söylüyorduk | |
|
| Ekmek için grev meşrudur | Evrensel | 18.05.2012 07:12 |  | | | 12 Eylül 2010 referandumu için oy isterken hükümet, 12 Eylül darbe yasalarından ülkeyi kurtaracaklarını, bu kapsamda memurlara da toplusözleşme hakkı vereceklerini söylüyordu. Bu söyleme karşılık olarak biz de grevsiz toplusözleşme hakkının bir anlamı olmadığını, bunun sadece bir aldatmacadan ibaret olduğunu söylüyorduk. Referandumdan hükümetin vaatlerine “evet” çıktı ve kamu emekçileri için grevsiz toplusözleşme düzenlemesi yapıldı.
İktidarda bulunduğu 10 yıllık süre zarfında emekçi karşıtı politikaları büyük bir hevesle ve “başarıyla” uygulayan AKP Hükümeti kendisinden beklendiği gibi kamu | | Evrensel Köşe Yazıları 18.05.2012 | | | EkmekiçingrevmeşrudurEkmek için grev meşrudur |
|
| Ataman: Kupa sistemin zaferi | Türkiye Gazetesi | 02.05.2012 02:46 |  | | | MİLANGAZ DEVAM ETMELİ> BEŞİKTAŞ Milangaz Antrenörü Ergin Ataman, “Kurduğumuz sistemle EuroChallenge Kupası’nı alabileceğimizi söylüyorduk ve bunu da başardık” dedi. Şampiyon olmanın çok değişik bir duygu olduğunu söyleyen Ataman, “Sokakta gezdiğiniz zaman insanların size bakış açısından iyi bir iş başardığınızı anlıyorsunuz. Beşiktaş’ın başarılarının istikrarlı olabilmesi için Milangaz ile sponsorluğumuzun devam etmesi gerektiğini düşünüyorum. İnşallah önümüzdeki hafta yönetimle Milangaz arasında anlaşma sağlanır” diye konuştu. | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 02.05.2012 | | | AtamanKupasisteminzaferiAtaman Kupa sistemin zaferi |
|
| Arınç: Suriye'ye seyirci kalmayacağımızı ısrarla söylüyorduk | Zaman | 05.02.2012 13:35 |  | | Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, hükümet olarak Suriyede yaşanan bu olaylara seyirci kalmayacaklarını, mevcut yönetimin halka baskı uygulamasını ve öldürme olaylarının bir an evvel son bulması gerektiğini her defasında ısrarla söylediklerini belirterek, Ne yazık ki ana muhalefet partisi de muhalefet partisi de Suriyenin iç işlerine karışmamak gerektiğini, Türkiyenin böyle bir meselesi bize söylüyordu. Son Kandil gecesinde yaşanan vahşeti gördükten sonra sayın Kılıçdaroğlunun da sayın Bahçelinin de bu konuda neler söyleyeceğini merak ediyorum dedi. | | Zaman Son Dakika 05.02.2012 | | | ArınçSuriyeyeseyircikalmayacağımızıısrarlasöylüyordukArınç Suriyeye seyirci kalmayacağımızı ısrarla söylüyorduk |
|
| Arınç: Suriye'ye seyirci kalmayacağımızı ısrarla söylüyorduk | Zaman | 05.02.2012 13:27 |  | | Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, hükümet olarak Suriyede yaşanan bu olaylara seyirci kalmayacaklarını, mevcut yönetimin halka baskı uygulamasını ve öldürme olaylarının bir an evvel son bulması gerektiğini her defasında ısrarla söylediklerini belirterek, Ne yazık ki ana muhalefet partisi de muhalefet partisi de Suriyenin iç işlerine karışmamak gerektiğini, Türkiyenin böyle bir meselesi bize söylüyordu. Son Kandil gecesinde yaşanan vahşeti gördükten sonra sayın Kılıçdaroğlunun da sayın Bahçelinin de bu konuda neler söyleyeceğini merak ediyorum dedi. | | Zaman Ana Sayfa 05.02.2012 | | | ArınçSuriyeyeseyircikalmayacağımızıısrarlasöylüyordukArınç Suriyeye seyirci kalmayacağımızı ısrarla söylüyorduk |
|
| Babacan: Olumsuz senaryolara hazırız | Posta | 13.09.2011 11:34 |  | | Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Avrupa tarafında olabilecek olumsuz senaryolara kurumların hazır olduğunu belirterek, Her türlü tedbir, her türlü önlem için yine hükümet olarak hazırız dedi.
Babacan, G-20 Emtia Fiyatlarında Dalgalanmalar Konferansı sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlarken, ABD ve Avrupadaki duruma işaret ederek Türkiye olarak bütün olası gelişmelere hazırlıklı olduklarını söyledi.
Zaten tedbirlerin alındığını, bu senaryoların birden bire karşılaşılan, umulmadık senaryolar olmadığını belirten Babacan, şöyle konuştu:
Eğer adımlar atılmazsa bu tür gelişmeler olacağını zaten hep söylüyorduk, uyarıyorduk. Dolayısıyla kurumlarımız olumsuz gelişmelere hazır. Avrupa tarafında olabilecek olumsuz senaryolara kurumlarımız hazır. Her türlü tedbir, her türlü... | | Posta Ekonomi 13.09.2011 | | | BabacanOlumsuzsenaryolarahazırızBabacan Olumsuz senaryolara hazırız |
|
| Babacan: Olumsuz senaryolara hazırız | Posta | 13.09.2011 11:09 |  | | Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Avrupa tarafında olabilecek olumsuz senaryolara kurumların hazır olduğunu belirterek, Her türlü tedbir, her türlü önlem için yine hükümet olarak hazırız dedi.
Babacan, G-20 Emtia Fiyatlarında Dalgalanmalar Konferansı sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlarken, ABD ve Avrupadaki duruma işaret ederek Türkiye olarak bütün olası gelişmelere hazırlıklı olduklarını söyledi.
Zaten tedbirlerin alındığını, bu senaryoların birden bire karşılaşılan, umulmadık senaryolar olmadığını belirten Babacan, şöyle konuştu:
Eğer adımlar atılmazsa bu tür gelişmeler olacağını zaten hep söylüyorduk, uyarıyorduk. Dolayısıyla kurumlarımız olumsuz gelişmelere hazır. Avrupa tarafında olabilecek olumsuz senaryolara kurumlarımız hazır. Her türlü tedbir, her türlü... | | Posta Son Dakika 13.09.2011 | | | BabacanOlumsuzsenaryolarahazırızBabacan Olumsuz senaryolara hazırız |
|
| A. Turan Alkan - Alçağa ne mutlu! | Zaman | 13.08.2011 02:02 |  | | Keşke belediye otobüslerinde her gün umur görmemiş magandalar şortlu kızları tâciz edip gazetelerin diline düşseler de 2002den beri gündüz gözüyle kâbus gören gazeteci-yazar takımı, Hah, biz bunu söylüyorduk işte; bunlar bizim hayat tarzımızı tehdit ediyorlar diye sızlanıp dursa; Avrupa ve bütün dünya bizi kınasa, yoğun aşağılık duygusundan ölecek gibi olsak... Haşemayla site havuzuna girmeye kalkışan karafatmalar tek tek yakalanıp gözlerine DDT sıkılsa, ortalık birbirine girse, hükûmet rezil olsa, utanç içinde defolup gitseler; giderken partili kadrolarını, ampül kafalıları, kısa bacaklı, uzun kollu, bol kıllı yandaşlarını da götürseler! | | Zaman En Çok Okunan 13.08.2011 | | | ATuranAlkan-AlçağanemutluA Turan Alkan - Alçağa ne mutlu |
|
| A. Turan Alkan - Alçağa ne mutlu! | Zaman | 13.08.2011 02:02 |  | | Keşke belediye otobüslerinde her gün umur görmemiş magandalar şortlu kızları tâciz edip gazetelerin diline düşseler de 2002den beri gündüz gözüyle kâbus gören gazeteci-yazar takımı, Hah, biz bunu söylüyorduk işte; bunlar bizim hayat tarzımızı tehdit ediyorlar diye sızlanıp dursa; Avrupa ve bütün dünya bizi kınasa, yoğun aşağılık duygusundan ölecek gibi olsak... Haşemayla site havuzuna girmeye kalkışan karafatmalar tek tek yakalanıp gözlerine DDT sıkılsa, ortalık birbirine girse, hükûmet rezil olsa, utanç içinde defolup gitseler; giderken partili kadrolarını, ampül kafalıları, kısa bacaklı, uzun kollu, bol kıllı yandaşlarını da götürseler! | | Zaman Köşe Yazıları 13.08.2011 | | | ATuranAlkan-AlçağanemutluA Turan Alkan - Alçağa ne mutlu |
|
| Libya'da yetki NATO'nun | Samanyolu Haber | 24.03.2011 23:46 |  | | Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, ABD, İngiltere ve Fransa dışişleri bakanları ile telekonferans yöntemiyle görüştüklerini belirtti. Ahmet Davutoğlu, En kısa zamanda Paris toplantısı sonrası oluşan koalisyon, bu misyonu bırakıp, bütünüyle operasyon tek bir komuta kontrol sistemi altında NATOya devredilecek. Dolayısıyla Türkiyenin bu konudaki kaygıları, talepleri kabul gördü dedi.
Davutoğlu, Ankara Palasta düzenlenen 21. yüzyılda küresel düzeni yeniden düşünmek konulu konferansa gelişinde gazetecilere açıklama yaptı.
Davutoğlu, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague ve Fransa Dışişleri Bakanı Alain Juppe ile telekonferans üzerinden dört bakanın da katıldığı bir müzakere gerçekleştirdiklerini söyledi.
Libya konusunda kendilerinin baştan beri ilkelerinin belli olduğunu kaydeden Davutoğlu, İkili bir yapı olsun istemiyoruz. Paris toplantısı sonrası oluşan koalisyonun bütün yetkilerini NATOnun tek komuta sistemi altında toplaması gerektiğini düşünüyoruz. Aynı anda iki operasyonun doğurabileceği hem askeri hem de hedefler anlamında, BM Güvenlik Konseyinin kararının dışına çıkma riski anlamında sakıncaları olduğunu söylüyorduk, bu bizim pozisyonumuzdu. Buna karşı bir direnç vardı. Şu anda prensipte bir mutabakat sağlandı. En kısa zamanda Paris toplantısı sonrası oluşan koalisyon, bu misyonu bırakıp, bütünüyle operasyon tek bir komuta kontrol sistemi altında NATOya devredilecek. Dolayısıyla Türkiyenin bu konudaki kaygıları, talepleri kabul gördü dedi.
Son görüşmede karşılıklı kaygıların konuşulduğunu ifade eden Davutoğlu, bunları aşma noktasında dört bakan arasında faydalı bir görüşmenin tesis edildiğini dile getirdi.
Davutoğlu şöyle konuştu:
En kısa zamanda gerekli teknik hazırlıklar ve alandaki durumla ilgili operasyonel değerlendirmeler yapıldıktan sonra bütün yetki, bu harekat yetkisi ve tabii ki bizim için çok önemli 1973 sayılı kararın sınırları içinde kalarak ve ateşkes sağlama hedefine dönük olarak Libyanın altyapısına zarar vermeksizin sivilleri korumaya yönelik olarak bu çerçevede kalmak şartıyla NATOya bu şey devredildi, devredilme kararı alındı. Teknik çalışmalar yürüyor. Ümit ederiz, en kısa sürede bu tamamlanır ve BM Güvenlik Konseyi 1973 sayılı kararın ruhuna uygun olarak ateşkes hedefine dönük, sivilleri korumaya dönük, Libyanın altyapısına zarar vermeksizin böyle bir hareket çerçevesi oluşur.
Bunun en kısa zamanda olmasını istediklerini kaydeden Davutoğlu, NATO içinde bu çalışma en kısa sürede tamamlanacak, diye bize söz verildi. Bir iki gün içinde ümit ederiz bunlar tamamlanır diye konuştu.
Davutoğlu, Türkiyenin desteklerinin NATOya teknik düzeyde bildirildiğini belirterek, Türkiyenin katılımının insani yardım ve silah ambargosunun denizden uygulanması yönünde olduğunu söyledi.
Londrada yapılacak Libya Konferansına da değinen Davutoğlu, Bizim de katılacağımız formatta. NATO ile bölgesel güçlerin yani Afrika Birliği, Arap Ligi gibi örgütlerin ve bölgesel katılımın da olduğu. Bizim iki şartımız vardı, birisi BM Güvenlik Konseyinin ve BM evrensel değerlerinin hakim olacağı bir çerçeve, bunu sağlamaya çalışıyoruz. İkincisi de bölgesel katılım. Londradaki toplantı da bu çerçevede yapılacak. Bu konuda da istişarelerde bulunduk. Dolayısıyla Londradaki toplantı Parisin bir devamı mahiyetinde değil. Bu NATOnun ve bu harekatın içinde yer alacak BM unsurlarıyla bölgesel unsurların katılımıyla gerçekleşecek dedi.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 24.03.2011 | | | LibyadayetkiNATOnunLibyada yetki NATOnun |
|
| Davutoğlu, komutanın NATO?ya devredildiğini açıkladı | Samanyolu Haber | 24.03.2011 22:04 |  | | Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Libyaya düzenlenen harekatla ilgili Türkiyenin kaygılarının giderildiğini ve operasyonun komutasının NATOya devredileceğini açıkladı.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen 21. Yüzyılda Küresel Düzeni Yeniden Düşünmek adlı konferansa katıldı. Ankara Palasta düzenlenen konferans öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Davutoğlu, Libya konusunda baştan beri ilkelerinin olduğunu hatırlattı. Paris Toplantısı sonrası oluşan koalisyonun bütün yetkilerini NATOya devretmesi gerektiğini yineleyen Dışişleri Bakanı, Aynı anda iki operasyonun doğurabileceği hem askeri hem de hedefler anlamında, BM Güvenlik Konseyinin kararının dışına çıkma riski anlamında sakıncaları olduğunu söylüyorduk, bu bizim pozisyonumuzdu. Buna karşı bir direnç vardı. diye konuştu.
MUTABAKAT SAĞLANDI, KOMUTA NATOYA DEVREDİLECEK
Prensipte mutabakatın sağlandığı müjdesini veren Davutoğlu koalisyonun en kısa zamanda komutayı NATOya devredeceğini duyurdu. Türkiyenin konuyla ilgili taleplerinin kabul gördüğüne vurgu yapan Davutoğlu şöyle konuştu: Şu anda prensipte bir mutabakat sağlandı. En kısa zamanda Paris toplantısı sonrası oluşan koalisyon, bu misyonu bırakıp, bütünüyle operasyon tek bir komuta kontrol sistemi altında NATOya devredilecek. Dolayısıyla Türkiyenin bu konudaki kaygıları, talepleri kabul gördü
ABD, Fransız ve İngiliz bakanlarla yaptığı görüşmenin faydalı olduğunu söyleyen Bakan Davutoğlu, En kısa zamanda gerekli teknik hazırlıklar ve alandaki durumla ilgili operasyonel değerlendirmeler yapıldıktan sonra bütün yetki, bu harekat yetkisi ve tabii ki bizim için çok önemli 1973 sayılı kararın sınırları içinde kalarak ve ateşkes sağlama hedefine dönük olarak Libyanın altyapısına zarar vermeksizin sivilleri korumaya yönelik olarak bu çerçevede kalmak şartıyla NATOya bu şey devredildi, devredilme kararı alındı. Teknik çalışmalar yürüyor. Ümit ederiz, en kısa sürede bu tamamlanır ve BM Güvenlik Konseyi 1973 sayılı kararın ruhuna uygun olarak ateşkes hedefine dönük, sivilleri korumaya dönük, Libyanın altyapısına zarar vermeksizin böyle bir hareket çerçevesi oluşur. ifadelerini kullandı.
Davutoğlu, NATO içerisinde bu çalışma en kısa sürede tamamlanacak şeklinde kendilerine söz verildiğini duyurarak çalışmanın tamamlanmasını ümit ettiklerini bildirdi.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 24.03.2011 | | | DavutoğlukomutanınNATO?yadevredildiğiniaçıkladıDavutoğlu komutanın NATO?ya devredildiğini açıkladı |
|
| 'İyi ki referandumda evet demişiz' | Samanyolu Haber | 13.03.2011 14:57 |  | | Başbakan Erdoğana teşekkür ettiler: Sileceğiz demişti, verdiği sözü tuttu Yüksek Askerî Şûra kararlarıyla ordudan atılanlara haklarını iade eden tasarının Meclisten geçmesi YAŞ mağdurlarını sevince boğdu. Kanuna göre, 1971, 1980 ve 28 Şubat sürecinde ordudan haksız yere ihraç edilen binlerce askere yasal hakları iade edilecek, rütbelerini gösteren personel kimlikleri yeniden verilecek. 1980de ordudan uzaklaştırılanların kurduğu 12 Eylül-Der Başkanı Rahmi Yıldırım, kendilerine ilk kez el uzatıldığını belirtiyor. Üsteğmenken solculuk faaliyetleri yürüttüğü gerekçesiyle ihraç edilen Yıldırım, Darbe kalıntılarını sileceğiz diyen Başbakan Erdoğanın sözünü tuttuğuna dikkat çekiyor. Marangoz Yüzbaşı olarak tanınan İsmail Can ise sevincini şöyle anlatıyor: İyi ki referandumda evet demişiz. Demek ki bu ülkede adalet ve demokrasi varmış.
Türkiyenin Marangoz Yüzbaşı olarak tanıdığı İsmail Can, TSKdan eşinin başörtülü olması sebebiyle atıldı. 28 Şubat sürecinde, 16 Hazirandaki ara YAŞ toplantısında 168 kişiyle birlikte orduyla ilişiği kesildi. Aslen Konyalı olan Can, yüzbaşı rütbesiyle görev yaparken ordudan atıldı. Gerekçe olarak ise disiplinsizliği gösterildi. 12 yıllık görevinden sonra disiplinsizlikten atılmasına inanmayan İsmail Can, namaz kılmasını, eşinin başörtülü olmasını ve oğlunun adının Muhammed Furkan oluşunu, atılmasının en önemli sebebi olarak görüyor. 1 yaşındaki oğluyla sokakta kalan Can, eşinin memleketi Uşakta 6,5 yıl bir holdingin alışveriş merkezinde satın alma uzmanı olarak çalıştı. 2005ten sonra işleri ters gitmeye başlayan Can, geçim derdine düştü. Garson, komi ve elektrikçi olarak birçok işte çalışan ve 13 yıldır mücadele vermekten yorulan eski yüzbaşının ailesi de dağıldı.
Üç yıldır sosyal güvencesi olmadığından doktora gidemeyen ve ilaç alamayan Canın, söz konusu iade-i itibar kanunuyla yüzü tekrar güldü. Kanunun Meclisten geçmesiyle yıllardır inancını yitirdiği adalet kavramının var olduğunu yeniden görmenin sevincini yaşadığını söyleyen Can, adaletin geç de olsa yerine gelmesinden mutluluk duyduğunu söyledi. Meclisten geçen kanuna hâlâ inanılmaz gözüyle baktığını vurgulayan İsmail Can, Devlete inancımız tamamen kaybolmasa da tereddütlüydü. Devletimizi seviyoruz ama neden böyle bir muamele oldu? diyorduk. Canımızı vermeye hazırken neden böyle olduk? diyorduk. Milletle ilgili sıkıntı olmadı; ama devletle ilgili acaba sorusu vardı. Demek ki devlet yine bizim devletimizmiş. diye konuştu.
Siyasetle hiç ilgilenmediğinin, hiçbir parti ya da oluşumun içine girmediğinin altını çizen Can, sekiz yıldır yapılan değişiklikleri, çalışmaları, demokrasi için atılan adımları görmemek için kör olmak gerektiğini vurguladı. Siyasetin üzerindeki ordu vesayetinin ortadan kalkmaya başladığına dikkat çeken Can, Bu ülkede kim inanırdı darbe düzeninin biteceğine, bu tarz insanların kanunda emrettiği gibi yargılanabileceğine? Bugün geldiğimiz nokta ortada. Bizim savunduğumuz da oydu. Çalışırken de onu söylüyorduk. Ordu orduluğunu, mühendis mühendisliğini, polis polisliğini, siyasetçi siyasetçiliğini yaparsa, kimse kimsenin işine karışmazsa bu memleket düzelir dedik. Şimdi ordu kendi görevine döndü. dedi.
Ordudan atıldığında çocuğunun 1 yaşında bile olmadığını kaydeden İsmail Can, göreve devam etseydi şimdi albay rütbesinde olacağını anlattı. Kendisinden çok oğluna üzüldüğünü ifade eden Can, Asıl onun hakları gasp edildi. Daha iyi eğitim alabilirdi, ailesi daha iyi durumda olsaydı, çok daha mutlu bir çocuk olabilirdi. İyi ki referandumda evet demişiz. Başbakanın müjdesiyle umutlanmıştık. Şimdi Meclisten de geçince demek ki bu ülkede adalet ve demokrasi varmış diyebildik. Bize bu mutluluğu yaşatanlara teşekkür ediyoruz. dedi.
YAŞ mağdurlarından biri de 1980 darbesiyle ihraç edilen askerlerin kurdukları 12 Eylül-Derin başkanı olan Rahmi Yıldırım. Darbeciler, onun gibi bin 20 askeri yasa dışı görüşe sahip oldukları gerekçesiyle ordudan ihraç etmiş. 30 yıl aradan sonra kendilerine ilk kez el uzatıldığını belirten Yıldırım, bu sürecin mimarı Başbakan Erdoğan ile yasanın geçmesini sağlayanların büyük bir sorumluluğu yerine getirdiğini söylüyor. Başbakanın Darbe kalıntılarını sileceğiz ifadelerini hatırlatan Yıldırım, şöyle konuştu: Başbakan, sözünü tuttu. Bu hakkın 30 yıl aradan sonra iade edilmesi büyük bir haksızlığı kısmen de olsa giderdi. Kendilerine teşekkür ediyoruz. Yasanın kabul edilmesini büyük bir sevinçle karşıladığını dile getiren Yıldırım, özlük haklarının iadesi için en kısa sürede bakanlığa başvuracağını söylüyor. Kendisi gibi ordudan atılan binlerce askerin anlatılması güç zorluklar yaşadıklarını anlatan eski asker, bugüne kadar iktidara gelen hükümetlerin mağduriyetlerine duyarsız kaldıklarına dikkat çekti. | | Samanyolu Haber Son Dakika 13.03.2011 | | | İyikireferandumdaevetdemişizİyi ki referandumda evet demişiz |
|
| Hizbullahçı Edip Gümüş?ten mektup: Biz yakalanmamak için onlar yakalamak için uğraşacak | Samanyolu Haber | 07.03.2011 13:50 |  | | Cezaevinden çıktıktan sonra kayıplara karışan Hizbullahın önde gelen isimlerinden Edip Gümüş, kendilerine yakın bir internet sitesine mektup gönderdi. Gümüş, Şartlar ve oluşturulan hava gereği kimseye haber vermeden ortalıktan çekilmek zorunda kaldık. Elhamdülillah selametteyim. Biz yakalanmamak için uğraşacağız, onlar yakalamak için uğraşacak. dedi.
Sitede yayınlanan mektupta Edip Gümüş, serbest kalma sürecini de anlattı. Hükmü kesinleşmediği halde 10 yıldan fazla cezaevinde kalanların serbest bırakılmasına ilişkin yasanın daha önce 1 Nisan 2008 tarihinde yürürlüğe girmesinin öngörüldüğünü belirten Gümüş, Hizbullahçılar bundan yararlanmasınlar diye birçok dosyanın alelacele 31 Mart 2008de karara bağlandığını savundu. Gümüş, mektubunda özetle şu görüşlere yer verdi:
Bugüne kadar başka coğrafyalardaki hareketlerin, yapıların karşılaşmadığı bir süreç ve şartlarla karşılaştık. Binlerce kardeşimizle çok sıkıntılı zindan sürecini yaşadık. Bizim çıkmamıza gelince... Söz konusu yasa ilk çıkarıldığı zaman, verilen ilk süre dolmadan bir kaç gün önce cezaevi idaresi tutuklu ve hükümlülerin listesini çıkarıyordu. O zaman yasa yürürlüğe girmiş olsaydı, şimdiden çok daha fazla kardeşimiz faydalanmış olacaktı. Mesela; Nusaybin dosyası 31 Mart 2008 tarihinde gece yarısına doğru bitirildi. Ancak yasa, diğer dosyadakiler istifade edemesin diye 31 Aralık 2010 tarihine ertelenmişti. Malum yasayla çıkmamız gerekmesine rağmen, Yine erteleyecekler, bizim farkımıza varsalar işi sürüncemeye bırakıp 26 Ocakta jet bir kararla hükmü kesinleştirecekler diye düşünüyor ve söylüyorduk. Zira 1990lardan bugüne kadar Yargıtaya giden dosyalarda hiç bir zaman hiç bir arkadaşın lehine karar çıkmamıştı. Demek Allahın takdiri başkaydı. Cenab-ı Allah; Yargıtay dâhil olmak üzere, İslam düşmanı bütün basın mensuplarını da kör, sağır ve dilsiz etti. Eğer basın bir hafta, bir kaç gün hatta bir gün önce bile işin farkına varıp yaygara çıkarmaya başlasaydı yine bırakılmayacaktık.
Niye ortadan kaybolduklarını da anlatan Edip Gümüş, dışarı çıktıkları andan itibaren kendilerine karşı yargı ve hükümeti yeni arayışlara yönlendirme çabasının görüldüğünü iddia etti. Gümüş, İlk iki gün söylenenlerin hesabını yapmadık. Ne zaman ki hükümet yetkilileri şu anda bile yargı istese bu işi bir saatte halleder deyince, bizi yakalayacakları kanaati hâsıl oldu. Şartlar ve oluşturulan hava gereği kimseye haber vermeden ortalıktan çekilmek zorunda kaldık. Elhamdülillah selametteyim. Hakkınızı helal edin. Biz yakalanmamak için uğraşacağız, onlar yakalamak için uğraşacak. ifadelerini kullandı.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 07.03.2011 | | | HizbullahçıEdipGümüş?tenmektupBizyakalanmamakiçinonlaryakalamakiçinuğraşacakHizbullahçı Edip Gümüş?ten mektup Biz yakalanmamak için onlar yakalamak için uğraşacak |
|
| Paşa hakemden şikayetçi | Samanyolu Haber | 04.03.2011 14:35 |  | | İstanbul Büyükşehir Belediyespor ile yaptığı maçlarda 0-0 ve 1-1 beraberlikler alarak elenen Kasımpaşanın futbol şube sorumlusu Mehmet Süha Sidal, rövanş maçındaki hakem yönetimine tepki gösterdi. Sidal, yaptığı açıklamada, maç boyunca hakem yönetiminden ve verilen kararlardan şikayetçi oldu.
İstanbul Büyükşehir Belediyespor karşısında aldığı darbeler nedeniyle sakatlanan Ersen Martinin elmacık kemiğinin kırıldığını belirten Sidal, Ersen ameliyat olacak. Azar Karadaşın da elmacık kemiğine darbe geldi. Bir operasyon geçirebilir dedi.
Turu geçme şanslarının olduğunu kaydeden Sidal, Maçtan önce skorun böyle biteceğini herkese söylüyorduk. Serkan Çınarın atanmasına karar verenler ve verdirenler Futbol Federasyonundan elini çekmedikçe Türk futbolu bir adım ileri gidemez. Ersenin elmacık kemiği kırıldı. Azara da darbe geldi.
Penaltımız verilmedi. Rakibin penaltısını veren yardımcı hakem. Faul kararlarını dördüncü hakem veriyor. Maçı dördüncü hakem mi yönetiyor belli değil diye konuştu.
Maçın hakemi Serkan Çınarın İstanbul Büyükşehir Belediyespor ile oynadıkları maçlarda sürekli görev yaptığını kaydeden futbol şube sorumlusu Mehmet Süha Sidal, şunları söyledi:
İstanbul Büyüşehir Belediyespor ile oynadığımız maçlarda sürekli Serkan Çınar atanıyor. Geçen sezon 2-0 önde olup da 4-2 kaybettiğimiz maçta da bu hakem vardı. İtirazlarımıza rağmen Serkan Çınar rakibimizle yaptığımız maçlarda görev yapıyor. Futbolun marka değerini yükseltmek ve Türk futbolunun ilerlemesini isteyenler buna dikkat etmeli.
Sidal, takımın performansından da memnun olduklarını, camia olarak ligde kalacaklarına inandıklarını sözlerine ekledi. | | Samanyolu Haber Son Dakika 04.03.2011 | | | PaşahakemdenşikayetçiPaşa hakemden şikayetçi |
|
| Arınç: Birileri düğmeye bastı ki... | Samanyolu Haber | 02.03.2011 01:11 |  | | Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 28 Şubat sürecinde yaşanan gerginliklerin gerçekte hissedilenler olmadığını belirtirken son dönemlerde yaşanılanlara dikkat çekti. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 28 Şubat sürecinde yaşanan gerginliklerle ilgili Bu gerginlik, realitede, gerçekte hissedilen, duyulan, görülen bir gerginlik değildi. Çok yapaydı bunlar. Şimdi ona benzer gerginliklerin bugün de dün de 3 ay evvel de 5 sene evvel de Türkiyede yaşatılmak veya ortaya çıkarılmak istendiğini hepimiz biliyoruz dedi.
Arınç, KanalTürk televizyonunda yayınlanan Merkez Siyaset programında, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Arınç, bir soru üzerine vefat eden eski Başbakanlardan Necmettin Erbakanla tanışmasını anlattı.
1966da Ankaraya geldiğini ve Hukuk Fakültesine kaydolduğunu, 1967den itibaren de Necmettin Erbakanın ismini duyduğunu söyledi. Necmettin Erbakanın gençlerle olan bazı konferanslarına katıldığını belirten Arınç, Erbakanın Odalar Birliği görevinden ise haksız bir şekilde alındığını bildirdi. Arınç, kendisinin de bu dönemde Odalar Birliğinde bir kaç gün nöbet tuttuklarını kaydetti. Odalar Birliği mücadelesinin Erbakanı daha da ön plana getirdiğini söyledi.
Erbakanın 1969da Konyadan bağımsız milletvekili adaylığını koyduğunu anımsatan Arınç, 1969da adaylığını koyunca yine Ankaradaki öğrenciler arasında gidelim Erbakan Hocamıza seçim yardımı yapalım, propagandasında bulunalım diye örgütlendik. Benim grubumunda 5 üniversite öğrencisi vardı. Biz 300 kişiydik, hepimiz Konyanın kasabalarında, köylerinde Erbakan Hocamızı tanıtan, onun mutlaka Parlamentoya girmesi yönünde çalışma yaptık. Benim ilk stajım Sayın Erbakanın 1969daki seçiminde yaptığım çalışmadır... diye konuştu.
Arınç, Erbakanın vefatı ile 28 Şubat tarihinin aşağı yukarı, aynı tarihlere rastladığının hatırlattı. Erbakan ve 28 Şubat denilince akla hep, Erbakan 28 Şubata direnebilir miydi, sizce direnmeli miydi, direnebilir miydi, eğer direnemezdi diyorsanız, bunun sebepleri nedir? şeklindeki bir soruyu yanıtlayan Arınç, şunları söyledi:
28 Şubatın üzerinden neredeyse 14-15 sene geçti. Ben de milletvekili seçimlerinde 1995de Parlamentoya girmiştim ama Hocamızla birlikte geçmiş siyasi partilerin hepsinde bulundum. Milli Nizamda gençlik kolları başkanıydım. Milli Selamet Partisinde il başkanıydım. 80den sonra 86ya kadar yasaklıydım. 87den itibaren bütün seçimlere milletvekili adayı olarak katıldım. 1995de milletvekili seçildim, Genel İdare Kurulunda bulundum. Fazilet Partisinin kapanmasıyla da AK Partiye geçiş oldu. Bizim bütün siyasi hayatımız boyunca Erbakan için iki cümle çok önemli bir şekilde düşünülür ve kullanılırdı. Birisi Mücahit Erbakan, Yani Erbakanın mücahit sıfatı, hem çok söylenir hem de çok yakışırdı. O da zaten hayatının gayesi olarak bu işi yaptığını söylerdi. Cihadın, bugün ne şekilde olması gerektiğini izah ederdi. Siyaseti benimsemişti, demokrasiyi istiyordu.
İyi, güzel ve doğru için mücadele etmeyi, ülkenin kalkınması, milletin çok daha gelişmiş refah düzeyine ulaşması için sanayiye önem verilmesi, ağır sanayi kalkınmasının mutlaka Türkiyede başarılması gerektiğini, Türkiyenin geçmişte büyük bir devlet olduğunu, yeniden büyük bir devlet olabileceğini söylerdi. Detaylarına girmiyorum. Bir diğeri de Erbakan Başbakan diye; biz ta 80li yıllarda 70li yıllarda, çok propaganda yapıyorduk, slogan söylüyorduk. Erbakanın bir gün Başbakan olacağını, ülkeyi yöneteceğini ve o güne kadar gelmiş geçmiş bütün hükümetlerden, başbakanlardan daha başarılı olacağını ifade ediyorduk. Nitekim kısa süren başbakanlığında da bunu ispatladı. Daha evvel, 70-90 arasında Başbakan Yardımcısı olarak, bildiğim kadarıyla 3-4 koalisyonda bulundu.
-REFAH PARTİSİ HÜKÜMET KURMAYI BEKLERKEN...-
Erbakan Başbakan sloganının kafiyeli olduğunu ve bunu inanarak söylediklerini belirten Arınç, 95te birinci parti çıktık, yüzde 22ye yakın bir oyla. Şimdi AK Partinin aldığı oya bakarak söylüyorum, ne kadar önemsemiştik bunu. Kaldı ki o tarihlerdeki bütün partilerde Demirelin 65 ve 68teki seçimlerdeki oy oranı hariç, mesela DSP bile yüzde 21,5la birinci parti olmuştu, parçalı siyaset vardı dedi.
Refah Partisi ile ANAPın hükümet kurması beklenirken ve neredeyse bakanların ilan edileceği dönemde, önce ANAP ile DYPye hükümet kurdurulduğunu,daha sonra 3-4 aylık hükümet giderek yerine, Tansu Çillerle Doğru Yol Partisinin hükümeti kurulduğunu kaydeden Arınç, şöyle devam etti:
Sorunuzun cevabı şu olabilir aslında çok geniş anlatmamız gerekir. Bir defa Sayın Erbakan da mutlaka Başbakan olmalıydı. Bununla hem çeşitli yaftalar takılan siyasetçi değil, aslında ülkeyi iyi yöneten bu kabiliyete sahip, icraatçı, inkılapçı, ne derseniz deyin. Erabakan Hocanın Başbakanlığının geçmişten ve gelecekten bu yana çok farklı olduğunu hepimiz söyleyebiliriz. O da bunu bir fırsat olarak mutlaka Türkiye lehine kullanmak istiyordu.
Bir, ikincisi bu | | Samanyolu Haber Son Dakika 02.03.2011 | | | ArınçBirileridüğmeyebastıkiArınç Birileri düğmeye bastı ki |
|
| Bölgeye 3. yol olarak gideceğiz | Hürriyet | 23.02.2011 02:18 |  | | CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin “Kürt sorununun çözümünde 3. Yol” arayışıyla ilgili olarak, “Hafta sonu 3 gün Van’da; Van denizinin kenarındaydım. Orayla ilgili olarak bir sağırlar diyaloğu vardı. Biz bir şey söylüyorduk, onlar duymuyordu, onlar bir şey söylüyordu, biz duymuyorduk. Bir araya gelip dinlemeyi öğrendik, ortak payda oluşturabileceğimiz gördük” dedi. | | Hürriyet Güncel 23.02.2011 | | | Bölgeye3yololarakgideceğizBölgeye 3 yol olarak gideceğiz |
|
| Bölgeye 3. yol olarak gideceğiz | Hürriyet | 23.02.2011 02:06 |  | | CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin “Kürt sorununun çözümünde 3. Yol” arayışıyla ilgili olarak, “Hafta sonu 3 gün Van’da; Van denizinin kenarındaydım. Orayla ilgili olarak bir sağırlar diyaloğu vardı. Biz bir şey söylüyorduk, onlar duymuyordu, onlar bir şey söylüyordu, biz duymuyorduk. Bir araya gelip dinlemeyi öğrendik, ortak payda oluşturabileceğimiz gördük” dedi.
 | | Hürriyet Güncel 23.02.2011 | | | Bölgeye3yololarakgideceğizBölgeye 3 yol olarak gideceğiz |
|
| Gazeteci hesap soran ve hesap verebilen kişidir | Posta | 18.02.2011 05:11 |  | |
Soner Yalçını da aldılar... Hrant Dink cinayetinde ihmali ve sorumluluğu bulunanların, Ergenekon soruşturmasını yürüten polisler olduğu anlaşıldığından beri bana yapılan uyarıların ardı arkası kesilmiyor. Şimdi de Sıra sende. Sonere söylüyorduk, bak, oldu. Bavulun hazır mı birader? Kalın pijaman, yün donun tamam mı kardeş? diyorlar. Ne korkunç! Doğruları yazanın, sesini yükseltenin yeri hapishane mi? Bunu herkes biliyor ve en acısı bunu herkes kabulleniyor. Kabullenme bir yana, bunun şakası, mavrası yapılıyor. Gazeteci, okuru adına herkesten hesap sorduğu gibi herkese hesap verebilen ad... | | Posta Politika 18.02.2011 | | | GazetecihesapsoranvehesapverebilenkişidirGazeteci hesap soran ve hesap verebilen kişidir |
|
| Gazeteci hesap soran ve hesap verebilen kişidir | Posta | 18.02.2011 05:04 |  | |
Soner Yalçını da aldılar... Hrant Dink cinayetinde ihmali ve sorumluluğu bulunanların, Ergenekon soruşturmasını yürüten polisler olduğu anlaşıldığından beri bana yapılan uyarıların ardı arkası kesilmiyor. Şimdi de Sıra sende. Sonere söylüyorduk, bak, oldu. Bavulun hazır mı birader? Kalın pijaman, yün donun tamam mı kardeş? diyorlar. Ne korkunç! Doğruları yazanın, sesini yükseltenin yeri hapishane mi? Bunu herkes biliyor ve en acısı bunu herkes kabulleniyor. Kabullenme bir yana, bunun şakası, mavrası yapılıyor. Gazeteci, okuru adına herkesten hesap sorduğu gibi herkese hesap verebilen ad... | | Posta Köşe Yazıları 18.02.2011 | | | GazetecihesapsoranvehesapverebilenkişidirGazeteci hesap soran ve hesap verebilen kişidir |
|
| Gazeteci hesap soran ve hesap verebilen kişidir | Posta | 18.02.2011 04:57 |  | |
Soner Yalçını da aldılar... Hrant Dink cinayetinde ihmali ve sorumluluğu bulunanların, Ergenekon soruşturmasını yürüten polisler olduğu anlaşıldığından beri bana yapılan uyarıların ardı arkası kesilmiyor. Şimdi de Sıra sende. Sonere söylüyorduk, bak, oldu. Bavulun hazır mı birader? Kalın pijaman, yün donun tamam mı kardeş? diyorlar. Ne korkunç! Doğruları yazanın, sesini yükseltenin yeri hapishane mi? Bunu herkes biliyor ve en acısı bunu herkes kabulleniyor. Kabullenme bir yana, bunun şakası, mavrası yapılıyor. Gazeteci, okuru adına herkesten hesap sorduğu gibi herkese hesap verebilen ad... | | Posta Son Dakika 18.02.2011 | | | GazetecihesapsoranvehesapverebilenkişidirGazeteci hesap soran ve hesap verebilen kişidir |
|
| Bursalılar, 10 yıl aradan sonra Yunuseli Havaalanı'ndan uçabilecek | Samanyolu Haber | 16.02.2011 17:00 |  | | Bursa Büyükşehir Belediyesinin yaklaşık 2 yıldır üzerinde çalıştığı Yunuseli Havaalanının yeniden hava ulaşımına açılması projesinde sona gelindi. Büyükşehir Belediyesi, Valilik ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü arasında 21 Şubat Pazartesi günü imzalanacak olan protokolün ardından Büyükşehir Belediyesi gerekli çalışmaların startını verecek.
Yaklaşık 15 yıl öncesine kadar aktif olan kullanılan Yunuseli Havaalanının yeniden ulaşıma açılması ve özellikle küçük uçaklar tarafından kullanılması amacıyla Büyükşehir Belediyesi tarafından sürdürülen çalışmalarda son aşamaya gelindi. Yunuseli Havaalanı ile ilgili çalışmaları yaptığı basın toplantısında değerlendiren Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, 21 Şubat Pazartesi günü Devlet Bakanı Faruk Çelik, Vali Şahabettin Harput ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürü Orhan Birdalın katılımıyla konuyla ilgili son protokolü imzalayacaklarını ve çalışmalara hemen başlayacaklarını söyledi.
YILSONUNA KADAR AÇILMASI PLANLANIYOR
Düzenlediği basın toplantısında protokolün detayları hakkında da bilgi veren Başkan Altepe, alandaki fiziki çalışmaların tamamının Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılacağını kaydetti. Bursanın 300e yakın yabancı firmaya ev sahipliği yapan bir sanayi kenti olmasına rağmen, firma sahiplerinin özel uçakları ile İstanbula gelip, toplantılarını orada yaptıktan sonra Bursaya uğramadan geri döndüklerini dile getiren Başkan Altepe, Bursanın tüm değerlerine sahip çıkmaya çalışıyoruz. Özellikle Yunuseli Havaalanı kent ekonomisine sağlayacağı katkı nedeniyle çok önemli. Yaklaşık 2 yıldır ısrarla üzerinde durduğumuz bu projede Büyükşehir Belediyesi olarak her türlü fedakarlığı yapacağımızı söylüyorduk. Sonuçta protokol de bizim istediğimiz gibi şekillendi. dedi.
Mania kriterleri doğrultusunda gerekli binaların yıkımını, terminal binası, hava trafik kulesi, itfaiye, garaj, pist, apron, yollar, su ve doğalgaz hatları ile pistlerin aydınlatma sistemlerini de yapacaklarını anlatan Altepe, şunları söyledi: Seyrüsefer için gerekli teknik donanım, personelin görevlendirilmesi ve uçuş hizmetleri Devlet Hava Meydanları tarafından sağlanacak. Güvenlik, sağlık personeli ve ambulans temini gibi işlemleri ise valilik üstlenecek. Protokolün ardından çalışmalara hemen başlayacağız ve yılsonuna kadar burayı kullanıma açmayı planlıyoruz
HAVA LİSESİNDE ROTA YUNUSELİ
Yunuseli havaalanın sadece küçük özel uçaklara açılacağını ve Yenişehir Havaalanını olumsuz etkilemesinin söz konusu olmadığını bildiren Başkan Altepe, Yunuseli Havaalanının hava ulaşımına açılmasını Işıklar Askeri Hava Lisesi ve Türk Hava Kurumunun da ısrarla istediğini hatırlattı.
Başkan Altepe, Okulun mevcut yeri teleferiğe çok yakın. Yeni teleferik projesi tamamlandığında 22 dakikada kayak pistlerine ulaşmak mümkün olabilecek. Bu sayede insanların kayak yapabilmek için ille de Uludağdaki otellerde konaklamasına gerek kalmayacak. Okulun talepleri bu yönde. Bu konuda bizden de destek bekliyorlar. Çünkü havaalanın bulunduğu yere okulu taşımak onlar için de büyük avantaj. Havaalanını uygulama için rahatlıkla kullanabilecekler diye konuştu.
KENT EKONOMİSİNE ÖNEMLİ KATKI
Yaklaşık 15 yıl önce 24 özel uçağın bulunduğu Bursada bugün sadece bir özel uçak bulunduğunu hatırlatan Başkan Altepe, Yunuseli Havaalanının ulaşıma açılmasıyla kentteki özel uçak sayısının yeniden artacağını, bununda kent ekonomisine büyük hareketlilik kazandırılacağını kaydetti.
Yaklaşık 15 yıl önce 30a yakın yabancı firmanın faaliyet gösterdiği Bursada bugün 300e yakın yabancı firma bulunduğuna dikkati çeken Başkan Altepe, İşadamları ve yöneticiler için günümüzde en önemli değer zaman. Bir toplantı için koca bir günün heba olmasını kimse istemiyor. Biz bu konuyu ilk gündeme getirdiğimizde işadamlarından önemli bir talep olduğunu gördük. Bu konuda önemli bir beklenti vardı, ancak kimse inanamıyordu. Bunun kağıt üzerinde bir proje olarak kalacağı sanılıyordu. Ancak son protokolü imzaladıktan sonra çalışmaları başlatacağız ve 15 yıl önce kaybettiğimiz bu değerimize yeniden kavuşacağız. şeklinde sözlerini tamamladı.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 16.02.2011 | | | Bursalılar10yılaradansonraYunuseliHavaalanındanuçabilecekBursalılar 10 yıl aradan sonra Yunuseli Havaalanından uçabilecek |
|
| 'Pornografik değil, estetik' | Posta | 13.02.2011 14:38 |  | | Dur Dedim adlı bir albüm çıkaran Pınar Aydın, iddialı kıyafetler giymesini eleştirenlere de yanıt verdi: Ortada pornografik bir şey yok, görsel bir estetik var
Dur Dedim, Akademi Türkiye yarışmasından yedi yıl sonra çıktı. Nasıl bir albüm hazırladınız?
- Sounduyla, şarkıyı söyleme tarzımla; her şeyiyle farklı bir albüm oldu. Türkiyede yapılan popun dışında bir iş yaptım.
Sizden rock albümü beklenirken, pop şarkılarla karşımıza çıktınız...
- Ben bu rock beklentisini anlamış değilim...
Bu beklentinin sebebi, yarışmada seslendirdiğiniz rock şarkılar olabilir mi?
- Yarışmada ne verirlerse onu söylüyorduk, bir kimliğimiz yoktu. Ben rock müzik yapmayı başından beri istemedim.
Albümdeki tüm şarkıların söz ve ... | | Posta Magazin 13.02.2011 | | | PornografikdeğilestetikPornografik değil estetik |
|
| 'Pornografik değil, estetik' | Posta | 13.02.2011 14:29 |  | | Dur Dedim adlı bir albüm çıkaran Pınar Aydın, iddialı kıyafetler giymesini eleştirenlere de yanıt verdi: Ortada pornografik bir şey yok, görsel bir estetik var
Dur Dedim, Akademi Türkiye yarışmasından yedi yıl sonra çıktı. Nasıl bir albüm hazırladınız?
- Sounduyla, şarkıyı söyleme tarzımla; her şeyiyle farklı bir albüm oldu. Türkiyede yapılan popun dışında bir iş yaptım.
Sizden rock albümü beklenirken, pop şarkılarla karşımıza çıktınız...
- Ben bu rock beklentisini anlamış değilim...
Bu beklentinin sebebi, yarışmada seslendirdiğiniz rock şarkılar olabilir mi?
- Yarışmada ne verirlerse onu söylüyorduk, bir kimliğimiz yoktu. Ben rock müzik yapmayı başından beri istemedim.
Albümdeki tüm şarkıların söz ve ... | | Posta Son Dakika 13.02.2011 | | | PornografikdeğilestetikPornografik değil estetik |
|
| 'Pornografik değil, estetik' | Posta | 13.02.2011 14:29 |  | | Dur Dedim adlı bir albüm çıkaran Pınar Aydın, iddialı kıyafetler giymesini eleştirenlere de yanıt verdi: Ortada pornografik bir şey yok, görsel bir estetik var
Dur Dedim, Akademi Türkiye yarışmasından yedi yıl sonra çıktı. Nasıl bir albüm hazırladınız?
- Sounduyla, şarkıyı söyleme tarzımla; her şeyiyle farklı bir albüm oldu. Türkiyede yapılan popun dışında bir iş yaptım.
Sizden rock albümü beklenirken, pop şarkılarla karşımıza çıktınız...
- Ben bu rock beklentisini anlamış değilim...
Bu beklentinin sebebi, yarışmada seslendirdiğiniz rock şarkılar olabilir mi?
- Yarışmada ne verirlerse onu söylüyorduk, bir kimliğimiz yoktu. Ben rock müzik yapmayı başından beri istemedim.
Albümdeki tüm şarkıların söz ve ... | | Posta Gece Hayatı 13.02.2011 | | | PornografikdeğilestetikPornografik değil estetik |
|
| Öcalan’dan AKP, AİHM ve Taraf mesajı | Evrensel | 22.01.2011 10:21 |  | | | ÖCALAN, avukatlarıyla yaptığı son görüşmede, AKP Hükümeti’nin Kürt sorununun barışçıl çözümü yönünde bir kararının olmadığını dile getirdi. Öcalan şu anda liberallerle de kavgalı olduğuna vurgu yaparak, “Taraf çevresi, onlar yeni mi farkediyorlar? Biz uzun zamandır söylüyorduk bunları. Bize kızıyorlardı” dedi. | | Evrensel Politika 22.01.2011 | | | Öcalan’danAKPAİHMveTarafmesajıÖcalan’dan AKP AİHM ve Taraf mesajı |
|
| Fındık fiyatı rekor kırdı | Samanyolu Haber | 21.01.2011 13:18 |  | | Bu sezon kilogramı fiyatı serbest piyasada 3,50 lira seviyelerine kadar düşen 50 randıman Giresun kalite kabuklu tombul fındık, 4,70 lira seviyesini aşarak sezonda rekor fiyata ulaştı. Trabzon Ticaret Borsasında 50 randıman levant kalite kabuklu fındık kilogramı 4,575, kabuklu Giresun kalite tombul fındık ise 4,725 liradan işlem görüyor.
Trabzon Ticaret Borsası Meclis Başkanı Mehmet Cirav, fındık fiyatlarındaki yükselişle ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada, serbest piyasada ulaşılan fiyatın, sezonun en iyi fiyatı olduğunu belirtti.
Fiyatın bu seviyenin üzerine çıkmayabileceğini ifade eden Cirav, Üreticiler bu fiyatı değerlendirmeye çalışsın. Bu fiyat gerçekten sezonun en iyi fiyatı olabilir. Hiçbir şey kalıcı değildir. Bu fiyat kilogramda 3,50 liradan 4,70 lira seviyelerine çıktı. Sürece bakarsak sezon içinde yüzde 30-35lik bir artış var. Bana göre üreticilerimiz bunu değerlendirmeye çalışırsa doğru bir iş yapmış olurlar dedi.
Önceki dönemlere ilişkin artışlarla ilgili bilgi veren Cirav, 2005 yılında fındık fiyatı 6,00-6,50 lira civarındaydı. 7.00-8.00 lira olacak diye çok beklenti vardı ama bu seviyeden sonra fiyat geriledi ve vatandaşın elindeki fındık 2,50 liraya satıldı. Çıkışı olduğu gibi düşüşü de olabilir. Bu nedenle, şu anki yaşanan artışın iyi değerlendirilmesinde fayda var. Üreticilerimiz, bu fiyatı bulduğu için ürününü elinden çıkarabilir diye konuştu.
Bir süredir uygulanan Yeni Fındık Stratejisine değinen Cirav, şöyle devam etti:
Biz her zaman şunu söylüyorduk, serbest fiyat ekonomisi vatandaşın, üreticinin elinde kaldığı zaman üretici doğru kararı her zaman verir. Bu siyasette de diğer işlerde de böyledir. Onun için dünyada tatbik edilen şey, serbest ekonomidir. Tüm gelişmiş ülkelerde bu görülür. Fındıkta iki yıldan beri uygulanan sistem, serbest piyasa ekonomisidir. İki yıldan beri de oldukça başarılı. Eskiden devlet veya FİSKOBİRLİK bir fiyat belirlerdi. Derdi ki fiyat 4 lira. Kimse o 4 liranın üstünü düşünmezdi. 4 liranın altında fiyat bulduğu zaman satardı. Devletin verdiği fiyatın üzerine hiç çıkmazdı, hep altında olurdu. Ama şimdi öyle değil. Şimdi serbest piyasa ekonomisi devrede. Vatandaş kendine yarayan fiyat neyse onu değerlendiriyor.
Yıllardır arz-talep ekseninde, devletin yanlış müdahaleleri ile yaşanan sıkıntılar ve buna bağlı olarak oluşan haksız kazançların artık tarihe karıştığını, yapılan uygulamaların herkese fındıkta istikrar olabiliyormuş dedirttiğini savunan Cirav, şunları kaydetti:
Demek ki sistemi kendi kurallarına bıraktığınız zaman doğrular oluşuyor. Şimdi yapılması gereken, bu doğruları geleceğe de hakim kılmak için eksik olan kısımları gidermektir. Bunların başında da lisanslı depoculuk sistemi gelmektedir. Devlet gerekli yasal düzenlemeleri yapmış ve yapmaktadır. Sektörün oyuncuları da bu konuda üzerlerine düşen görevi yerine getirmelidir. Üretici ise gerçek anlamda kooperatifçilik etrafında örgütlenerek piyasada etkili argüman olarak yer almalıdır.
Mehmet Cirav, yeni sezona ilişkin mevsim koşullarını da değerlendirerek, Fındıkta şu ana kadar bir sıkıntı yok. Kar yağmadı ama havalar akşam saatlerinde çok soğuk oluyor. Ağaçlarda herhangi bir açma veya açtıktan sonra yanma gibi risk yok. Ama şu unutulmamalı ki fındık toplanana kadar risk her zaman oluşabilir, ancak şimdilik herhangi bir sıkıntı gözükmüyor dedi.
AA | | Samanyolu Haber Son Dakika 21.01.2011 | | | FındıkfiyatırekorkırdıFındık fiyatı rekor kırdı |
|
| Fındık piyasada en yüksek fiyata ulaştı | Samanyolu Haber | 21.01.2011 10:27 |  | | Bu sezon kilogramı fiyatı serbest piyasada 3,50 lira seviyelerine kadar düşen 50 randıman Giresun kalite kabuklu tombul fındık, 4,70 lira seviyesini aşarak sezonda rekor fiyata ulaştı. Trabzon Ticaret Borsasında 50 randıman levant kalite kabuklu fındık kilogramı 4,575, kabuklu Giresun kalite tombul fındık ise 4,725 liradan işlem görüyor.
Trabzon Ticaret Borsası Meclis Başkanı Mehmet Cirav, fındık fiyatlarındaki yükselişle ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada, serbest piyasada ulaşılan fiyatın, sezonun en iyi fiyatı olduğunu belirtti.
Fiyatın bu seviyenin üzerine çıkmayabileceğini ifade eden Cirav, Üreticiler bu fiyatı değerlendirmeye çalışsın. Bu fiyat gerçekten sezonun en iyi fiyatı olabilir. Hiçbir şey kalıcı değildir. Bu fiyat kilogramda 3,50 liradan 4,70 lira seviyelerine çıktı. Sürece bakarsak sezon içinde yüzde 30-35lik bir artış var. Bana göre üreticilerimiz bunu değerlendirmeye çalışırsa doğru bir iş yapmış olurlar dedi.
Önceki dönemlere ilişkin artışlarla ilgili bilgi veren Cirav, 2005 yılında fındık fiyatı 6,00-6,50 lira civarındaydı. 7.00-8.00 lira olacak diye çok beklenti vardı ama bu seviyeden sonra fiyat geriledi ve vatandaşın elindeki fındık 2,50 liraya satıldı. Çıkışı olduğu gibi düşüşü de olabilir. Bu nedenle, şu anki yaşanan artışın iyi değerlendirilmesinde fayda var. Üreticilerimiz, bu fiyatı bulduğu için ürününü elinden çıkarabilir diye konuştu.
Bir süredir uygulanan Yeni Fındık Stratejisine değinen Cirav, şöyle devam etti:
Biz her zaman şunu söylüyorduk, serbest fiyat ekonomisi vatandaşın, üreticinin elinde kaldığı zaman üretici doğru kararı her zaman verir. Bu siyasette de diğer işlerde de böyledir. Onun için dünyada tatbik edilen şey, serbest ekonomidir. Tüm gelişmiş ülkelerde bu görülür. Fındıkta iki yıldan beri uygulanan sistem, serbest piyasa ekonomisidir. İki yıldan beri de oldukça başarılı. Eskiden devlet veya FİSKOBİRLİK bir fiyat belirlerdi. Derdi ki fiyat 4 lira. Kimse o 4 liranın üstünü düşünmezdi. 4 liranın altında fiyat bulduğu zaman satardı. Devletin verdiği fiyatın üzerine hiç çıkmazdı, hep altında olurdu. Ama şimdi öyle değil. Şimdi serbest piyasa ekonomisi devrede. Vatandaş kendine yarayan fiyat neyse onu değerlendiriyor.
-FINDIKTA İSTİKRAR OLABİLİYORMUŞ-
Yıllardır arz-talep ekseninde, devletin yanlış müdahaleleri ile yaşanan sıkıntılar ve buna bağlı olarak oluşan haksız kazançların artık tarihe karıştığını, yapılan uygulamaların herkese fındıkta istikrar olabiliyormuş dedirttiğini savunan Cirav, şunları kaydetti:
Demek ki sistemi kendi kurallarına bıraktığınız zaman doğrular oluşuyor. Şimdi yapılması gereken, bu doğruları geleceğe de hakim kılmak için eksik olan kısımları gidermektir. Bunların başında da lisanslı depoculuk sistemi gelmektedir. Devlet gerekli yasal düzenlemeleri yapmış ve yapmaktadır. Sektörün oyuncuları da bu konuda üzerlerine düşen görevi yerine getirmelidir. Üretici ise gerçek anlamda kooperatifçilik etrafında örgütlenerek piyasada etkili argüman olarak yer almalıdır.
Mehmet Cirav, yeni sezona ilişkin mevsim koşullarını da değerlendirerek, Fındıkta şu ana kadar bir sıkıntı yok. Kar yağmadı ama havalar akşam saatlerinde çok soğuk oluyor. Ağaçlarda herhangi bir açma veya açtıktan sonra yanma gibi risk yok. Ama şu unutulmamalı ki fındık toplanana kadar risk her zaman oluşabilir, ancak şimdilik herhangi bir sıkıntı gözükmüyor dedi.
AA | | Samanyolu Haber Son Dakika 21.01.2011 | | | FındıkpiyasadaenyüksekfiyataulaştıFındık piyasada en yüksek fiyata ulaştı |
|
Jaja 15 milyon euro | Türkiye Gazetesi | 01.12.2010 02:05 |  | | | YÜZÜMÜZÜ KARA ÇIKARMADI
Trabzonspor Genel Saymanı ve Yönetim Kurulu üyesi Mahmut Aksu, Jaja’nın şampiyonluk hedefinde belirleyici olacağını ifade etti. Aksu, “Jaja, sözleşmesine bonservis bedeli olarak 12 milyon euro yazılmasını istedi. Bu kendine ne kadar çok güvendiğini gösteriyor. Jaja’nın Şota’yla birlikte Trabzonspor’a gelmiş en iyi yabancı futbolcu olduğunu söylüyorduk, o da bizi yanıltmadı” dedi. Jaja’nın fiyatını 15 milyon euro olarak açıklayan Aksu, “Bu futbolcunun transferini Sadri Bey’in bir arkadaşının Metalist Kharkiv takımının başkanıyla arkadaş olması sebebiyle 4.5 milyon euroya bitirdik” sözlerini kullandı.
EMENKE GÜNDEMİMİZDE DEĞİL
Gabric ve Tjikuzu transferlerini başarısız olarak değerlendiren Mahmut Aksu, “Teofilo alayı ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 01.12.2010 | | Jaja15 milyoneuroJaja 15 milyon euro |
|
| Avrupa emekleyerek büyüyecek | GazetePort | 01.12.2010 01:42 |  | | |
| HSYK seçimi Kılıçdaroğlu'na sorulunca... | Samanyolu Haber | 19.10.2010 14:47 |  | | CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu HSYK üyeliği için yapılan seçim sonucundan mutlu olmamış. İşte verdiği cevap; Hakimler ve Savcılar Kuruluna üyelik için yapılan seçimleri değerlendiren Kılıçdaroğlu, Türkiyenin yaşadığı bir sorun var yargıda. HSYK seçimleri yapılıyor. Defalarca bir şeyi hep söyledik. AKP sıradan bir parti değildir. AKP demokrasi ve hakları genişletmek isteyen bir parti değildir dedik. Gizli gündemi var dedik. Ama bunu anlatamadık. Sonucu somut biçimde ortaya çıktı. Yargı tarafsız ve bağımsız değil diyorduk. Şimdi sizin bağımsız ve tarafsız olmanız lazımdı. Aynı sözleri kullanmalıydık. Ama bunu sadece biz mi söylüyorduk? dedi.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 19.10.2010 | | | HSYKseçimiKılıçdaroğlunasoruluncaHSYK seçimi Kılıçdaroğluna sorulunca |
|
| A Milli Basketbol Takımı günü tek idmanla tamamladı | Samanyolu Haber | 30.08.2010 23:47 |  | | 2010 FIBA Dünya Şampiyonasında yarın Yunanistan ile karşılaşacak olan A Milli Takım, günü akşam yaptığı tek antrenmanla tamamladı. Ankara Spor Salonunda Baş Antrenör Bogdan Tanjevic yönetiminde yaklaşık iki saat süren idmana Millilerimiz, ısınma hareketleriyle başladı. Daha sonra iki grup halinde taktik çalışması yapan Ay-Yıldızlılar idmanı şut çalışmasıyla tamamladı.
Antrenman sırasında Yunanistan maçına hazır olduğu gözlenen Millilerimizin, oldukça keyifli olduğu dikkat çekti. Antrenmanın ardından A Milli Takım oyuncuları ile teknik kadro Yunanistan maçıyla ilgili çeşitli açıklamalarda bulundu.
A Milli Takım Baş Antrenörü Bogdan Tanjevic Yunanistan karşısında sahaya kazanmak için çıkacaklarını belirterek, Geçen sene Avrupa Şampiyonasında oynadığımız karşılaşmanın rövanşı olacak. Oyuncularım kazanacağımıza inanıyor. Enerjimizi bütün maça yayabilirsek, bu büyüleyici atmosferde maçı kazanabiliriz. Ribauntlarda rakibin üstünlük kurmasına izin vermemiz gerekiyor dedi.
Yunanistan maçı öncesinde Ay-Yıldızlıların son durumunu değerlendiren Milli Takım Menajeri Harun Erdenay ise, şunları söyledi: Takımızın morali ve motivasyonu çok iyi. Ankarada grup liderliğini hedeflemiştik. Her maça ayrı bir önemli çıkıyoruz. Yarın karşılaşacağımız Yunanistan gerçekten çok tehlikeli bir ekip. Yunanistan bence Avrupanın en iyi kısa oyuncularını kadrosunda barındırıyor. Skor yükü yüksek olan bir takım olduğu için önlemlerimizi aldık. Sahaya mutlaka kazanmak için çıkacağız. Geçen yıl rakimize Avrupa Şampiyonasında kaybetmiştik. Yarın rövanşı alacağımıza inanıyorum.
Milli Takımlar İdari Menajari Barboros Akkaş ise Yunanistan maçı öncesinde her şeyin yolunda gittiğini belirterek, şu ifadelere yer verdi: Takımdaki atmosfer şuan çok iyi durumda. Bütün oyuncular mücadele ettiğimiz zaman neler yapabileceğimizin farkındalar. Ankaradaki maçlarımızda başkentli basketbolseverler bizleri yalnız bırakmayıp tribünleri dolduruyorlar. Ankaralı basketbolseverler basketbolu çok iyi bilen bir seyirci. Çünkü nerede tepki verip nerede destek vermesi gerektiğini çok iyi biliyor. Seyircimiz 6. adam görevimini fazlasıyla yerine getiriyor. Şampiyonadan önce bütün maçlara final havasında çıkacağımızı söylüyorduk. Şu anda da öyle oluyor. İlk iki maçı kazandık. Rusya karşısında inanılmaz savunma yaptık. Yarın Yunanistan karşısında da en az Rusya maçındaki kadar savunma yapacağız. Sahadan galibiyetle ayrılacağımıza inanıyorum. Bunun için teknik kadro ve oyuncuların inancı tam.
Kaptan Hidayet Türkoğlu Yunanistan maçının grup liderliği için oldukça önemli olduğunu vurgulayarak, Şu anda iyi durumdayız. Yunanistan karşısına grupta iki maçımızı da kazanmış olarak çıkacağız. Seyircimizin desteğiyle iyi bir basketbol oynayarak karşılaşmayı kazanmak istiyoruz. Yunanistanın iki önemli oyuncusunun cezası bizim maçımızla birlikte bitiyor. Söz konusu iki oyuncuda önemli isimler. Geçen sene Yunanistan ile oldukça çekişmeli bir maç oynadık. Yarın ki karşılaşmada da aynı mücadeleyi göreceğimizi düşünüyorum diye konuştu.
A Milli Takımda morallerin yüksek olduğunu belirten Kerem Tunçeri, Grubumuzda oynadığımız iki maç da bizim için iyi geçti. Maçlarda işin mücadele ve savunma kısmı çok iyi oldu. Özellikle dün alan saunmasını çok iyi yaptık. İyi ve potansiyelli takımlara karşı iyi oynamamız için hücum yüzdemizi biraz daha yüksetmemiz gerekiyor. Yunanistan ile çok önemli bir maça çıkacağız. Rakibimizin hem içeride hem de dışarıda çok iyi oyuncuları var. Seyircimizin de desteğiyle grup liderliği için önemi büyük olan bu maçı kazanmak istiyoruz dedi.
(CİHAN) | | Samanyolu Haber Son Dakika 30.08.2010 | | | AMilliBasketbolTakımıgünütekidmanlatamamladıA Milli Basketbol Takımı günü tek idmanla tamamladı |
|
| Borçlu cep abonesine kara liste uyarısı | Samanyolu Haber | 16.08.2010 09:23 |  | | Avea Genel Müdürü Erkan Akdemir, bankaların ödemelerini aksatan müşterilerin bilgilerini Merkez Bankasına sunması gibi GSM şirketlerinin de borçlu abone bilgilerini üst kurula sunması gerektiğini söyledi. Akdemir, borçlu abonenin kolaylıkla operatör değiştirebilmesinin önüne geçilmesi gerektiğini kaydetti. Cep telefonu faturalarının ödenmeme eğiliminin artması ve numara taşınabilirliği ile borçlu abonenin borcunu ödemeden operatör değiştirmesi, GSM şirketlerini ve düzenleyici kurumu harekete geçirdi. Avea Genel Müdürü Erkan Akdemir, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK)nun hakemliğinde, bankaların yaptığı gibi Türkiyedeki tüm operatörler de abone bilgilerini açsınlar. Bunun adı kara liste değil, kredi skorlama merkezi olabilir. Bu yolla borcunu ödemeyen abonelerin listesi BTKda bulunsun. dedi. Akdemir, üst kurul ile görüşmelerin bir süredir devam ettiğini ve yakında sonuç beklediklerini kaydetti.
Kara Liste uygulaması için çalışmalar hızlandı. GSM şirketi yetkilileri borçlu abonelerin sayısında küresel krizin etkisiyle 2009da artış yaşandığını kaydederken, borçlu abonenin kolayca operatör değiştirebilmesinin önüne geçilmesi gerektiğini savundu. Gazetecilerle iftarda bir araya gelen Genel Müdür Akdemir, bankaların kredi ve kredi kartı ödemelerini aksatan müşterilerin bilgilerini Merkez Bankası veri tabanına sunması gibi GSM şirketlerinin de borçlu abone bilgilerini BTKya sunması gerektiğini söyledi. Buradaki sistemin adının Kara Liste yerine Kredi Skorlama Merkezi şeklinde olabileceğini belirten Akdemir, Bunu numara taşınabilirliği uygulaması başlamadan önce de söylüyorduk. BTK ile görüşmelerimiz devam ediyor. diye konuştu. Geçen yıl tahsil edilemeyen borç oranlarında patlama yaşandığını kaydeden Akdemir, bu oranın giderler içinde çift haneli rakamlara ulaştığını söyledi.
ARA BAĞLANTI ÜCRETİ DAHA DA DÜŞÜRÜLSÜN
Genel Müdür Akdemir, nisan ayında ara bağlantı ücretlerinin düşürülmesi ile birlikte operatörler arası trafiğin ve vergi gelirlerinin artışına imkan sağladığını belirterek, ara bağlantı ücretlerinin daha da düşürülmesini beklediklerini dile getirdi. Akdemir, ara bağlantı ücretlerinin aşağı doğru çekilmesi halinde, tüketicinin daha da özgürleşeceğini söyledi. Akdemir, sektörün düzenleyicisi olan BTKden asimetrik düzenleme istediklerini de söyledi. Pazarda hakim olan operatörle diğer iki operatörün aynı düzenlemelere maruz kalmaması gerektiğini savunan Akdemir, Düzenlemelerde farklılıklar olmalı. Herkese aynı şartların sunulması eşit ve adil bir düzenleme değil. diye konuştu. Akdemir, BTKnın 1 dakikalık konuşma karşısında 40 kuruştan fazla ücret alınmaması yönündeki kararını ise destekledi. Bu kararla, tarife sayısının da düşeceğini kaydetti. BTKnın 2010 ikinci çeyrek raporunda 3G (Üçüncü Nesil) kullanıcısı sayısının 11,4 milyon olarak gösterildiğinin hatırlatılması üzerine Akdemir, gerçek 3G kullanıcısının sayısının çok daha düşük olduğunu açıkladı. Data hattı kullananların gerçek 3G kullanıcısı olarak görülmesi gerektiğini aktaran Akdemir, bunun sayısının da 800 bin civarında olduğunu bildirdi. Akdemir, Avea Jet abonesinin sayısının ise 200 bin civarında olduğunu dile getirdi.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 16.08.2010 | | | BorçlucepabonesinekaralisteuyarısıBorçlu cep abonesine kara liste uyarısı |
|
| AK Parti tepkili, CHP ise... | Samanyolu Haber | 07.07.2010 21:52 |  | | Anayasa Mahkemesi?nin, Anayasa değişiklik paketine ilişkin kararı hem iktidarı hem muhalefeti tatmin etmedi. AK Parti, Anayasa Mahkemesi?nin yetkisini aşarak paketi içerik olarak incelemesine tepki gösterirken, CHP istediği sonucu alamadığı için tatmin olmadı. Anayasa Mahkemesi kararı Genel Kurul çalışmalarının sürdüğü TBMM?de yakından takip edildi. Kararın açıklandığı sırada BDP ve MHP milletvekilleri bulunmazken, AK Parti sonucu iktidar kulisinde, CHP ise muhalefet kulisindeki televizyonların başında öğrendi.
Bazı AK Partililer, kararı normal karşılarken bazıları ise tepki gösterdi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Salih Kapusuz, karar için ?Hayırlı olsun? dedi. Gerekçeli kararı görmeden ayrıntılı değerlendirme yapmasının doğru olmadığını ifade eden Kapusuz, ?Kurulun açıklamasına göre, iptal gerekçelerini görmeden bir değerlendirme yapmak istemem ancak, referandumun yapılıyor olması ana yapıya müdahale edilmemesi, mesela seçimlerle ilgili kısmına müdahale dışında bir itirazın olmaması anlayışla karşılanabilecek bir yapıdır. Ama bu zaten yasalaşma değil, asıl yasalaşmayı temin edecek karar yüce milletin kararıdır. Bu karar daha önemlidir. Bu da referandum kararıdır.? dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç ise karara tepki gösterdi. ?Anayasa Mahkemesi, millet adına Anayasa yapma yetkisine sahip yasama organın iradesine açık bir müdahale etmiştir.? diyen Kılıç şunları söyledi: ?Anayasa hükümlerine yapılan itirazın baştan beri aykırı olduğunu söylüyorduk. Yine Anayasa Mahkemesi yürürlükte bulunan Anayasaya göre bu paketi referandum öncesinde değiştirmeyeceğini söylemiştik. Buna rağmen Anayasa Mahkemesi paketi değerlendirmeye aldı. Denetimi şekille sınırlı tutmadı. Anayasaya aykırı olarak sadece şekil hükmü bulunmasına rağmen mahkeme şekil denetimini aşarak esasa girerek paketi değerlendirmiştir. Ortada milletin kararına sunulan bir anayasa değişikliği yoktu. Millet adına Anayasa yapma yetkisine sahip parlamentonun iradesine açık bir müdahale olmuştur. Oysa anayasa yapma yetkisi asli kurucu sıfatıyla TBMM Genel Kurul kullanır. Dolayısıyla verilmiş olan kararı hayırlı olmasını dilemekle birlikte anayasa hükümleri bakımından aykırılık olarak görüyorum.? Kılıç, ortaya çıkan kararın seçimle ilgili kararlarını hiçbir surette değiştirmeyeceğini söyledi.
Kararı değerlendiren CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, ortaya çıkan tablonun kendilerini tatmin etmediğini söyledi. Karara saygılı olduğunu ifade eden İnce, ?Bugüne kadar yaptığımız başvuruların yüzde 63?ü bizim istediğimiz şekilde sonuçlandı. Hukuki durumu bilimsel platformlarda tartışılacak. Biz karara saygılıyız. Beni tatmin etmedi. Ama halkımız bizi tatmin edecektir.? dedi. İnce, ?CHP?nin hassasiyetlerini dikkate almadı mı?? sorusuna ?Anayasa mahkemesinin CHP?nin hassasiyetlerini dikkate alma gibi bir özelliği yok. Uymak zorunda da değil. İktidar şimdiye kadar bizimle yargı arasında polemiklere giriyordu. Bunun böyle olmadığı ortaya çıktı. Gerekçeli kararı görmeden ayrıntılı bir değerlendirme yapmak doğru değil.? ifadelerini kullandı.
Bu arada CHP Genel Saymanı Mustafa Özyürek?den karara ilişkin ilginç bir değerlendirme geldi. Önce karardan istedikleri sonucu elde edemediklerini açıklayan Özyürek, daha sonra fikir değiştirerek, ?Haşim Kılıç?ın açıklamasına göre Anayasa Mahkemesi ve HSYK?nın yapısını düzenleyen maddeler referanduma gitmeyecek. Diğer kısımları gidecek. CHP?nin itirazı bu iki maddeyeydi. Bu tabloda hukuk devleti noktasındaki itirazı dikkate alınmıştır. Bu iki madde gitmezse evet oyu veririz.? | | Samanyolu Haber Son Dakika 07.07.2010 | | | AKPartitepkiliCHPiseAK Parti tepkili CHP ise |
|
| 16:52 Boğaz Köprüsü'ne Bursaspor bayrağı asılacak | Net Gazete | 17.05.2010 17:03 |  | | |
| Açıklarsam yer yerinden oynar | Samanyolu Haber | 17.05.2010 10:36 |  | | Zaman gazetesi yazarı Hüseyin Gülerceden Vatana çarpıcı açıklama: ?Şimdi açıklarsam yer yerinden oynar. Gülerce, Ak Parti?nin iktidara gelmesinin ardından Baykal?la yaşadıkları olayı ancak birkaç yıl sonra açıklayabileceğini söyledi ve ekledi: ?Şimdi açıklarsam yer yerinden oynar. Bazı şeyleri zamanlama itibariyle tarihe bırakmak lazım. Her şeye rağmen Baykal?la ilgili kahramanlık duygusu bende değişmez?
Deniz Baykal?ın istifasını açıkladığı toplantıda, ?Pensilvanya?dan gelen mesajı samimi buluyorum? sözleri, CHP tabanında şok etkisi yaratırken, Fethullah Gülen cemaati üyelerini de şaşırttı. Gülen mesajı doğruladı ancak perde arkasındaki isimler açığa çıkmadı... Cemaatin önde gelen isimlerinden, Zaman Gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce, Yalova?daki evinin kapılarını ilk defa VATAN?a açtı ve uzun süre tartışılacak açıklamalarda bulundu.
Elbette biliyorum ama söylemeye yetkili değilim. ABD?ye telefon açıp işin aslını o gün öğrendim. Hoca Efendi kendisi bizzat konuşmadı. Yanında bulunan ve kendisini Türkiye?den ziyarete gitmiş bir kişi aracılığıyla oldu.
Değil. Ama sesinden tanıyacak kadar yakın diyebilirim. Zaten Sayın Baykal ile o kişinin konuşması için aralarında bir hukuk olması, Baykal?ın onu tanıyor olması, sempatiyle bakması lazım. Bir CHP milletvekili hoş bir şey söyledi. ?Özel Kalem Müdürü aramış? dedi. Bizi böyle tanıyorlar (gülüyor). Hiç Hoca Efendinin özel kalem müdürü olur mu? Ben, Hoca Efendinin, Erbakan?la ilgili hassasiyetine bizzat şahit oldum. Baykal ile ilgili haberleri dinlerkenki hissiyatını tahmin ediyorum.
Evet. Ama bir de bu işin evveliyatı var. Herkes zannediyor ki bir diyalogsuzluk vardı. Ben Samanyolu?nda 9 yıl program yaptım. Senede en az iki defa Baykal?ı Pazar sohbetine çağırırdım. Bir seferinde ?Hüseyin Bey, en çok sizin programınızda rahat ediyorum. Bilmiyorum ki beni köşeye sıkıştıracak, sorgulayacak şekilde davranmıyorsunuz. Kendimi ifade etme adına sorular soruyorsunuz ? dedi.
O kahvaltılarda buluşmadılar. Program öncesi buluşup kahvaltı ediyorduk. Mesela Mehmet Sevigen de katılırdı bu programlara.
Öyle olsa böyle buluşmalar olabilir mi? Ben tam tersine, Sayın Baykal?ın bu harekete o dönemde olumsuz bakmadığına, Türkiye için faydalı bir hareket gördüğüne dair, belki birkaç sene sonra açıklayabileceğim çok somut davranışlarını bilen bir insanım.
Nasıl bir davranış?
Bunu şimdi söylersem yer yerinden oynar. Bazı şeyleri zamanlama itibariyle tarihe bırakmak lazım. Erken söylediğiniz zaman insanlar bunu kaldıramıyor. Ben bir programımda, ?Sayın Baykal?ı çok seviyorum? diyerek ipucu verdim. O somut şeyi düşünerek Baykal?ı sevdiğimi söyledim.
AK Parti iktidar olduktan sonraki dönemden söz ediyorum.
Türkiye?de yer yerinden oynar dedim ya. Bu somutluğun içinde görüşme var tabii. Ahlaki yanlışlıklar hariç Sayın Baykal siyaseten ne yanlış yaparsa yapsın bendeki o kahramanlık duygusu değişmez.
Bugün bir görüntü olayı var. Başına bir iş gelmiştir. İnsan olan herkesi üzen bir şeydir. ? Oh olsun ? diyenler bana göre seviye kaybetmiş insanlardır. Dini inancınızı da bırakınız, insanın ayağa kayabilir, başına bir şey gelebilir. Bunlar başkalarını sevindirecek değil, üzecek olaylardır.
2004-2006 yıllarında Baykal ile görüşmelerimiz oluyordu. Genel Merkez?de iki defa ziyaret ettik. Baş başa sohbetlerimiz oldu. Bunların hepsinde ben ABD?den Sayın Gülen?in saygılarını illetim, Deniz Bey de ?Sağlığı nasıl? Selamlarımı iletin? dedi. Baykal?ın son bir yıldır söyleminden dolayı -F tipi diye bir şey kaçırdı ağzından- zannediliyor ki, hiçbir diyalog yok. Ama onlar iki samimi dostmuş gibi biz birinin selamını diğerine söylüyorduk. Hoca Efendi?nin hissiyatını tahmin ediyorum Baykal?la ilgili. Demiştir ki, ?Ben bu olaya çok üzüldüm. Sayın Baykal şöyle bir insandır?, o hissiyatı yanındaki arkadaş alınca aramıştır.
Tabii ki Hoca Efendi?den izinsiz o telefonu açamaz. ?Bunu paylaşabilir miyim?? diye sormuştur. Sayın Gülen de, ?Paylaşabilirsin? demiştir. Arada diyalog olmasa, kopukluk olsa ?Pensilvanya?dan gelen mesajların samimiyetine inandım? demez.
Orada Baykal bizi çok zor durumda bıraktı. Bunlar ayrı ayrı söylenseydi sıkıntı yaşamayacaktık. Ama ?Samimiyete inandım? dediği bir konuşmada elinde belge, somut bir bilgi olmadan hükümeti çok ağır eleştirmesi, Türkiye?deki fitne merkezlerini harekete geçirdi. Baykal bir taşla iki kuş vuruyor, Gülen cemaatine sempati gösterirken, hükümete ver yansın ediyor. ?CHP ile Gülen cemaatinin arası düzelecek, AK Parti ile arası bozulacak? dediler.
CHP?nin başında Baykal durduğu sürece CHP sıçrayamıyor, yüzde 20 bandında dönüp duruyor. Dediler ki ?CHP?yi yüzde 30 yapabilirsek, MHP yüzde 20?ye yaklaşırsa, bir CHP- MHP koalisyonu kurabiliriz.? Bence düşünce bu.
Hayır. Baykal dönemez. Çünkü Baykal dışında CHP?yi bu şekilde tutacak karizmatik başka insan yok.
Kılıçdaroğlu, Beyaz Türkler?in yönetimde olduğu bir CHP?ye asla yönetici yapılamaz. CHP?nin Beyaz Türkleri | | Samanyolu Haber Son Dakika 17.05.2010 | | | AçıklarsamyeryerindenoynarAçıklarsam yer yerinden oynar |
|
| Fenerbahçeli olmaktan utandım! | İnternet Haber | 17.05.2010 00:50 |  | | |
| Ana muhalefetin anası ağlarken... | Posta | 13.05.2010 05:57 |  | |
Yine ağaçlara bakmaktan ormanı
görememeye başladık. Kameranın çekim açısı
neydi, Baykalın giymeye çalıştığı çorabın
rengi diye detay, detay, detay. Geriye çekilin,
tabloya bakın. Neydi AKPnin muhalefet
eden, karşı koyanlardan sıkıntısı? Hep
söylüyorduk, eksik söylüyorduk: Yargı ve
Ordu diyorduk. Yargıyı Anayasa değişiklik
paketiyle halledecekler. Orduyu Ergenekon
soruşturmaları, davaları, tutuklamaları ile
ezdiler, geçtiler. Geriye ne kaldı?
Unutmuştuk. Önemsememiştik. Oysa
önemliydi. Ana muhalefet! Ana muhalefet
partisi CHP, TBMMde Anayasa paketi
geçirilirken... | | Posta Köşe Yazıları 13.05.2010 | | | AnamuhalefetinanasıağlarkenAna muhalefetin anası ağlarken |
|
| Ana muhalefetin anası ağlarken... | Posta | 13.05.2010 05:28 |  | |
Yine ağaçlara bakmaktan ormanı
görememeye başladık. Kameranın çekim açısı
neydi, Baykalın giymeye çalıştığı çorabın
rengi diye detay, detay, detay. Geriye çekilin,
tabloya bakın. Neydi AKPnin muhalefet
eden, karşı koyanlardan sıkıntısı? Hep
söylüyorduk, eksik söylüyorduk: Yargı ve
Ordu diyorduk. Yargıyı Anayasa değişiklik
paketiyle halledecekler. Orduyu Ergenekon
soruşturmaları, davaları, tutuklamaları ile
ezdiler, geçtiler. Geriye ne kaldı?
Unutmuştuk. Önemsememiştik. Oysa
önemliydi. Ana muhalefet! Ana muhalefet
partisi CHP, TBMMde Anayasa paketi
geçirilirken... | | Posta Politika 13.05.2010 | | | AnamuhalefetinanasıağlarkenAna muhalefetin anası ağlarken |
|
| Ana muhalefetin anası ağlarken... | Posta | 13.05.2010 05:20 |  | |
Yine ağaçlara bakmaktan ormanı
görememeye başladık. Kameranın çekim açısı
neydi, Baykalın giymeye çalıştığı çorabın
rengi diye detay, detay, detay. Geriye çekilin,
tabloya bakın. Neydi AKPnin muhalefet
eden, karşı koyanlardan sıkıntısı? Hep
söylüyorduk, eksik söylüyorduk: Yargı ve
Ordu diyorduk. Yargıyı Anayasa değişiklik
paketiyle halledecekler. Orduyu Ergenekon
soruşturmaları, davaları, tutuklamaları ile
ezdiler, geçtiler. Geriye ne kaldı?
Unutmuştuk. Önemsememiştik. Oysa
önemliydi. Ana muhalefet! Ana muhalefet
partisi CHP, TBMMde Anayasa paketi
geçirilirken... | | Posta Son Dakika 13.05.2010 | | | AnamuhalefetinanasıağlarkenAna muhalefetin anası ağlarken |
|
| Bursaspor'un kalitesi tescillenecek | Samanyolu Haber | 03.04.2010 16:18 |  | | Turkcell Süper Ligin lideri Bursaspor, kalitesini ve başarısını tescillemek için harekete geçti.
Yaklaşık 1 aydır TSE ISO 9000 Kalite Belgesi almak için çalışmalar yürüten yeşil-beyazlı kulüp, belgeyi alması halinde kalitesi tescillenen ilk kulüp olacak.
Kulüp Başkanı İbrahim Yazıcı ile Kalite Birliği Derneği Başkanı Mustafa Karaman ve Sigma Center Yönetim Sistemleri Uzmanı Yılmaz Atlaş ile birlikte Özlüce Tesislerinde basın toplantısı düzenledi.
Bursasporun ilklerin takımı olduğunu dile getiren Başkan Yazıcı, şöyle konuştu:
Bu kalite belgesini alarak Türkiyede bir ilki başarmak istiyoruz. Bizler burada gelip geçiciyiz. Ama bizden sonra gelecek olan yöneticilere sistemli bir Bursaspor bırakmak zorundayız. Biz yaptığımız çalışmaları basına çıkarak çok fazla ön plana çıkarmadık. Netice itibariyle geldiğimiz günden beri ciddi çalışıyoruz.
Bursasporun önünün açık olduğunu belirten Yazıcı, yakalanan bu başarının devam ettirilmesinin çok önemli olduğunu kaydetti. Başarının sadece Bursasporu değil, bütün Türkiyeye sevindirdiğini belirten Yazıcı, Biz bugünlere geleceğimizi daha önceki açıklamalarımızda söylüyorduk. Çok şükür bugün bunu kanıtladık . Umarım bu başarımız devam eder. dedi.
Kalite Birliği Derneği Başkanı Mustafa Karaman ise Türkiyede spor kulüpleri bazında ilk kez Bursasporun TSE ISO 9000 Kalite standardına sahip olması için yaklaşık 1 aydır çalıştıklarını söyledi.
Kentte yaşayan herkesin Bursaspora katkı sağlamasının bir görev olduğunu ifade eden Karaman, şunları dile getirdi:
Bu çerçevede yakalanan bu başarının tesadüfi olmadığını göstermek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yaptığımız incelemeler neticesinde zaten Bursaspor Kulübü işleyiş olarak Uluslar arası standartları yakalamış durumda. Bursa kentti çok önemli bir kent. Dünyada ilk kez 1502 yılında Yıldırım Beyazıt tarafından uygulanan bir sistem dünyaya örnek olmuştur. Bursaspor Yönetim Kurulu üyelerinin TSE ISO 9000 belgesini alabilecek yeterlilikteyiz demeleri bile çok önemli bir unsur. (CİHAN)
| | Samanyolu Haber Son Dakika 03.04.2010 | | | BursasporunkalitesitescillenecekBursasporun kalitesi tescillenecek |
|
| Bursaspor'un kalitesi tescillenecek | Samanyolu Haber | 03.04.2010 16:18 |  | | Turkcell Süper Ligin lideri Bursaspor, kalitesini ve başarısını tescillemek için harekete geçti. Yaklaşık 1 aydır TSE ISO 9000 Kalite Belgesi almak için çalışmalar yürüten yeşil-beyazlı kulüp, belgeyi alması halinde kalitesi tescillenen ilk kulüp olacak.
Kulüp Başkanı İbrahim Yazıcı ile Kalite Birliği Derneği Başkanı Mustafa Karaman ve Sigma Center Yönetim Sistemleri Uzmanı Yılmaz Atlaş ile birlikte Özlüce Tesislerinde basın toplantısı düzenledi.
Bursasporun ilklerin takımı olduğunu dile getiren Başkan Yazıcı, şöyle konuştu:
Bu kalite belgesini alarak Türkiyede bir ilki başarmak istiyoruz. Bizler burada gelip geçiciyiz. Ama bizden sonra gelecek olan yöneticilere sistemli bir Bursaspor bırakmak zorundayız. Biz yaptığımız çalışmaları basına çıkarak çok fazla ön plana çıkarmadık. Netice itibariyle geldiğimiz günden beri ciddi çalışıyoruz.
Bursasporun önünün açık olduğunu belirten Yazıcı, yakalanan bu başarının devam ettirilmesinin çok önemli olduğunu kaydetti. Başarının sadece Bursasporu değil, bütün Türkiyeye sevindirdiğini belirten Yazıcı, Biz bugünlere geleceğimizi daha önceki açıklamalarımızda söylüyorduk. Çok şükür bugün bunu kanıtladık . Umarım bu başarımız devam eder. dedi.
Kalite Birliği Derneği Başkanı Mustafa Karaman ise Türkiyede spor kulüpleri bazında ilk kez Bursasporun TSE ISO 9000 Kalite standardına sahip olması için yaklaşık 1 aydır çalıştıklarını söyledi.
Kentte yaşayan herkesin Bursaspora katkı sağlamasının bir görev olduğunu ifade eden Karaman, şunları dile getirdi:
Bu çerçevede yakalanan bu başarının tesadüfi olmadığını göstermek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yaptığımız incelemeler neticesinde zaten Bursaspor Kulübü işleyiş olarak Uluslar arası standartları yakalamış durumda. Bursa kentti çok önemli bir kent. Dünyada ilk kez 1502 yılında Yıldırım Beyazıt tarafından uygulanan bir sistem dünyaya örnek olmuştur. Bursaspor Yönetim Kurulu üyelerinin TSE ISO 9000 belgesini alabilecek yeterlilikteyiz demeleri bile çok önemli bir unsur. (CİHAN)
| | Samanyolu Haber Son Dakika 03.04.2010 | | | BursasporunkalitesitescillenecekBursasporun kalitesi tescillenecek |
|
| Baykal: Bu yasa geçerse... | Samanyolu Haber | 23.03.2010 15:43 |  | | CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, hükümetin anayasa değişikliği isteğinin altındaki hedefin yargıyı ele geçirmek olduğunu iddia etti. Baykal, Bu anayasa paketinin cumhuriyetin temel anlayışıyla sıkıntısı var. Hükümet ben gitmeden yargıyı şekillendirip kendimi garantiye alayım anlayışı ile hareket etmiştir. dedi.
TBMMde partisinin grup konuşmasını yapan Baykal, AK Parti hükümetinin hazırladığı 26 maddelik anayasa değişikliği paketini eleştirdi. Baykal, paketle Türkiyede yeni siyasal ve hukuksal tartışmaların yaşanacağını savundu. Baykal, bu değişiklikle cumhuriyetin temel ilkeleri ile oynandığını iddia etti. Baykal, bunun temelinde ise yüksek yargının hedef alınması olduğunu ifade ederek, Bu bizim için hiç sürpriz olmadı. AKPnin niyetinin yargıyı ele geçirmek olduğunu söylüyorduk. Bu pakette cumhuriyetin temel anlayışıyla sıkıntısı var. Hükümet, ben gitmeden yargıyı şekillendireyim, kendimi garantiye alayım anlayışıyla hareket etmiştir. Halkımızın ülkeyi yönetenlerden ne istediği bellidir. diye konuştu.
Baykal, uzlaşmaya girmeden anayasa değişikliğinin oldu bittiye getirmeye çalışıldığını söyledi. Taslağın AK Parti tarafından ve kapalı kapılar ardında hazırlandığı savunan Baykal, Pakette, işçinin, çiftçinin sözü geçmiyor Bu Anayasa AKPnindir. Anayasa herkesi ilgilendiriyor. Bu kadar geniş anlamı olan düzenlemeyi siz nasıl olur da parti mutfağınızın içişleri olarak düşünebilirsiniz. Bunu kimse bilmiyor. Kim biliyor Başbakan ve yanındakiler onlar da bilmeden imzalıyor. Bu anayasa olamaz. Eğer olursa da millet tarafından benimsenemez. değerlendirmesinde bulundu.
Baykal, Anayasa Mahkemesinin yeni yapısı ile iktidara hizmet eder hale geleceğini iddia etti. Baykal, şunları söyledi: Hükümet, kendi yargısını ve düzenini kurmak üzere harekete geçmiştir. Bunlar AKPnin yüksek yargısını kurma çabasıdır. 26 madde var, ama iktidarın hedefinde üç temel konu var. Anayasa Mahkemesi ile HSYKnın yapısı ve siyasi partileri denetlemeyi yargıdan alıp siyasi yönetimin karar vermesini sağlamaktır. Bu yasa geçerse AKPnin Anayasa Mahkemesi olacaktır. Yaşadığımız deneyimler, bize üyelerin büyük çoğunluğunu Cumhurbaşkanının seçmesini iyi hatırlatmıyor ne yazık ki.
(CİHAN) | | Samanyolu Haber Son Dakika 23.03.2010 | | | BaykalBuyasageçerseBaykal Bu yasa geçerse |
|
| Baykal: Eğer, bu olursa AK Parti'nin anayasası olur | Samanyolu Haber | 23.03.2010 15:19 |  | | Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Deniz Baykal, hükümetin anayasa değişikliği isteğinin altındaki hedefin yargıyı ele geçirmek olduğunu iddia etti. Baykal, Bu anayasa paketinin cumhuriyetin temel anlayışıyla sıkıntısı var. Hükümet ben gitmeden yargıyı şekillendirip kendimi garantiye alayım anlayışı ile hareket etmiştir. dedi.
TBMMde partisinin grup konuşmasını yapan Baykal, AK Parti hükümetinin hazırladığı 26 maddelik anayasa değişikliği paketini eleştirdi. Baykal, paketle Türkiyede yeni siyasal ve hukuksal tartışmaların yaşanacağını savundu. Baykal, bu değişiklikle cumhuriyetin temel ilkeleri ile oynandığını iddia etti. Baykal, bunun temelinde ise yüksek yargının hedef alınması olduğunu ifade ederek, Bu bizim için hiç sürpriz olmadı. AKPnin niyetinin yargıyı ele geçirmek olduğunu söylüyorduk. Bu pakette cumhuriyetin temel anlayışıyla sıkıntısı var. Hükümet, ben gitmeden yargıyı şekillendireyim, kendimi garantiye alayım anlayışıyla hareket etmiştir. Halkımızın ülkeyi yönetenlerden ne istediği bellidir. diye konuştu.
Baykal, uzlaşmaya girmeden anayasa değişikliğinin oldu bittiye getirmeye çalışıldığını söyledi. Taslağın AK Parti tarafından ve kapalı kapılar ardında hazırlandığı savunan Baykal, Pakette, işçinin, çiftçinin sözü geçmiyor Bu Anayasa AKPnindir. Anayasa herkesi ilgilendiriyor. Bu kadar geniş anlamı olan düzenlemeyi siz nasıl olur da parti mutfağınızın içişleri olarak düşünebilirsiniz. Bunu kimse bilmiyor. Kim biliyor Başbakan ve yanındakiler onlar da bilmeden imzalıyor. Bu anayasa olamaz. Eğer olursa da millet tarafından benimsenemez. değerlendirmesinde bulundu.
Baykal, Anayasa Mahkemesinin yeni yapısı ile iktidara hizmet eder hale geleceğini iddia etti. Baykal, şunları söyledi: Hükümet, kendi yargısını ve düzenini kurmak üzere harekete geçmiştir. Bunlar AKPnin yüksek yargısını kurma çabasıdır. 26 madde var, ama iktidarın hedefinde üç temel konu var. Anayasa Mahkemesi ile HSYKnın yapısı ve siyasi partileri denetlemeyi yargıdan alıp siyasi yönetimin karar vermesini sağlamaktır. Bu yasa geçerse AKPnin Anayasa Mahkemesi olacaktır. Yaşadığımız deneyimler, bize üyelerin büyük çoğunluğunu Cumhurbaşkanının seçmesini iyi hatırlatmıyor ne yazık ki.
(CİHAN) | | Samanyolu Haber Son Dakika 23.03.2010 | | | BaykalEğerbuolursaAKPartininanayasasıolurBaykal Eğer bu olursa AK Partinin anayasası olur |
|
| Fenerbahçe'den yine hakeme tepki | Samanyolu Haber | 08.03.2010 06:54 |  | | Fenerbahçe Kulübü Asbaşkanı Şekip Mosturoğlu karşılaşmadan sonra sert açıklamalarda bulunurken maçın hakemine tepki gösterdi.
Fenerbahçe Kulübü Asbaşkanı Şekip Mosturoğlu, Antalyaspor ile oynadıkları maçın ardından yaptığı açıklamada hakemin karşılaşmada yanlış kararlar verdiğini söyledi.
Mosturoğlu, oyun kurallarının farklı takımlara, farklı uygulandığı bir lig yaşadıklarını ifade ederek,
Geçtiğimiz hafta kaybettiğimiz bir maçın ardından hakemle ilgili konuşmuştuk. Bugün kazandığımız bir maçın ardından hakemle ilgili konuşuyorum. Maalesef oyun kurallarının farklı takımlara, farklı uygulandığı bir lig yaşıyoruz. Bugün çok bariz bir penaltı kararı takımımız lehine verilmedi. Oyunun yine son kritik noktalarında hakem bana göre oyunun kontrolünü kaybetti ve yanlış kararlar verdi. Ters kararlar verdi. Tabii ki takım iyi oynayabilir veya kötü oynayabilir. Ama hakem hatalarının bu kadar ön plana çıktığı ve bu kadar farklı takımlara farklı kararların uygulandığı bir ortamda maalesef bu açıklamaları yapmak gerekiyor. Biz baştan beri kararlarda belli bir standart olmadığını söylüyorduk ki, bu hafta bunun en açık örneği. Dün Gençlerbirliği - Trabzonspor maçında Gençlerbirliğinin attığı ilk golle, geçen hafta bizim Büyükşehir maçında Denizin attığı gol arasında hiçbir fark yok. Baktığınızda maalesef biz ne kadar söylersek söyleyelim, ne kadar bu konuyu gündeme getirirsek getirelim değişen bir şey yok. Futbol Federasyonunu ve Merkez Hakem Kurulunu daha dikkatli olmaya, daha tavizsiz olmaya ve yanlış yapanları cezalandırmaya davet ediyoruz. Tıpkı bizleri cezalandırdığı gibi. İyi oynadığımız maçlarda hakem hataları oldu. Kötü oynadığımız maçlarda hakem hataları oldu. Neticede oyun sahada aldığınız sonuçlarla bitiyor. Ama maalesef ki baktığınızda sadece 7 hafta değil, sezonun birinci yarısından itibaren Türkiye ligindeki hakem kararlarının farklı maçlarda farklı uygulandığını görüyoruz. Bizim bütün şikayetimiz buna ilişkin. Buna tedbir alması gereken de Türkiye Futbol Federasyonu. Bence bu kadar önemli bir konunun üzerinde durulmalı. Şimdi bir hakemin düdüğünü asmak, astırmak bir kulübe, kulübün yönetimine vazife değil bana göre. Futbol Federasyonuna vazife. Ama maalesef Futbol Federasyonu bu tip olaylarda caydırıcı ceza vermez ise bu tip sonuçlar olabiliyor. Tabii ki taraftarın da canı yanıyor. Onlar da üzülüyor. Futbol Federasyonu bence formsuz hakemlerle yollarını ayırmalı bence. Ayırmadığı sürece formda olan hakemlerin de önü kesiliyor. Maalesef futbolumuzda bu hakem kararlarının standart dışılığını aşamadık. Bunu aşmanın görevi de Futbol Federasyonuna düşüyor. şeklinde konuştu. | | Samanyolu Haber Son Dakika 08.03.2010 | | | FenerbahçedenyinehakemetepkiFenerbahçeden yine hakeme tepki |
|
| Liderlik düşünüyoruz | Samanyolu Haber | 27.02.2010 18:21 |  | | Bursasporun formda ismi Ozan İpek, attığı golü anlattı; hedeflerden bahsetti..
Golü Turgaya attırmak istedim, top defanstan sekip önümde kaldı ben de sağ ayağımla golü attım.. İdmanlarda sağ ayağımla dalga geçiyorlardı. Ben de golümü attım.
Biz şimdi bu haftadan önce iyi bir fikstürümüz olduğunu söylüyorduk. 4 maçın 3ünü içeride oynayacaktık. Gerçi bu maç içeride sayılmaz ama yine de kazandık.. Bu 4 haftadan en az 10 puan istiyorduk. Bir engeli aştık. Diğerlerinin takılacağını tahmin ediyoruz.. Liderlik düşünüyoruz açıkçası.. Önümüzde Diyarbakırspor maçı var.. Zor maç olacak umarım kazanırız.. Mili forma hedefimdi. İnşşalah devamı gelir. Milli takımda sol kanat eksiği var. Umarım üstüne koayarak daha da geliştiririm kendimi | | Samanyolu Haber Son Dakika 27.02.2010 | | | LiderlikdüşünüyoruzLiderlik düşünüyoruz |
|
| SELÇUK YULA / Emre'nin yerine Özer oynamalı! | Takvim | 27.01.2010 02:59 |  | | |
| Formsuz değil, şanssızım | Samanyolu Haber | 22.12.2009 12:11 |  | | Bursasporın yıldız forvet oyuncusu Sercan Yıldırım, formsuz değil şanssız olduğunu söyledi. Sercan, Bursaspor TVye yaptığı açıklamada, gol pozisyonuna girme konusunda sıkıntısının olmadığını, son vuruşlarda sorun yaşadığını, bunu gidermek için de çok çalıştığını belirtti. Sakatlığı sonrası kısa bir dönem güven sorunu yaşadığını, bunu da üzerinden atmayı başardığını ifade eden Sercan, şunları söyledi: Formsuz olduğum yönündeki eleştirilere katılmıyorum. Formsuz değil şanssızım. Gol yollarımda pozisyona girmekte sıkıntım yok. Kendime güvenimin gelmesini istiyordum, bunu sağladım. Gol vuruşu konusundaki sorunu çalışarak giderebilirim. Takım olarak ligde iyi gidiyoruz. İlk yarıyı en kötü üçüncü bitireceğimizi söylüyorduk, öyle de oldu.
Genç golcü, transferiyle ilgili soruyu ise Bir şey söylemeye gerek yok. Başkanım karar veriyor. Ben de bekleyeceğim, göreceğiz. Bursasporda kalmaktan yanayım, çok mutluyum. Şu anda iyi durumdayız yanıtını verdi
| | Samanyolu Haber Son Dakika 22.12.2009 | | | FormsuzdeğilşanssızımFormsuz değil şanssızım |
|
| Meğer Ergenekon'un parçasıymış ! | Samanyolu Haber | 20.12.2009 07:34 |  | | Türkiyenin olağanüstü hal dönemlerini yaşadığı yıllarda albümleri toplatılan ünlü müzisyen İlkay Akkaya, DTPnin kapatılmasından sonra yaşanan gerilimi Zamana değerlendirdi. Açılımın Özaldan bu yana ilk kez dillendirilebildiğini belirten Akkaya, hiçbir şeyin bunu gölgelememesini istiyor. Reşadiye saldırısının DTPyi bu anlamda zora soktuğunu belirtirken, solun da artık inisiyatif alması gerektiğini düşünüyor. CHPyi, Hâlâ Ergenekonu görmemeye çalışıyor. Alabildiğine militer, ırkçı söylemleri olan bir yapıdalar. sözleriyle eleştiren Akkaya, sözü yıllardır Güneydoğuda işlenen cinayetlere getiriyor. Dostlarının da bu cinayetlere hedef olduğunu anlatan Akkaya şunları söylüyor: Ben 20 yıldır bu ülkede müzik yapıyorum. 20 yılda gördüklerim, işkencede ölümler, göz altında kaybolma, faili meçhuller, yakılmış köyler, göçe zorlanan insanlar; bütün bunlar bir sistem dahilinde yapılıyordu. Arkasında JİTEM olduğunu söylüyorduk, meğer Ergenekonun parçasıymış.
Reşadiyede 7 Mehmetçikin şehit edildiği terör saldırısı ve DTPnin kapatılmasının ardından yaşanan gerginlik sanat camiasında demokratik açılımın durdurulacağı endişesi doğurdu. Sanat çevreleri açılım çalışmalarının sürdürülmesini ve kardeşlik projesinin kesintiye uğratılmamasını istiyor.
İlkay Akkaya, Yorum ve Kızılırmak gruplarıyla yıllarca sahne aldıktan sonra, tek başına yol alan bir sanatçı. O da demokratikleşme çabalarının sürdürülmesini istiyor. Protest tavrı nedeniyle yıllarca Ahmet Kayayla aynı safta konumlandırılan Akkaya, bunun bedelini albümlerinin yasaklanmasıyla ödedi. OHALin de etkin olduğu 1992-2002 arasında Sivastan öteye geçemeyen Akkayanın şarkıları ve sesi, AB Uyum Yasaları sayesinde özgürlüğüne kavuştu. Ordu, Trabzon, Tekirdağ ve Lüleburgaz gibi yerlerde de komünizm propagandası, bölücülük, teröre teşvik gibi gerekçelerle albümleri toplatılan İlkay Akkaya, 9 yıl öncesine kadar bu kaderi yaşadı. Tüm bunlara rağmen albüm satışları 500 bine kadar dayandı. İlkay Akkaya, bugün aktif olarak Yeşiller üyesi ve İnsan Hakları Derneğinin yönetim kurulunda yer alıyor. Küresel Eylem Grubu, Küresel BAK gibi birçok gruba destek veriyor.
DTPnin kapatılmasıyla harareti artan gündemi Zamana değerlendiren Akkaya, çözüm adresi olarak Meclisi gösteriyor. Antidemokrat uygulamalara karşı direnilmesini istiyor. Özal döneminden beri ilk kez açılımdan söz edildiğini hatırlatan Akkaya, bundan taviz verilmemesi gerektiği kanaatinde. Reşadiyede yaşanan üzücü olayın da tasvip edilemeyeceğini söylerken; bu olayla beraber yaşanan gerginliklerin açılım sürecine zarar vermemesini diliyor. Bu tip olaylar hep olacak diye şekillenen bir bakış açısının, Gencecik çocukların ölümünü geçmiş yıllarda olduğu gibi sadece rakamlara indirgeyeceğini vurguluyor. Bu saldırının DTPyi de zor durumda bıraktığını özellikle dile getiriyor: İyice bir sıkışmışlık vardı zaten; Reşadiye olayı basıncı çok fazla artırdı. DTP çok zor durumda kaldı.
İlkay Akkaya, Başbakan Erdoğanın geçtiğimiz aylarda aralarında Ahmet Kayanın da bulunduğu, bu ülkeni değerleri dediği isimler arasında en çok Bediüzzaman Said-i Nursinin zikredilmesinden etkilenmiş: Hayatı boyunca zorluklar içinde kendi ilkelerinden ödün vermeden yaşamış bir insan. Böyle bir hayat elbette çok fazla saygı hak ediyor. Herhangi bir canlıya karşı bir suç işlemediği , şiddeti özendirmediği sürece kendi doğrularına göre yaşayabilmesi o insanı çok değerli kılar. Said Nursi de böyledir. | | Samanyolu Haber Son Dakika 20.12.2009 | | | MeğerErgenekonunparçasıymışMeğer Ergenekonun parçasıymış |
|
| Yıllık 8-10 milyar dolar iş alınabilir | Türkiye Gazetesi | 25.11.2009 01:58 |  | | | Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Erdal Eren, Türkiye’nin 2005 yılından sonra Libya’da aldığı işlerin tutarının 11 milyar doları bulduğunu, Libya’da rahatlıkla her yıl 8-10 milyar dolarlık iş alınabileceğini söyledi. Başbakan seviyesinde, 13 yıl aradan sonra ilk defa Libya’ya ziyaret yapıldığını, bunun olumlu etkisinin mutlaka görüleceğini ifade eden Erdal Eren, “Başbakanlık seviyesinde ilişkilere ihtiyaç olduğunu söylüyorduk. Başta İtalya, Rusya, Çin, Malezya olmak üzere başka ülkeler Libya’ya akın etmeye başladı ve iş aldı” dedi. ALACAKLAR SIFIRLANDI Libya’da iş yapan Türk firmalarının bir kaç aydır ödeme problemi yaşadığını, paralarını alamadıklarını anlatan Eren, “Libya seyahati başlamadan önce, ziyaretin oluml ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 25.11.2009 | | | Yıllık8-10milyardolarişalınabilirYıllık 8-10 milyar dolar iş alınabilir |
|
| Bobo gol krallığını zorlar | Tumspor | 24.11.2009 10:02 |  | | |
| İşte Fatih Terim'in son kararı | Samanyolu Haber | 13.10.2009 18:23 |  | | (A) Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Fatih Terim, son günlerde yaşanan gelişmeler üzerine basın toplantısı düzenledi. Terim konuşmasına şöyle başladı: Yazılanları okuyorum, yorumları dinliyorum ve bunlara güüyorum. Siz ve bu ülke beni aşağı-yukarı çok uzun zamandır tanıyorsunuz. Ben bir şey söyleyince bundan dönmem, ayrılma ve veda kelimesinin anlamı çok açıktır.
GÖREVİMİZ BİTMİŞTİR
Başkan Yazıcı çok doğru söylüyor, Sercanın sakatlığı vardı ve oynaması halinde ağır bir sakatlığı olur dedim. Başkanımız ile bunu konuştum sabah ama bana kimse ne olduğunu sormuyor. Benim adıma herkes düşünüyor ve ifade ediyor. Ancak Fatih Terim basit ve anlaşılır bir şey söyledi. Bir turnuvaya başladık bunu güzel bir şekilde bitirelim istedim. Bu nedenle yarın veda maçım olduğunu söyledi. Bu da ayrılmanın, görevine devam etmemenin Türkçe açıklamasıdır. Arkadaşlarımız bunu farklı şekilde yorumluyor, bana soran ve teyit ettiren yok. Sayın Başkana da soran yok. Daha başka şeyler de söylüyorduk ama bunun gereği yok. Başka bir şekilde de görevin devamı yok. Bu alınmış bir karardır ayrıca çok da profesyonelcedir. Görevimiz bitmiştir, değerli başkan ve yönetimimiz de kabul etmiştir. Maçımız bittikten sonra zaten bazı şeyleri pazartesi günü daha geniş bir açıklama yapacağım. Onun dışında başka şeyin imkanı yok.
HİZMETİMİZ ÖMÜR BOYU DEVAM EDECEK
Fatih Terim, bir soru üzerine şöyle konuştu: Galatasarayda çalışmıyacağım demiştim ve söylediklerimi yerine getiriyorum. Arkadaşlarımla beraber çok önemli zaferlere imza attık. Bir arkadaşım şunu söylemişti, zaferler hasarsız kazanılmaz. Biz de onları böyle düşünelim, bunları da hasar olarak düşünelim. Türk Futboluna hizmetimiz ömür boyu devam edecek. Görevler bırakılır, başkaları gelir onlara yardımcı olunur ama futbolumuza yardımı her şekilde yaparım. Şu anda bulunduğum konum bilgimin, birikimimin, yaşımın, sağlığımın en önemli çağındayım. Bu nedenle başka taraflarda gelişim veya yeni bir rol biçme olmaz. Bu nedenle her şeyin kararını ben veririm ama arkadaşlarımızın bazı düşünceleri oluyor.
HATIR NEDENİYLE DEVAM ETTİM
Mahmut Özgener ile konuşması ile ilgili de Terim şunları şöyledi: Gerek Mahmut Özgener gerekse diğer yönetim kurulu üyeleri her zaman, özellikle son bir iki ayda hocam devam edelim dediler. Maçın öncesinde Mahmut Bey soyunma odasına geldi, hocam ricam ediyorum kalın dedi, ben de başkanım bakarız dedim ama tamam demedim. Tabii ben yarın maçtan sonra da bırakabilirdim. Ben EURO 2008den önce de bırakmıştım ama hatır nedeniyle devam ettim. Daha evvel konuştuğumuz gibi bundan sonra da konuşacağız. Maçtan sonra Mahmut Başkanla görüşmedik. | | Samanyolu Haber Son Dakika 13.10.2009 | | | İşteFatihTeriminsonkararıİşte Fatih Terimin son kararı |
|
|
| |