sürgününe | |
|
| Seçim bitti sürgün başladı | Milli Gazete | 21.11.2011 17:49 |  | | | Hükümetin, geçtiğimiz Şubat ayında yasalaştırdığı torba yasa ile norm kadro fazlası 50 bini aşkın belediye çalışanını zor durumda bıraktı. Gündeme geldiği günden bu yana çalışanların tepkisine neden olan torba yasanın uygulamasında beklenen oldu. Yasa gereği, 1 Ağustostan bu yana belediyelerde on binlerce işçi mağdur oldu. İhtiyaç fazlası bahanesiyle binlerce işçi çalıştıkları belediyeden Milli Eğitim, Karayolları ve Emniyet gibi başka kurumlara gönderildi. Vasıflı ve nitelikli özelliklere sahip birçok belediye işçisi, temizlik gibi idari hizmetlerde çalışmak zorunda kaldığı için istifanın eşiğine geldi.
10 binlerce mağdur
Yasanın şimdiden binlerce mağdur ürettiğinin ve önü alınmazsa tarihin en büyük işçi sürgününe neden olacağının altını çizen Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı İlyas Tongüç Adrese dayalı nüfus planlamasında kadro şişkinliğini azaltmak maksadıyla gerçekleştirilen bu uygulama maalesef özellikle AKPli belediyelerin suistimaline yol açmıştır. Bu uygulamayla işçiler ve aileleri tedirgin olmuştur dedi.... devamı | | Milli Gazete Güncel 21.11.2011 | | | SeçimbittisürgünbaşladıSeçim bitti sürgün başladı |
|
| Gerçekler ne zaman açıklanacak? | Samanyolu Haber | 15.02.2011 08:47 |  | | Milli Savunma Bakanlığına önemli bir çağrı Yüzleşme Derneği Başkanı Cafer Sorgun Star Gazetesinde yayınlanan yazısında Milli Savunma Bakanlığına önemli bir çağrıda bulunuyor
Sayın Vecdi Gönül?e bugünden tezi yok, geçtiğimiz yılın sonlarında yayınlanan ?Dersim... Dersim... Yüzleşmezsek Hiçbir Şey Geçmiş Olmuyor? adlı kitabımı göndereceğim. Bu kitapta konuyla ilgili devlet kayıtlarında yaptığı ?inceleme? sonucunda bulamadığı ?kayıt, bilgi ve belgeler? var!
Eski Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil, 1986 yılında CHP?nin bugünkü genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu?nun ses kayıt cihazına kaydettiği şu sözleri söylemedi: ?...Mağaralara iltica etmişlerdi. Ordu zehirli gaz kullandı. Mağaraların kapısının içinden. Bunları fare gibi zehirledi. Yediden yetmişe o Dersim Kürtlerini kestiler. Kanlı bir harekât oldu. Dersim davası da bitti.?
12 Mart döneminin darbeci paşalarından Muhsin Batur, hatıralarını anlattığı kitabında şunları yazmadı: ?Günlerden bir gün emir geldi... Tren yolu ile Elazığ?a gidilecek, bir süre orada eğitim gördükten sonra o zamanlar Dersim denilen bölgeye gideceğiz. (...) Bir müddet sonra ilk durak Pertek olmak üzere harekete geçtik ve iki ayı aşkın bir süre özel görev yaptık. Okuyucularımdan özür diliyor ve yaşantımın bu bölümünü anlatmaktan kaçınıyorum.?
Genelkurmay?ın adlandırmasıyla ?Dersim Tedip ve Tenkil Harekâtı?na katılan askerlerden biri, Urfalı Abdullah Çiftçi, ölmeden önce yaşadığı vicdan azabından dolayı kendisine mikrofon uzatan gazeteciye şu açıklamayı yapmadı: ?Operasyonlar günlerce sürerdi. Köylere gittiğimizde köyün yetişkin erkekleri kaçardı. Sadece çocuklar ve kızlar kalırdı köylerde. Ambarlarını, ahırlarını ateşe veriyorduk. Sonra onların çocuklarını, kızlarını, kadınlarını, hepsini makineli silahların önlerine verip öldürüyorduk. Kanları sel gibi akıyordu.?
Dersim Mebusu Hasan Hayri Bey de, aslında 1925 yılında Elazığ?da tutuklanıp ?meclise Kürt kıyafetleriyle geldiği? için sorgulanmadı, asılmadı...
Bütün bunlar olmadı mı?
1927 yılında ?Umum Müfettişlik Teşkiline Dair Kanun? diye bir kanun çıkarılmadı... Dersim?in adı 1935 yılında çıkarılan özel bir kanunla ?Tunceli? yapılmadı... 1936 yılında ?Dersim meselesini halletmek? üzere bir 4. Müfettişlik oluşturulmadı, bu göreve Korgeneral Abdullah Alpdoğan atanmadı... Mecburi İskan Kanunları çıkarılmadı. Binlerce aile yerinden yurdundan edilmedi. O kanunların amaç ve gerekçesinde su katılmamış bir ırkçılık yapılmadı...
1932 yılında Jandarma Umum Komutanlığı ?Dersim? adıyla ?şahsa mahsus? bir rapor kitap hazırlamadı... Bu rapor-kitapta 1926 yılından bu yana bölgedeki valiler, içişleri bakanlığı müfettişleri ve bizzat dönemin başbakanı İsmet İnönü, Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak ve İçişleri Bakanı Şükrü Kaya?nın imzasını taşıyan ?Dersim? konulu raporlara yer verilmedi... Mülkiye Müfettişi Hamdi Bey, 2 Şubat 1926 tarihinde İçişleri Bakanlığına verdiği raporunda ?Dersim çıbanbaşıdır? demedi... Fevzi Çakmak, ?Dersimli okşanmakla kazanılmaz. Müsellâh (silahlı) kuvvetin müdahalesi Dersimliye daha çok tesir yapar ve ıslahın esasını teşkil eder? demedi... İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, Dersim?deki 91 aşiretten isim isim tespit ettiği 347 ailenin (yaklaşık 3500 kişi) Batı ve Trakya illerine sürgününe ilişkin bir plan hazırlamadı...
?Ayıptır, zulümdür, cinayettir?
Mustafa Kemal, 1936 yılında TBMM açılış konuşmasında şu sözleri söylemedi: ?Dâhili işlerimizden en mühim bir safha varsa, o da Dersim meselesidir. Dâhilde bulunan işbu yarayı, bu korkunç çıbanı, ortadan temizleyip koparmak ve kökünden kesmek işi her ne pahasına olursa olsun yapılmalı ve bu hususta en acil kararların alınması için hükümete tam ve geniş salahiyetler verilmelidir.?
Dersim?e baştan sona karakollar, kışlalar inşa edilmedi... Dersimlilerin silahları toplanmadı... 1937 Mart ayının sonlarında, Seyit Rıza, oğlu İbrahim?i Dersim?i bombalayan ve daha kapsamlı bir saldırının hazırlıkları içinde olan Abdullah Alpdoğan?a ?elçi? olarak göndermedi, Bıra İbrahim, Alpdoğan?ın subaylarından birinin tezgâhladığı bir komplo sonucu öldürülmedi... Seyit Rıza, toplayabildiği aşiret önde gelenleriyle Munzur?un kıyısında bir araya gelmedi, ?direnme? kararı almadı ve dönemin gazeteleri bunları yazmadı... Alpdoğan?ın ?kellesini isterim? dediği Koçgiri hareketinin liderlerinden Alişer Efendi?nin kafası kesilip Alpdoğan?ın önüne konulmadı... Para, altın ve ?harekât duracak? vaadiyle bu lanetli işi yapan Rayber de sonradan askerler tarafından öldürülmedi...
Mustafa Kemal Atatürk?ün manevi kızı Sabiha Gökçen, 1937 Mayısında Dersim?in köylerini, dağlarını bombalamadı... Yıllar sonra kendisine sorulduğunda, ?50 kiloluk bombaların ne şeyi olur? demedi ve dalga geçercesine ?Atatürk onların daha insani yaşamalarını istiyordu? da demedi...
4 Mayıs 1937 günü Bakanlar Kurulu, M. Kemal ve Fevzi Çakmak?ın da katılımıyla toplanmadı. Bu bakanlar kurulu toplantısından orduya Dersim için 2 maddeden oluşan korkunç bir ?tenkil? emri verilmedi... 1937 yaz ayları | | Samanyolu Haber Son Dakika 15.02.2011 | | | Gerçeklernezamanaçıklanacak?Gerçekler ne zaman açıklanacak? |
|
| Vakıf Gureba Hastanesi'nin devredilmesi protesto edildi | Milli Gazete | 26.10.2010 12:33 |  | | | Vakıf Gureba Hastanesi Başhekimlik binası önünde toplanan sendika üyeleri ve hastane çalışanları, Şantaj ve tehditle asistan sürgününe son, Vakıf Gureba Hastanesi peşkeş çekildi şeklinde yazılı dövizler taşıdı.
İstanbul Tabib Odası ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Aksaray Şubesi, Bezm-i Alem Valide Sultan Vakıf Gureba Eğitim ve Araştırma Hastanesinin, binası, arazisi ve tüm mal varlığı ile bir vakıf üniversitesine devredilmesini protesto etti. Hastane personelinin ve özellikle asistan hakimlerin il içi ve dışı başka kurumlara nakledilmek istendiğinin öne sürüldüğü protesto gösterisine, hastane çalışanları da açtıkları dövizlerle destek verdi.... devamı | | Milli Gazete Son Dakika 26.10.2010 | | | VakıfGurebaHastanesinindevredilmesiprotestoedildiVakıf Gureba Hastanesinin devredilmesi protesto edildi |
|
| AP'den Roman sürgününe kırmızı kart | Radikal | 10.09.2010 03:08 |  | | |
| ?Hesabını kim verecek?? | Vatan Gazetesi | 05.04.2010 09:47 |  | | |
| ?Geleceğimizin hesabını kim verecek?? | Vatan Gazetesi | 05.04.2010 09:36 |  | | |
| YGS sürgününe öğrenci tepkisi | Milliyet | 05.04.2010 00:03 |  | | |
| YGS sürgününe öğrenci tepkisi | Milliyet | 04.04.2010 13:48 |  | | |
| Vatandaş Laçiner: Hakkımı helal etmiyorum | Haber7 | 24.02.2010 16:28 |  | | |
| Laçiner: Hakkımı helal etmiyorum | Samanyolu Haber | 24.02.2010 11:56 |  | | TV8?de yayınlanan Erkan Tan?la Başkentten programına konuk olan USAK Başkanı Doç. Dr. Sedat Laçiner, Balyoz darbe planı operasyonunu değerlendirdi. Laçiner, CHP Lideri Deniz Baykal?ın Balyoz Harekat sonrasında emekli kuvvet komutanlarının gözaltına alınmasını eleştirerek, Malta sürgününe benzetmesine karşılık; Gözaltılar, üniversite mezunu polisler tarafından, saat 4?te değil, 8?de başladı. İfadeler de olağanüstü nazik ve kibar şartlar altında polis değil, başsavcı ve vekilleri tarafından yapıldı. Daha nasıl bir ayrıcalık söz konusu olabilir ki. Tüm bu yaşananlar için şunu söyleyebilirim , bir vatandaş olarak hakkımı helal etmiyorum. Hakimlerin ve savcıların karşısında daha önce ne yaptığınızın ve görevinizin bir önemi olamaz. Bu ülkenin köylüsü de, generali de, paşası da, ses sanatçısı da mahkemede, aynı muameleyi görmeli diye konuştu.
Laçiner, Eskiden karakollarda işkence olayları, işkence olmasa bile dayak mutlaka yaşanırdı. Zaman içinde basın ve toplum tüm bunlara karşı direnerek, kararlı duruşu ile ortadan kaldırmayı başardı. Artık, bazı istisnaların dışında karakollarda işkence ve dayak kalmadı dedi.
?? Ortada kuvvetli şüpheler ve deliller var. Gerçekleşen gözaltılar, toplanan bu delil ve belgelerin sonucunda alınan savcı ve mahkeme kararıyla yapılmıştır. Yaşanan darbe dönemlerini ve bugünkü TSK anlayışını düşünecek olursak, ordu içinde bazı yanlışların kemikleşmeden temizlenmesi gerektiğini söyleyebilirim, ?? diyen Laçiner, ?? Bu operasyonlar polis operasyonları değil, savcı ve hakim operasyonlarıdır. Polis bu mercilerden talimat almadan elini-kolunu bile kıpırdatamaz. ?? dedi.
Dava konusunun yeterince siyasi olduğunu söyleyen USAK Başkanı, ?? Ergenekon doğru çıkarsa, birileri avukatı olduğunu , ama aklanırsa da savcısı olduğunu söyleyenler sıkıntı duyabilir. Konu zaten siyasi, daha fazla siyasallaştırmaya gerek yok. Aklanmanın tek yolu yargıdır. Eğer varsa bir yanlış, yargıda bunun çözüm bulması aklanmak için tek yerdir. Hakimler sisteminde kalan ordunun tek yapacağı şey de mahkemeye gitmektir. Balyoz doğru çıkmazsa Genelkurmay Başkanlığı buna sevinmez mi?? sözlerini kaydetti.
27 Nisan Muhtırasından sonra AKP?nin en yüksek oyu aldığına da dikkati çeken Sedat Laçiner; ?? Bence ordunun yaptığı hataya yönelik alınan oylardı bunlar?? açıklamasında bulundu.
Hepimiz çocuğumuzu askere gönderiyoruz,TSK için ayrılan önemli bir bütçe söz konusu. Niye askerime düşman olayım, niye ülkemin rejimine, cumhuriyete karşı olayım , insan kendi organına düşman olabilir mi ki?? diyen USAK Başkanı,?? Dava için siyasi tartışmalar ve kutuplaşmaların olması çok doğal, ama sonuçta yargı gerçekleri ortaya koyacaktır. dedi.
Laçiner, Balyoz ile sivrisinek öldüremezsiniz, terörle mücadeleyi geçtik, Balyoz ile memleket mi düzeltilecek?? diyen USAK Başkanı; ?? Yeri geldiğinde siyaset bilimcileri ve hukukçular da terör konusunda TSK için, kendisinin de zaman zaman söylediği gibi hatalar yapıldığını belirtiyorlar. Hem ciddi maddi kayıpların hem de şehitlerin verildiği bu hatalar önemlidir, geçiştirilemez. dedi..
En rahat kurum Savunma Bakanlığıdır. Ne sevk edilir, ne idare edilir, ne de gözetim altında tutulur. Başbakanın bile getirin bakayım diye, orduya yönelik bir yaklaşımı olamaz sözlerini kaydetti.
Laçiner; ?? Yargıtay ya da Danıştay?da , aynı hadise ve dava için birbirinin tersi farklı sonuçlar söz konusu. Ya da bir işadamının davası için dağıttığı milyon dolarlar. Yüksek mahkeme tarafından bozulan sayısız davalar?. Hiç mi yanlış yapan hakim yok.YÖK, rektör, paşa herkes hakim karşısına çıkıyor da, niye bir hakim ya da savcı için sorgulanma olamaz. Bu yargının kendi içindeki hukuka olan saygısının olmadığının bir göstergesidir. Aslında bütün düğümler ve büyü bu noktaya girildiğinde çözümlenir. Yargının tarafsız işlemesi ve tarafsızlığının önemi tartışılmaz.?? dedi.
Meclis için dokunulmazlık tartışmalarına da değinen Sedat Laçiner; ??Asker için de bürokrasi içinde aklanmanın tek yolu var, yargı?? diyerek; Hukuk sistemi mükemmel değil belki, ama istenildiği kadar küfür edilen mecliste yetki de belli bir yere kadar. Müdahalesi beklenilen konularda meclisin de yetki sınırlarının gözardı edilmemesi gerekir. Meclis ne günah keçisi ne de düşman değildir?? diye konuştu. | | Samanyolu Haber Son Dakika 24.02.2010 | | | LaçinerHakkımıhelaletmiyorumLaçiner Hakkımı helal etmiyorum |
|
| 'Malta sürgününe benziyor' | Sabah | 24.02.2010 09:43 |  | | |
| 'Malta sürgününe benziyor' | Sabah | 24.02.2010 09:42 |  | | |
| Kırım sürgününe soruşturma | En Son Haber | 03.07.2009 02:02 |  | | |
| Kırım sürgününe soruşturma | Hür Haber | 02.07.2009 17:09 |  | |
| Kırım sürgününe soruşturma |
|
 |
|
Kırım Haber Ajansının (QHA) haberine göre, Cumhurbaşkanı Viktor Yuşçenko, Kırım ziyareti öncesi, Ukrayna İstihbarat Servisi (SBU) ve Başsavcı Aleksandr Medvedkoya, 1944 Kırım sürgünü hakkında soruşturma başlatılması emri verdi.
|
|
| | Hür Haber Son Dakika 02.07.2009 | | | KırımsürgününesoruşturmaKırım sürgününe soruşturma |
|
| Kırım sürgününe soruşturma açılıyor | CNN Türk | 02.07.2009 16:58 |  | | |
| Kırım sürgününe soruşturma açılıyor | CNN Türk | 02.07.2009 16:56 |  | | |
| TRT6, Perwer'i sürdüren türküyle açıldı | Haber7 | 26.12.2008 15:18 |  | | |
| TRT 6 Perwer'i sürdüren türküyle açıldı | Haber7 | 26.12.2008 15:14 |  | | |
| Perwer'i sürdüren türkünün hikayesi | Haber7 | 26.12.2008 15:06 |  | | |
|
| |