tortusu | |
|
| Haftanın tortusu | Radikal | 08.04.2012 03:04 |  | | Amerikalı şair ve yazar Adrienne Rich, 82 yaşında hayatını kaybetti... 1963te yayımladığı Snapshots of a Daughter-in-Law adlı şiir kitabıyla uluslararası ün kazanan Rich, eserlerinde kadın hakları, ırkçılık, cinsel... | | Radikal Kitap 08.04.2012 | | | HaftanıntortusuHaftanın tortusu |
|
| Haftanın tortusu | Radikal | 01.04.2012 03:11 |  | | Süpermanin yaratıcıları Jerry Siegel ile Joe Shustere 70 yıl önce verilen 130 dolarlık çek, açık artırmayla satışa çıkarıldı. DC Comics şirketi, Kripton gezegeninden gelen Süpermanin tüm telif haklarını almak için... | | Radikal Kitap 01.04.2012 | | | HaftanıntortusuHaftanın tortusu |
|
| Haftanın tortusu | Radikal | 25.03.2012 04:20 |  | | Geçen yıl 23 Martta kaybettiğimiz, Gizli Kalmış Bir İstanbul Masalı, İnsansız Konağın İkonu, Uykuda Çocuk Ölümleri, Karadelik Güncesi gibi eserleriyle tanınan yazar Ali Teoman, İstanbul Bilgi Üniversitesi... | | Radikal Kitap 25.03.2012 | | | HaftanıntortusuHaftanın tortusu |
|
| Haftanın tortusu | Radikal | 18.03.2012 03:07 |  | | İsveçte 2011 yılında satılan 4 milyon kitabıyla ülkesinin en çok satan yazarı unvanına sahip olan Camilla Läckbergin, dünyada en çok okunan popüler romanı Buz Prenses mayıs ayında Doğan Kitap tarafından... | | Radikal Kitap 18.03.2012 | | | HaftanıntortusuHaftanın tortusu |
|
| Haftanın tortusu | Radikal | 11.03.2012 03:18 |  | | Almanyanın Regensburg kentinde yüz elli yıldır bir arşivde kilitli tutulan beş yüz yeni peri masalı gün ışığına çıkarıldı. 1886 yılında hayata veda eden tarihçi Franz Xaver von Schönwerth tarafından derlenen masallar... | | Radikal Kitap 11.03.2012 | | | HaftanıntortusuHaftanın tortusu |
|
| Haftanın tortusu | Radikal | 04.03.2012 03:27 |  | | Pek çok esere imza atan Sula Bozisin İstanbul Rumlarından Yemek Tarifleri: Masal Yıllarımın Mutfağı kitabı Yapı Kredi Yayınlarından çıktı. İstanbul Rumlarından Yemek Tarifleri sadece bir yemek tarifi kitabı değil. | | Radikal Kitap 04.03.2012 | | | HaftanıntortusuHaftanın tortusu |
|
| Haftanın tortusu | Radikal | 26.02.2012 03:12 |  | | Charles Warren Adamsın Charles Felix rumuzuyla yazdığı, ilk basılı dedektif romanı kabul edilen The Notting Hill Mystery, 150 yıl sonra tekrar basılıyor. Kitabın yeni baskısında 1863 tarihli orijinal baskıdaki fotoğrafların... | | Radikal Kitap 26.02.2012 | | | HaftanıntortusuHaftanın tortusu |
|
| Haftanın tortusu | Radikal | 19.02.2012 03:25 |  | | Ve Antalyanın da bir kitap fuarı var artık... İlk kez düzenlenen Antalya Kitap Fuarı, Cam Piramit Sakıp Sabancı Fuar ve Kongre Merkezinde başladı. 75 yayınevinin katıldığı fuarda düzenlenecek söyleşi, panel, şiir dinletisi... | | Radikal Kitap 19.02.2012 | | | HaftanıntortusuHaftanın tortusu |
|
| Haftanın tortusu | Radikal | 12.02.2012 02:56 |  | | Türkiyenin en çok tercih edilen kitap satış sitelerinden olan idefix.com, son 12 aylık satış grafiğini değerlendirerek Türkiyenin okuma haritasını çıkardı.En çok okunan kitaplar listesinde edebiyat türündeki kitaplar başı çekerken... | | Radikal Kitap 12.02.2012 | | | HaftanıntortusuHaftanın tortusu |
|
| Haftanın tortusu | Radikal | 05.02.2012 03:17 |  | | Tarihsel süreçte önemli medeniyetlere ev sahipliği yapan İstanbul hakkındaki 100 efsane, İstanbulun 100 Efsanesi kitabında toplandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞnin İstanbulun Yüzleri serisi... | | Radikal Kitap 05.02.2012 | | | HaftanıntortusuHaftanın tortusu |
|
| HAFTANIN TORTUSU | Radikal | 29.01.2012 20:38 |  | | Can Çocuk Yayınları ve Kumbaracı50 işbirliğiyle her yaştan çocuklar için Kumbaracı50 sahnesinde Canlı Kitap Günleri etkinliği düzenleniyor. Çocuklara tiyatroyu sevdirmenin yanı sıra, özellikle tiyatroya gitme... | | Radikal Kitap 29.01.2012 | | | HAFTANINTORTUSUHAFTANIN TORTUSU |
|
| HAFTANIN TORTUSU | Radikal | 22.01.2012 03:00 |  | | Oliver Stone sordu, Tarık Ali yanıtladı. İki muhalif, Amerikan bayrağını bir dart tahtasının üzerine geçirip sallıyorlar oklarını. Hedef bir ülke değil elbette. Hedef, Birleşik Devletlerin İkinci Dünya Savaşından sonra kurduğu küresel... | | Radikal Kitap 22.01.2012 | | | HAFTANINTORTUSUHAFTANIN TORTUSU |
|
| Haftanın tortusu | Radikal | 15.01.2012 02:55 |  | | Everest Yayınları, dünya klasiklerinin önde gelen isimlerinin eserlerini yayımlamaya devam ediyor. Yayınevi; Çehov, Gogol, Gonçarov ve Vaginov gibi isimlerden sonra Rus edebiyatı kitaplığına şimdi de Dostoyevskiyi... | | Radikal Kitap 15.01.2012 | | | HaftanıntortusuHaftanın tortusu |
|
| Haftanın tortusu | Radikal | 08.01.2012 02:54 |  | | Hace-i Evvel yani ilk öğretmen olarak anılan Ahmet Midhat Efendinin yaklaşık 70 yıldır el sürülmeyen mektupları tasnif edilerek, kitap haline getirildi. Fazıl ve Feylosof Kızım: Fatma Aliyeye Mektuplar adlı kitap... | | Radikal Kitap 08.01.2012 | | | HaftanıntortusuHaftanın tortusu |
|
| Beytüllahm'da başka Kahire'de başka telden çalmak! | Milli Gazete | 10.12.2011 20:03 |  | | | Heyetül Ulema Başkanı Haris ed Dari ile bir sohbette konuşurken Batıda din veya dindarlık kalmadığını, lakin hala tortusu olan kara taassubu terk demediklerini söyledim. Çok hoşuna gitti ve başıyla tasdik etti. Bedihi yani izah gerektirmeyen açık bir durum. Ama neden? Neden, dini terk ettikleri halde Müslümanlara yönelik taassuplarını terk edemiyorlar? Bunun basit bir cevabı var. Elbette adalet aşkından değil. Bilakis siyasi çıkarları öyle gerektiriyor da ondan. Din istismarı için. Evet, Batılılar dini terk ettikleri halde dini kullanmaktan çekinmiyorlar. Özellikle de Müslümanlara karşı. Kapitülasyonlar yani imtiyazlarla birlikte böyle bir alışkanlık kesp ettiler. Şimdi de vazgeçemiyorlar. Rusyanın en cihangir çarlarından ve bu yönüyle İranlı Birinci Şah Abbasa benzeyen Çar Birinci Nikola Rus tarihinde en bariz din istismarcılarından biridir. Safevilerin Bağdat ve Iraktaki kutsal eşikler (Atabat el Mukaddese) siyaseti gibi Çar Birinci Nikola da Kudüste Makamat-ı Mübareke konusunu gündeme getirmiş ve Hıristiyanlara ait kutsal mekânları Katoliklerin ve Fransızların elinden alabilmek için Osmanlıya kök söktürmüş ve bu siyaseti Kırım Savaşına neden olmuştur. Çar Birinci Nikolanın derdi elbette ki kutsal mekânların ele geçirilmesinden ziyade bu politika üzerinden nüfuzunu ve yayılmasını genişletmektir. Batılılar da hala Ortadoğuda azınlık politikası uygulamaktadır. Muhalefete destek çıkarken bile Batılılar Beşşar düzeninin politikalarına başvurmakta ve Maruni Patriği Bişare gibi Hıristiyan azınlıkların derdine düşmektedirler. Suriye muhalefetinin birinci derdi sivilleri korumak ise Batılıların birinci derdi de dini azınlıkları korumaktır. Bu hususta tarihi reflekslerinden ve ya alışkanlıklarından hiçbir şey kaybetmedikleri söylenebilir.... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 10.12.2011 | | | BeytüllahmdabaşkaKahiredebaşkateldençalmakBeytüllahmda başka Kahirede başka telden çalmak |
|
| Tanju Çolak 'Süper 1 Gol'de | Zaman | 02.06.2011 01:58 |  | | | Futbolda sezon kapandı, ama ekranda tortusu devam ediyor. Şu anda takımlar transfer sezonunda futbolcu avına çıkmışken Erdoğan Arıkanın sunduğu Süper 1 Gol programı, sezon sonu kıvamında bir bölümle ekrana geliyor. | | Zaman Televizyon 02.06.2011 | | | TanjuÇolakSüper1GoldeTanju Çolak Süper 1 Golde |
|
| MKEK?de fueloil tankında yangın çıktı | Samanyolu Haber | 14.04.2011 17:01 |  | | Kırıkkale Makine Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) Destek Tesisleri İşletme Müdürlüğü Enerji Bölümünde bulunan atıl durumdaki fueloil tankının sökülmesi sırasında yangın çıktı. Geçtiğimiz haftalarda aynı şekilde bir kez daha yangın çıktığı belirtildi.
Fueloil tankının oksijen kaynağı ile kesimi sırasında sıçrayan ateşin, tank içinde birikmiş fueloil tortusunu tutuşturması sonucu meydana gelen yangında ölen ya da yaralanan olmadı. Yangın, MKEKye bağlı itfaiye tarafından kısa sürede söndürüldü.
Beton havuz içindeki eski tankların kesilerek sökümü sırasında meydana gelen yangın dolayısıyla yükselen siyah dumanı görenler, Kırıkkale Belediyesi İtfaiyesine haber verdi. Belediyeye ait 2 itfaiye yangına müdahale etmeden geri döndü.
İşçiler, fabrika doğal gaza geçtiği için atıl durumda bekletilen eski fueloil tankını keserek sökmeye başladı, bu arada tankın içinde kalan fueloil tortusu aniden tutuştu.
İşçiler olay yerinden kaçarak uzaklaşırken, olay yerinde bekletilen itfaiye ekipleri yangına müdahale etti. Bu arada, özel güvenlik görevlileri çevrede tedbir aldı. Basın mensuplarının içeriye alınmadı. Olayı gören tanıklar, yangının diğer tanklara sıçramamasının sevindirici olduğunu ifade etti.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 14.04.2011 | | | MKEK?defueloiltankındayangınçıktıMKEK?de fueloil tankında yangın çıktı |
|
| 2010’un sırı bu 7 kelimede | GazetePort | 23.12.2010 17:38 |  | | |
| 2010’un sırı bu 6 kelimede | GazetePort | 23.12.2010 01:27 |  | | |
| 'Türkiye'de 10 milyar dolar fazla para var' | Samanyolu Haber | 18.12.2010 14:28 |  | | Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, şu anda Türkiyede, ihtiyacından fazla, 10 milyar dolar tutarında fazla para bulunduğunu söyledi. Özdebir, Leningrad Bölgesi Ticaret ve Sanayi Odasının (TSO) 2011i Türkiye Yılı ilan etmesi dolayısıyla St. Petersburgda düzenlediği asambleye katıldıktan sonra Türkiyeye dönerken uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bir soru üzerine, Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın, Ürdün gezisi sırasında Türkiyedeki sıcak para tehlikesine değindiğini belirterek, Başbakanın bu konudaki sözleri üzerine kurlarda bir miktar yukarı doğru hareketlenme olduğunu kaydeden Özdebir, Merkez Bankasının bu konuda yapabileceği çok fazla bir şey kalmadığını, en son bir miktar daha faiz indirimine gittiğini hatırlattı. Özdebir, şu anda Merkez Bankası faizleriyle enflasyonun aşağı yukarı eşitlendiğini belirterek,
Merkez Bankasının elinde çok fazla koz kalmadı. Zorunlu karşılık oranlarını artırsa bile bunlar sınırlı rakamlar. Ama şu anda Türkiyede ihtiyacından fazla, 10 milyar dolar tutarında fazla para var. Bu fazla paradan dolayı kurlar bu kadar düşmüştü. Türkiyede yılbaşından beri, cari açığımız dışında, 10 milyar dolarlık piyasada bir fazlalık var. Geçen ay sonu itibariyle 24 milyar dolar cari açığımız vardı. 33-34 milyar dolar civarında da Türkiyeye giren sıcak para vardı. Yani Türkiyeye finansman açığından daha fazla para giriyor diye konuştu. Türkiyenin ihracatını artıramamasındaki sıkıntının aşırı değerli TLden kaynaklandığını savunan Özdebir, Aşırı değerli Türk Lirası, ihracatı karsız hale getirmektedir dedi.
Yüksek ihracat yapan firmalara bakıldığında onları kurumlar ve gelir vergisi listesinde artık göremediklerini belirten Özdebir, bunun da o firmaların kar edemediklerini gösterdiğini kaydetti. Türkiyenin cari açık gibi ciddi kronik bir hastalığı bulunduğunu belirten Özdebir, bundan dolayı ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 60ları kolay kolay geçemediğini söyledi.
Bu durum değiştirilmediği sürece sıkıntıların devam edeceğine vurgu yapan Özdebir, özellikle reel sektör üzerinde ciddi bir kur riski oluşmaya başladığını anlattı. Kurlarla oynamanın hem iç hem dış dengeler açısından çok dikkatli olunması gereken bir konu olduğunu belirten Özdebir, ani fırlamaların özel sektör üzerindeki kur riskini bir anda artırabileceğini söyledi. Krizden sonra işletmelerin fon yaratabilmelerinin daha zorlaşacağını, bunu yapabilmeleri için daha fazla üretim yapmaları gerektiğini belirten Özdebir, yani işletmeler fon yaratabilmek için ölçek ekonomisine ulaşmak mecburiyetindeler dedi.
Bir soru üzerine, her krizin, arkasında bazı korkular bıraktığını, 2001 krizinin arkasında yüzde 10 oranında bir işsizlik tortusu bıraktığını ifade eden Özdebir, son global krizin ise kendilerine çok düşük karlarla çalışmayı öğreteceğini söyledi. Özdebir, karlılık oranlarının sektörden sektöre farklı olmakla birlikte çift haneli rakamlardan tek haneli rakamlara indiğini bildirdi.
Türkiye büyüme trendini, bu performansını 2011de de sürdürebilirse yatırımlarda bir canlanma olabilir diyen Özdebir, 2010da bir önceki yıla göre yatırım malı ve büro makineleriyle mobilyaları sektöründe ağırlıklı olarak artış gözlendiğini söyledi. Büro malzemelerindeki artışın yatırım şevkinin yavaş yavaş yerine geldiğine işaret ettiğini belirten Özdebir Bu en az 6 aylık dönem içerisinde yatırımların devam edeceğinin bir öncü işareti olarak kabul edilebilir dedi.
Türkiyenin en büyük ihtiyacının mikro reformlar denen iş yapmayı kolaylaştırarak, bürokrasiyi azaltacak tedbirlerin alınmasına devam edilmesi olduğunu anlatan Özdebir, bunların içerisinde peşin vergi ve stopaja ilişkin yeni bazı düzenlemeler yapılmasının önemli olduğunu kaydetti. Bu konuda hükümetin bazı düzenlemeler yapacağını belirten Özdebir, peşin vergide vade uzatımı veya miktarda azaltmaya gidilmesinin söz konusu olabileceğini bildirdi.
AA | | Samanyolu Haber Son Dakika 18.12.2010 | | | Türkiyede10milyardolarfazlaparavarTürkiyede 10 milyar dolar fazla para var |
|
| 'Körfez'de Çernobil etkileri görülüyor' | Samanyolu Haber | 16.10.2010 12:19 |  | | Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ve Kocaeli Üniversitesinin İzmit Körfezinde ortaklaşa yaptığı araştırmada, denizde gerçekleştirilen rehabilitasyon çalışmalarının yetersiz olduğunu gözler önüne serildi. Dilderesi araştırma noktasında 137Csnin varlığının sürekli saptanıyor olması Çernobilin etkilerinin körfezde bulunduğunu ortaya çıkardı.
İzmit Körfezinde yoğun endüstrileşme etkeninin baskısının artması sonrasında denizin kirlenme yüzdesi gün geçtikçe artıyor. Körfezde yenilenme kapasitesinin son derece sınırlı oluşu nedeniyle özellikle doğu ve merkez basenleri ülkemizin en kirli bölgeleri arasında bulunuyor. Yürütücülüğünü Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Halim Aytekin ERGÜLün yaptığı, TÜBİTAK ve Kocaeli Üniversitesi BAPB tarafından desteklenen proje kapsamında, 2008 Eylülünden bu yana çok sayıda araştırma gerçekleştirildi.
Kıyı, Çevre Mühendisliği ve Kimya Bölümünden Öğretim Üyelerinin de katkısıyla çok disiplinli bakış açısıyla inceleniyor. İzmit Körfezinin Kuzey ve Güney kıyılarında belirlenen 10 farklı istasyondan 3 aylık dönemlerde alınan deniz suyu, alg ve yumuşakça örnekleri çeşitli ağır metaller ve kimyasallar inceleniyor. İncelenen kimyasalların ortak özellikleri arasında çok düşük miktarlarıyla kanserojen etki gösterebilme, canlı dokularında birikme ve kalıcılık özellikleri yer alıyor. Körfezin farklı derinliklerdeki 80 noktadan alınan dip tortusu örneklerinde ve Dilovasından elde edilen tortu örneklerinde yukarıda sıralanan organik ve inorganik 90dan fazla kimyasalın düzeyleri ve biyojenik materyal içeriği belirlendi.
Şimdiye kadar elde edilen sonuçlar genel olarak değerlendirildiğinde, incelenen parametrelerin mevsime ve örnekleme istasyonuna bağlı anlamlı değişiklikler gösterdiği belirlendi. Birçok ağır metalin, PAH, PCB ve PCDD/F bileşeninin özellikle Tüpraş, Hereke ve Dilderesi açıklarında sucul canlılar için en düşük etki değerini aştığı, bazı bölgelerde de kabul edilebilir en üst seviyenin üzerine çıktığı tespit edildi. İncelenen radyonüklidler içerisinde 137Csnin varlığı ve Dil Deresi sediment tuzağı örneklerinde sürekli saptanıyor olması Çernobilin etkilerinin hala sürdüğünü göstermesi açısından önemli. Dikkat çekici bir başka özellik de kirletici unsurların, kaynaklarından çok daha uzak bölgelerde tespit ediliyor olması. Bu durum Körfezdeki meteorolojik koşulların ve akıntı hareketlerinin kirleticilerin yer değiştirmesine neden olduğunu düşündürüyor. Sonuçlar, İzmit Körfezinin rehabilitasyonuna katkı sağlamasına rağmen hala yetersiz olduğunu gösteriyor. | | Samanyolu Haber Son Dakika 16.10.2010 | | | KörfezdeÇernobiletkilerigörülüyorKörfezde Çernobil etkileri görülüyor |
|
| Çift statülü Ayasofya | Milli Gazete | 01.10.2010 17:18 |  | | | Fetret devri uzadıkça ve İslam ruhundan koptukça insanlar İslami değerlere yabancılaşıyorlar. Talet bihim el emedu ve kaset kulubuhum ve benzeri ayetlerde ifade edildiği gibi, insanların yüreklerini fetret perdesi ve tabakası sarmakta ve onlar da inançlarına yabancılaşmaktadırlar. Sözgelimi, referandumdan sonra halkta bazı beklentiler oldu ve bunlardan birisi de Ayasofyanın eski statüsü üzerine açılmasıdır. Ayasofyanın açılması bir sembol ve statüdür. Zira kapatılması da bir devrin sonunu sembolize etmektedir. Dolayısıyla Ayasofyanın açılması da yeni bir devrin başlangıcı olacaktır. Bundan dolayı Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleri ve Bediüzzaman gibi şahsiyetler Ayasofyanın ibadete açılmasını istemişler ve bu yönde tebşiratta bulunmuşlar ve müjdeler vermişlerdir. Nedeni, Ehl-i İslamı sevindirecek bir gelişme olmasıdır. Lakin nedense bugün Ehl-i İslamın böyle bir davası ve gündemi kalmamış görünmektedir veya olayın sevinmekten ziyade bazılarını üzeceği de anlaşılmaktadır. Asıl üzücü taraf da budur. Eskiden Ayasofyanın başka statülerle flörtüne asabiyet gösterirdik. Bilirdik ki, Ayasofyayı müze yaptıran iradenin kökü dışarıdadır ve daha doğrusu İngilizlerin ve dönemlerindeki Ehl-i Salibin iradesini yansıtmaktadır. Bugün ise özgürlük adına kimileri Ehl-i Salibin dahi hayal edemeyeceği hususları istiyor ve geçici statünün İslam lehine değil Hıristiyanlık lehine değiştirilmesini istiyor. Yani Kilise yapılmasını savunuyor. Ne zamandan beri şeytana esarete özgürlük dediysek o günden itibaren gönlümüzden Ayasofyayı sildik. Ona yabancılaştık. Ahirzaman fetretinin tortusu sinen gönüller Ayasofyaya yabancılaşmıştır.
Sözgelimi, Emrullah Beytar gibi kimi yazarlarımız Ayasofyanın cami olarak açılmasına karşı çıkarken Ayasofya kilise olarak açılmalıdır tezini savunuyorlar. Bir gün Umut Işığı Derneğinden Mustafa Güven arkadaşımızla sohbet ederken bir üçüncü şahıs da aynısını savunmuş ve ağzımız açıkta kalmıştı. Beyler mesele gayet vahim. Mesele Patrikhane de değil. Patrik Bartholomeos Anadoluda hava değişti derken buna işaret etmiş olmalıdır. Ulusalcılık dini zemini zayıflatmış ve ona karşı çıkarken de dindarlar maksadı aşmış; küresel güçlerle ittifaka gideyim derken bu gibi meseleleri hafife alır olmuşlardır. Bütün mesele budur. Ayasofyanın yeniden kilise yapılmasını isteyen Beytar gerekçesini Hacc suresinin 40. ayetine dayandırıyor. Beytar, ayetin bir dine ait bir mabedin bir başka dinin mabedine dönüştürülemeyeceği güvencesi olduğunu savunuyor. Buradaki statü Fetih Statüsüdür. Kudüsü Hazreti Ömer Fethetmiş lakin Mescid-i Aksayı yeniden kurmamış veya yenilememiştir. Onu yenileyenler Emeviler olmuştur. Bugün ise Beytarın tezini savunan Yahudiler El Halildeki Halil Camiini çifte statülü hale getirmişken Mescid-i Aksayı da yeniden Süleyman Mabedine çevirmek niyet ve derdindeler. Emrullah Beytar gibilerine göre bu durumda Yahudiler meşruiyet sahibi olmuş oluyorlar. Ayodha Camii için de aynı durum söz konusudur. Osmanlıların Ayasofya Kilisesini camiye dönüştürmelerinin dinen sakıncalı ve yanlış olduğunu iddia eden Beytar, Said Nursinin Ayasofyanın müzeden ibadethaneye dönüştürülmesi gerektiği yönünde talep ve söylemlerinin mevcut olmakla beraber buranın camiye dönüştürülmesi gerektiği yönünde açık bir talebine rastlamadığını ileri sürdü. Bu zata göre pekala Bediüzzaman veya Süleyman Efendi müze/caminin kiliseye çevrilmesini niyet etmiş olabilirler!... devamı | | Milli Gazete Köşe Yazıları 01.10.2010 | | | ÇiftstatülüAyasofyaÇift statülü Ayasofya |
|
| İşte Kaya ile Livaneli arasındaki fark | Samanyolu Haber | 22.09.2010 13:25 |  | | Referandumda en çok ismi geçen sanatçılardan biri merhum Ahmet Kaya idi. Kaya hayatta iken en çok Zülfü Livaneli ile kıyaslandı. Aynı kulvarın sanatçısı olarak lanse ediliyorlardı. Bugün gazetesi yazarı Tarık Toros Referandum sürecinde konuşılan Ahmet Kaya ile Referandumda hayır için çalışan Zülfü Livaneliyi karşılaştırmış.
Ve Tarık Toros iki sanatçı arasındaki farkları ortaya koymuş
Referandum bitti, tozu kalktı, tortusu kaldı.
O kadar gürültü arasında kaynayan konulardan biri de Ahmet Kaya oldu. Başbakanın atv yayınında gözlerini yaşartan görüntüler üzerinde çok durulmadı.
Ahmet Kaya, Tayyip Erdoğanın mahkûmiyet kararı kesinleştikten sonra düzenlenen bir gecede, ona destek vermişti. Başbakan 12 yıl önceki bu geceyi hiç unutmamıştı. Belki de bazı konuşmalarındaki Ahmet Kaya vurgusunun nedeni buydu.
Yıllar yılı Ahmet Kaya Zülfü Livaneli ile kıyaslandı, karşılaştırıldı. Aslında hiç alakaları yoktu. Hiçbir zaman da olmadı. Yolları hiç kesişmedi.
Bu vesileyle Kaya ile Livaneli arasındaki 6 mühim farkı sıralayalım:
1.Ahmet Kaya öldüğü güne kadar üretti. Hatta vefatından sonra, hayatında iken kaydedilmiş iki albümü bile çıktı. Zülfü Livaneli maalesef 70lerde ürettiği albümlerin yerine yenisini koyamadı. 1983te çıkardığı Ada albümünden sonra müzikal olarak bitti. Hâlâ konserlerinde eski şarkılarını söyler durur.
2.Ahmet Kaya hiçbir zaman politikaya girmedi, bir parti tutmadı. Zülfü Livaneli SHP ve CHPde politika yaptı, belediye başkan adayı oldu, milletvekili olarak parlamentoya seçildi. CHP liderliğine talip oldu. Arkasını getiremedi, Ocak 2005te CHPden istifa etti. 2007 seçimlerinden iki gün sonra 24 Temmuz 2007de Vatanda yazdığı yazıda, Genel Başkan Deniz Baykal için CHPnin en büyük şanssızlığı dedi. 2010 Mart ayında CHPye geri döndü. İstifa ettiğinde de, geri döndüğünde de partinin başında Deniz Baykal vardı.
3.Ahmet Kaya protest bir şarkıcıydı. Siyasi düşünceleri vardı. Şarkı söyleyenlerin, şiir okuyanların hapse girmesini protesto ediyordu. Özgürlükçüydü. 1998de Ankarada verdiği konserde başörtüsüne özgürlük istemişti mesela... Zülfü Livaneli de siyasi yönü olan bir şarkıcıydı ama özgürlük onun için sadece bir şarkı adı olarak kaldı. Ahmet Kaya protest kimliğinin altını doldururken Zülfü Livaneli kimliği ile kalakaldı. Ey Özgürlük diye diye meydanları inletti, o kadar... Onu da sonra reklam müziği olarak Vodafonea sattı.
4.Ahmet Kaya, Başbakan Tayyip Erdoğana hapse girdiği süreçte destek verdi. 1998 yılında onun için düzenlenen gecede sahneye çıktı. Zülfü Livaneli, ulusalcı çizgisine yakın olmayan isimlerle yan yana gelmedi. Hatta son çıktığı konserlerde Başbakanı aşağılayan fıkra anlatmayı sürdürdü.
5.Ahmet Kaya şarkıcıydı. Güzel türkü okurdu. Konserler verdi, parasını müzikten kazandı. Zülfü Livaneli, her işi yaptı. Şarkıcılık, roman yazarlığı, film yönetmenliği, kültür elçiliği, köşe yazarlığı, aktif siyaset, milletvekilliği vesaire...
6.Ahmet Kaya, 1999 yılında Önümüzdeki kasette Kürtçe bir klip çekiyorum. Bu klibi yayınlayacak yürekli insanların olduğunu da biliyorum dediği için aforoz edildi. Yurtdışına çıkmak zorunda kaldı. Hakkında yığınla dava açıldı. Bir buçuk sene sonra Pariste kalpten gitti. Zülfü Livaneli de 12 Eylül sürecinde yurtdışındaydı. Yasaklıydı. Sonra döndü. Egemenlerle barıştı, sonraki hayatında sorun yaşamadı. Hatta 1994 yılında UNESCO tarafından iyi niyet elçisi olarak görevlendirilince bir zamanlar giremediği ülkesi ona kırmızı pasaport bile verdi. Parlamentoya girdi, ömür boyu VİPi kullanmayı da garantiledi. 30 yıl sonra 12 Eylül darbecilerine yargı yolunu açacak düzenlemeye Hayır dedi.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 22.09.2010 | | | İşteKayaileLivaneliarasındakifarkİşte Kaya ile Livaneli arasındaki fark |
|
| İki sanatçı arasındaki 6 mühim fark | Bugün | 22.09.2010 02:04 |  | | |
| Arınç: Genel af asla çıkmayacak | Haberciler | 26.08.2010 18:54 |  | | |
| Arınç: Genel af asla çıkmayacak | İnternet Haber | 26.08.2010 18:54 |  | | |
| Haftanın tortusu | Radikal | 09.08.2010 02:36 |  | | | SÜHEYL BATUMA İNGİLİZ AKSANI: Esprinin, benzetmenin, laf sokmanın şekli, insanın çapını çok şahane belli eden bir şey. Zekâsını, bilgisini, görgüsünü, düzeyini, derinliğini apaçık ortaya koyan... - NUR ÇİNTAY A. | | Radikal Köşe Yazıları 09.08.2010 | | | Haftanıntortusu Haftanın tortusu |
|
| Rengin Soysal - BU YAKA | Taraf Gazetesi | 03.04.2010 12:23 |  | | |
| Haftanın tortusu | Sabah | 21.02.2010 02:31 |  | | | HAFTANIN ÖZRÜ
TIGER WOODS
Dünyanın bir numaralı golfçüsü, en çok para kazanan sporcularından biriydi. Ta ki geçen yıl kasım ayında, eşini aldattığı ortaya çıkana kadar. Tiger Woods, cuma günü kamuoyu... Devamı için tıklayınız | | Sabah Pazar 21.02.2010 | | | HaftanıntortusuHaftanın tortusu |
|
| Haftanın tortusu | Sabah | 07.02.2010 01:56 |  | | | Haftanın Tartışması:
Meg Ryan İstanbuldaydı
Meg Ryanın kaçışı PR başarısı mı, kapris mi?
İstanbul Fashion Weekin onur konuğu olarak 100 bin dolarlık ücret karşılığında İstanbula gelen Hollywood... Devamı için tıklayınız | | Sabah Pazar 07.02.2010 | | | HaftanıntortusuHaftanın tortusu |
|
| Haftanın tortusu | Sabah | 24.01.2010 01:53 |  | | | HAFTANIN TWEETİ
BILL GATES
Microsoftun kurucusu Bill Gates (twitter.com/BillGates), Twitter âlemine katıldı ve ilk tweetinde şöyle yazdı: Merhaba dünya. Vakfımızın 25 Ocakta yayımlanacak mektubu... Devamı için tıklayınız | | Sabah Pazar 24.01.2010 | | | HaftanıntortusuHaftanın tortusu |
|
| Haftanın tortusu | Sabah | 17.01.2010 01:51 |  | | | Haftanın tartışması
İsrail-Türkiye gerginliği
Koltuk diplomasisi krizi
Pazartesi günü İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Danny Ayalonun, kendisine nezaket ziyaretinde bulunmaya gelen Türkiyenin Tel... Devamı için tıklayınız | | Sabah Pazar 17.01.2010 | | | HaftanıntortusuHaftanın tortusu |
|
| Haftanın tortusu | Sabah | 03.01.2010 01:54 |  | | | Haftanın Tartışması
Seferberlik Başkanlığı Baskını
Kozmik odanın kapıları açılınca
Geçen hafta, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç hakkındaki suikast iddialarının ardından Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığında... Devamı için tıklayınız | | Sabah Pazar 03.01.2010 | | | HaftanıntortusuHaftanın tortusu |
|
| Haftanın tortusu - Ahmet Arsan | Hürriyet | 20.12.2009 01:40 |  | | |
| Haftanın tortusu | Hürriyet | 20.12.2009 01:38 |  | | |
| Haftanın tortusu | Sabah | 19.12.2009 22:32 |  | | | Haftanın tartışması
Başbuğun konuşması
Trabzondaki siyasi açıklamanın ardından
Bir yandan Demokratik Toplum Partisinin kapatılışı, öte yandan ülkenin çeşitli bölgelerinde yaşanan politik gerilimler,... Devamı için tıklayınız | | Sabah Pazar 19.12.2009 | | | HaftanıntortusuHaftanın tortusu |
|
| Haftanın tortusu | Sabah | 06.12.2009 01:57 |  | | | Haftanın Tartışması:
ABDnin asker talebi
Obamaya askeri destek vermek ya da vermemek
ABDnin Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, geçtiğimiz hafta ABD Başkanı Barack Obamanın son Afganistan stratejisi... Devamı için tıklayınız | | Sabah Pazar 06.12.2009 | | | HaftanıntortusuHaftanın tortusu |
|
| Haftanın tortusu | Sabah | 29.11.2009 02:03 |  | | | Haftanın tartışması:
İzmirde DTPkonvoyuna saldırı
İzmirdeki tepkinin anlamı neydi?
Geçen hafta İzmirin Hatay semtinde, DTP Genel Başkanı Ahmet Türkü karşılamak üzere oluşturulan araç konvoyundaki... Devamı için tıklayınız | | Sabah Pazar 29.11.2009 | | | HaftanıntortusuHaftanın tortusu |
|
| Haftanın tortusu | Sabah | 16.11.2009 10:03 |  | | | Haftanın Tartışması:
Telekulak
Gerçekten de Türk işi Watergate mi?
Yargıtay ve Sincan Adliyesinin telefonlarının dinlendiği yönündeki iddialar, yargının zirvesini harekete geçirdi geçen hafta. Perşembe... Devamı için tıklayınız | | Sabah Pazar 16.11.2009 | | | HaftanıntortusuHaftanın tortusu |
|
| HAFTANIN TORTUSU | Sabah | 31.10.2009 20:35 |  | | | HAFTANIN TARTIŞMASI: ISLAK İMZA
İrtica Planı, Başbuğu koltuğundan edecek mi?
GENELKURMAY Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, çok tartışılan İrticayla Mücadele Eylem Planından haberdar mıydı? Planın... Devamı için tıklayınız | | Sabah Pazar 31.10.2009 | | | HAFTANINTORTUSUHAFTANIN TORTUSU |
|
| "İsrail'in tepkisi Davos'un tortusu" | GazetePort | 14.10.2009 00:23 |  | | | Bahçeşehir Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi Öğretim Üyesi ve ünlü terör uzmanı Ercan Çitlioğlu Gazeteport’a yaptığı değerlendirmede İsrail’in son günlerdeki tepkilerinin Başbakan’ın Davos çıkışı ve son olarak da Yahudiler sürekli para basar şeklinde yaptığı açıklamalardan kaynaklandığını söyledi. Çitlioğlu Gazeteport’a Ceylan’ın ölüm sebebi hakkında da değerlendirmede bulundu. | | GazetePort Politika 14.10.2009 | | | İsrailintepkisiDavosuntortusuİsrailin tepkisi Davosun tortusu |
|
| Saç dökülmesine deva bitki | Samanyolu Haber | 09.10.2009 14:37 |  | | Birçok kişinin uykusunu kaçıran saç dökülemsine iyi gelen bitki! Herbalist Şeref Menteşe, kadınlara sağlık ve güzellik için tavsiyelerde bulundu.
Acı deniz yosununu ister yiyin isterseniz yüzünüze maske yapın. Acı deniz yosunu E ve D vitamini açısından çok önemli. Cilde parlaklık, canlılık verir kırışıklıkları önler.
Asteklerden bugüne kadar gelen en doğal ürün acı deniz yosunudur. Özellikle yosunun temiz ve saf olmasına dikkat edin.
Saç dökülmesine karanfil iyi gelir. Bir avuç karanfili kaynatıp soğumaya bırakın. Kaynayan karanfilin tortusu dibe çöktükten sonra dibe çöken tortu suyunu dibinde bırakarak değer kısmını alın.
Saç diplerinize uygulayın fakat durulamayın ve yıkamayın. İki hafta sonrada karanfilin etkisini göreceksiniz. Saçlarınızın dökülmesini önleyecek ve zamanla saçlarınız çıkmaya başlayacak.
Genelde çok meyve tüketilmesi tavsiye edilir. Ancak fazla meyve tüketmek zararlı. Meyve içinde alkol içerir. Sindirim organlarını zayıflatır, böbrek ve karaciğer sıkıntı görür.
Hatice YILMAZ - BUGÜN | | Samanyolu Haber Son Dakika 09.10.2009 | | | SaçdökülmesinedevabitkiSaç dökülmesine deva bitki |
|
| Patlayan bombadaki şok bilgi | Samanyolu Haber | 17.08.2009 07:58 |  | | Gaziosmanpaşada bir kişinin ölümüyle sonuçlanan patlamada daha büyük zarar verilmek istendiği ortaya çıktı. Eylemin kalabalık sabah saatlerinde gerçekleştirilmek istendiği ancak Salih Özçelikin çay demlemek için önceki günden kalma küçük demlikteki tortuyu götürüp çöp konteynerine dökmesiyle bombanın patladığı iddia ediliyor.
Vatan Gazetesinin dünkü haberine göre düzenek, üzerine ıslak çay tortusu dökülünce devreye girdi. Aslında zaman ayarlı bombanın insanların daha kalabalık olduğu sabah saatlerinde patlatılmak istendiği iddia edildi.
Habere göre bir emniyet yetkilisi Akıllara provokasyon tarzı eylemler yapan Ergenekon geliyor. Konuyu bu yönde de inceliyoruz. dedi. Yetkililer eylemin yapılış tarzının bölücü örgütü anımsattığını söyledi. Fakat örgütte eylül ayına kadar eylemsizlik kararı alınmış ve sadece korsan gösteri yapılmasına izin verilmişti. Habere göre PKKnın eylemi üstlenmediği gibi, PKKya yakınlığıyla bilinen bir internet sitesine yapılan açıklamada saldırıyı yapanlar kınandı. | | Samanyolu Haber Son Dakika 17.08.2009 | | | PatlayanbombadakişokbilgiPatlayan bombadaki şok bilgi |
|
| Kahvaltı sofrasındaki şifa deposu | Samanyolu Haber | 26.05.2009 12:40 |  | | Özellikle kahvaltı sofralarının vazgeçilmez lezzeti olan bu gıda yağıyla da adeta bir şifa kaynağı... Hekimlerin hükümdarı İbn-i Sina’dan ‘Şifalı Bitkiler’
Avrupa’da 700 yıl tıp hocalığı yapan ünü dillere destan, hekimlerin piri İbn-i Sina’nın Tıp Kanunu kitabından bugüne kadar hiçbir yerde rastlamadığınız çok özel formülleriyle şifa bitkilerin reçeteleri... Dr. Yaman SÖNMEZ ve Tarihçi Ahmet ALMAZ hazırladı.
Kahvaltı sofralarının vazgeçilmezi zeytin her derde deva. Zeytinin çekirdeği astıma iyi gelirken, yağı ise vücudu nemlendiriyor, yaraları iyileştiriyor...
Yabani zeytin, kızarıklık, yüzdeki lekeler ve benzeri yara ve yangılı şişlere iyi gelir; onları çözer ve rutubetini temizler. Yakılan dallarından sızan su (sıvı) uyuza ve oluşturduğu yaralara iyi gelir. Zeytinyağının tortusu, özellikle yaprağı ile birlikte kullanılırsa, yangılı şişlere ilaç olur.
Yabani zeytinin yağı, iltihaplı yaralara ve kuru yarlara, uyuzun kaşıntısına iyi gelir. Yabani zeytinin yaprakları, kızarıklığa, habis ve iltihaplı yaralara, kaşıntı ve karıncalanmaya, kurdeşene (şeri) iyi gelir. Ham zeytinyağı tortusu, uyuzdan oluşan cilt bozukluklarına sağılıklı görüntü kazandırır.
Hatta diğer etkenlerden oluşan cilt sıyrık ve bozukluklarını giderir (tedavi eder). Özellikle turmus suyu (mısır fasulyesi) da ilave edilerek kullanılırsa, (bu etki görülür). Su zeytini denen ham zeytinin salamura suyu ateş yanıklarına sürülse, yanık etkisiyle kızarmasını, su toplanarak kabarmasını ve iltihaplanmasını önler.
Zeytinyağı, sıcak suyla içilirse, zehirin zararlı etkisini keser (kusturucudur). Yabani zeytin ağacı zamkının panzehir ilaçların terkibine girdiği söylenir.
Zeytin yaprağı, koruk suyu ile pişirilip, kaynatılır, bal kıvamını alıncaya kadar bu işlem devam ettirilir; bu terkip çürük dişler üzerine tatbik edilirse, çürük diş yerinden sökülüp çıkar. Yabani zeytinin yağı, gül yağı ile baş ağrısının tedavisinde aynı etkiyi gösterir. Yabani zeytin ile öz suyu tablet şeklinde kurutularak saklanır ve kulak akıntıları için kullanılır. Yabani zeytinin yaprakları, diş eti şiş ve kanamalarına iyi gelir.
Zeytinin tuzlu (salamura) suyu, siyatik için uygulanır; sinirsel ağrılara da bu uygulama iyi gelir. Eski (beklemiş) zeytinyağı haricen gut ağrılarına iyi gelir.
Eski zeytinyağı göze damlatıldığında, körlük üzerinde etkili olur. Zeytinyağı tortusu göz ilaçları içine girer. Zeytin yaprakları öz suyu, kornea tabakası yaralarına ve göz nezlesine iyi gelir. Aynı şekilde, aşılı zeytinin zamkı, göze canlılık ve parlaklık verir; çapaklanmayı ve kataraktı önler.
Siyah zeytin çekirdeği ile astım için, buğu ve tütsü yapılır. Diğer akciğer hastalıkları için de bu yöntem uygulanır.
Zeytinyağı tortusu karın üstüne konduğunda (dışarıdan karına tatbik edildiğinde), ödemi giderir. Olduğu gibi yenen zeytinin hazmı zordur. Sirkeyle basılmış zeytin, çözücü etkiye sahiptir. Ham zeytinin yağı, mide için iyidir.
Yemekten önce biberle zeytin bağırsakları yumuşatır. 9 zeytin, ılık (sıcak) su veya arpa suyu ile birlikte yenirse, ishal etki gösterir. Zeytin, sedef otu ile birlikte kaynatılırsa, şişlerin sebep olduğu kulunca yararlı olur. Kronik ishal için arpa unuyla karıştırılarak haricen kullanılır. Zeytinyağı kıvama getirilip, koruk suyu ile lavman yapılırsa, hemoroid ve fistüller için (makad hastalıklarında) yararlı olur.
BUGÜN | | Samanyolu Haber Son Dakika 26.05.2009 | | | KahvaltısofrasındakişifadeposuKahvaltı sofrasındaki şifa deposu |
|
| Yaşananların tortusu kalır geriye | Evrensel | 21.05.2009 09:51 |  | | |
| Yarım tonluk paskalya yortusu yapıldı | Sabah | 20.04.2009 18:02 |  | | |
| Yarım tonluk paskalya yortusu yapıldı | Sabah | 20.04.2009 17:59 |  | | |
|
| |