vitamini | |
|
| Elma Suyu Hafızayı Güçlendiriyor | Haber3 | 30.05.2012 10:01 |  | | | Uzmanlar yaptıkları araştırmalarda , elma suyunun Alzheimer ve zihinsel faaliyetleri tetikleyen hastalıkların tedavi sürecini olumlu etkilediğini gösterdiğini bildirdi. Uzmanlar, C ve E vitamini bakımından zenginlik ihtiva eden elma suyunun hafızayı güçl | | Haber3 Son Dakika 30.05.2012 | | | ElmaSuyuHafızayıGüçlendiriyorElma Suyu Hafızayı Güçlendiriyor |
|
| Güçlü Bir Hafıza için Elma Suyu | TRT | 29.05.2012 16:37 |  | | |
| Güçlü hafıza için elma suyu | CNN Türk | 29.05.2012 11:58 |  | | | Yapılan araştırmalar, elma suyunun Alzheimer ve zihinsel faaliyetleri tetikleyen hastalıkların tedavi sürecini olumlu etkilediğini gösteriyor. C ve E vitamini bakımından oldukça zengin olan elma suyunun hafızayı güçlendirerek, beyine zarar veren toksik maddeleri etkisiz hale getirdiği belirlendi. | | CNN Türk Sağlık 29.05.2012 | | | GüçlühafızaiçinelmasuyuGüçlü hafıza için elma suyu |
|
| Güçlü hafıza için elma suyu | CNN Türk | 29.05.2012 11:51 |  | | | Yapılan araştırmalar, elma suyunun Alzheimer ve zihinsel faaliyetleri tetikleyen hastalıkların tedavi sürecini olumlu etkilediğini gösteriyor. C ve E vitamini bakımından oldukça zengin olan elma suyunun hafızayı güçlendirerek, beyine zarar veren toksik maddeleri etkisiz hale getirdiği belirlendi. | | CNN Türk Ana Sayfa 29.05.2012 | | | GüçlühafızaiçinelmasuyuGüçlü hafıza için elma suyu |
|
| Karpuz, aç karnına ve çekirdekleriyle yenilmeli | Milli Gazete | 27.05.2012 20:11 |  | | | Beslenme uzmanı Selma Uçar, Türk toplumunun karpuzu yanlış tükettiğini belirterek, karpuzun faydasından tam yararlanmak için aç karnına ve çekirdekleriyle tüketilmesi gerektiğini belirtti. Yaz mevsiminin en çok sevilen meyveleri arasında bulunan karpuz tezgâhlarda yerini almaya başladı. Beslenme uzmanı Selma Uçar, karpuzun doğru tüketildiğinde kanserden koruyucu özelliği dâhil birçok faydasının bulunduğunu kaydetti. Türk toplumunda karpuzun genelde yemeklerden sonra ve çekirdekleri ayrılarak tüketme alışkanlığının olduğunu vurgulayan Uçar, Yemekten sonra yenilen karpuz şişkinliğe ve hazımsızlığa yol açıyor. Karpuz aç karnına, ya da öğün aralarında müstakil olarak çekirdekleriyle tüketilmeli. Bu şekilde tüketildiği takdirde böbreklerden kalbe kadar birçok faydası var. dedi. Karpuzun bol miktarda B ve C vitamini içerdiğini, bu sebeple vücuda zindelik ve enerji verdiğini vurgulayan Uçar, ayrıca antioksidan özelliği ile iyi bir kanser koruyucusu olduğunun altını çizdi. Karpuzun yağ ve kolesterol içermediğini ayrıca iyi bir lif kaynağı olması sebebiyle bağırsakları çalıştırdığını ve bağırsak hareketlerini düzenlediğini ifade eden Uçar, Karpuz bu özelliği ile bağırsak kanseri türlerinden koruyor. Sindirim sorunu yaşayan kişilere aç karnına bol bol karpuz yemelerini öneriyoruz. Karpuz iyi bir bağırsak çalıştırıcı. Ayrıca büyük bir kısmının su olması sebebiyle yazın artan sıvı ihtiyacını gideriyor ve böbrekleri çalıştırarak idrarı düzenliyor.... devamı | | Milli Gazete Güncel 27.05.2012 | | | KarpuzaçkarnınaveçekirdekleriyleyenilmeliKarpuz aç karnına ve çekirdekleriyle yenilmeli |
|
| Karpuz, aç karnına ve çekirdekleriyle yenilmeli | Milli Gazete | 27.05.2012 12:54 |  | | | Beslenme uzmanı Selma Uçar, Türk toplumunun karpuzu yanlış tükettiğini belirterek, karpuzun faydasından tam yararlanmak için aç karnına ve çekirdekleriyle tüketilmesi gerektiğini belirtti. Yaz mevsiminin en çok sevilen meyveleri arasında bulunan karpuz tezgâhlarda yerini almaya başladı. Beslenme uzmanı Selma Uçar, karpuzun doğru tüketildiğinde kanserden koruyucu özelliği dâhil birçok faydasının bulunduğunu kaydetti. Türk toplumunda karpuzun genelde yemeklerden sonra ve çekirdekleri ayrılarak tüketme alışkanlığının olduğunu vurgulayan Uçar, Yemekten sonra yenilen karpuz şişkinliğe ve hazımsızlığa yol açıyor. Karpuz aç karnına, ya da öğün aralarında müstakil olarak çekirdekleriyle tüketilmeli. Bu şekilde tüketildiği takdirde böbreklerden kalbe kadar birçok faydası var. dedi. Karpuzun bol miktarda B ve C vitamini içerdiğini, bu sebeple vücuda zindelik ve enerji verdiğini vurgulayan Uçar, ayrıca antioksidan özelliği ile iyi bir kanser koruyucusu olduğunun altını çizdi. Karpuzun yağ ve kolesterol içermediğini ayrıca iyi bir lif kaynağı olması sebebiyle bağırsakları çalıştırdığını ve bağırsak hareketlerini düzenlediğini ifade eden Uçar, Karpuz bu özelliği ile bağırsak kanseri türlerinden koruyor. Sindirim sorunu yaşayan kişilere aç karnına bol bol karpuz yemelerini öneriyoruz. Karpuz iyi bir bağırsak çalıştırıcı. Ayrıca büyük bir kısmının su olması sebebiyle yazın artan sıvı ihtiyacını gideriyor ve böbrekleri çalıştırarak idrarı düzenliyor.... devamı | | Milli Gazete Son Dakika 27.05.2012 | | | KarpuzaçkarnınaveçekirdekleriyleyenilmeliKarpuz aç karnına ve çekirdekleriyle yenilmeli |
|
| Üşütmeye Karşı Etkili (Ciğerotu) | Milli Gazete | 23.05.2012 10:33 |  | | | Balgam söktürücü, göğsü yumuşatıcı, mukoza (sümüksü iç deri) koruyucu,damarları büzücü, yaraları iyileştirici, ishali önleyici ve idrarı arttırıcı özelliklere sahiptir.Ciğerotu hodangillerin alt grubu olan pulmonariagillerden olup bu gruba 15 bitki dahildir ve bunlardan Şifalı Ciğerotu: Pulmonaria officinalis en yaygın olarak yetişen ve en çok kullanılan türdür. Bunun haricinde Yumuşak Ciğerotu: Pulmonaria mollissima ve Esmer Ciğerotu: Pulmonaria obscura, nadiren de olsa kullanılır. Pulmo kelimesi akciğer anlamına gelir ve officinalis şifalı anlamına gelir. Bundan da bitkinin akciğer rahatsızlıklarına karşı kullanıldığı anlaşılır. Türkçede Ciğerotu diye anılan bitki Almanca da akciğer otu anlamına gelen Lungenkraut kelimesi ile anılır. Ciğerotu Avrupa ve Asyanın ılıman bölgelerinde yetişir ve batı Avrupadan doğu Türkistana kadar çok geniş bir alana yayılmıştır. Ciğerotu eskiden, çok eskiden akciğer rahatsızlıklarına özellikle de vereme karşı kullanılmıştır. Bazı Türk yazarları Ciğerotu diye 30-60 cm boyunda bir bitkiden bahsetmektedirler ki bu şifalı Ciğerotu değil Yumuşak Ciğer otudur. Hakiki Ciğer otunun boyu sadece 10-20 cm boyundadır. Birleşimi: Ciğer otunun birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz; a) Silisik asit % 3-4 oranında olup daha da yükselir. Ayrıca demir, fosfor, Mangan, ve Bakırda içerir ve toplam mineral olarak % 8-10 oranında olduğu tahmin edilmektedir. b) Tanin türevleri % 4-6 oranında olup en önemlileri Catechin ve Gallotanindir. c) Azotlu bileşikler içerir ve en önemlisi % 0,8-1,2 ile Allantoindir. d) Flavonitler % 0,2-0,7 arasında olup en önemlileri; Kofurolglikozit (Kampferol glikozit) ve Quercetinglikozitler ve türevlerini içerir. e) Organik asitlerden; Ascorbinasit (C-vitamini), Chlorogenasit ve Rosmorinasit içerir. f) Karbonhidratlardan; Fruktanlar ve musilaj polisakkaritler içerir. Tesir şekli: Balgam söktürücü, göğsü yumuşatıcı, mukoza (sümüksü iç deri) koruyucu,damarları büzücü, yaraları iyileştirici, ishali önleyici ve idrarı arttırıcı özelliklere sahiptir. Kullanılması: a) Üniversite kliniklerinde tedavi denemeleri yapılmamıştır, bu nedenle Ciğerotu 2. sınıf bir şifalı bitkidir. Bu alanda Üniversite kliniklerince tedavi denemeleri yapılmış ve etkisi ispatlanmış A. Itır kökü, sinirli ot, kekik veya gökçek iksiri daha etkilidir. b) Komisyon Enin 193 nolu ve 15.10.1987 tarihli monografi bildirisine göre ciğerotu mide-bağırsak- nefes yolları- ve idrar yolları hastalıklarına karşı ve de haricen yaraları iyileştirmek için kullanılır. c) Halk arasında: Verem, öksürük, ses kısılması, akciğer üşütmesi, bronşit ve balgam gibi nefes yolları rahatsızlıkları ishale ve de mesane üşütmesine karşı kullanılır. Ayrıca haricen yaraları iyileştirmek için lapası veya kompresi yaralara sürülür. Açıklama: Ciğerotunun birleşimindeki silisik asit nefes yolları rahatsızlıklarına, tanin mide-bağırsak rahatsızlıklarına ve allantoin ise yaralara karşı etkili olduğu bilinmektedir. Birleşimindeki silisik asit başta verem olmak üzere diğer nefes yolları rahatsızlıklarına, taninler mide-bağırsak rahatsızlıklarına ve allantoin yaraları iyileştirmek için kullanılır. Bu üç farklı yöndeki etki ile bu bitki kendi başına harikalar yaratır. Kışın soğuk aylarda üşüme, grip, bronşit ve akciğer üşütmesi gibi rahatsızlıklar kişiye musallat olur. İşte böyle bir anda daha karlar erimeye başlar başlamaz ciğerotu Martta ortaya çıkar ve hastalara şifa dağıtmaya başlar. Çay: İki kahve kaşığı (3-5gram) ince kıyılmış ciğerotu demliğe konur ve üzerine 300-500 kaynar su ilave edilerek 5-10 dakika demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir. Yan tesirleri: Bilinen bir yan tesiri yoktur. B) Dağ Ciğerotu, Berg-Lungen kraut, Pulmonaria mollis Yaprakları öncekine göre oldukça yeşil mızrak şeklinde, etli ve suda ıslatıldığında kadife gibi yumuşaktır. Çiçekleri aynı yukarıdaki gibi, fakat daha bir aradadır. Birleşimindeki maddeler ve kullanımı hakkında fazla bilgiye sahip değiliz. C) Yumşak Ciğerotu, Weiches Lungenkraut, Pulmonaria molissima Yukarıdaki dağ ciğerotundan farklı olarak biraz daha büyükçe olup, daha çok ılıman iklimde yetişir. Yaprakları ve çiçekleri aynı şifalı ciğerotu gibi olup kullanılması ve birleşimi hakkında fazla bilgiye sahip değiliz, ama Türkçe bazı kitaplar bu bitkini faydalarından bahsetmekteler, hangi bilgiyle bilemiyorum. EPİMEDİUMLU MACUN... devamı | | Milli Gazete Son Dakika 23.05.2012 | | | ÜşütmeyeKarşıEtkili(Ciğerotu)Üşütmeye Karşı Etkili (Ciğerotu) |
|
| E Vitamini ile adet sancısına son! | Haber7 | 22.05.2012 16:28 |  | | |
| Sağlıklı Bir Yaşam İçin ,Çakal Eriği | Milli Gazete | 20.05.2012 10:22 |  | | | Çiçekleri; krampları çözücü, ağrıları dindirici, terletici, idrar söktürücü, müshil yapıcı, kan temizleyici ve yağları eriticidir. Meyveleri; damarları kasları büzücü ve ishali önleyicidir.Çakal eriği Avrupanın orta, doğu ve güneyi, Asyanın Türkiye, Kafkaslar, Türkistan ve Horasan, Afrikanın kuzeybatısına yayılmış olup en son kuzey Amerikaya taşınmıştır. Prunus kelimesi eski yunanca Prumnondan türemiş olup yabani çekirdek meyve ve spinosa Latince den türemiş olup dikenli dallar anlamına gelir. Türkçede neden çakal eriği diye anılır, muhtemelen çakallar tarafından sevildiğinden olsa gerek. Almanca ise schlehe kelimesi sleheden türemiş olup mavi anlamına Çakal eriğinin çiçeği eskiden halk arasında romatizma ve gribe karşı ve de müshil yapıcı olarak kullanılmıştır. Birleşimi:
Çakal eriğinin birleşimindeki maddeleri önemine göre şöyle sıralayabiliriz; a) Flavonglikozit türevleri % 2-3 oranında olup en önemlileri; Izoquercitrin (Quercetin-3-O-glukozit) Astragalin ve Quercetin içerir. b) Ayrıca Tanin glukozlar, C-vitamini, Organik asitler ve az miktarda Siyanür asit glukozitler içerir. Tesir şekli: a) Çiçekleri; krampları çözücü, ağrıları dindirici, terletici, idrar söktürücü, müshil yapıcı, kan temizleyici ve yağları eriticidir. b) Meyveleri; damarları kasları büzücü ve ishali önleyicidir. Kullanılması: a) Üniversite kliniklerinde tedavi denemeleri yapılmamıştır, bu nedenle Çakal eriği 2. sınıf bir şifalı bitkidir. Bu alanda Üniversite kliniklerince tedavi denemeleri yapılmış ve etkisi ispatlanmış oldukça şifalı bitki mevcuttur. Bunların başında sindirim rahatsızlıklarına karşı Harpa, Çörek, Centiyan, Haronga, Papaya, Gökçek İksiri daha etkilidir. b) Komisyon Enin 01.06.1990 tarihli ve 101 nolu monografi bildirisine göre çakal eriğinin çiçeği başta üşütme hastalıkları, nefes yolları hastalıkları, ishal, peklik, şişkinlik, mide krampları, bağırsak hastalık-ları, ödem, böbrek ve mesane rahatsızlıkları, genel dermansızlık ve derdeki kabarcıklara karşı ve de kan temizleyici olarak kullanılır. c) Halk arasında: Kabızlık, sindirim bozuklukları, vücudun su toplaması (ödem), romatizma, nikris (gut hastalığı), şişmanlık ve üşütme rahatsızlıklarına karşı kullanılır. d) Çakal eriğinin meyvelerinden elde edilen şurup dişeti iltihaplanmaları, bademcik iltihaplanması, makat ve mesane kaslarındaki zafiyetler ve gece yatağı ıslatmaya karşı kullanılır. Açıklama: Çakal eriğinin çiçekleri ile meyve ve yaprakları farklı şekilde etki ederler, buda çiçeklerinin genellikle flavonlar ve flavonitglikozlar içermesindendir. Meyve ve yapraklarının ise yüksek oranda tanin içer¬meleri nedeniyle farklı etkiler gösterirler. Mesela çiçekleri müshil yapıcı iken meyve yaprakları peklik yapıcıdır. Çayı: a) Taze veya kurutulmuş Çakal eriği çiçeklerinden 2 tatlı kaşığı demliğe konur ve üzerine 300-500 ml kaynar su ilave edilerek 5-10 dakika demlemeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir. b) Yaprak veya kabuklarından 1tatlı kaşığı demliğe konur ve üzerine 300-500 ml kaynar su ilave edilerek 5-10 dakika demlemeye bıraktıktan sonra süzülerek içilir. c) Meyvelerinden 1-2 tatlı kaşığı demliğe konur ve üzerine 300-500 ml kaynar su ilave edilerek 5-10 dk demlenmeye bırakıldıktan sonra süzülerek içilir. Yan tesiri:
Bilinen bir yan tesiri yoktur, tarife uymak gerekir. Çakal eriği normal erik gibi yenmez ve sadece tıbbi maksatla kullanılır.
DAHA GENİŞ BİLGİ VE SİPARİŞ İÇİN
İLAN
... devamı | | Milli Gazete Son Dakika 20.05.2012 | | | SağlıklıBirYaşamİçinÇakalEriğiSağlıklı Bir Yaşam İçin Çakal Eriği |
|
| İglo dan Zengin C Vitamini Deposu | Haberler.com | 17.05.2012 16:56 |  | | |
| K2 vitamini Parkinson hastalarına umut olabilir | Milli Gazete | 15.05.2012 16:54 |  | | | K2 vitamininin, Parkinson hastalığına neden olduğu sanılan genetik mutasyonlardan birini tersine çevirebileceği belirlendi.ABDnin Northern Illinois Üniversitesinden bilim adamları, meyve sinekleri üzerinde yaptıkları araştırmanın Parkinson hastalığının tedavisine ışık tutabileceğini belirtti. Bilim adamları 2 haftada bir yumurtlayabilen dişi meyve sineklerinin genlerini değiştirerek bazı genler ve proteinlerin rolünü inceledi. Patrik Verstreken ve ekibi, genetik değişikler yardımıyla PINK1 veya Parkin genlerinde mutasyon olan sinekler elde etti.... devamı | | Milli Gazete Toplum Yaşam 15.05.2012 | | | K2vitaminiParkinsonhastalarınaumutolabilirK2 vitamini Parkinson hastalarına umut olabilir |
|
| 06:00 K2 vitamini Parkinson hastalarına umut olabilir | Net Gazete | 14.05.2012 05:59 |  | | |
| K2 vitamini Parkinson hastalarına umut olabilir | Milli Gazete | 13.05.2012 16:42 |  | | |
| K2 vitamini Parkinson hastalarına umut olabilir | En Son Haber | 13.05.2012 16:37 |  | | |
| K2 vitamini Parkinson hastasına umut olabilir | NTV | 13.05.2012 15:30 |  | | |
| K2 Vitamini Parkinson Hastalarına Umut Olabilir | Haberler.com | 13.05.2012 14:23 |  | | |
| K2 vitamini, Parkinson hastalarına umut olabilir | Zaman | 13.05.2012 14:14 |  | | |
| K2 vitamini Parkinson hastalarına umut olabilir | Haber3 | 13.05.2012 14:04 |  | | |
| K2 vitamini, Parkinson hastalarına umut olabilir | Zaman | 13.05.2012 14:04 |  | | |
| Kabak tadı güzeldir | Zaman | 05.05.2012 02:18 |  | | Halk arasında tatsız durumlar için kullanılan kabak tadı verdi sözü eğer kabağın özellikleri bilinseydi bir daha asla ağza alınmazdı. İçeriğinde B1 ve C vitamini, şeker, nişasta, albümin, salisilik asit, peponin ve uçucu yağlar taşıyan kabak özellikle idrar söktürücü ve tansiyon düşürücü etkisiyle bilinir. | | Zaman En Çok Okunan 05.05.2012 | | | KabaktadıgüzeldirKabak tadı güzeldir |
|
|
| |