söylersem | |
|
| "Konuşursam Metris'e giderim" | Haber Türk | 17.05.2012 11:02 |  | | |
| "Konuşursam Metris'e giderim" | Haber Türk | 17.05.2012 11:02 |  | | |
| Alex: Konuşursam Başkan'ın yanına koyarlar | En Son Haber | 17.05.2012 06:09 |  | | |
| Ünlü yazarın ‘Sır’rı | Haber Türk | 18.03.2012 12:39 |  | | Dünyaca ünlü spiritüel yazar Rhonda Byrne’ün kendisine milyonlar kazandıran kitabı The Secret’ı 100 yıl önce yayımlanmış bir çocuk kitabından aparttığını söylersem, ne düşünürsünüz? | | Haber Türk Son Dakika 18.03.2012 | | | Ünlüyazarın‘Sır’rıÜnlü yazarın ‘Sır’rı |
|
| "Söylersem Beni Öldürürler" | TRT | 04.01.2012 19:00 |  | | |
| "Söylersem Beni Öldürürler" | TRT | 04.01.2012 18:42 |  | | |
| Onu Söylersem Öldürürler | Haberler.com | 04.01.2012 18:20 |  | | | Mersinin Tarsus İlçesinde yasa dışı örgüt lehine eylemlere katılmak suçundan çıkartıldığı mahkemece tutuklanan 16 yaşındaki S.Knın ifadesi tüyler ürpertici çıktı. | | Haberler.com Son Dakika 04.01.2012 | | | OnuSöylersemÖldürürlerOnu Söylersem Öldürürler |
|
| Onu Söylersem Öldürürler | Haberler.com | 04.01.2012 18:08 |  | | | Mersinin Tarsus İlçesinde yasa dışı örgüt lehine eylemlere katılmak suçundan çıkartıldığı mahkemece tutuklanan 16 yaşındaki S.Knın ifadesi tüyler ürpertici çıktı. | | Haberler.com Kadın 04.01.2012 | | | OnuSöylersemÖldürürlerOnu Söylersem Öldürürler |
|
| Onu Söylersem Öldürürler | Haberler.com | 04.01.2012 18:08 |  | | | Mersinin Tarsus İlçesinde yasa dışı örgüt lehine eylemlere katılmak suçundan çıkartıldığı mahkemece tutuklanan 16 yaşındaki S.Knın ifadesi tüyler ürpertici çıktı. | | Haberler.com Güncel 04.01.2012 | | | OnuSöylersemÖldürürlerOnu Söylersem Öldürürler |
|
| 15:00 Korsan gösterici: Söylersem öldürürler | Net Gazete | 04.01.2012 17:38 |  | | | Mersinin Tarsus ilçesinde yasa dışı gösterilerde iş yerlerine molotofkokteyli atan eylemci yakalandı. Polisin Sana burada eylem olduğunu kim söyledi? diye sorduğu gösterici, Onu söylersem öldürürler cevabını verdi. Tarsus Emniyet Müdürlüğü ekipleri, çeşitli tarihlerde terör örgütü lehine düzenlenen gösterilerde yaşanan olaylarla ilgili çalışma başlattı. | | Net Gazete Son Dakika 04.01.2012 | | | 1500KorsangöstericiSöylersemöldürürler1500 Korsan gösterici Söylersem öldürürler |
|
| 17:40 Korsan gösterici: Söylersem öldürürler | Net Gazete | 04.01.2012 17:32 |  | | | Mersinin Tarsus ilçesinde yasa dışı gösterilerde iş yerlerine molotofkokteyli atan eylemci yakalandı. Polisin Sana burada eylem olduğunu kim söyledi? diye sorduğu gösterici, Onu söylersem öldürürler cevabını verdi. Tarsus Emniyet Müdürlüğü ekipleri, çeşitli tarihlerde terör örgütü lehine düzenlenen gösterilerde yaşanan olaylarla ilgili çalışma başlattı. | | Net Gazete Son Dakika 04.01.2012 | | | 1740KorsangöstericiSöylersemöldürürler1740 Korsan gösterici Söylersem öldürürler |
|
| Söylersem beni öldürürler | En Son Haber | 04.01.2012 17:06 |  | | |
| Korsan gösterici: 'Söylersem öldürürler' | İnternet Haber | 04.01.2012 14:16 |  | | |
| Korsan Gösterici: "Söylersem Öldürürler" | Haberler.com | 04.01.2012 14:02 |  | | |
| Korsan Gösterici: "Söylersem Öldürürler" | Haberler.com | 04.01.2012 14:02 |  | | |
| Korsan Gösterici: "Söylersem Öldürürler" | Haberler.com | 04.01.2012 13:28 |  | | |
| ‘Fikrimi söylersem başıma bir iş gelir mi?’ - Yalçın DOĞAN | Hürriyet | 28.12.2011 10:23 |  | | |
| ‘Fikrimi söylersem başıma bir iş gelir mi?’ - Yalçın DOĞAN | Hürriyet | 28.12.2011 05:08 |  | | |
| “İcat çok ama vaktim yok” GALERİ | Haber Türk | 22.11.2011 03:34 |  | | “Kendi kendini karıştıran çorba tenceresi icadın Almanyada patent alan Öyle Bir Geçer Zaman ki dizisinin Carolinei Wilma Elles, “Dizi çekimlerinden vakit bulamıyorum ama yeni icat fikirlerim var! Söylersem patentini başkası alabilir” dedi | | Haber Türk Son Dakika 22.11.2011 | | | “İcatçokamavaktimyok”GALERİ“İcat çok ama vaktim yok” GALERİ |
|
| CHP lideri TESEV'e üye olamaz! | Haber7 | 18.11.2011 06:36 |  | | |
| Erdoğan’ı bize Tanrı gönderdi | Hürriyet | 10.10.2011 03:12 |  | | (Vakıf mallarıyla ilgili soruya yanıt) Ne hissettiğimi söylersem gülersiniz. Demek ki Müslüman Erdoğan’ı Tanrı bize gönderdi. Şakadır ama şunu düşündüm. Bu karardan sonra demek ki Sayın Başbakan yalnız laftan ibaret değildir, hakikaten bir liderdir diye düşündüm.
 | | Hürriyet Güncel 10.10.2011 | | | Erdoğan’ıbizeTanrıgönderdiErdoğan’ı bize Tanrı gönderdi |
|
| GENEL SEÇİME DOĞRU -AK PARTİ MANİSA MİLLETVEKİLİ ADAYI SELÇUK ÖZDAĞ: "BEN SÖYLERSEM DOĞRUYU SÖYLERİM, EMANETE İHANET ETMEM. SÖZ VERİRSEM YERİNE GETİRİRİM" | Haber3 | 10.06.2011 23:25 |  | | |
| Arınç'tan öğrencilere tavsiye: Zaman okuyun | En Son Haber | 05.06.2011 16:06 |  | | |
| Hissettiklerimi söylersem... | Vatan Gazetesi | 28.04.2011 11:50 |  | | |
| Mourinho, hakemi çok sert eleştirdi | Milli Gazete | 28.04.2011 11:23 |  | | | Şampiyonlar Ligi yarı final ilk maçında Barcelonaya 2-0 yenilen Real Madridin teknik direktörü Jose Mourinho, maçın Alman hakemi Wolfgang Starkı sert dille eleştirdi.
Maç sonrasında basın toplantısında konuşan Mourinho, Pepenin ve hemen arkasından kendisinin kırmızı kartla oyundan atılmasını ve Sergio Ramosun gördüğü sarı kartla ilgili Hissettiklerimi söylersem bugün kariyerim sona erer dedi.... devamı | | Milli Gazete Spor 28.04.2011 | | | MourinhohakemiçokserteleştirdiMourinho hakemi çok sert eleştirdi |
|
| Mourinho, hakemi çok sert eleştirdi | Milli Gazete | 28.04.2011 11:15 |  | | | Şampiyonlar Ligi yarı final ilk maçında Barcelonaya 2-0 yenilen Real Madridin teknik direktörü Jose Mourinho, maçın Alman hakemi Wolfgang Starkı sert dille eleştirdi.
Maç sonrasında basın toplantısında konuşan Mourinho, Pepenin ve hemen arkasından kendisinin kırmızı kartla oyundan atılmasını ve Sergio Ramosun gördüğü sarı kartla ilgili Hissettiklerimi söylersem bugün kariyerim sona erer dedi.... devamı | | Milli Gazete Son Dakika 28.04.2011 | | | MourinhohakemiçokserteleştirdiMourinho hakemi çok sert eleştirdi |
|
| "Hissettiklerimi söylersem..." | Haber Türk | 28.04.2011 10:36 |  | | |
| 'Hissettiklerimi söylersem kariyerim biter' | Haber3 | 28.04.2011 09:58 |  | | |
| Mourinho: "Kariyerim bugün sona erer" | CNN Türk | 28.04.2011 09:24 |  | | | Şampiyonlar Ligi yarı final ilk maçında Barcelonaya 2-0 yenilen Real Madridin teknik direktörü Jose Mourinho, maçın Alman hakemi Wolfgang Starkı sert dille eleştirdi. Mourinho, hissettiklerimi söylersem bugün kariyerim sona erer dedi. | | CNN Türk Spor 28.04.2011 | | | MourinhoKariyerimbugünsonaererMourinho Kariyerim bugün sona erer |
|
| Mourinho: "Kariyerim bugün sona erer" | CNN Türk | 28.04.2011 09:20 |  | | | Şampiyonlar Ligi yarı final ilk maçında Barcelonaya 2-0 yenilen Real Madridin teknik direktörü Jose Mourinho, maçın Alman hakemi Wolfgang Starkı sert dille eleştirdi. Mourinho, hissettiklerimi söylersem bugün kariyerim sona erer dedi. | | CNN Türk Ana Sayfa 28.04.2011 | | | MourinhoKariyerimbugünsonaererMourinho Kariyerim bugün sona erer |
|
| Hissettiklerimi söylersem kariyerim biter | Milliyet | 28.04.2011 08:34 |  | | |
| 08:11 Hissettiklerimi söylersem kariyerim biter | Milliyet | 28.04.2011 08:21 |  | | |
|
08:11 Hissettiklerimi söylersem kariyerim biter
| Milliyet | 28.04.2011 08:17 |  | | |
|
Hissettiklerimi söylersem kariyerim biter
| Milliyet | 28.04.2011 08:16 |  | | |
| Mourinho: Hissettiklerimi söylersem kariyerim sona erer | Zaman | 28.04.2011 02:27 |  | | |
| Mourinho: Hissettiklerimi söylersem kariyerim sona erer | Zaman | 28.04.2011 01:59 |  | | |
| 01:00 Mourinho, hakemi eleştirdi | Net Gazete | 28.04.2011 01:11 |  | | | Şampiyonlar Ligi yarı final ilk maçında Barcelonaya 2-0 yenilen Real Madridin teknik direktörü Jose Mourinho, maçın Alman hakemi Wolfgang Starkı sert dille eleştirdi. Maç sonrasında basın toplantısında konuşan Mourinho, Pepenin ve hemen arkasından kendisinin kırmızı kartla oyundan atılmasını ve Sergio Ramosun gördüğü sarı kartla ilgili Hissettiklerimi söylersem bugün kariyerim sona erer dedi. | | Net Gazete Son Dakika 28.04.2011 | | | 0100Mourinhohakemieleştirdi0100 Mourinho hakemi eleştirdi |
|
| ŞAMPİYONLAR LİGİ YARI FİNALİ... -REAL MADRİD TEKNİK DİREKTÖRÜ MOURINHO: -"HİSSETTİKLERİMİ SÖYLERSEM KARİYERİM BUGÜN SONA ERER" | Haber3 | 28.04.2011 00:44 |  | | |
| Turizmden iyi haberler geliyor | Posta | 26.04.2011 05:25 |  | |
Antalya ve Türk turizmi açısından 2011 yılı için umut veren rakamı Antalya Turizm İl Müdürlüğünün verilerinde gördüm. 16-17 Nisan hafta sonu için Antalyaya 1 günde inen turist sayısı 38 bini geçmiş... Bu rakam tek başına bir anlam ifade etmiyor. Geçen yılın Nisan ayında benzer bir hafta sonunda gelen turist sayısının 3 bin 800 olduğunu söylersem, gelişme daha anlamlı hale geliyor.
[[HAFTAYA]]
Global KOBİ Platformu için Antalyaya gittiğimizde Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin Osman Budak ile AKTOB Başkanı Sururi Çorabatırdan başka rakamları ve gelişmeleri de dinleme ş... | | Posta Köşe Yazıları 26.04.2011 | | | TurizmdeniyihaberlergeliyorTurizmden iyi haberler geliyor |
|
| Turizmden iyi haberler geliyor | Posta | 26.04.2011 05:08 |  | |
Antalya ve Türk turizmi açısından 2011 yılı için umut veren rakamı Antalya Turizm İl Müdürlüğünün verilerinde gördüm. 16-17 Nisan hafta sonu için Antalyaya 1 günde inen turist sayısı 38 bini geçmiş... Bu rakam tek başına bir anlam ifade etmiyor. Geçen yılın Nisan ayında benzer bir hafta sonunda gelen turist sayısının 3 bin 800 olduğunu söylersem, gelişme daha anlamlı hale geliyor.
[[HAFTAYA]]
Global KOBİ Platformu için Antalyaya gittiğimizde Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin Osman Budak ile AKTOB Başkanı Sururi Çorabatırdan başka rakamları ve gelişmeleri de dinleme ş... | | Posta Son Dakika 26.04.2011 | | | TurizmdeniyihaberlergeliyorTurizmden iyi haberler geliyor |
|
| Turizmden iyi haberler geliyor | Posta | 26.04.2011 05:06 |  | |
Antalya ve Türk turizmi açısından 2011 yılı için umut veren rakamı Antalya Turizm İl Müdürlüğünün verilerinde gördüm. 16-17 Nisan hafta sonu için Antalyaya 1 günde inen turist sayısı 38 bini geçmiş... Bu rakam tek başına bir anlam ifade etmiyor. Geçen yılın Nisan ayında benzer bir hafta sonunda gelen turist sayısının 3 bin 800 olduğunu söylersem, gelişme daha anlamlı hale geliyor.
[[HAFTAYA]]
Global KOBİ Platformu için Antalyaya gittiğimizde Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin Osman Budak ile AKTOB Başkanı Sururi Çorabatırdan başka rakamları ve gelişmeleri de dinleme ş... | | Posta Ekonomi 26.04.2011 | | | TurizmdeniyihaberlergeliyorTurizmden iyi haberler geliyor |
|
| Binaların depremde çökmesinin en büyük sebebi kalitesiz işçilik ve yetersiz denetim (Özel) | Samanyolu Haber | 15.03.2011 12:38 |  | | Japonyada meydana gelen 8,9 büyüklüğündeki depremin ardından gözler, bir kere daha Türkiyedeki depreme dayanıksız binalara çevrildi. Her depremden sonra klasik tartışma konusu haline gelen çimento ve demir eksikliği, müteahhitlerin malzemeden çaldığı iddiaları yeniden gündemde. Konunun uzmanları ise depremde binaların çökmesinin en önemli sebebinin, yaygın kanaatin aksine düşük işçilik kalitesi ve yetersiz denetim olduğunu belirtiyor.
Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi, Deprem ve Yapı Teknolojileri Laboratuvarı Koordinatörü Yrd. Doç. Dr. Salih Yılmaz, bir binada çimento ve demir gibi bütün donatıların tam olması halinde bile, işçilik kalitesizse sarsıntıya dayanamadığını söylüyor. Son yıllarda Türkiyede yapıların güçlendirme projelerinde de birçok hatalar olduğunu, ayrıntılı analiz ve değerlendirmeler yapılmadan ortaya konan projelerin, faydadan çok zarar getirdiğini öne sürüyor. Uygun bir kuvvet geldiğinde yıkılmayacak bina olmadığını belirten Yrd. Doç. Dr. Yılmaz, Bir bina hayal edin, kirişleri hasar görmüş ama kolonları sağlam. Bu bina, çok hasarlı da olsa ayakta kalabilir ancak projeye uygun yapılması lazım. Ne kadar demir ve çimento kullanılırsa kullanılsın, işçiliği iyi değilse depremde göçer. Örneğin inşaat içinde demirlerin kanca şekilde yapılması önemlidir. Bazen bunlar yapılmıyor. Deprem anında hepsi açılır ve hiçbir şeye yaramaz. 2000 yılından önce yapılmış binalar, C?10 dediğimiz beton kalitesinde yapılmış. Bu, toprağın biraz daha iyi hali. Sebebi, az çimento ve demir kullanılması değil, kötü işçilik var. Beton sulanmıyor, kalitesi düşüyor. Ufak detaylar ihmal edilirce, sonuçları büyük oluyor. diyor.
Bina daha sağlam olsun diye proje harici bilinçsizce fazladan koyulan çimento ve demirin, faydadan çok zarar verebileceğine dikkat çeken Yılmaz, şunları söylüyor: Biz inşaat mühendisleri. kolonları kirişlerden daha güçlü tasarlarız ama proje şantiyeye gittiğinde değiştirilirse, daha fazla çimento, demir vs. koyulursa göçme şekli doğrudan değişir. Kiriş daha kuvvetli hale geldiği için kolon göçer. 8lik yerine 10luk demir atıldığında, hasar görme şeklini eğim şeklinden kesme hasara dönüştürüyorsunuz. Çok kırılgan kolona dönüştürmüş olabilirsiniz. Ev yaptıranlar ustalarla daha çok muhatap olduğu için bazen isteklerinin mühendisin projesine tercih edebildiğini vurgulayan Yılmaz, Bina yapılırken ustanın, ev sahibine, Bir demir daha atalım. demesi güven telkin ediyor ama yanlış bir güven bu. İnşaat mühendislerinin, makine ve elektronik mühendislerine göre bir talihsizliği var. Bir makine ve elektronik mühendisinin tasarladığı cihaz hemen çalışır veya çalışmadığı anlaşılır ancak bina de öyle değil; hatalar 30?40 yıl sonra ortaya çıkabiliyor. Birçok usta, yaptığı bina ayakta durduğu için bu işi bildiğini düşünüyor. şeklinde konuşuyor.
Depremlerde kamu binalarının yıkılmasında, teknik bilgisi olmayan yöneticilerin projede yaptığı değişikliklerin de önemli rol oynadığını belirten Salih Yılmaz, şunları kaydediyor: Her gelen müdür ya da yönetici, bina içinde değişiklikler istiyor. Kimisi duvarı yıktırıp geniş bir salon yaptırıyor, kimisi fayans döşetiyor. Bunların her biri, yapıya zarar veriyor. Binalar yapılırken veya yapıldıktan sonraki değişikliklerde çok sıkı denetim gerekir.
Güçlendirme projelerinin büyük çoğunluğunun, bu konuda yeterli bilgisi olmayan mühendislerce hazırlandığı ve kontrol edildiğini de söyleyen Yrd. Doç. Dr. Yılmaz, Deprem davranışı hakkında yeterli bilgi ve tecrübeye sahip olmadan hazırlanan bu tür projelerde mühendis adeta tasarım programının esiri haline gelmekte, programın her türlü hatasını sorgulamadan kabul etmek zorunda kalmaktadır. İşin daha da kötüsü, birçok inşaat mühendisi de bu konuda yeterli bilgiye sahip olduğunu zannetmektedir. Halbuki bu tür özel konular, inşaat mühendisliği lisans müfredatında yer almamaktadır ve mezuniyetten sonra mesleki gelişimi hedefleyen ciddi bir meslek içi eğitim mekanizması da henüz kurulamamıştır. diyor.
İnşaat fakültelerinden mezun her öğrencinin, mühendis unvanı alır almaz barajda, demiryolunda, köprüde, sulama kanalında, bina yapımının her alanında çalışabildiğine dikkat çeken Yılmaz, şunları söylüyor: Ben öğretim üyesi halimle bile genel kültür olarak bazı şeyleri biliyorum. Her konuyu bildiğimi söylersem yalan olur. Konunun uzmanına gidilmiyor. Güçlendirme popüler bir konu, elinde paket programı olan herkes ortaya çıkmaya başladı. Yapıyı bilmeden güçlendireceğini söylemek, doğru sonuçlar vermeyebiliyor.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 15.03.2011 | | | Binalarındepremdeçökmesininenbüyüksebebikalitesizişçilikveyetersizdenetim(Özel)Binaların depremde çökmesinin en büyük sebebi kalitesiz işçilik ve yetersiz denetim (Özel) |
|
| Çocuğunuz madde bağımlısı mı? - Video | Samanyolu Haber | 12.03.2011 16:07 |  | | Samanyolu Haber Televizyonunda Uzman Psikolog Orhan Gümüşelin sunduğu Pozitif Hayatta Uzman Psikiyatrist Hakan Erkaya bağımlılık hakkında herkes için kulağa küpe olacak tavsiyelerde bulundu. Çok farklı şeylere karşı bağımlılığın yaşanabildiğini ifade eden Erkaya bağımlılık durumunda neler yaşandığını, ailelerin çocuklarının zararlı madde kullanıp kullanmadıklarını nasıl anlayabileceklerini ve ilk öğrendikleri anda nasıl tavır alacakları hususunda bakın hangi tespit tavsiyeleri paylaştı:
Bağımlılık genel anlamda toplumda sadece alkol, madde bağımlılığı gibi algılansa da insan her şeye bağımlı olabiliyor aslında. Yani cinsellikten tutun da, bir kişiye bağımlı olmaktan, internete, oyunlara, kumar, düşünebileceğiniz her alanda bağımlılık gelişebiliyor aslında. Bağımlılık bir taraftan şudur; kişi kendine zarar verdiğinin farkındadır. Bazen soysak ilişkilerinin etkilendiğinin de farkındadır. Bundan kurtulmak da isteyebilir. Benim bütün hayatımı felç eden bir davranış modeli. İlişkilerim bozuluyor, sosyal hayatım alt üst oluyor, mesleki performansım bozuluyor demesine rağmen ve tekrar tekrar denemesine rağmen, çevresi tarafından da bu davranışı yüzünden dışlanmasına ve yadırganmasına rağmen, toplumsal kabul görmemesine rağmen bir türlü bırakamama yada bırakma deneyimleri sonrasında da başarısızlık sonuçlarıyla karşılaşıp her seferinde yıkım yaşayıp tekrar o çökkünlüğü giderme amacı olarak yine bağımlı olduğu nesneyi yada maddeyi yada davranışı sergilemekle karakterize bir kompleks bir durum aslında.
Bağımlılıkla depresyonu da çok ilişkilendirmeye başladılar. Ve özellikle hayatın zorluklarıyla baş etme metodu olarak bağımlılık ön plana çıkmaya başladı. Mesela internet bağımlılığında da ön planda olan şeylerden birisi aslında sosyal ilişki kurmaktaki zorluk. Yada insanın arkadaş açlığı yada genç çocuğun kız arkadaş edinememesi, sosyal ortama girememesi. Kendini toplumda güçlü gibi hissetmemesinin arka planından internetten o duygusunu tatmin etme (güdüsü vardır)
Yani internetin ayrıntısına biraz sonra gireriz ama internet bağımlılığının da şöyle bir tarafı var kişi kendini ?maddelerde de bu vardır- olduğundan çok farklı bir şekilde diğer tarafa lanse etme pozisyonu olabiliyor. Nasıl insanlar alkol aldıklarında ya da uyuşturucu aldıklarında duygu durumları değişiyor ve kendilerini olduklarından daha güçlü ?ben bunu halledebilirim? yada kaygı hissettiği konu hakkında ?umrumda değil artık çok rahat hissediyorum? duygusunu yaşıyorsa ki bu rahatlık hissi davranışı teoriye göre bir pozitif pekiştiri yapıp insanın bu davranışa yönelmesini pekiştiriyorsa internet karşısında da şöyle bir durum var; o ekranın karşısına geçtiğinizde eliniz kolunuz bütün dünyaya ulaşabiliyor. Ve kendinizi olduğunuzdan çok farklı bir şekilde diğer tarafa lanse etme potansiyeliniz çok yüksek. Yani sahte bir dünya yaratmak adına çok uygun bir ortam internet.
Bağımlılık bu? Bir şekilde bunun bir biyolojik mekanizması var, sosyal mekanizması var, kişiye bağlı bir mekanizması var. Ama bağımlılık dünyada da şu anda çok da önde gelen, sağlıkçıların çok uğraştığı bir sorun. Devlet politikalarının çok uğraştığı bir sorun. Bu bağımlılıkla karşılaştık diyelim. Yani annemiz çocuğunun, eşinin yada bir tanıdığının bağımlı olduğunu öğrendi. Ona nasıl davranacak? İlk verdiği reaksiyonu nasıl olmalı?
Uzman Psikiyatrist Hakan Erkaya: Burada aileler genelde böyle bir durumla karşılaştıklarında önce bir dehşet yaşıyorlar. Ve bir çok aile aslında direk söyleyemiyor çocuğuna. Korkuyor. Yani ben şimdi böyle bir şey söylersem, bunu konuşursam? Mesela evde bir şey buluyor; esrar paketi buluyor, başka bir şey buluyor. Birçok aile öncelikle bize geliyor. Ne yapacağını bilmiyor çünkü zaten çocukta o zamana kadar fark ettiği davranış problemleri var. Karşı gelme var. O zaman ben ne yapacağım, bunu buldum ne yapmam lazım gibi? Bu durumlarda yüzleşmek lazım çocukla. Ama çok sert tepki verildiğinde de davranışı pekiştirmekten öteye gitmiyor. Yani inatlaştığınız ve tartıştığınız birinin sözünü dinler misiniz? Dinlememe ihtimaliniz çok yüksek.
Yani o zaman ilk dikkat etmemiz gereken şey yargılamadan konuşmamız.
Evet radikal tepkide bulunmamak. Yani ben evde böyle bir şey buldum, bunun zararlı olduğunu düşünüyorum. Bir doktordan yardım alsak gibi bir sürece girmek lazım. Tabi bir çok çocuk kabul etmeyecektir bunu. Yada tamam bir daha yapmayacağım diyecektir. Orada da çok fazla üzerine gitmemek lazım aslında. Ve kontrol ederken endişemizi çocuğa ne kadar çok yansıtırsak o kadar geri tepme ihtimali var. Onun için arkasında olduğunu bilip iyi yaptıklarını görüp kötü yaptıklarını biraz görmemezlikten gelip ama her yaşantının da sınırı olduğu ile ilgili de fikrimizi söyleyip bir süre sonra limitler aşılıyorsa birazcık duygusal baskı yaparak ve ikna ederek getirmeye çalışmak daha mantıklı. Zaten bize zorla getirilen madde kullanan insanların tedavi şansı düşük oluyor. Ama yine de tabi doktorla ilk buluşma bile süreci hızlandırabiliyor | | Samanyolu Haber Son Dakika 12.03.2011 | | | Çocuğunuzmaddebağımlısımı?-VideoÇocuğunuz madde bağımlısı mı? - Video |
|
| Madde bağımlısı olduğunu nasıl anlarsınız? | Samanyolu Haber | 12.03.2011 16:01 |  | | Samanyolu Haber Televizyonu?nda Uzman Psikolog Orhan Gümüşel?in sunduğu Pozitif Hayat?ta Uzman Psikiyatrist Hakan Erkaya bağımlılık hakkında herkes için kulağa küpe olacak tavsiyelerde bulundu. Çok farklı şeylere karşı bağımlılığın yaşanabildiğini ifade eden Erkaya bağımlılık durumunda neler yaşandığını, ailelerin çocuklarının zararlı madde kullanıp kullanmadıklarını nasıl anlayabileceklerini ve ilk öğrendikleri anda nasıl tavır alacakları hususunda bakın hangi tespit tavsiyeleri paylaştı:
Bağımlılık genel anlamda toplumda sadece alkol, madde bağımlılığı gibi algılansa da insan her şeye bağımlı olabiliyor aslında. Yani cinsellikten tutun da, bir kişiye bağımlı olmaktan, internete, oyunlara, kumar, düşünebileceğiniz her alanda bağımlılık gelişebiliyor aslında. Bağımlılık bir taraftan şudur; kişi kendine zarar verdiğinin farkındadır. Bazen soysak ilişkilerinin etkilendiğinin de farkındadır. Bundan kurtulmak da isteyebilir. Benim bütün hayatımı felç eden bir davranış modeli. İlişkilerim bozuluyor, sosyal hayatım alt üst oluyor, mesleki performansım bozuluyor demesine rağmen ve tekrar tekrar denemesine rağmen, çevresi tarafından da bu davranışı yüzünden dışlanmasına ve yadırganmasına rağmen, toplumsal kabul görmemesine rağmen bir türlü bırakamama yada bırakma deneyimleri sonrasında da başarısızlık sonuçlarıyla karşılaşıp her seferinde yıkım yaşayıp tekrar o çökkünlüğü giderme amacı olarak yine bağımlı olduğu nesneyi yada maddeyi yada davranışı sergilemekle karakterize bir kompleks bir durum aslında.
Bağımlılıkla depresyonu da çok ilişkilendirmeye başladılar. Ve özellikle hayatın zorluklarıyla baş etme metodu olarak bağımlılık ön plana çıkmaya başladı. Mesela internet bağımlılığında da ön planda olan şeylerden birisi aslında sosyal ilişki kurmaktaki zorluk. Yada insanın arkadaş açlığı yada genç çocuğun kız arkadaş edinememesi, sosyal ortama girememesi. Kendini toplumda güçlü gibi hissetmemesinin arka planından internetten o duygusunu tatmin etme (güdüsü vardır)
Yani internetin ayrıntısına biraz sonra gireriz ama internet bağımlılığının da şöyle bir tarafı var kişi kendini ?maddelerde de bu vardır- olduğundan çok farklı bir şekilde diğer tarafa lanse etme pozisyonu olabiliyor. Nasıl insanlar alkol aldıklarında ya da uyuşturucu aldıklarında duygu durumları değişiyor ve kendilerini olduklarından daha güçlü ?ben bunu halledebilirim? yada kaygı hissettiği konu hakkında ?umrumda değil artık çok rahat hissediyorum? duygusunu yaşıyorsa ki bu rahatlık hissi davranışı teoriye göre bir pozitif pekiştiri yapıp insanın bu davranışa yönelmesini pekiştiriyorsa internet karşısında da şöyle bir durum var; o ekranın karşısına geçtiğinizde eliniz kolunuz bütün dünyaya ulaşabiliyor. Ve kendinizi olduğunuzdan çok farklı bir şekilde diğer tarafa lanse etme potansiyeliniz çok yüksek. Yani sahte bir dünya yaratmak adına çok uygun bir ortam internet.
Bağımlılık bu? Bir şekilde bunun bir biyolojik mekanizması var, sosyal mekanizması var, kişiye bağlı bir mekanizması var. Ama bağımlılık dünyada da şu anda çok da önde gelen, sağlıkçıların çok uğraştığı bir sorun. Devlet politikalarının çok uğraştığı bir sorun. Bu bağımlılıkla karşılaştık diyelim. Yani annemiz çocuğunun, eşinin yada bir tanıdığının bağımlı olduğunu öğrendi. Ona nasıl davranacak? İlk verdiği reaksiyonu nasıl olmalı?
Uzman Psikiyatrist Hakan Erkaya: Burada aileler genelde böyle bir durumla karşılaştıklarında önce bir dehşet yaşıyorlar. Ve bir çok aile aslında direk söyleyemiyor çocuğuna. Korkuyor. Yani ben şimdi böyle bir şey söylersem, bunu konuşursam? Mesela evde bir şey buluyor; esrar paketi buluyor, başka bir şey buluyor. Birçok aile öncelikle bize geliyor. Ne yapacağını bilmiyor çünkü zaten çocukta o zamana kadar fark ettiği davranış problemleri var. Karşı gelme var. O zaman ben ne yapacağım, bunu buldum ne yapmam lazım gibi? Bu durumlarda yüzleşmek lazım çocukla. Ama çok sert tepki verildiğinde de davranışı pekiştirmekten öteye gitmiyor. Yani inatlaştığınız ve tartıştığınız birinin sözünü dinler misiniz? Dinlememe ihtimaliniz çok yüksek.
Yani o zaman ilk dikkat etmemiz gereken şey yargılamadan konuşmamız.
Evet radikal tepkide bulunmamak. Yani ben evde böyle bir şey buldum, bunun zararlı olduğunu düşünüyorum. Bir doktordan yardım alsak gibi bir sürece girmek lazım. Tabi bir çok çocuk kabul etmeyecektir bunu. Yada tamam bir daha yapmayacağım diyecektir. Orada da çok fazla üzerine gitmemek lazım aslında. Ve kontrol ederken endişemizi çocuğa ne kadar çok yansıtırsak o kadar geri tepme ihtimali var. Onun için arkasında olduğunu bilip iyi yaptıklarını görüp kötü yaptıklarını biraz görmemezlikten gelip ama her yaşantının da sınırı olduğu ile ilgili de fikrimizi söyleyip bir süre sonra limitler aşılıyorsa birazcık duygusal baskı yaparak ve ikna ederek getirmeye çalışmak daha mantıklı. Zaten bize zorla getirilen madde kullanan insanların tedavi şansı düşük oluyor. Ama yine de tabi doktorla ilk buluşma bile süreci hızlandır | | Samanyolu Haber Son Dakika 12.03.2011 | | | Maddebağımlısıolduğununasılanlarsınız?Madde bağımlısı olduğunu nasıl anlarsınız? |
|
| Eker'den süt üreticisine müjde | Samanyolu Haber | 04.03.2011 19:59 |  | | Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Türkiyenin ekmek için buğday ithalatı yapmadığını, buğday unu üretiminde dünyada bir numara olduğunu bildirdi. Eker, Denizli EGS Park Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen Tarım ve Hayvancılık Değerlendirme Toplantısında yaptığı konuşmada, sekiz yıl önce Türkiyenin tarımdan 23 milyar dolar hasılat elde ettiğini ve dünyada 11. sırada yer aldığını, bugün ise 8. sırada bulunduğunu, Türkiyenin geçtiği ülkelerin Fransa, İtalya ve İspanya olduğunu söyledi.
Dün tarım ürünleri ihracatı 4 milyar doları bulmuyordu, bugün sadece 12,7 milyar dolar gıda maddesi satıyoruz diyen Eker, sözlerini şöyle sürdürdü:
Buğday ununda Türkiye dünyada bir numara. Sekiz yıl önce ilk 10da yoktu. Türkiye bu noktaya geldi. Bunu görmüyor, Türkiye buğday ithal ediyor diyorlar. Türkiye yemek için, ekmek yapmak için buğday ithal etmiyor. Türkiyenin yiyeceği kadar buğdayı var, kendi ürettiği yetiyor. Fazlasını da satıyor. Sanayici ne yapıyor? Dünyada ucuz buluyor, alıyor ve ihraç ediyor. Buna hayır mı diyeceğiz? İhracatı artırıyor, döviz getiriyor. Hayır getirme mi diyelim? Ama 8 sene önce böyle değildi. Buğday kalitesi düşük olduğundan ekmek yapmak için buğday ithal ediliyordu. Artık böyle bir ihtiyaç kalmadı. Çünkü kalite arttı. Kaliteyi artıran iki tane faktör var. Sekiz sene önce kaliteli tohum kullanana destek sağlanmıyordu. Ama bugün Tarım ve Köyişleri Bakanlığı çiftçiye diyor ki, Sertifikalı tohum kullan, ben sana destek vereyim. Sertifikalı tohum üret, ben sana destek vereyim. Bunun sonucudur ki, sekiz sene önce 75 bin ton sertifikalı tohum kullanılırken, bugün 250 bin ton kullanılıyor. Sertifikalı tohum kullanımıyla verim arttı.
-MAKİNE-EKİPMAN DESTEĞİ-
Çiftçinin daha çok makine kullanması, verimliliğin artması, işçilik maliyetinin düşmesi ve daha çok kazanması için makine-ekipman desteğinin yüzde 50sine destek verdiklerini anımsatan Eker, Proje getirin diyoruz. 78 bin projeye destek verdik. Ne kadar ödedik? 350 milyon lira. Tebliğ Resmi Gazetede yayımlanmak üzere dün Başbakanlığa gönderdim. 2011-2015 arasında yaptığımız 3 bin tesise bir 3 bin tesis daha ilave edeceğiz Türkiyeye. 500 bin liranın yarısını hibe veriyorduk. Şimdi 600 bin liraya çıkarıyoruz. Bunun yarısı hibe olacak dedi.
Türkiyede tarımı daha verimli, daha modern ve teknik yapmak için toplulaştırma projesi başlattıklarını anlatan Bakan Eker, Hükümetimiz döneminde başlanan ve bitirilen toplulaştırma 3 milyon hektar. Az mıdır, çok mudur diyebilmek için 1961 yılından 2002ye kadar devletin yaptığının sadece 450 bin hektar olduğunu söylersem, son sekiz yılda yaptığımız 3 milyon hektar alanın ne kadar büyük olduğunu daha iyi ifade etmiş olurum diye konuştu.
Seralarda kullanılan elektrik ile ticarethanelerde kullanılan elektrik tarifesinin aynı olduğu şikayetine de değinen Eker, Şimdi burada üretim var, istihdam var. İhracat yapıyor, ürettiği sebzeyi satıyor. Fidan üretiyor. Bunu düzeltmemiz lazım. Buna bakacağız. Değerli bakanımız ve diğer arkadaşlarımız ile bunları takip edecek, bu sorunları gidereceğiz ifadesini kullandı.
-SÜT ÜRETİCİSİNE DOLAYLI DESTEK-
Süt fiyatlarıyla ilgili tartışmaların her yıl bu dönemlerde yaşandığına işaret eden Bakan Eker, şunları kaydetti:
Türkiyede maalesef üreticiyle ihale yaptığı, sözleşme yaptığı, fiyat belirlendiği halde ona uymayan, üreticiyi köşeye sıkıştırmaya çalışan anlayış var. Bu yol, yol değil. Bu tür davranış fırsatçılıktır. Serbest piyasa ekonomisi var. Devlet olarak şu fiyattan alacaksın, satacaksın dememiz hukuken söz konusu değil. Süt fiyatları düşmesin diye hükümet olarak önceki yıl bir uygulama başlattık. Başarılı olduk. Bu sene de başarılı olacağımıza inanıyorum. Neydi başlattığımız proje? Biliyorsunuz sanayici hem taze süt hem de süt tozu kullanır. Arkadaş, Türkiyenin ne kadar süt tozuna ihtiyacı var? 18 bin ton. Peki kardeşim, sen 18 bin ton sütü içeriden al, üretici mağdur olmasın. Sen de o süt tozunu daha sonra kullan. Bu sene Türkiyenin ihtiyacı olan süt tozunun tamamını destekliyoruz. Bakanlık olarak bunu ilan ettik, uygulaması başladı. Şubat ayında 5 bin ton süt tozu yaptık. Bu ne yapar? 50 bin ton süt. Artı 20 bin ton süt tozu için pazarlama desteği vereceğiz. İkisi asgari 38 bin ton. 38 bin ton süt tozu demek, 380 bin ton taze süt demektir. Benim devlet olarak verebileceğim bu. Ben bunu veriyorum.
-ET FİYATLARI YÜZDE 20 UCUZLADI-
Et fiyatlarında geçen yıl artış olduğunu, tüketiciyi korumak üzere ithalata izin verdiklerini hatırlatan Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, şunları söyledi:
Türkiyenin 11 milyon büyükbaş hayvan varlığı var. Bunun yüzde 30u kasaplıktır. Ne yapar 3 milyon 300 bin. Bir tanesi ortalama 250 kilodur. Çarptığınızda 800 bin ton et yapar. 25-26 milyon küçükbaş hay | | Samanyolu Haber Son Dakika 04.03.2011 | | | EkerdensütüreticisinemüjdeEkerden süt üreticisine müjde |
|
| 'Seviştiğim kadın sayısını söylersem erkekler kötü hisseder!' | Posta | 04.03.2011 12:53 |  | | Moda Umut Eker, hayatı hakkında çarpıcı açıklamalar yaptı
Modaya nereden, nasıl bulaştınız? Daha doğrusu tasarıma...
- Modaya hep bir yakınlık duydum, küçüklüğümden beri. Ama tabii ki mesleği keşfedebilmem, içine girebilmem biraz zaman aldı. İşin mutfağından başladım, tekstil atölyelerinden...
Eğitim?
- Bankacılık ve sigortacılık eğitimi. Babam öyle istedi. Aslına bakarsanız, az daha bankacı oluyordum. Allahtan son anda yırttım...
Kimlere styling yaptınız şimdiye kadar?
- Tarkan, Ziynet Sali, Beyazıt Öztürk, Gülçin Ergül...
Niye sizinle çalışıyorlar?
- Samimiyim. İddialı bir şekilde samimiyim. Duruşum da çok ... | | Posta Gece Hayatı 04.03.2011 | | | SeviştiğimkadınsayısınısöylersemerkeklerkötühissederSeviştiğim kadın sayısını söylersem erkekler kötü hisseder |
|
| 'Seviştiğim kadın sayısını söylersem erkekler kötü hisseder!' | Posta | 04.03.2011 12:24 |  | | Moda Umut Eker, hayatı hakkında çarpıcı açıklamalar yaptı
Modaya nereden, nasıl bulaştınız? Daha doğrusu tasarıma...
- Modaya hep bir yakınlık duydum, küçüklüğümden beri. Ama tabii ki mesleği keşfedebilmem, içine girebilmem biraz zaman aldı. İşin mutfağından başladım, tekstil atölyelerinden...
Eğitim?
- Bankacılık ve sigortacılık eğitimi. Babam öyle istedi. Aslına bakarsanız, az daha bankacı oluyordum. Allahtan son anda yırttım...
Kimlere styling yaptınız şimdiye kadar?
- Tarkan, Ziynet Sali, Beyazıt Öztürk, Gülçin Ergül...
Niye sizinle çalışıyorlar?
- Samimiyim. İddialı bir şekilde samimiyim. Duruşum da çok ... | | Posta Son Dakika 04.03.2011 | | | SeviştiğimkadınsayısınısöylersemerkeklerkötühissederSeviştiğim kadın sayısını söylersem erkekler kötü hisseder |
|
| 'Seviştiğim kadın sayısını söylersem erkekler kötü hisseder!' | Posta | 04.03.2011 12:23 |  | | Moda Umut Eker, hayatı hakkında çarpıcı açıklamalar yaptı
Modaya nereden, nasıl bulaştınız? Daha doğrusu tasarıma...
- Modaya hep bir yakınlık duydum, küçüklüğümden beri. Ama tabii ki mesleği keşfedebilmem, içine girebilmem biraz zaman aldı. İşin mutfağından başladım, tekstil atölyelerinden...
Eğitim?
- Bankacılık ve sigortacılık eğitimi. Babam öyle istedi. Aslına bakarsanız, az daha bankacı oluyordum. Allahtan son anda yırttım...
Kimlere styling yaptınız şimdiye kadar?
- Tarkan, Ziynet Sali, Beyazıt Öztürk, Gülçin Ergül...
Niye sizinle çalışıyorlar?
- Samimiyim. İddialı bir şekilde samimiyim. Duruşum da çok ... | | Posta Magazin 04.03.2011 | | | SeviştiğimkadınsayısınısöylersemerkeklerkötühissederSeviştiğim kadın sayısını söylersem erkekler kötü hisseder |
|
| 'Seviştiğim kadınların sayısını söylersem erkekler kendini kötü hisseder!' | Posta | 04.03.2011 12:12 |  | | Moda Umut Eker, hayatı hakkında çarpıcı açıklamalar yaptı
Modaya nereden, nasıl bulaştınız? Daha doğrusu tasarıma...
- Modaya hep bir yakınlık duydum, küçüklüğümden beri. Ama tabii ki mesleği keşfedebilmem, içine girebilmem biraz zaman aldı. İşin mutfağından başladım, tekstil atölyelerinden...
Eğitim?
- Bankacılık ve sigortacılık eğitimi. Babam öyle istedi. Aslına bakarsanız, az daha bankacı oluyordum. Allahtan son anda yırttım...
Kimlere styling yaptınız şimdiye kadar?
- Tarkan, Ziynet Sali, Beyazıt Öztürk, Gülçin Ergül...
Niye sizinle çalışıyorlar?
- Samimiyim. İddialı bir şekilde samimiyim. Duruşum da çok ... | | Posta Son Dakika 04.03.2011 | | | SeviştiğimkadınlarınsayısınısöylersemerkeklerkendinikötühissederSeviştiğim kadınların sayısını söylersem erkekler kendini kötü hisseder |
|
| Aşkla sevişmek, seksin en saf hali | Haber3 | 04.03.2011 11:18 |  | | |
|
| |