salya | |
|
| Şeker kızı salya sümük ağlatan kitap | Haber7 | 29.02.2012 07:09 |  | | |
| Ahmedinecad salya sümük | Milliyet | 04.02.2012 21:36 |  | | |
| Beşir Ayvazoğlu - Kim Jong-il ve Vaclav Havel | Zaman | 22.12.2011 01:53 |  | | Kuzey Korede hiç de yabancısı olmadığımız bir manzara yaşanıyor; geçenlerde kalp krizi geçirerek ölen Sevgili Liderleri Kim Jong-ilin ardından yediden yetmişe salya sümük ağlayan bir halk manzarası... Bir zamanlar ölü evlerindeki matem havasını artırmak için ağıtçılar, yani parayla ölünün arkasından ağıt yakıp saçını başını yolarak ağlayan ve ağlatan kadınlar tutulurmuş. Öyle anlaşılıyor ki, Kuzey Kore halkı, parayla değil ama, sopayla ağıtçı yapılmış. Samimiyetle gözyaşı dökenlere bir diyeceğim olamaz, ama içten içe sevinenlerin bile mimlenip fişlenmek korkusuyla gözyaşı dökmek için nasıl çabaladıklarını düşündükçe içim sızlıyor. | | Zaman En Çok Okunan 22.12.2011 | | | BeşirAyvazoğlu-KimJong-ilveVaclavHavelBeşir Ayvazoğlu - Kim Jong-il ve Vaclav Havel |
|
| Beşir Ayvazoğlu - Kim Jong-il ve Vaclav Havel | Zaman | 22.12.2011 01:53 |  | | Kuzey Korede hiç de yabancısı olmadığımız bir manzara yaşanıyor; geçenlerde kalp krizi geçirerek ölen Sevgili Liderleri Kim Jong-ilin ardından yediden yetmişe salya sümük ağlayan bir halk manzarası... Bir zamanlar ölü evlerindeki matem havasını artırmak için ağıtçılar, yani parayla ölünün arkasından ağıt yakıp saçını başını yolarak ağlayan ve ağlatan kadınlar tutulurmuş. Öyle anlaşılıyor ki, Kuzey Kore halkı, parayla değil ama, sopayla ağıtçı yapılmış. Samimiyetle gözyaşı dökenlere bir diyeceğim olamaz, ama içten içe sevinenlerin bile mimlenip fişlenmek korkusuyla gözyaşı dökmek için nasıl çabaladıklarını düşündükçe içim sızlıyor. | | Zaman Köşe Yazıları 22.12.2011 | | | BeşirAyvazoğlu-KimJong-ilveVaclavHavelBeşir Ayvazoğlu - Kim Jong-il ve Vaclav Havel |
|
| Sevimli Bebeğin Köpekle Oyunu | Haber3 | 01.12.2011 22:38 |  | | |
| Salya sümük sessizlik! | Posta | 15.11.2011 05:46 |  | |
Hiçbir şeye üzülmem de hani bir haftalık bayram nadasından sonra klavyenin başına böyle af buyurun salya sümük döndüğüme üzülürüm. Üstünüze afiyet bir soğuk tuttu beni, bırakmıyor efendim. Aman dikkat diyerek başlayalım; ne idüğü belirsiz mevsimlerin kurbanı olup da yatay halde klavye başına geçmeyiniz . Bana top yekun geçmiş olsun dileyerek mevzulara girelim. Biz bu köşede yokken televizyonlar en rahat yayın günlerini yaşadı sanırım. Öyle ya sırt okşayan bol da, bizim alemde Kral Çıplak diyen pek de nadir bulunur oldu. Neyse, döndük artık! Şu Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesinden (Star T... | | Posta Köşe Yazıları 15.11.2011 | | | SalyasümüksessizlikSalya sümük sessizlik |
|
| Salya sümük sessizlik! | Posta | 15.11.2011 05:03 |  | |
Hiçbir şeye üzülmem de hani bir haftalık bayram nadasından sonra klavyenin başına böyle af buyurun salya sümük döndüğüme üzülürüm. Üstünüze afiyet bir soğuk tuttu beni, bırakmıyor efendim. Aman dikkat diyerek başlayalım; ne idüğü belirsiz mevsimlerin kurbanı olup da yatay halde klavye başına geçmeyiniz . Bana top yekun geçmiş olsun dileyerek mevzulara girelim. Biz bu köşede yokken televizyonlar en rahat yayın günlerini yaşadı sanırım. Öyle ya sırt okşayan bol da, bizim alemde Kral Çıplak diyen pek de nadir bulunur oldu. Neyse, döndük artık! Şu Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesinden (Star T... | | Posta Magazin 15.11.2011 | | | SalyasümüksessizlikSalya sümük sessizlik |
|
| Salya sümük sessizlik! | Posta | 15.11.2011 05:03 |  | |
Hiçbir şeye üzülmem de hani bir haftalık bayram nadasından sonra klavyenin başına böyle af buyurun salya sümük döndüğüme üzülürüm. Üstünüze afiyet bir soğuk tuttu beni, bırakmıyor efendim. Aman dikkat diyerek başlayalım; ne idüğü belirsiz mevsimlerin kurbanı olup da yatay halde klavye başına geçmeyiniz . Bana top yekun geçmiş olsun dileyerek mevzulara girelim. Biz bu köşede yokken televizyonlar en rahat yayın günlerini yaşadı sanırım. Öyle ya sırt okşayan bol da, bizim alemde Kral Çıplak diyen pek de nadir bulunur oldu. Neyse, döndük artık! Şu Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesinden (Star T... | | Posta Son Dakika 15.11.2011 | | | SalyasümüksessizlikSalya sümük sessizlik |
|
| Kurbanlık Hayvanın Kondisyonu İyi, Tüyleri Parlak Olmalı | Haber3 | 03.11.2011 10:40 |  | | | Adana Perakendeci Çiğ Piliç, Balık Eti, Yemciler, Akvaryumcu, Et ve Et Ürünleri, Celepciler, Kasaplar, Şarkütericiler Esnaf Odası Başkanı Saruhan Murat Yağmur, kurbanlık hayvanın tüyünün parlak, kondisyonunun iyi olmasına, salya, burun akıntısı, vücudunda | | Haber3 Son Dakika 03.11.2011 | | | KurbanlıkHayvanınKondisyonuİyiTüyleriParlakOlmalıKurbanlık Hayvanın Kondisyonu İyi Tüyleri Parlak Olmalı |
|
| Sağlıklı kurbanlığın 5 şartı | NTV | 27.10.2011 12:38 |  | | Veteriner sağlık raporu olmayan, büyükbaş hayvanlarda küpesiz ve kimlik kartı bulunmayan, gebe olan, dış görünümü canlı olmayan ve salya akıntısı bulunan hayvanların satın alınmaması ve kesilmemesi gerekiyor.
| | NTV Toplum Yaşam 27.10.2011 | | | Sağlıklıkurbanlığın5şartıSağlıklı kurbanlığın 5 şartı |
|
| Kurbanlık seçerken bunlara dikkat edin | Posta | 27.10.2011 11:53 |  | | İstanbul Veteriner Hekimler Odası kuranlık hayvan alırken dikkat edilmesi gerekenleri sıraladı
İstanbul Veteriner Hekimler Odası (İVHO) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan, Veteriner sağlık raporu olmayan, büyükbaş hayvanlarda küpesiz ve kimlik kartı bulunmayan, gebe olan, dış görünümü canlı olmayan ve salya akıntısı bulunan hayvanların satın alınmaması ve kesilmemesi gerekmektedir dedi.
Arslan, kurbanlık hayvan seçerken dikkatli olunması gerektiğini belirterek, veteriner sağlık raporu olmayan, büyükbaş hayvanlarda küpesiz ve kimlik kartı bulunmayan, gebe, iştahsızlığı olan, tüyleri karışık ve mat halde olan, bakışları ve dış görünümü canlı olmayan ve gelişimini tamam... | | Posta Son Dakika 27.10.2011 | | | KurbanlıkseçerkenbunlaradikkatedinKurbanlık seçerken bunlara dikkat edin |
|
| Kurbanlık seçerken bunlara dikkat edin | Posta | 27.10.2011 11:53 |  | | İstanbul Veteriner Hekimler Odası kuranlık hayvan alırken dikkat edilmesi gerekenleri sıraladı
İstanbul Veteriner Hekimler Odası (İVHO) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan, Veteriner sağlık raporu olmayan, büyükbaş hayvanlarda küpesiz ve kimlik kartı bulunmayan, gebe olan, dış görünümü canlı olmayan ve salya akıntısı bulunan hayvanların satın alınmaması ve kesilmemesi gerekmektedir dedi.
Arslan, kurbanlık hayvan seçerken dikkatli olunması gerektiğini belirterek, veteriner sağlık raporu olmayan, büyükbaş hayvanlarda küpesiz ve kimlik kartı bulunmayan, gebe, iştahsızlığı olan, tüyleri karışık ve mat halde olan, bakışları ve dış görünümü canlı olmayan ve gelişimini tamam... | | Posta Ana Sayfa 27.10.2011 | | | KurbanlıkseçerkenbunlaradikkatedinKurbanlık seçerken bunlara dikkat edin |
|
| 11:50 Sağlıklı kurbanlığın 5 şartı | Net Gazete | 27.10.2011 11:47 |  | | | İstanbul Veteriner Hekimler Odası (İVHO) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan, Veteriner sağlık raporu olmayan, büyükbaş hayvanlarda küpesiz ve kimlik kartı bulunmayan, gebe olan, dış görünümü canlı olmayan ve salya akıntısı bulunan hayvanların satın alınmaması ve kesilmemesi gerekmektedir dedi. | | Net Gazete Son Dakika 27.10.2011 | | | 1150Sağlıklıkurbanlığın5şartı1150 Sağlıklı kurbanlığın 5 şartı |
|
| Sağlıklı kurbanlığın 5 şartı | Star | 27.10.2011 11:12 |  | | | İstanbul Veteriner Hekimler Odası (İVHO) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan, Veteriner sağlık raporu olmayan, büyükbaş hayvanlarda küpesiz ve kimlik kartı bulunmayan, gebe olan, dış görünümü canlı olmayan ve salya akıntısı bulunan hayvanlar | | Star Güncel 27.10.2011 | | | Sağlıklıkurbanlığın5şartıSağlıklı kurbanlığın 5 şartı |
|
| Sağlıklı kurbanlığın 5 şartı | Star | 27.10.2011 11:12 |  | | | İstanbul Veteriner Hekimler Odası (İVHO) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan, Veteriner sağlık raporu olmayan, büyükbaş hayvanlarda küpesiz ve kimlik kartı bulunmayan, gebe olan, dış görünümü canlı olmayan ve salya akıntısı bulunan hayvanlar | | Star Son Dakika 27.10.2011 | | | Sağlıklıkurbanlığın5şartıSağlıklı kurbanlığın 5 şartı |
|
| Arda veda etti: Florya'ya gittim, salya sümük çıktım | Radikal | 15.08.2011 10:04 |  | | |
| “Ben de Terim’e ağlamıştım” | Türkiye Gazetesi | 12.08.2011 02:33 |  | | | > Ercan YILDIZ - ercan.yildiz@tg.com.trELVEDA İSTANBULEn pahalı Türk futbolcusu unvanıyla İspanya’ya giden Arda Turan, İstanbul’daki son gününü Boğaz’da geçirdi. Akşam saatlerinde Madrid’e uçan yıldız futbolcu bugün sağlık kontrolünden geçtikten sonra pazartesi günü İspanyol medyası önünde imza atacak. Arda, “Veda neden Florya’da değil?” sorusuna, “Eğer oradan veda etseydim salya sümük çıkardım. Bu yüzden burayı seçtim” dedi.Terim telefonuna çıkmadıArda Turan’ın G.Saray’dan ayrılması en çok Teknik Direktör Fatih Terim’i yaraladı. Yıldız futbolcunun kalması için ilk günden beri büyük çaba harcayan Terim, Arda’nın gitme kararına çok öfkelendi. Transferin resmileştiği gün sabah saatlerine kadar uyuyamayan tecrübeli teknik adam, dün ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 12.08.2011 | | | “BendeTerim’eağlamıştım”“Ben de Terim’e ağlamıştım” |
|
| TBMM Başkanı'ndan "salya"lı cevap! | CNN Türk | 06.05.2011 23:16 |  | | | TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğlukun açıklamalarına ilişkin, İçleri fesat ve kötülük dolu olanlardan başka bir şey beklenmez. Ama bizim milletimizin sağduyusu, vatan sevgisi, birlikte yaşama arzusu, bu kötü niyetli insanların heveslerini geçmişte hep kursaklarında bırakmıştır dedi. | | CNN Türk Güncel 06.05.2011 | | | TBMMBaşkanındansalyalıcevapTBMM Başkanından salyalı cevap |
|
| TBMM Başkanı'ndan "salya"lı cevap! | CNN Türk | 06.05.2011 23:16 |  | | | TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğlukun açıklamalarına ilişkin, İçleri fesat ve kötülük dolu olanlardan başka bir şey beklenmez. Ama bizim milletimizin sağduyusu, vatan sevgisi, birlikte yaşama arzusu, bu kötü niyetli insanların heveslerini geçmişte hep kursaklarında bırakmıştır dedi. | | CNN Türk Ana Sayfa 06.05.2011 | | | TBMMBaşkanındansalyalıcevapTBMM Başkanından salyalı cevap |
|
| 'Normal insanlara aşık olamıyorum' | Posta | 22.04.2011 15:25 |  | | Helin Avşar, dün gece katıldığı Saba Tümerle Bu Gece programında nasıl aşık olduğunu anlattı
4 aydır bir birlikteliği olduğunu açıklayan Helin Avşar aşık olmadığını söyledi.
Monoton bir hayattan hoşlanmadığını ve düzgün bir insana aşık olamadığını açıklayan Avşar aşık olma kriterini şu sözlerle anlattı;
Bir insana ilk görüşte ya aşık olursun ya olmazsın. Zaten ben genelde ayrılınca aşık olduğumu anlıyorum. Salya sümük bir ayrılık yaşıyorum.
Nerede anormal bir insan varsa onu seviyor ruhum. Monoton bir hayat bana göre değil. Düzgün bir insana aşık olamıyorum. Bana biraz deli olacak. Kafasına eseni yapacak.
| | Posta Gece Hayatı 22.04.2011 | | | NormalinsanlaraaşıkolamıyorumNormal insanlara aşık olamıyorum |
|
| 'Normal insanlara aşık olamıyorum' | Posta | 22.04.2011 15:19 |  | | Helin Avşar, dün gece katıldığı Saba Tümerle Bu Gece programında nasıl aşık olduğunu anlattı
4 aydır bir birlikteliği olduğunu açıklayan Helin Avşar aşık olmadığını söyledi.
Monoton bir hayattan hoşlanmadığını ve düzgün bir insana aşık olamadığını açıklayan Avşar aşık olma kriterini şu sözlerle anlattı;
Bir insana ilk görüşte ya aşık olursun ya olmazsın. Zaten ben genelde ayrılınca aşık olduğumu anlıyorum. Salya sümük bir ayrılık yaşıyorum.
Nerede anormal bir insan varsa onu seviyor ruhum. Monoton bir hayat bana göre değil. Düzgün bir insana aşık olamıyorum. Bana biraz deli olacak. Kafasına eseni yapacak.
| | Posta Magazin 22.04.2011 | | | NormalinsanlaraaşıkolamıyorumNormal insanlara aşık olamıyorum |
|
| 'Normal insanlara aşık olamıyorum' | Posta | 22.04.2011 15:13 |  | | Helin Avşar, dün gece katıldığı Saba Tümerle Bu Gece programında nasıl aşık olduğunu anlattı
4 aydır bir birlikteliği olduğunu açıklayan Helin Avşar aşık olmadığını söyledi.
Monoton bir hayattan hoşlanmadığını ve düzgün bir insana aşık olamadığını açıklayan Avşar aşık olma kriterini şu sözlerle anlattı;
Bir insana ilk görüşte ya aşık olursun ya olmazsın. Zaten ben genelde ayrılınca aşık olduğumu anlıyorum. Salya sümük bir ayrılık yaşıyorum.
Nerede anormal bir insan varsa onu seviyor ruhum. Monoton bir hayat bana göre değil. Düzgün bir insana aşık olamıyorum. Bana biraz deli olacak. Kafasına eseni yapacak.
| | Posta Son Dakika 22.04.2011 | | | NormalinsanlaraaşıkolamıyorumNormal insanlara aşık olamıyorum |
|
| Alerjik rinitli hastalar da astım olabilir | Samanyolu Haber | 07.04.2011 16:22 |  | | Uzmanlar, alerjik hastalıkların en önemlilerinden birinin saman nezlesi olarak bilinen Alerjik Rinit olduğuna dikkat çekti.
Doruk Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Serap Ket Alkan, hastalığın başlama yaşının çocukluk evreleri olduğunu söyledi. Endüstriyel gelişmiş ülkelerde çevre kirliliğinin artması nedeniyle giderek sıklığı artmakta olan alerjik rinit hastalığının astım hastalığı ile birlikte gözlenebileceğini belirten Dr. Serap Ket Alkan, saman nezlesinin toplumun ortalama yüzde 10unda görüldüğünü kaydetti. Dr. Alkan, Hastalık alerjik konjonktivit (göz nezlesi) ve astımla birliktelik gösterebilir. Alerjik rinitli hastaların yüzde 20 ? yüzde 40ında astım birlikteliği görülmektedir. Hastanın şikayetlerinin ortaya çıkabilmesi için en azından sorumlu alerjenle daha önceden bir kez karşılaşılmış ve ona duyarlı hale gelinmiş olması gerektiği, alerjenle karşılaştıktan sonra dakikalar içerisinde hapşırma, burunda kaşınma, burun akması ve/veya burun tıkanıklığı olabilir. Bu kişilerde devamlı bir burun çekme, burun kaşıma nedeni ile özel mimikler gelişir. Bu hastalarda genelde alerjik konjonktivit (göz nezlesi) de eşlik ettiği için gözlerde yanma, batma, kaşınma, sulanma gibi bulgular da görülebilir. Yine bu hastalarda geniz akması, baş ağrısı, gece gelen öksürük nöbetleri olabilir. Astımın da birlikte görüldüğü hastalarda, nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste sıkışma hissi, öksürük gibi bulgular olabilir. dedi.
Alerjik rinitli hastaların uzun süre grip zannedilip yanlış ve eksik tedaviler uygulanmış olabileceğini de söyleyen Dr. Serap Ket Alkan, sabah erken saatlerde, kuru ve sıcak havalarda dışarıya çıkmamak polenlerden kaçınmanın da çözüm olabileceğini söyledi. Evcil hayvanların tüy, salya, dışkı ve idrarları ile temas etmemeye özen gösterilmesini isteyen Dr. Alkan şöyle devam etti: Ev ve işyerinde küf oluşmaması için gerekli önlemler alınmalıdır. Akarlar ev tozu üzerinde yaşarlar ve dışkıları ile alerjik nezleye neden olurlar. Akarları ortamdan uzaklaştırmak için düzenli olarak elektrik süpürgesi ile temizlik yapmak ve yatak takımları ile perdeleri sıcak suyla (50-70 derecede) yıkamak yerinde olacaktır. İlaç olarak öncelikle burun içine uygulanacak veya ağızdan uygulanacak antihistaminiklerden fayda sağlanmaya çalışılır.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 07.04.2011 | | | AlerjikrinitlihastalardaastımolabilirAlerjik rinitli hastalar da astım olabilir |
|
| Alerjik rinitli hastalar da astım olabilir | Samanyolu Haber | 07.04.2011 16:22 |  | | Uzmanlar, alerjik hastalıkların en önemlilerinden birinin saman nezlesi olarak bilinen Alerjik Rinit olduğuna dikkat çekti. Doruk Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Serap Ket Alkan, hastalığın başlama yaşının çocukluk evreleri olduğunu söyledi. Endüstriyel gelişmiş ülkelerde çevre kirliliğinin artması nedeniyle giderek sıklığı artmakta olan alerjik rinit hastalığının astım hastalığı ile birlikte gözlenebileceğini belirten Dr. Serap Ket Alkan, saman nezlesinin toplumun ortalama yüzde 10unda görüldüğünü kaydetti.
Dr. Alkan, Hastalık alerjik konjonktivit (göz nezlesi) ve astımla birliktelik gösterebilir. Alerjik rinitli hastaların yüzde 20 ? yüzde 40ında astım birlikteliği görülmektedir. Hastanın şikayetlerinin ortaya çıkabilmesi için en azından sorumlu alerjenle daha önceden bir kez karşılaşılmış ve ona duyarlı hale gelinmiş olması gerektiği, alerjenle karşılaştıktan sonra dakikalar içerisinde hapşırma, burunda kaşınma, burun akması ve/veya burun tıkanıklığı olabilir. Bu kişilerde devamlı bir burun çekme, burun kaşıma nedeni ile özel mimikler gelişir. Bu hastalarda genelde alerjik konjonktivit (göz nezlesi) de eşlik ettiği için gözlerde yanma, batma, kaşınma, sulanma gibi bulgular da görülebilir. Yine bu hastalarda geniz akması, baş ağrısı, gece gelen öksürük nöbetleri olabilir. Astımın da birlikte görüldüğü hastalarda, nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste sıkışma hissi, öksürük gibi bulgular olabilir. dedi.
Alerjik rinitli hastaların uzun süre grip zannedilip yanlış ve eksik tedaviler uygulanmış olabileceğini de söyleyen Dr. Serap Ket Alkan, sabah erken saatlerde, kuru ve sıcak havalarda dışarıya çıkmamak polenlerden kaçınmanın da çözüm olabileceğini söyledi. Evcil hayvanların tüy, salya, dışkı ve idrarları ile temas etmemeye özen gösterilmesini isteyen Dr. Alkan şöyle devam etti: Ev ve işyerinde küf oluşmaması için gerekli önlemler alınmalıdır. Akarlar ev tozu üzerinde yaşarlar ve dışkıları ile alerjik nezleye neden olurlar. Akarları ortamdan uzaklaştırmak için düzenli olarak elektrik süpürgesi ile temizlik yapmak ve yatak takımları ile perdeleri sıcak suyla (50-70 derecede) yıkamak yerinde olacaktır. İlaç olarak öncelikle burun içine uygulanacak veya ağızdan uygulanacak antihistaminiklerden fayda sağlanmaya çalışılır. | | Samanyolu Haber Son Dakika 07.04.2011 | | | AlerjikrinitlihastalardaastımolabilirAlerjik rinitli hastalar da astım olabilir |
|
| Alerjik rinitli hastalar da astım olabilir | Samanyolu Haber | 07.04.2011 16:22 |  | | Uzmanlar, alerjik hastalıkların en önemlilerinden birinin saman nezlesi olarak bilinen Alerjik Rinit olduğuna dikkat çekti. Doruk Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Serap Ket Alkan, hastalığın başlama yaşının çocukluk evreleri olduğunu söyledi. Endüstriyel gelişmiş ülkelerde çevre kirliliğinin artması nedeniyle giderek sıklığı artmakta olan alerjik rinit hastalığının astım hastalığı ile birlikte gözlenebileceğini belirten Dr. Serap Ket Alkan, saman nezlesinin toplumun ortalama yüzde 10unda görüldüğünü kaydetti. Dr. Alkan, Hastalık alerjik konjonktivit (göz nezlesi) ve astımla birliktelik gösterebilir. Alerjik rinitli hastaların yüzde 20 ? yüzde 40ında astım birlikteliği görülmektedir. Hastanın şikayetlerinin ortaya çıkabilmesi için en azından sorumlu alerjenle daha önceden bir kez karşılaşılmış ve ona duyarlı hale gelinmiş olması gerektiği, alerjenle karşılaştıktan sonra dakikalar içerisinde hapşırma, burunda kaşınma, burun akması ve/veya burun tıkanıklığı olabilir. Bu kişilerde devamlı bir burun çekme, burun kaşıma nedeni ile özel mimikler gelişir. Bu hastalarda genelde alerjik konjonktivit (göz nezlesi) de eşlik ettiği için gözlerde yanma, batma, kaşınma, sulanma gibi bulgular da görülebilir. Yine bu hastalarda geniz akması, baş ağrısı, gece gelen öksürük nöbetleri olabilir. Astımın da birlikte görüldüğü hastalarda, nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste sıkışma hissi, öksürük gibi bulgular olabilir. dedi.
Alerjik rinitli hastaların uzun süre grip zannedilip yanlış ve eksik tedaviler uygulanmış olabileceğini de söyleyen Dr. Serap Ket Alkan, sabah erken saatlerde, kuru ve sıcak havalarda dışarıya çıkmamak polenlerden kaçınmanın da çözüm olabileceğini söyledi. Evcil hayvanların tüy, salya, dışkı ve idrarları ile temas etmemeye özen gösterilmesini isteyen Dr. Alkan şöyle devam etti: Ev ve işyerinde küf oluşmaması için gerekli önlemler alınmalıdır. Akarlar ev tozu üzerinde yaşarlar ve dışkıları ile alerjik nezleye neden olurlar. Akarları ortamdan uzaklaştırmak için düzenli olarak elektrik süpürgesi ile temizlik yapmak ve yatak takımları ile perdeleri sıcak suyla (50-70 derecede) yıkamak yerinde olacaktır. İlaç olarak öncelikle burun içine uygulanacak veya ağızdan uygulanacak antihistaminiklerden fayda sağlanmaya çalışılır. | | Samanyolu Haber Son Dakika 07.04.2011 | | | AlerjikrinitlihastalardaastımolabilirAlerjik rinitli hastalar da astım olabilir |
|
| 11:50 5 kişinin öldüğü cinayeti, yastıktaki salya çözdü | Net Gazete | 01.04.2011 11:55 |  | | |
| 11:08 Van'daki cinayetini yastıktaki salya çözdürdü | Net Gazete | 01.04.2011 11:31 |  | | |
| Yastık kılıfındaki salya cinayeti çözdü | Star | 01.04.2011 11:04 |  | | |
| Yastık kılıfındaki salya cinayeti çözdü | Star | 01.04.2011 11:04 |  | | |
| Kars Sağlık Müdürlüğü, kuduz konusunda uyardı | Samanyolu Haber | 23.03.2011 14:09 |  | | Kars Sağlık Müdürü Dr. Fahri Sevinç, vatandaşları kuduz hastalığına karşı uyardı.
Kars Sağlık Müdürü Dr. Fahri Sevinç, hayvanlardan insanlara bulaşan yaklaşık 250 çeşit hastalık bulunduğunu belirterek, bunlardan 50 kadarının Türkiyede sıklıkla görüldüğünü açıkladı. Bunların en tehlikelilerinden birinin de kuduz hastalığı olduğuna dikkat çeken Sevinç, kuduzun insanlarla birlikte tüm sıcakkanlı hayvanlarda görülebilen bir hastalık olduğunu ifade etti. Kuduz hastalığının öldürücü olması nedeniyle dünyada ve Türkiyede önemli halk sağlığı sorunları arasında yer aldığının altını çizen Sevinç, Bu anlamda kuduza dikkatin çekilmesi, olası bir kuduz hastalığına önlem alınması büyük önem taşıyor. diye konuştu.
Kuduza yakalanmış hayvanlarda durup bitmek bilmeyen bir hareketlilik, kısa süre içinde sinirli ve saldırgan hareket ve tavırlar görüldüğünü kaydeden Sevinç, Tehlikeli bir hal almaya başlayan hayvan, insanlara karşı olan korkusunu yitirir ve dikkatini çeken her şeye karşı ısırma refleksi sergiler. Bunlara ek olarak, bu hayvanların ağızlarından aşırı miktarda salya aktığı görülür. Bu belirtileri gösteren hayvanlardan mutlaka uzak durmak gerekir. şeklinde konuştu.
Türkiyede kuduzu insanlara en çok bulaştıran hayvanların başında köpeklerin geldiğini vurgulayan Sevinç, kurt, çakal, yaban kedisi, kokarca, gelincik gibi vahşi hayvanların yanında köpek, kedi, sığır, koyun, keçi ve at gibi evcil hayvanların da hastalığa yakalanabildiğinin altını çizdi.
Kuduzun insanlarda belirtilerinin kuduz mikrobunun vücuda girmesinden itibaren yaklaşık 3 ile 8 hafta sonra ortaya çıktığını hatırlatan Sevinç, Hastalık insanlarda ilk önce halsizlik, ateş, iştahsızlık, bulantı, baş ve boğaz ağrısı gibi hastalığa özel olmayan belirtilerle başlar. Isırık yeri ve çevresinde yanma, karıncalanma, uyuşma görülebilir. Birkaç gün içinde hastanın genel durumu bozularak, nabız artar, solunum düzensizleşir ve ateş yükselmeye devam eder. Bu belirtiler 5 ya da 6 gün sürer. Ardından koma ve hızlı ölümle sonuçlanır. diye konuştu.
KUDUZDAN KORUNMAK İÇİN NELER YAPILMALI?
Kedi ve köpeklerin kuduz hastalığına karşı mutlaka aşılandırılması gerektiğini vurgulayan Sevinç, Bunun yanında evcil hayvanların, başıboş hayvanlarla temas etmesine engel olunmalıdır. Başıboş hayvanlara, sevmek ya da beslemek amacıyla yaklaşılıp dokunulmamalı. Vatandaşlar, çevrede başıboş, hasta, garip davranışlar sergileyen veya ölmüş hayvan gördüklerinde belediyeler, muhtarlıklar, tarım il ve ilçe müdürlükleri gibi yerleri mutlaka haberdar etmeli. uyarılarında bulundu.
Kuduz hastalığı kaynaklı ölüm riskinin çok yüksek olması nedeniyle hastalıktan korunma ve temas sonrası gerekenlerin eksiksiz yapılması gerektiğine dikkat çeken Sevinç, şu önerilerde bulundu: Kuduz şüpheli temas söz konusu olduğunda yara veya ısırık bölgesi hiç vakit kaybetmeden bol su ve sabunla yıkanmalı, arkasından tentürdiyot gibi iyotlu antiseptikler uygulanmalıdır. Devamında ise derhal en yakın sağlık kuruluşuna müracaat edilmelidir. Kuduzla ilgili her türlü sağlık hizmeti tüm sağlık birimlerinde ücretsiz yapılmaktadır.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 23.03.2011 | | | KarsSağlıkMüdürlüğükuduzkonusundauyardıKars Sağlık Müdürlüğü kuduz konusunda uyardı |
|
| İğnenin ucu! | Milli Gazete | 20.02.2011 17:39 |  | | | İğnenin ucu nazik popolarına değenler adeta koro halinde Korku türküleri söylemeye başladılar!
Korku her şeye hakim oluyor diye salya sümük ağlıyorlar!... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 20.02.2011 | | | İğneninucuİğnenin ucu |
|
| “Salya sümük ağlama hakkınız yok!” | Haber Türk | 04.02.2011 00:19 |  | | |
| 'Deli bal' ağrıyı önlüyor | Samanyolu Haber | 21.01.2011 12:50 |  | | Karadenizde deli bal olarak bilinen balın, ağrı kesici etkileri olduğunu belirledi.
Karadeniz Teknik Üniversitesinde (KTÜ) bilim adamları, özütündeki grayanotoksin nedeniyle zehirleyici etkiye sahip olduğu için Karadenizde deli bal olarak bilinen balın, fareler üzerinde yaptıkları deneylerde ağrı kesici etkileri olduğunu belirledi.
Bilim adamları, balın, epilepsi ve şeker hastalığı ile cinsel gücü artırıcı, tansiyonu düşürücü, nabzı yavaşlatıcı etkileri olup olmadığını da araştırdıkları deli balın günde 1 çay kaşığı tüketilmesi, fazlasının zehirlenmeye hatta ölüme yol açabileceği uyarısında bulundu.
KTÜ Acil Tıp Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Abdülkadir Gürbüz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bal tutması veya deli bal zehirlenmesinin, Karadeniz kıyısı boyunca uzanan yaşam alanlarında geçmiş yıllardan beri bilindiğini, deli balın yörede kestane balı olarak da adlandırıldığını belirtti.
Kestane balının hak arasında birçok sağlık sonununa iyi geldiğinin söylendiğini ifade eden Gürbüz, Bu nedenle deli bal olarak da bilinen kestane balı özellikle yörede yaygın şekilde tüketiliyor. Biz bunun bilimsel temeli olup olmadığını araştırıyoruz. Bu konular hakkında laboratuvar çalışmalarımız yürüyor. Elimizde önemli veriler var, ancak tamamlanmış çalışma henüz yok. Elimizdeki verilerden bazıları olumlu yönde. Ağrı kesici özelliği konusunda yaptığımız çalışmalarda ağrının üzerinde önleyici olduğuna dair elimizde bilgiler var dedi.
Abdülkadir Gürbüz, Karadeniz Bölgesinin denize bakan yamaçlarındaki bitki örtüsünden elde edilen balların bir kısmının insanları zehirlediğine dair gerek efsanevi gerekse anonim bilgilerin kuşaktan kuşağa aktarıldığını söyledi.
Deli bal zehirlenmesinin ilk defa MÖ 401de Atinalı tarihçi ve ordu komutanı Xenephon tarafından tanımlandığını ifade eden Gürbüz, Xenephon, Anabass adlı eserinde Pers Kralı Ataxerses IIye karşı yapılan bir seferde, Türkiyenin Doğu Karadeniz bölgesinde konakladıkları yerde deli bal yiyen askerlerin zehirlendiğini rapor etmiştir diye konuştu.
Gürbüz, Xenophon tarafından deli bal zehirlenmesinin, şu şekilde aktarıldığını anlattı:
Onların arzularını kışkırtan tek şey içleri bal ile dolu sayısız peteklerdi. Ballardan tadan askerler ishal ve kusmadan harap düştüler ve bacaklarının üzerine kalkamaz hale geldiler. Sarhoş olmuş, delirmiş ve ölümün kapısında yere kapaklanmış şekildeydiler. Yüzlercesi yere yığılıp kaldı. Ertesi gün ise hiçbiri ölmedi ve hemen hepsi balı yedikleri saatten tam bir gün sonra aynı saatte güçlerini toplamaya başladılar. 3 ve 4. gün bacakları üzerinde durur hale geldiler.
Yine deli balın MÖ 67de Kral Mithradates IV tarafından Kuzeydoğu Anadoluda Pompeyin ordularına karşı kullanıldığını belirten Gürbüz, Başdanışman, Yunanlı tabip Kateusun tavsiyesi üzerine, ilerleyen Romalıların yolu üzerine içi deli bal ile dolu petekler yerleştirilmiş ve taktiksel bir geri çekilme yapmıştır. Bu peteklerden yiyen Romalılar bitkin düşerek kolayca etkisiz hale getirilmiş. Bu olayda görülmektedir ki deli bal, tarihte kullanılan ilk kimyasal silahtır dedi.
Gürbüz, arıların deli balı komar çiçekleri ile zifin çiçeklerinin özütlerinden elde ettiklerini ifade ederek, Bu çiçekler, Anadoluda Karadenize kıyısı olan bütün yüksek alanlarda mevcut. Mayıs sonu itibariyle yaylalar rengarenk komar ve zifin çiçekleriyle kaplanıyor. Bu çiçeklere konan arıların yaptığı baldaki çiçeklerin özütünde grayanotoksin adlı kimyasal sebebiyle, bal zehirleyici etki gösterebiliyor. Zehrin etkisi söz konusu çiçeklerin açtığı dönemdeki hava şartlarıyla da ilgili. Şayet çiçeklerin açtığı ilk günlerde yağmur yağarsa grayanotoksin etkisi azalıyor. Dolayısıyla çiçeklerden üretilen balın da tüketicileri zehirleme ihtimali düşüyor diye konuştu.
Deli balın herkeste zehir etkisi meydana getirmeyebileceğini belirten Gürbüz, şunları söyledi:
Fakat büyük çoğunluk baldan etkilenir. Zehirlenme tansiyonun düşmesi ve kalbin yavaş çarpması en sık görülen belirtilerdir. Bu iki bulgu zehirlenmeye maruz kalanların yüzde 90ından fazlasında gelişir. Diğer sık görülen semptomlar terleme, sersemlik ve bilinç değişikliğidir. Ani şuur kaybı, çift ve bulanık görme, salya üretiminin artması görülebilir. Bildirilmiş olguların hemen tamamında kardiyak ritm sorunu bildirilmiştir.
Zehirlenmelerde ortalama alınan bal miktarının 5 ile 30 gram olarak rapor edildiğine dikkati çeken Gürbüz, Semptomlar alımdan sonra 20 dakika ile 2 saat içerisinde başlar. Alınmış bir çok bal örneğinde keskin, yakıcı bir tat vardır. Hafif zehirlenmelerde 2-6 saat gözlemden sonra hasta güvenli bir şekilde taburcu edilebilir. Tedavi edilmemiş ciddi zehirlenmelerde önemli semptomlar ve belirtiler en geç 24 saat içinde kaybolur. Bu sürenin sonuna kadar tüm bulgular normale döner diye konuştu.
Gürbüz, deli bal zehirlenmesi, tanısı, tedavisi, alternatif tıpta kullanım nedenlerinin artık modern tıbbın bulguları ışığında daha | | Samanyolu Haber Son Dakika 21.01.2011 | | | DelibalağrıyıönlüyorDeli bal ağrıyı önlüyor |
|
| Çifte üniversiteli hırsız! | Gazete Şok | 30.12.2010 01:47 |  | | |
| SAATİN DURDUĞU AN | Ayaklı Gazete | 10.12.2010 00:10 |  | | | Beren, dizinin en başından beri aynı somurtuk ifade, aynı salya sümük ağlama halleriyle ekranda. | | Ayaklı Gazete Televizyon 10.12.2010 | | | SAATİNDURDUĞUANSAATİN DURDUĞU AN |
|
| SAATİN DURDUĞU AN | Ayaklı Gazete | 10.12.2010 00:10 |  | | | Beren, dizinin en başından beri aynı somurtuk ifade, aynı salya sümük ağlama halleriyle ekranda. | | Ayaklı Gazete Ana Sayfa 10.12.2010 | | | SAATİNDURDUĞUANSAATİN DURDUĞU AN |
|
| Bebeğim diş çıkarıyor!
| Türkiye Gazetesi | 19.10.2010 02:01 |  | | | UZMAN GÖRÜŞÜ
Uzman Diş Hekimi
Çağdaş Kışlaoğlu, bebeklerin diş çıkarmaya başlamasıyla birlikte annelerin zor bir döneme girdiğini söyledi. Kışlaoğlu, ‘Eyvah bebeğim diş çıkarıyor’ diye de bir endişeye kapılmanın doğru olmadığını belirtti.
Sağlıklı bebekler 6-7 aylıkken diş çıkarmaya başlar ve aylarca devam eden bu süreç bebekler ve anne için zor bir dönemdir. Bebekler diş çıkarmadan önce bazı belirtiler baş gösterir. Yaşanan belirtiler değişebilir fakat genel olarak bütün bebeklerde aynı belirtilerle dişler çıkmaya başlar. Bu belirtileri Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu şu şekilde sıraladı:
Salya akıtmak: Hemen hemen birçok bebek 2 ve 3 aylıktan başlayarak salya akıtır. Bu durum bebekler için olağandır. Bazı bebeklerde az bazılarında daha f ... | | Türkiye Gazetesi Son Dakika 19.10.2010 | | | Bebeğimdişçıkarıyor
Bebeğim diş çıkarıyor
|
|
| Abdullah Gül'ü üzen ölüm | Samanyolu Haber | 10.10.2010 17:34 |  | | Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Twitterdan, bugün bir yazarın köşesinde yer verdiği olaya dair açıklamada bulundu. Cumhurbaşkanı Gül, Vatan Yazarı Mustafa Mutlunun köşesinde yer alan Cumhurbaşkanı için kapatılan yolda annesini kaybeden adam! başlıklı yazı ile ilgili olarak Twitter hesabında şunları yazdı.
Bugün gazeteleri okurken, Vatan Gazetesinde Mustafa Mutlu Beyin köşesininde yer alan bir habere çok üzüldüm.
Habere göre İstanbulda bir vatandaşımızın hasta annesi, yolların kapatılması nedeniyle hastaneye yetiştirilememiş ve yolda vefat etmiş.
Her şeyden önce annesini kaybeden vatandaşımıza başsağlığı diliyorum. Merhumenin mekanı cennet olsun, geride kalanlara Allah sabırlar versin.
Haberde yolların benim geçişimden dolayı kapatıldığı belirtilmiş ancak bu doğru değil.
8 Ekim Cuma günü en son saat 14:30 civarı cuma namazını Dolmabahçe Camiinde kıldıktan sonra, sahil yolunu kullanarak Tarabyaya döndüm.
Bu vesile ile bir konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum.
Hangi şehirde olursa olsun geçişlerim sırasında trafığin aksatılması konusunda çok hassasım ve bu konuda çok açık talimat verdim.
Cumhurbaşkanı için kapatılan yolda annesini kaybeden adam!
Yıllardır cumhurbaşkanı, başbakan gibi devlet adamları geçecek diye kesilen yollarda, saatlerce trafikte bekleşen insanların ruh hallerini yansıtmaya çalıştım...
Dün öyle bir e-posta aldım ki; salya sümük ağladım...
Konuyu hiç uzatmıyorum ve Sayın Cumhurbaşkanının bilgilerine sunuyorum:
***
Sayın Cumhurbaşkanım
Babamı kaybedeli on yılı aşkın bir süre oluyor. Anneciğimle birlikte göğüs geriyorduk hayatın zorluklarına...
Annem, 08.10.2010 Cuma günü saat 18:00de fenalaştı. Cuma günü olduğu için haftalığımı yeni almıştım, param vardı yani; taksiye atladığımız gibi hastanenin yolunu tuttuk.
Leventten Zincirlikuyu Mezarlığı istikametinde trafik adeta kilitlenmişti. Ne gidecek bir yol, ne de yardım isteyecek bir polis vardı...
Sizin aracınızın geçeceği güzergaha çıkan bütün yollar, bütün şeritler trafiğe kapatılmıştı. On binlerce, belki yüz binlerce insan, sizin geçmenizi bekliyorduk...
Anneciğim kollarımda yarım saat Kelime-i Şahadet getirdikten sonra can verdi.
Benim için, saat 19:00da hayat durdu...
Son nefesimi verene kadar sizi hiç unutmayacağım.
***
Sayın Abdullah Gül...
Bu e-postayı bana gönderen okurumuzun adı, Ahmet Ertaç...
Elektronik posta adresi:
ahmetertac2@hotmail.com
Umarım; bilmeden, istemeden kahramanı olduğunuz bu hazin öykü için kendisine söyleyecek bir şeyler bulursunuz... | | Samanyolu Haber Son Dakika 10.10.2010 | | | AbdullahGülüüzenölümAbdullah Gülü üzen ölüm |
|
| Abdullah Gül'ü üzen haber | Samanyolu Haber | 10.10.2010 17:04 |  | | Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Twitterdan, bugün bir yazarın köşesinde yer verdiği olaya dair açıklamada bulundu. Cumhurbaşkanı Gül, Vatan Yazarı Mustafa Mutlunun köşesinde yer alan Cumhurbaşkanı için kapatılan yolda annesini kaybeden adam! başlıklı yazı ile ilgili olarak Twitter hesabında şunları yazdı.
Bugün gazeteleri okurken, Vatan Gazetesinde Mustafa Mutlu Beyin köşesininde yer alan bir habere çok üzüldüm.
Habere göre İstanbulda bir vatandaşımızın hasta annesi, yolların kapatılması nedeniyle hastaneye yetiştirilememiş ve yolda vefat etmiş.
Her şeyden önce annesini kaybeden vatandaşımıza başsağlığı diliyorum. Merhumenin mekanı cennet olsun, geride kalanlara Allah sabırlar versin.
Haberde yolların benim geçişimden dolayı kapatıldığı belirtilmiş ancak bu doğru değil.
Vatandaşımıza göre olay 8 Ekim günü 18-19 saatleri arasında Levent-Zincirlikuyu civarında olmuş ki ben o saatlerde Tarabyada ofisimdeydim.
Cumhurbaşkanı için kapatılan yolda annesini kaybeden adam!
Yıllardır cumhurbaşkanı, başbakan gibi devlet adamları geçecek diye kesilen yollarda, saatlerce trafikte bekleşen insanların ruh hallerini yansıtmaya çalıştım...
Dün öyle bir e-posta aldım ki; salya sümük ağladım...
Konuyu hiç uzatmıyorum ve Sayın Cumhurbaşkanının bilgilerine sunuyorum:
***
Sayın Cumhurbaşkanım
Babamı kaybedeli on yılı aşkın bir süre oluyor. Anneciğimle birlikte göğüs geriyorduk hayatın zorluklarına...
Annem, 08.10.2010 Cuma günü saat 18:00de fenalaştı. Cuma günü olduğu için haftalığımı yeni almıştım, param vardı yani; taksiye atladığımız gibi hastanenin yolunu tuttuk.
Leventten Zincirlikuyu Mezarlığı istikametinde trafik adeta kilitlenmişti. Ne gidecek bir yol, ne de yardım isteyecek bir polis vardı...
Sizin aracınızın geçeceği güzergaha çıkan bütün yollar, bütün şeritler trafiğe kapatılmıştı. On binlerce, belki yüz binlerce insan, sizin geçmenizi bekliyorduk...
Anneciğim kollarımda yarım saat Kelime-i Şahadet getirdikten sonra can verdi.
Benim için, saat 19:00da hayat durdu...
Son nefesimi verene kadar sizi hiç unutmayacağım.
***
Sayın Abdullah Gül...
Bu e-postayı bana gönderen okurumuzun adı, Ahmet Ertaç...
Elektronik posta adresi:
ahmetertac2@hotmail.com
Umarım; bilmeden, istemeden kahramanı olduğunuz bu hazin öykü için kendisine söyleyecek bir şeyler bulursunuz... | | Samanyolu Haber Son Dakika 10.10.2010 | | | AbdullahGülüüzenhaberAbdullah Gülü üzen haber |
|
| 22:30 Müsilaj Marmara'da balıkçılığı tehdit ediyor | Net Gazete | 28.09.2010 22:26 |  | | |
| Marmara Denizi'nde 'müsilaj' tehlikesi | Hürriyet | 28.09.2010 13:06 |  | | İstanbul Üniversitesi, (İÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yelda Aktan Turan, “Müsilaj, (Salya) problemi nedeniyle denizdeki oksijen azalıyor. Zamanla dibe çöken oluşum balıkların yumurtlama alanlarını daraltarak, balıkçılık sektörüne bir darbe vuruyor” dedi.
 | | Hürriyet Ekonomi 28.09.2010 | | | MarmaraDenizindemüsilajtehlikesiMarmara Denizinde müsilaj tehlikesi |
|
| Marmara Denizi'nde 'müsilaj' tehlikesi | Hürriyet | 28.09.2010 13:05 |  | | İstanbul Üniversitesi, (İÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yelda Aktan Turan, “Müsilaj, (Salya) problemi nedeniyle denizdeki oksijen azalıyor. Zamanla dibe çöken oluşum balıkların yumurtlama alanlarını daraltarak, balıkçılık sektörüne bir darbe vuruyor” dedi.
 | | Hürriyet Ana Sayfa 28.09.2010 | | | MarmaraDenizindemüsilajtehlikesiMarmara Denizinde müsilaj tehlikesi |
|
| Marmara denizinde 'Müsilaj' tehlikesi | Samanyolu Haber | 28.09.2010 10:46 |  | | İstanbul Üniversitesi, (İÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yelda Aktan Turan, Müsilaj, (Salya) problemi nedeniyle denizdeki oksijen azalıyor. Zamanla dibe çöken oluşum balıkların yumurtlama alanlarını daraltarak, balıkçılık sektörüne bir darbe vuruyor dedi. Turan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Marmara Denizinde yaptıkları bilimsel araştırmalarda, denizde görülen problemin halk arasında salya yada lez olarak bilinen müsilaj olduğunu belirten Turan, problemin, fitoplankton olarak adlandırılan tek hücreli bitkisel mikroorganizmaların denizde aşırı şekilde artmasından kaynaklandığını ifade etti.
Mikroorganizmaların, denizde kendilerine uygun ortam bulduklarında aşırı derecede artıp, besin rekabetine girerek denize salgılarını bıraktığını anlatan Turan, böylece su üzerinde ve dibinde sümüksü bir yapının oluştuğunu söyledi.
Bu problemin Marmara Denizinde, 2007 yılında çok fazla görüldüğünü ifade eden Turan, şöyle konuştu:
Müsilaj probleminde geçen yıl bir düşüş yaşandı. Şu anda yüzeyde görülmemekle birlikte su dibinde hala bulunmakta. Problemin tekrarlaması muhtemel. Organizmalar ışık, sıcaklık gibi uygun şartlar ve besinleri olan evsel atıklar nedeniyle büyüyüp gelişmekteler. Deniz kirliliği ve iklimsel faktörlerde düşünüldüğünde, özellikle evsel atıklardaki artış, organizmalar için uygun ortam oluşturmakta. Şu anda Marmara Denizinin dibindeler. Müsilaj problemi nedeniyle denizdeki oksijen azalıyor. Zamanla dibe çöken oluşum balıkların yumurtlama alanlarını daraltarak, balıkçılık sektörüne bir darbe vuruyor. Balıkçılar bu durumdan direkt etkileniyor. Problemden dolayı ağlarını yüzeye çekmekte zorlanan balıkçıların iş gücü ve yakıt masrafları artıyor, av araçları zarar görüyor. Ağlar çok kirleniyor, bu da ağların temizliği için ekstra iş gücü demek.
Müsilaj sorununa ilişkin üniversiteler olarak çalışmalar ve araştırmalar yaptıklarını belirten Turan, ancak problemin çözümü için öncelikle yerel yönetimlerin çalışması gerektiğini ifade etti.
Yerel yönetimlere ve balıkçılıkla ilgilenen sektörlerin başında yer alan Tarım ve Köy İşleri Bakanlığına görev düştüğünü bildiren Turan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
Deniz kirliliğini önlemek adına yerel yönetimler çeşitli arıtma sistemleri kuruyor. Ancak hala bu tarz problemler tesislerin yetersizliğini ya da kontrollü bir şekilde çalışmadığını gösteriyor. Sadece bazı bölgelerde arıtma sistemi kurulması da yeterli değil. Marmara bir bütün olarak ele alınmalı. Evsel atıklara yönelik arıtım yapılıyor. Ama tek başına yeterli değil. Derelerden gelen atık ile birlikte, endüstriyel arıtımda denetim altında tutulmalı.
Marmara Denizinde balıkçılık yapan İdris Şeremet, bu yıl balıkçılığa sorunsuz başladıklarını belirtti.
Ancak, müsilaj probleminin yenilenmesi korkusuyla balığa çıktıklarını anlatan Şeremet, sorunun özellikle kirlilikten kaynaklandığını tahmin ettiklerini ifade etti.
2007 yılından 2009 yılına kadar müsilajdan dolayı ağ çekemediklerini ve balık avlayamadıklarını bildiren Şeremet, şu anda bu tarz sorunlar yaşamadıklarını söyledi.
Şeremet, şunları kaydetti:
Özellikle 2007 yılında müsilajdan dolayı balığa çıkarken çok sorun yaşadık. Ancak bu yıl bu problemle karşılaşmıyoruz. Yinede tekrarlamasından korkarak ava çıkıyoruz. Problemin kirlilikten kaynaklandığını tahmin ediyorum. Denizdeki oksijensizlikten balıklar Marmara Denizine geçmedi ve yumurtlayamadı. Denizde şu anda balık bolluğu yok ancak para eden balık var. Bu sayede para kazanabiliyoruz. Yetkililerin bir an önce bu konuda tedbir alıp çalışmaları gerekiyor. | | Samanyolu Haber Son Dakika 28.09.2010 | | | MarmaradenizindeMüsilajtehlikesiMarmara denizinde Müsilaj tehlikesi |
|
| Marmara Denizi'nde 'müsilaj' tehlikesi | Zaman | 28.09.2010 10:43 |  | | | İstanbul Üniversitesi, (İÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yelda Aktan Turan, Müsilaj, (Salya) problemi nedeniyle denizdeki oksijen azalıyor. Zamanla dibe çöken oluşum balıkların yumurtlama alanlarını daraltarak, balıkçılık sektörüne bir darbe vuruyor dedi. | | Zaman Son Dakika 28.09.2010 | | | MarmaraDenizindemüsilajtehlikesiMarmara Denizinde müsilaj tehlikesi |
|
| Haluk Bilginer: Sadece yavşağı görüp salya akıtanlar... | Radikal | 20.09.2010 14:44 |  | | |
| Haluk Bilginer: Sadece yavşağı görüp salya akıtanlar... | Radikal | 20.09.2010 14:39 |  | | |
| Diş çıkarıyorsa dikkat edin! | Posta | 01.08.2010 05:03 |  | | Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu, bebeklerin diş çıkarma sürecinde yaşadıklarını ve annelerin bu konuda neler yapabileceğini anlattı
Haber: Ferhan Kaya Poroy
Birçok anne ve bebeğin zorlu günleri bebeklerin diş çıkarmasıyla başlar. Bu dönemi bazı bebekler rahat, bazıları ise çok sancılı bir dönem olarak geçirebilir. Sağlıklı bebekler 6-7 aylıkken diş çıkarmaya başlar ve aylarca devam eden bu süreç bebekler ve anne için zor bir dönemdir.
İşte diş çıkarma belirtileri:
Salya akıtmak: Birçok bebek 2 ve 3 aylıktan başlayarak salya akıtır. Bu durum bebekler için olağandır. Bazı bebeklerde az bazılarında daha fazla görülebilir. Bebek diş çıkarmaya başladığında daha fazla salya akıtır.
Ağrı: Bebekler diş çıkarmay... | | Posta Cumartesi 01.08.2010 | | | DişçıkarıyorsadikkatedinDiş çıkarıyorsa dikkat edin |
|
| Diş çıkarıyorsa dikkat edin! | Posta | 31.07.2010 05:40 |  | | Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu, bebeklerin diş çıkarma sürecinde yaşadıklarını ve annelerin bu konuda neler yapabileceğini anlattı
Haber: Ferhan Kaya Poroy
Birçok anne ve bebeğin zorlu günleri bebeklerin diş çıkarmasıyla başlar. Bu dönemi bazı bebekler rahat, bazıları ise çok sancılı bir dönem olarak geçirebilir. Sağlıklı bebekler 6-7 aylıkken diş çıkarmaya başlar ve aylarca devam eden bu süreç bebekler ve anne için zor bir dönemdir.
İşte diş çıkarma belirtileri:
Salya akıtmak: Birçok bebek 2 ve 3 aylıktan başlayarak salya akıtır. Bu durum bebekler için olağandır. Bazı bebeklerde az bazılarında daha fazla görülebilir. Bebek diş çıkarmaya başladığında daha fazla salya akıtır.
Ağrı: Bebekler diş çıkarmay... | | Posta Günün İçinden 31.07.2010 | | | DişçıkarıyorsadikkatedinDiş çıkarıyorsa dikkat edin |
|
| Diş çıkarıyorsa dikkat edin! | Posta | 31.07.2010 05:14 |  | | Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu, bebeklerin diş çıkarma sürecinde yaşadıklarını ve annelerin bu konuda neler yapabileceğini anlattı
Haber: Ferhan Kaya Poroy
Birçok anne ve bebeğin zorlu günleri bebeklerin diş çıkarmasıyla başlar. Bu dönemi bazı bebekler rahat, bazıları ise çok sancılı bir dönem olarak geçirebilir. Sağlıklı bebekler 6-7 aylıkken diş çıkarmaya başlar ve aylarca devam eden bu süreç bebekler ve anne için zor bir dönemdir.
İşte diş çıkarma belirtileri:
Salya akıtmak: Birçok bebek 2 ve 3 aylıktan başlayarak salya akıtır. Bu durum bebekler için olağandır. Bazı bebeklerde az bazılarında daha fazla görülebilir. Bebek diş çıkarmaya başladığında daha fazla salya akıtır.
Ağrı: Bebekler diş çıkarmay... | | Posta Güncel 31.07.2010 | | | DişçıkarıyorsadikkatedinDiş çıkarıyorsa dikkat edin |
|
| Diş çıkarıyorsa dikkat edin! | Posta | 31.07.2010 05:14 |  | | Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu, bebeklerin diş çıkarma sürecinde yaşadıklarını ve annelerin bu konuda neler yapabileceğini anlattı
Haber: Ferhan Kaya Poroy
Birçok anne ve bebeğin zorlu günleri bebeklerin diş çıkarmasıyla başlar. Bu dönemi bazı bebekler rahat, bazıları ise çok sancılı bir dönem olarak geçirebilir. Sağlıklı bebekler 6-7 aylıkken diş çıkarmaya başlar ve aylarca devam eden bu süreç bebekler ve anne için zor bir dönemdir.
İşte diş çıkarma belirtileri:
Salya akıtmak: Birçok bebek 2 ve 3 aylıktan başlayarak salya akıtır. Bu durum bebekler için olağandır. Bazı bebeklerde az bazılarında daha fazla görülebilir. Bebek diş çıkarmaya başladığında daha fazla salya akıtır.
Ağrı: Bebekler diş çıkarmay... | | Posta Son Dakika 31.07.2010 | | | DişçıkarıyorsadikkatedinDiş çıkarıyorsa dikkat edin |
|
|
| |