vesayetle | |
|
| Bürokratik vesayetle mücadelede durum | Zaman | 27.01.2012 01:54 |  | | |
| Bürokratik vesayetle mücadelede durum | Zaman | 27.01.2012 01:48 |  | | |
| Çare tükenmez | Posta | 04.08.2011 05:07 |  | |
Soru şu:
- Askeri vesayet bitiyor ama acaba yerine sivil vesayet gelir mi?
İşte, yeni bir anayasa bunun için lazım. Koyarsın demokratik kuralları... Sistemi tıkır tıkır işletirsin... Zaten de 4 yılda bir seçim var. Beğenmediğin iktidarı indirir, yerine yenisini getirirsin... Beğenmezsen 4 yıl sonra onu da indirir bir başkasını getirirsin.
Yani, vesayetle yaşamak, bu milletin alın yazısı değil.
[[HAFTAYA]]
* * *
Birikmiş notlarıma bakıyorum... Orada görüyorum ki, son olaylar hakkında, CHP elle tutulur bir net tavır sergilememiş... Hiç önemli bir laf etmemiş.
İyi ki etmemiş.
... | | Posta Köşe Yazıları 04.08.2011 | | | ÇaretükenmezÇare tükenmez |
|
| Çare tükenmez | Posta | 04.08.2011 05:07 |  | |
Soru şu:
- Askeri vesayet bitiyor ama acaba yerine sivil vesayet gelir mi?
İşte, yeni bir anayasa bunun için lazım. Koyarsın demokratik kuralları... Sistemi tıkır tıkır işletirsin... Zaten de 4 yılda bir seçim var. Beğenmediğin iktidarı indirir, yerine yenisini getirirsin... Beğenmezsen 4 yıl sonra onu da indirir bir başkasını getirirsin.
Yani, vesayetle yaşamak, bu milletin alın yazısı değil.
[[HAFTAYA]]
* * *
Birikmiş notlarıma bakıyorum... Orada görüyorum ki, son olaylar hakkında, CHP elle tutulur bir net tavır sergilememiş... Hiç önemli bir laf etmemiş.
İyi ki etmemiş.
... | | Posta Ana Sayfa 04.08.2011 | | | ÇaretükenmezÇare tükenmez |
|
| Çare tükenmez | Posta | 04.08.2011 05:03 |  | |
Soru şu:
- Askeri vesayet bitiyor ama acaba yerine sivil vesayet gelir mi?
İşte, yeni bir anayasa bunun için lazım. Koyarsın demokratik kuralları... Sistemi tıkır tıkır işletirsin... Zaten de 4 yılda bir seçim var. Beğenmediğin iktidarı indirir, yerine yenisini getirirsin... Beğenmezsen 4 yıl sonra onu da indirir bir başkasını getirirsin.
Yani, vesayetle yaşamak, bu milletin alın yazısı değil.
[[HAFTAYA]]
* * *
Birikmiş notlarıma bakıyorum... Orada görüyorum ki, son olaylar hakkında, CHP elle tutulur bir net tavır sergilememiş... Hiç önemli bir laf etmemiş.
İyi ki etmemiş.
... | | Posta Son Dakika 04.08.2011 | | | ÇaretükenmezÇare tükenmez |
|
| 2011 GENEL SEÇİMLERİNE DOĞRU | Haber3 | 11.06.2011 20:45 |  | | | Taraf gazetesi yazarı Rasim Ozan Kütahyalı, tarafsız bir yazar olmadığını ve Ergenekon iddianamesinde de geçtiği gibi Kürtleri fırınlarda yakmak isteyenlere karşı yazar olduğunu ifade ederek, Bu seçim askeri vesayetle AK Parti arasında geçecek. Bu ülkede | | Haber3 Son Dakika 11.06.2011 | | | 2011GENELSEÇİMLERİNEDOĞRU2011 GENEL SEÇİMLERİNE DOĞRU |
|
| CHP önce vesayeti reddetsin | Taraf Gazetesi | 08.02.2011 00:48 |  | | |
| 2010 yetmez ama EVET | Taraf Gazetesi | 01.01.2011 12:58 |  | | | Türkiye 2010 yılını daha ilk gününden itibaren askerî vesayetle hesaplaşarak geçirdi. Yeni yılın ilk hedefi ise sivil ve demokratik bir Anayasa yapmak olacak | | Taraf Gazetesi Son Dakika 01.01.2011 | | | 2010yetmezamaEVET2010 yetmez ama EVET |
|
| YARSAV Başkanı'ndan şok sözler | Samanyolu Haber | 04.09.2010 22:24 |  | | Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Emine Ülker Tarhan, Ben cumhurbaşkanının tarafsız olduğunu düşünmüyorum dedi. Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) ile Atatürkçü Düşünce Derneği tarafından PAÜ Kongre ve Kültür Merkezinde, YARSAV Başkanı Emine Ülker Tarhan ile Prof. Dr. Süheyl Batumun konuşmacı olarak katıldığı Hukuk ve Demokrasi konulu bir panel gerçekleştirildi.
Tarhan, Yarsavın kuruluş sürecini ve karşılaştıkları zorlukları anlatarak başladığı konuşmasında, ancak darbe zamanlarında görülen bir uygulamayla karşı karşıya kaldıklarını, yasayla kapatılmaya çalışıldıklarını öne sürdü.
Bugüne kadar yargıdaki sorunları siyasi iktidara anlattıklarını, raporlar sunduklarını ifade eden Tarhan, Biz sahadan gelen yargıçların sorunlarını dinleyin dediğimizde derneğimizi, telefonlarımızı ve evlerimizi dinlediler. Aslında demokratikleşmeden, açılımlardan, adaletten, özgürlükten söz ederken ne demek istediklerini biz deneyimlerimizle öğrendik. İfade özgürlüğü derken susturmaktan bahsediyorlardı. Sivil örgütlenme derken yalnızlaştırma ve etkisizleştirmeden söz ediyorlardı. Özgürlük derken tutsaklıktan, adalet derken adaletsizlikten, yargılama derken aslında infazdan söz ediyorlardı. Demokrasi derken bir korku krallığından söz ediyorlardı. Aslında ne söylüyorlarsa tersinden okumak gerektiğini biz yaşayarak öğrendik. Bir darbe anayasasının izlerini silmekten söz ettiklerinde bizlerin dehşetle irkilmememiz gerçekten mümkün değildi. Aslında darbe anayasasının izlerini silmek değil, darbe ruhunu güçlendirmekten söz etiklerini biz anlamıştık dedi.
Tarhan, anayasa değişiklik paketinde cumhurbaşkanına daha geniş, daha net yetkiler verildiğini belirterek, şunları söyledi:
Adalet Bakanı ve müsteşarı daha güçlü, daha katmerli hale getiriliyor. Bakan neredeyse padişah gibi sınırsız yetkileri var. Cumhurbaşkanının tarafsızlığına ilişkin kuşkusu olmayan var mı bu salonda? Ben cumhurbaşkanının tarafsız olduğunu düşünmüyorum. Yani o temel üzerine kurulmuş bir anayasa olunmasına karşın bugün itibariyle tarafsız bir cumhurbaşkanı olduğuna inanmıyorum. Yürütmenin başı olan cumhurbaşkanı, Anayasa Mahkemesinin 14 üyesini seçiyor. Başbakan siyasal iktidarın başı, mecliste çoğunluğu bulunan partinin başı, diğer üçünü seçiyor. Düşünebiliyor musunuz? 17 kişilik Anayasa mahkemesinin tamamını, bir gün gelip kendisini yargılayacak olan Anayasa Mahkemesini, yürütme organı seçiyor.
Yargıya müdahalelerin ayyuka çıktığını, içinde yaşayarak gördüğünü anlatan Emine Ülker Tarhan, bazı yargıçların yıllarca önceki telefon görüşmelerinin yayınlandığını, çete hakimi olmakla suçlandıklarını söyledi.
Tarhan, şöyle devam etti:
Bugünkü uygulamaların işkence ve darbe ortamından hiçbir farkı yoktur. Kişilerin dinlenmesi, izlenmesi, kişiler üzerinden kanıtlar yaratılmaya çalışılması, yasalarının ihlal edilmesinin makul hatta makbul kabul edilmesinin aslında işkenceden hiç ama hiçbir farkı yoktur. İşkence maddi ya da manevi olabilir. En büyük değer insan onurudur. Bugün ülkemizde insan onuruyla yargı üzerinden oynanmaktadır. Hukukun üstünlüğü, üstünlüğün hukuku diye küçümsenerek demokrasiye olan inanç düzeyinde sergilenmektedir. Ülkemiz bu beceri düzeyinde yönetilmekteyken yargı reformunu da bahane ederek bir anayasa değişikliği yapılıyor.
Halk oylamasında evet diyenlere seslenen Yarsav Başkanı Tarhan, sözlerini şöyle tamamladı:
Bu anayasa paketi geçince, hazine arazilerini yağmalayanlar yargılanacak mı zannediyorlar? Yıllardır tutuklu kalanlar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde bu partinin hükümeti tarafından tazminat mı ödenecek sanıyorlar onlara? Maliye müfettişleri bazı şanslı şirketlere uğramaya mı başlayacaklar zannediyorlar?
Olacaklar kesinlikle şunlardır: İktidarın parası var, herşeyi var biliyorsunuz. Silahı var, adamı var. Halkın son umut kapısı olan yargı da siyasal iktidara bağlanınca halk nereye gidecek zannediyorsunuz. Sadece bir partiye biat edecek. Bugün yapılan, bağımsız Türk yargısı üzerinden Türk demokrasisiyle oynamak, bağımsız yargıyı yok ederek aslında 87 yıllık cumhuriyetle 8 yılda hesaplaşmak aceleciliğidir.
CHP MYK Üyesi Prof. Dr. Süheyl Batum da, 12 Eylül anayasasının getirdiği kurumlardan YÖKün, getirilen anayasa değişikliği paketi ile değiştirilmediğine, kaldığına dikkati çekerek, şunları söyledi:
Bu nasıl vesayetle mücadele etme, 12 Eylülle mücadele etme? Bu birincisi. İkincisi, Cumhurbaşkanının yetkileri Kenan Evrene göre öngörülüp bu anayasada çoğaltılmadı mı? Şimdi bu 12 Eylülle mücadele eden anlayışla yapılan bu değişiklik Cumhurbaşkanının yetkilerini azaltıyor mu? Hayır. Denetim getiriyor mu? Hayır. Bilakis çoğaltıyor. Seçim yasası aynı yasayla geldi. Yüzde 10 barajı. Bir deli gömleği. Peki değiştiriliyor mu bu düzenleme? Sınırlıyor mu? Hayır. Tam serbest bırakmış.
| | Samanyolu Haber Son Dakika 04.09.2010 | | | YARSAVBaşkanındanşoksözlerYARSAV Başkanından şok sözler |
|
| ŞAHİN ALPAY - Vesayetle mücadele vesayetçilerle kazanılamaz | Zaman | 04.09.2010 02:09 |  | | |
| Toskay: "Samimiysen e-muhtıranın hesabını sor" | CNN Türk | 28.07.2010 17:16 |  | | |
| Toskay: "Samimiysen e-muhtıranın hesabını sor" | CNN Türk | 28.07.2010 17:16 |  | | |
| Asker vesayetini yargıdan yürütüyor! | İnternet Haber | 27.06.2010 09:43 |  | | |
| 'Asker, vesayetini yüksek yargı üzerinden yürütüyor' | Zaman | 27.06.2010 02:48 |  | | Abant toplantısının ikinci gününde de, askerî vesayetle ilgili çarpıcı görüşler dile getirildi. Doç. Dr. Mustafa Şentop, daha önce ordunun yerine getirdiği işlevi 10 yıldır yargının üstlendiğini belirtti. Taraf Gazetesinden Lale Kemal de bu görüşü bütünleyecek şekilde, HSYKnın yapısının demokratikleştirilmesini askerî bir reform olarak gördüğünü dile getirdi. | | Zaman En Çok Okunan 27.06.2010 | | | AskervesayetiniyüksekyargıüzerindenyürütüyorAsker vesayetini yüksek yargı üzerinden yürütüyor |
|
| 'Asker, vesayetini yüksek yargı üzerinden yürütüyor' | Zaman | 27.06.2010 02:07 |  | | Abant toplantısının ikinci gününde de, askerî vesayetle ilgili çarpıcı görüşler dile getirildi. Doç. Dr. Mustafa Şentop, daha önce ordunun yerine getirdiği işlevi 10 yıldır yargının üstlendiğini belirtti. Taraf Gazetesinden Lale Kemal de bu görüşü bütünleyecek şekilde, HSYKnın yapısının demokratikleştirilmesini askerî bir reform olarak gördüğünü dile getirdi. | | Zaman Politika 27.06.2010 | | | AskervesayetiniyüksekyargıüzerindenyürütüyorAsker vesayetini yüksek yargı üzerinden yürütüyor |
|
| 'Asker, vesayetini yüksek yargı üzerinden yürütüyor' | Zaman | 27.06.2010 02:04 |  | | Abant toplantısının ikinci gününde de, askerî vesayetle ilgili çarpıcı görüşler dile getirildi. Doç. Dr. Mustafa Şentop, daha önce ordunun yerine getirdiği işlevi 10 yıldır yargının üstlendiğini belirtti. Taraf Gazetesinden Lale Kemal de bu görüşü bütünleyecek şekilde, HSYKnın yapısının demokratikleştirilmesini askerî bir reform olarak gördüğünü dile getirdi. | | Zaman Ana Sayfa 27.06.2010 | | | AskervesayetiniyüksekyargıüzerindenyürütüyorAsker vesayetini yüksek yargı üzerinden yürütüyor |
|
| Abant Platformu'nun ilk oturumu - Canlı | Samanyolu Haber | 25.06.2010 15:44 |  | | Abantta başlayan Abant Platformunun ilk oturumunda ?Vesayet ve Demokrasi? konusunda dört teblih sunuldu. İşte İlk bölümün tebliğleri
Başkanlık sisteminin önemli örneği olan ABD?de bu zamana kadar Başkan devlet güvenliği gereğince görevden alınmamıştır.
Parlamenter sitemlerde yasama halk tarafından yürütülmektedir. Her iki devlet organının da birbirini fesh edebilme yetkisi vardır. Seçim mekanizması sadece parlamentodaki sandalye sayısını belirlememekte, hükümeti hangi partinin kuracağını da belirler. Bu sebeple parlamenter sistem kuvvetlerin birbirinden yumuşak bir şekilde ayrıştığı bir sitemdir.
Yarı Başkanlık sitemi başlı başına bir yapı değildir. Başkanlık ve Parlamanter sistemin karma halidir. Devlet başkanını halk seçer. Cumhurbaşkanının en önemli özelliği hükümeti fesh yetkisidir. Yasama ve yürütme gücü arasındaki kilitlenmesi Cumhurbaşkanı aracılığıyla çözülür. Eğer yapılan bir seçimle yine eski yapıya benzer bir tablo çıkarsa, partilerin birbirine boyun eğme durumu ortaya çıkar.
Parlamenter sistemde güven oylaması ve gensoru gerçek bir silahtır. Yarı başkanlık sistemde ise hükümet sitemleri için yarı kırılgan niteliğe sahiptir. Yapılan çalışmalarda hükümet sisteminin türü ile demokrasisi sağlamlaşması arasında mutlak bağ kurmam mümkün değildir. Zira demokrasinin çöküntüye uğradığı örnekler de vardır.
Yarı başkanlık sitemlerde de demokrasinin çöküntüye uğradığı da vakidir. Hükümet siteminin türü ne olursa olsun parti siteminin ne olduğu önemlidir.
Bütün bu açıklamalar vesayetle kıyaslandığında farklı bir tablo karşımıza çıkmayacaktır. Vesayet demokrasinin özelliği, atanmışların denetim mekanizmasını elinde tutması demektir. Türkiye tarihi incelendiğinde farklı hükümetler döneminde vesayet demokrasinin uygulandığını görürüz. Çok partili deneme geçiş demokrasi adına fazla bir şey kazandırmamıştır. Taşra ile elit arasındaki gerilimi kuvvetlendirmiş ve 27 Mayıs kaçınılmaz olmuştur. Ortaya çıkan vesayet kurumlarından MGK, bakanlar kuruluna görüş bildirdiği bakanlar kurulunun yanında ikinci bir bakanlar kurulu gibi çalıştığı görülmektedir. Bir diğer vesayet organı Anayasa Mahkemesi her ne kadar demokrasi için var olsa da 82 anayasasından beri vesayetin devamını sağlamlaştırmıştır. 82 anayasası döneminde parti kapatma da vesayet mekanizması olarak kullanılmıştır. Çoğulcu demokrasiden eser kalmamıştır. Geçen günlerde parlamentoda kabul edilen anayasa değişikliği paketi sözü edilen vesayet kurumları üzerinde oldukça mütevazi denilebilecek demokratik dünyadaki emsallerine benzer bir vasıt önermiştir. Fakat malum olduğu üzere eleştirilerek Anayasa mahkemesine intikal ettirilmiştir.
Türkiye gerçekten batıdaki düzene uygun bir demokrasiyi kuracaksa, bu vesayetçi kurumlara gerçek görevlerini vermek ve çoğulcu demokrasinin birer aracı haline getirmek gerekir.
82 anayasasının şekil bakımından incelenmesi onun vesayetçi olduğunu ortaya yeteri kadar koymayabilir. 82 Anayasasını ortaya oyan felsefesinin temelinde devletçilik vardır.
Bir diğer esas laik cumhuriyetçiliktir ki bugün onu ulusalcılık karşılamaktadır. Bunun temel amacı toplumu hem etnik hem de dinsel bakımdan türleştirmektir. Laiklikle dini kontrol altına bazen de baskı altına alınmasını gerekli görür. Bu anayasa gençlerin Atatürkçülük yönünde eğitilmesinin ve bu düşüncenin diğer düşüncelerden de korunmasını gerekli görmektedir. Bu ilkeler cumhuriyetin demokrasi ilkesinden daha da üstün tutulmaktadır. Anayasadaki temel haklarla ilgili kısıtlamalar konusunda laik cumhuriyetin gerektiğinde temel hakların kısıtlanmasını uygun görür. Bilim ve sanat eserlerini yayınlama hakkını kısıtlayabilirdir. Dolayısıyla ideolojik niteliktedir. Anayasa felsefesinin az vurgulanan korparatizm ilkesidir. Toplumun farklı kesimlerinin tek bir bütün gibi görülen milletin bir parçası gibi düşünmek ve bir arada tutmak olarak bilinir. Bu nedenle farklı kurumların da birlikte koordineli çalışmasını gerekli kılar. Bu ilke devletçiliğin ve milliyetçiliğin tamamlayıcısı olarak görülür.
Bu ideolojik arka plan göz önünde bulundurulursa, anayasanın toplumun temsilcilerine vesayet etmesi kaçınılmazdır. Yasama yetkisi anayasanın ideolojisiyle sınırlıdır. Meclis inkılap kanunlarını değiştiremez. Bunun dışında Meclis için Anayasa, Yürütme için MGK, Üniversiteler için YÖK, inançlar için Diyanet, Siyasi partiler için Anayasa Mahkemesi gibi vesayet makamları ihdas edilmiştir. 82 anayasasının Cumhurbaşkanının kuvvetlendirdiği malum. Bu ilk bakışta teknik bir kaygıdan kaynaklanmaktan çok ideolojik kaygılardandır. Cumhurbaşkanlığı devletin bu ideolojiler temelinde yönetilmesine vesayet etme amacıyla ihdas edilmiştir. Anayasa cumhurbaşkanlığının Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağına dair yeminini şart koşmuştur. Anayasa Cumhurbaşkanının seçimini TBMM olarak gösterse de gerçekte hiç de öyle değildir. Bu durumda cumhurbaşkanının vesayet görevinin düşeceğinin düşünülmesi ana sebeptir. Aday kişinin asker olması şart değildir. Sivil d | | Samanyolu Haber Son Dakika 25.06.2010 | | | AbantPlatformununilkoturumu-CanlıAbant Platformunun ilk oturumu - Canlı |
|
| Dinç Bilgin'den ilginç açıklamalar | Samanyolu Haber | 26.03.2010 11:55 |  | | TRT Haberde Nuriye Akman ile Rıdvan Meminin sorularına Dinç Bilgin ilginç cevaplar verdi. İşte o cevaplar... Nuriye Akman ve Rıdvan Memi, Dinç Bilgine, medya-asker-siyaset ilişkisi, Etibank olayının perde arkası, Türk basınının kapalı kodları ve medya patronlarının dünyaları ile ilgili sorular yöneltti...
İşte Dinç Bilginin cevaplarından bazıları:
KİMSEYİ İŞTEN ATMAM
-Kızgınlıklarımdan kurtuldum. Kurtuldukça rahatladım. Zafer Mutluya bir kızgınlığım kalmadı. Ara sıra görüşüyoruz. Sırtımda yumurta küfesi yok.
-Şimdi gazete patronu olsam kimseyi işten atmam. İçimde hala bir ıstırap var.
-Bugün gazete çıkarsam, genel yayın yönetmeni ben olurum. Patolojik tarafım ağır bastı. Kendimi sevmeye başladım.
SERSEMLİĞİMİZİ HERKES ÖĞRENİR
-Eski arkadaşlarımla ve Aydın Doğanla tekrar çalışmam. Onlar da benimle çalışmak istemez.
-Haldun simavinin genel yayın yönetmenlerine dönük sersemliğinizi herkes öğrenir anekdotu üzerine bugünküler için : E öyle değiller mi!!
KARŞI ORDUYA GEÇTİ
-Gazeteciler de patronlarını kavgaya teşvik ederlerdi...
Zafer Mutlu için : Başkomutan savaş sürerken karşı orduya da geçti denebilir
MEDYADAKİ SAVAŞ ODALARI
-Özür dilemek bana ferahlık veriyor. Başkaları da aynı ferahlığı tatmalı.
-Rakip medya kuruluşlarının bazılarının yürüttükleri karalama kampanyaları, büyük stratejilerinin bir parçasıydı. Yabancı uzmanlara bile danışmışlardı. Toplantı odalarının adlarını değiştirip war room -savaş odası koydular.
ULVİ SEBEPLER ARADIM
-Medya dünyasındaki insanların egoları daha yüksek.
-Beni içeride tutan yargıç şimdi Ergenekonun avukatı...
-Medya bana infaz yaptı. Biz de başkalarına infaz yaptık. Bugün de infaz yapılıyor. Şu anda şike soruşturmaları nedeniyle futbolcular da bu durumda...
-Bana infaz yapıldığında, iç hesaplaşmalar yaşamaya başladım. Ulvi sebepler aradım. İlahi adalet düşüncesi beni rahatlattı.
PİŞMANLIKLARIMDA SAMİMİYİM
-Bazı şeyleri hak etmemiş olmam mümkün değil.
-Siyasi vesayetle uğraşırken medya işini doğru düzgün yapamıyorsunuz. O boşluğu siyasiler dolduruyor.
-8 senede büyük bir değişim gösterdim.
-Pişmanlıklarımda ve özürlerimde samimiyim.
MEZARIMA EYVAH EYVAH YAZILSIN
-Doğan Grubu gazetelerinin değişme imkanı yok. Okuyucu baskısı yüzünden köşeye sıkıştılar. Değişemezlerse, böyle devam ederler. Hürriyetin elindeki imkanlarla bugün birkaç milyon satması lazım.
En mutlu anlarım pardon dediğim anlar.
En çok Sabahtan ayrılmak beni üzdü.
Rahatladım, insanları seviyorum.
Gazete sahipleri olarak Ergenekon olaylarının farkındaydık. Bu olaylar 60 yıldır oluyordu.
Mezar taşımın üstüne Eyvah Eyvah yazılmasını isterim. | | Samanyolu Haber Son Dakika 26.03.2010 | | | DinçBilgindenilginçaçıklamalarDinç Bilginden ilginç açıklamalar |
|
| Türk ve Tuğluk kimdir ? | Samanyolu Haber | 12.12.2009 00:16 |  | | Anayasa Mahkemesi?nin DTP?nin kapatılmasına karar vermesiyle birlikte siyasi yasak getirdiği Eş Başkan Ahmet Türk DTPnin en tecrübeli isimiydi. Aysel Tuğluk ise Abdullah Öcalan?ın eski avukatıdır Ahmet Türk, 2 Temmuz 1942?de Mardin doğumlu. Güneydoğu?nun aşiretlerinden Kanco ailesinden. 1954 yılında babası Hacı Sinan?ı kaybeden Ahmet Türk?ün aktif politik hayatı, milletvekili ağabeyi Abdürrahim Türk?ün öldürülmesi ile başladı. İlk defa milletvekilliği?ne XV. TBMM Döneminde (1974) CHP?den Mardin milletvekilli olarak seçildi.
Devam eden yıllarda çeşitli sol partilerde görev aldı. 1988 yılında sayısı 6 bini bulan insanın ölümüne ve daha fazlasının da sakat kalmasına neden olan Halepçe Katliamı nedeniyle 1989 yılında Paris?teki Kürt konferansına katıldığı gerekçesiyle milletvekili bulunduğu SHP?den ihraç edildi. 1990?da HEP?nin kurucu üyesi oldu.
O günlerde Halkın Emeği Partisi?ni kurarak başladığı etnik siyaset çizgisi, bugün DTP?yle yeni bir boyut kazandı. Hareketin partileşmesi ve sonucunda DTP?nin kurulmasından sonra, Aysel Tuğluk ile birlikte partinin genel başkanlığına seçildi. Böylece, Aysel Tuğluk ile birlikte, Türkiye?de eşbaşkanlık sistemini ilk uygulayan parti genel başkanı oldu. Haziran 2006?da yapılan DTP kongresinde eşbaşkanlık sisteminin kaldırılması üzerine, partinin tek genel başkanı olarak yeniden seçildi. Şubat 2007 tarihinde yapılan kongrede, başka hiçbir aday çıkmaması üzerine, yeniden partinin genel başkanlığına seçildi.22 Temmuz 2007 seçimlerinde bağımsız Mardin Milletvekili olarak Meclise girdi.
HEP kuruculuğu ile DEP milletvekilliği ve genel başkanlığının ardından, HADEP ve DEHAP yönetiminde de aktif roller üstlenen Ahmet Türk, Abdullah Öcalan?la da zaman zaman görüşmeler yaptı. Bu konudaki bir anısını şöyle anlatıyor: Biz rahmetli Özal?ın mesajını götürmek üzere Öcalan?la görüştük. Özal, bize ?Akan kanın durması için çaba içinde olmanız gerekir.? deyince, kendisine ateşkesin sürmesi için Bekaa?ya gitmeyi düşündüğümüzü söyledik. ?Elbette? dedi.
Türk, eski DEP?li arkadaşlarının ısrarları sonucu yeniden Ankara?ya döndü ve siyasette 3. kez şansını denemeye karar verdi. Oysa birkaç ay öncesine kadar Zana ve arkadaşlarının kuracağı partiden umutsuzdu. Milliyet?ten Hasan Cemal?e verdiği röportajda, etnik partilerden şöyle bahsemişti: Bugüne kadar kurduğumuz bütün partilerde, inandırıcılık eksiği vardı. Parti içi hukuk, parti içi demokrasi açısından olumlu bir şey söylemek güçtü. Bu yüzden Türk aydınlarına da güven veremedik. Çünkü ipler perde arkasında başkalarının elinde diye düşünülürdü. Bu nedenle muhataplarımız tarafından pek ciddiye alınmazdık. Şimdi yeni bir anlayış geliştirmek zorundayız. Vesayetle, vekâletle siyaset üretemeyiz artık.
Türk, 1.(XV), 2.(XVI), 3.(XVIII.), 4.(XIX.) ve 5.(XXIII.) Dönem Mardin Milletvekilliği ile TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanlığı yaptı. Evli ve 8 çocuk babası.
AYSEL TUĞLUK KİMDİR?
Milletvekilliği düşen Aysel Tuğluk DTPye dava açıldığında ikinci eş başkandı. Daha sonra parti içinde pasif ve uzlaşmacı olmakla suçlanan Tuğluk, 9 Kasım 2007 tarihindeki DTP Olağanüstü Kongresi?nde eşbaşkanlık görevinden ayrıldı. Parti içinde şahin kanattan olduğu bilinen Aysel Tuğluk hakkında açılmış bir çok dava bulunuyor.
Aysel Tuğluk 17 Temmuz 1965 tarihinde Elazığ?da dünyaya geldi. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi?ni bitirdi. Serbest avukat olarak çalıştı. Toplumsal Hukuk Araştırmaları Vakfı Yönetim Kurulu Üyeliğinde bulundu. İnsan Hakları Derneği Üyesi ve Yurtsever Kadınlar Derneği Kurucusu oldu. Demokratik Toplum Partisi Eşbaşkanlığı görevini yürüttü. 23.Dönem Diyarbakır milletvekilidir. Bekârdır. Abdullah Öcalan?ın eski avukatıdır. Abdullah Öcalan?ın arkadaşlarından Alaattin Tuğluk?un kız kardeşi. | | Samanyolu Haber Son Dakika 12.12.2009 | | | TürkveTuğlukkimdir?Türk ve Tuğluk kimdir ? |
|
| 17:25 Genç Siviller, CHP'nin sivil yargı tutumunu eleştirdi | Net Gazete | 13.07.2009 17:52 |  | | | Genç Siviller, askere sivil yargı yolunu açan yasaya karşı CHPnin kararsız tutumunu eleştirdi. CHP Adıyaman İl binası önünde toplanan Genç Sivillere bağlı üyeler, Uyuma Vesayete Sahip Çık diye tepkisini dile getirdi. grup üyesi Elkansu: Parlamenterlik, meclis ile Anayasa Mahkemesi arasında dosya taşımak demek değildir. Siz mahkemenin kuryeleri, postacıları değil, halkın vekillerisiniz.! Gelin dünyada artık hiç bir demokratik ülkede kalmamış bu iki başlı yargı sisteminde ısrar etmeyin. Adınız vesayetle değil, sivil siyasetle anılsın dedi. | | Net Gazete Son Dakika 13.07.2009 | | | 1725GençSivillerCHPninsivilyargıtutumunueleştirdi1725 Genç Siviller CHPnin sivil yargı tutumunu eleştirdi |
|
| 17:20 Genç Siviller, CHP'nin tutumunu eleştirdi | Net Gazete | 13.07.2009 17:20 |  | | | Genç Siviller, askere sivil yargı yolunu açan yasaya karşı CHPnin kararsız tutumunu eleştirdi. CHP Adıyaman İl binası önünde toplanan Genç Sivillere bağlı üyeler, Uyuma Vesayete Sahip Çık diye tepkisini dile getirdi. grup üyesi Elkansu: Parlamenterlik, meclis ile Anayasa Mahkemesi arasında dosya taşımak demek değildir. Siz mahkemenin kuryeleri, postacıları değil, halkın vekillerisiniz.! Gelin dünyada artık hiç bir demokratik ülkede kalmamış bu iki başlı yargı sisteminde ısrar etmeyin. Adınız vesayetle değil, sivil siyasetle anılsındedi. | | Net Gazete Son Dakika 13.07.2009 | | | 1720GençSivillerCHPnintutumunueleştirdi1720 Genç Siviller CHPnin tutumunu eleştirdi |
|
| CHP'nin iktidar olacağı tek ülke! | Samanyolu Haber | 13.07.2009 13:33 |  | | Genç Siviller, CHP önünde darbelere karşı eylem yaptı; CHP Hondurasta iktidar olur. Genç Siviller, askere sivil yargı yolunu açan yasanın iptali için Anayasa Mahkemesine gitmeye hazırlanan CHPyi protesto etti.
CHP Genel Merkezi önünde toplanan Genç Siviller üyesi yaklaşık 15 kişi, CHPnin askere sivil yargı yolunu açan yasanın kabulü Türkiye Büyük millet Meclisinde (TBMM) önce evet oyu kullanması ve daha sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gülün onayından geçen yasanın iptali için Anayasa Mahkemesine gitmeye hazırlanmasına tepki gösterdi.
Genç Siviller, CHP önünde Hiç askerle sivil bir olur mu?, CHP Hondurasta iktidar olur, CHP uyuma vesayete sahip çık yazılı pankart açtı. Basın açıklamasında CHPnin askere sivil yargı yolunu açan yasanın meclisten geçmesi için parti olarak önce evet oyu verdiğini ve yasanın yasallaşmasından sonra ise CHPnin çark ederek yasanın iptal edilmesi için Anayasa Mahkemesine gitmeye hazırlandığı hatırlatılarak, CHPden dünyada artık hiç bir demokratik ülkede kalmamış bu iki başlı yargı sisteminde ısrar etmemesi istendi.
Açıklamada, yasa yapma konusunda en yetkin kurumun Anayasa Mahkemesi değil, parlamento olduğu hatırlatılarak CHPnin TBMMde evet oyu verdiği askere sivil yargı yolunu açan yasaya sahip çıkarak ömrü hayatında bir kez demokrasi ve özgürlükten yana bir iş yapmasını partinin adının vesayetle değil sivil siyasetle anılması istendi.
Yapılan basın açıklamasının ardından, ellerindeki pankartlarla CHP Genel Merkezi önünde bekleyen Genç Siviller, Genel Başkan Deniz Baykalın partiye gelmesi ile olay yerinden ayrıldı.
(CİHAN) | | Samanyolu Haber Son Dakika 13.07.2009 | | | CHPniniktidarolacağıtekülkeCHPnin iktidar olacağı tek ülke |
|
|
| |