Habergec.Com Aranan Kelimeler:salya Değerlendirme: 10 / 10 395299
habergec.com
30.05.2012 Çarşamba
Ana Sayfa
:: Detaylı Arama
Kelime(ler) 
Tür 
Yayıncı 
Zaman 
Sırala 







:: Türler

:: Gruplar
 

salya

Şeker kızı salya sümük ağlatan kitap
Haber7
29.02.2012
07:09
Şeker Kızım kitabının kahramanı Lara, Kitap çok güzel oldu. Ben annemin açıkçası böyle şeyler yaşadığını hiç bilmiyordum. Açıkçası kitabı okuyunca salya sümük ağladım dedi.
Haber7
Son Dakika
29.02.2012
ŞekerkızısalyasümükağlatankitapŞeker kızı salya sümük ağlatan kitap
Ahmedinecad salya sümük
Milliyet
04.02.2012
21:36
1979 Devrimi’nin yıldönümü törenleri kapsamında, İslam Devrimi’nin lideri Humeyni’nin mezarını ziyaret eden Ahmedinecad, gözyaşlarını tutamadı. ...
Milliyet
Dünya
04.02.2012
AhmedinecadsalyasümükAhmedinecad salya sümük
Beşir Ayvazoğlu - Kim Jong-il ve Vaclav Havel
Zaman
22.12.2011
01:53
Kuzey Korede hiç de yabancısı olmadığımız bir manzara yaşanıyor; geçenlerde kalp krizi geçirerek ölen Sevgili Liderleri Kim Jong-ilin ardından yediden yetmişe salya sümük ağlayan bir halk manzarası... Bir zamanlar ölü evlerindeki matem havasını artırmak için ağıtçılar, yani parayla ölünün arkasından ağıt yakıp saçını başını yolarak ağlayan ve ağlatan kadınlar tutulurmuş. Öyle anlaşılıyor ki, Kuzey Kore halkı, parayla değil ama, sopayla ağıtçı yapılmış. Samimiyetle gözyaşı dökenlere bir diyeceğim olamaz, ama içten içe sevinenlerin bile mimlenip fişlenmek korkusuyla gözyaşı dökmek için nasıl çabaladıklarını düşündükçe içim sızlıyor.
Zaman
En Çok Okunan
22.12.2011
BeşirAyvazoğlu-KimJong-ilveVaclavHavelBeşir Ayvazoğlu - Kim Jong-il ve Vaclav Havel
Beşir Ayvazoğlu - Kim Jong-il ve Vaclav Havel
Zaman
22.12.2011
01:53
Kuzey Korede hiç de yabancısı olmadığımız bir manzara yaşanıyor; geçenlerde kalp krizi geçirerek ölen Sevgili Liderleri Kim Jong-ilin ardından yediden yetmişe salya sümük ağlayan bir halk manzarası... Bir zamanlar ölü evlerindeki matem havasını artırmak için ağıtçılar, yani parayla ölünün arkasından ağıt yakıp saçını başını yolarak ağlayan ve ağlatan kadınlar tutulurmuş. Öyle anlaşılıyor ki, Kuzey Kore halkı, parayla değil ama, sopayla ağıtçı yapılmış. Samimiyetle gözyaşı dökenlere bir diyeceğim olamaz, ama içten içe sevinenlerin bile mimlenip fişlenmek korkusuyla gözyaşı dökmek için nasıl çabaladıklarını düşündükçe içim sızlıyor.
Zaman
Köşe Yazıları
22.12.2011
BeşirAyvazoğlu-KimJong-ilveVaclavHavelBeşir Ayvazoğlu - Kim Jong-il ve Vaclav Havel
Sevimli Bebeğin Köpekle Oyunu
Haber3
01.12.2011
22:38
Salya sümük arkadaşlık :)
Haber3
Son Dakika
01.12.2011
SevimliBebeğinKöpekleOyunuSevimli Bebeğin Köpekle Oyunu
Salya sümük sessizlik!
Posta
15.11.2011
05:46

Hiçbir şeye üzülmem de hani bir haftalık bayram nadasından sonra klavyenin başına böyle af buyurun salya sümük döndüğüme üzülürüm. Üstünüze afiyet bir soğuk tuttu beni, bırakmıyor efendim. Aman dikkat diyerek başlayalım; ne idüğü belirsiz mevsimlerin kurbanı olup da yatay halde klavye başına geçmeyiniz . Bana top yekun geçmiş olsun dileyerek mevzulara girelim. Biz bu köşede yokken televizyonlar en rahat yayın günlerini yaşadı sanırım. Öyle ya sırt okşayan bol da, bizim alemde Kral Çıplak diyen pek de nadir bulunur oldu. Neyse, döndük artık! Şu Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesinden (Star T...
Posta
Köşe Yazıları
15.11.2011
SalyasümüksessizlikSalya sümük sessizlik
Salya sümük sessizlik!
Posta
15.11.2011
05:03

Hiçbir şeye üzülmem de hani bir haftalık bayram nadasından sonra klavyenin başına böyle af buyurun salya sümük döndüğüme üzülürüm. Üstünüze afiyet bir soğuk tuttu beni, bırakmıyor efendim. Aman dikkat diyerek başlayalım; ne idüğü belirsiz mevsimlerin kurbanı olup da yatay halde klavye başına geçmeyiniz . Bana top yekun geçmiş olsun dileyerek mevzulara girelim. Biz bu köşede yokken televizyonlar en rahat yayın günlerini yaşadı sanırım. Öyle ya sırt okşayan bol da, bizim alemde Kral Çıplak diyen pek de nadir bulunur oldu. Neyse, döndük artık! Şu Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesinden (Star T...
Posta
Magazin
15.11.2011
SalyasümüksessizlikSalya sümük sessizlik
Salya sümük sessizlik!
Posta
15.11.2011
05:03

Hiçbir şeye üzülmem de hani bir haftalık bayram nadasından sonra klavyenin başına böyle af buyurun salya sümük döndüğüme üzülürüm. Üstünüze afiyet bir soğuk tuttu beni, bırakmıyor efendim. Aman dikkat diyerek başlayalım; ne idüğü belirsiz mevsimlerin kurbanı olup da yatay halde klavye başına geçmeyiniz . Bana top yekun geçmiş olsun dileyerek mevzulara girelim. Biz bu köşede yokken televizyonlar en rahat yayın günlerini yaşadı sanırım. Öyle ya sırt okşayan bol da, bizim alemde Kral Çıplak diyen pek de nadir bulunur oldu. Neyse, döndük artık! Şu Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesinden (Star T...
Posta
Son Dakika
15.11.2011
SalyasümüksessizlikSalya sümük sessizlik
Kurbanlık Hayvanın Kondisyonu İyi, Tüyleri Parlak Olmalı
Haber3
03.11.2011
10:40
Adana Perakendeci Çiğ Piliç, Balık Eti, Yemciler, Akvaryumcu, Et ve Et Ürünleri, Celepciler, Kasaplar, Şarkütericiler Esnaf Odası Başkanı Saruhan Murat Yağmur, kurbanlık hayvanın tüyünün parlak, kondisyonunun iyi olmasına, salya, burun akıntısı, vücudunda
Haber3
Son Dakika
03.11.2011
KurbanlıkHayvanınKondisyonuİyiTüyleriParlakOlmalıKurbanlık Hayvanın Kondisyonu İyi Tüyleri Parlak Olmalı
Sağlıklı kurbanlığın 5 şartı
NTV
27.10.2011
12:38

style=margin:0Veteriner sağlık raporu olmayan, büyükbaş hayvanlarda küpesiz ve kimlik kartı bulunmayan, gebe olan, dış görünümü canlı olmayan ve salya akıntısı bulunan hayvanların satın alınmaması ve kesilmemesi gerekiyor.


NTV
Toplum Yaşam
27.10.2011
Sağlıklıkurbanlığın5şartıSağlıklı kurbanlığın 5 şartı
Kurbanlık seçerken bunlara dikkat edin
Posta
27.10.2011
11:53
İstanbul Veteriner Hekimler Odası kuranlık hayvan alırken dikkat edilmesi gerekenleri sıraladı

İstanbul Veteriner Hekimler Odası (İVHO) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan, Veteriner sağlık raporu olmayan, büyükbaş hayvanlarda küpesiz ve kimlik kartı bulunmayan, gebe olan, dış görünümü canlı olmayan ve salya akıntısı bulunan hayvanların satın alınmaması ve kesilmemesi gerekmektedir dedi. Arslan, kurbanlık hayvan seçerken dikkatli olunması gerektiğini belirterek, veteriner sağlık raporu olmayan, büyükbaş hayvanlarda küpesiz ve kimlik kartı bulunmayan, gebe, iştahsızlığı olan, tüyleri karışık ve mat halde olan, bakışları ve dış görünümü canlı olmayan ve gelişimini tamam...
Posta
Son Dakika
27.10.2011
KurbanlıkseçerkenbunlaradikkatedinKurbanlık seçerken bunlara dikkat edin
Kurbanlık seçerken bunlara dikkat edin
Posta
27.10.2011
11:53
İstanbul Veteriner Hekimler Odası kuranlık hayvan alırken dikkat edilmesi gerekenleri sıraladı

İstanbul Veteriner Hekimler Odası (İVHO) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan, Veteriner sağlık raporu olmayan, büyükbaş hayvanlarda küpesiz ve kimlik kartı bulunmayan, gebe olan, dış görünümü canlı olmayan ve salya akıntısı bulunan hayvanların satın alınmaması ve kesilmemesi gerekmektedir dedi. Arslan, kurbanlık hayvan seçerken dikkatli olunması gerektiğini belirterek, veteriner sağlık raporu olmayan, büyükbaş hayvanlarda küpesiz ve kimlik kartı bulunmayan, gebe, iştahsızlığı olan, tüyleri karışık ve mat halde olan, bakışları ve dış görünümü canlı olmayan ve gelişimini tamam...
Posta
Ana Sayfa
27.10.2011
KurbanlıkseçerkenbunlaradikkatedinKurbanlık seçerken bunlara dikkat edin
11:50 Sağlıklı kurbanlığın 5 şartı
Net Gazete
27.10.2011
11:47
İstanbul Veteriner Hekimler Odası (İVHO) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan, Veteriner sağlık raporu olmayan, büyükbaş hayvanlarda küpesiz ve kimlik kartı bulunmayan, gebe olan, dış görünümü canlı olmayan ve salya akıntısı bulunan hayvanların satın alınmaması ve kesilmemesi gerekmektedir dedi.
Net Gazete
Son Dakika
27.10.2011
1150Sağlıklıkurbanlığın5şartı1150 Sağlıklı kurbanlığın 5 şartı
Sağlıklı kurbanlığın 5 şartı
Star
27.10.2011
11:12
İstanbul Veteriner Hekimler Odası (İVHO) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan, Veteriner sağlık raporu olmayan, büyükbaş hayvanlarda küpesiz ve kimlik kartı bulunmayan, gebe olan, dış görünümü canlı olmayan ve salya akıntısı bulunan hayvanlar
Star
Güncel
27.10.2011
Sağlıklıkurbanlığın5şartıSağlıklı kurbanlığın 5 şartı
Sağlıklı kurbanlığın 5 şartı
Star
27.10.2011
11:12
İstanbul Veteriner Hekimler Odası (İVHO) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan, Veteriner sağlık raporu olmayan, büyükbaş hayvanlarda küpesiz ve kimlik kartı bulunmayan, gebe olan, dış görünümü canlı olmayan ve salya akıntısı bulunan hayvanlar
Star
Son Dakika
27.10.2011
Sağlıklıkurbanlığın5şartıSağlıklı kurbanlığın 5 şartı
Arda veda etti: Florya'ya gittim, salya sümük çıktım
Radikal
15.08.2011
10:04
Atletico Madride transfer olan Arda, Türkiyeden ayrılmadan önce kameraların karşısına geçti. İspanyaya adım atmadan önce Boğazın Maradonası, Türkiyenin Beckhamı gibi yorumlarla manşetleri süsleyen yıldız futbolcu samimi açıklamalarda bulundu.
Radikal
Spor
15.08.2011
ArdavedaettiFloryayagittimsalyasümükçıktımArda veda etti Floryaya gittim salya sümük çıktım
“Ben de Terim’e ağlamıştım”
Türkiye Gazetesi
12.08.2011
02:33
> Ercan YILDIZ - ercan.yildiz@tg.com.trELVEDA İSTANBULEn pahalı Türk futbolcusu unvanıyla İspanya’ya giden Arda Turan, İstanbul’daki son gününü Boğaz’da geçirdi. Akşam saatlerinde Madrid’e uçan yıldız futbolcu bugün sağlık kontrolünden geçtikten sonra pazartesi günü İspanyol medyası önünde imza atacak. Arda, “Veda neden Florya’da değil?” sorusuna, “Eğer oradan veda etseydim salya sümük çıkardım. Bu yüzden burayı seçtim” dedi.Terim telefonuna çıkmadıArda Turan’ın G.Saray’dan ayrılması en çok Teknik Direktör Fatih Terim’i yaraladı. Yıldız futbolcunun kalması için ilk günden beri büyük çaba harcayan Terim, Arda’nın gitme kararına çok öfkelendi. Transferin resmileştiği gün sabah saatlerine kadar uyuyamayan tecrübeli teknik adam, dün ...
Türkiye Gazetesi
Son Dakika
12.08.2011
“BendeTerim’eağlamıştım”“Ben de Terim’e ağlamıştım”
TBMM Başkanı'ndan "salya"lı cevap!
CNN Türk
06.05.2011
23:16
TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğlukun açıklamalarına ilişkin, İçleri fesat ve kötülük dolu olanlardan başka bir şey beklenmez. Ama bizim milletimizin sağduyusu, vatan sevgisi, birlikte yaşama arzusu, bu kötü niyetli insanların heveslerini geçmişte hep kursaklarında bırakmıştır dedi.
CNN Türk
Güncel
06.05.2011
TBMMBaşkanındansalyalıcevapTBMM Başkanından salyalı cevap
TBMM Başkanı'ndan "salya"lı cevap!
CNN Türk
06.05.2011
23:16
TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğlukun açıklamalarına ilişkin, İçleri fesat ve kötülük dolu olanlardan başka bir şey beklenmez. Ama bizim milletimizin sağduyusu, vatan sevgisi, birlikte yaşama arzusu, bu kötü niyetli insanların heveslerini geçmişte hep kursaklarında bırakmıştır dedi.
CNN Türk
Ana Sayfa
06.05.2011
TBMMBaşkanındansalyalıcevapTBMM Başkanından salyalı cevap
'Normal insanlara aşık olamıyorum'
Posta
22.04.2011
15:25
Helin Avşar, dün gece katıldığı Saba Tümerle Bu Gece programında nasıl aşık olduğunu anlattı

4 aydır bir birlikteliği olduğunu açıklayan Helin Avşar aşık olmadığını söyledi. Monoton bir hayattan hoşlanmadığını ve düzgün bir insana aşık olamadığını açıklayan Avşar aşık olma kriterini şu sözlerle anlattı; Bir insana ilk görüşte ya aşık olursun ya olmazsın. Zaten ben genelde ayrılınca aşık olduğumu anlıyorum. Salya sümük bir ayrılık yaşıyorum. Nerede anormal bir insan varsa onu seviyor ruhum. Monoton bir hayat bana göre değil. Düzgün bir insana aşık olamıyorum. Bana biraz deli olacak. Kafasına eseni yapacak.
Posta
Gece Hayatı
22.04.2011
NormalinsanlaraaşıkolamıyorumNormal insanlara aşık olamıyorum
'Normal insanlara aşık olamıyorum'
Posta
22.04.2011
15:19
Helin Avşar, dün gece katıldığı Saba Tümerle Bu Gece programında nasıl aşık olduğunu anlattı

4 aydır bir birlikteliği olduğunu açıklayan Helin Avşar aşık olmadığını söyledi. Monoton bir hayattan hoşlanmadığını ve düzgün bir insana aşık olamadığını açıklayan Avşar aşık olma kriterini şu sözlerle anlattı; Bir insana ilk görüşte ya aşık olursun ya olmazsın. Zaten ben genelde ayrılınca aşık olduğumu anlıyorum. Salya sümük bir ayrılık yaşıyorum. Nerede anormal bir insan varsa onu seviyor ruhum. Monoton bir hayat bana göre değil. Düzgün bir insana aşık olamıyorum. Bana biraz deli olacak. Kafasına eseni yapacak.
Posta
Magazin
22.04.2011
NormalinsanlaraaşıkolamıyorumNormal insanlara aşık olamıyorum
'Normal insanlara aşık olamıyorum'
Posta
22.04.2011
15:13
Helin Avşar, dün gece katıldığı Saba Tümerle Bu Gece programında nasıl aşık olduğunu anlattı

4 aydır bir birlikteliği olduğunu açıklayan Helin Avşar aşık olmadığını söyledi. Monoton bir hayattan hoşlanmadığını ve düzgün bir insana aşık olamadığını açıklayan Avşar aşık olma kriterini şu sözlerle anlattı; Bir insana ilk görüşte ya aşık olursun ya olmazsın. Zaten ben genelde ayrılınca aşık olduğumu anlıyorum. Salya sümük bir ayrılık yaşıyorum. Nerede anormal bir insan varsa onu seviyor ruhum. Monoton bir hayat bana göre değil. Düzgün bir insana aşık olamıyorum. Bana biraz deli olacak. Kafasına eseni yapacak.
Posta
Son Dakika
22.04.2011
NormalinsanlaraaşıkolamıyorumNormal insanlara aşık olamıyorum
Alerjik rinitli hastalar da astım olabilir
Samanyolu Haber
07.04.2011
16:22


Uzmanlar, alerjik hastalıkların en önemlilerinden birinin saman nezlesi olarak bilinen Alerjik Rinit olduğuna dikkat çekti. Doruk Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Serap Ket Alkan, hastalığın başlama yaşının çocukluk evreleri olduğunu söyledi. Endüstriyel gelişmiş ülkelerde çevre kirliliğinin artması nedeniyle giderek sıklığı artmakta olan alerjik rinit hastalığının astım hastalığı ile birlikte gözlenebileceğini belirten Dr. Serap Ket Alkan, saman nezlesinin toplumun ortalama yüzde 10unda görüldüğünü kaydetti. Dr. Alkan, Hastalık alerjik konjonktivit (göz nezlesi) ve astımla birliktelik gösterebilir. Alerjik rinitli hastaların yüzde 20 ? yüzde 40ında astım birlikteliği görülmektedir. Hastanın şikayetlerinin ortaya çıkabilmesi için en azından sorumlu alerjenle daha önceden bir kez karşılaşılmış ve ona duyarlı hale gelinmiş olması gerektiği, alerjenle karşılaştıktan sonra dakikalar içerisinde hapşırma, burunda kaşınma, burun akması ve/veya burun tıkanıklığı olabilir. Bu kişilerde devamlı bir burun çekme, burun kaşıma nedeni ile özel mimikler gelişir. Bu hastalarda genelde alerjik konjonktivit (göz nezlesi) de eşlik ettiği için gözlerde yanma, batma, kaşınma, sulanma gibi bulgular da görülebilir. Yine bu hastalarda geniz akması, baş ağrısı, gece gelen öksürük nöbetleri olabilir. Astımın da birlikte görüldüğü hastalarda, nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste sıkışma hissi, öksürük gibi bulgular olabilir. dedi. Alerjik rinitli hastaların uzun süre grip zannedilip yanlış ve eksik tedaviler uygulanmış olabileceğini de söyleyen Dr. Serap Ket Alkan, sabah erken saatlerde, kuru ve sıcak havalarda dışarıya çıkmamak polenlerden kaçınmanın da çözüm olabileceğini söyledi. Evcil hayvanların tüy, salya, dışkı ve idrarları ile temas etmemeye özen gösterilmesini isteyen Dr. Alkan şöyle devam etti: Ev ve işyerinde küf oluşmaması için gerekli önlemler alınmalıdır. Akarlar ev tozu üzerinde yaşarlar ve dışkıları ile alerjik nezleye neden olurlar. Akarları ortamdan uzaklaştırmak için düzenli olarak elektrik süpürgesi ile temizlik yapmak ve yatak takımları ile perdeleri sıcak suyla (50-70 derecede) yıkamak yerinde olacaktır. İlaç olarak öncelikle burun içine uygulanacak veya ağızdan uygulanacak antihistaminiklerden fayda sağlanmaya çalışılır.
Samanyolu Haber
Son Dakika
07.04.2011
AlerjikrinitlihastalardaastımolabilirAlerjik rinitli hastalar da astım olabilir
Alerjik rinitli hastalar da astım olabilir
Samanyolu Haber
07.04.2011
16:22
Uzmanlar, alerjik hastalıkların en önemlilerinden birinin saman nezlesi olarak bilinen Alerjik Rinit olduğuna dikkat çekti.

Doruk Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Serap Ket Alkan, hastalığın başlama yaşının çocukluk evreleri olduğunu söyledi. Endüstriyel gelişmiş ülkelerde çevre kirliliğinin artması nedeniyle giderek sıklığı artmakta olan alerjik rinit hastalığının astım hastalığı ile birlikte gözlenebileceğini belirten Dr. Serap Ket Alkan, saman nezlesinin toplumun ortalama yüzde 10unda görüldüğünü kaydetti. Dr. Alkan, Hastalık alerjik konjonktivit (göz nezlesi) ve astımla birliktelik gösterebilir. Alerjik rinitli hastaların yüzde 20 ? yüzde 40ında astım birlikteliği görülmektedir. Hastanın şikayetlerinin ortaya çıkabilmesi için en azından sorumlu alerjenle daha önceden bir kez karşılaşılmış ve ona duyarlı hale gelinmiş olması gerektiği, alerjenle karşılaştıktan sonra dakikalar içerisinde hapşırma, burunda kaşınma, burun akması ve/veya burun tıkanıklığı olabilir. Bu kişilerde devamlı bir burun çekme, burun kaşıma nedeni ile özel mimikler gelişir. Bu hastalarda genelde alerjik konjonktivit (göz nezlesi) de eşlik ettiği için gözlerde yanma, batma, kaşınma, sulanma gibi bulgular da görülebilir. Yine bu hastalarda geniz akması, baş ağrısı, gece gelen öksürük nöbetleri olabilir. Astımın da birlikte görüldüğü hastalarda, nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste sıkışma hissi, öksürük gibi bulgular olabilir. dedi. Alerjik rinitli hastaların uzun süre grip zannedilip yanlış ve eksik tedaviler uygulanmış olabileceğini de söyleyen Dr. Serap Ket Alkan, sabah erken saatlerde, kuru ve sıcak havalarda dışarıya çıkmamak polenlerden kaçınmanın da çözüm olabileceğini söyledi. Evcil hayvanların tüy, salya, dışkı ve idrarları ile temas etmemeye özen gösterilmesini isteyen Dr. Alkan şöyle devam etti: Ev ve işyerinde küf oluşmaması için gerekli önlemler alınmalıdır. Akarlar ev tozu üzerinde yaşarlar ve dışkıları ile alerjik nezleye neden olurlar. Akarları ortamdan uzaklaştırmak için düzenli olarak elektrik süpürgesi ile temizlik yapmak ve yatak takımları ile perdeleri sıcak suyla (50-70 derecede) yıkamak yerinde olacaktır. İlaç olarak öncelikle burun içine uygulanacak veya ağızdan uygulanacak antihistaminiklerden fayda sağlanmaya çalışılır.
Samanyolu Haber
Son Dakika
07.04.2011
AlerjikrinitlihastalardaastımolabilirAlerjik rinitli hastalar da astım olabilir
Alerjik rinitli hastalar da astım olabilir
Samanyolu Haber
07.04.2011
16:22
Uzmanlar, alerjik hastalıkların en önemlilerinden birinin saman nezlesi olarak bilinen Alerjik Rinit olduğuna dikkat çekti.

Doruk Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Serap Ket Alkan, hastalığın başlama yaşının çocukluk evreleri olduğunu söyledi. Endüstriyel gelişmiş ülkelerde çevre kirliliğinin artması nedeniyle giderek sıklığı artmakta olan alerjik rinit hastalığının astım hastalığı ile birlikte gözlenebileceğini belirten Dr. Serap Ket Alkan, saman nezlesinin toplumun ortalama yüzde 10unda görüldüğünü kaydetti. Dr. Alkan, Hastalık alerjik konjonktivit (göz nezlesi) ve astımla birliktelik gösterebilir. Alerjik rinitli hastaların yüzde 20 ? yüzde 40ında astım birlikteliği görülmektedir. Hastanın şikayetlerinin ortaya çıkabilmesi için en azından sorumlu alerjenle daha önceden bir kez karşılaşılmış ve ona duyarlı hale gelinmiş olması gerektiği, alerjenle karşılaştıktan sonra dakikalar içerisinde hapşırma, burunda kaşınma, burun akması ve/veya burun tıkanıklığı olabilir. Bu kişilerde devamlı bir burun çekme, burun kaşıma nedeni ile özel mimikler gelişir. Bu hastalarda genelde alerjik konjonktivit (göz nezlesi) de eşlik ettiği için gözlerde yanma, batma, kaşınma, sulanma gibi bulgular da görülebilir. Yine bu hastalarda geniz akması, baş ağrısı, gece gelen öksürük nöbetleri olabilir. Astımın da birlikte görüldüğü hastalarda, nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste sıkışma hissi, öksürük gibi bulgular olabilir. dedi. Alerjik rinitli hastaların uzun süre grip zannedilip yanlış ve eksik tedaviler uygulanmış olabileceğini de söyleyen Dr. Serap Ket Alkan, sabah erken saatlerde, kuru ve sıcak havalarda dışarıya çıkmamak polenlerden kaçınmanın da çözüm olabileceğini söyledi. Evcil hayvanların tüy, salya, dışkı ve idrarları ile temas etmemeye özen gösterilmesini isteyen Dr. Alkan şöyle devam etti: Ev ve işyerinde küf oluşmaması için gerekli önlemler alınmalıdır. Akarlar ev tozu üzerinde yaşarlar ve dışkıları ile alerjik nezleye neden olurlar. Akarları ortamdan uzaklaştırmak için düzenli olarak elektrik süpürgesi ile temizlik yapmak ve yatak takımları ile perdeleri sıcak suyla (50-70 derecede) yıkamak yerinde olacaktır. İlaç olarak öncelikle burun içine uygulanacak veya ağızdan uygulanacak antihistaminiklerden fayda sağlanmaya çalışılır.
Samanyolu Haber
Son Dakika
07.04.2011
AlerjikrinitlihastalardaastımolabilirAlerjik rinitli hastalar da astım olabilir
11:50 5 kişinin öldüğü cinayeti, yastıktaki salya çözdü
Net Gazete
01.04.2011
11:55
Vanın Erciş ilçesinde yaklaşık 5 ay önce anne Saide Aslan ile biri özürlü 4 çocuğunu vahşice öldüren katil zanlısı akraba çıktı. Ailenin evli olan büyük kızı H.C.nin kaynı olan 19 yaşındaki R.C., olaydan birkaç saat önce esrar kullandığını ve 5 kişiyi çaldığı 2 bin TL madeni para için öldürdüğü belirtti.
Net Gazete
Son Dakika
01.04.2011
11505kişininöldüğücinayetiyastıktakisalyaçözdü1150 5 kişinin öldüğü cinayeti yastıktaki salya çözdü
11:08 Van'daki cinayetini yastıktaki salya çözdürdü
Net Gazete
01.04.2011
11:31
Vanın Erciş ilçesinde yaklaşık 5 ay önce anne Saide Aslan ile biri özürlü 4 çocuğunu vahşice öldüren katil zanlısı akraba çıktı. Ailenin evli olan büyük kızı H.C.nin kaynı olan 19 yaşındaki R.C., olaydan birkaç saat önce esrar kullandığını ve 5 kişiyi çaldığı 2 bin TL madeni para için öldürdüğü belirtti.
Net Gazete
Son Dakika
01.04.2011
1108Vandakicinayetiniyastıktakisalyaçözdürdü1108 Vandaki cinayetini yastıktaki salya çözdürdü
Yastık kılıfındaki salya cinayeti çözdü
Star
01.04.2011
11:04
Vanın Erciş ilçesinde yaklaşık 5 ay önce anne Saide Aslan ile biri özürlü 4 çocuğunu vahşice öldüren katil zanlısı akraba çıktı. Ailenin evli olan büyük kızı H.C.nin kaynı olan 19 yaşındaki R.C., olaydan birkaç saat önce esrar kullandığını ve 5 kişiyi
Star
Güncel
01.04.2011
YastıkkılıfındakisalyacinayetiçözdüYastık kılıfındaki salya cinayeti çözdü
Yastık kılıfındaki salya cinayeti çözdü
Star
01.04.2011
11:04
Vanın Erciş ilçesinde yaklaşık 5 ay önce anne Saide Aslan ile biri özürlü 4 çocuğunu vahşice öldüren katil zanlısı akraba çıktı. Ailenin evli olan büyük kızı H.C.nin kaynı olan 19 yaşındaki R.C., olaydan birkaç saat önce esrar kullandığını ve 5 kişiyi
Star
Son Dakika
01.04.2011
YastıkkılıfındakisalyacinayetiçözdüYastık kılıfındaki salya cinayeti çözdü
Kars Sağlık Müdürlüğü, kuduz konusunda uyardı
Samanyolu Haber
23.03.2011
14:09


Kars Sağlık Müdürü Dr. Fahri Sevinç, vatandaşları kuduz hastalığına karşı uyardı. Kars Sağlık Müdürü Dr. Fahri Sevinç, hayvanlardan insanlara bulaşan yaklaşık 250 çeşit hastalık bulunduğunu belirterek, bunlardan 50 kadarının Türkiyede sıklıkla görüldüğünü açıkladı. Bunların en tehlikelilerinden birinin de kuduz hastalığı olduğuna dikkat çeken Sevinç, kuduzun insanlarla birlikte tüm sıcakkanlı hayvanlarda görülebilen bir hastalık olduğunu ifade etti. Kuduz hastalığının öldürücü olması nedeniyle dünyada ve Türkiyede önemli halk sağlığı sorunları arasında yer aldığının altını çizen Sevinç, Bu anlamda kuduza dikkatin çekilmesi, olası bir kuduz hastalığına önlem alınması büyük önem taşıyor. diye konuştu. Kuduza yakalanmış hayvanlarda durup bitmek bilmeyen bir hareketlilik, kısa süre içinde sinirli ve saldırgan hareket ve tavırlar görüldüğünü kaydeden Sevinç, Tehlikeli bir hal almaya başlayan hayvan, insanlara karşı olan korkusunu yitirir ve dikkatini çeken her şeye karşı ısırma refleksi sergiler. Bunlara ek olarak, bu hayvanların ağızlarından aşırı miktarda salya aktığı görülür. Bu belirtileri gösteren hayvanlardan mutlaka uzak durmak gerekir. şeklinde konuştu. Türkiyede kuduzu insanlara en çok bulaştıran hayvanların başında köpeklerin geldiğini vurgulayan Sevinç, kurt, çakal, yaban kedisi, kokarca, gelincik gibi vahşi hayvanların yanında köpek, kedi, sığır, koyun, keçi ve at gibi evcil hayvanların da hastalığa yakalanabildiğinin altını çizdi. Kuduzun insanlarda belirtilerinin kuduz mikrobunun vücuda girmesinden itibaren yaklaşık 3 ile 8 hafta sonra ortaya çıktığını hatırlatan Sevinç, Hastalık insanlarda ilk önce halsizlik, ateş, iştahsızlık, bulantı, baş ve boğaz ağrısı gibi hastalığa özel olmayan belirtilerle başlar. Isırık yeri ve çevresinde yanma, karıncalanma, uyuşma görülebilir. Birkaç gün içinde hastanın genel durumu bozularak, nabız artar, solunum düzensizleşir ve ateş yükselmeye devam eder. Bu belirtiler 5 ya da 6 gün sürer. Ardından koma ve hızlı ölümle sonuçlanır. diye konuştu. KUDUZDAN KORUNMAK İÇİN NELER YAPILMALI? Kedi ve köpeklerin kuduz hastalığına karşı mutlaka aşılandırılması gerektiğini vurgulayan Sevinç, Bunun yanında evcil hayvanların, başıboş hayvanlarla temas etmesine engel olunmalıdır. Başıboş hayvanlara, sevmek ya da beslemek amacıyla yaklaşılıp dokunulmamalı. Vatandaşlar, çevrede başıboş, hasta, garip davranışlar sergileyen veya ölmüş hayvan gördüklerinde belediyeler, muhtarlıklar, tarım il ve ilçe müdürlükleri gibi yerleri mutlaka haberdar etmeli. uyarılarında bulundu. Kuduz hastalığı kaynaklı ölüm riskinin çok yüksek olması nedeniyle hastalıktan korunma ve temas sonrası gerekenlerin eksiksiz yapılması gerektiğine dikkat çeken Sevinç, şu önerilerde bulundu: Kuduz şüpheli temas söz konusu olduğunda yara veya ısırık bölgesi hiç vakit kaybetmeden bol su ve sabunla yıkanmalı, arkasından tentürdiyot gibi iyotlu antiseptikler uygulanmalıdır. Devamında ise derhal en yakın sağlık kuruluşuna müracaat edilmelidir. Kuduzla ilgili her türlü sağlık hizmeti tüm sağlık birimlerinde ücretsiz yapılmaktadır.
Samanyolu Haber
Son Dakika
23.03.2011
KarsSağlıkMüdürlüğükuduzkonusundauyardıKars Sağlık Müdürlüğü kuduz konusunda uyardı
İğnenin ucu!
Milli Gazete
20.02.2011
17:39
İğnenin ucu nazik popolarına değenler adeta koro halinde Korku türküleri söylemeye başladılar! Korku her şeye hakim oluyor diye salya sümük ağlıyorlar!... devamı
Milli Gazete
Köşe Yazıları
20.02.2011
İğneninucuİğnenin ucu
“Salya sümük ağlama hakkınız yok!”
Haber Türk
04.02.2011
00:19
BakanBakan Bağıştan CHPnin “sokağa dökülürüz” sözlerine zehir zemberek cevap
Haber Türk
Son Dakika
04.02.2011
“Salyasümükağlamahakkınızyok”“Salya sümük ağlama hakkınız yok”
'Deli bal' ağrıyı önlüyor
Samanyolu Haber
21.01.2011
12:50
Karadenizde deli bal olarak bilinen balın, ağrı kesici etkileri olduğunu belirledi.

Karadeniz Teknik Üniversitesinde (KTÜ) bilim adamları, özütündeki grayanotoksin nedeniyle zehirleyici etkiye sahip olduğu için Karadenizde deli bal olarak bilinen balın, fareler üzerinde yaptıkları deneylerde ağrı kesici etkileri olduğunu belirledi. Bilim adamları, balın, epilepsi ve şeker hastalığı ile cinsel gücü artırıcı, tansiyonu düşürücü, nabzı yavaşlatıcı etkileri olup olmadığını da araştırdıkları deli balın günde 1 çay kaşığı tüketilmesi, fazlasının zehirlenmeye hatta ölüme yol açabileceği uyarısında bulundu. KTÜ Acil Tıp Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Abdülkadir Gürbüz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bal tutması veya deli bal zehirlenmesinin, Karadeniz kıyısı boyunca uzanan yaşam alanlarında geçmiş yıllardan beri bilindiğini, deli balın yörede kestane balı olarak da adlandırıldığını belirtti. Kestane balının hak arasında birçok sağlık sonununa iyi geldiğinin söylendiğini ifade eden Gürbüz, Bu nedenle deli bal olarak da bilinen kestane balı özellikle yörede yaygın şekilde tüketiliyor. Biz bunun bilimsel temeli olup olmadığını araştırıyoruz. Bu konular hakkında laboratuvar çalışmalarımız yürüyor. Elimizde önemli veriler var, ancak tamamlanmış çalışma henüz yok. Elimizdeki verilerden bazıları olumlu yönde. Ağrı kesici özelliği konusunda yaptığımız çalışmalarda ağrının üzerinde önleyici olduğuna dair elimizde bilgiler var dedi. Abdülkadir Gürbüz, Karadeniz Bölgesinin denize bakan yamaçlarındaki bitki örtüsünden elde edilen balların bir kısmının insanları zehirlediğine dair gerek efsanevi gerekse anonim bilgilerin kuşaktan kuşağa aktarıldığını söyledi. Deli bal zehirlenmesinin ilk defa MÖ 401de Atinalı tarihçi ve ordu komutanı Xenephon tarafından tanımlandığını ifade eden Gürbüz, Xenephon, Anabass adlı eserinde Pers Kralı Ataxerses IIye karşı yapılan bir seferde, Türkiyenin Doğu Karadeniz bölgesinde konakladıkları yerde deli bal yiyen askerlerin zehirlendiğini rapor etmiştir diye konuştu. Gürbüz, Xenophon tarafından deli bal zehirlenmesinin, şu şekilde aktarıldığını anlattı: Onların arzularını kışkırtan tek şey içleri bal ile dolu sayısız peteklerdi. Ballardan tadan askerler ishal ve kusmadan harap düştüler ve bacaklarının üzerine kalkamaz hale geldiler. Sarhoş olmuş, delirmiş ve ölümün kapısında yere kapaklanmış şekildeydiler. Yüzlercesi yere yığılıp kaldı. Ertesi gün ise hiçbiri ölmedi ve hemen hepsi balı yedikleri saatten tam bir gün sonra aynı saatte güçlerini toplamaya başladılar. 3 ve 4. gün bacakları üzerinde durur hale geldiler. Yine deli balın MÖ 67de Kral Mithradates IV tarafından Kuzeydoğu Anadoluda Pompeyin ordularına karşı kullanıldığını belirten Gürbüz, Başdanışman, Yunanlı tabip Kateusun tavsiyesi üzerine, ilerleyen Romalıların yolu üzerine içi deli bal ile dolu petekler yerleştirilmiş ve taktiksel bir geri çekilme yapmıştır. Bu peteklerden yiyen Romalılar bitkin düşerek kolayca etkisiz hale getirilmiş. Bu olayda görülmektedir ki deli bal, tarihte kullanılan ilk kimyasal silahtır dedi. Gürbüz, arıların deli balı komar çiçekleri ile zifin çiçeklerinin özütlerinden elde ettiklerini ifade ederek, Bu çiçekler, Anadoluda Karadenize kıyısı olan bütün yüksek alanlarda mevcut. Mayıs sonu itibariyle yaylalar rengarenk komar ve zifin çiçekleriyle kaplanıyor. Bu çiçeklere konan arıların yaptığı baldaki çiçeklerin özütünde grayanotoksin adlı kimyasal sebebiyle, bal zehirleyici etki gösterebiliyor. Zehrin etkisi söz konusu çiçeklerin açtığı dönemdeki hava şartlarıyla da ilgili. Şayet çiçeklerin açtığı ilk günlerde yağmur yağarsa grayanotoksin etkisi azalıyor. Dolayısıyla çiçeklerden üretilen balın da tüketicileri zehirleme ihtimali düşüyor diye konuştu. Deli balın herkeste zehir etkisi meydana getirmeyebileceğini belirten Gürbüz, şunları söyledi: Fakat büyük çoğunluk baldan etkilenir. Zehirlenme tansiyonun düşmesi ve kalbin yavaş çarpması en sık görülen belirtilerdir. Bu iki bulgu zehirlenmeye maruz kalanların yüzde 90ından fazlasında gelişir. Diğer sık görülen semptomlar terleme, sersemlik ve bilinç değişikliğidir. Ani şuur kaybı, çift ve bulanık görme, salya üretiminin artması görülebilir. Bildirilmiş olguların hemen tamamında kardiyak ritm sorunu bildirilmiştir. Zehirlenmelerde ortalama alınan bal miktarının 5 ile 30 gram olarak rapor edildiğine dikkati çeken Gürbüz, Semptomlar alımdan sonra 20 dakika ile 2 saat içerisinde başlar. Alınmış bir çok bal örneğinde keskin, yakıcı bir tat vardır. Hafif zehirlenmelerde 2-6 saat gözlemden sonra hasta güvenli bir şekilde taburcu edilebilir. Tedavi edilmemiş ciddi zehirlenmelerde önemli semptomlar ve belirtiler en geç 24 saat içinde kaybolur. Bu sürenin sonuna kadar tüm bulgular normale döner diye konuştu. Gürbüz, deli bal zehirlenmesi, tanısı, tedavisi, alternatif tıpta kullanım nedenlerinin artık modern tıbbın bulguları ışığında daha
Samanyolu Haber
Son Dakika
21.01.2011
DelibalağrıyıönlüyorDeli bal ağrıyı önlüyor
Çifte üniversiteli hırsız!
Gazete Şok
30.12.2010
01:47
İki üniversitede okuyan kadın hırsız çaldığı yüzük ve kolyelerle polise yakalanınca salya sümük ağladı!..
Gazete Şok
Son Dakika
30.12.2010
ÇifteüniversitelihırsızÇifte üniversiteli hırsız
SAATİN DURDUĞU AN
Ayaklı Gazete
10.12.2010
00:10
Beren, dizinin en başından beri aynı somurtuk ifade, aynı salya sümük ağlama halleriyle ekranda.
Ayaklı Gazete
Televizyon
10.12.2010
SAATİNDURDUĞUANSAATİN DURDUĞU AN
SAATİN DURDUĞU AN
Ayaklı Gazete
10.12.2010
00:10
Beren, dizinin en başından beri aynı somurtuk ifade, aynı salya sümük ağlama halleriyle ekranda.
Ayaklı Gazete
Ana Sayfa
10.12.2010
SAATİNDURDUĞUANSAATİN DURDUĞU AN
Bebeğim diş çıkarıyor!
Türkiye Gazetesi
19.10.2010
02:01
UZMAN GÖRÜŞÜ Uzman Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu, bebeklerin diş çıkarmaya başlamasıyla birlikte annelerin zor bir döneme girdiğini söyledi. Kışlaoğlu, ‘Eyvah bebeğim diş çıkarıyor’ diye de bir endişeye kapılmanın doğru olmadığını belirtti. Sağlıklı bebekler 6-7 aylıkken diş çıkarmaya başlar ve aylarca devam eden bu süreç bebekler ve anne için zor bir dönemdir. Bebekler diş çıkarmadan önce bazı belirtiler baş gösterir. Yaşanan belirtiler değişebilir fakat genel olarak bütün bebeklerde aynı belirtilerle dişler çıkmaya başlar. Bu belirtileri Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu şu şekilde sıraladı: Salya akıtmak: Hemen hemen birçok bebek 2 ve 3 aylıktan başlayarak salya akıtır. Bu durum bebekler için olağandır. Bazı bebeklerde az bazılarında daha f ...
Türkiye Gazetesi
Son Dakika
19.10.2010
Bebeğimdişçıkarıyor Bebeğim diş çıkarıyor
Abdullah Gül'ü üzen ölüm
Samanyolu Haber
10.10.2010
17:34
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Twitterdan, bugün bir yazarın köşesinde yer verdiği olaya dair açıklamada bulundu.

Cumhurbaşkanı Gül, Vatan Yazarı Mustafa Mutlunun köşesinde yer alan Cumhurbaşkanı için kapatılan yolda annesini kaybeden adam! başlıklı yazı ile ilgili olarak Twitter hesabında şunları yazdı. Bugün gazeteleri okurken, Vatan Gazetesinde Mustafa Mutlu Beyin köşesininde yer alan bir habere çok üzüldüm. Habere göre İstanbulda bir vatandaşımızın hasta annesi, yolların kapatılması nedeniyle hastaneye yetiştirilememiş ve yolda vefat etmiş. Her şeyden önce annesini kaybeden vatandaşımıza başsağlığı diliyorum. Merhumenin mekanı cennet olsun, geride kalanlara Allah sabırlar versin. Haberde yolların benim geçişimden dolayı kapatıldığı belirtilmiş ancak bu doğru değil. 8 Ekim Cuma günü en son saat 14:30 civarı cuma namazını Dolmabahçe Camiinde kıldıktan sonra, sahil yolunu kullanarak Tarabyaya döndüm. Bu vesile ile bir konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum. Hangi şehirde olursa olsun geçişlerim sırasında trafığin aksatılması konusunda çok hassasım ve bu konuda çok açık talimat verdim. Cumhurbaşkanı için kapatılan yolda annesini kaybeden adam! Yıllardır cumhurbaşkanı, başbakan gibi devlet adamları geçecek diye kesilen yollarda, saatlerce trafikte bekleşen insanların ruh hallerini yansıtmaya çalıştım... Dün öyle bir e-posta aldım ki; salya sümük ağladım... Konuyu hiç uzatmıyorum ve Sayın Cumhurbaşkanının bilgilerine sunuyorum: *** Sayın Cumhurbaşkanım Babamı kaybedeli on yılı aşkın bir süre oluyor. Anneciğimle birlikte göğüs geriyorduk hayatın zorluklarına... Annem, 08.10.2010 Cuma günü saat 18:00de fenalaştı. Cuma günü olduğu için haftalığımı yeni almıştım, param vardı yani; taksiye atladığımız gibi hastanenin yolunu tuttuk. Leventten Zincirlikuyu Mezarlığı istikametinde trafik adeta kilitlenmişti. Ne gidecek bir yol, ne de yardım isteyecek bir polis vardı... Sizin aracınızın geçeceği güzergaha çıkan bütün yollar, bütün şeritler trafiğe kapatılmıştı. On binlerce, belki yüz binlerce insan, sizin geçmenizi bekliyorduk... Anneciğim kollarımda yarım saat Kelime-i Şahadet getirdikten sonra can verdi. Benim için, saat 19:00da hayat durdu... Son nefesimi verene kadar sizi hiç unutmayacağım. *** Sayın Abdullah Gül... Bu e-postayı bana gönderen okurumuzun adı, Ahmet Ertaç... Elektronik posta adresi: ahmetertac2@hotmail.com Umarım; bilmeden, istemeden kahramanı olduğunuz bu hazin öykü için kendisine söyleyecek bir şeyler bulursunuz...
Samanyolu Haber
Son Dakika
10.10.2010
AbdullahGülüüzenölümAbdullah Gülü üzen ölüm
Abdullah Gül'ü üzen haber
Samanyolu Haber
10.10.2010
17:04
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Twitterdan, bugün bir yazarın köşesinde yer verdiği olaya dair açıklamada bulundu.

Cumhurbaşkanı Gül, Vatan Yazarı Mustafa Mutlunun köşesinde yer alan Cumhurbaşkanı için kapatılan yolda annesini kaybeden adam! başlıklı yazı ile ilgili olarak Twitter hesabında şunları yazdı. Bugün gazeteleri okurken, Vatan Gazetesinde Mustafa Mutlu Beyin köşesininde yer alan bir habere çok üzüldüm. Habere göre İstanbulda bir vatandaşımızın hasta annesi, yolların kapatılması nedeniyle hastaneye yetiştirilememiş ve yolda vefat etmiş. Her şeyden önce annesini kaybeden vatandaşımıza başsağlığı diliyorum. Merhumenin mekanı cennet olsun, geride kalanlara Allah sabırlar versin. Haberde yolların benim geçişimden dolayı kapatıldığı belirtilmiş ancak bu doğru değil. Vatandaşımıza göre olay 8 Ekim günü 18-19 saatleri arasında Levent-Zincirlikuyu civarında olmuş ki ben o saatlerde Tarabyada ofisimdeydim. Cumhurbaşkanı için kapatılan yolda annesini kaybeden adam! Yıllardır cumhurbaşkanı, başbakan gibi devlet adamları geçecek diye kesilen yollarda, saatlerce trafikte bekleşen insanların ruh hallerini yansıtmaya çalıştım... Dün öyle bir e-posta aldım ki; salya sümük ağladım... Konuyu hiç uzatmıyorum ve Sayın Cumhurbaşkanının bilgilerine sunuyorum: *** Sayın Cumhurbaşkanım Babamı kaybedeli on yılı aşkın bir süre oluyor. Anneciğimle birlikte göğüs geriyorduk hayatın zorluklarına... Annem, 08.10.2010 Cuma günü saat 18:00de fenalaştı. Cuma günü olduğu için haftalığımı yeni almıştım, param vardı yani; taksiye atladığımız gibi hastanenin yolunu tuttuk. Leventten Zincirlikuyu Mezarlığı istikametinde trafik adeta kilitlenmişti. Ne gidecek bir yol, ne de yardım isteyecek bir polis vardı... Sizin aracınızın geçeceği güzergaha çıkan bütün yollar, bütün şeritler trafiğe kapatılmıştı. On binlerce, belki yüz binlerce insan, sizin geçmenizi bekliyorduk... Anneciğim kollarımda yarım saat Kelime-i Şahadet getirdikten sonra can verdi. Benim için, saat 19:00da hayat durdu... Son nefesimi verene kadar sizi hiç unutmayacağım. *** Sayın Abdullah Gül... Bu e-postayı bana gönderen okurumuzun adı, Ahmet Ertaç... Elektronik posta adresi: ahmetertac2@hotmail.com Umarım; bilmeden, istemeden kahramanı olduğunuz bu hazin öykü için kendisine söyleyecek bir şeyler bulursunuz...
Samanyolu Haber
Son Dakika
10.10.2010
AbdullahGülüüzenhaberAbdullah Gülü üzen haber
22:30 Müsilaj Marmara'da balıkçılığı tehdit ediyor
Net Gazete
28.09.2010
22:26
İstanbul Üniversitesi, ( İÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yelda Aktan Turan, Müsilaj, (Salya) problemi nedeniyle denizdeki oksijen azalıyor. Zamanla dibe çöken oluşum balıkların yumurtlama alanlarını daraltarak, balıkçılık sektörüne bir darbe vuruyor dedi.
Net Gazete
Son Dakika
28.09.2010
2230MüsilajMarmaradabalıkçılığıtehditediyor2230 Müsilaj Marmarada balıkçılığı tehdit ediyor
Marmara Denizi'nde 'müsilaj' tehlikesi
Hürriyet
28.09.2010
13:06
Marmaraİstanbul Üniversitesi, (İÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yelda Aktan Turan, “Müsilaj, (Salya) problemi nedeniyle denizdeki oksijen azalıyor. Zamanla dibe çöken oluşum balıkların yumurtlama alanlarını daraltarak, balıkçılık sektörüne bir darbe vuruyor” dedi.

Hürriyet
Ekonomi
28.09.2010
MarmaraDenizindemüsilajtehlikesiMarmara Denizinde müsilaj tehlikesi
Marmara Denizi'nde 'müsilaj' tehlikesi
Hürriyet
28.09.2010
13:05
Marmaraİstanbul Üniversitesi, (İÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yelda Aktan Turan, “Müsilaj, (Salya) problemi nedeniyle denizdeki oksijen azalıyor. Zamanla dibe çöken oluşum balıkların yumurtlama alanlarını daraltarak, balıkçılık sektörüne bir darbe vuruyor” dedi.

Hürriyet
Ana Sayfa
28.09.2010
MarmaraDenizindemüsilajtehlikesiMarmara Denizinde müsilaj tehlikesi
Marmara denizinde 'Müsilaj' tehlikesi
Samanyolu Haber
28.09.2010
10:46
İstanbul Üniversitesi, (İÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yelda Aktan Turan, Müsilaj, (Salya) problemi nedeniyle denizdeki oksijen azalıyor. Zamanla dibe çöken oluşum balıkların yumurtlama alanlarını daraltarak, balıkçılık sektörüne bir darbe vuruyor dedi.

Turan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Marmara Denizinde yaptıkları bilimsel araştırmalarda, denizde görülen problemin halk arasında salya yada lez olarak bilinen müsilaj olduğunu belirten Turan, problemin, fitoplankton olarak adlandırılan tek hücreli bitkisel mikroorganizmaların denizde aşırı şekilde artmasından kaynaklandığını ifade etti. Mikroorganizmaların, denizde kendilerine uygun ortam bulduklarında aşırı derecede artıp, besin rekabetine girerek denize salgılarını bıraktığını anlatan Turan, böylece su üzerinde ve dibinde sümüksü bir yapının oluştuğunu söyledi. Bu problemin Marmara Denizinde, 2007 yılında çok fazla görüldüğünü ifade eden Turan, şöyle konuştu: Müsilaj probleminde geçen yıl bir düşüş yaşandı. Şu anda yüzeyde görülmemekle birlikte su dibinde hala bulunmakta. Problemin tekrarlaması muhtemel. Organizmalar ışık, sıcaklık gibi uygun şartlar ve besinleri olan evsel atıklar nedeniyle büyüyüp gelişmekteler. Deniz kirliliği ve iklimsel faktörlerde düşünüldüğünde, özellikle evsel atıklardaki artış, organizmalar için uygun ortam oluşturmakta. Şu anda Marmara Denizinin dibindeler. Müsilaj problemi nedeniyle denizdeki oksijen azalıyor. Zamanla dibe çöken oluşum balıkların yumurtlama alanlarını daraltarak, balıkçılık sektörüne bir darbe vuruyor. Balıkçılar bu durumdan direkt etkileniyor. Problemden dolayı ağlarını yüzeye çekmekte zorlanan balıkçıların iş gücü ve yakıt masrafları artıyor, av araçları zarar görüyor. Ağlar çok kirleniyor, bu da ağların temizliği için ekstra iş gücü demek. Müsilaj sorununa ilişkin üniversiteler olarak çalışmalar ve araştırmalar yaptıklarını belirten Turan, ancak problemin çözümü için öncelikle yerel yönetimlerin çalışması gerektiğini ifade etti. Yerel yönetimlere ve balıkçılıkla ilgilenen sektörlerin başında yer alan Tarım ve Köy İşleri Bakanlığına görev düştüğünü bildiren Turan, konuşmasını şöyle sürdürdü: Deniz kirliliğini önlemek adına yerel yönetimler çeşitli arıtma sistemleri kuruyor. Ancak hala bu tarz problemler tesislerin yetersizliğini ya da kontrollü bir şekilde çalışmadığını gösteriyor. Sadece bazı bölgelerde arıtma sistemi kurulması da yeterli değil. Marmara bir bütün olarak ele alınmalı. Evsel atıklara yönelik arıtım yapılıyor. Ama tek başına yeterli değil. Derelerden gelen atık ile birlikte, endüstriyel arıtımda denetim altında tutulmalı. Marmara Denizinde balıkçılık yapan İdris Şeremet, bu yıl balıkçılığa sorunsuz başladıklarını belirtti. Ancak, müsilaj probleminin yenilenmesi korkusuyla balığa çıktıklarını anlatan Şeremet, sorunun özellikle kirlilikten kaynaklandığını tahmin ettiklerini ifade etti. 2007 yılından 2009 yılına kadar müsilajdan dolayı ağ çekemediklerini ve balık avlayamadıklarını bildiren Şeremet, şu anda bu tarz sorunlar yaşamadıklarını söyledi. Şeremet, şunları kaydetti: Özellikle 2007 yılında müsilajdan dolayı balığa çıkarken çok sorun yaşadık. Ancak bu yıl bu problemle karşılaşmıyoruz. Yinede tekrarlamasından korkarak ava çıkıyoruz. Problemin kirlilikten kaynaklandığını tahmin ediyorum. Denizdeki oksijensizlikten balıklar Marmara Denizine geçmedi ve yumurtlayamadı. Denizde şu anda balık bolluğu yok ancak para eden balık var. Bu sayede para kazanabiliyoruz. Yetkililerin bir an önce bu konuda tedbir alıp çalışmaları gerekiyor.
Samanyolu Haber
Son Dakika
28.09.2010
MarmaradenizindeMüsilajtehlikesiMarmara denizinde Müsilaj tehlikesi
Marmara Denizi'nde 'müsilaj' tehlikesi
Zaman
28.09.2010
10:43
İstanbul Üniversitesi, (İÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yelda Aktan Turan, Müsilaj, (Salya) problemi nedeniyle denizdeki oksijen azalıyor. Zamanla dibe çöken oluşum balıkların yumurtlama alanlarını daraltarak, balıkçılık sektörüne bir darbe vuruyor dedi.
Zaman
Son Dakika
28.09.2010
MarmaraDenizindemüsilajtehlikesiMarmara Denizinde müsilaj tehlikesi
Haluk Bilginer: Sadece yavşağı görüp salya akıtanlar...
Radikal
20.09.2010
14:44
Bir aşçı Anam öldüğü gün baklava açtım diye böbürlenir mi?
Radikal
Ana Sayfa
20.09.2010
HalukBilginerSadeceyavşağıgörüpsalyaakıtanlarHaluk Bilginer Sadece yavşağı görüp salya akıtanlar
Haluk Bilginer: Sadece yavşağı görüp salya akıtanlar...
Radikal
20.09.2010
14:39
Haluk Bilginer bir söyleşisinde Oyuncuların çoğu yavşak deyince sanat camiası karıştı. Bilginer yeni bir açıklama yaparak Mesleği doğru dürüst icra etmek yerine, mesleklerini kutsallaştırıp, göz boyamak isteyenlere ayna tutulmuş gibi mi oldu? diye sordu
Radikal
Kültür
20.09.2010
HalukBilginerSadeceyavşağıgörüpsalyaakıtanlarHaluk Bilginer Sadece yavşağı görüp salya akıtanlar
Diş çıkarıyorsa dikkat edin!
Posta
01.08.2010
05:03
Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu, bebeklerin diş çıkarma sürecinde yaşadıklarını ve annelerin bu konuda neler yapabileceğini anlattı

Haber: Ferhan Kaya Poroy Birçok anne ve bebeğin zorlu günleri bebeklerin diş çıkarmasıyla başlar. Bu dönemi bazı bebekler rahat, bazıları ise çok sancılı bir dönem olarak geçirebilir. Sağlıklı bebekler 6-7 aylıkken diş çıkarmaya başlar ve aylarca devam eden bu süreç bebekler ve anne için zor bir dönemdir. İşte diş çıkarma belirtileri: Salya akıtmak: Birçok bebek 2 ve 3 aylıktan başlayarak salya akıtır. Bu durum bebekler için olağandır. Bazı bebeklerde az bazılarında daha fazla görülebilir. Bebek diş çıkarmaya başladığında daha fazla salya akıtır. Ağrı: Bebekler diş çıkarmay...
Posta
Cumartesi
01.08.2010
DişçıkarıyorsadikkatedinDiş çıkarıyorsa dikkat edin
Diş çıkarıyorsa dikkat edin!
Posta
31.07.2010
05:40
Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu, bebeklerin diş çıkarma sürecinde yaşadıklarını ve annelerin bu konuda neler yapabileceğini anlattı

Haber: Ferhan Kaya Poroy Birçok anne ve bebeğin zorlu günleri bebeklerin diş çıkarmasıyla başlar. Bu dönemi bazı bebekler rahat, bazıları ise çok sancılı bir dönem olarak geçirebilir. Sağlıklı bebekler 6-7 aylıkken diş çıkarmaya başlar ve aylarca devam eden bu süreç bebekler ve anne için zor bir dönemdir. İşte diş çıkarma belirtileri: Salya akıtmak: Birçok bebek 2 ve 3 aylıktan başlayarak salya akıtır. Bu durum bebekler için olağandır. Bazı bebeklerde az bazılarında daha fazla görülebilir. Bebek diş çıkarmaya başladığında daha fazla salya akıtır. Ağrı: Bebekler diş çıkarmay...
Posta
Günün İçinden
31.07.2010
DişçıkarıyorsadikkatedinDiş çıkarıyorsa dikkat edin
Diş çıkarıyorsa dikkat edin!
Posta
31.07.2010
05:14
Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu, bebeklerin diş çıkarma sürecinde yaşadıklarını ve annelerin bu konuda neler yapabileceğini anlattı

Haber: Ferhan Kaya Poroy Birçok anne ve bebeğin zorlu günleri bebeklerin diş çıkarmasıyla başlar. Bu dönemi bazı bebekler rahat, bazıları ise çok sancılı bir dönem olarak geçirebilir. Sağlıklı bebekler 6-7 aylıkken diş çıkarmaya başlar ve aylarca devam eden bu süreç bebekler ve anne için zor bir dönemdir. İşte diş çıkarma belirtileri: Salya akıtmak: Birçok bebek 2 ve 3 aylıktan başlayarak salya akıtır. Bu durum bebekler için olağandır. Bazı bebeklerde az bazılarında daha fazla görülebilir. Bebek diş çıkarmaya başladığında daha fazla salya akıtır. Ağrı: Bebekler diş çıkarmay...
Posta
Güncel
31.07.2010
DişçıkarıyorsadikkatedinDiş çıkarıyorsa dikkat edin
Diş çıkarıyorsa dikkat edin!
Posta
31.07.2010
05:14
Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu, bebeklerin diş çıkarma sürecinde yaşadıklarını ve annelerin bu konuda neler yapabileceğini anlattı

Haber: Ferhan Kaya Poroy Birçok anne ve bebeğin zorlu günleri bebeklerin diş çıkarmasıyla başlar. Bu dönemi bazı bebekler rahat, bazıları ise çok sancılı bir dönem olarak geçirebilir. Sağlıklı bebekler 6-7 aylıkken diş çıkarmaya başlar ve aylarca devam eden bu süreç bebekler ve anne için zor bir dönemdir. İşte diş çıkarma belirtileri: Salya akıtmak: Birçok bebek 2 ve 3 aylıktan başlayarak salya akıtır. Bu durum bebekler için olağandır. Bazı bebeklerde az bazılarında daha fazla görülebilir. Bebek diş çıkarmaya başladığında daha fazla salya akıtır. Ağrı: Bebekler diş çıkarmay...
Posta
Son Dakika
31.07.2010
DişçıkarıyorsadikkatedinDiş çıkarıyorsa dikkat edin
Toplam "106" adet haber bulundu!
Sayfa:
Site üzerindeki bütün haberler kaynak belirtilerek dış kaynakların rss servisleri kullanılarak gösterilmektedir.
www.habergec.com site üzerindeki haberlerin doğruluğundan sorumlu değildir.
İletişim:info@habergec.com
Uçak Bileti