|Mektup | |
|
| Tüm halkımıza, aydınlarımıza adalet çağrısı! | Evrensel | 29.05.2012 07:07 |  | | | Dünyanın evrensel değeri insana dair olan eşitlik ve adalettir. İçinde bulunduğumuz çağın olmazsa olmaz değeri hiç kuşkusuz ki insanın temel haklarıdır. Bu haklar için ortaklaşmak ise asıl görevdir.
Ülkemizin yakın tarihinde, 1970’lerden bu yana, bu halk acılar sarmalında insanlık mücadelesi verdi. Çünkü egemen sınıflar insanlığımızı kendi çıkarları için ezmek istediler. Bizleri edilgen sürüler haline getirerek sermaye birikimlerini ultra hale getireceklerdi. Onun için milyonlarca insan işkenceden geçirildi. Onun için gencecik insanlarımız darağaçlarına çekildi. Onun için yüz binlerce insan | | Evrensel Mektup 29.05.2012 | | | TümhalkımızaaydınlarımızaadaletçağrısıTüm halkımıza aydınlarımıza adalet çağrısı |
|
| Bu bozuk çarkı nasıl düzeltebiliriz? | Evrensel | 28.05.2012 07:01 |  | | | Erciyes Üniversitesi bir bahar şenliğini daha geride bırakırken öğrencilerin aklında da birçok soru bıraktı. Yıllardır ülkenin bütün üniversitelerinde düzenlenen bahar şenlikleri gerçek amacının dışında seyir ederken üniversite yönetimleri para kazanma hırsıyla bilim, sanat, kültür merkezlerini yönettiğini unutur oldu.
Bu yılki bahar şenliklerinde yine her yıl olduğu gibi ticari standlar şenlik alanını ablukaya alarak, zar zor şehir dışında maddi imkansızlıklarla okuyan öğrencilerin cebindeki fatura, kira vs. paralarını çaktırmadan gasp etti. Ticari işletmeler için de kolay değildi, sonuçta | | Evrensel Mektup 28.05.2012 | | | Bubozukçarkınasıldüzeltebiliriz?Bu bozuk çarkı nasıl düzeltebiliriz? |
|
| TOGO işçisi, emekçilerin desteğiyle kazanacak! | Evrensel | 28.05.2012 07:01 |  | | | Merhaba sayın okurlar,
Ben Ardahan’dan 1990 yılında Ankara’ya geldim. 1990 yılından 1996 yılına kadar belirli işlerde çalıştım. ‘96 Mayısında bir arkadaş vesilesiyle TOGO’ya girdim. TOGO’da şartlarımız ilk zamanlar bugüne göre daha iyiydi. Zamanla şartları zorlaştırdılar. Maaşlarımıza zam vermiyorlar, verseler de yüzde 3 gibi çok düşük zam veriyorlardı. Bu sebeple maşlarımız ev geçindirmeye yetmemeye başladı. Evde yemeklerimizi bile daha kısıtlı yiyorduk. Çocuklarıma harçlık veremiyordum. Bu yüzden hırslanmaya başladım. Bir gün düşündüm, ben TOGO’da ne iş olsa yaptım. Aşçılık, bulaşıkçılık, | | Evrensel Mektup 28.05.2012 | | | TOGOişçisiemekçilerindesteğiylekazanacakTOGO işçisi emekçilerin desteğiyle kazanacak |
|
| Başkan yok, yönetim toplantıda! | Evrensel | 23.05.2012 07:12 |  | | | İşçi Sendika Dayanışma Merkezi ve Kıraç Kültür Evinin 2 Haziran cumartesi günü Esenkent Rıfat Ilgat Açıkhava Tiyatrosunda yapmayı planladığı Nâzım Hikmet anma etkinliğinin çalışmasını yürüten işçiler olarak yaşadığımız sıkıntıyı Evrensel okurlarıyla paylaşmak istedik. Etkinliği yapma amacımız işçilerin, ezilenlerin, halkların haklarını savunan ve dünya görüşünden dolayı birtakım cezalara maruz kalan, sürgünlere gönderilen Halk Şairi Nâzım Hikmet’i işçiler olarak, emekçiler olarak anmak ve bu vesileyle aydın, yazar, işçi ağını kurabilmek kısacası üretmek. Bu doğrultuda çalışmalarımızı yürütmekt | | Evrensel Mektup 23.05.2012 | | | BaşkanyokyönetimtoplantıdaBaşkan yok yönetim toplantıda |
|
| Yayla’nın vicdanı kim için? | Evrensel | 21.05.2012 07:07 |  | | | Zaman Gazetesi yazarlarından Atilla Yayla, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idamı ile ilgili bir yazı yazmış. Yayla’nın ne demiş olacağını bile bile bir bakındım yazıya. Yazıyı okurken Yayla’da bir ilerleme olduğunu gördüm. Kara propaganda yapmakta daha da bir ilerlemiş.
68 hareketi, önderleri ve ideallerini haddi olmadan değerlendiren Yayla, ‘derin tarihi bilgisine’ ve ‘ideolojik donanımına’ dayanarak kimi tespitlerde bulunmuş. Denizlerin idamlarının doğru olmadığını belirten Yayla, ardından da eklemiş “ama onlar da suçsuz sayılmazdı.” Denizlerin idamından sonra hâlâ her yıl mil | | Evrensel Mektup 21.05.2012 | | | Yayla’nınvicdanıkimiçin?Yayla’nın vicdanı kim için? |
|
| Bu sessizlik hepimizi boğar | Evrensel | 21.05.2012 07:07 |  | | | “İlk önce geldiler komünistleri alıp götürdüler, ben sesimi çıkarmadım. Sonra Yahudileri aldılar toplama kamplarına, işkenceye götürdüler. Ben yine sesimi çıkarmadım çünkü bana göre bir şey yoktu. Sonra sosyal demokratları vurmaya, hapse atmaya, toplama kamplarına götürmeye başladılar ben yine sesimi çıkarmadım çünkü bana dokunan yoktu. Bir gün kapım çalındı, beni alıp toplama kampına götürdüler; işkenceye, hiç kimse ses çıkarmadı çünkü ses çıkaracak kimse kalmamıştı.”
Bu sözlerin sahibi bir Alman papaz. Almanya’da Hitler iktidara gelirken sıra en son profesörlere gelmişti. Profesörler de da | | Evrensel Mektup 21.05.2012 | | | BusessizlikhepimiziboğarBu sessizlik hepimizi boğar |
|
| İdamlarının 40. yılında ‘Deniz olmak’ | Evrensel | 19.05.2012 07:11 |  | | | İlk olarak 2010 yılının 6 Mayıs’ını planlama çalışmaları esnasında tartıştık. “Çanakkale için 1000, Türkiye için 100 bin Evrensel” fikrini. Yapılabilir mi? Etkili olur mu? Şeklinde kaygılarımız ve tereddütlerimiz vardı. Kimimiz için 1000 gazete bir çılgınlıktı. Fakat bizleri cesaretlendiren, bu halkın Denizlere olan sevgisiydi. Bu hedefi gerçekleştirmek için yapmamız gereken planlarımızı yapmak, kendimizi bu çalışma içerisinde örgütlemek ve çevremizdekileri de bu etkinliğe dahil edebilmekti.
6 Mayıs 201= sabahı daha önce gazete dağıtımına çıkmamış, Denizleri bilmeyen, tanımayan arkadaşlarımı | | Evrensel Mektup 19.05.2012 | | | İdamlarının40yılında‘Denizolmak’İdamlarının 40 yılında ‘Deniz olmak’ |
|
| Liman işçileri yürünecek yolu gösterdi | Evrensel | 18.05.2012 07:03 |  | | | Kölelik koşullarına boyun eğmeyen Mersin Liman işçileri taleplerini patronlara kabul ettirdi.
Mersin Limanı’nda taşeron-kadrolu işçi, sendikalı-sendikasız demeden 1400 işçi sorunlarının çözülmesi için iş bıraktı, limanda hayat durdu. İşçilerin eylemi sürerken liman patronları işçilerin taleplerini kabul etti. Daha önce ortalama 770 TL alan işçiler artık 1000 TL maaş alacak. İşçilerin taleplerinden oluşan 18 maddelik protokol Liman-İş sendikası ile patronlar tarafından imza altına alındı. Protokolde aylardır direnen 28 işçinin işe alınması talebi de yer alıyor.
Mersin limanında 2 binin üzer | | Evrensel Mektup 18.05.2012 | | | LimanişçileriyürünecekyolugösterdiLiman işçileri yürünecek yolu gösterdi |
|
| Duygulu, gamzeli ve özgür… Eren Yurt! | Evrensel | 17.05.2012 07:08 |  | | | Eren Yurt, son tutuklanan 7 gençten, 600’ü aşkın tutuklu öğrenciden biri. Gerekçe basit, kimisinin boynunda puşi, kimisinde limon, kimisinde de kitap olduğu için... Olmadı mı mişli geçmiş zamanlı cümleler.
Zülüm, yöneten erkin cinnet halidir. Zulüm eden tekçidir. Başkasını kabul etmez, ister ki, herkes kul köle olsun. Zulüm ile âbâd olmaz da derler. Yeşil kuşaktan biliriz. Şimdiki rengi turuncu, mavi olsa da duvar ziftli, kapkara, tutmuyor işte… Erken renk değiştiren gelenektendir. Çıraklıktan, ustalığa, demokrasiden de ileridir. İşte o sınıftandır, onların temsilcisidirler, gericidirler.
| | Evrensel Mektup 17.05.2012 | | | Duygulugamzeliveözgür…ErenYurtDuygulu gamzeli ve özgür… Eren Yurt |
|
| Sessiz ve derinden | Evrensel | 11.05.2012 07:19 |  | | | “Polis hastaneye ışın attı”
“Ölüm nedeni ışın silahı mı ?”
“Taksim meydanı mikrodalga fırına döndü”
Bu başlıkları çok yakında gazetelerde görmeye başlayabiliriz. Gazetelerin haberine göre Emniyet Genel Müdürlüğü “Silent Guardian” (Sessiz Bekçi) adlı yeni bir “öldürücü olmayan silah” peşinde. Amerikan savaş sanayisinin önde gelen şirketlerinden Raytheon’un ürettiği bu silah ABD tarafından aktif olarak kullanılıyor. Genelde bir aracın üstüne monte edilen çanak anteni andıran bir reflektör ile kullanılan silah gönderdiği elektromanyetik dalgalarla vücut ısısını aniden yükselterek deri a | | Evrensel Mektup 11.05.2012 | | | SessizvederindenSessiz ve derinden |
|
| Alevilerin tercihleri, geleceklerine yön verecek | Evrensel | 10.05.2012 07:14 |  | | | Uzun süredir içine kapanan ve iç sorunlarıyla uğraşan Demokratik Alevi Hareketi yeniden canlanma işaretleri veriyor. Sivas Katliamı’ndaki zaman aşımı kararından sonra sokaklara inen Alevilerdeki hareketlilik ne kadar sürer bilinmese de, bazı kararların alınma zorunluluğu kendini gösteriyor.
Aleviler genel olarak doğal bir ayrışma süreci yaşıyor. Siyasal duruşları, sisteme ve iktidara bakış açısıyla şekillenen bu ayrışma giderek belirginleşiyor.
Sisteme mesafeli olan ve Aleviliğin felsefi, direngen yönüyle yürümeye çalışan Demokratik Alevi Hareketi uzun süren iç sorunlarını kısmen de olsa ç | | Evrensel Mektup 10.05.2012 | | | AlevilerintercihlerigeleceklerineyönverecekAlevilerin tercihleri geleceklerine yön verecek |
|
| Kayseri’de işçi kesimi ve Ceha | Evrensel | 10.05.2012 07:14 |  | | | Kayseri genelinde işçi kesiminin sıkıntılarını duymayanımız, işitmeyenimiz kalmamıştır. Düşük ücretlerden şikâyetler, ağır çalışma şartları ve işçilerin muhatap alabileceği, sorunlarını anlatabileceği bir kurumun olmaması, Kayseri’de işçi kardeşlerimizin yaşam şartlarının gün geçtikçe daha da aşağı seviyelere düşmesinin başlıca sebeplerindendir. Asgari ücretle çalışmak ve geçinmek zorunda bırakılan işçilerin herhangi bir hak arayışı sonrası ise iş haklarının feshi ile karşı karşıya kalmaları, Kayseri işçilerinin karanlık bir sessizliğe çekilmesi ile sonuçlanmıştır.
Yaşam standartlarının d | | Evrensel Mektup 10.05.2012 | | | Kayseri’deişçikesimiveCehaKayseri’de işçi kesimi ve Ceha |
|
| Hep birlikte, ‘ayıramazsınız, yaşasın işçilerin birliği’ dedik | Evrensel | 07.05.2012 07:08 |  | | | Konfederasyon temsilcilerinin 1 Mayıs’ta tabanı dinlemeden ve görmezden gelerek, işçileri ayrıştırma, bölme kararına İzmir olarak güçlü bir şekilde birlik yanıtını verdik. Türk-İş Bölge Şube Başkanlar toplantısına gittiğimizde, bölge temsilcisi merkezden gelen bilgilere göre 1 Mayıs’ın ayrı kutlanabileceğini söyledi. İleri sürülen gerekçeleri toplantıya katılanlar olarak biz bile anlayamadık, işçilere anlatılabilecek gerekçeler değildi. İki yıldır 1 Mayıs’larda “ayıramazsınız, yaşasın işçilerin birliği” pankartları taşıyan Petrol-İş Aliağa, Tek Gıda-İş, TEZKOOP-İŞ, Hava-İş, TÜMTİS, Deri-İş ola | | Evrensel Mektup 07.05.2012 | | | Hepbirlikte‘ayıramazsınızyaşasınişçilerinbirliği’dedikHep birlikte ‘ayıramazsınız yaşasın işçilerin birliği’ dedik |
|
| Daha önce katılmamış olmaktan pişmanlık duydum | Evrensel | 04.05.2012 07:02 |  | | | İki buçuk yıl Billur Tuz’da işçiliğim var. Sendikaya üye olduğum için işten atıldım. Benim gibi işten atılan arkadaşlarımla 123 gündür fabrikanın önünde direnişteyim. Böyle bir işçi direnişine, herhangi bir eyleme ve 1 Mayıs’a daha önce hiç katılmadım. Bu 1 Mayıs ilk defa katıldığım 1 Mayıs’tı, zaten ilk defa katılacak olmamın heyecanı varken üstüne bir de sendikaların ortak hazırladıkları basın metnini benim okuyacak olmam heyecanımı daha da artırdı. Bu duygu ve heyecanla sabah fabrika önündeki küçük kutlamamızın ardından toplanma yerine geldiğimizde ilk defa bu kadar kitlesel katılımlı eylem | | Evrensel Mektup 04.05.2012 | | | DahaöncekatılmamışolmaktanpişmanlıkduydumDaha önce katılmamış olmaktan pişmanlık duydum |
|
| Ekonomi gerçekten büyüyor mu? | Evrensel | 03.05.2012 07:11 |  | | | Ülkemiz en hızlı büyüyen ülkeler arasında yerini giderek daha da yükseltiyor. Gayri safi milli hasılamız (GSMH) gün geçtikçe artıyor. Peki bu artışlar bu yükselmeler kimin işine yarıyor; işçisi işvereni herkes bu büyümeden eşit bir şekilde pay alıyor mu, yoksa sadece şirket sahipleri işverenler zaten yedikleri pastadan daha mı çok yiyorlar? Yani kimin için bir büyüme mevcuttur? İşte tam bu noktada geleceğin iktisatçıları olarak aklımıza o meşhur temel iktisat kitaplarımızda yer alan emek-sermaye ilişkisini (çelişkisini) anlatan grafiklerin gelmesi gerekiyor. Bize hiçbir zararı yokmuş gibi anla | | Evrensel Mektup 03.05.2012 | | | Ekonomigerçektenbüyüyormu?Ekonomi gerçekten büyüyor mu? |
|
| ‘Birlikte paradan çok daha fazlasını biriktirdik’ | Evrensel | 02.05.2012 07:15 |  | | | Bu anlamlı ve çarpıcı cümle İş Bankası reklâmında dünyası kirlenmemiş bir çocuğun deden kalma kumbarasını bankaya gelip açtırdığında kullandığı slogan olmuş.
İş Bankası’nın fabrikaya koyduğu ipotek, yıllardır çözülmeyen bir düğüm ve yıllardır ailelerimizde çeşitli travmalara neden olan bir sorun olarak duruyor. Ailelerimizin hakları olan on aylık maaş ve kıdem tazminatlarını vermelisiniz. Şimdi yüzlerce ailenin mağdur çocukları olarak, O sizin biriktirdikleriniz size kalsın kendi haklarını almak için bankanıza İstanbul geleceğiz, siz biriktirdiklerinizi değil sadece vicdanınızı devreye so | | Evrensel Mektup 02.05.2012 | | | ‘Birlikteparadançokdahafazlasınıbiriktirdik’‘Birlikte paradan çok daha fazlasını biriktirdik’ |
|
| Daha erken… | Evrensel | 02.05.2012 07:15 |  | | | Evet, daha erken hem de çok ama çok erken! Sevinmek, aklanmak için çok erken daha…
Nasıl bir insan aklı, kendisine 8 kişinin tecavüz ettiğini iddia eden bir kadına “Senin iddiandan başka hiç bir delilin yok” der ve bu kişilerin beraatını ister? İddia demek doğru mu bilmiyorum ama sanırım değil. Çünkü tecavüz öyle bir olaydır ki aksi olmadığı takdirde bir kadın tarafından asla kendisine giydirilemez. Çünkü kadın hassastır, nahiftir… İddia demiştim ama ben mağdur kadın arkadaşa inanıyorum. Çünkü ben de bir kadınım…
Siz de inanın hem de gönülden ve mağdur kadın arkadaşın hayatını ona zehir ed | | Evrensel Mektup 02.05.2012 | | | Dahaerken…Daha erken… |
|
| Eren yoldaşa | Evrensel | 01.05.2012 07:08 |  | | | Ufak iş bizimkisi.
Asıl en kötüsü :
Bilerek, bilmeyerek
Hapishaneyi insanın kendi içinde yaşaması…
Nazım Hikmet ne güzel anlatmış, işin aslında o dört duvardan ibaret olmadığını. Önemli olanın sokakta sınıfta her alanda kafanın özgür olması gerektiğini. İşte sen ve diğer 600 arkadaşı duvarların içinde hapsetmeye çalışan bu zihniyet aynı zamanda da bizleri duvarların dışında hapsetmeye çalışıyor. Bugün parasız, bilimsel, demokratik, anadilde eğitim istediğin için, iş, barış özgürlük istediğin için o dört duvara kondun. Sanıyorlar ki seni o duvara koymak ile karşısında durabilirler fi | | Evrensel Mektup 01.05.2012 | | | ErenyoldaşaEren yoldaşa |
|
| Taleplerin karşılanması için istifa etmek mi gerekiyor? | Evrensel | 01.05.2012 07:08 |  | | | Bursa’da kurulu Bosch fabrikasında ve Bursa Organize Sanayi Bölgesinde bulunan Bosch/Rexroth fabrikasında çalışan binlerce işçi yıllardır biriken tepkilerini sendikalarını değiştirerek ortaya koydular.
Son yıllarda metal işçisinin içinde bulunduğu hoşnutsuzluk, güvensizlik metal işçisini sendikasını yeniden sorgulamasına ve böyle bir değişimin gerekli olduğu kararına vardırmıştır. Aslında bu değişimin öncüsü de Türk Metal yöneticileridir. Tek renk ve tek ses isteyen Türk Metal yöneticileri eleştirilere, farklı seslere tahammül edememiş, sindirerek ve korku imparatorluğu kurarak bugünlerin bi | | Evrensel Mektup 01.05.2012 | | | Taleplerinkarşılanmasıiçinistifaetmekmigerekiyor?Taleplerin karşılanması için istifa etmek mi gerekiyor? |
|
|
| |