| Tarihe damga vurmuş bütün şehirlerin, kendilerine ait sembolleri, bir bakışta hatırlanan değerleri ve medeniyet tarihini yansıtan eserleri vardır. Bu eserleri korumak, kollamak ve nesilden nesile aktarmak görevi, o şehirde yaşayan insanların boyun borcudur. Biz nasıl bir önceki kuşaktan, şehrimizin sembol yapılarını, değerlerini aldıysak, bir sonraki kuşağın da bu değerlerle büyümesi, yetişmesi ve bu güzelliklerden istifade edebilmesi yönünde bir çaba içinde olmamız şarttır. İslam medeniyetine ait tüm şehirlerin kendilerine ait bir ruhu vardır. Mekke, Medine, Şam, Bağdat, İstanbul, Kudüs. Bu şehirlerde hayat bir başka akar... Bu şehirlerde yaşam bazı değerlerin etrafında döner. İstanbul, tarihi yarımadası ile bu yarımada içinde varolan sembolleriyle tanınır, bilinir. Bu semboller aynı zamanda şehrimizin silüetini oluşturan farklı kompleksleri de yanında taşır. Şehrin bir ucundan baktığınızda, diğer ucunda ne olduğunu görürsünüz. Kadıköyden baktığınızda Sultanahmet meydanına bir başka haz ve lezzet alırsınız, Sarayburnunda oturduğunuzda ise şehrin tadı ve lezzeti bir başka olur. İşte bu şehrin yaşanabilir, tarihe imza atan yönüdür.
Maalesef, özellikle son dönemde şehrimize ait değerleri birbir hayatımızdan çıkarma yönünde çok rezil bir yarışı başlatmış bulunuyoruz. İstanbulun silüetini bozmak, İstanbulun tarihsel görünümünü mahvetmek için kendilerine onulmaz payeler biçen bazı müteahhitler, şehrin her noktasına diktikleri birbirinden çirkin ve devasa yapılarla, farklı bir inşaat akımının öncülüğünü yapıyorlar. Kadıköyden bakıldığında eskiden tarihi yarımadanın insanı cezbeden ve mesteden silüetini izleyebilirdik. Şimdi ise Selattin camilerinin arasında ta Zeytinburnundan yükselen çirkinlik abidesi olan yapıların çirkin yüzleri görünüyor. İstanbulda kuşaklardır bu silüetlere bakarak lezzet alan, haz alan nesiller bir sonraki nesle böylesi bir çirkinlik abidesini aktaracak olmanın buruk hüznünü yaşıyorlar. Kuşkusuz bu rezilliğin tek sebebi, şehrin yönetimindeki olan irade. Şehre sahip çıkmayan, şehrin güzelliklerini koruyup kollama konusunda, kapitalizmin esiri olan, üç kuruş için şehre hıyanet etmeyi hüner sayan irade.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 29.05.2012 | |