vedalaşın | |
|
| Farenizle vedalaşın | Hürriyet | 22.05.2012 10:51 |  | | Bilgisayar kullanıcılarını fare (mouse) kullanmaktan kurtarmak için üretilen teknolojilerde gelinen son noktada, insan eli, dijital kontrol aletine dönüşüyor. | | Hürriyet Dünya 22.05.2012 | | | FarenizlevedalaşınFarenizle vedalaşın |
|
| Harici belleklerinizle vedalaşın! GALERİ | Haber Türk | 26.03.2012 12:52 |  | | |
| Yaz geliyor kilolarınızla vedalaşın | Haber3 | 20.03.2012 00:34 |  | | |
| Şekerli ve Asitli İçeceklerle Vedalaşın! | Haberler.com | 24.02.2012 14:37 |  | | |
| İlvina Lekelere Karşı Bakım Kremi | Bugün | 13.12.2011 10:55 |  | | |
| Lekelerinizle vedalaşın! | İnternet Haber | 15.11.2011 14:40 |  | | |
| Gardrobunuza nefes aldırın | Samanyolu Haber | 25.09.2010 08:11 |  | | Güz mevsimi kendini iyice hissettirmeye başladı. Yeni sezon kreasyonları da vitrinlerde yerini aldı. Benim önerim gardrobunuza bir gözatıp ihtiyacınız olan ve olmayan şeyleri ayırıp, kıyafetlerinize yer açmanız...
Sonbahar-kış sezonunda gardıroplarımız daha çok giysi ile tanışıyor. Kalın kazaklar, ceketler, atkı, bere, çizme derken insan ister istemez tiril tiril giyindiği yaz günlerini özlüyor. Ancak her mevsimin kendine has bir güzelliği var. Mevsim geçişlerinde, özellikle sonbahar-kış sezonunda gardropların detoksa ihtiyacı oluyor.
Geçen seneden giymediğimiz, sevmediğimiz kimi şeyleri gözden çıkarabilir ya da küçük düzeltmelerle sezon trendlerine uydurabilirsiniz. Yanı sıra eksiklerinizi bir kenara not edip alışveriş öncesi listelemenizde fayda var. Mesela ben dolabımı düzenlemeye başladığımda unuttuğum zamansız parçaları görüp çok mutlu oluyorum. Böylelikle de gereksiz masraf yapmaktan da kurtuluyorum. Eminim size de tanıdık geliyordur bu duygular.
ARADIĞINIZI KOLAYCA BULABİLMEK İÇİN
Sabah kalktığımızda yatağımızın üstü giysilerle dolar ve aradığımızı bulamayız veya unuturuz. Yorulur ve hiç kıyafetimiz yok zannederiz. Bu tamamen giysilerimizi karışık yerleştirmemizden kaynaklanır. Aslında bu sorunun çözümü çok basit. Birkaç kurala uyarak siz de bu sorunun üstesinden gelebilirsiniz...
İŞTE ÖNERİLER
Gardrop düzeninden önce temizliğine de dikkat etmek gerekir. Tertemiz mis gibi kokan bir gardrop giysileriniz için gereklidir. Mümkünse dolaplarınıza lavanta keseleri yerleştirin. Kıyafetleriniz için tel ya da plastik askı yerine tahta askıyı tercih edin.
- Gömlekleri bir sıra yerleştirin. Etekleri ayrı bir sıraya koyun. Pantolonları pantolon askısında muhafaza edin.
- Uzun gece elbiseleri ayrı bir bölümde korunmalı.
- Kazakları katlayarak veya gerekirse asarak yerleştirin. Malzemesine, cinsine göre tasnifleyin; kaşmirler, ipekler, kotonlar gibi...
- Ceketler de ayrı bir bölümde durmalı. Giysileri yerleştirirken kombinlemeyi de ihmal etmeyin vakitten tasarruf edersiniz, mesela pantolon ya da eteğinizin üzerine takacağınız aksesuarınızı da birlikte asın.
- Balkonunuza askılık yerleştirin giysilerinizi giydikten sonra kesinlikle havalandırın.
- Çanta ve ayakkabılarınız da görünür yerde olsun, ne giyeceğinizi görün. Çantaları ayaklı askı alıp asabilirsiniz. Bu arada unutmadan bir kırmızı UGG edinmeyi unutmayın. Sezonun trendlerinden...
BİR YILDIR GİYMEDİKLERİNİZLE VEDALAŞIN
Dolabınızdaki kıyafetlerin yüzde 30?unu giyiyorsanız kullanmadıklarınızdan kurtulun, 6 aydır giymedikleriniz varsa onları ayrı bir yerde muhafaza edin, bir yıldır giymediklerinizle vedalaşın. Vedalaştığınız giysilerinizi ihtiyacı olan kişilerle paylaşın ve paylaştıkca güzelleşin. Güzel giyinmek bir tutku kuşkusuz. Bu tutkudan az ya da çok hepimizde vardır. O yüzdendir ki paylaşmak çok güzeldir. Ve hepinizin bildiği gibi insan paylaştıkça çoğalır. | | Samanyolu Haber Son Dakika 25.09.2010 | | | GardrobunuzanefesaldırınGardrobunuza nefes aldırın |
|
| Göbeğinizle vedalaşın | Haber3 | 10.05.2010 13:03 |  | | |
| Erdoğan'ı çileden çıkardı | Samanyolu Haber | 01.04.2010 09:41 |  | | ABye tam üyelik müzakerelerinin kapısını aralayan 2004 Brüksel zirvesinin perde arkasını, Başbakanın siyasi danışmanı Yalçın Akdoğan kitaplaştırdı. Kitaptaki en çarpıcı bölüm ise Erdoğanın bu sözleri oldu... Erdoğanın önsözünün de yer aldığı ve hafta sonu çıkacak kitapta, zirve öncesi ve sonrası yaşananlar ilginç anekdotlar da aktarılıyor. Tarihe Düşülen Notlar-17 Aralık AB Zirvesinin Perde Arkası başlıklı kitap, Erdoğanın zirveden önce yurt içi ve yurt dışında gerçekleştirdiği 3 aylık temasları kapsıyor. İşte kitapta öne çıkan ayrıntılar:
15 Aralık Çarşamba gecesi Türk heyeti, Conrad Otelde konuşlandı. Bürokratlar ertesi gün yürütecekleri çalışmaları anlatınca Tayyip Erdoğan, süreci daha etkin yönetmesi gerektiği kanaatiyle bir çıkış yaptı: Riski bürokrat almayacak, ben alacağım. AB benimle müzakere yapmalı.
Erdoğan ilk olarak Brüksele gelen milletvekillerini toplantıya çağırdı. CHP ve AK partili yaklaşık 40 milletvekiline, ABnin tutumunu, Bunlar dans ediyorlar, dürüst davranmıyorlar sözleriyle aktardı. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Ya bize yok diyemedikleri için bu şartları öne sürüyorlar, ya da 600 bin Rumla Hıristiyan dayanışması yapıyorlar dedi. Erdoğan da şöyle yanıtladı: Kendi ipimi kendim çekerim, başkasına çektirmem...
Sinirlerin giderek gerildiği bir anda odaya Hollanda Dışişleri Bakanı Bot girdi. İstediğiniz bütün değişiklikler kabul edilmiştir dedi. Ama Bot, maddeleri okudukça, değişen hiçbir şeyin olmadığı, hatta durumun daha da kötüye gittiği anlaşıldı. Konsey yeni bir ek paragraf koyuyor ve resmen ön koşul getiriyordu. Hani koşullu bir tarih verilmeyecekti?.. Bot, İşinize gelirse türünden bir tavır içindeydi. Bu tavrı Erdoğanı çileden çıkardı.
Erdoğan, ekibine dönerek, Görmüyor musunuz değiştirebileceğiniz bir şey yok. Bunlar bilerek bir şey yapmaya çalışıyorlar. Beyhude uğraşmayın dedi. Ardından, ellerini birbirine çarparak Bota döndü: Bye bye ben gidiyorum...
Bot şaşkınlık içinde Basın açıklaması yapmayacak mısınız? diye sordu. Erdoğan, Açıklama falan da yapmıyorum, ben gidiyorum dedi, Botu salonda bırakıp çıktı. Roma Büyükelçisi Uğur Ziyal, Bota dönerek Farkında mısınız, dönüyoruz diyerek durumu daha iyi anlamasını sağlamaya çalıştı. Bu arada Başbakan Erdoğan da Uçağı hazırlatın talimatı verdi. Köprüler atılmıştı. Bu sırada Büyükelçi Volkan Vural, bir ricada bulundu: Efendim, basın toplantısını birkaç saat sonra yapsak. Onlara da, bize de düşünecek zaman tanısak. Erdoğan gülerek, Volkan Bey, bakın ben Bye bye dedim rahatladım. Siz de vedalaşın, rahatlayın dedi
Bu arada İngilterenin Türkiye Büyükelçisi Wesmancott, Egemen Bağışa gelerek Blairin görüşmek ve arayı bulmak istediğini söyledi. Bağış, Erdoğana konuştuklarını aktardı. Başbakan Erdoğan da Kültürümüzde kimseyi kapıdan döndürmek yoktur, buyursun gelsin diye cevap verdi.
Blair salona girdiğinde sıcak tavırlarla ve Hayrola der gibi Erdoğana baktı. Başbakan anlatmaya başladı: Bot, gelmiş Siz bunları istediniz diyor. Şaşkına döndüm. Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış. Kıbrısın tanınmasını isteriz diyorlar. Doğrusu biz size ve BM Genel Sekreteri Annana güvendik. Bu arada içeriye Almanya Başbakanı Schröder, İtalya Başbakanı Berlusconi girdi. Hollanda Dışişleri Bakanı Botun da gelmesiyle oda mini bir zirveye sahne oldu. Erdoğan, Kıbrıs paragrafı yeniden yazılsın dedi; Bot, Olamaz yanıtını verdi.
Erdoğan, Bota sinirli bir bakış fırlatarak, Biz öneri yapıyoruz beyefendi, niye sizin gururunuza dokunuyor diye çıkıştı. Uzun tartışmalar sonucu gelen haber, sürecin yeniden başladığıydı. Daha önce Süreç bitti, konsey karar verdi, bir daha toplanıp değerlendirme yapamaz diyen Bot, bu defa yollara düşerek, yeni metnin hazırlanması için kolları sıvadı.
TÜRKİYE Cumhuriyetinin çağdaşlaşma sürecinde önüne koyduğu en temel hedeflerden birisi, ABye tam üye olarak gelişmiş ülkeler arasındaki haklı yerini almaktır. Bu entegrasyonun temel amacı Türk halkının temel hak ve özgürlüklerini geliştirmektir. 1959da başlayan bu süreç, 2004te önemli bir aşamaya ulaşmıştır. 17 Aralık 2004 AB zirvesi, müzakerelerin başlaması yönünde kararın verildiği tarihi bir zirve olmuştur. 17 Aralık Zirvesinin arka planına ışık tutan bu çalışmanın diplomatik hafızamıza yapacağı olumlu katkılarla hayırlı sonuçlara vesile olmasını diliyor, emeği geçenleri kutluyorum.
SABAH | | Samanyolu Haber Son Dakika 01.04.2010 | | | ErdoğanıçiledençıkardıErdoğanı çileden çıkardı |
|
| Erdoğan'ı çileden çıkaran tavır | Samanyolu Haber | 01.04.2010 09:29 |  | | ABye tam üyelik müzakerelerinin kapısını aralayan 2004 Brüksel zirvesinin perde arkasını, Başbakanın siyasi danışmanı Yalçın Akdoğan kitaplaştırdı. Kitaptaki en çarpıcı bölüm ise Erdoğanın bu sözleri oldu... Erdoğanın önsözünün de yer aldığı ve hafta sonu çıkacak kitapta, zirve öncesi ve sonrası yaşananlar ilginç anekdotlar da aktarılıyor. Tarihe Düşülen Notlar-17 Aralık AB Zirvesinin Perde Arkası başlıklı kitap, Erdoğanın zirveden önce yurt içi ve yurt dışında gerçekleştirdiği 3 aylık temasları kapsıyor. İşte kitapta öne çıkan ayrıntılar:
15 Aralık Çarşamba gecesi Türk heyeti, Conrad Otelde konuşlandı. Bürokratlar ertesi gün yürütecekleri çalışmaları anlatınca Tayyip Erdoğan, süreci daha etkin yönetmesi gerektiği kanaatiyle bir çıkış yaptı: Riski bürokrat almayacak, ben alacağım. AB benimle müzakere yapmalı.
Erdoğan ilk olarak Brüksele gelen milletvekillerini toplantıya çağırdı. CHP ve AK partili yaklaşık 40 milletvekiline, ABnin tutumunu, Bunlar dans ediyorlar, dürüst davranmıyorlar sözleriyle aktardı. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Ya bize yok diyemedikleri için bu şartları öne sürüyorlar, ya da 600 bin Rumla Hıristiyan dayanışması yapıyorlar dedi. Erdoğan da şöyle yanıtladı: Kendi ipimi kendim çekerim, başkasına çektirmem...
Sinirlerin giderek gerildiği bir anda odaya Hollanda Dışişleri Bakanı Bot girdi. İstediğiniz bütün değişiklikler kabul edilmiştir dedi. Ama Bot, maddeleri okudukça, değişen hiçbir şeyin olmadığı, hatta durumun daha da kötüye gittiği anlaşıldı. Konsey yeni bir ek paragraf koyuyor ve resmen ön koşul getiriyordu. Hani koşullu bir tarih verilmeyecekti?.. Bot, İşinize gelirse türünden bir tavır içindeydi. Bu tavrı Erdoğanı çileden çıkardı.
Erdoğan, ekibine dönerek, Görmüyor musunuz değiştirebileceğiniz bir şey yok. Bunlar bilerek bir şey yapmaya çalışıyorlar. Beyhude uğraşmayın dedi. Ardından, ellerini birbirine çarparak Bota döndü: Bye bye ben gidiyorum...
Bot şaşkınlık içinde Basın açıklaması yapmayacak mısınız? diye sordu. Erdoğan, Açıklama falan da yapmıyorum, ben gidiyorum dedi, Botu salonda bırakıp çıktı. Roma Büyükelçisi Uğur Ziyal, Bota dönerek Farkında mısınız, dönüyoruz diyerek durumu daha iyi anlamasını sağlamaya çalıştı. Bu arada Başbakan Erdoğan da Uçağı hazırlatın talimatı verdi. Köprüler atılmıştı. Bu sırada Büyükelçi Volkan Vural, bir ricada bulundu: Efendim, basın toplantısını birkaç saat sonra yapsak. Onlara da, bize de düşünecek zaman tanısak. Erdoğan gülerek, Volkan Bey, bakın ben Bye bye dedim rahatladım. Siz de vedalaşın, rahatlayın dedi
Bu arada İngilterenin Türkiye Büyükelçisi Wesmancott, Egemen Bağışa gelerek Blairin görüşmek ve arayı bulmak istediğini söyledi. Bağış, Erdoğana konuştuklarını aktardı. Başbakan Erdoğan da Kültürümüzde kimseyi kapıdan döndürmek yoktur, buyursun gelsin diye cevap verdi.
Blair salona girdiğinde sıcak tavırlarla ve Hayrola der gibi Erdoğana baktı. Başbakan anlatmaya başladı: Bot, gelmiş Siz bunları istediniz diyor. Şaşkına döndüm. Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış. Kıbrısın tanınmasını isteriz diyorlar. Doğrusu biz size ve BM Genel Sekreteri Annana güvendik. Bu arada içeriye Almanya Başbakanı Schröder, İtalya Başbakanı Berlusconi girdi. Hollanda Dışişleri Bakanı Botun da gelmesiyle oda mini bir zirveye sahne oldu. Erdoğan, Kıbrıs paragrafı yeniden yazılsın dedi; Bot, Olamaz yanıtını verdi.
Erdoğan, Bota sinirli bir bakış fırlatarak, Biz öneri yapıyoruz beyefendi, niye sizin gururunuza dokunuyor diye çıkıştı. Uzun tartışmalar sonucu gelen haber, sürecin yeniden başladığıydı. Daha önce Süreç bitti, konsey karar verdi, bir daha toplanıp değerlendirme yapamaz diyen Bot, bu defa yollara düşerek, yeni metnin hazırlanması için kolları sıvadı.
TÜRKİYE Cumhuriyetinin çağdaşlaşma sürecinde önüne koyduğu en temel hedeflerden birisi, ABye tam üye olarak gelişmiş ülkeler arasındaki haklı yerini almaktır. Bu entegrasyonun temel amacı Türk halkının temel hak ve özgürlüklerini geliştirmektir. 1959da başlayan bu süreç, 2004te önemli bir aşamaya ulaşmıştır. 17 Aralık 2004 AB zirvesi, müzakerelerin başlaması yönünde kararın verildiği tarihi bir zirve olmuştur. 17 Aralık Zirvesinin arka planına ışık tutan bu çalışmanın diplomatik hafızamıza yapacağı olumlu katkılarla hayırlı sonuçlara vesile olmasını diliyor, emeği geçenleri kutluyorum.
SABAH | | Samanyolu Haber Son Dakika 01.04.2010 | | | ErdoğanıçiledençıkarantavırErdoğanı çileden çıkaran tavır |
|
| Kendi ipimi kendim çekerim! | Samanyolu Haber | 01.04.2010 09:23 |  | | ABye tam üyelik müzakerelerinin kapısını aralayan 2004 Brüksel zirvesinin perde arkasını, Başbakanın siyasi danışmanı Yalçın Akdoğan kitaplaştırdı. Kitaptaki en çarpıcı bölüm ise Erdoğanın bu sözleri oldu... Erdoğanın önsözünün de yer aldığı ve hafta sonu çıkacak kitapta, zirve öncesi ve sonrası yaşananlar ilginç anekdotlar da aktarılıyor. Tarihe Düşülen Notlar-17 Aralık AB Zirvesinin Perde Arkası başlıklı kitap, Erdoğanın zirveden önce yurt içi ve yurt dışında gerçekleştirdiği 3 aylık temasları kapsıyor. İşte kitapta öne çıkan ayrıntılar:
15 Aralık Çarşamba gecesi Türk heyeti, Conrad Otelde konuşlandı. Bürokratlar ertesi gün yürütecekleri çalışmaları anlatınca Tayyip Erdoğan, süreci daha etkin yönetmesi gerektiği kanaatiyle bir çıkış yaptı: Riski bürokrat almayacak, ben alacağım. AB benimle müzakere yapmalı.
Erdoğan ilk olarak Brüksele gelen milletvekillerini toplantıya çağırdı. CHP ve AK partili yaklaşık 40 milletvekiline, ABnin tutumunu, Bunlar dans ediyorlar, dürüst davranmıyorlar sözleriyle aktardı. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Ya bize yok diyemedikleri için bu şartları öne sürüyorlar, ya da 600 bin Rumla Hıristiyan dayanışması yapıyorlar dedi. Erdoğan da şöyle yanıtladı: Kendi ipimi kendim çekerim, başkasına çektirmem...
Sinirlerin giderek gerildiği bir anda odaya Hollanda Dışişleri Bakanı Bot girdi. İstediğiniz bütün değişiklikler kabul edilmiştir dedi. Ama Bot, maddeleri okudukça, değişen hiçbir şeyin olmadığı, hatta durumun daha da kötüye gittiği anlaşıldı. Konsey yeni bir ek paragraf koyuyor ve resmen ön koşul getiriyordu. Hani koşullu bir tarih verilmeyecekti?.. Bot, İşinize gelirse türünden bir tavır içindeydi. Bu tavrı Erdoğanı çileden çıkardı.
Erdoğan, ekibine dönerek, Görmüyor musunuz değiştirebileceğiniz bir şey yok. Bunlar bilerek bir şey yapmaya çalışıyorlar. Beyhude uğraşmayın dedi. Ardından, ellerini birbirine çarparak Bota döndü: Bye bye ben gidiyorum...
Bot şaşkınlık içinde Basın açıklaması yapmayacak mısınız? diye sordu. Erdoğan, Açıklama falan da yapmıyorum, ben gidiyorum dedi, Botu salonda bırakıp çıktı. Roma Büyükelçisi Uğur Ziyal, Bota dönerek Farkında mısınız, dönüyoruz diyerek durumu daha iyi anlamasını sağlamaya çalıştı. Bu arada Başbakan Erdoğan da Uçağı hazırlatın talimatı verdi. Köprüler atılmıştı. Bu sırada Büyükelçi Volkan Vural, bir ricada bulundu: Efendim, basın toplantısını birkaç saat sonra yapsak. Onlara da, bize de düşünecek zaman tanısak. Erdoğan gülerek, Volkan Bey, bakın ben Bye bye dedim rahatladım. Siz de vedalaşın, rahatlayın dedi
Bu arada İngilterenin Türkiye Büyükelçisi Wesmancott, Egemen Bağışa gelerek Blairin görüşmek ve arayı bulmak istediğini söyledi. Bağış, Erdoğana konuştuklarını aktardı. Başbakan Erdoğan da Kültürümüzde kimseyi kapıdan döndürmek yoktur, buyursun gelsin diye cevap verdi.
Blair salona girdiğinde sıcak tavırlarla ve Hayrola der gibi Erdoğana baktı. Başbakan anlatmaya başladı: Bot, gelmiş Siz bunları istediniz diyor. Şaşkına döndüm. Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış. Kıbrısın tanınmasını isteriz diyorlar. Doğrusu biz size ve BM Genel Sekreteri Annana güvendik. Bu arada içeriye Almanya Başbakanı Schröder, İtalya Başbakanı Berlusconi girdi. Hollanda Dışişleri Bakanı Botun da gelmesiyle oda mini bir zirveye sahne oldu. Erdoğan, Kıbrıs paragrafı yeniden yazılsın dedi; Bot, Olamaz yanıtını verdi.
Erdoğan, Bota sinirli bir bakış fırlatarak, Biz öneri yapıyoruz beyefendi, niye sizin gururunuza dokunuyor diye çıkıştı. Uzun tartışmalar sonucu gelen haber, sürecin yeniden başladığıydı. Daha önce Süreç bitti, konsey karar verdi, bir daha toplanıp değerlendirme yapamaz diyen Bot, bu defa yollara düşerek, yeni metnin hazırlanması için kolları sıvadı.
TÜRKİYE Cumhuriyetinin çağdaşlaşma sürecinde önüne koyduğu en temel hedeflerden birisi, ABye tam üye olarak gelişmiş ülkeler arasındaki haklı yerini almaktır. Bu entegrasyonun temel amacı Türk halkının temel hak ve özgürlüklerini geliştirmektir. 1959da başlayan bu süreç, 2004te önemli bir aşamaya ulaşmıştır. 17 Aralık 2004 AB zirvesi, müzakerelerin başlaması yönünde kararın verildiği tarihi bir zirve olmuştur. 17 Aralık Zirvesinin arka planına ışık tutan bu çalışmanın diplomatik hafızamıza yapacağı olumlu katkılarla hayırlı sonuçlara vesile olmasını diliyor, emeği geçenleri kutluyorum.
SABAH | | Samanyolu Haber Son Dakika 01.04.2010 | | | KendiipimikendimçekerimKendi ipimi kendim çekerim |
|
| New York'la vedalaşın | NTV | 04.09.2009 08:51 |  | | Forbes dergisi, dünyanın yeni başkentlerinin batıdan doğuya doğru kaydığını, New York, Londra ve Tokyo gibi merkezlerin yerini, Şanghay, Pekin, Dubai gibi başkentlerin alacağını yazdı.
| | NTV Toplum Yaşam 04.09.2009 | | | NewYorklavedalaşınNew Yorkla vedalaşın |
|
| Ağız kokusuyla vedalaşın | En Son Haber | 10.06.2009 18:23 |  | | |
| Hanımlarınıza veda edin | Hürriyet | 22.05.2009 01:06 |  | | |
| Selülitlerle bu korseyle vedalaşın! | GazetePort | 07.05.2009 19:20 |  | | |
| Ağız kokusu ile vedalaşın | Hürriyet | 04.03.2009 14:23 |  | | |
| Siyah noktalarla vedalaşın | Hürriyet | 15.12.2008 13:32 |  | | |
| Sivilcelerle vedalaşın | Hür Haber | 20.11.2008 01:59 |  | | |
| Sivilcelerle vedalaşın | Hürriyet | 19.11.2008 14:17 |  | | |
| Siyah noktalarla vedalaşın | Hürriyet | 08.09.2008 13:49 |  | | |
| Selülitlerle vedalaşın | Hürriyet | 07.07.2008 16:29 |  | | |
| Selülitlerle vedalaşın | Hürriyet | 07.07.2008 09:48 |  | | | Yaz gelince selülitler gözünüze öyle batmaya başlar ki, aynada sadece onları görürsünüz. Bir an önce bu kötü görüntüden kurtulmak için siz çare ararken, biz sizin için yeni bir yöntem araştırdık | | Hürriyet Kadın 07.07.2008 | | | SelülitlerlevedalaşınSelülitlerle vedalaşın |
|
| İşte terfi ettiğiniz gün sigarayla vedalaşın! | Sabah | 20.05.2008 01:41 |  | | |
| Kırışıklıklarınızı yok ederken migren ağrısıyla da vedalaşın | Sabah | 28.03.2008 01:34 |  | | |
|
| |