meçhulün | |
|
| Roboski'de ne oldu? | Posta | 17.05.2012 05:42 |  | |
142 gün geçti üzerinden
Normal bir ülkede cevabı 142 saniyede bulanacak bir soruydu oysa...
Roboskide ne oldu...
34 insanın hayatına mal olan yanlış istihbaratı kim verdi?
* * *
Tahkikatı ilkokul öğrencilerine yaptırsalar bu kadar uzun sürmezdi...
* * *
MİTe sordular yok dedi.
Askere sordular yok dedi.
Polis değil, jandarma değil...
[[HAFTAYA]]
Kim arkadaş bu istihbaratın sahibi?
F-16 pilotları kafalarına göre mi bombaladı, rüyada mı aldılar operasyon koordinatlarını?
Faili meçhulün her türlüsünden illallah etmiş bölge insanı bu sefer de faili meçhul istih... | | Posta Köşe Yazıları 17.05.2012 | | | Roboskideneoldu?Roboskide ne oldu? |
|
| Roboski'de ne oldu? | Posta | 17.05.2012 05:42 |  | |
142 gün geçti üzerinden
Normal bir ülkede cevabı 142 saniyede bulanacak bir soruydu oysa...
Roboskide ne oldu...
34 insanın hayatına mal olan yanlış istihbaratı kim verdi?
* * *
Tahkikatı ilkokul öğrencilerine yaptırsalar bu kadar uzun sürmezdi...
* * *
MİTe sordular yok dedi.
Askere sordular yok dedi.
Polis değil, jandarma değil...
[[HAFTAYA]]
Kim arkadaş bu istihbaratın sahibi?
F-16 pilotları kafalarına göre mi bombaladı, rüyada mı aldılar operasyon koordinatlarını?
Faili meçhulün her türlüsünden illallah etmiş bölge insanı bu sefer de faili meçhul istih... | | Posta Ana Sayfa 17.05.2012 | | | Roboskideneoldu?Roboskide ne oldu? |
|
| Roboski'de ne oldu? | Posta | 17.05.2012 05:14 |  | |
142 gün geçti üzerinden
Normal bir ülkede cevabı 142 saniyede bulanacak bir soruydu oysa...
Roboskide ne oldu...
34 insanın hayatına mal olan yanlış istihbaratı kim verdi?
* * *
Tahkikatı ilkokul öğrencilerine yaptırsalar bu kadar uzun sürmezdi...
* * *
MİTe sordular yok dedi.
Askere sordular yok dedi.
Polis değil, jandarma değil...
[[HAFTAYA]]
Kim arkadaş bu istihbaratın sahibi?
F-16 pilotları kafalarına göre mi bombaladı, rüyada mı aldılar operasyon koordinatlarını?
Faili meçhulün her türlüsünden illallah etmiş bölge insanı bu sefer de faili meçhul istih... | | Posta Son Dakika 17.05.2012 | | | Roboskideneoldu?Roboskide ne oldu? |
|
| Bozok: Yazıcıoğlu'nun kanı yerde kalmayacak | Haber7 | 26.02.2012 15:56 |  | | |
| "Muhsin Yazıcıoğlu nun Kanı Yerde Kalmayacak" | Haberler.com | 26.02.2012 15:46 |  | | |
| "Muhsin Yazıcıoğlu'nun Kanı Yerde Kalmayacak" | Haber3 | 26.02.2012 15:44 |  | | |
| Yazıcıoğlu davasıyla, birçok faili meçhulün önü açılacak | Zaman | 31.01.2012 01:51 |  | | |
| JİTEM merkezinde çıkan kemikler için 8 aile DNA istedi | Star | 16.01.2012 01:23 |  | | |
| JİTEM merkezinde çıkan kemikler için 8 aile DNA istedi | Star | 16.01.2012 01:13 |  | | |
| ‘Tahliyeler vicdanımızı kanattı’ | Evrensel | 19.10.2011 06:59 |  | | | Hizbullah ana davasında yargılanan 6 sanığın serbest bırakılmasına mağdur ailelerden tepki geldi. 1993 yılında Silvan’da gündüz herkesin gözü önünde silahlı üç kişi tarafından kaçırılan Mehmet Veysi Sezer’in kardeşi Mehmet Zeki Sezer tahliyelere tepkili. Hizbullah davasından yargılananların serbest bırakılmasının hem Ergenekon ve benzeri davalarla derin devletin yargılandığı, ülkenin demokratikleştiği iddialarını, hem de 17 bin faili meçhulün faillerinin yargılanmadığı ortamda “açılım” söylemlerinin tamamen boş çıktığının göstergesi olduğunu söyledi.
Silvan’da boya badana işi yapan Mehmet | | Evrensel Bölge 19.10.2011 | | | ‘Tahliyelervicdanımızıkanattı’‘Tahliyeler vicdanımızı kanattı’ |
|
| ‘Tahliyeler vicdanımızı kanattı’ | Evrensel | 19.10.2011 06:59 |  | | | Hizbullah ana davasında yargılanan 6 sanığın serbest bırakılmasına mağdur ailelerden tepki geldi. 1993 yılında Silvan’da gündüz herkesin gözü önünde silahlı üç kişi tarafından kaçırılan Mehmet Veysi Sezer’in kardeşi Mehmet Zeki Sezer tahliyelere tepkili. Hizbullah davasından yargılananların serbest bırakılmasının hem Ergenekon ve benzeri davalarla derin devletin yargılandığı, ülkenin demokratikleştiği iddialarını, hem de 17 bin faili meçhulün faillerinin yargılanmadığı ortamda “açılım” söylemlerinin tamamen boş çıktığının göstergesi olduğunu söyledi.
Silvan’da boya badana işi yapan Mehmet | | Evrensel Ana Sayfa 19.10.2011 | | | ‘Tahliyelervicdanımızıkanattı’‘Tahliyeler vicdanımızı kanattı’ |
|
| Faili meçhulün olay yeri krokisi | Taraf Gazetesi | 26.08.2011 01:40 |  | | |
| Arınç: Murat Karayılan nerede? | Posta | 22.08.2011 22:37 |  | | TRT ve Anadolu Ajansının yaptığı Murat Karayılan haberleri sorulan Arınç, çok büyük yanlış yok dedi ve ekledi: O günden beri Murat Karayılan görüntüsü göremedik, nerede?..
TRT ve Anadaolu Ajansında sorumlu Başbakan Yardımcısı Bülent Arınça, bu iki kurumun geçen hafta yaptığı Murat Karayılan haberleri soruldu.
TRT protokol haberciliğini bıraktı diyen ve iki kurumun bu haberde nasıl bir yol izlediğini anlatan Arınç, bir noktaya da dikkat çekti.
Bu haberlerin ardından Karayılana ait herhangi bir görüntü ve sesle karşılaşmadıklarını belirten Arınç, Doğrusu bir meçhulün karşısındayız dedi.
TRT ve Anadolu Ajansının geçen hafta yaptığı Karayılan heberleri, Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası açıklamalarda bulunan Hükümet Sözcüsü Bülent Arınça so... | | Posta Politika 22.08.2011 | | | ArınçMuratKarayılannerede?Arınç Murat Karayılan nerede? |
|
| Arınç: Murat Karayılan nerede? | Posta | 22.08.2011 22:37 |  | | TRT ve Anadolu Ajansının yaptığı Murat Karayılan haberleri sorulan Arınç, çok büyük yanlış yok dedi ve ekledi: O günden beri Murat Karayılan görüntüsü göremedik, nerede?..
TRT ve Anadaolu Ajansında sorumlu Başbakan Yardımcısı Bülent Arınça, bu iki kurumun geçen hafta yaptığı Murat Karayılan haberleri soruldu.
TRT protokol haberciliğini bıraktı diyen ve iki kurumun bu haberde nasıl bir yol izlediğini anlatan Arınç, bir noktaya da dikkat çekti.
Bu haberlerin ardından Karayılana ait herhangi bir görüntü ve sesle karşılaşmadıklarını belirten Arınç, Doğrusu bir meçhulün karşısındayız dedi.
TRT ve Anadolu Ajansının geçen hafta yaptığı Karayılan heberleri, Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası açıklamalarda bulunan Hükümet Sözcüsü Bülent Arınça so... | | Posta Son Dakika 22.08.2011 | | | ArınçMuratKarayılannerede?Arınç Murat Karayılan nerede? |
|
| AKP döneminde 365 KAYIP | Evrensel | 17.05.2011 07:27 |  | | | 17 Mayıs, 1996’da “Kayıplara Karşı Uluslararası Mücadele Haftası”nın başlangıç günü kabul edildi. Aradan 15 yıl geçti ancak, tüm çağrı ve çalışmalara rağmen, Türkiye’deki 17 bin kayıp ve faili meçhulün akıbeti halen bilinmiyor. Her fırsatta özgürlüklerden dem vuran başta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere AKP’li yetkililerin kendi dönemlerinde faili meçhul cinayetin olmadığı söylemlerinin aksine 17 bin kayıp ve faili meçhule sadece bölgede 365 cinayet eklendi.
Türkiye tarihinde 1915’te Ermeni aydın, yazar ve sanatçılara yönelik uygulanmaya başlayan faili meçhul cinayetler ve kaçırıp | | Evrensel Bölge 17.05.2011 | | | AKPdöneminde365KAYIPAKP döneminde 365 KAYIP |
|
| AKP döneminde 365 KAYIP | Evrensel | 17.05.2011 07:01 |  | | | 17 Mayıs, 1996’da “Kayıplara Karşı Uluslararası Mücadele Haftası”nın başlangıç günü kabul edildi. Aradan 15 yıl geçti ancak, tüm çağrı ve çalışmalara rağmen, Türkiye’deki 17 bin kayıp ve faili meçhulün akıbeti halen bilinmiyor. Her fırsatta özgürlüklerden dem vuran başta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere AKP’li yetkililerin kendi dönemlerinde faili meçhul cinayetin olmadığı söylemlerinin aksine 17 bin kayıp ve faili meçhule sadece bölgede 365 cinayet eklendi.
Türkiye tarihinde 1915’te Ermeni aydın, yazar ve sanatçılara yönelik uygulanmaya başlayan faili meçhul cinayetler ve kaçırıp | | Evrensel Ana Sayfa 17.05.2011 | | | AKPdöneminde365KAYIPAKP döneminde 365 KAYIP |
|
| SİYASET, YARGI VE GÜVENLİK MUHABİRLERİ DERNEK AÇILIŞINDA BULUŞTU | Haber3 | 07.05.2011 14:42 |  | | |
| İZMİR YARGI VE GÜVENLİK MUHABİRLERİ DERNEĞİNİN AÇILIŞ KOKTEYLİ -KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI GÜNAY: -"FAİLİ MEÇHULÜN OLMADIĞI BİR TÜRKİYE'YE ERİŞTİK. BUNU, DEMOKRASİ ADINA OLUMLU BİR GELİŞME OLARAK DEĞERLENDİRİYORUM. TÜRKİYE, 12 EYLÜL ANAYASA | Haber3 | 07.05.2011 13:02 |  | | |
| Türkiye'de faili meçhul kalmadı | İnternet Haber | 07.05.2011 02:53 |  | | |
| Günay: Faili meçhulün olmadığı bir Türkiye'ye erişildi | Zaman | 06.05.2011 23:25 |  | | |
| Günay: Faili meçhulün olmadığı bir Türkiye'ye erişildi | Zaman | 06.05.2011 23:25 |  | | |
| Günay: Faili meçhulün olmadığı Türkiye | Haber7 | 06.05.2011 23:15 |  | | |
| 30 yıllık çözümsüzlüğün örneği: Erbey ailesi | Evrensel | 27.03.2011 17:10 |  | | | KÜRT sorunundan kaynaklı olarak devam eden 30 yıllık çatışmalı sürecin en ağır tahribatını yaşayan ailelerden sadece bir tanesi Erbey Ailesi. Bir çocuğunu yaşanan çatışmalarda kaybeden, 2 çocuğu PKK içerisinde bulunan ve 3 çocuğu da cezaevinde olan 8 çocuk annesi Meryem Erbey, ağır psikolojik sorunlar yaşıyor. Anne Erbey’in tek isteği ise Kürt sorununun çözülmesi ve yaşanan savaşın son bulması.
Kürt sorununda çözümsüzlükte inat 30 yıldır binlerce ailenin ağır mağduriyetler yaşamasına ve çocuklarını yitirmesine neden oldu. 17 bin faili meçhulün bulunduğu, binlerce köyün yakılarak boşaltıldı | | Evrensel Bölge 27.03.2011 | | | 30yıllıkçözümsüzlüğünörneğiErbeyailesi30 yıllık çözümsüzlüğün örneği Erbey ailesi |
|
| Kılıçdaroğlu: Sandıkta görüşeceğiz | Samanyolu Haber | 15.03.2011 16:09 |  | | Kılıçdaroğlu, iktidara geldiklerinde en geç 2 yıl içinde yurt sorununu bitirme, YÖK ve harçları kaldıracakları vaadinde bulundu. Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında, Japonyadaki depreme işaret ederek, Onların acıları Türk halkının da acılarıdır, acılarını yüreğimizde hissediyoruz ifadesini kullandı.
Sanatçı İbrahim Tatlısese yönelik silahlı saldırının ardından hekimini ve oğlunu aradığını ifade eden Kılıçdaroğlu, Umuyorum sağlığına kavuşur, güzel türkülerini hep beraber yine dinleriz temennisinde bulundu.
Kılıçdaroğlu, geçen cumartesi il, ilçe ve belediye başkanları, gençlik ve kadın kollarıyla yaptıkları toplantıda, açık ve net mesajlar vermeye çalıştıklarını belirtti. Emeklilere, çiftçilere mesajları bulunduğunu, halkın iktidarında mazotun 1,5 lira olacağını dile getiren Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
Yoksullar, kadınlar unutmasınlar Aile Sigortası, onları topluma entegre edecek, kimseye muhtaç etmeyecek. Taşeron işçiler de unutmasınlar, taşeronluğu tarihe gömeceğiz. Bu cumartesi taşeron mitingi Gebzede olacak, taşeron işçileri bekliyorum. Askerlik sırasını bekleyenler, askerliği 9 aya, aşamalı olarak 6 aya indireceğiz. Başbakan esmiş köpürmüş, Vay efendim nedir bu diyorlar. Başbakan ile tartışmaya girmeye gerek yok, o zaten hep bağırır, çağırır, konuşur, ateşi, tansiyonu, şekeri, sinirleri yükselir. Yükseltmek istemiyorum ama rahat durmuyor. Sen çocuğuna valinin gözetiminde 21 gün askerlik yaptırırken hoştu da milletin çocuklarına gelince ağrına mı gidiyor? Üniversite öğrencileri, okulu bitirdiklerinde askerlikleri de bitecek, yaz tatillerinde askerlik yapacak. Efendim bu nereden geliyormuş. Dünyadan haberin yoksa günah bende mi? Zaten senin dünyadan haberin yok. Senin işin gücün itiraz etmek. Ne söylesek itiraz ediyorlar. Senin üretecek bir şeyin kalmadı ki zaten. Bırak da ülkeyi adam gibi yöneteceğiz, yöneteceğiz ki herkesin yüzü gülsün.
-AYAKLARIN YERDEN KESİLDİ-
Kılıçdaroğlu, iktidara geldiklerinde en geç 2 yıl içinde yurt sorununu bitirme, YÖK ve harçları kaldıracakları vaadinde bulundu.
AK Parti iktidarında 116 faili meçhulün olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Kaçını buldun sen? Kalkmış bir de demokrasiden söz ediyorsun. Bunlar 12 Eylül ürünüdür, yatıp kalkıp Kenan Evrene, darbecilere dua ediyorlar, İyi ki yaptın, biz de mağdur edebiyatı yapıyoruz, milleti kandırıyoruz diye. Onlar muhtıra verenlere madalya takarlar, halkın iktidarında biz de hükümete muhtıra verene hesap soracağız dedi.
Kılıçdaroğlu, kendilerine, Kadınların, ailelerin derdini bilmedikleri yönünde eleştiriler yapıldığına işaret ederek, Diyarbakırda çocuğuna kahvaltı veremediği için intihar eden kadının dramını biliyorum. Sen bilmez, duymazsın, senin ayakların yerden kesildi, sen ve yandaşların dört çekerli ciplere biniyorsun. Sen kim ailenin derdini bilmek kim? diye konuştu.
-TABLO 180 DERECE DÖNDÜ-
Gazetecilerin tutuklanmaları, yargısız infaza tabi tutulmaları, yandaş medyada cezalarının verilmesinin kaygıyla izlendiğini, bu kaygıyı Avrupa Parlamentosunun (AP) da taşıdığını ifade eden Kılıçdaroğlu, APnin 9 Martta açıkladığı rapora değindi.
Raporda, güçler ayrılığı dengesine vurgu yapıldığını, basın özgürlüğü ve yasaklar üzerine durulduğunu belirten Kılıçdaroğlu, sözlerini, Avrupalılar sanıyor ki bunlar 3 Y ile yasaklar, yoksulluk ve yolsuzlukla mücadele ediyorlar. Bunlarla mücadele etmediler bunların amacı halkı kandırmak, Türkiyeyi kocaman hapishaneye dönüştürdüler. Kimse yazı yazamıyor, telefonla konuşamıyor, neredeyse düşünemeyecek duruma getirdiler diye sürdürdü.
Kılıçdaroğlu, eleştirilere karşı Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın dengesiz dediğini ifade ederek, Kendi dengesine baksın önce dedi.
Seni o koltukta bırakmayacağım, indireceğim diyen Kılıçdaroğlu, Ama memnun olduğum bir şey var, daha düne kadar bunlar AKPyi yere göğe sığdıramazlardı; AKP reformcu-CHP statükocu, AKP özgürlük, kalkınma ister öneri getirir-CHP eleştiri getirir. Tablo şimdi 180 derece döndü. Şimdi artık onlar da anladı ki Bu AKP bizim kafamızda düşündüğümüz ya da birilerinin algılatmak istediği AKP değil. Bu AKP, toplumu geriye götüren, statükocu, yoksulluğu artıran, yoksulların onuruyla oynayan bir AKPdir. Artık bunu gördüler şeklinde konuştu.
-RAHAT NEFES ALMA ŞANSI YOK-
Gazetecinin elindeki unsurların; kalemi, kağıdı, teybi, kamerası, fotoğraf makinesi, mikrofonu olduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, Darbe yapacaksa, halkı aydınlatacaksa, olayı soruşturacaksa ancak bunlarla yapar. Gazeteci budur diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, iktidarın, gazetecilerin elinden yıpranma hakkını aldığını, baskıyı artırarak, manşetlere müdahale ettiğini, yandaş medya yarattığını öne | | Samanyolu Haber Son Dakika 15.03.2011 | | | KılıçdaroğluSandıktagörüşeceğizKılıçdaroğlu Sandıkta görüşeceğiz |
|
| İHD: Ergenekon davasına Hasan Gülünay dosyası da eklensin | Samanyolu Haber | 05.02.2011 14:22 |  | | İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesine mensup bir grup, Konak Defterdarlığı önünde Kayıplar Belli, Failler Meçhul pankartı açarak basın açıklaması yaptı. Açıklamada Bitlis Mutkide toplu mezarların açılması, Şemdinli Aktütünde jandarma karargâhının yanındaki hurda deposunda kayıt dışı denen çok sayıda silah ve patlayıcı ortaya çıkarılmasına değinildi. Ayrıca Ergenekon davası sanıklarından emekli Albay Arif Doğanın savcıya önemli itiraflar yapmasına atıfta bulunularak, faili meçhullerin açığa çıkarılması istendi.
İHD adına açıklama yapan Gurbet Uçar, 1992 yılında gözaltındayken kaybolan Hasan Gülünayın da Ergenekon davası kapsamında araştırılmasını istedi. Türkiyede ölüm kuyularının bir bir açığa çıkarılması gerektiğini belirten Uçar, Dört çocuk babası olan Hasan Gülünay, 1992 Temmuz ayının 20sinde evinden çıktı ve bir daha dönmedi. Hasandan önce gözaltına alınan arkadaşı Erdal Şam, Gayrettepedeyken hücrelerin birinden, Ben Hasan Gülünay, beni kaybedecekler. diye bağırdığını, Hasanın karısı Birsene anlattı. Dönemin hükümeti SHP-DYP koalisyonunun genel başkanları, dönemin aşayiş şube başkomiseri olan ve Susurluk kazasıyla gündeme gelen İstanbul İl Emniyet Müdür Yardımcısı Hüseyin Kocadağın, dönemin Çalışma Bakanı Mehmet Moğultaya, Yaraları iyileşiyor, sonra savcıya çıkaracağız. dediği. Moğultayın ise Birsene söyledi. şeklinde konuştu. Moğultayın bu konuda şahitlik etmesini isteyen topluluk, bu sayede bir faile meçhulün açığa çıkabileceğini savundu. Eski bir ayakkabıyla basın açıklaması yapan topluluk, 10 dakikalık oturma eyleminden sonra dağıldı.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 05.02.2011 | | | İHDErgenekondavasınaHasanGülünaydosyasıdaeklensinİHD Ergenekon davasına Hasan Gülünay dosyası da eklensin |
|
| İkinci "Ergenekon" davasında tahliye | GazetePort | 21.01.2011 23:12 |  | | |
| Ergenekon sanıklarından Arif Doğan'ın üslubuna sert eleştiri | Samanyolu Haber | 21.01.2011 16:20 |  | | Ergenekon davasının bugün görülen ve taleplerin alındığı duruşmada, bazı sanıklar mahkemeye ambulansla getirilerek ifadesi alınan Arif Doğanın üslubunu sert bir dille eleştirdi. Sanık Teğmen Mehmet Ali Çelebi, Bir Jandarma subayı disiplinli, saygılı olmalıdır. Konuşmasında küfür ve hakaret içerikli sözlerle insanları rahatsız etmemelidir. dedi.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın bugünkü duruşmasını; CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum ile Tansel Çölaşan da izleyici olarak katılarak avukatlara ayrılmış bölümden duruşmayı takip etti.
Duruşmanın talepler bölümünde tutuklu sanık Teğmen Taylan Özgür Kırmızı, Arif Doğanın çapraz sorgusu sırasındaki konuşmalarının bir jandarma subayına yakışmadığını söyledi. Kırmızı, Bir Jandarma subayı disiplinli, saygılı olmalıdır. Konuşmasında küfür ve hakaret içerikli sözlerle insanları rahatsız etmemelidir. Görevdeyken de emekli olduğunda da bu hususlara dikkat etmelidir. Hatta ölene kadar bu vasıfları taşımalıdır. Eğer taşımıyorsa da saygıyı hakedemez. Savunması sırasında cesaret edip de keşke kalkıp söyleseydim. dedi.
Tutuklu sanıklardan Teğmen Mehmet Ali Çelebi de, cep telefonunun emanette bulunduğu sırada açıldığının tespit edildiğini ileri sürdü. Çelebi, Hizb-ut Tahrir üyesi olduğu iddiasıyla gözaltına alınan Mahmut Oğuz Kazancının telefon kayıtlarının da kendisine yüklendiğini iddia etti.
Dosyaya gelen HTS kayıtlarına göre telefonun bir dakika 23 saniye açık tutulduğunu belirten Çelebi, Emniyet metrodan baz veriyor. Bir dakika 1 saniyede 140 kayıt transfer edilmiş. Bir subayın telefonuna yasa dışı örgüt sempatizanının numarasını yüklemek kimin işi? Kim subayına böyle bir pusu kurar? Mahkemeden talebim konuşun ve adalet yağdırın bunların mağaralarına. dedi. Çelebinin konuşmasının ardından bazı izleyicilerin alkışlaması üzerine Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, uyarıda bulunarak, Burasının duruşma salonu olduğunu unutmayın. Mahkemeyi başka tedbir almaya zorlamayın. şeklinde konuştu.
Tutuklu sanık Mustafa Balbay ise, Hizbullah üyelerinin tahliyelerine değinerek, Pek çok Hizbullahçı kaçtı diye tutuklamalar yapılmakta. Kaçanların suçlu ya da suçsuz olup olmadıklarını bilmiyorum. Bu sürecin içinden geçmiş biri olarak Hizbullahçılar serbest bırakıldı, imajının silinmesi için bu operasyonların yapıldığını düşünüyorum. diye konuştu.
Duruşmaya ambulansla getirilen sanık Arif Doğanın sorgusunu hatırlatan sanık Tuncay Özkan da, İddia makamı bize bu örgütü kabul ettirmeye çalıştı. Gazeteci olarak yazdığım kitaplar hayali örgütlerin adlarıyla dolu. O katiller, cinayetlerini devletin gücünü kullanarak işledi. Katiller aklanmaya çalışılıyor. Bu iddianame AIDSten bile daha kötü bir virüsle zehirlenmiştir. Savcılığın mantığı suç ve suçlu yaratmak. Gerçeği aramak değil. Ben 900 faili meçhulün aydınlatılmasını istiyorum. Bu dava üzerinden katillerin aklanması işlemine karşı çıkıyorum. ifadelerini kullandı.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 21.01.2011 | | | ErgenekonsanıklarındanArifDoğanınüslubunaserteleştiriErgenekon sanıklarından Arif Doğanın üslubuna sert eleştiri |
|
| "Bu dava üzerinden katiller aklanıyor" | GazetePort | 21.01.2011 15:58 |  | | |
| 15:55 Mustafa Balbay: Bedenim de özgür bırakılsın | Net Gazete | 21.01.2011 15:51 |  | | |
| Cumartesi Anneleri'nin feryadı: Toplu mezarlar açılıyor, failler serbest, adaletiniz bu mu? | Samanyolu Haber | 08.01.2011 14:28 |  | | Beyoğlunda 302. kez bir araya gelen ve kamuoyunda Cumartesi Anneleri olarak bilinen kayıp yakınları, Bitliste açılan toplu mezara dikkat çekerek, faillerin hala serbest olduğunu ifade etti. Galatasaray Lisesi önünde kayıp yakınlarının fotoğraflarını taşıyan grup, domuz bağıyla öldürülen çok sayıda insanın faillerinin serbest bırakılmalarını da protesto etti.
Cumartesi Anneleri, 302. kez Galatasaray Meydanında toplanarak çeşitli nedenlerle kaybolan yakınlarının bulunmasını istedi. Yarım saatlik oturma eyleminde bu hafta 8 Ekim 1980de gözaltına alınan ve kendisinden bir daha haber alınamayan Cemil Kırbayır, 19 Ekim 1995 günü gözaltına alınan Fehmi Tosun ve 11 Ağustos 2004te gözaltına alınan Tolga Baykal Ceylanın yakınları başlarından geçen olayları anlattı.
Daha sonra grup adına basın açıklamasını okuyan Füsun Şeker, geçtiğimiz günlerde bir yandan yüzlerce gözaltında kayıbın, faili meçhulün sorumlusu devlet destekli olarak gösterdiği Hizbullah üyeleri ve üst düzey sorumlularının serbest bırakılırken bir yandan da Bitlisin Mutki ilçesindeki toplu mezardan 12 kişinin kemiklerinin çıkmasına tanık olduklarını söyledi.
Toprak altından çıkan kemiklerin Ergenekon, Jitem ve Hizbullah gibi devlet kontrolünde ve devlet destekli olarak belirttiği yapılanmaların on yıllarca uyguladıkları vahşeti ispatladığını savunan Şeker, Aynı günlerde bu vahşetin baş aktörleri hakkındaki yargılamalar 10 yıllık bir süre ve onca delil, bilgi ve belgeye rağmen bitirilmiyor. Toplum ve insanlık hakkı olan adil bir kararı yargı mercilerinden alamıyor. Hükümete soruyoruz: Adaletiniz bu mu? Hukuk anlayışınız bu mu? İleri demokrasi bu mu? Ergenekon karşıtlığınız bu mu? dedi.
Ergenekoncuların sadece darbe planlamaktan yargılandıklarına dikkat çeken Şeker şöyle konuştu: Şimdi insanları domuz bağıyla bağlayıp günlerce akıl almaz işkenceler etmekle kaybetmekle suçlanan Hizbullahçılar hakkında makul bir sürede karar verilmemesinden anlıyoruz ki derin devletin içinde AKPye darbe planlamak dışında hiçbir şeyin fazlaca bir önemi yok. Demek insanlık suçları işkenceler bekleyebilirmiş. Bu konudaki gerçeklerin ortaya çıkmasının bir önemi yokmuş. En bilinen ve en istikrarlı bir şekilde özellikle Kürt coğrafyasında kullanılmış olan Jitemle omuz omuza çalışmış olan Kontgerilla örgütünün yöneticileri olduğu ileri sürülen kişiler, 10 yıllık bir süre içinde haklarında karar verilmeden serbest bırakılıyor. Serbest bırakılanlar onlarca kişiyi işkencelerle katletmekle suçlanıyor. Bizim bu konuda adil bir karara makul bir süre içinde ulaşma hakkımız açıkça engellenmiş durumda. Yargılamaların belli bir süre içinde bitirilmesi gereği Evrensel bir hukuk ilkesi iken Hükümetin sözde derin devlet karşıtlığı insanlık suçlarında gerçekleri, adaleti aramayı kapsamıyor. Katliam davalarının insanlık suçlarının hükümsüz kalması hükümeti ilgilendirmiyor. Öte yandan Bitliste toplu mezardan 12 insanın kemikleri çıkıyor. Sadece Bitlis ve ilçelerinde ise açılmamış 350-400 civarında toplu mezar olduğu söyleniyor. Hükümet edenlerin faillerle ve kontgerilla çeteleriyle ilişkisi bu şekilde olmaya devam ederken biz de bu meydanda 302. haftada da gözaltında kaybedilenleri gündeme getirmeye devam ediyoruz.
Grup basın açıklamasının ardından olaysız dağıldı.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 08.01.2011 | | | CumartesiAnnelerininferyadıToplumezarlaraçılıyorfaillerserbestadaletinizbumu?Cumartesi Annelerinin feryadı Toplu mezarlar açılıyor failler serbest adaletiniz bu mu? |
|
| Temizöz hakkında "gasp" iddiası - Video | Samanyolu Haber | 15.12.2010 00:25 |  | | Onlarca faili mechulün emrini vermekle yargılanan Albay Cemal Temizöz gasptan da hakim karşısına çıkacak. Onlarca faili meçhulün emrini vermekle suçlanıyor... Hakkında 9 kez ağırlaştırılmış müebbet istemi var... Emekli Albay Cemal Temizözün ismi şimdi de gasp suçlamasıyla gündemde...
Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen Temizöz davasının cuma günkü son duruşmasında ilginç gelişmeler yaşandı. O gelişmelerden biri 1994 yılında öldürülen Mardinli işadamı Abdülhamit Düdükle ilgili...
Ailesinin avukatı Temir Mahmutoğlu, Mardinli işadamının başına gelenleri böyle anlatıyor.
Mahmutoğlu, Temizöz hakkında gasp ve yağma suçundan ek iddianame hazırlanmasını talep etti. Mahkeme heyeti talep üzerine Düdükün dosyasını, iddianame hazırlanması için Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi. Hazırlanacak iddianamenin faili meçhuller davasının dosyasıyla birleştirmesi bekleniyor. Dosyanın kabul edilmesi halinde ise Temizöz, gasp etmek suçuna iştirak ve adam öldürme iddiasıyla da yargılanacak. Şimdi gözler Cumhuriyet Başsavcıları tarafından hazırlanacak iddianamede...
| | Samanyolu Haber Son Dakika 15.12.2010 | | | Temizözhakkındagaspiddiası-VideoTemizöz hakkında gasp iddiası - Video |
|
| Antikacıdan çıkan faili meçhulün belgesi | Haber7 | 09.12.2010 09:37 |  | | |
| Faili meçhulün delilleri üç adreste | GazetePort | 11.11.2010 00:54 |  | | | Devrimci Karargah örgütüne yardımcı olduğu iddiasıyla tutuklanan emniyet müdürü Hanefi Avcının Güneydoğudaki faili meçhul cinayet olayları ile ilgili delillerin bulunduğu üç adresi Diyarbakır Özel Yetkili Mahkemesine verdiği ortaya çıktı. | | GazetePort Güncel 11.11.2010 | | | FailimeçhulündelilleriüçadresteFaili meçhulün delilleri üç adreste |
|
| Evren'in dosyası ne olacak? | Samanyolu Haber | 09.11.2010 08:03 |  | | Kenan Evren ve 12 Eylül darbecileri hakkında verilen görevsizlik kararının ardından şimdi merak edilen konu o dosyanın ne olacağı... Dosyanın Ağır Ceza Mahkemelerinde görülmesi gerektiğine vurgu yapan hukukçular, Darbecileri yargılamak Yargıtayın görevi değil uyarısında bulundu.
Aralarında 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evrenin de bulunduğu 12 Eylül darbecileri hakkında başlatılan soruşturmada görevsizlik kararı verildi.
Darbecilerin yargılanmasını engelleyen Anayasanın geçici 15. maddesinin 12 Eylül referandumuyla kaldırılmasının ardından onlarca vatandaş Ankara Adliyesine koştu. Ankara Özel Yetkili Başsavcıvekilliği, başvuruları inceledi ve anayasayı ihlal suçlarına bakmakla yetkili Devlet Güvenlik Mahkemelerinin (DGM), 1984ten sonraki davaları inceleyebileceğini belirtti. Başsavcıvekilliği, kapatılan DGMlerin yerine kurulan özel yetkili savcılıkların da 1984ten önceki bir eylemi soruşturamayacağını savundu. Buna göre, 12 Eylül darbecileri hakkında dava açılıp açılamayacağına, açılacaksa yargılamanın nerede yapılacağına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının karar vereceği bildirildi. Başsavcılığın, kendisini görevli sayarak işlem yapabileceği gibi yeni Anayasaya göre kuvvet komutanlarının Yüce Divanda yargılanmasını da isteyebileceği öğrenildi.
YENİ DAVALAR AÇILABİLİR
12 Eylül darbecileri hakkında iddianame hazırladığı için meslekten ihraç edilen eski savcı Sacit Kayasu, başsavcıvekilliğinin görevsizlik kararı verdiği Evren dosyasını ağır cezaya göndermesi gerektiğini kaydetti. Kayasu, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi durumunda ise darbenin askeri suç olarak kabul edilmiş olacağına dikkat çekti. 12 Eylül sonrasında birçok vatandaşın hakkının gasp edildiğini belirten Kayasu, idare mahkemelerinde de çok sayıda davanın açılacağını anlattı.
HUKUKEN MÜMKÜN DEĞİL
Emekli Askeri Hâkim Faik Tarımcıoğlu, Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarının Yüce Divanda yargılanmasını öngören Anayasal maddenin görev suçunu kapsadığını belirtti. Tarımcıoğlu, Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliğinin, meşru hükümeti devirerek yönetime el koyan Genelkurmay Başkanının yaklaşımını görev suçu kapsamında görmesi hukuken mümkün değildir dedi. Tarımcıoğlu, 1980de Tabi-i Hakim hükmünün bulunduğuna vurgu yaparak Buna göre Ankara Cumhuriyet savcıları Evren soruşturmasında yetkilidir diye konuştu. Darbe suçundan ziyade kişisel başvuruların da olduğunu söyleyen Tarımcıoğlu şunları aktardı: Darbeye görevsizlik verdin. Peki, kişisel kayıplar ne olacak? Belki 12 Eylül yüzünden Vali olamayan hâkim olamayan var.
YARGITAYIN YETKİSİ YOK
Emekli Yargıtay Savcısı Ahmet Gündel, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, darbe yönetimi için iddianame düzenleyerek Ağır Ceza Mahkemesine sevk etmeli dedi. Gündel, darbeciler için başlatılan soruşturma görevinin Ankara Başsavcılığına ait olduğunu vurguladı. Görevsizlik kararı verilmesi yanlış bir karardır diyen Gündel, Anayasal ve yasal düzenlemelere dikkat çekti. Gündel şunları söyledi: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının, Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları ile ilgili soruşturma yapma görevi yoktur. Başsavcılık, tekrar görevsizlik kararı vererek dosyayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına göndermelidir.
YÜCE DİVAN YOLU KAPALI
Emekli Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek, Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliğinin Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları Yüce Divanda yargılanır hükmüne dayanarak 12 Eylül yönetimi için görevsizlik kararı vermesini eleştirdi. Petek, meşru hükümetleri darbe ile devirmenin Genelkurmay Başkanının görevi sayılmayacağını belirtti. Soruşturmanın Cumhuriyet savcılığı tarafından yapılması gerektiğine vurgu yapan Petek, birçok fail-i meçhulün yaşandığı darbe dönemi için hukuki ihtilafa düşerek hasıraltı edilmemesi gerektiğini söyledi. Petek, Suçların kapsamı 1984 öncesi de olsa soruşturma imkânı bugün ortaya çıktığı için üzerine gidilmelidir. Darbe suçları da özel yetkili başsavcılığın görev alanına girer. Suç kapsamının görevle ilgili olmadığından Yüce Divan yolu da kapalıdır dedi.
BUGÜN GAZETESİ
| | Samanyolu Haber Son Dakika 09.11.2010 | | | Evrenindosyasıneolacak?Evrenin dosyası ne olacak? |
|
| Evren?in dosyası ne olacak? | Samanyolu Haber | 09.11.2010 01:07 |  | | Kenan Evren ve 12 Eylül darbecileri hakkında verilen görevsizlik kararının ardından şimdi merak edilen konu o dosyanın ne olacağı... Dosyanın Ağır Ceza Mahkemelerinde görülmesi gerektiğine vurgu yapan hukukçular, Darbecileri yargılamak Yargıtayın görevi değil uyarısında bulundu.
Aralarında 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evrenin de bulunduğu 12 Eylül darbecileri hakkında başlatılan soruşturmada görevsizlik kararı verildi.
Darbecilerin yargılanmasını engelleyen Anayasanın geçici 15. maddesinin 12 Eylül referandumuyla kaldırılmasının ardından onlarca vatandaş Ankara Adliyesine koştu. Ankara Özel Yetkili Başsavcıvekilliği, başvuruları inceledi ve anayasayı ihlal suçlarına bakmakla yetkili Devlet Güvenlik Mahkemelerinin (DGM), 1984ten sonraki davaları inceleyebileceğini belirtti. Başsavcıvekilliği, kapatılan DGMlerin yerine kurulan özel yetkili savcılıkların da 1984ten önceki bir eylemi soruşturamayacağını savundu. Buna göre, 12 Eylül darbecileri hakkında dava açılıp açılamayacağına, açılacaksa yargılamanın nerede yapılacağına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının karar vereceği bildirildi. Başsavcılığın, kendisini görevli sayarak işlem yapabileceği gibi yeni Anayasaya göre kuvvet komutanlarının Yüce Divanda yargılanmasını da isteyebileceği öğrenildi.
YENİ DAVALAR AÇILABİLİR
12 Eylül darbecileri hakkında iddianame hazırladığı için meslekten ihraç edilen eski savcı Sacit Kayasu, başsavcıvekilliğinin görevsizlik kararı verdiği Evren dosyasını ağır cezaya göndermesi gerektiğini kaydetti. Kayasu, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi durumunda ise darbenin askeri suç olarak kabul edilmiş olacağına dikkat çekti. 12 Eylül sonrasında birçok vatandaşın hakkının gasp edildiğini belirten Kayasu, idare mahkemelerinde de çok sayıda davanın açılacağını anlattı.
HUKUKEN MÜMKÜN DEĞİL
Emekli Askeri Hâkim Faik Tarımcıoğlu, Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarının Yüce Divanda yargılanmasını öngören Anayasal maddenin görev suçunu kapsadığını belirtti. Tarımcıoğlu, Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliğinin, meşru hükümeti devirerek yönetime el koyan Genelkurmay Başkanının yaklaşımını görev suçu kapsamında görmesi hukuken mümkün değildir dedi. Tarımcıoğlu, 1980de Tabi-i Hakim hükmünün bulunduğuna vurgu yaparak Buna göre Ankara Cumhuriyet savcıları Evren soruşturmasında yetkilidir diye konuştu. Darbe suçundan ziyade kişisel başvuruların da olduğunu söyleyen Tarımcıoğlu şunları aktardı: Darbeye görevsizlik verdin. Peki, kişisel kayıplar ne olacak? Belki 12 Eylül yüzünden Vali olamayan hâkim olamayan var.
YARGITAYIN YETKİSİ YOK
Emekli Yargıtay Savcısı Ahmet Gündel, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, darbe yönetimi için iddianame düzenleyerek Ağır Ceza Mahkemesine sevk etmeli dedi. Gündel, darbeciler için başlatılan soruşturma görevinin Ankara Başsavcılığına ait olduğunu vurguladı. Görevsizlik kararı verilmesi yanlış bir karardır diyen Gündel, Anayasal ve yasal düzenlemelere dikkat çekti. Gündel şunları söyledi: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının, Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları ile ilgili soruşturma yapma görevi yoktur. Başsavcılık, tekrar görevsizlik kararı vererek dosyayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına göndermelidir.
YÜCE DİVAN YOLU KAPALI
Emekli Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek, Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliğinin Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları Yüce Divanda yargılanır hükmüne dayanarak 12 Eylül yönetimi için görevsizlik kararı vermesini eleştirdi. Petek, meşru hükümetleri darbe ile devirmenin Genelkurmay Başkanının görevi sayılmayacağını belirtti. Soruşturmanın Cumhuriyet savcılığı tarafından yapılması gerektiğine vurgu yapan Petek, birçok fail-i meçhulün yaşandığı darbe dönemi için hukuki ihtilafa düşerek hasıraltı edilmemesi gerektiğini söyledi. Petek, Suçların kapsamı 1984 öncesi de olsa soruşturma imkânı bugün ortaya çıktığı için üzerine gidilmelidir. Darbe suçları da özel yetkili başsavcılığın görev alanına girer. Suç kapsamının görevle ilgili olmadığından Yüce Divan yolu da kapalıdır dedi. | | Samanyolu Haber Son Dakika 09.11.2010 | | | Evren?indosyasıneolacak?Evren?in dosyası ne olacak? |
|
| O itirafı bakın neden yapmış | Samanyolu Haber | 09.10.2010 08:25 |  | | Doğan?ın ?Yeşil yaşıyor? itirafına ?Başıma bir şey gelirse Yeşil?den gelir?? düşüncesi neden olmuş. Ergenekon sanığı emekli Albay Arif Doğan?a, faili meçhul 57 olay soruldu. Doğan?dan başta 33 er olayı, Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan, Kürt yazar Musa Anter ile Albay Rıdvan Özden cinayetlerinin perde arkasını anlatması istendi. Doğan?ın Yeşil?in yaşadığını iddia etmesinin perde arkasında kendisini koruma endişesi olduğu ve ?Başıma bir şey gelirse Yeşil?den gelir?? korkusu yaşadığı öne sürüldü.
Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz?e verdiği ifadede ?Yeşil yaşıyor, en son Tunceli?de görüştük? diyen Arif Doğan?ın, ?Yeşil? kod adlı Mahmut Yıldırım?la ilgili itirafının perde arkasında kendisini koruma endişesi olduğu iddia edildi. ?Öldürülme korkusu? yaşayan Doğan?ın ?Başıma bir şey gelirse Yeşil?den gelir?? düşüncesiyle konuştuğu belirtildi. Doğan?ın, yaşadığını iddia ettiği Yeşil?in nerede olduğunu da bilmediği öne sürüldü.
Ergenekon davası sanıklarından emekli Albay Arif Doğan?a, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı?nca gönderilen ve özel yetkili İstanbul Savcısı Kadir Altınışık tarafından yöneltilen sorulara star ulaştı. Güneydoğu?da yaşanan faili meçhul 57 karanlık olay tek tek sorulan Doğan?ın, zor anlar yaşadığı öğrenildi. Soruların Doğan?ın JİTEM?in başında olduğu dönemler ile en çok faili meçhulün yaşandığı 1993-96 yıllarını kapsadığı kaydedildi.
Emekli Albay Doğan?a yöneltilen soruların başında 24 Mayıs 1993 günü Elazığ-Bingöl karayolunda 33 erin şehit edilmesi olayı oldu. Doğan?a 33 er saldırısını gerçekleştiren PKK?nın JİTEM?den yardım görüp görmediği soruldu. Albay Rıdvan Özden?in şüpheli ölümü de Doğan?a sorulan başka çarpıcı sorulardan biri oldu.
Doğan?a yöneltilen dikkat çekici sorular arasında, 1989 yılında JİTEM tarafından 100 bin Dolar karşılığında Irak?a verilen eski KDP peşmergesi Irak kökenli Türk vatandaşı Mehmet Kılıç?ın öldürülmesi olayı da yer aldı. ?Saddam?ın idam ettirdiği Kılıç?ı JİTEM mi teslim etti?? sorusuna Doğan?ın ?evet? karşılığı verdiği belirtildi. Doğan?a 1991?de öldürülen HEP Diyarbakır İl Başkanı Vedat Aydın cinayeti de soruldu. Aydın?ı, Cem Ersever?in ekibinin öldürdüğü iddia edilmişti.
Doğan?a, ifadesi sırasında sorulan bir diğer kilit soru ise Emniyet Müdürü Gaffar Okkan suikastiyle ilgili oldu. Doğan, Okkan suikastiyle ilgili kendi kurduğu JİTEM?in değil, Cem Ersever?in içinde olduğu 2. JİTEM?in sorgulanması gerektiğini söyledi. ?Kürt yazar Musa Anter?in öldürülmesi için JİTEM mi talimat verdi?? sorusu yöneltilen Doğan?ın, Anter suikastiyle ilgili Cem Ersever ve Yeşil?in ekibini işaret ettiği öğrenildi. Daha önce PKK ve JİTEM itirafçısı Abdülkadir Aygan ?Anter?i Yeşil ve Ersever öldürdü?? demişti.
Arif Doğan?a ait olduğu öne sürelen son ses kaydında terör örgütü Hizbullah7ın da JİTEM tarafından kurulduğu itirafı da var. ?Ben her şeyi bilmek mecburiyetinde olan bir insanım. Çünkü biz askeri literatür içerisinde yapmıyoruz. Bizim yaptığımız çok tehlikeli. Asker cephede aleni savaşır. Biz gizli savaşıyoruz? diyen Arif Doğan, Hizbullah terör örgütünün jandarma tarafından kurulduğunu şu sözlerle itiraf ediyor:
? Yav Kontrhizbul olarak o kuruldu PKK?ya karşı. Hüseyin Velioğlu?ydu başındaki. Hizbullah?ı biz kurduk zaten. O Hizbullah değildi onun adı Kontrhizbul?du. Ondan sonra Hizbullah?a dönüştü. Emniyet bir operasyon yaptı Kavacık?ta. Onu öldürüp atmışlar.
Daha önce internete düşen ses kayıtlarıyla şehit Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis?in uçağının düşmesiyle ilgili soruşturma dosyasını yeniden açtıran emekli Albay Arif Doğan, internete düşen yeni ses kaydında da Hanefi Avcı ve Hizbullah?la ilgili şok itiraflarda bulunuyor. Doğan, Avcı?nın JİTEM?e transfer edildiğini ve bunun arşivlerde olduğunu söyleyedi. Bu itiraf Ergenekon sanığı Sedat Peker?in ?Hanefi Avcı eski itirafçı JİTEM?cileri İstanbul?a benim yanıma göndermişti? açıklamasını tekrar gündeme getirdi. İşte DOğan?a ait olduğu iddia edilen ses kaldındaki Avcı ile ilgili sözler:
? MİT Bölge Başkanı Galip Tuğcu?ydu. Çok mükemmel bir insandı. Oturuyoruz bir gün dedim ki. Galip Bey vatan elden gidiyor, bayrak elden gidiyor, millet elden gidiyor ve toprak gidiyor. İstihbarat canlı insan demektir. Yani gezecek, görecek, yaşayacak, değerlendirecek ve bir şeyi tatbik edecek, ondan sonra sistemi belirleyecek. Diyecek ki ?ben bunu yaptım ama burada yanlış yapmışım. Sistemde olamaz? diyecek. Burda emniyetin temsilcisi var. Hanefi Avcı. Ben çağırırsam gelmez...
? İyi bir istihbaratçı, Hanefi Avcı, çok iyi. Çağırırım onu. JİTEM?e transfer ettik. Operatif olarak JİTEM?e geçti. Anlatabildim mi? Hiç kim seninde aklı ermiyordu. Çatışmaya falanda giriyorduk. Arşivde vardır o. Evet var onunda arşivi. Yok desek de var.
İnternete düşen son ses kaydıyla ilgili star?a konuşan Arif Doğan, ses kaydındaki ifadelerin kendisine ait olmadığını iddia etti. ?Hanefi Avcı?yı JİTEM?e transfer ettiniz mi?? şeklindeki soruya ise Doğan, ?Olur mu öyle şey. O, emniyetçidir. Biz | | Samanyolu Haber Son Dakika 09.10.2010 | | | OitirafıbakınnedenyapmışO itirafı bakın neden yapmış |
|
| Temizöz sivil cezaevinde - Video | Samanyolu Haber | 18.09.2010 21:58 |  | | 9 faili meçhul cinayetten sorumlu tutulan Albay Cemal Temizöz, 30 Ağustos itibariyle sivil oldu. Sivil olarak çıktığı ilk duruşmasının ardından ise onu ilgilendiren önemli bir değişiklik yaşandı.
Onlarca faili meçhulün emrini vermekle yargılanıyor. Hakkında 9 kez ağırlaştırılmış müebbet isteniyor. Tutuklanalı bir yılı geçmesine rağmen hala görevinin başındaydı. Kamuouyu TSKdan ihracını beklerken emekliye sevkedildi.
Temizöz, dün görülen 18. celsenin ardından Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevine nakledildi. Kurduğu iddia edilen infaz timiyle Güneydoğuya kabus yaşattığı öne sürülen Albay artık emekli ve sivil cezaevinde.
Temizözün emekliliğinden önce avukatlık giderlerinin bir kısmı Jandarma Genel Komutanlığı tarafından karşılanıyordu. Şimdi merak edilen bir başka konu da bu. Hakkında çok ciddi suçlamalar bulunan Temizöz, bundan sonra avukatının parasını kendisi mi verecek? Yoksa Jandarma Genel Komutanlığı bu ödemelere devam mı edecek? Kamuoyu bu soruya cevap bekliyor. | | Samanyolu Haber Son Dakika 18.09.2010 | | | Temizözsivilcezaevinde-VideoTemizöz sivil cezaevinde - Video |
|
| Nedim Şener 'Basın Kahramanı' oldu | Posta | 15.09.2010 11:38 |  | | Uluslararası Basın Enstitüsü, 60ıncı kuruluş yıldönümünde dünyanın dört bir yanından 60 Basın Kahramanını ödüllendirdi
Küresel ölçekte basın özgürlüğünü savunan Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), 60ıncı kuruluş yıldönümünde dünyanın dört bir yanından 60 Basın Kahramanını ödüllendirdi.
Abdi İpekçi ve Hrant Dinkin ardından, Milliyet Gazetesinin araştırmacı muhabiri Nedim Şener, Türkiyeden bu ödüle layık görülen üçüncü gazeteci oldu.
Faili meçhulün anahtarı
Dink cinayetiyle ilgili olarak yazdığı kitap yüzünden yargılaması süren Şener, Viyana Belediye Meclisinin tarihi binasında önceki gece düzenlenen ödül töreninde yaptığı konuşmada, Dink cinayeti tüm faili meçhul cinayetlerin anahtarıd... | | Posta Ana Sayfa 15.09.2010 | | | NedimŞenerBasınKahramanıolduNedim Şener Basın Kahramanı oldu |
|
| Nedim Şener 'Basın Kahramanı' oldu | Posta | 15.09.2010 10:52 |  | | | Uluslararası Basın Enstitüsü, 60ıncı kuruluş yıldönümünde dünyanın dört bir yanından 60 Basın Kahramanını ödüllendirdi
Küresel ölçekte basın özgürlüğünü savunan Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), 60ıncı kuruluş yıldönümünde dünyanın dört bir yanından 60 Basın Kahramanını ödüllendirdi.
Abdi İpekçi ve Hrant Dinkin ardından, Milliyet Gazetesinin araştırmacı muhabiri Nedim Şener, Türkiyeden bu ödüle layık görülen üçüncü gazeteci oldu.
Faili meçhulün anahtarı
Dink cinayetiyle ilgili olarak yazdığı kitap yüzünden yargılaması süren Şener, Viyana Belediye Meclisinin tarihi binasında önceki gece düzenlenen ödül töreninde yaptığı konuşmada, Dink cinayeti tüm faili meçhul cinayetlerin anahtarıd... | | Posta Son Dakika 15.09.2010 | | | NedimŞenerBasınKahramanıolduNedim Şener Basın Kahramanı oldu |
|
| '17 bin 500 faili meçhulün aydınlatılamamasının nedeni HSYK'dır' | Zaman | 27.08.2010 11:11 |  | | | AK Parti Diyarbakır Milletvekili Abdurrahman Kurt, Güneydoğuda 90lı yıllarda işlenen 17 bin 500 faili meçhul cinayetin aydınlatılamamasının nedeninin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) olduğunu iddia etti. Kurt, Bu kurulun malum zihniyetini, Şemdinli İddianamesini hazırlayan savcı Ferhat Sarıkayayı acımasız bir şekilde görevden alırken gördük. Cumhuriyet tarihi boyunca bölge halkı hep zulüm gördü. Kimse bunlardan hesap sormadı. 12 Eylülde HSYKnın yapısını değiştirmeye var mısınız? 12 Eylülde 12 Eylül askeri darbesini yargılamaya var mısınız? dedi. | | Zaman Son Dakika 27.08.2010 | | | 17bin500failimeçhulünaydınlatılamamasınınnedeniHSYKdır17 bin 500 faili meçhulün aydınlatılamamasının nedeni HSYKdır |
|
| Osman Can'dan HSYK ilgili ilginç bir tespit | Samanyolu Haber | 11.08.2010 05:11 |  | | Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun (HSYK) yaz kararnamesinde yapacağı atamalar tartışılırken Anayasa Mahkemesi Raportörü ve Demokrat Yargı Derneği Eşbaşkanı Osman Candan kurulla ilgili ilginç bir tespit geldi.
HSYK olmasaydı, 17 bin faili meçhul olmazdı. diyen Can, buna Doğan Öz cinayetinin yargı eliyle kapatılması örneğini veriyor. Birinci, ikinci ve üçüncü faili meçhuller işlendiğinde adliye aktörleri harekete geçse bu sayı 17 bin olmaz 5 veya 6da kalırdı. ifadelerini kullanan Can, anayasa değişikliği ile HSYKnın yapısı değiştiği zaman hâkimlerin artık kariyerlerinin engelleneceği korkusuyla hareket etmeyeceklerini düşünüyor.
Can, Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) Derneği tarafından Üsküdar Altunizade Kültür Merkezinde düzenlenen 12 Eylül: Bu Sefer Demokrasi adlı panelde HSYK ile ilgili önemli iddialarda bulundu.
Can, bir yerde faili meçhul cinayet işlendiği zaman savcıların soruşturma yapmasının beklendiğini ancak 17 bin faili meçhulün soruşturulmadığını, hukukun hiçbir şekilde işlemediğini, olayların üzerine gidilmediğini söylüyor. Son dönemin dikkat çeken soruşturmalarından örnekler veren Osman Can, Şemdinlide Savcı Ferhat Sarıkaya yeter dediği zaman HSYKnın Adalet Bakanlığının yakasına yapıştığını ve savcının görevden el çektirildiğini belirtiyor. Erzincan soruşturmasını yürüten ve burada bir generali sanık durumuna düşüren iddianameyi yazan savcıların görevden alınmasını da ikinci örnek olarak gösteren Can, bugüne kadar militarizmin değil, adaletin önemli olduğunu düşünen bir HSYK olsaydı, faili meçhuller konusunda tavır koyacağını ve bir savcının da hayır ben bu işlere dokunmam davranışını gösteremeyeceğini aktarıyor.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 11.08.2010 | | | OsmanCandanHSYKilgiliilginçbirtespitOsman Candan HSYK ilgili ilginç bir tespit |
|
| Elçi: Başbuğ'un açıklamaları talihsizlik - Video | Samanyolu Haber | 06.07.2010 17:00 |  | | Şırnak Baro Başkanı: Başbuğun açıklamaları talihsizlik, 17 bin faili meçhul var Şırnak Baro Başkanı Nuşirevan Elçi, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğun Star Televizyonunda yaptığı açıklamaları talihsiz ve yerinde olmayan bir açıklama olarak nitelendirdi. Bir dönem yaşanan faili meçhul cinayetlerin Türkiye Büyük Millet Meclisince (TBMM) raporlaştırıldığını hatırlatan Elçi, kemiklerin bulunamamış olmasının, faili meçhul cinayetlerin olduğu sonucunu değiştiremeyeceğini söyledi.
Baro Başkanı Elçi şunları kaydetti: Açıklama öz itibariyle talihsiz bir açıklama. Çünkü TBMM Susurluk Araştırma Komisyonunun belirlediği 17 bin 547 faili meçhulün bulunduğu yönünde açıkladığı rakam var. Bunların kemiğinin bulunup bulunmaması, bu faili meçhul sonucunu değiştirmemektedir. Keza, Adli Tıp Kurumunun çalışma yöntemi de bilinmektedir. En yakın örnek; Hüseyin Üzmezin raporu konusunda Adli Tıp Kurumunun hangi yöntemlerle nasıl çalıştığı yönünde toplumda bir kanaat oluşmuştur. Adli Tıp Kurumunun raporları sonucu değiştirmemektedir. Bence, onun yerine, yani geçmişte bu tür suçlara karışanları temize çıkarma yerine, geçmişte yaşanan olumsuz olayları açığa çıkarmak, sayın Başbuğun da sorumluluğu içindedir. Bu çerçevede bu açıklamayı talihsiz ve yerinde olmayan bir açıklama olarak değerlendiriyoruz. | | Samanyolu Haber Son Dakika 06.07.2010 | | | ElçiBaşbuğunaçıklamalarıtalihsizlik-VideoElçi Başbuğun açıklamaları talihsizlik - Video |
|
| Açılım sürüyor şiddete rağmen | Haber7 | 06.07.2010 06:25 |  | | | Aslında 1960’dan beri yaşadığımız darbeler, krizler, seçilmiş milletvekillerinin Meclis kapısında gözaltına alınması, onca faili meçhulün ardından çok önemli bir yol kaydettiğimizin bir göstergesi. Mesela MHP lideri Devlet Bahçeli’nin OHAL önerisi hiç itibar görmüyor. | | Haber7 Son Dakika 06.07.2010 | | | AçılımsürüyorşiddeterağmenAçılım sürüyor şiddete rağmen |
|
| İHSAN DAĞI - PKK 'derin devlet' dönsün istiyor | Zaman | 29.06.2010 02:12 |  | | |
| İHSAN DAĞI - PKK 'derin devlet' dönsün istiyor | Zaman | 29.06.2010 02:01 |  | | |
| İHSAN DAĞI - PKK 'derin devlet' dönsün istiyor | Zaman | 29.06.2010 02:01 |  | | |
| Failli meçhulün altından korucular çıktı | Evrensel | 26.05.2010 12:21 |  | | |
| Yayıncısının evinde suikast notu | Samanyolu Haber | 25.03.2010 06:02 |  | | Ergenekon operasyonları kapsamında polisin yürüttüğü altı aylık çalışma da Hablemitoğlu cinayetiyle ilgili yeni bilgilere rastlandı. Polis, Ergenekon operasyonlarını sekteye uğratmak için dezenformasyon yapan ve internet üzerinden yazılar yazan 8 kişiye yönelik operasyon düzenledi. Polis, bu kapsamda Ankara Yenimahallede spor merkezi işleten Hakan A.nın evine düzenlediği operasyonda Hakan A.yı evinin havalandırma boşluğunda kaçmak isterken yakaladı. Operasyon kapsamında aynı zamanda Hablemitoğlunun kitaplarının yayıncısı olan Hayri B. de gözaltına alındı.
SUİKAST NOTLARI BULUNDU
Hayri Bnin ev ve iş yerlerinde de arama yapan polis 18 Aralık 2002 yılında silahlı saldırıya uğrayarak öldürülen Doç. Necip Hablemitoğlu suikastına ait notlar ele geçirdi. Gözaltına alının zanlılar, ifadeleri alınmak üzere İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne getirildi. Burada ifadesi alınan Hayri Bye Hablemitoğlu suikastı ile ilgili sorular yönetildiği öğrenildi. Hayri Bnin Hablemitoğlunun ve Durmuş Ali Özoğlunun kitaplarını yayına hazırlayan kişi olduğu tespit edildi. Hayri B.nin Necip Hablemitoğlunun Köstebek, Şeriatçı Terörün ve Batının Kıskacındaki Ülke: TÜRKİYE ve Alman Vakıfları ve Bergama Dosyası gibi kitaplarının genel yayın yönetmenliğini yaptığı öğrenildi.
SOL GÖZÜNDEN VURULDU
Öğretim üyesi, 48 yaşındaki Doç. Necip Hablemitoğlu, 18 Aralık 2002de Çankayadaki evinin otoparkında silahlı saldırıya uğramıştı. Hablemitoğluna, 9 mmlik silahla iki kez ateş edilmiş, sol gözünden tek kurşunla vurulan öğretim görevlisi yaşamını yitirmişti. Hablemitoğlu suikasti, AK Parti iktidarı döneminde faili meçhul kalan tek cinayet olarak biliniyor.
Tekvandocu, Ergün Poyrazla görüşmüş
Ergenekon soruşturması kapsamında Ankarada gözaltına alınan iki kişiden Hakan A.nın Ergenekon zanlısı Ergün Poyraz ile geçmişe dönük telefon kayıtlarının olduğu öğrenildi. Ayrıca zanlı tekvandocu Hakan A.nın 18 Aralık 2002 tarihinde öldürülen Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu cinayetinden sonra bir süre takip edildiği ancak cinayetle ilgili herhangi bir somut veriye ulaşılmadığı için hakkında bir işlem yapılmadığı belirtildi. Hakan A.yı pijaması ile yalın ayak havalandırma boşluğunda bulan polis daha sonra zanlının evini didik dikik aradı. Yapılan aramalarda Ata Ocakları ile ilgili bir çok doküman bulundu. Çıkan belgelerde Ata Ocaklarının kuruluşu ile ilgili notlar ve şemalara rastlandı. Hakan A.nın ayrıca geçmişe dönük yapılan telefon kayıtları incelemesinde Ergenekon zanlısı Ergün Poyraz ile ilgili telefon kayıtlarının olduğu öğrenildi. Hakan A.nın bazı internet siteleri ve bir dergide Ergün Poyraz lehine yazılar yazdığı öğrenildi.
Dosyayı yeniden çıkarttırdım
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Necip Hablemitoğlu suikasti ile ilgili olarak, Hablemitoğlu suikastı faili meçhulün içinde kaldı. Onun için üzülüyoruz. İçişleri Bakanlığına geldiğimde o dosyayı tekrar çıkarttırdım ve bütün bu süreç içinde üzerinde durulan ve failleri bulunamayan bir dosya var. Son zamanlardaki özellikle çetelerle, o tür operasyonlarla ilgili bütün çalışmalarda Hablemitoğlunun olayını gündeme getiriyoruz dedi.YENİ ŞAFAK | | Samanyolu Haber Son Dakika 25.03.2010 | | | YayıncısınınevindesuikastnotuYayıncısının evinde suikast notu |
|
| Atalay: Hablemitoğlu dosyasını ben açtırdım | Türkiye Gazetesi | 25.03.2010 02:01 |  | | | > ANKARA AAİçişleri Bakanı Beşir Atalay, Necip Hablemitoğlu suikastı ile ilgili olarak “Dosyayı ben açtırdım” dedi. Hablemitoğlu’nun öldürülmesi ile ilgili Ankara’da iki kişinin gözaltına alındığı yönündeki iddiaların hatırlatılması üzerine Bakan Atalay, “Hablemitoğlu suikastı 2002’nin Aralık ayında oldu ve faili meçhulün içinde kaldı. Onun için üzülüyoruz. İçişleri Bakanlığına geldiğimde o dosyayı tekrar çıkarttırdım. Umarız bu konuda bir gelişme olur, bir gelişmenin olmasını çok arzu ediyoruz” dedi. | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 25.03.2010 | | | AtalayHablemitoğludosyasınıbenaçtırdımAtalay Hablemitoğlu dosyasını ben açtırdım |
|
| İşte Ergenekon'un saha komutanları | Samanyolu Haber | 16.03.2010 07:29 |  | | Darbelere ortam sağlayacak eylem planları deşifre ediliyor ve imzalar laboratuvarlarda belgeleniyor. Peki, bu eylemleri kimler yapacak? Hangi kadrolar bu eylemler için hazırlanıyor? İddia edilen Ergenekonun saha komutanları kimler?
Uzun süre kamuoyunun gündemini meşgul eden İrtica ile Mücadele Eylem Planındaki ıslak imzayı inceleyen Jandarma Kriminal; Adli Tıp ve Emniyetin paralelinde karar verdi: İmza, Dursun Çiçekin. Ardından 3. Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk ve Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihanerin de sanık olduğu iddianame Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamenin bel kemiğini Dursun Çiçek imzalı AKP ve Güleni bitirme planı oluşturuyor. Ergenekon kapsamında yürütülen bir başka soruşturma Poyrazköyde çıkan silahlarla ilgiliydi. Soruşturma neticesinde Kafes Eylem Planına ulaşan savcılar, planda yazılanların uygulanıp uygulanmadığını araştırdı. Kısa süre sonra, İstanbulda görülen Hrant Dink cinayeti davasına ve Malatyadaki Zirve Yayınevi katliamı davasına bakan mahkemeler soruşturmanın Kafes Eylem Planını da kapsayacak şekilde genişletilmesini talep etti. Böylece gözler eylem planı olarak gündeme gelen ve fiiliyata geçmemiş darbe planı olarak sunulan kâğıt parçalarının icra edildiği alanlara çevrildi.
Malatya, Erzurum, Trabzon ve Diyarbakırda görülen davalarda sanık muvazzaf albayların ortak bir özelliği saptanıyor. Şu ana kadar yapılan soruşturmalarda, Eskişehir İl Jandarma Komutanı Albay Recep Gençoğlu, Erzincan İl Jandarma Komutanı Albay Ali Tapan, Malatya İl Jandarma Komutanı Albay Mehmet Ülger, Kayseri İl Jandarma Komutanı Albay Cemal Temizöz, Trabzon İl Jandarma Komutanı Albay Ali Öz, Trabzon eski İl Jandarma Komutanı Albay Şinasi Çaşkurlu, Hakkâri İl Jandarma Komutanı Albay Erhan Kubat ve Konya İl Jandarma Komutanı Albay Hüseyin Özçoban hakkında çeşitli iddialar ortaya atıldı. Çoğu tutuklu olarak cezaevinde bulunuyor; ancak hepsi de görevinin başında. Üstelik Cemal Temizözün avukatlık masraflarını Jandarma Genel Komutanlığı karşılıyor.
ERZİNCAN OLAYLARININ
BAŞAKTÖRÜ: RECEP GENÇOĞLU
Tutuklu Başsavcı İlhan Cihanerin başlattığı cemaat soruşturması ve bölgedeki faaliyetleri kapsayan Erzurum iddianamesinde, Erzincanın şu anki Jandarma Alay Komutanı Albay Ali Tapan ve bir önceki komutan Albay Recep Gençoğlu isimleri birlikte yer alıyor. Savcıların değerlendirmesine göre, bu iki isim yetkilerini zorlayarak İsmailağa Cemaati mensuplarını İbda-C ve Hizbullah bağlantılı göstererek mahkemeden dinleme izni alınmasını kolaylaştırmış. Davayla ilgili savcılara bilgi veren gizli tanık Munzura göre Albay Gençoğlu şu cümleleri sarf ediyor: Erzincanda senden çok büyük bir operasyon istiyorum, benden silah mı istiyorsun, esrar mı istiyorsun, ne istiyorsan yerine gelecek. Yeter ki cemaat evlerini tespit et. Bu cemaate yönelik 4 ay içinde bir operasyon yapacağız, gerekirse cemaat mensuplarına yönelik yaptığımız teknik takip dikkate alınarak bol bol ikna ettiğiniz öğrencilerle cemaatteki insanların telefonla görüşmelerini sağlayın, bol bol suç unsuru konuşulsun...
Albay Recep Gençoğlu, Ergenekon soruşturmasının uzantısı olarak görülen bu planların bir icracısı olarak ilginç bir portre sunuyor. Yeni Aktüel dergisinin 211. sayısında yer alan bir haberde, Gençoğlunun silah arkadaşı olduğunu iddia eden birisi onu şöyle suçluyordu: Cemal Temizözün kurduğu korku imparatorluğunun üzerine oturdu. Hatırlanacağı üzere daha önce binbaşı rütbesiyle Cizre İlçe Jandarma Komutanı olan Kayseri İl Jandarma Alay Komutanı Albay Cemal Temizöz hâlen Diyarbakırda 20 faili meçhulün azmettiricisi olmak suçlamasıyla yargılanıyor. Aynı dergiye Temizözün sorumlu tutulduğu faili meçhullerde kullanılan Beyaz Torosun fotoğrafını gönderen kaynağın anlatımına göre de Ağustos 1995te yüzbaşı rütbesiyle Cizreye gelen Recep Gençoğlu, Temizözle birlikte yargılanan korucubaşı Kamil Atak ve kadrosunu yanında tuttu. Aralarındaki mühim farkı ise şu sözlerle açıklıyor: Cemal Temizöz operasyonlara bizzat katılıyordu. Recep Gençoğlu ise perde gerisinde durur, operasyonlara Kamil Atak ve ona bağlı korucuları yollardı.
Gençoğlunun Cizrede yaptığı yasa dışı faaliyetler arasında, korucubaşı Kamil Atakı korumak üzere mahkemeye yanlış bilgi vermek de yer alıyor. Meçhul kaynağın aktarımına göre, geçici korucu statüsü verilen Atak, hakkında gıyabi tutuklama kararı olmasına rağmen hem belediye başkanı hem de korucubaşı maaşı almış. Bunu sağlayan şey, Atakın tutukluluğunu isteyen Van Ağır Ceza Mahkemesine Gençoğlunun İlçemizde bu isimde bir şahıs yok. şeklinde cevap göndermesi ve emniyeti bu işe alet etmesiydi. Eski silah arkadaşı, Recep Gençoğlunun banka hesaplarındaki trafiğin incelenmesiyle Kamil Atakla bağının çözülebileceğini aktarıyor. Ayrıca, Cizrede bir iş adamıyla kaçak mazot işine girdiğini ve harcamaları askeriyenin kantin bütçesinden karşıladığını iddia ediyor.
ERGENEKON SANIĞI MALATYA
KOMUTANI MEHMET ÜLGER
Erzurum iddianames | | Samanyolu Haber Son Dakika 16.03.2010 | | | İşteErgenekonunsahakomutanlarıİşte Ergenekonun saha komutanları |
|
|
| |