz. Orada galip gelmek için sahaya çıkacağız. İnşallah bu hafta bizim haftamız olur. dedi. Polat, Barcelonanın A.Madride yenilmesinin G.Saray için bir dezavantaj oluşturup oluşturmayacağının sorulması üzerine, Atletico Madridin daha moralli hale geldiği kesin. Ama futbolda bunlar oluyor. Herkes herkesi yenebilir. Biz kendi işimize ve kendi maçımıza bakacağız. Bu hafta hem perşembe hem pazar iki büyük maçımız var, inşallah ikisinden de zaferle çıkarız. cevabını verdi. G.Sarayın hedefinin Avrupada şampiyonluk olduğunu tekrarlayan Başkan Adnan Polat, Biz koştuğumuz her kulvarda iddialıyız. Kupaları kaldırmak için de elimizden geleni gösteriyoruz. diye konuştu.
Başkan Yardımcısı Mehmet Helvacı, Atletico Madrid maçının zor olacağını belirterek, Bu seviyedeki bütün maçlar önemli ve zorludur. Ancak G.Saray karşısında iyi takım olduğu zaman iyi futbol oynuyor. açıklamasını yaptı. Başkan Yardımcısı ve Futbol Şubesi Sorumlusu Haldun Üstünel, atmosferi yüksek maçların G.Sarayı daha iyi motive ettiğini dile getirdi. Geçmişte Atletico Madridde forma giyen Leo Franco ortada bir mücadele olacağını ifade etti.
Saat
22.05
Yayın
Tv: D-Smart - Euro Futbol Kanalı
İnternet: www.ajansspor.com
Hakem
Alexei Nikolaev
Yardımcı Hakemler
Tikhon Kalugin - Nikolai Golubev
Dördüncü Hakem
Stanislav Sukhina
İlave yardımcı hakemler
Maxim Layushkin - Sergey Karasev
Galatasarayın muhtemel 11i
Leo Franco, Emre Güngör, Servet, Neill, Hakan Balta, Keita, Mustafa, Mehmet, Elano, Arda, Giovani
ZAMAN
HACI HASDEMİR Madrid
| | Samanyolu Haber Son Dakika 18.02.2010 | | | AslanınkadrosueksikinancıtamAslanın kadrosu eksik inancı tam |
|
| Polat: Koştuğumuz her kulvarda iddialıyız | Radikal | 17.02.2010 12:09 |  | | |
| Polat: Koştuğumuz her kulvarda iddialıyız | Radikal | 17.02.2010 12:01 |  | | |
| Peşinde koştuğumuz şey ün değil | Sabah | 06.02.2010 02:32 |  | | |
| Şahin: Rüştü gibi takımı yalnız bırakmazdım | Samanyolu Haber | 24.12.2009 23:38 |  | | Beşiktaşın eski kalecilerinden Murat Şahin, meslektaşı Rüştünün Bursaspor maçında fedakarca davranmadığını söyledi. Radyosporda yayınlanan Alper Üstündağ İle Kazan Kaynıyor programına konuk olan tecrübeli file bekçisi, eski takımı ve geleceği hakkında özel açıklamalar yaptı.
İşte Murat Şahinin çarpıcı açıklamaları:
Zirveyi yakından ilgilendiren Bursaspor maçı gibi kritik bir karşılaşmada ben takımımı Rüştü gibi asla yalnız bırakmazdım. Geçtiğimiz senelerde hatırlanacağı gibi şampiyonluğa koştuğumuz bir dönemdi ve Beşiktaş kalesine sakat sakat geçmeyi kabul ettim çünkü bana ihtiyaç vardı.Görevimi ise en iyi şekilde yerine getirdim, siyah beyazlı taraftarın gönlünde de taht kurdum. İşte o dakika itibari ile artık Fenerbahçeli Murat değil Beşiktaşlı Murat oldum. Bundan dolayıda rahatsızlık duymuyorum. Rüştü Reçber gibi bir kalecinin fedekarca davranıp böylesine zorlu bir maçta kaleyi genç eldiven Korcana bırakmaması gerekirdi. Yine de saygı duymak lazım. Doktorların tüm ısrarına rağmen Denizli ile tartışacak kadar sinirlenmesinin altında demek ki bir bildiği yatıyordur.
KORCAN, RÜŞTÜ VE VOLKANIN ŞANSINI YAKALADI
Korcanın en büyük şanssızlığı üzerine zorlu bir dönemde ve beklemediği bir anda görev düşmesi oldu. Tabi ki 22 yaşında ki bir kalecinin bu şansı iyi değerlendirmesi ve kendisini devamlı hazır tutması gerekirdi. Bu ayağına gelen büyük bir fırsat ve gördüğüm kadarı ile Rüştü ve Hakanın sakatlıkları en az 1 ay daha sürecek. Kamp döneminde Mustafa Denizlinin vereceği şansları nasıl kullanacağı onun kaderini belirleyebilir. Örneğin geçmişte yedek oturan Rüştü, Engin abinin ayağının kırılması sonucu kaleye geçmiş ve bu büyük şansı iyi değerlendirerek bir daha kaleyi kaptırmamıştı. Aynı şeyi keza Volkan yaşadı. Rüştünün Barcelonaya transfer olması sonrasında Daumun kaleyi Volkana teslim etmesi onunda şansı iyi kullanması bir oyuncunun bir anda nerelere gelebileceğini gösterdi. Açıkçası bu şans hayatım boyunca bana hiç gelmedi zaten bu tür şanslar milyonda bir gelir ve nadir kişilere vurur. Yani Korcana sahip çıkılmalı ama o da yeteneklerini göstermeli. Bu onun net şekilde futbol kariyerini belirleyecektir.
Beşiktaş takımında uzun yıllar oynamayı ve futbolu burada bırakmayı çok isterdim ama olmadı. Buna dönemin teknik adamı Ertuğrul Sağlam engel oldu. Halbu ki anlamsız yere gönderildiğim inancındayım. Performansımda, kilomda yada fizik anlamda bir sorunum yoktu. Kendisinin ve ekibinin takdiriydi saygı duyarak ayrıldım. Beşiktaş yönetimi ise bana sahip çıktı. Teknik ekibin kararına dogal olarak karışmadı ve teşekkür etti. Beşiktaştan derin izler taşıyarak ayrılmam benim için önemliydi.
EN AZ 5 SENE DAHA KALECİLİK YAPACAK GÜÇTEYİM
Şu anı konuşursak, Gaziantepspordan ayrılmak zorunda kaldım devre arası transfer döneminde gelen teklifleri değerlendireceğim. Beşiktaş A2 takımının kapılarını bana açan Beşiktaş yönetimine ve ekibin antrenörlügünü yapan Sergen Yalçına çok teşekkür ediyorum. Böylelikle formumu koruyorum. Yapacağım transferde vereceğim karar çok önemli çünkü ikinci baharımı yaşıyorum. Bundan dolayı seçici olmakta haklı olduğum düşüncesindeyim. Kalitem kariyerim ortada, Murat Şahinin bitmediğini ikinci baharında da çok şeyler yapabileceğini herkese göstereceğim. 33 yaşında bir kaleci olarak ciddi sakatlık yaşamadığım sürece inşallah en az 5 sene daha oynamayı planlıyorum. (CİHAN) | | Samanyolu Haber Son Dakika 24.12.2009 | | | ŞahinRüştügibitakımıyalnızbırakmazdımŞahin Rüştü gibi takımı yalnız bırakmazdım |
|
| Oyuncuyla paslaşıyorlar | Sabah | 03.10.2009 01:35 |  | | |
| BU ÖDÜLÜ MİLLETÇE ALDIK | Samanyolu Haber | 13.01.2009 20:57 |  | | Mehlika sultana aşık olduğumuz günler...Dışı süs, içi pis sireti menhus tehlike girdabına kapıldığımız yıllar... Kendini medeniyet merkezi, insan hakları dağıtıcısı, uluslararası dengenin merkezi gören insafsız Batıya kapıldığımız, peşinde koştuğumuz dönemler!
Aydınlarımız, yıllarca Batının peşinde koştu.Batıyla yüzyüze gelince şaşırdı.Hayalindeki Batıyla gördüğü Batı farklıydı.Hayal kırıklığı yaşadı.Ayrıca Batının imrenilecek bir durumu da olmadığını gördü.Atilla İlhan, bu cümlelerin ifade ettiği manayı seslendirdi.
Medya gücüyle birlikte mukallitlerin aşağılık kompleksi de tetikleyince biz dünümüzü unuttuk.Dünü karanlık, geleceği bulanık görünce, günü dağınık yaşamaya başladık.Gündoğdu sapı kalabalıklar haline geldik...Her rüzgarda eğildik, büküldük.Dik duramadık.Ruhu desteksiz insan yığınları olduk.
Güzel günlerin sabah emarelerini yaşıyoruz.İnsanlığın sabahının yakın olduğuna inanıyoruz.Zamanın kahredici ipoteğinin ödemesi için akıl almaz fedakarlıklar yapılıyor.Anadan, babadan, yardan,vatandan ayrılıklarla bu bedel ödeniyor.Üstelik, Sade bir lokma, zehirle pişmiş aştan başka hiçbir karşılık beklemeden...
Hoşgörünün, diyaloğun meyvalarından biri de Ermenistan maçıdır. İçten ve dıştan baskılara rağmen bu milletin takımı Ermanistana gitmiştir.Basını da gitmiştir.En önemlisi ölüm tehditlerine rağmen Cumhurbaşkanımız da gitmiştir.Bu sayede FIFA nın Fair Play ödülünü topyekün milletçe aldık.Bunu söke söke aldık.Fair Play ödülü bizim hakkımızdı.Anamızın aksütü gibi bir büyük ödül aldık.Bu en az Avrupa şampiyonluk kupası, Dünya kupası kadar kıymetli bir ödüldür.
İkibin iki Dünya kupası üçüncülüğünde benzer güzelliği tüm Dünyaya göstermiştik.Koreli kardeşlerimizle birlikte, tribünde ve sahada futbolun güzelliklerini bütün aleme yaşattık.
Ermenistanla bizi aynı çuvala koyanlar, yan çizmemizi, mızıkçılık yapmamızı ne kadar istiyorlardı.Onlara göre biz soykırım yapmıştık, suçluyduk, suçluluk psikolojisi içinde bu maçtan kaçacaktık.Bunlar bir taşla iki kuş vuracak, bizi bir defa daha barbar ilan etme fırsatı bulacaklardı.Olmadı, olamadı.Bu ülke başta Cumhurbaşkanıyla, futbol yakımıyla Ermanistana gitti.Bütün Dünya televizyonları oradaydı.Üstelik Gürcistanda savaş vardı.Savaşın olmadığı ülkemize gelmekten korkanlar, bizi de kendileri gibi zannettiler.
Atalarımızın ruhunu şad eden bir davranışla gittik, gördük, yendik.Adeta bir defa daha Atımızın üzengisini öptürdük.
Sonunda bu güzel hareketimizin karşılığını da gördük.FIFA tarafından futbolun ülkeler arası dostluk ödülünü almaya hak kazandık.Orada bulunmuş bir gazeteci olarak milletçe elde ettiğimiz bu tarihi başarıdan payıma düşeni, bu davaya gönül ve destek vermiş herkesle paylaşıyorum.Paylaştıkça arttığını görüyorum.Artanı da inanmayanlara, karşı çıkanlara bağışlıyorum.
Yunus Emrenin sözleriyle bitiriyorum...
Söz ola kese savaşı / söz ola kestire başı
söz ola zehirli aşı / yağ ile bal ede bir söz...
Mehmet ŞEYHO / Samanyoluhaber TV spor müdürü
| | Samanyolu Haber Son Dakika 13.01.2009 | | | BUÖDÜLÜMİLLETÇEALDIKBU ÖDÜLÜ MİLLETÇE ALDIK |
|
| Büyükler reklamı kesti KOBİ'lere fırsat doğdu | Haber7 | 12.01.2009 10:54 |  | | |
| Edip Uras yazıyor... | Hürriyet | 18.11.2008 13:33 |  | | |
| ‘Hatice’ye değil, neticeye bak!’ (Edip Uras) | Hürriyet | 17.11.2008 17:38 |  | | |
| Sevin Okyay - Sel gider kum kalır | Radikal | 21.04.2008 06:28 |  | | |
| Sevin Okyay - Sel gider kum kalır | Radikal | 21.04.2008 04:08 |  | | |
|
| |